Kumru
22-06-2009, 01:44
Bunlar da benim yazdıklarım,paylaşayım dedim.Saygılar
GÜNE YAKIN
Elimizi uzattığımızda yıldızları yakalayacağız
Göğün karanlığını aydınlatacak,iyi niyetlerimiz
Ve bu gün ay daha güzel doğacak
O tepelerin arkasından kızıllığıyla yükselirken
Uçurtmalar uçurtacağız,ruhlarımızı bağladığımız
Dileyebildiğince özgür,dileyebildiğince güne yakın
Ve toprağı koklayacağız,yıllardır pislikten başka
koku almayan girintili burunlarımızla
Ve içimize çekeceğiz genzimizi yakarcasına
Ve tekrar koklayacağız ve içimize çekeceğiz genzimizi yakarcasına
…
KÜÇÜK SERSERİ
Ve sen cehenneme gitmelisin küçük serseri
Çaldığın bakkal dükkanının kırmızı şekerlerini,
Küçük ellerini gizlice sokarken,babanın yamalı paltosunun cebine
Kimsenin seni görmediğini düşündün.
Küle bürünüp ödemelisin
Ve sen cehenneme gitmelisin küçük serseri
Asfaltı delercesine yağan yağmurda,dışarıdaydın
Çaldın fırıncı dükkanının ıslak odunlarını
Donuk bakışlarınla gizlice koyarken ,babanın yamalı paltosunun altına
Kimsenin seni görmediğini düşündün
Bedenini ateşe atarak ödemelisin
Ve sen küçük serseri
Cehenneme gitmelisin.
LEŞ KOKUSU
Burası leş kokuyor
Ve ciğerlerimi delercesine içime çekiyorum bu kokuyu
Üstü körüklenilmiş bir ceset gibi
Körüklendi saplantılar
Zırh yaptık onlardan, birer
Bize hücum ederse başka sözler diye
Kalıplaşmış düşüncelerin ve iyi olma iç güdüsüyle
bizler her zaman kötüydük
Burası leş kokuyor
Yağmurun toprağı kaldırıp havaya saldığı bu pis koku
burun deliklerimden genzime çekiliyor
yırtar gibi acısı
Ve tek başınalığın verdiği, hazin bir coşku bu
Hiç çocuk olmamış gibi Tanrıya dilenen dilekler
ve sabah kalktığımızda yastık altında arıyoruz onları
Burası leş kokuyor
Her bir hücrem dokusunu yeniliyor bu oksijenle
Ve her şeyi ile hiçbir şey olabilme savaşı
vücudumuzun başka bir bedende galibiyeti
Beyaz bayrağı çekiyoruz
göğsümüzün üzerinde sıyırarak geçen kurşun izini görünce
Ve hiçbir şey ile her şey olabilme çabamız
Burası leş kokuyor
Güneş kızıllığını yitirdiğinde
vücudumun her bir deliğinden kan fışkıracak
Kulaklarımdan,burnumdan,ağzımdan,göbek deliğimden
Ve yere yığılacağım, oluk oluk kanayacak, sızacak ince bir nehir gibi yerden
Ve bir boşluğu dolduracak ,hiç kimsenin dolduramadığı bir boşluk
Dolacak taşana kadar ve tekrar sızacak ince bir neğir gibi başka bir boşluğa
Öyle tiz ,öyle güzel süzülecek ki
Asillikle kutsanılmış sanılacak
Ve bir öğle vakti burası leş kokacak…
GÜNE YAKIN
Elimizi uzattığımızda yıldızları yakalayacağız
Göğün karanlığını aydınlatacak,iyi niyetlerimiz
Ve bu gün ay daha güzel doğacak
O tepelerin arkasından kızıllığıyla yükselirken
Uçurtmalar uçurtacağız,ruhlarımızı bağladığımız
Dileyebildiğince özgür,dileyebildiğince güne yakın
Ve toprağı koklayacağız,yıllardır pislikten başka
koku almayan girintili burunlarımızla
Ve içimize çekeceğiz genzimizi yakarcasına
Ve tekrar koklayacağız ve içimize çekeceğiz genzimizi yakarcasına
…
KÜÇÜK SERSERİ
Ve sen cehenneme gitmelisin küçük serseri
Çaldığın bakkal dükkanının kırmızı şekerlerini,
Küçük ellerini gizlice sokarken,babanın yamalı paltosunun cebine
Kimsenin seni görmediğini düşündün.
Küle bürünüp ödemelisin
Ve sen cehenneme gitmelisin küçük serseri
Asfaltı delercesine yağan yağmurda,dışarıdaydın
Çaldın fırıncı dükkanının ıslak odunlarını
Donuk bakışlarınla gizlice koyarken ,babanın yamalı paltosunun altına
Kimsenin seni görmediğini düşündün
Bedenini ateşe atarak ödemelisin
Ve sen küçük serseri
Cehenneme gitmelisin.
LEŞ KOKUSU
Burası leş kokuyor
Ve ciğerlerimi delercesine içime çekiyorum bu kokuyu
Üstü körüklenilmiş bir ceset gibi
Körüklendi saplantılar
Zırh yaptık onlardan, birer
Bize hücum ederse başka sözler diye
Kalıplaşmış düşüncelerin ve iyi olma iç güdüsüyle
bizler her zaman kötüydük
Burası leş kokuyor
Yağmurun toprağı kaldırıp havaya saldığı bu pis koku
burun deliklerimden genzime çekiliyor
yırtar gibi acısı
Ve tek başınalığın verdiği, hazin bir coşku bu
Hiç çocuk olmamış gibi Tanrıya dilenen dilekler
ve sabah kalktığımızda yastık altında arıyoruz onları
Burası leş kokuyor
Her bir hücrem dokusunu yeniliyor bu oksijenle
Ve her şeyi ile hiçbir şey olabilme savaşı
vücudumuzun başka bir bedende galibiyeti
Beyaz bayrağı çekiyoruz
göğsümüzün üzerinde sıyırarak geçen kurşun izini görünce
Ve hiçbir şey ile her şey olabilme çabamız
Burası leş kokuyor
Güneş kızıllığını yitirdiğinde
vücudumun her bir deliğinden kan fışkıracak
Kulaklarımdan,burnumdan,ağzımdan,göbek deliğimden
Ve yere yığılacağım, oluk oluk kanayacak, sızacak ince bir nehir gibi yerden
Ve bir boşluğu dolduracak ,hiç kimsenin dolduramadığı bir boşluk
Dolacak taşana kadar ve tekrar sızacak ince bir neğir gibi başka bir boşluğa
Öyle tiz ,öyle güzel süzülecek ki
Asillikle kutsanılmış sanılacak
Ve bir öğle vakti burası leş kokacak…