PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tevrat'taki Tanrı


yucemanitu
16-06-2009, 20:34
Tevrat’ta Yaradılış kitabında Tanrı altı günde yeri göğü, hayvanları ve insanları yaratıyor. Yedinci güne geldiğinde de bakalım ne oluyor:

Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi. Yaptığı işten o gün dinlendi. (Yar.2: 2) Yedinci günü kutsadı. Onu kutsal bir gün olarak belirledi. Çünkü Tanrı o gün yaptığı, Yarattığı bütün işi bitirip dinlendi.( Yar.2: 3)

Dinlenen bir tanrı var karşımızda dinlendiğine göre yorulmuş olmalı. Yorulan bir tanrı, bayağı ilginç. Yorulmak kaslarımızda laktik asit biriktiğinde hissettiğimiz bir şey tanrının da bizim gibi eti kemiği kasları var galiba.

RAB Tanrı Adem'i topraktan Yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu. RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i oraya koydu. Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı. (Yar.2: 7-9)

Demek ki Cennet Dünya’da doğuda. Bugünkü teknoloji uçak, okyanusları aşan devasa gemiler, tren telefon yok tabii. Dünyanın her yeri karış karış bilinmiyor. Evrenin başka yeri ve galaksiler de bilinmiyor. Tüm evren dünya. Dünyanın nüfusu az insanlar belli yerlerde toplanmış ve Cennet de Dünya’da insanların ulaşamadığı bir yerde.

Aden'den bir ırmak doğuyor, bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu. İlk ırmağın adı Pişon'dur. Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar. Orada iyi altın, reçine ve oniks bulunur. (Yar.2: 10-12)

Allah Cennet’te neden altın kaynakları yaratıyor? Bunları kim çıkarıp işleyecek daha da önemlisi paranın ve ticaretin olmadığı bir yerde altın ne işe yarar?

RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem'i oraya koydu. Ona, "Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin" diye buyurdu, Yar.2: 17 "Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün (Yar.2: 15-17)

Pekiyi Adem bu ağaçtan yemeyecekse Tanrı bu ağacı neden yarattı da Cennet’in ortasına dikti kendisi mi yiyordu bu da bilinmez. İnsanı sınıyor ya da sınamak için diye bir cevap da verilemez buna çünkü böyle bir amaç Tevrat’ta yok.

Daha sonra Tanrı Adem uyurken ona “yardımcı” olsun diye onun kaburga kemiğinden bir kadın yaratıyor. Sonra bir gün yılan kadına yaklaşıyor ve yasak ağaç için “Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız." (Yar.3: 5) diyor. Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi. İkisinin de gözleri açıldı. Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. (Yar.3: 6-7)

Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler. RAB Tanrı Adem'e, "Neredesin?" diye seslendi(Yar 3:8-9)

Tanrı elini kolunu sallayarak insan gibi dolaşıyor ve ağaçların arkasına saklanan Adem’i göremeyip “neredesin” diye soruyor. Ne kadar ilginç bu Tanrı’nın bizim bakkal Rıza Efendi’den ne farkı var? Üstelik devamına bakın:

Adem, "Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim" dedi. RAB Tanrı, "Çıplak olduğunu sana kim söyledi?" diye sordu, "Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?" (Yar.3: 10-11)

Tanrı o sırada yanlarında olmadığı için bunu bilemiyor ve Adem’e soruyor. Sonrası malum Adem suçu Havva’ya Havva’da yılana yıkmaya çalışıyor. Tanrı da kafası bozulunca üçüne de soyuyla sopuyla ceza kesiyor. Yılanın ayaklarını alıyor Adem’i ekmeğini alınteriyle kazanmak ile Havva’yı kocasının hükmü altında yaşamak ve acı çekerek doğurmakla cezalandırıyor. Af maf yok direk atılıyorlar. Yılan Cennet’e girip de Adem’le Havva’yı bir güzel kerizlerken uyuyan Tanrı bu olaydan sonra uyanıyor ve yasak ağaç için bir tedbir alıyor.

Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Adem'i Aden bahçesinden çıkardı. Onu kovdu. Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi. (Yar.3: 23-24)

nogada
16-06-2009, 21:06
Arkadaşlar din ktaplarında bazı olgular insalara benzetmlerle,çeşitli manalarla herkezin anlayacağı düzeyde anlatılır.Kaldıki tevrataslını yitirmiştir.

Bu hikayesel kısımlar olayıdrak ettirebilmek,herkez tarafından anlaşılabilmesni sağlamak,sevdirmek ve gizemler göstermek amacıyla bu şekilde çevrilmiş olabilir.

Bakın JRR Tolkien Lord Of The Rings kitabıda nerdeyse bu dildedir.İnsanı çekmek için kullanılar bir akıcılık ve gizem vardır.

Saygılarımla...

Paolo
23-06-2009, 21:59
Yorulan Tanrı yok.Bitirmek anlamındadır kastedilen.Aden bahçesi dünyadaydı.RAB bunları insan için yapmıştır.O bir simgedir ağaç.Sınav için koydu.Sınavda niye yanlış cevaplarda veriliyor sizce?Orda Ruhu dolaşmaktadır.RAB suçlarını itiraf etmesini için soruyor bilerek!

elcihanaferin
23-06-2009, 22:21
Zaten kitaplarda yazanların hiç önemi yok. Esas mesele anlamakta.

Mesela kitap yoruldu diyorsa, buradan bittiği anlaşılır.

Mesala kitap İsa'nın kardeşleri diyorsa, buradan da İsa'nın kuzenleri dediği anlaşılır.

Yani, islamda bir tevil müessesesi var ya, o bütün dinlerde var.

Rab cevabını bildiği halde soru sorar. Aslında bilmez de, onun için sorar, ama bir tanrı nasıl bilmez olur? Böyle şey, Rabbı inkar demek olacağından, çare yok, "biliyor ama gene de soruyor" diyeceğiz. Yani bu sefer, "rab oyun oynuyor" demiş olacağız. Hiç bir beis yok, yeter ki görünüşü kurtaralım.

Paolo
24-06-2009, 00:26
Çok iyi bilir.Ama bilmemezlik gibi yapabilir bazen.

elcihanaferin
24-06-2009, 17:26
Çok iyi bilir.Ama bilmemezlik gibi yapabilir bazen.

İşte Rab İsa Mesih Yahve Tanrının oyun oynadığının kanıtı yukarda yazılmış.

Ben ne demiştim:

... ama bir tanrı nasıl bilmez olur? Böyle şey, Rabbı inkar demek olacağından, çare yok, "biliyor ama gene de soruyor" diyeceğiz. Yani bu sefer, "rab oyun oynuyor" demiş olacağız. Hiç bir beis yok, yeter ki görünüşü kurtaralım.

Vah vah vah ...

digeri_1
24-06-2009, 18:22
Benim bildiğim kadarıyla ibranice olan o sözcüğün (yoruldu) tükçeye tam karşılığı yok. Yakın bir anlam verilmek istenmiş ama asıl anlamı "geri çekilmek" diye hatırlıyorum. Ki yorulmak tanrı için söz konusu olmaz. Yoruluyorsa zaten tanrı değildir.

Burdada bilmediğimiz bir anlam var. Ve bazen kitabı mukkades tanrıyı kişileştiriyor , insani özellikler veriyor felan. Böylece biz daha iyi anlıyabiliyorz.

Paolo
24-06-2009, 22:38
Oyunla alakası yoktur.Suçluların suçlarını kendileri itiraf etmesini ister.Orda yorulmaktan kasıt bitirmektir.Haklısınız.Yani RAB uzağımızda değil aksine aramızdadır.Diğer dinlerde çok uzaktadır Tanrı.Ama İsevilikte öyle değil

elcihanaferin
24-06-2009, 23:09
Oyunla alakası yoktur.Suçluların suçlarını kendileri itiraf etmesini ister.Orda yorulmaktan kasıt bitirmektir.Haklısınız.Yani RAB uzağımızda değil aksine aramızdadır.Diğer dinlerde çok uzaktadır Tanrı.Ama İsevilikte öyle değil

Suçlular kendileri itiraf etmezse, suçlar kime yüklenecek?

Suçlular itiraf etmeyince Rab kendisi bilmez göründüğü, bilmezliğe vurduğunu göre açıkta kalmış, oyuna gelmiş oluyor. Olmaz böyle bir şey.

Paolo
24-06-2009, 23:14
Rab itiraf etmeselerde cezalandırır ok?O herşeyi bilendir.

elcihanaferin
24-06-2009, 23:19
Rab itiraf etmeselerde cezalandırır ok?O herşeyi bilendir.

Madem biliyor, neden soruyor? İtiraf ederlerse af mı edecek?

Paolo
24-06-2009, 23:25
Suçun ortaya çıkması için!Pişman olurlarsa evt.

elcihanaferin
24-06-2009, 23:35
Suçun ortaya çıkması için!Pişman olurlarsa evt.

Ben bu işi anlamadım. Yani adam benim evime girecek paramı çalıp yiyecek içecek. Sonra itiraf edecek Mesih de onu affedecek. Bana ne olacak? Suçlu affoldu, ben elim böğrümde kaldım. Böyle şey olur mu? Tanrı Rab Mesih herhalde ciddidir, böyle yanlışlık yapmaz!

Paolo
24-06-2009, 23:37
RAB kimseyi mağdur bırakmaz.Hem mağduru mağdurluğunu giderir.Hemde merhametini ve adaletini gösterir.RAB MESİH İSA senin sandığın gibi değildir.

elcihanaferin
24-06-2009, 23:44
RAB kimseyi mağdur bırakmaz.Hem mağduru mağdurluğunu giderir.Hemde merhametini ve adaletini gösterir.RAB MESİH İSA senin sandığın gibi değildir.

Nereden biliyoruz mağdur bırakmadığını? Hırsızı affetti ve ben mağdur oldum? Benim adına kendisinde af hakkını nasıl görebilir? Sen anneni babanı öldüren birisini, itiraf etti diye af mı edeceksin?

Paolo
24-06-2009, 23:48
Çünkü O sevgidir merhametlidir.Gerçekten pişman olduysa affeder.RAB adil olduğuna göre yargılama yapma hakkı Ona ait dimi?

Paolo
24-06-2009, 23:48
Ruh olmadığı ve benlik olduğu için yapamazsınız bunu.Daha doğrusu kimse yapamaz.İman etmeyen herhangi biri.

elcihanaferin
24-06-2009, 23:54
Çünkü O sevgidir merhametlidir.Gerçekten pişman olduysa affeder.RAB adil olduğuna göre yargılama yapma hakkı Ona ait dimi?

Yani bir katil, bir uyuşturucu kaçakçısı veya satıcısı, gangsterler, eşkiya, işkenceciler gerçekten pişman oldular mı yakayı sıyırıyorlar, yaptıkları yanlarına kar kalıyor. Vay vay vayyyyyy...

Paolo
24-06-2009, 23:57
Siz merhametsiz olabilirsiniz.Ama Tanrı öyle değil.Yada sevgisizde olabilirsiniz.Demekki sizde ne sevgi ne merhamet var.Bana zarar veren hemen ölsün diyenlerdensiniz.O yaptığı kötülükten pişman olan ve tövbe edene asla sırtını çevirmez.

elcihanaferin
25-06-2009, 00:09
Siz merhametsiz olabilirsiniz.Ama Tanrı öyle değil.Yada sevgisizde olabilirsiniz.Demekki sizde ne sevgi ne merhamet var.Bana zarar veren hemen ölsün diyenlerdensiniz.O yaptığı kötülükten pişman olan ve tövbe edene asla sırtını çevirmez.

Ben bana böyle alçakça davranan ve benim hayatıma kastedenleri elbette affetmem. Ama Mesih Rab bana yapılanları, yani ne kadar soyguncu bozguncu varsa affediyor. Hem de ben affetmezken? Elbette hemen ölsün demek çok kolay. Bunu yerine hapsedilemezler mi? Peki bir de Rab Mesih bana neden şefkat göstermiyor?

Paolo
25-06-2009, 00:14
Doğru olan bu değil.Kötülüğe kötülükle karşılık vemrek marifet değil!Tövbe ve iman etmiyorsunuz ki affetsin!

elcihanaferin
25-06-2009, 00:21
Doğru olan bu değil.Kötülüğe kötülükle karşılık vemrek marifet değil!Tövbe ve iman etmiyorsunuz ki affetsin!

1 - İyi de bu kötülükleri yapanlar tekrar tekrar kötülük yapıyorlar. Samimiyetle de her seferinde pişman oluyorlar. Ne olacak?

2 - Yani Tanrı Mesih beni soyanı, uyuşturucuya alıştıranı affedecek, benim hakkımı saymayacak, sonra da beni şefkatle sardığını söyleyecek ve ben de hakkımı aramayacağım?

Paolo
25-06-2009, 00:25
Rab elbette kötülüğe göz yummaz.Eğer pişman ederlerse diyorum.İnsandır hata yapabilir.Önemli olan yapmamaya çalışmak.Rab sizin hakkınızı verecek zaten.

elcihanaferin
25-06-2009, 00:34
Rab elbette kötülüğe göz yummaz.Eğer pişman ederlerse diyorum.İnsandır hata yapabilir.Önemli olan yapmamaya çalışmak.Rab sizin hakkınızı verecek zaten.

Kötülük yapıyor ve her seferinde de samimiyetle pişman oluyorlar, gene yapıyorlar.

Rab benim hakkımı nasıl verecek?

Paolo
25-06-2009, 00:39
Sizin mağduruyetinizi gidererek.İnsan hata yapmayacak diye birşey yok.Yeterki yapmamaya çalışsın.Samimi pişmanlık varsa kolay kolay yapmaz.

elcihanaferin
25-06-2009, 00:41
Sizin mağduruyetinizi gidererek.İnsan hata yapmayacak diye birşey yok.Yeterki yapmamaya çalışsın.Samimi pişmanlık varsa kolay kolay yapmaz.

Bakın, deminden beri benim mağduriyetim nasıl giderilecek diye soruyorum.

Paolo
25-06-2009, 00:45
Rab hakkınız neyse verecek işte yani.

elcihanaferin
25-06-2009, 00:52
Rab hakkınız neyse verecek işte yani.

Nerede? Nasıl? Ne zaman?

Paolo
25-06-2009, 00:53
Bu dünyadada verebilir öbür taraftada.O bilir.

Paolo
25-06-2009, 00:54
Bu dünyadada verebilir öbür dünyadada.O bilir.

elcihanaferin
25-06-2009, 01:04
Bu dünyadada verebilir öbür dünyadada.O bilir.

Yani kesin bir şey yok?

Paolo
25-06-2009, 01:11
Of!Lafı nerden anlıyorsunuz?Vermez demedim verir ama ne zaman orasını RAB MESİH bilir.

digeri_1
26-06-2009, 20:35
Tanrı bu dünyada da "bela" vermez , Öbür dünya (!) da da.
Eğer verirse O da bizim gibi olur . Tanrıyı insan gibi düşünürsek
hem yanlış olur hem komik lol

Paolo
27-06-2009, 00:01
Rab sadece hakedenlere verir.Onuda sabreder uzun süre.Hemen cezalandırmaz.İsevilikte Tanrı inancı dieğr dinlerde olduğu gibi uzak değildir.Aksine yakındır.

Freester
28-06-2009, 17:22
Tanrı bu kadar kuvvetli ve bilgiliyse neden tek bir din altında insanları birleştirmedi ? Bunuda açıklarmısınız ?

elcihanaferin
28-06-2009, 19:27
Tanrı bu kadar kuvvetli ve bilgiliyse neden tek bir din altında insanları birleştirmedi ? Bunuda açıklarmısınız ?

Buradan çıkan sonuç:

1 - Tanrı bu kadar kuvvetli değil.

2 - Tanrı pek bilgili değil, her tarafta olan biteni göremiyor.

3 - Kendisine değişik açılardan, bir kaç din halinde tapınılmasını tercih ediyor.

4 - Tanrının bir bildiği vardır.

5 - Çelişkiler hoşuna gidiyor.

6 - İnsanları birleştirmek istemiyor.

7 - Tanrı yoktur.

Paolo
28-06-2009, 23:13
Tanrı herkese seçme özgürlüğü verdi.Onun için böyle yaptı.İstese elbette insanları tek inanç altında birleştirir.RAB herşeye gücü yeter ve bilgilidir.Tanrı vardır.İnsanları birleştirmekten ziyade kurtulmasını istiyor.

Freester
29-06-2009, 01:55
Tanrı herkese seçme özgürlüğü verdi.Onun için böyle yaptı.İstese elbette insanları tek inanç altında birleştirir.RAB herşeye gücü yeter ve bilgilidir.Tanrı vardır.İnsanları birleştirmekten ziyade kurtulmasını istiyor.

Rabbiniz bizle dalgamı geçiyor inanç özgürlüğü diyorsunuz ama her din farklı nasıl hangi RAB inancaz ? vede cidden gücü yetiyorsa işte diyorum neden birleştirmedi tek bir din altında ama lütfen gücü yeter şöle eder demeyin mantıklı bir yanıt istiyorum.

Paolo
29-06-2009, 03:03
Dinleri insanlar kurmuştur.RAB değil.Hiçbir dini lider MESİH İSA gibi YOL,GERÇEK ve YAŞAM BEN'im dememiştir.Dinlerde gelenekler,dini kurallar vardır Rabbe ulaşmak için.Ama İsevilikte bu yoktur.Tanrıya ulaşmak için.Ancak bunlar yetersizdir.Ancak lütufla kurtulabilir insan.Dediğim gibi RAB herkesi özgür yarattı.Ve istediğini seçme özgürlüğü verdi.Eğer herkes aynı dinde olsayı sınavın ne anlamı kalırdı?Gayet mantıklı cevap verdim.Sizce niye dünyada bu kadar milliyet var?RAB kimseyi zorlamaz.Sadece söyler uyarır.Gerisini insana bırakır.Tanrı zorba değildir.RAB'bin gücüde herşeye yeter.

Freester
29-06-2009, 04:42
Bence mantıksız cevap veriyorsunuz . Şunu unutmayın Sonsuz bir varlık kendisini sınırlayacak mekanda ve zamanda bulunamaz. Öyleyse hiç bir yerde değildir, hiç bir yerde olmayan şey de yok demektir. Gerçek olan budur. Eğer cidden bi yaratan yada tanrı diğe isimlendirelin varlık olsaydı şuandaki dünya durumu farklı olurdu ama saygım vardır sizde dininizdeki olayları anlatmaya çalışıyorsunuz. Yinede bi çelişki vardır dinlerde. Hadi şunu geçtik benim rab,le arama neden din girsin ben kendim rabbla muhabbtap olamıyormuyum dinin neden bize yollamış dicem sizde diceksiniz yol gösterdi filan diğe ama bide şu yönden bakın cidden bi yaratan olsaydı bir din altında birleştirebilirdi şöle bi düşünün insanlar 2 ayrılır kadın erkek gibi ama kesindir başka insan grubu yokdur ama dinlerde böle bi kavram yada ideoloji yok hepsinin kendine göre hikayeleri var bide o yönden bakarmısınız ?

Paolo
29-06-2009, 13:38
Doğal haliyle anlamaya kalktığını için mantıksız geliyor size.Tanrı vardır.Etrafa bakarsanız doğaya,kainata anlarsınız.Ama gerçek anlamda.Biz dinden bahsetmiyoruz.İnsanlar hep dinlerin ardından gitmiştir.Bizse Rabbin ardından gidiyoruz farkımız bu.İsevilikte sizinle Tanrı aranızda kimse yoktur.Zaten MESİH inancı RAB'le ikişisel ilişkidir.Baba Oğul yada kız gibi.Herkes dinlere güveniyor.RAB zaten MESİH'te birleştiriyor insanları.İsevilik din değildir.Dinden çok ötedir.

Freester
29-06-2009, 13:46
Haklısınız size katılıyorum dinler saçmalıkda heryere bakdığımda öle bişiy göremiyorum yine klasik cevapler veriyorsunuz.

Paolo
29-06-2009, 13:58
Klasik ama öz cevaplar veriyorum.Mesih İsa'nın hayatını sözlerine bakmanızı tavsiye ederim.

Freester
29-06-2009, 14:17
Zaten okumuşdum örn protestanların inandığı kutsal kitapı okudum bana şahsen çocuk hikayeleri gibi geldi ama iyi roman yada kitap olabilir.

Paolo
29-06-2009, 14:34
Dediğin gibi doğal benliğinizde anlamaya çalıştığınız için anlamsız geliyor.Ama tanrısal bilgelikle ve Ruhla dolu olan biri için anlamsız gelmez. Rabbin sözleri.

theatre
29-06-2009, 16:45
Peygamber İsa'nın sözleri gerçekten etkileyici.Birer sanat eseri.Ama öyle sanatsal sözler ve kitaplar var ki..

Shakespeare,örneğin ..

Kitaplarını sanki bir insan değil tanrılar yazmış.

O kitapları yazan sanki bir insan değil de bir Tanrı.

Ya da Moliere..

Veya Balzac..

Ama hiç kimse o güzel sözlere bakıpta Shekespear'a Tanrı ya da Tanrının Oğlu diye tapmıyor.

Ya da Moliere'e..

Veya Balzac'a..

Paolo
29-06-2009, 20:43
İsa peygamber değil İSA MESİH.Ve MESİH İSA'da peygamber değil Rabdir.Biz O'na sözlerinden ziyade eylemlerinden dolayı tapıyoruz.Balzac ve Moliere'ne o aklı verende RAB'dir.

dr humanist
30-06-2009, 00:32
Doğal haliyle anlamaya kalktığını için mantıksız geliyor size.Tanrı vardır.Etrafa bakarsanız doğaya,kainata anlarsınız.Ama gerçek anlamda.Biz dinden bahsetmiyoruz.İnsanlar hep dinlerin ardından gitmiştir.Bizse Rabbin ardından gidiyoruz farkımız bu.İsevilikte sizinle Tanrı aranızda kimse yoktur.Zaten MESİH inancı RAB'le ikişisel ilişkidir.Baba Oğul yada kız gibi.Herkes dinlere güveniyor.RAB zaten MESİH'te birleştiriyor insanları.İsevilik din değildir.Dinden çok ötedir.


ben doğaya ve kainata bakınca,doğa ve kainat görüyorum,tanrı değil.aradaki fark sizin gördüğünüze bir yaratan aramaktır.Bu mantığı yaptığınız sürece tanrıyı kim yarattı sorusunu çıkar,çünkü mantığınıza göre herşeyin bir yaratanı vardır,mantık terstir..
o baktığın doğanın,zaten hep orda olmadığını nerden biliyorsun?senin tanrın hep vardı da,doğa neden hep var olmasın?arada mantıksal bir fark yok.
rab ile ilişkiniz ise tek taraflı,çünkü beyninizdeki bir imge ile iletişim halindesiniz,o ise sizinle iletişim halinde değil..iletişim iki tarafın da karşılıklı alışverişidir..

saygılarımla

Paolo
30-06-2009, 00:51
Mantığımızda çok mantıklı.RAB yaratılmamıştır.Ezelden beri vardır.Eğer doğanın kendi halinde olduğunu idda ediyorsanız ispatlamak zorundasınız.Kendi kendine oluşan araba yada bilgisiyara gördünüz mü?Sözünde söylüyor açıkça.Çok fark var.Doğa sonradan var oldu.Nerden biliyorsunuz iletişimde olmadığını?Aslında GERÇEĞİ biliyorsunuzda.Kabul etmek işinize gelmiyor.Sırf anlamsız bir inat yüzünden kabullenmek istemiyorsunuz.

dr humanist
30-06-2009, 23:12
Mantığımızda çok mantıklı.RAB yaratılmamıştır.Ezelden beri vardır.Eğer doğanın kendi halinde olduğunu idda ediyorsanız ispatlamak zorundasınız.Kendi kendine oluşan araba yada bilgisiyara gördünüz mü?Sözünde söylüyor açıkça.Çok fark var.Doğa sonradan var oldu.Nerden biliyorsunuz iletişimde olmadığını?Aslında GERÇEĞİ biliyorsunuzda.Kabul etmek işinize gelmiyor.Sırf anlamsız bir inat yüzünden kabullenmek istemiyorsunuz.

bak aynı senin mantığından yazacam..

rab yaratılmamıştır diyen sen,ispat istiyen sen,sen rabbini ispatlayamıyorsun ki?ispatlansaydı şu an dünyada 7 milyar adam tanrıya inanyor olurdu buna inan..

doğa kendi kendine oluşmadı,ama tanrı kendi kendi oluştu öyle mi??
bak şimdi,tanrı hep vardı diyorsun,burda anlaştık
ben de iddia ediyorum ki evren hep vardı,onu yaratan yok..

şimdi iki cümlede mantık olarak aynı..sen doğaya yaratan ararsan ben de senin tanrını kim yarattı derim..anladın mı?

nerden mi biliyorum iletişimde olmadığını?
çünkü tanrı ile konuşuyorum diyenler "işitsel hezeyan" tanısı olmakta ve ilaç tedavisi görmektedirler..

evet tabi ki biz gerçeği biliyoruz,gerçek haricinde bir şeye inanmayız..
gerçek nedir?
kanıtlanmış,7 milyarın da kabul ettiği şeylerdir..
o zaman tanrı gerçek mi?
hayır..

saygılarımla

Paolo
01-07-2009, 00:38
Kendi kendine oluşan araba yada ev göster dediklerini kabul edeyim!Tanrıyı kimse yaratmamıştır.O zaten vardı.Dünyadaki 7 milyar insanda YAHVE'ye inanmasalarda yine kendi dinlerin tanrılarına inanıyor çoğu.Demek gösteriyor ki.YARATAN biri var!Evren sonradan var oldu.Dinozorların yaratılmadığını ispatlayabilir misin?Çoğunluk olması o tezin DOĞRU olduğunu anlamınma gelmez capito?Siz GERÇEK'ten yana deil Karanlıktan yanasınız.Şeytan kendisine ışık süsü meleği verir.Gerçekten yana olan herkes RABBE gelir.Nokta!

elcihanaferin
01-07-2009, 18:58
Dediğin gibi doğal benliğinizde anlamaya çalıştığınız için anlamsız geliyor.Ama tanrısal bilgelikle ve Ruhla dolu olan biri için anlamsız gelmez. Rabbin sözleri.

Paolo bu lafları çok sık tekrarlamaya başladınız. Ben şimdi çok meraklanmaya başladım. Siz nasıl tanrısal bilgelik ve Ruhla doldunuz? Bence tanrı sizinle konuşmaya başlamış. Lütfen cidden cevaplayın.

Paolo
01-07-2009, 19:47
İstedim aldım.Rab derki dieyin size verilecek.Dilemek ve aramak bu kadar basit.

elcihanaferin
01-07-2009, 23:23
Paolo bu lafları çok sık tekrarlamaya başladınız. Ben şimdi çok meraklanmaya başladım. Siz nasıl tanrısal bilgelik ve Ruhla doldunuz? Bence tanrı sizinle konuşmaya başlamış. Lütfen cidden cevaplayın.


İstedim aldım.Rab derki dieyin size verilecek.Dilemek ve aramak bu kadar basit.



Ben de istiyorum, çok soru soruyorum, ama bir türlü cevap alamıyorum. Siz çok beceriklisiniz. Yahve Mesih sizi tanrısal bilgelik ve Ruhla doldurmuş. Onunla konuştuğunuza göre lütfen ona sorup bana cevabı aktarır mısınız: Neden bazılarımıza akıl, bazılarımıza da iman vermiş, soranlar cevap alıp iman edemiyor da cehennemlik oluyor? Nasıl olup da o kadar sevdiği insanları özgür kılıp onlar da sapkınlık yapınca onları sonsuz cezalandırıyor. Bu şekilde sevmek aslında nefret etmek ve kötülük yapmak değil mi?

Neden insanları yaratmış? Canı mı sıkılmış? Şeytanı neden hala ortalıkta bırakıyor? Acaba benimle de konuşmaz mı? Hemen inanırdım o zaman!

Paolo
01-07-2009, 23:56
Rab herkese eşit ölçüde akıl verdi.Sen aklını kullanmıyorsun RAB MESİHİN suçu ne?Tövbe etmezsen o ne yapsın.İnsanları mutluluğunu paylaşmak için yaratmıştır.Rab şeytana belli süreliğine serbest bıraktı.Zaten itaatsizliğinden dolayı serbest kaldı.Dedim ya kapıyı açmamışsınız.Boşuna Rab İsa Mesihi suçlamayın.