PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gezegenler havada nasıl asılı durabiliyor


master
23-02-2006, 02:14
Yazı programında geçen konuşmalardan sonra biri birinden Allahın bilimsel ispatını istedi ispat edersen inanıcam diye yazısına ekledi

Bende nacizane şöyle bir soru sordum

Güneşin ayın ve gezegenlerin bilimsel olarak havada nasıl asılı durduğunu ipsat etmesini istedim

Cevap yok söylenip açıklanmadı

Nedir onları havada asılı tutan

Ben bu soruya müteakip diyorumki Allah vardır onları tutan Kudret vardır

Sizinde yorumlarınızı bekliyorum

pante
23-02-2006, 02:36
Muhakkak ki allah'ın kudreti..
Ama tüm kudreti bilimsel yasalara dayanır..
Havada asılı durmak diye birşey yoktur..
Hava dünya çevresinde , atmosferde vardır..
Düzelterek konuşursak evrende , gökte asılı durmak diye de bir şey yoktur..

Tüm gök cisimleri , evrende hareket halindedir..Olduğu yerde durmaz..Büyük bir hızla yüzüp giderler...Beraber hareket edenler ise çekim kuvvetiyle birbirine bağlıdır..Güneşe dünyanın , dünyaya ayın uydu oluşu şeklinde..

master
23-02-2006, 05:08
olduğu yerde asılı anlamı var demedim bende zaten

En başta yörünge denen bişey var zaten

Ama gözümüzle gördüğümüz havada asılı durdukları her nekadar atmosfer şu bu varsada

Yanılgı diil sistemi oluşturan Varlığın olduğu

23-02-2006, 05:19
master

eger gezegenlerin uzayda asili olmadilari gercegine kavusursak...bunlarin bir yorungede dondukleri gercegine kavusursak ve cekim kuvveti ile yorungeden sapmadiklari gercegine kavusursak bunun bir mucize olmadigi gerceginede kavuzmus oluruz


bir top al eline ve ona ip bagla ve cevirmeye basla...dusmedigini goreceksin...burda ip cekim kuvvetidir....o yuzden gezegenlerin uzayda ASILI DURAMAMASI degilde YORUNGELERI OLMASI Allahin varligina ispat olabilir olacaksa eger...bu yorungelerin tesadufen olustuguna inanmak cok zor geliyor bana...

master
23-02-2006, 05:26
Mev kardeşim aynen senin dediğini söyledim bende

Yörünge var zaten ama çıplakk gözle baktımızda havada asılı duruyo öyle görüyoruz bilimsel olarakta yörünge sistemiyle dönüyp duruyolar

Yörünge nasıl oluşmuştur konu bu benimde dediğim gibi fazla söze gerek lafı uzatmaya hele hiç gerek yok

DreiMalAli
23-02-2006, 09:13
Sevgili master.

pantaidar'ın da dediği gibi...
gezegenler havada durmaz,
asılı da durmaz.
Ve hel hiç yerinde durmaz.
Bir yörüngede hareket ettiğini kabul etmişsin. Bu güzel.

Eğer bir taşı, uzayda Güneş'in (veya başka bir gök cisminin) yakınlarında, çeşitli hızlarla ve çeşitli yönlere atarsak...

Bunların bazıları, yani Güneş'in çekim kuvvetine yenilenler, Güneş tarafından çekilir ve Güneş'e düşerler.
Diğer bazıları, yeteri kadar hızı olan ve/veya uygun hız ve açıda olanlar Güneş çevresinde kendisine bir yörünge bulur. Uzayda sürtünme olmadığından dolayı enerjisinde bir kayıp olmayacağından bu yörünge yaklaşık olarak sabittir.
Üçüncü bir grup ise, daha hızlı olanlar ve/veya güneşe ters yünde atılanlar bir daha Güneş'e uğramamak üzere Güneş'in çekim alanından kaybolur giderler.

Ki bu 3ihtimal; bir yıldız patlamasında veya 2 gök cisminin çarpışmasında ortaya çıkacak doğal bir olgudur.
Patlamada veya çarpışmada hangi taşın, hangi yöne, hangi hızla gideceğini baştan kestirme olanağımız olmadığından bir taş için yukardaki 3 olguda hangisinin oluşacağı hakkında "tesadüf"dür diyoruz.

Her üç ihtimalin nedeni ise hız-kuvvet (burada yer çekimi kuvveti) bağlantısıdır. Anlamak/hesaplamak gözümüzde büyüttüğümüz kadar zor veya karmaşık değil.
Konu olarak fiziğin kinetik/kinematik konularına girer.

Senin de dediğin "gibi fazla söze gerek lafı uzatmaya hele hiç gerek yok"

Sevgiler

23-02-2006, 11:18
demissin ki

Patlamada veya çarpışmada hangi taşın, hangi yöne, hangi hızla gideceğini baştan kestirme olanağımız olmadığından bir taş için yukardaki 3 olguda hangisinin oluşacağı hakkında "tesadüf"dür diyoruz.


tesadufi patlamalar....tesadufen varolmus taslar.....tesadufen olusmun insan ve insanin yon duygusu....ve 3 ihtimalli tesadufler....tesadufen geldik tesadufen yasiyoruz ve tesadufen olucez.....o kadar cok tesaduf varki bu cokluk tesadufen olamaz...

bayseyyah
23-02-2006, 11:53
sevgili dostlar !

birilerine göre her şeyin bilimsel fiziksel ve biolojik anlamda bir açıklaması olabilir fakat diğerleride bunları inkar etmiyor zaten müslümanlar yaratıcının kullarını imtihan etmek için bir takım sebepler meydana getirerek kendilerini ve tüm insanoğlunu sınadığını belirtmekteler.
dolayısı ile kimse pozitif ilimi inkar etmiyor sanırım burda bir yanlış anlama var..

dolayısı ile yağmur yağması için tabi ki su buharlaşacak güneşin yeniden doğması için yerküre tabi ki dönecek dünya da yaşamın devam edebilmesi için dünya güneşe tabi ki belirli ve dengeli bir mesafede olacak bu imtihanın bir gereği .

peki neden yaratıcı bize yaşam zemini ve imkanı sağlamak için bir takım araçlar kullanıyor yani neden fizik kurallarını yer çekim buna benzer tabiat kanunlarını devreye sokuyor ?

ben gerçekten bu ve buna benzer soruları ehline yani sokaktan geçen bir kişiye değil veya forum köşelerinde bu meseleleri tartışarak değil bu konular da ilim sahibi kişilere biderek bilgi aldım ve kafama soru takıldıkça ilim sahibi insanlara bu konuları anlatıp muzakeresini yaparım.

yani siz bir kışiye bir soru sorsanız o da soruyu bilmiyorsa gerçi çok nadir insanlar bilmediğini söyler ama en erdemlileri de bunlardır aslında.
genellikle soru sorulan insanlar ya kaçamak cevaplar verir yada kendisinin bu durumda bilgisiz ve cahil denmesinden korkarak yanlış ve aslında kendisinin de inanamadığı bir takım sözde açıklamalar getirmeye çalışırlar .
ne olursanız olun kim olursanız olun karşı tarafın fikrini ve düşünce yapısını onlardan ehli bir kişiye giderek sorunuz eğer bu mevzuları forum köşelerinde tartışmak istiyorsanız her zaman doğru cevapları alamayabilirsiniz.


Kendisine Allah'ın ayetleri okunurken işitir, sonra (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi ısrar eder. Artık sen onu acı bir azapla müjdele. Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır. (Casiye Suresi, 8-9)

DreiMalAli
23-02-2006, 13:57
Güzel bir yazı bayseyyah.

Ehline sormak gerekiyor. Ehlinden, ehlinin kitaplarından öğrenmek gerekiyor.
Bilmediğimiz, tıkandığımız yerde pabileceğimiz en samimi ve erdemli davranış tarzı "bilmiyorum" demektir.
Bu hepimiz için geçerli. Hem inanırlar için hem de inancı olmayanlar için.
Tıkandığımız yerde, mesela buradaki gezegenler konusunda, pat diye "Allah vardır onları tutan Kudret vardır " çıkarsamada bulunmak maalesef pek o kadar samimi bir davranış değil.

mev.
Orada tırnak içinde kullandığım "tesadüf" kelimesini lütfen kahvehane sohbetlerinde kullanılan "tesadüf" anlamında anlama. Olasılıkla ilgiliydi (istatistik fiziği).
Şimdiye kadar hiç kimse ne taşların, ne insanın, ne doğanın ne de evrenin "tesadüfen" (kahvehane tesadüfü anlamında) oluştuğunu iddia etmedi. Ama bazı şarlatanlar (Harun Yahya ve benzeri) sanki ateistler, evrim teorisi savunucuları böyle iddialarda bulunuyorlarmış havasını yaratmaya çalışıyorlar.

Sevgiler

bayseyyah
23-02-2006, 14:08
DreiMalAli !

benim bildiğim tek bir şey var o da insan oğlunun bu dünyaya hayat sürmeye değil bir seçim yapmaya gelmiş olmasıdır dolayısı ile sen bir arkadaşınla bir konuda iddia ya girersin kaybedersen de en fazla ya bir yemek ısmarlar veya ona bir hediye alırsın olay biter.

fakat madalyonun diğer tarafına bakacak olursan dünya hayatında yanlış bir seçim yaptığında ahirette geri dönmek veya telafi etmek için bir şansın olmayacak.
bizler müslümanlar olarak sizin ahirette allahın ve bu güne kadar yaratılmış tüm insanların huzurunda aşağılanıp ve cehenneme sürülen inkarcılardan olmamanız için gayret ediyoruz.
bazen istemesekte asabileşiyoruz sinirleniyoruz veya bir takım tartışmalar geçebiliyor aramızda tabiki bunun tek amacı sizin yarın bu hüsranı yaşamamanızdır başka bir isteğimiz yok yoksa şu anda forumlara girip harcadığımız zamanı farklı yerlerde de kullanabiliriz ama biz sizi seçtik fakat gördüğüm kadarı ilede maddece arkadaşların büyük çoğunluğu müslümanlarla dalga geçme ve onları küçük düşürme tarzında bir takım yaklaşım tarzları var tabi bunlar hoş değil..

master
23-02-2006, 17:10
Bir soru sordum şahsi düşüncemi söledim Gezegenlere baktığımda bir Kudretin varlığını hissediyorum dedim hissetmek dikkat çekerim kelimeye

Sizinde yorumlarınızı bekliyorum dedim teşekkürler yorum yapanlar olmuş.

Ama alaycı konuşma istemeden bize alaycı yaklaşanda olmuş varsın olsun mev dostumunda söylediği gibi biz onuda şerbet der içeriz

Aynı zamanda Gezegenlerin yörüngelerinde ilerlemesi bilimsel olarak kanıtlanmazsa bu devirde bu teknolojiyle zaten Ozaman inananlara baya bir inanan eklenebilirdi

Amaç önemli araç diil araçtan kastım gezegenler su hava toprak amaç Allah a göremesende inanmak

Ben şöyle bişeyi idda etmedim etmemişimdirde hiç hayatımda
Allah ın ispatını söyle bana derler bende asla şöyle demem ee baksana hava var gezegenler var görmüyomusun

Ama ya bir inançsız amaya yani köre nasıl ispatlıcaksın ozaman böle yaklaşırsak OLMAZ DİMİ o fiziki olarak göremiyo çünkü

Ama kör ama kişilerde inanıyo neden

Acaba Allah inancı fiziki gözün açık olmasınamı dayalı kalp gözünün açık olmasınamı

pante
23-02-2006, 17:31
Bayseyyahın söyledikleri çok doğru..
Bir insan , zamanının çoğunu kitap okuyarak , forumlarda yazarak , yazılanları okuyarak geçiriyorsa , yaşamın en önemli konuları hakkında , bilinmeyenler hakkında kafa yoruyor , düşünüyorsa o insan kesinlikle kötü niyetli olamaz..

Zamanını boş konularla geçiren , faydasız-gereksiz bir çok bilgiyi edinip te , önemli ve gerekli bilgilerden uzak kalan , kahvelerde-barlarda takılan ya da televizyona esir olan , dünyadaki gelişmelerden habersiz , Irak'taki , Filistindeki acıları yüreğinde hissetmeyen , bilinçsizce Amerika'ya hayranlık duyan ,vatan sevgisi , insan sevgisinden yoksun lümpen ya da küçük burjuva takımı ile forumlardaki arkadaşları aynı kefeye koymak mümkün mü?

Dolayısıyla dünyada iyiler ve kötüler'in de belirgin saflarda olduğunu sanmayalım..Her kesimin içinde iyi de var kötü de..Fakirlerin hepsi iyi değil..Zenginlerin de hepsi kötü değil..
İslamın da , Hristiyanlık ve Museviliğin içinde de çok iyiler var..Kötüler de..
Aynı şekilde inanmayanları da kötüler safına yerleştirmeyelim..
İnanmamaktan güç alarak kötü olanlar ayrı tabi..Asıl tavır alınması gereken de onlar , ya da inanır gözüküp te kötülük peşinde olanlar..

Xander85
24-02-2006, 00:01
Bence gezegenleri melekler tutuyordur havada, ciddi diyorum.
Hatta güneşi de melekler arabayla çekiyormuş, akşam olunca güneş secdeye gidiyomuş.
İşte Allahın varlığının kesin delilleri.
Yoksa o gezgenler nasıl dünyaya düşmesin?
Şimdi kafamıza mars düşebilirdi ama allahtan melekler tutuyor.
---
Mantıken imkansız bir şey değil ve bilim bunu açıklayabiliyor, o nedlee sanki gezgeenleri ilk keşfetmiş insan gibi heyecanlanmaya gerek yok :D

DreiMalAli
24-02-2006, 00:10
Sevgili master.

Ama alaycı konuşma istemeden bize alaycı yaklaşanda olmuş
Umarım bununla beni veya benim yazımı kastetmedin.

Bir soru sordum şahsi düşüncemi söledim Gezegenlere baktığımda bir Kudretin varlığını hissediyorum dedim hissetmek dikkat çekerim kelimeye
Hayır master.
Yukardaki yazılarında "hissetmek" kelimesi geçmediği gibi ima da edilmemiş.
Ama ilk yazında
Ben bu soruya müteakip diyorumki Allah vardır onları tutan Kudret vardır
demişsin.
Benim yazımda ise ne alay var, ne din, ne inaç, ne Allah ne de inadığın herhangi bir şeye hakaret.
Sadece elimden geldiği kadar açıklamaya çalıştım.

En son cümlem ise senin cümlenin aynısı.

Sevgiler

bayseyyah
24-02-2006, 10:09
sevgili dostlar şu anda bizlerin kafasına takılan sorular geçmişteki insanlarında kafasına takılmış ve bilenlere sormuşlar

bundan binlerce sene yüce yaratıcı gönderdiği peygamberlere bir takım mücizeler verip onları kavımlerine göndererek insanların ikinci ve sonsuz bir yaşama adım atacaklarını aanlatmıştır,fakat ahır zaman ümmetinin diğer geçmiş denöm ümmetlerinden farkı ise gaybe iman konusunda imtihan edilmeleridir.

yani geçmiş zaman ümmetlerinin peygamberleri onların içindeydi mücize istediklerinde onlara ıspat için allahın izni bir takım mücizeleri göstermekteydiler.
bu konu sahabenin de kafasına takılmış ve hz. peygambere sorulmuş !

yaresul allah bizler senın neyin oluyoruz yani (kardeşinmi dostunmu v.s.) tarzında yakınlıklarını anlamak amacı ile bir soru yönelttiklerinde hz. peygamber sizler benim arkadaşlarımsınız sizden sonraki gelecek nesilde benim kardeşlerimdir.demiş
sahabe ler ise ama bu nasıl olur onlar bizzden sana nasıl yakın olur diye tekrar ikinci bir sual yöneltmiş !
hz.peygamber sahabelere siz beni gördünüz mücizelerime şahit oldunuz bu nedenle sizin imana kavuşmanızda bunların büyük etkisi olmuştu fakat ahır zamanda gelecek olan ümmetim beni görmeyecek ama bana inanacak dolayısı ile onlar gayp ile imtihan edilecekdir demiştir.

kısacası şu anda dünyada yaşam süren her kişi geçmiş dönemlerdeki insanlardan farklı bir şekilde imtihana tabi tutulmakta yani gayp denen bir imtihan şekli ile imtihan edilmekteyiz bunu hz.peygamber bu şekilde anlatmıştır.
dolayısı ile güneşin havada durmasına bilim adamları kendince bir açıklama tabi getirecektir fakat bu her yapılan açıklamanın doğru olduğu anlamına gelmez yani bilim adamlarının yaptığı sadece bir tespittir sonuç değildir .

bir elmanın ve ya farklı bir meyvenin bir ağacın dalında tam bizim ağız tadımıza göre yeşerip lezzetlenmesinede bilim adamları ne der acaba ?

bu sorular onlara tabiki sorulmuş ama bir kelime ile işin içinden sıyrılmaya kalkmışlar o kelimede şu tesadüff

işte burda müslümanın bakış açısı devreye girer benim bedenim dünya ve içinde sunulan her niymet rabbimin bana hediyesidir der ve olayı sonuca bğlar.

ama ateist yani inlkarcı bir eğtim sisteminde eğitilen bilim adamları bu gerçeği göremez böyle bir ihtimali akıllarına bile getirmezler bizlerde onlara bakıp yahu adam prof.doçe.veya dr. diyoruz bunlar nasıl yanlış tespit yapabilir diyoruz yani biz burda kendi aklımızı değil onların da başkalarından taşeronluk yapıp aldıkları düşünce sistemini yani inkarcılığı benimsiyoruz.

hadi diyelim elma tesadüfen oluştu peki ya rakam veremiycemiz kadar meyvesini sebzeni hayvanlar alemini ne yapacağız bu soruların cevabını başkaların aklında değil kendi aklımızda aramalıyız çünkü ahirette yüce yaratıcı sorak inkarcılara neden inkar ettiniz size gönderdiğim peygamberi ve kitabı gerei çevirdiniz ?

inkarcılar ise allahım biz başımızdaki lere (prof,doç,v.s.) gibi kişilerin sözlerine uyduk derler ..
yüce yaratıcı ise peki ben size akıl niymeti vermiştim onu neden kullanmadınız der
onlar ise cevap veremez başlarını aşağıya eğerler.
akadaşlar hepimizin başından şöyle olaylar geçmiştir sanırım !
annemiz bize yemek hahzırlayıp önümüze koyduğunda o yemeğin tadı farklı ise acısı fazla kaçmış veya tuzu eksik ise hemen nederiz ye bu nebiçim olmuş deyip hemen yemeği beğenmediğimizi söyleriz ama o anda hiç tefekkür etmeyiz sayısız meyveyi sebzeyi yüce yaratıcının bizim damak tadımıza göre nasıl var ettğini hiç düşünmeyiz dört ayakılar gibi önümüze ne gelirse düşüncesizce tüketiriz ama bizimde bu dört ayaklılardan farkımız olmalı değilmiydi elma yerken rabbim bu besini benim için yaratmış ne güzel tadı var dedikmi hiç ?,

artık biraz tefekkür etme zamanı gelmedi mi ? bırakın şu saçma düşünceleri de aslınıza dönün çünkü oyunun bitmesine az bir zaman kaldı..

[B]Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır. (Rum Suresi, 7

exclusive
24-02-2006, 14:11
Aşağıdaki ayetlere dikkat ederseniz kuranı yazan muhammedin güneş ve ay hakkındaki yorumlarında önemli bir bilgi eksikliği görürsünüz... Güneş ay gibi hareket etmemektedir. Güneşin doğup batması, güneşin hareketinden kaynaklanan bir durum değil, dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklanan bir durumdur. Muhammed güneş ve ay arasındaki bu önemli farkı bilmediğinden ikisini birbirine benzetme gafletine düşmüştür...

Rahmân Sûresi 55.5. Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir.

Yâsîn Sûresi 36.40. Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler(akıp giderler)

En'am Sûresi 6.96. O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, azîz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.



Aşağıdaki ayet ise ay hakkında bir bilgi eksikliğidir. Ayı nurlu (yani ışık saçan) zannetmektedir oysa Ay'ın ışık üretmediği günümüzde bilinen bir gerçektir...

Furkân Sûresi 25.61. Gökte burçları var eden, onların içinde bir çerağ (güneş) ve nurlu bir ay barındıran Allah, yüceler yücesidir.

Bu sorunu çözmek için Nur kelimesinin sözlük anlamına bir tanım daha eklenmiştir. İslami bazı sözlüklerde nur kelimesine baktığınızda "Furkan 61 ayeti esas alınarak yapılan tanıma göre, başka bir ışık kaynağı vasıtasıyla parlak olan cisimlerin yaydığı ışığa nur denir" şeklinde bir açıklama bulabilirsiniz. Bunu özellikle yazdım ki bu sözlük anlamıyla yukarıdaki ayeti savunmaya kalkmayın. Bu tanım zaten yukarıdaki ayete ve ayın ışık yaymadığı gerçeğine dayanılarak üretilmiş bir tanımdır..

DreiMalAli
24-02-2006, 21:52
Merhaba bayseyyah

[/quote]fakat madalyonun diğer tarafına bakacak olursan dünya hayatında yanlış bir seçim yaptığında ahirette geri dönmek veya telafi etmek için bir şansın olmayacak.
bizler müslümanlar olarak sizin ahirette allahın ve bu güne kadar yaratılmış tüm insanların huzurunda aşağılanıp ve cehenneme sürülen inkarcılardan olmamanız için gayret ediyoruz. [quote]

demişsin.

Ben yemeklerimi acı tercih ederim. Bazı yemeklerin yanında acı biber olursa tadına doyum olmaz benim için.
Ama sen iki de bir gelipte, kendinin dahi bilmediğin nedenlerden dolayı, bana, acı yeme diline yazık gibi şeyler söylersen...
Belki birincisinde ve ikincisinde "he he" derim. Ama üçüncüsünde ağzına acı biber sürmek geçebilir içimden. Artık dördüncüsünde-beşincisinde aklımdan daha neler geçer herhalde tahmin edebilirsin.

Önce kendi evinizin önünü süpürün, temizleyin hele.
Karşılıklı birbirlerinizin camilerini yakmamayı öğrenin, karşılıklı birbirlerinizin din kardeşlerini öldürmemeyi öğrenin, insanlarımızı hizbullah gibi canilere teslim etmemeyi öğrenin, recm cezası uygulayan müslüman ülkelere insanca muamele etmeyi öğretin, müslüman kadınlarımızın acınası haline insanca bir çözüm bulun, şu çok konuşulan hadis meselesini bir düzene sokun...

Ondan sonra inamayanların halini düşünün.

Sevgiler

bayseyyah
25-02-2006, 13:32
exclusive !

sanırım sizinkilerin tıkandığı noktada sen devreye giriyorsun !

ne ise seni fazla bekletmeyip tespitlerin hakkındaki görüşümü belirteyim.

1.öncelikle kuranı kerimi hz.peygamber yazmadı dolayısı ile o bir insanın yazıp meydana getirebileceği bir şey değildir çünkü insan akli ve düşünce sistemı sınırlı olan bir varlıktır.eğer sizin dediğiniz doğru olsaydı birden fazla içeriği farklı kuran insanların elinde olurdu incil ve tevratta olduğu gibi.
aklınıza şöyle bir soru gelebilir incil ve tevrat isminde bir birinden farklı zıt içeriklere sahip kitap şuanda insanların elinde bulunmakta bunun nedeni yüce yaratıcı o manki devirlrde kutsal kitaplarını indirirken onun sorumluluk ve bekçiliğini o kitapların indiği kavimlere vermişti.
fakat onlar kitapların içeriğini değiştirme yoluna giderek hak yoldan saptılar ve dinlerini değiştirdiler
fakat kuranda bu unsurlardan hiç birini göremezsiniz çünkü ayeti kerimede de belirtildiği gibi rabbimiz ONUN KORUYUCUSU BENİM diyerek insanlara şu mesajı vermiştir dünyadaki tüm insanlar bir araya gelse kuran gibi bir kitap meydana getiremez dolayısı ile bu doğrulanmıştır çünkü şuanda insanlar tarafından yazılmış bir kuran ben göremiyorum .

2. güneşle alakalı inkarcılar (Güneş ay gibi hareket etmemektedir. Güneşin doğup batması, güneşin hareketinden kaynaklanan bir durum değil, dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklanan bir durumdur.) şeklide kendilerince bir açıklama getirmişler.
öncelikle şunu vurgulamakta fayda vardır farklı bir dildeki bir yazıyı kendi dilinize çevirmek istediğinizde onu orjinal hali ile çevirme imkanınız bulunmamaktadır yani gramel kelime veya vurgulama hataları çıkması kaçınılmazdır mesela ingilizce bir sözlük elinize alınız ve ordaki her hangi bir kelimeye bakınız dikkat ederseniz ordaki kelimenın bir den fazla anlama geldiğini göreceksiniz yani kuranın türkçeye çevrilmesindede buna benzer hatalar yapılmış bu nedenle kuranın anlatmak vurgulamak istediği husus bir anlamda aslından uzaklaştırılmıştır.

kuranı kerimin güneş ve ay ile ilgili anlatılmak istenen iki sininde belirli bir dengede ve yörüngede olduğudur ve peygamber efendimizde bir kımyager veya gök bilimci değildiki bunlarla alakalı tüm bilgiyi bize aktarsın.
onun görevi elçiliktir yani yaratıcının emirlerini tüm dünyaya duyurmaktır.

eğer siz bir kimyacı olarak kimya ilmi hakkında tüm sırların kendinize verilmesini isterseniz ardından biologlar onuların ardıdan felsefeciler ve daha niceleri ardı arkası kesilmeyen isteklerde bulunacaktır geçmiştekilerin istediği gibi..

exclusive
25-02-2006, 14:11
kuranı kerimi hz.peygamber yazmadı...eğer sizin dediğiniz doğru olsaydı birden fazla içeriği farklı kuran insanların elinde olurdu.
kuranı bir insanın yazmadığını kanıtlayan deliller olsaydı, hatta bırakın kuranı bir insanın yazmadığını kanıtlayan delilleri sadece bunun aksini gösteren deliller olmasaydı bile, biz bugün bu savunduğumuz fikirleri savunuyor olmazdık...

Sen kuranın değişmediğini iddia edip bunun da kuranın muhammed tarafından yazılmadığının delili olduğunu söylüyorsun...

Konuyu dağıtmamak için bunun üzerinde çok durmayacağım. Arzu edersen sana insanlar tarafından yazılmış ve yıllarca hiç değişmemiş kitaplar gösterebileceğim gibi kuranın değişmiş olduğu iddiasının da yabana atılmaması gereken bir iddia olduğunu gösterebilirim.

Biz konumuza dönelim ve "yıldızlar nasıl havada asılı duruyor?" sorusuna yoğunlaşalım...

Günümüzde yaşayan bir insan yıldızların dünya atmosferinde olmadığını bildiği için böyle bir soru üzerine düşünme gereği dahi duymaz ancak yıldızların aslında çooook uzakta olduğu gibi bir bilgiden yoksun muhammed aşağıdaki ayetlerde bu bilgi eksikliğini çok güzel sergilemiştir:

Mülk Sûresi 67.5. Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Fussilet Sûresi 41.12. Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti. Ve biz, yakın semâyı kandillerle donattık, bozulmaktan da koruduk. İşte bu, azîz, alîm Allah'ın takdiridir.

bayseyyah
25-02-2006, 16:39
exclusive !

kuranı kerimin dışında ona eş başka bir kitapın 1400 küsür yıldır yazılıp meydana konamamış olması da kuranın ilahi bir kitap olduğu anlamı dır bunla beraber bu ilahi kitabın içeriği de başka bir mucizedir yani içerdiği konular ve içerisinde geçmiş kavimlerin başından geçen olayların anlatılması hatta bazı bilim adamlarının konuya tarafısz bakarak bir araştrıma süreci içine girerek tatlı ve tuzlu suyun bir birine karışmadığı yönündeki ayeti bilimsel anlamdada tescil etmesi de ayrı bir mucizedir.

fakat bir ayeti kerimesinde yüce yaratıcı

ONLAR SAĞIRDIRLAR DİLSİZDİRLER VE KÖRDÜRLER (bakara 18)

yani senın anlayacağın tarzda anlatmam gerekirse herkez herkezin anladığı şekilde olayı anlayamayabilir.

demişsinki !

(Biz konumuza dönelim ve "yıldızlar nasıl havada asılı duruyor?" sorusuna yoğunlaşalım... )

öncelikle sen kuranı kerim den bir ayet gösterip kendince insanoğlunun bilimsel kısaslarını baz alarak bir sonuca ulaşmaya çalışmışsın..

burda yanılmışsın exclusive !

dunyaya en yakın olan göğü kandillerle donattık ayeti kerimesinde senın anladığın yedi gökten bahsedilmiyor yani atmosferin yedi tabakasını kastedmiyor ..

burda kastedilen 7 tabakanın atmosferin dışında ve en alt tabakasının yıldızların üzerinde olan katmanlardan bahsetmiş olmasıdır..

yoksa olay senin düşündüğün gibi değil !

evrenın genişlediğine dair kuranın yapmış olduğu bir tespit vardır bilimsel olarakta bu kanıtlanmıştır peki sizlerin bu konudaki görüşü nedir. ?

liopleurodon
01-03-2006, 10:33
kuranı kerimin dışında ona eş başka bir kitapın 1400 küsür yıldır yazılıp meydana konamamış olması da kuranın ilahi bir kitap olduğu anlamı dır bunla beraber bu ilahi kitabın içeriği de başka bir mucizedir

Ne demek ki bu? Kuranı kerim dediğin paçavradan bin kere iyisi, güzeli ve bilgili olan tonla şey yazmıştır insanoğlu.. Bunu söyleyenin elindeki kriter nedir? Kur'anı İlahi komedya'dan ileri yapan ne vardır?

Muhammet benim gözümde Dante'nin gölgesi bile olamaz. Bu boş ve aptalca kasıntılardan bir geçin de, adam gibi konuşup, insalık ve edebiyat/kültürüne hakareti bir bırakın.. Benim gözümde kuran bir tek şeyde rakipsizdir: Tuvalet kağıdı..

Buyur, böyle zırlayıp kendi elinle kendi kutsalına laf ettiriyorsun..

liopleurodon
01-03-2006, 12:21
evrenın genişlediğine dair kuranın yapmış olduğu bir tespit vardır bilimsel olarakta bu kanıtlanmıştır peki sizlerin bu konudaki görüşü nedir. ?

Yanlış soru. Kur'anın "evren" in genişlemesi ile alakalı hiç bir tespiti yoktur. Ayetin mealini al, arapçasın al önüne ve koy. Gök ile evren aynı şey değildir. Akabinde, kur'anda tarif edilen gök kavramını bir düşün. Korunmuş bir tavan, yer ile bitişikken ayrılan vs. vs. ve görürsün ki, semavat-ul arz ile kastedilen şey evren değil.

Bu ayet, bir göz yanılması olan, hangi istikamete giderseniz gidin gökteki bir cisim ile olan uzaklığınızın değişmemesi olayını anlatır. O devrin insanlarına bunun bir mucize gibi görünmesi ve ardında doğaüstü bir güç aramalarından doğal bir şey olamaz.

Sen liahi komedya'yı al, bu tür zorlamaların yarısını bile yapmadan daha bir ton mucize çıkarırsın. Şöyle aklımda kalmış bir sahne, cennet'te şöyle bir ifade geçer: "Beatrice (Beatrice) semavî bir saffet ve halâvetle görünür. Şaire cennette rehberlik etmek üzere, meskeninden dokuzuncu cennete iner. Onu elinden tutarak birlikte Yıldızdan yıldıza uçurur." Bak, yıldızlar arasında gezinebileceğini 12. YY da söylemiş Dante. Ne büyük bir mucize değil mi?

oguz
01-03-2006, 13:16
Basliga bakin: "gezegenler havada nasil asili durabiliyorlar".

Boyle bir baslik acip, boyle bir soru yonelten kisiyle ne tartisilir? Hic bir sey degil mi? Ama adamdaki cesarete bakin ki bu soruyu sorabilmis... Bu cahil cesareti degil de nedir?

Islam insanda beyin birakmiyor, eritiyor.. Dusunce yetenegini yitirmis bu musluman, yuzyillar once cevabi verilmis soruyu bu gun utanmadan sorabiliyor; gezegenler havada nasil asili durabiliyor...

Islam'in insanlari ne hale getirdigini gordukce, Islam'a karsi nefretim daha da artiyor. Sunun kesin olarak bilincindeyim ki; cag disi Islam'dan derhal kurtulunmasi gerekmektedir. Insanlik icin yapilacak en buyuk iyilik budur...

bayseyyah
01-03-2006, 16:45
liopleurodon denen hayvan herif ??


İNSANLARIN İNANÇLARINA BİRAZ SAYGILI OL GAVURLUĞUNDA BİR ADABI VARDIR KENDİNİZİ HAYVANDAN DAHA AŞAĞI MERTEBEYE DÜŞÜRMEYİN.....

liopleurodon
02-03-2006, 09:17
liopleurodon kadar bir hayvan olsan, daha ne isterdin ki? Hayvanlar aşşağılık değildir, onlarda senin kadar şerefli mahluklardır. Kendi yarattığı hayvanı kınamak ancak Allah gibi sapık bir tanrının işi yada muhammed gibi bir çöl bedevisinin işi olabilir...

Çıkıp, Kur'anda daha iyisini yazamasınız filan diyerek, insan dehasını böyle karalayan, insanı bir bo.k yığını gibi gören/gösteren o lanet dininizde gelip önce bir insan ve dehasına saygılı olmayı öğrensin.. Önce kendi kıçınızdaki plaj şemsiyesini çıkarın, sonra gelip bizim gözümüzde saman çöpü arayın. Kur'anda siz değil misiniz, inanmayanlar şöyledir böyledir diyen? Malımızı canımızı, karımızı kızımızı kendine helal, ganimet gören(*)? Şerefsiz pis mahluk... Hayvan olsan sana sonsuz saygım olur. Ama sen hayvan bile olamazsın..

----------------------
(*) Bkz. Kara sesçiler mesela:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/4006443.asp?m=1&gid=69

master
02-03-2006, 09:40
Aynen isnanların inançlarına saygı gösterin

yuzyillar once cevabi verilmis soruyu bu gun utanmadan sorabiliyor

Yüzyıllar önce cevbı bulunmuş bişeyi sormuyoruz aslanımm yüzyıllar önce cevabı verilmiş şeyi gözüne sokuyoruz

İnanca saygı gösterilmezse bizde bildiğimizi okumasını biliriz

Siz sandınızki heralde bu müslümanlar nasılolsa bişeye cevap veremezler hep iyilikçi olduklarından cevapta veremezler

Biz kim bize nasıl davranırsa ona öyle davranırız örnekleri forumlardaa dolu

Nasıl üslup takınıyosanız sonuçlarına katlanın oğuzz efendi sözüm özellikle sana ve diğer bizim inancımıza saygı göstermeyenlere

Sonradan veled gibi ağlamayın aaaaa ama neden bana böyle cevap verdiki ama ben bişey yapmadımki demeyin

Aklınızı almasınıda biliriz uyarmadı demeyin

Biz mümkün olduğunca iyi yaklaşmaya kindarr olmamaya kötü olmamaya çalışıyoruz

Ama bize nasıl davranılırsa hak edene haddini bildirmesinide biliriz

Hadi şimdilik eyvallah

oguz
02-03-2006, 14:06
Master,

burada sana verdigim bir cevap vardi silmisler..

Demek aklimizi almasini da bilirsiniz ha? Peki bunu hangi akilla yapacaksiniz? Siz de akil mi kalmis? Su actigin basliga bak, sonra akildan soz et... Soytari seniiiii...

oguz
02-03-2006, 14:11
MODERATOR;


AZ YUKARIDA BAYSEHHAH DENEN SAHIS BIR KATILIMCIYA HAYVAN DIYOR DOKUNMUYORSUN, BEN BIR AKLI ERIMISE KERESTE DIYEREK HAKKINI TESLIM EDIYORUM AMA SILIYORSUN.. CIFTE STANDARTI BIRAKIN.. BENIM YAZIMI TUMDEN SILIYORSAN, ONUN YAZISINI DA TUMDEN SILECEKSIN. SILMIYORSAN GOREVINI DOGRU YAPMIYORSUN DEMEKTIR...

bayseyyah
02-03-2006, 15:13
benim minik domuzcuklarım !

bu arada neden bu siteye geldiğimi sanırım öğrenmek istiyorsunuzdur

bir gün arkadaşlar arasında otururken hayvanat bahçesine gitmek istiyorum dedim onlarda bana sizin web adresinizi verdi ve bana taaa bilmem neredeki hayvanat bahçesine gitmene ne gerek var geç bilgisayarın başına hayvanat bahçesi gelsin ayağına bende.. vawww bu fırsat kaçmaz dedim hemen bilgisayarın başına geçtim gerçekten yaklaşık iki haftadır burdayım her türlü zıhniyete sahip iki ayaklı hayvanla laflaştık yani bundan sonra artık benim gibi müsloların taaa bilmem neredeki hayvanat bahçesine gitmek için yol eziyeti çekmesine gerek yok...

bayseyyah
02-03-2006, 15:15
oguz cuuuk !


sevgili MODERATOR umuz belkide imana geldi ne dersin ?

darısı sizin gibi GAVURLARIN başına !!!

oguz
02-03-2006, 15:51
Seyah nick'li soytari.. Moderator bizim yazdiklarimiza mudahale edip, ozelden uyariyor olmasi, senin ekmegine yag suruyor.. Yoksa ben senin o oguzcuk diyen agzina sucugu sokmayi iyi bilirim... Ama kollaniyorsun pespaye herif...

master
03-03-2006, 02:10
Sen bu başlığa fazla takılmışın demek dilbilgisi kaçıncı sınıf yoksa mantık sınıfı öğrencisimisin demem daha doğru olurdu :)

Bak kimsenin seni aşalamaya çalıştığı yok en azından kendi adıma konuşuyorum

Her nekadar iki dudağının arasından bana karşı biçimsiz bir laf etsende kaç yaşında olursan ol istersen 70 yaşında ol biz büyüklük gösterip affederiz seni yine sen hiiiiiiiiiiiç merak etme

Şimdi gelelim esas konuya

Bu kainatın nasıl yaratıldını düşünüyosun bilmiyorum

Ama eğer bir patlamayla kıvılcımla veya herneyle ise olduysa diyosan o gezegen yıldız sen insanlık otlar nasıl tamtamına bir NİZAM içinde oluştu ve süregelen yörünge sistemiyle dönüyolar ve dönüyoruz yaşıyoruz

Sadece Gezegenler diil senin bedeninde dahil buna

Veya sadece Gezegenler diil otlar bitkiler hayvanlarda dahil buna

Nasıl oluyoda tamtamına bir NİZAM İÇİNDE OLUŞTU BİANDA

Savaşta atılan bomba neden herşeyi güzelleştirmiyo düzgün güzel bir nizama sokmuyoda yıkıp bozuyo gibi bir soru sormam nekadar saçma bir soruysa senin bu kainatı Allah yaratmadı demende bu soruyla eşdeğer saçmalıkta

AKLINLA DÜŞÜN CİSİM OLAN BEYNİNLE DİİL

master
03-03-2006, 03:12
Bu yüzyılda elde edilen bazı veriler, evrenin "yok"iken "var" hale geldiğini göstermiştir. Buna göre, evrenin bir başlangıcı vardır ve bu başlangıç Big Bang adı verilen bir "Büyük Patlama" ile gerçekleşmiştir. Bugün Big Bang Teorisi, bilim çevrelerinin büyük bölümünde kabul görmektedir.

Bu teoriye göre, evrenin tüm materyali yaklaşık 15 milyar yıl önce tek bir noktada toplanmıştı. Bu tek nokta sonsuz bir yoğunluk ve sonsuz bir ısı anlamına geliyordu. Yoğunluk sonsuzdu ama bir hacmi yoktu. İşte Büyük Patlama'dan önceki bu dönem (ki buna dönem demek zordur; madde olmadığı için zaman da yoktur) evrenin olmadığı, herşeyin "yok"olduğu dönemdi. Teoriye göre, büyük bir patlama ile sonsuz yoğunluktaki birikim büyük bir hızla dağılmaya başlamıştır. Bir başka deyişle Büyük Patlama ile, evren "yok" iken, "varolmaya" doğru yola çıkmıştır.



"Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır." (Fatır Suresi, 41)

"Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür." (Hac Suresi, 66)

"Gökten yere her işi O evirip düzene koyar..." (Secde Suresi, 5)

"Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için." (Talak Suresi, 12)


'Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.' (Nahl Suresi, 12)


Aklı kullanmak önemli olan dimi

master
03-03-2006, 03:50
Ayetleri buldukça yazıyorum konu daha iyi anlaşılsın diye

"Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur; her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler." (Enbiya Suresi, 33)



Yörünge etrafında nasıl dönüyolar nasıl dönüyolar nasıl dönüyolar, acaba nasıl dönüyolar nasıl dönüyolar hımm nasıl dönüyolar acaba bakıyim nasıl dönüyolar

YOKSA DÖNDÜRÜLÜYOLARMI?

03-03-2006, 05:31
Yaradılışın "Big Bang" (katolik bir papaz tarafından önerilmiştir) olması tamamen bir teoridir.

Ana sebeplerinden biri dünyadan uzaya baktığımızda, yavaş yavaş herşeyin bizden uzaklaştığı; Hubble ile beraber daha yakından da izlediğimizde de çok daha detaylı bir onayı gelmiştir.

Genişlemeyi ve yıldızların bizden uzaklaşmasını hesapladığımızda da, 13.8 milyar yıl önce "küçcük" bir şey olduğumuz ortaya çıkmıştı ..

Bunun dışında nefes alan kainat teoremi de var, kainatın belli aralıklarla genişleyip ardından tekrar küçülmesi, bu da sonsuzluğun varolduğunu onaylar.

Tıpkı şu ana kadar varolan 35,000 e yakın din veya din dalının, 370 e yakın "ibrahimi" din ve din dalının bilimsel olarak ispatlanamayacağı gibi; Big Bang ya da Breathing Universe teorileri de ispatlanamaz.

"Gezegenler havada nasıl asılı durabiliyor" sorunuzun cevabı şudur: "Gezegenler havada asılı durmuyorlar."

Hava, dünyanın atmosferine kadar olan yeri temsil eder. Gökyüzünde %78 nitrojen ve %21 oksijen vardır. Yeryüzündeki insanları ve nesneleri yeryüzünde tutan, dünya'nın yer çekimidir. Yani, sizi koltuğunuzda tutup, turandursun.com da arkeoloji, astrofizik, ve psikolojik araştırma yapmanızı sağlayan yeryüzündeki çekimdir.

Bu benzer çekim Güneş te de vardır; güneş de gökyüzünde gördüğünüz yıldızlar gibidir. Bizim güneşimizin doğmasını sağlayan da daha önceden başka bir yıldızın patlaması akabinde oluşan SuperNova ve bunun bir nevi tomurcuklarının milyonlarca yılda birleşip Güneş ve etrafındaki astroidlerin gezegenler haline gelmesidir. Daha önce oluşan yıldız da bir Nebula altında yüzmilyonlarca yılda oluşmuştur.

Güneşin etrafındaki gezegenler, güneş oluşumu öncesinde Güneşin cılız çekimi etrafında dolaşan göktaşlarıdır. Bu göktaşları birbirlerine sık sık çarparlar, daha büyük parçaları oluştururlar; en büyükleri de Güneş oluşumundan sonra yoğun radyasyon ve manyetik dalgalara dayanabilenlerdir.

Tekrar aradan milyonlarca yıl geçtikten sonra, gezegenlerin Güneş çekimi etrafında dönmesiyle küre şeklini alırlar. Tekrar geçen zamanla diğer yıldız sistemlerinde bulunan göktaşlarının gezegenlere çarpmalarıyla o gezegenlerdeki yaşam akışı değişir.

Güneşin kırmızı alanı denilen (red line) bir nevi yüksek radyasyonundan etkilenmeyen bölümler de vardır. Bu alan güneş yaşlandıkça daha da açılacaktır. En başlarda Merkür ve Venus'de hemen hemen dünyamızdaki süre kadar bulunan bu alan içerisinde yaşamın varolma koşulu diğer gezegenlere çok daha kolaydır. (Merkür de ya da Venüs de daha önceden bu dönemlerde yaşam varmıydı bilmiyoruz)

Yüzmilyonlarca yıl sonra da bu alan Mars gezegenine geçecektir, o dönemde de insanlık hala varolursa büyük ihtimal bizler de oraya taşınırız.

Gezegenlerin hepsi aynı şekilde dönmezler. Hızları, dönüş yönleri tamamen farklıdır. Ayın misal olarak bir günü, bir ayda geçer :) O yüzden biz 30 güne bir ay deriz.

Soru : "Yörünge etrafında nasıl dönüyolar"
Cevap : Yörüngenin etrafında değil, güneşin etrafında dönüyorlar. Gezegenlerin yörüngeleri de güneşin etrafında.

Soru : "Nasıl dönüyolar nasıl dönüyolar, acaba nasıl dönüyolar nasıl dönüyolar hımm nasıl dönüyolar acaba bakıyim nasıl dönüyolar"
Cevap : En az Kur'an kadar sayfası olan bir Astronomi kitabı öneririm.

Soru : YOKSA DÖNDÜRÜLÜYOLARMI?
Cevap : Evet, güneşin ve gezegenlerin çekimleri tarafından döndürülüyorlar.

Bunu keşfeden ilk insanlar güneşin bu yüzden tanrı olduğunu düşünmüştü; lakin güneş'e tapmak bilinen ilk dindir.

Bunun yanı sıra etrafımızda bulunan 200 Milyar adet yıldızın ve gezegenlerinin de az bile olsa etkisi var.

Eğer okuduğunuzu anlamadıysanız, google dan "why planets rotate" diye arayın; daha basit dille çocuklar için anlatılan sayfalar vardır. (Anlatabildiğim kadar basit anlattım bu arada)

master
03-03-2006, 06:08
Ayetler herşeyii açıklıyoo

Bu kitaplardann önce Kuran varmıydı yokmuydu bunu düşünmelisin sanırım dostumm

03-03-2006, 06:41
Beyefendi, az önce bir soru sordunuz; ve bunun bilimsel olarak cevabını verdim. Siz tenezzül edip, vaktinizi ayırıp, okuma zahmedine bile girmediniz. Cevaben de çocukca "Ayetler herşeyii açıklıyoo" yazdınız.

Kulaklarını başparmaklarıyla kapayıp "bana ne, bana ne, lalala la la" diyen 5 yaşındaki çocuktan ne farkınız var bu hareketinizle ?

Bilgi isteniz ve hiç bir kelimeyi gizlemeyerek size bilgi sundum.

"Bu kitaplardann önce Kuran varmıydı yokmuydu bunu düşünmelisin sanırım dostumm"

Kur'an dan önce uzayı çok çok detaylıca anlatan yığınla doküman Mısır'daki İskenderiye Kütüphane'sinde vardı. Önce Sezar ben tanrıyım buradaki bilgiler yanlış herşeyi ben yarattım diyerek tarihmizin bilgilerini yaktı, ardından hristiyanlar isa tanrıdır diyerek yaktı, en sonuncusunda da müslümanlar kur'an da herşeyin gerçeği var diye yaktı.

Herkese dost diye hitap edebilirsiniz, ama dost dostu en azından dinlemeye tenezzül eder.

master
03-03-2006, 07:34
Yanlışmı anlamışın öyle demiyim yanlış anlatmışım diyim

Gecenin sabaha ermesiyle böyle oluyo arada üzerine alınma sen

Merak etme yazınıda dikkatlice okudum

Kuran şuanki günümüzü yaşadımızdan dolayı örnek verdim

Bozulmamış Tevrat İncil Zeburdada mutlaka işaretler vardır Hak din yanlızca Kuran diildir

Bütün peygamberler bütün kitaplar Allah ın varlığından bir olduğundan bahseder

Eski mısır, firavun şu bu zamanında açıklanmışsada Kitaplarda vardır veya en azından gözleriyle görüyolardı

Hz Adem den beri var olan dünya yeryüzü hayatı güneşin ayın yani gezegenlerin veya yıldızların oldunu gösteriyodu zaten bilimle ispatlamayada gerek yok bunları

master
03-03-2006, 09:07
Benden önce dinime yapılan hakaretleri affetmem

Düzgün yaz düzgün konuş

Biz insanın dilini kesmesinide biliriz Akıllı oll

Abu_Hamza
03-03-2006, 09:36
Doqru yolda olanlara Allahin salami olsun
Bu forumda olan muselmanlara Allahdan qorxmaqi, ateistlere ise bizim dinimize hormetle yanashmaqlarini xahish ve teleb edirem. Normal insanlar kimi sohbetimizi edek. Hekaretlernen hech bir sheyi muzakire etmek olmur.
Meni de maraqlandiran suallardan biri budur: Biz muselmanlar iddia edirik ki, her sheyin yaradicisi Allahdir. O bir varliqdir, ve her sheyi o yaradib. Indi sual verirem: milyonlarla cheshit hayvanlarin, bitkilerin, insanlarin (insanlarin milyonlarla huceyrelerinin, damarlarinin, el ayak, goz ve s. orqanlarinin), uzayda olan gezekenlerin, yer uzerinde olan kimyevi maddelerin ve bashqa butun mudhish yaratilmishlarin yaratilma izahi nedir?? Siz ateistler butun bunlari nece izah edirsiniz? Bu movzu uzerinde sohbetimiz davam etse chox sevinerem. Yeni gelin konkret cavablar verek. Men deyirem ki, butun bunlari yaradan Uca Allahdir. Men ozum Allahi gormemishem, sesini eshidmemishem, amma butun yaradilmishlarin yaradilishlarinda mudhishliyi gorub Ona inanmisham. Bir ressamin resm eserini gordukde, bu shekilin bir chizenini dushunuruk. Bes bu qeder goylerin ve yerlerin ve ichindekilerinin yaradilishina baxdiqimiz zaman, siz ne dushunursunuz???
Onu da bildirim ki, eger isteseniz, dunya alimlerinin (Nyuton ve s. kimilerinin) Allahin varliqi baresinde neler dediklerini kitablarindan sizlere getire bilerem. Onlarin da ekseriyyeti Allaha inaniblar. Xahish edirem menim bu suallarima cavab verin, ve bir daha xahish edirem ki, elave hekarete yol vermeyin. Bizim dinimize hormet edin.

liopleurodon
03-03-2006, 10:27
Yanlış yolda olsanda, sana da selam olsun abu_hamza. Bizim için insan, insan olduğu için selamı hakeder, yolunun ne olduğuna göre değil. Bu bizden değildir diyerek canını, malını, ırzını vs. helal saymak, müslümanların işidir, bizim değil..

Neyse, soruna bakalım. Merak ediyorsuni diyorsun, madem o zaman bu mevcudatı kim yarattı? Bak şöyle izah edeyim. Bir yaratan olması gereği, bir yaratılma olayına dayanır. Halbuki, mevcudatın yaratılmış olduğuna dair hiç bir emare yoktur. Nassı yani dersen, mevcudatın "yok" olduğu her hangi bir zaman yoktur. Madde ve enerji, asla yokedilemez, yoktan var edilemez. Bu durumda, yok olmayan bu maddenin, bir zamanlar yok olmuş olduğunu düşünmek, abesle iştigaldir. Ancak, big bang denen kavramda, kuantum zamanı öncesinde mevcut tüm madde ve enerjinin, niteliğini bilemediğimiz bir halde toplu olarak mevcut olduğunu ve bu şeyinde genişleyip, bir tür enerji kaybıyla maddeye dönüştüğünü söyleyebiliyoruz. Kısaca, kainat yoktan var olmamıştır. Yani yaratılmamıştır. Bu halde de bunları kim yarattı diye sormak abes olmaktadır. Denebilir ki, bugünkü bilgi sınırımızın ötesindeki bir zamanda, plank zamanında önce birisi yarattı. Bu hiç bir pozitif delile dayanmaz. Diğer yandan bu işe sebep olanın herhangi bir niteliği hakkında hiç bir ipucu vermez. Ben mesela desem ki, bu kırmızı renkli, 15 tane ağzı olan bir mahluktur. Sen desen bu allah'tır, öbürü dese o bir ejdrehadır.. Bunların hiç biri diğerinden daha doğru varsayımlar olmaz. Kısaca bu andan öncesinde bir tanrıya gerek yoktur. Ama bu noktada bir tanrı olduğu iddia edilebilir fakat bunun allah, Zeus, ra veya thor olup olmadığı asla bilinemez.

Bu ilk noktadan sonrası içinde, her şey doğa kanunları yoluyla bu hale gelmeye yeterlidir. Hiç bir gücün ekstra müdahalesi gerekli değildir.

Abu_Hamza
03-03-2006, 12:27
Bu qeder mocuzeleri gorub, yene de Allahini inkar edenler selami hak etmezler. Mence sen, senin milletine karshi olan, senin milletinle dushman olan bir insana selam vermezsin, ben de benim Allahimi kufr edenlere selam vermem ve onlarin selami hakk etdiyini dushunmem!

Dunyanin yaradilishi baresinde getirdiyin fikirler felsefi fikirlerdir, men onun derinine gedmeyib ve senin fikrini daha kisa bir zamanda churutmek ichin sene bir basha sual verirem: Men bir bilgisayar programcisiyim, program kururam, sen masanda bana cavab yazarken istifade etdiyin programin sahibi baresinde dushunursen yeqin? birileri eziyyet chekmish ve bu progami kurmush, sen de ondan istifade edirsen. Bes bu kadar meyve, su, yiyecekleri onunde bulduqunda onlarin nece ortaya chikdiqi baresinde ne dushunursen??? Axi mumkun deyil ki, onlarin olmasini (yaradilmasini hele demirem) tesadufe baqlayasan. Adi bir insan huceyresini genishletdiyimizde esrarengiz kanunauyqunlukar goruruk. BU huceyreler sonsuzdur! Senin beyninde milyardlarla neyronlar var. Onlar bir kanun ichinde dizilmish, onlari kim dizmish? Cavab ver bana. Ozu ozune dizilmish, yahud tesadufler ichindemi???

Benim bilgisayarimda 16 milyon tranzistor var, onlardan bir nechesi kanunla dizilmese, tum bilgisayar chalishmaz hale gelir. Bunlari akil sahibi olan insan duzeldmish, bir (kanuni) araya getrimishdir. Bir bilgisayari karshinda gorub onun kurucusunun olmadiqini deyirsense, sen bir aptalsin. Eger onun sahibinin, onu kuran birisinin olduqunu deyirsense onda yer kuresinde olan canlilarin, atmosferin, cazibe ve s. milyardlalra esrarengiz kanunlarin kurucusunun olduqunu da dushunursen yeqin.
Suallarima konkret, birbasha cavablar ver.

liopleurodon
03-03-2006, 14:46
Görünen bir mucize yok başta. Diğer yandan safsataya kaçıyorsun. Bir canlı bir bilgisayar programı değildir. Asbesti aldın, ateşte yanmadı. Bu ateşin yakıcı olmadığını göstermez. Sadece asbestin yakıcı olmadığına bir örnektir. Kağıdı tutarsan neymiş görürsün.

Yani, örenkelme yoluyla bilimsel izahat yapılmaz. Örnekleme, izahata uyan bir olgunun gösterilmesidir.

Bilgisayarın kendini çoğaltma, kopyalama vs. özelliği yoktur. İki transistör yanyana durduğu sürece, hiç bir zaman çıkıp şu kollektörlerimizi birleştirelim. Oooh ne güzel oldu, var base'ini, al emiter'imi, oh, oh, oooh, tadından yenmez mis gibi darlington olduk diyemezler. Ama canlılığı oluşturan elementler bunu yapabilirler. Mesela, hidrojen ile oksijen biraraya gelirse, su olması kaçınılmazdır. Aynı şekilde suda çözünen çeşitli bileşiklerin birleşerek daha ist yapıda aminleri, polimerleri, proteinleri, RNA'yı vs. yapmaları da kaçınılmazdır. Gerekenler bellidir, enerji, az oksijen, karbon vs. vs. ve bunlar ilkel dünya koşullarında, uzayda vs. mevcuttur. Yani, yağmurun yağması için nasıl ki birinin kovayla göğe su taşıması gerekmiyorsa, doğal süreçle bu iş oluyorsa, bir canlı da olacaktır.

Gördüğün gibi ortada bir efsun filan yok. Bildiğimiz kimya kuralları, fizik kuralları ve maddenin bilinen özellikleri bu işin olması için yeterlidir. Bu açıdan bakıp ortada bir mucize aramak abestir. Çünkü canlı oluşumu ve bunun evrimleşerek daha üst düzey canlılara dönüşümü için hiç bir doğaüstü etmene ihtiyaç yoktur.

Hal böyle olunca, yaptığın izahat geçersiz. Bir bilgisayar kendi kendine olamaz. Çünkü tanımı zaten insan yapısıdır. Ama bir DNA ve hücre kendi kendine olabilir. Çünkü bileşenlerinin doğal olarak bunu yapma kabiliyetleri ve imkanları vardır.

Abu_HamzaSalafi
04-03-2006, 12:29
Allahu Akbar! "Gorunen bir mucize yok!" Allahu Akbar! Duzu, butun bu yazdiqlarindan sonra sene ne yazacaqimi dushune bilmirem. Mence sen, qabaqinda Allahin olmadiqini meqsed qoyub, butun varliqinla onu isbat etmeye chalishirsan. Bir az genish dushun. Sen bilisenmi ki, senin yaranmaqin nece olub? Bir spermadan yaranmisan. O spermani at dashin ustune, yere. Bir shey olarmi??? Amma ananin betninde o bir ushaq dunyaya getirir. Nece ola biler ki, sen dushunursen ki, butun bunlar bir neche molekullardan meydana gelib.
Milyonlarla nov hayvanlarda mi???
Minlerle cheshitli bitliklerde mi???
Milyardlarla nov ferqli barmaq izlerine sahib insanlarda mi???
Boyuk suretle hereket eden yer kuresi, gunesh ve butun gezegenlerde mi???
Chaylar, mesheler, boyuk shelaleler, okeanlarda mi???
Molekullar, bakteriyalar, mikroplarda mi???
Senin bana misal gibi getirdiyin DNAlar ve onlarin icherilerinde olan saysiz hesapsiz melumatlarda mi???


Aman Allahim. Senin dushuncen nece de dardi. Indi sene dahi alimlerin soylediklerini yazim. Ozunu onlardan da aqilli hiss etsen, onda sene hech bir sozum olmayacaq.

"Naturfelsefenin riyazı esasları" eserinin üçüncü kitabında İ.Nyuton kainatın sistemi haqqında bele yazır: "Güneşin planetlerin ve kometlerin en ince şekilde olan bu vehdeti en Qüdretli ve en Müdrik varlığın meqsedi ve ixtiyarı olmadan mümkün ola bilmezdi". İ.Nyuton gösterir ki cazibe qüvvesine istinad ederek bütün göy cisimlerinin hereketlerinin izahını verse de cazibe qanununun mahiyyetini müzakire etmek fikrinden uzaqdır. Alim "Naturfelsefenin riyazı esasları" eserini Allaha şükrlerle bitirir"

Q.V. Leybnits her gün bir ve ya iki defe kilseye geder orada müeyyen olan bir yerde dua oxuyardı. Paster ise her axşam ibadet etmeli idi...

Elmi ve elmi-kütlevi kitablarda tebiet qanunlarının onları keşf etmiş alimlerin ismleriyle adlandırılması hallarına tez-tez rast gelirik. Meselen Nyuton qanunu Kulon qanunu Henri qanunu ve s. Lakin bu istilahlar o qeder de uğurlu ifadeler deyil. Heç bir tebietşünas alim özünden yeni bir anun vermir. Qanunları yaradan yalnız ve yalnız Ulu Allahdır. Alimler sadece olaraq bu qanunların tebietde mövcud olduqlarını bu qanunları müzakie etdiklerini bildirirler. Bu menada E. Rezerfordun xatiresi çox maraqlıdır. Bretçer yazır ki Rezerfordun emekdaşlarından biri meşğul olduğu nüve reaksiyaları haqqında danışarken onları "menim reaksiyalarım" adlandrdıqda Rezerfordun benizi bir an içerisinde qızardı ve çıxış edenin sözünü açıqlıqla keserek: "Meger siz Allahmısınız ki onları "menim reaksiyalarım" adlandırırsınız?".

İnsanın qeyri-adi derk etme qabiliyyeti canlı alemde müşahide olunan ve en müxtelif formalarda tezahür eden informasiya mübadileleri nehayet canlı alemin hüceyre quruluşunun mükemmelliyi bu fikrini heqiqiliyine esaslı sübutlardır. 1952-ci ilde A. Eynşteyn dostu Q. Müzama yazdığı bir mektubda sade bir mübahiseden doğan fikirlerini bele izah edirdi: "Men hesablamalarımı apararken masamın üstüne kiçicik bir cücü qonduqda Allahın (ifade Eynşteynindir) ne qeder böyük bizim ise bütün elmi lovğalığımızla ne qeder miskin sefehler olduğumuzu hiss edirem".

Böyük alman alimi planetlerin hereket qanununu keşf etmiş İohan Kepler kainatdakı bütün mövcudatın nizam esasında yaradıldığına va bunun böyük Yaradanın qüdreti ile baş verdiyine o qeder derinden inanırdı ki her bir alimin xarici alemi tedqiq etmekde esas meqsedi "Uca Allahın kainata gönderdiyi bize riyazi şekilde aşkar etdiyi rasional qaydanın ve harmoniyanın keşfinden ibaret olduğunu" eserlerinde hemişe vurğulayırdı.

Fransada hakimiyyet dövründe Napoleon Bonapart alimlere xüsusi diqqetle yanaşırdı. Birçox alimi ise nazir vezifelerine teyin etmişdir. Laplası daxili işler naziri Füryeni özüne elmi meslehetçi İ.Küvyeni ali mekteblere baş inspektor teyin etmişdi. Napoleona en yaxın olan şexslerden biri de Qaspar Moni idi. O Napoleonu bütün seferlerde ziyafetlerde hemişe müşayiet edirdi. Lakin bu yaxınlığa baxmayaraq onların dini baxışlarında bir-birine eks fikirler vardı. Napoleon sidq ürekle Allaha inandığı halda Moni ateist idi. Mehz bu zeminde onların arasında tez-tez mübahiseler olurdu ve bu mübahiselerde Napoleonun getirdiyi deliller ve sübutlar o qeder mentiqli olurdu ki bunların qarşısında Q. Moni çox vaxt davam getire bilmirdi. Meselen Napoleonun Q. Moniye müracietinden bir fikir: "Menim dinim sadedir - men kainata diqqetle baxıram ve yeqin edirem ki o adi kortebii hadisenin neticesinde yarana bilmezdi. Bu kainat hansısa gözegörünmez ve qadir olan bir qüvve terefinden yaradılmışdır"...

Bu yazını görkemli amerikan alimi diplomatı ve ictimai xadimi 1787-ci ilden etibaren Amerika Birleşmiş Ştatlarının iclaslarının dua ila başlanması teklifinin teşebbüskarı Bencamin Franklin Allahın şerefine söylediyi bir parça ile bitiririk: "Menim imanımın simvolu birdir: men kainatın yaradıcısı olan ve onu öz qüdreti ile idare eden Vahid Allaha inanıram. Mehz buna göre biz Ona qibte etmeliyik".

Mence butun bu yazdiqlarimin sene cuzi de olsa tesiri olacaq inshallah. Yazdiqlarima cavab ver. Bu, musbet ilmlerde olan alimlerin sozleridir. Bunlari da inkar etsen, onda seninle bosh bosh danishib deyerli vaxtimi serf etmeyecem inshallah.

liopleurodon
04-03-2006, 13:23
Hımm, pek azerimcem yoktur ama anladığım kadarıyla bir şeyler geveliyorsun. Spermi taşın üstüne at, ne oluyor bak.. İşte mucize olmaması bu yüzden. Sperm ile Ovum rahimde birleşmeden bebek olmaz. Aksi olsaydı mucize olurdu. Bebeğin olması için hiç bir ekstra doğaüstü güçte gerekmez.. Meni denen sıvıyı şöyle bakıp bu sümüksü şeyden mi insan çıkıyor demek cahillik abideliğidir.

Eğer rezerfort, Bencamin Frenklin vs. devrinde yaşasaydık, bunlara belki mucize diyebilirdik. Çünkü o dönemdeki algı sınırlarımız ve bu olaylar hakkındaki bilgimiz çok azdı. Ama bugün meni denen şeyin öyle birsıvı denecek kadar basit olmadığını, içinde bir derya saklı olduğunu biliyoruz. Sorun bizim gözlerimizde. Bu kadar küçük şeyleri göremiyor olmamızdan başka bir şey yok. Bu, sihirbazın şapkadan tavşan çıkarması gibi bir şey. Eğer şapkanın altında gizli tavşanı göremiyorsan bu mucize gibi görünecektir sana.

İlginç olan, bir takım isimler sayıyorsun, ama hiç biri müslüman değil. Yani eğer referans buysa Allahuekber demen değil, isa bizi bağışlasın demen lazım. Eğer onlar doğruyu söylüyorsa, muhammet bir sahtekardır, aslolan isa, baba ve kutsal ruhtur. Bunların söylediği tanrı bu üçlemede sembolize edilen tekliktir. Demekki, bu tür bir argüman, yani bakın ne müthiş bir düzen var vs. gibi teleolojik, kozmolojik vs. argümanlar, hiç bir şekilde Allaha delil olamaz. Dahası bunların kendiside safsatadan ibarettir. Çünkü gördüğün gibi sperm, çiçekler, hayanlar vs. işinde mucizevi bir şey yoktur. Onu oluşturan kimyasal bileşikler bu şekle girmeye mecburdur. Yani, maddenin doğası buna yeterlidir. Hiç bir doğaüstü şeye gerek yoktur.

Basit bir mevzudur. Git bir kar tanesine bak. Bu karışık şekiller için yukarıda oturan bir varlık gerekmiyor. Kendi kendine oluyor, istersen yaz gelemden bir kendin gör bak. İşte su gibi basit bir molekül dahi bu kadar ince işçiliği tek başına yapabiliyor. Polimerler gibi karmaşık moleküllerin neler yapabileceğini var sen hesap eyle..

http://www.its.caltech.edu/~atomic/snowcrystals/class/x050207a039.jpg

Abu_HamzaSalafi
04-03-2006, 13:45
Ne bilim ya, senin dar aqlina chashib kaldim. Bu kadar alimin dediklerini de inkar edib oz dediyinde durursansa, sene soyleyecek hech bir sheyim kalmadi!
Chalishacaqim ki, bundan sonra sana hech bir shey yazmayim. Ancaq bir soz deyirem ki, senin yazdiqin "Işte su gibi basit bir molekül dahi bu kadar ince işçiliği tek başına yapabiliyor" Su molekulunun bu cur sheyi yapmasi ichin ona tam uyqun olan bir sherait olmalidi. Suyu istide saklasan, o buz olmaz hech vaxt. Soyuq halinda onun buz olmasi da suya verilmish bir hususiyyet. Ilk su molekulu nereden chikdi? nereden geldi? Nasil oldu ki, yer kuresi guneshe ne yakin, ne de uzak oldu???? Nasil oldu ki, arilar boyuk dushunce ile bal yapmaya kalkdilar?? Allahu Akbar! Butun bunlarin hamisinin tesadufden olduqunu soyleyirsense sene menim hech bir sozum yoxdur. Nyutonun o dovrde keshf etdiyi cazibe, indi de cazibedir, Nyuton o zaman ve ya bizim zamanimizda yashasayri, ayni sozu soyluyecekdi.
Tesadufen boyle sheylerin olmasi IMKANSIZ!!! Bunu birdefalik kana sal! Bu barede derinden dushun. 2 dakikada beyinde 5 bin tane kimyevi reaksiya gidiyor. Bunlar da mi kendi kendine yarandi?????????????
Aman Allahim, senin akilin nasil darmish!!! Insanoqlu, bir zulal molekulunu parchalamak ichin yuzlerle kimyevi reaksiyasni aylarla aparirlar, zorla bu sheraiti ona yaradib onu parchalayirlar. Nasil olur da, gezegenlerin sorunsuz hareketinde, Yerin, guneshin ve s. hareketlerinde bir nizam olub, ve bu nizamin sahibi yoxdur?????? Bu nail ola bilir???
Senin akilin bana aydin oldu ve bunlari kabul etmirsense, seninle bundan sonra vakit kaybedib konushmayacam.

Gozlerini genish ach, ve bu mocuzelere bak. Ve butun bu mocuzelerin, bu nizamin bir yaraticisi olduqunu dushun!

liopleurodon
04-03-2006, 14:19
Çok doğru, buna tam uygun bri şerait (şartlar) olmalı. Ve aynende öyle olur. Örneğin, sıcaklık -30 derece ise, su bu şekli almaz, başka şekli alır. Yani gereken uygun şeraittir. Ve bu sağlandığında, ortada su varsa ve sıcaklık düşükse örneğin, bunun gibi formlar meydana gelmeye başlar otomatikman. Aynı şekilde, uygun şartlar oluşunca da canlılık başlar. Eğer uygun şartlar devam ederse, bu ilkel canlımıslardan bugünküler gibi canlılarda oluşur. Bunda bir efsun, bir mucize filan yok. Basitleştirelim. Bir taş yere düşüyorsa, şeker su içinde çözünüyorsa, güneşte kalan su buhar olup yokoluyorsa vs. bunlarda olacaktır. Yani, bu saydıklarımız için yeten ve gerekenlerle canlılık da oluşacak, dediklerin olacaktır. Bu saydıklarımız için gereken şeyin adı fizik kurallarıdır ve bunlar maddenin ayrılmaz bir parçasıdır. Yani, dediklerinin olması için maddenin olması yeterli ve şarttır.

Eğer elinde madde varsa, ötesi mucize filan değildir. Taşın yere düşmesi ne kadar alelade bir olaysa, sperm ve ovumdan bir insan çıkması da o kadar aleladedir. İkinicisindeki durum, basit, alelade de adımların peşi sıra olmasıdır. Bu adımların her biri bir sonraki adımı gerektirir. Tıpkı, taşın tutan bir şey kalmayınca, ikinci adımın yere doğru hareket etme, üçüncü adımın hızlanma, dördüncünün yere çarpma, beşincinin ses çıkarma vs. olduğu gibi.

Tesadüfen hiç bir şey olmaz. Bir torbada 100 tane sayı vara, hiç biri çıkmaz. Birinin elinin sokup sayıyı çekmesi gerekir. Tesadüf kavramı yanlış anlaşılmaktadır. Sokakta yürürken başına bir kuşun pislemesi tesadüftür. Hesaplarsan, bunun hayatın boyunca olması imkansız görünür. Ama ağaçlı bir caddede geziyorsan bunun olması sıradan vakadır. Bak basit bir hesap yapalım. Bir kuş gün boyu havada kalsın. Gezinebileceği bölge ne kadardır? senin geçtiiğin bölge bunun ne kadarına tekabül eder vs. bir hesap çıkar. Ömür boyu başına kuş pislemeyeceğini bulursun. Ama kapıdan girip aynaya bakınca, tepende bunu görürsen buna tesadüf dersin. İşte tesadüf en basit tabirle budur.

Ayrıca, yanlış bildiğin bir şey daha var. İhtimal hesabı imkanı olan şeyleri gösterir. Bir ihtimal hesabı ne kadar küçük çıkarsa çıksın, 0 olmadığı sürece o ihtimallerden herhangi biri herhangi bir anda oluverir. Bu olamazdı gibi bir şey yoktur. Yani torbada 7 rakamı varsa onun çıması imkansız değildir. İmkansız olmaması için torbada olmaması gerekir.

zulal molekülün parçalamak için insan aylarca uğraşabilir. Ama kainatın zaman gibi bir derdi yoktur. Milyon yıl bekler ve oluşmasını sağlar.

Yerin ve güneşin hareketinin sahibi elbette vardır. Adına yerçekimi denir, klavyeni masanın kenarından bırak, yere düşecektir. İşte onu çeken güç, güneşin hem varlık sebebidir, hemde hareketinin sahibi, mesulüdür.

Ve bunların hiç birisi mucize değildir. Hepsi sıradan doğal durumlardır.

Abu_HamzaSalafi
05-03-2006, 08:29
Mene chox maraqlidi. Sen deyirsen ki, bunlar doqal hadiserlerdi. Fizik kanunlaridir. Bunlari men de bilirem. Bes bu fizik qanunlarinin nece yaranmasi baresinde ne deyirsen? Yer kuresinin, guneshlerin hereketini gosterende Kepler bu hereketleri riyazi dusturlarla, kanunlarla izah edir ve bildirir ki,onlar haosla yok, her hansi bir kanunla hereket edirler. Ezizim, bu kanunlari koyan lazim.
Bashqa bir yandan, yerle ayin arasinda cazibe var. Yerin kutlesi boyuk, ayinki kichikdir. Yer ayi aslinda ozune chekmelidir. Boyuq maqnitle *balaca maqnit bir birinin yaninda olsa, boyuk maqnit balaca maqniti cezb elemelidi.
Sen bilirsenmi ki, 800 milyon il bundan evvel yashamish heyvanlarda gorme qabiliyyeti bir neche kilometr olub. Evolusiya olsaydi, onda biz en azi 800 milyon il erzinde bir neche yuz kilometri gore bilerdik.
Mene chox maraqlidi ki, senin beyninde 14 milyard neyron huceyreleri var. Onlarin bir araya boyuk qanun sheklinde duzulmesini sen nece fikirleshirsen?????
Suretle 14 milyarda qeder saysan senin 4000 il vaxtin geder. Ancaq her insanda bu neyronlar var ve her bir neyronun ozunun murekkeb qurulushu var. Bunlarda mi oz ozune yaranib?? Bunlari da mi yaradib insan beynine duzen yoxdur?? Deyeceksen ki, normal sheydi, filan filan kanunlara gore bele olub. Onlari men de bilirem. Bes bu kanunlari kim yaradib???
Sen mesela Afrikada araba sursen, orada hech bir yol kanunu olmadiqindan xaos gorersen. Ancaq Istanbulda bir binanin bashinda durub araba surenlere baksan, onlarin her hansi bir kanunla araba surduklerini ve chok chok az trafik kazalarinin meydana geldiyini gorersen. Ve fikirleshersen ki, ne guzel bu kanunla ve bunlari koyanlar var. Kimse bu kanunlari fikirleshmish, ozu ozunden insanlar bu kanunlara tabe ola bilmezdiler. Duzdumu??? Yerin ve bashqa planetlerin her hansi deqiq riyazi qanunlarla hereket etmesi de, bu kanunlari qoyani gerektirir.
Arkadash. Men sene Eynshteynin sozunu de getirdim, o bizim esrde yashayib. Allahin varliqina inanib. Allahin mocuzesine teeccub edib. Amma sen hele de bu heqiqeti inkar edirsen. Senden xahish ederdim bu barede bir az da dushunesen, ve diqqetli dushundukden sonra mene oz fikirlerini yazasan.

tear
05-03-2006, 20:45
Yazı programında geçen konuşmalardan sonra biri birinden Allahın bilimsel ispatını istedi ispat edersen inanıcam diye yazısına ekledi

Bende nacizane şöyle bir soru sordum

Güneşin ayın ve gezegenlerin bilimsel olarak havada nasıl asılı durduğunu ipsat etmesini istedim

Cevap yok söylenip açıklanmadı

Nedir onları havada asılı tutan

Ben bu soruya müteakip diyorumki *Allah vardır onları tutan Kudret vardır

Sizinde yorumlarınızı bekliyorum

orası hava değilki havada asılı durulmuyor. uzay orası belki de uzayda da asılı durmuyolar sürekli bi yere düşüyoz nerden biliyoruz bilmiyoruz bişey.tabi

liopleurodon
06-03-2006, 09:44
Abu_HamzaSalafi, yanlış biliyorsun. Bir madde var, bir de şurda kanunlar var gibi algılıyorsun. Ama madde ile o kanunlar ayrılmaz bir bütündür. Ve o kanunların aslı senin algılama kabiliyetini bir zahiridir. Onlar maddenin ayrılmaz bir parçası olarak maddenin ta kendisidir.

Verdiğin örneklere bir bak. Sen, bu kanunların ötesinde bir takım mucizeler savunuyorsun. Yani gelip desen mesela, nasıl olurda yer, taşı çekebilir? Haa, diyebilirdik belki. Ama sen çıkıp bir meni nasıl insan oluyor, bu mucizedir diyorsun. Bizde bunun kaputunun altına bakınca bu kanunları görürüz, bunlarda o işlerin hepsine yeterlidir diyoruz.

Diğer yandan evrim hakkında da yanlı şeyler biliyorsun. Evrim denen bir makine var, boyuna canlıları geliştiriyor sanıyorsun. Oysa böyle bir düzenek yok. Canlılar, üreme sürecinde bir sonraki canlıyı iki yolla kendilerine benzetirler. Ama aslolan DNA'dır. Ve DNA kendi koyasını üretebilen bir moleküldür ki, aslen üreme denen şeyde tam olarak budur. DNA bu esnada bazen bir öncekinden farklı bir kopya üretir. Buna mutasyon denir. Ortalama (insan için) 400 mutasyondan biri direkt faydalıdır. Diğerleri zararlıdır ama DNA üzerinde yer almaya devam eder. Öyleki X nesil sonra, bir gün başka bir mutasyon eskiden zararlı olduğu düşünülen bu mutasyonla birlikte canlıyı türleşmeye bile zorlayan bir gelişime tabi tutar. Genetik hakkında bilinen en yanlış şeylerden birisi, genlerin birer özellikle birebir bağlı olduğu yanlışıdır. Gerçekte pek çok gen birden çok özellik üzerinde etkilidir. Ayrıca bazen bir özellik üzerinde de birden fazla genden etkilenir. İşte bu süreç sonunda canlı bir takım değişik özellikler kazanır. Bir canlının mutasyon geçirmesi zorunluluk değildir. Geçirdiği mutasyonlar sonucu değişmesi zorunluluk değildir. Canlı eğer geçirdiği mutasyonlar sonucu çoğalmada bir avantaj kazanıyorsa doğal seleksiyon yoluyla hızla o yönde gelişir ve çoğu durumda ilk/ana form ortadan kaybolur (nesli tükenir).

Bu sürece evrim denir. Yani evrim diye bir makine yoktur. Canlılar gene aynı fizik kanunları yüzünden değişir, yeni türler çıkar, bir takım türler kaybolur vs. vs. İşte bu duruma etki eden faktörleri açıklayan teoriye evrim teorisi denir. Bu yüzden neden 800 milyon yıl önce 1 km gören gözler şimdi taa oraları görebilir hale gelmedi demek anlamsız bir soru. Ama nautilus denen bir canlı vardır. 250 Milyondan beri tamamı, 600 milyon yıldan beri de gözleri evrim geçirmeden günümüze gelmiştir. Bakarsan, gözlerinin iris, mercek vs. gibi olmadığını çok ilkel bir göze sahip olduğunu görürsün. Çünkü bu hayvan göz evrimi sürecinde derin denizlerde yaşamaya başlamış, gözünü geliştirmek ihtiyacında olmamıştır.

Afrika da araba sürsen kaos görürsün. Ama merak etme bir süre sonra ortalık doğal yoldan sakinleşir. Bakar millet hura diyerek dalınca kafa göz yarılıyor, kavşağa dikkatli girmeye başlar. Macera arayan tiplerde şarampole yuvarlanıp vs. kendi kendilerini tüketirler. Sonuçta bir düzen sağlanır. Trafik kuralları bu düzeni daha verimli kılmak için vardırlar. Böylece daha az bekleyerek daha az kaza ile trafik yürüyebilir. Doğaya bakarsan tamamen ilkinin olduğunu görürsün. Yani kaos. Git bir bak. Bir yağmur ormanına git, bak ve gör, kaos nasıl olur..

Hakikat işte bu. Eğer einstein doğruyu söylüyorsa, en yakın kiliseye git ve vaftiz ol. Yahudi olma şansın yok, ama hristiyan olabilirsin. Gelip birde Allah filan deme boşuna. Bu arada, bilim şunu söyler. Birisinin 100 tane doğru söylemesi 101. sözünün doğru olmasını gerektirmez. Yani, einsteni kendi itiraf ettiği gibi yanılmış olabilir. VE benim görüşümce bu tanrı görüşü yanlıştır. Dahası, einstein'in öğrencileriyle filan tanıştık. Sezinlediğim kadarıyla, einstein öyle çok fazla tanrıya inanan birisi değildi. Aksi olsaydı da zaten bir şeyi değiştirmezdi.

Abu_HamzaSalafi
06-03-2006, 10:38
Neise... Chalishacaqam bundan sonra sene bir daha bir sheyler yazmayim. Senin bu dushuncem meni shok edir. Xahish edirem qanunlarin kim terefinden yaradildiqi baresinde bir dushun. Onlar nece yarandi? Senin tanrini inkar eden bu kafanda 14 milyard neyron nece en dakik shekilde dizildi? Kepler'in gosterdiyi kimi, yer kuresi ve butun gezegenler mueyyen riyazi dusturla milyardlarla il nece dakik herek etdiler? Bu barede dushun. Nice nice alimler var ki, bu mocuzeleri gorub Allahin varliqini kabul edibler. Amma sen ters kimi oz dediyinin uzerinde durusan. Her sheyi normal qebul edirsen. Men de komputerin qurulmasini, 16 milyon tranzistorun olmasini normal qebul edim (onun ichini bilmediyim halda) ve "bu kendi kendisine kurulmush, bunu kuran birisi yok" deyim. Ve ya her hangi bir resime bakip "Bu kendi kendisine chekilmish, bunu cheken birisi yok" deyim. Sen de dunyada olan menzerelere, chaylara, aqaclara, bitkilere, heyvanlara, buludlara...... ve. bakip da "burada mucize yok" "kendi kendisine milyardlarla cheshit hayvan, bitki, ve s. meydana gelmish" * ve ya "hepisi kendisine mahsus bir kanunla boyle olmush" "kanunlar da kendi kendisine ortaya chikmish" gibi sachma fikirler dushunuyorsun. Ari bal yiqmaqla programlanmish, hayvan balasina rahm edib ona yemek getirmekle programlashmish, anne chocuqu dorurandan sonra doshlerine sud gelmesi ve onun chocuqa chox faydali olmasi da programlanmish, chocuq annenin rahimine dushdukde 9 ay en guzel sheraitde boyuyub en uyqun yerden chikmaqi programlashdirilmish, hepisi hayet edilir bir haller, amma sen bunlarin "kendi kendisine programlashdirildiqini" soyluyorsun. Azotun miqdari Yer kuresinde milyard ildi sabit, oksijenin de. Oksijen bir az chox olsaydi, yanqinlar olardi, az olsaydi yasham olmazdi. Yer kuresi ezemetli suretle, gunesh ve gezegenler ezemetli ve chok buyuk suretle "MUEYYEN RIYAZI KANUN SHEKLINE" hareket ediyor, milyardlarla yil bu hareket durmuyor, bu enerji kendi kendine mi yaranmish?? Bir amerika aliminin dediyi gibi "insan bedeninde milyonlarla qan huceyreleri var, onlarin birisini boyuk mikroskopla milyon defa boyutsek, bir Amerika boyda sheher gorerik, ve ichinde saysiz hesapsiz kapilar, her kapini achdiqimizda, esrarengiz bir mucizenin shahidi olariz" bu bir huceyre baresindedir. Bu da mi kendi kendisine yarandi????????
Ya kurtarin bu sachmaliqi ya. bundan sonra da kendi fikirnde kalsan, sene hich sozum olmayacaq

liopleurodon
06-03-2006, 13:00
Bu kanunlar, maddenin bir parçasıdır ve sonradan yaratılmış değildir. Madde yaratılmışsa, onlarda beraber yaratılmıştır. Yaratılmamışsa, onlarda yaratılmamıştır. Bugün elimizde hanginin doğru olduğunu bilecek bir gözlem yok. Ama mevcut gözlemler, maddenin yaratılmamış olduğuna daha yakın. Yani, madde, ezelden beri vardı, ebede kadarda var olacak..

Kanunlar kendi kendine çıkmış vs. gibi bir laf yok. Kafanı kuma gömmen gerçeği değiştirmiyor. Madde varsa, kanunlar var. Madde yoksa yok. Yani, bir madde ve uyduğu kanunlar filan yok. Senin algı sistemin maddeyi bile yanlış anlıyor. Basit bir soru sorayım. Bir şey aynı anda hem var hem yok olabilir mi? Bir kedi, hem ölü hem canlı olabilir mi? Eğer kanunların nerden geldiği seviyesine inersen bunlar olabilir ve adına quantum denir. Yani, kanun dediğin şey maddenin bir parçasıdır. Sen onu öyle algılarsın. Bu yüzden de çıkıp yanılgıya düşersin. Tıpkı eskilerin dünyanın etrafında güneşin döndüğünü sanmaları gibi.

Hepsinin kendine mahsus bir kanunu filanda yok. Temelde iki kanun var. Elektromanyetizma ve *kütle çekimi. Bu ikisi, mevcut canlıların hepsini açıklamaya yeterli, diğer ikisi bu sahada çok kritik öneme sahip değil. Ama hesapları sadeleştirmek adına, *bunlardan yeni kanunlar türetilir. Ama onların hepsnini bu iki kanuna indirgeyebilirsin.

Anladığım kadarıyla milyarlarla yıldır atmosferdeki oksijen, azot filan oranı değişmedi diyorsun. Yanılıyorsun. Çok, ama çok defa bu oranlar değişti. En dramatik değişim, bitkilerin ortaya çıkmasıyla karbo (+dioksit vs.) nun azalıp oksijenin çoğalmasıydı.

Gezegenler habire döner. Bunun için enerji gerekmez. Çünkü bu dönüş hareketinde hiç bir enerji harcanmaz. Bu yüzden bu değirmenin suyu nerden geliyor diye sormak yanlış soru olur.

Bir hücreyi milyar kat büyütebilseydin, işte öyle kompleks yapılar görürdün. Ve bunun aslında mucize değil, sıradan bir olay olduğunu görürdün. Göremediğin için, bunu bir mucize sanıyorsun. Sihirbazın şapkasını milyon kere büyüt, şapkanın iplerin arasındaki boşluklardan içinde tavşan saklı olduğunu pat diye görürsün. Aynen böyle işte. Seni için, o koca şeyin onun içine sığması mucize. Ama değil, çünkü büyük, küçük vs. kavramları senin algılamana göre geçerli. Eğer, galaksiyi avcunda tutan bir varlık olsaydı, ona da bu koca güneş sistemi böyle küçük bir nokta görünürdü.

İşte asıl olan husus bu. Bir şeyin içinde neler olup bittiğini görünce, bakıyorsun ki, mucizevi hiç bir şey yok. Her şey taşın yere düşmesi gibi sıradan ve basit olaylarla gerçekleşiyor, hepsi bu..

Bize sözün olmayacak? Bize ne? Ahanda mucize vs. diyerek kendini kandırmaya devam et. Bu senin sorunun. Sen söyledin, bizde izah ettik. Tekrar edelim. Mucize dediğin şeyler, şapkanın içindekileri bilmemekten kaynaklanan illüzyonlar. Ancak ve ancak mucizeyi kainatın yaratılış anına koyabilirsin, ama oraya koyarsan da ortada Allah filan kalmaz.. Dahası, oraya koyacağın şey de garajdaki ejderha olur. Bak bu şöyle bir hikayedir:

garajimda agzindan ates püskürten bir ejderha var diyorum. heyecanla "göster" diyorsunuz. garajima götürüyorum ve "aha orda" diyorum. siz hiç bir sey göremiyorsunuz, "e hani nerde?" diyorsunuz. "ah, söylemeyi unuttum, bu ejderha görünmez" diyorum. "tamam o zaman" diyorsunuz, "yere biraz un serpelim, bari ayak izlerini görürüz." serpiyoruz unu yere ve bekliyoruz, hiç bir sey olmuyor. "tabii ki ayak izlerini göremeyiz" diyorum, "çünkü bu ejderha uçuyor." siz gaza geliyorsunuz, elinize bir sprey boya alip ortaliga püskürtmeye basliyorsunuz, ejderhanin orada olup olmadigini anlamak için. boya duvarlardan baska hiç bir seyi boyamiyor. "sprey boya tabii ki ise yaramaz" diyorum, "çünkü bu ejderha casper gibi bi sey, cisimler onun içinden geçer." siz kosup bi kizilötesi kamera getiriyorsunuz, o da hiç bir sey göstermiyor. "tabii ki göstermez" diyorum ben, "bu ejderha isi yaymiyor ki."

denediginiz hiç bir test ejderhanin varligini ortaya çikarmiyor, ama ben hepsine bi açiklama getiriyorum. simdi bu ejderha var midir yok mudur? ne yoklugu ne de varligi direk olarak ispatlanmis degildir, ama varolmasi için hiç bir sebep (varolduguna dair bir isaret ya da kanit) olmadigi için yok demek çok daha akla yakindir. evet, garajimda (ya da ayni mantikla hemen yanibasimda, tuvaletimde, mutfagimda, akm'nin önünde, empire state'in tepesinde, kiçimda, ...) anlatilan özelliklere sahip bir ejderha olabilir, ama önemli soru: neden olsun ki?

Evet, kainatın o ilk anında, şu anda yaşanan her şeyde, bebeğin olması vs. vs. hiç birinde ekstra bir doğaüstü güce gerek yok. Dahası varlığına dair bir emarede yok. Tıpkı ejderhanın varlığına dair bir emare olmadığı gibi. Aynı şekilde, neden burada bir tanrı olsun ki?

Abu_HamzaSalafi
06-03-2006, 13:56
Neise... butun bu suallarimi atib sene bir basha daha detalli suallar sorushuram: "En birinci ne var idi? ve bu qanunlar ve maddeler nece yaranmaqa bashladi. sen bunu nece basha dushursen? lap detalli desek: bu yaratilishi sen nece basha dushursen? birinci ne yarandi? hansi madde, sonra hansi qanun?
Sen deyirsen donush hareketinde enerji harcanmaz! Ne danishirsan?
Bu cur aqirliqda olan kure hech bir enerji xerclemeden hereket edir??
Daha sene hech bir sozum yoxdu!

aspartam
06-03-2006, 14:12
liopleurodon (timsah).Bundan sonra senden timsah diye bahsedeceğim.Şimdii sana soruyorum timsah (aslında hayvan mı deseydim sana :D )yukarıda bir yağışta yeryüzüne düşen milyarlarca kartanelerinden birisini gösteriyorsun.Yapılan araştırmalara göre hiçbir kartanesi birbirine tıpatıp benzemiyormuş.Nasıl oluyorda böyle akılsız,şuursuz bir kartanesi kendikendine ve tesadüfen,kendisinden başka hiçbir kartanesinde olmayan şekli verebiliyor?

liopleurodon
06-03-2006, 14:20
Sözün bana değil, termodinamik kanunlarına.. Enerji harcanması için, enerjinin dışarıya gitmesi, kaybolması gerekir. Oysa, uzayda sürtünme vs. olmadığı için bu hareket için ekstra enerji gerekmez. Yani, uzayda elinle bir taş atarsan, bu taş bir şeye çarpıncaya kadar attığın yönde sonsuza kadar gitmeye devam eder. Ancak, bu taş bir başka kütlenin yakınına gelirse, ikisi birbirini çeker ve yaklaşırlar. Fakat eğer taşın hızı belli bir değerin üstündeyse, attığın taş diğerinin etrafında dönmeye başlar.

Elbette, yerçekiminden bile habersiz birisinin çıkıp her bir şeye mucize demesi doğaldır. Ama bir tavsiye, herkesin senin kadar bilgisiz olduğunu düşünme. Aynı şekilde, bugün elimizdekilere bilgilere göre bir zamanlar yok olmakla birlikte herhangi bir şekilde yaratılmış hiç bir şey yok. Yani, bu madde ve o fizik kanunları ezelden beri mevcuttular.

liopleurodon
06-03-2006, 15:44
Aspartam, sen timsah ile liopleurodon'u karıştıracak salağın biri olarak, istediğini söyleme özgürlüğüne sahipsin. Delilerin ve beyinsizlerin kendi haline bırakılması gerektiğini öğretmişlerdi zamanında.. Hiç bir kartanesi birbirine tıpatıp benzemez, çünkü hiçbiri tıpatıp aynı koşullarda, aynı yerde oluşmaz. Kar tanesinin hangi şekli alacağına, oluştuğu yerin yüksekkliği, o anki nem durumu, hava sıcaklığı, rüzgar hali vs. vs. bir sürü etmen etki eder ve hepsi şekli az çok etkiler. Ama temelde bir kaç formasyon mevcuttur. 6 Köşeli, 13 köşeli vs. Bunlar içinde mucize filan gerekmez, dediğimiz gibi, su moleküllerinin donarken bu şekli almaları olağanüstü değil, zorunlu bir durumdur, aksi olamaz..

Ama dinozor ile liopleurodon'u, liopleurodon ile timsahı vs. karıştıran bir salağın bunu anlamasına da imkan yok netekim.. Belki başka anlayanlar çıkar..

master
08-03-2006, 04:54
Size bir soru yarın bilimadamları ispatlayarak kalkıp Allah ve Hz. Muhammed vardır tek dinde İslam dinidir derlerse sizin diceniz ne olur?

Bu seferde hani nerde göriyimmi dersiniz?

aspartam
08-03-2006, 10:10
Sen onbirli olduğundan dolayısıyla kendine hakaret edilmesinden büyük zevk aldığından,çok istememe rağmen,hakaret ederek sana bu hazzı tattırmayacağım.Senin bana gönderdiğin linli tıkladığımda (http://www.abc.net.au/dinosaurs/fact_files/sea/liopleurodon.htm) karşıma çıkan resim üzerine sana timsah demiştim.Arkadaşlar size soruyorum,o resim timsaha benzemiyormu?Yok sen illa ben dinazoru veya don lastiğini tercih edeceğim diyorsan hava hoş,senin için ikisini de kullanmanın benim için bi mahsuru yok don lastiği .(bu hakaret değildir,aslında bu timsaha benzeyen yaratığı övüyorum)Kar tanesi hakkındaki açıklamana gelince hayatımda duyduğum en saçma açıklama.1 cm mesafeyle oluşan 2 kar tanesini düşünün.Bunlar birbirine benzemiyor,donlastiğinin ghetirdiği açıklama ise bu 2 kar tanesi aynı koşullarda ve aynı yerde oluşmuyormuş.Ha *ha ha ,muhahahaha :D .

liopleurodon
08-03-2006, 10:59
Bir santim mesafeyle oluşan iki kar tanesinin birbirine benzemesi gerekir, ama kesin olarak birbirinin aynısı olamaz. Yani, ikisi de aynı temel formda olurlar. Örneğin ikiside sectored plate formunda olurlar. Ama sub-plate sayıları boyları vs. eşit olmaz. Çünkü 1 cm mesafe dediğin, molekül ölçeğinde dünyanın çapı gibi bir şeydir. Bu ölçekte 1 cm lik alanda bir sürü şey değişir. Temel atmosferik kaide olarak 1 cm aralıkta hava sıcaklığı taneciklerin kristalizasyonunu engelleyecek kadar değişmez. Ve plate veya dentrit (column vs.) formunu belirleyen bu sıcaklıktır..

Dinozr değil, bin kere daha söyleyeceğim. Timsahta değil. Plesiosaur ile dinozoru karıştıran bir salak olarak taxonomy olayına girip, şapşallığını ayan etme millete..

AerA
17-07-2011, 22:02
Yazı programında geçen konuşmalardan sonra biri birinden Allahın bilimsel ispatını istedi ispat edersen inanıcam diye yazısına ekledi

Bende nacizane şöyle bir soru sordum

Güneşin ayın ve gezegenlerin bilimsel olarak havada nasıl asılı durduğunu ipsat etmesini istedim

Cevap yok söylenip açıklanmadı

Nedir onları havada asılı tutan

Ben bu soruya müteakip diyorumki Allah vardır onları tutan Kudret vardır

Sizinde yorumlarınızı bekliyorum

İsterizki bu kadar bayat ve havada argümanlar ile Tanrıların Varlığına/Yokluğuna delil türetilmeye çalışılmasın, ama oluyor işte.

Belliki bir takım kitleye çok komik gelecek ama, hiç bir gezegen havada asılı durmuyor. Bizler bir gezegenin üzerine çakılı duruyoruz ve o gezegen boşlukda dairesel bir hareket yapıyor.

Öncelikle bir şeyin havada asılı durması için gereken ilk şey "Yer Çekimi" olsa gerek. "Yer Çekimi" olmadan zaten "Aslı Durma Eylemi" hiç bir şey ifade etmez. Herkez ve herşey için sıradan bir eylem olur. "Uzay boşluğunda yer çekimi var mı"? sorusuna verilebilecek en mantıklı cevap "YOK" şeklinde olduğundan bilinen hiç bir gezegen "Uzay Boşluğunda Asılı Değildir."

Durum bundan ibaret iken, imanınızı güçlendirecek başka bir olguya yönelmeniz ve "Zaten Havada Asılı Durmayan Gezegenler"i "Asılı Tutmayan Güç" hakkında bir şeyler yazmanız daha akıllıca olacaktır.

Esen kalınız

Lynx
18-07-2011, 00:57
Alin size Imanli mantigi iste !

Adam daha kendi bulundugu noktanin 180 derecesinin neresi oldugunu düsünemiyor ? Uzayda hava olayini mi cözecek ?


sana göre YER 180 derecede HAVA olur ! Ee sen birde cik bana uzayin yönleri göster ! Mesela uzayda HAVA neresi ?

Kafayi havaya diktigin yer mi ? Senin bulundugun noktanin 180 deresinde bir insan senin kafayi diktigi yere bakmasi icin YERE bakmak zorunda!

Siz daha cok ekmek yemeniz lazim imanlicik!

YasasinBilim
18-07-2011, 01:32
ben de şunları hiç anlamazdım küçükken;

uçaklar nasıl uçabiliyor, gemiler nasıl yüzebiliyor

çocuk aklı işte...

(ama hala anlamayan yetişkinler var ki bu başlık açılabilmiş)

parola2012
18-07-2011, 17:57
bilim sadece açıklıyor: yer çekimi olmadığından

yer çekimi nedir? uzayda yerçekiminin olmadığınndan emin olmanın tek sebebi dünyanın boşlukda durmasımıdır.
uzay nedir.dünyanın altında ne var.
bilimemezlikler içinde verilen cevaplar.uzayı senmi yarattın.sen önce grip mikrobunu altetmeyi öğren.sonra kanseri yen.kemotereapiden radyoterapiden mahvettiğin insanları hatırla.yerçekimi olmadığındanmış.pöh.kelliğe bile çağre bulamamış insanlık bana gezegenlerin nasıl boşlukda durduğunu izah ediyor.yer çekimini sen mi yarattın.öyleyse kanatsız motorsuz uçan disklerde yarat.
genele konuşuyorum.kimse üstüne alınmasın.
bilim çok tuhaf bir şey gerçekten.ondan şundan bundan dolayı demesini bilir.burnunun ucunu göremez.çok komik

YasasinBilim
18-07-2011, 22:58
sayın Parola2012;

bilim, açıklayamadığı her olayı tanrıya mal etseydi, 1 cm yol alamazdı.


bilimin vardığı seviye mükemmel değildir.
bilimin açıklayamadığı bir sürü şey var.

ama bunlar; gezegenlerin boşlukta durabilmesi vs. değil?
bilim hızla ilerlemekte, bulmacanın parçaları tek tek çözülmekte.


küçükken dünyanın yuvarlak (küre biçiminde) olduğunu öğrendiğimde "peki niçin aşağı düşmüyoruz?" demiştim.

"yerçekimi var" cevabı beni bir kaç yıl iknâ edemedi.

demek ki o zamanlar kafam basmıyormuş. bilimde hata falan yok.

saygılar...

Olimpiyat
19-07-2011, 11:25
gezegenler ya da yıldızlar nasıl havada asılı durabiliyor ya da düşmüyorlar sorusunu çocukken çok sorardım..

büyüyünce anlıyorsun ki , nereye düşecek ki..

uzayda yukarısı neresi?aşağısı neresi?

güney kutbunda yaşayan birisi başını yukarı kaldırdığında uzay bu diyebilir ama kuzey kutbundaki birisi de bunu diyebilir..ama ya doğuda ya da batıda yaşayanlar..onlar da başlarını göğe kaldırdıklarında kendi evrenlerini görecekler..yani görebildikleri evreni

kısacası neresi yukarı neresi aşağı..yukarısı aşağısı olmayan bir yerde, ne,
nereye düşecek ?

ironrose
19-07-2011, 13:15
gezegenler ya da yıldızlar nasıl havada asılı durabiliyor ya da düşmüyorlar sorusunu çocukken çok sorardım..

büyüyünce anlıyorsun ki , nereye düşecek ki..

uzayda yukarısı neresi?aşağısı neresi?

güney kutbunda yaşayan birisi başını yukarı kaldırdığında uzay bu diyebilir ama kuzey kutbundaki birisi de bunu diyebilir..ama ya doğuda ya da batıda yaşayanlar..onlar da başlarını göğe kaldırdıklarında kendi evrenlerini görecekler..yani görebildikleri evreni

kısacası neresi yukarı neresi aşağı..yukarısı aşağısı olmayan bir yerde, ne,
nereye düşecek ?

Bu konu bana Dünyayı kurtaran adam filmini hatırlattı. :D

Orda uzay gemisi ve kafalarında motosiklet kaskı ile aşağı iniyorum , yukarı çıkıyorum diyorlardı :) çocukken bile bu beni çok güldürmüştü. Ulan uzayda aşağısımı olur diye az gülmedim.

xcan
19-07-2011, 14:55
Uzay sonsuzdur aşagı yukarı kavramı yoktur.o nedenle yıldızlar gezegenler bir düşme yaşamazlar .Düşme dünyanmız gibi kutle çekiminin yoğun olduğu yerlerde geçerlidir sebebi kütle çekimidir

kafasikarisik
19-07-2011, 17:42
Bende hep merak ederdim dünya yuvarlaksa Çinliler niye aşaaa düşmüyo diye? Meğer Allahın hikmetiymiş.