Orijinalini görmek için tıklayınız : Buddha'nın Öğüdü
Buddha'nın öğüdü
Uzak bir kasabadan zamanın Buddha'sını görmek için gelen bir Budist, Buddha'nın huzuruna girince ağlamaya başladı.
"Efendim" dedi.
Ben bir Budist olarak huzuru ve mutluluğu bulmuş bir insandım. Ama kasabaya birisi geldi. Beni ve kasabadakileri ölümle gelecek hayatlarımızla ölümden sonrası ile korkuttu. Benim ve kasabada hiç kimsenin huzuru kalmadı. Ne olur bize yardım edin" dedi.
Misafirinin söylediklerini derin bir tefekkürle dinleyen zamanın Buddha'sı gene derin bir tefekkürle şu şoruyu sordu.
"Hayatında ilk defa mı bu korku tattırıldı sana?"
"Evet Efendimiz" dedi misafiri ve ekledi: "Ben böyle bir korkuyu hiç yaşamamıştım."
Gözlerini misafirinin gözlerine çeviren zamanın Buddha'sı:
"O iblis benimle kırk yıl uğraştı. Ama benim ne dünyada ne de başka zaman ve mekanlarda yaşamla ilgili hiç bir kaygım,arzum,isteğim olmadığını sonunda anladı. Kasabana dön ve onlara deki: Korkularınızı yenmeniz size arzu ettirilen şeylere sırt çevirmenizle mümkündür. Onu başardığınız an o iblis'e yapacak bir şey kalmaz".
Zamanın Buddha'sının bu sözleri ile kaybettiği huzuruna yeniden kavuşan Budist kasabaya döndüğünde o iblisin kasabadan ayrıldığını öğrenmişti dostlarından.
hakantimaios
16-07-2009, 00:43
Ben bunun bir benzerini peygamber kıssalarında okumuştum sanki, belkide budistlerden araklama olabilir. Teşekkürler hikaye için.Saygılarımla
new age'ci
14-01-2010, 01:21
1''kendileri için zevk arzuluyor ve başkalarına acı veriyorlar,ölüm kişiliklerini yok edincede sükun bulamıyorlar;yaşama susuzlukları devam ediyor ve benlikleri yeni doğumlarda tekrar ortaya çıkıyor.''
2''böylece bir dehliz içinde harekete devam ederler ve kendi yarattıkları cehennemden kaçış yolu bulamazlar ve zevkleri ne kadar boştur,gayretleri ne kadar nafile!muz ağacı gibi içi boş,hava kabarcığı gibi kof.''
3''dünya kötülük ve keder dolu,çünkü şehvet dolu.insanlar hayalin gerçekten daha iyi olduğunu sandıkları için kötü yola sapıyorlar.gerçeğin peşinden gideceklerine,hatayı izliyorlar,halbuki hata başlangıçta seyri hoş fakat sonunda huzursuzluk dert ve ızdırap verendir.''
4''başlangıçta varoluş kör ve bilgisizdir ve bu cehalet denizinde şekil veren ve organize eden kımıldamalar vardır.şekil veren ve organize eden kımıldamalardan,uyanıklık yada duygular doğar.duygular kişisel varlıklar gibi yaşayan organizmaları doğurur bu organizmalar altı alanı yani beş duyu ile aklı geliştirir.bu altı alan,nesnelerle temas eder.temas duyguyu doğurur.duygu kişileşmiş varlık özlemini yaratır.varlık özlemi nesnelere bağlanmayı getirir.bağlanma benliğin büyüyüp devam etmesini sağlar.benlik yenilenen doğumlarla devam eder.benliğin yenilenen doğumları ızdrap,yaşlılık,hastalık ve ölüm nedenidir.keder,huzursuzluk ve umutsuzluk yaratır''
new age'ci
14-01-2010, 01:59
5''her türlü derdin nedeni ilk başlangıçta yatar;hayatın çıktığı cehalette gizlidir.cehaleti kaldırın ve cehaletten çıkan yanlış arzuları yok etmiş olursunuz;bu arzuları yok edince de onlardan çıkan yanlış,sezişi silmiş olursunuz.yanlış sezişi yok edince de bireyleşmiş varlıklardaki yanılgılar sona erer.bireyleşmiş varlıklardaki yanılgıyı yok edince de alt alandaki hayaller yok olur.hayalleri yok edince nesnelerle temas ettiğinizde doğru kavrayışa ulaşırsınız.yanlış kavramayı yok edince susuzluğu kaldırmış olursunuz.susuzluğu yok edince marazi bağlardan kurtulursunuz.bağları kaldırınca benliğin bencilliğini yok edersiniz.benliğn bencilliği yok edilirse,doğum,yaşlılık,hastalık ve ölümün üstünde olursunuz ve her türlü ızdraptan kurtulursunuz.''
6''dharmayı anlamış olan kutludur.hemcinslerine zararı dokunmayan kutlu olur.yanılgıyı yenen ve ihtirastan kurtulan kutludur.her türlü bencillik ve kibri yenen en üstün mutluluğa erişmiştir.o,mükemmel olan,kutlu olan,kutsal olan buda olmuştur.''
new age'ci
14-01-2010, 02:21
''insanı köle yapan hayat,servet ve iktidar değildir,ama hayata,servete ve iktidara bağlanmaktır.''
''ölümsüz yola ancak devamlı şefkat fiilleriyle erişebiliriz ve ruhlarımızı sevecenlik ve yardımseverlikle tekamül ettiririz.''
''en çok ihtiyacımız olan seven bir kalptir''
''iyi ve kötü fiillerimiz gölge gibi bizi devamlı izler''
''düşüncelerimizi kontrol edelim ki kötülük yapmayalım,çünkü ne ekersek onu biçeriz''
''benlik hatasını terk et ve geçici servetlere bağlanma,fakat iyi işler işle,çünkü işler kalıcıdır ve karman işlerde devam eder''
''soylu yolda yürüyen insan dünyada yaşamakla beraber,kalbi dünya arzularıyla kirlenmez.''
''o tıpkı suda yetişen fakat taç yapraklarında bir damla suyun bile tutunamadığı lotus çiçeği gibidir.''
''eğer bir insan kötü bir düşünceyle konuşur yada davranırsa,arabayı çeken öküzün ayağını izleyen tekerlek gibi ızdırap da onu izler''
ozgur_beyin
14-01-2010, 13:33
bu hikayeyi hitimalci müslümanlarında çokça okumasu lazım .''ya varsa'' diyenleriçin
Buddha öğretileri ve budizm konusunda bir hayli araştırma yapmıştım.Çok güzel bir öğreti gerçekten.Tasavvufvari bir dilide oluyor kimi zaman.
new age'ci
15-01-2010, 11:24
arkadaşlar bu konuyu kurban ritüelinin islamda da olması sebebiyle buraya açtım..
''bu insanlara bayramlar hazırlatan ve kurbanlar için büyük toplantılar yaptıran ancak cehalet olabilir.kan dökerek tanrıları teskin etmeye çalışmaktansa,gerçeğe saygı göstermek çok daha iyidir.''
''yeni bir hata eski hataları telafi edebilir mi?masum bir kurbanın öldürülmesi,insanlığın kötülüklerini silebilir mi?bu ahlakın ihmaliyle din uygulamaktır''
''kalplerinizi arıtın ve öldürmeyi durdurun;gerçek din budur''
''törenlerin hiçbir etkisi yoktur;ibadet boş tekrarlamadır ve büyülerin kurtarıcı gücü yoktur.fakat hırs haset ve şehveti terk edip,kötü ihtiraslardan sıyrılmak ve her türlü kin ve kötü niyeti bırakmak,işte doğru kurban ve gerçek ibadet budur.''
''boğaların kurban edilmesinden daha önmelisi benliğin kurban edilmesidir.tanrılara kendi kötü arzularını kurban olarak sunan kimse,mezbahada hayvanları kesmenin yararsızlığını görecektir.kanın temizleme gücü yoktur,ama şehvetin sökülüp atılması kalbi temizleyecektir.tanrılara ibadet etmekten,doğruluk yasalarına itaat etmek daha iyidr.''
Buddha öğretileri ve budizm konusunda bir hayli araştırma yapmıştım.Çok güzel bir öğreti gerçekten.Tasavvufvari bir dilide oluyor kimi zaman.
Katılıyorum:) Buda benim de çok saygı duyduğum üstatlardan biri. Çok yararlandığım sözleri de olmuştur:)
anthemoessa
17-01-2010, 02:40
"Nefret hiçbir zaman nefretle yok edilemez. Nefret sevgiyle yok edilir bu ölümsüz kanundur. "
"öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen"
"İnsan isimlere, formlara ve maddesel dünyaya bağlanır ve onların zihnin bir yanılsaması olduğunu, zihinde oluştuğunu unutur ve hata yapar böylece zihnin özgürlüğü engellenmiş olur."
"Bizim olan herşey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur,düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler"
"Nedensellikler, zerreler, en küçük şeyler, madde, fiziksellikler hepsi gerçekte zihinde oluşan, zihnin oluşturduğu şeylerdir"
"Bu dünyayı bir hava kabarcığı bir serap gibi düşün. Dünyayı böyle gören kişiyi ölüm görmez."
"Bu dünyayı yaratan, zihninizdir."
"Bütün biçimler gerçek dışıdır, bunu idrak edebilen kişi acılara tepki vermez; işte bu saflık yoludur. Varlığın öteki kıyısına vardığında önce, sonra ve ortada olandan vazgeç"
"Bütün fenomenler aslında "boşluk"tur. Hiçbir şey ne yaratılmıştır ne yok edilmiştir,ne artar ne azalır. Bu nedenle bu "boşluğa" dahildir her şey. Boşluktan ayrı ne formlar vardır, ne duygular ne algılamalar ne oluşumlar ne de zihin vardır. Kulak ta yoktur göz de yoktur zihin şuuru da yoktur. Cehalet yoktur ne yaşlılık vardır ne hastalık ne de ölüm. Ulaşılacak bir şey de yoktur.
Buddhalığa Nirvana'ya ulaşanlar bu gerçekliği kavrarlar."
"Formlar, benlik/ruh değildir; algılama benlik değildir, kavrayışlar benlik değildir, mental oluşumlar ve hisler de "ben" değildir, hiçbiri "ben"/"ruh" değildir, bunların hepsi değişime tabiidir ve kalıcı değildir"
"Nedensellik, etkileşim, koşullar ve ayırt edici algılama...Dört büyük element bunlardandır."
"Fiziksel objelerin aslında kendilerinden gerçekliklerinin olmadığını öğretiyorum, bunların ancak zihnin ürünleri olduğunu söylüyorum, aslında hepsi bir hayaldir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden kendi doğaları, gerçeklikleri yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından ‘tasarımlanıyorlar’. Bir bakıma kavranabiliyorlar ama bir bakıma da gerçekte kavranamıyorlar."
"Bütün şekiller,formlar "boşluk"tur. Formlar boşluktan başka bir şey değildir. Aynı şey duygular, algılayışlar, oluşumlar ve bilinç/zihin için de geçerlidir.