PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : bitkilerin mevsimsel özellikleri.


mayonez
16-07-2009, 23:38
Karpuz yaz aylarına çıkar ve diğer canlıların en ihtiyaç duyduğu zamanda yetirşiler.

Portakal da kış aylarında ve diğer canlıların en ihtiyaç duyduğu zamanda yetirşiler.

Evrim bu konu hakkında ne söylüyor?

frodo
17-07-2009, 00:37
Yahu siz şaka mısınız ? Yoksa aynı soruları sormak için üretilmiş robot filan mısınız ?

Bir soru da ben sorayım. Kuran'da portakal ve karpuzdan neden hiç bahsedilmez ?

Bu soruyu bilirsen portakal ve karpuzun evcilleştirilmesini soracağım. Umulur ki anlarsın.

milomanara
17-07-2009, 02:44
Yahu bazen Yaşar Nuri gibi hissediyorum. Hocam bir erkeğin ısıttığı koltuğa oturmak caiz midir? :D

Patlıcan bize güzel görünmek için mor değil mi? Evrim bunu nasıl açıklar? :)

Sabah güneşi neden sidikliye, akşam güneşi neden güzele vurur? :)

Valla ben cinci evrimci değilim, bunları cevaplayamayacağım, ama ilhahi mayonez arkadaşım, allahda seni güldürsün :D

nogada
17-07-2009, 02:55
Yahu mayonez kardeşim sende burdakileri evrim profu falan sandın heralde.Hatta bir çoğu ne olduğunu bilmez bile.Maymundan geldik gidiyoruz işte derler ne olacak ki.Ama şunuda bilmelisinki evrimi inanan bir insan olarak bende kabul ediyorum çünkü bu bilimsel bir gerçektir.Fakat arada bazı şeyler bulunuyor bunları anlayabilmek içinde o işin ihtisasını yapmak gerekir.Sonuçta evrimin içindede bir düzen bir sistem vardır,programlanmış bir şekilde üstün bir aklın meyvesidir.Ama bazıları bunu anlayınca veya idrak etiğini sanınca Tanrıyı hiçe sayarlar.Bu kadar kolaymı?Şu kainatın içindeki düzenin yanında evrim nedirki.Microya göre büyük makroya göre ise bir nokta sadece.Birazda şu linke bakıp gülelim ne dersiniz birbirimize kızacağımıza ;)

http://www.youtube.com/watch?v=faRlFsYmkeY

mayonez
17-07-2009, 21:10
Merhaba Arkadaşlar
Sizi güldürdüysem ne mutlu bana
Diyelim vücudumuzun c vitaminine ihtiyacımız var bakıyorsunuz bunu evrim geçirirerek meyve veya sebze şeklini almış canlılardan karşılıyoruz.
Diyelim vücudumuzun için D vitaminine ihtiyacı var bakıyorsunuz bunu evrim geçirerek meyve ve sebze şeklini almış canlılardan karşılıyoruz
İşin ilginç yanı da bu
Sanki bu canlılar bizim sağlıklı ve mutlu yaşamamız için evrim geçirmişler gibi bir hisse kapılıyorum.
Ne diyeyim benimki de bir inanç
Ha bu arada Simpsonların evrim ile ilgili çizgi filmide güzelmiş
teşekkürler nogada

evrensel-insan
17-07-2009, 21:12
Saygideger mayonez;

Ayni Muhammed'e gelen Kuran'in; sirf Muhammed'in ihtiyaclarini ve isteklerini karsilayan ayetleri gibi mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

nogada
17-07-2009, 21:31
Benim ateistlere 2 sorum var

1)Evrim Tanrı kavramını nasıl oluyorda yok ediyor ve yıllardır atesitlerin elinde bir silah oluyor.Oysa evrim Tanrıyı inkar edecek bi potensiyel taşımıyor.

2)Bana ilk maddenin nasıl oluşturğunu teoriyle değil,kanun olarak söyleyin.Eğer yoksa yada bilmiyorsanız size Tanrıyı inkar ettiren sebep nedir.

DÜŞÜNDÜKLERİMİZ VE BİLMEDİKLERİMİZİN ÖTESİNE GEÇEMEYİZ...

BU YÜZDENDE BİR ŞEYE TAMAMEN HAKİM OLMADAN KİMSE SON OLANA HÜKÜM VEREMEZ...


SAYGILARIMLA...

milomanara
17-07-2009, 22:00
Merhaba Arkadaşlar
Sizi güldürdüysem ne mutlu bana
Diyelim vücudumuzun c vitaminine ihtiyacımız var bakıyorsunuz bunu evrim geçirirerek meyve veya sebze şeklini almış canlılardan karşılıyoruz.
Diyelim vücudumuzun için D vitaminine ihtiyacı var bakıyorsunuz bunu evrim geçirerek meyve ve sebze şeklini almış canlılardan karşılıyoruz
İşin ilginç yanı da bu
Sanki bu canlılar bizim sağlıklı ve mutlu yaşamamız için evrim geçirmişler gibi bir hisse kapılıyorum.
Ne diyeyim benimki de bir inanç[/B]
Zaten mesele de o sayın mayonez, mesnetsiz inanç...

Bu konulardan bahsetmiştik daha önce, bazı şeyler biz öyle istediğimiz için öyle değil, onlar öyle olduğundan biz öyle istiyoruz. Aşağıdaki video bir fikir verecektir:

http://www.youtube.com/watch?v=Y9dS5GQn7sc

1)Evrim Tanrı kavramını nasıl oluyorda yok ediyor ve yıllardır atesitlerin elinde bir silah oluyor.Oysa evrim Tanrıyı inkar edecek bi potensiyel taşımıyor.
Kutsal kitapların anlattığı gibi tanrının insanı yaratıp tüm canlıları ve evreni de insan için yarattığı iddiasına inanmazsanız evrimle çok bir probleminiz olmaz. İngiliz kilisesi tanrının her şeyi başlatan olduğunu, gerisine karışmadığını söyler.

2)Bana ilk maddenin nasıl oluşturğunu teoriyle değil,kanun olarak söyleyin.Eğer yoksa yada bilmiyorsanız size Tanrıyı inkar ettiren sebep nedir.
Başka? Bir de küçük evren yaratalım mı sizin için? Canlılığın oluşumunu açıklayan bilimsel teori Abiyogenez (http://en.wikipedia.org/wiki/Abiogenesis)'dir. Şikago üniversitesinden Stanley Miller ve Harold Urey dünyanın ilk günlerini simüle ederek yaptıkları deneylerde canlılığın yapı taşları olan amino asitleri elde etmişlerdir[1 (http://en.wikipedia.org/wiki/Miller–Urey_experiment)]. Elbette bunlar eldeki verilerle yapılan deneyler, o günlere ait bilmediğimiz çok şey var. Umuyoruz CERN (http://public.web.cern.ch/public/)'de yapılan deneyler evrenin oluşumuna yönelik biyolojik olmasa da fiziksel bir çok karanlığı aydınlatacaktır[2 (http://www.guardian.co.uk/education/2008/aug/07/research.cern)].

Burada "hah bilmiyorlar işte" demeden önce, rasyonel mantığı henüz ölmemiş biri şunu düşünmelidir. Bu sorulara en makul ve gerçeğe en yakın cevaplar bilim tarafından verilmektedir. Bilim en azından eldeki verilere dayanarak bir sonuca gitmektedir. Evrenin ve canlılığın olşumuna "ol" diyen, insanı konuşan bir yılanla kandırıp dünyaya indiren bir yaratıcı bırakın bir teori ya da sav olmayı, olsa olsa kitap raflarında pamuk prensesin yanında yer alacak bir hikayedir.

Büyük soruları inançsızları sıkıştırmak için sormadan önce kişi kendine bakmalı. Elimde ne var? Tarihi geçmiş bir sürü hikaye... O zaman en iyisi susayım demeli...

İvan Karamazov
17-07-2009, 22:16
1) "evrimin tanrı kavramını yok ettiği" düşüncesini, size verenler; bilimin amacını bilmeyenlerdir. evrim, tanrı kavramını yok etmez, yok edemez, çünkü; evrimin, tanrıyla hiçbir bağlantısı yoktur. eğer semavi olduğuna inanılan dinler, evrimle gerçekten çelişiyorsa; bu, sadece, semavi olduğuna inanılan dinlerin iddia ettiği gibi bir tanrının olmadığı sonucunu verir; bir tanrının olamayacağı değil...

2) bilim; "yanlışlanabilirlik ilkesi" ve pozitivzmi kökten sarsan birtakım sorunlardan alınan derslerle, büyük bilimsel yapılara, çok açık olmadıkları sürece, ne kadar çok şeyi açıklıyor olursa olsunlar kanun adını vermiyor. istediğiniz gibi bir "kanun" yoktur.

nogada
17-07-2009, 22:16
Başka? Bir de küçük evren yaratalım mı sizin için?

İşte sayın milomanara bu kelimeniz çok güzel bir kelime.Yani ancak bir akıl yaratabilir bu kadar düzeni,yani kendi oluşmaz öyle değilmi?

milomanara
17-07-2009, 22:20
İşte sayın milomanara bu kelimeniz çok güzel bir kelime.Yani ancak bir akıl yaratabilir bu kadar düzeni,yani kendi oluşmaz öyle değilmi?
Sayon nogada benim kinayemi nasıl kendinize kanıt yapıyorsunuz anlamıyorum :)

Bu kadar mı müşkül vaziyet? Tanrıdan falan yok mu bir işaret de milomanara'ya kaldınız? :)

nogada
17-07-2009, 22:43
Sayon nogada benim kinayemi nasıl kendinize kanıt yapıyorsunuz anlamıyorum :)

Bu kadar mı müşkül vaziyet? Tanrıdan falan yok mu bir işaret de milomanara'ya kaldınız? :)

Ne alakası var sayın milomanara...

Ben sadece üstün bir akıl olmadan bir düzen oluşamayacağını,sizinde bunu söylemde olmasada bilinç altında kabul ettiğinizi anlatmak istedim...

Neden müşkül durumda olayım ki bunun içinde...


Saygılarımla...

milomanara
17-07-2009, 22:50
Ne alakası var sayın milomanara...

Ben sadece üstün bir akıl olmadan bir düzen oluşamayacağını,sizinde bunu söylemde olmasada bilinç altında kabul ettiğinizi anlatmak istedim...

Neden müşkül durumda olayım ki bunun içinde...


Saygılarımla...
İyi de ben öyle bir şey demedim ki sayın nogada :)

Diyelim ki insan küçük bir evren yaratabilir dedim(ki kinayedir benimki), "arkasında bir irade olmadan evren olmaz" yargısını nereden çıkarıyorsunuz? Bu iki önerme birbiriyle bağımlı değil ki!

Daha önce de bilinç altından yazı yazabildiğimi iddia etmiştiniz :)

Valla yok böyle bir şey...

nogada
17-07-2009, 23:38
. Şikago üniversitesinden Stanley Miller ve Harold Urey dünyanın ilk günlerini simüle ederek yaptıkları deneylerde canlılığın yapı taşları olan amino asitleri elde etmişlerdir[1 (http://en.wikipedia.org/wiki/Miller–Urey_experiment)]. Elbette bunlar eldeki verilerle yapılan deneyler, o günlere ait bilmediğimiz çok şey var. Umuyoruz CERN (http://public.web.cern.ch/public/)'de yapılan deneyler evrenin oluşumuna yönelik biyolojik olmasa da fiziksel bir çok karanlığı aydınlatacaktır[2 (http://www.guardian.co.uk/education/2008/aug/07/research.cern)].



Sayın milomanara mesela burda yapılan deneyler akıl ürünü olan deneylerdir,belirli bir gözlem ve birikim ürünüdür.Üstelik olan şeyler bulunmuştur.Yokdanda varedilmemiştir.Kainatta bir şekilde bir akıl tarafından tasarlanmıştır demek istiyorum ben burda...

Saygılarımla...

milomanara
17-07-2009, 23:46
Sayın milomanara mesela burda yapılan deneyler akıl ürünü olan deneylerdir,belirli bir gözlem ve birikim ürünüdür.Üstelik olan şeyler bulunmuştur.Yokdanda varedilmemiştir.Kainatta bir şekilde bir akıl tarafından tasarlanmıştır demek istiyorum ben burda...

Saygılarımla...

Yine karıştırıyorsunuz, olmuş olanın peşine aklımızla düşüyoruz, onun akılla olduğunu söyleyemeyiz. Çok garip bağlantılar kuruyorsunuz. Bizler elbette var oluşumuzun sırrını çözmeye çalışıyoruz ve bunu aklımızla yapıyoruz. Bu ve diğer söylediklerimin hiç biri varlığın ve evrenin bir akıl tarafından tasarlandığı anlamına gelmez.

Kanıtınız yok, mantık yürütüyorsunuz. Onu da yanlış yürütüyorsunuz...

nogada
17-07-2009, 23:48
Yine karıştırıyorsunuz, olmuş olanın peşine aklımızla düşüyoruz, onun akılla olduğunu söyleyemeyiz. Çok garip bağlantılar kuruyorsunuz. Bizler elbette var oluşumuzun sırrını çözmeye çalışıyoruz ve bunu aklımızla yapıyoruz. Bu ve diğer söylediklerimin hiç biri varlığın ve evrenin bir akıl tarafından tasarlandığı anlamına gelmez.

Kanıtınız yok, mantık yürütüyorsunuz. Onu da yanlış yürütüyorsunuz...

Sayın milomanara asıl anlatmaya çalıştığım şey var olmuş olanı bile insanların keşfetmek için yıllardır uğraştığı ve akıl yürüttüğünü ve bu kdar karmaşık olan bir şeyinde ancak üstün bir akıl tarafından tasarlandığını anlatmaktır.

Saygılarımla...

milomanara
17-07-2009, 23:51
Sayın milomanara asıl anlatmaya çalıştığım şey var olmuş olanı bile insanların keşfetmek için yıllardır uğraştığı ve akıl yürüttüğünü ve bu kdar karmaşık olan bir şeyinde ancak üstün bir akıl tarafından tasarlandığını anlatmaktır.

Saygılarımla...

Bekleyiniz sayın nogada, 14 milyar yıllık bir meseleye insan son bir kaç yüzyıldır müdahil oldu. Motorları maviliklere süreceğiz, ışıklı maviliklere :)

nogada
17-07-2009, 23:56
Bekleyiniz sayın nogada, 14 milyar yıllık bir meseleye insan son bir kaç yüzyıldır müdahil oldu. Motorları maviliklere süreceğiz, ışıklı maviliklere :)

Siz bekleyin o zaman sayın milomanara.ben ilmin ve tekniğin geliştiğini zevkle izliyorum,ve gelecekte bu düzenin keşfedildiğinde insanoğlunun hayret içinde kalacağını düşünüyorum...

Saygılarımla...

İvan Karamazov
18-07-2009, 00:05
bilimin geçen yüzyıldaki en büyük keşfi; evrende bir düzenin olmadığıydı. fizik için konuşuyorum; günümüz fiziği, bu düzensizliğin farkında ve amacı da bu düzensizliğin gerçek sonuçlarının matematisel kesinliğine, mümkün olduğu kadar yaklaşabilecek kuramlar üretmek...

mayonez
18-07-2009, 00:20
bilimin geçen yüzyıldaki en büyük keşfi; evrende bir düzenin olmadığıydı. fizik için konuşuyorum; günümüz fiziği, bu düzensizliğin farkında ve amacı da bu düzensizliğin gerçek sonuçlarının matematisel kesinliğine, mümkün olduğu kadar yaklaşabilecek kuramlar üretmek...

Ne anlamda bir düzensizlikten bahsediyorsun?

İvan Karamazov
18-07-2009, 00:27
kaotik anlamda düzensizlikten bahsediyorum...

mayonez
18-07-2009, 00:34
Selam İvan
Unutmuşum kusura bakma
Ateist biri evrende düzen olduğunu kabul etse zaten
Allah'ın varlığını kabul eder diye düşünüyorum
Başka yol yok ateist biri evrende düzensizlik olduğunu savunacak tabi

İvan Karamazov
18-07-2009, 00:46
1- ben savunmada bulunmadım(savunmamı gerektirecek bir durum da yok zaten)
2- ateist olduğumu neye dayanarak söylüyorsun?
3- ben sadece günümüz fiziği hakkındaki bildiğim bir bilgiyi paylaştım. ileride belki, çıkar: "ya yanılmışız düzen varmış" da diyebilirler belki ama bugün için ulaşılan nokta düzen olmadığı şeklinde...

mayonez
18-07-2009, 00:58
1- ben savunmada bulunmadım(savunmamı gerektirecek bir durum da yok zaten)
2- ateist olduğumu neye dayanarak söylüyorsun?
3- ben sadece günümüz fiziği hakkındaki bildiğim bir bilgiyi paylaştım. ileride belki, çıkar: "ya yanılmışız düzen varmış" da diyebilirler belki ama bugün için düzen olmadığı düşünülüyor.


Ateist değilsen kusara bakma bunun için özür diliyorum
Fakat senin evrende düzensizlik dediğin şey benim için bal gibi düzendir ve düzenin de bir yaratıcısı vardır.
Düzensiz dediğin evrenden böyle canlıların yaşaması için elverişli bir dünya ortaya çıkıyor ilginç

İvan Karamazov
18-07-2009, 01:05
anlamamakta hala ısrar ediyorsun mayonez; o iddia bana ait değil... ben sadece bilim insanlarının yıllarca, sabahtan akşama, akşamdan sabaha, çabalayıp ulaşmış olduğu sonucun ne olduğunu söyledim. sen düzen görüyor olabilirsin evrende, zaten önemli olan da senin için budur; kendi kişisel düşüncenin ne olduğudur. her insan kendi doğrularıyla yaşar zaten :)

nogada
18-07-2009, 01:07
Sayın mayonez canlıların yaşaması için daha binlerce evren olduğunu düşünüyorum.Bunun yanında cansız olan nesnelerde de çok büyük bir düzen yatmakta.Her şey bir düzenin içinde var oluyor zaten düzensiz bir yapı oluşamaz,oluşsada bu kada uzun süremez.Zaten düzeni veya düzensizliği bırakalımda sadece şu bile yetmezmi.İlk madde nasıl oluştu.Yokluk nedir,varlık nedir.Var olan nasıl yaratılmıştır.Bunun için üstün ve tüm bu meteryallerden münezzeh bir güç ve yarattıkalrınıda belirli bir sisteme uyduracak üstün bir akıl var olamsı gerekmezmi.Sonuç olarak her türlü Yaratıcı varlığı karşımıza çıkıyor.Ama insanlar anlayamadıklarını yada abzı yerlerden gördükleri kendine müslüman diyen yobazları izleyerek ve görererk inançlarından oluyorlar.

milomanara
18-07-2009, 01:10
İnsanın şartlara göre evrildiği yerine, şartların insana göre "mükemmel" yapıldığına inanmak, safça bir kendini beğenmişlikten başka bir şey değildir.

nogada
18-07-2009, 01:20
İnsanın şartlara göre evrildiği yerine, şartların insana göre "mükemmel" yapıldığına inanmak, safça bir kendini beğenmişlikten başka bir şey değildir.

Yani siz diyorsunuzki BİZ OLDUĞUMUZ İÇİNMİ ATMOSFER VAR,YOKSA ATMOSFER OLDUĞU İÇİNMİ BİZ VARIZ...

Fakat ben bundan biraz daha fazlasını düşünerek diyorum mevzu bahis sadece bizim yaşadığımız kainatın içinde bir nokta olan dünya değil,tüm kainatta bir akıl bir ilim var bunu nasıl açıklayacağız yada açıklıyorsunuz.

Sayın milomanara...

Tanrı'ya inanmak bu kadar mı zor?

Saygılarımla...

milomanara
18-07-2009, 02:54
Yani siz diyorsunuzki BİZ OLDUĞUMUZ İÇİNMİ ATMOSFER VAR,YOKSA ATMOSFER OLDUĞU İÇİNMİ BİZ VARIZ...

Fakat ben bundan biraz daha fazlasını düşünerek diyorum mevzu bahis sadece bizim yaşadığımız kainatın içinde bir nokta olan dünya değil,tüm kainatta bir akıl bir ilim var bunu nasıl açıklayacağız yada açıklıyorsunuz.

Sayın milomanara...

Tanrı'ya inanmak bu kadar mı zor?

Saygılarımla...

Sayın nogada, hangi akıl hangi ilimden bahsediyorsunuz? Bildiğimiz kadarıyla dünya dışında evren karanlık ve boş. Büyük olasılıkla yaşamı destekleyebilcek başka gezegenler de vardır ama kesin olarak bilemiyoruz. Neden bahsettiğinizi anlamadım.

Tanrıya inanmaya gelince. Tanrıya inanmak zor değil bilakis kolay olandır. Sorulara cevap olarak tanrı yaptı der kestirip atarsın. Siz tanrının varlığına dair ikna olmuşsanız bu sizin bileceğiniz iş. Benim mantığım bir tanrının olma ihtimalinden çok olmama ihtimalinin açık ara fazla olduğunu söylüyor. Zaten tanrı olsa bile bunun sizin tanrınız olacağı ne malum? Sonuç olarak, tanrının varlığı davası benim şahsi mahkememde delil yetersizliğinden düşmüştür...

Ayejj
18-07-2009, 12:46
Karpuz yaz aylarına çıkar ve diğer canlıların en ihtiyaç duyduğu zamanda yetirşiler.

Portakal da kış aylarında ve diğer canlıların en ihtiyaç duyduğu zamanda yetirşiler.

Evrim bu konu hakkında ne söylüyor?

Elbetteki bunların cevaplarını evrim veriyor.

Bu bitkiler evrimsel olarak tamamen kaotik süreçlerin sonuçlarında bugünkü yaşama özelliklerine ulaşmıştır.

İnsanoğlu tarafındanda uzun ıslah süreçleriyle bu günkü şekillerini almışlardır. (Aslında buda kaotiktir çünkü insan diye bir varlık hiçbir zaman oluşamayabilir veya tür ıslahlarında bulunamayabilirdi.)

Açıklama derinleştirilebilir ancak mesele bu değil.

Şimdi bu bitkiler farklı evrim süreçleri geçirip karpuz kışın yenilen bir ürün portakalda yazın yenilen bir üründe olabilirdi.Çünkü herşey kaotik süreçlerce belirlenir.

O zaman sizin gibi evrim karşıtları diyecekti ki ''karpuz şekerli bir besin kışın şeker ucudu ısıtmak için faydalı işte tanrı bunu bizim için düşündü.'' diyecektiniz.

''portakalda bol sulu yazın adamın susuzluğunu gideriyor işte tanrı işaretleri gözümüze sokuyor '' diyecektiniz.

İşte mesele bu; sizin kafanızda oluşturduğunuz tanrı figürünü kaim kılabilmeniz için size işaret lazım.Siz o işaretleri gerçekleri çarpıtmak pahasına mutlaka bir yerlerden bulacaksınız her halükarda.

K.C.
18-07-2009, 12:53
Ben de niye kutuplarda hep portakal,
çöllerde de hep karpuz yetişiyor diyordum.

çöldekilerin susuzluğunu gidersin diye karpuz, kutuptakilerin direncini yükseltsin diye C vitamini deposu portakal yaratmıştır Allah'mış meğer cevabı...

hı? yetişiyor değil mi oralarda bunlar?

prozac
18-07-2009, 13:45
yetişiyor değil mi oralarda bunlar?

Ulemaya sormak lazım neyseki buara ulema sıkıntımız yok :fish2:

nogada
18-07-2009, 15:38
Kanın pıhtılaşma olayı var birde çok enterasan gerçekten.Bir yerimiz yaralandığında havayla temas eden kan birden kendini katılaştırıp insanı hem ölümden kurtarıyor,hem bir an önce o bölgede yeni bir yapılanma inşa edilerek mikroplanma veya iltihaplanma engelleniyor hemde yeniden deri oluşumu ve yapısal düzenlemeler gerçekleşiyor.Bu da sanırım insan ıslahıyla falan olmuştur.Bir akıl bir ilim tarafındnan değildir yani değilmi...


Saygılarımla...

Sapiens
02-08-2009, 11:03
Kanın pıhtılaşma olayı var birde çok enterasan gerçekten.Bir yerimiz yaralandığında havayla temas eden kan birden kendini katılaştırıp insanı hem ölümden kurtarıyor,hem bir an önce o bölgede yeni bir yapılanma inşa edilerek mikroplanma veya iltihaplanma engelleniyor hemde yeniden deri oluşumu ve yapısal düzenlemeler gerçekleşiyor.Bu da sanırım insan ıslahıyla falan olmuştur.Bir akıl bir ilim tarafındnan değildir yani değilmi...

Sayın nogada,

Evrime inandığınızı söylüyorsunuz ama bu tarz sorular aslında tam olarak da inanmadığınız gösteriyor.

Kanın pıhtılaşması, doğa tarafından evrim sürecinde geliştirilmiş bir çözümdür. Kanın ortaya çıkışı da aynı şekilde evrimle açıklanabilir. İlkel yaşam formlarında kan diye bir şey yoktur.

Kanın pıhtılaşmasına yarayan proteinlerden herhangi birinin eksikliği durumunda sistemin işlemeyeceği tezi Akıllı Tasarımcı Michael Behe'ye aittir. Ancak bu tez, (diğer AT tezlerinde olduğu gibi) bilim adamlarınca çürütülmüştür. Mesela balina ve yunus balıklarının kanında faktör XII proteini olmamasına rağmen, pıhtılaşma sistemleri çalışmaktadır. Balon balıklarında 3 ayrı protein eksiktir ama kanları pıhtılaşabilmektedir. Konuya ilişkin detaylı açıklamaları Evrim başlığında sabit bir konu olan "Ken Miller on Intelligent Design" vidyosunun 46-50. dakikaları arasında bulabilirsin.

Kan gruplarının ortaya çıkışından da bahsetmekte fayda var. Bunlar da evrim sürecinde ortaya çıkmıştır.

İnsanoğlunun erken dönemlerinde sadece 0 kan grubu mevcut. MÖ 20.000 yıllarında bir mutasyon sonucu A grubu ortaya çıkıyor. Orta Avrupa ve İskandinavya'da A grubu çok yaygın. MÖ 10.000 yıllarında B grubu ortaya çıkıyor. Asya ve Japonya'da çok yaygın. AB grubu kan ise MS 1500'lü yıllarda görülüyor. Özellikle Kuzey Hindistan'da çok yaygın.

Görüldüğü gibi, herşey evrimle gayet güzel bir şekilde açıklanabiliyor.

Saygılar...

nogada
02-08-2009, 16:14
Sayın nogada,

Evrime inandığınızı söylüyorsunuz ama bu tarz sorular aslında tam olarak da inanmadığınız gösteriyor.

Kanın pıhtılaşması, doğa tarafından evrim sürecinde geliştirilmiş bir çözümdür. Kanın ortaya çıkışı da aynı şekilde evrimle açıklanabilir. İlkel yaşam formlarında kan diye bir şey yoktur.

Kanın pıhtılaşmasına yarayan proteinlerden herhangi birinin eksikliği durumunda sistemin işlemeyeceği tezi Akıllı Tasarımcı Michael Behe'ye aittir. Ancak bu tez, (diğer AT tezlerinde olduğu gibi) bilim adamlarınca çürütülmüştür. Mesela balina ve yunus balıklarının kanında faktör XII proteini olmamasına rağmen, pıhtılaşma sistemleri çalışmaktadır. Balon balıklarında 3 ayrı protein eksiktir ama kanları pıhtılaşabilmektedir. Konuya ilişkin detaylı açıklamaları Evrim başlığında sabit bir konu olan "Ken Miller on Intelligent Design" vidyosunun 46-50. dakikaları arasında bulabilirsin.

Kan gruplarının ortaya çıkışından da bahsetmekte fayda var. Bunlar da evrim sürecinde ortaya çıkmıştır.

İnsanoğlunun erken dönemlerinde sadece 0 kan grubu mevcut. MÖ 20.000 yıllarında bir mutasyon sonucu A grubu ortaya çıkıyor. Orta Avrupa ve İskandinavya'da A grubu çok yaygın. MÖ 10.000 yıllarında B grubu ortaya çıkıyor. Asya ve Japonya'da çok yaygın. AB grubu kan ise MS 1500'lü yıllarda görülüyor. Özellikle Kuzey Hindistan'da çok yaygın.

Görüldüğü gibi, herşey evrimle gayet güzel bir şekilde açıklanabiliyor.

Saygılar...

Evrimi kabul ediyorum ama Tanrı tasarımı olduğunu düşünüyorum.Tanrıda evrimin gidişatı için canlılığa bazı özellikler vermiş bir nevi programlamış ve bunun sürmesi devam etmesi için tasarlamıştır diyorum.

vartor
02-08-2009, 16:49
Kan pihtilasmasini dizayn eden, neden bastan tek bir tip kan yaratmamis diye dusundunuz mu? Herseye tersten bakiyorsunuz; biz var oldugumuz icin kanimiz pihtilasmiyor, kanimiz pihtilastigi icin biz variz. Evrim deyince akla, milyonlarca seneler suren zaman gelmeli, binler bile kisa surelerdir evrimlesmede; gerci kucuk farklilklari kisa zamanda da gormek mumkun, insanin yirmi yas disleri bazilarimizda hic cikmiyor artik.

Jesus-Christ
12-12-2012, 19:40
Behe, evrimle kan pıhtılaşmasının gelişebileceğine inanmıyor. Ona göre evrim mekanizmaları kan pıhtılaşma sistemini oluşturmaz.

Evrim, kan pıhtılaşması mekanizmasını evrimsel süreçte açıklayabilir mi?

Evrim cevap veriyor mu bu konuya? Bu soruyu soran sözüm ona yaratılışçılar varsa lütfen bu konuda biraz daha dikkat edin. BEN de bir YARTILIŞÇIYIM. Ve evrimin bu konuya yanıt verebileceğini biliyorum.

Kan Pıhtılaşmasının EVrimsel Açıklaması

Omurgalı pıhtılaşma sisteminin evrimsel süreçte mümkün olmadığı söylense de aslında bu evrim kuramı için o kadar da zor bir olgu değildir. Fibrinojen benzeri moleküller, doğru Osmatik basıncı korumak gibi başka işlevler için başlangıçta zaten var oldukları için bizim için gereklilik arz eden şey trombin gibi bir proteazın bir değişim sonucu kanda ortaya çıkmasıdır. Buna bir de trombinin başka bir proteazla birleşmesini eklersek, basit 3 bileşenli bir sistem elde ederiz. Bu da kan pıhtılaşmasınısağlamak için yeterlidir.

Kuramsal açıklamanın yanında Pratikte bir örnek verelim. Bir deniz yıldızının bir yeri kesildiğinde kanamadan ölmezler. Birinci sebebi, kan basıncının düşük olması, ikinci sebebi ve daha da önemlisi, bu canlının çeşitli şekillerde beyaz kan hücreleri vardır ve kanayan yerleri doldururlar. Kolajen gibi proteinlere sarılır, onları kavrar, ve yapışkan olma özelliği ile tutunur. Bu şekilde canlı, kan kaybından ölmez.

Bizim ihtiyacımız olan fibrinojeni kollayan genlere sahip olmamız, bunun daha basit yapılı canlılarda bulmamız da ŞART OLMALIDIR ki bu da 1990 yıllarında bir deniz hıyarında bulunmuştur.

Yani ;

kan pıhtılaşması için fibrinojen adı verilen bir proteinin kanımızda olması gerekir.____ki bu var.

fibrinojenin yapışkan bir merkezi vardır. ancak bu yapışkan bölüm örtülü ve saklı bir yapınin içindedir.

pıhtı oluşturmak için trombin adı verilen bir proteaz enzimi fibrinojenin dışını keser ve fibrin adı verilen yapışkan uçları bir birine bağlayıp yapıştırır.

bu şekilde işliyor mekanizma [ aşağı yukarı]


Tüm bu işlemlerin, evrimsel açıklaması mevcuttur. Rabbim ne güzel yaratmış.

Jesus-Christ
12-12-2012, 20:06
Youtube de bar kaç videoya baktım şimdi. Şu videoyu paylaşmak istedim.

http://m.youtube.com/watch?v=--bZUeb83uU