PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : evrim bilimsel bir gerçektir !!


habilis
20-02-2007, 21:17
evet arkadaşlar ..evrim hakkında yazmaya devam ediyoruz . evrimin sadce bir teoriden ileri gitmediğini söyleyen , beyan eden , idda eden arkadaşlarımız kardelerimiz var ..

onlara göre evrim teorisi sadece bir teori sadece bir kurguymuş ! peki bu doğrumu ? onlar bunu idda ediyorlar ama bilim akıl mantık ne diyor ?? Â

hangisi dikkate değer ; sadece bir sav atıp muhalefet amaçlı güdülen fakat aslında hiç bir dayanağının olmadığı bilimsel hurafecilik ve çürütme oyunları mı yoksa çok çeşitli bulguların değerlendirmesi altında ele alınan ve bilimin , akılın , mantığın , gerçekçiliğin dayanak sağladığı , kanıtlar mı ?

evet hangisi ?

bu çalışmamızda evrimin bir kurgu olmayıp aslında gerçekler bütünü olduğu ele alınacak .. tabii kanıtlarıyla birlikte ;

öncelikle evrimi anlamak istememenin ve anlıyamamanın sebeplerini hatırlatmak isterim ; bu faktörler bizim sağlıklı karar vermemize engel teşkil etmektedir ,


1- Doğmalar, peşin yargılar, şartlanmalar

2- Reklam ve propaganda

3- Mantık zincirinin yarı yolda kesilmesi

4- Yalnız duygularının etkisi altında kalmak



evrimin başlıca kanıtları :



Bu bolüm başlı başına bir proje konusu olacak kadar uzun olduğu için ben en önemli kanıtları öne süreceğim.

1. Paleontolojik Kanıtlar:


Geçmişte yaşayan canlıların kalıntılarının bulunması, sınıflandırılması, dağılımı, yoğunluğu ve yaşantılarına ilişkin yorumlarla uğraşan bilim dalına "Paleontoloji" denir. Fosiller yardımıyla geç

mişte yaşayan canlıların, bugünkü canlılar ile akrabalığının araştırılması gene bu bilim dalının görevidir.


Fosil Oluşumu


Bir canlının ölümünden bugünkü fosil ,taşlanmış haline gelinceye kadar meydana gelen olaylara fosilleşme denir. Bu olayları iki kısma ayırabiliriz.


A) Canlıların ölümünden sonra çökellere gömülmesi (Biyostratonomi)

B) Bu çökellerin içinde taşlaşması (Diyagenez)

Fosiller

Fosiller yaratılışçıların her zaman başını ağrıtmıştır. Her şeyden önce, soyu tükenmiş türlerin mükemmel bir yaratım ürünü olan bir evrende işi yoktur. Ayrıca bir diğer sorun da, fosillerin çok fazla çeşit ve sayıda olmalarıdır. Yaratılışçılar, soyu tükenmiş canlılara ait yorum yaptiklarında genellikle çok komik duruma düşmektedirler.

Örneğin yaratılışçılar tarafindan bu konuda yapılan birkaç yorumun örneği:

* Dinozorlar çok büyük olduklarından Nuh’un gemisine sığmadılar ve çamura gömülüp öyle ölüp kaldılar. (Dinozor çağının çok daha küçük yaratıklarına ne demeli peki? Hem hani Nuh bütün canlılardan birer çift almıştı gemisine? Hem zaten dinozorların nesli 50 milyon yıl önce tükenmiştir. Hani Nuh tufanı 6500 yıl önce olmuştu?)

* Soyu tükenmiş canlılar Nuh’un gemisindeydi, fakat sonradan öldüler. (Acaba Nuh Seismosaurus ve T-Rex gibi devasa dinozorları gemisine nasıl sığdırdı?)

* Fosiller canlı kalıntısı değildir. Şeytanın veya materyalist bilimin uydurması olan şeylerdir.

* Fosiller canlı kalıntısı değildir, Tanrı tarafindan inancımızı sınamak için yaratılmış şeylerdirler.

Açıklama yapmak zorunda bırakıldıklarında yaratılışçıların ağzından bu konularda çıkabilecek iddialarin içeriğine bir bakın, sonra da gelin evrime saldırırken gösterdikleri sofistike performans ile karşılaştırın. Evrime saldırırken bilimsel görünen ve moleküler biyolojiden, vs örnekler veren bireylerin, son derece basit sorulara gelince nasıl saçmalayabildiğini görmek insana hayret veriyor.

Geçiş fosilleri

Yaratılışçıların cahil olanları basitce "Ara geçiş formu yoktur" deyip çıkarlar işin içinden. Konuyla ilgili daha fazla okumuş ve muazzam sayıdaki fosil bulgusunun birkaçından haberdar olan biraz daha fazla bilgi sahibi yaratılışçılar ise, kademeli geçişi gösteren örneklerde bile sadece bir noktada çizgi çekip, örneğin şu taraf insan, şu taraf maymun der çıkar işin içinden. Eğer birbaşka fosil daha bulunur ve tam bu iki bölgenin arasına denk gelirse, bunu sadece alt ya da üst gruptan birine dahil etmekle yetinirler. Gelişimin aşamaları ne kadar açıkça görünüyor olursa olsun, geçiş görmemekte direnir ve ara geçiş fosili eksiğinden yakınmaya devam ederler. A ile C arasında geçiş formu olmadığını söylerler. Bir süre sonra B bulunduğunda, bu sefer, A ile B ve B ile C arasında ara geçiş formu olmadığını söylemeye başlarlar. Ne kadar örnek getirirseniz getirin bu onları tatmin etmeye yetmez, çünkü ara geçiş formu olmadığını baştan kabul etmişlerdir. İşin komiği değişik yaratılışçı uzmanlar, örnegin insan ile maymun arasındaki çizgiyi değişik noktalarda çekmektedirler.

Çakal benzeri bir yaratığın balinaya dönüştüğü fikrini reddederler, fakat hemen ardından bilim adamları Ambulocetus, Pakicetus, Prozeuglodon ve pek çok diğerlerini çıkarır.

Kertenkeleler kanat geliştirip kuş tüyü çıkaramazlar derler, ardından Archaeopteryx bulunur. Tabi bunun sahte olduğunu iddia ederler. Ama hemen ardından Protoavis, Sinornis, Hesperornis ve Ichthyornis gelir.

Evrimcilerin tüm kara canlılarının denizden çıktığını söylemesine karşılık, nerede ara formlar diye sorarlar, karşılarına Eusthenopteron, Panderichtys ve Acanthostega getirildiğinde bunu görmezden gelirler.

İnsan ile maymun arasında geçiş yoktur derler, ardından Lucy örnek verilir (Australopithecus afarensis), fakat bunu beğenmez, başka geçiş formları sorarlar. Sonra A. ramidus, africanus ve H. Habilis ve Erectus getirilir örnek olarak, aşamalı geçişi gösteren her örnekten sonra, o örneği bir tarafa (insan ya da maymun) dahil edip başka örnek istemeye devam ederler.

Tabi bunlar yaratılışçıların biraz daha işin içinde olanlarının yaptıkları. Yaratılışçılığa inanan pek çok kişinin bu bulgulardan haberi bile yoktur.




Biyostratonomi


a) Organik maddelerin korunması: Canlı öldükten sonra organik kısımları daha büyük hayvanlar tarafından eğer yenmezse bakteriler tarafından tahrip edilir. Bu olaya çürüme denir. Fakat ortam bakterilere uygun değilse bu çürüme tamamlanamaz örneğin fazla asidik ve bazik ortamlarda bakteriler yaşayamazlar. Bataklıklarda veya oksijeni az deniz çökellerinde çürüme meydana glmez.Petrol yatakları böyle oluşur,bitkiler ise saf karbon yani kömüre dönüşürler. Bunlar paleontolojinin dışındadır. Bizi ancak çürüme olayının hiç meydana gelmediği, gövdenin az veya çok muhafaza edildiği haller ilgilendirir çok ender olmak üzere rastlanan bu haller şu şartlara bağlıdır.

1. Kuruma: Böyle ortamlarda mumyalar meydana gelir.

2. Oksijensiz ve asitli ortamlar: Bataklıklarda oluşan durumlar örnek verilebilir.

3. Tuz: Bakterilerin yaşaması için uygun olmayan tuz canlılaın içine dolarsa

fosilleşmeyi sağlar.

4. Donma: Buzul devrinde ölmüş mamutlar sibirya buzullarında günümüze

kadar bozulmadan kalabilmiştir.

5. Reçine: Çam ağaçlarından oluşan reçine ye düşen bir böcek günümüze kadar bozulmadan kalabiimektedir. Örnek yandaki kehribar içinde bir eklembacaklı fosili vardır. Fakat ekseriyetle ancak sert, dayanıklı iskelet maddeleri fosilleşmeye elverişlidir. Bunlar kalsiyum karbonat-siliyum dioksit gibi anorganik,kitin,keratin gibi organic maddelerdir.

b) Çökellerde giriş (Tortulaşma) olayları

Boş bir midye kabuğu suda yere çöktüğü zaman boş kısmı üstte kalır, fakat hareketli sularda devrilip ters dönebilir. Uzun konik veya silindirik cisimler tek yönlü akıntılarda geniş tarafları ile akıntı yönüne dönerler. Uzunca midye kabuklarının çengel kısımlarıda ekseriyetle akıntıya karşı dönerler. Akıntı yönü bu tabakayı hemen örten tabakada değişik olabilir. Hatta aynı tabakalarda ve aynı fosil üzerinde 180 derecelik bir dönme tespit edilebilir. Bu gel git olaylarına işarettir. Bu olaylara yönlenme denir.

. EMBRİYOLOJİK KANITLAR

Her canlı, gelişimi sırasında evrimsel kademelerini kısa periyotlarla gösterir. Yani bireyin gelişiminde türün gelişmesi kısa bir şekilde tekrar edilir. Buna evrimin tekrarı denir. Örneğin, bütün çok hücreli hayvanlarda üreme hücrelerinin birleşmesiyle oluşan zigot bölünmelerle 2,4,8,16 blastomerli evrelerden geçerek sıra ile morula, blastula, gastrula aşamalarına ulaşır.İlk aşamalarda benzerlik oldukça yüksektir.Bir insan embriyosu diğer embriyolardan ayırtedilemez haldedir. İnsan embriyosunda once solungaç yarıklarına, tek kulakçık ve tek karıncıktan oluşan (balıklardaki gibi) kalbe, ilkel balık böbreğine benzer yapıda oluşumlar gözlenir. Kısa bir süre sonra sürüngen embriyosuna benzemeye başlar solungaç yarıkları kaybolur, mezonefroz böbrek tipi gelişir, kalpte odacıklar ayrılmaya başlar. Daha ileri aşamalarda ise böbrek, kalp oluşumu memelilerdeki son şeklini alır. Başlangıçta oluşan kuyruk kaybolur.


Omurgalı embriyolarının erken evreleri olağanüstü benzediğine göre bu evrede rol alan genlerde ortaktır.

http://img468.imageshack.us/img468/290/embrkp3.th.gif (http://img468.imageshack.us/my.php?image=embrkp3.gif)




. Günümüzden

İnsanoğlu sonunda genleri deşifre etmeyi başarmıştır ve Evrim Teorisi üzerine en büyük kanıtı ortaya koymuştur.


 Maymunla insanın gen farkı yüzde 1

Gen haritasını deşifre eden bilim adamlarına göre, araştırmalar evrim teorisinin babası Charles Darwin'i haklı çıkardı. İnsan genetik olarak maymunlardan sadece % 1 oranında farklı. İnsan genlerinin % 85'i ise köpeklerle aynı...

İnsanoğlu'nun en önemli buluşlarından biri sayılan insanın genetik şifresinin çözülmesiyle Darwin'in evrim teorisinin de kanıtlanmış oldu. İnsan Genomu Projesi'nin kurucularından olan İngiliz ekibi başkanı Sir John Sulston, konuyla ilgili Londra'da yaptığı basın toplantısında, çıkarılan gen haritalarının insan ve hayvanların DNA yapı taşları arasındaki benzerlikleri ortaya çıkardığını bildirdi.





http://img98.imageshack.us/img98/5063/249982oi7.th.jpg (http://img98.imageshack.us/my.php?image=249982oi7.jpg)

Araştırmacılar, ‘Gogonassus andrewsae’ adlı 380 milyon yıllık ilkel balık türüne ait fosilin, canlıların sudan karaya geçişini açıklayan önemli bir kanıt olduğunu belirtiyor.

İLKEL BALIKTAN MODERNE GEÇİŞ CANLISI
Yüzgeçlerinde insan kolundaki dirsek ve ön kol kemiğine benzer, kara canlılarının karakteristik özelliklerini taşıyan yapılar yer alıyor. Uzmanlar, ilk dörtayaklıların ortaya çıkışının habercisi sayılan bu ilkel balık formu ve onun türevlerinin mozaiği olarak görülen ‘Gogonassus’un Devon Dönemi’ne ilişkin bilgi eksikliğini giderebileceğini düşünüyor.

Bilim insanları, dörtayaklı canlıların Devon Dönemi’nde kalın yüzgeçli balıklardan evrildiğini vurguluyor. Bu dönüşüm, omurgalıların sudan çıkmasıyla mümkünleşti. İskeleti bütünlüğünü koruyan fosillerin sayısı az olduğu için, araştırmacılar bu evrim sürecini izlemekte zorlanıyor. ‘Balık Dönemi’ olarak da anılan, Devon Dönemi, 413-365 milyon yıl öncesini kapsıyor.

http://img460.imageshack.us/img460/5562/ayaklarnx1.th.jpg (http://img460.imageshack.us/my.php?image=ayaklarnx1.jpg)[/img]





şu benzerliği görüyormusunuzzz!!!

http://img402.imageshack.us/img402/4351/pithecsapitn2.th.jpg (http://img402.imageshack.us/my.php?image=pithecsapitn2.jpg)


ŞİMDİ DURUN VE DÜŞÜNÜN , GÖRMEDİĞİNİZ BİLMEDİĞİNİZ AMA SADECE İNANDIĞINIZ BİR VARLIK VE İMANDA MI GİDECEKSİNİZ YOKSA BİLİMİN GÖSTERDİĞİ , AKLIN , MANTIĞIN DESTEKLEDİĞİ , KANITLARIYLA ORTADA OLAN EVRİM GERÇEĞİNE Mİ İNANACAKSINIZ Â ! ! ! Â ?

FOSİLLER , EMBRİYOLOJİK KANITLAR, KAZILAR ,KEŞİFLER, BİLİM MANTIK .. BUNLAR MI Â ?

YOKSA CEHENNEM KORKUSUYLA TABULARA BAĞLANMAK MI Â ?


kaynak siteler :http://www.akiltopu.com/ , http://portal.ateizm.org/modules.php?name=News&file=article&sid=100&mode=thread&order=0&thold=0

habilis
20-02-2007, 21:41
arkadaşlar paylaşmak istediğim bir adres var gelin bakınn ;

http://www.ntvmsnbc.com/news/372561.asp

EVET EN İYİ AÇIKLAMA EVRİİM

zaten gördükki yaratılış ve dogmaları bir çok şeyi açıklayamıyor .. örneğin sorduk bir ara forumda yaratılışçıların cevap vermekte zorlandığı ... fakat cevap gelmedi ,



http://www.turandursun.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=4563

habilis
25-02-2007, 11:20
DAVRANIŞ VE GENLER
Şimdilik önlerindeki sorular cevaplardan çok fazla olsa da bilimadamları insanlarla şempanzeler arasındaki ayrımın hangi genetik sebeplerle gerçekleşmiş olabileceğinden fazlasını öğrenmek istiyor. Araştırmacılar insanla şempanzenin karaciğer dokusu ve kan hücreleri arasında hiçbir fark bulamadı. Ancak insanın beyin dokusu şempanzeninkinden belirgin biçimde ayrılıyordu. Paabo'ya göre "Bu durum moleküler düzeyde insanın evriminin özellikle beynin işlevleri üzerinde yoğunlaştığını doğruluyor." Genetikçiler ve davranışbilimcilerin birbirinden farklı bakış açılarından anlaşılabilecek bir tek şey var . Max Planck Enstitüsü'nden Svante Paabo'nun deyişiyle "Ne kadar iyi bakarsak, ne kadar çok araştırırsak, kendi türümüzle şempanzeler arasındaki benzerlikler de o derece belirgin gün ışığına çıkıyor.

ayrıntılı bilgi için tıklayın :

http://arsiv.sabah.com.tr/2006/01/15/cp/gnc113-20060114-101.html

habilis
25-02-2007, 11:52
Popüler Bilim Kitaplarından Bazıları

• Kozmos, Prof. Dr. Carl Sagan, Altın Kitaplar.
• *İnsanlığın Geleceği, Isaac Asimov, Cep Kitapları.
• Bilinmeyen Tehlike, I. Asimov, *İnkilap Kitapevi.
• Zamanın Kısa Tarihi, Stephen W. Hawking, Milliyet Yayınları.
• *Kara Delikler ve Bebek Evrenler, S.W. Hawking, Sarmal Yayınevi.
• *Gezegenler Kılavuzu, Patrick Moore, Tübitak Yayınları.
• Güneş Diye Bir Yıldız, George Gamow, Yazko Bilim.
• Modern Bilimin Oluşumu, Richard S. Westfall, Tübitak Yayınları.
• *Hayatın Kökleri, Mahlon B. Hoagland, Tübitak Yayınları.
• Rastlantı ve Kaos, David Ruelle, Tübitak Yayınları.

ilgilenenlere ..

habilis
25-02-2007, 12:07
http://img96.imageshack.us/img96/5611/2282propix3.th.jpg (http://img96.imageshack.us/my.php?image=2282propix3.jpg)



[bu kafatasına *na ne diyeceksiniz , bu ne tam insan nede tam maymun ,

insan maymun arası bir şey ,,,



!!!

habilis
25-02-2007, 14:23
yukarıdaki kafatasına cevap veremeyen teistlere başka seçenekler verelim bunları açıklayabilecekler mi acaba !

resimlerle birlikte görelim :

D2700, Homo georgicus :http://img478.imageshack.us/img478/6416/28993168zn4.th.jpg (http://img478.imageshack.us/my.php?image=28993168zn4.jpg)

bir başka görüntü :

http://img339.imageshack.us/img339/8346/40568187qf7.th.jpg (http://img339.imageshack.us/my.php?image=40568187qf7.jpg)

gördüğünüz gibi bu arkeolojik bulgular insan ile maymunun akraba olduğunu gösterir .. ve şimdiki modern insandan daha ilkel bir insan olduğunu bilim mispat eder.

bu kafatası 2001 yılında dinamiside georgia da bulunmuştur .


Homo floresiensis :

http://img410.imageshack.us/img410/1742/floresiensyd2.th.jpg (http://img410.imageshack.us/my.php?image=floresiensyd2.jpg)

ilkel insandan modern insanı fark edebiliyorsunuz değil mi ? bu ne bir maymun dur nede tam insandır !

buda insanın yaratılmadığını ilkel *atalarımızın olduğunu İSPAT eder !!!

bu kafatası Liang Bua *- endonezyada bulunmuştur .2003 te.

Homo habilis :

http://img386.imageshack.us/img386/1043/habilisug0.th.jpg (http://img386.imageshack.us/my.php?image=habilisug0.jpg)

1973 te Koobi Fora - Kenya *da bulunmuştur.

BU ARKEOLOJİK BULGULAR DİKKATE DEĞER , DÜŞÜNÜN !!

habilis
26-02-2007, 20:14
arkadaşlar sizinle bir haber paylaşmak istiyorum mutlaka tıklayın ;

ayrıca haberin içinde birde video var izlemenizi tavsiye ederim

sevgilerle

dilaver
26-02-2007, 20:15
nereye tıklayacagız habilis

habilis
26-02-2007, 20:18
ya gelmemiş çok özür dileim .. bi saniye diver kardeş

habilis
26-02-2007, 20:25
şurası :

http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/konu.asp?Yil=05&Ay=04&Konu=1#

bu bölüm

sayfada *yan tarafta multimediayı *yı tıkla *...


ayrıca ufak hata için pardon

habilis
26-02-2007, 20:52
şimdide ilkel insan aletlerinden örnekler görelim ;




http://img404.imageshack.us/img404/1949/iiiiq9.th.jpg (http://img404.imageshack.us/my.php?image=iiiiq9.jpg)



http://img442.imageshack.us/img442/1166/arqeologia1ak4.jpg (http://imageshack.us)


http://img411.imageshack.us/img411/1676/imagesji8.jpg (http://imageshack.us)

gencmusluman
30-05-2007, 19:37
Gerçekte Darwinin evrim teorisi sadece bir teori değildir.


1)İnkar edilmesi imkansız bir olgudur.Darwinizm , aynı siyaha ak denmesi gibi bir şeydir.

2)Tüm bilimsel varsayımlar ona dayanmalı yoksa bilimsel olmaz (daha doğrusu materyalist :)

3)O tüm gerçekleri ortaya çıkaracak olan sözde tek kaynaktır

4)Bilim camiasını etkisi altına almış bilim insanlarının bir tür transa geçmesini sağlayan materyalist felsefenin son kaleleinden biridir.


Ve de kolaylıkla bilim kisvesi altında sunulan ,bilimden çok bir siyaset idoloji felsefe gibi bi şey olan darwinizmin dumura uğradığını söyleyebilirim.Şimdilerde yıkılmadım ayaktayım misali hazırlanan bilim dergileriyle yaşadığı hayal kırıklığı perişanlığı bir kez daha görüyorum.Sundukları argumanlar ise bilime hakaret eder cinsten.

Darwinistlerin *teorilerini ayakta tutabilmek için bazı taktikleri vardır

1)Slogan kullanmak ve sloganları alabildiğince tekrarlamak.
Örneğin;Biyolog Joe aldestron hormonun reseptörüyle ilgili yaptığ bir sıradan ve oldukça alakasız bir çalışmayla *(Darwinin kara kutusu adlı kitabın yazarı Michael Behenin indirgenemez *kompleks argumanını çürüttüğünü iddia etti.Basın ve bilim dergileri *bu komik çalışma üzerine o kadar iddialı sloganlar kullandı ki misal


*EVRİM MOLEKÜLER DÜZEYDE İSPATLANDI *burayı tıklayın (http://www.hurriyet.com.tr/dunya/4222682.asp?m=1&gid=69)


*AKILLI TASARIMIN AKILSIZLIĞI ORTAYA ÇIKTI


*YARATILIŞCILAR KUDURACAK

daha geniş bilgi için *buraya (http://www.idthefuture.com/2006/04/the_lamest_attempt_yet_to_answ.html)veya buraya (http://www.mustafaakyol.org/archives/2006/04/darwinizmi_ispatlanmis_sanmak.php) tıklayın

2)Siyasi ve ideolojik bir düşman icad ederek onu hedef göstermek ve böylece teoriye karşı yöneltilen itirazları başka hedefe yöneltmek.Örneğin dini sebeblere dayandığı iddiası

aslında önceden Darwinizm'e karşı dinî kaynaklara dayanan itirazlar öne sürülüyorduOysa 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren elde edilen şaşırtıcı *bilimsel bulgular, tabloyu tersine çeviriyor. Bugün Darwin'e karşı itirazımız, bilmediklerimizden değil, bildiklerimizden kaynaklanıyor. Dogmatik düşünce yolunu seçenler ise artık Darwinistler. Biz onlara, canlılığın plânlı ve programlı yaratıldığını gösteren bilimsel deliller sunuyoruz, onlar ise bunları, sadece felsefî ve ideolojik dünya görüşleri sebebiyle reddediyorlar.

3)teoremlerini kanıtla sürekli test etmek *yerine biyolojik olguları gözardı ,örtbas, veya yanlış sunmak hatta sahtekarlıklar yapmak
örneğin;

ilkel dünya atmosferine uymayan kurgulama Miller deneyi

Saklanan kambriyen fosilleri (70 yıl boyunca Smithsonian Institution'da )Piltdown Adamı Fosili (kafatası modern insanın kafatası çene kemiği 10 yaşında ölmüş bir orangutana ait dişler insana ait *ve orangutanın çene kemiği eklenmiş kemiklerin üzeri potasyum dikromat adlı kimyevi bir madde ile lekelendirilmiş ve tarihi görünüş kazandırılmış
Ernst Haeckel'in *Çizimleri ( evrimin kanıtı zannedilen tüm des kitaplarında baş sıralarda bulunan SAHTE çizimler)

Sanayi Devrimi kelebekleri *(kasıtlı olarak ölü kelebeklerin ağaç gövdelerine iğnelenenmesi *zamanında *doğal seleksiyonun vazgeçilmez kanıtlarından biriydi)

Darwinin ispinozları(gerçekte tek bir türün alt türleridir. Darwin'in Galapagos Adaları'nda gördüğü ve "evrim" sandığı olgu, gerçekte "varyasyon"dur. Söz konusu farklı görünümlere sahip ispinozlar, tek bir türün içindeki çeşitlenmeler ya da diğer bir deyişle varyasyonlardır. Yeni bir türün ortaya çıkması söz konusu değildir. )


darwin karşıtı *bazı öneri siteler ve *kitaplar

Evrimin İkonları Jonathan wells gelenek yay.

Darwinin Kara kutusu M.behe Kesit yay.

Evrim duruşması P.Johnson gelenek yay

http://www.arn.org/

http://www.discovery.org/

http://www.answersingenesis.org/

http://www.mustafaakyol.org/archives/bilim_din_ve_ateizm/

http://attr.spaces.live.com/



Şimdilik bu kadar yeter acayip zaman sıkıntısı çekiyorum zaman bulursam evrimin kanıtı diye sunduklarının birer kanıt olmadığını göstercem inşAllah

genç müslüman * *:D

habilis
30-05-2007, 19:56
Şimdilik bu kadar yeter acayip zaman sıkıntısı çekiyorum zaman bulursam evrimin kanıtı diye sunduklarının birer kanıt olmadığını göstercem inşAllah

genç müslüman * *:D

bu işi sen İNŞALLAHA BIRAK bakalım..

evrim karşıtı düşünürsen , olaylara tek taraflı bakarsan , yaratılış gözlüklerini çıkarıpta biraz araştırsan sende anlayacaksın evrim GERÇEĞİNİ de ....

bir dizi site veriyorsun arkadaşım .. darwin karşıtı diye ..

internet ortamında bir sürü site var harun yahya adıyla .. güya evrimi çürütüyorlarya ( !) :D

onlar ancak cahil inanları kandırabilirler, kapasiteleri ,anlayışları okadar !!!

sen kanma yeter ..

:)

frodo
30-05-2007, 19:57
Acaip zaman sıkıntısı çekmene üzüldük genç müslüman. Öncelikle dinlerden
özgür sitemize hoş geldiniz.

Hemen aklıma takılan bir kaç soruyu sorayım sonra derinleştiririz.

1-Arthur Miller deneyi inorganik maddelerden organik maddeler elde edilebileceğini
kanıtlamış mıdır ?
2-Pitdown adamı sahtekarlığını kim ortaya çıkarmıştır ? Akıllı tasarımcılar mı ?
3-Ernst Haeckel'in *çizimleri bu günkü teknolojik aletlerle (4 boyutlu embriyo
görüntüleri ile) tekrar tekrar kanıtlanmışken hala büyükbir saflıkla bu iddialara
nasıl inanıyorsunuz ?
4-Bir türün varyasyonu veya çeşitlenmesi ne demektir ? Canlılarda çeşitlenme
var mıdır ? Yoksa ilk yaratıldıkları gibi orijinalliklerini korurlar mı ?

NedimYilmaz
30-05-2007, 19:58
Sayın gencmüslüman;

Akıllı Tasarım'ı savunuyor iseniz (ki büyük ihtimaldir);

Dinazorların Akıllı Tasarım'daki yerini açıklar mısınız?

spartacus
30-05-2007, 20:02
Sevgili gencmusluman

Yazının sonu nasıl bitiyor ?

Kanıt ve İspat? Bu ise bakış açının ne kadar dar, sığ olduğunu gösteriyor. Ne zaman vazgeçeceksiniz her şeyi ispat ve kanıt olarak görmekten ? Neye dayanır bu ispat yada kanıt kriterleriniz ?

Ne zaman bu ispat ve kanıt lafzını görsem şaşıyorum, kriteri salt inanç olan bir düşünce nasıl olurda iş bilime gelince yönünü nesnel olana dönmeye çalışır ? Peki neden nesnel somut olana bakarken bile kendisini bir türlü soyut dogmalardan alı koyamaz? Yoksa somut olanda aradığınız ispatıda mı lafız bir şekilde belirliyorsunuz ?

Buyur sana bir soru, gördüğün gibi 9 adet noktamız var ve sen bu noktaya kalemini hiç kaldırmadan ve tüm noktalardan geçecek 4 adet doğru çiz. Bende sana böylelikle bakış açısı ile ne kastetmiş olduğumu ifade edebilmiş olayım.

o * * * * * * * * * o * * * * * * * * * * o



o * * * * * * * * * o * * * * * * * * * * o



o * * * * * * * * * o * * * * * * * * * * o

habilis
30-05-2007, 20:04
arkadaşlar internette dolaşırken bir sitede rastladığım çok süper bir resmi paylaşmak istiyorum ;

bu bana göre EVRİMİN MUTLAK KANITIDIR !!!

http://img460.imageshack.us/img460/5562/ayaklarnx1.jpg

SİTENİN İSMİDE VAR.. BAKABİLİRSİNİZ ...

ŞU BENZERLİĞE BİR BAKARMISINIZ ARKADAŞLAR !!

PİRİMATLARIN AYAK BENZERLİĞİNE !!!!

İŞTE BU EVRİMİN AÇIK BİR KANITIDIR !!!

habilis
30-05-2007, 20:05
evrimin olmadığını ispatlamaya çalışan bir arkadaşımız için *astım bunu ..:)

metee
06-06-2007, 22:11
Bir ağızdan çıkan, bin ağza yayılır. Darwin teorisini ne dayalı olarak bilimsel gerçektir diyorsun..

Canlılar birbirlerine benzediği için mi o zaman evrim bir animasyon gerçekliğidir.

Şunu bizlere açıklayın evrim neye bağlı olarak ortaya çıkmıştır..

Darwin teorisi halen bir bilimsel bir gerçeklik olduğunu kanıtlamamıştır.

Fosillere dayalı olarak kanıt sunmaya çalışıyorsunuz..

Ya kardeşim ben bu Afrika bölgesinde bulunan fosillere inanmıyorum..Afrika'ya baktığımızda ilk gördüğümüz Maymun çeşitlerin fazla olduğunu yer, Peki bu bulunan fosiller *nesli tükenmiş bir hayvanda olabilir..

Bir baktığımda dünya da yaşayan bir çok insan grubu var,Bunların genellikle *kafataslarının yapıları birbirlerine benzemiyor.

Neden bulunan bu fosiller ona göre bir değerlendirme yapılmıyor..
* *
Adam ortaya çıkıyor buldum....buldum...buldum...yeni bir buluntu bulması ona kazanç getirecektir...Saygı ve ünvan getirecektir...Tabii balıklama dalış gerçekleşiyor..

http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/0504/images/konu1_b.jpg

- Ne buldum
- Söylemem
- Hadi söyleyem bari insanlarının atası şempomuş..
- vay be

****Ağaca dayanma çürür,insana dayanma ölür.

****Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz.*****






"""Yalan, dört nala gider; gerçek, adım adım yürür fakat, gene de
vaktinde yetişir."""

Hatam olmuşsa af ola.

Saygılarımla

06-06-2007, 22:23
matee -Bir ağızdan çıkan, bin ağza yayılır.

ben böyle bir yalancı tanıyorum, neresinden uydurduysa,, sana tanıdık geldimi matee

metee
06-06-2007, 22:45
Gandalf sana tanıdık gelmeyebilir..Bana tanıdık geliyor.. Bilim tek evrim olsaydı bu bilim olmazdı gandalf

frodo
06-06-2007, 23:53
"Bir baktığımda dünya da yaşayan bir çok insan grubu var,Bunların genellikle *kafataslarının yapıları birbirlerine benzemiyor."

Sence neden benzemiyorlar metee? Madem hepsi Adem'den geldiler sahi neden benzemiyorlar ?

habilis
07-06-2007, 15:34
:)

kucles
20-06-2007, 20:06
taksim metrosunda ''yalancı evrim'' sergisi açmışlar. dünyanın çeşitli bölgelerinden getirilen milyonlarca yıllık fosillerin bugün de var olduğunu ileri sürmüşler. en önemlisi de insanın evrim geçirmediğini, 80000 yıllık bir insan kafatası fosiliyle kanıtlıyorlar. bunun neticesinde de evrimin yalan, evrimcilerinse yeni bilimsel bulgulara inanmadıkları ve dogmatik düşündüklerini afişlerle belirtmişler(her iki taraf da birbirine karşı dogma ifadesini kullanıyor).
aynı zamanda entropiyi ileri sürerek evrenin sürekli düzensizliğe gitmesi gerektiğini; yani hiç bir şeyin kendiliğinden düzenli bir halde olamayacağını ileri sürüyorlar. açıkçası doğru bu. yorumlarınız nelerdir?

frodo
20-06-2007, 20:53
Sevgili kucles;

* * * *Sadece 80 bin yıllık bir kafatası sergiliyorlarsa problem yok. :lol: Antropoloji ve fosilbilim
insanın bu günkü fiziksel görünümüne yaklaşık 150-200 bin yıl önceden ulaştığını söyler.

* * * *Entropi ya da termodinamiğin ikinci yasası sınırlı ya da sonsuz parçacık içeren sistemlere uygulanamaz.
Bu yasanın uygulanması "kapalı" sistemlerle sınırlıdır ve tanımlanır. Dünya kapalı bir sistem değildir ve
dışarıdan sürekli "enerji" girişi sözkonusudur.(en basit örnek güneş)

* * * *Bu argümanı "tasarımcılar" pek severler. Amaç dinsel önermelerine bilimsel kılıf geçirme çabasıdır.


Sevgiler.

dilaver
20-06-2007, 21:04
sayın kucles

* *çok geniş iki konuyu bir soruya sıgdırmışsınız. Birinci soruyu biraz açmanız gerekiyor. Homo sapiensin fosilleri 196,000 senelik ve biz burada modern insanı buluyoruz. Bundan evveline ait olan fosiller ise homo cinsine ait ve bunlara da insan diyoruz. Şimdi bu süreçte 80.000 senelik bir kafatası ile neyi kanıtlıyor bu adamlar merak ediyorum. Verdiginiz rakam hiç bir şey uymuyor çünkü, soruyu biraz daha açmanız ve detaylandırmanız gerekiyor.

* * Kendiliginden düzenli olan şey nedir bunu da açmanız gerekiyor ve ona göre fikir belirtelim. Deprem bir düzensizlik midir, depremden sonra oluşan sukunet düzen midir. Düzen ve düzensizligi neye göre tanımlayacagız. Net bir durum verin ki net cevaplar vermeye çabalayalım.


* * saygılarımla

kucles
21-06-2007, 22:20
yanlış yazmışım, özür dilerim insan fosili 800 bin yıllık olacaktı.
yani burdan insanın evrimleşmediğini ileri sürüyorlar.
entropi konusuna gelince: bu kanuna göre, bilinçli bir müdahale olmadıkça cansız maddeler kendiliğinden birleşerek canlı bir organizma oluşturamaz. ve buna örnek olarak çölde aylarca kendi haline bırakılmış bir yeni arabanın, aylar sonra cilasının bozulacağı, camlarının kırılacağı v.s.. kısaca harap olacağı anlatılmış. bu örneğin canlılığın oluşumuyla ne alakası olduğunu anlamış değilim aslında?? *
tabi burda frodonun da bahsettiği bu kuralın ''kapalı sistem'' ler için geçerli olduğuna değinmemişler.

ahuramazda
21-06-2007, 23:36
Nisan 2006’da evrimin son yıllarda en büyük bulgularından * Tiklaalik açıklanmıştı. Ama sanırım geçen 3 yüzyılda bulunan birçok fosil ve gerek eski dönemleri gerek de günümüzdeki ilişkileri inceleyen evrimsel biyolojinin çalışmalarının hepsini gözden kaçırmış olacaklar ki, geçen haftalarda hala “Kavrayamayan Evrimcilere Çağrı: Deliliniz Varsa Ortaya Koyun” diye bildiriler hazırlayabiliyorlar.

Harun Yahya bu bildiride diğer yaratılışçı ve bilinçli tasarım çevrelerinin çarpıtmalarının çok daha ilerisine giderek bilim insanlarının ellerinde evrimi kanıtlamak için 3-5 fosilin bile olmadığını iddia ediyor.

Gerçi evrimin sadece fosillerden kanıtlandığını sanması bile bilimsel yöntem üzerine hiçbir şey bilmediklerinin bir göstergesi; ama –yaşamış canlıların çok küçük bir kısmı fosilleşmiş olsa bile- elimizde milyonlarca fosil kayıt varken bunları reddetmek bilimi yok saymakla eşdeğer.

Devam eden bölümlerde ara türlerin bulunamamasından bahsedilmekte; yalnız ara türlerin büyük bir kısmının bulunduğu gerçeğini bir yana bıraksak bile ara türlere gelene kadar evrimin önemli değişim safhalarını zaten diğer fosillerden gözlemlediğimiz kabul ediliyor demektir.

Bu durumda “canlılar ilk yaratıldığından beri değişmemiştir” düşüncesini kendileri yalanlıyorlar. Bir başka bölümde dünya üzerindeki fosillerin %99’unun bulunduğundan bahsedilmektedir; ama bu istatistiğe nasıl ulaşılmıştır, o bölüm şaibelidir. Ayrıca bildirinin yarısı beynin çalışmasının anlaşılmadığını üstünedir ve bu konu da evrim biyolojisinin cevaplayacağı bir konu değildir.

Broşürün son bölümü Harun Yahya (artık gerçek ismini de veriyor –Adnan Oktar-) ve bu çevrelerin çalışmalarının nereye hizmet ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. “Darwinizm ile ilmi mücadele teröre çaredir” :

“Güneydoğu’da, bölücü komünist-marksist mihrakların oluşturduğu Cumhuriyet tarihimizin en büyük ayaklanması devam etmektedir… Bu büyük fitnenin, ideolojik felsefi temelinde insanı, tesadüflerin ürünü olan bir hayvan olarak tanıtan Darwinizm vardır.

Darwinizm yok edildiğinde, evrimciliğe dayalı marksist anlayış da çökecektir… Kesin çözüm, söz konusu ideoloji ile “iyi ilmi mücadele”dir.” şeklinde aslında emperyalizmin Darwin’in teorisi ilk ortaya atıldığından beri devrimci anlayışla bunu nasıl eş tuttuğu ve bu teorinin çöküşünü Marksizm’i çökertmek kadar önemli gördüğünü ortaya koyar niteliktedir.

Emperyalistler, evrimi çökertmek için bu gibi propagandaları tarih boyunca yapmışlar; ancak başarıya ulaşamamışlardır. Marksizm ve evrim her ne kadar farklı alanlarla ilgilenseler de birçok kez sırt sırta vermiş ve bu hurafelerin hakkından gelmiştir. Doğa ve insanlığın gerçekleri aracılığıyla bunu birçok kez yapmaya da devam edecektir.


Evrim teorisi Dünya üzerindeki yaşamın nasıl değiştiğini açıklar. Bilimsel kavramlarda ‘teori’, günlük dilde kullanıldığı anlamda ‘tahmin’ veya ‘önsezi’ anlamına gelmez. Bilimsel teoriler doğal fenomenlerin, denenebilir gözlem ve deneylerin mantıksal birleştirilmeleriyle oluşturulurlar.

Canlı dünya hakkında dev bilgi birikimimizi bilimsel olarak en iyi açıklayan biyolojik evrimdir. Bilim insanları “gerçek” kelimesini ender olarak bir olgu eğer daha fazla gerekmeyecek kadar çok denenmiş ve gözlemlenmişse, doğruluğundan şüphe etmeyecekleri zaman kullanırlar. Evrim gerçekleşmiş olduğu bu açıdan bir gerçektir. Bilim insanları canlıların evrimleşmiş olduğunu artık sorgulamıyorlar; çünkü bunun kanıtı çok güçlüdür.

Örneğin; Stephen Jay Gould’un “ara formlara çok ender rastlanması paleontolojinin büyük sırrıdır.” Sözü birçok yerde evrimin bu ünlü temsilcisinin teoriyi yalanladığı anlamında kullanıldı. Oysa ki, Gould bu sözüyle evrimin olup olmadığı değil; nasıl olduğunu sorgulamaktadır ve evrimsel ilerleyişin hep küçük adımlarla ve yavaş olmayacağını ve ani değişimlerin, sıçramaların da evrimleşmenin bir yolu olduğunu vurgulayan ‘noktalanmış evrim’ düşüncesini açıklıyordu.

‘Science and Creationism’ (Bilim ve Yaratılışçılık)tan kısmi alıntıdır..

dilaver
22-06-2007, 00:50
sayın kucles

* Hominid evrimi geçmişten günümüze üç temel biçimde sınıflandırılabiliyor

* 7 - 4,4 milyon yıl önce yaşamış olan Erken Hominidler

* 4,2 - 1 milyon yıl evvel yaşamış olan Australapithecuslar

* *2,3 milyon yıl ile günümüz arasında yaşamış homo cinsi.

* *Ayrıntıları bir kenara bırakırsak modern insanın atasına ait en erken fosiller 196.000 sene evvel Afrikada bulunuyor. Bundan evvel arkaik homo sapiens denen ve Homo erctustan homo sapiense geçişi gösteren fosil kayıtları 500-600.000 sene evveline tarihlendiriliyor. Bu fosiller kafatası yapısı ile belirginleşiyorlar ve Homo erectus ile Homo sapiens arası özellikle taşıyorlar. Beyin kapasiteleri 1200 cm3 , erectustan büyük , sapiensten küçük. Fosil kayıtlarına göre bahsettiginiz 800.000 senesine uyan tek bir fosil türü var o da homo anteccessor. O da homo ergasterden evriliyor ve homo heidelbergensis aracılıgı ile sapiens ve neanderthal kollarına ayrılıyor.

* * Hy zırvalıklarının bilimle bir ilgisi olmadıgı gibi kendileri bilim adamı da degil. Hiç yaratılışçı bir fosil bilimcisine rastladınız mı. Ya da Adem i arayan bir fosilciye rastladınız mı. HY nin yaptıgı tek şey fosil kayıtlarını çarpıtmaya çalışmaktan başka bir şey degildir. Tüm argumanları da esas olarak henüz bulunmamış , ya da açıga çıkarılmamış noktalara saldırmak ve demagoji üzerine dayanır.

* * Allison Jolly nin şöyle bir sözü var. " Size dogru kollarını açmış koşarak gelen bir şempanzeyi gördügünüz zaman evrim için kanıt aramanıza gerek kalmaz "


* * *saygılarımla

vartor
22-06-2007, 04:32
Bu arada, safsata uzmani unlu Harun Yahya'ya yurt disina cikma yasagi kondugunu ogrendim. Galiba kanser gibi kol atan, zavalilari hayal ve yalancilikla kandiran harun yahya'nin ilaci bulunmus gibi gorunuyor. * Artik can derdine dustugunden saf insanlari pek kandirmaga vakti olmayacak gibi...
*http://www.hurriyet.com.tr/gundem/6755724.asp?gid=71

mhmd
22-06-2007, 10:34
Aklı başında birinden cevap bekliyorum.

Elimizdeki bulgular ile cevaplar peşinde koşmak ve yeni bulgulara ulaşmanın sakıncası nedir?

Tabiat araştırmalarında, tümevarım ilkesini kullanmak daha mantıklı değil mi? (Özellikle fen bilimlerinde bunu ilk deneyen de İbn Heysem(965-1040) olduğunu hatırlatarak!!!)

Tümdengelim, belirli bir konuda insan davranışı ya da olguların açıklanabilmesi amacıyla oluşturulmuş bir kuramla başlayan, kuramın doğrulanması amacıyla hipotezler oluşturulması, bu hipotezlerin toplanan veriler yardımıyla test edilerek doğrulanması ya da reddedilmesi süreciyle kuramı kabul ya da reddeden bir yaklaşım olduğuna göre ve ezici çoğunlukla sosyal olguların açıklanmasında kullanıldığına göre bu teoriyi fen bilimlerinde ısrarla kullanmak istememiz, sağlıklı mı?

Bize öğretilen!!! inançlarımıza temeller ve ilkeler oluşturmak peşinde koşacağımıza, milim milim, santim santim öğrenerek adım adım gerçeklere yaklaşmak ve öğretilenlerden hariç bilinçli öğrenme temelinde bilgilenmemizin inancımıza bir zararı mı var?

Niçin hala; ağzımızdan güvendik derken, Yüce Yaradan'a güvenmiyoruz?
Niçin; inandık derken, hala inanmıyoruz?

Şüphe etmedik, derken bile iki yüzlü davranıyoruz. Şüphe ediyoruz.
Ama daha da vahim olanı bu şüphelerin üzerine cesaretle gitmek varken, riyakarca yalanlar söyleyip üstlerini kapatıyoruz.

Biz ne yapıyoruz?

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın (Söz sanatlarından bihaber bir yazarın uyarısı ile artık bu cümleyi tekil kullanma kararı aldım.)

sargon
22-06-2007, 11:07
Bilmem beni akli basinda kabul eder misiniz ama aklim erdigince kisaca cevap vermeye calisayim. Tabiat arastirmalarinda tumevarim yontemini kullanmak daha mantikli degildir. Her iki yontem de kullanilir. Cunku tumevarim yontemi ile elde edilen somut bilgiler genellestirilirken, tumdengelim ile de tek tek olaylara uygulanarak test edilmis olur. Dolayisi ile bi yontemler birbirlerine kopmaz bir bag ile baglidirlar. Bu icice gecise de diyalektik yontem diyoruz.

Tumdengelim yontemine sik sik Aristo mantigi denir. Bunun nedeni de onceden dogru oldugu kabul edilen bir takim saptamalardan yola cikarak yeni seyler elde etmesidir. Once tanrinin varligi kabul edildikten sonra da bundan yola cikarak alt sonuclara ulasilir. Dolayisiyla tek yanli bir tumdengelim yontemi tarihte dinler tarafindan cokca kullanilmistir. Hala da ayni. Doga bilimleri ise boyle birsey yapmaz. Her iki yontemi birlikte kullanir. Biriyle genellestirip digeriyle test eder.

Evrim teorisi de bir genellestirmedir. Binlerce veriden yola cikarilarak ortaya atilmis bir teoridir. Ortaya atilmasindan sonra 150 yil falan gecmis ve yine binlerce key test edilmistir. Bu testlerde elde edilen sonuclar ile teorinin tespit edilen eksikleri kapatilip guclendirilmistir. Bu eksikler teoriyi yerle bir edecek eksikler olmadigi icin evrim teorisi daha da guclenmis, bugun artik bir bilimsel gercek gibi muamele gormeye baslamistir. Ayni sekilde Einstein"in izafiyet teorisi de bircok defa test edilmis durumda. Goruldugu gibi bunlar "tanri vardir ve bizi yaratti" gibi sadece tumdengelimin uygulandigi skolastik dusunce tarzindan fersah fersah uzak konulardir.

Evrim teorisi bilimsel bir teoridir ve binlerce key test edilmistir, yanlislanabilir oldugu icin bilimseldir ve simdiye kadar curutulememistir.

aldostu
22-06-2007, 11:51
" Hatalarımı, *cehaletime *bağışlayın *(Söz *sanatlarından *bihaber *bir *yazarın *uyarısı *ile *artık *bu *cümleyi *tekil *kullanma *kararı *aldım.)"

Sevgili Mhmmd;

bilgiler inançlar,kararlar zaman içerisinde öyle veya böyle bozulur/değişebilir.
Yeni bilgiler,yeni teknolojiler,yeni araştırmalar eskiyi yerle bir eder veya mevcut binaya kat çıkmaya devam eder.

Ama nezaket ve dediğiniz gibi söz sanatı öyle mi?

Siz lütfen yine, nezaketinizi saygınlığınızı satırlarda özetleyen imzanıza dönün lütfen.

Kabul ederseniz, bu bir ağabey ricası...

Aldostu.

zincari
22-06-2007, 20:18
gencmüslüman (gençcahil) derim başka birşey demem. sen habilis in dediklerini okudun mu bence hayır. kopyala-yapıştır sistemini kullanarak kendi cehaletini kanıtlarsın.... :D