Tekil Mesaj gösterimi
  #5  
Alt 02-06-2008, 11:36
Chaos Chaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Apr 2008
Mesajlar: 174
Standart

2.Geleceğin Devleti:

2005 yılında ABD, Kanada ve Meksika arasında gizli bir antlaşma imzalandı. Antlaşma metnini duyuran tek bir gazeteci var ve hükümet bu antlaşmayı ve maddelerini halkına duyurmadı. Antlaşma kongrede oylamaya sunulmadı. Buna göre Kanada,Meksika ve Amerika arasındaki sınırlar kaldırıldı ve Kuzey Amerika birliği kuruldu. (North American Union:NAU) Para birimi olarak da Amero benimsendi. Amero tıpkı Avrupa birliği para birimi Euro gibi Amerikan doları Meksika peso zu ve Kanada Dolarının yerini alacak. AB zaten halihazırda sınırları kaldırmış durumda uydu bağımlı devletler dışında Alman imparatorluğu ekseninde yapılanmasını sürdürmekte. Bunun dışında bir de oluşmakta olan Asya birliği ve Afrika birliği mevcut. Amerika birliği, Avrupa birliği, Asya birliği ve Afrika birliği. Tüm kontrol ve finansman çift taraflı oynayarak ekonomik krizler ve savaş vasıtasıyla para arz ını ayarlayan, zaman zaman suni ekonomik krizlerle para arz ını çeken ve stratejik noktalardaki savaş stratejisi ile zenginleşen uluslararası bankerler tarafından yönlendiriliyor.

Emperyalizmin bugünkü biçiminde emperyalistler açısından tek sorun göz boyama zorunluluğudur. Halk kitlesi zengin mülk sahibine ve ayrıcalıklarına saygı duysa da kendi geleceğine kendisinin karar verdiği demokrasi yanılgısı ile yaşamaktadır. Meclisler,senatolar,politikacılar ve çeşitli grupların ve sınıfların sözde sözcülüğünü yapan oylama ile hükümetler eliyle sözde halkın isteklerini gerçekleştirenler.

Bilindiği gibi burjuva devriminin arkasında feodalizmin hantallaşması ve tüccar sınıfının üretim kabiliyeti nedeniyle onlardan daha avantajlı bir konuma geçmesi idi. Böylece küçük bir kıvılcım ile ilkin fransa da kanlı olarak, sonrasında da tüm batı da burjuva devrimi halk ayaklanmasının ardından yaratıldı. Ancak Halk bu sefer Napolyon a ihtiyaç duydu çünkü özgürlük değil, zenginlik istedi. Bunun da en kolay yolu önüne gelenle savaşan bir askeri sınıf denetimindeki burjuva demokrasisiydi. Ancak pratikte sınırların engel oluşturmadığı günümüz dünyasında mülkiyet hukukuna inanç mutlak surette sürdüğü için, bundan sonraki aşamada yüksek burjuva sınıfının ayağına dolaşan demokrasi ve devletler arası ve içi yönetim organizasyonu angarya haline gelmiştir. Vergiler oraya gider,ticari antlaşmalar uluslararası eski devletler arası antlaşmalara ve stratejilere göre yönlendirilir. Güc ü devlette tutan tek unsur olan ordu ve polis sınıfının denetimi de özelleşen elektronik sektörü ve silah sanayisi vasıtasıyla hali hazırda artık nakit para da pek kullanılmadığı için bankalara geçmiş durumdadır. Her türlü işbirliği finansmanının temelinde bankalar vardır. Devletlerin merkez bankaları karşılıksız olarak para arzını ayarlayarak geçmiş tüm ekonomik bunalımlarda binlerce bankanın batmasına neden olarak tamamını kendilerine bağlamıştır. Amerikanın bağımsızlık talebinin nedeni ingiliz merkez bankkasının kolni zenginliğine el koyma girişimiydi. Ancak sonradan türlü dümenlerle 1920 ve 1929 da bankalar ekonomik bunalım yaratıp çöken ekonomiye rağmen para arz ı sunmamak ve binlerce bankayı batırarak federal rezerv bankasını amerikada da kurdurmuşlar bu durum kapitalist sınıfın çok daha fazla ayrıcalıklı ve başına buyruk davranabilmesine neden olmuştur birleşik devletlerde. Artık ABD de büyük sermaye denetlenemez. Zaten merkez bankaları, devleti kendine borçlandırarak faiz karşılığı para verir ve bunun dolaysız sonucu da tüm halk ın giderek krizin arttığı oranda hükümetlerin yeni vergi ve faiz ayarlamaları eşliğinde borçlandırılması anlamına gelir. Tüm dünyadaki para arzını ayarlayan merkez bankaları, uydurma varlıklarıyla devlete borç verir, devlet bunun karşılığında halkı vergilendirip borç yükü altına sokar. Dolayısıyla karşılıksız kaynak ve ganimet demek olan savaş ekonomisi vasıtasıyla da giderek daha da yayılıp tekelleşen bankerlik sistemi, kitlelerin tüm birikiminin kullanımını kendi zimmetinde tutar. Günümüz ekonomisinde artık sanıldığı gibi paranın karşılığı olarak altın yoktur kasalarda. Kullandığımız paraların hiç bir karşılığı yoktur. Hatta amerikan ekonomisinde varolduğu söylenen suni bunalımın temeli de bu gerçeklikten kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle de emperyalist mülkiyet yönetimi yerel devlet otoritelerini ortadan kaldırıp, vahşi birtakım mülkiyet ve hiyerarşi yasalarından oluşacak, atadan oğula devam eden elit bir kesimin ve dünya bankerlerinin kurmakta olduğu çok uluslu bir mutlak dünya egemenliğine doğru bir yol çizmektedir. Bu plan bizzat açıklanmıştır Rockefeller tarafından ve aynı sisteme bağlı medya patronlarının ne ABD de ne başka yerlerde anlaşma gereği 40 yıllık suskunluklarını bozmak gibi bir niyeti yoktur. Olaylar geliştiğinde Halk neye uğradığını şaşırmış biçimde bankalara koşup mecbur bırakıldıkları şeyi yapmaları sağlanacaktır.
Alıntı ile Cevapla