Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 08-05-2010, 16:58
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üyeler
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: ABD
Mesajlar: 4.800
Standart Beynin Evrimi

Beynin Evrimi

Antik mitolojide tanrıça Minerva tam donanımlı olarak Jüpiter’in başından çıkıvermiştir. Beyin bu kadar talihli değildi. Bir anda yaratılmış olmak şöyle dursun, beyin, mevcut karmaşık sistemine ancak milyonlarca yıllık bir sürede evrimleşti. Evrimin çok ilkel bir düzeyinde ortaya çıktı. Tek hücreli canlılar belirli davranış kalıpları gösterirler (örneğin, ışığa ya da besinlere doğru hareket). Çok hücreli yaşamın doğuşuyla birlikte hayvan ve bitki yaşamı arasında keskin bir ayrım oluştu. Bitkiler, “iletişim” kurmalarını sağlayan iç sinyal aygıtlarına sahip olsalar da, bitki evrimi, sinirlerin ve beynin evriminden başka yöne döndü. Hayvanlar âleminde hareket, vücudun farklı kısımlarındaki hücreler arasında hızlı bir iletişimi zorunlu kıldı.


Tüm gereksinimlerine tek bir hücrenin içinde sahip olan en basit organizmalar kendine yeterlidirler. Hücrenin bir kısmıyla diğer kısımları arasındaki iletişim görece basittir. Öte yandan, çok hücreli organizmalar nitel olarak farklıdırlar ve hücreler arasında uzmanlaşmanın gelişimini mümkün kılarlar. Belirli hücreler öncelikle sindirimle uğraşabilirler, diğerleri koruyucu bir tabaka oluştururlar, diğerleri dolaşımı sağlarlar vs. Kimyasal sinyaller (hormonlar) en ilkel çok hücreli organizmalarda bile mevcuttur. Bu ilkel düzeyde dahi uzmanlaşmış hücreler bulunabilir. Bu, sinir sistemine doğru atılmış bir adımdır. Yassı solucan gibi daha karmaşık organizmalar, nöronların bir gangliondakümelendikleri bir sinir sistemi geliştirmişlerdir. Ganglionun, sinirler ve beyin arasındaki evrimsel halka olduğu saptanmıştır. Bu sinir hücresi kümeleri, böceklerde, kabuklu hayvanlarda ve yumuşakçalarda görülürler.


Bir kafanın gelişmesi ve göz oyuklarının ve ağzın bu kafada kendilerine bir yer bulmaları, hayvanın hareket etmekte olduğu yön hakkında bilgi edinmesinde bir avantajdır. Bu gelişimle uyumlu olarak bir ganglia grubu yassı solucanın başında kümelenir. Bu kümelenme, ilkel biçimine rağmen beynin evrimini temsil eder.

Yassı solucan aynı zamanda, gelişmiş beynin kilit bir özelliği olan öğrenme yeteneği de sergiler. Bu gelişme beynin evrimine giden yolda ileri doğru devrimci bir sıçramayı temsil eder.

On yıl kadar önce Amerikalı sinirbilimciler insanlarda bellek oluşumu için gerekli olan temel hücre mekanizmalarının salyangozlarda da mevcut olduğunu buldular. Columbia Üniversitesinden Profesör Eric Kandel, Aplysia Californica denilen bir deniz salyangozunun öğrenme ve bellek yeteneğini inceledi ve bu salyangozların, insanlarda da bulunan bazı temel özellikleri sergilediklerini buldu. Fark şudur ki, insan beyni 100 milyar sinir hücresine sahipken, Aplysia daha büyük boyutlarda ama yalnızca birkaç bin sinir hücresine sahiptir. Bu mekanizmaları bir deniz salyangozuyla paylaşmamız olgusu, idealistlerin (yaratılışçı ) insanoğlunu tüm diğer hayvanlardan ayrı ve uzak, bir tür eşsiz yaratık olarak sunmaktaki inatçı çabalarına yeterli bir yanıttır. Beynin hemen hemen her fonksiyonu bir biçimde belleğe bağlıdır. Bu olguyu açıklamak için hiçbir ilâhi müdahaleye gerek yoktur.

Doğal süreçler çok tutucu olma eğilimindedirler. Belli fonksiyonları yerine getirmekte yararlılığını kanıtlamış bir uyarlanma bir kez sağlanınca, artık evrim boyunca sürekli olarak tekrarlanır ve evrimsel avantaj sunduğu bir düzeye dek genişletip geliştirilir.

Evrim, hayvanların beyinlerinde, özellikle çok büyük beyinlere sahip üst primatlar ve insanlarınkinde birçok yeniliği gündeme getirdi. Aplysia bir şeyi birkaç hafta için “hatırlasa” da, onun belleği yalnızca, insanlarda alışkanlık olarak bilinen bir zihinsel etkinlik düzeyini içerir. Bu tür bir bellek, örneğin nasıl yüzüldüğünü hatırlamada söz konusudur. Beyni hasar görmüş insanlarda yapılan araştırmalar, olguları hatırlama yeteneğinin ve alışkanlıkların beyinde ayrı yerlerde depolandığını göstermektedir. Bir kişi olgu belleğini yitirebilir, ama yine de bisiklet sürebilir. İnsan aklını dolduran anılar, kuşkusuz bir salyangozun sinir sisteminde işleyen süreçlerden sonsuz ölçüde daha karmaşıktır.

Beynin süregiden büyümesi, hayvan evriminde büyük bir değişikliği gerektirdi. Eklembacaklıların ya da yumuşakçaların sinir sistemi, temel bir tasarım sorunu nedeniyle daha fazla gelişemez. Sinir hücreleri bağırsak etrafında bir halka biçiminde düzenlenmişlerdir ve eğer genişlerlerse bağırsağı gitgide sıkıştırırlar; örümcekte bu sınır çok keskin bir biçimde açığa çıkar, bağırsak sinir halkası tarafından öyle daraltılmıştır ki, örümcek yiyeceğini yalnızca ince bir sıvı olarak sindirebilir. Bünyeleri kendi ağırlıkları altında parçalanacağı için böcekler belirli bir büyüklüğün ötesinde büyüyemezler. Beyin büyüklüğü fiziksel sınırlarına ulaşmıştır. Korku filmlerindeki dev böcekler bilim-kurgu alanında kalmaya mahkûmdurlar.
Beynin daha da gelişmesi sinirlerin bağırsaktan ayrılmasını gerektirir.

Omurgalı balığın ortaya çıkması, omurilik ve beynin sonraki gelişim modelini sunar. Kafatası boşluğu büyümüş bir beyni barındırabilir ve sinirler beyinden çıkarak omurga içinden geçip omuriliğin aşağılarına ulaşırlar.


Yirmi yıl önce, California Üniversitesinden Harry Jerison, beyin büyüklüğünün vücut büyüklüğüyle bağıntılı olduğu fikrini geliştirdi ve bunun evrimsel gelişiminin izini sürdü. Jerison sürüngenlerin 300 milyon yıl önce küçük beyinli olduklarını ve bugün de öyle kalmış olduklarını keşfetti. Dinozorlar da dahil olmak üzere, sürüngenlerin beyin büyüklüğünün vücut büyüklüğüne bağlı olarak çizilen grafiği düz bir çizgi oluşturmuştur. Ne var ki, yaklaşık 200 milyon yıl önce ilk memelilerin evrimi göreli beyin büyüklüğünde bir sıçramaya işaret eder. Bu küçük gece hayvanları ortalama bir sürüngenden dört beş kat daha büyük beyinlere sahiptiler. Bu, büyük ölçüde, yalnızca memelilere özgü olan serebral korteksin gelişimi nedeniyleydi. Beyin yaklaşık 100 milyon yıl aynı göreli büyüklükte kaldı.

Sonra, 65 milyon yıl kadar önce, hızlı bir gelişme gösterdi. Roger Lewin’e göre beynin gelişimi 30 milyon yıl içinde “dört ilâ beş kat artmıştı ve en büyük artışlar, ungulatlar (toynaklı memeliler), etoburlar ve primatların evrimiyle çakışmaktaydı.” (New Scientist, 5 Aralık 1992.)


Maymunlar, insansı maymunlar ve insanlar evrimleştikçe beyin büyüklüğü daha da arttı. Vücut büyüklüğü dikkate alındığında maymunların beyinleri modern memeli ortalamasının iki ilâ üç katıdır, ama insan beyni altı katıdır. Beynin gelişimi sürekli tedrici bir gelişme değil, kesintiler, başlangıçlar ve sıçramalardan oluşan bir gelişme sergilemiştir. “Kalın fırçalarla çizilmiş bu resim önemli ayrıntıları atlıyorsa da asıl mesaj yeteri kadar nettir;” diyor Roger Lewin, “beynin tarihi, değişim patlamalarıyla kesintiye uğrayan uzun durgunluk dönemlerinden oluşur.”

Beynin göreli büyüklüğü, beyin hacminin yüzde 70-80’ini oluşturan bir korteks geliştirerek 3 milyon yıl içinde –evrimsel bir sıçrama– üç katına çıktı. İki ayaklı ilk hominid türü 10 ilâ 7 milyon yıl önce evrimleşti. Ne var ki, insansı maymunlarla aynı düzeyde olan beyinleri görece küçüktü. Ardından, yaklaşık 2,6 milyon yıl önce Homonun doğuşuyla birlikte hızlı bir büyüme gerçekleşti. “Modern insanların atalarının evriminde bir sıçrama gerçekleşti” diyor Kiel Üniversitesinden jeolog Mark Maslin. “Bulunan kanıtlar” diye açıklıyor Lewin, “beyin büyümesinin 2,5 milyon yıl kadar önce, yani taş aletlerin ilk ortaya çıkmasıyla çakışan bir dönemde başladığı hissini veriyor.” Engels’in açıkladığı gibi, emekle birlikte beynin büyümesi ve konuşmanın gelişmesi çıka geldi. İlkel hayvan iletişimi, nitel bir ilerleme olarak dilin yolunu açtı. Bu durum ses tellerinin gelişmesine de bağlı olmalıydı. İnsan beyni, yakın akraba olduğumuz şempanzenin çok ötesinde soyutlamalar ve genellemeler yapma yeteneğindedir.

Beynin büyüklüğündeki artış, sinir şebekesinin karmaşıklığının artmasını ve reorganizasyonunu da beraberinde getirdi. Bundan asıl yararlanan, insansı maymunlardakinin altı katı büyüklükte olan korteksin ön kısmı, önyüz bölgesi olmuştur. Büyüklüğü nedeniyle bu bölge, diğer beyin bölgelerinden gelen bağlantıların yerini alarak orta beyne daha fazla lif bağlantısı kurabilir. “Bu durum, dilin evrimi için önemli olabilir” diyor Harvard Üniversitesinden Terrence Deacon, önyüz bölgesinin insanın belli konuşma merkezlerine ev sahipliği yaptığına dikkat çekerek. Bilincin bu gerçekliği, insanlarda kendinin farkına varışta ve düşüncede açığa çıkar.

Steven Rose şöyle diyor:

Bilincin ortaya çıkışıyla, insanlarla diğer türler arasındaki kritik ayrımı oluşturan, ileriye doğru nitel bir evrim sıçraması olmuştur, böylelikle insanlar çok daha fazla çeşitlenmiş ve diğer organizmalar için mümkün olandan daha karmaşık etkileşimlere maruz kalmıştır. Bilincin doğuşu insanın varoluş tarzını nitel olarak değiştirmiştir; bilinçle birlikte, karmaşıklığın yeni bir düzeni, daha yüksek bir hiyerarşik örgütlenme düzeni görünür hale gelir. Ama bilinci statik bir biçim olarak değil de, birey ile çevresi arasındaki etkileşimleri de kapsayan bir süreç olarak tanımladığımızdan dolayı, insan ilişkileri insan toplumunun evrimi boyunca dönüşürken insan bilincinin de nasıl dönüştüğünü görebiliriz. Kafatası kapasitemiz ya da hücre sayımız ilk Homo sapiensten pek farklı olmayabilir, ama çevremiz –toplum biçimlerimiz– çok farklıdır ve bu nedenle bilincimiz de çok farklıdır; bu aynı zamanda beyin durumlarımızın da çok farklı olduğu anlamına gelir.


Alan Woods - Ted Grant
'AKLIN DOĞUŞU ' adlı kitabından .

Insanlarin en zayif taraflari, sormadan, arastirmadan, dusunmeden, kafalarini patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayulleridir.

Dunyadaki yalanci peygamberleri yetistirmek ve beslemek icin en iyi gubre, iste bu bilmeden inanmak icin cirpinan kalabaliktir. / Sabahattin Ali - Icimizdeki Seytan
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-06-2010, 13:30
ertin ertin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 05 Jun 2010
Mesajlar: 20
Standart

Ne var ki, yaklaşık 200 milyon yıl önce ilk memelilerin evrimi göreli beyin büyüklüğünde bir sıçramaya işaret eder.
Akıl var mantık var. Tamam insanlar evrimleşerek geldi diyelim üstelik insanlar konuşuyor üstelik Farklı dillerde. Neden Hala Hayvanlar konuşmuyor beyin evrimleşmişse Neden hala ilkel bir şekilde ses çıkarıyor. köpekler eğitime açık hayvandır maymunlarda eğitime açık bir hayvandır bu hayvanlar 500 milyon yıldır dünyada sapa sağlam yaşıyor onların da konuşması gerekiyor.

Beyin evrimleşmez. bu bir hatalı mantık yürütme sistemidir evrim
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07-06-2010, 20:58
taylan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
taylan taylan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.271
Standart

Neden Hala Hayvanlar konuşmuyor beyin evrimleşmişse Neden hala ilkel bir şekilde ses çıkarıyor

Konuşmadıklarını nerden biliyorsun? Senin çıkardığın seslerin onlara göre ilkel sesler olmadığı ne malum????

Tüm canlıların birbirleriyle çeşitli yollardan iletişim kurmaları evrimsel uyumun göstergesidir. Köpek konuşmaz ama konuşma, yerini genel anlamda koklayarak iletişime bırakmıştır. Ayrıca köpek ulumaları ve havlamaları bu canlıların bir nevi dilidir. Kuşların yüzlerce değişik şakıması vardır. Eş seçiminden, birbirleriyle haberleşmeye kadar. Kuşlar da birbirleriyle konuşur.

Balinalar şarkı söyler. Ağustos böcekleri bacaklarını karınlarına sürterek konuşur.

Yarasalar bizim duyamayacağımız frekansta sesler çıkararak konuşurlar.

Son derece insan merkezli bu görüşlerinden doğa ve evrim hakkında tek kelime bilgiye sahip olmadığın anlaşılıyor. Bence bir an önce öğrenmeye başlamalısın.

Bu arada umarım yanlış anlamışımdır:
Köpek ve maymun 500 milyon yıldır yaşıyor ha. Ciddi misin dalga mı geçiosun?

http://evrimteorisi.org
Hayat Değişimdir...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07-06-2010, 22:06
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üyeler
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: ABD
Mesajlar: 4.800
Standart

Taylan , teşekkür ederim paylaşımın için .

Sayın ertin , akıl ve beyin tam olarak gelişmiş bir şekilde ve birdenbire ortaya çıkabilir mi ? Bunu bilimsel olarak nasıl kanıtlayabilirsiniz ?

Paleonöroloji yada Nörobiyologi'den haberiniz var mı bilmiyorum ancak anatomik ve bilişsel içerik açısından değişimini görebilirsiniz. Sadece incelemeniz yeterli .

"Akıl ve bilinç insanoğlunun ortaya çıkışı yolunda bir dizi evrimsel değişim içinde gelişen özgün beyin yapılarının evriminin kaçınılmaz sonucudur… Bilinç, kendine özgü bir karmaşıklık düzeyinin ve serebral kortekseait sinir hücreleri (nöronlar) arasındaki etkileşim derecesinin evriminin bir sonucudur. Bunun aldığı biçim her bireyde, bireyin çevresiyle ilişkisi içerisinde gelişimi tarafından büyük ölçüde değiştirilmiş olsa da durum budur ." - Nörobiyolog Steven Rose

İnsanları diğer hayvanlardan kesin olarak ayıran büyük beyine, esasen, neo-korteks olarak bilinen sinir hücrelerinin ince dış katmanının kalınlaşması yol açmıştır. Konuşmanın gelişimi ,beynimizin gelişimi üzerindeki büyük ölçüde etkilidir. Zamana yayarsanız evrimi daha net anlayabilirsiniz.

Geçenlerde bir belgesel izliyordum . Telefonun bir ucunda yetiştirici diğer ucunda da bir primat vardı.Pirimatın önünde de çeşitli meyve ve yiyeceklerin resmini içeren bir tablo. Bayan "ne istiyorsun ? Sana ne vereyim" diye sordu. Pirimat da hemen şeker resmine tıkladı

Insanlarin en zayif taraflari, sormadan, arastirmadan, dusunmeden, kafalarini patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayulleridir.

Dunyadaki yalanci peygamberleri yetistirmek ve beslemek icin en iyi gubre, iste bu bilmeden inanmak icin cirpinan kalabaliktir. / Sabahattin Ali - Icimizdeki Seytan
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-06-2010, 09:24
ctrl-v ctrl-v isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 18 Jun 2010
Mesajlar: 13
Standart

Akıl var mantık var. Tamam insanlar evrimleşerek geldi diyelim üstelik insanlar konuşuyor üstelik Farklı dillerde. Neden Hala Hayvanlar konuşmuyor beyin evrimleşmişse Neden hala ilkel bir şekilde ses çıkarıyor. köpekler eğitime açık hayvandır maymunlarda eğitime açık bir hayvandır bu hayvanlar 500 milyon yıldır dünyada sapa sağlam yaşıyor onların da konuşması gerekiyor.

Beyin evrimleşmez. bu bir hatalı mantık yürütme sistemidir evrim
Doğru söylüyor Hayvana doğru dürüst birşeyde öğretemiyorsun.

Ben şu kendini maymundan geldiğini Zanneden Evrimcilere gülüyorum
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-06-2010, 09:31
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üyeler
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: ABD
Mesajlar: 4.800
Standart

Üniversitede arkadaşlar da sizin iddalarınıza nasıl gülüyor görmelisiniz

Hele ki Yratılış atlasına ...Hocalar kale bile almıyorlar yaratılışçı iddaları.

Siz de gülmeye devam edin sayın ctrl .

Ol dedi ,hemmen oluverdi gibi bir söyleme ne kdar da çabuk inanıyorsunuz. Bilim insanlarını bir kere dinleyin bari. Onlar "bak biz şu maymundan geldik" demiyorlar. Evrim böyle bir şey idda ediyor mu

saygılar

Insanlarin en zayif taraflari, sormadan, arastirmadan, dusunmeden, kafalarini patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayulleridir.

Dunyadaki yalanci peygamberleri yetistirmek ve beslemek icin en iyi gubre, iste bu bilmeden inanmak icin cirpinan kalabaliktir. / Sabahattin Ali - Icimizdeki Seytan
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19-06-2010, 12:26
ctrl-v ctrl-v isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 18 Jun 2010
Mesajlar: 13
Standart

Bir butona bastığın zaman Ampül yanıverdiği zamanda mı gülebilir.
Bir evrimci mahaleden geçerken benim atam maymundur dedi bizde hepimiz güldük
Sana güneşi örnek vereyimmi
Güneş sönüverdiği zaman Dünyada yaşam nasıl olur yok olur gideriz
Ayrıca japonya amerika bilim üniversiteleri kuranı kerimin insan sözü olmadığı ispatlandı
Evrimin olmadığıda ispatlandı


Haaa Bu arada Ben Fen bilim araştırmacısıyım
Git amerikaya söyle bizim atamız maymundur de tımarhaneye tıkarlar seni
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 19-06-2010, 12:32
ctrl-v ctrl-v isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 18 Jun 2010
Mesajlar: 13
Standart

Üniversitede arkadaşlar da sizin iddalarınıza nasıl gülüyor görmelisiniz

Hele ki Yratılış atlasına ...Hocalar kale bile almıyorlar yaratılışçı iddaları.

Siz de gülmeye devam edin sayın ctrl .

Ol dedi ,hemmen oluverdi gibi bir söyleme ne kdar da çabuk inanıyorsunuz. Bilim insanlarını bir kere dinleyin bari. Onlar "bak biz şu maymundan geldik" demiyorlar. Evrim böyle bir şey idda ediyor mu

saygılar
_______
Evrimciler maymundan geldiğini apaçık yazıyor Yoksa dinozor mu ???

Ben Yüce rabbimin kudretini biliyorum o ol dediyse oluverir
bu kadar mükemmel cennet bahcesi gibi dünya dışı gezegende niçin Bir hücre dahi yok

Hadi Evrimi ispatlayın Ben Adem oğlu insanım bir fosil getirin bişey getirin evrimi ispatlayın hadi
Kendinizi hayvan zannetmeye devammı edeceksiniz yoksa Allahamı inanacaksınız
Benim ispatım Hazır
s,zde ispatlarını getirin sonraki yoruma yazın
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 19-06-2010, 16:15
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üyeler
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: ABD
Mesajlar: 4.800
Standart

Söylediklerinizin hiç bir geçerliliği yok.Bilimsellikten uzaktır.Dikkate değer bir veri de ortaya koymuyorsunuz. Bu alaycı uslubunuz da açtığım başlıkla bağdaşmıyor.

saygılrımla

Insanlarin en zayif taraflari, sormadan, arastirmadan, dusunmeden, kafalarini patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayulleridir.

Dunyadaki yalanci peygamberleri yetistirmek ve beslemek icin en iyi gubre, iste bu bilmeden inanmak icin cirpinan kalabaliktir. / Sabahattin Ali - Icimizdeki Seytan
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 19-06-2010, 22:48
ctrl-v ctrl-v isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 18 Jun 2010
Mesajlar: 13
Standart

Söylediklerinizin hiç bir geçerliliği yok.Bilimsellikten uzaktır.Dikkate değer bir veri de ortaya koymuyorsunuz. Bu alaycı uslubunuz da açtığım başlıkla bağdaşmıyor.

saygılrımla
Kaçıyorsun dimi
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
beyin, beynin evrimi, evrim

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dinlerin Evrimi bayraktaro1 İslam 9 29-08-2012 18:18
Tanrı'nın Evrimi NedimYilmaz Felsefi Tartışmalar 33 14-03-2012 00:43
Makinelerin Evrimi Ayejj Fizik 0 22-04-2009 18:27
Beynin Dinsel İnanç Üretim Merkezleri Ayejj Biyoloji 0 11-03-2009 18:20

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:15 .