PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Atatürk Bölümü


Sayfa : 1 2 [3]

prozac
06-09-2009, 23:52
İletilerin kişisel atışmalardan arınıp bilgiye dayalı asılmasını dilerim..

ugurce82
06-09-2009, 23:53
haklısınız
binlerce insan dağda,
binlerce insan da dağdakilerden kulak alabilmek için sıraya girmiş asker olmuş.
dekmancılık oynuyorlar.
ama kürt sorunu yok.
şu kürt sorunu kavramının kendisinin etimolojik anlamını tartışmak da lazım.kürtler için kürt sorunu yok ki.türk sorunu var.işgalci ve faşist türk sorunu.

Bu mantığa göre dünyada bir sürü allaha inanan var o halde allah vardır.

Söyler misinz lütfen o dağa götürülen insanların beyni nelerle yıkanıyor.

Bu eğer onların mücadelesi ise bebek katili apo yakalndığı zaman neden ben davamda haklıyım deyip yumruğunu masaya vuramadıda ne isterseniz yaparım sizden özür dilerim falan dedi. Bunlar oyunun bir parçası değil gerçekten bir ideoloji için savaşıyorlarsa neden bunun başı bu cesareti gösteremedi. Deniz gezmiş asıldığı anda boyunun uzaması sebebiyle ayağı tabureye temas etmiştir ve bizzat kendisi tabureyi ayağıyla ittirmiştir. Çok yakınlarım var Diyarbakır E de yatıp binbir türlü işkenceye rağmen görüşlerinden feragat etmeyen. Sizin şu cesur aponuz niye bir öyle bir böyle konusuyor. Bunları açıklayın bana.

ugurce82
06-09-2009, 23:57
Sayın Evrensel İnsan

Siz ırkların varlığına temel olarak karsısınız diye biliyorum. Ama nedense konu kürt milliyetçiliğine gelince bu tavrınız değişiyor. Madem ki evrenselliği savunuyorsunuz, Kürtlerde kendi ırklarının milliyetçiliğini yapmayı bıraksınlar diyemiyorsunuz

nihilist
07-09-2009, 00:04
sayın ugurce
bana ne apodan ya.ben apocuya mı benziyorum.
sizin aponuz türünden bir kavramlaştırma yapmanız düpedüz demogoji.
o dağa götürülen insanların beyni ile askerlik yapan insanların beyni tamamen aynı şeylerle bile yıkanıyor olabilir.vatan millet sakarya edebiyatları yani.
daha önce de söyledim.
sizlerin (türk ve kürt ulusalcılığı) arasındaki mesafe benim sizle aramızdaki mesafeden çok daha yakın.
son tashlilde kürt ulusalcılığı ile türk ulusalcılığından bahsediyoruz.anarşizmin ulusalcılığı yok.
ama türk emperyalizminden bahsedince kürt uluısalcılığına destek olmak için değil gerçeği tespit etmiş olmak için bunu söylüyorum.
ne haliniz varsa görün.
benim dedim emekten yana olmak.
herhangi bir ulusalcılıktan yana olmak değil.

diyarbakır e deki yakınlarınızın hangi düşüncelerinden feragat etmediğini merak ettim.

evrensel-insan
07-09-2009, 00:10
Saygideger ugurce82;

Ben bir birey olarak; kisilerin kisilik ve kimliklerini olusturan milli-dini kokensel ve etiksel soyut/somut degerlerine; onlarin adina saygi duyarim.

Evrensel-insan olarakta; bireyin, evrensel/insansal butunlugunu saglamak icin; dogumdan itibaren ona verilen, tum ayrimci soyut ve somut degerlerden ve tabulardan arinmasini ve bu tabularin; dusunce olarak; neden insanoglunu insanlastirmadigini ortaya koyar ve tum bu alisilagelmis ve sistemi olusturan, sorgulanmazlari ve tabulari sorunsal temelde curuturum.

Oyuzden Kurt konusunda; bir Kurt'un kisilik ve kimlik degerlerini olusturan milli-kokensel yasam ve iliskisi, onun insan hak ve ozgurlugudur ve ben bunu onun adina savunur ve saygi duyarim. Ayrica; milliyetciligin bir ayrimcilik oldugunu ve tabu olarak ondan kurtulunmasi gerektigini de; dusunce olarak ortaya koyar ve curuturum.

Daha oncede acikladigim gibi de; hic bir zaman, bir Kurt yada herhangibir milli kokensel hak ve ozgurlukleri; herhangibir ideolojik inancsal dogru temelinin amaci olarakta; sosyal-siyasal-toplumsal bir arac olarak kullanimina da karsi cikarim.

Oyuzden; kisinin insan hak ve ozgurlukleri ve antiayrimci farklarin esitligi ile; bunun bir politik goruse alet edilmesinin farkini iyi algilayalim.

Herseyden once; Kurt varligi, benim iradem disinda olan bir gercekliktir. Bu gerceklige saygi duymak ise; benim bir birey olarak evrensel/insansal dusuncem ve davranisimdir.

Hala yeteri kadar anlasilmadi ise; anlasilmayan yerleri sorabilirsin, seve seve aciklarim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ugurce82
07-09-2009, 00:24
Saygideger ugurce82;

Ben bir birey olarak; kisilerin kisilik ve kimliklerini olusturan milli-dini kokensel ve etiksel soyut/somut degerlerine; onlarin adina saygi duyarim.


Evrensel-insan olarakta; bireyin, evrensel/insansal butunlugunu saglamak icin; dogumdan itibaren ona verilen, tum ayrimci soyut ve somut degerlerden ve tabulardan arinmasini ve bu tabularin; dusunce olarak; neden insanoglunu insanlastirmadigini ortaya koyar ve tum bu alisilagelmis ve sistemi olusturan, sorgulanmazlari ve tabulari sorunsal temelde curuturum.

Oyuzden Kurt konusunda; bir Kurt'un kisilik ve kimlik degerlerini olusturan milli-kokensel yasam ve iliskisi, onun insan hak ve ozgurlugudur ve ben bunu onun adina savunur ve saygi duyarim. Ayrica; milliyetciligin bir ayrimcilik oldugunu ve tabu olarak ondan kurtulunmasi gerektigini de; dusunce olarak ortaya koyar ve curuturum.

Sevgili Eİ;
Herzamanki gibi çok güzel açıklamıssın ama anlayamadığım su noktalar var. Koyu çizgi ile yazılan yazı senin kendi dünya görüşüne ters değil mi. Düşünce olarak savunulan görüşler uygulama amaçlı değil midir. Yani siz bir birey olarak ırk milliyetçiliğini reddederken ve onu çürütürken nasıl olurda bu kökende gelişen hak ve özgürlüğe karşı çıkmazsınız.



Herseyden once; Kurt varligi, benim iradem disinda olan bir gercekliktir. Bu gerceklige saygi duymak ise; benim bir birey olarak evrensel/insansal dusuncem ve davranisimdir.

Hala yeteri kadar anlasilmadi ise; anlasilmayan yerleri sorabilirsin, seve seve aciklarim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Kendi iradeniz dışında gelişen her şeye saygı duyar mısınız?

ugurce82
07-09-2009, 00:28
diyarbakır e deki yakınlarınızın hangi düşüncelerinden feragat etmediğini merak ettim.

Kenan Evren mağduru abilerim bunlar. Vatan uğruna bazı inançları vardı. Ama onlara yapılmadık işkence kalmadı sırf arkadaşlarının yerlerini söylenmsi için ve isteklerine boyun eğdirtmek için, öyle işkenceler ki anlatsam aklınız hayaliniz durur. Tabi ki ötenler de olmuş. Şu an nerelerde oldukları da belli ya tv yorumcusu ya da milletvekili.

evrensel-insan
07-09-2009, 00:37
Saygideger ugurce82;

Eger, evrensel'in Kosesindeki yazilari okursan herseyi cok iyi anlarsin. Soyle izah edeyim.

Bir A vardir. Bu A dogal dusuncenin bir urunu ve sorunudur. Evrensel-insan; Anin tum sorununu ortaya koyar ve onu curutur.

Insanoglu A ya bagimlidir. Ya A yi savunur, ya da Aya karsi cikar. Bu benim irademden bagimsizdir. Savunan da, karsi cikanda; bunu kendisi icin yapmaktadir.

Simdi bu A milliyetcilik, milliyet, milli koken v.s. olsun. Evrensel-insan; bunu curutur, cunku ayrimci ve insan olmaya engeldir.

Ama milli koken; kisilerin kimlik ve kisilik degeridir ve bu benden bagimsizdir. Bu kisilerin hak ve ozgurlugudur ve ben; farkin farkinda olaraktan; onlarin bu hak ve ozgurluklerini savunurum. Dusunce olarakta curuurum.

Bu temelde baktiginda; evrensel-insan dusuncesi; curutme ve cikarsama uygular.

Ben birey olarak; kisiligi olusturan; milli, dini kokensel, tanri etik v.s. degerlerinde serbest dusunurum. Yani arinmisimdir ve konularin disindan ve notr algilarim. Kisinin degeri olarak, saygi duyarim ama; dusunce sorunu olarak ta curuturum. Butun bunlari yaparken de; konunun disindan bakar ve konunun tarafinda olani, olumlu ya da olumsuz; notr algilarim.

Senin gordugun celiski, aslinda iliskidir. Yani; tabu ici olumlu olumsuz tarafliligiyla; bunun disaridan ortaya konmasi; tarafin notr algisi ve tabunun curutulmesi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
07-09-2009, 01:04
Saygideger ugurce82;

Sizin uzerinizden bir ornek verelim. Yalniz bu bir ornektir, sizin oyle oldugunuz anlamina gelmez. Oyle iseniz, zaten bu sizin seciminizdir. Diyelim;

Siz bir Turksunuz. Birey olarak; sizin turk olarak yasam ve iliskinizi surdurebilmeniz, sizin kisisel hak ve ozgurlugunuzdur. Bu benim irademden bagimsiz ve sizin kendiniz icin deger yaptiginiz bir olgudur ve ben buna saygi duyarim.

Siz bir Turk milliyetcisi iseniz. Bu bir ideolojik/inancsal dogrusallardan, sizin kendiniz icin sahiplendiginiz ve sabitlediginiz bir olgudur.

Evrensel-insan olarak; milliyetciligin bir ayrimcilik oldugunu ve kendi milliyetini one cikarip; diger milliyetlerle mukayesede ustun gormenin bir ayrimcilik oldugunu ve milliyetcilik dusuncesinin; hangi ideolojik inancsal dogrudan kaynaklandigini ve insan dusuncesi sunmak icin neden ve nasil sorun oldugunu ortaya koyar ve dusunce olarak milliyetciligi curuturum.

Ama serbest dusunur oldugumdan, yani milliyetcilik disi bakipta milliyetciligi disaridan ortaya tum resmi ile ortaya koydugumdan; sizin Turk milliyetciliginizi notr algilar, sadece milliyetciligin dusuncesini curuturum. Bu milliyetciligide curuturken, size ve sizin kisiliginize yonelmem.

Sonucta; Turk milliyetciliginin ne olduguna karar verecek olan ve bu konuda dusunce ve davranis sunacak olan sizsiniz. Benim size kisisel bir "dogru-yanlis" mudahelem veya sizi milliyetcilikten kurtarma cabam, olamaz.

Ama; sizin en azindan, bu degeri; kendi oziradenizle kendiniz icin olusturup olusturmadiginizi, yani bu konuda bireysel bir bilince sahip olup olmadiginizi kendinizin degerlendirmesini oneririm.

Ama; sizi, bir iknaya, tartismaya, empozeye veya baskiya almam. Cunku bunlar, bireyin kendi kendine kendi oz iradesiyle olusturacagi degerlere mudahele anlami tasir. Benim dusuncemde mudahele yoktur.

Sadece kisiyi, kendi ortaya koydugu sekliyle degerlerinden tanimak vardir. Bilgi alis verisi, bilinc dusunce, gozlem ve deneyim paylasimi vardir.

Bu aciklamalarim; her konu icin her deger icin ve her kisi icin gecerlidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_
07-09-2009, 08:29
Kenan Evren mağduru abilerim bunlar. Vatan uğruna bazı inançları vardı. Ama onlara yapılmadık işkence kalmadı sırf arkadaşlarının yerlerini söylenmsi için ve isteklerine boyun eğdirtmek için, öyle işkenceler ki anlatsam aklınız hayaliniz durur. Tabi ki ötenler de olmuş. Şu an nerelerde oldukları da belli ya tv yorumcusu ya da milletvekili.

O dönemde işkenciler kürt yoktur derdiler. Bunu kanıtlamak için kar-kurt gibi dahiyanece bir tez geliştirdiler! Bilmem farkındamısınız, o dönemde işkencecilerin yapmaya çalıştıklarını şuan siz yapmaya çalışıyorsunuz.
Abilerinde senin gibi düşünüyorsalar boşuna işkence görmüşler. İşkencecileriyle farklı düşünmüyorsalar neden işkence göredüler anlamadım.

ugurce82
07-09-2009, 09:55
Saygideger ugurce82;

Sizin uzerinizden bir ornek verelim. Yalniz bu bir ornektir, sizin oyle oldugunuz anlamina gelmez. Oyle iseniz, zaten bu sizin seciminizdir. Diyelim;

Siz bir Turksunuz. Birey olarak; sizin turk olarak yasam ve iliskinizi surdurebilmeniz, sizin kisisel hak ve ozgurlugunuzdur. Bu benim irademden bagimsiz ve sizin kendiniz icin deger yaptiginiz bir olgudur ve ben buna saygi duyarim.

Siz bir Turk milliyetcisi iseniz. Bu bir ideolojik/inancsal dogrusallardan, sizin kendiniz icin sahiplendiginiz ve sabitlediginiz bir olgudur.

Evrensel-insan olarak; milliyetciligin bir ayrimcilik oldugunu ve kendi milliyetini one cikarip; diger milliyetlerle mukayesede ustun gormenin bir ayrimcilik oldugunu ve milliyetcilik dusuncesinin; hangi ideolojik inancsal dogrudan kaynaklandigini ve insan dusuncesi sunmak icin neden ve nasil sorun oldugunu ortaya koyar ve dusunce olarak milliyetciligi curuturum.

Ama serbest dusunur oldugumdan, yani milliyetcilik disi bakipta milliyetciligi disaridan ortaya tum resmi ile ortaya koydugumdan; sizin Turk milliyetciliginizi notr algilar, sadece milliyetciligin dusuncesini curuturum. Bu milliyetciligide curuturken, size ve sizin kisiliginize yonelmem.

Sonucta; Turk milliyetciliginin ne olduguna karar verecek olan ve bu konuda dusunce ve davranis sunacak olan sizsiniz. Benim size kisisel bir "dogru-yanlis" mudahelem veya sizi milliyetcilikten kurtarma cabam, olamaz.

Ama; sizin en azindan, bu degeri; kendi oziradenizle kendiniz icin olusturup olusturmadiginizi, yani bu konuda bireysel bir bilince sahip olup olmadiginizi kendinizin degerlendirmesini oneririm.

Ama; sizi, bir iknaya, tartismaya, empozeye veya baskiya almam. Cunku bunlar, bireyin kendi kendine kendi oz iradesiyle olusturacagi degerlere mudahele anlami tasir. Benim dusuncemde mudahele yoktur.

Sadece kisiyi, kendi ortaya koydugu sekliyle degerlerinden tanimak vardir. Bilgi alis verisi, bilinc dusunce, gozlem ve deneyim paylasimi vardir.

Bu aciklamalarim; her konu icin her deger icin ve her kisi icin gecerlidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sevgili Eİ;
Sizi anladım. Teşekkürler yazı için. Milliyetçi değilim bu arada.


Alıntı, Özgür;
"O dönemde işkenciler kürt yoktur derdiler. Bunu kanıtlamak için kar-kurt gibi dahiyanece bir tez geliştirdiler! Bilmem farkındamısınız, o dönemde işkencecilerin yapmaya çalıştıklarını şuan siz yapmaya çalışıyorsunuz.
Abilerinde senin gibi düşünüyorsalar boşuna işkence görmüşler. İşkencecileriyle farklı düşünmüyorsalar neden işkence göredüler anlamadım."

Sevgili Özgür ben kürt yoktur dedim mi? Sadece ortada abartılan ve birilerinin rant olarak kullandığı bir olgu var. 68 kuşağı ve bir sonra ki kusağı ise vatana küstürdükleri doğru. Çünkü tanıdığım bütün o dönem işkence görmüş insanlar artık bu insanlar için birşey yapmaya değmez, çünkü bunlar herşeye layıklar diye düşünüyorlar. Çünkü o kadar uğraş verdiler didindiler karşılığı ne oldu. Şu anda çoğu devlet dairelernden men.

Gelin kürt sorunu tartışacağınıza Türkiye sorununu tartışalım. Bu halk uyuyor. Hiçbirşeye ses çıkaramıyor. Farkında mısınız gündem birşeylerle sabit tutulurken el altından devamlı birileri birşeyleri götürüyor. Peki halk nerede, sözde sivil toplum örgütleri sendikalar nerede, sözde aydınlar nerede, halkın kendisini almış bir şükürcülük gidiyor, sizde bu suni gündeme ayak uydurmuş gidiyorsunuz.
Yahu bırakın şu etnik köken ayrımcılığını kürtlerin yaşadığı sıkıntıdan bin kat daha sıkıntıda yaşıyorum ben şu anda. Tek dert anadilde konuşmak mı? Bu mu yani problem. Yahu ben mühendisim ve suan sanayi kan ağlıyor. Kimse doğru dürüst evine para götüremiyor. Ama kimsede sesini çıkaramıyor. Neden mi?
1. Din (Şükürcülük, sen sabret cennette huriler var.)
2. Gündemin başka yere çekilmesi (Bir münevver denen oros... öldürülmesi 3 ay gündemde hergün haber mi olur, burası nasıl bir ülke)

ugurce82
07-09-2009, 10:02
Velhasılı kelam;

Bu bölümde politikada yorum yapılacaksa ve de yapıcı olmayı hedefliyorsanız şu anki hükümeti ve ülke genelini kapsayan problemleri tartışmak daha iyi olur diye düşünüyorum çünkü gerisi havanda su dövmek. Geçmişi bırakın geleceği kurtaralım.
Etnik ayrımcılıkla bu iş olmaz.

ozgur_
07-09-2009, 10:08
Bu konuda size katılıyorum sayın ugurce82, başta demokratikleşme, çağdaşlaşma, gericiliğin artması, işsizlik, hayat pahallılığı, yoksulluk vs. birçok sorunumuz var. Ancak şuna samimiyetle inanıyorum, bu sorunların temelinde kürt sorununun çözülememsi yatmakta. Bu kaotik ortamda bu tarz sorunları çözmek için ne enerjimiz neden ortamımız var.

Halit ŞENER
10-09-2009, 01:22
ANADOLU TOPRAKLARI üzerinde yaşayıpta,Anadolu tarihine sırt dönen bir ülkenin tabii ki bilimdışına itilerek çökeceği belliydi.Büyük Atatürk bilgi temeli üzerinde Türkiye Cumhuriyetini inşaa etmişti ancak bu fazilet ve irfan rejimi Büyük Atatürk sonrasında bilgisizliğe ve cehalete soktular ve yıktılar evet yıktılar Türkiye Cumhuriyeti Uygarlığı yıkılmıştır!Atatürk:"Devletin temeli eğitim ve bilimdir"diyordu,ama maalesef devletin temeline ilahiyatçılar egemen kılındı sözde iyilikçi modern geçinen ilahiyatçılar!...Atatürk:"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarları kopmuştur"diyordu evet bu Socratesci mevlanacı medya bu milleti dine imana sarmakla da yetinmedi sanatı adeta salaksız kalan bir milletin hayat damarları kopmuştura indirgediler alçaklar!...Evet bu alçaklar bilimi de sadece teknolojiye indirgediler...Teolojiyi bilimin tahtına oturttular ve Türkiye Cumhuriyeti Uygarlığı elbirliğiyle gericileştirildi,imha ve yok edildi...Atatürk döneminin devrimci burjuvazisi hızla gerici sözde modern ve çağdaş iyici dinciliğe sevk edildi ve Cumhuriyet Uygarlığı adeta yıkıldı ve yok edildi.Atatürk terkedildi Mevlana ve Yunus baştacı edildi,münafık ve mümin ittifakı yaratıldı ve Cumhuriyet bu vatan hainleri tarafından tasfiye edildi.Mevlanacı Yunuscu 68 kuşağı ve Siyasal İslamcılar ittifak ettiler Cumhuriyeti yıktılar.Bu iki ittifakçı kadrolar medya ve sanat dünyasınıda ele geçirdiler gerçek sanatı ve bilimi yıktılar!...Dinci empoze sanata adeta olmazsa olmaz bir şekilde sokuldu,televizyon kanalları dinci birer misyonerler ve mücahitler gibi yayınlar yaptılar ve bu devam ediyor.Anadolu insanlık tarihi ve sanatı,uygarlıklar üzerinde yaşadığımız adeta kasıtlıca unutturuldu.Homeros,Shakespeare,klasik müzik ve Doğu-Batı Klasikleri adeta terkedildi unutturuldu...Yeşilçam sinema sektörü binlerce dinci film ve birkaç ideolojik film dışında hiç bir iş yapmaz hale getirildi.Amaç Türkiye Cumhuriyeti Uygarlığını yıkmaktı ve yıktılar!Cumhuriyet düşmanları direkt Cumhuriyete saldırarak değil,önce bilime ve sonra sanata ve sonrada Anadolu İnsanlık tarihine ve evrensel kültüre saldırarak Türkiye Cumhuriyeti Uygarlığını yıktılar!İşte,bilim,gerçek sanat,tarih,felsefe,insanlık tarihi diyen bir avuç insanın ne denli büyük bir önem taşıdığını ve anlamını bilmeliyiz diye düşünüyorum.Mitolojik karekterlerle romanlar yazdığım ve film senaryoları ve tiyatro oyunları yazdığım için bu iki hempo kesimden sürekli engellemelerle karşılaştım.Özgür düşüncenin bağnazlık karşısında yenileceğini zannettiler asla,bağnazlık özgür düşünceyi engelleyemez.

aydoe
13-09-2009, 13:09
Atatürk diktatör müydü? (http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=258963&Categoryid=4&wid=5)

unbe
13-09-2009, 14:33
daha önce bu yazıyı okumuştum Aydoe.atanın hayatını okurken.hafızam tazelendi sağolasın.

Molloch
13-09-2009, 20:26
o dağa götürülen insanların beyni ile askerlik yapan insanların beyni tamamen aynı şeylerle bile yıkanıyor olabilir.vatan millet sakarya edebiyatları yani.
daha önce de söyledim.
sizlerin (türk ve kürt ulusalcılığı) arasındaki mesafe benim sizle aramızdaki mesafeden çok daha yakın.
son tashlilde kürt ulusalcılığı ile türk ulusalcılığından bahsediyoruz.anarşizmin ulusalcılığı yok.Milliyetçiliğin her çeşidinin saçmalık olduğu konusunda haklısın ama senin de kafan milliyetçi kafası gibi Anarchist. Putlaştırdığın ideoloji seni ben-merkezci yapmış. Ne demek aramızdaki mesafe çok büyük? Sen çok mu yüce sanıyosun kendini?

esron
20-09-2009, 11:28
Atatürk'e dil uzatanlara..

Önce biri hafta sonu hiç yüzü kızarmadan saldırdı gene, "Atatürk'ün pasaportu var mıydı" diye.. ..
Ve çizdiği Atatürk portresine bakar mısınız?.. "Vizyonsuz.. Memur zihniyetli biri.."
Utanmazlığın ölçüsüne bakar mısınız?..
Yıkılmış, tükenmiş, bitmiş, işgal edilmiş Osmanlı'nın küllerinden, Avrupa'nın "Hasta Adam" dediği Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'den, modern bir batı cumhuriyeti yaratan adam için çizilen tabloya, aşağılamaya bakar mısınız?..
"Memur zihniyetli, vizyonsuz!.."
Bu korkunç kafaya, bu örümcek düşünceye yanıtı, ayni günün gecesi, Rus Kızıl Ordu Korosu muhteşem bir yanıt verdi, tesadüfe bakın bu defa, TİM'de.. Ben ordayım üç kardeşimle, Öcal Serpil ve Kemal'le..
Salon son koltuğuna kadar tıklım tıklım doluydu ve herkes, Atatürk'ün neler yaptığını anlatan Kızıl Ordu korosuna hem de nasıl coşkuyla eşlik ediyordu..
"Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız."
Türk'üz Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri."
"Karanlığın üstüne güneş gibi doğmak" nedir bilir misin sen, karanlık adam?..
O senin memur zihniyetli, vizyonsuz dediğin adam, o yıllarda yepyeni bir devlet, çağdaş, bir cumhuriyet kuruyordu, bir ulusun kaderini değiştiriyor, dünyaya, hele de Müslüman dünyaya örnek oluyordu, öğretmediler mi sana?..
O vizyonsuz, o "Memur zihniyetli" dediğin adamın dünyadaki itibarını, saygınlığını bilir misin?..
Efendim "Kimse gelip gitmemiş Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'ye Atatürk zamanında.."
İngiltere Kralı gelmiş ama, o sayılmazmış.. Çünkü adamın zaten yetkisi yokmuş..
Birleşik Krallık kralının ülkemize, Atatürk'e gelişini bir formalite sanıyor.. Peki o zaman "Pasaportlu" Abdullah Gül'ün iki günde bir yurt dışına gitmesi, bu ülkede devlet başkanları ağırlaması ne?.. Atatürk'e gelen İran Şahı adam değil de, Gül bugün İran'da ne arıyor peki?..
Adamın, Atatürk'e saldırma gözlerini öyle karartmış ki, ne dediğini bilmiyor, çelişkiler içinde..
İngiltere Kralı, İran Şahı, gelmemeliymiş de, kim gelmeliymiş?..
Hitler, Mussolini, Stalin.. Verdiği örneklere bakar mısınız?.. Hafazanallah.. Bunlardan biri gelmiş olsaydı kazara, bugün kimbilir neler yazardı, düşünebiliyor musunuz?.
İngiliz Kralı yetkisiz.. Peki yetkilisi, hem de azılı Türk düşmanı Lloyd George ne dedi, hem de Birleşik Krallık Millet Meclisinde..
"Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti'ne nasip oldu. Mustafa Kemâl'in dehasına karşı elden ne gelirdi."
Atatürk uçağına atlayıp Yunanistan'a gitmemişmiş.. Venizelos'la kucaklaşmamış.. Ama Venizelos yenildiği düşmanı Atatürk'ü 1934 yılında Nobel Barış Ödülüne aday göstermiş.. Nasıl olmuş bu peki?.. Vizyonsuz, memur zihniyetli, içine kapanık adamdan başkasını bulamamış mı, Yunan Lideri, "Dünya barışına en hizmet eden kişi" diye seçecek?..
Atatürk Mussolini'ye gitmemiş. O da Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'ye gelmemiş.. Ama Atatürk'ün süvarileri İtalya'ya gidip, zamanın en büyük binicilik kupasını, hem de Mussolini'nin adını taşıyanını Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'ye getirmişler.. Bu müthiş spor hamlesinin ne manaya geldiğini bilir misin sen?.. O vizyonsuz, memur zihniyetli adamın, o sıralar nasıl bir Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye) kurmakla meşgul olduğunu anlayabilir misin, bu örnekten yola çıkıp?.. Aklın erer mi?.
Erer.. Bal gibi erer de işine gelmez söylemek... Sen ve senden yüz bulup hemen ertesi gün Atatürk'e saldıran yamağın da bilir bunları, çok iyi..
Kilitleyin bilgisayarınızı gene de, size yağan e-mailler geri dönsün tamam mı?.. Yüreğiniz o kadar..
Bakın, bugün bu köşede, 20'inci Yüzyılın en önemli adamlarının Atatürk hakkında söylediklerinden bir derleme seçtim sizin için.. Okuyun, iyi okuyun ve iki günde bir saldırdığınız, sövdüğünüz, dalga geçtiğiniz Mustafa Kemal Atatürk'ün nasıl bir devlet adamı, nasıl bir deha, Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye) için nasıl bir şans olduğunu iyi öğrenin..
Ne yazık ki, sizin için de büyük şans oldu Atatürk!.
O olmasaydı, bugün bu köşelere oturup bu saçmaları bu kadar özgür yazma imkânınız olur muydu?..

Hıncal Uluç / 17-Mart 2009

esron
20-09-2009, 11:29
İşte "Memur zihniyetli adam!.." İşte dünya liderleri..

* Vladimir İliç Lenin Rus İhtilali Lideri, 1921
"Mustafa Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. O, soygunculara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranıyla birlikte alt edeceğine inanıyorum."

* Franklin Roosevelt ABD Başkanı, 1937
"Mustafa Kemal hakkındaki bilgiyi, O'nu çok iyi tanıyan birisinden edindim. SSCB'nin Dışişleri Bakanı Litvinof'la görüşürken, onun fikrince bütün Avrupa'nın en değerli ve ilgi çekici devlet adamının bugün Avrupa'da yaşamadığını, Boğazların gerisinde, Ankara'da yaşadığını, bunun Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye) Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi."

* Winston Churchill İngiltere Başbakanı, 1938
"Savaşta Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Ulusu'nu yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın O'nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'nin Ata'sına layık bir tezahürden başka bir şey değildir."

* Muhammed Ali Cinnah Pakistan'ın Kurucusu, 1954
"O, Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti. Kemal Atatürk'ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hint Müslümanları bugünkü durumlarına hâlâ razı olacaklar mı?"

* Nikita S. Kruşçev Sovyetler Birliği Başkanı, 1963
"Yakın ve Orta Doğu'da ilk cumhuriyet, doğuşunu O'na borçludur. Bu cumhuriyet, birçok ulusun milli özgürlük savaşalarına ışık tutmuştur. Atatürk'ün yönetimindeki Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'nin uluslararası otoritesi yükselmiş ve ülkesi dünya siyasetinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır."

* John F. Kennedy ABD Başkanı, 1963
"Atatürk adı insana bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk ulusuna ilham veren önderliğini, modern dünyayı anlayışındaki ileri görüşlülüğü ve bir askeri önder olarak kudret ve cesaretini hatırlatmaktadır. Şüphesiz ki, Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye) Cumhuriyeti'nin doğuşu ve o zamandan beri Atatürk'ün ve Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'nin giriştiği derin ve geniş devrimler kadar bir ulusun kendisine olan güvenini daha başarı ile belirten bir başka örnek gösterilemez."

* Joseph Luns Hollanda Dışişleri Bakanı, 1963
"Çağımızda; uzak görüşlü, cesur, siyasi ve ekonomik reformlarla Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'yi bugünkü modern cumhuriyet durumuna getiren Atatürk'tür. Aynı zamanda bugün Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'nin Avrupa Ortak Pazarı'na girebilecek güce erişmesini sağlayan modern ekonominin temelini hazırlayan da yine O'dur."
* General Douglas Mac Arthur ABD Uzak Doğu Kuvvetleri Başkomutanı, 1963
"Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye (http://arama.sabah.com.tr/arama/arama.php?query=Türkiye)'nin en ileri memleketler arasında hakettiği yeri almasını sağlamıştır. Yine O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını oluşturan, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir. Ben Atatürk'ün sadık arkadaşlarından biri olmakla büyük övünç duyuyorum."

Hıncal Uluç / 17-Mart 2009

esron
20-09-2009, 11:31
Aristide Briand Fransız Başbakanı, 1921
"Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahramanla andlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum."


* Ernest Hemingway Amerikalı Romancı, Yazar, 1922
"Marmara kıyısındaki sıcak, toz toprak içinde, eciş bücüş yollu ikinci sınıf kıyı kasabası Mudanya'da, Batı ile Doğu karşı karşıya geldiler. İsmet Paşa'yla görüşecek Müttefik generallerini taşıyan İngiliz sancak gemisi Iron Duke'ın kül rengi öldürücü kulelerine rağmen, Batılılar buraya barış dilenmeye geliyordu; yoksa barış istemeye, ya da şartlarını dikte ettirmeye değil... Bu görüşmeler, Avrupa'nın Asya üzerindeki egemenliğinin sonunu gösteriyor. Çünkü Mustafa Kemal, herkesin bildiği gibi, Yunanlıları silip süpürmüştü."

* Sir Charles Townshend İngiliz Generali, 1922
"Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var."

Hıncal Uluç / 18-Mart 2009

esron
20-09-2009, 11:57
Atatürk'e sataşan, kafasına göre kötülemek isteyen herkes, pek bir bayılır önce batı kıstasları ortaya koyup sonra M.Kemal'e çamur atmaya...

Kıstasları Avrupa veya Amerika'dır güya!!!

A-ha size, o çok bayıldığınız ileri ve güçlü ülkelerin önemli insanlarının Atatürk hakkındaki düşünceleri... Yukarda...

Okuyun... Öğrenin... Onlardan iyi bilecek haliniz yok herhalde, kıçınızda sivilce çıksa Türkiye yaptı diye onlara koşuyorsunuz... Bu nedenle:

EDIT

ulpian
20-09-2009, 12:40
EDIT.


Esron, sen çok mafya filmi filan mı izledin, ne o böyle kahve ağazı ile racon kesmeler. :confused:

esron
20-09-2009, 12:59
Herkes donanımı ölçüsünde algılıyor kelimeleri demek ki...

"Dağılın burdan" ifadesi, bende mafya ile ilgisiz...

Babalarına yer yurt ve iş veren, kendilerine gelecek sağlayan bir adamın bahçesine girip onu talan eden düşüncesizlik ve bencillik içindeki çocuklara sesleniş...

İfade beni bağlar, algılama sizi...

ulpian
20-09-2009, 13:02
İfade beni bağlar, algılama sizi...

İfadelerinizde farklı görüşteki insanları tahrik edici, aşağılayıcı ve alaycı üsluptan kaçınmaya daha çok özen gösterirseniz, bu gibi tartışmalar hiç yaşanmaz, sadece konunun özü ile meşgul olabiliriz.

Başka görüşte olanları ''çocuklar'' olarak adlandırmaya ne denli hakkınız olduğunu da bir düşününüz. Daha sonradan ''bu bir teşbihti vs.'' gibi açıklamalar yerine, hiç böyle moral bozucu ifadelere başvurmayarak, konunun özü ile ilgili tez ve argümanlarınızı dile getirirseniz, problem baştan önlenmiş olur.

esron
20-09-2009, 13:12
Konunun özü, Atatürk ile ilgili gerçekler yukarda ama siz onları okumak yerine bir ifadeye takıldıysanız, dediğim gibi, sizin sorununuz...

ulpian
20-09-2009, 13:25
Sorun, konunun özü ile ilgili birşey yazmayışınız değil, bunu yaparken işte bu gibi üslup ve yöntemlere başvurmanız. Bakın esron, inanın ki, bu forumda istedikten sonra ''laf geçirme'', ''ayar veme'', ''racon kesme'', ''tahrik ve alay etme'' gibi şeyleri her üye en ala şekilde yapar. Bu çok da zor bir sanat değildir. Bunun tansiyonu gereksiz yere yükselttiğini inkar edemezsiniz. Yazdıklarınız yukarda duruyor. Buna gerek yok!

esron
20-09-2009, 13:50
birincisi herşey alay/mizah konusu olabilmeli. Tıpkı İslam'ı ti'ye aldığımızda, müslümanlar bundan inciniyor diye, vazgeçmek zorunda değilsek, bu Atatürk için de geçerli olmalı.



Yukardaki ileti size ait...

Atatürk için geçerli olan şey, buradaki üyeler için mi geçerli değil?

Niye?

Tansiyon olayı mı?

Tansiyonu olan bu foruma uğramasın o halde...:yo:

Şu iletiniz tansiyon yükesltici değil ama benim dediğim tansiyon yükseltici???

Müthiş bir mantık cidden...:playball:

ulpian
20-09-2009, 14:20
Yukardaki ileti size ait...

Atatürk için geçerli olan şey, buradaki üyeler için mi geçerli değil?

Niye?

Tansiyon olayı mı?

Tansiyonu olan bu foruma uğramasın o halde...:yo:

Şu iletiniz tansiyon yükesltici değil ama benim dediğim tansiyon yükseltici???

Müthiş bir mantık cidden...:playball:


Sizin mantığınıza da ben hayranım gerçekten de! Yani ısrarla ''muhatablarımla alay edici/aşağılayıcı/tahrik edici üslup kullanacağım'' diyorsunuz.

Yukarda alıntılamış olduğunuz mesajımı somut bağlamı içinde okursanız, alaycı ve tahrik edici üslupların tasvibi olarak değerlendirilemeyeceğini anlayabilirsiniz.

Birçok forumdan farklı olarak bu forumda, örneğin Muhammed karikatürleri de çizip asabilirsiniz. Herhangi bir siyasetçi/ünlü hakkında hukuken yazıp çizebileceğiniz herşeyi Tanrı/Muhammed ve diğer kültleşen hayali ve gerçek şahsiyetler hakkında da yazıp çizebilirsiniz. Fakat konuştuğunuz üyelere hakaret edemez, tahrik edici, kavga çıkartıcı mesajlar asamazsınız.


Farkı anlamanız bu kadar zor mu?

esron
20-09-2009, 14:32
Ha yani dediğiniz şu mu:

Atatürk ile alay edebiliriz çünkü alay etmek sağlıklı ama ben hukuken buradaki kişilere, bunları okuyun öğrenin sonra da dağılın burdan diyemem...

"Dağılın burdan" bir hakaret cümlesi değildir bildiğim kadarıyla...

Hukuken hangi maddede bu hakaret ben onu bilemedim?

Söyleseniz de aydınlansam?

Madde olarak rica edeyim ama öyle son mesajınızdaki gibi, sizin öznel yaklaşımlarınızla ilgilenmiyorum...

HuBBeZ
20-09-2009, 14:38
Basit bir soru:

"Sonra da dağılın burdan..."

...bu ifade kime hitaben yazılmış kimi hedeflemiş?

*

Bu ifade şu veya bu üyelere hitaben yazılmıştır denilebilir mi?

Diyebiliyorsanız, kimlere...

Bu forumlara yazılan her bir ileti burada kayıtlı olan üyelere yönelik birer mektup mudurlar?

Yoksa...

YOKSA...

YOKSA

Bu sayfaları her linki tıklayan kişi okuyabilmekte midir?

*

Şimdi Ulpian, iletiye bakalım;

"Atatürk'e sataşan, kafasına göre kötülemek isteyen herkes, pek bir bayılır önce batı kıstasları ortaya koyup sonra M.Kemal'e çamur atmaya...

Kıstasları Avrupa veya Amerika'dır güya!!!

A-ha size, o çok bayıldığınız ileri ve güçlü ülkelerin önemli insanlarının Atatürk hakkındaki düşünceleri... Yukarda...

Okuyun... Öğrenin... Onlardan iyi bilecek haliniz yok herhalde, kıçınızda sivilce çıksa Türkiye yaptı diye onlara koşuyorsunuz... Bu nedenle:

Okuyun... Öğrenin...

Sonra da dağılın burdan..."

İletide hedef alınanlar;

1-Atatürk'e sataşan, kafasına göre kötülemek isteyen herkes...
2-Batı kıstasları ortaya koyup sonra M.Kemal'e çamur atmaya bayılanlar...
3-Kıçlarında sivilce çıksa Türkiye yaptı diye Batı liderlerine koşanlar...

Okuyun öğrenin ve dağılın buradan...

Bu iletinin hedeflediği şu üç maddeden muhteva hitap edilen kişiler içine kendinizi denk getirip;

"Aha bana hakaret ettin"

...derseniz havada kalırsınız.

İletinin hedeflediği kitle belli...nedenleri belli.

Bu durumda diyebilirim ki;

EDIT

ulpian
20-09-2009, 14:43
Esron,

bu kadar tartışacağın yerde, basit bir rica olarak algılasan, konuyu çoktan kapatabilirdik. Üslubun (hemen hemen her başlıkta) alaycı, kaba ve tahrik edici. Ben bundan sade bir üye olarak rahatsızım. Takdir elbette ki, yönetici/yetkili arkadaşların.

esron
20-09-2009, 15:09
Basit bir soru:

"Sonra da dağılın burdan..."

...bu ifade kime hitaben yazılmış kimi hedeflemiş?

*

Bu ifade şu veya bu üyelere hitaben yazılmıştır denilebilir mi?

Diyebiliyorsanız, kimlere...

Bu forumlara yazılan her bir ileti burada kayıtlı olan üyelere yönelik birer mektup mudurlar?

Yoksa...

YOKSA...

YOKSA

Bu sayfaları her linki tıklayan kişi okuyabilmekte midir?

*

Şimdi Ulpian, iletiye bakalım;

"Atatürk'e sataşan, kafasına göre kötülemek isteyen herkes, pek bir bayılır önce batı kıstasları ortaya koyup sonra M.Kemal'e çamur atmaya...

Kıstasları Avrupa veya Amerika'dır güya!!!

A-ha size, o çok bayıldığınız ileri ve güçlü ülkelerin önemli insanlarının Atatürk hakkındaki düşünceleri... Yukarda...

Okuyun... Öğrenin... Onlardan iyi bilecek haliniz yok herhalde, kıçınızda sivilce çıksa Türkiye yaptı diye onlara koşuyorsunuz... Bu nedenle:

Okuyun... Öğrenin...

Sonra da dağılın burdan..."

İletide hedef alınanlar;

1-Atatürk'e sataşan, kafasına göre kötülemek isteyen herkes...
2-Batı kıstasları ortaya koyup sonra M.Kemal'e çamur atmaya bayılanlar...
3-Kıçlarında sivilce çıksa Türkiye yaptı diye Batı liderlerine koşanlar...

Okuyun öğrenin ve dağılın buradan...

Bu iletinin hedeflediği şu üç maddeden muhteva hitap edilen kişiler içine kendinizi denk getirip;

"Aha bana hakaret ettin"

...derseniz havada kalırsınız.

İletinin hedeflediği kitle belli...nedenleri belli.

Bu durumda diyebilirim ki;

EDIT

:)

Ulpian, bak Hubbez rahatsız değilmiş mesela...

Demek ki rahatsızlık sana ait...

Titan
20-09-2009, 17:41
Arkadaşlar, bu bölümün sonunda yazılan ve başlıkla alakası olmayan iletilere son verin, konu başlığı gereksiz yerlere çekilmeden duyurula...

AYATA
24-09-2009, 17:51
ATATÜRK’ÜN SOFRASI

Babam doktordu, Balkan, Cihan ve İstiklâl savaşlarına katılmıştı.
Atatürk’ün Ankara’daki doktoru Refik Saydam idi. O, ayni zamanda ,SIHHAT VE İÇTİMÂÎ MUAVENET vekili, yani Cumhuriyetin ilk Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı idi. İnönü zamanında ise Başbakandı.

Dr Refik saydam , babamın samîmi sınıf arkadaşı imiş… Bizler 1929-30 yıllarında Ankara’da bulunmaktaymışız…Evimiz, savaşların kahramanları, her rütbeden askerler, Cumhuriyetin tanınmış kişilerin uğrak yeri imiş.

Doktor Refik bey sıkıntılı günlerinde bize gelir dertlerini dökermiş.

Bazı günler burnundan soluyarak babama :
· Rızacığım(babamın adı Rıza idi) bu alçak herifler iftiralarına devam ediyorlar…İllâllah bunlardan dermiş.… Bu cümleyi babam pek çok kereler tekrarlardı ; Sonradan bunun, Atatürk’ü, o zamanların Gazi Mustafa Kemâl Paşa’sını küçültmek, onun bir sarhoş olduğunu yaymak için, Cumhuriyet’in kurulmasıyla bazı , Osmanlı döneminde bile asalak olan paşa eskilerinin, Osmanlıdan kalan çıkarlarının yok olmasının verdiği öfkeyle intikam almak için çıkardıkları söylentiler olduğunu algılamıştım.

Her şeyden önce son derecede terbiyeli bir kişi hele, bir vekil olan doktor Refik beyefendinin ağzına “herif ve alçak” gibi sokak kelimelerini alması – her ne kadar günümüzde bu terbiye çoktan yok olmuşsa da - bu kişinin ne kadar öfke içinde olduğunu gösteren bir mihenk taşıdır.
Doktor Refik Saydam, Atatürk’ün sofrasını şöyle açıklarmış :
· Atatürk’ün sofrası bir Rakı sofrası değil, tam anlamıyla bir seminerdir. Oraya, çeşitli ülke sorunları hakkında, bu konuda fikir sahibi olanlar davet edilir, bazıları şampanya, bazıları ise bira’yı tercih ederler, onlarla tartışılırmış…Atatürk durmadan soru sorar, dinler ve fakat kendisi cevap vermez, söylenenleri o muazzam belleğine kaydedermiş.
· Rakı’yı ise, o zamanın deyimiyle (âdâbıyla) yani gerekli terbiyesiyle, geleneğiyle içermiş: yudum, yudum ve ağır ağır , zamana yayarak…İki kadehten sonra durur ve içmeye devam edenleri tedirgin etmemek için üçüncü kadehi önünde bekletirmiş.
· Atatürk her şeyden önce bir beyefendidir. Bakanlara “siz vekil beyefendi” diye hitap eder, misafirlerine dikkatli davranır, en küçük bir şekilde bir eksiklik bir yanlışlık olmamasına özen gösterirmiş.
· “Her akşam bir şişeyi devirirdi” diyenler, her akşam bir şişe deviren kişinin kısa sürede ne ne belleği, ne de kelime seçme niteliğinin kaybolacağını, ellerinin zamanla titremeye başlayacağını düşünmeleri gerekir.
· Seminerde içki içmek sorununa gelelim. Günümüzde, örneğin Fransa’da Hükûmet erkânı Fransa’nın en güzel şatolarında buluşup en nefis Fransız şaraplarını fıçılar dolusu devirirler. Bundan hiç kimse söz etmez, etmeyi düşünmez…Ya da, Almanların bu tür bir seminerde bira içmeyeceklerini beklemek gibi bir düşünce, çok gülünç bir iddia hâlinde kalır..
· “Günahlar ve sevaplar terazisi”ni karşınıza alalım : Atatürk’ün sevaplarını taşıyacak kefe, yere vurur, arzın merkezine doğru iner… Günâhlarına gelince, o kefe gökyüzüne doğru uçar kaybolur… Atalarımız ne demişler “âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz” , yâni ; kişinin aynası, yapmış olduğu işlerdir, dedikoduya bakılmaz.
· Söylentileri çıkaranlara da gene atalarımız cevap versinler : kişi herkesi kendi gibi bilir…
HALUK TARCAN

AYATA
24-09-2009, 17:53
ATATÜRKÜN DEĞERİNİ ANLIYANLAR BURADA ANLAMAYANLARMI...BU FORUMDA ÇOOOKKKK...


Fransız Başbakanı, 1921

Yeni Türk Devleti ile Ankara Andlaşması'nın iamzalanması nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı"
diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: "Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm
askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum."
---------------------------------------------------------------------------­-

Vladimir İliç Lenin
Rus İhtilali Lideri, 1921

Mustafa Kemal sosyalist değildi. Fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici, iyi düşünceli ve akıllı bir önderdir. O,
soygunculara karşı bir kurtuluş savaşı yapıyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranıyla birlikte alt edeceğine inanıyorum.
---------------------------------------------------------------------------­-

David Lloyd George
İngiltere Başbakanı, 1922

1922'de Türk ordularının zaferi neticesi Anadolu'daki emelleri gerçekleşmeyen İngiltere'nin Türk düşmanı olarak bilinen Başbakanı Lloyd
George, Parlamento'da kendisine yöneltilen suçlama ve tenkitleri şöyle cevaplandırmıştır: "Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu
talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti'ne nasip oldu. Mustafa Kemâl'in dehasına karşı elden ne gelirdi."
---------------------------------------------------------------------------­-

Ernest Hemingway
Amerikalı Romancı, Yazar, 1922

Marmara kıyısındaki sıcak, toz toprak içinde, eciş bücüş yollu ikinci sınıf kıyı kasabası Mudanya'da, Batı ile Doğu karşı karşıya geldiler. İsmet
Paşa'yla görüşecek Müttefik generallerini taşıyan İngiliz sancak gemisi "Iron Duke"ın kül rengi öldürücü kulelerine rağmen, Batılılar buraya barış
dilenmeye geliyordu; yoksa barış istemeye, ya da şartlarını dikte ettirmeye değil... Bu görüşmeler, Avrupa'nın Asya üzerindeki egemenliğinin sonunu
gösteriyor. Çünkü Mustafa Kemal, herkesin bildiği gibi, Yunanlıları silip süpürmüştü.
---------------------------------------------------------------------------­-

Sir Charles Townshend
İngiliz Generali, 1922
Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa
Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var.
---------------------------------------------------------------------------­-

Claude Farrere
Fransız Romancı ve Diplomat, 1930

Sevr'den sonra Türkiye'nin öldüğünü sanmıştım. Ama Türkiye yaşıyor; hem, Mustafa Kemal başına geçeli beri öylesine canlı yaşıyor ki; bir L'loyd
George'un bütün çabaları, bütün imkânları, sağduyuya meydan okuyan bu şiddetli yaşama isteğinin karşısında erimekten başka bir şey yapamıyor...
---------------------------------------------------------------------------­-

Claude Farrere
Fransız Romancı ve Diplomat

Eğer savaşı kazanmış ve daha da kazanacaksa, O, barışı da yapacaktır. Sözüme inanın ve sizlere önceden haber vereyim ki, O bunu iyi yapacak, herkesin
düşündüğünden daha eksiksiz ve şimdiye kadar kimsenin ulaşamadığı bir başarı ile yapacak.
---------------------------------------------------------------------------­-

Edouard Herriot
Fransa Eski Başbakanı, 1933

Paşa, size nasıl hayran olmayayım? Ben Fransa'da laik bir hükümet kurmuştum. Bu hükümeti Papa'nın Paris'teki temsilcisinin yardımı ile papazlar devirdi.
Sizse bir Halifeyi kovdunuz ve gerçek anlamıyla laik bir devlet kurdunuz. Siz, bu taassup içinde laikliği bu topluma nasıl kabul ettirdiniz? Dehanızın
büyük eseri laik bir Türkiye yaratmak olmuştur.
---------------------------------------------------------------------------­-

Eleftherios Venizelos
Yunanistan Başbakanı, 1933

Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir... Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin
tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.
---------------------------------------------------------------------------­-

Franklin Roosevelt
ABD Başkanı, 1937

Mustafa Kemal hakkındaki bilgiyi, O'nu çok iyi tanıyan birisinden edindim. SSCB'nin Dışişleri Bakanı Litvinof'la görüşürken, onun fikrince bütün
Avrupa'nın en değerli ve ilgi çekici devlet adamının bugün Avrupa'da yaşamadığını, Boğazların gerisinde, Ankara'da yaşadığını, bunun Türkiye
Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi.
---------------------------------------------------------------------------­-

Franklin Roosevelt
ABD Başkanı, 1938

Beyaz Saray'daki görevim tamamlanınca ilk yapmak istediğim şey, zamanımızın bu en dikkate değer şahsiyetini ülkesinde ziyaret etmekti. Kader buna izin vermedi... Bu çapta insanlar dünyaya sık gelmezler.
---------------------------------------------------------------------------­-

Winston Churchill
İngiltere Başbakanı, 1938

Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk Ulusu'nu yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük
kayıptır. Her sınıf halkın O'nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye'nin Ata'sına layık bir tezahürden başka
bir şey değildir.
---------------------------------------------------------------------------­-

W. Somerset Maugham
İngiliz Romancı, Yazar, 1953

Bir insanın değerinin en belirli ölçüsü kendi alanındaki üstünlüğünü dostuna düşmanına kabul ettirebilmesindedir. İşte Atatürk bu yüceliğe ermiş
dâhilerden biridir. Bir ihtilâlci olarak modern Türkiye'yi yaratmış, davasında muzaffer olmuş ve yüzyılımızın büyük devlet adamları arasına katılmıştır.
---------------------------------------------------------------------------­-

Dwight D. Eisenhower
ABD Başkanı, 1953

Kemal Atatürk için daimi bir anıt tesisi münasebetiyle Türkiye'ye tebriklerimi arz ile gurur duyuyorum. O'nun gösterdiği yolda yürüyen büyük
ulusunuz çok önemli başarılar elde etmiştir. Türk birliğinin ve ilerleyişinin mimarı Atatürk'ün hatırasını anmak için yapılan tören,
dünyanın her tarafından hür insanlara ilham kaynağı olmuş zata çok yerinde bir saygıdır.
---------------------------------------------------------------------------­-

Muhammed Ali Cinnah
Pakistan'ın Kurucusu, 1954

O, Türkiye'yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti. Kemal Atatürk'ün ölümüyle Müslüman
dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hint Müslümanları bugünkü durumlarına
hala razı olacaklar mı?
---------------------------------------------------------------------------­-

İkbal
Pakistan Millî Şairi, 1958

Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken O'nun bakışıyla cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.
---------------------------------------------------------------------------­-

Lord Kinross
İngiliz Devlet Adamı, 1960

Atatürk, tarih boyunca gelip geçmiş en büyük devlet adamlarından biridir. Hiç bir zaman yaşadığı zamanın üzerinde durmamış, ileriyi görerek ona göre
iş yapmıştır. Atatürk'ü Mussolini ve Hitler gibi yöneticilerden ayıran nokta işte bu niteliktir. Onlar her yaptıklarında kendilerini düşünerek hareket
ediyorlardı. Atatürk, kendisinden ötesini, 20-30 yıl ilerisini görerek hareket ederdi.
---------------------------------------------------------------------------­-

Muhammed Eyüp Han
Pakistan Devlet Başkanı, 1963

Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük liderlerinden biri değildir. biz Pakistan'da O'nu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri
olarak görüyoruz. O, yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildir. Dünyadaki bütün Müslümanlar gözlerini sevgi ve hayranlık duygularıyla O'na çevirmişlerdir.
---------------------------------------------------------------------------­-

Nikita S. Kruşçev
Sovyetler Birliği Başkanı, 1963

Yakın ve Orta Doğu'da ilk cumhuriyet, doğuşunu O'na borçludur. Bu cumhuriyet, birçok ulusun milli özgürlük savaşlarına ışık tutmuştur.
Atatürk'ün yönetimindeki Türkiye'nin uluslararası otoritesi yükselmiş ve ülkesi dünya siyasetinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.
---------------------------------------------------------------------------­-

John F. Kennedy
ABD Başkanı, 1963

Atatürk adı insana bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk ulusuna ilham veren önderliğini, modern dünyayı anlayışındaki ileri görüşlülüğü ve bir askeri önder olarak kudret ve cesaretini hatırlatmaktadır. Şüphesiz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ve o zamandan beri Atatürk'ün ve Türkiye'nin giriştiği derin ve geniş devrimler kadar bir ulusun kendisine olan güvenini daha başarı ile belirten bir başka örnek gösterilemez.
---------------------------------------------------------------------------­-

Jawaharlal Nehru
Hindistan Başkanı, 1963

Kemal Atatürk veya bizim O'nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı. Büyük devrimlerini okuduğum zaman çok
duygulandım. Türkiye'yi modernleştirme yolunda Atatürk'ün giriştiği genel çabayı büyük bir takdirle karşıladım. O'nun dinamizmi, yılmaz ve yorulmak bilmezliği insanda büyük bir etki yaratıyor. O, Doğu'da modern çağın yapıcılarından biridir. O'nun en büyük hayranları arasında bulunmakta devam ediyor.
---------------------------------------------------------------------------­-

Ludwig Erhard
Batı Almanya Başkanı, 1963

Bütün dünya 10 Kasım'da, biz Almanların da dostluk ve saygı ile bağlı olduğumuz bir insanın hayatını ve eserlerini takdirle anmaktadır. Atatürk, daima Türkiye ile Avrupa arasında sık bağlar kurmaya çalışmıştır.
---------------------------------------------------------------------------­-

Joseph Luns
Hollanda Dışişleri Bakanı, 1963

Çağımızda; uzak görüşlü, cesur, siyasi ve ekonomik reformlarla Türkiye'yi bugünkü modern cumhuriyet durumuna getiren Atatürk'tür. Aynı zamanda bugün
Türkiye'nin Avrupa Ortak Pazarı'na girebilecek güce erişmesini sağlayan modern ekonominin temelini hazırlayan da yine O'dur.
---------------------------------------------------------------------------­-

General Douglas Mac Arthur
ABD Uzak Doğu Kuvvetleri Başkomutanı, 1963

Asker-devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye'nin en ileri memleketler arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Yine O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını oluşturan, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir. Ben Atatürk'ün sadık arkadaşlarından biri olmakla büyük övünç duyuyorum.
---------------------------------------------------------------------------­-

Kurt George Kiesinger
Federal Almanya Başbakanı, 1968

Ben Türk - Alman dostluğunu yakından tanıyan bir neslin çocuğuyum. Küçük yaşımda bir adamın kahramanlıklarını, yaptığı hizmetleri, ülkesi için giriştiği özverileri gördüm. Bu adam Mustafa Kemal'di. Bugün daha iyi kavrıyorum ki, o insan büyük bir devlet adamıydı. Büyüktü, çünkü, ölçüyü korumasını her zaman bildi ve eserini tehlikeye sokacak sınırları aşamadı. Yürekliliğin ve kendi yürekliliğinin sınırlarını da çizebilecek kadar anlayışlıydı.

AYATA
26-09-2009, 11:36
Hülagü han doğrusunu yaptı..


Atatürk bir gün sınıfta bir öğrenciye soruyor

- Selçuk hükümdarı Tuğrul Bey halifeye ne yaptı,Moğol Hükümdarı Hülagü halifeye ne yaptı,biz ne yaptık.

Öğrenci

- Tuğrul Bey halifeyi baskıdan kurtardı,Hülagü halifeyi atlara çiğnetti,biz kovduk.

Atatürk

- Güzel , Kimin hareketi daha doğru?

Öğrenci

- Biz daha doğru yaptık.

Atatürk gürledi:

- Hayır HÜLAGÜ daha doğru yaptı.Çünkü memleketten çıkardığımız halife aleyhimizde söylüyor.

pante
16-10-2009, 17:13
Bir Devrimcinin Güncesi:

http://www.youtube.com/user/hellfireg#p/a

byspy
16-10-2009, 19:16
Bir Devrimcinin Güncesi:

http://www.youtube.com/user/hellfireg#p/a

Bu günün televizyonlarında gösterilen yarınında da okullarında ders gibi gösterilicek olan mustafa filminin yerine alın bunu gösterin

Ders kitaplarında insanlara,tabulara tapmayıı sağlayacak yazılar yerine ayatanın yazdığı yazılar koyun ,koyun ki tüm insanlığın kabul ettiği bu şahsın düşüncelerini öğrenilsin.

Öğretinki bu millet nerelerden günümüze geldiğini bilsin,öğretin ki ÖZGÜRLÜĞÜN ne demek olduğunu bilsin

Cem
16-10-2009, 21:40
Atatürk elbette büyük bir devrimcidir, Kurtuluş Savaşımızın da lideridir. Sayılmaya, övülmeye layıktır. Ancak bu abartılmamalıdır.

Resmi tarih laikliği ve demokrasiyi sanki sadece Atatürk'ün ve arkadaşlarının ürünüymüş gibi gösterir. Oysa gerek laikliğin gerekse demokrasi ve parlamenter düzenin kökleri 19.yy Osmanlısındadır. Bu konuda "Laikliğe geçişte Osmanlı 19. yy'ındaki evrimsel basamaklar" başlığı ile bir de çalışmam var:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5634

Çok partili parlamenter demokrasi zaten 1909 yılında uygulamaya geçmişti. Osmanlı döneminde başarılan bu çok partililiği 20 yıldan fazla süre Atatürk'ün CHP'si başaramadı ve Osmanlı demokrasisinden de geri konuma düşüldü. Çok partili parlamento düzeni ancak 1940'lı yılların sonlarında gelebildi Cumhuriyete.

Laiklik ise 19. yy sonlarına doğru bir hayli evrimleşme geçirmişti. Yukarıdaki başlğı inceleyenler göreceklerdir. Şeriat hukuğu neredeyse tasfiye edilmişti.

Kızları okula göndermeme şeklideki İslami gelenek tanzimattan itibaren yıkılmaya başlamıştı. Hatta 1900 yılı civarlarında kadın öğretmen sayısı bile oldukça fazla idi.

Atatürk, Osmanlı'nın İttihat ve terakki geleneğini ve önceki evrimsel gelişmeleri keskin bir şekilde tamamlamıştır.

Elbette Atatürk büyük ve değerli bir devrimcidir ancak laikliği salt Atatürke maletmeyelim. Özgürlükleri ve demokratik rejimi de salt ona atfetmeyelim.

Böyle yaparsak tarihimize yabancılaşmış, tarihimizi küçültmüş ve sırf Atatürkten ibaret bir Türk aydınlanması tarihi kurgulamış oluruz ki bu hem gerçekçi değildir hem de Atatürkten ibaret bir aydınlanma tarihi yeni kuşaklarda güvensizlik ve milli zayıflık hissi uyandırır.

nogada
16-10-2009, 21:58
Atatürk elbette büyük bir devrimcidir, Kurtuluş Savaşımızın da lideridir. Sayılmaya, övülmeye layıktır. Ancak bu abartılmamalıdır.


Sayın Cem...

Bence bu abartılmalıdır nedeni ise şu;

O öldükten sonra 71 yıl geçmiştir ve daha onun yanına yaklaşabilecek kabiliyette bir lider bile gelmemiştir.

Saygılarımla...

Cem
16-10-2009, 22:22
O öldükten sonra 71 yıl geçmiştir ve daha onun yanına yaklaşabilecek kabiliyette bir lider bile gelmemiştir.

Bu da bir abartma. Günümüz Türkiyesinde Atatürk başa geçse o da yıpranırdı. Devrim yapmak başka birşey, ekonomiyi geliştirmek, işsizliği çözmek, sağlık ve eğitim sistemini oturtmak, çok partili sistemde yer alabilmek ayrı şeydir.

ozgur_
16-10-2009, 22:39
O öldükten sonra 71 yıl geçmiştir ve daha onun yanına yaklaşabilecek kabiliyette bir lider bile gelmemiştir.



Zaten sorunda burda, hala 1920'lı yılların değerleriyle yönetiliyoruz.

Atatürk 1920'lerde avrupanın, batının çağdaş standatrlarını olduğu gibi almıştı. Anayasamıza ve yasalarımıza bakın hepsi 1920'li yıllarda kalma avrupa kökenli. Oysa o günden bu güne Dünyada, köprünün altında çok sular geçti.
Artık Dünyanın değerleri değişmiş durumda ama malesef biz bu değerlere çok uzağız.

Bügün Atatürk gelse şuanki manada Atatürkçü olmaz ve bu duruma şaşıp kalırdı....

nogada
16-10-2009, 23:15
İşte burda ben değil siz yanılıyorsunuz.Kimse 1920leri düşünerek söylemiyor bunları.Bu düşünce çok yüzeyseldir ve hiçbir derinliği yoktur.Atatürk bir dehaydı ve bulunduğu çağ şartlarına göre bu dahiliğini şekillendirdi.Emin olun ki onun gibi bir akıl bu yaşadığımız dünya şartları altındada bir çok önemli gelişimi ve yükselişi gerçekleştiricek kabiliyete sahipti...

Saygılarımla...

dilaver
16-10-2009, 23:49
Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bunlar Kemalist de değil. Kemalizmi de anlamıyorlar. Mustafa Kemal diyorlar. Mustafa Kemal de Kürt düşmanlığı yoktur. Bunlar gibi değildi. Nutuk yazdı diyorlar. Ne zaman yazdırdınız? '30'lardan sonra! Mustafa Kemal'in dönemi, pozitivizmin hakim olduğu dönemdir. O Fransız pozitivizminin etkisinde bir ulus yaratmıştır ama Kürt düşmanlığı yoktur. Bu Birinci Devrim'dir. Ama bağımsız duramadı. İstediklerini yapamadı. Onun yapmak istediği bunlar değildi. Kâzım Karabekir'in İstiklal Mahkemesi'ndeki yargılamasında idam edilmek istendi. Bütün önemli önemsiz generaller sivil elbiselerle mahkemeye geldiler, buna izin vermeyeceklerini gösterdiler. İttihatçılar aslında Mustafa Kemal'i kuşattılar, onu boğdular. İzmir suikastiyle Mustafa Kemal, bunların gücünü gördü, bir çeşit Çankaya'ya çekildi. Artık etkisi kalmamıştı. 1925'ten sonra Kemalizm, Mustafa Kemal'in Kemalizmi değildir. Recep Peker faşisttir, CHP'nin başına geldi, İtalyan Musollini yasalarıyla biliniyor. O CHP, 1925'ten sonra artık Mustafa Kemal'in CHP'si değildir. Mustafa Kemal, Çankaya'ya çekilmeden aslında Serbest Fırka deneyimiyle demokrasiyi de denedi ama olmadı, kapattırdılar.'

Sayın nogada

Bu degerlendirmye ne dersiniz acaba. Degerlendirmeyi degerlendirmeyi düşünür müsünüz.

Yoksa kahrolsun edebiyatı yeter limidir.

Bunu daha önce de asmıştım ve yanıt alamamıştım.

Görüşme notlarından : http://www.gundem-online.net/haber.asp?haberid=79800

saygılarımla

ugurce82
17-10-2009, 00:29
Bu da bir abartma. Günümüz Türkiyesinde Atatürk başa geçse o da yıpranırdı. Devrim yapmak başka birşey, ekonomiyi geliştirmek, işsizliği çözmek, sağlık ve eğitim sistemini oturtmak, çok partili sistemde yer alabilmek ayrı şeydir.


Yuh diyorum başka birşey demiyorum. Adam ne şartlarda neler yaptı ona bari saygı duyun.

nogada
17-10-2009, 00:35
Biz öcalanın sözleri ile hareket edeceksek işimiz iş.Benim gözümde hiçbir sözünün doğruluğu yoktur.Başkalarının maşası olmuş ve savunduğunu söylediği masumları katletmekten geri kalmamış biri için ne denebilirki.

En nihayetinde kendisi akedemik eğitimi olan bir insan nerde ne diyeceğini bilen kurnaz biri,başkalarınında yönlendirmesi ile konuştukça konuşur kim durdurabilirki.Ağzı olan konuşuyor sayın dilaver.

Siz yani Aponun bu söyleşisinden onu tebrik etmemi bekliyorsunuz benden?

Hayır bunlara kanacak yada kolaycana kabullenecek halleri çoktan geride bıraktık.İsmi bile uydurma olan sonradan planlanmış bir şekilde Türkiyenin değerleri ile oynamayı kendine adet edinen bir insanımsı bana ne derse desin benim için önemi yoktur.Yakalandığındada benim anam TÜRK diyordu,şimdi biz bundan ne çıkarmalıyız.

Böyle demogojilere karnımız toktur.İnsanlık ve hukuğu oyun haline getirerek birilerine çıkar sağlamaya çalışmayın.Türkiyenin bu günkü halini Apo denilen şarlatanmı açıklıyor size göre?

Bu bu kadar kolay olmamalı...

Saygılarımla...

dilaver
17-10-2009, 00:42
nogada yapmayınnnn

Hadis var. İlim Çin de bile olsa gidin alın diye, haksız mıyım.

Önemli olan kimin söyledigi degildir. Önemli olan düşüncelerdir. Ben merak ederim. Ya siz. Falanca söylemişse mahkum mu edersiniz.

Gelin bunu araştırın, merak edin dogru mudur egri midir ve bizleri de aydınlatın. Ben bilmiyorum. Ama dogruyu da arıyorum.

Ya siz.

saygılarımla

nogada
17-10-2009, 00:48
Sayın Dilaver konular arasına din sokmak sizin heralde tabiatınızda var.Bu kanıya varmamın sebebi bir çok kez bu davranışınızı tekrarlamanızdandır.Bıyık altından sırıtmak derler buna halk dilinde.

Neyse önemi yok;Hitlerde doğru bir çok şey söylemiştir ama düşünceleri hem milletine hemde dünyaya ağır bir bedele malolmuştur.

Biz her ne olursa olsun yapıcılığa bakmalıyız,yıkıcılığa değil.

İnsanlık tabiki var ölmedi ama insanlık dışılar için bunu söyleyemem.

Bu bağlamda sizinle yapıcı/yıkıcı kavramlarında da ayrı olduğumuzu düşünüyorum...!!!

Saygılarımla...

pante
17-10-2009, 01:26
Castro gibi, Atatürk'ten çok daha fazla tanınan, bilinen bir büyük devrimci kalkmış; "Ben Atatürk'ün yaptığı devrimleri başaramazdım" demiş.
Aziz Nesin kalkmış: "Geçmişte Atatürk'ü eleştirdiğimden dolayı utanıyorum artık. Gün geçtikçe gözümde çok daha büyüyor." demiş.
Yaşar kemal kalkmış: "Elimde olsa, gücüm olsa İnce Memed destanını yazdığım gibi, Mustafa Kemal destanını da yazmayı çok isterdim." demiş.

Şimdi "bugün olsaydı, başarılı olamazdı" diyenleri görünce şaşıyor insan.
80 yıl öncesinde, o günün geri toplumunda, o dönemin şartlarında akılalmaz yenilikleri ve devrimleri başarabilmiş insan için bu söylenebilir mi?
Herhalde Özal'la, Demirel'le, RTE ile, Baykal'la yakın özellikte görüyorsunuz Atatürk'ü? Hiç tanıyamamış, anlayamamışsınız o zaman.

Öcalan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Bunlar Kemalist de değil. Kemalizmi de anlamıyorlar. Mustafa Kemal diyorlar. Mustafa Kemal de Kürt düşmanlığı yoktur. Bunlar gibi değildi. Nutuk yazdı diyorlar. Ne zaman yazdırdınız? '30'lardan sonra! Mustafa Kemal'in dönemi, pozitivizmin hakim olduğu dönemdir. O Fransız pozitivizminin etkisinde bir ulus yaratmıştır ama Kürt düşmanlığı yoktur. Bu Birinci Devrim'dir. Ama bağımsız duramadı. İstediklerini yapamadı. Onun yapmak istediği bunlar değildi. Kâzım Karabekir'in İstiklal Mahkemesi'ndeki yargılamasında idam edilmek istendi. Bütün önemli önemsiz generaller sivil elbiselerle mahkemeye geldiler, buna izin vermeyeceklerini gösterdiler. İttihatçılar aslında Mustafa Kemal'i kuşattılar, onu boğdular. İzmir suikastiyle Mustafa Kemal, bunların gücünü gördü, bir çeşit Çankaya'ya çekildi. Artık etkisi kalmamıştı. 1925'ten sonra Kemalizm, Mustafa Kemal'in Kemalizmi değildir. Recep Peker faşisttir, CHP'nin başına geldi, İtalyan Musollini yasalarıyla biliniyor. O CHP, 1925'ten sonra artık Mustafa Kemal'in CHP'si değildir. Mustafa Kemal, Çankaya'ya çekilmeden aslında Serbest Fırka deneyimiyle demokrasiyi de denedi ama olmadı, kapattırdılar.'


Şu teröristbaşının saçma sapan laflarına değer verilip şuraya alıntı yapılıyor ya! Helal size!
Şu laflarındaki saçmalıkların hangi birini düzeltelim.
Nutuk 30'lardan sonra yazdırılmışmış.
1927 baskılı Nutuk var.

1927 Osmanlıca Nutuk (http://www.google.com.tr/search?client=firefox-a&rls=org.mozilla%3Atr%3Aofficial&channel=s&hl=tr&source=hp&q=Osmanl%C4%B1ca+nutuk+1927&meta=&btnG=Google%27da+Ara)

Bunlar kürt düşmanıymış?
Kim bu Kürt düşmanı olan?
Apo'dan ala Kürt düşmanı mı olur?
Atatürk'ten farklı ne yapmış bunlar?
Ne Atatürk ne de dönemimizin siyasi liderlerinin hiçbir Kürt düşmanı değildir.
Bahçeli bile.
İttihatçıların gücünü Mustafa Kemal başından beri biliyordu.
İzmir Suikasti ile görmüş, anlamış değil.
Ama üstün yeteneği ve büyük devlet adamlığı ile İttihatçıları da, başkalarını da idare edebilmesini bildi. Arada ileri gidenleri de görevden aldı. Kabuğuna falan çekildiği yalandır. 30'lu yıllar incelendiğinde gündemdeki politikalara hakim olduğu ve yerinde müdahalelerle yönlendirdiği görülecektir.
İttihatçılar, hiçbir zaman Atatürk'e üstünlük kuramadılar.
Ama bir gerçek var ki, Atatürk'ün elindeki malzeme sınırlıydı.
İnönü'ydü, Çakmak'tı, Karabekir'di, ittihatçılardı vs.
Derin devlet o zaman da vardı. Osmanlı'dan beri vardı.
Derin devlet deyince cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı da içinde demek değildir. Devletin kurduğu örgüt demek değildir. Devlet içindeki bir kesimin illegal örgütlenmesi ve bir takım kirli işlere girişmesi, müdahale etmesidir. İttihatçılar da o dönem derin devlet gibiydiler. Mustafa Suphi'lerin öldürülmesi, Ali Şükrü Bey cinayeti, İzmir suikasti bu derin devletin işidir.
Mustafa Suphi'lerin olayında da, Ali Şükrü Bey olayında da İttihatçı İsmail hakkı Tekçe'nin parmağı vardır.

Bunlar uzun konular. Savunuyorsanız eğer, açın şu Apo'nun sözleri ile ilgili bir başlık tartışalım. Serelim yalanlarını, yanlışlarını ortaya.

placebo
17-10-2009, 06:29
Tutuklu katil eşkiya ve pkk dişi militan sapığı Apo bey de bayağı bir kültürlü olmuşta demeçler verir hale gelmiş.Siz de tutmuş bu adam çok bilirmiş gibi kaale alıyorsunuz.Einstein hortlayıp yazsa bu derece ilgilenmezdiniz..Bu adam yakalanıp hapse konmadan önce hiç bir şey bilmeyen biriydi..Öcalan ın İmralı'da nutuk tan Kuran'a,Tevrattan Ortadoğu mitolojilerine, Anthony Giddens'in, "Modernliği anlamlandırmak"tan, "Siyaset sosyolojisi ve toplumsal teori", "Ulus, devlet ve şiddet", İranlı yazar Abbas Veli"nin "Kapitalizm öncesi İran - kuramsal bir tarih", Rall Schmitt"in "Parlamenter demokrasinin kılıcı", Benjamin Barber"in "Güçlü demokrasi" ve Bernart Levis"in "Ortadoğu"nun çoklu kimliği"ne kadar, elinden düşürmediği kitaplar demeçlerine de yansıdı..Dış dünya ile tek ilişkisi kitaplar olan birinin kurduğu sübjektif gerçeklik onu bu okumalarının tuhaf karışımından dolayı garip bir politik figüre dönüştürdü.10 seneye yakındır sıkıntıdan mütemadiyen okuyan ama okuduklarından öğrendiklerini beyninde devşiremeyen ve subjektif kanılara varan birinin saçmalamalarını biz nasıl ciddiye alalım, ya da nasıl bir değerlendirmeye tabii tutabilelim..Sadece onu demiş bunu demiş olmak için mi..Hani adı geçsin de nasıl geçerse geçsin..Adamı yaptınız bir filozof.:D..Oysaki adam altyapısı sağlam olmayan bir cahil,cühela.Yeni yeni bir şeyler öğrenmeye çalışıyor..

Zaten daha önce bu kadar kitap okumuş olsaydı kürt sorununun seyri başka türlü olurdu..


Selamlar...

placebo
17-10-2009, 06:35
Şemdin Sakık, kitabında teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın kadın militanları nasıl istismar ettiğini de örnekler vererek anlatıyor. Öcalan'ın Suriye'de bulunan 'yoğunlaşma' adı verilen evlere istediği kadın militanı aldığı belirtiliyor. Hatta Öcalan kadınları seçmek için PKK'lıların eğitim sırasında çekilen görüntülerini izleyip beğendiği teröristi Suriye'ye çağırıyor. Sakık, tanık olduğu olayları aktarırken idamların kime sorulması gerektiğini de söylüyor: "Öcalan, bütün bu kızları eğitim için çağırdığını söylüyordu. Herkese sahip olmak istiyordu; ama kızların çoğunluğu cinsel tacizlere ve köleleştirme yaklaşımlarına boyun eğmediler. Bu kızlara, 'fahişeler, ajanlar, önderliğe özel savaş açmışlar' diyerek suçlamalarda bulunurdu. Küfür sağanağı altında bir-iki tetikçiye teslim edip sorgulama merkezi olan Lübnan'ın Bar Elias Kenti'ne gönderirdi. Düzmece ifadeler imzalatır ve haklarındaki ölüm cezalarını onayladıktan sonra ya döverek ya boğarak ya da kurşuna dizerek öldürtürdü. Irzına geçtiği kızların sayısını bilmediği gibi tecavüzünü reddeden kaç kızı ölüme gönderdiğini de bilemez. Ama belki Rıza Altun kaç kızı öldürdüğünü bilir."

'Yoğunlaşma' evlerinde Öcalan'ın cinsel ilişkiye girip sonra 'ajan diye öldürdüğü' kızların isimleri de var kitapta. Her kızın hayatı uzun uzun anlatılıyor. Evin, Adife, Dilan, Medya, Saime Aşkın (Delal), Ayten Yıldırım (Eski PKK yöneticilerinden Hamili Yıldırım'ın eşi. Yıldırım şu anda Elbistan'da cezaevinde bulunuyor. Ergenekon operasyonunda 'gizli tanık' sıfatıyla ifadesine başvuruldu.), Bircan Yıldız bunlardan sadece birkaçı.

Ancak kitapta yer alan bir bölüm dehşet verici boyutta. Öcalan'ın, kardeşi Osman Öcalan'ın karısını nasıl alıkoyduğu ve Selim Çürükkaya'nın eşine nasıl tecavüz ettiği aktarılıyor. Şemdin Sakık iki olaya dair şu bilgileri veriyor: "Osman'ın eşi Zehra'yı yanına, yani yoğunlaşma evlerine aldı. O evlere giren her kadına yaptığı gibi o kızın da ırzına geçti. Olup bitenleri duysun diye de bu yaklaşımını ve hakaretlerini etrafına sezdirdi. Yüzlerce kişiye hitap ederken 'Bizim Osman da ben kadın seviyorum diyor. Ulan aşağılık adam, sen kim, kadın sevmek kim. Kadını sevseydin, sevdiğin kadın yanında olurdu. Oysaki onun seviyorum dediği kadın şu anda benim yanımda. Öyle ki ne yapıyorsam yanımdan ayrılmak istemiyor. Beni ona tercih etmiş olmalı ki git desem de gitmiyor.' dedi." Zehra daha sonra bir çatışmada ölür.
Sakık'a göre Öcalan, diğer tecavüz olayını da şöyle anlatıyor: "Yine 1997 baharında, MED-TV kanalının bir muhabiri röportaj için Şam'a gelmişti. Röportajda, bu alçak Selim(Çürükkaya), 'zar-zor namusumu kurtardım' diyor. 'Namusum' dediği de kadınıdır. Ulan, aşağılık adam, o kadının kaç kez altımdan geçtiğini biliyor musun? Kalkmış, utanmadan 'namusum' diyor. 'Namusunun içine ettim, içine."

Değişik atraksiyon,sapıklık ve deliliklerini okumak için tıklayın;

http://www.rizgari.com/modules.php?name=News&file=article&sid=15233

Bu mudur lider?Düpedüz bir sapık ve deli..Bu mu çare bulacak Kürtlerin sorunlarına?Yahu adam iki kere ikiyi çarp desen zorlanır..Amacına erişseydi o engin kültürüyle artık ne gibi modernleşmiş bir millet yaratırdı kim bilir?..Tam devlet adamı olacak görgü,vizyon ve kabiliyete sahip.Maşallah diyelim..:D

Squall
17-10-2009, 06:55
Apo gardaş, bahsi geçen motor yoldaşları devrimci bir anlayışla mıncıklayıp kucaklamıştır...yoksa ortada cinsel bi istismar tecavüz vakası yoktur..

-InVi-
17-10-2009, 07:01
Bir fiil ya olumlu ve dogrudur yada olumsuz ve dogru degildir, herhangi bir fiilin olumlu veya olumsuzlugu gerekcesi Mustafa Kemal olmamali.....
Kaldiki kendisinin yasadigi dönemdeki siyasi konjünktür ne gerektirdi ise, ona göre tavrini belirlemistir ki dogrusu olanda budur, ama toplumlar gelismekte, uluslararasi iliskiler yeniden yapilanmakta bu tür gelismeler yeni politikalar gerektirmekte, artik "ulusal bagimsizliktan" ziyade karsilikli bagimlilik ekseninde toplumlar bir biri kendilerini yeniden tanimlamakta.
Kaldiki kendilerini "kemalist", "ulusalci" diye tanimlayan statükocu zihniyetin toplum üzerinde uyguladigi despotizmi'de Mustafa Kemal adina yapildigini söylendikce, bu insanlarin "ulu öndere" saygisi da bunun ile orantili olur....

Squall
17-10-2009, 07:58
http://tr.netlog.com/go/explore/videos/videoid=tr-2731896

Çok severim Fikret Kızılok'u...Nur içinde yatsın.

Yargan Kam
17-10-2009, 18:25
http://img94.imageshack.us/img94/9850/ataturkbendebirinsanim.jpg

Tanıtım Bülteninden:

“…Beni en çok üzen nedir bilir misiniz? Halkımızın zihninde kökleştirilmiş olan her şeyi başta bulunandan beklemek alışkanlığı… İşte bu zihniyetle herkes büyük bir tevekkül ve rehavet içinde, bütün iyilikleri bir şahıstan, yani şimdi benden bekliyor; fakat nihayet ben de bir insanım birader, kutsi bir kuvvetim yoktur ki…” Atatürk, 6 Mart 1930, Antalya

Cumhuriyet’in 3. yıldönümüydü… O, çevresindeki asker çemberini kaldırtıp, yaverini de uzaklaştırıp halkla birlikte, ellerini iki vatandaşının omuzlarına dayamış yürürken duyduğu mutluluğu tatmak isteyecekti hep. Halk nasıl da kendiliğinden onu incitmemek için arada bir boşluk bırakmıştı o gün. Epey yürümüşlerdi öylece.

“Artık otomobile binseniz...” demişti birileri.

Onlara dönüp demişti ki:

“Sen belki ömründe sevmişsindir. Fakat hiç sevildin mi? Bundaki zevk hiçbir şeyde yok. Hele aşığın Türk milleti olursa!...”

Pek çok kaynak kitap tarayarak, Atatürk üzerine yazılan anılardan derleyerek bu kitabı kaleme alan Prof.Dr. Çetin Yetkin:

“O, yalnız bir insandı da. Nasıl olmasın ki! Öyle yükseklerdeydi ki, o yüksekliklere kimse erişemezdi. Ama bu yalnızlığı yüreğinde bir sızıydı da. Sayfaları çevirdikçe onun bu yalnızlığı, ulu bir dağın eteklerinden zorlukla seçebildiğiniz doruğun gölgesi gibi düşecek üzerinize. Bu yalnızlıktan kurtulduğu anlar, ulusu ile birlikte olduğu, yurttaşlarıyla birlikte kadeh kaldırdığı, evlerine konuk olduğu, onlarla kucaklaştığı anlardı” diyor.

Atatürk: ‘Ben de Bir İnsanım’, yaşanmış olaylardan yola çıkarak, Atatürk’ün çocuk ve hayvan sevgisini, doğa tutkusunu, ilişkilerini, öfkelerini, bağışlayıcılığını, hoşgörü ve anlayışını, dostları ve düşmanları karşısındaki tutumunu, özlemlerini, nezaketini, merhametini anlatıyor.


http://rapidshare.com/files/294229050/Cetin.Yetkin-ATATURK_Ben.De.Bir.Insanim.rar

Squall
17-10-2009, 18:48
Asıl 1400 yıllık islam-şeriat kepazeliği statükocu zihniyetin allahıdır!!!!

Bu müslümanların demokratçılık oynaması da kamera şakası gibi..

Çok sevgili allahınızın kitabındaki hangi demokrat açılım ve tezlerden yola çıkarak sizler bu derece demokrat oldunuz??

Adama önce dön bi aynaya bak derler..İnsanda biraz utanma sıkılma olur.

3.yol
18-10-2009, 02:05
Atatürk'ün Amerikaya konuşması! Şu günlerimizda çok anlamlı olacağı kanısındayım.
Yıl:1925 ANKARA

http://www.youtube.com/watch?v=j9x1xyfeoeU

Atamızın yanındaki Amerika büyükelçisi hareketlerini izleyin yorum sizin nereden nereye geldik...

Bu konusma bir sekilde budanmis .... tamami bir yerlerde var mi ?

Cem
18-10-2009, 02:24
Üçüncüyol bu videoyu bulduğun iyi oldu. Seyredince hatırladım.

Atatürk'ü anti-emperyalizmin simgesi yapmaya çalışan cenahımıza izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.

Atatürk'ü yurdu işgal eden güçlere kaşı ulusal kurtuluşçudur. Ancak bir sistem olarak ABD, İngiltere, Almanya gibi devletlere karşı değildir. Onlara karşı sevgi ve hayranlık beslemekte, muasır medeniyet seviyesine ulaşmayı bizlere hedef koyarken onları kastetmektedir. Bu videoda da bu görüş desteklenmiştir.

pante
18-10-2009, 03:06
Atatürk'ü yurdu işgal eden güçlere kaşı ulusal kurtuluşçudur. Ancak bir sistem olarak ABD, İngiltere, Almanya gibi devletlere karşı değildir. Onlara karşı sevgi ve hayranlık beslemekte, muasır medeniyet seviyesine ulaşmayı bizlere hedef koyarken onları kastetmektedir. Bu videoda da bu görüş desteklenmiştir.

Doğru.
Bunu Atatürk'ün diğer konuşmalarında da görebiliriz.
Sadece şu şartı koyar, hatırladığım kadarıyla.
"Biz her devletle ilişki içinde oluruz. Yeter ki, ilişkileri emperyalist maksatlara dayanmasın."

Tabi ticari, endüstriyel ilişkileri bile emperyalistlik olarak görenler var.
Bunlar ülkelerin birbirleriyle zorunlu alışverişleri.
Emperyalizmi de doğru anlamak, doğru tanımlamak gerek.

Yargan Kam
18-10-2009, 08:57
Üçüncüyol bu videoyu bulduğun iyi oldu. Seyredince hatırladım.

Atatürk'ü anti-emperyalizmin simgesi yapmaya çalışan cenahımıza izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.

Atatürk'ü yurdu işgal eden güçlere kaşı ulusal kurtuluşçudur. Ancak bir sistem olarak ABD, İngiltere, Almanya gibi devletlere karşı değildir. Onlara karşı sevgi ve hayranlık beslemekte, muasır medeniyet seviyesine ulaşmayı bizlere hedef koyarken onları kastetmektedir. Bu videoda da bu görüş desteklenmiştir.

Sayın Cem,

Bu yazdıklarınızdan pek fazla tarih, toplum bilim (sosyoloji), diplomatik ilişkiler ve strateji hususlarından pek anlamadığınızı sezdim.

Mustafa Kemal Atatürk'ü sizin, sadece okullarda öğretilen ve önünüze konulanlardan dolayı bildiğinizi tahmin ediyorum (yanılıyor da olabilirim tabii).

Gereksiz yüceltmeler ile putlaştırılmaya çalışılmış veriler dışında azimle kendi araştırmalarınız olsaydı (ve bunlar için de kayda değer bir empati olgusuna ihtiyacınız var) Gazi'nin nelere hayranlık duyup nelere hayranlık duymadığını keşfedebilirdiniz diye de düşünüyorum.

Sizi bilgisiz olarak itham etmiyorum, yanlış anlamayın.

Lakin iletinizdeki yorumunuzdan çıkan sonuç malesef bu.

Sevgi ile...

aydoe
18-10-2009, 11:49
''Halkımızın önemli bir bölümü bağımsızlık savaşına katılmamıştır. Kendi tarihimizle yüzleşeceksek, öncelikle yabancı güçleri bando mızıkayla karşılayan yerleşim yerlerini, asker kaçaklarını, iç isyanları, yabancı işbirlikçilerini, mütareke basınını unutmayalım. M. Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta da vurguladığı, yakındığı gibi, esas savaşım yabancı işgal güçlerinden çok, iç isyanlarla, işbirlikçilerle olmuştur. Ardından 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1930 Serbest Fırka denemesi bu ayrışmanın kanıtlarıdır.
Türkiye Cumhuriyeti karşıtları, fırsat buldukça, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini sarsma girişiminde bulunmuş, emellerini gerçekleştirmeye çalışmışlar, halen de çabalamaktadırlar.
Günümüzde Kürt, Ermeni, Kıbrıs, demokrasi(!) açılımlarından yana olanlarla, karşı olanların görüşlerinin, tutumlarının temelinde, Türkiye Cumhuriyeti karşıtlığı ya da Türkiye Cumhuriyeti’ni benimseme yatmaktadır.
Açıkça söylemek cesaretini gösteremeseler de Türkiye Cumhuriyeti karşıtları, karşıt olmasalar dahi açıkça tavır almaktan korkanlar, çekinenler, aymazlar, Türkiye Cumhuriyeti karşıtlığı ile dış destek görenler, çıkar sağlayanlar, aynı cephede, “Atatürk düşmanlığı” toplanmışlardır.''
Humeyniyi sever ama Atatürk'ü sevmez!http://www.youtube.com/user/TurkiyeAteistBirligi#p/a/u/1/PFZ9fL9cYTg

Cem
19-10-2009, 00:27
Açıkça söylemek cesaretini gösteremeseler de Türkiye Cumhuriyeti karşıtları, karşıt olmasalar dahi açıkça tavır almaktan korkanlar

Ermenilere düşman,
Kürtlere düşman,
Rumlara düşman,
Sosyaliste düşman, liberale düşman,
Avrupalıya düşman,
Sadece şeriatçiye değil müslümana da düşman,

Ona düşman, buna düşman..

Düşmanlıklarla kendisini tanımlamış bir siyasi hareket!

Bıktım artık bu sürekli düşmanlar yaratan, sürekli kin ve nefret yayan söylemlerden.

Günümüzde hiç bir yeni projesi kalmamış, 1920'lerin Sevr paranoyasıyla kendisini beslemiş bir düşmanlık ideolojisi!

Sürekli düşmanlar tanımlayan bu ideoloji mi ülkemizi kurtaracak,çocuklarımıza güzel gelecek sağlayacak olan?

Ne yapıyorsunuz, nasıl çocuk yetiştiriyorsunuz sizler? Ne öğretiyorsunuz çocuklarınıza?

Çocuğu karşınıza alıp Kürt düşmanları, Ermeni düşmanları, Rum-Yunan düşmanları, "arkamızdan vuran" Arap düşmanları, sosyalist-komünist düşmanlrı mı sayıp duruyorsunuz kuzum?

Yahu barış, özgürlük, demokrasi söylemlerine ne oldu, çocuklarımızı bunlarla büyütmek daha güzel değil mi? Ne bu kin ve nefret propagandası? Bu nasıl bir psikolojidir? Nasıl insanlarsınız hayret ediyorum.

Squall
19-10-2009, 01:20
Sevr paranoyasından bir an önce kurtulup BOP projeleri temelinde yeni yarınlara yelken açmamız gerekli elbette..Liberal aydınlarımıza kulak vermemiz gerek..

Ermenileri kesen biz!!!

Kürtleri doğrayan gene biz!!!

Laiklik adı altında Müslümanlara zaten çektirmediğimiz acı kalmadı..

Avrupalıları yüzyıllarca savaş meydanlarında ezen de bu Türkler..

Tanrı kahretsin bu barbar Türkleri!!!!

pante
19-10-2009, 01:44
Ermenilere düşman,
Kürtlere düşman,
Rumlara düşman,
Sosyaliste düşman, liberale düşman,
Avrupalıya düşman,
Sadece şeriatçiye değil müslümana da düşman,

Ona düşman, buna düşman..

Düşmanlıklarla kendisini tanımlamış bir siyasi hareket!

Bıktım artık bu sürekli düşmanlar yaratan, sürekli kin ve nefret yayan söylemlerden.

Günümüzde hiç bir yeni projesi kalmamış, 1920'lerin Sevr paranoyasıyla kendisini beslemiş bir düşmanlık ideolojisi!

Sürekli düşmanlar tanımlayan bu ideoloji mi ülkemizi kurtaracak,çocuklarımıza güzel gelecek sağlayacak olan?

Ne yapıyorsunuz, nasıl çocuk yetiştiriyorsunuz sizler? Ne öğretiyorsunuz çocuklarınıza?

Çocuğu karşınıza alıp Kürt düşmanları, Ermeni düşmanları, Rum-Yunan düşmanları, "arkamızdan vuran" Arap düşmanları, sosyalist-komünist düşmanlrı mı sayıp duruyorsunuz kuzum?

Yahu barış, özgürlük, demokrasi söylemlerine ne oldu, çocuklarımızı bunlarla büyütmek daha güzel değil mi? Ne bu kin ve nefret propagandası? Bu nasıl bir psikolojidir? Nasıl insanlarsınız hayret ediyorum.

Bunlar "Türkün Türkten başka dostu yoktur" anlayışında olanlara söylenebilir.
Ama ben hiçbir Atatürkçü'nün, ulusalcının ırkçılık düzeyinde bir düşmanlık sergilediğini görmedim şimdiye kadar.

Fakat Atatürkçüleri, ulusalcıları, yurtseverleri karalamak için ırkçılarla, aşırı milliyetçilerle aynı kefeye koyup sonuçta faşist kategorisine sokmanın bir parçası olsa gerek bu yazı.

Yoksa cEm gibi neyin ne olduğunu bilen biri, kavramları karıştırmadığı gibi, Ermeni, Rum, Kürt vs. düşmanlarının da kim olduklarını gayet iyi bilir.
Deniz Gezmiş'i de yetiştiren Kemalist babasıdır.
Ve Deniz Gezmiş halk düşmanı olmamıştır. Türk ve Kürt halklarının kardeşliğini vurgulamıştır.

Bunlar ucuz politikalar.

evrensel-insan
19-10-2009, 01:49
Saygideger arkadaslar;

Hersey iyi guzelde; tarihteki, yonetimlerin, iktidarlarin otoriter ve guc kullanimli yaptirimlarini, ki bunlar ulke yonetimi olur, ceteler olur, teror olur, isyancilar olur v.s. ve onlarin; insanoglu uzerinde yaptiklari herturlu insanlikdisi eylem ve uygulamalari; ne diye, ulke halklarina "yuklemeye" calisirsiniz.

Anadoludaki Kurtulus savasi esnasindaki yapilan insanlikdisi uygulamalardan, neden Anadolu halkini sorumlu tutarsiniz?

Ermeni cetelerinin yaptiklari insanlik disi uygulamalardan, neden Ermeni halkini sorumlu tutarsiniz?

Osmanli yonetiminin Ermeni halki uzerindeki insandisi uygulamalarindan, neden Ermeni olmayan Anadolu halkini ve Turk halkini sorumlu tutarsiniz?

PKK'nin yaptigi insanlikdisi uygulamalardan, neden Kurd halkini sorumlu tutarsiniz?

Daha once Kurtulus savasindan once; sehirleri isgal eden ve herturlu insanlik uygulamasini yapan yunanli subaylarrdan dolayi; neden yunan halki sorumlu tutuldu?

Ornekler o kadar cokki, saymakla bitmez. Tarihte; iktidarlar, birbirleriyle savasarak; birbirlerinin halkina, her turlu insanlikdisi uygulamayi yapmislar. Burada herhangibir ulkenin halkinin sucu ne?

Oncelikle, gerekirse; kimi ve neden ve de nasil "suclayacagimizi" bilmemiz ve algilamamiz, gerekir.

Bir Irak, Afganistan ABD istilalarindan; ABD halkinin sucu nedir?

Bir Filistin saldirilarindan, Israil halkinin sucu nedir?

Suclu bellidir. Icinde yasadigimiz duzen ve sistemi herturlu ayrimcilikla yonetenler ve yonlendirenler, ideolojik ayrimlarla; kitleleri birbiriyle savastiranlar, inancsal ayrimlarla kitleleri birbiriyle savastiranlar.

Ulkeleri iceriden yikmak icin; ulke icindeki emir kullariyla; ulke halkini karsitlara bolup, birbiriyle savastiranlar.

Iste bu kaos, huzursuzluk ve insanlikdisi yasam ve iliskileri korukleyip; sonrada nemalanip, parse toplayanlar.

Iste bunlarin, ortak bir yani vardir. Bu ne bir milliyettir, ne bir dindir, ne de baska bir tabu veya kutsal veridir. Bu, insandisiligi ve insanlikdisiligi her turlu ayrimcilikla koruklemek ve bu kaos dan beslenmektir. Ayni les kargalari gibi. Ama; les kargasi, en azindan les yer. Bunlar ise; insanoolunu ve insanligini lese ceviriyorlar.

Oyuzden iyi dusunelim ve bir suclu arayip; ajite olmak yerine de; bu suclulari besleyen, yetistiren duzen ve sistemin ne oldugunu algilayalim. Cunku, sonucta bu algilama ve cozumu; tum insani ve insanligini evrensel mekan genisliginde ilgilendirmektedir.

Ulkelerin tek tek cozumleri bile, bu epistemolojik gercegin disinda algilanamaz. Cunku tum insanin ve onun insanliginin sorunu ortaktir. Bu ortaklik evrenseldir. Bunun farkina varabilmek ise; artik bu ayrimci/duygusal/ideolojik/inancsal/dogrularin goreceli ve degisken savunusu ve sahiplenisi ile degil; dusunce ve davranista insan olmanin ve insanlik sunmanin evrensel genislikteki onemini algilamak ve kavramakla olur.

Lutfen, birakalim artik, su kisir, milliyet, din v.s. icerikli suclamalari. Bunlar, tarihte insanogluna hic bir zaman ve hicbir sekilde bir yarar saglamadi. Sadece bunu isteyenlerin nemalanmasini ve parse toplamasini getirdi.

Lutfen; bu insanlikdisi dusunce ve davranis meraklilarinin "ekmegine yag surmeyi" bir kenara birakalim ve insan olmamizdan ve insanlik sunmamizdan sorumlu ve yukumlu olalim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mep
19-10-2009, 01:52
Yahu barış, özgürlük, demokrasi söylemlerine ne oldu, çocuklarımızı bunlarla büyütmek daha güzel değil mi? Ne bu kin ve nefret propagandası? Bu nasıl bir psikolojidir? Nasıl insanlarsınız hayret ediyorum.

Cem abinin (şayet tanışmamış olsaydık) Patagonyada yaşadığını düşünmeye başlardım he..! Kim çocuklarını Ermeniye'Kürde şuna buna düşman ol diye yetiştiriyo yahu.._?

unbe
19-10-2009, 12:29
Cem abinin (şayet tanışmamış olsaydık) Patagonyada yaşadığını düşünmeye başlardım he..! Kim çocuklarını Ermeniye'Kürde şuna buna düşman ol diye yetiştiriyo yahu.._?

valla ben değil:)
çocuğumu yetiştirirken en önem verdiğim şey bağımsız olması ve özgürce düşünebilmesiydi.
kimseye şiddet göstermemesi gerektiğini,şiddet gösteren insanların zavallı ve aciz olduğunu öğretmeye gayret gösterdim.
tamam itiraf ediyorum ateist olması yönünde birtakım yönlendirmelerim olmuştur-allah yok felan şeklinde-
ama bunun dışında o bir bireydir ve kendi gibi düşünüp hareket edebilmelidir.
zaten öyle yapıyor:)

nogada
19-10-2009, 12:42
Bencede bu bizim toplumuzdaki depresyona bağlı bir panik atak olmalı.Bir paranoya...

Yargan Kam
19-10-2009, 17:36
Paranoyak olmam, takip edilmediğim anlamına gelmez.

Hortlak
20-10-2009, 09:56
Üçüncüyol bu videoyu bulduğun iyi oldu. Seyredince hatırladım.

Atatürk'ü anti-emperyalizmin simgesi yapmaya çalışan cenahımıza izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.

Atatürk'ü yurdu işgal eden güçlere kaşı ulusal kurtuluşçudur. Ancak bir sistem olarak ABD, İngiltere, Almanya gibi devletlere karşı değildir. Onlara karşı sevgi ve hayranlık beslemekte, muasır medeniyet seviyesine ulaşmayı bizlere hedef koyarken onları kastetmektedir. Bu videoda da bu görüş desteklenmiştir.

Videoda benim göremediğim ne gördünüz de böyle sonuçlar çıkardınız acaba Cem Bey? Amerika halkına hitap ederken ana-avrat düz gitmesini mi bekliyordunuz Atatürk'ün mesela? Bu videodan Atatürk'ün saydığınız ülkelere sevgi ve hayranlık beslediği manasını çıkarmak için hayli fantastik bir insan olmak lazım bence. Bu kadar düz mantıkçı hareket ettiğinize göre bu resmi ekleyeyim buna da Atatürk Osmanlı'yı savunuyordu deyin bari;

http://www.eogretmen.com/ataturk_resimleri/46_ataturk_yeniceri_kiyafetli.jpg

Atatürk gerçekçi bir insandır. Muasır medeniyet seviyesine ulaşmayı da hedef olarak koymamıştır, muasır medeniyet seviyesine ulaşmayı ve onu geçmeyi hedeflemiştir. Bir insanın ülkesinin gelişimini savunması da illa Batı hayranı olduğu anlamına gelmez, demek ki bu zeka seviyesindeki insanlara göre Gandhi de anti-emperyalist değil, Lenin de!

Bir lafı söylemeden önce iki kere düşünün, yanlış da olsanız en azından ayaklarınız yere basar böyle Harikalar Diyarı'ndan çıkma yorumlar yapmazsınız.

Cem
20-10-2009, 10:17
Atatürk milli bağımsızlıkçıdır. Milli bağımsızcılık ile anti-emperyalizmi birbirine karıştırmamak gerekir. Milli bağımsızlıkcılıkta gerek düşman askeri güçlerinin ülkeden çıkarılması gerekse de ekonomik ve kültürel bağımsızlık hedefleri güdülür.

Ancak anti-emperyalist mücadelede sadece bağımsızlık hedefi değil değil emperyalist kabul edilen devletlere karşı tavır alma, onlarla siyasal ve kültürel alanda mücadele etme, onları diğer anti-emperyalist ülkelerle işbirliği yaparak izole etme ve emperyalist ülkelerde varolan sistemin eleştirisi olur. Örneğin Che Guevara anti-emperyalisttir. Sadece Kübanın kurtuluşu için değil ABD'yi tüm dünya üzerinde zayıflatmaya yönelik bir teorinin uygulayıcısı da olmuş, Bolivya'ya gidip orada da mücadele vermiştir.

Oysa Atatürk bu konuda çok farklık düşünür. O, batının müziğini, şapkasını, harflerini, parlamenter düzeninin, orada çıkan laikliği, papyonu, vals danslarını vs. vs. hepsini almıştır. Hepsini beğenmiştir. Atatürk Almanya'nın, Fransa'nın, ABD'nin sistemine karşı değil tam tersine hayranıdır. Bunu inkar etmek çok abes olur. Bu konuda onu eleştirdiğim de sanılmasın. şapka ve birkaç devrimi hariç hepsine sempatiyle bakarım. Ne yapacaktı, nasıl geliştirecekti ülkeyi? Elbette o dönemde ve halen dünyanın en gelişmiş sistemlerini ülkemizde de uygulamaya çalışacaktı.

Atatürk batıda varolan sistemin aynısını Türkiye'de, ama batıdan bağımsız olarak, milli devlet olarak kurmak istemiştir.

Atatürk, batının Türkiye'yi işgaline karşı savaşım vermiştir yoksa batı sistemine karşı en ufak bir karşı çıkışı yoktur.

Yukarıda verdiğiniz fotoğrafı ise Bulgaristan'da ateşe iken bir maskeli baloda çektirmiştir. Çökmekte olan Osmanlının ateşesi imajını vermek yerine bir zamanlar batıya hükmeden Osmanlının güçlü yeniçerisiyle onuru kurtarmaya çalışmıştır. Siz o fotoğraftan nasıl bir sonuç çıkardınız?

Hortlak
20-10-2009, 11:10
Atatürk milli bağımsızlıkçıdır. Milli bağımsızcılık ile anti-emperyalizmi birbirine karıştırmamak gerekir. Milli bağımsızlıkcılıkta gerek düşman askeri güçlerinin ülkeden çıkarılması gerekse de ekonomik ve kültürel bağımsızlık hedefleri güdülür.

Ancak anti-emperyalist mücadelede sadece bağımsızlık hedefi değil değil emperyalist kabul edilen devletlere karşı tavır alma, onlarla siyasal ve kültürel alanda mücadele etme, onları diğer anti-emperyalist ülkelerle işbirliği yaparak izole etme ve emperyalist ülkelerde varolan sistemin eleştirisi olur. Örneğin Che Guevara anti-emperyalisttir. Sadece Kübanın kurtuluşu için değil ABD'yi tüm dünya üzerinde zayıflatmaya yönelik bir teorinin uygulayıcısı da olmuş, Bolivya'ya gidip orada da mücadele vermiştir.

Oysa Atatürk bu konuda çok farklık düşünür. O, batının müziğini, şapkasını, harflerini, parlamenter düzeninin, orada çıkan laikliği, papyonu, vals danslarını vs. vs. hepsini almıştır. Hepsini beğenmiştir. Atatürk Almanya'nın, Fransa'nın, ABD'nin sistemine karşı değil tam tersine hayranıdır. Bunu inkar etmek çok abes olur. Bu konuda onu eleştirdiğim de sanılmasın. şapka ve birkaç devrimi hariç hepsine sempatiyle bakarım. Ne yapacaktı, nasıl geliştirecekti ülkeyi? Elbette o dönemde ve halen dünyanın en gelişmiş sistemlerini ülkemizde de uygulamaya çalışacaktı.

Atatürk batıda varolan sistemin aynısını Türkiye'de, ama batıdan bağımsız olarak, milli devlet olarak kurmak istemiştir.

Atatürk, batının Türkiye'yi işgaline karşı savaşım vermiştir yoksa batı sistemine karşı en ufak bir karşı çıkışı yoktur.

Yukarıda verdiğiniz fotoğrafı ise Bulgaristan'da ateşe iken bir maskeli baloda çektirmiştir. Çökmekte olan Osmanlının ateşesi imajını vermek yerine bir zamanlar batıya hükmeden Osmanlının güçlü yeniçerisiyle onuru kurtarmaya çalışmıştır. Siz o fotoğraftan nasıl bir sonuç çıkardınız?

Allah Allah! Emperyalizm milli bağımsızlıkların karşısında olduğuna göre doğası gereği; milli bağımsızlıkçı bir insan otomatikman anti-emperyalist olmuyor mu? Yani sizin kafanızda uyan tanıma uymuyorlar diye Gandhi de mi mesela anti-emperyalist olmuyor? Ardından elma ile armudu birbirine karıştırıp Che örneğini veriyorsunuz, Che hakkında bilginizin sadece Küba'da devrime karışıp Bolivya'da öldürüldüğünden ibaret olduğu o kadar belli oluyor ben buradan kabak gibi görüyorum. Che inandığı ideoloji gereği Sosyalizm için savaşmıştır, Sosyalizm sadece emperyalistleri değil, tüm Kapitalizm'i düşman kabul eder, bu bakımdan Che farklı ülkelerde savaşım verdi diye diğer bütün milli bağımsızlıkçıların anti-emperyalist sayılmaması icab etmez. Bu mantıktan hareketle Castro bile anti-emperyalist sayılmayabilir.

Atatürk'e dönelim; öyle yuvarlak ve boş laflar ediyorsunuz ki önce düzeltmem sonra yanıtlamam gerekiyor, diyorsunuz ki; "Atatürk Almanya'nın, Fransa'nın, ABD'nin sistemine karşı değil tam tersine hayranıdır." şimdi burada sistem dediğiniz nedir? Ekonomik düzen ise; Atatürk'ün kapitalizme karşı olmaması nasıl anti-emperyalist olmaması anlamına gelebiliyor, bunu bana lütfen açıklayın, eğer kapitalizme karşı olmayınca anti-emperyalist olunamıyorsa bana Che dışında birkaç örnek daha verin kimler anti-emperyalistmiş öğreneyim. Yani o kadar düz mantıkçısınız ki adam devrim yapıyor, ortada koca bir tarihsel arka plan var hepsini bir kenara atıp bie videodan ya da şapka inkılabından hareketle Atatürk anti-emperyalist değildir diyebiliyorsunuz, bravo.

O aldıkları şeyleri de beğenmesi icab etmez, nitekim Atatürk Batı müziğini değil klasik Türk musikisini sever ve dinlerdi, harf inkılabı da Atatürk Latin alfabesini sevdiğinden değil, Türkçe bunu gerektirdiğinden yapmıştı, sanırım harf meselesinin İttihat ve Terakki'den bile evvel tartışma konusu olduğundan haberiniz yok. Son olarak eklediğim resmin maskeli baloda verildiğini bilmediğimi sanarak kendinizce öğretmişsiniz, teşekkür ederim, bu fotoğrafın 1826'dan çok sonra çekildiğini de Atatürk'ün Sofya da ataşemiliter iken bu baloya katıldığını da bilecek kadar okudum, orada sizin bir videodan hareketle Atatürk'ün anti-emperyalist olmadığını iddia eden tezinize yönelik bir istihza vardı, anlamamışsınız, canınız sağolsun.

aydoe
25-10-2009, 16:26
''AB’nin, ABD’nin Atatürk karşıtlığını hatta düşmanlığını anlıyorum. Atatürk, bir semboldür. Bağımsızlık sembolüdür; emperyalizme başkaldırının sembolüdür; ulusal onurun sembolüdür.
Bu sembol silinmeli, karartılmalı; AB, ABD’nin yandaşlarınca böylece Türkiye tümüyle kolayca teslim alınmalıdır. Atatürk’le, Türkiye’nin bağımsızlığından yana olanlarla, emperyalizme karşı olanlarla, kapitalist düzenin demokrasi anlayışına karşı olanlarla dertleri, gizli veya açık savaşımlarının nedeni budur.''

''Atatürkçü düşünceye, Atatürk’e, O’nun en büyük eserim dediği laik cumhuriyete saldırı ABD, AB desteği de alınarak demokrasinin değerleri bir araç olarak kullanılarak yapılıyor. Bunun en çarpıcı örneğini İran’da Şah’ı deviren Humeyni hareketi vermiştir. Unutulmamalıdır ki orada da demokrasi kullanılarak “Şahın baskıcı totaliter yönetimine karşı daha çok demokrasi” denilerek iktidar olunmuştur.Daha sonra demokrasiyi telaffuz etmenin dahi suç olduğu teokratik bir rejim getirilmiştir. Humeyni hareketine destek veren liberal demokratların sonu kurşuna dizilmek olmuştu.''


http://www.takagazete.com/kose.php?id=845


''Kini, nefreti, ayrılığı, gayrılığı, bu ülkede ayrışmayı derinleştiren bir iktidar var.
Bu konuda sayın Başbakan’a söylenecek sözlerimiz var.
Başbakan diyor ki, demokratik açılım.
Sayın Başbakan, senin için demokrasi ya bir tren vagonudur veya bir istasyondur.
Demokrasiyi içselleştirmemiş, demokrasiyi anlayamamış biri, demokratik açılımı nasıl yapabilir?” Abdüllatif Şener


Şener Akp nin kurucu üyelerindendir ve uzun dönem başbakan yardımcılığı yapmıştır ,Erdoğan'ı yakınen tanır.
Demek ki unutmamış Erdoğan'ın demokrasi bizim için bir araçtır sözünü.
AB ilerleme raporunda Atatürk'ün tasfiyesi gerekliliğini belirtmiş ,Akp nin canına minnet ulus devlet yıkılsın da ümmeti yönetmesi kolay nasılsa şıh şeyh ulema kolayca götürülür işler.

evrensel-insan
02-11-2009, 20:06
Saygideger arkadaslar;

Bugun, NTV Tarih'in; Ataturk'un kendisinin hazirladigi soyagaci aciklandi.

Linki;

http://ozturkler.com/ataturk-soyagaci-ailesi-ahmet-esmen.html,01998a

http://www.haber7.com/foto-galeri.php?cID=449669

Saygilarimla;
evrensel-insan

al bundy
02-11-2009, 22:19
Saygideger arkadaslar;

Bugun, NTV Tarih'in; Ataturk'un kendisinin hazirladigi soyagaci aciklandi.

Linki;

http://ozturkler.com/ataturk-soyagaci-ailesi-ahmet-esmen.html,01998a

http://www.haber7.com/foto-galeri.php?cID=449669

Saygilarimla;
evrensel-insan

Hayırdır, Atatürk'e yahudi sıfatı yakıştıran siz değil miydiniz?

evrensel-insan
02-11-2009, 22:31
Saygideger al bundy;

Iste, galiba en zor anlasilmasi gereken husus ta bu. Benim Ataturk ile ilgili hic bir bireysel "yakistirmam" yoktur ve olamaz. Sadece Ataturk ile ilgili, her turlu haberi ogrenmek isterim. Bu da Ataturk'un nasil bir kisilige , dusunceye sahip bir kisi oldugunu algilayabilmek icindir, yorum yapabilmek icin degil.

Gordugun gibi, bu haberi de veren benim.

Soyle dusunebilirsin. Bilimde de bir teori pratikte yanlislanana kadar, eski teori gecerlidir.

Burada da; bugun yayinlanan bu haber, benden bagimsizdir, ayni Yahudi oldugu haberi gibi ve ben, o haber gibi, bunu da paylastim.

Sonucta hersey ve bilhassa tarih; bir ideolojik/inancsal dogru sahiplenmesidir.

Ben bu soyaagaci ile ilgili de, degisik haberlerin cikacagina, eminim. Bekleyip gorecegiz.

Seninle tarih konusunda bu kadar yazismamiz oldu. Son olarak sana bir filozof olan Derrida'nin bir sozunu ileteyim. "Tarih oldu (olmek), ayni yazarin oldugu (olmek) gibi.

Bu arada bir seyi daha hatirlatayim. Benim evrensel-insan dusuncesi olarak amacim; cikarsama-curutmedir. Ispat/iddia/kanit v.s. degil.

Burada da Ataturk olarak konu; Ataturk'un tum yasami boyu, kendi adina, ya da Osmanli ve TC adina, yaptiklarini neden ve neye dayanarak yaptiginin, Ataturksel olumlu/olumsuz yanasimin disindan bakarak ve notr algilanmasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

al bundy
02-11-2009, 23:28
Saygideger al bundy;

Iste, galiba en zor anlasilmasi gereken husus ta bu. Benim Ataturk ile ilgili hic bir bireysel "yakistirmam" yoktur ve olamaz. Sadece Ataturk ile ilgili, her turlu haberi ogrenmek isterim. Bu da Ataturk'un nasil bir kisilige , dusunceye sahip bir kisi oldugunu algilayabilmek icindir, yorum yapabilmek icin degil.

Gordugun gibi, bu haberi de veren benim.

Soyle dusunebilirsin. Bilimde de bir teori pratikte yanlislanana kadar, eski teori gecerlidir.

Burada da; bugun yayinlanan bu haber, benden bagimsizdir, ayni Yahudi oldugu haberi gibi ve ben, o haber gibi, bunu da paylastim.

Sonucta hersey ve bilhassa tarih; bir ideolojik/inancsal dogru sahiplenmesidir.

Ben bu soyaagaci ile ilgili de, degisik haberlerin cikacagina, eminim. Bekleyip gorecegiz.

Seninle tarih konusunda bu kadar yazismamiz oldu. Son olarak sana bir filozof olan Derrida'nin bir sozunu ileteyim. "Tarih oldu (olmek), ayni yazarin oldugu (olmek) gibi.

Bu arada bir seyi daha hatirlatayim. Benim evrensel-insan dusuncesi olarak amacim; cikarsama-curutmedir. Ispat/iddia/kanit v.s. degil.

Burada da Ataturk olarak konu; Ataturk'un tum yasami boyu, kendi adina, ya da Osmanli ve TC adina, yaptiklarini neden ve neye dayanarak yaptiginin, Ataturksel olumlu/olumsuz yanasimin disindan bakarak ve notr algilanmasidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Bu konuda da Atatürk'ün masonluğundan veya yahudiliğinden kesin bir biçimde ima ederek bahsetmiştiniz. Ben 201 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=198293&postcount=201) nolu mesajımda bunu sorduğumda internette git araştır benzerinden birşey söylediniz. 206 (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=198710&postcount=206) nolu mesajımda da önceden soyağacını belirtmiştim. Bu soyağacı yeni çıkan bir şey değil ki, Şevket Süreyya Aydemir'in "Tek Adam" adlı kitabında olması lazım. Onu bırakın Atatürk, Zübeyde Hanım, Makbule Hanım, Atatürk'ün çocukluk arkadaşları ve Selanik'teki komşularıyla bizzar konuşan ve bunları ilk olarak 1944'te yazan(Atatürk'ün çocukluğuna ait çoğu bilgiyi öğrendiğimiz) Enver Behnan Şapolyo'da zaten bulunuyordu. Zaten size 206 nolu mesajımda verdiğim bilgi de o kaynak esas alınarak yazılmıştı.

Bütün bunlardan sonra umarım Atatürk'ün yahudi veya masonluğundan kurtulursunuz.

evrensel-insan
02-11-2009, 23:44
Saygideger al bundy;

Bu konuda da Atatürk'ün masonluğundan veya yahudiliğinden kesin bir biçimde ima ederek bahsetmiştiniz. Ben 201 nolu mesajımda bunu sorduğumda internette git araştır benzerinden birşey söylediniz.-al bundy-

Iste tamda bu, "internetten arastir" bu zaten, herhangibirseyi benim soyledigimi degil; sadece benim aktardigimi gosterir.

Bir konunun aktarilmasi; aktaran kisinin o aktardigi konuyu savundugu, onunla ayni fikri paylastigi anlamini tasimaz.

"AKP demokratik acilim yapmistir" cumlesini, benim aktarmam; bu cumledeki yazilani savundugum, onunla ayni fikirde oldugum anlamina gelmez.

Iste algilanmayan da bu. Ben, herhangibir konunun sorunlarini oldugu gibi; disaridan bakis acisi, notr algi olarak yansitirken; sanki yansitilanlarin benim fikrimmis gibi algilanmasi, bizim ulkemizin en buyuk handikaptidir.

Bir seyi oldugu gibi ortaya koymak baskadir, bir seyi savunmak baskadir, bir seye karsi cikmak baskadir.

Ataturk konusuna gelince, ayni sorun burda da yansir. Benim Ataturk konusunda yansittigim bir haber; sanki benim dusuncemmis gibi, yansiyor. Bu Ataturksel bakis acisinin bir cikmazidir. Cunku Ataturksel bakis acisi; ya yanli, ya da karsidir. Ayni tanrisal bakis acisi gibi. Halbuki ben, Ataturksel bakis acisinin disindan ve notr olarak Ataturk konusuna bakarim, ayni tanrisal bakis acisinin disindan ve notrbaktigim gibi.

Bana gore Ataturk; soylendigi uzre, 1881-1938 yillari arasinda yasamis, 1919 oncesi, Osmanli adina ve 1919 sonrasi da TC kurma adina, savasim vermis ve bu savasima onderlik etmis bir kisiliktir.

Ataturk'un bu yasam ve mucadele doneminde; her boyutta olanlar ve Ataturk'e yanli/karsi olanlar olmustur. Karsi olanlar, oyle veya boyle elimine edilmis ve Ataturk ve onun getirdikleri tarihe damgasini vurmustur.

Dedigim gibi; konu, Ataturk'un yaptiklarini neye dayanarak ve neden/nasil yaptigidir. Bunlarin da gerceginin aciga cikmasi, Ataturk'un kimligi, kisiligi ve ne gibi degerlere ve neden onem verdiginin cevabi olacaktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
03-11-2009, 00:21
Saygideger albundy;

Ben Ataturk'un yaptiklarini, bir tek evrensel-insan dusuncesinin insansal/evrensel/kavramsal temelinde degerlendirebilirim.

Bu degerlendirmemde de; Ataturk'un insanlik adina evrensel olarak yaptigi tek sey; Anadolu halkinin; dogal dusuncenin, yaratilissal/yaraticisal temelde; din ve Allah konularindaki bakis acisinin sorgulanabilmesini ve irdelenebilmesini saglamistir. Bu da ulkenin ateistler ve antiteistler yetistirmesine yaramistir.

Ama bunun yaninda; ideolojik/inancsal ve kisiler icin, ikinci bir teslimiyet ve tabu olan milliyetciligi one cikarmistir. Bu da evrensel/insansal butunlugu, ayrimciliga/duygusalliga/kutuplasmaya/ tasiyan bir negatiftir.

Kendisi birey biincine sahip olmadigi icinde; Avrupa ve Dunya da yesermekte olan birey olma ve birey bilincini topluma yerlestirecek bir egitim-ogretim-ogrenim sistemini tasiyamamis, aksine totoliter bir ideolojik/inancsal dogruya, milliyetcilige vatan-millet-sakarya soylemleri ile suruklemistir. Bu da baska bir negatiftir.

Bu iki negatif zaten; 50'lerden baslayarak, kendini hissettirmis ve 80 lerle doruk noktasina ulasmis ve bugunde toplumu bir kaosortamina sokmustur.

Askeri, baskici,zoraki, mudaheleci, savaskan, hakimiyet/teslimiyet zihniyetini de topluma tanistiran, o dur. Bu mentalite zaten, rakiplerini elimine etmede de buyuk rol oynamistir. NORMALLESME ve BIRLESTIRICI Zihniyeti de yerlestirememistir.

Devrimleri ve yenilikleri, ust yapida kalmis, alt yapiya yansimamistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

deli_cevat
10-11-2009, 18:25
Ölümünün 71. yılında çeşitli etkinliklerle Mustafa Kemal anılıyor. Anma törenlerinde "cumhuriyet" mesajları verilmeye devam edilirken, Kemal Okuyan konuya ilişkin bir değerlendirme yaptı.

Mustafa Kemal ölümünün 71. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor. Yurt çapında gerçekleştirilen resmi anma törenlerinin yanı sıra çok sayıda toplantı ve konferans düzenlenirken, birçok kurum her yıl olduğu gibi, 10 Kasım açıklaması yaparak “laik, demokratik Cumhuriyet’in sonsuza kadar yaşayacağı” vurgusunu tekrarladı.

soL yazarı ve Genel Yayın Yönetmeni Kemal Okuyan konuya ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede “Mustafa Kemal’in, son yıllardaki gelişmelere karşın hâlâ Türkiye’deki birçok ideolojik akımın meşruiyet kaynağı olarak kullanıldığı”nı hatırlatarak, solun böyle bir yarışa girmesinin beklenmemesi gerektiğini belirtti.

Okuyan’ın değerlendirmesi şöyle:

“Mustafa Kemal’in değerini tartışacak durumda değiliz. Bir büyük burjuva devrimcisidir, tarihsel anlamda ilerleme olduğu tartışılamayacak dönüşümlere kişisel damgasını vurmuştur. Ancak bu dönüşümler, bugün Türkiye’nin sorunlarının çözümü, ülkemizin ileriye doğru sıçramasını sağlayacak içerikte değildir, kaldı ki, bugün yaşananlar 90 yıl kadar önce yola çıkan sistemin ürünüdür. Bütün burjuva devrimlerinin kaderidir bu. Onun çerçevesinden hareketle ileriye doğru gitmek olanaksızdır. Ama onu yok sayarak ya da karşınıza alarak da ilerici bir hamle yapamazsınız. Türkiye solundaki Mustafa Kemal ve kemalizm düşmanlığı büyük bir arızadır, kendine güvensizliğin ürünüdür, gerici ve hatta karşı-devrimci dinamiklerin etkisi altına girmektir.

Eli kanlı faşistler, hatta son yıllardaki cüretlerine karşın islamcıları dahil birçok kesimin meşruiyet kaynağı olarak gördüğü “Atatürk” kültü üzerinden bir hegemonya mücadelesine girmek sola bir şey kazandırmaz, zarar verir.

Ancak Mustafa Kemal düşmanlığının sola vereceği ve vermekte olduğu zarar daha fazladır.

Türkiye’nin, halkımızın kurtuluşu bellidir: Sosyalizm! Bu kemalist çerçeveye sığmaz. Burjuva devrimlerinin sermaye egemenliğini pekiştiren sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılması, sermaye egemenliğinin yıkılması temel hedef haline gelmiştir.

Türkiye solu, buna odaklanacağına, burjuva devriminin bugün için bile çok değerli olan kazanımlarını karşısına almaya çalışıyor. Biz bunu yapmayız.

Mustafa Kemal’i ancak bu tarihselci yaklaşım içine yerleştirebiliriz. Onun kültleştirilmesine karşı çıktığımız kadar, ona düşmanlığa ve onun önemsizleştirilme girişimlerine de karşı çıkarız.

Mustafa Kemal’in izinden gittiğini düşünüp piyasacılığa, gericiliğe, emperyalizme karşı samimi bir mücadele içine girenlere, Mustafa Kemal’e sosyalizm elbisesi giydirmek isteyenlere ise elbette saygı duyarız. Bu sermaye düzenine karşı, emekten yana bir konumlanışa kim ne adına giriyorsa girsin, hoş geldi sefa geldi!”

ozgur_
17-11-2009, 19:50
Gazeteci-yazar Taha Akyol, Lenin’e “Bolşevik rejim kuracağım” diye haber gönderen, Milli Mücadele’de “Abdülhamit’ten daha İslâmcı” davranan, Büyük Taarruz öncesi “Türkiyeliler” derken savaşı kazanınca “Büyük Türk milleti” demeye başlayan, dönemindeki 16 Kürt isyanı karşısında “sertlik yanlısı” ve asla eleştirilemeyen, otoriter Atatürk’ü Neşe Düzel’e anlattı

http://taraf.com.tr/haber/44161.htm

http://taraf.com.tr/makale/8523.htm

http://taraf.com.tr/makale/8544.htm

ozgur_
18-11-2009, 13:22
Neşe Düzelin Gazeteci-yazar Taha Akyolla roprtajı devam ediyor...

http://taraf.com.tr/makale/8562.htm


Taha Akyola göre atatürkün Dine bakışı

Atatürk’ün dinle ilişkisi nasıldı?

Başta beri emsallerine göre din anlayışı daha mesafelidir ama dinin toplumsal ve siyasi açıdan öneminin de farkındadır. Atatürk dini siyaseten kullanmayı çok iyi başardı. Atatürk’ün şeriatı öven sözleri vardır. Mesela “Bizim kanun-i esasimiz (anayasamız) Kur’an-ı Kerim’dir” dedi. “Allahın emirlerine uymadığımız için geri kaldık” da dedi. Ayrıca, “Hz. Muhammed’in yüce şeriatı” diye yaptığı konuşmalar var. “Cenab-ı Hak insanları yaratırken” diye bir konuşması var. Bu konuşmalar hep Milli Mücadele sırasında oldu. Atatürk, “antiemperyalizm” sözlerini de hep Milli Mücadele sırasında söyledi.

Milli Mücadele’den sonra nasıl değişti?

Milli Mücadele’den sonra ise laiklik yolunda ilerledi. Zaten “anayasamız Kur’an’dır” diyerek laiklik olur mu? Olmaz. O zaman da, “Biz gökten indiği zannedilen kitaplara göre değil, hayatın gerçeklerine göre politika yapıyoruz” dedi. 1937’de Meclis’i açış konuşmasında, “tabiat insanı yarattı” dedi. Ama şu var! Atatürk’ün orada öyle, burada böyle söyleyen biri gibi görünmesi beni rahatsız eder. Çünkü onu böyle ele almak, bizi bilimsel tarih analizinden uzaklaştırır. Biz, dönemlerin nasıl değiştiğini ve bu değişimleri Mustafa Kemal’in nasıl etkilediğini ve kendisinin de yaşanan değişimlerden nasıl etkilendiğini incelemeliyiz. Mesela Atatürk Libya’da savaşırken imparatorluk için savaşıyordu. O dönemde Padişah Vahdettin’e “ayağınızın tozuna yüz sürmeye hasretim” gibi Anadolu’dan gönderdiği telgraflar vardır.

tayyare
18-11-2009, 17:03
Ne hoş bir eleman; rabbim Natoya bağışlasın.

Milliyetçi+islamcı+faşistin, liboşal demırkıratik islamist devenin bale pabucu türü evriminin pazarlaması.
Evrimcilere pabucunu yedirtecek gerçekse Natocu doğdu, natoya gitti ve Nato mezarlığını boylayacak.
Yani bu kişide evrim yok .
AllahC.C. rahmet ve bereketle yerini dolduracakları mantar misali üretmektedir.

Yeni devlet(sekonder republica) mutlaka bir medresesine Taha Akyol adını vererek yaşatmalıdır.

al bundy
19-11-2009, 03:16
Neşe Düzelin Gazeteci-yazar Taha Akyolla roprtajı devam ediyor...

http://taraf.com.tr/makale/8562.htm


Taha Akyola göre atatürkün Dine bakışı

Atatürk’ün dinle ilişkisi nasıldı?

Başta beri emsallerine göre din anlayışı daha mesafelidir ama dinin toplumsal ve siyasi açıdan öneminin de farkındadır. Atatürk dini siyaseten kullanmayı çok iyi başardı. Atatürk’ün şeriatı öven sözleri vardır. Mesela “Bizim kanun-i esasimiz (anayasamız) Kur’an-ı Kerim’dir” dedi. “Allahın emirlerine uymadığımız için geri kaldık” da dedi. Ayrıca, “Hz. Muhammed’in yüce şeriatı” diye yaptığı konuşmalar var. “Cenab-ı Hak insanları yaratırken” diye bir konuşması var. Bu konuşmalar hep Milli Mücadele sırasında oldu. Atatürk, “antiemperyalizm” sözlerini de hep Milli Mücadele sırasında söyledi.

Milli Mücadele’den sonra nasıl değişti?

Milli Mücadele’den sonra ise laiklik yolunda ilerledi. Zaten “anayasamız Kur’an’dır” diyerek laiklik olur mu? Olmaz. O zaman da, “Biz gökten indiği zannedilen kitaplara göre değil, hayatın gerçeklerine göre politika yapıyoruz” dedi. 1937’de Meclis’i açış konuşmasında, “tabiat insanı yarattı” dedi. Ama şu var! Atatürk’ün orada öyle, burada böyle söyleyen biri gibi görünmesi beni rahatsız eder. Çünkü onu böyle ele almak, bizi bilimsel tarih analizinden uzaklaştırır. Biz, dönemlerin nasıl değiştiğini ve bu değişimleri Mustafa Kemal’in nasıl etkilediğini ve kendisinin de yaşanan değişimlerden nasıl etkilendiğini incelemeliyiz. Mesela Atatürk Libya’da savaşırken imparatorluk için savaşıyordu. O dönemde Padişah Vahdettin’e “ayağınızın tozuna yüz sürmeye hasretim” gibi Anadolu’dan gönderdiği telgraflar vardır.

Sence ne yapmalıydı? Halk şeriat istiyor diye devrimleri yapmasa mıydı? Ya da milli mücadelenin başında devrimlerini halka anlatıp linç denemesi mi yapsaydı? Boş yere sallama, alternatifin varsa yaz yoksa koşulları dikkate almadan lafları çarpıtıp kendince eğlenme.

Çellist
19-11-2009, 03:39
Taha Akyol bozuk şiveli ve neden kimler tarafından "Entel"lik mertebesine yükseltildiği tarafımca hiç anlaşılamayan zar zor vasat düzeyde bir yazar şahıstır. Atatürk'ü bu eski Türk-İslamcı yeni davul zurnacı adamdan öğrenmeye çalışmak zeka özürlülüktür. Arşivler açıktır. Meclis tutanakları açıktır. Nutuk ortadadır. Savaşlar ve devrimler bilinmektedir. Atatürk'ü öğrenmek için holding ya da tarikat medyalarının lümpen yazarlarını öğretmen kabul etmek zavallılığın, cehaletin bilmeden de olsa itirafıdır.

ozgur_
19-11-2009, 20:22
Yukardaki arkadaşların uslubunu sanki biryerlerden tanıyorum. En basit şeyde bile kafa yorup sorgulamayan bir uslup. Ortaya delil konluyor, kanıt konuluyor cevap vermek yerine en kibarcası "tabuma dokunmasın" diyen bir uslup. Konuyla ilgili aksi tez varsa ortaya koymak yerine saldıran uslup. Demek sözkonusu tabular olunca savunma taktiği bu oluyor.

tayyare
19-11-2009, 22:57
Ak-yol
ancak ortam izin verirse tabulara el atabilir.

Atatürk tabusuna ilk el atan yine soldur. Yıkanda soldur.
(Tarafcılar o sıra burun deliklerini kurcalıyordu, bilemezler)
El atınca da taraf gibi iftira ve palavra ile yapmıyor. Bilimsel yapıyor.
eee ! bazı garibanlar, taraf gibi cahillerin peşinden koşarsa dünkü hava durumunu bile bilemez ki.
Bari iki matbuat karıştırıdıktan sonra gelin karşımıza,
ama
kuş kafesine serilenlerden değil lütfen.

evrensel-insan
19-11-2009, 23:15
Saygideger tayyare;

Atatürk tabusuna ilk el atan yine soldur. Yıkanda soldur. -tayyare-

Bence, soyle dusun; Aslinda, tum Ataturk ile ilgili olumsuzluklari, arastiran ve kendine gore ortaya koyan; Ataturk yanlisi dusunce degil, karsiti dusuncedir. Bu da genelde, dini icerikli dusunce olur. Yani, tutucu/gerici/sagci/ v.s.

Sonucta, bir tabunun sorgulanmaya baslamasi; karsi gorus tarafindan gelir, paralel gorusten gelmez.

Ataturk'un TC ile birlikte getirdigi dini reform temelinde, Turkiye de din ve degerleri sorgulanmis ve antiteistler, non teistler ortaya cikmistir.

Sence seriatla yonetilen bir ulkede, bunun orani kactir? Ya da; Osmanli idari sistemi devam etseydi, anti ve non teistlerin yeserme orani ne olurdu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
19-11-2009, 23:32
e-insan dostum,
sosislerle ilgili talebimi yerine getirmenize kadar yanıt vermemeyi düşündüm .
dayanamadım kısa kesiyorum.
Atatürkün tabu olması DP zamanıdır. Koruma kanunu çıkarmıştır.
Neden ? demırkıratik bir tabu mu bunu sormak ? taraf sorsun .

e-insan,
Atatürk solcu değildir.
Ne varki, sağcılık dozajı sizinkine göre çok aşağıda kalır. Bu kadar gerilikde relativ olarak solda kaldı.

e-insan,
sol özellik ararsanız erbakanda, sabancıda bile bulursunuz.

e-insan,
MKemalpaşanın aslında solcu olduğunu ispatlarsanız ancak gurur duyarız.

e-insan,
taraf sağcı ki paşamıza düşman.
Peki neden solcuyum, marksistim diyor guruları, belgeli, falan ?

evrensel-insan
20-11-2009, 00:06
Saygideger tayyare;

e-insan dostum,
sosislerle ilgili talebimi yerine getirmenize kadar yanıt vermemeyi düşündüm .

Sizin bileceginiz is. Ben size acik acik sordum.

dayanamadım kısa kesiyorum.
Atatürkün tabu olması DP zamanıdır. Koruma kanunu çıkarmıştır.
Neden ? demırkıratik bir tabu mu bunu sormak ? taraf sorsun .

Ataturk'un Tabulugu; ta Kurtulus Savasi sirasinda yayilmaya baslamistir. Bu tabuluk TC ile de esdegerdir. Bunun en guzel yansisi, Anayasa'nin degistirilemez maddeleridir.


e-insan,
Atatürk solcu değildir.

Ataturk pragmatisttir.

Ne varki, sağcılık dozajı sizinkine göre çok aşağıda kalır. Bu kadar gerilikde relativ olarak solda kaldı.

Sagi soldan ayiran cizgi nedir, sizce?

e-insan,
sol özellik ararsanız erbakanda, sabancıda bile bulursunuz.

Erbakan'in solu zaten AKP'yi dogurdu.

e-insan,
MKemalpaşanın aslında solcu olduğunu ispatlarsanız ancak gurur duyarız.

Bu,solcudan ne algiladiginiza ve solu nasil tanimladiginiza bagli.

e-insan,
taraf sağcı ki paşamıza düşman.
Peki neden solcuyum, marksistim diyor guruları, belgeli, falan ?

Sol ve sagi tarif ederken; hangi yuzyili kullanacagiz. Cunku gunumuzde sol ve sag, bir suru politik yanasimda icicedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
22-11-2009, 23:00
Saygideger tayyare;

e-insan dostum,
sosislerle ilgili talebimi yerine getirmenize kadar yanıt vermemeyi düşündüm .

Sizin bileceginiz is. Ben size acik acik sordum.

dayanamadım kısa kesiyorum.
Atatürkün tabu olması DP zamanıdır. Koruma kanunu çıkarmıştır.
Neden ? demırkıratik bir tabu mu bunu sormak ? taraf sorsun .

Ataturk'un Tabulugu; ta Kurtulus Savasi sirasinda yayilmaya baslamistir. Bu tabuluk TC ile de esdegerdir. Bunun en guzel yansisi, Anayasa'nin degistirilemez maddeleridir.


e-insan,
Atatürk solcu değildir.

Ataturk pragmatisttir.

Ne varki, sağcılık dozajı sizinkine göre çok aşağıda kalır. Bu kadar gerilikde relativ olarak solda kaldı.

Sagi soldan ayiran cizgi nedir, sizce?

e-insan,
sol özellik ararsanız erbakanda, sabancıda bile bulursunuz.

Erbakan'in solu zaten AKP'yi dogurdu.

e-insan,
MKemalpaşanın aslında solcu olduğunu ispatlarsanız ancak gurur duyarız.

Bu,solcudan ne algiladiginiza ve solu nasil tanimladiginiza bagli.

e-insan,
taraf sağcı ki paşamıza düşman.
Peki neden solcuyum, marksistim diyor guruları, belgeli, falan ?

Sol ve sagi tarif ederken; hangi yuzyili kullanacagiz. Cunku gunumuzde sol ve sag, bir suru politik yanasimda icicedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Anayasanın dğiştirilemez paragraflarının olmasına aklını takmanız hayra alamet değildir.
Ne diyorum.
Ben ihtilalle değiştiririm
adını komünist koyarım
bayrağınıda kesilmiş hıyar şeklinde bir ampul yaparım
sizinkilerse ancak dalavereyle, takiyeyle

atatürk tabiiki pragmatistdir
ancak
aydınlanmacılığındaki teorik kararlılığı belgelialtanszedeleri çıldırtıyor

şu anda Natocu olmak ve olmamak düzeyine indiği söylenebilir sağ sol sınırı

ampuller erbakanın sağındadır
daha natocu
daha uluslararası sermayeci
daha dinli ama daha az inaçlı
dır ampul fraksyonu

atatürk solda da olsa sağda da olsa fark etmez size
her hali ile sizin için düşman
nedeni
bağımsızlık için idol olmasıdır

günümüz solu natoya ve ab'ye, çüşlere karşı bağımsızlıkçıdır
enternasyonal sosyalizme karşı değil
analatabildim mi
?

GreenEyes
02-12-2009, 15:52
off çok abarttılar yahu. her sene yeni windows haberi alıyoruz.

Psiko
02-12-2009, 15:52
Atatürk vatanımızı düşmandan kurtarmış bir liderdir.Buna bişey demem,
ama şeriatı kaldırması hiçte iyi olmadı.

Hankı açıdan diye sorsam ?
Yani bu cümlenizin içini biraz doldurabilir misiniz ?

evrensel-insan
02-12-2009, 19:48
Saygideger tayyare;

günümüz solu natoya ve ab'ye, çüşlere karşı bağımsızlıkçıdır
enternasyonal sosyalizme karşı değil
analatabildim mi-tayyare-

Yukaridaki cumlende kullandigin "gunumuz solu, bagimsizlikci ve enternasyonal sosyalizm ve ona karsilik" i aciklayabilirsen, belki o zaman daha detayli anlatbilmis olacaksin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
10-12-2009, 21:55
Saygideger tayyare;

günümüz solu natoya ve ab'ye, çüşlere karşı bağımsızlıkçıdır
enternasyonal sosyalizme karşı değil
analatabildim mi-tayyare-

Yukaridaki cumlende kullandigin "gunumuz solu, bagimsizlikci ve enternasyonal sosyalizm ve ona karsilik" i aciklayabilirsen, belki o zaman daha detayli anlatbilmis olacaksin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Çüşlerin tarihi az daha eskiye gitsede diğer iki şer odağı ikinci savaş öncesinde yokdu. Amma velakin sol vardı.

evrensel-insan
10-12-2009, 22:04
Saygideger tayyare;

diğer iki şer odağı ikinci savaş öncesinde yokdu.-tayyare-

Nedir, sence bu "iki ser odagi" ve "ikinci savas" derken, hangi savasi kasdediyorsun?

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
10-12-2009, 22:12
Sıtma savaşı kast ettim. Şer odağı olarak: allah c.c. ninkiler.

ilahi e-insan allah canınızı versin emi !

evrensel-insan
10-12-2009, 22:27
Saygideger tayyare;

Sence hangi partiler, kuruluslar ve ideolojiler giriyor, gunumuz solu katagorisine?

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
11-12-2009, 00:33
Saygideger tayyare;

Sence hangi partiler, kuruluslar ve ideolojiler giriyor, gunumuz solu katagorisine?

Saygilarimla;
evrensel-insan

senin sevmediğin bütün partiler

evrensel-insan
11-12-2009, 00:44
Saygideger teyyare;

senin sevmediğin bütün partiler -teyyare-

Eger cevabini, benim sevgime endekslediysen, yandin. Cunku, geriye ne parti, ne de kurulus kaldi, ya da tum mevcut pariler ve kuruluslar.:sorry:

Saygilarimla;
evrensel-insan

milomanara
17-02-2010, 23:10
Türk gençleri yirmi dakikalık mesafedeki velinimet köyleri ve köylüleri ziyaret etmek için arabaya ve tahsisata ihtiyaç gösterecek kadar "effemine", idealsiz ve mealsiz iseler, Türk Yurdu’nun vazifesi bitmiş midir?

Mustafa Kemal Atatürk
Abdullah Cevdet "Peyami Safa Bey Oğlumuza" Türk düşüncesi, C.I, S.1, İstanbul, 1953, ss.27-29(bir kopyası için bkz:tıkla (http://www.turkcesevdalilari.net/Yazilar.asp?goster=dos&id=33))

Önce gözlerime inanamayıp sonra gülmekten koptuğum bir anekdottur. Özetle, Menemen olayları sonrası Aydın'a giden Mustafa Kemal'e tahsisatları olmadığı için köylere gidemediklerini söyleyen gençler, kendisinden "effemine" oldukları cevabını almışlardır.

Kevin
16-08-2010, 22:11
Atatürk onca devrim yapmışta dinsizliğinimi gizlemiş...yapmayın be birader hem Atatürkçü olacaksın hemde dinsiz..

ahmetsln
12-12-2010, 06:42
Atatürk'e kızıyorum ben.Neden elledin be adam şu sömürü altındaki lanet topraklara.Baksana arkandan demedikleri kalmadı... İyi halt ettin diyesim bile var.

Ah be Ata'm.Senin arkandan konuşalanları gördükçe senden bu toprakları sömürüden kurtardığın için nefret ediyorum.! İnsanlar nankördür. Ne yapalım Ata'm.Seni sevenler hala var bu dünyada.Ne kadar sana söylenenlere cevap vermesekte fazlaca olsun be ata'm biz seviyoruz, saygı duyuyoruz sana...
Ve tekrar keşke yapmasaydın...

Ascendent
24-12-2010, 18:36
Benim merak ettiğim birşey var Atatürk ile ilgili. Atatürk'ün Ateist olup olmadığı. Birçok kez İslam hakkında alıntılar okudum ondan, hep övücü, islamın güzel, fen ve ilimle bağdaşan(!) bir din olduğuna dair. Ancak aklımdan şu da geçmiyor değil: Bilindiği üzre o zamanlar İslam dininin politika üstünde büyük etkisi var, bu milletin de hamurunda var din, kaç yüz yıldır dini baş tacı edilerek yaşanmış bu topraklarda, dolayısıyla Atatürk destek kazanmak ve kendisiyle ilgili "dinsiz, kâfir" söylentilerini sonra erdirmek için asıl dini görüşlerini (mesela ateist olduğunu) kendine saklamış olabilir mi?

Benzer birşeyi politikada yaptı biliyoruz. Kurtuluş mücadelesinin başlarında planlarından hiç bahsetmedi (şeriat yasalarını ve hilafeti kaldıracağını, demokrasiye dahalı cumhuriyet yönetim şeklini getireceğini vb..) çünkü biliyordu o anki durumda destek alamayacağını, ama birşekilde uygun zamanı kollayıp istediklerini gerçekleştirebildi ve cumhuriyeti kurdu. Acaba İslam hakkında görüşleri de aynı şekilde tepki çekmek istememesinden kaynaklanmış olamaz mı? Veya gerçekten 5 vakit namaz kılan, günlük hayatında dini usullere göre devam ettiren bir müslüman mıydı Atatürk? (Çok içki tüketmesi bunu pek doğrulamasa da...)

unbe
24-12-2010, 20:13
atatürkün dindar olup olmaması aslında çok ta önemli değil bana göre.
ister inanır olsun,ister inanmamış yaptığı devrimler ortadadır.
kendi şahsi fikrime göre atatürk muhtemelen ateist idi,ancak gelecek olan tepkilerden çekinip bunu dile getirmemiş olabilir.
herşeyin bir yeri ve zamanı olduğunu düşünerek bunu daha sonraya bırakmış olabilir ama eğer öyle ise de buna ömrü yetmedi.

ahmetsln
15-02-2011, 18:20
Benim merak ettiğim birşey var Atatürk ile ilgili. Atatürk'ün Ateist olup olmadığı. Birçok kez İslam hakkında alıntılar okudum ondan, hep övücü, islamın güzel, fen ve ilimle bağdaşan(!) bir din olduğuna dair. Ancak aklımdan şu da geçmiyor değil: Bilindiği üzre o zamanlar İslam dininin politika üstünde büyük etkisi var, bu milletin de hamurunda var din, kaç yüz yıldır dini baş tacı edilerek yaşanmış bu topraklarda, dolayısıyla Atatürk destek kazanmak ve kendisiyle ilgili "dinsiz, kâfir" söylentilerini sonra erdirmek için asıl dini görüşlerini (mesela ateist olduğunu) kendine saklamış olabilir mi?

Benzer birşeyi politikada yaptı biliyoruz. Kurtuluş mücadelesinin başlarında planlarından hiç bahsetmedi (şeriat yasalarını ve hilafeti kaldıracağını, demokrasiye dahalı cumhuriyet yönetim şeklini getireceğini vb..) çünkü biliyordu o anki durumda destek alamayacağını, ama birşekilde uygun zamanı kollayıp istediklerini gerçekleştirebildi ve cumhuriyeti kurdu. Acaba İslam hakkında görüşleri de aynı şekilde tepki çekmek istememesinden kaynaklanmış olamaz mı? Veya gerçekten 5 vakit namaz kılan, günlük hayatında dini usullere göre devam ettiren bir müslüman mıydı Atatürk? (Çok içki tüketmesi bunu pek doğrulamasa da...)

Aziz Millet Vekilleri, Dünyaca malum olmuştur ki, bizim devlet idaresindeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. Fakat, bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.
Söylev ve Demeçler / Cilt 1 / Sayfa 389

Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir. Batıl inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler. Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır..
Atatürk-1926 Andrew Mango, Atatürk Syf.447


Kasım 1937’de TBMM açılışında yaptığı konuşma;
Aziz milletvekilleri,
Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.

http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/ataturk_konusma/5d3yy.htm

Ayrıca Atatürk Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabında şunları demiştir;

Din birliğinin de bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır.Fakat biz,bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz.
Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük millet idi.Arap dinini kabul ettikten sonra,bu din,ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların ve sairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi.Bilakis,Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanlarını uyuşturdu. Bu pek tabii idi.Çünkü, Muhammed-in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu.Bu Arap fikri,Ümmet kelimesi ile ifade olundu.Muhammedin dinini kabul edenler,kendilerini unutmağa, hayatlarını Allah kelimesinin , her yerde yükseltilmesine hasretmeğe mecburdular.Bununla beraber,allaha kendi milli lisanında değil,allahın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacatta bunacaktı. Arapça öğrenmedikçe, allaha ne dediğini bilmeyecekti.Bu vaziyet karşısında Türk milleti bir çok asırlar,ne yaptığını, ne yapacağını bilmeksizin,adeta, bir kelimesinin manasını bilmediği halde, kuranı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler. Başlarına geçebilmiş olan haris serdarlar,Türk milletince, karışık, cahil hocalar ağzıyla, ateş ve azap ile müthiş bir muamma halinde kalan,dini, hırs ve siyasetlerine alet ittihaz ettiler. Bir taraftan Arapları zorla emirleri altına aldılar,bir taraftan Avrupa-da, Allah kelimesinin ilası(yüceltilmesi) parolası altında,Hıristiyan milletlerini idareleri altına geçirdiler,fakat onların dinlerine ve milliyetlerine ilişmeyi düşünmediler.
Ne onları ümmet yaptılar, ne onlarla birleşerek kuvvetli bir millet yaptılar.Mısır-da, belirsiz bir adamı halifedir diye yok ettiler, hırkasıdır diye bir palas pareyi, hilafet alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular, halife oldular. Gah şarka, gah garba veya her tarafa birden saldıra saldıra Türk milletini, topraklarını,menfaatlerini, benliğini unutturacak, allaha mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular.Milli duyguyu boğan, fani dünyaya kıymet verdirmeyen, sefaletler, zaruretler,felaketler his olunmaya başlayınca, asıl hakiki saadete öldükten sonra ahrette kavuşacağını vaat ve temin eden dini akide ve dini his, millet uyandığı zaman onun şu acı hakikati görmesine mani olamadı. Bu feci manzara karşısında kalanlara, kendilerinden evvel ölenlerin, ahiretteki saadetlerini düşünerek veya bir an evvel ölüm niyaz ederek, ahiret hayatına kavuşmak telkin edendin hissi; dünyanın acısı duyulan tokadıyla derhal Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı.,davetlileri, Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti.Türk vicdanı umumisi, derhal, yüzlerce asırlık kudret ve küşayişiyle(açıklıkla,ferahlıkla), büyük heyecanlarla çarpıyordu.Ne oldu? Türkün milli hissi, artık ocağında ateşlenmişti. Artık Türk, cenneti değil, eski, hakiki büyük Türk cedlerinin mukaddes miraslarının son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu. İşte din hissinin Türk milletinde bıraktığı hatıra.
Türk milleti, milli hissi;dini hisle değil fakat insani hisle yan yana düşünmekten zevk alır, vicdanında, milli hissin yanında, insani hissin şerefli yerini daima muhafaza etmekle müftehirdir(öğünür). Çünkü, Türk milleti bilirki, bugün medeniyetin şahrahında(büyük yolunda) müstakil ve fakat, kendilerine muvazi yürüdüğü umum medeni milletlerle, keşifleri, mütekabil insani ve medeni münasebet, elbette inkişafımızda devam için lazımdır. Ve yine malumdur ki, Türk milleti, her medeni millet gibi, mazinin bütün devirlerinde keşifleriyle,ihtiralarıyla medeniyet alemine hizmet etmiş insanların, milletlerin kıymetini takdir ve hatıralarını hürmetle muhafaza eder. Türk milleti, insaniyet aleminin, samimi bir ailesidir.
Türk milleti en eski tarihlerde,meşhur kurultaylarıyla,bu kurultaylarında devlet reislerini intihap etmeleriyle demokrasi fikrine ne kadar merbut olduklarını göstermişlerdir.Son tarih devirlerinde,Türklerin teşkil ettikleri devletlerde,başlarına geçen padişahlar,bu usulden ayrılarak müstebit olmuşlardır.
Kralların ve padişahların istibdadına,dinler mesnet olmuştur.Krallar,halifeler.padişahlar etraflarını alan papazlar,hocalar tarafından yapılmış teşviklerle,ilahi hukuka istinat etmişlerdir.Hakimiyet,bu hükümdarlara Allah tarafından verilmiş olduğu nazariyesi uydurulmuştur.Buna göre,hükümdar,ancak allaha karşı mesuldür.Kudret ve hakimiyetin hududu din kitaplarında aranabilir. İlahi hukuka mütenit bir mutlakıyet kaidesi önünde,demokrasi prensibinin,ilk aldığı vaziyet mütevazıdır.O,evvela hükümdarı devirmeğe değil,onun yalnız kuvvetlerini tahdide,mutlakıyeti kaldırmağa çalıştı.Bu çalışma 400-500 sene evvelinden başlar.Evvela,kuvvetin milletten geldiği ve kuvvet gayrı muktedir bir ele düşerse iştirak etmesiyledir (Vatandaş İçin Medeni Bilgiler Syf. 364,365,366,367,368,369,370,402,403)

Jolly Jocker
15-05-2011, 17:32
Politika Forumunda ''Atatürk Bölümü'' adında iğneli bir başlığın bulunma gerekçesi nedir? Biri beni aydınlatabilir mi? Zira bunun 'hikmetini' çözemedim.

KızıL
15-05-2011, 17:41
iğneleyicilikten kasıt nedir??

taylan
15-05-2011, 17:41
Politika Forumunda ''Atatürk Bölümü'' adında iğneli bir başlığın bulunma gerekçesi nedir? Biri beni aydınlatabilir mi? Zira bunun 'hikmetini' çözemedim.

Tüm M. Kemal eleştirilerini burada toplarsın işte :)

VraeL
15-05-2011, 23:30
Politika Forumunda ''Atatürk Bölümü'' adında iğneli bir başlığın bulunma gerekçesi nedir? Biri beni aydınlatabilir mi? Zira bunun 'hikmetini' çözemedim.

Çünkü Stalin Rus,
Atatürk Türk (.
Burası da Türk_iye

(bkz. This is sparta)

Die
16-05-2011, 23:02
Atatürk'e kızıyorum ben.Neden elledin be adam şu sömürü altındaki lanet topraklara.Baksana arkandan demedikleri kalmadı... İyi b.k ettin diyesim bile var.

Ah be Ata'm.Senin arkandan konuşalanları gördükçe senden bu toprakları sömürüden kurtardığın için nefret ediyorum.! İnsanlar nankördür. Ne yapalım Ata'm.Seni sevenler hala var bu dünyada.Ne kadar sana söylenenlere cevap vermesekte fazlaca olsun be ata'm biz seviyoruz, saygı duyuyoruz sana...
Ve tekrar keşke yapmasaydın...
Di mi?
Atatürk yoktu, düşman çoktu
Atatürk geldi, düşmanı yendi.

Hatta ve hatta

Atam sen kalk ben yatam.

Özgürcan
17-05-2011, 00:14
Mustafa Kemal Paşa 1938'de değil de 1945 yılında ölseydi şu anda G8 ülkeleri arasında olurduk...

Olimpiyat
17-05-2011, 00:26
Atatürk ün ilmi yönünü severim ama geçmişe bağlanmaktansa önümüze baksak daha iyi olur ..

Özgürcan
17-05-2011, 00:40
Türkiye, 80 darbesiyle çoktan kaybetti. Endüstri konusunda çok zayıfız. Atatürk sayesinde açılan uçak ve gemi fabrikalarımızın hepsi kapatıldı...

SHADOWofGODonEARTH
21-05-2011, 19:57
Di mi?
Atatürk yoktu, düşman çoktu
Atatürk geldi, düşmanı yendi.

Hatta ve hatta

Atam sen kalk ben yatam.

ebabil kuşları yeşil sarıklılar kurtardı değil mi?

Die
21-05-2011, 22:05
ebabil kuşları yeşil sarıklılar kurtardı değil mi?
Yok, Atatürk kurtardı dedik ya.
Mustafa Kemal değil Kratos mübarek.

ahmetsln
21-05-2011, 23:00
Di mi?
Atatürk yoktu, düşman çoktu
Atatürk geldi, düşmanı yendi.

Hatta ve hatta

Atam sen kalk ben yatam.


akıllı seni yaş kaç.

en azından kendi iğrençliklerini bu sayfaya bulaştırma git kendi çöplüğünde öt.

ahmetsln
21-05-2011, 23:02
Yok, Atatürk kurtardı dedik ya.
Mustafa Kemal değil Kratos mübarek.


sen deme mümkünse ya :) yakışmıyor biliyor musun.

Firestorm
22-05-2011, 10:29
akıllı seni yaş kaç.

en azından kendi iğrençliklerini bu sayfaya bulaştırma git kendi çöplüğünde öt.


Dostum Die'nin o mesajında bir sorun yok ki?! Sonuç olarak kendince düşüncesini söylemiş.

TUBA
22-05-2011, 11:12
Atatürk ün ilmi yönünü severim ama geçmişe bağlanmaktansa önümüze baksak daha iyi olur ..

önümüze şimdiki yönetenlerle nasıl bakmamızı isterdin?

SHADOWofGODonEARTH
22-05-2011, 20:11
Yok, Atatürk kurtardı dedik ya.
Mustafa Kemal değil Kratos mübarek.

Ebabil kuşları da görünmez uçaklar gibi, radara yakalanmıyor :)

Sangre
14-08-2011, 04:27
Politika Forumunda ''Atatürk Bölümü'' adında iğneli bir başlığın bulunma gerekçesi nedir? Biri beni aydınlatabilir mi? Zira bunun 'hikmetini' çözemedim.

Güncelleme.

Olimpiyat
14-08-2011, 11:00
Hiçbir siyasi partiye üye değilim.Hatta seçimlerde oy bile kullanmam.Çünkü inançlarıma ters düşmek istemem.Siyasi partiler Kemalizm dininin birer mezhebidir.Bu yüzden sözlerimin yanlış anlaşılmasını istemem.Emin olun Atatürk'ün elinde olan siyasi imkanlar (tek adamlık,ordu,yargı ve basın hizmetinde,ağzından çıkan hercümle adeta kanun hükmünde,birnevi padişah adeta)Tayyip Erdoğan'ın elinde olsun.Atatürk'ten çok çok daha iyisini yapardı.Adamın bir ayağını yargı bağlamış,bir ayağını ordu,bir elini medya ,diğer elini yök iş yapmaya çalışıyor.Bu kadarını Atatürk bile başaramazdı.
Atatürk ile Tayyibi kıyaslamak da ayrı bir gaflet olmuş..

önümüze şimdiki yönetenlerle nasıl bakmamızı isterdin?
TUBA hanım
ne yapalım peki?

arkamıza mı bakalım..ya da olduğumuz yerde duralım mı?mücadele etmekten başka çare yok..

moment
15-08-2011, 03:18
M. Kemal'in siyasi görüşünü önce tanımlamak gerekir. Dünya görüşü olarak sınıflı toplumların varlığını kabul etmiyordu, üniterlik anlayışında da tek millet olmak sınıflı toplum sorununu aşan bir şey olarak algılanıyordu. Bu yüzden de o zamandan 60'lara kadar Türkiye'de sendika kurmak yasaktı, işçi hakkı diye bir şey yoktu. Bu da M. Kemal'in sınıflı toplum varlığını kabul etmemesinin, üstünü örtmesinin sonucudur. Bugün bile Türkiye'yi altmış yıldır yöneten sağcı iktidarların sınıflı toplum gerçeğini reddettiklerini görürüz. Bu M. Kemal döneminden kalan bir miras, anlayıştır, en çok sağ partilerin güç kazanmasına yaramıştır. M. Kemal sınıflı toplum gerçeğini reddediyordu, çünkü kendi de sermaye sahibi bir burjuva elitti. Bunu bilerek reddettiği anlaşılabilir. Burjuva düzenini besleyecek Ilımlı islamı getirmiştir, Batı modelini şekilsel olarak taklit etmiş hatta en önce halkın müziğini bile Batı tarzına sokmuştur. Radyolarda halk müziği yayını yapılmazdı. Kendisi liberal ekonomistti, bu yüzden İnönü'yle anlaşmazlığa düşüp Celal Bayar'ı başbakan yapmıştır. Bugünkü sistem o dönemin devamıdır. Değişen bir şey yok. Nüfus cüzdanlarına din, mezhep hanesi de o dönemlerden kalma, doğuştan vurulan damga. Böylece sağcı siyasetçiler bu toplumun yüzde ne kadarı müslüman diye ahkam kesebiliyor.

Die
15-08-2011, 15:46
Ebabil kuşları da görünmez uçaklar gibi, radara yakalanmıyor :)

Adam hala Ebabil kuşu diyor ya :)

Profesyonel Ateist
27-08-2011, 21:24
Güncelleme.

Neyini güncelliyorsun? Liberalizm i din olarak benimseyenler için iğneli liberalizm başlığı olmasını mı isterdiniz?

müşkülpesent
27-08-2011, 21:49
Neyini güncelliyorsun? Liberalizm i din olarak benimseyenler için iğneli liberalizm başlığı olmasını mı isterdiniz?
Bu mantıkla Atatürk de size göre peygamber olmalı..

Firestorm
27-08-2011, 21:52
Bu mantıkla Atatürk de size göre peygamber olmalı..


Çoğu insana göre peygamberden öte resmen her ne kadar tarihte durum açık olsada biz Alevi'lerin içerisinde de büyük bir atatürk hayranlığın var(insan katiline nasıl hayran olur hiç çözemesemde) hatta bi ara kim atmıştı iddayı bilmiyorum ama atatürkün hz.ali'nin sonraki devriyesi oldupğu yönünde söylentiler vardı :mmph: Gerçekten bu durumlar sinir bozucu...

taylan
27-08-2011, 23:02
(insan katiline nasıl hayran olur hiç çözemesemde)

Talihsiz bir cümle olmuş. Alevilerin içindeki Atatürk sevgisini böyle bir yorumla silip atmak doğru değil. Bu sevginin çok derin bağları vardır. Kolay kolay da sökülüp atılmaz.

Doğu Perinçek'in Dersim'le ilgili çalışmalarına göz atmanı tavsiye ederim.

DEMAN
27-08-2011, 23:15
(insan katiline nasıl hayran olur hiç çözemesemde)

Talihsiz bir cümle olmuş. Alevilerin içindeki Atatürk sevgisini böyle bir yorumla silip atmak doğru değil. Bu sevginin çok derin bağları vardır. Kolay kolay da sökülüp atılmaz.

Doğu Perinçek'in Dersim'le ilgili çalışmalarına göz atmanı tavsiye ederim.

Sevgili taylan, Dogu Perincek in Dersimle ilgi calismalarinin ne oldgunu maalesef bilmiyorum, ama benim bildigim birsey varki, oda sizin atam diye adeta taptiginiz zat i muhterem Dersimde onbinlerce Alevi-KIRMANCIN katline sebep olmustur...
Azda olsa, bilgilenmen icin, su linke göz atmani tavsiye ederim...http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=25929

Sangre
27-08-2011, 23:18
Neyini güncelliyorsun? Liberalizm i din olarak benimseyenler için iğneli liberalizm başlığı olmasını mı isterdiniz?

Seni muhatap olarak kabul etmem için önce herkesin bildiği nickini yaz.. Sonra düşünürüz.

DEMAN
27-08-2011, 23:33
Çoğu insana göre peygamberden öte resmen her ne kadar tarihte durum açık olsada biz Alevi'lerin içerisinde de büyük bir atatürk hayranlığın var(insan katiline nasıl hayran olur hiç çözemesemde) hatta bi ara kim atmıştı iddayı bilmiyorum ama atatürkün hz.ali'nin sonraki devriyesi oldupğu yönünde söylentiler vardı :mmph: Gerçekten bu durumlar sinir bozucu...

Sevgili Firestorm can, sanirim Türk veya Türkmen olmayan Alevileri kastediyorsun. Onlar atalariyla soydas olduklarindan, imha edilmekten kurtuldular. Aleviler icindede en cok Türkmenler ona sevgi ve saygida kusur etmezler. Dersimli yada Dersimli olmayanlarin Alevi-KIRMANC veya Alevi-Kürdlerin önemli bir kismida bunca katliama ragmen, nedense katillerine ASIKLARDIR. Bende bunu "Stockholm Sendromu" olarak degerlendiriyorum...

Sevgilerimle...

TurkceRap
28-08-2011, 00:18
M. Kemal'in siyasi görüşünü önce tanımlamak gerekir. Dünya görüşü olarak sınıflı toplumların varlığını kabul etmiyordu, üniterlik anlayışında da tek millet olmak sınıflı toplum sorununu aşan bir şey olarak algılanıyordu. Bu yüzden de o zamandan 60'lara kadar Türkiye'de sendika kurmak yasaktı, işçi hakkı diye bir şey yoktu. Bu da M. Kemal'in sınıflı toplum varlığını kabul etmemesinin, üstünü örtmesinin sonucudur. Bugün bile Türkiye'yi altmış yıldır yöneten sağcı iktidarların sınıflı toplum gerçeğini reddettiklerini görürüz. Bu M. Kemal döneminden kalan bir miras, anlayıştır, en çok sağ partilerin güç kazanmasına yaramıştır. M. Kemal sınıflı toplum gerçeğini reddediyordu, çünkü kendi de sermaye sahibi bir burjuva elitti. Bunu bilerek reddettiği anlaşılabilir. Burjuva düzenini besleyecek Ilımlı islamı getirmiştir, Batı modelini şekilsel olarak taklit etmiş hatta en önce halkın müziğini bile Batı tarzına sokmuştur. Radyolarda halk müziği yayını yapılmazdı. Kendisi liberal ekonomistti, bu yüzden İnönü'yle anlaşmazlığa düşüp Celal Bayar'ı başbakan yapmıştır. Bugünkü sistem o dönemin devamıdır. Değişen bir şey yok. Nüfus cüzdanlarına din, mezhep hanesi de o dönemlerden kalma, doğuştan vurulan damga. Böylece sağcı siyasetçiler bu toplumun yüzde ne kadarı müslüman diye ahkam kesebiliyor.




Çok büyük yanlış...


Şirketlerin %50 küsur vergi ödediği , hantal devlet yapısının hayatın her alanında hissedildiği bir ülkede Ekonomi alanında dahi olsa Liberalizmden bahsetmek büyük bir gaflettir.

Atatürkün siyasî görüşüne gelince, Şunu iddia ediyorum ki, Atatürk ya Türkçüdür ya da dönemin Türkçülük rüzgarını arkasına almıştır, AKsini kimse iddia edemez.

Diğer taraftan M.Kemal'in politik tarzı ise hem içerde, hem dışarda katıksız bir pragmatizmdir.

Kimliklerde islam yazması, Diyanet, imamhatipler gibi kurumlar sadece bir geçiş döneminin zoraki izdüşümleridir, Burada Jadi ve bazı üyelerin iddia ettiği gibi rejimin bir sürekliliği de yoktur, Bu ülkenin hem iç, hem de dış politikası kısa vadelere göre şekillenmiş ve her seferinde de emme-basma tulumba gibi değişmiştir.

jadi
07-09-2011, 15:40
Mhp çizgisi çok uzaktır Mustafa Kemal e...
Mhp aslında Türkçülüğe vurgu yapsa da, tipik bir osmanlıcıdır .

Ezanın Türkçe okunmasına şiddetle karşılar. Mustafa Kemal in bu konudaki görüşü ise bellidir...
islami görüşleri uyuşmaz.Müslüman Türk Milliyetçiliği Mustafa Kemal e uzaktır.

Aslında uygulama da Türklük ve Türkçe konularıda belli açılardan uyuşmaz.

Turkluk hakkinda gunumuze kabul edilmesi mumkun olmayan cok sayida laf etmistir. Nutugu okursan eger tekrar tekrar vatan, millet, devlet, ic dusman, dis dusman, sehit, hain, bayrak, savas gibi seyleri telaffuz etmekte ama bireysel haklar, ozgurlukler ve demokrasi gidi degerler uzerine hicbisey soylememektedir. Bireye degil devlete kutsiyet verir. Islamci oldugunu kantlayan yuz tane ornek verebilirim ama nasil olsa bir kulagindan girecek digerinden cikacak bunlar.

Kemal kesinlikle chp bile degil, direkt alperen ocaklarina hitap eden bir kisiliktir. Dis goruntuye cok aldaniyorsunuz siz.

VraeL
07-09-2011, 15:41
Videolar hakkindaki fikrimi beyan etmemem sanki bir problem gibi gosterilmek istenmis.

Pante'yi kastediyorsun sanırım?

Oysaki ben gerçektende merak ettiğim için sormuştum.

Olimpiyat
07-09-2011, 17:09
Turkluk hakkinda gunumuze kabul edilmesi mumkun olmayan cok sayida laf etmistir. Nutugu okursan eger tekrar tekrar vatan, millet, devlet, ic dusman, dis dusman, sehit, hain, bayrak, savas gibi seyleri telaffuz etmekte ama bireysel haklar, ozgurlukler ve demokrasi gidi degerler uzerine hicbisey soylememektedir. Bireye degil devlete kutsiyet verir. Islamci oldugunu kantlayan yuz tane ornek verebilirim ama nasil olsa bir kulagindan girecek digerinden cikacak bunlar.

Kemal kesinlikle chp bile degil, direkt alperen ocaklarina hitap eden bir kisiliktir. Dis goruntuye cok aldaniyorsunuz siz.
Jadi Nutuk başta olmak üzere el yazıları dahil her şeyi okudum. O dönemin genel şartları içerisinde kimi söylemleri doğal sayılabilir.
bazı görüşlerini ben de kabul etmiyorum, örneğin herkesi Türk kabul etmesini ben de benimsemiyorum, bence doğru değildi.
bir de uydurmalar var..
söz konusu vatansa gerisi teferruattır diye bir söz asla yoktur ama bugün her yerde o söz asılı.Devlet dairelerinde, ya da minibüslerin camlarında..

Türk şoförü en asil duygunun insanıdır diye bir sözü vardır ki, o sözü nasıl söyler halen anlamış değilim.O dönemde türk şoförcülüğü mü varmış ki, kesin emin değilim ama uydurma galiba. Hiçbir kaynakta rastlamadım

daha neler neler

Bugün alevisi de atatürkçü
erbakancısıda, ülkücüsü de..

Herkes kendinden bir şey buluyor, bulmak istiyor.
Atatürk olaylara pragmatist yaklaştığı için bazen 180 derece zıt sözleri büyük bir kararlılıkla söylemişdir.

Herkes bulduğunu çıkarıyor, ama atatürk hakkında genel kanı dinsiz olduğudur(deist olduğu görüşü baskındır)
Tabi tarafsız tarihçilerce.

Açıkçası ben deist olduğundan da kuşkuluyum..ama emin değilim..

Dinsiz olduğu el yazılarınca kesin..ama ateist mi deist mi bilemiyorum..

jadi
07-09-2011, 17:34
Iste yine ayni mantik hatasi. Kemal'in deist olmasi onun islam karsiti oldugu anlamina gelmez. Kendisi islam dini ile Turklugun ayrilmaz bir butun olduguna inaniyordu. Bunu ispatlayan yuzlerce icraati ve sozu mevcuttur.

Kemal zamaninda anadolu halklari su sekilde kategorize edilir

1. Turk kulturune sahip olanlar ve Turkce konusanlar=Turkler
2. Turk kulturune sahip olanlar ama Turkce konusmayanlar=Kurtler
3. Turk kulturune sahip olmayanlar ve Turkce konusmayanlar=Rumlar, Ermeniler, Suryaniler

Kisacasi kendisi islam dinini Turk kulturunun ozu olarak goruyordu. Kendisi deistti diyerek bu gercegi degistiremezsiniz

Astur
07-09-2011, 18:04
Türk şoförü en asil duygunun insanıdır diye bir sözü vardır ki, o sözü nasıl söyler halen anlamış değilim.O dönemde türk şoförcülüğü mü varmış ki, kesin emin değilim ama uydurma galiba. Hiçbir kaynakta rastlamadım



Ehehe, böyle sahte Atatürk sözü çok yav.

Bak mesela:

http://www.antalya.gov.tr/anasayfa

:D

Olimpiyat
08-09-2011, 00:21
Iste yine ayni mantik hatasi. Kemal'in deist olmasi onun islam karsiti oldugu anlamina gelmez. Kendisi islam dini ile Turklugun ayrilmaz bir butun olduguna inaniyordu. Bunu ispatlayan yuzlerce icraati ve sozu mevcuttur.


Jadi kusura bakma ama, mantığın ya da felsefenin ne olduğunu bilmiyorsun.Hakaret olsun diye demiyorum, hakikaten lise seviyesinin altında çıkarımlarda bulunuyorsun.

Mantık hatasını sen yapıyorsun..
Ben hiç dedimmi, Atatürk deisttir bu yüzden islam karşıtıdır, diye...
Tam tersine tüm dinleri safsata olarak görür..


Önce kendince bir çıkarımda bulunup sonra karşı tarafı mantık hatası ile suçluyorsun, insanlara söylemediği şeyleri isnat ediyorsun.


Kurtuluş savaşı yıllarında ezici çoğunluğu müslüman olan ya da öyle lanse edilen halkı kendisine çekmek için düzmece dincilik oynadı ama cumhuriyet sonrasında din karşıtlığı ağır basar.
sadece bir kaç örnek:afet inanla hazırladığı tarih kitabı(çok daha ağırları el yazılarında mevcut..el yazılarının basıldığı kitapları alıp okursan göreceksin, Hem Atatürk ü de tanımış olursun)
sadece tarih kitabından değil, medeni bilgiler ,ayrıc kendi yazdığı bir kaç örnek ile ayrıca karabekir ve yabancı birisi ile yaptığı görüşmede söylediği bir kaç şeyi aktaracağım.

Muhammet te Mekke'den kalkıp Medine'ye kaçtı. Buna Hicret denildi.

yurttaş için medeni bilgiler kitabıından:
Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük millet idi.Arap dinini kabul ettikten sonra,bu din,ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların ve sairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi.Bilakis,Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanlarını uyuşturdu

Karabekirin anılarından:
Evet, Karabekir; Araboğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur`ân`ı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım. Tâ ki, budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler...

Atatürk-1926 Andrew Mango, Atatürk Syf.447
Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir. Batıl inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler. Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır..


1 Kasım 1937... Türkiye Büyük Millet Meclisi 5. dönem 3. yasama yılı konuşmasından :
Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.

Bunların yüzlercesini araştırırsan bulursun.Ama gerçekten araştırırsan.

Ben demişim ki

Açıkçası ben deist olduğundan da kuşkuluyum..ama emin değilim..

Dinsiz olduğu el yazılarınca kesin..Ama ateist mi deist mi bilemiyorum..
Sen de diyorsun ki

Kisacasi kendisi islam dinini Turk kulturunun ozu olarak goruyordu. Kendisi deistti diyerek bu gercegi degistiremezsiniz
Ne diyeyim ki.

VraeL
08-09-2011, 00:25
Ehehe, böyle sahte Atatürk sözü çok yav.

Bak mesela:

http://www.antalya.gov.tr/anasayfa

:D

:D

Yalnız oradaki olay asıl ne biliyomusun,
sanki hadis gibi duruyor o söz orada:

"Hiç süphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir."

Astur
08-09-2011, 00:41
:D

Yalnız oradaki olay asıl ne biliyomusun,
sanki hadis gibi duruyor o söz orada:

"Hiç süphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir."

Eee boşuna seküler din falan demiyorlar bu tarz şeylere... :)

Profesyonel Ateist
08-09-2011, 00:41
Iste yine ayni mantik hatasi. Kemal'in deist olmasi onun islam karsiti oldugu anlamina gelmez. Kendisi islam dini ile Turklugun ayrilmaz bir butun olduguna inaniyordu. Bunu ispatlayan yuzlerce icraati ve sozu mevcuttur.

Kemal zamaninda anadolu halklari su sekilde kategorize edilir

1. Turk kulturune sahip olanlar ve Turkce konusanlar=Turkler
2. Turk kulturune sahip olanlar ama Turkce konusmayanlar=Kurtler
3. Turk kulturune sahip olmayanlar ve Turkce konusmayanlar=Rumlar, Ermeniler, Suryaniler

Kisacasi kendisi islam dinini Turk kulturunun ozu olarak goruyordu. Kendisi deistti diyerek bu gercegi degistiremezsiniz

Geri zekalı cahil, hiç bir bilgin olmadan ne diye işkembeden sallama gereği hissediyorsun? Atatürk'ün çevirttiği "Sağduyu" kitabını okursan eğer Atatürk'ün felsefi görüşü hakkında fikir edinmiş olursun. Sallama artık cahil. Forumu takip edenleri yanlış bilgilendiriyorsun.

kharon
08-09-2011, 00:45
Nutuk başta olmak üzere el yazıları dahil her şeyi okudum.

sn.olimpiyat,

İşçi Partisinin resmi web sitesinde (http://ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=mhaberdetay&idhaber=30) Atatürk'ün 1904 yılında harp akademisindeyken not defterine “Evvela sosyalist olmalı, maddeyi anlamalı.” yazdığı, bilgisi var. Başka yerde bu konuda bilgi bulamadım, siz okumalarınızda bu cümleye rastladınız mı ?


Saygılar

jadi
08-09-2011, 01:49
Kemal Turk islamcidir. Bunu ispatlamak zor degil. Su an %99.8'lik oran ile dunyanin Arabistan'dan sonra ikinci en yogun musluman nufus barindiran ulkesiyiz. Bundan yuz yil once ise bu oran sadece % 50 idi. Suudi Arabistan'da ise baska dine inanmak yasak oldugundan herkez musluman.

Alevi koylerine cami yaptiran, diyaneti, imam hatipleri kurduran falan kendisidir. Sunni islami devlet korumasina almis ve her zaman desteklemistir.

Bir toplumun kulturu dinden cok daha fazlasini icerir ama Kemal icin degil. Ona gore musluman degilsen Turk sayilmiyorsun. Karaman Turklerini bile hristiyan olduklari icin mubadele doneminde kovmaktan beis duymamistir. Hala bu insanin laiklik getirdigini sanan kisiler vardir

Kemal'in din dusmani olarak gorulme nedeni, batililar gibi giyinen ve Turkce uygulanan kendine has bir din yaratmak icin halka baski yapmis olmasiydi. Insanlara bunun laiklik oldugu ogretildi. Gunumuzde halen laikligin bundan ibaret oldugunu dusunen insanlar var. Bunlarin hepsi onun hatasi. Degisik milletleri ve cesitliligi yok etti. Totaliter ve fasist bir dikta kurdu.. Maalesef bu topraklarda verdigi zarar telafisi mumkun olmayan turdendir.

Profesyonel Ateist
08-09-2011, 02:14
sayın jadı verdiğiniz örneğin kanıtı. imam hatip okulu

Tevhid-i Tedrisat Kanunu

Madde 4- Maarif Vekaleti yüksek diniyat mütehasısları yetiştirilmek üzere Darülfünunda bir İlahıyat Fakültesi tesis ve imamet ve hitabet gibi hidematı dineyinin ifası vazifesi ile mükeelef memurların yetişmesi için de ayrı mektepler küşat edecektir.

Yukarıdaki maddede şu iddia ediliyormuş:

"din hizmetlisi yetiştirme işini, genel eğitim-öğretim dizgesi dışında tutmuş. Devlet gerekirse salt din hizmeti görecek insan yetiştirmek için ayrı okullar açar" (alıntıdır)

Belkide batıya özenilerek bu tarz okullar açıldı. Bilemicem ama açılmış sonuçta. laik okulların yanında bunların olması tepki çekmemek için olabilir. ilahiyat fakültesine ne gerek vardı acaba. neyse...

Özgürcan
08-09-2011, 02:24
ilahiyat fakülteleri varken aslında imam hatip okullarına ihtiyaç yok ve kaldırılmalıdır!

Sangre
08-09-2011, 11:36
Politika Forumunda ''Atatürk Bölümü'' adında iğneli bir başlığın bulunma gerekçesi nedir? Biri beni aydınlatabilir mi? Zira bunun 'hikmetini' çözemedim.

Güncelleme, tekrar.

Khaos
08-09-2011, 11:43
politika forumunda ''sabit'' bir atatürk başlığı açacaksınız,
sonra bu başlığı tartışılmaz ilan edeceksiniz..
bunun bir tek anlamı var.

belli bir ideolojiyi foruma maletme anlaşıyıdır bu.

bu başlığın tarih bölümünde olması ile politika bölümünde olması arasında bile ciddi bir fark olduğunu düşünüyorum.

idealist tarihçilik üzerinden, belli bir ideolojiyi dayatmak gibi bir işlevi olan bu tarz başlıkların sabitlenmesi,
bir tercihin bütün foruma dayatılmasından başka bir şey değildir.

murted
08-09-2011, 13:27
Bu Kürt Sorunu Ergenekon, Atatürk gibi iğnli konuların varlığı şu açıdan iyi:
Pek çok tartışma ya Kürt sorununa kayıoyor, ya Ergenekona ya da Atatük'e.
Bizim konuları gereksiz iletilerden korumamız gerekiyor. Biz kkıyamıyoruz konu sapsa da insanların emek verip yazdığı iletileri forum kirlerine göndermeye. Alıyoruz bu konulara dair iiletileri alıp bu başlıklara taşıyoruz. Buyrun oradan devam devam edin diyoruz.

Eğer konular sıksık mecrasısının dışına çıkıyorsa, konu sürekli film ya da dizi tavsiyelerine geliyorsa aynı şekilde bu konular da sabitlenir. Herkesin tavsiyleri oraya taşınır.

Bizim Atatürk köşesi yapmak gibi bir kaygımız yok ilkokullardaki falan gibi. Zaten başlığa bakarsanız eleştirnin övgüden çok daha fazla olduğunu görürsünüz.

Yönetimde ne Kemalist birileri var ne ulusalcı olup da Kemaliszmeyakın duranlar. Forumlarda Atatürk köşesi şart diye bir şey de yok forumlar söz konusu olunca. Hal böyleylken bu aradaki Atatütk köşesini Ataeistplatformdaki Atatürk köesiyle fakan bir tutmayınız.

Bu forum her türlü görüşe esit mesafede olduğunu iddia ediyor mu? Bunun yanında Ataeistforumdan arkadaşlar burayı Atatürk düşmanlığın kaleis olarak falan görüyorlar. Onlarda bile Atatürk köşesi yok. Bu durumda bizde de Atatürk köşesinin hayli hayli olmaması gerekir.

Bizim Atatürk başlığını sabitlememiz tamamen bahsettiğim durunlarla ilgili. Yoksa Kemalizm'e taraf olduğumuz için değil. Yömetimde bir ton kızıl var, liberal var, benim gibi sosyal demokratlar var. Kemalistler de varmış zamanında, inşallah gene olurlar.

Bu yönetim Atatürkçü ideolojiyi sıkı sıkı benimseyen insanlardan oluşmuyor. Ama bir sürü kızıl var. Bu adamlar sizin kastetiğiniz sebeplerden başlık açacak olsalar Atatürk yerine Marx'a, Engels'e Lenine sabit başlık açarlardı herhalde.

Özetlen, o başlık ilköğretimdeki Atatürk köşesiyle aynı fonksiyona sahip değil. Sadece kolaylık olsun ve Atatürk, Ergenekon, Kürt sorunu konularında emek verilerek yazılmış konu dışı iletiler çöpe gitmesin diye var.

Khaos
08-09-2011, 13:37
sevgili mürtedd

başlığın bugün dönüştüğü biçim bir tartışma platformudur.
bu anlamda söyledikleriniz doğrudur.

o başlığı tartışma platformuna çevirenlerden biri de benim.

öncesinde o başlık tam da sizin söylediğiniz gibi,
ilkokullardaki atatürk köşesi gibi bir yerdi.

öncesine şöyle kısaca bir göz gezdirirseniz söylemek istediğimi algılamanız kolaylaşır.

ahmetsln
08-09-2011, 13:49
HY'nin sözlerini kanıt olarak göstermek biraz saçma geldi bana.

http://www.taylanozbay.com/index.php?option=com_content&view=article&id=319:atatuerk-tuerklueuen-en-bueyuek-duemani-komuenzmdr-de-me-m-tr&catid=35:politik-yazlar&Itemid=56

Şurası unutulmamalıdır ki Türk aleminin en büyük düşmanı komünistliktir... Her göründüğü yerde ezilmeli...

bu söz gerçekten HY gibi sağcı, milliyetçi ve dindar insanların aynı amanda aşırı sosyalistlerin sürekli sarıldığı bir söz.

Ancak Çetin Altan 45 yıl önce bunu açıklığa kavuşturmuş.

‘Bu sözü Atatürk’ün el yazısından fotokopi olarak ilk defa Cemal Kutay 15 Mayıs 1947 tarihli ve 67 sayılı Millet Dergisi’nde yayınlamıştı. Ve aynı klişe 4 Kasım 1948 tarihli ve 143 sayılı Millet Dergisi’nin 10. sayfasından tekrar ve 10 Kasım 1950 tarih ve 236 sayılı Millet Dergisi’nin son sayfasında daha büyük bir klişe halinde bir kere daha yayınlanmıştı. Klişede, Atatürk’ün bu sözü bir kitabın son sayfasına ‘Son’ kelimesinin altına yazmış olduğu tesbit ediliyordu. Altında imza ve tarih yoktu.

Bu belgenin orjinalinin kimde olduğunu aramaya başladım. Cemal Kutay, ‘Bana geldiği yerde duruyorsa, halen de, Türk Tarih Kurumu arşivlerinde olması gerekir’diyordu. Türk Tarih Kurumu’nda böyle bir belge yoktu.

Murat Sertoğlu dostum ise o tarihlerde Millet Dergisi’nin yayınlandığı binada çalıştığını ve dergide görevli bulunan bir gazeteci arkadaşın kendisine, ‘Bütün bu el yazılarını Münir hayri Egeli taklit ediyor’ dediğini söylemişti bana...

Bunun üzerine Atatürk’ün el yazısıyla İsmet Paşa’ya yazdığı bir mektubun fotokopisi ile Millet Dergisi’nde Atatürk’e ait olarak yayınlanan yazıyı İsveç Devleti Kriminoloji Enstitüsü’ne incelemeleri için gönderdim.’

Çetin Altan’ın başvurusuna İsveç Devlet Kriminoloji Enstitüsü’nün cevaben gönderdiği rapor aynen şöyledir:

'30 Ağustos 1965 tarihli yazınızda, 143 numaralı Türkçe ‘MİLLET’ gazetesinin 4 Kasım 1948 tarihli nüshasının, onuncu sayfasında bulunan aşağıdaki satırların tetkik edilmesini istemişsiniz:

‘Şurası unutulmamalıdır ki, Türk aleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her göründüğü yerde ezilmeli...’

Bu araştırmanın gayesi, adı geçen metnin Cumhurreisi Kemal Atatürk tarafından yazılıp yazılmadığıdır. Bize mukayese imkanı veren bilgiye göre, Atatürk’ün zamanın Başvekil’i İnönü’ye kendi el yazısı ile yazdığı mektuptur. Fotoğrafta mektubun sadece bir kısmı bulunmaktadır.

Adı geçen satırlar ile yazılmış olan mektup arasında, muhtelif harf şeklinin benzediği görülmüştür. Bu benzerlik, çoğu zaman doğu Avrupalıların latin harfleri kullandıkları zaman meydana gelen tipik bir örnektir. Buna göre yukarıda adı geçen benzerlikler hakiki hüviyet tesbitinde ölçü olamaz. Bilhassa, hele aşikar birkaç benzemeyen nokta mevcut olursa. Birbirine benzeyen harfler arasında S-harfinin nisbetsizliği, K-harfinin sağ aşağı kısmı (büyük ve küçük k), Z-harfinin yazılış şekli ve t-harfinin yazılışında benzemeyen taraflar mevcuttur.

Yazı ve mektubun orjinalinin elimizde mevcut olmaması araştırmamızı güçleştirmiştir. Bu arada yazış sürati tetkik edilememiştir. Eğer bu mektup adı geçen satırların yazıldığı tarihte, Atatürk’ün el yazısına iyi bir örnek teşkil ediyorsa, yaptığımız araştırmalar neticesinde adı geçen satırların O’nun tarafından yazılmadığı tesbit edilmiştir.

Araştırma büro müdürü Gunnav Sandröm tarafından yönetilmiştir. Evrakınız da bu mektupla iade edilmektedir.’*

jadi
09-09-2011, 03:15
Ben sahsen igneli bir ataturk bolumu bulunmasini Dersim'de hayatini kaybetmis insanlara karsi bir saygisizlik olarak goruyorum

Özgürcan
09-09-2011, 03:28
Ben de şahsen ülkemizi yok olmaktan kurtarmış bir tane adamı minicik bir konu bile açamamamızın saygısızlık olacağını düşünüyorum...

VraeL
09-09-2011, 15:34
Ben sahsen igneli bir ataturk bolumu bulunmasini Dersim'de hayatini kaybetmis insanlara karsi bir saygisizlik olarak goruyorum

Peki bu aradaki bağlantıyı nasıl açıklıyorsun?
Atatürk başlığının dersimde ölenlere karşı saygısızlık olduğunu yani?

Sangre
09-09-2011, 16:11
Sevgili Freddie'nin sorusunu bir kaç kez güncelledikten sonra, sevgili Murtedd diğer mod arkadaşlar gibi üşenmemiş yanıt vermiş saolsun.. Yalnız verilen yanıttan tam anlamıyla tatmin olmadığımı belirtmek isterim.

Öncelikle politika forumundaki bir çok başlığın dallanıp budaklanıp 'Atatürk' sorunsalına geldiğini sanmıyorum.. Bir çoğu Kürt meselesine gelebilir, AKP iktidarına gelebilir, CHP'ye veya Devlet sorunsalına gelebilir.. Ama konunun M.Kemal'e geldiği çok az başlık vardır.. Ancak Cumhuriyet dönemiyle ilgili tartışmalarda bu oluyor.

Zaten konunun açılış tarzına ve ilk 6-7 sayfayı okursanız, M.Kemal'in karizmatik resimlerinden, tüyleri diken diken eden ses kayıtlarına kadar, yurt dışındaki her meslekten insanın övgü dolu sözlerinden, yurt içindeki insanların duygu yüklü şiirlerine kadar iletiler mevcut.. Bir kaç aykırı ses çıkmışsa da, çoğu eleştiri maiyetinde değil de ortamı kızıştırmak için yazılan yazılar.. Bunun dışında 1 veya 2 tane kısa eleştiri bulunuyor.

6-7. sayfalardan sonrasını okumadım.. Konunun başlangıcına ve gidişatına bakarak konuşuyorum.

Eğer izlenme veya ileti sayısına bakarsak, bu durum bahsi geçen başlığın iğnelenmesini gerektirmez kanaatindeyim.. Var olan tartışmaların, bir zaman sonra başka alanlara kaydığı kaygısı konusunda da M.Kemal konusu en başı çekmek bir yana, sonlarda kalır diye düşünüyorum.. Örneğin bir 'AKP' konusu çok daha fazla tartışılıyor veya başka konular dallanıp AKP konusuna kayıyor.. Veya Sosyalizm-Kapitalizm tartışması da aynı durumda diye düşünüyorum.. Eğer amaç söylendiği gibiyse, bu konuların çoktan iğnelenmesi gerekirdi bence.. Ama bu konuda amaç kesinlikte M.Kemal'in tartışılması değil, ona yazılan şiirler, övgüler vb. şeylerden oluşuyor.

Ben de konunun amacına uygun olarak ilkokulda ezberlediğim bir şiiri paylaşayım madem.. Konuya bir kaç ileti yazdıktan sonra, konunun dışına çıkıp, konuyu dallayıp budaklamak olmaz diye düşünüyorum.

Yada şiir yerine, aynı şiirin ezberlenme süreci ile ilgili bir karikatür paylaşsam daha iyi olur :)

http://2.bp.blogspot.com/_1F5nbCPrUAE/TIvXzVrXUaI/AAAAAAAAAiQ/NGvQFj-gJhI/s1600/ilahi+atat%C3%BCrk.jpg

Edit; Bir de yazmayı unutmuşum.. Ergenekon başlığı da her hangi bir verimli tartışmadan ziyade, süreci daha iyi takip etmek için her siyasi görüşten haberin, köşe yazısının vs. konuya taşındığı bir başlık işlevi görüyor.. Yani hem Kürt meselesinden, hem de ilkokulvari Atatürk köşemizden ayrı bir işlevi var.

Sivas olayları ise sitenin taraf olduğu siyasi bir konu zaten.

Sizin belirttiğiniz tarzdaki tek başlık Kürt meselesi gördüğüm kadarıyla.

jadi
09-09-2011, 16:47
Peki bu aradaki bağlantıyı nasıl açıklıyorsun?
Atatürk başlığının dersimde ölenlere karşı saygısızlık olduğunu yani?

tahmin etmeye calis bakalim

VraeL
09-09-2011, 17:05
tahmin etmeye calis bakalim

Tahmiin ediyoruuuuum,,,
ettim,
Rengi kırmızı mı? (:

Telepatik açıdan o kadar gelişmiş olsaydım tahmin etmeye gerek kalmaz, sormazdım.

Bu sitede sürekli dersim katlimanı atatürkün şunun bunun yaptığını iddia eden insanlar olmuş sanırım. Fakat dikkat ettiğim kadarıyla, bu iddiasını derli toplu bir şekilde ayrı bir başlık altında açan olmamış.
Ha varsa eğer öyle bir başlık, hazır sitede alevi ve dersimli insan sayısı çokken başlığı güncelleyelim, taraflarda tartışsın birbirleriyle.
Eğer yoksa böyle bir başlık açılsın isterim.

Hani taraf tuttuğumdan değil, her iki tarafından iddialarını, iddialarının geçerliliğini, gerçekliğini merak ediyorum. Zira bu konu hakkında hiç bir kanım yok.

murted
09-09-2011, 18:28
sevgili mürtedd

başlığın bugün dönüştüğü biçim bir tartışma platformudur.
bu anlamda söyledikleriniz doğrudur.

o başlığı tartışma platformuna çevirenlerden biri de benim.

öncesinde o başlık tam da sizin söylediğiniz gibi,
ilkokullardaki atatürk köşesi gibi bir yerdi.

öncesine şöyle kısaca bir göz gezdirirseniz söylemek istediğimi algılamanız kolaylaşır.

Evet, başta o niyetle açılmış. Kesinlikle haklısın. Ama burada yönetimin rolünün ya da maksadının anlaşılması için şunun açıklığa kavuşması lazım:

Bu başlık başlık güzellemelerden başka bir şey içermediği dönemde mi sabitlenmiştir?
Yoksa tartışmalar başladıktan sonra Atatürk ile ilgili konu dışı iletileri buraya gönderivereriz diye düşünülüp mü sabitlenmiştir?

@ Sangre, başlığın ne zaman, kaçıncı satyfadan sonra sabitlendiğini anlayabilirsek meseleyi anlayabilriz. Eğer tutup da sadece övgüler varken sabitlendiyse benim söyediklerim anlamını kaybeder.

Sangre
09-09-2011, 18:49
@ Sangre, başlığın ne zaman, kaçıncı satyfadan sonra sabitlendiğini anlayabilirsek meseleyi anlayabilriz. Eğer tutup da sadece övgüler varken sabitlendiyse benim söyediklerim anlamını kaybeder.

Başlık, karşılıklı tartışmalar yoğunlaştığı zaman iğnelendiyse dahi bence pek bir anlamı yok.

Çünkü bir 'AKP' konusu, M.Kemal sorunsalından çok daha fazla tartışılıyor, konular farklı bir alana çekilip 'AKP'ye kayıyor.. Bu durumda sabit bir 'AKP' başlığımız da olması gerekebilir.

Bence ne Atatürk, ne Ergenekon, ne de Kürt meselesi sabitlenmeli.. Sivas katliamı, genel olarak aydınlara yönelik faili meçhul cinayetler, devlet/veya derin devlet eleştirisi vb. konular sitenin çizgisi dikkate alındığında sabitlenebilir.. Ama ben şahsen bu konuların dahi sabitlenmesini pek gerekli olarak görmüyorum.. Yine de karar site sakinlerinin tabii ki.

Khaos
09-09-2011, 18:57
Evet, başta o niyetle açılmış. Kesinlikle haklısın. Ama burada yönetimin rolünün ya da maksadının anlaşılması için şunun açıklığa kavuşması lazım:

Bu başlık başlık güzellemelerden başka bir şey içermediği dönemde mi sabitlenmiştir?
Yoksa tartışmalar başladıktan sonra Atatürk ile ilgili konu dışı iletileri buraya gönderivereriz diye düşünülüp mü sabitlenmiştir?

@ Sangre, başlığın ne zaman, kaçıncı satyfadan sonra sabitlendiğini anlayabilirsek meseleyi anlayabilriz. Eğer tutup da sadece övgüler varken sabitlendiyse benim söyediklerim anlamını kaybeder.

sevgili dostum

ben bu başlığa ilk geldiğimde,
burası atatürk köşesi,
lütfen konu başlıklarında tartışın burda değil diye itiraz edildiğini hatırlıyorum.

uzun lafın kısası,
bu başlık zaten sabitlenmiş olarak açıldı.

ilk başlarda ilişmemiştim.
ancak daha sonra,
islamcı sitelerdeki ''allah razı olsun kardeş'' moduna gıcık oldum.
başlığa kısadevre dalış yaptım.

başlığın ismi bile ''atatürk bölümü''

bu şu demek.
bu sabit bölüm olarak açıldı zaten.

gerçi benden önce de bir kaç kez başlık bu şekilde sabote edilmişti tabiri caizse.
ancak o sabotajlar dönem dönem püskürtülmüş ve başlık yeniden müsamere tadında devam ettirilmişti.

jadi
09-09-2011, 18:59
Simdi bir foruma girseniz ve karsiniza igneli bir "Fetullah Gulen bolumu" ciksa o forumun cemaate ait oldugunu dusunursunuz oyle degil mi? Kaldi ki M.Kemal devletin tabulastirdigi bir sahis olmasi acisindan daha buyuk sorun teskil ediyor. En azindan topik adinin degistirilmesini talep ediyorum. "M.Kemal sorunu" gibi bisey daha uygun sanki

Khaos
09-09-2011, 19:08
Sevgili Mutezile, kendi profiline gir, orda üyenin bütün mesajlari bölümünü tikla, son mesajindan baslayarak mesajlarini görebilirsin. Ancak ben kimsenin burdan bir mesaj sildigini sanmiyorum. Bu baslik 4 yildan beri burda duruyor ve sabit bir baslik olarak en üstte. Kimsenin de simdiye kadar bir itirazi olmadi.

sevgili mürtedd işte bu 2009 tarihli sargon dostumuzun mesajı.
sanıyorum somut delil olarak yeterlidir.

Khaos
09-09-2011, 19:13
2009 larda lisanı münasiple
sevgili e.i. dostumuz olaya biraz giriş denemesi yapmış.
ancak, bugün atatürkü çoktan aşmış bir sürü üye gözlerinize inanamayacağınız biçimde,
e.i. dostumuzu kafa kola alıp bir güzel haddini bildirmişler.

derken,
2009 un sonlarına doğru,
sitemizin gördüğü en şirret üyelerden birisi başlığa dadanmış.
(bu ben oluyorum)

öyle evrensel gibi,
boşver ite dalaşacağıma dağı dolaşayım gibi bir düşüncem de olmadığı için,
verdim ayarı, verdim ayarı.

murted
09-09-2011, 19:26
Tamamdır, hiç bir siyasi görüşe taraf olmadığını söyleyen bir forumda Atatürk köşesinin varlığının tartışılması, varlığını gereksiz bulanların çıkması gayet anlaşılabilirdir. Kaldırılsın diyenler de sapkın falan değilerdir.

Lakin mevzu beni aşıyor; benim boyum kaç, benim kilom kaç, daha benim yaşım kaç? :)

Ha bir de, artık Ateistforum'da, bu forum için Atatürk düşmanlığı yapılmasına müsade ediliyor derlerse sizin bir Atatürk köşeniz bile yok deriz. :)

Özgürcan
09-09-2011, 19:28
Ben bu forumda Atatürk bölümünün olmasını, Gandhi bölümünün, ya da Lincoln bölümünün olması gibi bakıyorum. Tarihte yaşamış ve çeşitli işler yapmış biridir Mustafa Kemal...

Khaos
09-09-2011, 19:32
Ben bu forumda Atatürk bölümünün olmasını, Gandhi bölümünün, ya da Lincoln bölümünün olması gibi bakıyorum. Tarihte yaşamış ve çeşitli işler yapmış biridir Mustafa Kemal...

gandi bölümü var mı, yok..
ama atatürk bölümü var.
üstelik bu bölümde bir düşünme biçiminin,
ya da benim ifademle bir burjuva ideolojisinin dayatımı var.

buna itiraz etmeye kalkanlara,
hurraa diye saldırmak ,
kürtçülükle ya da başka türlü bir sürü şeyle de itham etmek var.

tarihte yaşamış ve çeşitli işlker yapmış bi sürü insan var.
bu başlığı baştan sona okursan,
ne dediğimi algılaman kolaylaşır.

VraeL
09-09-2011, 20:42
gandi bölümü var mı, yok..



İyi de gandi başlığı olsaydı politika bölümünde niye iğneli olsundu ki?
Yoksa hindistan bağımsız hareketini türkiye de mi planlamış? :D

Khaos
09-09-2011, 20:52
İyi de gandi başlığı olsaydı politika bölümünde niye iğneli olsundu ki?
Yoksa hindistan bağımsız hareketini türkiye de mi planlamış? :D

demekki,
m.kemal tarihsel bir şahsiyet olduğu için bu başlık iğnelenmemiş.
öyle olsa tarih bölümüne iğnelenirdi.

politika bölümüne iğnelendiğine göre,
politik bir bağlamı var bu başlığın.

o politik bağlam kemalizmdir.
bunu inkar etmeye gerek var mı.

VraeL
09-09-2011, 22:01
demekki,
m.kemal tarihsel bir şahsiyet olduğu için bu başlık iğnelenmemiş.
öyle olsa tarih bölümüne iğnelenirdi.

politika bölümüne iğnelendiğine göre,
politik bir bağlamı var bu başlığın.

o politik bağlam kemalizmdir.
bunu inkar etmeye gerek var mı.

Atatürkün tarihsel bir şahsiyet olmasından çok politik bir şahsiyet olduğuda söylenebilir. Kaldı ki eğer amaç kemalizmden dolayı iğnelemekse, başlığın ilk sayfalarında kemalizm savunulurdu doğal olarak. Daha çok atatürk'ün kişisel hayatına yer verilmiş, sevdiği şarkılar, yazdığı şiirler, huyları, sesi vs.

Benim asıl merak ettiğim başlığı açan explorer adında bir üye. Yönetimde veya mecliste değil.
Neden yönetimden veya meclisten birinin açtığı yönetim adına resmi bir başlık iğnelenmiyor da, sıradan bir üyenin atatürk'ün şiirleri için açtığı bir başlık iğneleniyor?

AlbatrosS
09-09-2011, 22:11
Forum kurallarına riayet ederek bir ''seks fantezileri'' konusu açsam, mevzuyu az da dinle işkillendirip çeşitlendirsem Atatürk'ten daha fazla görüntülenip daha çok tartışması vs yapılır. Bu durumda cemaat-i forumun fantezilerini de iğnelemek lazım hissedilir miydi yoksam iğne hadım etme maksadıyla mı kullanılırdı, emin değilim :)

Astur
09-09-2011, 22:41
Ben bu forumda Atatürk bölümünün olmasını, Gandhi bölümünün, ya da Lincoln bölümünün olması gibi bakıyorum. Tarihte yaşamış ve çeşitli işler yapmış biridir Mustafa Kemal...

Özgürcan yapma yahu, tarihte yaşamış ve çeşitli işler yapmış ne demek? Aynısını Hitler vs. için de söyleyebiliriz.

Türk yakın tarihinde önemli olmuş da çok kişi var. Adnan Menderes konusu da popülerdir mesela, onun da iğneli başlığı olsun mu?

Sangre, jadı vs. arkadaşların itirazları haklı, o başlığın iğneli olması saçmalık.

Bu arada başlık çok görüntülendi diyorsunuz ama iğnelenen başlıklar doğal olarak daha fazla görüntüleniyor. İğnelendiği zamanda kaç kere görüntülenmiştir bilebilsek iyi olurdu mesela.

Khaos
10-09-2011, 00:27
Atatürkün tarihsel bir şahsiyet olmasından çok politik bir şahsiyet olduğuda söylenebilir. Kaldı ki eğer amaç kemalizmden dolayı iğnelemekse, başlığın ilk sayfalarında kemalizm savunulurdu doğal olarak. Daha çok atatürk'ün kişisel hayatına yer verilmiş, sevdiği şarkılar, yazdığı şiirler, huyları, sesi vs.

Benim asıl merak ettiğim başlığı açan explorer adında bir üye. Yönetimde veya mecliste değil.
Neden yönetimden veya meclisten birinin açtığı yönetim adına resmi bir başlık iğnelenmiyor da, sıradan bir üyenin atatürk'ün şiirleri için açtığı bir başlık iğneleniyor?

bu fark sizi aldatmasın.

kemalizm ile, atatürkün kişisel hayatının içiçeliği,
kemalizmin kişi kültüyle harmanlaşmış olmasının doğal sonucudur.

bu başlığın sonradan iğnelendiğine dair bir bilgim yok.
atatürk köşesi ismi,
doğrudan iğnelenmek üzere oluşturulduğu izlenimi veriyor zaten.

tam bir tapınma başlığıydı.
hatta mübarek üçaylarda savaşmanın yasaklanması gibi,
bu başlıkta atatürkü tartışmaya kalkmak da,
başlığın kutsiyetine aykırı bulunmuştur
tapınırları tarafından.

yaşadığım için algılamam kolay.
belki kurduğum cümleleri algılamanız sizin açınızdan zor olabilir.

jadi
10-09-2011, 16:47
Demek ki Dersim'de "fare gibi zehirledik" denilen insanlarin bu forumda hicbir degerleri yok. Ben burdan bunu anliyorum

Özgürcan
10-09-2011, 20:36
Özgürcan yapma yahu, tarihte yaşamış ve çeşitli işler yapmış ne demek? Aynısını Hitler vs. için de söyleyebiliriz.

Türk yakın tarihinde önemli olmuş da çok kişi var. Adnan Menderes konusu da popülerdir mesela, onun da iğneli başlığı olsun mu?

Sangre, jadı vs. arkadaşların itirazları haklı, o başlığın iğneli olması saçmalık.

Bu arada başlık çok görüntülendi diyorsunuz ama iğnelenen başlıklar doğal olarak daha fazla görüntüleniyor. İğnelendiği zamanda kaç kere görüntülenmiştir bilebilsek iyi olurdu mesela.

Sevgili Astur beni yanlış anladığınız için üzüldüm doğrusu. Mustafa Kemal Paşa da tarihi değiştirmiş devlet adamları arasında yerini aldı.

jadi
10-09-2011, 21:28
Ataturk bolumunun kaldirilmasina karsi cikanlar sadece kemalistler. Bu bakimdan bile forumda igneli bir Ataturk bulumunun politik bir taraftarlik gostergesi oldugunu anlayabiliyoruz

taylan
10-09-2011, 21:35
Sayın Jadi, Kürt meselesi , Ergenekon ve Sivas katliamı başlıkları da iğneli duruyor. Bunları iğneleyenlerin taraflı olduğunu göstermez sanırım. Atatürk başlığında eleştirel yaklaşım da var destek veren yaklaşımlar da var.

jadi
10-09-2011, 21:36
Sayın Jadi, Kürt meselesi , Ergenekon ve Sivas katliamı başlıkları da iğneli duruyor. Bunları iğneleyenlerin taraflı olduğunu göstermez sanırım. Atatürk başlığında eleştirel yaklaşım da var destek veren yaklaşımlar da var.

Al iste, sadece kemalistler istiyor bu igneli basligin kalmasini.

dilaver
10-09-2011, 21:39
Bu başlığa ilk mesajın 28/01/2005 tarihinde yazıldığını görmek o kadar da zor olmasa gerekir. Bu başlık ben bu siteye girmeden de burada vardı ve gene iğneliydi. O zaman Cem'in yanında esas olarak kemalistler ya da kemalizmden etkilenenler vardı. Bu da normaldi. Biz daha sonra geldik.

Kaldı ki kaldırılmasına bir anlam veremiyorum. Kalksa ne olur kalkmasa ne olur. Şahsi fikrimi sorarsanız bu tarzdan tüm iğneli başlıklara karşıyım. İğneli başlıklar ancak TD Sitesini ilgilendiren başlılar olmalı. Bu başlık işine fazla da takılmayın derim. Varsın iğneli kalsın.

Şimdi işin özü şu. Kemalistlerin Atatürke bir tapımı var. Kim ne derse desin öyle. Şu anda bu başlığı kaldırmak bizi yeniden PKK lı yapar. Zaten muhtelif yerlerde bunu devamlı dile getiriyorlar. Ne gam getirsinler. Ama şu an için gereksiz bir tartışma diye düşünürüm.

saygılarımla

taylan
10-09-2011, 21:53
Ben diyorum ki o iğneli başlıkta herkes görüşünü özgürce yazabiliyor. Kemalizmi eleştirenler de yazıyor destek verenler de. Sayın Jadı cidden ruhsal durumunuz hakkında şüphelerim artıyor. Ben başlığın kalmasını istediğimi belirten bir şey söylemedim. Sadece her türden iğneli başlık var. Bu başlıkları iğneleyenlerin o konuların tarafı olduğunu göstermez diyorum.

İsterseniz kaldırın ayrıca zerre kadar ilgilendirmez. Niye umursayayım ki?

Atatürk'e taptığımız falan yok.Tapmak yobazlıktır. M. Kemal'in görüşlerini savunuyorum. Siyasi tercihim bu yöndedir. Ama bu siteye katılımım politik temelli değil. Hepimizi buluşturan nokta Turan Dursun'un dinlerden özgürlük temeli.

DEMAN
10-09-2011, 22:25
Ataturk bolumunun kaldirilmasina karsi cikanlar sadece kemalistler. Bu bakimdan bile forumda igneli bir Ataturk bulumunun politik bir taraftarlik gostergesi oldugunu anlayabiliyoruz

Bu bölümün kaldirilmasini talep ediyorum, cünkü TURAN DURSUN forum sitesi hem dinlerden hemde siyasetcilerden, özgürlügün sesi olmalidir.
Her iki türlü BAGIMLILIKTA INSANLARA ve INSANLIGA ZARAR VERMEKTEDiR.

taylan
10-09-2011, 22:31
Kürt Meselesi bölümüne PJAK denen terör örgütünün propaganda gibi röportajı konuluyor. Ben de bunun bir politik taraftarlık olduğunu düşünüyorum. Sitede açıkça PKK propagandası yapılmaktadır. Bu politik forumların tümü kaldırılsın. Tüm eksen dinlerden özgürlük, bilim ve evrim olmadılır.

TUBA
10-09-2011, 23:48
Kürt Meselesi bölümüne PJAK denen terör örgütünün propaganda gibi röportajı konuluyor. Ben de bunun bir politik taraftarlık olduğunu düşünüyorum. Sitede açıkça PKK propagandası yapılmaktadır. Bu politik forumların tümü kaldırılsın. Tüm eksen dinlerden özgürlük, bilim ve evrim olmadılır.

aynen katılıyorum, ben bu durumdan üzüldüğüm için ayrıca Turan Dursun adına yakıştıramadığım için üyeliğimin sonlandırılmasını rica ettim.

yeri geliyor bir maç olduğu zaman etnik kökeninin ne olduğuna bakmadan iyi derece aldığında hep beraber onur ve kıvanç duyuyoruz. işte bunun adına bütünlük ve birlik denir. ama bu bütünlüğü ve birliği bozmak istemek benim karşı durduğum birşeydir. ayrımcılık asıl kürtlerin yaptıklarıdır ama farkında bile değiller. neyse fazla yazmak istemiyorum yazarsam sayfalarca sürer.

herkese selam ve sağlık

jadi
10-09-2011, 23:57
yeri geliyor bir maç olduğu zaman etnik kökeninin ne olduğuna bakmadan iyi derece aldığında hep beraber onur ve kıvanç duyuyoruz. işte bunun adına bütünlük ve birlik denir. ama bu bütünlüğü ve birliği bozmak istemek benim karşı durduğum birşeydir. ayrımcılık asıl kürtlerin yaptıklarıdır ama farkında bile değiller. neyse fazla yazmak istemiyorum yazarsam sayfalarca sürer.



Birlik butunluk kisvesiyle asimilasyon da benim midemi bulandiran bisey

TUBA
10-09-2011, 23:58
Birlik butunluk kisvesiyle asimilasyon da benim midemi bulandiran bisey

soda vereyim mi canım arkadaşım iyi gelir

taylan
11-09-2011, 00:06
Jadi biraz da evrim bölümüne gelsene, orada da güzel konular tartışıyoruz. Evrimle ilgili yazılar da yaz. Politikaya ara ver biraz nefes al.:)

Khaos
11-09-2011, 00:07
henüz evrim konusunda yazabilmek için gereken argümanları araklayabileceği bi site bulamadı.

evrimin siyonist komplosu olduğuna dair argümanlar aramakla meşgul,
bulunca gelecek.

spartacus
11-09-2011, 00:09
Bu başlıkda başlığın iğneli olmasını tartışmak anlamlı değildir, kategorisine göre çeşitli başlıklar evvelce iğnelenmiştir ve özelde bir başlık adına bu gün bunu tartışmak gereksizdir. Başka başka türlü eleştirilerde anlamlı değildir. Başlık site tartışma başlığı da değildir, kimin ne olduğu ya da olmadığı da bu başlığın konusu olamaz... İnsanların farklı görüşlerde olması doğaldır. Kimse kimsenin ne düşüneceğine karar veremez veya nasıl düşüneceğini belirleyemez, bunun dışında elbetde her görüş her konuda dile gelebilir, ifade edilebilir ve platform dahilinde herkes görüşünü, karşı görüşünü özgürce ifade edebilir(eleştirilerimiz varsa görüşlerimiz de var demektir, o halde sorun da olmamalı.)...

Başlıkla ilgili ciddiyetle cevap verebileceğimiz görüşlerimiz var ise yazalım, başlık dışındaki tartışmalar başlığıda anlamsızlaştırmaktadır diye düşünüyorum...

aydoe
04-12-2011, 00:43
Atatürk niye tartışılıyor?

''Türkiye’deki zalim rejimin acılarını en çok çekenlerden birisi benim. Yapılanları anlatsam kitaplara sığmaz. Hayatım bu zulüm rejimine karşı mücadele ederek geçti. Ama hükümetlere, cuntalara karşı mücadele etmek başka, ülkeyi yıkmaya çalışmak başka. Ben hiçbir zaman ‘vatan haini’ olmadım. O cuntalardan, generallerden, başbakanlardan, polis şeflerinden çok daha fazla sevdim bu memleketi. Karşılıksız sevdim, kötülük gördüğüm halde sevdim. Gerçek yurtseverler bizleriz. Bu yüzden; ülkeyi yıkmak için Mustafa Kemal’i itibarsızlaştırmak oyununa karşı çıkıyorum.''

http://haber.gazetevatan.com/ataturk-niye-tartisiliyor/414058/4/Yazarlar/5

Livaneli güzel yazmış ,ben de düşüncelerine katılıyorum.

Anti
04-12-2011, 02:36
Birlik butunluk kisvesiyle asimilasyon da benim midemi bulandiran biseyKim kimi asimile ediyor bunu detaylı bir izah eder misiniz?
Bugün bu topraklarda yaşayan milletin yüzde kaçlık dilimi "safkan" Türk'tür?
Yüzde onu geçmeyeceğine dair bahse girebilirim.
Böyle bir ortamda kim kimi asimile edebilir, yoksayabilir ki?
Türklerin İslamiyeti benimsemeleri ile beraber önkimlik olarak Türk kelimesini kullanmamız namümkündür.
Bu Osmanlı sarayı için dahi geçerli bir önermedir, padişahların yabancı ırktan kadınlarla evlenmelerini göz önünde bulundurursak.
Bu ülke coğrafyasında bin yıl olacak mevcutuz, kardeş olmuşuz işte, akraba olmuşuz, kimin sülalesinde bir Kürt, bir Boşnak, bir Alevi, bir Laz yok ki?
Bugün Türk kelimesinin şartlı kullanılması, toplumsal birlik yaratma amaçlıdır. Yerine Türkiye kullanılabilir mi, bunun çok kapsamlı irdelenmesi gerekiyor. Tabi bu süreçte ve bu minvallerin eşliğinde değil.
Sizlerin isteği Türk kelimesinin yanına Kürt, Alevi, vs. kavramların da eklenmesidir. İşte bu samimi değil.
Karşıtlığını yaptığınız ve Türk kimliğini ön plana sürmekle ithaf ettiğiniz o "ulusalcı" CHP'nin dahi son dönem genel başkanları safkan Türk değil. Hatta herhangi bir partide de böyle bir durum olduğunu sanmıyorum.
Asimile etmek dediğiniz şeyin cevabı, "İstanbulluyum" diyenlere, halk nezdinde yapılan, "500 yıldır ordayız, o zaman Rum'sun sen" sorularında aranmalıdır...

Ayrıca İslami değerlere yatkınlığı olan ve Türk kelimesi ile asimile edildiğini düşünen bu cenaha şöyle bir hatırlatma yapmakta fayda var,
İstiklal marşı bir "müslümanlaştırma asimilesi" değil midir?
Hadi bakalım, attık ortak değer kisvesini...
"Hakkıdır hakk'a tapan milletimin istiklâl!"
Hakk'a tapmıyorsan, haksızsın örneğin...
E ne yapacağız müslüman olmayanları o zaman...

SeBaT
04-12-2011, 03:38
M.Kemal hakkında Dr. Rıza Nur ' un hatıralarını okudukça hayretim doruğa ulaştı. Hani dinci biri yazsa atıyor diyecem ama Lozan görüşmelerine katılmış, Milli Mücadelede hep onun yanında olmuş aynı kafadan birinci derece bir tanıktan okuyunca öyle bir çırpıda hadi ordan diyemiyorsun. Bu konuda düşüncelerinizi bilmek isterim doğrusu. İşte Dr. Rıza Nur un iddialarından bir kısmı ve daha benzeri onlarca iddianın basit bir linki

http://288757.forumromanum.com/member/forum/entry.user_288757.2.1110405668.pedof_l_alkol_k_ve_ e_c_nsel_soykirimci-piya.html

vartor
04-12-2011, 04:21
Peygamberinizden ornek almis olacak, ne de olsa musluman olarak buyutuldu. acaba evlatliginin karisi olsaydi, onu da halleder miydi?

SHADOWofGODonEARTH
04-12-2011, 18:16
Benim peygamberim insanlık tarihinin gördüğü- göreceği en müstesna terbiye edicisidir. Asıl buyur o çokça taptığın milat öncesi ilkel yunan paganizminde ara atanın gayrımeşru fiillerinin kökenini. Nede olsa aynı inancın, aynı ağacın tohumlarısınız. Sizin şu düşüncelerine taptığınız yunan atalarınız anneleri, kızları tapınak fahişesi olunca gurur duyarlardı. Sizin için namus denen şey sadece toplumun, sosyo-kültürel şartların türettiği geçici, ilkel bir duygu olduğu halde cinsel istismara tabi tuttuğunuz dünyanın bir ucu da sizin sevdiklerinize doununca hemen nefret ettiğiniz dindarlar gibi namus dürtüsüyle çatallı dilinizi göstermenizi anlayamadım. Demekki bazı şeyler baya ağır gelmiş. Benim peygamberimden önce kimkime dumduma dünyanızı sorgulayacaksın ve sonra kalkıp cahil cahil alakasız iftiralara başvurmayacaksın. Bir insanın evlatlığı onun oğlu değil himayesidir. Bir himaye evlatlık eşiyle boşandıktan sonra o kadın artık boş bir kadındır ve kimi dilerse onunla evlenir. Allah peygamberine boşanmış bir kadınla evlenme izni verdikten sonra sana atanın yanına yürümek düşer. Kimin kimle evlenip kimin de kimle evlenemeyeceğini Allah belirlemiştir ve Allahın ortaya çizdiği sınır müminler için tartışmasız en doğru olandır. Sağdan soldan yarım yamalak şeyleri duyup bir halt keşfettim sanarak uluorta atlarsan böyle kepaze olursun. Esasen kepazelik sizin kaderiniz olmuş farkında değilsiniz çünkü tüm varoluş dayanaklarınız yalan, iftira, çarpıtma, hakaret ve kendini inandırmadan ibaret. Ykardeki yazılar benim değil, peygamberin değil senin gibi ateist olan bir kemalistin hatıralarıdır. böğüreceksen git ona böğür evlat.


Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine'ye geldik. Benî'l-Hâris İbnu'l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, Ensârdan bir grup kadın vardı. "Hayırlı, bereketli olsun!", "Uğurlu mübarek olsun!" diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O'na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim."

Buhari, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61;
Müslim, Nikah 69, (1422);
Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937);
Nesai, Nikah 29, (6, 82).



Bunu da Buhari diyor, Müslim diyor,
Hadi bizi boş ver, ateistleri dinsizleri boşver..
e Buhari bu, boru değil :)

Şeriat ve kuran kız çocuklarıyla evlenilmesini yasaklamıyor,
Ahzab 37. ayette Muhammed evlatlığının karısıyla evleniyor..
Köleliği, sübyancılığı kaldıramayan Allah,
yapmayın etmeyin diye ayet yollayamayan Allah,
Muhammed evlatlığının karısıyla evlensin diye ayet yolluyor..
Sen de Yunan medeniyetinden girip, Atatürk düşmanı bir adamın yaptığı dedikodudan çıkıp anadan doğma müslümanım, o zaman benim dinim doğru mantığıyla yazı yazıyorsun..
Hadi desen Atatürk diktatördü, astığı astıktı vs neyse,
Önce Muhammed'i sorgulayın ondan sonra Atatürk'ü sorgularsınız,
haydi bakalım..
Karı kız meselesinde Muhammed'in eline Osmanlı padişahları bile su dökemez..

murted
04-12-2011, 19:14
http://tr.wikipedia.org/wiki/Rıza_Nur

Şekilde görüldüğü gibi bir adamdır. Atatürk kapalı kapılar ardında teorik olarak grup bile yapıyor olabilir, ancak saldırmak için bu herifin zırvalarını referans göstermek pek sağlıklı değil. Bir adama kızınca aklına gelen her şeyi sıralarsın ya, sıraladıklarının birbiriyle ilgisinin olup olmamasına takılmazsın. Eşcinsel, pedofili, sarhoş, kavat, piç, bildiğim tüm kötü şeyler....

Üsluba bakılınca çamuru atayım da (Sebat'ı tenzih edeyim) gerisi onların bileceği iş diye düşünenlerden başkasının alıp da referans göstermeyeceği türden şeyler.

Hayat ve Hatıratım olarak bilinen 3 ciltlik kitabın ilkinde kendi hayatını ve hatıralarını, ikincisinde İnönü ile ilgili anılarını son cildinde ise Atatürk ile ilgili anılarını anlatır. Bu kitabında her ikisine de ağır ithamlar, zaman zaman yapılan ihanetin boyutunu hazmedemediğinden, ifadeleri mevcuttur. Anılarında İnönü'nün Kürt, Abdülhalik Renda'nın Arnavut, Rauf Orbay'ın ise Kafkasya kökenli olduğunu iddia etti. Mustafa Kemal'in ise I. Dünya Savaşı'nda hızla yükseldiği Çanakkale cephesinden beri Almanlarla işbirliği yaptığını öne sürdü.

Sağlık bakanlığı da yapmış olan bu zat küsüyor ve ülkeyi terk ediyor. Şu paragrafa bakın, akıllı işi mi?

Anılarını 1935 yılında, British Museum'a, 1960 yılına kadar yayımlanmamak kaydıyla gönderir. 1968 tarihinde Altındağ Yayınları tarafından mikrofilm olarak getirilen "Hayat ve Hatıratım" toplatılmış, yıllar sonra ilk üç cilt tekrar piyasaya sürülmüştür ve piyasadan kaldırılmıştır.

Bu arada alıntıyı kaldırıp, sadece yazının linkini veriyorum. Durduk yere başımıza iş açmayalım.

kaanuni
05-12-2011, 07:48
Biraz modern olun, size ne Atatürk'ün cinsel hayatından? Bu ne adamın iyiliklerini siler, ne kötülüklerini. Kaldı ki politikacı olup da cinsel konularda normal olan az bulunur, ama bunları tartışmaya değer mi? Şöyle bakın, Berlusconi bunga bunga partileri yapmamış olsaydı, bu yolsuzluklarını, mafya ile ilişkilerini temizler miydi? Nelson Mandella'nın benzeri bir cinsel iştahı olsaydı bu appartheidı temize mi çıkarırdı? Tecavüz söz konusu değilse ki ben Rıza Nur'un iddialarında da böyle birşey görmedim, tartışılacak birşey yok. Muhammed gibi 9 yaşındaki kızla evlenmemiş adam sonuçta.

istatistik
05-12-2011, 13:22
Jadi yine saçmalıklarla bilgi kirliliği yaratıyorsun. İlk iddian kahvehane muhabbetinden öteye gitmez. İkinci iddia ise cümleyi cımbızla çektiğin metnin tamamı okununca anlaşılıyor. Yazacaksan adam gibi yalansız yaz.

ahmetsln
07-12-2011, 03:29
http://www.facebook.com/photo.php?v=188379267920217

güzel bir video.

Atatürk'ü koruma kanunu hakkında

apsimon
24-02-2012, 00:59
Ha bir de, artık Ateistforum'da, bu forum için Atatürk düşmanlığı yapılmasına müsade ediliyor derlerse sizin bir Atatürk köşeniz bile yok deriz. :)

İlk 20 ve son 20 sayfasına bakan herkes aradaki farkı anlar.

Ha birde adama Atatürk düşmanlığı yapılmasına sebep olmak içinde tutuyorsunuz denebilir :)

Neva
24-02-2012, 03:21
Benim merak ettiğim birşey var Atatürk ile ilgili. Atatürk'ün Ateist olup olmadığı. Birçok kez İslam hakkında alıntılar okudum ondan, hep övücü, islamın güzel, fen ve ilimle bağdaşan(!) bir din olduğuna dair. Ancak aklımdan şu da geçmiyor değil: Bilindiği üzre o zamanlar İslam dininin politika üstünde büyük etkisi var, bu milletin de hamurunda var din, kaç yüz yıldır dini baş tacı edilerek yaşanmış bu topraklarda, dolayısıyla Atatürk destek kazanmak ve kendisiyle ilgili "dinsiz, kâfir" söylentilerini sonra erdirmek için asıl dini görüşlerini (mesela ateist olduğunu) kendine saklamış olabilir mi?

Benzer birşeyi politikada yaptı biliyoruz. Kurtuluş mücadelesinin başlarında planlarından hiç bahsetmedi (şeriat yasalarını ve hilafeti kaldıracağını, demokrasiye dahalı cumhuriyet yönetim şeklini getireceğini vb..) çünkü biliyordu o anki durumda destek alamayacağını, ama birşekilde uygun zamanı kollayıp istediklerini gerçekleştirebildi ve cumhuriyeti kurdu. Acaba İslam hakkında görüşleri de aynı şekilde tepki çekmek istememesinden kaynaklanmış olamaz mı? Veya gerçekten 5 vakit namaz kılan, günlük hayatında dini usullere göre devam ettiren bir müslüman mıydı Atatürk? (Çok içki tüketmesi bunu pek doğrulamasa da...)

Ateist'ti muhtemelen Ataturk.

Ancak din dusmani bir ateist degildi.

Kitaplarin gokten gelmedigini ve insan urunu olduklarini cok iyi biliyordu. Politikasi da bu yonde olmustur zaten. Kuran'i da bu yuzden Turkce'ye cevirtmis ve birilerinin kazanc kapisini kapamis bir miktar.

Bu yuzden asiri dinciler tarafindan sevilmiyor.

Birlik butunluk kisvesiyle asimilasyon da benim midemi bulandiran bisey

Aynen Jadi.

Benim de midem bulaniyor soyle mesajlari okuyunca, ama ne yapacaksin iste yaftalamak ciddi bir takinti.


Soykirimi inkar eden insanlarla mucadele edilmesinde en onemli sebep sudur. Bu kisiler yapilan eylemin yanlis veya kotu oldugunu dusunmuyordurlar. Veya milliyetci irkci yahut ulusalci hislerinden oturu gercegin ortaya cikmasini ve suclularin cezalandirilmasini istemezler. Bu ayni vahsiligi yeniden yapabilme veya yapanlari destekleyebilme potansiyeline sahip olduklarini gosteren biseydir. Ifade ozgurlugu veya 'karsit fikirlere saygi goster' denilip gecilemeyecek kadar ciddi bir zihniyet bozuklugudur yani. Ermeni soykirimini inkar edenleri elimizden geldigince asagilamali ve sindirmeliyiz. Agizlarini acmaya cesaret edemeyecek hale gelmeliler ki bu sorun toplumda zamanla azalip bitsin



Bak ne guzel asimile ediyorsun mesela...

Kestirmeden temizlik yap bitsin daha iyi.. Ideoloji isin icine girince, ifade ozgurlugu tatile cikiyor degil mi?:hat:

jadi
19-03-2012, 03:39
Ataturk'un Kemal adini alisi

Ilkokulda hepimize ogretilen su hikayenin anlamsizligi uzerinde kacimiz dusunmustur?

Kucuk Mustafa'nin matematik ogretmeninin adi da Mustafa'dir. Bu durumun zorluk yarattigini goren ogretmen bir gun cok sevdigi ogrencisinin yanina gider ve :

- bak mustafa, senin adin da mustafa benimki de. bundan sonra senin adin kemal olsun!

der. Ve o gunden sonra kucuk Mustafa bu ismi omrunun sonuna kadar kullanir. Hatta oyle ki, bu ad, Turkiye Cumhuriyetinin resmi ideolojisine bile isim babaligi edecektir.

Dunya uzerinde, boyle bir sebep yuzunden, ismi ogretmeni tarafindan degistirilen baska kimse var mi acaba? Gercekten de hic duyulmamis ve akil disi bir hikaye. Mesela, sinifta ogrenciler hocaya Mustafa diye mi sesleniyordu ki, bu durum karisikliga yol acti? Ama hepimiz bir zamanlar buna ciddi ciddi inandik

Herhalde Mustafa isminden mutlu olmayan Ataturk sonradan adini degistirdi ve bu hikayeyi uydurdu.

jadi
19-03-2012, 03:56
Mustafa Kemal hakkinda kafami kurcalayan bir diger husus da Ataturk soyadini alisidir. Bildigim kadariyla bu soyadi, kendi icadi degil. Ona bir kac secenek goturmusler o da iclerinden bunu secmis sanirim. Ama boyle bir soyismini kabul edip kullanmis, imzalarini bu sekilde cakmis olmasi, kendisinde bulunan pek cok erdem icerisinde alcak gonullulugun bulunmadigini gosteriyor

endulus
28-03-2012, 14:57
Mustafa Kemal hakkinda kafami kurcalayan bir diger husus da Ataturk soyadini alisidir. Bildigim kadariyla bu soyadi, kendi icadi degil. Ona bir kac secenek goturmusler o da iclerinden bunu secmis sanirim. Ama boyle bir soyismini kabul edip kullanmis, imzalarini bu sekilde cakmis olmasi, kendisinde bulunan pek cok erdem icerisinde alcak gonullulugun bulunmadigini gosteriyor

Hımm. Benim soyadım Külyutmaz mesela... Bu da benim dedelerimin ne kadar megaloman olduğunu gösteriyor.

Yani diyecek birşey bulamadınız artık isimlere bile takar hala geldiniz. Ülke faşizmin pençesinde kıvranıyor senin derdin soyadı olarak neden bunu secmiş. Doğru mesela senin soyadını çok merak ettim doğrusu.

efeince
07-09-2012, 02:12
Atatürk'ü konu içerisinde eleştiren arkadaşların, eleştiri malzemeleri günümüz siyasetçilerini eleştirmek için kullandığımız gerekçeler yanında hakikaten çok komik :)

* İçki içiyor.
* Alçak gönüllü değil.
* Milliyetçi.

Gerçekten bazı zaman, tüm ulus olarak nankör olduğumuzu düşünüyorum :)

Olimpiyat
07-09-2012, 10:04
İçki içmesi eleştiri konusu olabilecek bir şey değil. Olmaması lazım.
Tamam kendini beğenmiş insanları ukala diye eleştiririz ama Atatürk ün söylemlerinde bu tarz ukalalalık sezmedim açıkçası.

kemalistcan
07-11-2012, 02:25
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/fatih-yasli/kemalizm-ve-sol-mudahale-61970

Yukardaki bağlantı üzerinden bir yazı yazacağımdan, yazıyı okumanız yararlı olacaktır.

Kimi soll kesimin, AKP ile birlikte kimi yalaka liberallerin, siyasal islamcıların, halkın büyük bir kısmının ve kimi kemalistlerin sandığı ve dillendirdiği temel iki yanılgının üzerine ustalıkla gitmiş yazar; oysa kemalistler bunları anlatmak adına bir yerlerini yırttılar ama kimseye yaranamadılar.

Birincisi kemalizmin bu ülkenin kesintisiz resmi ideolojisi ve bu bağlamda kemalistlerin sürekli egemen güç olduğu yanılgısıdır. Abuk bir biçimde Türk-islamcı yaklaşımlar kemalizme yamanmaya çalışılmış, dış güçlerle yapılan her türlü birliktelik-ortaklık ile birlikte iç-dış sermayaye karşı verilen her türlü ödün yine kemalizme mal edilmiştir. Oysa 27 mayısın nasıl harcandığı, 12 mart muhtırasının hükümetten çok 9 martta ihtilal girişiminde bulunmak isteyen kemalist-sosyalist subaylara karşı yapıldığı, 12 eylül ile bilikte CHP'nin ve Atatürk'ün kurumlarının kapatıldığı, din derslerinin zorunlu hale getirilmesi ile birlikte önemli oranda gerici bir devreye girildiği, liberalizmin önemli ölçüde benimsendiği bir gerçektir.

İkincisi kemalizmin ve kemalistlerin tarihin belli bir döneminde yaşadığı, donduğu yanılgısıdır. Kemalistler başta antiemperyalist kurtuluş savaşı, saltanattan cumhuriyete geçişte bir dizi devrim ile birlikte rüştlerini ispatladılar. Kurtuluş savaşı süreci daha antiemperyalist ve antikapitalist bir süreçken, sovyetlerle çıkma halinde olunurken, cumhuriyetin ilk yıllarında daha batıcı bir siyaset izleniyor. Ancak o dönemin yabancı sermayenin ve ülkenin öz sermayesinin ipinin koparıldığı bir dönem olmadığı, kimi kamulaştırmaların yapıldığı ve yabancı sermayenin ülkemizdeki gücünün-etkinliğinin önemli oranda kırıldığı, yabancılara osmanlı döneminde verilen ödünlerin birer birer kaldırıldığı, devlet ve devlet-halk girişimlerinin arttığı, topraksız köylünün kimileyin topraklandırıldığı bir dönemdir.

Çoğu zaman devletçilik yalnızca 1929 bunalımına bağlansa da, sonraki yıllarda hem parti programında hem de anasayadan kaldırılmamış olması(ki en son eklenen ilkedir), üst üste planlı kalkınma izlenclerinin gerçekleştirilmesi, iskan kanunu ile ağalık-beylik-şeyhlik gibi yapılanmaların yasaklanıp bu kişilerin belli bir oranın üzerindeki topraklarının topraksız köylüye dağıtılması, devlet üretme çiftliklerinin ve devlet işletmelerinin dört bir yanı sardığı, alt yapı ile kimi temel hizmetlerin devlet eliyle yapıldığı bir dönemdir. Ancak yine de tümüyle sosyalist yönelimli bir dönem olduğundan söz edilmez; belki bir geçiş evresi ya da bir ara dönem denebilinir belki. Halk ev leri, köy enstitüleri, millet mektepleri, üniversite reformu vs ile bu dönem pekiştirilmiştir. Ancak ikinci dünya savaşı ve soğuk savaş dönemi ile birlikte artık kemalistler hem inönü revizyonizmi ile birlikte içten hainler hem kendi elleriyle ülkeyi kalkındırmak amaçlı büyüttükleri kimi sermaye öbekleri hem de üretim ilişkilerinin yeterince gelişkin olmaması ve yeterince üzerine gidilmemiş olmasından ötürü feodal güçlerin birleşik gücüne yenilmişler ve böylelikle kemalizmin yurtta egemen olduğu belli bir dönem sona ermiştir.

27 mayıs ilizyonunu(rüya kabusa dönüşecektir kısa bir süre içinde)saymazsak etkin olabildikleri bir dönem(61 anayasası ve görece özgürlük ortamı)daha olmuyacaktır. Burdan 12 marta kadar geçen dönemde kimi dönem aydınların(doğan avcıoğlu, hikmet kıvılcımlı, yöncüler, kimi TİP'çiler, üniversite örgütlenmeleri)öncülüğünde, kimileyinyer altı örgütlenmesi biçiminde kimi sol öbeklerle birlikte hareket edecek ve sosyalist bir içeriğe ve amaca oldukça yaklaşacaktı(ancak bunu baltalayanlar arasında kimi solcular da olmuştur; ibrahim kaypakkaya gibi); ancak cellat 27 mayıs sonrasında yarım kalan işini önemli oranda tamamlayacaktı 12 martta.

12 eylül ise tam bir yıkımdır tüm Türkiye için; kemalistler için üç kez yıkımdır. Hem kemalistler tırpanlanmıştır hem ne yapılırsa Atatürkçülük adına yapılıyor gibi gösterilerek de biçimsel bir atatürkçülükten başka hiçbir şey bırakılmamıştır devlet içinde hem de bu gerici-işbirlikçi düzene eklemlenmiş bir atatürkçülük ve atatürkçüler yaratılmıştır. Bu kemalizmin solla ayrıldığı dönüm noktalarından biridir; çünkü darbe sözde kemalizm adına yapılmıştır, solcular ve kimi kürtçüler bu bağlamda ezilmiş ve katledilmişlerdir.

12 eylül sonrası düzene eklemlenen atatürkçüler olduğu gibi buna karşı çıkan ama sosyalist özü korumakla birikte daha çok sosyal demokrasiye kayan kemalistler görüyoruz. Özellikle Kışlalı, Mumcu, Nesin gibi değerlerin yitirilmesi ile bu daha da belirginleşti.

Sonuç olarak AKP'nin başa gelmesi ve yaşananlar bu iki temel yanılgıyı kimi kemalistlerin de taşığını gösterdi; türkiye laiktir laik kalacak gibi söylevler ve ordu göreve gibi çağrılar bunun göstergesiydi. Ordunun natonun ordusu olduğunu anlıyamamak ya da türkiye de laikliğin biçimsel olduğunu kavrayamamak gibi körlük içinde olmak elbette gerçeği yadsımak ve bir tür polyanacılıkla açıklanabilinir. Yine de kemalistlerin giderek radikalleştiği, kimilerinin aksine kimilerinin sola doğru yüzlerini çevirdikleri bir gerçektir. Bu anlamda bu dönem bir fırsattır kemalistlerin sol özlerini, türk solunun da kemalist köklerini bulacağı.

upuaut
14-01-2013, 17:20
Arkadaşlar, bu bölümde "NUTUK" ile söylenenlere bir bakayım dedim, şunları gördüm:

Her Türk genci NUTUK kitabını okumalıdır.
Bence herkes okumalıdır.

Öncelikle Lise ve Üniversitedeki T.C. Atatürk İlkeleri ve Inkilap Tarihi derslerimizden bildiğiniz gibi, bu derste anlatılan bilgilerin tamamının "NUTUK"tan alındığını bilirsiniz. Fakat durum böyle olmakla birlikte, NUTUK bazı çevrelerce yanlış olarak değerlendirilir. Bunun nedenleri;

1. NUTUK'da geçen o günkü tarihi bilgilere vakıf olamamızdır,
2. Bazı çevrelerce kasıtlı olarak tarihi bilgilerin yanlış yönlendirilmesidir,
3. Bazı çevrelerce o günkü tarihi bilgilerin olduğundan abartılı bir şekilde şekilde ifade edilmesinden kaynaklanır.

Ben son ikisini pas geçiyorum; çünkü bu tür insanların sonucu ne olursa olsun, kafalarından sorunlu oldukları açıktır. Biz, bu insanları Atatürk'e havale ediyoruz. Çünkü her iki durum ilk durum tarafından onaylanması gerekir ki, Atatürk NUTUK'da elinden geldiğince o günkü tarihi tarafsız bir şekilde vermeye çalıştığından, bizim tek bakacağımız kaynak, gerçeğin taa kendisi olan 1.'deki tarihi bilgilerle Atatürk'ün NUTKU'unu karşılaştırmak ve onaylanmayan herhangi bir tarihi olay varsa, işte o zaman Atatürk'ten hesap sorulması gerekir.

Aslında bir tarihçi olan Sinan MEYDAN "Cumhuriyet Tarihi Yalanları" adlı bir dizi kitapla 2. ve 3.'teki çevrelere elde geldiğince cevap vermiştir. Üstelik, Sinan MEYDAN bu tür yalanlara kaynağından araştırarak yanıt vermiştir. Mesela, bu yalanlardan biri, Mustafa Kemal'in 19 Mayıs 1919'da 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a padişah tarafından gönderilmiş olduğudur. Dinciler ve Kürtler bu yalancıktan yapılma sakızı yıllarca çiğneyip durdurlar. Merak etmeyin, bu yalancı sakız onlardan önce Damat Ferit Hükümeti tarafından da çiğnenmişti.

Bakın nasıl çiğnemişler:

İlk olarak, Mustafa Kemal Samsun'a çıktıktan sonra 12 Haziran 1919'da "Neden geri çağrıldım?" diye soruyor. İstiklal Harbi gazetesine göre, 9. Ordu Müfettişi, bu soruya alacağı cevaba göre hareket tarzını tanzim edeceğini ima ediyor. 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, İngiliz Generali Milne'nin tehditleri üzerine kendisini İstanbul'a davet eden Harbiye Bakanlığının 4 gün önceki telgrafına 11 Haziran 1919 günü cevap veriyor. Mustafa Kemal Paşa biliyor ki, kendisini çağıran kişinin Harbiye Bakanlığı değil, İngiliz Generali Milne'dir. Bu nedenle, Mustafa Kemal Paşa da telgrafında, kömür ve benzin kıtlığından hareketinin geçikmiş olduğunu ve buna çare bulunmasını talep ederek İstanbul'a gelmesinin onların takınacağı tavra, yani onların bu iaşeyi vermesine bağlı olduğunu söylüyor.

İkinci olarak, İstiklal harbi gazetesinin manşetten verdiği habere göre, 14 Haziran 1919'da "Mustafa Kemal Paşa İstanbul'a dönmüyor!" deniliyor. Paşa Kazım Karabekir'e yolladığı telgrafta milletin sinesine iltica etmek, kararını aldığını ilan ediyor. Demek ki Mustafa Kemal Paşa İstanbul'un tavrını beğenmiyor (ki asıl amaçları onu İstanbul'a çağırarak tutuklamaktır) ve İstanbul'a dönmekten vazgeçiyor. Mustafa Kemal Paşa'nın neden bu şekilde davrandığını o günkü gazetelerdeki haberlere bakıldığında daha iyi anlaşılıyor. Örneğin, aynı İstiklal Harbi gazetesinin 1. sayfasında aşağıya doğru baktığımızda şöyle bir haber gözümüze çarpar: "İngiliz mandası isteyen Sadık Bey kabineye alındı" Daha bunun gibi bir sürü rezillik var... İşte Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'a dönmemesinin gerekçeleri bunlar.

Aynı gazetenin 20 Haziran 1919 tarihli 1. sayfasında da şunlar yazılıdır: Amasya'da kararlar alınacak. Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey ve Ali Fuad Paşa, İstanbul Hükümeti ile beraber yürümekten vazgeçtiler.

Sonraki gelişmeleri "88 Yıllık Dev Gazete Arşivi (1919-2007) (https://hotfile.com/dl/149601324/4db7777/Dezete007%29.rar.html)" linkindeki "1919-1919-1" dosyasına bakarak öğrenebilirsiniz. Çekinmeyin, İstiklal Harbi gazeteleri 1919 tarihli olmasına rağmen, şimdi kullandığımız Türkçe harflerle basılmıştır. Oysa Kurucu Meclis tarafından bastırılan "Hakimiyet-i Milliye (Milli Hakimiyet) (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hakimiyet-i_Milliye_%28gazete%29)" gazetesi o tarihlerde Arapça harflerle basılıyordu. Atatürk de 1 Kasım 1928 tarihli Alfabe devriminden sonra bu harflerle yazmaya başladı. Atatürk bu tarihe kadar savaşta ve sivil hayatta hep Arapça harflerle Türkçe yazmıştır. Bana göre esas korkunçluk buradadır.

Özetle, Atatürk'ün NUTUK'da anlattığı o dönemki tarihi bilgilerle diğer kaynaklar (gazete, dergi vs.) birbirilerini doğrular. Bu da 2 ve 3.'teki çevrelerin bize kazık atmaya çalıştıkları sonucunu doğurur.

Selalim
14-01-2013, 18:39
Atatürk'ü konu içerisinde eleştiren arkadaşların, eleştiri malzemeleri günümüz siyasetçilerini eleştirmek için kullandığımız gerekçeler yanında hakikaten çok komik :)

* İçki içiyor.
* Alçak gönüllü değil.
* Milliyetçi.

Gerçekten bazı zaman, tüm ulus olarak nankör olduğumuzu düşünüyorum :)
Ulus aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanların oluşturduğu topluluktur.

Siz dili, tarihi, ülküsü, duyguları gelenek ve görenekleri bambaşka olan asla ve hiçbir zaman o ulusla bir olmayan ve hiçbir zaman bir olmamış, olamamış bir şahısla bu ulusu itham ediyor, o ulusu değil anlamak neler yaşadıklarını dahi tahmin edemiyorsunuz.

Asıl nankörlük budur.

Önce kendinizin ne olduğunu düşünün. Bir ulustan olmayabilirsiniz ama o ulusu sizin gibi olmadığı için anlayamayacak kadar budala iseniz bunu düşünmek yerine bunun faturasını o ulusa çıkarmayın.

Sözün özü; Türkçesi; Atatürk bu ulustan değildi. Hiçbir zaman olmadı ve de olamayacak.

Sevgiler.

Baskoylu
15-01-2013, 07:34
Cumhurriyetin ve Fasist Yasalarin kurucu hic kuskusuz Ataturk`tur

Cumhurriyetin kurulusundan beri, Ataturk Alehinde ufak bir soylem zindanlarla tanismaktir, iskencelerden gecmektir, Terorist ve vatan hayini ile suclanmaktir.

Istesende ve istemesende Turk Irkcisi ve Turk Milliyetcisi Olmak Zorundasin.
Daha onceki yazilarimda vurguladigim gibi, Ataturk`un Adolf Hitler`den Irkcilik ve Milliyetcilik konusunda Fazlaligi var eksikligi yoktur.

Irkcilik ve Milliyetcilikte, Mussolini ve Adolf Hitler`in ustasi olam Ataturk`u savunan ve savunmaya calisanlarin kendilerini Devrimci, Ilerici, Aydin ve Demokrat gormesi!!! Kendilerinde var olan Irkci ve Milliyetciliklerini ort bas etmeye yetmiyecektir. Boylesi bir olusum ve ortam icinde kendilerini gormeye calismalari... kendilerini aldatmaktan oteye gitmiyecektir.

Marksizm, Sosyalizm ve Demokrasinin Dusmani olan, boylesi olusumlarin Turkiye`ye zarar verecegini dusunen, butun nutuklarinda Irkcilik ve Milliyetcilikten otey gitmiyen, hayata gozlerini yumdugu gune kadar, Toplu Katliam, Soykirim, Cinayet, Yargisiz Infaz, Iskence ve Insanligin kabul edemiyecegi yiginla haksizliklar, Basin ve Dusunce ozgurlugune zincir vuran boylesi Fasist Dusuncenin mimari olan birinin pesinden gitmek ve onu savunmaya calismak insanlik ayibi oldugu gibi, ayni zamanda insanlik sucu isledigimizin bile farkinda degiliz....

Ataturk`un sahip olmus oldugu kimligi gormek ve kavramak, Insanliga ve kendimize olan saygidir.

ATATÜRK'ÜN 10. YIL NUTKU Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır.
Kutlu Olsun.
http://www.ataturkiye.com/pix.gif
Bu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın, en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.
http://www.ataturkiye.com/pix.gif
Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek türk kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir.
http://www.ataturkiye.com/pix.gif
Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.
M. KEMAL ATATÜRK.BATILI EMPERYALISTLERE PESKES CEKTIREREK MEDENI BIR MEMLEKET HALINE GETIRMISTIR.
ISCI VE KOYLU DUSMANLIGI YAPARAK, REFAH VE VASITA KAYNAKLARINA SAHIP CIKMISTIR!!! BUNLARI YAPARAK, AC, SUSUZ VE YOKSUL BIRAKMAYA MAHKUM ETMISTIR. GERIYE SADECE FASIST, IRKCI VE MILLIYETCI NUTUKLARI KALMISTIR.

Bunun için bize zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir.
http://www.ataturkiye.com/pix.gif
Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir.Türk milleti çalışkandır.Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti, milli birlik ve beraberlikte güçlükleri yenmesini bilir. Ve çünkü, Türk milletinin elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müsbet ilimdir.
M. KEMAL ATATÜRK.
KURT, LAZ, CERKEZ, YORUK, TATAR, ERMENI, SURYANI, ALEVI ve daha sayamadigimiz Turkiye`de yasiyan halklar sizce nedir?
Soyledigi ilim!! Irkcilik ve Milliyetcilikle parelelmidir?
veya Toplu katliamlari, cinayetleri ve soykirimlari ile unlu olmasinin aciklamasimidir?
http://www.ataturkiye.com/pix.gifhttp://www.ataturkiye.com/pix.gif
Şunu da ehemniyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek inkişaf ettirmek, milli ülkümüzdür.
M. KEMAL ATATÜRK.Gunumuzde Fasist bir yapilanma olarak gordugumuz MHP den farki nedir?


Türk milletine çok yakışan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak kalacaktır.
http://www.ataturkiye.com/pix.gif
Büyük Türk milleti, on beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.
http://www.ataturkiye.com/pix.gif
Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye tam bir bütünlükte yürümekte olan Türk milletinin, büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan, yeni bir güneş gibi doğacaktır.
M. KEMAL ATATÜRK.Mussolini ve Adolf Hitler gibi Irkci ve Milliyetci Fasistler TANIDI.. Ayni zamanda seni kendilerine USTA OLARAK ILAN ETTILER....

Türk milleti;
http://www.ataturkiye.com/pix.gif
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını, daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.


NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

M. KEMAL ATATÜRK.

Erdem Alaca
20-07-2013, 15:59
Sn. Baskoylu, sizin anlamaya yanaşmadığınız taraf, Atatürk'ün "Türk Milleti" demekle "Safkan Türk Irkından Oluşmuş Bir Millet" ten bahsetmediğidir.

Bu kavram kafatasçılığa girer ve gerçeği yansıtmamakta olup sizin gibi düşünenlerin, biz Atatürk'çülere yapıştırmaya çalıştığı bir yaftadır, kesinlikle kabul etmiyoruz.

Atatürk'e göre "Türk" kavramı, ırklar ve etnik kökenler üstü bir birleştirici kavramdır. İçinde Safkan Türk de olabildiği gibi Safkan Kürt, Tatar, Laz, Arnavut, vb.'de ihtiva etmektedir. Kavramın dışında tutulmuş bir etnik oluşum yoktur.

Nitekim "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözüyle, "Ne Mutlu Safkan Türk Irkı'ndanım Diyene" dememiştir.

Baskoylu
20-07-2013, 20:10
Sayin Erdem Alaca Dost

Benim, Sizin veya baskasinin neyi anlamak istemedigi, Okuzun altinda buzagi aramakla olmuyor.

Var olan gorcekleri gormemek icin kor olmak gerekir.
Ataturk bir Osmanli Subayidir, Osmanlinin iflas etmesinden sonra, Turkiye Halklarin Emperyalistlere karsi verdigi top yekun mucadele, Ataturk gibi Irkci, Milliyetci ve Gericilerin yonetiminde kaldi. Ornegin Cerkez Ethem hakkinda bilginiz varmi bilmem, Kurtulus savasinda en buyuk mucadele verenlerden olan bu kisi ve kisler gibi olanlarin anilmasi gerekirken, Hic bir savasa girmiyen, savaslara katildigi soylenen ve daha ileri gidilerek, MARASAL MUSTAFA KEMAL ATATURK gibi yakistirmalarla sovenist bir mantikla yaklasmanin dogruluklarini ve yanlisliklarini aklin yolu arastirarak cozebilirsiniz.

Turkiye`de marasal olarak sadece Fevzi Cakmak vardir, Ataturk ise ovulmek ve goklere cikarmak icin olmiyan gercekleri ona mal etme mantigidir.

Safkan Turk, Oguz Turk, Hun Turk, Mogol Turk vs vs fark eden nedir. Milliyetcilik, Irkcilik Insanlik dusmanligi degilmidir? Kurt, Laz, Cerkez, Yoruk, Cingene, Ermeni, Suryani ve daha sayamiyacagimiz cok uluslu bir ulke konumunda iken, Herkesi Turklestirme, herkesin Turk Egemenligin Altinda Turk Kimligini Kabul ettirme, kabul etmiyenleri katliamlarla bastirip sindirmenin anlami ne olabilir sizce?

Bir ulusun Dilini, Inancini, Kulturunu, Gelenek ve Goreneklerini lav etmeye calismak ve ona zorla kendi dilini, kulturunu, inancini, gelenek ve goreneklerini empoze etmenin anlami nedir sizce?
Farkli uluslar uzerinde Milli baski ve Milli zulum uygulamanin aciklamasi ve ismi sizce ne olabilir!

Kemalizm konusunda diger yazilarima da goz atarsaniz daha iyi olur diye dusunuyorum, yok degilse daha once yazdiklarimi tekrar yazmak zorunda kalacagim....

Saygi ve Insani Sevgilerimle.

Erdem Alaca
20-07-2013, 22:01
Sn. Baskoylu ağabey,
Bakın "ağabey" diyorum zira benden 20 yaş civarı büyüksünüz ve taban tabana zıt olmamıza rağmen olaya çok anlayışlı yaklaştınız, sağolun.

Şimdi ağbi-kardeş fikirlerimizi tartışalım. Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı az önce belirttiğim gibi bir ırka bağlı milliyetçilik değildir. Yani sizin bir önceki mesajınızda bir tuttuğunuz Adolf Hitler'in savunduğu "Safkan Alman Irkı Hayali" gibi bir durum mevzu bahis değildir.

Şu tanım güzel:
Atatürk milliyetçiliği, 1924 Anayasası'nın 88. maddesinde ve Atatürk İlkelerinde de belirtilmiş olan, DİN ve IRK ayrımı gözetmeksizin, ulus tanımını dil, kültür ve siyasi birliktelik değerlerine dayandıran milliyetperverlik anlayışıdır. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_milliyet%C3%A7ili%C4%9Fi)

Bakalım 1924 Anayasası 88. maddesi neymiş:
Madde 88- Türkiye’de DİN ve IRK ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “Türk” denir. (http://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa24.htm)

Atatürk 1924 yılında hangi makamdadır? Cumhurbaşkanlığı makamında. Belirli çevrelerce "kafatasçı" olduğu iddia edilen bir kişi, hem de Cumhurbaşkanlığı makamındayken anayasa böyle bir madde konulmasını, her türlü imkanını kullanarak engelleyemez miydi sizce?

...

Geçelim, gelelim PKK denilen oluşuma. 1984'deki Şemdinli ve Eruh baskınlarıyla tüm dünya PKK'dan haberdar oldu. Amacını, savunduğu düşünceyi, vb. bir başka tartışma konumuza bırakmak istiyorum.

Kimdir bu PKK? Gerilla taktiğiyle savaşan bir terör örgütü. Ne tür silahlara sahiptir? Ağırlıklı olarak kalaşnikof (otomatik tüfek), el bombası ve rpg-7 (roketatar)

Savaşçı sayısı kaçtır? İyimser bir tahminle 10.000 diyelim. Türk ordusunun mevcudu kaçtır? 700.000 civarında. Polis gücü? 300.000 civarında.

"Terörün kökünü kurutmak amacıyla" Osman Pamukoğlu gibi bir komutana devlet tarafından bir görev verildiği takdirde ve ardından Osman Paşa'nın talep etmesi durumunda ona katılacak gönüllü sayısı? En kötü ihtimalle milyonu öldürmez bence.

Demek istediğim, bu durum sizce mantıklı mıdır Sn. Baskoylu, istenildiği takdirde bu terör örgütünün kökünün en fazla 6 ay içinde kazınamaması? Hem de ilk baskından bu yana 30 sene geçmesine rağmen.

PKK sihirli bir güç müdür? Değildir, insanlardan oluşmaktadır. Gerilla taktiğiyle savaşmak olağanüstü bir durum mudur? O da değildir, zira bilirsiniz ki PKK militanları Dağ-Komando, Jandarma Özel Harekat, Polis Özel Harekat, Bordo Bereliler, vs. gibi birliklerin kokusunu 15 km. öteden alsalar canlarını kurtarabilmek için belki de dua etmeye başlarlar.

O halde nedir bu PKK örgütünün kerameti? Emperyalist güçlerdir, BOP projesidir; Amerika'dır, İsrail'dir. Memleketin bölünmesi için gayret eden diğer bilimum güçlerdir.

Memleket şu an fiilen bölünme aşamasında mıdır? Bugünü baz alırsak, "Yo, bilakis çok daha bütünleşmiş, birbirine kenetlenmiş durumdadır." diyecek birisi olabileceğini sanmıyorum.

Elbetteki bunları, PKK'nın bir "terör örgütü" olduğu gerçeğini kabul ettiğinizi varsayarak yazıyorum, eğer yukarıda anlattıklarımda da hemfikir olabiliyorsak, tartışmaya devam etmek isterim.

Saygılarımla,
Erdem

Baskoylu
20-07-2013, 22:11
Fasizim tekelci sermayenin, yani finans kapitalin, yani buyuk sermayenin, holdinglerin;
isciler ve emekciler uzerindeki en soven, en irkci, en kanli, en zalim en emperyalist diktatorlugudur.
Fasizim kendisinden olmayan herkese ve her seye dusmanligin adidir.

Fasizim dedigimiz zaman sadece Benito Mussolini, Adolf Hitler, Winston Churchill, Francisco Franco ile sinirli degildir.
Katliamlari Soykirimlari, Cinayetleri, Yargisiz infazlari, Irkciligi, Milliyetciligi ve Gericiligi ile bunlarin basini ceken MUSTAFA KEMAL ATATURK var oldugunu goz ardi edersek, Demokratligimizdan suhpe etmeliyiz.

Almanya`da Neo Naziler hala Alman Irkciligini savunup, Adolf Hitleri kendilerine onder ve olmez bir lider olarak seciyorsa, Bu onlarin sahip olmus oldugu dunyaya bedel olma, Irkci ve Milliyetciligindendir.

Turkiye`de Ataturk`u savunan ve onun izinden gitmek istiyenler, Neo Naziler gibi, Irkci, Milliyetci ve Gerici yanlarinin disa vurmasidir.

1 Mayis Dunya Isci ve Emekciler Bayramini yassaklayip, Bahar Bayrami yapan birini savunursun....
Ardindan Bir Mayista Alanlara Gidip Isci ve Emekci Bayramini Kutlarsin!!!!!!

Sosyalizmi, Demokrasiyi ve Sosyal Demokrasiyi savunursun.
Mustafa Suphi ve 14 Yoldasini Karadenizde Hunarca katleden mantigi savunmaya calsirsin!!!

Halklarin Kardesligini Savunur, Ozgurlukten ve Demokrasiden yana olursun....
Halklarin dusmanligini yapan, nice katliam ve cinayetlere imza atan, Adolf Hitleri bile golgede birakacak onun ustasi konumunda olan birini savunmaya calisirsin!!!!

Ulkeyi Emperyalistelere ve Tekelci burcuvaziye satan, Isci ve Emekci dusmani olan, 1946 ya kadar Askeri Fasist Diktatorlukle Yoneten General Tayfasini savunursun..

Ardindan Nazim Hikmet gibileride Vatan Hayini Oldugunu sana inandirip, Halktan yana olanlarin dusmani olursun.

Sonuc olarak Sartlar ne olursa olsun, Gercek ve dogrular ne kadar karanliklarda gizlenip saklansada...
Aydin, Devrimci, Demokrat ve Insanlik kimligine sahip olanlar KARANLIKLARI AYDINLIGA CIKARACAKTIR...
KEMALIZM DOKTUGU KANDA BOGULACAKTIR.
GUNU GELECEKTIR ONU SAVUNMAYA CALISANLAR, KAFASINI KUMA GOMUP INSANLIK ICINE CIKMAKTAN UTANIR OLACAKTIR.

Saygi ve Insani Sevgilerimle

Erdem Alaca
20-07-2013, 22:23
Sn. Baskoylu ağabey, sizin de müsadeniz olursa bu tartışmamızı burada noktalamak istiyorum.

Saygılarımla,
Erdem

Baskoylu
20-07-2013, 22:30
Saygideger Erdem Alaca Dost.

Konumuz PKK veya KCK degil.
Konumuz; Ataturk veya Kemalizm.
Sanirim yazilarimda beni yanlis anlamissiniz, Ben PKK li degilim, PKK yi savunacak hic bir yazima rastliyamazsiniz. Uluslarin Kendi Kaderlerini Tayin Hakkini savunurum.

Madde 88- Türkiye’de DİN ve IRK ayırdedilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “Türk” denir. (http://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa24.htm)

Neden herkese Turk denirmis. Ben Turkum, Lazim, Cerkezim, Ermeniyim, Suryaniyim, Aleviyim, Turkmenim, Cingeneyim daha eklememi istermisiniz?
Mesela Kurtler ayni konumda olmus olsaydi, Turkiye Turklerindir. Ne Mutlu Turkum, Turk Olmez, Turk Acikmaz, vs vs gibi nutuklara Kurtler sahip olmus olsaydi, Turkce dili yassaklanmis olsaydi, Siz Turk Degilsiniz, Kurtsunuz, Karda yurudugunuz icin Tark turk seslerden dolayi siz kendinize Turk diye bir isim buldunuz, Asil siz Kurtsunuz vs vs gibi iddalar olmus olsaydi.... Siz nasil kabul ederdiniz???

Konumuza donecek olursak, Kemalizm`in nitelik ve niceligin gercekligini ortaya koyup, karanliklari aydinliga cikarmaktir.....
Bizlere ilk okuldan itibaren okul siralarinda Atam Sen Kalk Ben Yatam ve benzeri nutuklardan kurtulup, tarihi inceleyip, Aklin yolu ve Vicdanimizla dogrulari butun ciplakligi ile ortaya koymaktir...

Yok degilse kazanan hep haksizlar ve zalimler olacaktir.

Saygi ve Insani Sevgilerimle.

Erdem Alaca
20-07-2013, 22:45
Sn. Baskoylu ağabey, tartışmamızda bir müddet sonra Atatürk Milliyetçiliği-PKK-Emperyalizm arasında bir bağ kurarak neticeye ulaşmak şeklinde planlamıştım ama, dediğim gibi affınıza sığınarak bu tartışmayı kendi sebeplerimce burada noktalamak istiyorum.

Saygılarımla,
Erdem kardeşiniz.

Neva
08-08-2013, 09:40
http://g.mynet.com/i//0/6231_0.jpg





http://img03.blogcu.com/images/a/h/m/ahmetdursun374/9447bcabedc4b891a4bb25b30fe9b7d3_1295830031.png

Nevandaar
28-11-2013, 19:30
http://www.youtube.com/watch?v=Xa_unPjGyY0