Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Turan Dursun Sitesi Topluluğu > Servis Şartları & Site Duyuruları

Konu Kapatılmıştır
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #321  
Alt 18-12-2017, 18:28
Nihilist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nihilist Nihilist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jul 2009
Mesajlar: 2.700
Standart

ne olmuş ki
ben kaç kere hastaneye yatırıldığımı unuttum bile.

nero gitmek istiyomuş.
hemen gitsin hem de.
hani incinmesin diye defalarca konuşmamızı yarıda kesmişliğim var.

o adamın acil tedavi görmesi şart.

kaç oldu söylüyorum.
burası tedavi yeri değil.
buraya terapiye gelenlerin kendilerinin ayrılmasını beklemeye gerek de yok.

utanılacak bişey değil.
ben de bipolar var.
taksonomide psikotik rahatsızlık olarak tanımlanır.

nero da kendi rahatsızlığını önce kabul etmeyi öğrenecek.
çoğu hasta kabul etmez nedense.
ve burda değil uygun yerde tedavi olacak.

teşhisi var bende ama, isminin önünde titri olan biri koysun adını.
yoksa ben iyi biliyorum onun rahatsızlığını.

ohooo kaç tanesiyle tanışıklığım var içerden.
ben çözerim onları.
ama onlar kendilerini çözemez.

uzun kalın kısası
bu kadar durması fazla...

Her bir sözcük sessizlik ve hiçbirşeyliğin içinde gereksiz bir leke gibi...
Samuel Beckett
  #322  
Alt 18-12-2017, 20:31
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 11.447

Onur Üyeliği 

Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Vefik sami,baskoyluye ağır laflar etti..Baskoylu zaten Atatürk'e kin kusan birisi..Buna rağmen yönetim iki üyeye de toleranslı davrandı..Doğru olan da buydu ama iki üye birbirlerine ve yönetime kızıp forumu terk ettiler..!
Sevgili Ahlaksız

Baskoylu, denetime alındı, yazıları moderasyon iznine tabi kılındı, üslubu değişmediği sürece yazılarının onaylanmayacağı, değişirse denetimin kalkacağı bildirildi ve kendisi moderasyon iznine tabi yazamayacağını, foruma girmeyeceğini bildirdi. Aşağısı sana hitaben değildir, konuya göre..
---------------------------------------------------------------------------------
Normal olarak sizler, yani üyeler, konuları parça-pünçük okumak durumunda kalabiliyor hatta BU YAZIM DAHİ OKUNMAYABİLİR. Ama yönetimde öyle olmuyor, dıdığının, dıdığına kadar geriye gidiliyor ve çoğunlukla bir bakıyorsunuz ki, örneğin iki üyede hatalı, hatta abzen şikayet edenin diğerini irrite etmeye çalıştığı dahi görülüyor, ne yapalım?

Vefik Sami ile Baskoylu sorunu büyümesin diye daha başından ikisine de "Başlığın dışına çıktınız" uyarısı verildi. Devamında da konunun o noktalara varmaması için gerekli yazışmalarda yapıldı, ama ne yapalım, üyeler ısrarcı davranıyor, biriside kavga ortamından çekileyim demiyor, heleki şikayet eden, şikayet ettiği, topu yönetime attığı halde devam edebiliyor(izin verilmiyor ki, şikayet değerlendirilsin). Madem şikayet ediyoruz, izin vermeli, madem üstesinden gelecektik, şikayet etmemeliyiz, iki cambaz bir ipte oynamaz.. sonunda suç forumun oluyor... 01-11-2017, Baskoylu tekrar uyarılıyor ve sürdürdüğü için de ceza veriliyor, denetime alınıyor. Nero şu ya da bu forumalrda sürekli konu açıp, forumun birilerini özellikle kayırdığı intibası oluşturmaya çalışıyor, biz o tartışmalarda demek ki bir tarafı uygunsuz bulmuş, uyarmış, uyarmış sonunda da gerekli önlemi almışız! Yani ne isteniyor, idam mı etmemiz gerekirdi ki bu tür isnatlara maruz kalmayalım?

Bilhassa Trollük yapıldığı zamanlar o kadar kısa sürede herkesin okları foruma çekiliyor. Bu şuna benzetilebilir, gayet demokratik bir ülkede bir kişi, sokakta gidene saldırıp, cüzdanını almış olsun. Burası nasıl bir ülkede, vay böyle bir ülke olur mu, böyle bir olay yaşanıyorsa bu ülke bitmiştir de vs. Hırsıza müdahale ediyorsunuz, bu seferde vay efendim bu ona haksızlık değil mi, bir tek o'mu kelepçelenecek(artık troll ne kadar kişiyi yanına çekmişse, o da oradan yüklenecek). Bu mantık neyin mantığı? Ve neden troll yöntemlerini kullanan birileri çıkınca, hırsızın hiç mi suçu yok diyemiyoruz?

Burası bir araç, bir forum, telefon gibi, iletişimi sağlayan bir araç ve burada yönetimin varlığı esasen tekniktir, iletişim aracının kullanılabilirliğini sağlamak üzerinedir. Disiplin duyuruları başlığına bakılırsa görülür ki, bu forum da yönetim üyelere müdahil olan bir yönetim değil... Herkes üyelik hakkından dolayı ve ancak üye olarak yazabilir, bu hakkı insanalr üye olarak kazandı, kimse avatarının güzelliği, isminin altında yazan mahlaslarla vb yazmış olmuyor.

Nero ise bir başlığa endeskleniyor, değil, uzun süre tolerans gösterildi ve yine benzer başka başlığıda vardı, yani artık didiştirme kültürü konu aralarından çıkmış özel başlık açmaya kadar varmıştı. Konular yerine kişileri, küçümseyici, irrite eden, davetkar tavır gözlendi... irrite edilen kişiler haliyle o an taşkınlığa açık hale geliyordu, yani bilinçli olarak üyeler kaşınıyordu...

Bunu etrafınızdaki bir insanı mıncıklamak, dürtmek, ne bileyim hayatınızda tecrübe etmişsinizdir, bir insanı bir şekilde bir süre rahatsız edersiniz, sonunda o insan birikimle tepki verir. Dilerseniz küçük bir çocuğa dahi yapın, kaşıyanı, kaşır. Verdiği tepki birikimdir, ama verdiği anda sanki sırf o anın tepkisiymiş gibi görülür, görüntüye yansır ve böylece aşırı tepki vermiş olur. Bu sefer onu o hale getiren, bakın ne kadar saygısız, ne kadar sinirli, kızgın demeye başlarsa, bu tutumun adı ne olur? Heleki kızdıran kişi, muhataplık o noktalara geldiği halde, sanki hiç bir şey olmamış gibi gayet sakin, kibar moda giriyorsa, ağdalı cümleler kuruyorsa, orada bir gaye sorunu, bir bit yeniği vardır.

Yani diyelim ki benim amacım birisini irrite ederek taşınlık yapmasını sağlamak. Taşkın kişi ne kadar taşkın, ben ne kadar sakin kalırsam, diğerleri beni haklı ve mağdurgörmeye başlar. Trollerin en çok başvurduğu yöntemdir ve net ortamında o kadar çok troll varki. Artık troll olmayan diğer insanlarda, heleki "düz dünya" videolarını izleyip, bu güne kadar yanlış biliyormuşuz, bir video ile(üfürükle!) doğruyu öğrendim diyebilen dimağların yoğunluğunda, farkında olmadan aynı yöntemleri benimsiyor(farkında olmadan, yaptığının yanlış olduğunu bilmeden, bildirilse dahi kabul etmeyen)

Ve bu forum Nero'ya herhangi bir ceza vermiş değil. Üyeleri tartışmayı yine Nero çıkarttı ve arttırdı. Kaç zaman öncede kalmış Baskoylu deniyor işte, örneğin baskoylunun alaksız konu başlıklarında dillendirilmesinin gereği ne?.. Sevgili Vefik Sami'ye, biz git demedik ki, şikayet butonunun kullanılmasını istedik.

Görüşümü tekrar etmem gerekirse, burası forum, insanlar yazma hakkını üye olarak kendisi edinir, biz vermeyiz! Yazmak istemeyen de yazmaz, yok şuna kızdım, bu kişiye gücendim diyen birisi, forumu öne sürse dahi, kullandığı araçtan önce sorunun çözümü kendisindedir. Telefonda birisi uygunsuz davrandı diye kabahat telefonun olabilir mi? Ama telefon arızalanmış ise, işlevsiz ise, sebebi telefon ise amenna.. Biz şikayet butonu kullanılsın demekten daha fazlasını yapamayız, ama Nero gibi bazı üyeler meseleyi bir çeşit propagandif taraflaştırma temelinde alıyor, ki kaynağı duygsal olabilir. kişilere, kişisel ayrıcalık esaslı davranamayız, ama insanlar süreğen kendileri için ayrıcalık istiyor, verilmezse küsüyor, biz kötü, kaka oluveriyoruz, her ne olursa olsun biz kimseye özel ayrıcalık veremeyiz.

Gelene git, gidene, gel demeyeceğiz, herkesin kendi seçimi olmalı. üzülürüz, seviniriz, neden diye sorarız, görüşümüzü belirtiriz bu ayrı, ama müdahil olamayız... Burası bir araç, kavranması çok mu zor? Bilgi edinmek istediğimiz bir konu varsa ilgili, ilgisiz konularda tartıştırmaktansa, iletişim kanalını kullanabiliriz.
http://turandursun.com/forumlar/misc.php?do=forms

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
  #323  
Alt 20-12-2017, 21:05
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Sevgili arkadaşlar, sizlere son bir cevap daha yazayım. Hem bâzı yanlış anlamaları düzeltmek, hem de önceki yazımda kendimle ve forumlarla ilgili eksik bıraktığım bir iki hususa değinmek istiyorum.

Önce yanlış anlamalara değineyim. Forumda kalıp yazmaya devam etmemi isteyen arkadaşlara teşekkürler. Ama burada iki yanlış anlama var. Öncelikle ben kimseye küsüp ayrılma kararı vermiş değilim. Bu forum her şeye rağmen daha önceki bazı forumlara göre daha iyi bir yer. Mesela ateistforum'dan yüz kat daha iyi. Düşünün ki orada bir yönetici, herhangi bir üyeyi forumdan uzaklaştırıyor, sonra da arkasından, "filanca mahlaslı pislik forumdan atılmıştır" şeklinde yazabiliyor. Kendisine cevap veremeyecek üye hakkında böyle yazma ahlaksızlığı bir yana, forum üyelerine neden o üyeyi uzaklaştırdığını açıklama gereği bile duymayacak kadar da saygısız.

Bu terbiyesiz yönetici daha önce de, benim forumdan haksız biçimde atılmamın ardından, biraz da buna tepki olarak forumdan kendi isteğiyle ayrılan bir başka üyeyi de ayrıca forumdan atmıştı!

Düşünün, adamcağız zaten kendi isteğiyle ayrılıyor ve "üyeliğimi silin" diyor. Bunu diyen kişiye etmedik laf bırakmayıp, ayrıca "forumdan atılmıştır" diye yazabiliyor.

İşte böyle bir forumun yanında burası çok daha demokratik, hoşgörülü ve uygar bir yer. Bu nedenle forum yonetimine, her şeye rağmen, yine de kötü duygular beslemiyorum.

Benim bu forum yönetimine bazı eleştirilerim oldu. Özellikle baskoylu konusunda çok pasif ve etkisiz kaldığı, müdahale edemediği dönemde bu eleştirilerimi yaptım. Spartacus baskoylu'yu bir daha o tarzda yazarsa gereğini yapacağı şeklinde net bir biçimde uyardığı halde baskoylu aynı tarzı sürdürmüş, ama forum yönetimi gereğini yapmamıştı. O zaman gereği yapılsaydı Vefik Sami buradan ayrılmamış ve şimdi o ateistforum'da (bence biraz da mahzun) yazmıyor olacaktı.

Neyse... olan oldu. Ben de o zaman Vefik bey gibi ayrılma kararı vermeyi düşündüm ama daha önce de belirttiğim gibi, o sıralar zaten yazmıyordum pek fazla. Protesto eylemine katılımım çok gerçek bir eylem olmayacaktı. Önemli olan yazma isteği varken, buna rağmen bırakabilmek.

Sonra yeniden çok yazmaya başladım. Artık eylem anlamlı olabilir. Üstelik bana yeni gerekçe çıkmış; felsefe dili konusunda açtığım başlık spartacus tarafından kilitlenme uyarısına maruz kalmış. Ben buna itiraz etmişim ve "konu dışı sataşma ve çatışma içeren mesajları silin ama konuyu kilitlemeyin, biz Pyrron'la güzel güzel tartışıyoruz" demişim. Ayrıca eklemişim; "Bu başlığı kilitlerseniz benim bu forumda yazma nedenim kalmaz" diye.

Haksız mıyım? Açtığım başlıklar kilitleniyor. Yazdığım mesajlara trolümsü cevaplar verilerek içeriğinden kasten uzaklaştırılıyor. Ben buna cevap verince de "irrite eden" ben oluyorum nedense.

Aslında tabii ki "nedense" değil; nedenini biliyorum. Ben uzaklaşayım diye... Benim gibi bir muhalif uzak olursa iktidarlar rahat eder. Eğer milletvekili olarak meclisde olsaydım, emin olun orayı da "karıştırırdım" ve her türlü iktidarı orada da rahatsız ederdim. Meclisde ikinci bir Çetin Altan vakası olurdum.

Benim kendi isteğimle uzaklaşmam için felsefe dili hakkında açtığım o konuyu kasten silen spartacus'un bu niyetini ve davranışını pek de sorun etmiyorum. O da öyle işte... Eğer mecliste vekil olsaydı Ufuk Uras'dan bile daha etkisiz olurdu!

Aşağıda size, bu forumda bana hakaretler eden bir forum üyesinin bu hakaretlerini özel mesaj yoluyla da nasıl devam ettirdiğini gösteren bir belge yer alıyor. Size bu kişinin bana gönderdiği özel mesajları ve benim karşı cevaplarımı aktarıyorum. Aramızdaki üslup farkına lütfen dikkat edin ve kimin kimi "irrite" ettiğine siz karar verin.

Ben bu üyenin bana geneldeki hakaretlerini yönetime raporladım ama ona herhangi bir yaptırım uygulanmadı. Yâni bilmiyorum, belki özel mesajla kendisini uyarmışlardır, ama sonuçta o hakaretleri orada durup duruyor. Kendisinin uyarıldığına dâir bir açıklama da yapılmadı.

Benim felsefe dili başlığım kilitlenip "Forum kirleri" diye son derece itici ve "irrite" edici bir ismi olan yere taşındı. Bana hakaret eden seviyesiz üyeye dâir açtığım başlığın kilitlenmesine tek bir itirazda bulunmadım. Bunu anlarım, olabilir, saygı duyarım. Forum yönetimi böyle kişisel sürtüşmeler istemiyordur, olabilir. Ama felsefe diliyle ilgili başlığımı ne hakla kilitliyorsunuz ve "Forum kirleri" diye bir bölüme kaldırıyorsunuz? O yazıları yazarken emek harcıyorum, değerli zamanımı ayırıyorum. Şimdi de öyle ve artık çok şükür son kez!..

Yâni basit, kaba, bön, saygısız ve akılsızca bir yaklaşım bu. Böyle kabul ettik onu, ama kendimize saygımız da var. İlle de devam etmem gerekmiyor. Diğer yöneticiler de dut yemiş bülbül. Dutlar da ye, ye... bitmek bilmiyor!

Bu konuda şöyle bir yanlış anlama daha var: ben kendi yazma ihtiyacımı artık forumlarda değil, sanat alanında değerlendirmek istiyorum. "Söz uçar yazı kalır" derler. Forumlarda yazılan yazılar da uçucu. Ben daha kalıcı yazılar yazmak istiyorum.

Kısacası bu benimki anlık bir karar değil, iyice düşünülmüş bir karar. Gereksiz zaman ve emek kaybına son verme kararı. Zamanımı daha yararlı işlerde değerlendirme kararı. Bu alanda o kadar çok zaman ve emek harcamışım ki!..

Sadece ateistforum'daki 2 buçuk aylık üyeliğimde tam 1400 mesaj yazmışım. Bir kısmı kendi isteğimle, büyük bir kısmı ise sorulara ve sataşmalara verdiğim cevaplarım.

Bu forumdaki 7 ay süren üyeliğimde ise 1870'inci mesajım olacak bu. Tabii silinenler hâriç...

Başka bir forumda yıllardır yasaklı olduğum halde, geçmiş mesaj sayımla, hâlen 3'üncü en çok mesaj yazan üyeyim. Diğer forumlar da var. Düşünün, ne kadar zamanım forumlarda geçmiş...

Kimi zaman aynı anda birkaç üyeyle birden tartışmalara katılıp hepsine cevap yetiştiriyordum. Kimi zamansa tek bir mesaja saatler harcıyordum. Aynı anda birden fazla forumda tartışmaya katıldığım da oluyordu.

Şunu farkettim: bütün forumlarda insanlar kendi fikrine yakınsan seni destekliyor ve övüyor, uzaksan ve karşıysan seni olumsuz biçimde eleştirip kötülemeye çalışıyor. Yönetimler de bundan muaf değil. Onlar da sana kendi fikirlerine yakın olup olmamana göre yaklaşıyor. Senin yazdıklarını beğendiğini söyleyenler bile seni, sende gördükleri kendi fikirleri itibarıyla beğeniyor. Yâni aslında kendilerini beğeniyorlar. Sana karşı çıkanlar, sana kızanlar kendilerindeki eksikleri, zayıflıkları onlara gösterdiğin için kızıyorlar.

İsteseydim herkesle iyi geçinebilirdim. Günlük hayatta herkesle iyiyimdir. Ama günlük hayatta birileriyle herhangi bir konuda fikir tartışmasına girsem o zaman bir süre sonra için için bana kızmaya başlar. Bunu açıkça söyleyemese bile hissederim.

Çünki insanlar kendi anlamak istediklerini anlamaya devam etmek konusunda çok istekli. Buna arzulu düşünce diyebiliriz. Bu hep yanıltıcı oluyor. Bense hep gerçeği anlamaya çalışıyorum.

Forum hayatımda da isteseydim herkesin hakkımda iyi düşünceler edinmesini sağlayabilirdim. İnsanlar duygularıyla yaklaşıyor. Hitaplara önem veriyor, kendisine nasıl davranıldığına bakıyor, sohbet edip edememesine bakıyor, vb. Bunlara göre bir karar veriyor. Oysa ben forumlara muhabbet kurmak için değil, bilgi ve fikir alışverişi için giriyordum. Sonra buna başka bir amaç daha eklendi. Müthiş bir merak ve öğrenme isteğiydi bu; insanların en basit gerçekleri bile işine gelmiyorsa nasıl inkâr edebildikleri, onları en kaçamayacağı biçimde köşeye sıkıştırdığımda bakalım şimdi ne yapacakları, nasıl kaçacakları, ne gibi yöntemlere başvuracakları ilgimi çekiyordu.

Çok katılımlı ve demokratik bir forum vardı: Yazıyaz. O geniş katılımlı forumun mülk sahibi yöneticisi yanlış ve ideolojik kararlarla ve tavırlarla daraltıp sonunda kendi isteğiyle kapattı. Yerine başka ve sözde solcu bir isimle yeni bir forum açtı. Yazıyaz forumunun tam tersi bir forum oldu bu. Dar, az sayıdaki sol düşünceli insanın aynı saçma sapan sözleri tekrar edip durdukları, solcunun solcuya sol propaganda yaptığı bir forum. Orada onlarla çok mücadele ettim. Tabii yine çok hakaret gördüm. Epeyce de eğlendim. Sonunda ne mi oldu?

Foruma katılım o kadar azaldı ki, kimseler yazmaz oldu. Şimdi ne durumda biliyor musunuz? Sadece forum yöneticisi çevrimiçi oluyor ve sadece o yazıyor. Ne mi yazıyor? Sol haber sitesinden falan yazıları kopyala-yapıştır mesajlar...

Yine çok cebelleştiğim başka bir "sol" forum daha... O forumun da tek adamı... Şimdi kendi forumunda bir o, bir de bir çırağı, ara sıra yazıyorlar.

Bu forumlar hep çok katılımlı yerlerdi. İnsanlar uzaklaştılar. Ben gemiyi en son terk eden kaptan gibi sonuna dek inat ettim nedense...

Eğlenceli oluyordu, vakit geçiriyordum. Beni de yazma konusunda, polemik konusunda geliştiriyordu. Arada bir şeyler öğrenmeme vesile oluyordu. Yazmayı bırakınca yazı yeteneğimde gerileme oluyor sanıyordum.

Bu nedenle forumlarda o tatsız, sevimsiz hakaretlere, küfürlere, tehditlere katlandım. Bu yüzden de tartışmalarda giderek daha mesafeli ve kimilerine biraz itici gelen bir dile yöneldim. Ama aslâ kimseyi düşman bilmedim, kimseyle kişisel bir sorun hâline getirmedim. Hep ideolojik, ilkesel, fikirsel ve yöntemsel sorunlar düzeyinde ele aldım.

Buna bir örnek verebilirim. Mesela bu forumda da yazan bir üye, başka bir forumda yöneticilik yapıyor(du). Eğer isim benzerliği değilse o kişi olmalı. Üslubu ve mesajlarının başlangıç ve bitiş sözleri de aynı. O kişiyle, yöneticisi olduğu forumda tatsız tartışmalarımız oldu ve beni en ufak ve demokratik itirazlarımda bile çok kez cezalandırıp haksız yere uzaklaştırdı. Onları da çok kızdırdım ve hakaretlerini yedim. Ama o kişiyle bu forumda karşılaşınca bunu sorun etmedim ve kendisine olumsuz, kişisel bir yönelimim olmadı. Aksine onunla bir iki kibar mesajlaşmamız oldu.

Bir de dilde ve düşüncede nüansa çok önem verdim. Aşırı derecede... noktasına, virgülüne... anlam inceliklerine kadar... inceltme işaretine kadar... en kaba-saba yazanlara karşı bile...

Beni türlü hakaret, küfür ve tehditle attıkları çok üyeli, çok keskin, çok devrimci, çok kaba, çok sığ bir forumda, yıllar sonra hakkımda ne yazmışlar, biliyor musunuz? Ben de dün yeni öğrendim:

"Yanlış bulduğun görüşleri tü kaka diye ötelemek yerine onu alt etmek, çürütmek şiarımız olmalı. Hortis (Alevliyıldız), bir polemikçiydi. Epey de gayretliydi, hakkını vermem lazım. Dili de başarılıydı bence. Ama SF'de çoğunluk başetmek, tartışmak yerine şikayet etmeyi tercih etti. Biz ise üyelerin başetmesini tercih ettik. Hortis, kimsenin torpillisi falan değildi, polemiklerinin devam etmesini istedik. Ama üyelerin çoğunluğunun bu polemiklere dayanamadığı gerçeğini esefle gördüğümüzde yine onu harcadık."

Görüyorsunuz, forumun yöneticisi açıkça itiraf etmiş, bâzı üyelerin dayanamadığını görüp beni harcamışlar. "Üyelerin çoğunluğu" demesine bakmayın, o "çoğunluk", sürekli sataşmacı tarzda üzerime gelen ve provoke etmeye çalışan birkaç üye. Gerçek çoğunluk, tüm kapışmamızı ve mesajlarımı ilgiyle okuyan sessiz çoğunluktu.

Çok uzattım yine. Ama bu, bu sefer gerçekten, benim tüm forumlardaki son mesajım. O yüzden affınıza sığınıyorum. Bu mesajımla değerli başlığınızı işgal ettim ama eski, kıdemli bir forumcunun bu son veda mesajını umarım silmezsiniz.

Hakkımda yazılabilecek en ağır yazılara, en aşırı yanlış anlamalara ve en hatalı fikirlere bile müdahale etmeyeceğim, düzeltmeye, cevap vermeye aslâ kalkmayacağım.

Yıllardır forumlarda polemik yapmanın bana kazandırdığı en güzel özellik, çelişkileri görme yeteneği oldu. Şimdi görmeden yapamıyorum, görmezden gelemiyorum. Ama artık görsem de bunu bundan sonra aslâ ifade etmeyeceğim, söylemeyeceğim. O nedenle yakın bir zamanda forumları uzaktan takibi de bırakacağım.

Bu defteri burada bitiriyorum. Yeni yılda, yeni bir defter açmak istiyorum. Size de aynısını diliyorum.

Tekrar hoşçakalın, sevgiyle, akılla, erdemle, ahlakla, vicdanla, insafla ve izanla kalın...

.......


(Not: Aşağıdaki özel mesajlaşmayı sizlerle paylaşmayabilirdim, ama söz konusu kişiye bir sözüm vardı; onu forumda yazamayacak hâle getirecektim. Bana "meşrebi geniş" imâsında bulundu ama yine de bunu yapma konusunda isteksizdim. Hâlâ da öyleyim ve tam emin değilim. Ama sözümü de tutmadan ayrılmak istemedim. Okuyup okumama konusunu sizlere bırakıyorum. Keyfinizi bozmak istemiyorsanız okumayın derim. Veya azıcık eğlenmek istiyorsanız okuyun da diyebilirim. Okursanız da öylesine bakıp geçin. Önemli bir şey değil. Sadece bilgi için ve karşılaştırma yapın diye sizlerle paylaşıyorum.)

[...] Moderasyon notu: özel mesajların paylaşılması uygun görülmediğinden, kaldırılmıştır.

TuranDursun.com moderasyonu

Konu Şüpheci Dinsiz tarafından (21-12-2017 Saat 09:03 ) değiştirilmiştir. Sebep: Özel mesajların paylaşılması uygun görülmediğinden, kaldırılmıştır.
  #324  
Alt 20-12-2017, 21:21
bursali68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bursali68 bursali68 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2010
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 1.318
Standart

Merhaba,

Forumdan ayrılış mesajları veya gidenin ardından iyi veya kötü alenen yazılan mesajlara olumlu bakmıyorum.

Detayı, giden ile forum yönetimi arasında veya giden ile kendisinin kalmasını isteyenler ile istemeyenler arasındaki " özel mesaj " ile sürmesi gerek diye düşünüyorum, çünkü bunun sonu gelmiyor.

Her giden kayıptır diye düşünüyorum, ancak bazı konularda forum yönetiminin de işinin kolay olmadığını, zor bir görev üstlendiklerini düşünüyor/biliyorum.Ceza uygulasa bir dert, uygulamasa bir dert.

Neyse çok uzatmayayım gitmeler-kalmalardaki detayların forum yönetimleriyle görüşülerek karar verilmesi, konunun/polemiğin uzamaması açısından da önemlidir.

Sağlıcakla kalınız...

" Kötülüğün galip gelmesi için iyi insanların hiç bir şey yapmaması kafi " Edmund Burke
  #325  
Alt 20-12-2017, 21:47
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 11.447

Onur Üyeliği 

Standart

Kişilerle özel diyalogları paylaşmak doğru değil. Detaya gerek yok.

Bu forumda uyarılan bir üye varsa, hem uyarılıp hem de aynı anda yaptırıma gidilemez. Uyarılır, gözlemlenir ve gereği sonra yapılır-bu şeyleri kullanmak doğru değil.

İnsanların birbirini kışkırtmasının sonu hoş olmuyor bu açık. Ben de isteyim, farklı herhangi bir foruma-islamcı, ateist farketmiyor- girip, insanları rahatlıkla küfrettirebilirim, o kadar rahat olabilirim ki, ağzımdan tek bir tane taşkınlık kelimesi çıkmaz. Bu tarz iş değil.

Andığın ÖM yazından silinecek.

Bir insanı forumda yazmayacak hale getirmek, böyle bir amaç-niyet taşımak, cambazlık gerektirir.

Uzatmayacağım, bu forumda herhangi bir üye bir diğer üyenin bu forumda yazmasına mani olamaz.

Yazacaksan, forumlar orada.

Bu konu şimdilik Kilit zira nereye varacağı belli... Hatta bu başlık dahi kaldırılabilir, zira belirttiğim gibi site iletişim formları var;
http://turandursun.com/forumlar/misc.php?do=forms

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
  #326  
Alt 21-12-2017, 08:51
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 3.952
Standart

Agatha Christie, Poirot(Puaro okunuyor) serisinin sonuncusunda değişik bir katil karakterize etmiş.

Hikayede değişik yerlerde bir çok cinayet işleniyor. Katiller cinayeti itiraf ediyorlar. Cinayetlerin herhangi bir gizemi yok gibi görünüyor. Ne var ki, hikayeye konu olan tüm cinayetlerdeki kurbanların ve katillerin tanıdığı bir "ortak kişinin" olduğu Poirot'nun dikkatini çekiyor, bu "provokatör" kişiyi takibe alıyor.

Hikayedeki provokatör, insanların(kurbanların) sırlarını-zayıflıklarını araştırıyor, bunları duyunca cinayet işleyecek kadar zayıf olan kişileri(katilleri) buluyor, katilleri yavaş yavaş işliyor, cinayet işlemeleri için tahrik ediyor-yüreklendiriyor, bunun için ahlak-etik zırıltılarını bolca kullanıyor, dedikodular üretiyor. Katille kurban yanyanayken kurbanın sırlarına ilişkin açık etmeden mobbing uyguluyor, böylece katilin şüphelerini gideriyor, kurbanın gerginliğini arttırıyor. Bazı cinayetlerde katile silah ve ölüm şekli bile öneriyor. Örneğin, "kocasını aldatan kadın, bence yanarak ölmeyi hak eder, böyle bir kadını öldürmek her onurlu kocanın en doğal hakkıdır" diyor. Zayıf karakterli katil nihayetinde önerildiği şekilde kurbanı öldürüyor.

--/--

Bir söz vardır: "Senin kovaladığın fare kadar benim yakalayıp sevdiğim kedi var".
Bu forumda kovalayacak fare yok, kedi severler var, başka yerlere benzemez pek.

--/--

Nero adlı üyenin üyeliği, kendi isteği üzerine sonlandırılmıştır.

TuranDursun.com moderasyonu

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz..
(Nazım Hikmet Ran)
  #327  
Alt 04-01-2018, 00:22
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 3.952
Standart

anonihilist adlı üyenin üyeliği, kendi isteği üzerine sonlandırılmıştır.

metinietzsche adlı üyenin üyeliği, kendi isteği üzerine sonlandırılmıştır.

TuranDursun.com moderasyonu.

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz..
(Nazım Hikmet Ran)
Konu Kapatılmıştır

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Avatar İsteği Sarı Zeybek Öneri, Düşünce & Eleştirileriniz 4 30-05-2010 14:45
Bilgi İsteği okinono Felsefi Tartışmalar 21 27-10-2008 15:51

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:22 .