Orijinalini görmek için tıklayınız : Neden Birçok Kişi Dinden Soğudu?
digeri_1
11-06-2009, 21:07
Batı Avrupalıların çoğu Tanrı'ya inandığını söylese de, pek azı kiliseye gidiyor. Latin Amerika'da bile Katoliklerin yalnızca yüzde 15 ila 20'si kiliseye düzenli olarak gidiyor.
Hıristiyan Âleminde yüzyıllar boyunca çoğu kişi Tanrı'nın insandan itaat istediğine inandı. Din adamlarının sağladığı rehberlik veya ayinler yoluyla Tanrı'nın onayını kazanmaya çalıştılar.
Elbette birçokları dindeki ikiyüzlülüğün farkındaydı. Dinin savaşlardaki rolü de, bazı din adamlarının ahlaksızlığı da iyi biliniyordu. Fakat çoğu insan dinin temelde iyi olduğunu düşünüyordu. Başkaları gizemi, gelenekleri ve müziği seviyord.
Sonra bazı gelişmeler birçok insanın dinle ilgili görüşünü değiştirdi.
Ayrıca tek*noloji ilerledikçe, tıp, ulaşım ve iletişim alanlarındaki çarpıcı başarılar, insanlarda tüm sorunların bilimle çözülebileceği izlenimi uyandırdı. Bunun yanı sıra, toplumbilimcile*rin ve psikologların, dinden daha iyi rehber*lik sağladığı düşünüldü.
Bunun üzerine birçok din, mesajını değiş*tirdi. Din adamları, Tanrı'nın insandan itaat istediğini öğretmekten vazgeçti. Birçoğu bu*nun yerine, neyin doğru neyin yanlış oldu*ğuna her bireyin kendi adına karar vermesi gerektiğini öğretti.
Popüler olmak uğruna bazı din adamları, insan nasıl yaşarsa yaşasın Tanrı'nın onu kabul edeceğini iddia ettiler.
Ayetleri çarpıtarak konuşanlar da bir çok insanın zulum görmesine sebep oldu.Bunlardan biri Katolik ilahiyatçı Augustinus'tu.
İsa, takipçilerine insan*ları Kutsal Yazılardan mantık yürüterek ikna etmeyi öğretmişti. Ancak Augustinus, İsa'nın Luka 14:23'te kayıtlı "insanları gelmeleri için zorla da evim dolsun" sözlerinin anlamını çarpıttı ve bundan insanların inancının zor kullanarak değiştirilmesinin uygun olduğu anlamını çıkardı (Matta 28:19, 20; Elçiler 28: 23, 24).
Augustinus dini insanları kontrol al*tına almak için kullandı.
Bu arada Tanrı YAHVE ise şöyle dedi :
"Yeni Ay törenlerinizden, bayramlarınızdan nefret ediyorum. Bunlar bana yük oldu, onları taşı*maktan yoruldum. 'Ellerinizi açıp bana yakardığınızda gözlerimi sizden kaçıracağım. Ne kadar çok dua ederseniz edin dinlemeye*ceğim' " (İşaya 1:14,15, YÇ).
sayglar
Bunun cevabı kelamda vardır.Rab Mesih İsa hem paraya hemde Tanrıya hizmet edemezsiniz demiştir.Ya birisini sever diğerinde nefret edersiniz diye.Matta 24'tede birçoklarının imanlarından döneceğini söyler Rab.Aziz Augustinus müjdeyi yapmıştır.Bahsettiğiniz vaazlarından biridir.Ordada çarpıtmak amaçlıda değildir.
Avrupa'da din artik toplumsal yasami düzenleme rolünü kaybetmis durumda. Kimse din kanunlarina göre yargilanmayi beklemiyor, medeni hukuk üstünlügünü acik sekilde kurmus durumda. Benim gördügüm kadariyla Avrupa'da kiliselerin en büyük etkinlikleri yardim kuruluslari üzerinden oluyor. Kiliselere ait olanlarin disinda cok sayida laik yardim kurulusu da var. Kimileri birlikte de calisiyor. Kilise böyle bir alana cekilmis yada sikismis durumda. Insanlarin rutin sekilde ibadet etmek icin biraraya gelmesini sagliyor, ama bunun insanlar üzerinde fazla etkili oldugunu düsünmüyorum. Isvicre, din konusunda Avrupa'daki en tutucu ülkelerden biri oldugu halde, burda bile bu hissediliyor.
Bence bunun nedeni insanlik adina yararli olabilecek herseyin bir dine bagli olmadan da yapilabileceginin görülmüs olmasi. Ustüne üstlük, dini inanclarin, bütün diger bagimliliklar gibi, ne kadar vahim sonuclara yolactigi, insanlarin hoyratca sömürülmesini nasil kolaylastirdigi görüldü. Cok belirgin psikolojik ihtiyaclari yoksa, insanlar bir seye baglanmayi artik yadsiyorlar. Süphe ile cikilan bir yolculukda da, insanlarin bilgiye ulasmalari daha kolay oluyor.
İnsanlar kendi benliklerine uyduğu için ve çözümü doğru yerde bulamadığı için soğuyorlar.Ruh benliğe benlik'te Ruha karşıdır.Rab Mesih İsa çağırıyor.Bana gelin size huzur veririm diye.
İnsanlar kendi benliklerine uyduğu için ve çözümü doğru yerde bulamadığı için soğuyorlar.Ruh benliğe benlik'te Ruha karşıdır.Rab Mesih İsa çağırıyor.Bana gelin size huzur veririm diye.
babacan
bir başka perspektif : insanlar yaşam konforu , mali olanaklar , bölüşümde
adaletsizlik , hak hukuk dengesizliğini dünyevi standartlardan soyutladıkları
andan itibaren ; tek hedefleri ilahi adalet oluyor
malumunuz insan doğasının sorgu gücünün karşısında ilahi yasaların
çatırdadığına şahit oldugumuz meselelerin aslı bazende budur
Felsefeci 87
14-06-2009, 12:28
İnsanlar kendi benliklerine uyduğu için ve çözümü doğru yerde bulamadığı için soğuyorlar.Ruh benliğe benlik'te Ruha karşıdır.Rab Mesih İsa çağırıyor.Bana gelin size huzur veririm diye.
Rab İsa insanları çağırıyor; ''Ey yorgunlar ben size esenlik, huzur veririm'' diye.. Ama onların gelmesi için herhangi bir çaba sarfetmiyor. İncil'de Lidya'nın yüreğini açan Tanrı, Eski Ahit'te Firavun'un yüreğini nasırlaştırıyor, onu inatçı yapıyor. Nasıl bir Tanrı bu? Bu kadar adaletsiz, acımasız ve daha sonra hiçbir şey olmamış gibi kendi kullarından hesap soracağını söyleyen biri nasıl bir Tanrı olur? Eğer gerçekten öyle birşey olsa, bence o Tanrı yargılanmalıdır. Hem de insanlar tarafından..
Felsefeci Firavun kendi kendini nasırlaştırdı.Rab'de en sonunda kiliti koydu.Ama çok fırsat tanıdı iman etmesi için firavuna Rab.Rab sevencendir lütfedendir.Tanrı sevgidir sevgide yaşayan Tanrıda yaşar Tanrıda onda yaşar.Rab'de acımasızlık adaletsizlik yoktur.Akisine Rab adil yargıçtır ve merhametlidir.Mesih İsada bunu çok açık görüyoruz.Doğal haliyle kişi Tanrının ruhu ile ilgili gerçekleri anlayamaz.
Felsefeci 87
14-06-2009, 17:14
Felsefeci Firavun kendi kendini nasırlaştırdı.Rab'de en sonunda kiliti koydu.Ama çok fırsat tanıdı iman etmesi için firavuna Rab.Rab sevencendir lütfedendir.Tanrı sevgidir sevgide yaşayan Tanrıda yaşar Tanrıda onda yaşar.Rab'de acımasızlık adaletsizlik yoktur.Akisine Rab adil yargıçtır ve merhametlidir.Mesih İsada bunu çok açık görüyoruz.Doğal haliyle kişi Tanrının ruhu ile ilgili gerçekleri anlayamaz.
Ayet seni desteklemiyor sevgili paolo.
''RAB Musa'ya, "Mısır'a döndüğünde, sana verdiğim güçle bütün şaşılası işleri firavunun önünde yapmaya bak" dedi, "Ama ben onu inatçı yapacağım. Halkı salıvermeyecek.''
Mısırdan Çıkış 4:21
Saygılarımla..
Evt ama hemen değil!En sonunda Rab onun yüreğini nasırlaştırdı.Hemen değil yani.Fırsat tanıdı birçok kez.
Kızıl Derili
16-06-2009, 23:42
İnsanların dinden soğumasının sebebi dinin kiliseden/camiden/sinagog'dan çıkarılmak istenilmesi sonucu sorgulamaya açmış olmalarıdır...
digeri_1
17-06-2009, 13:44
“Siyaseti ve devlet idaresini dinden ayırmanın yolları bulunamazsa, dinin ortadan kaldırılması düşünül”melidir.
Bu fikri öne süren, “USA Today” dergisinde yazısı yayımlanan eski büyükelçi John Barlow Martin’dir.
Dinin, geçmişte Haçlı Seferleri ve İspanyol Engizisyonu gibi olaylarda oynadığı büyük rol ve günlerimizde sahip olduğu ayrılıkçı güç ile çağdaş “yobazlığın öncüleri”nin yol açtıkları kan dökme olayları ve kargaşadan söz eden Martin şunları ekliyor:
“Akşam Televizyon haberlerini izleyen biri, dünyadaki sıkıntıların ne kadarının dinden kaynaklandığını anlamanın etkisinden kaçınamaz. Ancak siyasal anlaşmazlıklardan pek azı, dinsel savaşın husule getirdiği kana susamışlık çabalarına yol açıyor.”
II. Dünya Savaşı boyunca [B]dinlerin çoğu, milletlerinin savaş çabaların o kadar karıştılar ki, orduların içine papazları bile soktular. Aynı zamanda, her iki tarafın “Hıristiyan” ruhanileri, zafer için aynı Tanrı’ya dua ettiler.
Tanrı bölündü mü?
Acaba Tanrı, Einstein’in “çocuk hastalığı” ve “insanlığın kızamığı” olarak nitelediği aşırı milliyetçiliğe sürüklenebilir mi?
İsevilikten çıkanların nedeni kendi benliklerine esir düşmesidir.
kendimden anlatayım misal
cumaları kaçırmayan birisiydim
erkende giderdim gayet
hocanın vaazlarını dinlemek için
aman ne vaaz ne vaaz
sürekli günah sürekli haram sürekli ceza sürekli cehennem
hiç güzel birşey anlattığını duymuyordum
gitgide soğuyordum hemde büyük bir hızla
bir din böyle olmamalıydı diyordum kendime
aksine güzellikleri savunup onları örnek verip
teşvik etmesi gerekiyordu din denen sözde birleştirici kavramın
derken sorgulama dönemi başladı
aklım hep çoğul kullanımdaydı
tanrı neden desin biz yarattık biz ettik
birde andolsunki gibi laflar var
sonra kısıtlı oluşu çok açıklayıcı olmamsı cabası
bazı dangozlar var ki televizyonun tarifi yapılıyor diyor
ve benzeri şeylerin mecazisi varmış
hep mış miş muş müş
bu sefer araya antropoloji girdi
sümerler mayalar
bilimlere baktım ne fizik ne biyoloji ne matematik ne astronomi
hiçbirşey yokki kitapta
demekki bu o zamanın cahil insanlarına ithaf edilen bir kitap
bu zaman için hiçbir geçerliliği yok bunun deyiverdim
birde islami ülkelere bakmakta yeterli
kandırılmalarından tutun ezilemelerine kadar gık yokk
fakirlikten nefesleri kokuyor açlıktan ölüyorlar
hani nerde o tanrı
o tanrı başka şeylerle meşgul şimdi
aksine emperyalistlerin efendiliğini yapıyor çünkü
yani üç kitabı arka arkaya okuyun
zaten dünyada olanlar bitenler göz önünde
daha dinlerin neresi savuluyor enteresan
hakantimaios
24-06-2009, 03:48
İnandığım dinin amaç değil de, araç olduğunu farkettiğim zaman mensup olduğum dinden soğumaya başladım.İnceledim ve derinlemesine araştırdım. Araştırdıkça da diğer dinlerden de soğudum ve haklı bir düşünceye sahip olduğumu görmeye başladım. Din devletlere göre insanları tek düşüncede toplama ve yönlendirme aracıdır. İnanan insanlara göre de inanarak cennetten güzel bir köşe kapmak için kullandığı bir araçtır. Olay bana göre bu. Sebep ne olursa olsun maksat ibadet etmek değil, sadece menfeat. Tamamen pragmatist bir yaklaşım içinde olan insanlar bence kendilerini kandırıyorlar.. İnsanlar aslında hiçbir zaman başkalarını kandırmazlar,kandırdıklarını düşünürler ama sadece kendilerini kandırırlar.Saygılarımla.
İSEVİLİĞİ diğer dinlerle karıştırmayınız.Mesih İnancında böyle şeyler yoktur.Menfaat vs.Yapılan iş sadece RAB için yapılmalıdır.Karşılık beklemeden yapılmalıdır.
Dikkat edin! Yapmanız gereken doğru işleri[e] (http://www.incil.com/doc/incil_html/Mt.Dipnotlar.html#e) gösteriş için insanların gözü önünde yapmayın. Öyle yaparsanız, göklerdeki Babanızdan ödül alamazsınız.
kendimden anlatayım misal
cumaları kaçırmayan birisiydim
erkende giderdim gayet
hocanın vaazlarını dinlemek için
aman ne vaaz ne vaaz
sürekli günah sürekli haram sürekli ceza sürekli cehennem
hiç güzel birşey anlattığını duymuyordum
gitgide soğuyordum hemde büyük bir hızla
bir din böyle olmamalıydı diyordum kendime
aksine güzellikleri savunup onları örnek verip
teşvik etmesi gerekiyordu din denen sözde birleştirici kavramın
derken sorgulama dönemi başladı
aklım hep çoğul kullanımdaydı
tanrı neden desin biz yarattık biz ettik
birde andolsunki gibi laflar var
sonra kısıtlı oluşu çok açıklayıcı olmamsı cabası
bazı dangozlar var ki televizyonun tarifi yapılıyor diyor
ve benzeri şeylerin mecazisi varmış
hep mış miş muş müş
bu sefer araya antropoloji girdi
sümerler mayalar
bilimlere baktım ne fizik ne biyoloji ne matematik ne astronomi
hiçbirşey yokki kitapta
demekki bu o zamanın cahil insanlarına ithaf edilen bir kitap
bu zaman için hiçbir geçerliliği yok bunun deyiverdim
birde islami ülkelere bakmakta yeterli
kandırılmalarından tutun ezilemelerine kadar gık yokk
fakirlikten nefesleri kokuyor açlıktan ölüyorlar
hani nerde o tanrı
o tanrı başka şeylerle meşgul şimdi
aksine emperyalistlerin efendiliğini yapıyor çünkü
yani üç kitabı arka arkaya okuyun
zaten dünyada olanlar bitenler göz önünde
daha dinlerin neresi savuluyor enteresan
İslam sadece camilerden ibaret değildir, sadece camilerde de öğretilmez. Siz camideki vaazlardan dolayı mı İslam dan soğudunuz? Peki kendinize sordunuz mu hiç, ben bu din ne emrediyorsa onu layıkı ile yapayım ondan sonra oturup düşüneyim, iyi mi kötü mü diye, soğuyormuyum, soğumuyormuyum diye?