PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilim Haberleri


Sayfa : [1] 2

meaculpa
16-05-2008, 03:08
Önemli Not:

Bilim Haberleri başlıklı konumuza mesaj yollayacak üyelerimizin mesajlarının içerikleri eğer internette herhangi bir web sayfasında mevcutsa sadece bir cümlelik açıklayıcı bir notla link vererek haberi yayınlamalarını önemle rica ederiz.

Meaculpa arkadaşımızın affına sığınarak yönetimin izni ile konu sabitlenmiş ve tarafımca editlenmiştir.
Delx


Bilim Neanderthal’leri konuşturdu

http://www.ntvmsnbc.com/news/443113.asp

Koyun sürüsüyle insan grubu farksız

http://www.ntvmsnbc.com/news/436052.asp

3 ebeveynli embriyo oluşturuldu

http://www.ntvmsnbc.com/news/434600.asp

Bir tonluk fare fosili

http://www.ntvmsnbc.com/news/433065.asp

İnsanoğlunun evrimi hızlandı

http://www.ntvmsnbc.com/news/429196.asp

İnsandan büyük deniz akrebi fosili bulundu

http://www.ntvmsnbc.com/news/426973.asp

meaculpa
27-06-2008, 20:31
http://img337.imageshack.us/img337/4229/fft22mf22118mn9.jpg (http://imageshack.us)

Mars toprağı tuzluymuş

Mars'ta bulunan uzay aracı Anka Kuşu'nun gönderdiği veriler, gezegende ilkel yaşam formları gelişmesine uygun koşullar olabileceği yönündeki umutları arttırdı



LOS ANGELES - NASA’nın bir ay önce Mars’a gönderdiği ve gezegen üzerindeki araştırmalarını sürdüren Anka Kuşu (Phoenix) uzay aracı, Mars toprağının tuzlu ve Dünya üzerindeki toprağa benzer bir yapısı olduğunu tespit etti.

Bilimadamları, son bulguların, Mars üzerinde ilkel yaşam formları gelişmesine uygun koşulların olabileceği yönündeki umutları artırdığını kaydetti. Mars araştırmalarını yürüten ekipten Tufts Üniversitesi uzmanı Samuel Kounaves, Mars toprağının yapısının "zehirli" olduğu yolunda bir veriye rastlanmadığını, aksine yaşam formlarının gelişmesine uygun göründüğünü söyledi.

Geçen hafta, yüzeyin altında buz olduğu yolunda kanıtlar bulan uzay aracı Anka Kuşu, Mars yüzeyinde şu ana kadar, canlı varlıkların temel yapı maddesi olan "organik karbon" tespit etmedi. Karbon içermeyen mineralleri belirlemek için planlanan son deneyin sonucunda Mars toprağının, magnezyum, sodyum, potasyum ve klorür içerdiği belirlendi. Kounaves, Dünya’daki içinde hiç organik madde bulunmayan toprak çeşidinin de benzer özellikler taşıdığını, bazı bitkilerin böyle bir ortamda yetiştirilebildiğini ve bazı bakterilerin de büyüyebildiğini kaydetti. Uzmanlar, Mars toprağındaki minerallerin yaşam formlarını destekleyebileceğini söylemek için yine de çok erken olduğunu belirtiyor. (aa)

KızıL
30-06-2008, 00:05
eyvallah dostum....

meaculpa
10-07-2008, 01:27
UYKUSUZLUK YENİ BEYİN HÜCRESİ OLUŞUMUNU ENGELLİYOR

Yapılan yeni bir araştırma uykudan mahrum kalmanın yeni beyin hücrelerinin oluşumunu engellediğini ortaya koyuyor.
Princeton Üniversitesi'nden Dr. Elizabeth Gould ve araştırma grubunun fareler üzerinde yaptığı bu araştırma uykusuzluğun beyinde bellek oluşumundan sorumlu hipokampüs bölgesini etkilediğini ortaya koyuyor. Bu etkininse bir stres hormonundan dolayı gözlemlendiği belirtiliyor.

Uykusuzluk, bellek oluşumundan sorumlu hipokampüs beyin bölgesindeki yeni sinir hücresi oluşumunu yavaşlatıyor.

Araştırma grubunun çalışması 72 saat boyunca uykusuz bırakılan farelerle böyle bir etkiye maruz bırakılmayan farelerin birbirleriyle karşılaştırılmalarına dayanıyor. Uykusuz bırakılan farelerin kortikosteron adı verilen stres hormonu seviyeleri normal gruba göre yükseliyor. Bunun yanı sıra, beyinlerinin hipokampüs bölgesinde yeni hücre yapımı da yavaşlıyor. Stres hormonuyla yeni beyin hücreleri yapımı arasındaki ilişkiyi araştıran araştırmacılar, kortikosteron seviyesi normal düzeyde sabit tutulduğunda beyindeki hücre oluşumunun devam ettiğini gözlemliyor. Diğer bir deyişle araştırmanın sonucunda uykusuzluk dolayısıyla yüksek seviyelere tırmanan stres hormonunun yeni bellek oluşumu için gerekli olan beyin hücresi yapımını engellediği bulunuyor. Uykudan mahrum bırakılan fareler bir hafta içinde normal uyku düzenlerini yakalayabilseler de, sinir hücresi oluşumu normal seyrine ancak iki haftadan sonra ulaşabiliyor.

Bugün, yetişkin beyninde gözlemlenen sinir hücresi yenilenmelerinin altında yatan neden tam olarak bilinemese de Dr. Gould ve grubu, uzun süre uykusuzluk sonrasında bilişsel işlevlerde oluşan sorunların bu yenilenmenin yavaşlamasından kaynaklanabileceğini iddia ediyor. Konsantrasyon bozukluklarıysa bu etkilerden biri olarak örnek veriliyor.

Alanda uzman olan ve araştırmanın sonuçlarını yorumlayan Dr. Neil Stanley, araştırmanın ortaya koyduğu bu sonuçların doğrudan doğruya insanlar için geçerli olup olmadığına dair ek çalışmaların yapılması gerektiğini çünkü hiçbir kişinin çok zorunlu kalmadıkça 72 saat uyumadan geçiremeyeceğini belirtiyor. Ancak her gece uyuması gereken miktardan biraz daha az uyutulan denekler üzerinde de aynı etki gözlemlenirse çalışmanın çıkarımlarının ilginç olabileceğini ekliyor. BBC, Şubat 2007.

Eminim bir çogumuzun ilgilenmesi gereken bir konu, uykusuzluk problemi...

qw19
01-09-2008, 17:01
En büyük galaksi bulundu

Avrupa Astronomi Rasathanesi, 7,7 milyar ışık yılı ötede kainatın uzak köşelerinde şimdiye kadar tespit edilen en büyük galaksi kümesini buldu.
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=01.09.2008&Newsid=195694&Categoryid=43

dilaver
07-09-2008, 12:26
Balığın genleriyle oynadık
İstenmeyen özelliklerin törpülenmesi veya yeni bir özellik kazandırılması için Türkiye'de ilk kez gen transferi yapıldı. Canlıların istenmeyen özelliğinin baskılanması ya da yeni bir özellik kazandırılması amacıyla balıklar üzerinde de gerçekleştirilen gen transferi, Türkiye'de ilk kez İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesinde gerçekleştirildi.

İÜ Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Timur, yaptığı açıklamada, kromozomlarda yer alan genlerin canlıların karakterine yön veren bilgi üniteleri olduğunu söyledi.

Bu bilgi ünitelerinin nesilden nesile geçmesi dolayısıyla kalıtım birimi olarak da belirtildiğini ifade eden Timur, ''Canlıların mevcut özelliklerinin iyileştirilmesi, istemediğimiz bir özelliğin baskılanması veya yeni bir özellik kazandırılması amacıyla transgen (gen transferi) teknolojisi kullanılmaktadır'' dedi.

Timur, transgen teknolojisinin, ''bir canlı türü DNA'sına başka türlerden elde edilen bir gen parçacığının aktarılmasını sağlayan ve geniş bir kullanım potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu'' kaydederek, şu bilgileri verdi:
''1910'lu yıllarda kurbağa yumurtalarına hücresel materyalin enjeksiyonu ile yapılan denemeler, gen transferi araştırmalarının temelini oluşturmuştur. 1970'li yılların başında ise gen transfer teknolojisi, DNA dizileri ile ilgili çalışmalarda kullanılmaya başlamıştır. Devam eden araştırmalar, mikro enjeksiyon teknikleri ve transfer edilen genler üzerinde yapılan araştırmalarda kullanılan tekniklerin gelişmesini sağlamıştır. 1985 yılında ilk transgenik balık, insan büyüme hormonu geni kullanılarak elde edilmiştir. Ülkemizde ise ilk transgenik çalışma 1994 yılında Dr. Haydar Bağış tarafından fareler üzerinde gerçekleştirilmiştir.''

BALIK ÜZERİNDEKİ ÇALIŞMALAR

Balıkta ilk başarılı gen transferinin 1985 yılında Çin'de gerçekleştirildiğini ifade eden Timur, bu tarihten sonra çeşitli ülkelerde balık türleri üzerinde başarılı gen transferi çalışmaları yapıldığını söyledi.

Timur, ''Günümüzde, transgen teknolojisiyle elde edilen transgenik balıklar, biyoloji, tıp, veteriner hekimlik, hayvancılık, ziraat ve eczacılık sektörlerinde bilimsel araştırma modelleri, terapi, diyagnostik (tanı koyma) amaçlarıyla değişik nitelikteki moleküllerin geniş ölçekli üretiminde kullanılmaktadır'' diye konuştu.

BALIK 6 AY DAHA ERKEN BÜYÜDÜ

Son yıllarda bilimsel ve teknolojik çalışmaların temel ögelerinden birini oluşturmaya başlayan transgen teknolojisinin, geleneksel genetik seleksiyonun yerini aldığına işaret eden Timur, su ürünleri yetiştiriciliğinde, ''normalden daha hızlı büyüyen, hastalıklara toleranslı, düşük su sıcaklığına, düşük oksijene toleranslı balıkların elde edilmesi amacıyla transgenik balık elde edilmesi yönünde çalışmalar yapıldığını'' kaydetti.

Timur, balık hastalıklarının çıkışını azaltma amacıyla transgen teknolojisinin kullanıldığını belirterek, ''Transgenik balık eldesi üzerine ilk başarılı gen transferi, büyüme hormonu geni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen başarı sonucunda alabalıklar üzerinde yapılan büyüme hormonu geninin transferi ile 12 ayda porsiyonluk boya ulaşan alabalığın 6 ay gibi kısa bir sürede porsiyonluk boya ulaşması sağlanmıştır'' bilgisini verdi.

İLK ÇALIŞMA İÜ'DE

''Türkiye'de balıklar üzerinde ilk transgenik çalışmanın, İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinde gerçekleştirildiğini bildiren Timur, ticari olarak transgenik balığın insan gıdası olarak tüketimine henüz izin verilmediğini, bu nedenle de bu konuda yapılan çalışmaların laboratuvar çalışmalarıyla sınırlı kaldığını söyledi.

Timur, akvaryum balığı sektöründe renkli balıkların tüketiciler tarafından tercih edilmesi dolayısıyla çeşitli flüoresan işaretleyiciler kullanılarak elde edilen transgenik balıklarda yeşil, mavi, kırmızı, sarı renkli balıkların ticari olarak satışının gerçekleştiğini belirtti.

Türkiye'de transgenik balık üzerine yapılan ilk çalışmanın bir akvaryum balığı olan ''zebra balığı'' üzerinde gerçekleştirildiğini kaydeden Timur, ''İÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi ve TÜBİTAK-TOVAG tarafından desteklenen projelerle, TÜBİTAK-MAM Transgen ve Deney Hayvanları Laboratuvarlarında, konusunda uzman kişilerden oluşan bir ekiple Dr. Aygül Ekici tarafından zebra balığı embriyonlarına yeşil flüoresan protein geni mikro enjeksiyon tekniği ile aktarılmıştır'' diye konuştu.
www.internethaber.com (http://www.internethaber.com/)

Ayejj
07-09-2008, 16:29
Emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkürler.

meaculpa
14-09-2008, 16:12
Bilim insanları, solucanın toprağı mideye indirip dışarı çıkardıktan sonra metallerde bazı küçük değişiklikler olduğunu tespit etti. Bu değişikliklerin, kimyasal maddelerle kirlenen topraktaki potansiyel toksik metallerin ortadan kaldırılmasında büyük yarar sağlayabileceği düşünülüyor.

Son günlerde bir arsenik tartışmasıdır gidiyor. Su kaynaklarımız kirleniyor çevre olabildiğince yıkıma ugruyor. Umarım bu gelişme bu alanda da bir ilerleme kaydedilmesine ön ayak olur...

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=898368&Date=14.09.2008&CategoryID=79

meaculpa
14-09-2008, 16:30
http://img521.imageshack.us/img521/6607/290735rd5.jpg (http://imageshack.us) http://img521.imageshack.us/img521/290735rd5.jpg/1/w625.png (http://g.imageshack.us/img521/290735rd5.jpg/1/)

Karanlık maddenin gizemi
Hubble ve Chandra uzay teleskoplarıyla iki galaksinin çarpışma süreci fotoğraflandı. Çarpışmada gizemli karanlık maddenin yaydığı enerji, farklı bir reaksiyon vererek sıradan maddeden ayrıştı.


Astrofizikçi Marusa Bradac, son gözlemin karanlık maddenin gizemli özelliklerini anlamada anahtar niteliğindeki olduğunu belirterek, “Karanlık madde, evrende sıradan maddeden 5 kez daha fazla” dedi. Bradac, “Bu araştırma, bildiğimizden çok farklı ve bizi oluşturan bir madde ile karşı karşıya olduğumuzu doğruluyor” diye konuştu.


Haberin tümü için ; http://www.ntvmsnbc.com/news/457606.asp

serüvenci
15-09-2008, 18:32
Şizofrenide önemli buluş

Şizofreninin, beynin bir bölümünün olgunlaşmamasına bağlı olabileceği düşünülüyor.

Japonya'daki Psikoloji Bilimleri Enstitüsü'nden Tusuyoshi Fujita Miyakawa ve ekibinin, değişime uğratılan farelerde yaptığı araştırma, şizofreniye yakalanan farelerin beyinlerindeki bellek merkezi hipokampus içinde bulunan "dentat girus" bölgesinde olgunlaşma sorunu olduğunu gösterdi.

Araştırmada, dentat girustaki sinirlerin yapısal ve psikolojik olarak yeterince olgunlaşmadığına, bunun da şizofreninin nedeni olabileceğine dikkat çekildi.

"Moleküler Beyin" adlı dergide yayımlanan araştırmada, teşhis için bu bölgenin de incelenmesinden yararlanılabileceği belirtildi. Doktorlar, davranışsal belirtilere göre şizofreni teşhisi koyuyor

haber3

meaculpa
18-09-2008, 02:41
Uzay Boşluğunda Yaşayabilen Canlılar

Kuru su ayıları, Eylül 2007 yılında uzaya gönderilen Avrupa Uzay Ajansı’nın FOTON-M3 isimli uzay aracına yerleştirildi ve uzayın sert koşullarına maruz bırakıldı. Aracın dönüşünün ardından incelenen örneklerin çoğunun aşırı sıcaklık ve oksijensiz ortamdan zarar görmedikleri, bazı bireylerin ise ölümcül düzeydeki mor ötesi ışınlardan etkilenmediği ve üremeye devam ettikleri gözlendi.

http://www.sciencedaily.com/releases/2008/09/080908135906.htm

meaculpa
03-10-2008, 15:17
Kanada’nın Alberta eyaletinde arkeologlar, 70 milyon yıllık olduğu belirtilen bir yavru dinozor fosili buldu.
http://www.ntvmsnbc.com/news/460881.asp

[B]En eski bakteri keşfedildi
Avustralyalı ve Alman bilim adamları, Dünya’nın 2 km altındaki petrol rezervlerinde yaşayan en eski bakteriyi keşfettiler.
http://www.ntvmsnbc.com/news/460523.asp

Dünyanın en eski kayası bulundu
4,28 milyar yaşıyla dünyanın en eski kaya kütlesi Kanada’da bulundu. Kaya kütlesinde yapılan incelemede 4,28 milyar yıl önce dünyada su bulunduğuna dair izler saptandı.
http://www.ntvmsnbc.com/news/460544.asp

AKHENATON
03-10-2008, 16:33
TÜM BİLDİKLARİNİZİ UNUTUN

http://www.porttakal.com/haber-istanbul-da-tarihi-degistirecek-bulus-132999.html

Başlık olarak açmak ister konuyu evrim süreciyle değerlendirmek isterdim ama denetimde olduğum için başlık açamıyorum konuyu bir arkadaş açarsa inceleriz.

sowsow
03-10-2008, 19:18
ellerinize sağlık gerçekten önemli bilgiler verdiğiniz için sağolun...

Ayejj
04-10-2008, 13:58
AKHENATON un imzası;

EVRİM YİNE YIKILDI : MARMARAY KAZISI.

Sevgili akhenaton linkteki haberi okudum evrimi yıkan birşey göremedim.

Ayejj
04-10-2008, 13:59
Sevgili meaculpa;

Emeğine saglık haberler için teşekkürler.

okinono
06-10-2008, 15:54
http://oyun.donanimhaber.com/m_25488392/mpage_1/key_//tm.htm#26356118


Bu haber hakkında bilgisi olan var mı?

Selamlar

AKHENATON
07-10-2008, 19:02
Evrim bitmiş, vatana millete hayırlı olsun, haberi duyanda sapiensi evrim sanacak.Olmayan şeyin bittiğini söylemeleri , gen şifrelerinin çözülmesiyle alakalı , fakat kamuoyuna hala gerçeği vermiyorlar.Fakat AKHENATON üşenmediği bir zamanda açıklayacak.:D

http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Evrim_bitti__202399_7&Newsid=202399

aydoe
07-10-2008, 21:19
Evrimde Devrimde bitmez hareket var oldukça devam edecektir.

kafasikarisik
07-10-2008, 22:07
Evrim illa mükemmel olacak diye bir şart yok, evrimin hedefi yoktur. (bkz. kör saatçi) Bir türün gelişimine olan her türlü etki (olumlu-olumsuz) evrime etki eder. Evrim durmaz şekil değiştirir. Tabii bunun etkileri uzun yıllar sonra ortaya çıkar.

meaculpa
13-10-2008, 00:26
Köpekbalığının "bakire doğumu"

Bilim adamları, DNA testleriyle dişi bir köpekbalığının erkek köpekbalığı olmadan "bakire doğum" yaptığını ikinci kez gösterdi.


http://www.cnnturk.com/HaberDetay/bilim_teknoloji/157/bilim/474/kopekbaliginin_bakire_dogumu/496188/0

6'ncı uzay turisti yola çıktı

http://www.cnnturk.com/HaberDetay/bilim_teknoloji/157/bilim/474/6nci_uzay_turisti_yola_cikti/496426/0

Ayejj
15-10-2008, 00:37
http://img79.imageshack.us/img79/5884/lionmhm3.jpg (http://imageshack.us)
http://img79.imageshack.us/img79/lionmhm3.jpg/1/w640.png (http://g.imageshack.us/img79/lionmhm3.jpg/1/)

Edinsburg Üniversitesi bilimadamlarının alkolün değişik canlıların vücudlarındaki etkileri üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre canlılar arasında alkole en dayanıksız vücuda sahip olan canlının kaplumbağalar ve koyunlardan sonra insanın olduğu ortaya çıktı.İnsanın sindirim ve dolaşım sistemi organlarının alkole karşı çok dayanıksız ve hassas olduğunu belirten bilimadamları hiç sarhoş olmayan canlıların ise aslanlar,kaplanlar,kutup ayıları ve akbabalar olduğunu yapılan araştırmalar sonucunda tespit ettiklerini belirttiler.Yapılan deneylerde hergün düzenli olarak yemeklerden sonra 10 litre viski ile aynı ölçekte alkol verilen aslanların karaciğerlerinde en ufak bir rahatsızlık belirtisine rastlanmazken,kutup ayılarının 15.şişeden sonra çakırkeyflik belirtileri göstermeye başlaması dikkatlerden kaçmadı.Özellikle kutup ayılarının viski dolu kapları su içer gibi içmesi ise komik anların yaşanmasına neden oldu.
http://img374.imageshack.us/img374/7413/whitetigergrowlingprintjd4.jpg (http://imageshack.us)

OLAYIN BİLİMSEL NEDENLERİ


Bunun nedenini soran basın mensuplarına açıklama yapan Prof.David Kenneth: Aslanlar,kutup ayıları,kaplanlar ve akbabalar çok zor şartlarda yemek bulan ve beslenen canlılar.Hepsi etobur olduğu için sindirim sistemleri insanlara ve otobur canlılara oranla çok daha güçlü ve ergonomik.Düşünün bu hayvanlar üzerinde binlerce hastalık olan kurtlanmış leşleri bile yiyebiliyorlar çok zor durumda kaldıkları zaman.O kadar güçlü mide asitleri ve karaciğer enzimleri varki bu mikropların hepsi asit yüzünden midelerinde ölüyor.Aynı eti insan yese yarım saat içinde ölürken,bu hayvanlara birşey olmuyor.Çok sert kemikler ve hayvan kılları bile bu hayvanların mide asitlerine ve sindirim sistemlerinin gücüne dayanamayıp,eriyor.Bu hayvanlar aynı zamanda dünyanın en az hastalanan canlıları.Özellikle akbabaların dünyada kanser olmayan tek canlı olduğu biliniyor.

İnsan alkol aldığı zaman bu madde,mide ve bağırsaklardan kana karışır ve karaciğerde metobolize edilir.Çoğu insanda az alkol bile birçok hastalığa neden olur ve halk arasında bira göbeği denilen alkole bağlı toksik yağlanmaya neden olur.Çünkü insan karaciğerinin kapasitesi alkolü işlemeye yetmez,ancak alkolü yarısı zehir,yarısı işlenmiş yağ olarak tutmaya yeter insan karaciğerinin yapısı.Oysa aslanlar,kaplanlar ve kutup ayılarının vücudlarının önemli bir çoğunluğu insanlarınki gibi yağdan değil kasdan oluşur.Mide ve bağırsak zarları çok kalın,safra enzimleri çok güçlüdür.Karaciğerleri ise insanınkinin iki katı büyüklüktedir.İnsanda var olmayan yüz tane daha enzim salgılar bu organlar.Bu hayvanlar milyonlarca yıldır zor şartlarda yaşayıp,leş ve etle beslendiklerinden karaciğerleri,en zor şartlara bile evrimleşerek adapte olmuştur dedi.

http://img525.imageshack.us/img525/3377/kutupayisi3gd4.jpg (http://imageshack.us)

mitch
16-10-2008, 12:10
DNA testi, kanıtladı — bebek köpekbalığının, hiçbir babası yok

RICHMOND, (AP) Virginia — bilim adamları, bir köpekbalığında "Günahsız doğum"un ikinci olayını doğruladı.

Bilim adamları,Virginia akvaryumunda dişi bir blacktip köpekbalığının DNA sını test etti ,köpek balığı yavrusunun, bir erkekten taşıdığı hiçbir kalıtsal malzemeyi içermediği.kanıtlanmış oldu

Aseksüel çoğalmanın ilk dokümanlı olayı,

http://i2.cdn.turner.com/cnn/2008/US/10/10/shark.virgin.birth.ap/art.blacktip.shark.ap.jpg

http://edition.cnn.com/2008/US/10/10/shark.virgin.birth.ap/index.html

aydoe
17-10-2008, 11:40
375 milyon yaşındaki balık fosilinin üstünde yapılan incelemeler evrim sürecine ilişkin ipuçları veriyor.
Amerikan Doğal Bilimler Akademisi'nin araştırmalarına göre fosil, su ortamından karadaki yaşama geçişin, kafatasının iç yapısında çeşitli değişikliklere yol açtığını gösterdi.
http://galeri.internethaber.com/gallery.php?id=2208&no=1

aydoe
23-10-2008, 19:14
Maddenin yeni hali bulundu
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&hn=12840

thunderpoint
24-10-2008, 23:00
Melez embriyo tasarısıyla gelen klon korkusu..
http://www.ntvmsnbc.com/news/463637.asp

Serdar
24-10-2008, 23:52
Yaşamaz o embriyo, yaşarsa da, çok zor ve özel şartlarda yaşar. Hayata tutunamaz. Hatta, embriyo tutmaz veya başlar başlamaz ölür.

Bitkilerde bile, anca yakın akraba türler veya alt türler melezlenmekte, fakat, yaşayabilmeleri(yani embryonun tutması için) çok özel steril ve besinli kültür(yaşam) ortamı gerekir. Ancak zigot çoğalsa bile, laboratuar ortamında sürgün ve kökler oluşturulabilse bile, doğal ortama adapte olması çok zordur. Kimi zaman imkansızdır. Bitkisel hayata girmiş bir hasta gibi, durmadan para ödeyip bakacaksın ona. Doğal ortama karşı ayakta duramaz, parçalanır gider. Adapte olması için çok çok yavaş adım adım, doğal ortama alıştırılmalıdır.

Kaldi ki hayvanlar çok daha karmaşık ve hızlı canlılardır. Öyle bir garip canlı dünyaya, en azından şu anda veya yakın bir zamanda dünyaya gelemez. Uygun şartların sağlanabilmesi için bayağı bir gelişme sağlaması lazımdır insanlığın. Canlıyı yaşatsalar da, ayakta duramaz, parçalanır gider. Tabiata karşı ayakta çok çok zor durur. Böyle birşeyin olabilmesi için yakın akrabalar olması gerekir canlıların. Mesela en azından maygun gillerden bir canlı olması gerekir canlının insanla melez embryo oluşturabilmesi için. Aksi taktir de, uzak bir hayvan olması halinde, bağışıklık sistemleri bu melezlemeyi kabul etmez. Zigot bile oluşmaz.

Dolayısıyla korkulacak birşey yoktur. Bu tür saçma haberler, halk yığınlarını moron yığınları haline dönüştürme amaçlı, bilimi ve parayı ellerinde tutan insanlarca kasıtlı olarak yayılır ve çıkarılır.

İyi tamam, karşımızda karanlığı temsil eden bir din var, gizemcilik var, türlü coşkusal vebalar, tehlikeler var. Ama bu insanlık tehlikeleri, bilimin içine de sızmıştır günümüzde. Bilim mafyalaşmış, katılaşmış, donmuş ve bölünmüştür. Bu bağlamda her gördüğümüz sakallıyı dedemiz sanmamalıyız. Artık bu saçma haberleri de gerici ve ilerici bağlamlarında birbirlerinden ayırt etmeyi öğrenmeliyiz.

meaculpa
30-10-2008, 00:16
İnsanoğlu ilk ateşi 790 bin yıl önce yaktı
İsrail’de yapılan yeni araştırma, insanoğlunun yaklaşık 790 bin yıl önce ateş yakabildiğini ve bu yetenek sayesinde Afrika’dan Avrupa’ya göç edebildiğini ortaya koydu.

http://www.ntvmsnbc.com/news/463801.asp

Galaksilerin oluşumunda yeni teori
Bilim adamları, galaksilerin (gökada), kütlenin ağırlıklı rol oynadığı tek bir parametreye bağlı basit bir sürecin sonucu oluştuğunu düşünüyor.

http://www.ntvmsnbc.com/news/463451.asp

AKHENATON
01-11-2008, 18:15
Günün en öenmli bilim haberi verilmemiş , hoş biz önceden yazmıştık bunları fakat elimizde asamız yokki dinlensin.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10259895.asp?gid=229&sz=20851

sinner
04-11-2008, 17:28
Donmuş fareden kopya fare üretildi

Japon bilim adamları, 16 yıldır donmuş halde bulunan fareyi kopyalamayı başardı. Kopyalamada klasik hücre çekirdeği transfer yöntemi kullanıldı.

Çalışmalarını, “Proceedings of the National Academy of Sciences” adlı bilimsel dergide kaleme alan araştırmacılar, hücre çekirdeği transfer tekniklerinin, hayvanların yeniden canlandırılmasında kullanılabileceğini belirttiler. Makalede, bu tekniğin ayrıca, genetik stoklar oluşturularak korunması gereken türlere ait genetik bilgilerin sonraki kuşaklara aktarılmasını sağlayacağı belirtildi.

http://www.ntvmsnbc.com/news/464646.asp

sinner
13-11-2008, 13:37
http://img368.imageshack.us/img368/5299/filezs1.jpg

Bild gazetesi, Charite kliniğinde görev yapan kan hastalıkları uzmanı Gero Hütter (39) adlı Alman doktorun lösemi ve AIDS hastası olan 42 yaşındaki bir kişiye uyguladığı lösemi tedavisiyle AIDS hastalığını yendiğini yazdı.

Hütter'in, ilik nakliyatı yaptığı ve kemoterapi uyguladığı hastasına, tedaviyi tehlikeye sokmamak için AIDS ilacı vermediği, ancak tedavinin sonucunda AIDS hastalığına yol açan HIV virüsünün tümüyle ortadan kalktığı belirtildi.

Hastanın kanında 600 günden bu yana HIV virüsüne rastlanmadığı ifade edilen haberde, Hütter'in bile bu durum karşısında şaşkın olduğu, doktorların şimdi AIDS hastalığının bu yöntemle durdurulup durdurulamayacağını tartışmaya başladıkları kaydedildi.

Hütter, yeni tedavi yöntemini bir tıp dergisinde yayınlamayı düşündüğünü açıklarken, AIDS uzmanı doktor Anja Potthoff, gazeteye yaptığı açıklamada, "Bu konuda tartıştık, olağanüstü bir sonuç. Ancak ilik nakliyatının yan etkileri o kadar büyük ve masrafları o kadar fazla ki, bu nedenle bu yöntem şimdilik hem lösemi, hem AIDS hastası olan az miktarda kişiye uygulanabilecek" dedi.
http://cnnturk.com/2008/saglik/11/12/losemi.tedavisiyle.aidsi.yendi/500215.0/index.html

Esaslı Bilim adamıymış ;)

aydoe
14-11-2008, 09:39
Evrim sürecini kontrol eden protein keşfedildi

http://www.veteknoloji.com/evrim-surecini-kontrol-eden-protein-kesfedildi-9296-.html

http://www.anahaber.com/haber-Evrim-surecini-kontrol-eden-protein-kesfedildi-27476.html

Serdar
14-11-2008, 16:15
Evrimi bir moleküle indirgediler demek sonunda. Bu bir iki molekülle-veyahut gen ile olacak iş değil. Bir keresinde dini de bir gene indirmişlerdi bir haberde. O halde ben evrimin dinleştirilmesi adını vermek istiyorum sizlerin huzurunda. Evrim deyince bir iki molekülden bahsetmiyoruz çünkü. Bir sürü molekül reaksiyon ağından, bir sürü tepkimeden ve her biri aynı anda birçok reaksiyon yol izine girebilen ve bunların bir dengesi olan bir sistemden bahsediyoruz. Bir protein bu dediklerinizden-mesela bir bir maymunun ağaçtan ağaca zıplamasından nasıl sorumlu olsun? Buna da tutuyorlar diyorlar ki: ağaçtan ağaca atlama geni, veya ağaçtan ağaca atlama proteini. Bazı insanlar da sanıyorlar ki, o geni bulup ortaya çıkartırsak maymunun zıplamasını engelleyebiliriz. Veya bunu bir elma ağacına enjekte edersek elma ağacını hareketlendirebiliriz.Böyle birşeyin olduğunu sanmıyorum. Bir canlının mesela kolunu yukarıdan aşağıya hareket ettirdiğinde birçok molekül ve reaksiyon bu işlemde rol oynuyor. Ve herşey birbirini etkiliyor. O işlevden sorumlu bir tek molekül yok. Canlıda bir sürü ritimsel, dengesel, enerji harcanmasında görev alan dengesel mekanizmalar, dalgalanmalar gibi gibi bir çok etken var. Bunları bırakaz da o genin peşine mi düşecez? Böyle saçma sapan haberleri okuyunca milletin kafasında "ya bilim adamları hakketen aştı yaa, yakında çok acayip yaratıklar yaratacaklar!" gibi bir sürü bilimlen alakası olmayan şeyler canlanıyor. Bilimi böyle hurefe, din gibi birşey algılıyor. Genç beyinler böyle yetişiyor. Yok bilim adamları yaşlılık genini buldular da yakında insanlar çok çok uzun yaşayacak, ölümsüz olacak. Dindir, dogmadır bunun adı. Sonra bilime heveslenen bir sürü insan laboratuarda saçma sapan şeylerle uğraşıyor.

"Gen" veya "bir protein-bir işlev" denen icadın bilimin içine etmek için yaratıldığına dair hisler var içimde. Ama olmayan bilimin içine edilir mi? Hadi hayırlısı. Geçenler de markette gördüm "bilim-teknik" midir nedir o dergiden adım bir tane. İçini bir açayım dedim açmaz olaydım. Her safasında paso malk-mülk kapitalist ürün reklamı dolu, bilim denen şeyden içinde eser yok. Büyükçe bir kısmını da "acaba, dünyanın sonunu meteorlar yada bir gezegen çarparak mı getirecek?" diye bir konuya ayırmışlar. Diğer yarısı da ne ile ilgili idi bilebilin? Diğer yarısı da cami resimleri ile doluydu derginin.

frodo
14-11-2008, 20:57
Her safasında paso malk-mülk kapitalist ürün reklamı dolu, bilim denen şeyden içinde eser yok. Büyükçe bir kısmını da "acaba, dünyanın sonunu meteorlar yada bir gezegen çarparak mı getirecek?" diye bir konuya ayırmışlar. Diğer yarısı da ne ile ilgili idi bilebilin? Diğer yarısı da cami resimleri ile doluydu derginin.


Bilim Ve Teknik dergisi merakla takip ettiğim bir dergi (idi). Ama son zamanlarda Tubitak yönetiminde yapılan değişiklikler derginin içeriğini bayağı değiştirmeye başladı. Özellikle evrim teorisi ile ilgili "bu kadar da olmaz ki" dedirten uçuk kaçık (tabiri hoş görün) sallamalarla dolmaya başladı. Hatta yanlış hatırlamıyorsam insanların tüysüzlüğe evrimini
bataklıkta yaşama zorunluluğuna bağlayan bir şahaser forumlarımızda da yer almıştı.

Yazık olacak Bilim Teknik Dergisine...

dilaver
14-11-2008, 21:07
Yazık oldugunu düşünüyorum. Yıllardır her sayısını takip ettigim bir dergiydi. Altı aydır kapagına bile bakmıyorum. Son bir senedir de tahminim ya bir ya da 2 sayısını almışımdır, o da kapaktan etkilendigim için.

saygılarımla

sinner
20-11-2008, 14:36
İspanya’da doktorlar, bir kadına ameliyatla kendi kök hücrelerinden laboratuvarda ‘yetiştirilmiş’ nefes borusu naklini gerçekleştirdiler.
http://www.ntvmsnbc.com/news/466392.asp
Kanaatimce bütün organlarımızı yeniden üretebileceğimiz zamanlar yakın. Bu da nerdeyse ölümsüzlük demek.

sinner
20-11-2008, 14:38
Donmuş buz kütlesinin içinde bugüne kadar bozulmadan gelen bir tüy yumağı, Yünlü Mamut (Woolly Mammoth) adı verilen ırkın tekrar hayata döndürülmesini sağlayabilir.

http://www.ntvmsnbc.com/news/466578.asp

Ayejj
24-11-2008, 15:01
Kime aşık olacağınız genlerinizde gizli.Ayrıca aşk konusuyla ilgili evrim psikolojisi ne diyor?

http://www.ekolay.net/kadin/ana_detay.asp?Page=0&PID=365&HaberID=576295

Serdar
24-11-2008, 15:28
Donmuş buz kütlesinin içinde bugüne kadar bozulmadan gelen bir tüy yumağı, Yünlü Mamut (Woolly Mammoth) adı verilen ırkın tekrar hayata döndürülmesini sağlayabilir.

http://www.ntvmsnbc.com/news/466578.asp

Sanmam, o sadece şimdiye kadar bir teoriydi, gerçek hayatta hiç bir örneği yok. Normal bir beden hücresinden belki çok çok küçük bir ihtimal: o da çok büyük bir özen ve titizlik ile olabilir olursa. Ama kıl hücresinden olacağını sanmıyorum. Stoplazması kurumuşsa, dejenere olmuşsa hayalden öte gitmeyen bir haber bu. Sadece DNA ile de şimdiye kadar bunun gerçekleştirilmiş hiç bir örneği yok.

Serdar
24-11-2008, 15:37
Kime aşık olacağınız genlerinizde gizli.Ayrıca aşk konusuyla ilgili evrim psikolojisi ne diyor?

http://www.ekolay.net/kadin/ana_detay.asp?Page=0&PID=365&HaberID=576295

Neresinden baksan tutarlı mantıklı bir yanı yok bu haberin. Gen ney, genetik ney, aşk ney ki, aşkı genlerimiz kontrol ediyormuş? Gen-genetik görüşü de 20. ve 21. yüzyılda tanrı inancının yerini alacağa benziyor. Herşey ondan sorumu tutuluyor. Çok da benzer yanları var aslında. İnsanlar ikisini de göremiyor. Ve insanlar görmedikleri, bilmedikleri şeylerden herşeyi kontrol edilmesini ve herşeyin sorumlusu olmasını istiyorlar. İnsanlar buna bayılıyor. Birisi çok küçük, diğeri de çok alabildiğine büyük. Yüzyılın ruhsal manyaklığı, bastırılmış, robotlaşmış insanların sarıldıkları benzer inançlar-düşünceler bunlar.

Serdar
24-11-2008, 16:02
İspanya’da doktorlar, bir kadına ameliyatla kendi kök hücrelerinden laboratuvarda ‘yetiştirilmiş’ nefes borusu naklini gerçekleştirdiler.
http://www.ntvmsnbc.com/news/466392.asp
Kanaatimce bütün organlarımızı yeniden üretebileceğimiz zamanlar yakın. Bu da nerdeyse ölümsüzlük demek.


Olabilecek en mantıklı yol kök hücrelerin veya diğer farklılaşabilecek hücrelerin kendi doğal ortamını taklit etmek olmalıdır. Burada gerçek yapı iskelesi(skafold) olarak olarak nefes borusunun gerçek destekten sorumlu protein molekülleri ile gerçek nefes borusu hücreleri birlikte kullanılmış. 1-Yapı iskele proteinleri 2-gerçek nefes borusu hücreleri kök hücrelerinin farklılaşmasını ve gerçek bir nefes borusu şeklinde çoğalmarını sağlamış.

Ayejj
14-12-2008, 01:25
Alman astronomların araştırması, galaksimiz Samanyolu'nun merkezinde dev bir kara delik bulunduğunu teyit etti.

http://www.makinecininsesi.com/bilimve_teknoloji/69634.html

Ayejj
16-12-2008, 00:04
Bu buluşun, bir Türk bilimadamından çok bir Türk Üniversitesi adresli yayınlanması beni daha çok mutlu etti."
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Topaloğlu başkanlığındaki bir heyet ve Cambridge Üniversitesi’nden bilim adamları, ergenliği düzenleyen hormonu buldu.

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1028292&Date=15.12.2008&Kategori=yasam&b=Ergenligi%20etkiyeyen%20hormon%20bulundu&ver=45

Ayejj
20-12-2008, 01:17
İlk akciğersiz kurbağa keşfedildi.

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/biyoloji/s-486-10.pdf

Ayejj
21-12-2008, 18:07
Nature dergisinde yayımlanan bir çalısmaya göre arastırmacılar baska bir virüsün enfeksiyon etkeni olan bir tür virüs kesfetti. Bulunan yeni virüs bilinen en büyük virüs türlerinden biri olan “mimivirüs”ün içinde yasıyor.

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/haberler/biyoloji/s-490-15.pdf

ilk canlılığın nasıl ortaya çıktığı konusu dinciler tarafından her zaman spekülasyon konusu yapılıyor.
oysa daha biyolojik açıdan canlılığın hangi boyutlarda nasıl yaşandığını tüm açılardan keşfetme serüveni devam ediyor.
her geçen gün çok küçük canlılar hakındaki bilgilerimiz artıyor.
bir gün tüm soruların cevabına ulaşıldığında dinclerin moraracak yüzlerini görmek isterim.

sinner
09-01-2009, 13:15
Türk ve ABD'li bilim insanlarının ortak çalışmasıyla, vücut hareketi, ısı ve titreşimi enerjiye çevirmede kullanılan malzemeler, saç telinden 5 bin kat incelikte üretildi. Böylelikle kendi enerjisini üreten malzemelerin yolu açıldı.

Nanoteknolojiyle geliştirilen “piezoelektrik malzeme”lerle gelecekte hayal gibi gösterilen kendi enerjisini üreten otomobiller ve güdümlü ilaç sistemlerinde yeni çözümler geliştirilmesinin de yolu açıldı.
http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/10742839.asp?gid=229

kappapi
09-01-2009, 18:06
Bunların "ufak" olmayanlarına bakmak isterseniz, elektrikli çakmakları sökebilirsiniz. Onlarda da piezoelektrik özellik gösteren quarzt kristalleri kullanılıyor.

Ayejj
12-01-2009, 12:27
Evrenimiz Big Bounce ile oluştu daha sonra meydana gelen Big Bang ile de bugünkü şeklini aldı.


http://www.nethaber.com/Yasam/27576/Evren-nasil-olustu-sorusuna-Big-Bang-ile

Ayejj
25-01-2009, 14:59
Amerikalı bilim insanları, cisimleri havada tutmanın nasıl başarılabileceğinin yolunu buldu.

Henüz bir cismin havada tutulması gerçekleştirilmedi ancak bilimciler, doğadaki en küçük parçacıkları yöneten ilkelerden oluşan “kuantum mekaniğinin” sır dolu güçlerini kullanarak, bunun nasıl başarılabileceğinin yolunu keşfetti.

http://www.bilim.org/?s=haber&haberid=1389

Ayejj
25-01-2009, 15:02
“Star Wars” ve “Uzay Yolu” gibi bilimkurgu filmlerindeki lazer silahları, yakında gerçeğe dönüşecek.

Amerikan ordusu, Boeing 747 uçağına yerleştirilen lazer silah sistemi “Airborne Laser”in (ABL) ilk ateşleme denemelerini başarıyla gerçekleştirdi.

Boeing Füze Savunma Sistemi tarafından geliştirilen ve uçağın burnuna yerleştirilen lazer silahı yerden hedefine doğru başarılı bir şekilde ateşlendi.

Lazer silah sisteminin havada balistik füzeyi vurmayı amaçlayan testlerinin gelecek yıl içinde yapılması öngörülüyor.

http://www.bilim.org/?s=haber&haberid=1317

Ayejj
27-01-2009, 17:24
Dünyanın tek 'ölümsüz' canlısı

"Turritopsis nutricula' adı verilen ve çapı sadece 4-5 milimetre boyunda teknik olarak "hydrozoan" olarak adlandırılan bu canlı, ömrünün sonuna geldiğinde ya da yaşamını sürdürebilecek koşulları bulamadığında, denizanasına dönüşmeden önceki evreleri olan 'polyp'e geri dönüyor, bir süre sonra da tekrar denizanası oluyor.

http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=dunya&KategoriID=&ArticleID=1052213&Date=27.01.2009&b=Dunyanin%20tek%20olumsuz%20canlisi&ver=27

Ayejj
28-01-2009, 16:42
OBEZİTE BULAŞICI MI?

Göz iltihabı ve soğuk algınlığına neden olan virüs ailesinden gelen 'Adenovirus-36' isimli bu virüsle obezite arasında yıllardır bağlantı kurmaya çalışan uzmanlar, şişmanların büyük kısmında bu virüsün var olduğunu buldu.

Hayvanlara bu virüsü vererek şişmanlatmayı başaran araştırmacılar, ayrıca virüsün içinde hayvanları obez yapan bir geni de saptadı.

http://www.guncelhaber.com/saglik/obezite-bulasici-mi-192345.htm

Ayejj
05-02-2009, 13:00
Kolombiya'da yapılan bir kazıda, 13 metre uzunluğunda, bir tonu aşkın ağırlıkta, şimdiye kadar bulunan en uzun ve büyük yılan fosilinin ortaya çıkarıldığı bildirildi.

New York'daki Amerikan Doğal Tarih Müzesi uzmanlarından Jack Conrad, 1.100 kilo olan yılan için "bir bizondan daha ağır ve bir belediye otobüsünden daha uzun. Kolayca bir ineği yiyebilir, bir insan ise onun için sadece bir tost olurdu" dedi.

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=yasam&KategoriID=&ArticleID=1055837&Date=05.02.2009&b=Yilandan%20korkan%20okumasin&ver=90

Ayejj
05-02-2009, 13:37
Pakistan'da bulunan ve 47,5 milyon yıllık olduğu tahmin edilen bir fosil, ilk balinaların karada doğurduğunu gösteriyor. ABD Ulusal Bilim Kurumu Kara Bilimleri Bölümü Başkanı Richard Lane, bu fosilin günümüzdeki balinaların atalarının karada yaşadığı yönündeki tezi güçlendirdiğini söyledi. 2000 yılında bulunan dişi balina fosiliyle ilgili araştırma, dün yayımlanan "Public Library of Science" dergisinin internet sitesinde yer aldı.

http://teknoloji.guncelhaber.com/#//teknoloji-haberleri/ilk-balinalar-karada-doguruyormus!-200214.htm

dilaver
05-02-2009, 16:57
40 bin gezegende akıllı yaşam gelişebilir...


Mars’ta yaşam avı devam ederken bilim insanları galaksinin ücra köşelerinde daha akıllı yaşam formları gelişebileceğini düşünüyor.


http://www.ntvmsnbc.com/news/299923.jpg Samanyolu'nun ortasına yakın bir konumda, Dünya'dan 20 bin ışık yılı uzakta olan bu gezegen, en az bizim kadar akıllı yaşam formlarına ev sahipliği yapabilir.



NTV-MSNBC
05 Şubat 2009 Perşembe


İSTANBUL - Araştırmacılar galaksimizde bulunan 37 bin 964 gezegenin en az bizim kadar akıllı yaşam formlarına evsahipliği yapabileceğini hesapladı.

Astrofizik uzmanı Duncan Forgan tarafından geliştirilen bir bilgisayar yazılımı bilinen 330 gezegenden topladığı veriler ışığında yaşam için elverişli olabilecek gezegenleri hesapladı.

Samanyolu galaksisinde bulunan gezegenlerin sıcaklık, su ve mineral zenginliği gibi değişkenler gözetilerek incelenmesi sonucunda üç senaryo göz edilerek hesaplamalar yapıldı. Birinci senaryoda hem yaşamın hem de evrimin zor olacağı bir algoritma yaratan yazılım, buna göre 361 gezegenin yaşama olanak tanıyabileceğini hesapladı. İkinci senaryoda yaşamın başlaması zor olsa da, evrime imkan tanıyabilecek bir algoritma kullanan yazılım bu sayıyı 31 bin 513’e çıkardı. Üçüncü senaryoya göre yaşamın gezegenler arası göktaşlarıyla taşınabileceği varsayımına dayanan bir algoritma kullanan yazılım bu sayının 38 bine yaklaştığını gösterdi.

Hesaplamanın tek hücreli yaşam formlarından daha ziyade analog organları olan ve bilinç sahibi yaşam formlarını yaratmak için gerekli olan koşulları araştırdığını belirten bilim insanları, en zor koşullarda bile 361 gezegenin zaman içinde akıllı yaşam formlarına ev sahipliği yapabileceğini ancak, akıllı uzaylılarla insan ırkının iletişim kurmasının 300 ve 400 ışık yılı gibi bir süre alacağını belitiyorlar.

saygılarımla

Ayejj
08-02-2009, 12:01
Karıncaların yuvalarına mikrofon ve hoparlörler yerleştiren bilim adamları, kraliçe karıncanın işçi karıncalara yönelik sesini kaydetti.
Oxford Üniversitesi'nden Jeremy Thomas, kraliçenin sesini çaldıklarında işçi karıncaların antenleri havada ve çeneleri açık saatlerce hareketsiz savunma durumunda beklediklerini kaydetti. İngiliz bilim adamı, "En önemli keşif, değişik seslerin karınca kolonisinin değişik tepkilerine yol açması' dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10953507.asp?gid=229

Ayejj
08-02-2009, 12:47
Rusya, Danimarka, ABD ve Şili'den bir grup bilim adamı, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde (TUG) yaptıkları optik gözlem sonuçları ve CHANDRA uydusuyla yapılan X-ışın gözlemlerini kullanarak, karanlık enerjinin galaksi kümelerinin gelişimini geciktirdiğini öne sürdü.
Çalışmalarında CHANDRA uydusununun X-ışını gözlemlerinin yanı sıra TÜBİTAK TUG'da yaptıkları optik gözlemleri kullanan araştırmacılara göre, tüm verilerin biraraya gelmesiyle karanlık enerjinin kozmolojik sabitle ilişkili olduğunu gösteren en güçlü kanıt bulundu.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/karanlik-enerji-galaksi-gelisimini-geciktiriyor-202491.htm

Ayejj
12-02-2009, 14:09
Kopenhag Üniversitesi'nde profesör olan Hans Eiberg'in 12 yıl önce başladığı ve şimdi sonuçlandırdığı araştırmalara göre, insan oğlu öz olarak kahverengi gözlü. OCA2 denilen geni bulan Profesör Hans Eiberg, bu genin 10 bin yıl önce geçirilen bir mutasyondan sonra farklı renkler verebildiğini söylüyor.

İnsana göz rengini verdiği söylenen OCA2 geninin, genetik dizilimdeki bir farklılaşma nedeniyle bozulmaya uğradığını ve bazı insanlarda 'kahverengi renk üretimine kapandığını' belirten Eiberg'in ilginç açıklamaları ise çok etkili.

http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/10-bin-yil-once-mavi-goz-var-miydi-206877.htm

Ayejj
12-02-2009, 14:32
Amerikan ve Rus ticari uydularının uzayda çarpışması sonucu Amerikan uydusu kaybedildi.
Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA'dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, uyduların önceki gün, Sibirya'nın 805 kilometre kadar üstünde çarpıştıkları bildirildi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/amerikan-ve-rus-uydulari-uzayda-carpisti-206674.htm

Ayejj
13-02-2009, 12:46
Ay'ın şimdiye dek çıkarılan en ayrıntılı haritasına göre, Dünya'nın doğal uydusunda çok az su bulunuyor ve kutuplarda şimdiye dek bilinmeyen kraterler yer alıyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/aydaki-su-miktari-cok-az-207421.htm

Ayejj
13-02-2009, 13:00
Sonuçları bu yıl içinde açıklaması beklenen ekip, özellikle insanın gelişiminde, bugünkü insanın söz ve konuşmasında önemli rol oynayan FOXP2 geninin de aralarında bulunduğu çok sayıda gene odaklanacak.
Araştırmacılar ayrıca beynin yaşlanması ve gelişimine bağlı olan Tau locus ve Microsefalin-1 genlerini inceleyecekler.
Modern insanlarda değişik bir biçimlisi bulunan iki genin Neandertal insanından miras kaldığı düşünülüyor.
Ancak, ilk incelemeler Neandertal insanının çağdaş insandaki bu genetik değişikliğe çok az katkı yaptığını gösteriyor.

http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/insanin-gelisimine-isik-tutacak-gelisme-207588.htm

imhotep
13-02-2009, 13:14
SON ARAŞTIRMALAR


BALARISI ÜÇE KADAR SAYABİLİYOR

Würzburg Üniversitesi bilimcilerine göre, balarıları obje sayma konusunda şempanzeler kadar yetenekli. “BEEgroup” üyesi Jürgen Tautz ile çalışan Avustralyalı bilim insanlarının konuyla ilgili araştırması “PloS One” (online) dergisinde yayımlandı. Böylece ilk kez omurgasız bir hayvanın sayı tahmin etme yetisi incelenmiş oldu.

2006-2008 yılları arasında yapılan araştırmalarda arılar plastik boruların içinde uçarak matematiksel yetilerini sergilemiş. Deneyler sırasında girişe örneğin üç siyah nokta yapılmış; arılar borulardan çıkarken üç limon resmi ve dört yeşil yaprak arasında seçim yaparak, yeme ulaşma şansına sahipti. Arılar girişteki üç noktayı akıllarında tutarak, üç limonun yönünde uçmaları gerektiğini öğrendiler, diyor bilim insanları.

Resimlerin yıldız, yaprak, nokta veya meyve olması önemsiz. Ancak arılar dört ve beş veya daha fazla objeyi ayırt edemiyor. Deneylerin yüzde yetmişinden fazlasında arılar üç ve dört objeyi birbirinden doğru ayırt ederek yemlerine ulaşmış. Biyokimyacı Hans J. Gross, insanların saymadan dört objeyi aynı anda algılayabildiklerini, bu yetinin arılarda üçle sınırlı olduğunu söylüyor. Arılar bu yetilerinden yuvalarını veya yaşam alanlarını bulmak için yararlanıyorlarmış.

111 YAŞINDA BABA OLDU

Yeni Zelanda’daki bir müzede yaşayan 111 yaşındaki dikenli kertenkele Henry baba oldu. Dokuz küçük yavrunun anneleri ise 70-80 yaşında olduğu sanılan Mildred. Dikenli kertenkele veya Tuatara (Sphenodon punctatus) olarak adlandırılan bu sürüngenler, bundan 225 milyon yıl önce dinozorla birlikte yaşayan bir türün torunları olarak bilinir. 1979 yılından bu yana müzede yaşayan Henry çiftleşmeye hiç ilgi duymuyordu ta ki 2002 yılında genital tümörü alınana dek.

Geçen yılki çiftleşmenin meyveleri olarak Mildred on bir tane yumurta bıraktı ve bunlardan dokuz tanesi yaşıyor. Southland müzesi bundan böyle Henry’nin düzenli aralıklarla baba olmasını bekliyor. Bakıcılar yavruları yemesinden korktukları için Henry’den uzak tutuyorlar.

HER YIL EN AZ 200 MİLYON KURBAĞA YENİYOR

Dünyamızda 300 milyon yıldır varlıklarını sürdüren amfibyumlar, kitrid (chytrid) mantarı yüzünden tehdit altındadır. Hayvanları koruma organizasyonu Amphibian Ark’tan yapılan açıklamaya göre bu mantar yüzünden her yıl en az on kurbağa türünün soyu tükenmekte. Dünyadaki kurbağaların üçte biri ise tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.

Bilim insanları şimdi ikinci bir tehlikeye daha dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl en az 200 milyon, bir olasılıkla da bir milyar kurbağa insanların midesine inmekte diyor Adeleide Üniversitesi’nden Corey Bradshaw, Conservation Biology dergisinde.

Kurbağalar Avrupa’daki okul kantinlerinde ve tüm Asya mutfaklarında tüketilmekte. Mantar hastalığı, iklim değişimi ve yaşam alanlarının kısıtlanması, kurbağaların yok olmasına neden olurken insanların kurbağaya karşı bu kadar iştahlı olmaları durumu daha da kötüleştirmekte. En büyük kurbağa tüketicileri Fransa ve Amerika. Ancak Güney Asya’da da önemli miktarda kurbağa budu yenmekte. Asya’daki en büyük kurbağa tüketicisi Endonezya. Balık gibi, kurbağa ticaretinin de kontrolsüz olarak yapılmasının çok kötü sonuçlar doğuracağı belirtiliyor. Belli başlı bölgelerde artık neredeyse hiç balık yok. Dünya denizlerindeki kaynakların %77’si tehdit altında.

DELİ DANA HASTALIĞININ ERKEN TANISI İÇİN KAN TESTİ

Kanadalı bilim insanları deli dana hastalığının aylar öncesinden teşhis edilmesine olanak veren bir kan testi geliştirdi. Buluşu bir atılım olarak değerlendiren Calgary Üniversitesi moleküler biyologu Christoph Sensen, yeni testin uygulanmaya başlanmasından sonra ölü hayvan beyninin incelenmesine gerek kalmayacağını ve testin babalık testi gibi hızlı sonuç verdiğini açıkladı. Testin deney aşaması dört yıl kadar devam edecek.
Günümüzde deli testi için ölen hayvanın beyni çıkarıldıktan sonra bir protein testinden geçirilmekte. Oysa kandaki DNA motifinin incelenmesi hem daha ucuz hem de daha güvenilir. Bu test uygulanabilir hale gelince, etlerin üzerine “deli dana testi yapılmıştır” damgası vurulabilir.

MALEZYA’DA 1.8 MİLYON YILLIK EL BALTALARI

Bugüne kadar sadece birkaç on bin yıllık bir geçmişi olduğu sanılan bir buluntu yerinde, 1,8 milyon yıl kadar önce meydana gelen bir meteor çarpışmasından zarar görmeden günümüze dek korunagelen el baltaları bulundu. Malezya Sains Üniversitesi araştırmacısı Mokthar Saidin ve arkadaşları, bu yüzden Lenggong kenti yakınındaki Bukit Bunuh buluntu yerinin insanlar tarafından çok daha eski tarihlerde iskân edilmiş olduğunu düşünüyor. Bugüne kadarki en eski Homo erectus aletleri Endonezya adasında bulunmuş ve yaşları 1.2-1.7 milyon olarak tespit edilmişti.

Bukit Bunuh buluntu yerinde daha önceleri bulunan el baltaları ve kayaç parçaları 40.000 yıl öncesine tarihlendirilmişti. Ancak bazı parçalar suevittendi. Suevit, meteorit çarpması sırasında yüksek basınç ve büyük sıcaklıkların etkisiyle oluşur. Radyoaktif parçalanma izlerine göre 1.83 milyon yıl öncesine tarihlendirilen bir suevit parçasından uzmanlar şimdi el baltaları çıkardılar. Kanıtların birçoğu bir meteorit çarpışmasına işaret etmekte. Saidin, Malezya’ya çarpan meteoridin ardından insanların daha hızlı bir şekilde güneydoğu Asya bölgesine dağılmış olabileceklerini düşünmekte.

Nilgün Özbaşaran Dede

Cumhuriyet
Bilim Teknik
13.02.2009

Ayejj
13-02-2009, 13:15
ABD'nin California ve Massachusetts Institute of Technology (MIT) üniversitelerinden araştırmacılar, "demospongiae" sınıfından hayvanların varlığını teyit edecek fosil kanıtlarını kaya katmanları arasında bulduklarını belirterek, bu süngerlerin şu anda bilinen en eski hayvan fosili rekoruna sahip olduğunu kaydettiler.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=178200

Ayejj
14-02-2009, 18:01
Bugün sevgililer günü sevmek seilmek ,aşık olmak güzel şeyler fakat bu durumların birde beynimiz üzerindeki etkileri var tabi.aşagıdaki haberi işte bu yüzden koydum.

Yapılan araştırmalar aşkın beynin kimyasını değiştirdiğini ortaya koyuyor. Londra Üniversitesi Nörobiyoloji profesörlerinden Semir Zeki, fonksiyonel MRI kullanarak yaptığı araştırmada, 17 kişiye önce sevdiği kişinin, ardından da arkadaşlarının fotoğrafları gösterilerek, serebral kan akışları izlendi. Araştırmada aşkın, kişilerdeki muhakeme yeteneğini yitirdiği ve saplantılı kişilik bozukluğuna neden olduğu ortaya çıktı. 'Aşkın gözü kördür' sözü de buradan geliyor.

kaynak:Gazeteposta.net

Ayejj
16-02-2009, 13:07
İnsan gen haritası projesi üzerinde çalışan Amerikalı bilim adamları, bu çalışmada elde edilen verilerin Charles Darwin'in evrim teorisi için yeni destekler sunduğunu bildirdiler.

The Washington Post gazetesinin haberine göre, projede görev alan bilim adamlarından Cornell Üniversitesi bilgisayarlı biyoloji bölümünden Profesör Carlos D. Bustamante, insanlar arasındaki anatomik ve olası biyokimyasal değişiklikleri yaşlara göre kayda geçirdiklerini belirterek, şimdi moleküler değişiklikler üzerinde çalışabileceklerini söyledi.

Araştırmacılar, obezite, diyabet ve yüksek tansiyon gibi birçok ortak sağlık sorununun doğal seleksiyon sonucu oluşmuş olabileceğini belirtiyorlar.

Haberde, insan gen haritası projesinde, 300'den fazla insan geninin son dönemde mutasyon geçirdiğinin tespit edildiği ve insan genlerinin en az yüzde 10'unun son 200 bin yılda doğal seleksiyona uğradığının tahmin edildiği kaydedildi.
Kaynak:CNN Türk

Ayejj
16-02-2009, 13:12
Bilim adamları, gözlerin mütemadiyen hareket etmesinin nedeninin kör olmayı engellemek olabileceğini bildirdiler.
Gözdeki belli belirsiz kısa ve hızlı hareketler, sürekli bakmanın imkansız olduğunu gösteriyor. Sabit duran bir objeye gözlerimizi sabitlediğimizde bile gözler harekete devam ediyor.

Daily Mail'deki habere göre, California'daki Salk Enstitüsünce yapılan araştırmada, beyinde göz hareketlerinden sorumlu "komuta merkezi"nde inceleme yapıldı.

Science dergisinde yayınlanan araştırmada, bu hareketlerin, beynin gazete sütunlarını tararken veya hareket eden bir objeyi takip ederken kullanılan aynı bölge tarafından aktif olarak kontrol edildiği belirlendi.

Daha önce, göz hareketlerinin sinir sinyallerinin arızi sonucu olduğu düşünülüyordu.

Bilim adamları, göz hareketlerinin retina üzerindeki, aksi halde kaybolacak görüntüleri "canlandırarak" hayati bir görev yaptığını, normal bir görüş sağlamak için bu kısa ve hızlı göz hareketlerinin zaruri olduğunu belirttiler.
Kaynak : CNN Türk

sinner
16-02-2009, 22:40
http://img15.imageshack.us/img15/962/64637to8.jpg
Türk bilimadamları şizofreniye neden olan kimyasalın ’agmatin’ olduğunu kanıtladı. Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Albay Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve ekibi, 5 yıl süren araştırmaların sonucu farelerle yaptıkları deneylerde, ’agmatin’in şizofreniye neden olduğuna dair önemli bulgular ele geçirdi.

http://www.objektifhaber.com/yeni/objhab/default.aspx?id=2O28O174270

Ayejj
17-02-2009, 11:23
Kapalı alanlarda sigara içme yasağıyla birlikte, kısa sürede tüketilen sigara, sağlığı normale göre 3-4 kat daha fazla tehdit ediyor.

Doç. Dr. Bahar Ulubaş, ’’Sigara, kısa sürede içildiğinde zararlarını 3-4 kat artırıyor. Çünkü normal bir hızla içilen sigaraya karşı vücut, direnç mekanizmasını çalıştırabiliyor. Ancak vücut art arda gelen zehre karşı, çok güçsüz bir direnç gösteriyor" dedi.

kaynak: objektifhaber.com

Ayejj
17-02-2009, 16:34
Bir kayıp halka bulundu iddiası daha. Arjantin'in kuzeybatısındaki Ischigualasto-Vallee de la Lune parkında, hem et hem de ot yiyen bir dinozora ait kalıntılar bulunduğu ileri sürüldü.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/hem-ot-hem-et-yiyen-dinozof-fosili-211060.htm

Ayejj
18-02-2009, 11:41
http://img253.imageshack.us/img253/460/ahtapotxg3.jpg (http://imageshack.us)
http://img253.imageshack.us/img253/ahtapotxg3.jpg/1/w423.png (http://g.imageshack.us/img253/ahtapotxg3.jpg/1/)

Atlantik Okyanusu'nun güney bölgelerinde Güney Afrika'ya 2 bin 8 yüz kilometre uzaklıkta deniz yaşamını araştıran Alman araştırma gemisi R/V Walter Herwig'deki bilim adamları,yakaladıkları bu ahtapotun insan dişleri olduğunu farkettiklerinde şaşkınlıklarını gizleyemedi.
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=yasam&KategoriID=&ArticleID=1060858&Date=18.02.2009&b=Insan%20gibi%20disleri%20var&ver=44

Ayejj
19-02-2009, 12:21
Uzun yaşama alanında rekor sahibi olan Güney Kutbu denizlerinde yaşayan süngerlerdir. Çok soğuk sularda ve kıt besinle yaşamalarına rağmen Antarktik süngerleri sıcak bölge süngerlerine kıyasla çok daha uzun yaşarlar.

Bilim adamları bu omurgasız canlıların iki metre uzunluğunda olanlarını bile buldular, oysa sıcak sularda yaşayan örnekleri olsa olsa 20cm’dir. Güney kutbundaki uç koşullarda metabolizma çok yavaş işlediğinden, dev süngerler bu kadar çok büyüyebilmek için yüzyıllar boyu yaşıyorlar demek.

Dünyanın en yaşlı canlısı gerçekten de Ross Denizi’ndeki iki metre uzunluğundaki dev bir süngerdir. Bilimsel adı Rossellidae olan bu sünger tam 10.000 yaşında

Ayejj
19-02-2009, 12:36
Güney Koreli araştırmacılar, üreme yeteneklerini incelemek için klonlanmış 2 kurdu çiftleştirecek.Seul Ulusal Üniversitesi araştırmacılarından Lee Byeong-Chun, Ekim 2005’te klonlanmış olarak dünyaya gelen dişi kurt Snuwolfy ile Ağustos 2006’da klonlanan erkek kurt Minguk’un çiftleştirileceğini söyledi.
Lee Byeong-Chun, iki kurdun bir yakınlaşma ve birbirlerine alışma döneminden sonra, gelecek yıl aynı kafese koyulacağını kaydetti.

Kaynak:İHA

Ayejj
19-02-2009, 14:53
Rusya Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı Anatoli Grigorev, Afrika sivrisineğinin larvasının, uzay istasyonunun dış kaplamasında bir buçuk yıl, beslenmeden ve eksi 150 derece ile artı 60 derece arasındaki yüksek sıcaklık değişimlerinden etkilenmeden canlı kalmayı başardığını belirtti.
Araştırma süresince uzayda "uyuyakalan" sivri sineğin dünyaya döndükten sonra canlanmasını izleyen bilim adamları, kısa ömürlü olan Afrika sivrisinek larvalarının, canlı kalmak için elverişsiz ortamlarda "kriptobiyoz" (bütün hayati fonksiyonlarını durdurma) durumuna geçerek, bütün fonksiyonlarını dondurduğunu gözlemledi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/uzayda-bir-yil-kalan-sivrisinek-dunyada-canlandi-212653.htm

Ayejj
20-02-2009, 12:12
Kuzey Avustralya’daki zehirli kimyasalların yarattığı kirlilik, balıklarda mutasyonlara neden oluyor.
http://www.ntvmsnbc.com/news/472203.asp

Ayejj
20-02-2009, 12:27
ABD’nin prestijli üniversitelerinden Massachusetts Instute of Technology (MIT) öğrencileri, yoldaki çukur ve tümseklerden elektrik üreten etkili bir amortisör icat etti.
http://www.ntvmsnbc.com/news/476140.asp

Ayejj
20-02-2009, 12:39
Artık hiç bir şey gizli kalmayacak! Bütün düşündükleriniz ortaya çıkacak. Çünkü beyindeki düşünceleri okuyacak bir tarayıcı geliştirildi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/ne-dusundugunuz-ortaya-cikacak-214299.htm

Ayejj
21-02-2009, 14:28
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi'nde düzenlenen konferansta konuşan Doç. Dr. Kadri Yakut, "Güneşin 5 milyon yıl sonra büyüyüp Dünya'yı içine alarak yok edeceğini biliyoruz. Dünya dışı bir yaşamın var olduğuna dair ise her hangi bir şey elde edilmemiştir" dedi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/gunes-5-milyon-yil-sonra-dunyayi-yutacak!-215485.htm

Ayejj
21-02-2009, 14:39
Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) geçen yıl 11 haziranda uzaya gönderdiği, “Fermi” teleskobu, evrende daha önce görülmemiş şiddette bir gama ışını patlamasını tespit etti.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/gorulmemis-gama-isini-patlamasi-214597.htm

Ayejj
21-02-2009, 15:34
İngiliz Telegraph gazetesinde yer alan habere göre Kanarya Adaları yakınlarında Batı Afrika sahiline 620 mil (997 kilometre) uzaklıkta bir nokta kayıp kıta Atlantis olduğu sanılan harabelerin izine rastlandı.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=180472

Ayejj
21-02-2009, 15:41
Gökbilimciler Big Bang’in oluşumuyla ilgili en temel kanıtın peşine düştüler. Eğer evrenin oluşumuyla meydana gelen çekim dalgaları saptanırsa evrenin ilk anı ve evrimi hakkındaki bulmaca da çözülecek.
http://www.ntvmsnbc.com/news/475844.asp

Ayejj
21-02-2009, 16:26
Uzayda 4-6 ay arası kalan astronotların kemikleri direncini ortalama yüzde 15 oranında kaybediyor
http://www.ntvmsnbc.com/news/473739.asp

Ayejj
22-02-2009, 20:12
Araştırmacılar kaybettiğimiz diş veya kemik gibi dokuların yerine kullanılmak üzere türlü malzemeler geliştirme çalışmalarına devam ediyor. Bu malzemelerin şu an için en gözdeleriyse ipek ve örümcek ağı.
http://www.tubitak.gov.tr/home.do;jsessionid=FEEAF0FBDD306C638DD3E2DE6F6CD8D F?ot=5&rt=1&sid=342&pid=&cid=12068

Ayejj
22-02-2009, 20:15
Londra Diş Hekimliği Enstitüsü’nden Profesör William Wade, sağlıklı bir insanın salyasının bir mililitresinde 600 bakteri türüne ait 100 milyon bakterinin bulunduğunu söylüyor. Bu türlerin yarısı sınıflandırılmamış durumda ve bu türlerin belirlenmesi konusunda çalışmalar yapılıyor.
http://www.tubitak.gov.tr/home.do?ot=5&rt=12&rid=9029&pid=&cid=10968&sid=342

Ayejj
23-02-2009, 14:39
Kemik iliği, vücutta kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin periyodik olarak üretildiği yerdir. Bilim insanları kemik iliğini laboratuarda üretmeyi başardılar. Bu gelişme daha kolay ilaç testlerinin, daha detaylı bağışıklık sistemi araştırmalarının ve yapay kan nakillerinin önünü açıyor.
http://www.tubitak.gov.tr/home.do?ot=5&rt=1&sid=342&pid=&cid=12439

Ayejj
24-02-2009, 13:22
Afgan ulusal ordusunda görev yapan bir doktor, diz ve dirseklerdeki kemik kırılmalarını çabucak tedavi eden bir aygıt geliştirdi.'Afgan aygıtı' diz kapağının kırık iki parçasını, geleneksel tedavi metoduna göre çok daha fazla bir güçle bir araya getiriyor. Cihaz, kemiğe daha çok sıkma gücü veriyor. Cihazı kullanan hastalar bilinen metodlara göre daha hızlı tedavi oluyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/artik-kirik-kemikle-bile-futbol-oynanabilecek-217027.htm

Ayejj
24-02-2009, 13:30
Bilim adamları, erkeklerin güzel görüntüleri beyinlerinin sadece bir tarafıyla algıladıklarını, kadınların ise güzel bir şey gördüklerinde beyinlerinin her iki tarafını da kullandıklarını belirttiler.

Guardian gazetesindeki habere göre yeni bir araştırmada, resim, fotoğraf gibi objelere bakan insanlara yapılan beyin taramasında, güzelliğin sadece bakan kişinin gözünde olmadığı ortaya çıktı.

Buna göre, erkekler ve kadınlar güzel olduğunu düşündükleri bir şeye baktıklarında beyinleri farklı reaksiyon gösteriyor, kadın beyni erkeğinkinden daha faal hale geliyor.

Madrid'deki San Carlos Kliniğinden bilim adamları, güzel bir resim gördüklerinde erkeklerin beyinlerinin sadece sağ tarafının, kadınların beyinlerininse her iki tarafının da daha aktif hale geldiğini saptadılar.

Bilim adamları, bu farklı tepkinin, kadın ve erkeğin uzamsal bilgiyi işleme yöntemlerinin yanı sıra erkeklerin bir resme bütün olarak bakması, kadınlarınsa küçük detaylara bile dikkat etmesiyle bağlantılı olabileceğini düşünüyorlar.

Proceedings of the National Academy of Sciences'da yazan bilim adamları, gösterilen resimlere her iki cinsin de 3 bin milisaniye içinde tepki verdiğini, beynin en çok faaliyete geçen bölümünün parietal lobu olduğunu belirlediler.

Erkeklerde ise bu faaliyet sadece sağ tarafta saptandı. California Üniversitesinden araştırmacılar, parietal lob insanlarla şempanzeler arasındaki ayrımdan sonra hızla evrimleştiği için, bu farklılığın atalarımızdan kaldığına inanıyorlar.
Kaynak : CNN Türk

Ayejj
24-02-2009, 13:42
Kuzey Kore Uzay Teknoloji Ajansı'ndan (KCNA) yapılan açıklamada, uydu göndermek için gerekli tüm çalışmaların sürdüğü, ''Kwangmyongsong-2'' adlı uydunun, ülkenin kuzeydoğusundaki Hwadae kentinden fırlatılacağı kaydedildi.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=180918

Ayejj
25-02-2009, 11:41
Ülke Hintli bir astronotu Ay'da gezintiye çıkarmak için 1.7 milyar doları gözden çıkardı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24939754/

Ayejj
25-02-2009, 12:59
Yaşamının büyük kısmında göz sorunları yaşadığı bilinen Galileo’nun, gözlemlerinde tam olarak ne gördüğü ve göz kusurlarının çalışmalarına etkisi, ölümünden 367 yıl sonra bilinebilecek. Bunun için gökbilimcinin mezarı açılacak ve DNA örnekleri alınacak.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24936285/

Ayejj
27-02-2009, 13:34
Avustralya'nın batısında balık annelerinin fosilleşmiş bedeninde 380 milyon yıllık embriyolar bulundu. Buluş çiftleşerek üremenin tahmin edilenden çok daha eski bir tarihte başlamış olduğunu gösterdiğinden oldukça önemli olarak değerlendirildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24940646/

Ayejj
27-02-2009, 13:54
http://img22.imageshack.us/img22/6874/219661.jpg (http://imageshack.us)
http://img22.imageshack.us/img22/219661.jpg/1/w245.png (http://g.imageshack.us/img22/219661.jpg/1/)



Monterey Koyu Akvaryum Araştırma Enstitüsü'nden Bruce Robison ve Kim Reisenbichler, "Barreleye Fish" olarak adlandırdıkları balığın 1939 yılında keşfedilmesinden bu yana boru biçimindeki gözlerin ışığı toplamakta ne kadar başarılı olduğunu keşfetti.

Ayrıca gözleri belli bir yerde sabit durduğuna inanılan balığın yeni özellikleri ortaya çıktı. Diğer balıkların aksine gözleri bir insanınki gibi yüzünün önünde olan balık, yönünü belirlemede de onlara başvuruyor.

Teleskop biçimindeki gözleriyle hayret verici bir görünüme sahip olan bu balık türü, daha çok Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusu'nda bulunuyor.Balığın başının içi tamamen görülebilirken, gözleri ışığın etkisiyle yeşil olarak göze çarpıyor.
600 metre derinlikte çekilen bu görüntülerde balık neredeyse hareketsiz duruyor.
Kaynak:İnternet Haber
fotoğrafları
http://galeri.internethaber.com/gallery.php?id=3195

Ayejj
27-02-2009, 14:32
Yeni Bir Alternatif Enerji Kaynağı
Güneşten ve rüzgardan sonra artık yağmurdan da enerji elde edilebilecek. Araştırmacılar, yağmur damlalarının kinetik enerjisini elektrik enerjisine çevirecek bir teknik geliştirdiler. Aynı zamanda bu teknik, endüstriyel iklimlendirme sistemlerinde yoğunlaşıp damlayan sular için de kullanılabilir.
http://www.tubitak.gov.tr/home.do?ot=5&rt=12&rid=8809&pid=&cid=8870&sid=342
[Japonya Şeffaf Kurbağa Üretti
Japonya’nın Hiroshima Üniversitesi araştırmacıları, derisi tamamen şeffaf halde olan bir kurbağa üretmeyi başardılar. Özellikle ortaöğrenim derslerinin bir parçası olan laboratuvar uygulamalarında kesmeye gerek duyulmaksızın tüm kan damarlarının ve iç organlarının gelişimi gözlenebilen kurbağanın “daha insancıl bir eğitim aracı” olarak üretildiği belirtiliyor.
http://www.tubitak.gov.tr/home.do?ot=5&rt=12&rid=8870&pid=&cid=6605&sid=342

Ayejj
28-02-2009, 12:57
Solaklığın evrimini araştıran Fransız bilim adamları, solakların genele göre daha yaratıcı ve zeki olduğunu ortaya çıkardı.Solaklığın kötü yönü ise ömürlerinin biraz daha kısa olması.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/11103763.asp

Ayejj
01-03-2009, 12:29
İklim değişiminin ozon tabakasındaki yenilemeyi geciktirdiği, hatta tamamen engellediği saptandı. Eğer bir önlem alınmazsa insan sağlığı büyük tehlike altına girecek.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/ozon-tabakasi-pes-etti-turumuz-tehlikede!-220893.htm

Bilimadamları lezbiyen solucan yarattı
Utah Üniversitesi'nde gerçekleşen araştırmayı bilimadamları cinsel eşleşmenin tamamen beyinde gerçekleştiğini kanıtlamak için gerçekleştirdiler.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=181489

1.5 milyon yıllık ayak izleri bulundu
Bulunan ayak izleri modern insanla benzerlik gösteriyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24941268/

Ayejj
02-03-2009, 13:14
Çin'in uzay sondası Ay yüzeyine düştü

16 aylık bir görev için Ay yüzeyini keşfe gönderilen Chang'e 1 isimli uzay aracı Ay yüzeyine kontrollü bir şekilde düşürüldü.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24941973/

Kalp ve beyin kimlik olarak kullanılacak!

Güvenlik amaçlı olarak kullanılan parmak izi, yüz taraması ve ses tanımaya ek olarak yakın bir gelecekte kalp ve beyin de kimlik tanımlamak için kullanılacak.
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Kalp_ve_beyin_kimlik_olarak_k ullanilacak&tarih=11.02.2009&Newsid=222794&Categoryid=43

Ayejj
02-03-2009, 17:34
ABD’nin Michigan eyaletinde çift rahimli bir kadın, her iki rahimden birer olmak üzere ikiz kız bebek dünyaya getirdi.
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=yasam&KategoriID=5&ArticleID=1065843&Date=02.03.2009&b=ABDde%20cift%20rahimli%20kadin%20ikiz%20dogurdu&ver=18

Ayejj
03-03-2009, 13:24
http://img220.imageshack.us/img220/6091/mdndkkyzjiw.jpg (http://img220.imageshack.us/my.php?image=mdndkkyzjiw.jpg)
http://img220.imageshack.us/img220/mdndkkyzjiw.jpg/1/w564.png (http://g.imageshack.us/img220/mdndkkyzjiw.jpg/1/)
300 Milyon Yıllık Beyin Bulundu.
Köpekbalığı ve kedibalığı ailesinden bir balığın fosilleşmiş kafatasında 300 milyon yaşında bir beyin, Fransız ve Amerikalı bilim adamları tarafından ilk kez gün ışığına çıkarıldı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/300-milyon-yillik-beyin-bulundu-223622.htm

Nitratlı Gübre Atmosferi Öldürüyor
Bilim adamları tarafından yapılan son araştırma, tarımsal üretimde kullanılan nitratlı gübrelerin sualtı canlılarının atmosfere sera gazı salmasına neden olduğunu ortaya koydu
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/300-milyon-yillik-beyin-bulundu-223622.htm#//teknoloji-haberleri/nitratli-gubre-atmosferi-olduruyor-223349.htm


Peru'da 10 milyon yıllık dev kuş fosili bulundu.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/300-milyon-yillik-beyin-bulundu-223622.htm#//teknoloji-haberleri/peruda-dev-kus-fosili-223150.htm

Ayejj
03-03-2009, 13:56
Multivitamin takviyesinin hiçbir yararı yok
Archives of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, avuç dolusu vitamin alan yaşları 50 ile 79 arasında değişen 162 bin ABD’li kadının kanser ve kalp hastalıkları riskinde azalma olmadığı, vitaminlerin, erken ölümü de engellemediği belirlendi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24937620/
Beyin egzersizleri Alzheimer’ı önlemiyor
Beyin egzersiz oyunlarının Alzheimer hastalığını önlemede hiçbir faydasının olmadığı bildirildi.Alzheimer Derneği başkanı Neil Hunt “Şu anda bildiğimiz bir şey varsa o da, sağlam kafanın sağlam vücutta bulunduğu ve bu sebeple bolca meyve-sebze yemek, düzenli beden egzersizi yapmak ve kolesterolünüzü kontrol ettirmek gerektiğidir” diye konuştu
http://www.ntvmsnbc.com/id/24937571/
Kurşun geçirmez jel üretildi
İngiltere’de kurşun veya şarapnellere karşı özel bir jel geliştirildi. Jelin, askeri kıyafetlerde kullanımı planlanıyor.İngiltere’de geliştirilen özel bir jel, darbe geldiğinde, anında sertleşen jel, kurşunun kinetik enerjisini yarı yarıya indiriyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24942160/

Ayejj
03-03-2009, 14:48
http://img230.imageshack.us/img230/655/tndkezhnt5f.jpg (http://img230.imageshack.us/my.php?image=tndkezhnt5f.jpg)
http://img230.imageshack.us/img230/tndkezhnt5f.jpg/1/w564.png (http://g.imageshack.us/img230/tndkezhnt5f.jpg/1/)

Pembe yunus yeniden görüntülendi
2007 yılının Haziran ayında görüntülenen pembe yunus ABD'deki Calcasieu yapay gölünde yeniden ortaya çıktı.
http://www.guncel.net/teknoloji/2009/03/03/pembe-yunus-yeniden-goruntulendi.htm

Ayejj
04-03-2009, 11:10
http://img136.imageshack.us/img136/3053/pappeegfryt.jpg (http://img136.imageshack.us/my.php?image=pappeegfryt.jpg)
Zeki insanların Tanrı inancı daha düşük
Ulster Üniversitesi kıdemli Psikoloji Profesörü Richard Lynn, entellektüel elit arasında yer alan kişiler arasında ateist olanların sayısının genel toplum ortalamasından daha yüksek olduğunu söyledi.
http://www.guncel.net/gundem/yasam/2009/03/03/zeki-insanlarin-tanri-inanci-daha-dusuk.htm

DÜNYADA 3 KOPYA İNSAN VAR
Kopyalama yöntemiyle doğurulan 3 bebek doğduğunu bundan 5 yıl önce doktor itiraf etmişti. Çocuklar bugün 9 yaşına ulaşmış;
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/dunyada-3-kopya-insan-var!-224535.htm

OZON TABAKASINDA REKOR İNCELME
İsveç Meteoroloji Enstitüsü (SMHI), İsveç üzerindeki ozon tabakasının son yıllardaki en ince halinde olduğunu açıkladı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/ozon-tabakasinda-rekor-incelme-224508.htm

Ayejj
05-03-2009, 12:52
Asteroid dünyayı teğet geçti
NASA, geçen pazartesi günü devasa boyutlarda bir asteroidin (göktaşı) dünyayı teğet geçtiğini bildirdi.
http://www.guncel.net/teknoloji/2009/03/05/asteroid-dunyayi-teget-gecti.htm

Virüsler bakteri savaşında
MIT ve Boston Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı, antibiyotiklere karşı direnç kazanmış ya da direnç gösteren ve hastanın iyileşmesini engelleyen ya da yavaşlatan bakterilere karşı, üzerlerinde parazit olarak yaşayan virüsleri modifiye ederek mücadele etmelerini mümkün kılan yeni bir yöntem geliştirdi.
http://www.guncel.net/saglik/2009/03/05/virusler-bakteri-savasinda.htm

30 yıl sonra biyonik gözle gördü
Londra'nın Moorfield Göz Hastanesinde 7 ay önce deneysel bir ameliyat geçiren 73 yaşındaki Ron isimli İngiliz, Argus II adı verilen biyonik gözü sayesinde yollardaki beyaz çizgileri takip edebildiğini, hatta beyaz, gri ve siyah giysileri bile ayırabildiğini söyledi.
http://www.guncel.net/saglik/2009/03/04/30-yil-sonra-biyonik-gozle-gordu.htm

Sağlıklı dişler için çay için
Diş Hekimi Onur Öztürk yapılan son araştırmalara göre çayın ağız hijyenini bozan zararlı bakterilerle savaşarak dişeti hastalıkları ve çürüğün oluşumunu azalttığını belirtti.
http://www.guncel.net/saglik/2009/03/05/saglikli-disler-icin-cay-icin.htm

Ayejj
05-03-2009, 13:09
Taciz, beyinde değişikliğe neden oluyor
Kanada’nın Mc Gill Üniverisitesi’nden Micheal Meaney başkanlığındaki yapılan araştırma, çocukluğunda tacize uğramış bireylerin, yetişkinlik döneminde intihara daha meyilli olmasının nedenlerinin yalnızca psikolojik olmadığını gösterdi.

Bir yıl önce yapılan başka bir araştırmada, çocukluğunda tacize uğramış ve intihar etmiş kişilerle tacize uğrmamış ve normal yollarla ya da intihar ederek ölmüş kişilerin, beynin ruhsal durumunu kontrol eden hippocampus bölümündeki dokular incelenmiş ve çocukluğunda tacize uğramış kişilerin hippocampal dokularındaki daha fazla genin işlevsiz kaldığı görülmüştü.

Araştırmada bulunan bu değişikliklerin, çocuklukta yaşanan tacizle mi yoksa genel intihar eğilimiyle mi ilişkili olduğunu ortaya çıkarmak için yeni bir araştırma daha yapıldı.

Yeni araştırmada yarısı çocukluğunda tacize uğramış, intihar etmiş 24 kişiyle doğal yollardan ölmüş 12 kişinin hippocampal dokuları incelendi. Sonuçta çocukluğunda tacize uğramış ve intihar etmiş kişilerin Nr3c1 genlerinde, diğer iki gruptakilerle karşılaştırıldığında daha fazla kimyasal iz olduğu görüldü.

Araştırmada aynı zamanda, tacize uğramış kişilerin Nr3C1 adlı genleri bastırılmış olduğu için bu genleri taşıyan mesajcı RNA’larının seviyesi daha az olduğu görüldü.

Nr3c1 geninin, hissedilen stresin hafifletilmesinde işlevi olduğu düşünülüyor. Elde edilen son veriler, bu genetik değişimin intihar eğilimiyle değil çocuklukta yaşana tacizle ilgili olduğu anlamına geliyor.

Ayejj
05-03-2009, 13:18
http://img26.imageshack.us/img26/4326/2257245402.jpg (http://img26.imageshack.us/my.php?image=2257245402.jpg)
http://img26.imageshack.us/img26/2257245402.jpg/1/w245.png (http://g.imageshack.us/img26/2257245402.jpg/1/)
Kukuleteli pitohui diye adlandırılan bu kuşun derisi, parlak ve kavuniçi renginde.Siyah tüyleri ise son derece zehirli olan bu kuşlar zehirlediği kişilere ciddi zararlar verebiliyor.

Öyle ki bu kuşları keşfeden bilim adamı, ağına düşen kuşları yakalamak isterken eli, keskin gagası ve pençeleri tarafından kesilmiş ve zehirin tesiriyle şişti.

1992 yılında Yeni Gine'de Chicago Üniversitesi'nden bir araştırmacı tarafından bulunan bu zehirli kuşun tüylerindeki ve derisindeki zehir, fareyi öldürebilicek kuvvette.

Son derece kuvvetli olan zehririn şiddetiyle tüylerinin değdigi yer, anında uyuşuyor, yakınına gidildiğinde solunum yollarında yanma hissediliyor.

İHA

Ayejj
05-03-2009, 13:39
Türk Bilim Adamları Hangi Ilkin Peşinde!
Uludağ Üniversitesi (UÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nde (İTÜ) görev yapan bilim adamları, nanolif kullanarak, dünyada ilk kez 3 milimetre çapında suni kalp damarı üretmek için çalışma başlattı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/turk-bilim-adamlari-hangi-ilkin-pesinde!-225670.htm
Dişle Yaş Tespiti Miras Davalarını Karıştıracak
Bir grup Türk adli tıp uzmanı tarafından dünyada ilk kez geliştirilen formülle anne karnındaki ve yeni doğan bebeklerin diş boyutundan yaş tespitinin yapılabilmesi özellikle miras davalarının çözümünü kolaylaştıracak.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/disle-yas-tespiti-miras-davalarini-karistiracak-224659.htm
Uzayda uçan halıya binecek
Japon Astronot Koichi Wakata, yerçekimsiz ortamda açacağı bir halının üzerine oturarak, şimdiye kadar insanların hayallerini süsleyen birçok eylemi gerçekleştirecek.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24943316/
Motosiklet kullanmak beyni zinde tutuyor
Japonya’da yapılan araştırmaya göre, motosiklet kullanmak beyni zinde tutarak sağlıklı yaşlanmaya yardımcı oluyor
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&Kategori=yasam&KategoriID=5&ArticleID=1067120&Date=05.03.2009&b=Motosiklet%20beyni%20zinde%20tutuyor&ver=97

Ayejj
06-03-2009, 12:17
Karadeliklerin gizemi çözülüyor
Dünyadan beş milyar ışık yılı uzaklıktaki bir galakside ikili karadelik sistemi keşfedildi. Keşf sayesinde karadeliklerin yer değişimi ve yuttuğu enerji miktarlarına ilişkin bulgular hesaplanabilir
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=924867&Date=06.03.2009&CategoryID=79
Atın evcilleşme tarihi bin yıl daha eski
Atlar, 4 bin 500 yıl önce değil, 5 bin 500 yıl önce ehlileştirildi. Kazakistan’daki at kemiklerinin yanında bulunan yular ve kımız kaplarının atların beş bin beş yüz yıl önce ehlileştirildiğini ortaya koydu
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=924866&Date=06.03.2009&CategoryID=79
Mucit hemşire
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başhemşiresi, Özlem Bekteş, geliştirdiği ‘Stomatik' adı verilen pansuman kolylaştırıcı aparata, patent aldı .
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=924681&Date=06.03.2009&CategoryID=79
Kök Hücrede Yeni Buluş
BBC'de yer alan habere göre şimdiye kadar ya insan embriyolarından ya da kanser riskini göze alarak yetişkinlerin hücrelerinden üretilebilen kök hücreler, artık hastaların kendilerinin hücrelerinden ve onlara zarar vermeden üretilebilecek.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/kok-hucrede-yeni-bulus-225933.htm
6 BİN METREDE MİKROBİK YAŞAM KEŞFEDİLDİ
Dünyanın şimdiye dek bilinen en yüksekteki mikroskobik yaşamını keşfettiklerini açıklayan Colorado-Boulder Üniversitesinden araştırmacılar, bu mikrobik ekosistemin Socompa yanardağının püskürttüğü su buharı, karbondioksit metan ile beslendiğini ve burada kompleks mikroplar için sürdürülebilir bir ortam bulunduğunu belirtti.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/6-bin-metrede-mikrobik-yasam-kesfedildi-226704.htm

Ayejj
06-03-2009, 15:18
http://img216.imageshack.us/img216/2978/yeniceylanhatayhlarge.jpg (http://img216.imageshack.us/my.php?image=yeniceylanhatayhlarge.jpg)
http://img216.imageshack.us/img216/yeniceylanhatayhlarge.jpg/1/w424.png (http://g.imageshack.us/img216/yeniceylanhatayhlarge.jpg/1/)
Hatay'da yeni bir ceylan keşfedildi
Bölgedeki ceylanlardan toplanan doku ve dışkı örnekleri ile Şanlıurfa'da yaşayan ceylan örneklerinin karşılaştırmalı genetik ve morfolojik analizlerini yapıldı. Elde edilen verileri Yeni Zelandalı bir ceylan uzmanına gönderdik, bu türün 'Gazella gazella' olduğu cevabını yolladı. Bu türlerin dünyada neslinin tehlike altında olduğu, kırmızı listede yer aldığı biliniyor. Türkiye'nin bu yeni türüne 'Hatay Dağ Ceylanı' adını verilldi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24943678/

Ayejj
08-03-2009, 12:23
Yaşam Dünya'ya Ceres'ten mi geldi?
Cüce gezegen Ceres, evrenin ilk anındaki göktaşı çarpışmalarından kurtulmuş olabilir. Bu olasılık, gezegenin hayatın beşiği olma ihtimalini doğuruyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24943829/
Kepler uzay aracı gezegen peşinde
NASA, Kepler teleskobunu fırlattı. Teleskop, Güneş Sistemi dışında dünyaya benzer yaşanabilir gezegen olup olmadığını araştıracak.Araç, şimdiye dek uzayda kullanılacak en gelişmiş (95 megapiksel çözünürlüklü) kamera sistemine sahip.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24943446/

Ayejj
09-03-2009, 14:26
Cerrah robot
ABD’de geliştirilmesine devam eden cerrah robot sayesinde, yaralılara sağlık merkezine gelene dek yolda uzaktan müdahale edilebilecek.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24943768/
Çin Okyanusun Derinlerini Araştıracak
Çin okyanusun 7 bin metre derinliğine de bir araştırma ekibi gönderme hazırlıklarına başladı.Çin, dünyada ilk kez bu kadar derine insan gönderen ülke olacak. Daha önce 6 bin 500 metreye kadar inilmişti.Okyanusların ortalama derinliği 3 bin 790 metreyi buluyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/cin-okyanusun-dibinde-ne-ariyor-229125.htm

Ayejj
10-03-2009, 11:57
http://img23.imageshack.us/img23/6937/2299062839.jpg (http://img23.imageshack.us/my.php?image=2299062839.jpg)
Şempanze İnsan Gibi eylem Tasarlıyor
İsveç'teki Lund Üniversitesi tarafından Furuvik hayvanat bahçesinde yapılan araştırmada, 10 yıl süreyle gözlemlenen bir erkek şempanzenin, hayvanat bahçesinin açılmasından önce sakince taşları toplayarak, bunları daha sonra ziyaretçilere atmak için yuvarlak şekil verdiğinin tespit edilmesi uzmanları şaşkına çevirdi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji/sempanze-insan-gibi-eylem-tasarliyor-229906.htm
Balık yiyen gençlerin IQ'su daha yüksek
Göteborg'daki Sahlgrenska Üniversite Hastanesi için yapılan araştırmada, sık balık tüketimi ile gençlerin IQ düzeyleri arasında açık bir bağ bulunduğu tespit edildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24944681/

Ayejj
11-03-2009, 15:10
http://img150.imageshack.us/img150/7351/redkneedtarantula1widec.jpg (http://img150.imageshack.us/my.php?image=redkneedtarantula1widec.jpg)


Tarantulalar Ankara'da

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Barbaros Çetin, ''Küresel ısınma nedeniyle iklim değişiklikleri gerçekleştiğini, tropikal iklimde yaşayan papağan, çöl karakterli tarantula gibi hayvanlar ve farklı coğrafyalarda görülmesi gereken bitkilerin Ankara'da yaşam alanı bulmaya başladı.''
http://www.ntvmsnbc.com/id/24940441/

Mutluluk geni bulundu
Bardağın dolu tarafını görmeye yardım eden gen bulundu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24940411/

Türkiye'de 113 milyon cep telefonu var

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Mobil Cihaz Kayıt Sistemi'nde kayıtlı cihaz sayısının 113 milyona yaklaştığını duyurdu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24945280/

SAÇLARIN NEDEN AĞARDIĞI BULUNDU

Almanya'daki Mainz Üniversitesi Biyofizik Enstitüsünden Prof. Heinz Decker, hücrelerin ürettiği hidrojen peroksidin, saçın yaşlanmayla birlikte beyazlamasında anahtar rol oynadığının saptandığını belirtti.Vücudun tümünde küçük miktarlarda üretilen hidrojen peroksit (H2O2), normalde bu kimyasalı parçalayarak su ve oksijene dönüştüren bir enzimle etkisizleştiriliyor. Ancak yaş ilerledikçe, bu enzimin seviyesi düşüyor ve böylece yaşlandıkça saç köklerinde büyük miktarlarda toplanıyor ve sonunda renk pigmenti melaninin sentezine mani oluyor.

http://www.aa.com.tr/tr/cevre-saglik/22/

Ayejj
12-03-2009, 16:03
http://img26.imageshack.us/img26/2314/2316317432.jpg (http://img26.imageshack.us/my.php?image=2316317432.jpg)

Yeni bir balık türü daha bulundu.

Myanmar'ın kuzey bölgesindeki bir akarsuda bulunan 'Dracula Balığı' bilim adamlarını şaşkına çevirdi.Danionella balık cinsinin bir akrabası olduğu belirtilen balığa daha önce hiç rastlanmadığı ifade edildi. Vampir dişli minik balığın keşfi ile 'D. Dracula' diye yeni bir balık cinsi bilim literatürüne sokuldu.
Korkunç görünüşlü sivri dişli balığın sadece 17 milimetre uzunluğunda olması ise bilim dünyasını daha da heyecanlandırıyor. Müze görevlisi Doktor Ralf Britz "Olağanüstü omurgalı bu balık son 10 yıl içinde rastlanan en ilginç ve önemli bir tür. Balığın en şaşırtıcı yönü ise sivri dişleri" dedi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/denizden-bu-ciksa-da-mi-yersiniz-231631.htm

SANİYELER İÇİNDE ŞARJ OLAN DAHA GÜÇLÜ PİL

Massachusetts Institute of Technology'den (MIT) Byoungwoo Kang ve Gerbrand Ceder adlı iki araştırmacı tarafından geliştirilen yöntem, ani hızlanma için şok akımın gerekli olduğu hibrit araçlar, cep telefonları veya diğer elektrikli
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/bilim-adamlarindan-rekor-bulus-!-231574.htm

Ayejj
12-03-2009, 17:14
IQ seviyesi genlerde gizli

İlk kez gözlemlenen beyindeki elektrik akımı, zekanın sanılandan daha büyük oranda kalıtımsal olduğunu ortaya koydu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24945887/

Tuz: Doğal antidepresan

Azı karar fazlası zarar, ama bazı uzmanlara göre tuz doğal bir antidepresan...
http://www.ntvmsnbc.com/id/24945910/

Ayejj
13-03-2009, 11:26
http://img136.imageshack.us/img136/8149/2327512363.jpg (http://img136.imageshack.us/my.php?image=2327512363.jpg)

Makak Maymunlarının Bir Marifeti Daha Bulundu

Japonya'nın Kyoto Üniversitesi Primat Araştırma Enstitüsünden Profesör Nobuo Masataka başkanlığındaki ekip, gözlem yaptıkları 7 makak maymununun, yavruları kendilerini izlerken, dişlerini temizlemek için 2 kat zaman ayırdığını tespit etti. Ekip bu durumun, anne maymunların yavrularına nasıl diş temizlendiğini bilinçli olarak öğrettiğini gösterdiğine işaret etti.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/03/13/makak.maymunlarinin.bir.marifeti.daha.bulundu/517582.0/index.html

Şempanze ile İnsanın Kökeni Ne Zaman Çakıştı?

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy, "Şempanze ile insan kökeninin 7 milyon yıl öncesinde çakıştığının görüldüğünü" söyledi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/03/12/sempanze.ile.insanin.kokeni.ne.zaman.cakisti/517527.0/index.html

Çift penisle doğdu !

Rusya’nın başkenti Moskova’daki St. Vladimir Çocuk Hastanesi’nde iki penisli bir bebek dünyaya geldi.
http://www.haber3.com/news_detail.php?id=457105

Ayejj
14-03-2009, 11:50
Yapay Yaşama 10 Yıl Kaldı!

California Üniversitesi'nden Profesör David Deamer, günümüz teknolojisindeki hızlı ilerleme sayesinde 10 yıl içerisinde laboratuar ortamında 'yapay yaşam' yaratılabileceğini söyledi.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=183591

Çizilmeyen CD ve Arabaların Yolu Açıldı.

Amerika'nın Güney Mississippi Üniversitesi'nden Biswajit Ghost ve Marek Urban adlı iki bilim adamı, çizildiğinde "iyileşebilen" bir tür polimer geliştirdi. Üstelik bu "iyileşme" için, günışığı yeterli.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/cizilmeyen-cd-ve-arabalarin-yolu-acildi-233179.htm

Kimse Lider Doğmuyor.

Birçok hayvan grubunda, bazılarının sürekli ilk sırada yer aldığını dikkate alan araştırmacılar, liderin neye göre seçildiği sorusuna yanıt aradı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24936606/

Ayejj
15-03-2009, 16:07
Suyun üzerinde kendiliğinden ilerleyen tekne

Amerikalı bilim adamları, suyun yüzeyindeki enerjiyi kullanarak kendi kendine ilerleyen uskursuz “mini tekne” tasarladılar.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24936397/

Erken doğan çocuklar derslerde zorluk çekiyor
İngiltere'de 26 haftadan önce doğmuş 219 çocuk üzerinde yapılan araştırmada bu çocukların 11 yaşındaykenki IQ'larına ve kuramsal yeteneklerine bakıldı. Bu çocukların performansları normal sürede doğan 153 sınıf arkadaşlarının durumuyla karşılaştırıldı. Erken doğan her üç çocuktan birinin okuma güçlüğü çektiği, çocukların yüzde 44'ünün de matematikte zorlandığı belirlendi. Ayrıca bu çocukların IQ seviyelerinin de yaşıtlarından düşük olduğu görüldü.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24945823/

Babanın da genci makbulmüş!

Yaşlı babaların çocuklarının zihinsel performansı genç babaların çocuklarından başarısız çıktı
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=925512&Date=15.03.2009&CategoryID=79

Pankreas kanseri tedavisinde yeni umut

Böbrek kanseri tedavisinde kullanılan ‘sunitinib maleat’ etken maddeli ilaç pankreas kanserinin tedavisine de umut olabilir
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=926264&Date=15.03.2009&CategoryID=79

Ayejj
16-03-2009, 13:33
Dev Solucanların Kanıtları Bulundu.

Bilim insanları, dev prehistorik solucanların var olduğuna dair kanıtları sonunda buldular. Devon, Torbay yakınlarında yapılan araştırmalarda 260 milyon yıl öncesine ait olduğu öğrenilen dev solucan delikleri bulundu.

http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/dev-solucanlarin-kesfi-sasirtti-235342.htm

Ayejj
17-03-2009, 11:05
http://img4.imageshack.us/img4/9395/ucbu.gif (http://img4.imageshack.us/my.php?image=ucbu.gif)


İki yüzlü bebek dünyayı çift görüyor

Hindistan'da, Yeni Delhi'nin kuzeydoğusundaki Noida'da üç hafta önce iki yüz ile doğan Hintli bebeğin ailesi çocuklarının normal bir şekilde beslenip nefes alabildiğini açıkladı
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=252291

Ayejj
17-03-2009, 12:57
Bebek Büyüklüğünde Dinozor Keşfedildi.

Calgary Üniversitesi'nden Nicholas Longrich'e göre, etobur "velociraptor" türü dinozorun 1,8 ile 2,2 kilogram ağırlığındaki bu minik kuzeninin, böcekler, memeliler ve hatta bebek dinozorlar gibi dişine göre ne bulursa avladığı ve yediği tahmin ediliyor
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji/bebek-buyuklugunde-dinazor-kesfedildi-235979.htm

Beyin Gücü 27 yaşında azalıyor

Virginia Üniversitesi'nden Profesör Timothy Salthouse, 20'li yaşların sonlarında, muhakeme, düşünme hızı ve uzamsal görselleştirme yeteneğinin azalmaya başladığı bulgusuna ulaştı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/beyin-gucu-27-yasinda-azaliyor-236210.htm

Sivrisineğe Karşı Lazer Silahı

WMD lazer, sivrisinek kanatlarını çırparken çıkan ses frekansını algılıyor. Bilgisayar lazeri ateşliyor, kanatları yanan sivrisinek ölüyor.Bir uzman, köylerin üzerinde bu lazere sahip insansız uçakların devriye gezerek bir gecede milyarlarca sivrisineği öldürebileceğini söyledi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/sivrisinege-karsi-yildiz-savasi-235953.htm

Ayejj
18-03-2009, 12:18
Bilim Adamları Sesi Işığa Çevirdi

Nature Physics dergisinde yayımlanan makalede, Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı'ndan araştırmacılar, geliştirdikleri yeni teknolojinin, bilgisayar yongaları, LED'ler ve transistörlerin daha da geliştirilmesini sağlayacağını belirttiler.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/muthis-bulus-dunyada-bir-ilk-!-236565.htm

http://img22.imageshack.us/img22/7186/2370468717.jpg (http://img22.imageshack.us/my.php?image=2370468717.jpg)

Tüm Zamanların En Güçlü Deniz Yaratığı

Kuzey Kutbu’nda dev bir deniz canavarı fosili bulundu. ‘Predator X’ diye bilinen, T-Rex’i bile komplexe sokacak kadar güçlü dişlere sahip olan pliosaur türüne ait deniz sürüngeninin uzunluğu 15 metre.Oslo Üniversitesi Ulusal Tarih Müzesi’nden araştırmacılar, Svalbard Takımadaları’nda bulunan sürüngenin sadece kafatasının üç metre uzunluğunda olduğu bilgisini verdi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=926769&Date=18.03.2009&CategoryID=79
Alzheimer İlk safhada Yakalanabilecek

Pennsylvania Üniversitesi Tıp Okulu’ndan Leslie Shaw,yeni geliştirilen bir testin Alzheimer hastalığını, daha belirtiler ortaya çıkmadan ilk safhasında yakalayabileceği bildirildi. Omurilik sıvısında bulunan ve Alzheimer’ı işaret eden proteinlerin ölçüldüğü testin, erken hafıza sorunu ve kavrama güçlüğüyle ilgili diğer belirtilerle karşılaşan hastaların ileride Alzheimer olup olmayacaklarını yüzde 87 oranında saptadığı belirtildi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=926634&Date=18.03.2009&CategoryID=79

Ayejj
18-03-2009, 16:01
Aldatmada suçlu bulundu: Hormonlar

'Fast-food sex' araştırmasından, aldatmada hormon seviyelerinin de suçlu olduğu sonucu çıktı. Araştırmaya göre testis hacmi, total testosteron seviyeleri, penise giden kan akımı arttıkça erkeklerde aldatma olasılığı da artıyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24947011/

Ayejj
19-03-2009, 13:18
Stratosfer'de üç yeni mikroorganizma keşfedildi

- Hintli bilim insanları, Atmosferin 12 ile 50km yükseklik arasında bulunan Stratosfer tabakasının üst kısımlarında, yeryüzünde şu ana kadar görülmemiş ultraviyole ışınlara dayanıklı üç yeni tür bakteri türü keşfetti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24948136/

http://img15.imageshack.us/img15/3563/090319marswater.jpg (http://img15.imageshack.us/my.php?image=090319marswater.jpg)

NASA Marsta sıvı halde su bulunduğuna dair kanıtlayan fotoğraflar yayınladı.

Mars Phoenix Lander uzay aracının çektiği görüntülerde birkaç damla su görülürken, Michigan Üniversitesi'nden Nilton Renno, bu damlaların çok düşük sıcaklık ve aşırı basıncın bulunduğu, suyun ancak buz veya buhar şeklinde bulunabileceği Kızıl Gezegen'de kendiliğinden olamayacağını belirtti.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/03/19/marsta.sivi.halde.su.varligina.dair.kanit/518493.0/index.html

Son 40 yıldır yapılan ölçümler, Ay'ın Dünya'dan yavaş yavaş uzaklaştığını gösteriyor.

Şu sıralar Dünya ile Ay arasındaki mesafe 384 bin 403 kilometre. Ancak, 1969'dan beri yapılan ölçünler, Ay'ın her yıl 3.8 santimetre uzaklaştığını ortaya koyuyor
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/ay-alip-basini-nereye-gidiyor-238276.htm

Ayejj
20-03-2009, 12:44
Yakıt Tüketimini Azaltan Buluş

Amerikalı bir mühendis, uçak, otomobil ve kamyonların yakıt tüketimini azaltan bir yöntem geliştirdi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#

Bilim adamları süper antibiyotik geliştirdi

ABD'li bilim adamları, bakterilerin direnç geliştiremediği süper antibiyotik üretmeyi başardı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24948278/

Kardonhidratları yağa dönüştüren gen bulundu

Kaliforniya Üniversitesi'nden bilim adamlarının Cell dergisinde yayımlanan araştırmasında, DNA-PK denilen genin, karaciğerde karbonhidratlarının yağa dönüşmesi sürecini düzenlediği bildirildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24948510/

Batı tipi beslenme, şeker hastası yapıyor

Yüksek kolesterol, yağ ve kalori içeren gıdaların tüketildiği ''Batı tipi'' beslenme şekli, şeker hastalığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Sağlıksız beslenmeye hareketsiz yaşam tarzı da eklenince şeker hastalığı kaçınılmaz oluyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24946004/

Türk genci cinsellikte sınıfta kaldı

Her 3 kadından biri cinsel organlarının adlarını bilmezken, erkeklerin yarısı da gebeliğin hangi dönemde olacağından habersiz. Her üç gençten biri bebeğin anne karnında nerede büyüdüğünü bilmiyor.
http://www.guncel.net/saglik/cinsellik/2009/03/19/turk-genci-cinsellikte-sinifta-kaldi.htm

Çalışan annenin çocuğu daha başarılı

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2006 sonuçlarına göre, hem annesi, hem babası çalışan bir öğrenci, sadece babası çalışan bir öğrenciye kıyasla daha başarılı oluyor.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=135582&cat=220&dt=2009/03/20

Ayejj
25-03-2009, 11:41
http://img158.imageshack.us/img158/2952/ahta.jpg (http://img158.imageshack.us/my.php?image=ahta.jpg)


Lübnan'da 95 milyon yıllık iyi korunmuş beş ahtapot fosili bulundu

Berlin Freie Üniversitesi'nden Dirk Fuchs bulunan fosillerden üçünün antik dönemde yaşayan ahtapotların yeni bir türüne ait olduğunu açıkladı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/ahtapotlarin-soy-agacini-alt-ust-eden-kesif-239498.htm

Yavruların Cinsiyetini Belirleyebilen Kuş

Avustralya'da yaşayan ve soyu tehlike altındaki cennet ispinozlarının (Erythrura gouldiae) dişilerinin, eşlerinin rengine göre yavrularının cinsiyetini etkileyebildiği ortaya çıktı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/yavrularinin-cinsiyetini-belirleyebilen-kus!-242313.htm

Genç Türk Mucitten faydalı bir buluş

TOBB-ETÜ Makina Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Sedat Kılıç, kaynak Makinalarındakı gazda, kullanıma göre yüzde 40 ile 90 arasında tasarruf sağlayan bir sistem geliştirdi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/genc-mucitten-buyuk-bulus-240816.htm

Soğuk Nükleer Füzyonda Yeni Bir Gelişme

ABD Deniz Kuvvetleri'nin California eyaletinin San Diego kentinde bulunan Uzay ve Deniz Savaş Sistemleri Merkezi'nden (SPAWAR) Kimyager Pamela Mosier-Boss yaptığı açıklamada, "Şimdiye kadar bildiğimize göre, ilk kez zayıf enerjili nükleer reaksiyonlardan, diğer bir deyişle soğuk füzyondan yüksek enerjili nötronlar üretildi" dedi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/soguk-nukleer-fuzyonda-yeni-gelisme-242162.htm

Daha gelişkin uzay araçları için yeni süper malzemeler

Amerika'nın Dallas Üniversitesi'nde 1600 dereceye kadar sıcaklığa dayanabilen, çelikten daha sağlam ve neredeyse ağırlıksız bir tür karbon nanotüp geliştirildi. Malzemenin, uzay aracı yapımında kullanılması hedefleniyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/karbon-nanotupler-uzaya-cikiyor-241774.htm

Ayejj
26-03-2009, 13:09
http://img216.imageshack.us/img216/6603/fnwkd47e4eq.jpg (http://img216.imageshack.us/my.php?image=fnwkd47e4eq.jpg)

Mamutların atasının dev fosili bulundu

Moldova'da fillerin atası olarak bilinen 10 milyon yıllık mastodon fosili bulundu.Bilim Akademisi Zooloji Enstitüsü çalışanlarından bilim adamı Teodor Obada, başkent Kişinev'in Valea Morilor bölgesinde bir mastodon iskeleti bulunduğunu açıkladı.
http://www.guncel.net/teknoloji/2009/03/25/mamutlarin-atasinin-dev-fosili-bulundu.htm

Kansere karşı kızılcık

Malatya Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ve Atatürk Üniversitesi ile Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültelerinin işbirliğinde gerçekleştirilen araştırmada, kızılcıktaki C vitamini ve antioksidanın kansere yakalanma riskini azalttığı kanıtlandı.
http://www.guncel.net/saglik/2009/03/24/kansere-karsi-kizilcik.htm

Para harcamak uyuşturucu etkisi yaratıyor


Almanya Bonn Üniversitesi’nde görevli bilim adamları tarafından yapılan araştırmada, para harcayan kişilerin beyninde, “ödül ve ceza merkezi” olarak bilinen “ventromedial prefrontal korteks” bölümünün harekete geçtiği belirlendi.
http://www.guncel.net/gundem/yasam/2009/03/25/para-harcamak-uyusturucu-etkisi-yaratiyor.htm

Aşık olmak 8 saniye sürüyor!

Bilim adamlarının iddiasına göre bir erkeğin ilk görüşte aşık olabilmesi için ihtiyacı olan zaman 8.2 saniye..
http://www.guncel.net/gundem/yasam/2009/03/25/asik-olmak-8-saniye-suruyor.htm

Kadın erkekten üç kat fazla konuşuyor


California Üniversitesi’nde araştırmayı yürüten psikiyatrist Luan Brizendine, “Bir kadın konuşmak için erkeğe oranla çok daha fazla beyin hücresini harekete geçiriyor. Duygularını ifade etmek için istekli olurken, erkekler duygularını aktarmamayı tercih ediyor. Erkeklerin beyni daha çok seks üzerine düşünmeye odaklı. Bir erkek 52 saniyede bir seks düşünürken, kadında bu günde bir kereye kadar düşebiliyor”
http://www.ekolay.net/haber/haber.asp?pid=9&haberid=603176

Pembe fil Afrika'ya renk kattı

Afrika’da yaşayan yavru albino fil, görenleri şaşırtıyor. Bilim insanları pembe renkli bu Afrika filinin derisinin güneşten çok fazla etkileneceği görüşünde
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=927422&Date=26.03.2009&CategoryID=79

Satürn'ün uydusu Titan Dünya gibi

Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu (NASA), Cassini uzay aracının, Satürn gezegeninin uydusu Titan’ın yeni film ve görüntülerini göndererek, bu gökcisminin Dünya’ya benzer manzaralarına yenilerini eklediğini bildirdi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/saturnun-uydusu-titan-dunya-gibi-244224.htm

Bilim adamları, Mars yüzeyinin hemen altında tuzlu su havuzları olabileceğine inanıyor.

ABD'nin Texas eyaleti Houston kentinde düzenlenen 40. Ay ve Gezegenler Bilimi Konferansında sunulan, NASA'nın Mars'taki Phoenix uzay aracının toprakta, suyu sıfırın altında 70 derecede sıvı halde tutabilecek yakıcı "perklorat tuzunun" varlığını ortaya çıkaran araştırma, bilim adamlarının düşüncelerini değiştirdi. Konferansta sunulan bu görüşü tartışmaya başlayan bilim adamları, tuz odalarının toprak buzla karşılıklı etkileşime girince oluştuğu olasılığını değerlendiriyor.

http://img91.imageshack.us/img91/8904/2441693081.jpg (http://img91.imageshack.us/my.php?image=2441693081.jpg)

Mısır Bitkisinin Karanlık Tarihi Aydınlatıldı.

Mısırın, sinema salonların vazgeçilmezi haline gelmeden önce lezzetsiz ve yabani bir buğdaygil olduğu kesinleşti.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/misirin-karanlik-tarihi-aydinlatildi!-244169.htm

Ayejj
27-03-2009, 12:57
Artık Dokunma Hisside Sanal Ortama Taşınabilir

Film izlerken kendinizi filmin içerisinde hissetmek artık imkansız değil.Bilim adamları bunları gerçekleştirmek için çalışmalara başladı.Özel olarak geliştirilen bir cekete yerleştirilen 64 farklı titreşim modülü sayesinde, ceketi giyen kişilerde sanal olarak farklı hisler uyandırılabiliyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/artik-dokunma-hissi-de-sanal-245321.htm

Kırmızı et öldürüyor

ABD Ulusal Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nün 500 bin kişiyle yaptığı araştırmada günde 160 gr. ve daha fazla kırmızı et tüketmenin kalp hastalıklarını tetiklediği ortaya çıktı.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=927917&Date=26.03.2009&CategoryID=79

Bu Haber Hepimizi İlgilendiriyor

British Medical Journal: Çay ve kahveyi çok sıcakken içmeyin. 5 dakika soğumasını beklemek hayatınızı kurtarabilir. Çayı ve kahveyi 70 dereceden sıcak içmek kanser riskini 8 kat arttırıyor.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=928258&Date=27.03.2009&CategoryID=79

‘Matematiğin Nobeli’ sayılan Abel ödülü, bu sene Rus kökenli Fransız matematikçisi Mihail Leonidoviç Gromov’un oldu
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=928108&Date=27.03.2009&CategoryID=79

Amerikada Toplu Yarasa Ölümleri Korkutuyor

ABD’de ‘beyaz burun sendromu’ görülen 500 bin yarasa öldü. Tarımsal alanlarda böceklerin artmasını engelleyen yarasaların ölümleriyle elma ve buğday gibi bir çok tarım ürününün yetiştirilmesinde ciddi güçlükler ortaya çıkmasından endişe ediliyor
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=928251&Date=27.03.2009&CategoryID=79

Ayejj
28-03-2009, 13:56
Bazı termit kolonilerinde kraliçelerin erkeklerle çiftleşmeden kendi kendilerine üreyebildiği ortaya çıktı.

Bir kral ve bir kraliçenin farklı sosyal sınıflar meydana getirmek için kurduğu kolonide, asker ve işçilerin tümünün kral ve kraliçenin genlerini taşıdığı görüldü. Ancak farklı genler taşıyabilecek birçok ikincil kraliçeye rağmen bu durumun görülmesi bilim adamlarının ilgisini çekti. Bu ikincil kraliçeleri inceleyen bilim adamları bunların kralın genlerini taşımadığını ve kendi kendilerine ürediği sonucuna vardı. Kraliçenin "eşine" kendinin bir anlamda kopyası olan ikincil kraliçeler bıraktığı görüldü.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/bazi-termit-kolonileri-ciftlesmeden-uruyor!-245986.htm

Deri Kök Hücresi Yeniden Programlandı

Deri hücrelerinden, virüs kullanılmadan yeniden programlanarak tüm bir canlıyı oluşturabilme yeteneğine sahip olan, embriyon hücrelerine benzer kök hücreler üretildi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/index-12.htm#//teknoloji-haberleri/deri-kok-hucresi-yeniden-programlandi-245993.htm

Ayejj
28-03-2009, 14:18
http://img91.imageshack.us/img91/8712/090326devyumurta1widec.jpg (http://img91.imageshack.us/my.php?image=090326devyumurta1widec.jpg)

400 yıllık dev yumurta

400 yıllık dev ‘Madagaskar Filkuşu’ yumurtası satışa çıkarılıyor. 90 cm. boyundaki yumurta standart bir tavuk yumurtasından 300 kat daha büyük.
17. yüzyıla kadar Afrika’da yaşayan filkuşlarının soyu, aşırı avlanma yüzünden tükendi. Madagaskar filkuşları, doğrudan insanlar nedeniyle soyu tükendiği bilinen tek dev kuş türü olma özelliğine de sahip. Korkutucu görünümüne rağmen filkuşları hayvanlarla değil, bitkilerle beslenirdi, yani otoburdu.

Ayejj
29-03-2009, 12:46
Yengeçler Acıyı Hissedebiliyorlar

Kuzey İrlanda'da yapılan bir araştırmaya göre, yengeçler ve diğer kabuklular acıyı hissedebiliyorlar.Queen's Üniversitesi Biyoloji Bölümünden Profesör Bob Elwood ve ekibi tarafından yapılan araştırmada, keşiş yengecinin küçük elektrik şoklarına karşı tepkileri incelendi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji-haberleri/yengecler-aciyi-hissedebiliyor!-246245.htm

HIV virüsü böyle yayılıyor

Bilim adamları, AIDS'e neden olan HIV'in insan vücudunda nasıl yayıldığını ilk kez görüntüledi.

http://img161.imageshack.us/img161/3325/aidsboyleyayiliyorhlarg.jpg (http://img161.imageshack.us/my.php?image=aidsboyleyayiliyorhlarg.jpg)

Daily Telegraph gazetesinin haberine göre, bilim adamları bu süreci görüntüleyerek, virüsün nasıl yayıldığının öğrenilmesinde önemli bir adım atmış oldu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24951101/

Plastik şişedeki sularda östrojen hormonu riski

Hindustan Times gazetesinin internet sitesindeki habere göre, Alman bilim adamları, plastik şişeden suya geçen bazı maddelerin östrojen hormonu etkisi gösterdiğini saptadı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24951053/

Defne ormanları

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Ayanoğlu, vasfını yitiren ormanları sabun, yağ, baharat ve kozmetik sanayisi açısından önemli bir bitki olan defne ağacı ile zenginleştireceklerini söyledi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24950212/

Ayejj
31-03-2009, 12:18
Bilkent Üniversitesinden Araştırmacılar MRI cihazında devrim yaptı

Vücudunda kalp pili, stent, implant bulunan hastalar Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) cihazlarına girebilecek
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=928253&Date=31.03.2009&CategoryID=79

Rüzgâr gücüyle saatte 202 kilometrelik hız

İngiliz mühendis Richard Jenkins, rüzgar gücüyle giden aracıyla saatte 202,9 km hıza ulaşarak karada hız rekorunu kırdı
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=928429&Date=31.03.2009&CategoryID=79

http://img207.imageshack.us/img207/5509/2480728085.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=2480728085.jpg)

Dünyanın ilk yüzen otobüsü

İskoç girişimci George Smith’in Malta’da ürettiği yüzen otobüs görenleri şaşırtıyor. Dünyanın ilk amfibik (hem suda, hem karada gidebilen) yolcu otobüsünü üreten Smith, “Altı yıldır bunun için çalışıyorum” diyor
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=928539&Date=31.03.2009&CategoryID=79

Dünyanın en güçlü lazeri ateşlemeye hazır

Lazerin California eyaletindeki Ulusal Lawrence Livermore Laboratuvarı'ndaki Ulusal Ateşleme Kompleksi'nde (NIF) denenerek, güneşin merkezindeki sıcaklık ve basınca yakın ortamın minyatür ölçekte oluşturması amaçlanırken, söz konusu çalışmanın da, Enerji Bakanlığının da çalışmayla ilgili sertifikalandırmasını da bugün açıklanması bekleniyor. Futbol sahası büyüklüğündeki NIF binasında gerçekleştirilecek deneyde, 192 ayrı noktadan eşsamanlı ve saniyenin binde biri kadar aralıklarla gönderilecek "dev" laser ışınlarının yaklaşık 305 metre uzakta bulunan kurşunkalem silgisi kadarlık hacimdeki bir alanda birleştirilmesi amaçlanıyor.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=928884&Date=31.03.2009&CategoryID=81

Grafen Bilgisayarları uçuracak

Geleceğimizin koyu gri ve ve hafifçe pırıltılı olacağı kesinlik kazanmaya başlıyor. Zira Amerika'nın meşhur teknik üniversitelerinden MIT'nin öğrencileri, adları gitgide daha çok duyulmaya başlayan karbon bileşiklerinin süper kahramanlarından grafeni, bilgisayar parçası yapımında kullandı
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji-haberleri/sayfa2-12.htm#//teknoloji/grafen-bilgisayarlari-ucuracak-247725.htm

Yanan Buz" geleceğin enerji kaynağı olabilir
Gaz hidrat olarak nitelendirilen bu kaynaklar, aslında bildiğimiz doğal gazların donmuş hallerinden başka bir şey değil. Kutuplara yakın okyanus dibinden elde edilen bu buzlar, ısıyla temas ettiği anda alev alıyor ve ortaya önemli miktarda enerji çıkartıyor.
http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/11330176.asp?gid=234

Mars Yolculuğu Simülasyonu Deneyi

Mars'a yolculuğun simülasyonu için 6 gönüllü, Moskova'da dış dünyadan bağlantısı kesilmiş bir konteynırın içinde üç aydan fazlabirlikte yaşamaya çalışacak
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/mars-yolculugu-simulasyonu-deneyi!-247630.htm

Ayejj
01-04-2009, 14:08
Mars Kutuplarındaki Co2' nin Fotografları

NASA, Mars’ın kutup bölgesinde, yüzeydeki katı karbondioksit moleküllerinin resmini çekti.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/03/31/mars.kutuplarindaki.co2nin.fotograflari/520336.0/index.html

Düşünceyle Kontrol Edilebilen Robot

İnsana benzeyen Asimo robotunu tasarlayan Japon otomobil firması Honda'nın araştırmacıları, insanın düşünce gücüyle bu tür bir robotu kontrol etmesine olanak sağlayacak bir teknoloji geliştirdi
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/dusunceyle-kontrol-edilebilen-robot-249445.htm

Bir Zamanlar İngilterede Dev Aslanlar yaşardı.

Dev aslanların, Oxford Üniversitesi tarafından İngiltere, Avrupa ve Kuzey Amerika'ya kadar uzanan bir bölgede 13 bin yıl öncesine kadar var olduğu iddia edildi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/bir-zamanlar-devasa-aslanlar-yasardi!-249637.htm

Ayejj
02-04-2009, 14:46
http://img73.imageshack.us/img73/9279/civcivresimhmedium.jpg (http://img73.imageshack.us/my.php?image=civcivresimhmedium.jpg)

Civcivler matematik sınavından geçti

talya’nın Padova ve Trento üniversitelerinden bilim insanları, civcivlerin aritmetikten anladığını ortaya koydu.
Bilim adamları, civcivlerin iki paravanın arkasına yerleştirilen nesneleri "toplayıp-çıkartma" kabiliyetine sahip olduğunu denemeler yoluyla gösterdi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929073&Date=02.04.2009&CategoryID=79
Tempo'da iki ünlü düşünürün kaleminden evrim teorisi
Dünyanın önde gelen düşünürlerinden Bernard Henri Levy ve Alain de Botton, Tempo dergisinin nisan sayısı için evrim meselesini kaleme aldı. Alain de Botton “Maymundan geldiğimiz için memnun olmalıyız” derken, Levy, ‘Beklenmedik Bir Çift’ başlıklı yazısında, Charles Darwin ile Abraham Lincoln’ü çağımızın kaderini çizen iki figür olarak ele aldı.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929076&Date=02.04.2009&CategoryID=79

Karanlık maddenin izi bulundu mu?

Avrupalı gök bilimciler, yörüngede dönmekte olan bir uydudan anormal enerji sinyalleri aldıklarını bildirdiler.
İngiliz Nature dergisinde araştırmalarını yayınlayan astronomlar, bu büyük enerji kütlesinin gizemli karanlık maddenin imzası olabileceğini düşündüklerini belirtirken, bu konuda daha fazla araştırma yapılmasının gerektiğinin altını çizdiler.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929198&Date=02.04.2009&CategoryID=79

Yaz saati uygulaması bünyeye zarar veriyor

Bünyenin, gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yapılan saat değişikliği uygulamasına uyum sağladığı üç haftalık süre içersinde kalp krizi riski artıyor, trafik kazaları artıyor, dikkat dağılıyor
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929207&Date=02.04.2009&CategoryID=79
Uyku Beyinde Yeni Bilgi İçin Yer Açıyor

Uykunun sadece stresi ve yorgunluğu atmaya yardımcı olmakla kalmadığı, aynı zamanda uyku esnasında yeni bilgiler için beyinde yer açıldığı anlaşıldı.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/02/uyku.yeni.bilgiler.icin.beyinde.yer.aciyor/520636.0/index.html

Kızkardeş mutluluk saçıyor, erkekler sıkıntı veriyor

İngiltere’de Ulster Üniversitesinden bilim adamlarının, yaşları 17 ila 25 olan 571 kişinin katılımıyla yaptığı araştırma, kız kardeşlerle büyüyen kişilerin daha mutlu ve dengeli olabileceklerini gösterdi. Araştırmada, kız kardeşlerin olduğu bir ailede büyüyen kişilerin, daha açık fikirli ve duygularını tartışmaya daha istekli oldukları da gözlendi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929212&Date=02.04.2009&CategoryID=79

Ayejj
03-04-2009, 14:52
Robot Bilim Adamı

İngiliz araştırmacılar, tek başına deney yaparak bu deneyden bilimsel sonuçlar çıkarabilen bir laboratuvar robotu geliştirdi
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/robot-bilim-adami!-251395.htm

ABD Teroristi Koklayarak Bulacak

Havaya karışan ve kişiden 6-7 metre uzağa kadar yayılabilen ter kokusunun yakalanma korkusu yaşayan teröristleri belirleyebileceğini kaydeden uzmanlar, cihazın daha önce değişik suç mahallerinden görevlilerce toplanmı koku örnekleriyle elindeki örnekleri karşılaştıracağını söylüyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/abd-teroristi-koklayarak-bulacak-251659.htm

İnternette Sörf Zihni Açıyor

Melbourne Üniversitesi İşletme ve Pazarlama Bölümü'nden yapılan bir araştırma, işyerinde yapılan küçük internet kaçamaklarının verimlilik açısından faydalı olduğunu gösterdi.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/internette-sorf-yapmak-zihni-aciyor!-251577.htm

Mikrodalga Silahlar Uçak Düşürebilir

İsrailli askeri uzmanlar, teröristlerin internetten kolaylıka öğrenebilecekleri bilgilerle yapacakları mikrodalga silahlarla bir uçağı düşürebilecekleri uyarısında bulundu.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/mikrodalga-silahlar-ucak-dusurebilir-uyarisi-251616.htm

Kuzey Buz Denizi İçin Yok Olma Teorisi

Amerikalı uzmanlar, Kuzey Buz Denizindeki buzulun 30 yıl sonra yüzde 80 oranında incelebileceği uyarısında bulundular.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/kuzey-buz-denizi-icin-yok-olma-teorisi-251366.htm

Ayejj
03-04-2009, 17:34
Virüslü pil, daha uzun dayanıyor

Massachusetts Institute of Technology (MIT - Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) araştırmacıları, tarihte ilk defa genetik özellikleri değiştirilmiş virüsler ile hem pozitif hem de negatif kutuplara sahip lityum-iyon pil yapmayı başardı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24953041/

Okyanus dibindeki madenler kullanılabilecek

Yeni Gine'de yürütülen bir proje, okyanusların derinliklerindeki bakır, gümüş, altın, çinko ve kurşun gibi madenlerin dünya tarihinde ilk defa işlenebilmesini olanaklı hale getirebilir.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24952801/

Marihuana beyindeki tümörlere iyi geldi


Marihuananın içindeki ana maddelerden biri olan tetrahidrocanabinol (THC) bileşeninin başta beyindekiler olmak üzere kanserli tümör hücrelerinin gerilemesi hatta yok olmasında aktif rol oynayabileceği belirtildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24953029/

Ayejj
04-04-2009, 11:16
İnsan beyninin yeni bir sırrı ortaya çıktı
Son yapılan araştırmalara göre; beyin, eski hatıraları "çağırmak" için bilginin hafızaya kaydedilmesinden bir hafta önce oluşan yeni sinir hücrelerine başvuruyor
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=18&hn=48208

Çikolata ile aritmetik ilişkisi

Northumbria Üniversitesi'nde beyin, performans ve besin merkezinin yöneticisi Profesör David Kennedy'nin liderliğinde yapılan araştırma, çikolatada bulunan flavanol maddesinin, çok yüksek miktarda alındığında aritmetiği geliştirdiğini gösterdi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=18&hn=48098

Kalp hücreleri hayat boyunca yenileniyor
Kalp hücrelerinin hayat boyu yenilendiği bildirildi. Radyoaktif karbon tarihleme tekniğinin kullanıldığı araştırmaya göre 20 yaşındaki bir kişinin kalp hücrelerinin her yıl yaklaşık yüzde 1'i, 75 yaşındaki bir kişininkinin ise yüzde 0,5'i kadarı yenileniyor. Ancak her yıl kalp hücrelerinin çoğu yenilense de kalp krizi ya da bir hastalık sırasında milyonlarca hücre kaybedilebiliyor.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=19&hn=48226

Ayejj
06-04-2009, 16:13
http://img98.imageshack.us/img98/8206/2537706338.jpg (http://img98.imageshack.us/my.php?image=2537706338.jpg)

"Küresel ısınma evrimi hızlandırıyor"

Konstanz Üniversitesi Evrim Biyolojisi Profesörü Axel Meyer'le Deutsche Well muhabiri Stefan Heinlein'ın yaptığı söyleşiyi sunuyoruz:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929828&Date=06.04.2009&CategoryID=79

Türkiye'nin İlk Trilobit Fosili

Gümüşhane'de kayaçlar üzerine araştırma yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Raif Kandemir, trilobit (bir tür deniz canlısı) fosili buldu.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/06/turkiyenin.ilk.trilobit.fosili/521188.0/index.html

Klonlayarak Enzim Ürettiler.

Atatürk Üniversitesi Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Şükrü Beydemir liderliğinde Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Küfrevioğlu, Kimya bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Çifci, Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Orhan Erdoğan ortaklığında başlatılan "İnsan pankreas dokusundan Karbonik Anhidraz-II İzoenziminin klonlama yöntemi ile saflaştırılması ve bazı kimyasal maddelerin enzim aktivitesi üzerine in vitro etkilerinin incelenmesi" konulu proje başarıyla yürütülüyor
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/klonlayarak-enzim-urettiler-252912.htm
Cep Telefonuyla Nasıl Dinliyorlar?

Sıradan bilgisayarların yapabileceği her işi yapan cep telefonunuza yüklenen ufak bir yazılım ile bu küçük alet bir casusa dönüşebiliyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/cep-telefonuyla-nasil-dinliyorlar-252812.htm

Ayejj
07-04-2009, 12:34
Avrupa Birliği internete Pranga taktı

Bugün yürürlüğe giren Avrupa Birliği kuralları uyarınca İnternet servis sağlayıcıları internet üzerinden yapılan tüm telefon ve e-posta haberleşmelerinin kayıtlarını bir yıl süreyle tutmaya başlayacak.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/avrupa-birligi-internete-pranga-takti!-254754.htm

http://img529.imageshack.us/img529/5152/asdi.jpg (http://img529.imageshack.us/my.php?image=asdi.jpg)

Elektrikle besle, sana yakıt üretsin

Pensilvanya Üniversitesi'nden Bruce Logan'ın ekibi tarafından keşfedilen yeni bir tür bakteri, elektrik enerjisini karbondioksit ile birleştirerek metan üretiyor. Üretilen metanın stoklanabileceğini ve gerektiği zamanda yakılabileceğini ifade eden bilim insanları, yöntemin ihtiyaç duyulan karbondioksiti kömür veya petrol gibi tükenebilir kaynaklar yerine havadan alması nedeniyle sürdürülebilir olduğunu belirtiyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24953945/

Makyajın bir artısı daha varmış!

Düzenli olarak makyaj yapan kadınların denge ve duruşlarının daha iyi olduğu, daha az düşme tehlikesi geçirdikleri görüldü
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929821&Date=07.04.2009&CategoryID=79

http://img207.imageshack.us/img207/9587/17660.jpg (http://img207.imageshack.us/my.php?image=17660.jpg)

En insansı robot bu olmalı

Japonların yaptığı robotları insanın içini ürpertiyor. Hatta nefes alanları bile var. İşte son cocuk robot
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=186951

Ayejj
07-04-2009, 17:54
http://img227.imageshack.us/img227/5003/2551772402.jpg (http://img227.imageshack.us/my.php?image=2551772402.jpg)

Dünyanın En Küçük Kurbağası Peruda Keşfedildi
Dresden'deki Senckenberg Araştırma Enstitüsü ve Doğal Tarih Müzesi, kurbağanın Güney Amerika'daki And dağlarında bulunan Manu Ulusal Parkı'nda keşfedildiği duyuruldu.

Bu kurbağaların 3 bin metre yükseklikte yaşayan en küçük tür olduğu da açıklandı. Dişisi sadece 2 tane yumurtlayabilen ve Noblella pygmaea adı verilen amfibinin erkekleri 11.4 milimetre boyunda. Dişileri ise 12,5 milimetre.

Enstitü bu bölgede henüz keşfedilmemiş daha çok sayıda amfibi olduğuna inandıklarını ve araştırmalarının süreceğini de açıkladı.
Kaynak : CNN TURK

Ayejj
08-04-2009, 12:46
Kaşınmadan kaşıntı gerçekten geçmiyor!

Minnesota Üniversitesi tarafından yapılan ve Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, kaşınmanın beyne hissi taşıyan omurilikteki bazı sinir hücrelerinin faaliyetini engelleyerek, kaşıntıyı geçirdiğini buldu.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=930021&Date=08.04.2009&CategoryID=79

Yüz ve eller 30 saate değişti

Fransa'da bir hastaya ilk kez aynı anda kısmi yüz ve el nakli yapıldı. Ameliyat 30 saat sürdü
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=929990&Date=08.04.2009&CategoryID=79

Uzayda ısı yalıtımının geleceği belirleniyor
http://img25.imageshack.us/img25/3287/090408orion2.jpg (http://img25.imageshack.us/my.php?image=090408orion2.jpg)

NASA, Orion adını verdiği yeni uzay aracında kullanılmak için ısı kalkanı olarak kullanılacak materyali seçtiğini açıkladı
http://www.ntvmsnbc.com/id/24954821/

Ayejj
09-04-2009, 16:50
Dinozorlar kur yapmak için uçmuş

http://img2.imageshack.us/img2/9154/nnaknk4lhpn.jpg (http://img2.imageshack.us/my.php?image=nnaknk4lhpn.jpg)

Manchester Üniversitesi’nin yürüttüğü çalışmalara göre, uçabilen bazı dinozor türleri, karşı cinsi etkileyebilmek için kanatlarını evrimleştirdi
http://www.guncel.net/teknoloji/2009/04/06/dinozorlar-kur-yapmak-icin-ucmus.htm

DNA testiyle göz rengi tespit edilebiliyor
Alman profesör Kayser’in Hollanda’da yürüttüğü DNA çalışmalarında, önemli ilerlemeler sağlandı. DNA testiyle şüphelilerin göz, saç ya da cilt renginde gerçeğe yakın tahmin yapılabiliyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/09/dna.testiyle.goz.rengi.tespit.edilebiliyor/521684.0/index.html

kalp krizine yol açan genler bulundu

İtalyan bilim adamları , insanlarda risk faktörlerinden bağımsız olarak kalp krizine yol açan genleri tespit etmeyi başardı.
http://www.cnnturk.com/2009/saglik/03/31/kalp.krizine.yol.acan.genler.bulundu/520288.0/index.html

Atlantik Ormanı'nı kurtaracak plan

Amazon ormanlarından daha az bilinen Atlantik Ormanı hektar başına çok daha çeşitli hayvan türlerini ve bitkileri barındırıyor ve daha büyük bir yokolma tehlikesi yaşıyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/kuresel.isinma/04/09/atlantik.ormanini.kurtaracak.plan/521675.0/index.html

Dişi şempanzeyi yatağa atmanın yolu!
http://img254.imageshack.us/img254/1762/2565315671.jpg (http://img254.imageshack.us/my.php?image=2565315671.jpg)

Erkekler kadınlarla beraber olmak için hediye vermekten kaçınmazlar...Ancak bu durum sadece insanlar için geçerli değil...Yeni bir araştırma şempanzelerin çiftleşmek için birbirlerine hediye erdiğini ortaya çıkardı.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/08/disi.sempanzeyi.yataga.atmanin.yolu/521521.0/index.html

Ayejj
10-04-2009, 13:42
İnsan eli tv kumandası olacak

ABD'li GestureTek firması tarafından geliştirilen teknoloji, Japon oyun devi Nintendo'nun Wii serisi oyun konsolu için geliştirdiği hareket dedektörünün televizyona uyarlanmış hali gibi de değerlendiriliyor. Japonya'nın önde gelen teknoloji firmalarından Hitachi ile GestureTek, bir anlaşma imzalayarak el hareketi ile çalışan televizyonun prototipini yaptı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/insan-eli-televizyon-kumandasi-olacak-257730.htm

Darwin'in üzerinde çalıştığı yumurta bulundu

Evrim teorisinin kurucusu Charles Darwin'in Beagle gemisiyle araştırmaları sırasında topladığı bir yumurta Cambridge Üniversitesi müzesinde bulundu.

''Kyoto Kutusu'' yemeği güneşte pişiriyor


Güneş enerjisiyle çalışan bir yemek pişirme aleti iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan küresel keşifler yarışmasının galibi oldu.Kenya'da yaşayan Jon Bohmer keşfinin, kalkınmakta olan ülkelerde 3 milyar insanın hayatında devrim yaratabileceğini söylüyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/kyoto-kutusu-yemegi-guneste-pisiriyor-257679.htm

CERN Haziranda Türkiye'yi görüşecek
Türkiye'nin Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ne (CERN) üye olmasına yönelik olarak gönderilen başvuru mektubu Haziran ayında değerlendirilecek.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/cern-haziran-ayinda-turkiyeyi-gorusecek-257652.htm

Ayejj
10-04-2009, 14:36
İnsansı robotlara Türk imzası

Pittsburgh'da bulunan Carnegie Mellon Üniversitesi'nden Türkiye doğumlu Bilge Mutlu'nun başında olduğu bir ekip, insanın beden dilini taklit eden robotlar üzerinde çalışıyor.
Son çalışmalarında Mutlu ve ekibinin geliştirdiği robotlar, sıradan robotlarla birlikte bir dizi teste tabi tutuluyor. Her iki çeşit robottan, masa üzerinde bulunan nesnelerden bir tanesini seçmesi isteniyor. Robotlar sorulan sorulara cevaplar vererek karşısındaki insanın doğru nesneyi bilmesini sağlamaya çalışıyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24949450/

Kuşlar dönmek için zorlanmıyor

North Carolina Üniversitesi'nden baş araştırmacı Tyson L. Hedrick'in yaptığı en yakın tahmin döner bir sandalyede otururken dönmeye benzetiyor. Önce bir ayakla itmeye başla, dön ve diğer ayakla iterek durdur. Üç aşamalı bir hareket.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24955623/

Ayejj
10-04-2009, 17:34
Kıskanç kuşun uyarı ötüşü

Dişi karınca kuşları, erkeğinin yakınında başka bir dişi kuşu görünce, erkeğinin ötüşünü bastıracak şekilde şakıyorlar. Bu ötüşle erkek kuşunun çapkınlık sinyallerini bastıran dişi karınca kuşu “o benim eşim” uyarısını veriyor, diyor Oxford Üniversitesi bilim adamı Joseph Tobias. Bu davranış biçimi şimdiye kadar sadece rakip erkek kuşlarda biliniyordu, son araştırma aynı davranışın çiftler arasında da yaşandığını gösterdi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=18&hn=49536

Araştırmacılar şimdi erken tanıya olanak tanıyacak PARF-Motifi testi üzerinde çalışıyorlar.

Alman bilim insanları, bakteriyel bir boğaz enfeksiyonunun bile ağır romatizmal kalp hastalığına sebep olabileceğini keşfetti. Hastalığın gelişmesinden üzerlerinde belli başlı proteinleri taşıyan streptokoklar sorumlu. Helmholtz Enfeksiyon Araştırmaları Enstitüsü bilim insanları yeni bulgu sayesinde hastalığın daha erken teşhis edilip tedavi edilebileceğini söylüyorlar PLoS ONE dergisinde.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=18&hn=49530

Ayejj
11-04-2009, 13:27
Uzayın rakımı hesaplandı

Kanadalı bilim adamları, uzayın sınırının deniz seviyesinin 118 kilometre yukarısında başladığını hesapladı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/uzayin-rakimi-hesaplandi-258378.htm
ADLS kullanıcıları aman dikkat

Dikkat! Komşunuz, kablosuz ağ üzerinden ADSL modeminizi kullanarak internet ortamında suç işleyebilir ya da bilgisayarınızdaki banka şifreleri, e-posta, web server erişim bilgileri gibi tüm kişisel bilgilerinizi çalabilir. ADSL hattı üzerinize kayıtlı olduğu için bu durumda işlenen bütün suçların sorumlusu siz olursunuz.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/adsl-kullanicilari-aman-dikkat-258506.htm

KKKA serumu bu yıl kullanılacak

Kenelerle bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) için bu yıl ilk kez hastalığı geçirenlerin kanlarından hazırlanan serumlar kullanılacak.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24955650/

Ayejj
13-04-2009, 17:52
İskoçya'da 14 bin yıllık av malzemesi bulundu
Arkeologlar İskoçya'da insan bulunduğuna dair şimdiye kadar bulunan en eski kanıtı, av aleti olarak kullanılan 14 bin yıllık çakmak taşından yapılma keskin silahı buldu. British Archeology tarafından yayınlanan raporda, yeni bulgunun Britanya sınırları içinde yaşamış en eski insanlara ait bir kalıntı olduğu ifade edildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24956353/

İtalya depremi yeri 15 cm kaydırdı

İtalyan Uzay Ajansı, İtalya'da meydana gelen deprem nedeniyle yer kabuğun 15cm yer değiştirdiğini kaydetti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24956340/

Yeni bir orangutan nüfusu keşfedildi

Borneo adasının doğu kesimindeki ormanlık alanda araştırma yapan doğa bilimciler, 219 adet orangutan yuvası tespit etti. Bu yuvalardan hareketle, "önemli" sayıda orangutanın bölgede yaşadığı belirlendi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24956331/

Kendi kendini tamir eden kaporta!

Rus The Gazeta gazetesinin haberine göre, Mekanik Mühendislik Araştırma Enstitüsünden uzmanlar, özellikle bir uzay çöplüğüne dönüşen yörüngedeki başıboş parçacıkların çarpması olasılığına karşı geliştirilen kaporta,küçük çarpışmalardan sonra kendini onarabilecek.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=187765

21 yıllık dondurulmuş spermden bebek

Kuzey Carolina eyaleti Charlotte kentindeki üreme sağlığı uzmanları ,!987 yılında spermi dondurulan Chris Biblis'in baaba olmasını sağladılar.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/13/21.yillik.dondurulmus.spermden.bebek.dogdu/522201.0/index.html

Ayejj
14-04-2009, 14:34
İlk kopya tek hörgüçlü devesi dünyaya geldi
DUBAİ - Araştırmacılardan Nisar Vani, 8 Nisan'da Dubai'deki laboratuvarda dünyaya gelen devenin, dünyanın ilk kopya devesi olduğunu belirtti. Vani, Dubai'de tek hörgüçlü develerin süt üretiminde ve yarışlarda çok sık kullanıldığını söylerken, bilim adamı Lulu Skidmore da araştırmaların süt üretimi ve yarışlara uygun genlerin korunma yollarını gösterdiğini ifade etti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24956717/

Haz veren dokunma hissi incelendi

İsveç'in Göteborg Üniversitesi ve ABD'nin Kuzey Carolina Üniversitesinde, ''haz veren dokunma hissi'' incelendi. Buna göre dokunma, iletişimin sürmesinde büyük öneme sahip...
http://www.ntvmsnbc.com/id/24956508/

Akdeniz orkinosları tehlikede

Doğa koruma örgütü World Wildlife Foundation (WWF) Akdeniz'de Orkinos türünün üç yıl içinde tükenebileceğini açıkladı
http://www.ntvmsnbc.com/id/24956621/

İnsan akciğerinde ladin fidanı yetişti

Rusya Federasyonu'na bağlı Udmurtiya Cumhuriyeti'nde kanser şüphesiyle ameliyata alınan bir hastanın akciğerinde 6 santimetrelik ladin ağacı fidanı bulundu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24956493/

Çin Everest'e gözlem istasyonu kuracak
Şinhua haber ajansının Tibet Özerk Bölgesi yetkilileri dayanarak yayımladığı haberde ,Çin'in dünyanın en yüksek dağı olan Everest'e altı adet insansız meteoroloji gözlem istasyonu kuracağı bildirildi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/04/14/cin.evereste.gozlem.istasyonu.kuracak/522344.0/index.html

Kök hücreden yumurta hücresi elde edildi
İngiliz Times ve Daily Mail gazetelerinin haberine göre, Çinli bilimadamları, fareler üzerinde yaptıkları deneyde, farelerin yumurtalıklarındaki kök hücrelerin sağlıklı yavruların doğmasını sağlayacak yumurtalara dönüştürülebileceğini belirledi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/13/hucreden.yumurta.elde.ettiler/522217.0/index.html

Ayejj
15-04-2009, 17:34
çiftleşmede çoğalan Karınca türü

ABD'nin Arizona Üniversitesinden araştırmacılar, kraliçe karıncaların kendilerini kopyalayarak genetik açıdan benzerlerini ürettiklerini, böylece eşeysiz ürediklerini tespit ederek, bunun hiç çiftleşme olmaksızın bahçe mantarı gibi ürediği görülen tamamı dişi ilk böcek türü olduğunu belirttiler.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/ciftlesmeden-cogalan-karinca-turu-262069.htm
Astronotlarda ''kas kaybı'' belirlendi
http://img150.imageshack.us/img150/8969/26166044.jpg (http://img150.imageshack.us/my.php?image=26166044.jpg)

Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (UUİ) 6 ay geçiren genç ve sıhhatli astronotların Dünya'ya döndüklerinde kaslarında kayıplar meydana geldiği ortaya çıktı.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/15/astronotlarda.kas.kaybi.belirlendi/522470.0/index.html

Çelikten 10 milyar kat güçlü yıldız kabuğu
http://img150.imageshack.us/img150/7489/090415yildizkabuguwidec.jpg (http://img150.imageshack.us/my.php?image=090415yildizkabuguwidec.jpg)

Yapılan en son bilgisayar simülasyonlarının ölçümlerine göre, nötron yıldızlarının kabukları çelikten 10 milyar kat daha güçlü.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24957166/

Ayejj
16-04-2009, 17:24
Bir DVD'de binlerce film

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde (NANOTAM) Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın başkanlığında doktora öğrencileri Özgür Attila Çakmak ve Koray Aydın tarafından geliştirilen nanoteknoloji tabanlı meta malzemeler, yeni nesil DVD'lere uygulanırsa, bir DVD'ye binlerce filmin kaydedilmesi mümkün olacak.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=18&hn=49994

İran'da keçi klonlandı

İranlı bilim adamları, bir keçi klonladıklarını ve bunun felçli hastalar için kullanılmasına yönelik çalışmalar yapmayı planladıklarını bildirdiler.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=18&hn=50724

Dalga enerjisinden elektrik üretimi

Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) ve Türkiye Elektromekanik Sanayi (TEMSAN) işbirliğiyle yürütülen proje çerçevesinde Türkiye'de ilk kez dalga enerjisinden elektrik üretimi gerçekleştirildi.
http://www.cumhuriyet.com.tr/?im=yhs&kid=18&hn=49886

Ayejj
16-04-2009, 17:44
California'ya enerji uzaydan gelecek

http://img148.imageshack.us/img148/91/2629188505.jpg (http://img148.imageshack.us/my.php?image=2629188505.jpg)

ABD'nin California eyaleti, 2016'dan itibaren uzaydan yere ışınlanacak güneş enerjisinden elde edilecek elektriği kullanmayı planlıyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/04/16/californiaya.enerji.uzaydan.gelecek/522737.0/index.html

Manyetik alanda kontrollü uçabilen robot

Waterloo Üniversitesi'nde Profesör Mir Behrad Khamesee ve öğrencileri Çağlar Elbüken ile Mustafa Yavuz tarafından geliştirilen bir mikro-robot, alışılmışın dışında yöntemlerle çalışıyor. Gramın onda biri ağırlığında olan bu robot, manyetik bir alan içerisinde uçarak yol alıyor, ve enerjisini de tamamen dışarıdan alıyor. İçinde bulunduğu manyetik alanda yapılan değişikliklerle kontrol edilen bu robot, uçmak için bünyesinde bulunan minicik mıknatıslardan faydalanıyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/04/16/manyetik.alanda.kontrollu.ucabilen.robot/522696.0/index.html

Robotik meraklıları İTÜ'de buluşuyor

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen İTÜ Robot Olimpiyatları, 16-17-18 Nisan 2009 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Yerleşkesi'nde bulunan Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde gerçekleşiyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24957034/

Ayejj
17-04-2009, 12:27
Soyu tükendi sanılan balık bulundu

Balıkçıların ağlarına yakalanan balığın 2,7 kilo ağırlığında ve 78 santimetre uzunluğunda olduğu bu balık türünün Baltık Denizi'nde yüz yıl önce avlanan ve daha sonra soyu tükendiği açıklanan bir balık türü olan ''Sturgeon'' olduğunu anlaşıldı.Söz konusu balığın 5,5 metreye kadar uzadığı, köpek balığı türünde ve dişsiz olduğu kaydedildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24957522/
Dünyada her 40 saniyede bir intihar

İngiliz The Lancet dergisinde haftasonu yayımlanacak, konuya ilişkin önceki araştırmaları derleyen makaleye göre, dünyada her yıl bir milyondan fazla kişi intihar ediyor, bu da her 40 saniyede bir kişinin yaşamına son verdiği anlamına geliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24957743/

Afrika'yı büyük bir kuraklık bekliyor

Gana'da bulunan Bosumtwi gölü zemininde yapılınan incelemeler, Afrika Kıtası'nın önümüzdeki dönemde onyıllarca sürecek bir kuraklık yaşayacağını gösterdi. Göl dibindeki tortulardan, kıtanın son 3 bin yıllık iklim düzeni incelenebiliyor. Bu da yaklaşık 500 yıllık döngülerle, kıtada çok büyük kuraklık döngülerinin yaşandığını gösteriyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24957811/

Ayejj
17-04-2009, 13:13
Buzul altında milyonlarca yıllık yaşam izleri
http://img220.imageshack.us/img220/9527/fileashx.jpg (http://img220.imageshack.us/my.php?image=fileashx.jpg)

Antartikada taylor buzulunun altında sıkışan bir göl zemininde, milyonlarca yıldır, soğuk ve karanlık bir ortamda,sülfür ve demir alaşımları üzerinde yaşayan bir bakteri topluluğu bulundu.
Sıkışan su kütlesine, yüksek bir buz kütlesi altında olması ve kıyıdan çok uzak olduğu için doğrudan buz delinerek ulaşılamıyor, ancak su kütlesinden gelen akıntının bir kısmı alınarak inceleme yapılabiliyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/17/buzul.altinda.milyonlarca.yillik.yasam.izleri/522822.0/index.html

Ayejj
19-04-2009, 13:40
Gece iyi gören hayvanların sırrı çözüldü
Münih kentindeki Ludwig-Maximilans Üniversitesinden bilim adamları, geceleri avlanan hayvanlarda yaptıkları araştırmalarda, fotoreseptör hücrelerinin kendilerini, her gözde milyonlarcası bulunan ve ışık toplayan mini merceklere dönüştürdüğünü gördü.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24958243/

Uzun yaşamın anahtarı solucanlarda olabilir
Basit bir solucanın uzun ve sağlıklı yaşamın gizini taşıyor olabileceği bildirildi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24958231/

Anne karnında rüya görülür mü?

Araştırmacılar beyin gelişimleri insanlara çok benzer olan koyunlar üzerinde sürdürdükleri çalışmaları sonucunda, beyin aktivitelerinin rahimde düzenli kalıplar arasında gidip geldiğini ve bunun rüya görmeyi mümkün kıldığını ispatladılar. Beyin dalgalarının ölçümü ile ulaşılan bu bilgiler ilk kez rahimde geçirdiğimiz süreci açıklayabilme anlamında büyük önem taşıyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/anne-karninda-ruya-gorulur-mu-264776.htm

Ayejj
20-04-2009, 18:16
Çinliler bambudan klavye üretti

Çinli bilgisayar üreticileri, bambu ağacından klavye üretimine başladı. Üreticiler, haziran ayında da bambudan bilgisayar faresi ve USB taşıyıcıları üretecek.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/cinliler-bambudan-klavye-uretti-266078.htm

küresel ısınmadan obezlerin payı fazla

International Journal of Epidemioloji dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, şişmanlar çok gıda tüketmelerinin yanı sıra zayıflara oranda daha fazla motorlu taşıta bindikleri için, küresel ısınmadan daha fazla sorumlu.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/19/kuresel.isinmada.obezlerin.payi.fazla/523122.0/index.html

Hindistan casus uydu fırlattı

Hint yetkililer İsrail yardımı ile geliştirdikleri uydunun, ilerde Mumbai'deki gibi saldırılara karşı istihbarat toplayabilmek amacıyla kullanılacağını belirtti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24958711/

Ucuz kolera aşısı geliştirildi

Güney Kore'nin başkenti Seul'de BM girişimiyle kurulan Uluslararası Aşı Enstitüsü, enstitü bilim adamlarının dozu sadece 1 dolara mal olan yeni bir aşı ürettiğini açıkladı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24958712/

serüvenci
21-04-2009, 12:40
İnsan Beyni Kendi Marihuanasını Üretiyor

Amerikalı ve Brezilyalı biliminsanlarının araştırmasına göre insan beyni üretilen proteinlerle kendi marihuanasını üretiyor.

not : bu sadece bir betimlemedir. proteinler marihuana gibi etki yapmaktadır. :D

http://www.sciencedaily.com/releases/2009/04/090420151240.htm

Ayejj
22-04-2009, 15:20
20 ışık yılı uzaklıkta, cüce bir yıldızın etrafında dolaşan tamamı okyanuslarla kaplı olabilecek bir gezegen bulundu.
Gliese 581d ismiyle adlandırılan gezegen yeni bir keşif değil ancak, astronomlar bu gezegenin yıldızı etrafında dolaştığı yörüngesi üzerinde yaptıkları derin araştırmalar sonucunda, yüzeyinde sıvı halde suyun bulunmasına olanak tanıyacak "yaşanabilir bölge"de bulunduğunu tespit etti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24959402/

İlk kez güneş enerjisiyle çalışan bir uçak Alp'leri geçti...
Uçakla Alp'leri geçen Eric Raymond şunları söyledi: "Hayatım boyunca yaptığım en zor şeylerden biriydi. Ama aynı zamanda yaptığımı en güzel ve etkileyici uçak yolculuğuydu. Hava çok bulutluydu. Zaman zaman büyük zorluklar yaşadım. Uçağım bulutlar nedeniyle alçalmak zorunda kaldı. Ama bulutlar aralandığında tekrar güç kazanıp yükselebildim.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24958903/

Ayejj
23-04-2009, 12:56
Gizemli bir gök cismi bulundu

55 milyon ışık yılı büyüklüğünde, evren 800 milyon yaşındayken var olduğu hesaplanan, bir galaksinin atası olabileceği düşünülen, ne olduğundan emin olunamayan ve bilim insanlarında şaşkınlık yaratan bir gök cismi saptandı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24959611/

Karıncalrında ''Emlakçısı'' var

Bristol Üniversitesinin araştırmasına göre, bir koloni göçeceği zaman önceden, iyi bir yuvanın nasıl olacağını bilen kaşifler gönderiyor.
"Emlakçı karınca", içgüdüsel olarak yerleşilecek doğru yuvanın neresi olduğunu biliyor ve doğru yuvayı bulduğunda da bu seçimini koloninin diğer üyelerine kabul ettirmeye çalışıyor.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/karincalarin-da-emlakcisi-var!-268227.htm

Ayejj
25-04-2009, 14:23
Dünyayı kurtaran adam Singapurlu olabilir

Singapur Biyomühendislik ve Nanoteknoloji Enstitüsü'nün, hem atmosferdeki fazla karbondioksite, hem de yakıt kıtlığına çözüm getirebilecek bir yöntem bulduğu öne sürüldü.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/kuresel.isinma/04/23/dunyayi.kurtaran.adam.singapurlu.olabilir/523755.0/index.html

Amazon'un su seviyesinde görülmemiş artış
Nil ile birlikte dünyanın en büyük nehri olan Amazon Nehri'nde son günlerde su seviyesinde tarihi bir artış görüldüğü bildirildi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/kuresel.isinma/04/25/amazonun.su.seviyesinde.gorulmemis.artis/524022.0/index.html

Sıradışı sanayi teknolojileri fuarı
Sona eren Hannover Teknoloji Fuarı bu yıl da yine “yeni teknolojilere öncelik ver''sloganı ön plana çıktı. Fuara dünya çapında etkili olan krize rağmen 6 bin 100’den fazla firma katıldı.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/04/24/hannoverde.siradisi.sanayi.teknolojileri/523942.0/index.html

Ayejj
27-04-2009, 17:46
Karanlıkta parlayan klon köpek
Dünyanın ilk transjenik köpeği sayılan Ruppi, Seul Ulusal Üniversitesi'nden Byeong-Chun Lee tarafından klonlandı. Chun Lee aynı zamanda dünyanın klonlanmış ilk köpeği olan Snuppy operasyonuna da imza atmıştı.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/04/27/karanlikta.parlayan.klon.kopek/524248.0/index.html

Ayejj
28-04-2009, 16:23
Evrendeki en uzak nesne keşfedildi

NASA'nın Swift isimli uydusu, 13.1 milyar ışık yılı uzaklıkta meydana gelen bir gama ışını patlamasını keşfetti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24961211/

Teoride varolan molekül üretildi

"Rydberg molekülü" diye bilinen bu kimyasal madde, bulunması güç iki atom arasında son derece zayıf bir kimyasal bağ üzerinden geliştirildi.
Nature dergisinde yer verilen bu yeni tür bağın, atomlardan birinin çekirdeğinden hayli uzakta bir elektronun bulunması sayesinde oluştuğu belirtiliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24959986/

Sığırlar %80 insana benziyor!

Science dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, sığır genlerinin yüzde 80 oranında insanlarla aynı olduğunu belirtti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24960060/

Ayejj
30-04-2009, 14:41
NASA Ay'a üs kurmayacak

Obama’nın başkanlık dönemi boyunca NASA’nın başında bulunacak Chris Scolese, 2010’a kadarki NASA bütçesi çerçevesinde, daha önce 2020’ye kadar Ay’da üs kurma planları yerine, Mars’a, Ay’a ya da yakın asteroitlere insan gönderme misyonlarına yoğunlaşacaklarını açıkladı
http://www.ntvmsnbc.com/id/24961967/
Yayalar için hava yastığı fikri

İngiltere'deki Cranfield Üniversitesi'nden bilim adamları, otomobilin dışına konacak bir hava yastığı geliştirdi. Üniversitenin Otomotiv Teknoloji Merkezi'nden Kambiz Kayvantash'a göre, hava yastığı, kaputun arkasına yerleştiriliyor ve tamponlara yerleştirilen alıcılar tarafından harekete geçiriliyor. Bu alıcılar bir darbe hissettiğinde, kaput açılıyor ve hava yastığı şişiyor. Amaç, özellikle camları çevreleyen çelik barlardan yayaları korumak.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24961922/

Beyin kelime kelime okuyor

Neuron dergisinde bu ay yayınlanan çalışmalardan birisi, beynin görsel işlem alanının bilindik kelimeleri bütün olarak işlediğini ortaya koyarken, 27 Nisan'da PLoS ONE'da yayınlanan diğer araştırma ise beynin kelimeleri okuma ve görsel tanımlama üzerine çalışan iki hızlı paralel sistemle konuşmaya çevirdiğini ortaya çıkardı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24962094/

Bilim adamları, otizme genetik değişikliğin yol açabildiğine dair ilk kez kuvvetli delil buldu.
Philadelphia Çocuk Hastanesinden Hakon Hakonarson ile meslektaşlarının Nature dergisinde yayımlanan iki araştırmasına göre, çocuğun beynindeki bağlantıları sağlamada rol oynayan genlerdeki mutasyon, çocuğun otizm olması ihtimalini artırıyor. Bilim adamları, araştırmanın önemini, genetikle kanser arasındaki bağlantıya ilişkin elde edilen bulgulara benzetti.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24961694/

Ayejj
01-05-2009, 18:32
Düşünce kontrollü tekerlekli sandalye

Zaragoza Üniversitesi’nden Dr. Javier Minguez'ın başında olduğu ekibin tasarladığı akülü tekerlekli sandalye çevrenin üç boyutlu resmini çıkaran bir lazer tarayıcı bulunuyor. Oluşturulan resim, sandalyedeki bir ekrana aktarılıyor, kullanıcı da bu resimde nereye gideceğine yoğunlaşıyor. Bu sırada kullanıcının başına bağlanan 16 elektrotl yardımıyla ekrana yoğunlaşıldığında oluşan beyin aktiviteleri ile tekerlekli sandalye yönlendiriliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24962416/

Ayejj
02-05-2009, 19:04
Türkmenistan'da dinozorlara ait, 145 milyon yıllık ayak izi bulundu.

Ülkenin güneyindeki Köytendağ bölgesinde, dinozorlara ait olduğu belirlenen fosilleşmiş iki binden fazla ayak izi bulunduğu, izlerin uzunluğunun 20 ile 90 santimetre arasında olduğu kaydedildi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/05/02/dinozorlara.ait.145.milyon.yillik.ayak.izleri/524910.0/index.html

Ayejj
05-05-2009, 13:48
Erkek doğum kontrol iğnesi etkili

Erkekler için geliştirilen doğum kontrol iğnesinin yüzde 100'e yakın etkili olduğu belirlendi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24963399/

Dünyanın en küçük ampulu

California Üniversitesi'nden Chris Regan'ın ekibi tarafından üretilen ampul, 1.4 mikrometre uzunluğunda ve 13 nanometre boyundaki bir nano tüpten oluşan ampülün iki ucunda paladyum ve altından yapılmış eketrodlar bulunuyor. Kapalı olduğunda göze görünmyen ampül, yandığında fark ediliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24963358/

Kene avcısı 500 keklik doğaya bırakıldı

Yozgat'ta, kenelerin yoğun görüldüğü Çorum, Amasya ve Tokat illeri sınır bölgesine popülasyonunu artırmak amacıyla, düzenlenen törenle 500 kınalı keklik bırakıldı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24962892/

Ayejj
07-05-2009, 14:01
Dalgalardan elektrik üretme amaçlı Anaconda projesi
Anakonda, içi suyla dolan kauçuk borular kullanarak dalgaların enerjisini toplamayı hedefliyor.
Projeye bir yılan türünün adının verilmesi işte bu borulardan dolayı. Projenin başındaki ekip, çok basit bir tekniğe dayandığı için kolayca uygulanabileceğini iddia ediyor.
Denizdeki dalgalar, kauçuk borunun içinde şişkinlik yaratarak ilerledikten sonra borunun ucundaki türbine varıyor ve dalgaların enerjisi elektriğe çevriliyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/05/07/anaconda.projesi.denizde.elektrik.aranacak/525525.0/index.html

Parmak izinden yüz tanımlayan sistem

Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Şeref Sağıroğlu başkanlığında yürütülen bir projeyle, dünyada ilk kez parmak izinden yüz tanımlayan bir sistem geliştirildi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/05/05/parmak.izinden.yuz.tanimlayan.sistem/525247.0/index.html

Ayejj
12-05-2009, 14:22
Yosundan insan proteini üretilebilir

ETH Zurich Kimya ve Biyomühendislik Profesörü Martin Fussenegger önderliğindeki ekip tarafından yapılan deneyler sırasında özellikleriyle oynanmamış insan ve diğer memelilerin genlerinin yosunlara transfer edildiğinde nasıl tepki verecekleri araştırıldı.
Transferin ardından, yosunların yeni gelen genlerde kodlu olan proteinleri kolaylıkla oluşturabildiğini gözlemleyen araştırmacılar, şimdiye kadar yapılan bu tip girişimlerin sonuçsuz kaldığını ifade ettiler.
Canlılar arası gen transferlerinde aradaki farklılıkların giderilmesi için genlerle oynandığını belirten bilim insanları, Physcomitrella patens adı verilen yosunun bir istisna olduğunu ifade ediyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24965383/

Ayejj
12-05-2009, 14:43
Japonların geliştirdiği robot öğretmen SAYA, Tokyo'da ilk dersini verdi.

Tokyo Bilim Üniversitesi tarafından geliştirilen Saya adındaki insansı kadın robot, Kudan İlkokulunda 10 yaşındaki öğrencilerin teknoloji ve bilim dersine girdi.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24965774/

Ayejj
14-05-2009, 14:26
Cenin kalp atışı kan hücresi oluşumunu sağlıyor
Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bilim adamları ilk defa kan hücrelerinin ve kan dolaşım sisteminin oluşmasını sağlayan ana unsurları tespit etti.
Araştırmada, kök hücrelerinin kan hücrelerine ve dolaşım sistemine dönüşmesini sağlayan en önemli faktörün, kalp atışının oluşturduğu biyomekanik baskı olduğu saptanırken, araştırma, uzun süredir bilim adamlarının kafasında yer eden "Neden hem insan, hem de hayvan embriyosunda henüz kana ihtiyaç olmadığı erken dönemde kalp atmaya başlıyor?" sorusunu da aydınlatıyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/05/14/cenin.kalp.atisi.kan.hucresi.olusumunu.sagliyor/526555.0/index.html

Türk bilim adamlarıyeni bir canlı türü buldu.
Trakya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr Belgin Çamur Elipek yeni bir canlı türü keşfettiklerini ve adını ''Niphargus Kirgizi'' koyduklarını söyledi
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/05/13/turk.bilim.adamlari.yeni.bir.canli.turu.buldu/526365.0/index.html

boğaziçi
14-05-2009, 20:26
dunyanin en eski fildisi heykelleri
olabilir...35.000 yillik

http://news.yahoo.com/s/ap/20090513/ap_on_sc/eu_germany_oldest_sculpture
http://www.nature.com/nature/videoarchive/prehistoricpinup/

Ayejj
15-05-2009, 14:31
Evrenin kökenine yolculuk başladı.

Evrenin oluşumunu daha iyi anlamak için gözlemlerde bulunacak iki uydu, Fransız Guyanası'ndaki Kourou üssünden bir Arian roketi ile fırlatıldı. Uydulardan Planck, kâinatın ilk evresini anlamaya çalışacak. Herschel ise yıldızların oluşumunu inceleyecek.

Uydular, evrenin ilk zamanki şartlarını mercek altına alabilmek için Dünya'dan 1,5 milyon km uzakta Güneş'in aksi istikametinde 'mevzilenecek'. Bu sayede Dünya'nın gölgesi üzerlerine düşmeyecek ve mutlak sıfıra (eksi 273 santigrat derece) yakın ortamda çalışacak. 3,5 metre çapında aynası bulunan Herschel, molekül bulutlarına bakarak, genç yıldızların oluşumunu belgeleyecek. Birçok astronom, üç yıl ömür biçilen Herschel'in bu süre zarfında yollayacağı bilgilerden yararlanacak.Planck de kâinatın Büyük Patlama'yla doğumundan yaklaşık 380 bin yıl sonra yayılan ilk 'fosil' ışınlarını çözmeye çalışacak. Bu ışınımdaki dalgalanmaları milyonda bir derece hassasiyetiyle tespit edebilecek kapasiteye sahip Planck, 'kozmik ışınım haritasını' çıkaracak.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/05/15/evrenin.kokenine.yolculuk.basladi/526656.0/index.html

Maymunlar da pişman oluyor

Yapılan son araştırmaya göre maymunlar yaptıkları hatalardan ders çıkarıyor."Science" dergisinde yayımlanan araştırmanın, insanlar gibi maymunların da ne yapabilecekleri, ne yapmak istedikleri ve ne yapmaları gerektiği duygusuna sahip olduklarının ilk kanıtı olduğu belirtiliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24966785/

Ayejj
17-05-2009, 11:00
http://img12.imageshack.us/img12/3817/2903545121.jpg (http://img12.imageshack.us/my.php?image=2903545121.jpg)


Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Dr. Serdar Mayda, 2008 yazında, Uşak'a bağlı Karabeyli Köyü'nde yaptıkları arazi çalışmaları sırasında bulunan devekuşu yumurtasının 7.5 milyon yıllık olduğunu belirtti

Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Cihat Alçiçek'in önerdiği arazide çalışırken buldukları devekuşu yumurtasını Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne getirdiklerini söyleyen Dr. Serdar Mayda, şöyle konuştu:

"İlk incelemede devekuşu yumurtasının 7.5 milyon yıllık olduğunu ortaya çıkardık. Günümüz yumurtalarından yüzde 25 daha iri ve soyu tükenmiş bir kuşa ait olduğunu tahmin ediyoruz. Kırılmadığı için içindeki embriyonun kalıtsallarıyla bugüne kadar doğal yapısı korunmuş. Yumurtanın içindeki embriyonun da testler ve incelemeler yaparak yapısını araştırıyoruz. Şu ana kadar bulunan, güncel şeklini koruyan, en eksiksiz tek örnek olma özelliğine sahip. Aynı bölgede zürafa, domuz, sırtlan fosilleri de bol miktarda var. Günümüz Afrika'sının 7.5 milyon yıl önceki izleri Ege Bölgesi'nde yaşanmış."
Kaynak : CNN Türk

Ayejj
18-05-2009, 16:25
ABD'li ikizlerin babaları farklı çıktı

ABD'de bir annenin 11 ay önce dünyaya getirdiği ikizlerin babalarının farklı olduğu ortaya çıktı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24967519/

boğaziçi
19-05-2009, 00:22
Atların evcilleşmesinde 1000 yıllık tarih hatası
Atlar, 4 bin 500 yıl önce değil, 5 bin 500 yıl önce ehlileştirildi. İngiltere’nin Exeter Üniversitesinden arkeolog Alan Outram’ın Science (Bilim) dergisinde yayımlanan araştırmasına göre, Kazakistan’daki bulgular, at kemikleri, yular kalıntıları ve kırık toprak kımız kaplarının incelenmesi, insanın dostu atların 5 bin 500 yıl önce evcil duruma getirildiğini ortaya çıkardı. Outram’ın arkeoloji ekibi, Ural Dağlarının doğusunda atın "Avrupa’dan tam 2 bin yıl önce kullanılmaya başladığını" belirledi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=924866&Date=08.03.2009&CategoryID=79

Ayejj
19-05-2009, 12:44
Çalışmak bunamayı geciktiriyor

İngiliz bilim adamlarının Kings College Psikiyatri Enstitüsü'nde yaptıkları araştırmada, ileri yaşlarda çalışmaya devam eden insanlarda bunama ya da Alzheimer hastalığının daha az ya da daha geç ortaya çıktığını ortaya koydu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24967527/

Ayejj
20-05-2009, 13:03
http://img411.imageshack.us/img411/1114/09052047milyonyilwidec.jpg (http://img411.imageshack.us/my.php?image=09052047milyonyilwidec.jpg)

47 milyon yıllık fosil kayıp halka olabilir
İda adı verilen fosili inceleyen ve araştırmalarını PLoS One'da yayınlayan ekibe göre, fosil insan ve maymunların en eski ataları ile aralarındaki kayıp halkalardan biri olabilir.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24968063/

Ayejj
20-05-2009, 13:25
Bitkisel zeka

Bitkilerin beyin gibi kumanda merkezleri var mı?
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/05/19/dusunuyorum.oyleyse.otum/527201.0/index.html

Ayejj
21-05-2009, 15:48
Mars bir zamanlar soğuk ve nemliydi.

İngiliz bilim dergisi Nature'de yayımlanan makaleye göre, NASA uzmanlarından Alberto Fairen ve ekibi, o dönemde Mars yüzeyindeki sularda çözünen minerallerin dondurucu soğuğa rağmen suların donmasını önlediği tezini işledi.

Mars yüzeyindeki görüntüler, eskiden sular aktığını düşündürüyor. Bazı bilim adamları, Mars'ta sıvı halde su bulunmasını, sera etkisi yaratan gazlarla izah ediyordu. Onlara göre, sıcaklık sera etkisiyle sıfırın üstüne çıkmış olmalıydı.

Fairen ve arkadaşları ise Mars'ın bir zamanlar "sıcak ve nemli" olduğu fikrine itiraz ederek, "soğuk, ama nemli Merih" tezini öne sürdü.

Bilgisayar simülasyonu çalışmaları yapan Fairen'e göre, eriyik haldeki silisyum, demir, magnezyum, kalsiyum, sodyum, alüminyum, potasyum gibi mineraller, suyun sıfırın altında donmasına mani oluyordu ve Mars bu nedenle "soğuk, ama nemli bir yerdi."
Kaynak : CNN Türk

boğaziçi
21-05-2009, 22:10
erken discilikteki yetenegi gosteren ,degerli taslarla dekorlanmis (saplama)disler, 2500 yil once...
http://news.nationalgeographic.com/news/2009/05/090518-jeweled-teeth-picture.html

Ayejj
22-05-2009, 14:15
http://img223.imageshack.us/img223/364/2951549439.jpg (http://img223.imageshack.us/my.php?image=2951549439.jpg)

Avustralyalı ve Amerikalı bilim adamları, uluslararası hava taşımacılığında devrim niteliğinde değişime yol açacak "hipersonik" hız denemesinde başarılı oldu.

Amerikan ve Avustralya hava kuvvetlerinin 10 denemeden oluşacak ortak çalışmaları çerçevesindeki ilk deneme, Avustralya'daki Woomera çölünde yapıldı.

Bir Avustralya hükümet yetkilisi, "hipersonik" hızın, ses hızının beş katı anlamına geldiğini belirterek, denemenin "hipersonik" uçuşların çok da uzak olmayan gelecekte hayata geçirilebileceğini gösterdiğini söyledi.

Bu hafta yapılan denemede, deney aracının Woomera üssünden fırlatılan füzeyle uzaya gönderilip tekrar atmosfere sokulduğu belirtildi.

Sesten beş kat hızla gidebilecek uçak, Sidney'le Londra arasındaki 17 bin km'yi yaklaşık 2 saatte alabilecek.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/05/22/havada.hipersonik.hiz.denemesi.basarili.oldu/527665.0/index.html

parmis
22-05-2009, 15:19
Sudan Yapilan Yapilar
Bina yapmak için artık tuğla ve harca gerek yok.Massachusetts İnstute of Technology'den bilim adamları sudan bina yaptılar.İspanya'daki Expo Zaragoza 2008 de sergilenen Dijital su pavyonu,katı malzemelerden yapılmış bir dama sahip olmakla birlikte,su fışkırtan 6000 subaptan yararlanarak sudan duvar oluşturuyor.Bu duvarlar insanlar odaya girdiği zaman genişliyor,odadan çıktıkları zaman daralıyor.Alışılagelmiş kapılar yerine insanlar yaklaştıkça suyu aralayan sensörler bulunuyor.


parmis Güneşin_kızı
http://www.turkadmin.com/images/misc/progress.gif

Ayejj
22-05-2009, 16:50
Sudaki flor üremeyi nasıl etkiler?

ISPARTA - Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Mungan, diş çürüklerinin önlenmesinde kullanılan florun vücuda etkileri üzerine bir araştırma başlattıklarını söyledi

Araştırmada, fareler üzerinde de deneyler yaptıklarını dile getiren Tamer Mungan, yapılan incelemelerde içme suyundaki flor oranının yüksek oluşunun üreme üzerinde olumsuz etkileri olduğunu tespit ettiklerini anlattı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24964532/

Ayejj
23-05-2009, 13:37
Kokulu video dönemi başlıyor
İngiltere savunma bakanlığı, askerleri eğitmekte kullanılan videoları "koku"yla desteklemeye karar verdi.

Birmingham Üniversitesi tarafından geliştirilen SDS100 isimli cihaz, uygun yerlerde "kanalizasyon", "yaylım ateşi", "pişen yemek", "liman" gibi kokular yayarak, eğitim görüntülerine eşlik edecek.

Böylece askerlerin belirli bir kokuyu aldıklarında ya da eksikliğini farkettiklerinde daha hızlı tepki verebileceği umuluyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/05/22/kokulu.video.donemi.basliyor/527729.0/index.html
:popcorn:

Ayejj
23-05-2009, 14:16
Karbondioksitten benzin üretilecek

Karbondioksiti (CO2) benzine dönüştürdüğünü açıklayan Amerikan şirketi Carbon Sciences, ilk pilot fabrikasını kurmak için ortak arıyor.
Carbon Sciences şirketinin faaliyet direktörü Byron Elton, bir termik santral, çimento fabrikası veya bir rafineri gibi çok CO2 üreten bir partner arayışında olduklarını belirterek, eğer 9 ay içinde böyle bir ortak bulurlarsa, bu yeni tip biyoyakıtın üretimine 2010 sonuna kadar başlayabileceklerini söyledi.
Carbon Sciences şirketinin geliştirdiği ve patentini aldığı teknolojide “biyokatalizatör” denilen mikro organizmalar kullanılıyor. İlk aşamada CO2’yi su karıştırarak bozmak gerekiyor, sonra hidrojen ve karbonu yeniden oluşturmak için özel olarak geliştirilen polimer kabuklarıyla korunan mikro-organizmalar ekleniyor ve hidrokarbon yakıtı ortaya çıkıyor.
Mekanizma, doğada hidrokarbon yakıtların oluşmasıyla aynıyken, Carbon Sciences şirketinin geliştirdiği teknolojide biyokatalizatörler korunuyor ve yeniden kullanılıyor, ayrıca yakıt epey ucuza malediliyor. Borsada kote çok küçük bir şirket olan ve California eyaletinin Santa Barbara kentinde bulunan Carbon Sciences şirketinde sadece 8 kişi çalışıyor. Ekibiyle 2000’de ilk kez insanın gen haritasını çıkarmayı başardığını açıklayan yatırımcı-araştırmacı Craig Venter da uzayda CO2 temelinde benzin üretmek çalışmalarda bulunacağını açıklamıştı

Milliyet Gazetesi :director:

cigi
24-05-2009, 13:07
47 milyon yıllık fosil kayıp halka olabilir
İda adı verilen fosili inceleyen ve araştırmalarını PLoS One'da yayınlayan ekibe göre, fosil insan ve maymunların en eski ataları ile aralarındaki kayıp halkalardan biri olabilir.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24968063/

Sevgili Ayejj;

Bilim haberlerinde sana yetisemiyoruz. Bu video yu senin yazina katki olmasi icin koyuyorum.

http://www.youtube.com/watch?v=O3eenVZZTg4&feature=related

Ayejj
25-05-2009, 18:41
5 dalaklı, 2 akciğerli kız
İngiltere'de 6 yaşındaki kız çocuğunun 5 dalağı, 2 sol akciğeri bulunuyor. Midesi ve karaciğeri ters yerde bulunan kızın kalbi sırtından dinleniyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24969463/

Ayejj
27-05-2009, 17:43
Kargalar da alet kullanıyor
Bilim adamları, kargaların şempanzeler gibi hedeflerine ulaşmak için alet kullanabildiğini, hatta bu aletleri yoktan yaratabildiğini ortaya koydu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24966884/

5 milyon yıllık tembel hayvan fosili bulundu

Peru'da beş milyon yıl önce yaşadığı belirtilen neredeyse hiç bozulmamış durumda bir tembel hayvan fosili bulundu
http://www.ntvmsnbc.com/id/24969871/

Farenin gen haritası tamamlandı

Bilim adamları, insandan sonra ilk kez bir memelinin tam gen haritasını çıkarmayı başardı
http://www.ntvmsnbc.com/id/24970356/

:typing:

Ayejj
27-05-2009, 18:03
18-25 yaş arasında IQ en üst düzeyde
Cumhuriyet Üniversitesi'nde çok sayıda bilim adamının katılımıyla 7 Mayısta düzenlenen ''5. Ulusal Yaşlılık Kongresi''ne katılan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Fizik Antropoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip Akın, her insanın genetik yapısı ve çevresel koşulları farklı olduğu için farklı yaşlanma özellikleri içerisinde olabileceklerini söyledi.
İnsan vücudundaki her organ ve organ sisteminin maksimum performansa ulaşma yaşının farklı olduğu bildirildi. Görme keskinliği 18 yaşında, böbreklerin performansı ve büyük atardamarların elastikiyeti 20'li yaşlarda, insan ıq'su 18-25 yaş arasında, kas kitlesi ve kas 25 yaşında, kemik kitlesi ise 30'lu yaşlarda en yüksek değerine ulaşıyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24970365/

boğaziçi
29-05-2009, 23:56
Atlantis—gercek hikaye mi,egitici oyku mu?
http://www.nationalgeographic.com/history/ancient/atlantis.html

Ayejj
30-05-2009, 13:50
Erkek neslini tehdit eden gıda!
Göğüslerde büyüme, tüy azalması, cinsel gücün yitirilmesi gibi şikayetlere yol açıyor...
Soya fasulyesi ve soyadan yapılan gıdaların kalp sağlığını koruduğunu, kolesterolü düşürdüğü, ömrü uzattığı ve prostat kanseri riskini azalttığı ortaya konmuştu. Ancak bilim adamları, artık soyanın faydaları konusunda o kadar da emin değil. Soyadaki “genistein” ve “daidazein” maddeleri kadınlarda baskın olan östrojenle aynı işlevi görüyor. Günde 25 gr soya proteini almak bile erkeklerdeki hormon dengesini bozarak, “cinsiyet” sorunlarına yol açabiliyor.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=149777&cat=220&dt=2009/05/29

Ayejj
30-05-2009, 14:39
Çin Mars'a araç gönderecek.
Çin Komünist Partisi Uzay Araştırmaları ve Teknolojileri Komisyonunun Başkan Yardımcısı Cang Veyçiang, Çin'in bu yılın ikinci yarısında Mars'a araç göndereceğini açıkladı.
Cang, Şanghay Havacılık ve Uzay Teknolojileri Sergisinde yaptığı açıklamada, aracın denemelerden geçtiğini ve araştırma safhasının başarılı olduğunu belirtti ve Yinghuo-1 adlı aracı Rus uzay mekiği "Phobos Grant"ın taşıyacağını bildirdi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/05/28/cin.marsa.arac.gonderiyor/528547.0/index.html

:typing:

Ayejj
31-05-2009, 13:10
Dalıp gitmek tembellik ve işten kaytarmayla özdeşleştirilir. Ama işin aslı hiç de öyle değilmiş.

UBC Psikoloji bölümü profesörü Kalina Christoff ve ekibi, deneklerinin dalıp gittiklerinde daha önce beraber çalışmadığını düşündükleri iki farklı beyin bölge ağının aynı anda çalıştığını gördüler. Bu konuda Christoff'un yorumu ise şöyle: "Dalıp gittiğimizde beynimiz acil işleri bir kenara bırakıp çok daha önemli sorunlar üzerinde, örneğin hayatımızı etkileyebilecek bir karar üzerinde çalışıyor. Ama bu sırada iki beyin ağını da bu iş için kullanıyor ve dalıp gidiyoruz. Bu yüzden eğer önemli sorunlarla boğuşuyorsanız biraz daha az dikkat gerektiren basit işler yapın ve gözlerinizin dalıp gitmesine izin verin."
http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/11751709.asp?gid=234
:roll:

Ayejj
02-06-2009, 12:36
http://img246.imageshack.us/img246/9153/felcli259ic.jpg (http://img246.imageshack.us/my.php?image=felcli259ic.jpg)


Felçli hastaları ayağa kaldıracak pantolon
Ankara Hacettepe Teknoparkı’nda çalışan genç araştırmacılar, felçli hastaların ayakta durmasını ve yürümesini sağlayacak bir pantolon geliştiriyor. Pantolon, bel, kalça, diz ve ayak bileği eklemlerini sabitleyerek hastaların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak.
Projeye iki yıl önce başladıklarını belirten Prof. Dr. Ufuk Kemal Gülsoy “Bu sistem, kasları pasif olarak hareket ettirip ölmelerini, dolaşımsal hastalıkların ortaya çıkmasını, kemik erimesini, deri hastalıklarının oluşmasını engelleyecek” dedi.
http://msnyasam.ekolay.net/index.asp?url=http://www.ekolay.net/haber/haber.asp?pid=64&haberid=620047&reklam=msn

Ayejj
03-06-2009, 12:48
İçki saati geni alkolikleri içkilerinden edebilir
Yeni keşfedilen bir gen, meyve sineklerini alkole duyarlı hale getirdi. Gen insanlarda da işe yarayabilir.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24968875/
:scared:

Ayejj
03-06-2009, 13:31
Domuz hücrelerinden kök hücre üretildi

Çinli bilim adamlarının, basit domuz hücrelerini kök hücreye çevirmenin yolunu bulduğu açıklandı.
Şanghay Biyokimya ve Hücre Biyolojisi Enstitüsünde görevli Xiao Lei öncülüğündeki bilim adamları, bu kök hücreler aracılığıyla domuz genlerini değiştirerek gerektiğinde bu organların insanlara nakledilebilmesinin yolunu açabileceğini düşünüyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24972430/
:ranger:

Ayejj
03-06-2009, 13:59
300 Yıllılk problem çözüldü
Matematikçi Jakob Bernoulli'nin 300 yıldır çözülemeyen ‘Bernoulli sayıları'nı, İsveç'te yaşayan 16 yaşındaki Iraklı göçmen çözdü. İsveç'te yaşayan 16 yaşındaki Iraklı göçmen, 300 yıldır çözülemeyen bir matematik bilmecesini sadece 4 ayda çözerek bir anda ülkenin en çok konuşulan genci oldu.

Muhammed Altoumaimi, 17. yüzyılda yaşayan İsviçreli matematikçi Jakob Bernoulli'nin bulduğu bir hesaplama dizisi olan ve 300 yıldır bir türlü çözülemeyen ‘Bernoulli sayıları'nı, sadece 4 ay içinde açıklayıp basitleştirecek bir formül üretti.

Çalışmasını okuduğu lisedeki öğretmenlere gösteren genç dahi, bulduğu formülün işe yarayacağına kimsenin inanmadığını söyledi. Muhammed, bunun üzerine İsveç'in Uppsala Üniversitesi'ndeki profesörlerle temasa geçti. Çalışmasının tamamen doğru olduğu ortaya çıkan Muhammed'e üniversitede yer teklif edildi, ancak genç, okuluna odaklanmak ve yazın özel matematik ile fizik dersleri almak için bu teklifi geri çevirdi.

http://www.bilim.org/?s=haber&haberid=1744

Ayejj
04-06-2009, 16:18
1 milyon yıllık mamut iskeleti
Sırbistan'ın doğu kesiminde, yaklaşık bir milyon yıllık çok iyi korunmuş bir mamut iskeleti bulunduğu bildirildi.
Arkeolog Miomir Koraç, iskeletin Tuna nehri üzerindeki Viminacium adlı bir arkeoloji alanında yapılan kazılarda bulunduğunu belirtti
http://www.ntvmsnbc.com/id/24972776/

Sapiens
06-06-2009, 15:55
ABD’deki Emory Üniversitesi’nde maymunların ve insanların gülerken çıkardıkları sesler üzerine yapılan bir araştırma, bu iki ırkın ortak atadan geldiğine işaret eden bir sonuç daha ortaya çıkardı
22 maymunu ve 3 insanı gıdıklayan araştırmacılar, deneklerin çıkardıkları seslerin akustiğinin bazı noktalarda aynı karakteristik özellikleri taşıdığını keşfettiler. Araştırmacılar, seslerin orta ve üst frekanslar ile bu frekanslar arasındaki değişkenliklerinin bütün deneklerde çok fazla benzerlik içerdiğini açıkladılar. Denekler arasındaki farklılıklar ise, deneklerin nasıl ortak atadan geldiklerini açıklamada yardımcı olacak. Şempanze ve bonobo türlerinin, tıpkı insanlar gibi her biri kısa aralıklardan oluşan uzun bir gülme şekilleri olduğu da araştırmanın bir başka sonucu.

http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2009/06/05/fft17_mf272360.Jpeg

Haberin Linki (http://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=5&ArticleID=1103371&Date=06.06.2009&b=Maymunlar%20gidiklaninca%20insanlar%20gibi%20gul uyor)

Ayejj
07-06-2009, 12:17
Yumurta sarısının miktarı cinsiyet üzerine etkili

Sydney Üniversitesi'nden Richard Shine, birkaç yıl önce, bir çizgili kertenkele türünün (bassiana duperreyi) yavrularının cinsiyetinin kromozomların yanısıra, ısıya göre değişebildiğini de keşfetmişti.

Metabolizmalarının ayarlanması gibi, birçok sürüngende yavruların cinsiyetinin belirlenmesinde de sıcaklığın rolünün çok büyük olduğu böylece kesinleşmişti. Ancak Shine ve ekibi başka ilginç bir olayı daha farketti.

Bilim adamları, Avustralya'nın güneydoğusunda dağda yaşayan bir kertenkele türünün yavrusunun erkek mi dişi mi olacağının, hem kromozomlara, hem ısıya hem de yumurtanın sarısının büyüklüğüne bağlı olduğunu belirlediler. Erkek yavruların çıktığı yumurtaların sarısının payı dişilerinkine göre daha azdı.

Bu ilginç olayı doğrulamak üzere bilim adamları, yumurtalardan kimilerini laboratuvarda 16 derecede, diğerlerini 22 derecede "kuluçkaya yatırdı". 22 derecede yumurta sarısının payını azaltmak ya da eklemek cinsiyeti değiştirmedi.

Ancak 16 derecede sarısının payı artırılan yumurtalardan daha fazla dişi yavru çıktığı görüldü.

Bilim adamlarının araştırması, "Current Biology" dergisinde ve konuya ilişkin makale Fransız "Nouvel Observateur" dergisinde yayımlandı.

Sıcaklığın cinsiyeti belirleyici olabileceği düşüncesi, bundan 30 yıl önce Charnov-Bull kuramıyla öne sürülmüştü.
Kaynak : CNN Türk

boğaziçi
07-06-2009, 20:02
Yeni Bulut Türü Bulundu
http://news.nationalgeographic.com/news/2009/06/photogalleries/new-cloud-pictures/

Ayejj
09-06-2009, 13:26
Türk gençler dünyanın en zekileri arasına girdi
İstanbul Lisesinden iki Türk gencinin geliştirdiği robotlar, Intel-ISEF'in ABD'de düzenlediği ve 56 ülkeden bin 563 öğrencinin katıldığı ''Uluslararası Gençler Bilim ve Mühendislik Yarışmasında'' üçüncülük ödülüne layık görüldü.

İstanbul Lisesi öğrencileri Erdem Başeğmez ve Murat Aslan'ın ''altı ayaklı örümcek'', ''iki bacaklı'' ve ''tekerlekli'' robotların hareketlerinde, elektrik motoru yerine nikel ve titanyum tel kullanarak bir ilke imza atmaları, ABD'li jürinin de büyük beğenisini topladı.
http://teknoloji.guncelhaber.com/teknoloji/#//teknoloji/turk-gencler-dunyanin-en-zekileri-arasina-girdi-311387.htm

Ayejj
09-06-2009, 16:39
Bakterilere Saymayı Öğretmek

ABD Boston Üniversitesi’nde görevli biyomedikal mühendisler bakterilere saymayı öğrettiklerini açıkladılar. Prof. Dr. James J. Collins ve araştırma grubu, yerleştirdikleri gen dizileriyle mikropların farklı olayları sayabilmesini sağladıklarını ve bu yolla vücut içerisinde ilaç iletimi ya da çevresel tehlikeleri öngörebilmek gibi çeşitli konularda ilerleme yolunun açıldığını belirtiyorlar.
http://www.tubitak.gov.tr/home.do;jsessionid=65485218AE1EDEFEBEF29CBA268B427 A?ot=5&rt=1&sid=342&pid=&cid=14697

Ayejj
11-06-2009, 13:57
BİLİM ADAMLARIMIZDAN ÇIĞIR AÇACAK BULUŞ

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, dünyada nanoteknoloji konusunda önde gelen bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Yalçın Elerman başkanlığındaki AÜ Manyetik Malzemeler Araştırma Grubu'nun, manyetik soğutma teknolojisinde ''büyük bir atılım sağlayacak ve bugüne kadar bilinen malzemelerden çok daha üstün özelliklere bir sahip malzemeleri üretmeyi başardığı'' kaydedildi.

Açıklamada, yaklaşık 5 yıldır manyetik soğutma teknolojisi üzerinde çalışan araştırmacıların, Mayıs ayında manyetik soğutma teknolojisinde kullanılabilecek en üstün özellikli malzemeyi ürettikleri ifade edildi. Soğutucu malzeme konusunda bir çok gelişmiş ülkenin araştırma yürüttüğüne dikkat çekilen açıklamada, ''ilk kez Ankara Üniversitesi bilim insanları tarafından geliştirilen soğutucu malzemenin yalnızca Türkiye için değil, dünya için çığır açıcı olacağı'' ifade edildi.

Yeni teknolojiyle ilgili ayrıntılı bilgi, yarın saat 13.30'da AÜ Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü'nde düzenlenecek basın toplantısında verilecek.


AA

Ayejj
11-06-2009, 14:04
PERİYODİK TABLOYA YENİ BİR ELEMENT EKLENİYOR
Tek atomlu olan 112 numaralı “süper ağır” element bir grup Alman bilim adamı tarafından bulundu.

Ağır İyon Araştırma Merkezi’nde Sigurd Hoffman başkanlığındaki ekip bu buluşlarının periyodik tabloya resmen eklenmesinden önce bir isim önerecekler.

Bilim adamları yeni süper ağır elementler keşfetmek için yarışa devam ediyorlar.

Profesör Hoffman peryodik tabloya yeni bir element kazandırma arayışlarına 1976 yılında başlamış.

Meslektaşları ile birlikte yaptığı füzyon deneylerinde atom numaraları 107 ile 111 arasında olan elementler bulunduğunu ortaya çıkardı.

Bunlar “süper ağır elementler” olarak biliniyor ve numaraları da sahip oldukları proton sayısını gösteriyor.
Kaynak : CNN Türk

Ayejj
12-06-2009, 13:01
Stres ömrü uzatıyor mu ?

Stresin insan ömrünü 5 ile 10 yıl arasında artırdığını ifade eden bilimadamları, stresi yenmek için başvurulan türlü yollardan vazgeçmemiz gerektiğini belirtti
http://www.showhaber.com/148363/Saglik/Stres-omru-uzatiyor-mu-haberi.html

Dedikodu yapanlar daha sağlıklı

Daily Mail gazetesinin haberine göre, sık sık dedikodu yapanların daha az strese girdiğini belirten araştırmacılar, sosyal bağların kuvvetlenmesinde önemli rol oynadığı için dedikodunun, yapanları daha mutlu ve sağlıklı hale getirdiğini kaydetti
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=940135&Date=12.06.2009&CategoryID=79

Ayejj
12-06-2009, 16:40
Türk icadı Eko-66'nın testleri olumlu

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ )Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Yard. Doç. Dr. İsmet Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mollaoğlu'nun talebi üzerine cihazın motorlarda kullanımının test edildiğini söyledi.

Yard. Doç. Dr. Çelik, Eko-66 cihazı bulunan ve bulunmayan aynı marka ile modeldeki iki araçta yol koşullarında saatte 90 kilometre hızda ilerlerken KTS diagnos cihazıyla ölçümler yaptıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Dizel yakıtlı bu iki araçta yaptığımız ölçümlerde, Eko-66 cihazının, aracın motorunda yanmayı iyileştirerek verimi artırdığını, buna bağlı olarak saatte 90 kilometre sabit hızda ilerlerken dördüncü viteste yüzde 35,5, beşinci viteste yüzde 34 yakıt tasarrufu sağladığını gözlemledik. Eksik yanma ürünü olan hidrokarbon (HC) ve karbonmonoksit (CO) emisyonlarının egzozda azaldığını belirledik. Yüksüz duman testinde, duman koyuluğunun 12 kat azaldığı ve çevreye verilen organik bileşiklerin, sülfatlar, çevreye zararlı gazlar ve karbon parçacıklarının çok önemli oranda azaldığını, bu haliyle Eko-66 cihazının çevreye önemli derecede yararlı olduğunu tespit ettik."

Yard. Doç. Dr. Çelik, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Ege Üniversitesi ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) raporları da göz önüne alındığında bu cihazın, aracın kontak anahtarından aldığı elektrik enerjisiyle bünyesinde oluşturduğu manyetik alan sayesinde yakıtın moleküllerini düzenleyip yanma açısından en iyi duruma getirdiğini gözlemlediklerini kaydetti.

Eko-66 yakıt tasarruf cihazının motorin, benzin, LPG, doğal gaz kullanılan tüm jeneratör ve içten yanmalı motorlarda yakıt ekonomisi sağladığını, egzoz emisyonlarını iyileştirdiğini anlatan Yard. Doç. Dr. Çelik, dizel motorlar için yaptıkları testleri benzin ve LPG ile çalışan motorlar için de sürdürdüklerini sözlerine ekledi.

Talat Mollaoğlu da "geliştirdiği cihaza ilişkin İTÜ ile Ege Üniversitesinden, yakıt ekonomisi sağladığı ve motorların egzozlarından salınan zararlı gazları azalttığı yönünde raporlar verildiğini" anımsattı.

Bu cihazın maden sahalarında iş makinelerinde kullanılmasını arzuladığını bildiren Mollaoğlu, desteklerinden dolayı DPÜ Rektörü Prof. Dr. Güner Önce, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cem Şensöğüt ve Dekan Yardımcısı Yard. Doç. Dr. İsmet Çelik'e teşekkür etti.
Kaynak : CNN Türk

boğaziçi
15-06-2009, 23:52
:) Metro kullanan sokak köpekleri

Moskova'da sokak köpekleri sabahın erken saatlerinde yaşadıkları varoşlardan yola çıkıyorlar... Metroya binip, kolaylıkla yiyecek buldukları şehir merkezine geliyorlar... Dr. Andrei Poiarkov gözlemlerini böyle anlatıyor...

http://www.ntvmsnbc.com/id/24974063/

Ayejj
17-06-2009, 13:45
Tayfunlar büyük depremleri engelliyor

Bilimadamları, tayfunların küçük depremleri tetikleyerek büyük depremleri engellediğini açıkladılar. Bu, atmosferik olaylarla deprem arasında kurulan ilk bağ...

Tayvan Sinica Akademisi’nden bir grup bilimadamları beş içinde yaşanan 20 küçük depremi inceledi ve bunların 11’inin yaşanan tayfunlarla eş zamanlı olduğunu gördüler.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24976146/

Domuz gribi virüsünün yeni türevi belirlendi

Domuz gribi virüsü H1N1'in yeni türevi belirlendi.Brezilya Bakterioloji Enstitüsü Adolfo Lutz, Sao Paulo eyaletinde, bir hastada H1N1'in yeni bir türevinin belirlendiğini ve türeve A/Sao Paulo/1454/H1N1 adının verildiğini açıkladı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24976404/

Avrupa'yı mat ettiler!

Gürcistan’da 4-15 Haziran tarihlerinde düzenlenen 8 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası’nda Ece Alkım Erece ve Çiğdem Onur kızlarda birinci ve ikinci olurlarken, erkeklerde Bora Bölükbaşı bronz madalya aldı.
Türkiye, 2006 yılından beri yapılan 8 yaş altı satranç turnuvalarında düzenli olarak şampiyonlar çıkarıyor. 2007 yılında Volkan Sevgi Avrupa üçüncüsü, Vahap Şanal Dünya dördüncüsü 2008 yılında ise Denizcan Temizkan da Avrupa Şampiyonu olmuştu.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24975971/

Ayejj
17-06-2009, 14:07
ROBOT ELBİSE FELÇLİLERE HAREKET OLANAĞI SAĞLIYOR

Tsukuba Üniversitesi'nden Prof. Yoshiyuki Sankai
"Hasta ayağa kalkmak istediği zaman beyinden gelen bir takım uyarılar var, hücreler arası etkileşimler meydana geliyor. Bu hücreler arası etkileşimleri algılayan robot da hastanın ayağa kalkma isteğini algılayıp ayağa kaldırıyor. Burada hastanın isteği de çok önemli. Hasta ayağa kalkmaya niyet etmezse robot ona tam olarak destek olamıyor. Hasta tam isteği vermezse, hareket yarıda kalıyor ve tekrar geriye oturabiliyor."
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/06/17/robot.elbise.felclilere.hareket.olanagi.sagliyor/531243.0/index.html


TÜBİTAK SAHTE BELGEYİ ANLAYAN CİHAZ GELİŞTİRDİ

Türkiye'nin bilgi güvenliği, haberleşme ve ileri elektronik alanlarında önde gelen kuruluşlarından olan TÜBİTAK UEKAE'nın geliştirdiği FORENSİC XP-4010D isimli cihaz, her tür belge ve dokümanın sahte olup olmadığını ortaya koyabiliyor. Cihaz ayrıca, belgedeki yazıların hangi sırayla yazıldığını, mühür ve imzanın hangi sırayla atıldığına ilişkin de bilgi verebiliyor.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/teknoloji/06/17/tubitak.sahte.belgeyi.anlayan.cihaz.gelistirdi/531261.0/index.html

Ayejj
20-06-2009, 23:08
Mars'ta göl izi bulundu

NASA'nın yüksek çözünürlüklü kameralarıyla elde edilen görüntülere göre, Kızıl Gezegen'deki göl 200 kilometrekareden fazla alan kaplıyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24976444/
Siyah üzüm mucizesi tıbbın hizmetinde

Türk bilim adamları, antikanserojen özelliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanan siyah üzümün kanser hastalarında destekleyici tedavide kullanılması için proje yürütecek.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24976447/

Fareler 'kumar' oynayabiliyor

İngiltere'nin Cambridge Üniversitesinden araştırmacılar, "Neuropsychopharmacology" dergisinde yayımladıkları makalede, kemirgenlerin, kazanmaları için zamana bağlı karar vermeleri gerektiğinde nasıl "strateji" geliştirebildiklerini anlattılar.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24976740/

Ayejj
22-06-2009, 17:30
Tübitak ''Bilim Hazinesi'' Dağıtacak
İlk sayısı Ekim 1967'de yayımlanan TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, 500. sayıya ulaştı.

Derginin 500. sayısı 100 bin adet basılacak ve 1967- 2008 yıllarını kapsayan 42 yıllık dev arşiv DVD'si de derginin eki olarak ücretsiz dağıtılacak.

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, 2006'da 39 yıllık arşivini elektronik ortama aktarıp internetten abonelerinin kullanımına açtı ve bir DVD ile okuyucularına verdi.

Okuyuculardan gelen yoğun istek nedeniyle derginin ikinci ve üçüncü baskıları yapılarak 240 bin adet arşiv DVD'si dağıtıldı.

TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi'nin 500 aylık kesintisiz yayınıyla yaklaşık 35 bin sayfalık bilgi hazinesi oluştu.

Normal boyutlardaki bir DVD'ye sığmayan hazine, 8,5 Gigabaytlık çift katmanlı bir DVD'yle okuyucuya gelecek ayki sayıda armağan edilecek.
Kaynak : CNN Türk

boğaziçi
22-06-2009, 18:06
Bu hayvan Şili'den Iğdır'a nasıl geldi?

Dünyada yalnızca Şili'de yaşayan ve Koypu adı verilen su hayvanın bir eşi de Iğdır'da tesbit edildi.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24976301/

Ayejj
23-06-2009, 13:19
Beyin aletleri geçici uzuvlar olarak görüyor
Yapılan son araştırmayla, yüz yıldır var olan hipotezin doğruluğu gösterildi. Beyin, kullandığınız aletleri vücudunuzun devamı olarak algılıyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24978025/

Dinazorlar düşünülenden daha küçükmüş
Zoological Society adlı derneğin yayın organında yayınlanan yeni hesaplara göre en büyük dinozor türlerinden olan Apatasaruslar 38 değil 18 ton ağırlığındaydı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24977897/

Ayejj
27-06-2009, 14:28
SUDA KARBONDİOKSİT BALIKLARI SAĞIR EDİYOR

ABD'nin San Diego Üniversitesi'nden araştırmacılar, karbondioksit seviyesi yüksek sularda yetiştirilen balıkların erişkin yaşa gelemediğini belirttiler.

Ancak bu balıkların kulak taşlarının, karbondioksit seviyesi yüksek olmayan ortamda yetiştirilen balıklardakilerden daha gelişmiş olduğu görüldü.

Araştırmanın başındaki David Checkley, fazla gelişmiş kulak taşlarının balıkların davranışını ya da ömrünü olumsuz etkileyip etkilemediğini henüz bilmediklerini ancak normali büyük oranda değiştiren her şeyin istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini düşündüklerini ifade etti.

Science dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, okyanuslarda karbondioksit seviyesinin artışının daha önce deniz kabukları ve mercanların gelişimini olumsuz etkilediğinin ortaya çıktığını da vurguladı.

Kaynak: aa

Kulak taşı:

Balıkların insanlar kadar iyi işittikleri kuşkuluysa da, sudaki titreşimlere karşı son derece duyarlı olduklan bir gerçektir. Balıkların dışkulağı yoktur; işitme organı bütünüyle derinin altındadır. Türlerin çoğunda yüzme kesesi sudaki bazı titreşimleri yakalayıp güçlendirir ve önündeki üç küçük kemik aracılığıyla kulağa iletir. Ayrıca balıkların kulağı tıpkı insanlarda olduğu gibi aynı zamanda bir denge organıdır. Kulağın içinde duyarlı bir dokuyla döşeli ve içi sıvıyla dolu üç kanal, bu kanallarda da otolit denen kulak taşları vardır. Kanal duvarlanndan sızan bir maddenin katılaşmasıyla oluşan bu taşlar balık yaşlandıkça büyüdüğü için, kulak taşlanna bakarak balığın yaşı anlaşılabilir. Her kanalın sonundaki şişkin bölümün iç duvarları çok duyarlı bir dokuyla döşelidir. Balık yan yattığında kulak taşları yuvarlanarak bu duyarlı dokuya değer ve sinirler aracılığıyla beyne giden uyanyla balık suda dik durmadığını anlar.
http://www.nuveforum.net/1095-hayvan-anatomisi-zootomy/63545-kikirdakli-baliklar-kemikli-baliklar-baliklarda-goc-ureme/

Ayejj
27-06-2009, 14:53
Kadın sesi bitkilerin daha hızlı büyümesini sağlıyor.

Daily Telegraph'ın haberine göre, Britanya Kraliyet Bahçecilik Derneğinin (RHS)'nin Surrey'deki bir bahçesinde nisanda başlayan deneyde, John Wyndham'ın "The Day of the Triffids", Shakespeare'in "Yaz Gecesi Rüyası" ve Charles Darwin'in "Türlerin Kökeni" adlı eserlerinden parçalar çeşitli kişiler tarafından okunarak kayıt yapıldı.

10 domates fidesiyle yapılan deneyde, bu kayıtlar fidelerin saksılarına iliştirilen kulaklık vasıtasıyla bitkilere dinlettirildi. Kontrol grubu olarak 2 domates fidesine ise hiçbir şey dinlettirilmedi.

Bir ay süren deneyin sonucunda, kadın sesi dinletilen fidelerin erkek sesi dinletilenlere oranla ortalama 2,5 santimetre daha fazla uzadığı belirlendi. Hatta bazı erkek sesleri o kadar başarısız oldu ki, bu seslerin dinletildiği fideler "sessizlik içinde büyümeye bırakılan" kontrol grubundaki fidelerden bile daha az büyüdü.
Kaynak : CNN Türk

Ayejj
27-06-2009, 15:35
http://img507.imageshack.us/img507/4581/090626humanschimpsrelat.jpg (http://img507.imageshack.us/i/090626humanschimpsrelat.jpg/)
İnsanın en yakın akrabası orangutanlar mı?

New York Bilim Müzesi’nden John Grehan ve Pittsburg Üniversitesi’ndn Jeffrey Schwartz ortak çalışmalarında, insanın yaşayan en yakın genetik akrabasının sanıldığı gibi şampanzeler değil orangutanlar olduğunu ileri sürdü.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24978953/

Sapiens
27-06-2009, 21:42
İnsanın en yakın akrabası orangutanlar mı?


Çalışmalarında, genetik benzerlikten ziyade, fiziksel benzerlikler üzerinde durmuşlar ancak bulguları DNA farklılaşmasınca desteklenmiyor.

Orangutanlar sadece Endonezya'nın Borneo ve Sumatra adalarında yaşıyorlar ve birbirine oldukça benzeyen bu iki türün yaklaşık 3.5 milyon yıl önce birbirinden ayrılmış olduğu DNA karşılaştırmasından belirlenmiş durumda. Yani fiziksel benzerlik türlerin birbirlerinden ayrıldığı tarihi belirleyen temel faktör değildir.

Bu çalışmadan birşeyler tutturabileceklerini pek zannetmiyorum.

Ayejj
02-07-2009, 12:12
http://img17.imageshack.us/img17/58/hlx1.jpg (http://img17.imageshack.us/i/hlx1.jpg/)

Uzayda yeni tip bir karadelik bulundu
Nature dergisinde bugün yayımlanan bir araştırmada, kara deliğin Avrupa Uzay Ajansının uydusu XMM-Newton tarafından tespit edildiği belirtildi.

Araştırmada, bu yeni tip kara deliğin "süperkütleye" sahip kara delikler zincirinin "kayıp halkasını" teşkil ettiğinin düşünüldüğü kaydedildi. Kütlesi birkaç milyon Güneş kütlesiyle birkaç milyar Güneş kütlesi arasında değişen süperkütleli kara delikler çoğu galaksinin merkezinde bulunuyor.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=198269

Ayda Uranyum bulundu.

Ay'a gönderilen sonda Kaguya tarafından yapılan analizler sonucunda Ay'da en ağır doğal element olan uranyumun varlığına ilişkin bulguların ilk defa saptandığı bildirildi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/07/01/ayda.uranyum.bulundu/533298.0/index.html

Macaristanda 6 binyıllık köy bulundu.

Macaristan'ın güneyindeki Tolna kenti yakınlarındaki Bataszek kasabasında bulunan 6 bin yıllık köyün mezarlığında, iyi durumda onlarca iskelete rastlandı.

Mezardaki iskeletlerin 6 bin yıl öncesindeki kültüre göre gömüldüğü, iskeletlerin yana yatmış, dizleri karınlarına çekilmiş bir şekilde bulunduğu bildirildi.

Kazıların başında bulunan Macar arkeolog Zsolt Gallina, köyün Orta Avrupa'nın, ortaya çıkarılmış en eski yerleşim birimi olduğunu, gömülen kişilerin daha sonraki hayatta yaşamaya devam edileceğine inanıldığı için yanlarına seramik çanaklar, yiyecek, içecek, taş baltalar ve taştan yapılan kesici araçlar konduğunu belirtti.
Kaynak : AA

Ayejj
02-07-2009, 12:30
İsrail'de Negev çölünde dünyanın ilk ''kendinin sulayan'' bitkisi keşfedildi

İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde ,İsrailli bilim adamlarının keşfettiği bitkinin benzerlerinden 16 kat daha fazla su muhafaza ettiği ve kendisini etkili biçimde sulamak için yegane bir kabiliyet geliştirdiği bildirildi.
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/07/01/bu.cicek.kendini.suluyor/533207.0/index.html

Ayejj
04-07-2009, 14:51
Avustralya'da 98 milyon yılık dinozor fosilleri bulundu.

Associated Press ajansıyla BBC'nin verdiği bilgiye göre, Queensland eyaletinde, 142 milyon yılla 65 milyon 600 bin yıl öncesinin Tebeşir Dönemi'ne ait üç önemli dinozor fosili keşfedildi.

Victoria Eyaleti Doğa Tarihi Müzesi'nden paleontolog John Long "PLOS One" dergisine yaptığı açıklamada, velociraptor türü etobur dinozorun 500 kilo ağırlığında olduğunu belirtti.

İki arka ayağı üzerinde yürüyen ve tiranozaurusa benzeyen velociraptorun iki ön ayağında toplam 6 dev tırnağı bulunuyor ve bu etobur saatte 60 kilometreyle koşabiliyordu.

Queensland Müzesi paleontologu Scott Hucknell, "Bu hayvan, çita çevikliğindeydi" dedi.

Bulunan diğer iki tür otobur dinozorun birinin zürafaya diğerinin suaygırına benzediği belirtildi.

Avustralya paleontoloji müzesi, Okyanusya kıtasının dinozorlarının tasnifini 2015'e kadar bitirmeyi planlıyor.
Kaynak : CNN Türk

Ayejj
04-07-2009, 15:05
Doç. Dr. Fatih Mengeloğlu nişastadan çerezlik tabak üretilerek, plastiğin yerine geçecek ürün elde edildi.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Mengeloğlu tarafından TÜBİTAK destekli yürütülen projede nişastadan çerezlik tabak üretilerek, plastiğin yerine geçecek ürün elde edildi.

Doç. Dr. Mengeloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜBİTAK destekli projeye bir yıl önce başladığını ve çalışmalar kapsamında konusunda İtalyan araştırmacı Prof. Dr. Salvatore Lannace'den de destek aldığını bildirdi.

Projenin gerek Türkiye'de, gerekse dünyada plastik ham madde kullanımını azaltmak olduğunu vurgulayan Mengeloğlu, plastiğin 150-200 yıl ömrü olduğunu belirterek, ''dolayısıyla dünyada üretilen plastik maddeleri göz önünde bulundurduğunuzda neticenin vahameti çok daha büyük diye düşünüyorum. Onun için burada araştırmacılara büyük görev düşüyor'' dedi.

Biyolojik olarak bozulabilen polimer kompozitlerin plastik yerine kullanılması gerektiğinin altını çizen Mengeloğlu, bu gerekliliğin çalışmasının çıkış noktası olduğunu anlattı.

TÜBİKAK'tan alınan 200 bin TL'lik yardım ile üniversitede küçük bir laboratuvar kurduklarını ifade eden Mengeloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İlk olarak tahıldan üretilmiş nişastadan biyolojik olarak bozulabilen polimer madde üretebileceğimizi düşündük. Yaptığımız çalışmalarla bir noktaya geldik. Yaptığımız deneylerde nişastayı kimyasal maddelerle karıştırarak ekstrüzyon makinesinde ısıttıktan sonra dışarı çıkartarak, plastik boncuk elde ettik.

Daha sonra elde edilen bu boncukları buğday sapından elde ettiğimiz unla karıştırarak kompozit maddeye çevirdik. Son olarak elde edilen bu maddeyi enjeksiyon makinesinden geçirerek daha önce oluşturduğumuz kalıplara göre üretim yaptık. Yaptığımız deneyde ilk olarak çerezlik tabak üretimi yaptık.''

Çalışmanın Türkiye'de bir ilk olduğunu vurgulayan Mengeloğlu, ''bu projenin bir diğer özelliği ise buğday nişastasından yararlanılacak kompozitlere buğday saplarından elde edilen unun katılmasıdır.

Bilindiği üzere ülkemizde atıl vaziyetteki buğday saplarının değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Böylece çiftçilerimiz anız yakmaktan vazgeçecekler ve gerek ülke ekonomisine gerekse kendi bütçelerine katkı sağlanmış olunacak'' dedi.

Kaynak:aa

Ayejj
07-07-2009, 15:51
Güneşte yılın en şiddetli patlaması
Rusya'nın "Koronas-Foton" uydusunun "Tesis" gözlemevi Güneş'te 4 Temmuzda son bir yılın en büyük patlamasını tespit etti. Ria Novosti haber ajansına göre, 2008 yılı mart ayından bu yana Güneş'te meydana gelen en büyük patlama 11 dakika sürdü. Patlama sonucunda yayılan röntgen ışınlarının GOES ölçeğine göre C 2,7 şiddetinde olduğu bildirildi.

Güneş'te meydana gelen patlamalar yaydıkları röntgen ışığı şiddetine göre A, B, C, M ve X Latin harfleriyle belirtilen 5 sınıfa ayrılıyor. A 0.0 olarak belirtilen en düşük şiddetli patlama, Yer yörüngesinde 1 metre kareye düşen 10 nanovat ışına karşılık geliyor. Patlamanın şiddetine göre belirlenen her bir kademe artışında metre kareye düşen ışın miktarı 10 kat artıyor. Güneş etkinliğinin yoğun olduğu 2003 yılı ekim ayında X 17 olarak belirtilen 1 milyon nanovat şiddetinde patlamalar kaydedildi.

Uzmanlar, 4 Temmuz 2009'de Güneş'in güney yarımküresinde meydana gelen patlamanın 2008 yılı 25 Martında meydana gelen M 1,7 şiddetindeki patlamadan sonra en büyük patlama olduğunu belirtiyor.

Güneş etkinliğinin 2009 yılı mart ayından bu yana artan hızda yükseldiği ve bunun önemli belirtilerinden olan lekelere bakılırsa bu etkinlik daha da artacak.

Güneş ve uzaydaki hava durumunu gözlemleyecek ve Güneş'in fiziki yapısı hakkındaki güncel sorulara cevap arayacak "Koronas-Foton" uydusunun "Tesis" gözlemevi 30 Ocak 2009'da Rusya'nın Plesetsk uzay üssünden "Tsiklon-3" füzesiyle uzaya gönderildi. "Koronas-Foton" projesi Moskova Fizik Mühendislik Astrofizik Enstitüsü tarafından yönetiliyor.

"Koronas" uyduların ilki "Koronas-I" 1994-2001, ikincisi "Koronas-F" ise 2001-2005 yıllarında göreve gitti.

Güneş'in çapı Dünya'nın 103 katı, kütlesi ise Dünya'nınkinin 332 bin 946 katı.

Kaynak :AA

Ayejj
07-07-2009, 16:14
Alzheimerlı farelere kafein iyi geldi

Kafein, Alzheimer belirtileri gösteren yaşlı farelerin hafızasını güçlendirdi ve hayvanların beynindeki zehirli plakların sayısını azalttı.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24981544/

boğaziçi
12-07-2009, 16:36
"Abla sen mi kurtaracaksın dünyayı?"
"Yılda 500 milyar poşetin üretilmesi ve doğaya karışımlarının 400 yıl sürmesi ne acı." dedi ve kolları sıvadı. İnternet üzerinde açtığı blogla yaklaşık 30 bin poşetin doğaya bırakılmasını engelledi...

http://tbn0.google.com/images?q=tbn:R4l0vB0KuvyVwM:http://www.bildirgec.org/imaj/Chat%2520Noir%25201/notaplasticbag-final.jpg (http://images.google.com/imgres?imgurl=http://www.bildirgec.org/imaj/Chat%2520Noir%25201/notaplasticbag-final.jpg&imgrefurl=http://www.bildirgec.org/etiket/at%25C4%25B1k/tumu&usg=__BibLrDu8B8bK2ombM_fUaZf-uGU=&h=287&w=206&sz=10&hl=en&start=120&um=1&tbnid=R4l0vB0KuvyVwM:&tbnh=115&tbnw=83&prev=/images%3Fq%3Dfileli%2Balisveris%26ndsp%3D20%26hl%3 Den%26rls%3Dcom.microsoft:en-gb:IE-SearchBox%26rlz%3D1I7GFRE_en%26sa%3DN%26start%3D10 0%26um%3D1)
http://www.ntvmsnbc.com/id/24982226/

Ayejj
13-07-2009, 16:30
İran'da kuzu ve oğlaktan sonra ilk kez buzağı kopyalandı

İsfahan'daki Royan Araştırma Enstitüsü, ''Bunyana'' adı verilen buzağının 270 gün hamilelik döneminin ardından bugün yerel saat ile 15.05'te sezaryenle dünyaya geldiğini açıkladı.

İran ve Orta Doğu'da ilk olduğu belirtilen kopyalamanın başarıyla sonuçlanması için bilim adamlarının iki yıl boyunca çok sayıda araştırma ve deney yaptığı kaydedildi.

İran'ın bu bilimsel başarıyla, Yeni Zelanda, Danimarka ve ABD gibi klonlama teknolojisinde önde gelen ülkelerin arasına katıldığı belirtildi.

Enstitü, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan hayvanların klonlama yöntemiyle varlıklarını sürdürebileceğini bildirdi.

Bu arada, aynı enstitüye bağlı başka bir birimde de birkaç gün içinde başka bir buzağının dünyaya geleceği kaydedildi.

Royan Araştırma Enstitüsünde, daha önce de ''Ruyana'' adı verilen kuzu ile ''Hena'' adlı oğlak kopyalanmıştı.

Kaynak:AA


Her gün alınan kalorinin belli bir oranda azaltılması, maymunlarda yaşlanmayı geciktirdi.

Wisconsin Üniversitesinden Richard Weindruch ve ekibinin, 20 yıl boyunca makak maymunları üzerinde yaptığı araştırma, normalde alınan kalori miktarının azaltılmasının bu primat türünde yaşlanmayı geciktirebildiğini ortaya koydu.

Amerikan "Science" dergisinde yayımlanan araştırmada, kalori oranının azaltılmasının yaşa bağlı hastalıklara yakalanma riskini 3 kat azalttığını ve hayatta kalma şansını artırdığını gösterdi.

Araştırma başladığında 7-14 yaşındaki 76 maymundan bugün 33'ünün yaşamını sürdürdüğü belirtilirken, bunlardan 13'ünün sınırsız yemede özgür olanlar, 20'sinin kalorinin azaltılmasına yönelik diyet yaptırılanlar olduğu kaydedildi.

Araştırmada kalori sınırlaması getirilen maymunlarda tümör ve kalp-damar hastalıkları belirtilerinin, sınırsız yiyen maymunlara göre yüzde 50 az olduğu vurgulandı.

Daha az kalori alan maymunlarda şeker hastalığına rastlanmadığı, diğer gruptaki hayvanlarda ise bu hastalığın yaygın olduğuna dikkat çekilen araştırmada, kalorinin azaltılmasının maymunların beyin sağlığına da iyi geldiği ortaya çıktı.

ABD'de Ulusal Sağlık Enstitüsü ile Ulusal Yaşlanma Kurumu'nun 17 yıl süren araştırmaları da, beslenmede kalori kısıtlaması yapılınca yaşamın yüzde 40 oranında uzayabildiğini göstermişti.

Fareler üzerinde daha önce yapılan araştırma benzer sonuçlar verse de bazı çevreler primatlarda "az kalorinin ömrü uzattığını" söylemek için erken olduğu görüşünde. Ancak Dr. Weindruch'a göre araştırma sonuçları yine de cesaret verici.
Kaynak:AA

11 milyar yıl önce patladığı tahmin edilen süpernova tespit edildi.

İngiliz Nature dergisindeki habere göre, ABD'nin Kaliforniya Üniversitesi astronomlarından Jeff Cooke ve ekibi, Güneş'in 50-100 katı büyüklüğündeki bu süpernovayı keşfetmek için, Evren'in öbür ucundaki diğer ölü yıldızların da keşfedilmesini sağlayabilecek yeni bir teknik kullandılar.

Astronomlar, yeni keşfedilen süpernovanın 11 milyar yıl önce, Evren yaklaşık 2,7 milyar yaşındayken patladığını tahmin ediyorlar. Evren'in 13,7 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor.

Bu süpernovanın bulunmasından önce keşfedilen en uzak süpernova 6 milyar yıllıktı.

Bu yeni süpernovanın, gökyüzünün bir bölümünün 2003-2006 yılları arasında çekilen resimlerinin karşılaştırılması tekniğiyle belirlendiği belirtiliyor.

Süpernova, şiddetle patlayan ve parlaklığı aniden yüzmilyonlarca kat artan yıldızlar sınıfının ortak adı. Sözcük, bir başka patlayan yıldız olan novadan türetildi. Süpernova patlamaları, yıldızların enerji üretimlerinin sona ermesi anlamına geliyor.

Herhangi bir yıldız süpernova durumuna geldiğinde, uzaya güçlü bir ışık yayıyor ve içinde bulunduğu galaksiyi bile aydınlatabiliyor.

Kaynak :İnternet Haber

Ayejj
17-07-2009, 19:38
Hücrelerin DNA'ları farklı olabilir
Montreal Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, 'Abdominal Aort Anevrizması' (AAA) hastalığının genetik nedenlerini araştırırken, kan ve doku hücrelerinin DNA'sının aynı olmadığı sonucuna vardı.

Araştırmacılar önce, hücrenin ölümünde rol oynayan BAK genini inceledi. Hastalardan alınan kan hücrelerindeki BAK genleri ile doku hücrelerinde BAK genleri arasında büyük fark olduğu ve hastalığı tetiklediği sanılan genin sadece doku hücrelerinde bulunduğu görüldü. Aynı farklılıkların sağlıklı kişilerden alınan örneklerde de olduğu fark edildi.

Araştırmacılar, kanser dışında, birçok küçük etkili genin çevreyle etkileşmeleri sonucu yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkan hastalıklarda sadece kanın incelendiğini, genetik risk etkeni araştırıldığında kanın, dokularda ne olduğunu gösterdiğinin varsayıldığını ancak durumun böyle olmadığını belirttiler.

Human Mutation dergisinin bu ayki sayısında yer alan araştırmanın doğrulanması halinde, genetik konusundaki tüm araştırmaların ve özellikle risk etkenlerine ilişkin verilerin yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.

Büyük çaplı araştırmalarda kullanılan genetik örneklerin büyük kısmı kan hücresi halinde. Kan ve doku hücrelerinin genetik olarak farklı olması, gen haritasıyla ilgili bu araştırmaların baştan beri temelde hatalı olabileceği anlamına geliyor.

Araştırmaya ilişkin makale, Fransız Le Nouvel Observateur dergisinin internet sitesinde yayımlandı.
Kaynak: ntvmsnbc.com

boğaziçi
18-07-2009, 19:17
Tehlike altındaki türler

50 yıl öncesine kadar Anadolu’da yaşayan canlılar artık yok. Bu türlerin nesillerini sürdürebilmesi yaşam alanlarının korunmasıyla mümkün. Ama nasıl? National Geographic Türkiye Temmuz 2009’da küresel ölçekte tehlike altındaki türlere dikkat çekiyor...
BENZERSİZ HARİTA İÇİN DOKUZ UZMAN TAM BİR YIL ÇALIŞTI
"Tehlike altındaki türler haritası"nı yapan uzmanlar şunlar:
Prof. Dr. İbrahim Baran (sürüngenler ve çift yaşamlılar)
Prof. Dr. Sancar Barış (kuşlar)
Prof. Dr. Ali Demirsoy (kınkanatlılar)
Prof. Dr. Güler Ekmekçi (iç su balıkları ve kabuklular)
Doç. Dr. Ali Cemal Gücü (denizel türler)
Doç. Dr. Çetin Ilgaz (sürüngenler ve çift yaşamlılar)
Dr. Evrim Karaçetin (kelebekler)
Doç. Dr. Ahmet Karataş (memeliler)
Yıldıray lise (kırmızı listeler)
http://www.ntvmsnbc.com/id/24984047/

Ayejj
20-07-2009, 14:51
Burdur'un Kemer ilçesine bağlı Elmacık köyü sınırlarındaki omurgalı fosil yatağı alanında dört yıl içinde fillerin atası diye bilinen ve yaklaşık 10 milyon yıl önce yaşadıkları tahmin edilen mastadonlara ait 6 fosil bulundu.


Fosil bakımından çok zengin olduğu bildirilen Elmacık köyünde kazı çalışmaları, 20 üniversiteli öğrencinin de katkısıyla Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Fiziki Coğrafya Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nurfettin Kahraman başkanlığında sürdürülüyor....
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=945444&Date=20.07.2009&CategoryID=79

Ayejj
22-07-2009, 13:35
Amatör bir astronomun Jüpiter'de Dünya büyüklüğünde iz bırakan çarpışmayı keşfetmesini NASA da doğruladı.

http://img196.imageshack.us/img196/2658/371569mainjupiter200907.jpg (http://img196.imageshack.us/i/371569mainjupiter200907.jpg /)


http://img189.imageshack.us/img189/4894/371581mainhompagejupite.jpg (http://img189.imageshack.us/i/371581mainhompagejupite.jpg/)


Avustralyalı amatör gökbilimci Anthony Wesley, Jüpiter'de Dünya büyüklüğünde iz kalmasına neden olan bir çarpışmayı keşfetti.

NASA'nın astronomlarından Glenn Norton, Hawai'de kurulu kızılötesi teleskopla yaptığı gözlem ve analizin ardından bu çarpışmanın Jüpiter'de düzenli olarak gözlemlenen meteorolojik olaylara bağlı olmadığını belirtti.

Jüpiter'e 1994'ten bu yana ilk kez bir cismin çarptığı gözleniyor. Temmuz 1994'te, Shomaker-Levy 9 kuyrukluyıldızından kopan 21 parça Jüpiter'e çarpmıştı. Jüpiter'in çapı Dünya'nın çapının 11 katını buluyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/24985288/

Ayejj
25-07-2009, 12:23
Denizli'de yeni bir canlı türü keşfedildi
Trakya Üniversitesi (TÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Beyarslan, yumurta koyma borusuyla zararlı böcek larvalarının içine yumurtalarını koyarak larvaların ölmesini sağlayan bir canlı türü bulunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Beyarslan, Denizli’nin Kale ilçesinde buldukları canlının dünyada bilinmeyen bir tür olduğunu bildirdi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=946324&Date=24.07.2009&CategoryID=85

Kalp tedavisinde yeni umut

ABD'de bilim adamları, laboratuvarda kalp krizi geçiren farelere iğneyle birçok kez, kalbin ve sinir sisteminin ilk gelişiminde önemli rol oynayan NRG1 adı verilen proteini verdi. Bu protein, farelerde kalp kası hücrelerinin büyümesini ve kalbin işleyişinin iyileşmesini sağladı.

Amerikan "Cell" (Hücre) dergisinde yayımlanan araştırmaya imza atanlardan Bernhard Kühn, "bildiğim kadarıyla bu, sistematik olarak insanlara uygulanabilecek, kalbin yenilenmesine ilişkin ilk tedavi yöntemi" ifadesini kullandı.

Kühn, bu yeni yöntemin, kalp dokularının yenilenmesinde kök hücre tedavisine alternatif olabileceğini de belirtti.

Bilim adamları, insan üzerinde bu yöntemi denemeden önce tedavinin insanlarda zararlı olup olmadığından emin olmak için başka deneylerin gerekli olduğunu da vurguladı.

Araştırmada, kalp krizinden sonra, kalp yetmezliği olan hastalarda ya da doğuştan kalbinde yapısal bozukluk olan çocuklarda, kalbi oluşturan kas dokularının kendini yenileyemediğine, ancak bu yöntemin "umut verici" olduğuna dikkat çekildi.

Ana rahminde hücreler çoğalıyor ve böylece kalp kendini yenileyebiliyor ancak doğumdan sonra kalp kaslarını çalıştıran hücreler bölünmüyor.

Kaynak: AA

Ayejj
25-07-2009, 12:49
http://img520.imageshack.us/img520/46/fft5mf214924t.jpg (http://img520.imageshack.us/i/fft5mf214924t.jpg/)

'Patlıcanın anavatanı Amerika değil Anadolu'
Muğla'nın Yatağan İlçesi'ne bağlı Turgut Beldesi'nde yer alan 'Lagina Antik Kenti'nde devam eden kazılarda, Karya Uygarlığı'ndan kalma mermer bir sütun üzerinde iki bin yıllık patlıcan kabartması bulundu

Kazı Başkanı Doç. Dr. Bilal Söğüt, böylelikle patlıcanın anavatanının 1492 yılında keşfedilen Amerika kıtası değil, Ege olduğunun ortaya çıktığını ileri sürdü, “Amerikalılar patlıcanı Karyalılar’dan almış olmalı” dedi.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=946489&Date=24.07.2009&CategoryID=77
Elektronik Burun Geliştirldi.

AA muhabirinin çeşitli kaynaklardan derlediği bilgilere göre, ABD'deki Yale Üniversitesi ile İspanyol bir şirket, İspanya'nın Valladolid şehrindeki Boecillo Teknopark'ında yeni bir sistem geliştirdi.

İnsan vücudundan yayılan kokunun, ağırlıklı olarak yağ asitlerinden kaynaklandığından hareket eden bilim adamları, bu kokuyu algılayabilen bir elektronik burun sistemi yaptı.

Sistem, elektrosprey ile buharın iyonlaştırılması ve bunun tayf ölçer ile incelenmesi ile çalışıyor.

Elektronik burun, hemen hemen hiç uçucu olmayan en az 18 karbon atomlu yağ asitlerine rağmen kokuyu anında tespit edebiliyor.

Şimdilik hacim olarak büyük yer kaplayan sistem, bir sonraki aşamasında el izinin bıraktığı bileşiklerin incelenmesi için de kullanılabilecek.

Böylece suçluların yakalanmasında parmak izi yerine koku izi kullanılabilecek. Cihazın, küçük bir parça patlayıcının bile kokusunu alarak yerine sesli ya da görsel olarak belirleyebildiği de ifade ediliyor.

Ayejj
25-07-2009, 13:51
Bilim Adamları Kök Hücrede Fare Yetiştirdi

Çin'in başkenti Pekin'deki Çin Bilimler Akademisinde görevli Qi Zhou, bu gelişmenin, olgun hücrelerin yeniden programlanmasından elde edilen "yeniden programlanmış hücreler" anlamına gelen iPS hücrelerin "gerçekten pluripotent" olduklarını söyledi.

Akademik tanımda, bir pluripotent kök hücrenin, tüm vücut hücrelerinin köken aldığı her üç germ yaprağı (mezoderm, endoderm, ekdoderm) hücrelerine dönüşebilen bir hücre olduğu belirtiliyor.

"iPS hücrelerinin embriyonik kök hücreler kadar polivalan olduklarını" söyleyen Zhou, "bu özelliğin tıbbi tedavi için belirleyici olduğunu" sözlerine ekledi.

Embriyonik kök hücrelerinin her türden insan hücresini üretmek için birbirinden farklılaşma kapasitesinin, gelecekte kalp ve diğer organları tedavide önemli bir yer tutacağı ifade ediliyor.

Ancak, bu tip kök hücrelerin kullanımı halen ahlaki tartışma konusu oluşturuyor.

Japon araştırmacı Shinya Yamanaka'nın 2006 ve 2007'de yürütüğü öncü çalışmalar sayesinde, iPS hücreleri embriyonik kök hücrelere alternatif oluşturdu.

Qi Zhou, İngiliz dergisi Nature'de yayımlanan araştırmasında, Yamanaka'nın kullandığı tekniğin embriyonik kök hücrelerin pluripotent özelliğine benzer hücreler yaratmak için sık sık kullanıldığını belirtti.

Zhou ve ekibi, 37 çeşit iPS hücresinden 27 yavru fare yetiştirdi. Bu 27 yavrudan ilk doğan kahverengi tüylü eğril fare olgunlaştığında, beyaz tüylü dişil fareyle çiftleştirildi.

Araştırmacılar, bu çiftleşme sonucu ikinci nesil, sağlıklı yavru farelerin dünyaya geldiğini bildirdi. Bilim adamları, bu deneyle iPS hücrelerin embriyonik kök hücreleri kadar pluripotent olduğunu kanıtlamış oldu.
Kaynak : CNN Türk

KızıL
27-07-2009, 14:35
Kök hücreden ilk kez fare üretildi


Çin’de iki araştırma grubu birden uyarılmış pluripotent kök hücrelerden (iPS) fare üretmeye başardılar. Aralarında bir yarış olduğu bildirilen grupların, sonuca aynı anda ulaştıkları açıklandı. Bu son gelişme ile hücrelerin gelişme potansiyelleri ile ilgili önemli bir soru da cevaplandırılmış oldu.
2006 yılında Kyoto Üniversitesi'nden Shinya Yamanaka tarafından iPS hücreleri ilk defa geliştirildiğinden bu yana, araştırmacılar bu tür hücrelerden tam bir memeli hayvan oluşturulup oluşturulamayacağını merak ediyorlardı. Nature ve Cell Stem Cell dergilerinde bu hafta yayınlanan iki deney raporu ile en azından fareler için bunun mümkün olduğu ortaya çıkmış oldu.
Pekin’deki Çin Bilimler Akademisi’nde Xiao-Yang Zhao önderliğindeki araştırma grubu, yetişkin farelerden elde ettikleri hücrelerin yapısını genetik bir hile yardımıyla programlayıp embriyonik hücrelere dönüştürdüler. Nature dergisinin 23 Temmuz 2009 haberine göre Çinli bilim insanları bu iPS hücrelerden fareler üretmeyi başardılar.
Yeni farelerin sadece kullanılan kök hücrelerden olduğunu garanti altına almak için biyolojik yöntemlere başvuruldu. Raporda sadece 27 canlı doğum gerçekleştiği, en iyi hücre dizilimi ve en uygun yöntemler ile 624 embriyodan sadece 22 tanesinin canlı doğum ile sonuçlandığı ve başarı oranının %3,5 olduğu bildirildi. Üretilen ilk fareye ufaklık anlamına gelen “Xiao Xiao” adı verildi. Üretilen farelerin bazılarının kısır olmaması üzerine vurgu yapan araştırmacılar, farelerin arasında ki 7 haftalık bir erkeğin, bir dişi fareyi döllediği ve baba olacağını söylediler.
Almanya’nın Münster kentinde ki Max Planck Moleküler Tıp Enstitüsü’nden araştırma görevlisi Holm Zaehres haber hakkında “Bu detay bir gelişme.” yorumunda bulundu. iPS araştırmalarında uluslararası öncü kurumlardan biri olan kurumun çalışanı, Çin’li meslektaşlarının çalışmalarında yeni olan kısmın doğurgan farelerin sadece iPS'lerden üretilebileceğini göstermesi olduğunu, farklı yapılardaki kök hücrelerin harmanlanması ile daha önceleri fare üretilmiş olduğunu ama sadece iPS kullanarak bunun ilk defa gerçekleştiğini kaydetti.
Pekin'de bulunan Canlı Bilimleri Ulusal Enstitüsü'nde Shaorong Gao önderliğindeki ikinci grup ise Cell Stem Cell dergisinde yine 23 Temmuz 2009'da benzer sonuçlar içeren bir rapor yayınladılar. Grup benzer bir yöntem ile yaşayan fareler elde etmeyi başardı ve farelerden biri yetişkin olana dek yaşadı. Gao'nun grubu şu anda erişkinliğe ulaşan bu tek fareyi çiftleştirip doğurganlığını araştırmaktalar.
Umut ve kaygı veren kök hücre
iPS hücreleri bir çok umudu ve kaygıyı beraberinde getiriyor. İnsan derisi, saç gibi her insandan kolayca elde edilebilen numunelerle elde edilebilen iPS hücreleri, laboratuvar ortamında gençleştirildikten sonra hastanın zarar görmüş organlarına veya vücudundaki çeşitli bölgelere adapte edilerek bir nevi terzilik işlevi görebiliyorlar. Bu hücreler hastanın kendisi ile ayı genetik malzemeye sahip olduklarından vücut tarafından reddedilmiyorlar. Bu önemli özellik iPS hücre araştırmalarında son 3 yılda meydana gelen artışın en önemli sebebini oluşturuyorlar.
Ancak Xiao-Yang Zhao'nun vurguladığı önemli bir nokta ise araştırmalarının, iPS hücrelerin insan yaratmada kullanılmasının önünü açmak amaçlı olmadığıydı. Bu hücreler şu ana kadar embriyonik hücrelerin yaptığı herşeyi yapabiliyorlar ve bu son haber ile insan yaratmada ki son engelde aşılmış oluyor. Bu sonuçlar ile en azından “kavramsal” olarak insanın derisinden veya kanından alınabilecek her hangi bir DNA örneği ile çocuğunun olması mümkün hale gelebilecek.
soL - DIŞ HABERLER

KızıL
27-07-2009, 14:36
Evrimde büyük sıçramalar nasıl oluyor?



Geçtiğimiz hafta yayınlanan bir araştırma, evrimde büyük sıçramaların nasıl mümkün olabileceğine ışık tutuyor.


http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/evrimde-buyuk-sicramalar-nasil-oluyor-haberi-16091

Ayejj
28-07-2009, 17:18
Uçmayı keşfeden tek canlılar kuşlar değil. Kuşlar kadar başarılı olmasalarda başka canlılarda uçmaya çalışyorlar İşte onlardan bir kaç örnek..

http://fotohaber.ekolay.net/detay.aspx?kid=4&id=14305&rid=F6ED9C26565E4006B0B0E6C18E604184

KızıL
04-08-2009, 03:50
İlk hayvanlar göl benzeri bir ortamda yaşamış olabilir




Güney Çin'de yapılan araştırmalar, ilk canlıların sanıldığı gibi okyanuslarda değil, göllerde yaşamış olabileceğini ortaya koydu.


http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/ilk-hayvanlar-gol-benzeri-bir-ortamda-yasamis-olabilir-haberi-16275

boğaziçi
05-08-2009, 18:51
Bir zamanlar "hayat" saçıyordu, şimdi ise zehir
Yeşil Haberci tarım kenti Bursa'da, tarımı, insan sağlığını tehdit eden bir çayın kenarında. Bir zamanlar ışıl ışıl akan suyuyla hayat saçan Nilüfer çayı, artık simsiyah görünüyor. Çay nasıl bu hale geldi?

Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Nurhayat Dalkıran da yıllardır Nilüfer Çayı'nın su kalitesini takip ediyor
http://www.ntvmsnbc.com/id/24989134

KızıL
16-08-2009, 13:18
72.000 yıl öncesinin mühendisleri


Güney Afrika’da bundan 72.000 yıl önce yaşayan insanların modern mühendislikte “ısıl işlem” olarak bilinen tekniği sistematik bir şekilde taş aletlere uyguladıkları ortaya çıktı. Bu keşif ile ilk kez 25.000 yıl önce Erken Paleolitik Çağda Avrupa’da meydana geldiği tahmin edilen bu teknik sıçramanın aslında Afrika’da yaşandığı da ortaya çıkmış oldu.

http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/72000-yil-oncesinin-muhendisleri-haberi-16961

KızıL
16-08-2009, 13:18
Uzun süreli hafızanın sırrı



Wake Forest Üniversitesinin yaptığı yeni çalışmada uzun dönemli hafızanın nasıl oluştuğu araştırılıyor.

http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/uzun-sureli-hafizanin-sirri-haberi-16859

ozgur_
19-08-2009, 23:39
Kuyruklu yıldızda yaşam izi

NASA'ya ait Stardust uzay aracının Wild 2 kuyruklu yıldızından getirdiği örneklerde, yaşamın temel yapı taşlarından glisin amino asidi bulundu.

AA
Güncelleme: 14:10 TSİ 18 Ağustos. 2009 Salı

ANKARA - Amerikan uzay kurumu NASA'ya ait Stardust uzay aracının Wild 2 kuyruklu yıldızından getirdiği örneklerde, yaşamın temel yapı taşlarından glisin amino asidi bulundu.
NASA'nın Maryland eyaletindeki Goddard Uçuş Merkezinden Jamie Elsila, kuyruklu yıldızda buldukları glisinin yaşayan organizmalar tarafından protein üretmekte kullanılan bir amino asit türevi olduğunu belirtti ve ilk kez bir kuyruklu yıldızda amino asit bulunduğuna dikkat çekti.
Çalışmalarını Meteoritics and Planetary Science adlı bilimsel dergide yayımlayacak ekibin başında yer alan Elsila, keşiflerinin, "yaşamın bazı unsurlarının uzayda oluştuğu ve Dünya'ya uzun zaman önce göktaşı ve kuyruklu yıldız çarpmasıyla taşındığı" yolundaki teoriyi destekler nitelikte olduğunu söyledi.

Araştırmada yer alan NASA'nın Astrobiology Enstitüsü Direktörü Carl Pilcher da, bir kuyruklu yıldızda amino asit türevi glisin keşfinin yaşamın temel yapı taşlarının uzayda bulunduğu ve evrende yaşamın ender olmakta öte yaygın şekilde bulunabileceği görüşüne destek sağlayabileceğini kaydetti.
Araştırmanın sonuçları, American Chemical Society kuruluşunun Washington'daki toplantısına Pazar günü sunuldu.

ntv

Sapiens
20-08-2009, 00:15
Kuyruklu yıldızda ilk defa amino asit bulunuyor olması önemlidir ancak 1969'da Avustralya'ya düşen Murchison meteorunda 70 farklı amino aside rastlanmıştır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Murchison_g%C3%B6kta%C5%9F%C4%B1

"Dünya'da amino asit oluşamaz, dolayısıyla canlılık başlayamaz" diyenler nedense bunu görmezden gelirler.

Gerçek şu ki, uzayda yaşamın tohumları her yerde mevcuttur ve Dünya dışı farklı yaşamların olmaması neredeyse imkansız gibidir.

KızıL
20-08-2009, 15:41
Kuyrukluyıldızda yaşamın yapıtaşlarından biri bulundu!






http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/kuyrukluyildizda-yasamin-yapitaslarindan-biri-bulundu-haberi-17128

KızıL
22-08-2009, 14:05
Evrim tartışmalarına yeni bir katkı: Endosimbiyoz



ABD Ulusal Havacılık ve Uzay İdaresi (NASA)'nın finanse ettiği bir araştırma, iki farklı sınıf prokaryot hücrenin birleşmesinin dünyada yaşamın evrimi sürecinde önemli bir rol oynamış olabileceğini ortaya koydu.

http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/evrim-tartismalarina-yeni-bir-katki-endosimbiyoz-haberi-17191

KızıL
23-08-2009, 14:37
Kütleçekim dalgalarının enerji yoğunluğu tahmin edildi


Uluslararası bir araştırma grubu, evrenin doğumundan hemen sonra açığa çıkan kütleçekim dalgalarının enerji yoğunluğunun üst sınırını belirlediğini bildirdi.

http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/kutlecekim-dalgalarinin-enerji-yogunlugu-tahmin-edildi-haberi-17235

skyyoung
24-08-2009, 14:51
Uluslararası bir araştırma grubu, evrenin doğumundan hemen sonra açığa çıkan kütleçekim dalgalarının enerji yoğunluğunun üst sınırını belirlediğini bildirdi

yani evrenin sonsuz olmadığı kabul edildi
maddecilerin için kötü haber geçmiş olsun

babayek
24-08-2009, 15:04
yani evrenin sonsuz olmadığı kabul edildi
maddecilerin için kötü haber geçmiş olsun

Bunun maddeciler için neden kötü bir haber olduğunu anlamış değilim. Biraz daha açarsanız olayı sentezleyebiliriz...

Titan
24-08-2009, 18:14
Bunun maddeciler için neden kötü bir haber olduğunu anlamış değilim. Biraz daha açarsanız olayı sentezleyebiliriz...

Evrenin sonunda bizi bir sürprizin beklediğini anlatmak istemiş olabilir.

babayek
25-08-2009, 12:03
Diyalektik düşünen bir Materyalist Ne süpriz varsa evrenin sonunda, o gerçek olandır der. Çünkü olanı olduğu gibi görmekten korkmaz.
Bence anlamsız oluyor o yüzden "geçmiş olsun", "kötü haber" gibi kavramlar...

tensiz.denek
31-08-2009, 18:41
Avrupalılar aslında siyahmış... 5500 yıl önce!
Avrupa’da yaşayan ilk insanların cilt renklerinin 5500 yıl öncesine kadar ‘koyu’ olduğu, o yıllardan itibaren de hızla açılmaya başladığı iler sürüldü.

OSLO - Avrupa’da yaşayan ilk insanların cilt renklerinin 5500 yıl öncesine kadar ‘koyu’ olduğu, o yıllardan itibaren de gittikçe açılmaya başladığı belirtildi. Bunun temel nedeni de vücut için yaşamsal önemdeki vitamin D alımının düşmesi. Oslo Üniversitesi Fizik Enstitüsü’nden Joan Moan ile New York Brookhaven Ulusal Laboratuarı’ndan biofizikçi Richard Setlow’un ortak araştırmasında, İngiltere ve İskandinavya’da binlerce yıl önce yaşayan insan nesillerinin oldukça koyu derili olduğu, ancak avcılıktan tarıma geçiş sürecinde vücuda giren veya orada üretilen vitamin D miktarının azalmasıyla deri renginin de açılmaya başladığı savunuldu.
Moan ile Setlow, 5500 ila 5200 yıl önce İngiltere’de yaşayan insan nesillerinin balık tüketiminde hızlı bir düşüş yaşandığı kanısında. Et ve balığa ikame edilen tarımsal gıdaların da vitamin D açısından fazla zengin olmaması, ayrıca Avrupa’nın kuzeyinde yaşayanların vücutta vitamin D üretimini tetikleyen güneş ışığına fazla maruz kalmamaları deri renginin açılmasının işaretleri olarak kabul ediliyor.


Yine de bu yorumun hemen kabul edilmemesi gerektiğini savunan bilimciler, Avrupa’nın binlerce yıl önceki nüfus hareketlerinin çok karmaşık olduğunu, soğuk ve sıcak bölgeler arasında göçlerin sıkça yaşandığını ve genetik mutasyonun Avrupa’daki her insan grubu için söz konusu olamayacağını söylüyor. Üstelik Avrupa’ya göç eden ilk insanların bunu tek seferde yapmadığı ve geçen 700 bin yıl boyunca binlerce kere göç akımlarının olduğu, ayrıca buzul çağlarında bu insanların yer değiştirerek daha güneydeki sıcak bölgelere çekildiği gibi bulgular da mevcut.
Öte yandan hava ve beslenme koşullarına bağlı genetik mutasyon ihtimali hala en yaygın ve inanılır görülen teori. Bazı araştırmacılar, insanın konuşmaya başlamasını sağlayan FoxP2 geninin bile 50 bin yıl önce genetik mutasyonla ortaya çıktığını savunuyor.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/24996157/

boğaziçi
02-09-2009, 23:23
İki Türk labaratuarda altın üretti
http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2009/09/02/fft16_mf361886.Jpeg
Washington Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nden iki Türk profesör, laboratuarda biyolojik ortamda altın parçacığı üretmeyi başardı.

Yapay evrim denen bir yöntemle virüs ve bakteri proteinleri kullanılarak gerçekleştirilen çalışma, Amerikan (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Amerikan/1/1134866/)bilim (http://milarsiv.milliyet.com.tr/bilim/1/1134866/) çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Altın yapmanın şifresine ulaşmanın bin yılları bulan zahmetli yolu, yaşamın sırlarından biri olan doğal seleksiyondan geçiyor; yani moleküllerin birbirlerini tanıyıp seçip ayırmayı bilmesinde yatıyor.
Harry Pottur serisinin ilk filmini izleyenler hatırlar; Harry ve arkadaşları okulda girilmesi yasak ulan üçüncü koridora girerler. Burada üç başlı bir canavarın koruduğu "felsefe taşı" saklanmaktadır. Harry'nin anne ve babasını öldüren kötü büyücü Voldemort da "felsefe taşı"nuı peşindedir. Mistisizme meraklı olanlar bu taşın, geçmişi 2500 yıl öncesine kadar dayanan simya ilminin efsanevi taşı olduğunu bilirler. "Felsefe taşı", en bilinen anlamıyla, tüm maddeleri altına çeviren ve ölümsüzlük veren taştır, maddenin en sat (http://milarsiv.milliyet.com.tr/SAT/1/1134866/) hali, özüdür.
Yüzyıllar, bin yıllar boyunca Mezopotamya, Anadolu, Antik Mısır (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Misir/1/1134866/). İran (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Iran/1/1134866/), Hindistan (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Hindistan/1/1134866/) ve Çin (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Cin/1/1134866/)'de. Antik Yunan (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Yunan/1/1134866/)'da. Roma (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Roma/1/1134866/) İmparatorluğumda. İslam (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Islam/1/1134866/) coğrafyasında ve Ortaçağdan itibaren 19, yüzyıla kadar da Avrupa (http://milarsiv.milliyet.com.tr/Avrupa/1/1134866/)'da simyacılar hep bu taşı arayıp durdular. Isaae Nevton. Robert Böyle. Demokritus. Razi. Inn Haldun, Cabii Ihn Hayvan, Nieolas Flamel. Platon. Pitagoras, Tales. Zosimus ve Paracelsus "felsefe taşf'nı bulmaya çalışan tanınmış simyacılardan yalnızca birkaçı.

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1134866

ozgur_
24-09-2009, 22:20
Bilimadamı Ray Kurzweil nanoteknoloji (http://www.cnnturk.com/guncel.konular/teknolojik.gelismeler/109/index.html) ve vücudun nasıl çalıştığının daha iyi anlaşılması sayesinde insanların 20 yıl içinde ölümsüz olabileceğini iddia etti.

http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/09/24/olumsuzluk.sadece.20.yil.uzakta/544750.0/index.html

cyctec3
25-09-2009, 00:21
Kütleçekim dalgalarının enerji yoğunluğu tahmin edildi


Uluslararası bir araştırma grubu, evrenin doğumundan hemen sonra açığa çıkan kütleçekim dalgalarının enerji yoğunluğunun üst sınırını belirlediğini bildirdi.

http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/kutlecekim-dalgalarinin-enerji-yogunlugu-tahmin-edildi-haberi-17235


yanlış anlamadıysam bell labarutuarında calışan iki elektronık muhendısının anten yapmaya calısırken tesadufen buldugu ve onlara parazit gibi gounnen evrensel sınyal yani evren ilk var oldugunda ortaya cıkan ve yayılmaya devam eden ve fızıkı evrenımızın her kosesınde bulunan elektromanyetik sinyal.

ama buna neden kutle cekımı dedınızı vede manyetik sınyalın ust sınırı derken neyın kast edıldını anlamadım?

cyctec3
25-09-2009, 00:24
Diyalektik düşünen bir Materyalist Ne süpriz varsa evrenin sonunda, o gerçek olandır der. Çünkü olanı olduğu gibi görmekten korkmaz.
Bence anlamsız oluyor o yüzden "geçmiş olsun", "kötü haber" gibi kavramlar...


gerçek veya gerçek olmayan bu dunya ve evrenın tabi oldugu fızık kuralları( muhtemelen galeon içindeki titreşimin etken oldugu) için bir gerçeklikten bahsedersiniz! fiziki dunyanıza ait olmayan bir şey için sizin tabi oldugunuz evrenden yargıya veya bılımsel kanıya varamazsınız. o yuzden gerçek demek sanki biraz abes kacıyor.