PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ''Sokak lambası'' söndü; ''Tükenmez kalem'' yazmıyor


Mutezile
01-08-2009, 08:49
20 'faili meçhul'ü anlatmışlardı

İFADELERİYLE, Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz'ün 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsinin istenmesine neden olan "Gizli tanıklar", Polise 20 faili meçhul cinayetle ilgili bilgiler vermişlerdi. İfadeleriyle davayı şekillendiren gizli tanıklar özetle şunları söylemişlerdi:

Suriyeli iki kişi Cizre Jandarma'ya geldi. 'Türk Vatandaşı olmak istiyoruz' dediler. Albay Temizöz, 'Sınıra götürüp vurun' dedi. Öldürdük.

Silopi'de bir araçtaki dört kişiden şüphelendik. Mezraya götürdük. Yere yatırıp kalaşnikofla taradık.

Cizre'de inşaat işi yapan bir şahıs vardı. Örgüte maddi katkı sağladığı yönünde düşünceler vardı. Bu şahıs ve başka bir şahısı daha aldık, küçük bir dere yatağına götürdük. İkisini de öldürdük.

Irak'ta görev yapan Türk Birliği'nden itirafçıların getirdiği susturuculu, ince mermili tüfek o dönemin Tugay Komutanı'na hediye edildi.

Netic ne, netice: Gençliğini bölücü teröre karşı mücadeleyle geçiren, fakat iktidar yandaşı dinci basın tarafından ''Faili meçhul cinayetlerin baş sorumlusu'' olarak hedef haline getirilen Cemal Temizöz halen cezaevinde(!).


Neler olmuş neler meğer:

Okumadan onların yazdığını imzaladım

Gizli tanık 'Sokak Lambası' H.A. da, ifadelerini niye kabul etmediğini dilekçesinde şöyle anlattı:

"Gizli tanık olursam beni cezaevine koymayacaklarını, dediklerini yaparsam Avrupa'ya göndereceklerini, estetik yaptıracaklarını, söylediklerini yapmazsam da ömür boyu cezaevinde kalacağımı söylediler. İlk önce üstü başka kağıtla kapatılmış olan bir ifade imzalattılar. 'Bu ifade bizde kalacak, sana sonra bir naylon ifade yaparız' dediler. Sabah Avukatımın yanında normal adımla ifademi aldılar. Ama bu ifadelerde ne yazılı olduğunu bilmiyorum. Onları okumama fırsat verilmedi. Örgütten ayrıldığım 20 yıldan beri sürekli tehdit ve baskısı altındayım. Polisin gizli tanık olmam için vaat ettiği kimlik değiştirme, estetik ameliyat, Avrupa'ya gönderme, parasal destek, maaş bağlama sözleri benim için bulunmaz fırsat olMuştu. Gizli tanıklığı tek çıkış yolu olarak görmüştüm, yazılanlara karşı çıkmadım ve imzaladım. Hiç okumadan imzalamış olduğum 'gizli tanık' adı altında alınan ifademi kabul etmiyorum. Bu yazıda anlattıklarımdan dolayı başıma gelebileceklerden de korunmamı talep ediyorum."


Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na dilekçe gönderen Sokak Lambası, "Tahmine, yoruma dayalı şeylerin ifademde geçtiğini fark ettim" dedi. Tükenmez Kalem ise "Bana vaat edilen kimlik değiştirme, estetik ameliyat, Avrupa'ya gönderme, parasal destek, maaş bağlama sözleri bulunmaz fırsattı. İfadelerde ne olduğunu bilmiyorum" iddiasında bulundu. Pişmanlık Yasası'ndan yararlanıp 1995'de kimliği değiştirilen gizli tanık 'Tükenmez Kalem' F.A.'nın ifadesini kabul etmediğine ilişkin dilekçesi iddianamenin ekleri arasında yer aldı. F.A., 6 sayfalık dilekçesinde özetle şunları söyledi:

Söylemediklerim ifademe geçmiş

"PKK'da üst düzey görevlerde bulundum. 1993'de örgütten kaçıp devlete teslim oldum, önemli açıklamalarda bulundum. Son olarak Albay Cemal Temizöz soruşturmasıyla ilgili gözaltına alındım. Bana Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde 'Gizli tanıklık yap, kendini kurtar' dediler. Gizli tanık imkanlarından yararlandırılacağım söylendi. Bunun içinde yurtdışına çıkarılıp yerleştirme, yüz değiştirme, ekonomik imkan ve gizli tutulma kararı çıkartma vaatleri vardı.

Ben de 15 yıldır yaşadığım travma, örgüt baskısı ve yalnızlığın psikolojisinde ve tarifinde zorlandığım ruh halimden dolayı kendime ve çocuklarıma zarar gelmesin, bu travmadan kurtulup ailemi yaşatabileyim diye gizli tanıklık haklarını kurtuluş olarak gördüm. Gizli tanık olarak verdiğim ifade esnasında çeşitli konularda söylemediğim, tahmine, yoruma dayalı olan şeylerin de ifademde geçtiğini fark ettim. Ancak kendi kurtuluşumu bunda gördüğüm, inandığım, inandırıldığım için önemsemedim. Aslında cezaevine güvenliğim için gireceğim ve misafir olduğum üstüne basa basa söylendi. Defalarca '1 ya da 1.5 ay sonra çıkaracağız' denildi. Gizli tanık olarak verdiğim ifademin hangi şartlar, ruh hali ve psikolojik travma, ailemi kurtarma kaygılarıyla verdiğim anlaşılmaktadır. Haklı gerekçelerim göz önüne alınıp mağduriyetimin ve ruh halimin hassasiyetle dikkate alınmasını, gizli tanık ifademin dikkate alınmamasını istiyorum."

Okumadan onların yazdığını imzaladım!!


Temizöz hakkında 9 kez ağırlaştırılmış müebbet istemiyle açılan dava sürüyor.

Demokrat, yutsever, çağdaş kolluk güçleri...Ninni gibi. Bu masalla uyumaya hazır içi hınç, öfke ve nefret dolu muhteremlere selam olsun.

Tatlı rüyalar.

pervane
01-08-2009, 17:34
Sevgili Mutezile, güzel insan, kibar metropol erkeklerinin beşyüzbaşısı-m!

Diyorum ki; bir ara bazı üyelerimiz aynı konularda üst üste başlıklar açtığında, kendilerini köşelerinde ağırlamaya çalışıyordu site sakinleri. Şimdi sizin de bir "Mutezile'nin Köşesi" sahibi olmanız çoktan olmalıydı ama hakkınızı yiyorlar! söz köşeniz olunca kenarına dantel örmek benim boynumun borcu olsun!

Ha ayrıca bu kadar emek verip bilgi, istihbarat edinmişsiniz ama güzel insan, kibar insan, metropol beşyüzbaşım! hiç olmazsa kaynak belirtmek, ya da çalıntıdır-alıntıdır gibi bir tevazu belirtseydiniz daha iyi olmazmıydı? Bilgi sahipleri kimlerdir kendileri ile ilgili birkaç araştırma da biz yapma zahmetine katlanırdık. Belki yanılıyoruz, doğru söylüyorlardır da biz de gerçeklerin peşine düşerdik de-mi!

pervane
01-08-2009, 20:31
Gülmek erdemdir:D:D:D diyorum sadece!!

vartor
01-08-2009, 20:39
Masallah, ne de guzel gidiyordu, tam da en heyecanli yerinde koptu filim. Bu da ikinci bir Muglali olayi olmali; komplo teorileri bollugunda, tevekelli degil millette paranoya olusmasi. Insan neye inanacagini bilemiyor artik. Yine en iyisi gordugune inanmak, yoksa imanllilardan farkimiz kalmayacak.

Mutezile
01-08-2009, 22:38
Sn vartor;

İddia edilen Ergenekon terör örgütü davasında 31’i tutuklu, toplam 86 sanık yargılanmaktadır.

Bugünkü tarih itibariyle bu sanıkların tümü suçsuzdur. Haklarında türlü iddialar vardır, ancak bu iddiaların hiçbiri henüz kanıtlanmamış, mahkeme henüz hiçbir mahkûmiyet kararı vermemiştir.

Davayla ilgili üç ayrı iddianame hazırlanmıştır. Birinci iddianame 2455 sayfa, ikinci iddianame 1972 sayfa, üçüncü iddianame ise 1454 sayfa.


İkinci iddianamede kanıt olarak kullanılan başlıca iki tür kaynak bulunmaktadır. Birincisi, sanıkların telefon konuşmalarının çözümleri, diğeri de Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay’ın günlükleri.

CİA orijinli, Tarihin en büyük hukuki kumpaslarından birini yaşıyoruz. Dreyfus davası bunun yanında sütten çıkmış ak kaşık.

CMUK hükümlerinin neredeyse tamamının ihlal edildiği, Masumiyet karinesinin iğdiş edildiği, tutukluluk tedbirinin bütünüyle suistimal edildiği; İddianamelerin binlerce sayfası yasadışı dinleme ile şişirildiği bir anarşik 'Dava'..

Ah Kafka ah..

İçine mi doğdu be adam bu maskaralıkların yaşanacağı.

ozgur_
02-08-2009, 02:06
'Gizli tanıkların ifadelerini geri çekmesi dosyayı etkilemez'


Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, Albay Cemal Temizöz ve Cizre Belediye eski Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 7 sanıkla ilgili yapılacak yargılama öncesinde gizli tanıkların beyanlarını geri çekmesinin dosyayı olumsuz etkilemeyeceğini söyledi.


Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, tanık beyanlarının yargılama dosyasında esas delil niteliğinde olmadığını, başka delillerle desteklenmediği için yalnızca bir tanığın beyanın tek başına mahkumiyet için yeterli sayılamayacağını belirtti.

Tanıkların ifadelerini geri çekmesinin çok önemli olmadığını kaydeden Aktar, sanık durumunda bunan tanıkların beyanları geri çekmesinin yargılamaya dışardan müdahale edildiğini göstergesi olduğunu kaydetti.

Tanıklara baskı yapıldığı ve para teklifinin yapıldığı iddialarının bulunduğunu söyleyen Aktar, ‘’Eğer bu iddialar doğruysa bu son derece vahimdir. Karanlık bir döneme ilişkin davanın tanıkların beyanları yönlendirilerek, baskı altına alınarak ya da menfaat teminiyle onların beyanlarının geri alınması adil yargılamaya müdahaledir" dedi.

Dosyada delil olarak tanık beyanlarının dışında deliller de olduğunu kaydeden Aktar, odönemde gözaltına alınıp öldürülen ve faili meçhul cinayetlere kurban giden kişilerin yakınlarının suç duyuruları ve ifadelerinin olduğunu belirtti.

Kayseri Jandarma Alay eski Komutanı Albay Cemal Temizöz ve Cizre Belediye eski Başkanı Kamil Atağ'ın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 7 sanıkla ilgili yapılacak yargılama öncesinde, gizli tanıklar Abdülhakim Güven, Adem Yakın’dan sonra tanık Mehmet Nuri Binzet'in de dosyada yer alan ifadelerini geri çektiği belirtilmişti.

İddianamede, 765 Sayılı TCK'nın ''adam öldürmek'', ''cürüm işlemek için teşekkül oluşturma'' ve ''adam öldürmeye azmettirmek'' suçlarından sanıklardan Cemal Temizöz'ün 9, Kamil Atağ'ın 7, Tamer Atağ'ın 2, Adem Yakin'in 7, Hıdır Altuğ'un 3, Fırat Altın'ın (Abdulhakim Güven) 6, Kukel Atağ hakkında ise bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

vartor
02-08-2009, 05:03
Hakikaten enteresan bir durum; En guvenilir, akli basinda arkadaslarin bile siyasi gorusune gore degisiyor manzara; CIA'nin yarattigi bir gizli orgutun, tasfiye edilmesine ragmen ulkemizde is karistirmaya devam etmesi fikrinden, Tayyip Erdogan'in muhaliflerini bertaraf etmesi icin uydurulmus bir hayali orgut gibi aciklamalara rastliyorum. tabi bir ucuncu izah da, milleti ekonomik problemleri gormelerine mani olmak icin, hukumetin uydurdugu masallar olabiliyor. Bir derin devlet, ittihat ve terrakinin uzantisi, her kafadan bir ses cikiyor. Hakikaten birsey anlayamiyorum olan bitenden. Bir derin devlet orgutu varsa eger, bu ulkemize kazanc getirmis midir ki korunmaya calisiyor. Yok oyle birsey yoksa, bu faili mechul cinayetlleri, kimler duzenleyip de yaptiriyor? Turan Dursun'un olum haberi evine gelmeden, polislerin gelip kitaplarini topladigi soyleniyor TD'nin hayati kisminda. Olumunu organize edenlerle, polis is birligi yapmis olmuyor mu eger duydugum dogru ise?
Tamamen paranoya olmasi, hikayelerin uydurma olasiligi da yok degil. Politikaya bulasmamis, cekimser dusunen bir insanin neye inanacagini kestirmesi hic de kolay degil.
Ben de saskin bir konumdayim bu mevzuda.

Mutezile
02-08-2009, 07:08
Vartor'dan:

Turan Dursun'un olum haberi evine gelmeden, polislerin gelip kitaplarini topladigi soyleniyor TD'nin hayati kisminda. Olumunu organize edenlerle, polis is birligi yapmis olmuyor mu eger duydugum dogru ise?

Problemin can alıcı noktası da o.

evrensel-insan
02-08-2009, 17:09
Saygideger arkadaslar;

Bu isler, oyle duzenli, oyle planli, ayarlanmis ve uygulanmis organize olmuski; sanki bir komplo veya ruya gibi. Ama ne yazikki ortada da mutlak bir gercek var. Oda bu organize islerde, bu organizenin kendi adina onaylanip ta, bu karar sonucu yasamini yitirenler. Bunlar saymakla bitmez. Kimin elinin, kimin cebinde oldugunu anlamak icin; ancak bu organize islerin icinden biri olmak gerekir. Cunku bu olayi onlar organize ederler ve isterlerse gene onlar ortaya cikarir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Mutezile
02-08-2009, 19:22
Gizli sanıkların ortak ifadesi:''Her ikisi de, "Yüz değiştirip, Avrupa’ya gönderilecektik. Maaş bağlanacak, hayatımız kurtulacaktı. Ailemizi korumak için böyle yaptık, tanık ifadelerimiz dikkate alınmasın" diye dilekçe verdiler.''

Bundan büyük ikbal olurmu ki; Baro başkanı havanda su dövüyor. Yaşadığı hayal kırıklığı çok büyük olmalı..

Medya'dan: ''Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe gönderen Sokak Lambası, "Tahmine, yoruma dayalı şeylerin ifademde geçtiğini fark ettim" dedi.

Tükenmez Kalem ise "Bana vaat edilen kimlik değiştirme, estetik ameliyat, Avrupa’ya gönderme, parasal destek, maaş bağlama sözleri bulunmaz fırsattı. İfadelerde ne olduğunu bilmiyorum" iddiasında bulundu.''


Tükenmez kalem ifşa ediyor:Söylemediklerim ifademe geçmiş

"PKK’da üst düzey görevlerde bulundum. 1993’de örgütten kaçıp devlete teslim oldum, önemli açıklamalarda bulundum. Son olarak Albay Cemal Temizöz soruşturmasıyla ilgili gözaltına alındım. Bana Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde ’Gizli tanıklık yap, kendini kurtar’ dediler. Gizli tanık imkanlarından yararlandırılacağım söylendi. Bunun içinde yurtdışına çıkarılıp yerleştirme, yüz değiştirme, ekonomik imkan ve gizli tutulma kararı çıkartma vaatleri vardı. Ben de 15 yıldır yaşadığım travma, örgüt baskısı ve yalnızlığın psikolojisinde ve tarifinde zorlandığım ruh halimden dolayı kendime ve çocuklarıma zarar gelmesin, bu travmadan kurtulup ailemi yaşatabileyim diye gizli tanıklık haklarını kurtuluş olarak gördüm. Gizli tanık olarak verdiğim ifade esnasında çeşitli konularda söylemediğim, tahmine, yoruma dayalı olan şeylerin de ifademde geçtiğini fark ettim. Ancak kendi kurtuluşumu bunda gördüğüm, inandığım, inandırıldığım için önemsemedim. Aslında cezaevine güvenliğim için gireceğim ve misafir olduğum üstüne basa basa söylendi. Defalarca ’1 ya da 1.5 ay sonra çıkaracağız’ denildi. Gizli tanık olarak verdiğim ifademin hangi şartlar, ruh hali ve psikolojik travma, ailemi kurtarma kaygılarıyla verdiğim anlaşılmaktadır. Haklı gerekçelerim göz önüne alınıp mağduriyetimin ve ruh halimin hassasiyetle dikkate alınmasını, gizli tanık ifademin dikkate alınmamasını istiyorum."


’Sokak Lambası’ H.A. da, ifadelerini niye kabul etmediğini dilekçesinde şöyle anlattı:

"Gizli tanık olursam beni cezaevine koymayacaklarını, dediklerini yaparsam Avrupa’ya göndereceklerini, estetik yaptıracaklarını, söylediklerini yapmazsam da ömür boyu cezaevinde kalacağımı söylediler. İlk önce üstü başka kağıtla kapatılmış olan bir ifade imzalattılar. ’Bu ifade bizde kalacak, sana sonra bir naylon ifade yaparız’ dediler. Sabah avukatımın yanında normal adımla ifademi aldılar. Ama bu ifadelerde ne yazılı olduğunu bilmiyorum. Onları okumama fırsat verilmedi. Örgütten ayrıldığım 20 yıldan beri sürekli tehdit ve baskısı altındayım. Polisin gizli tanık olmam için vaat ettiği kimlik değiştirme, estetik ameliyat, Avrupa’ya gönderme, parasal destek, maaş bağlama sözleri benim için bulunmaz fırsat olmuştu. Gizli tanıklığı tek çıkış yolu olarak görmüştüm, yazılanlara karşı çıkmadım ve imzaladım. Hiç okumadan imzalamış olduğum ’gizli tanık’ adı altında alınan ifademi kabul etmiyorum. Bu yazıda anlattıklarımdan dolayı başıma gelebileceklerden de korunmamı talep ediyorum."

Saygı Öztürk'ten: ''20 ’faili meçhul’ü anlatmışlardı''

İFADELERİYLE, Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz’ün 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsinin istenmesine neden olan "Gizli tanıklar", polise 20 faili meçhul cinayetle ilgili bilgiler vermişlerdi. İfadeleriyle davayı şekillendiren gizli tanıklar özetle şunları söylemişlerdi:

Suriyeli iki kişi Cizre Jandarma’ya geldi. ’Türk vatandaşı olmak istiyoruz’ dediler. Albay Temizöz, ’Sınıra götürüp vurun’ dedi. Öldürdük.

Silopi’de bir araçtaki dört kişiden şüphelendik. Mezraya götürdük. Yere yatırıp kalaşnikofla taradık.

Cizre’de inşaat işi yapan bir şahıs vardı. Örgüte maddi katkı sağladığı yönünde düşünceler vardı. Bu şahıs ve başka bir şahısı daha aldık, küçük bir dere yatağına götürdük. İkisini de öldürdük.

Irak’ta görev yapan Türk Birliği’nden itirafçıların getirdiği susturuculu, ince mermili tüfek o dönemin Tugay Komutanı’na hediye edildi.