Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu Mu Kıtası da Ne?
Ben kendimi bildim bileli akıl ve bilimden yana olan biriyim.Benim için önemli olan beş duyunun algıladıklarıdır.Öbürlerinin ise benim açımdan hiç bir anlamı yok.Her şeyi akılla mantıkla açıklayabilmeliyim.Açıklanamayan şeylerin de günü geldiğinde açıklanacağına inanıyorum.
O nedenle içinde subjektiflik hissettiğim hiç bir şey benim için hiç bir anlam ifade etmez.
Mu kıtası da bunlardan birisi idi.
Tanrıdan geldiğine inanılan kitaplar kadar inanırım kısaca.
Ancak buğün iyi eğitimli,okuyan ve akıl ve bilimden yana olduğunu zannettiğim bir kaç kişi ile sohbet ettim.Benim hiç te inanamadığım bu Mu olayına bir gerçek gözü ile bakıyorlar.
Anlatıklarını masal dinler gibi dinledim.
Foruma bu konuyu açarak konu hakkında bilgisi olanların benim de anlayabileceğim şekilde bilgi aktarmalarının uygun oılacağını düşündüm.
Bu Mu hikayesi de ne?
Akhenaton
17-06-2009, 15:12
Mu ayrıca bir kıta değil jeolojik hareketlilik öncesi hazar denizinin olduğu yerdir.
Niye normal kitaplarda bu konuda bir bilgi yok?
Mu dedikleri şey yine bana hikaye gibi gelen Atlantis mi?
Akhenaton
17-06-2009, 15:35
Niye normal kitaplarda bu konuda bir bilgi yok?
evrensel-insan hocamız bilir.
evrensel-insan
17-06-2009, 16:38
Saygideger phantom;
http://www.mefeedia.com/entry/25-mu-continent-of-legend-cinematic-hd/14621608
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
17-06-2009, 16:47
Saygideger phantom;
http://www.youtube.com/watch?v=fbujvvdkrUY
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
17-06-2009, 17:06
Saygideger phantom;
Dunyadaki yeri de; bu linkte.
http://strangemaps.wordpress.com/2006/12/07/47-the-lost-continent-of-mu/
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
17-06-2009, 17:07
Saygideger Akhenaton;
Bu da senin icin;
http://www.youtube.com/watch?v=49f_kOCA050
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
17-06-2009, 17:12
Saygideger Akhenaton;
Hadi sana bir tane daha.
http://www.youtube.com/watch?v=CSc72F0Ceow&feature=related
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili evrensel-insan,
Görsel bilgi için teşekkür ederim.
Ben de internetten bir şeyler araştırdım.
Sonuçta eskiden edindiğim kanaati bir kere daha teyid ettim.
Bilimsel bir değeri olmayan uydurmalar olduğuna inanıyorum.
Ancak Atatürk bu konuya ilgi gösterdi diye Atatürkçülerin bu hikayeyi doğru kabul etmelerine bir anlam veremedim doğrusu.
Sevgili evrensel-insan,
Linkini verdiğin sayfadan alıntıladığım bölüm hikayenin ne amaçla üretildiğini gösteriyor bir anlamda.
Mu is a popular topic in literature, comics, tv, movies and other fiction. It was used by horror writer H.P. Lovecraft in his Cthulhu books, for example.
evrensel-insan
17-06-2009, 17:26
Saygideger phantom;
Bilinen duzeydeki Mu'yu sana her cesidiyle verdim. Sende artik, bu konudaki, kendi spekulasyonunu yaparsin, gerekli gorursen.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Teşekkür ederim sevgili evrensel-insan,
mu bir kıtadır
hazar denizin in olduğu bölge filanda değildir
tahminlere göre ve benim görüşümde öyle
pasifik okyanusunda bulunan bir kıtaydı
ve asya kıtasına yakın bir kıtaydı
aslında o dönemde atlantisinde mevcut olduğunu düşünüyorum
çünkü efsanelere göre mu yu hep tehlike altına almışlar
ve sonunda sebebiyet vermilerdir
mu daki insanlar asya kıtasına geçmiştir bu olaydan sonra
sonra atlantisin cezalandırılması olayı var tabi
kimine göre büyük bir tufan kimine göre ise
astreoid parçalarının bu kıtaya yönlendirilip
atlantisin batırılmasıdır
bir de herşeyi 5 duyuya dayandıracaksak işimiz var demektir
herşeyin en iyisi ihtimalleri bile göz önüne almak değerlendirmek biçimlendirmek
zaten çürüyenleri kafanızdan bir bir atarsınız
birşeyin unutlmamsını çok isterim
yaşadığımz hayat sadece dünya dan ibaret değildir
sakın bu hataya düşmeyin
hakantimaios
24-06-2009, 03:21
Sevgili Phantom,James Churchward'ın Mu ve Atlantis Uygarlıklarıyla ilgili dört kitabı var bunları tavsiye ederim. Ayrıca benim bu konuda yaptığım araştırmalardaki bilgilerin bize anlatılan tarihi olaylarla örtüştüğünü düşünmekteyim. Sonuçta bizim bilimsel verilere dayananan tarih bilgilerimiz bile zamanla yanlış bilgi olarak önümüze çıkıyor.1930'lu yıllarda ulu önder Atatürk, Tahsin Mayatepek'i çok özel bir görevle Güney Amerika'ya gönderdi. Bunun sebebini ve sonuçlarını yazmama gerek yok. Zaten bu konuya Turan Dursun'un değerli eserlerinden biri olan "Din bu" adlı kitabında(umarım eserin ismini yanlış hatırlamıyorum) değinilmektedir. Ayrıca Mu kıtası hakkında bilgiler genellikle ezoterik kökenlidir. Konuyu iyice kurcaladığınızda antik Tibet-Hint-Yunan-Mısır-Maya ve Aztek kaynaklarında Mu ve Atlantis gibi konulardan bahsedildiğini basitçe farkedersiniz. Hatırlarsanız Truva bile normalde tarihçilere göre efsaneden ibaret bir şehirdi. Ama bunun gerçekliğine inanan Heinrich Schliemann bu olayın peşine düştü. Gerçeği gün yüzüne çıkardı. Anlatmak istediğim şey Mu'nun olmama ihtimali ile olma ihtimali eşit görünmektedir. Saygılarımla.
GÖK.BÖRÜ
27-02-2010, 17:08
Peki bu konu hakkında ayrıntılı bilgi veren tavsiye edebileceğiniz bir kitap var mı ? Saygılar ve sevgiler.
merhaba,
James Churchward Mu Çocukları, Kayıp kıta mu kitaplarına bakabilirsiniz.
ayrıca türk dil kurumunda tahsin mayatepekin araştırmaları on-line olarak mevcuttur
mu bence akla çok yatkın bir tez, birçok kayıp bağlantıyı açıklıyor
gelecekte gobi çölünde yapılacak kazılarla kanıtlar çoğalacaktır
aslında mevcut kazılar var ama sır gibi saklanıyor, buluntuların bazıları inanılmaz
çindeki piramitler bile hala yok sayılıyor, bilmemne hanedananı mezarları deniliyor ya da inkar ediliyor
fakat bunlar biraraya gelince dünya tarihinin baştan yazılması gerekebilir
araştırırsanız siz de çarpıcı sonuçlara ulaşacaksınızdır
spartacus
19-06-2011, 14:37
Dünyamızda arkeologlar araştırıp, bulgular üzerinden giderler, bazıları da önce kurgular, sonra senaryo yazar ve senaryoya uygun bulgular edinirler ya da her türlü bulgu senaryoya uygun bir dille hikayelendirilir. Mu 2 nolu yöntemle işletilen kozmik senaryo konumundadır.
Meksika'da pramitler var evet, lakin tarihleri bellidir. öyle 70.000 yıl evvellere gitmemizi gerektirecek hiç bir neden yoktur, ve gerekli de kılmaz. Çin'dede doğaldır. Kaldı ki, Sümer tapınakları da(Ziggurat) Pramit biçimindedir... O dönemlerde doğa inancı ve ya diğer tarafdan kozmik din egemendir(tek tanrının, kozmik yansımalarından oluşan tanrılar ve büyük üç tanrı, toprak,hava,su vb üçlemeler) ve tarihin bir çok döneminde, uygarlık göçü vardır.
Araştırmalar insanlığın neolotik çağdan ötesini mağara dönemlerinde bulmuşlardır ve Mu adına senaryolaştırılan bulgular ise neolotik çağ(yani günümüze kadar gelen 10-12.000 yıllık süreç) sürecinde edinilmiş bulgulardır. ötsinde ise avcı-toplayıcı kavimleri görüyoruz, yani mağara dönemleri, paleolitik çağı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Eski_Ta%C5%9F_%C3%87a%C4%9F%C4%B1)... Hiç bir yerleşik uygarlık kalıntısını, Mu kozmik efsanesinde olduğu gibi paleolitik çağ ile denkleştiremiyoruz.
çindekiler doğalsa içindeki mumyaları, ay yıldız işaretlerini türk kalıntılarını nasıl açıklıorsunuz. doğal yapıların kusursuz simetrisi ve kapıları olur mu?
İnsanlık tarihinde bir bilinç sıçraması var sanki doğal olmayan...Bu pramitler vb...Bu sıçramanın eserleri gibi duruyor...
İnsanlık tarihinde bir bilinç sıçraması var sanki doğal olmayan...Bu pramitler vb...Bu sıçramanın eserleri gibi duruyor...
1957 İsrailde Ralph Solecki mağarasında sadece 100000-13000 yıl arasındaki kayıtları saklayan bir mağara bulundu. Bu buluntuların en kritik sonucu ne oldu biliyor musunuz, insan uygarlık seviyesinin bir gerileme yaşadığı ve sonra tekrar ortaya çıktığını gösterdi. MÖ 27000-MÖ10000 arası nüfus azalmış yerleşim neredeyse yok olmuştu, insan 16000 sene kaybolmuştu. MÖ10000 civarında belirgin bir kültürel seviye ile yeniden gelmişti. 1988de İsrailde bir mağarada 90000 yaşında bir homo sapiens iskeleti bulundu. 1989da aynı bölgede Carmel mağarasında 60000 yıllık bir neandertal insanı iskeleti bulundu. İlkel dediğimiz Homo erektus insanı ayrıntılı ve orantılı tasvirler içeren mağara resimlerin dışında, kemik ve fildişinden çok başarılı işçiliklerle düğmeler ve objeler üretmiştir. Homo-erektus insanı beyin hacmi olarak homo-sapiensten daha iriyse daha akıllı ve yetenekli olması bizi şaşırtmamalı değil mi? Peki neden klasik tarih 100000-200000 yıl önce dünyada gördüğümüz homo sapiens ve diğer türlerin mevcut uygarlığımız öncesinde yüksek bir medeniyet oluşturmuş olabileceği ihtimalini kabul edemiyor?
spartacus
20-06-2011, 18:22
çindekiler doğalsa içindeki mumyaları, ay yıldız işaretlerini türk kalıntılarını nasıl açıklıorsunuz. doğal yapıların kusursuz simetrisi ve kapıları olur mu?
Piramitlerin Çin'de ya da Meksika'da da olması doğaldır dedim, doğal yapılardır dediğimi hatırlamıyorum...
Kaldı ki, Neolotik çağ ve uygarlıkların gelişimini olduğu gibi alıp, paleolitik çağa yerleştiriyorsunuz. Piramitlerin tarihleri nedir? 3.000-5.000 yıllık tarihlemeler dahi Mu tarzı kurguya dayalı yazım anlayışında, 10-15.000 yıllıkmış gibi gösterilir. Sonra da aradaki tarih, insanlığın izlerde yok olması gibi ifade edilir. Oysa paleolitik çağın bulguları, av aletleri ve duvar resimlerini aşmıyor, bu bir yere kaybolmak değil, aksine olduğu gibi olmak durumudur. Mağarada avcı-toplayıcı bir kavimden kendisinden 10-20.000 yıl sonrası insan ürünlerini yapmasını beklemek için sanırım tarihsel gelişimi ters çevirmek gerekir.. (elbetde doğal olaylar, çeşitli doğal felaketler, buzul dönemleri, aşırı kurak dönemler vs yaşanmış ve olumsuz etkiler doğurmuştur.)
Paleolitik çağda insanlık mağaralarda yaşıyor, yerleşim birimleri dediğimiz mağaralardır. Avcı-toplayıcı kavimlerdir ve geriye bıraktıkları alet-edevatlar yaşam gereksinimlerini karşılamaya dönüktür, yani bu bulgular yok değildir vardır...
Neolotik çağ ise üretim toplumuna geçiştir, bu bir anda değil süreçle oldu elbetde.
Dünyanın her yerinde ve her bölgesinde bir ve aynı anda, aynı düzeyde uygarlıklar oluşmuyor, bir takım göçler, istilalar ile bilgi taşınıyor. yerleşik hayata geçiş ile birlikde insanlar alet, edevat, yerleşim birimleri, tarım, hayvancılık, ürünleri işleme, din, sembol, heykelcilik, devlet vb kültürel, sanat, zanaat ve teknolojik ilerlemeler kaydediyorlar ve sürekli gelişim seyri mevcut(yani insanlığın ilerleyişidir neolotik çağ ve paleolitik çağı neolotik çağ ile aynı şeymiş gibi ters çeviremeyiz.)
çinde de doğaldır açıklamanızı bu şekilde anlamıştım, çinde bulunması doğaldır demek istemişsiniz.
pekii gobi çölünde çıkan saka türklerine mal edilen fakat o dönemdeki altın işçiliği ile yapılamayacak kadar zarif altın zırhı yada diğer kılıç objelerini, bunun dışında yine oradan çıkan dev heykellleri nasıl açıklayalım? bulunan ekose giysili insanları, at kılı ile dikilmiş ameliyat edilmiş beyinleri ya da urumçideki inanılmaz mumyaları ki iç organları ile mumyanış teknikleri mısırdan çok ileridir nasıl anlatalım. Avustralyada bulunan mısırda gördüğümüz hiyeroglif yazılarını, mayaların ve hintlilerin o dönemde 0 sayısını bilmelerini hatta bizim hesapladığımız presesyon döngüsünü neredeyse hatasız hesaplamış olmalarını? karbon testleri ile 15000 sene önceye tarihlenen naacal tabletlerini ve meksika tablerlerini, kuzey amerikada bulunan arkeolojik kimi buluntular ki yine mö 10000 civarına giderler, bunlar nasıl açıklanabilir.
çinde de doğaldır açıklamanızı bu şekilde anlamıştım, çinde bulunması doğaldır demek istemişsiniz.
pekii gobi çölünde çıkan saka türklerine mal edilen fakat o dönemdeki altın işçiliği ile yapılamayacak kadar zarif altın zırhı yada diğer kılıç objelerini, bunun dışında yine oradan çıkan dev heykellleri nasıl açıklayalım? bulunan ekose giysili insanları, at kılı ile dikilmiş ameliyat edilmiş beyinleri ya da urumçideki inanılmaz mumyaları ki iç organları ile mumyanış teknikleri mısırdan çok ileridir nasıl anlatalım. Avustralyada bulunan mısırda gördüğümüz hiyeroglif yazılarını, mayaların ve hintlilerin o dönemde 0 sayısını bilmelerini hatta bizim hesapladığımız presesyon döngüsünü neredeyse hatasız hesaplamış olmalarını? karbon testleri ile 15000 sene önceye tarihlenen naacal tabletlerini ve meksika tablerlerini, kuzey amerikada bulunan arkeolojik kimi buluntular ki yine mö 10000 civarına giderler, bunlar nasıl açıklanabilir.
Sayin yalnizs ;
Uygarliklarin ilerlemeleri, ayni olcude gerileme barindirir. Bu tarih icinde bircok kere tekerrur eder.
En basitinden bir ornek;
Dune kadar dogal koy cesmelerinden su icen insan,once kup, damacana ile sonra pet siseyle tanismistir ornegin.. Bir muddet pet sisede su tuketmenin zevkini yasamistir, icinde bulundugumuz donemde de dogada buldugu pet siseyi toplamaya koyulmustur.
KozmikSakaci
11-07-2011, 14:52
şuan da jamer churcwardın kayıp kıta mu kitabını okuyorum.ancak uydu görüntülerine baktım pasifikte o bölgede batan bir kıta yok.tabanda yükseklik yok.varsada cekirdege mi indi bu kıta.
sayın kozmik şakacı japonya ve çevresindeki korkunç kırılım ve derinlik dikkatinizi çekti mi? polinezya adaları civarındaki yükselti ve fay kırıkları dikkatinizi çekti mi. okyanus yabanında dikdörtgen uzun keşişen yol benzeri yapılar dikkatinizi çekti mi? bir kıtayı batıran çok kuvvetli bir depremden bahsediyoruz, o bölge tamamen deprem kuşağı ile sarılı. bazı arkeolojik ve coğrafi kanıtlar vermek isterim:
himalayalar gibi yüksek sıra dağlar kıtasal çarpışmalarla oluşur, and dağlarının da batan kıtanın bir parçasının güney amerika ile çarpışması sonucu oluştuğu tezi var. Bilim adamları bir zamanlar pasifika isimli bir kıta bulunduğunu avustralyadan bir miktar küçük olduğunu düşünüyorlar.
meksiko müzesinde wiliiam niven tarafından bulunan 2600 kil tablet
madrid müzesinde bulunan torano manuscripti
codex cortesionus
arkeolog robert shcilemann tarafından tibette bulunan lhasa belgesi
11-12000 yıllık uxmall tapınağı yazıları (tapınak batan mu kıtası anısına yapılmıştır)
xochicalo piramidi yazıları meksikonun 60 mil güneybatısında
perezionus ve dresden kodeksleri
türkistan tun-huang mağaralarında bulunan ipek üzerine yazılmış el yazmaları ve resimler
polinezya-mikronezya-malanezya takım adaları 43700 km karelik bir alana yayılır, bu alanda kültür alışverişi yapmamış olan yerli halk, aynı kökten gelen bir dil, masal, efsane ve gelenek bütünlüğünü paylaşır
polinezya takım adalarının bir kıta kalıntısı olduğu düşünülüyor. mağara ve kayalarda insanlık tarihinden eski kabartma ve şekiller var.
carolin adalarında dev teraslar, tapınak harabeleri, yıkıntılar var. yerlilerin efsaneleri eskiden buraların kıta olduğunu ve denizci bir halkı anlatıyor. Ponapede bazalt duvarları 10myi aşan bir tapınak var, labirentler, teraslar var, piramitler, geniş yer altı geçitleri bulundu.
inci avcıları deniz dibinde caddeleri yapılar görmüş, japon dalgıçlar buluntular çıkartmıştır savaş sonrası japonlar artık orayı kullanamıyor.
nan modol adasında denizin altında devam eden büyük bir tapınak var
paskalya adası heykelleri 600 adet. Rana Rarakuda yarım kalmış yüzlerce heykel var. tablet ve yazılar mevcut. w.j.tomsonun çözdüğü bir tablet" koca kıtayı örümcek ağları gibi düzgün yol sistemleri ile örmüşlerdi. yolların yapımında kullanılan düz taşlar birbirine öyle kenetlenmişlerdi ki hiçbir çıkıntı yada göçük yoktu". paskalya yazıtlarındaki harflerin sümer harfleri ile çok benzer olduğu bulundu.
Manua Levu adasında 46 tonluk yazılı bir monolit var
cook adalarında dev taşlarla döşenmiş bir yol var
borneoda dağ mağaralarında mö 38000e tarihlenen örgü işçilikli kumaşalr var
cambier adasında mısır mumyalarından çok eski mumyalar bulundu
güney afrikada mö 41250 yılında işletilmiş bir maden ocağı var duvarlarında çeşitli işaretler kazınmış svastika, haç, güneş, çifte balta, helezon, paralel iki dalga.