Orijinalini görmek için tıklayınız : İsa Cehennem derken Ne Demek İstedi ?
digeri_1
12-06-2009, 20:16
Sizin görüşleriniz nelerdir Cehennem hakkında ?
hrıstıyan inanışındaki Cehennem ile İsanın anlattığı Cehhennem öğretisi aynı mıdır ?
Buyrun .
saygılar
not: cehennem kavramı Kitabı mkaddeste geçmez de neyse yazıverdik . :)sonra açıklıcam .
Evet aynıdır.İsevi İnancının temel taşı Mesih İsadır.
digeri_1
13-06-2009, 18:38
peki cehennem fikrinden anladığınız şey nedir ? öğrenmek istiyorum ki bir zemin oluşturup konuşabilir, birbirimizi anlıyabiliriz.
bir de gehenna hakkkında da bahsedebilrsin ..
digeri_1
13-06-2009, 21:25
Sevan Nişanyan'dan bir alıntı yapıyorum :
Kudüs’e gitmiş olanınız varsa bilir, eski kentin güneyindeki dik vadi Hinnom Vadisidir. İçi tıklım tıkış Filistinli mahallesidir. İbranice ge vadi olduğu için Ge Hînnôm (גהינום ) derler.
Tevrat’a göre burada vaktiyle putperestlerin tapınağı varmış, tanrı Moloh’a çocuk kurban ederlermiş, ne kadarı gerçektir ne kadarı Tektanrıcı propagandadır bilmem. Krallar 2.23’e göre kral Yosiah bu töreyi yasaklamış, tapınağı da yıktırmış. Ondan sonra burası Kudüs kentinin çöplüğü olmuş. Hayvan leşleri ve idam mahkûmlarının cesetleri buraya atılırmış. Sürekli ateş yanarmış. Kokuyu tahmin edebilirsiniz artık.
Tevratta ge hînnôm veya gei ben-hînnôm (“Hinnom oğlu vadisi”) onbir yerde geçiyor. Hepsinde de somut bir yer sözkonusudur. Sadece Yeremya 7.31’de günah işleyip lanetlenen Yahuda halkının ölülerinin Hinnom vadisini dolduracağı, orada kurda kuşa yem olacağı, bundan dolayı vadinin adının “Gözyaşı Vadisi” olarak anılacağı bildirilir. Tevrat’ın Aramice tefsirlerinde sözcük Gehennâm şeklinde geçer. Allahın putperestlere yönelik gazabının simgesi olarak yorumlanır.
Aramice /g/ = Arapça /c/ kuralından daha önce söz etmiştim, hatırlarsınız. İncil’de geçen sözcük Yunanca gehenna’dır. Hz. İsa bu sözü oniki yerde telaffuz eder. Her seferinde günahkâr bir kişiyi veya günah işleyen bir organı “Gehenna ateşine atmak” eylemi söz konusudur. İsa daima mecaz ve mesellerle konuşmayı sever, burada da mecazi bir anlam kastetmiştir sanırım. Ama ikibin senedir tartışılan bir konuyu ben çözecek değilim herhalde.
Kutsal Kitaba göre cehennem Mesihe iman etmeyenlerin gireceği yer.Ve orda sonsuza dek elem çekecekleri yerdir.Ağlayış ve diş gıcırtısı olucağını ve kızgın fırınlardan bahseder Rab Mesih İsa.Cehennem ismi altta sevan nişanyan beyin dediği gibi vaadiye atılan pislikleri olduğu ve onları kurtlar yediği için isim olarak burdan çıkmıştır.
Kelama göre cehennem Mesih imanlısı ollmayanların gideceği yerdir.Orda ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.Ve kızgın fırında.Sevan bey çok güzel anlatmış cehennem isminin hikayesini.Aynen dediği gibidir.
digeri_1
16-06-2009, 19:27
Sevan Nişanyanı ölçüt almıyorum ancak bakarsanız yukarda cehennem ateşinin simgesel olabileceğinden bahsetmekte. Zaten isa benzetmelerle konuşmamış mıdır ?
hinnom hikayesi aynen söylendiği gibi ben de katılıyorum . Ancak bir şey soracağım ;
"fırın"dan bahsediyorsunuz . Bunu isanın bir meselinden alıntı yaptığınızı biliyorum .Sizce görünmeyen ruhlar aleminde somut bir "işkence fırını " olabilir mi ? ve bu görünmeyen madde dışı ruh nasıl yanabilir ?
Beden ve ruh acı çekecektir cehennemde.Cehennem gerçektir.Yoksa Rab bu kadar üstünü vurgulamazdı.
Portakaloglu
15-08-2009, 15:27
Diğer mezhepleri bilemem ama benim inandığım Protestanlık mezhebinde
İman etmeyenler için yok oluş,
İman edip günah işleyenler için ise cehennem Tanrı'dan uzak kalmak,
Esenlikler...
Hz. İsa'nın bahsettiği cehennemi bilemiyecem ama bana bir fransız asıllı hristiyan papazın söylediği bir laf vardı çok hoşuma gitmişti. "Hz. İsa 'Küçük bir çocuk kadar saf olmadığınız sürece cennete giremezsiniz' der." demişti.
Jayjay işte tam da İsanın söylediği gibi=)
Cennet cehennem şeklinde adlandırılan yerler spatyumun belirli katmanlarıdır... spatyumun en üstüne yani cennet katmanına saf bir ruh girebilir ancak...=))
Sevgiler...
Sevgili Vesper,
Spatyum nedir ?
Beni biraz aydınlatır mısın ?
Saygılar...
Sevgili jayjay Spatyum/spatyom bugün parapsikolojinin ortaya attığı bir şeydir. Gizli öğretilerde de geçer. Öbür dünyadır... parapsikoloji bilimini kabul ediyormusunuz bilmiyorum(soyut bir bilim olduğundan kabul etmeyenler de var) ama ediyorsanız açıklayayım...
İnsanların fiziksel bedenlerinin dışında bir de var olan enerjilerinden söz edilir... Fiziksel beden maddedendir yok olabilir ama enerji asla yok olamaz değişik formlara dönüşür... Ölüm gerçekleştiğinde enerji ya da bazılarının deyimiyle ruh bedeni terkederek başka bir boyuta geçer... Geçtiği bu boyutta yükselmesi ruhun saflığına bağlıdır... Saf olmayan ruhlar temizlenene kadar yükselemezler... Alt katmandaki ruhlar sıkıntı çekerler üst katmanlara çıkıldıkça sıkıntı yerini huzura bırakır...
Sevgiler...
Peki Spatyum/spatyom öğretisi Hristiyanlığın hangi mezhebinde vardır ?
aslında ani bir giriş oldu bu=) önaçıklamalar eksik kaldı... Spatyum herhangi bir dinde bu şekilde yer almaz... Öbür dünya şeklinde yer alır... Ölülerin gittiği yeri spatyum olarak adlandıran parapsikolojidir... Ama sonuçta aynı yerden bahsediyoruz...
sadece Hristiyanlık değil diğer dinler de bir takım yasaklamalar getiriyorlar... Yalan söyleme, hırsızlık yapma, kötü düşünme, adam öldürme gibi... Bazıları der ki düşüncemize bile karışılır mı??? Elbette düşünceler de insanın enerjisini etkiler... Bütün bu yasaklamalar insanların ruhunu saf tutmaya yöneliktir. Bugün parapsikologlar ve ölüm ötesini araştıran kimseler de ruhun saflığının spatyumun hangi katmanında yer alacağımızla ilgili ana unsur olduğunu söyler... Yukarıdaki yazımı Hristiyan kimliğimle değil parapsikolojiye ilgi duyan ve bu alanda çalışmalar yapmış kişilerle,
araştırmalarında elde ettikleriyle yakından ilgilenen biri olarak yazdım... Bunları her mezhepten Hristiyanlar kabul edebilir...
Cehennem kavramı yahudilik inancına helenistik dönemde Makkabeus yazıları (apokrif demek yanlış olabilir) ile girmeye başlamıştır.
Seleukid devleti (başkenti Antakya olan Suriye diadoku) Mö 4.yüzyıl sonu itibarıyla ortaya çıkıyor ve Mö 3.yy'dan, Bergama (+Roma) ya karşı yenildiği [Menderes Magnesiasında MÖ 2.yy başlarında gerçekleşen] savaşa kadar, Anadolu dahil bölgenin dominant gücü oluyor.
Seleukid döneminde yahudilerin aşağılanması /eziyeti aşırıya ulaşmış, umutsuzluk hakim olmuştur.
Gerçek dünyada tanrısal hak ve adaletin gerçekleşmesi umudu yok olunca en azından öldükden sonra öbür dünyada adalet ihtiyacı düşüncesi gelişmiştir. Bunu yazıya dökenlerin (teorisyenlerin) başını çekenler ise Makkabeus familyası üyeleridir.
Ben buna katılmıyorum en eski inançlarda dahi bugunkü cehenneme benzer kavramlar vardı... Ruhların öteki alemlerde farklı katmanlara gidileceği inancı her dönemde olmuştur... ha tabi kastedilen ateşlerle lavlarla dolu cehennemse böyle bir şey yok zaten... Bu anlatımlarda sembolizmden yararlanılmıştır... Ruhların saf olması gerekir... Ateş ve su da sembolizmde temizleyen saflaştıran anlamlarında kullanılır
Burada söz konusu olan bütün eski inançlar değil, ortadoğu dediğimiz bölgenin inançları olup, spesifik olarak da sonradan hiristiyanlığın içinden çıktığı yahudi dinidir, değerli vesper !
Ruhların başka bir yerler göçmesi ise cehennem anlamına gelmiyor. Cehennemi herkes farklı olarak algılayabilir, sonsuza kadar kayınvalidenin ruhu ile birlikde olmak yada minare hoparlörü olarak değişime uğramak türü sıkıntılar gibi.
Anadolu-Suriye-Mezopotamya bölgelerinde öne çıkan ölüm sonrası ile ilgili inançlar karman çormandır ama ceza dan pek söz edilmez. Daha çok hadesde hiç bir animasyon etkinliği olmadığı için can sıkıntısından patlayan, uçuşan ruhlar hayal edilirdi.
Yada hababam de babam dünyaya geri postalanarak (rekarnasyon) tanrı ile birleşmeyi hak edene kadar mücadele inancı daha entellere özgüdür. Rekarnasyon ancak kişinin hayatını düzgün bir erkek olarak yaşaması ve astronomi ile matematiği/geometriyi doğru dürüst öğrenmesi ile gerçekleşiyor.
Ha ! eğer kişi, geometriyi tam bilmeden sağda solda konuşursa, astro hakkında, bir daha ki yaşamda kuş olur.
Hiristiyanlığın mücdinin İsa değil, aziz Paulus yurttaşımız olduğunu hatırlatmak isterim. Ek olarak yahudilerin öbür dünya görüşleri belirsiz di makkabeuslar dönemine kadar. Yani helen ve sümer kültüründe ne varsa vardı işte...
Hmmm... Yani demek istediğiniz Yahudi ve hristiyan inançlarındaki cehennem kavramı o zamanlar var olan dinlerden mi alıntıydı??
(Bu arada ruhların başka bir yere geçmesinin cehennem anlamına geldiğini söylemedim=) Sanırım demek istediğimi anlatamadım... Ruhlar başka bir yere göçer göçtükleri yer de dünyadaki işlerine göre katmanlara ayrılırdı alt katmanlara sıkıntı olduğundan cehennem üst katmanlara huzur olduğundan cennet deniyor... Tarih boyunca başka isimler de verilmiştir)
digeri_1
17-10-2009, 18:56
bence isa yanlış anlaşıldı, cehennem diye bir tabir de kullanmadı yani insanların öldükten sonra cayır cayır yandıkları bir alem olduğunu söylemedi. hinnom vadisi örneğini verdi. yok olacaklarını ve tanrı sevgisinden ayrılacaklarını söyledi. bence fiili bir cehennemden çok ruhsal bir benzetme yada sembolik bir ateş. hepsi bu.
Fikirlernize saygı duyuyorum.Ama Kelama bakıcak olursa cehennemin sembolik değil gerçekten kötü ve insanın bedenine zarar veren yer olduğunu görüyoruz.
Ben de cehennemin sembolik olduğunu düşünmüyorum ama kelamda sembolik bir dille anlatıldığını düşünüyorum
Sevgiler
digeri_1
20-10-2009, 21:30
Cehennemin kötüler için, onların kurtulamayacağı bir cezalandırma yeri olduğu inancı, doğru bir kişinin cehenneme (ölüler diyarı) gideceği ve tekrar oradan çıkacağı ile bağdaşmaz .
Fakat tanrı ,sonsuz ateş imajını sık sık kullanmaktadır.
Bunun "sembolik "olduğu açık aslında. İsa konuşmalarında sürekli sembolik & simgesel ifadeler kullanmıştı. Buna dikkat edin. Hatta bu bağlamda Sodom (kenti), de ‘sonsuz ateş’ ile cezalandırıldı .Bunu kutsal kitaptan okuyabilirsiniz.Bu
kente "sonsuz ateş" hükmü sakinlerinin kötülüklerinden dolayı tamamıyla yok edilmesi anlamındadır.
Bunu kanıtlar ,somut bir örnek vereceğim ;
"O zaman onun kapılarında bir ateş tutuşturacağım ve o Kudüs’ün saraylarını yutacak ve o sönmeyecek" (Jer. 17:27).
Şimdi bu ifadeyi sözcüğün gerçek anlamıyla mı okuyacağıuz ??Kudüs’ün büyük evleri yangınla yanıp kül oldu , bu doğru , ve kutsal kitapta da yazıyor , (2 Kings 25:9), ama bu ateş sonsuza dek sürmemiştir !!!! .
Eğer dediğiniz gibi olsaydı yani gerçek anlamında kullanılsaydı şu anda kudüsteki evlerin kapıları cayır cayır yanması lazımdı :)
Bunun yanında belki hiç gerek yok ama
şu ayet HERŞEYİ ANLATIYOR, YANİ "ATEŞİN SEMBOLİK OLDUĞUNU !! :
Tanrı, Edom ülkesini ateşle cezalandırmıştır ; şöyle ki bu,
"gece de gündüz de sönmeyecek. Onun dumanı sonsuza dek tütecek: o, bir kuşaktan diğerine ıssız kalacak…orada baykuş ve kuzgun oturacak… saraylarında dikenler bitecek"(Is. 34:9-15).
Tahrip olmuş Edom diyarında hayvanlar ve bitkiler olduğuna göre, sonsuz ateş deyimi, sırf sözcük anlamından çok, Tanrı’nın öfkesini ve O’nun belirtilen yeri tümüyle yok edişini ifade etmelidir.
Zaten ‘Sonsuza dek’ anlamına gelen İbranice ve Yunanca deyimler, tam olarak ‘çağlar boyu’ anlamına gelir . Bunun yanında Tanrı’nın Kudüs’ün ve İsrail’in günahları karşısındaki tekrar tekrar öfkesi, ateşe benzetilmektedir:
"Öfkemi ve kızgınlığımı bu yerin (Kudüs) üzerine dökeceğim… o tutuşacak ve söndürülemeyecek" (Yer. 7:20 vs..)
sayglar
Eski Ahitteki cehennem anlatımı ile Yeni Ahitteki farklıdır.Eski Ahit daha çok yasaya önem verir.Yeni Ahit kadar cehenneme değinmez.Matta 25'i okuyabilirsiniz mesela.Orda anlatılıyor.
siparisci
21-10-2009, 09:42
Paolo bir gün üç cümleyi geçen açıklamaların olduğunda seve seve okuyacağım. Zira adının geçtiği yere girmek istemiyorum, çünkü hep aynı şeyler :D
Bende adam akıllı yazın olunca okuyacağım.Saçmamalayı öğrenince hahahaha)))))))))
Sayın paolo
Sanıyorum hristiyansınız. Eğer değilseniz dolayısıyla sorunun muhatabı da değilsiniz.
Bilgilenmek için soruyorum.
NASRANİ, İSEVİ veya HRİSTİYAN kelimeleri arasında anlam veya kapsam farklılığı varmıdır ? Varsa nedir ? Yoksa bu kelimeler tek bir topluluğu işaret için neden farklı farklı kullana gelmiştir ?
selamlar
digeri_1
21-10-2009, 16:17
Eski Ahitteki cehennem anlatımı ile Yeni Ahitteki farklıdır
paolo
Eski antlaşmanın "cehennemi" ,yeni antlaşmanın "cehennemi" diye bir şey olmaz. Sözcük olarak; ‘cehennem’ diye tercüme edilen orijinal İbranice sözcük ‘sheol’,Yunancada ise 'Hades' olup ‘kapalı bir yer’ anlamındadır.
"Mezara (cehennem’e) konmuş koyunlar gibi, ölüm onları güdecektir"
(Ps. 49:14) ifadesi, mezarın huzurlu bir unutma yeri olduğunu belirtmektedir.
Mesih’in canı ya da bedeni, cehennemde üç gün kalmasına rağmen çürümeye uğramadı (Acts 2:31).
Eğer cehennem bir ateş yeri olsaydı, bu mümkün olmazdı.
Yeni Antlaşma Eski antlaşmanın bir devamıdır , bu yüzden ,bir ayrım yapamazsın.Yoksa kendi inancına ters düşersin.
hez.32:26-30 ayetlerine bakalım önce :
Civardaki ulusların güçlü savaşçılarının, kendi mezarlarında huzur içinde yattıkları şeklinde, bir görünüm vermektedir:
"(savaşta) yıkılmış olan güçlü kişiler… kendi savaş silahlarıyla birlikte ölüler diyarına (cehenneme) indirilmiş olanlar ve onlar kılıçları kafalarının altında yatıyorlar… onlar çukura indirilenlerle birlikte yatacaklar".
Bu, savaşçıların kendi savaş silahlarıyla birlikte gömülmesi ve cesedin kafasının altına kendi kılıcının konulması geleneğini ifade etmektedir. Ama yine de bu, cehennem’in - mezarın - bir tanımlamasıdır.
Cehennemde (yani kendi mezarlarında) halen yatan bu güçlü insanlar, cehennemin bir ateş yeri olduğu savını desteklememektedir.
Fiziksel şeylerin de (örneğin kılıçlar), kişiler gibi aynı ‘cehennem’e gitmekte olması, cehennem’in ruhsal bir işkence yeri olmadığını göstermektedir.
Aksi halde bu savaşçı kimleler fiili bir işkence aleminde kendi silahlarıyla ne yapacaklardı !! :)
Düşünsenize elinizde kılıç kalkan ,topuz vs.. Cehennemde film mi çevireceksiniz :)
Bu nedenle Petrus kötü bir kişiye şunu demiştir: "Senin paran, seninle beraber yok olsun" (Elç. 8:20).
Bu ayette de bakarsanız açıkça insanın ölümden sonra "yok olacağı" nı söylemekte.
"Senin paran, seninle beraber yok olsun" (Elç. 8:20).
saygılar
Hristiyan ismini putperestler çıkarmışlardır.Mesih imanlılarını ve Mesihi aşağılamak için.Mesih imanlıların gerçekte İsevi Mesihçiler denilmektedir.Nasrani Rab İsa Mesihin Nasıralı olduğunu için Ona vurgulama yapılma amacıyla çıkmıştır.Natan Rab İsa Cehennemden bahsederken AĞLAYIŞ ve DİŞ GICIRTISI demiştir.Bunlar sembolik değil.Başka bir yerdede Azap demiştir cehenneme.Kelamı iyice ve dikkatlice okuyunuz lütfen.
digeri_1
22-10-2009, 13:34
sevgili paolo ,
Ben sana ne anlatıyorum , sen bana ne diyosun. Somut varlıklar vardır, yada herkes tarafından kabul gören kanunlar , mesela yer çekimi ..bunun olmadığını kim idda edebilir ! Bunu Newtona bağlamak yerine senin yapman gereken bu kanun nereden geldi felan olmalı . :)
"ağlayış ve diş gıcırtısı" meselesi gerçekten sembolik. Kimsenin bedeni bir yerlere gitmeyecek ki , hani ruh nerde kaldı, ruhun yanıcı bir özelliği mi vardır ? Hem "sevgi tanrısı" nasıl kendisini dinlemeyen "çocuklarını" cayır cayır yaksın , sen kendi çocuğunu acımasızca ve sonsuza dek işkencelerde herc-ü merc eder miydin :)
Bir madde değildir ki yansın. Demekki bu ateş insanı fiilen kavuran bir ateş olamaz. Bu olsa olsa temsili bir ateş olur canım kardeşim :)
Kelam dediğin Kutsal Yazıları zaten hergün altını çize çize okuyorum , ama senin gibi kelimelerin görünen yüzünü değil arkasındaki gerçek anlamı kavramaya çalışıyorum.
Kutsal Kitapta cehennem içinde ateş gölüde der.Bunların hiç sembolik olduğunu sanmıyorum.Vahiyde geçer.
digeri_1
22-10-2009, 15:05
Vahiy bölümü zaten tümüyle sembolik anlatımlar içermektedir. Uygun bir zamanda ateş gölü ile ilgili yazmak istyrm ,,
İsa, Tanrı’nın kötülere sonsuza dek acımasızca işkence edeceğini öğretmedi. Tersine şunları söyledi:
“Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri yok olmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun” (Yuhanna 3:16, ).
İsa bu sözlerle kendisine iman etmeyenlerin öleceğini ima etmiş olmuyor mu?
Eğer onların sonsuza dek yaşayıp cehennem azabı çekeceğini söylemek isteseydi, bunu açıkça belirtmez miydi?
Saygılar
digeri_1
26-11-2009, 10:28
Çocuklar için şeker,çikolata daha çekici gelir ,altın dan ziyade.Bunlar sembolik anlamlardır. Altın ve değerli taşlar da insanlar için daha güzeldir ve olayın güzelliğini anlatmak için simgesel olarak kullanılır. Mesela vahiy kitabında yeni yeruşalim için bu yüzden değerli taşlardan ,yollarının bunlarla sülü olduğundan bahsedilir. Yoksa ruh yanmaz, yollar da ruhsal anlamdadır.
Nazzam-Cubbai
26-11-2009, 14:01
isa ne demek istediyini bilmiyor , bilse idi bukadar kisi isa sunu demek istiyor yok bunu demek istiyor demezlerdi .
--------------------------------
digeri_1
26-11-2009, 14:27
Ne demek istediğini bilmiyor muyoksa insanlar anlamak mı istemiyor,çok kişi var ki çoğu sözünde aynı fikirdeler, Simgesel onca şey anlattı. Bazılarını açıkça söyledi. Anlamak istemeyenler de var. metinsel olarak ayetler dogmatik ancak yorumu dinamikdiktir.
Evet aynıdır.İsevi İnancının temel taşı Mesih İsadır.
Neden Eski Ahitte cehennemden hic bahsedilmez?
Neden Eski Ahitte cehennemden hic bahsedilmez?
Encyclopedia Judaica'da söyle denmektedir: "Kutsal Yazılarda ölüm sonrasında Gehenna'yla ilgili düşüncelerin hiçbir dayanağı yoktur."
Cehennem hakkindaki görüsler Hristiyanlarin kullandiklari Tevrat'ta pek yer almamis ama sonradan yeni ahite eklenmistir. Cünkü bu hristiyanlarin kullandiklari Tevrat versiyonu apokrif yani kanonik yazitlar ve dini metinler süpheli görüldügü icin bazi dini politik gerekcelerle Kitabi Mukaddes'e eklenmemislerdir. Bu yüzden Yunanca gizli veya saklanmis anlamina gelen apokrif sözcügü kullanilir. Tobit, Yudit, Ester apokrif dini kitaplardir ve Kitabi Muakkades'de yer almaz. Digerleri Bilgelik, Sirak, Baruk, Yeremya’nın Mektubu, Azarya’nın Duası ve Üç Genç Adamın Ezgisi, Suzanna, Bel ve Ejderha, 1.Makabeler, 2.Makabeler, 3.Makabeler, 1.Esdras, 4.Ezra, Manaşşe’nin Duası, 151.Mezmur ve 4.Makabeler’dir ve cogu kisimlari 14.yy'da tekrar Kitaba Mukaddes'e eklenmistir.
Yahudi inancindaki cehennem hakkindaki görüs ve tasavvurlar ancak bu apokrif metinlerde elle tutulur bir sekilde belirginlesir.
Buna dair bir örnek mesela Enoch Kitabin'da bulunabilir;
Enok 100:9
„Entsprechend der Taten der Bösen werden sie in lodernden Flammen brennen, schlimmer als Feuer“ (Kötüler amellerine göre, korkunc atesten daha korkunc bir yükselen alevle yanacaklar)
Enok 100:4
"niemand wird ihnen helfen“ (kimse onlara yardim etmeyecek)
Enok 103:7
„Und sei dir bewusst, dass sie [die Engel] eure Seelen in den Sheol [hebr. für Hades] bringen werden und sie [die Seelen] werden Böses erleiden und eine schwere Prüfung durchzustehen haben, in Dunkelheit, Fesseln und brennenden Flammen“ (Meleklerin ruhlarinizi Sheol'a (Ibranice: Hades'e) getireceklerinden emin olun, onlari (ruhlari) orada her türlü kötülügü yasayacaklari karanlikta, zincirler icinde, yanan ateslerde zor bir sinav bekliyor)
Zaman icerisinde yahudi inanisindaki cehennem tasviri özellikle Kabalistlerin mistik yorumlamalariyla eskisinden degisik bir hal almis ve neredeyse monoteizmden izler birakmamistir. Burada sheol, gehanna gibi iki degisik yer olusmus ve bir cok Ibraniyet disi ögeler katilmistir.
Bu yüzden hristiyanlikta cehennem tasvirleri yogun olarak ancak yeni ahitte rastlanmaktadir ve eski ahitteki cehennem tanimlamalari yetersiz kalmaktadir. Cünkü Hristiyanlik da öz olarak aslindan yahudiligin reforme edilmis bir versiyonudur. Bunun anlasilmamsi icin yahudilikle aradaki farklar zamanla belirginlesince saklanan ve gizli tutulan eski apokrif metinler animsanmis ve 14yy'da tekrar Kitabi Mukaddese eklenilmekte bir sakinca görülmemistir.
İsa, Tanrı’nın kötülere sonsuza dek acımasızca işkence edeceğini öğretmedi. Tersine şunları söyledi:
“Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri yok olmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun” (Yuhanna 3:16, ).
İsa bu sözlerle kendisine iman etmeyenlerin öleceğini ima etmiş olmuyor mu?
Eğer onların sonsuza dek yaşayıp cehennem azabı çekeceğini söylemek isteseydi, bunu açıkça belirtmez miydi?
Saygılar
Cehennem yoksa Hitler'le Stalin sadece ölüp kurtulmuslardir.
Cehennem üstü kapalı olarak Eski Ahitte çok azda olsa geçer.
Cehennem yoksa Hitler'le Stalin sadece ölüp kurtulmuslardir.
Konuyla alakasi olmayacak ve bu konuyu bu baslikta tartismaya devam etmeyi düsünmüyorum ama neden böyle düsünüyorsunuz ki? Mesela Hitler ve Stalin belki de insanlar "nasil olsa öbür dünyada cezalarini cekecekler" diye bu dünyada yargilanmaktan kurtulmus olmasinlar? Farzedelim cehennem ve cennet yok, o halde bu dünyada insanlari yaptiklari haksizliklar ve canilikler yüzünden yargilamak daha fazla bir gereksinim ve ihtiyac olup insanlar yargi sistemini tutarli bir sekilde yürütüp mükemmelestirebilecekti. Bu da sizce daha akilci ve mantikli olmaz mi? Asil insanlar öbür dünyada cehennem var diye bazilarinin hic yargilanmamis olmasini veya hafif cezalar almasini önemsemiyorlar veya kabulleniyorlar gibi.
Cehennem yoksa Hitler'le Stalin sadece ölüp kurtulmuslardir.
Sayın KORN,
Bu nasıl bir Tanrı'ya inandığınızla ilgilidir.....
Cehenneme inananlar engizisyon döneminde inanmış oldukları "cehennem Tanrısı" nı örnek alarak insanları diri diri yakmışlardır...
Sizin İnandığınız Tanrı, "Hitler gibi" işkenceci biri midir ?
Yoksa,
1.Yuhanna 4:8 ayetinde kayıtlı olduğu gibi "Sevmeyen adam Tanrı'yı bilemez, çünkü Tanrı SEVGİDİR"".. diye adlandırıldığı gibi, sevgi dolu biri midir?
İnslık suçu diye nitelendirilen "işkence" yi siz eğer inandığınız Tanrı'ya yakıştırıyorsanız bilemem.
Ama sevgi dolu yaratıcı insanlara işkence etmez. Kötülere verilecek ceza onun sözlerinde kayıtlıdır.
Lütfen yerinden açıp okuyunuz.
Mezmurlar 92:7,
Mezmurlar 37:9-11,
Özdeyişler 12:7,
2.Petrus 3:7,
Mezmurlar 145:20,
Mezmur 37:20,
Vaiz 9:5,
Romalılar 6:7,23,
Saygılarımla
Sayın KORN,
Bu nasıl bir Tanrı'ya inandığınızla ilgilidir.....
Cehenneme inananlar engizisyon döneminde inanmış oldukları "cehennem Tanrısı" nı örnek alarak insanları diri diri yakmışlardır...
Sizin İnandığınız Tanrı, "Hitler gibi" işkenceci biri midir ?
Yoksa,
1.Yuhanna 4:8 ayetinde kayıtlı olduğu gibi "Sevmeyen adam Tanrı'yı bilemez, çünkü Tanrı SEVGİDİR"".. diye adlandırıldığı gibi, sevgi dolu biri midir?
İnslık suçu diye nitelendirilen "işkence" yi siz eğer inandığınız Tanrı'ya yakıştırıyorsanız bilemem.
Ama sevgi dolu yaratıcı insanlara işkence etmez. Kötülere verilecek ceza onun sözlerinde kayıtlıdır.
Lütfen yerinden açıp okuyunuz.
Mezmurlar 92:7,
Mezmurlar 37:9-11,
Özdeyişler 12:7,
2.Petrus 3:7,
Mezmurlar 145:20,
Mezmur 37:20,
Vaiz 9:5,
Romalılar 6:7,23,
SaygılarımlaPeki kötü insanlarin akibetleri ne olacak öbür dünyada?
Sayın KORN,
Ayetlere bakma imkanınız yok sanırım....
Aslında cennet ve cehennemden kastettiğimiz şey nedir ?
Harfi anlamda ateşlerin bulunduğu ,sonsuza dek işkencenin olduğu bir ortam başka bir dünya mı diyoruz? Yoksa Ruhsal olarak Rable ayrılık mı ? O da olmadı , bakış açılarımız, bu dünyayı algılayış tarzımız mı ?
Lucifer666
11-03-2010, 20:45
Cehennem ateşi ve cehhennem tamamen mecazidir..Allah insan gibi küçük şeylerle uğraşmaz.Allah evrenin dilidir.Herkes kendi cehennemini kendi yaratır..Allah yani evrenin kuralları vardır.Bu kurallara uymayanlar hsürana uğrar.Yoksa allahın insanı yakacağı falanda yoktur..Şanına yakışmaz..Bizde böyle bir anlayış oluşmuş..Cehennem derken içi ateşlerle dolu.İnsanların toplanıp yakılacağı yer gibi.
Ateşte mecazidir..Ateş elem ızdırap demektir..Bu dünyada evrenin kurallarına aykırı davranmamız sonucunda kendi cehennemimizi yaratırız ve ateş/ızdırap içinde oluruz.İşte allah/evrenin aklı Bu kuralları peygamberlere iletmiştir..İsteyen uyar mutlu olur.İstemeyen kendi cehennemini yaratır ve ızdırap çeker..
Lucifer...
UlulElbab
11-03-2010, 20:55
Cehennem ateşi ve cehhennem tamamen mecazidir..Allah insan gibi küçük şeylerle uğraşmaz.Allah evrenin dilidir.Herkes kendi cehennemini kendi yaratır..Allah yani evrenin kuralları vardır.Bu kurallara uymayanlar hsürana uğrar.Yoksa allahın insanı yakacağı falanda yoktur..Şanına yakışmaz..Bizde böyle bir anlayış oluşmuş..Cehennem derken içi ateşlerle dolu.İnsanların toplanıp yakılacağı yer gibi.
Ateşte mecazidir..Ateş elem ızdırap demektir..Bu dünyada evrenin kurallarına aykırı davranmamız sonucunda kendi cehennemimizi yaratırız ve ateş/ızdırap içinde oluruz.İşte allah/evrenin aklı Bu kuralları peygamberlere iletmiştir..İsteyen uyar mutlu olur.İstemeyen kendi cehennemini yaratır ve ızdırap çeker..
Lucifer...
İlginç bir bakış açısı...Üstelik imzamlada uyumlu:)
Sayın Lucifer...Luciferin akıbeti ne olacak?
Yada kendisi bir varlık mıdır? varmıdır yok mudur?
Sevgi ile...
Lucifer666
16-03-2010, 21:41
Lucifer aslında herkes olabilir.Allahtan uzaklaşıp kötülük yapanlar da aslında bir luciferdir.Bende bir lucifer sayılırım fakat benimn kötülüğüm kötülüğe:)..
Lucifer bir varlık deildir bir sıfattır..Çoğu zaman bizde birisine şeytan deriz..Şeytan bir sıfattır..Ki kuranda bahsedilen bir ayette "iblis cinlerdendi" denilir.Biliyorz ki cinlerdede irade vardır.Onların iyileride vardır kötüleride.Şeytan bir varlık olsaydı cin olmazdı.Şeytan hep kötüdür.Ama biliyoruz ki cinlerde iyilerde vardır.
Kısaca lucifer bir sıfattır..
Lucifer...
Biliyorz ki cinlerdede irade vardır.Onların iyileride vardır kötüleride.Şeytan bir varlık olsaydı cin olmazdı.Şeytan hep kötüdür.Ama biliyoruz ki cinlerde iyilerde vardır.
nerden biliyorsunuz.bilginizin kaynağı nedir.bildiğinizi iddia ediyorsunuz ancak tek bir delili olmayan bir hurafe , söylence sadece.
YOLCULUKLAR
17-03-2010, 16:38
nerden biliyorsunuz.bilginizin kaynağı nedir.bildiğinizi iddia ediyorsunuz ancak tek bir delili olmayan bir hurafe , söylence sadece.
İyide zaten bu inanç değil mi?
Yani inançta delil aranması doğru mudur?
İnanç sisteminin eleştirilmesi doğru olabilir ancak niçin delilsiz bir şeye inanıyorsun tarzı görüş bana pek mantıklı gelmedi.
Lucifer Kutsal Kitabın neresinde geçiyor cehennemin mecazi olduğu?Ayet gösterebilir misiniz?Yüce Kelam öyle demiyor ama!
niçin delilsiz bir şeye inanıyorsun demem mi size MANTIKLI gelmedi.
delilsiz bir şeye inanmanın kendisi mantıklı geldi ,
ama benim tarzım mantıklı gelmedi öyle mi.
sizin mantık dediğiniz şeyle benim mantık dediğim şeyin aynı olduğundan pek emin değilim.
inancınızın hiç bir delili olmadığını kendiniz de buyurmuşsunuz zaten.benim sözü uzatmama gerek kalmadı.
o halde cinlerin şeytanın şöyle olduğunu BİLİYORUZ diye cümleler kurmayın.sizin de söylediğiniz gibi.hiç bir şey bilmiyorsunuz.sadece delilsiz bir şekilde inanıyorsunuz.bir çocuğun masallara inanması gibi.bilgi kavramı fiil olarak sizin eyleminizle tamamen alakasız.ben de zaten bunu göstermek istemiştim.
bu arada yazımı bi daha oku.ben niye inanıyorsunuz mu demişim yoksa bunu nerden BİLİYORSUNUZ mu de3mişim.
YOLCULUKLAR
18-03-2010, 03:17
Lucifer Kutsal Kitabın neresinde geçiyor cehennemin mecazi olduğu?Ayet gösterebilir misiniz?Yüce Kelam öyle demiyor ama!
Paolo Katolik Kilise Kutsal kitaptaki cehennem kavramının sembolik olduğunu söyler. (Vatikanın resmi açıklaması). Eğer katolik isen yüce kelama değil, kilisenin yüce kelamı yorumlamasına bakacaksın.
Katolik Kilise cehennem kavramını kabul eder, ama Kutsal Kitapta yazılı olan cehennemin semboller içerdiğini ve gerçek cehennemi yansıtmadığını söyler.
YOLCULUKLAR
18-03-2010, 03:22
o halde cinlerin şeytanın şöyle olduğunu BİLİYORUZ diye cümleler kurmayın.sizin de söylediğiniz gibi.hiç bir şey bilmiyorsunuz.sadece delilsiz bir şekilde inanıyorsunuz.bir çocuğun masallara inanması gibi.bilgi kavramı fiil olarak sizin eyleminizle tamamen alakasız.ben de zaten bunu göstermek istemiştim.
anarchist dostum, tamam, biz Tanrı'yı gözümüzle görmeden Tanrı vardır diyip büyük bir yanılgının içine düşüyoruz.
ama şimdi bir de sizin inancınıza bakalım... siz dünyanın nasıl oluştuğunu biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz... Peki bilmediğiniz bir konu hakkında nasıl oluyorda Tanrı yoktur diyip kestirip atıyorsunuz?
İşte burada inanç devreye giriyor. İnanç sadece Tanrı'ya inanmak demek değildir. Sizinkide bir inanç. Bir düşünceyi mantıklı bulursunuz, ona inanırsınız.
Bizim pederler cehennem için asla öyle demedi.Yok illaki Kilise böyle diyor diyorsan delil göstermeni davet ediyorum.Cehennem mecazi değildir.Aksine.Gerçektir.Katolik olmam Yüce Kelama bakmayacağım yada yorumlarıma göz atmayacağım anlamına gelmez.
YOLCULUKLAR
18-03-2010, 10:13
Bizim pederler cehennem için asla öyle demedi.Yok illaki Kilise böyle diyor diyorsan delil göstermeni davet ediyorum.Cehennem mecazi değildir.Aksine.Gerçektir.Katolik olmam Yüce Kelama bakmayacağım yada yorumlarıma göz atmayacağım anlamına gelmez.
Paolo diyorum ki (keza dedim de) Katolik Kilise cehennemin varlığını kabul eder. Ama İncil'deki cehennem tasfirinin mecazi/sembolik olduğunu söyler. Dolayısıyla Katolik Kilise cehennemi senin algılamış olduğun gibi (İncil'de yazdığı gibi) kükürt kokularının olduğu diş gıcırtıların olduğu bir yer olarak algılamıyor. Rab'den ayrı düştüğün yere cehennem diyor ama o cehennemin nasıl bir yer olduğunu bilmiyor. Bu görüşünü desteklemek için Pavlus'un aynadaki silik görüntü benzetmesini kullanıyor. Yüce kelamına bakarak herşeyi anlayamıyorsun. Herşeyi göremiyorsun. Pavlus görememiş, yok eğer sen görmüşsen Vatikana müracat et azizlik listesine alsınlar seni :) Pavlus şu an için her şeyi göremediğini, gördüklerinin sadece aynadaki silik görüntüden ibaret olduğunu... Net görüşü o gün geldiğinde yapabileceğini söylüyor. Dolayısıyla cehennem de bu şekilde. Şuan için anlayamazsın cehennemi. Bilemezsin nasıl bir yer. Sana verilen bilgilerle ancak aynadaki silik görüntüyü yakalayabilirsin. Net görüşü cennete/cehenneme gittiğin zaman sağlayabilecen. O atmosferi koklamalısın orayı anlayabilmen için.
İşte tüm bu bilgiler birleştiğinde kardinal insanların Kutsal Kitap'tan okuduğu cehennem kavramının aslında hiç var olmadığını belirtmişti. Böyle bir cehennem yok demişti. Bunun mu kanıtını istiyorsun? Bu haber bütün basında yer aldı. Gir google arat. Yahut gir bir gazetenin arşivine bak. Ayrıca bu sözü peder söyledi demedim. Kardinal söyledi dedim. Kardinalin peder olduğunu biliyorum lakin Vatikanın hiyeraşisinde kardinal ile peder arasında dünyalar kadar fark vardır ve söyledikleri sözlerin geçerliliğinde de dünyalar kadar fark vardır sevgili paolo
sayın yolculuklar
samimi olan insanı severim.
samimi olsun da varsın faşist olsun.
ama tatlı su kurnazlarını sevmem.
benim inançla işim asla olamaz.
dünyanın nasıl oluştuğunu bilmek yada bilmemek ile tanrının ne alakası var.
bilinmeyen her boşluğa tanrıyı tıkıştırmaya kalkıyorsunuz ancak; bilindiğinde tanrınız usul usul sessizce o boşluğu terkedip başını önüne eğip çekip gidiyor.
hala daha demogoji yapıyorsunuz.
tanrı olsaydı, onun varlığının delili kendisinden menkul olmalıydı.
ama siz başka varlıkların varoluşuna ilişkin bilgimizin yetersizliğini tanrıya delil kılmaya kalkıyorsunuz.
akla ihanetin en üst seviyesindesiniz ve bi de felsefe yapabildiğiniz zan ve edasıyla benim düşünceme inanç demeye kalkıyorsunuz ki aklınız sıra sizin yalanlarınızla eşit şeylermiş gibi sunabilmenin koşullarına sahip olabilmek için.
YOLCULUKLAR
18-03-2010, 16:13
dünyanın nasıl oluştuğunu bilmek yada bilmemek ile tanrının ne alakası var.
Benim düşünceme göre çok alakası var. Onu anlatmaya çalıştım. Kutsal Kitap'ın daha ilk sayfasında dünyanın nasıl oluştuğu yazılıdır.
Çünkü bu çok önemli bir konuydu.
O kadar önemliydi ki, Kutsal Kitap gibi bir kitapa başlarken sarf edebileceğiniz milyonlarca konuda cümle varken bilinçli olarak dünyanın oluşumu seçildi.
İnsanlar kavrayamıyorlar dünyanın oluşumunu, canlının oluşumunu.
İsterseniz bu kavrama "anlayamamanın getirmiş olduğu zeka geriliğini Tanrı kavramı ile kapatmak" diyin, isterseniz "yüce bir gücün varlığını keşfedip ona boyun eğmek"...
ama tatlı su kurnazlarını sevmem.
Bu cümlenize üzüldüm
akla ihanetin en üst seviyesindesiniz ve bi de felsefe yapabildiğiniz zan ve edasıyla benim düşünceme inanç demeye kalkıyorsunuz ki aklınız sıra sizin yalanlarınızla eşit şeylermiş gibi sunabilmenin koşullarına sahip olabilmek için.
Felsefe yapmak istemiyorum/sevmiyorumda. Kelime oyunları yapmak istemiyorum/sevmiyorumda.
Cümleleriniz karşısında aklıma bir şey takıldı ve bunu yazdım. Hepsi bu işte...
Bakın bizi eleştirirken diyorsunuz ki "dünyanın oluşumunda nasıl oluyorda Tanrı'nın parmağının olduğunu düşüünüyorsunuz, elinizde bir kanıt var mı?"
İşte bende diyorum ki bu bir inançtır ve inançlarda kanıt aranmaz.
Biz Tanrı'nın varlığına İNANIYORUZ. Siz Tanrı'nın varlığını red etmeye İNANIYORSUNUZ.
Biz dünyanın oluşumunu görmedik, dünyanın nasıl var olduğunu da bilmiyoruz ama üstün bir gücün varlığını keşfedip/hissedip ona boyun eğdik.
Siz dünyanın oluşumunu görmediniz, dünyanın nasıl var olduğunu da bilmiyorsunuz ama bununla birlikte Tanrı inancı size saçma geldiğinden dolayı daha dünyanın nasıl oluştuğunu bilmeden o oluşumda Tanrı yoktur diyorsunuz.
YOLCULUKLAR
18-03-2010, 16:17
Yavhu benim de kafam karıştı bak şimdi :D
Benim düşünceme göre çok alakası var. Onu anlatmaya çalıştım. Kutsal Kitap'ın daha ilk sayfasında dünyanın nasıl oluştuğu yazılıdır.
Sanırım bir diğer konuda ben size bu konu hakkında mesaj yazmıştım, sonra yazdıklarımı beyenmeyip kapatmıştım pencereyi. %90 bu iş böyle oldu:) Belki de değinmişimdir bu konuya daha önceden... kafam karıştı:)
sayın yolculuklar
siz tanrının varlığını red etmeye inanıyorsunuz cümlesinin içerdiği demogoji ve tatlı su kurnazlığını deşifre etmeye kalkmıyorum.
olay tamamen kişiselleşecek ve bireylerin birbirine üstünlük kurma mücadelesine dönüşecek diye.
kırıldığınızı ifade ediyorsunuz ya.
şu iddianız da benim açımdan aslında fazlasıyla benzer etkiyi yapıyor.
herneyse
olayı kişiselleşme ihtimalinden uzaklaştırmak için bağlamı değiştirelim.
yazınızla ilgili iki tartışma konusu var.
1_ varlığını keşfedip/hissettiğinizi iddia ettiğiniz üstün gücü keşfedip/hissetmenizi sağlayan his hangi his.
dokundunuz mu, kokusunumu aldınız, gördünüzmü,sıcaklığıylamı ısındınız,sesini mi duydunuz.
hangi his bu.madem birileri bu hisse sahip.neden hissedilen tanrı hep farklı özelliklerde.
bazıları muhammedin tanrısını bazıları budayı bazıları manituyu hissediyor.
sesleri kaydedebiliyoruz.tanrının sizle konuştuğu bir aanı kaydetsenizde biz de duysak iman etsek.
2_dünyanın nasıl oluştuğunu biliyoruz.kutsal kitaplardaki gibi olmadığını da biliyoruz.varsayalım ki bilgilerimiz yanlış.
o oluşumda iddia ettiğiniz gibi tanrının katkısı olduğunun bir tek delili var mı, yok.
sadece sizin ne olduğu belirsiz hissiniz var.
belirsiz hislerin psikiyatrik bir durum olduğunu da biliyoruz.
bir ses duyduğunuzu zannettiğinizde yapmanız gereken ve de doğal olarak yapacağınız davranış, yanınızdaki dönüp sen de duydun mu diye sormaktır.
ben duymuyorum kardeşim.ve korkarım sen de bir rahatsızlık var ki, sebepsiz hisler geliştiriyorsun.bu bir çeşit algı bozukluğu ve belli bir dozu aşması durumunda ona şizofreni diyoruz.
Yolculuklar kaynak istedim.Hala gösteremedin.Neden?
YOLCULUKLAR
19-03-2010, 00:21
1_ varlığını keşfedip/hissettiğinizi iddia ettiğiniz üstün gücü keşfedip/hissetmenizi sağlayan his hangi his.
Tüm olup bitene (yaratılışa, dünyaya, yaşama...) aklımla bir mana verememem. Bunları açıklayamam ve akabininde de üstün bir gücün varlığını kabul etmem.
dokundunuz mu, kokusunumu aldınız, gördünüzmü,sıcaklığıylamı ısındınız,sesini mi duydunuz.
Bir çok yerde yazdım. Öyle bir yere geldim ki ciddi anlamda Katolik Kilise eleştiricisi oldum. Ama bazı gerçeklerde vardı... Ki bu güzelliklerden bir tanesi de mucizelerdi. Mucizeler benim başıma hiç gelmedi ama mucizelere tanıklık eden bir çok kişiye bende tanıklık ettim. Dua'nın gücü bu mucizelerden en büyüğüydü. Biliyorum... Bunlar size saçma gelecektir ama gerçekten de dua ile imkansız dediğimiz bir çok şeyin gerçekleştiğine tanıklık ettim.
Tanrı'yı hiç bir zaman somut olarak hissedemiyorsunuz. Ama soyut olarak bir çok şekilde hissedebiliyorsunuz.
İnançların neredeyse tamamı soyuttur. Örneğin bir sevgiye inanırsınız, aşık olursunuz, bunu hissedersiniz ama bana şu sevgiyi anlat dedimğimde anlatamazsınız. Çünkü elinizde bir kanıt yoktur. His vardır, inanç vardır.
madem birileri bu hisse sahip.neden hissedilen tanrı hep farklı özelliklerde.
Şekil olarak Tanrı'yı sınırlandıramazsınız. Kutsal Kitapta Tanrı kimi zaman kendisini bir çalı, bir bulut, bir güvercin, bir oğul, bir baba, bir ruh olarak hissettirir.
İkincisi olarak... Tanrı dediğimiz şey, Muhammeti'n Tanrısı mıdır? İsa'nın Tanrısımıdır ... vs.
Tanrı tektir. Bu Tanrı farklı şekilde algılanıp, farklı şekilde yorumlanabilir. Katolik Kilise hiç bir zaman, hiç bir şekilde sadece Katoliklerin ve hatta sadece Hristiyanların kurtulabileceğini söylemez. Kendisini Rab yerine koyup bunu dile getirmez. Katolik Kilise sadece Katoliklerin değil, sadece Hristiyanların değil, tüm inançlardaki iyi bir yüreğe sahip olan insanların kurtulabileceğini söyler. Dolayısıyla onun Tanrı sımı bunun Tanrısımı tartışmaları yersizdir. Tanrı tektir. Önemli olan Tanrı'yı anlamak ve iyi bir insan olabilmektir.
o oluşumda iddia ettiğiniz gibi tanrının katkısı olduğunun bir tek delili var mı, yok.
Tanrı'nın oluşumda etkisinin olduğunu gösteren bir delilin olmadığı gibi etkisinin olmadığını gösterende bir delil yoktur. Çünkü oluşumun başlangıcı bir muammadır. Hiç bir şey (inançlar/bilim adamları) oluşumun başlangıcının nasıl var olduğunu bilimsel olarak ispatlayamaz. Dolayısıyla bu işte delil aramak bana mantıklı gelmiyor. Neden mantıklı gelmiyor? Eğer inancı deliller belirleyecekse... Tamam ben delili gösteremedim, peki siz bana dünyanın oluşumunda Tanrı'nın parmağının olmadığının delilini gösterebilecek misiniz? Gösteremiyeceksiniz. O zaman delillsiz olarak hiç bir şeye inanmamalıyız :)
belirsiz hislerin psikiyatrik bir durum olduğunu da biliyoruz.
bir ses duyduğunuzu zannettiğinizde yapmanız gereken ve de doğal olarak yapacağınız davranış, yanınızdaki dönüp sen de duydun mu diye sormaktır.
Tanrı kavramını pisikiyatrik bir vakayla pek bir bağlantı kuramadım.
Sevgi örneğini verdim. Karşı cinsten birine aşık olursunuz. Ben ise o kişiden nefret ederim.
Böyle bir durumda ikimizden biri ruh hastasımı olması gerekir yani?
Soyut kavramlarda delil aramak, soyut kavramlarda bilime sığınmak bana mantıklı gelmiyor.
sevgili yolculuklar
başaşağı çevirdiğiniz gerçekliği tekrar kendi durumuna getirelim şimdi.
son tahlilde tanrı yanılgısı her yerde aynı süreçle karşımıza çıkıyor.
dünyaya mana veremediniz, akıl erdiremediniz ve tanrı OLMALI dediniz.
mucizelere tanık olmadınız ama OLMALI dediniz.
imkansız olduğunu düşündüğünüz bazı şeylerin gerçekleşmesini,siz sebeplerini çözemediğiniz için dua sayesinde olmuş OLMALI dediniz.
kısaca tanrının OLMASI gerektiğine siz karar verdiniz ve tanrıyı yarattınız.siz tanrının olduğunu farketmediniz, sadece tanrısız bir evreni kabul edemediğiniz için o everene olmayan bir tanrıyı monte ettiniz.
kolay gelsin.
gelelim soyut kavramına.
bu meseleyi islam başlığında da tartışmaya açtım.
sakın kibirli olduğumu falan sanmayın.kibiri sevmem.
muhteşem evrenin sonsuz yaşını düşündüğümde kısacık ölümlü hayatım ve 70 kiloluk bedenimle küçücük bir zerre olduğumun farkındayım.
ama şunu söyleyeyim.
soyutun ne olduğunun öğretilebilir olduğunu düşünüyordum.
ne var ki artık kavranabilmesinin belli bir zeka düzeyi gerektirdiğini düşünmeye başladım.
soyut bir kavram olarak aşktan bahsetmişsiniz.
aşk somut bir durumun ifadesidir.
fiziksel koşulların sonucudur.
ama tanrı hangi somutun soyutlanmış biçimidir.
yok böyle bir şey.
siz kurgusal ile soyut arasındaki farkı bilmiyorsunuz.
bunu öğrenmeniz sadece bir saatlik bir çalışma.
ama merak bile edip araştırmadan soyut kelimesini tamamen keyfi biçimde ve gerçeğe ulaşmak için değil salt imanınızı bizim karşımızda aklileştirebilmek için kullanıyorsunuz.
sizin kullandığınız anlam ve bağlamda bir soyut yok.
bu savsata.
kalem soyut bir kavramdır.
ama somut kalemden türetilmiştir.
bütün soyutlar somuttan türetilmiştir.
bir somuta dayanmadan sadece zihinden türetilen şeye soyut denmez, hayal yada kurgu denir.ki o bile somutun takla attırılmış biçimidir.
aşk sevgi adalet bütün bunlar somuttan gelir somuta döner.
tanrı ise sadece OLAMASI GEREKTİĞİNE karar verilerek kurgulanır.
aradaki farkı ya öğrenin, yada eğer bildiğiniz halde böyle kullanarak demogoji yapmaya çalışıyorsanız bundan vazgeçin.
YOLCULUKLAR
19-03-2010, 16:25
dünyaya mana veremediniz, akıl erdiremediniz ve tanrı OLMALI dediniz.
Evet kesinlikle bu şekilde. Bu durumdan utanmıyorum. Kendimi gerizekalıymışım gibi de hisetmiyorum. Olup biten herşeye hayran kalıyorum ve yüce gücü hissediyorum.
mucizelere tanık olmadınız ama OLMALI dediniz.
Mucizelere tanık oldum.
Mucizelerin benim başıma gelmediğini söyledim.
Mucizelerin çok yakın çevremdeki dostlarımın başına geldiğini ve bunlara bire bir tanık olduğumu söyledim.
imkansız olduğunu düşündüğünüz bazı şeylerin gerçekleşmesini,siz sebeplerini çözemediğiniz için dua sayesinde olmuş OLMALI dediniz.
bakın bu konularda gerçekten konuşmak istemiyorum ama kısacası şunu söyliyeyim... gerçekten imkansız dediğim/dediği/dedikleri şeylerin topluca dualardan sonra gerçekleştiğini 1-2 kez tanıklık ettim. Bunların hepsine tesadüf/şans diyebilirsiniz, tercih meselesidir.
kısaca tanrının OLMASI gerektiğine siz karar verdiniz ve tanrıyı yarattınız.
Tam olarak katılmıyorum buna da... İsa örneğin. 2000 sene önce yaşadı. Yaşıdığına dair tarihi kanıtlar var. Söylediği sözler var. Bunları bu şekilde yaparsınız şu şekilde sonuç alırsınız diye öğütleri de var.
Yani İsa'yı ben yaratmadım. Benden 2000 yıl önce var oldu. Bu bana belgelerle iletildi. Okudum. Bilhassa verdiği öğütleri mantıklı buldum. Gerçekleştiğini gördüm.
Dünyaya bir mana verememem, çözemem de işin tuzu biberi oldu. bu şekilde Tanrı kavramına daha bir sarıldım.
aşk somut bir durumun ifadesidir.
fiziksel koşulların sonucudur.
___
aşk sevgi adalet bütün bunlar somuttan gelir somuta döner.
Karşı cinsten birine mutlaka aşık olmuşsunuzdur.
Onu gördüğünü zaman midenizden boğazınıza doğru hızlıca bir şey yükselir. Ve bu yükseilişin getirdiği heyecan size büyük bir mutluluk verir. İşte bu hissettiğiniz mutluluğu bana somut olarak anlatabilir misiniz?
Misal diyorsunuz ki Fisun isminde birine karşı ben bu mutluluğu hissettim.
Bende size inanmıyorum, sizi yalancılıkla suçluyorum ve bu mutluluğu somut olarak bana kanıtlamanızı talep ediyorum.
Lütfen bu mutluluğu bana somutlaştırın ki ben de size inanayım.
Eğer bunu yapabilirseniz emin olun ki güdmüş olduğunuz tekniğin aynısını uygulayarak ben de Tanrı'nın varlığını size ispat edecem.
aradaki farkı ya öğrenin
Yukarıdaki soruya vereceğiniz cevap bana bu farkı öğretecektir.
yada eğer bildiğiniz halde böyle kullanarak demogoji yapmaya çalışıyorsanız bundan vazgeçin.
Demogoji yapmaya niçin ihtiyaç duyayım?
Ben bir tartışmada size üstünlük sağlarsam ne gibi bir menfatim olabilir?
Yahut bir tartışmada siz bana üstünlük sağlarsanız nasıl bir kaybım olur ki çamur yapıpta sizi alt edebilmeye çalışayayım?
Ki hele hele sanal bir ortamda?
Bir mana veremedim demogoji işine.
insanlarla mücadele etmekten artık sıkıldım.
keşke onlara gerçeği gösterebilseydim ve mutluluk verseydim
ama bu imkansız.
kim neye inanmak istiyorsa nerde mutluysa varsın öyle olsun.
bir tanrı yok hiç olmadı ve olmayacak.
bunu gösterebilmek adına insanları kırmak istemiyorum.
ben kendi yoluma gidiyorum.
ama felsefi olarak bir şey söyleyemediniz.
sadece hayata insan olarak nasıl yenildiğimizi gösterdiniz her zaman.
ve hep üzüntü verdiniz aslında.
ölüm karşısında kafamda bir allah yaratıp ondan cennet dilenmeyeceğim.
ama sizinle boş yere tartışarak kalan hayatımı da heba etmeyeceğim.
gitarım ve ben kalan ömrümüzü müzikle geçirmeye karar verdik.
felsefe ise kişisel bir şeymiş ve başkalarıyla paylaşılamazmış bunu anladım.
Tanrının olmadığını söylemek,var olduğunu söylemek kadar dogmatikliktir.
Siz dogmatik mi düşünüyorsunuz ?Biz kurtulamadık,siz dogmatizmden kurtulabildiniz mı ?
Kimileri tanrı kavramını farklı kullanıyor,canın cana hasretliğinde , sevdanın güzelliğinde buluyor,kimileri şarap şişesinde .Bu insanlar belki inanıyor. Onların inanışları bu. Yanlışlık sizin fikirleriniz olamaz mı?
Yada size göre yanlış olan başkalarına göre doğru ve doğruların öznel olduğu bir alan var mı?
sayın natan
siz benim söylediğim neyi tutarlı biçimde ve felsefi ilkelere ihanet etmeden tartışmaya açtınız da , ben tartışılmaz ilan ettim.
dogmatik olan sizsiniz çünkü işiniz imanla.
benim işim ise düşünmek ve yanlışlananı reddetip doğrulananı kabul etmek.
ben yanlışlananı reddetmekte zorlanmıyorum.düşüncem yanlışmış değiştirdim diyorum.ama sen bunu diyemezsin ki.
bütün duygu dünyan tepetaklak olur.
benim inancım yok.düşüncelerimi değiştirmek duygularımı etkielemiyor.o nedenle düşüncelerimi zaten kendim sonuna kadar sorguluyorum.
sen bunu zaten beceremiyorsun.ne benim ne de kendi düşüncelerini sorgulayamıyorsun.
çünkü ne yazıkki felsefe bilmiyorsun.
ben de buz hokeyi bilmiyorum.
yani önemli değil.
ama bana dogmatik falan deme.bu çok gülünç.
Lucifer666
22-03-2010, 11:27
En’âm (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=6&ayet=112) 112 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=6&ayet=112)
(Mekkî 55) Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak
A’râf (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=7&ayet=179) 179 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=7&ayet=179)
(Mekkî 39) Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.
Hicr (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=15&ayet=27) 27 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=15&ayet=27)
(Mekkî 54) Cinleri de daha önce zehirli ateşten yaratmıştık.
İsrâ (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=17&ayet=88) 88 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=17&ayet=88)
(Mekkî 50) De ki: Andolsun, bu Kur'an'ın bir benzerini ortaya koymak üzere insü cin bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.
Kehf (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=18&ayet=50) 50 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=18&ayet=50)
(Mekkî 69) Hani biz meleklere: Âdem'e secde edin, demiştik; İblis hariç olmak üzere, onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi; Rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu mu dost ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir!
Daha birçok ayet var fakat hepsini paylaşmak gereksiz olur..Burdaki ayetlere bakarsanız iblisin cin olduğunu ve sadece bir sıfat olduğunu görebilirsiniz..Şeytan karanlığın/kötülüğün simgesidir.Şu an günümüzde insanlar şeytanı bir varlık olarak kabul edip bütün suçu ona yüklüyorlar.Fakaat insanların çoğu kendinin şeytan olduğunu bilmiyor..
Lucifer...
Lucifer666
22-03-2010, 11:34
Nas
1. De ki: "Sığınırım ben, insanların Rabbine. (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=114&ayet=1)
2. İnsanların padişahına, (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=114&ayet=2)
3. İnsanların Tanrısına: (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=114&ayet=3)
http://www.kuranmeali.com/resimler/kars.jpg (javascript:tefsir('tefsir.asp?sureno=114&ayet=3'))
4. O sinsi vesvesecinin şerrinden. (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=114&ayet=4)
5. O ki insanların göğüslerine (kötü düşünceler) fısıldar. (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=114&ayet=5)
http://www.kuranmeali.com/resimler/kars.jpg (javascript:tefsir('tefsir.asp?sureno=114&ayet=5'))
6. Gerek cinlerden, gerek insanlardan
(http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=114&ayet=6)
Nas suresinde apaçık belirtilir.."Gerek cinlerden,gerek insanlardan" ifadesi luciferin bir sıfat olduğunun apaçık göstergesi..Şeytan bir varlıksa bu ayette insana neden şeytan denilmiştir?..Dediğim gibi sadece bir sıfattır.
Lucifer...