Orijinalini görmek için tıklayınız : "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" Sorunsalı
Averroes
22-08-2009, 00:28
Geçmişten bugüne kadar devlet adamlarının (en domakratından en diktatörüne kadar) veciz sözlerine şahit olmuşuzdur. Çoğu zaman tek cümlelik, en haşininde bile içinizi gıdıklayan, sizi tebessüm ettiren retoriği yüksek sözlerdir bunlar.
Hakimler lehinde karar verseler bile sen gerçek hükmü vicdanından iste. Hz. Muhammed (sas)
Benim kudretimin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile yetişmez. (Fatih Sultan Mehmet)
Tek bir kimsenin ölümü trajedidir, milyonlarınki ise istatistik. (Stalin)
Büyük müsibetler büyük adamların yetiştiği okuldur. (Napoleon)
Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir. (Mahatma Gandi)
Vermeye çalıştığım devlet büyüklerinin sözlerindeki belagatı hemen anlar tebessüm edersiniz. Ancak çocukluğumuzdan bu yana dağa, bayıra, taşa, toprağa, gazetelere, dergilere neredeyse boş bulunan her yere yazılmak istenen "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" cümlesinde benim göremediğim ne tür bir retorik vardır? Hangi problemin analizidir? Retorik sorunu işin sadece bir kısmıdır.
İkinci ve belki de daha vahim olanı içerdiği anlamla ilgilidir. Belki maddeleştirirsem daha iyi kendimi ifade edebilirim:
1- Salt "Türk" olmanın ne tür bir avantajı olabilir?
2- Bu avantaj hangi bilimsel ya da felsefi kaynakla ilgilidir?
3- Bir Alman'da olmayıpta Türk'te olan nedir?
4- Türklük tek başına yeter midir? Mesela "Ne mutlu adil ya da çalışkan Türk'üm diyene" denemez miydi?
5- Türk olmayanlara "mutsuzluk mu" atfedilmektedir?
5- Türkiye'deki Türk olmayanların bu cümleyle küstürülebilineceği hesap edilmemiş midir? Sorumsuzca bir açıklama değil midir?
6- Neden Türk olmayan çocuklara her sabah bu cümle tekrar ettirilir? Devlet çocuğa yalanı mı teşvik etmektedir?
7- Çocuk eğer "Varsın Türkler mutluluk duysun" bundan bana ne dese ne cevap verilecektir?
8- Hitler "Ne mutlu Alman'ım diyene" dediğinde onu ırkçı olmakla suçlayanlar, sözkonusu kendi milliyeti olduğunda buna neden vatanperverlik demektedir?
Şimdilik aklıma gelenler bunlar, görüşlerinizi alabilirsem "ne mutlu" bana!
Selamlar
Mutezile
22-08-2009, 01:59
Sevgili Schopenhauer;
Osmanlı tebasının en aşağı tabakalarında 'Türk'ler kendilerine ancak yer bulabilmişlerdir. Sahih hadislerle de fena aşağılanmışlıkları vardır. Buhari'de bu konuda Muhammedin ağzından da söylendiği nakledilmiş hadisler mevcut.
Küçük gözlü, kırmızı yüzlü ve suratları kalın deriden yapılmış kalkanlara benzer Türkler’e (Yecuc- Mecuc’e) karşı savaşlar yap-madıkça hüküm günü gelmiş olmayacaktır.” Buhari-K. Cihad 95,96; Müslim K. Fitan 63,64-66
Size ilişmedikçe siz de Türkler’e ilişmeyiniz. Çünkü severlerse sizi soyarlar. Sevmezlerse sizi gebertirler.
Suyuti-Lealil Masnua 1/440
Hayvani, vahşi, medeniyetsiz bir yaratık şeklinde tarif edilen Yecuc-Mecuc’un kim olduğu hakkında ayrılıklar çıkmıştır. Fakat gelenekçilerin tek hadisini inkar eden kafir olur dedikleri Buhari ayrıca Taberi, Bağdadi, Belhi, Beyzavi, Nesefi, Nüveyri, İbni Kesir gibi gelenekçilerin itibar ettiği kişiler hatta Asım Efendi ve Ahteri Mustafa Efendi gibi gelenekçilerin alim ve muteber bildiği bazı Türkler Yecuc-Mecuc’un Türkler olduğunu savunanlardır.
Erdoğan Aydın'dan:
Etrak-ı na pak
Osmanlılık Türkmen geleneği içinden çıkmış olmakla birlikte, tüm imparatorluklara özgü bir milliyetsizlik durumunun ifadesiydi. Nitekim kurumlaşmasını müteakip Türkmen'i aşağılayıp kendini ondan kategorik olarak ayıracaktı. Bu durum Türkmen'in gözünde, "Şalvarı şaltak Osmanlı/ Eğeri kaltak Osmanlı/Ekende yok biçende yok/Yemede ortak Osmanlı" ifadesinde yansırken, Anadolu halkı da Osmanlı egemenlerinin dilinde,
"Etrak-ı bi idrak" (anlayışsız Türk), "Kızılbaşı evbaş" (Kızılbaş rezili),
"Etrak-ı nâ-pak" (pis Türkler), "Ekrad-ı bi aklu din" (akılsız ve dinsiz Kürtler) gibi ifadelerle nitelenecekti. Dolayısıyla Osmanlıcılık, halkın kendi despotuna âşık edilmesi gibi travmatik bir işlev yükleniyor.
Kurumlaşmasını müteakip, içinden çıktığı Türkmen halka yabancılaşan Osmanlı, milliyetsiz, devşirme ve kozmopolit bir imparatorluk örneğidir. Osmanlı'nın "Türklüğü", Avrupalıların ona Türk demesinden ve kuruluşunun Türkmen topluluğun devletleşmesinin ürünü olmasından ibaret, ama Osmanlı'nın kabullenmediği bir yargı örneği oluşturur.
Milliyetçi dayatmanın ürünü olarak bugün Osmanlı tarihini kendi tarihimiz olarak okuyor oluşumuz, bu durumun, bir illüzyon olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Üstelik Osmanlı'yı milli bir tarih olarak okumak, milli kimliklerin 19. yüzyılda oluştuğu gerçeği yanı sıra, ona karşı mücadelenin ürünü olan cumhuriyet bilincine karşı da bir yabancılaşma anlamı taşır.
Nitekim bu realite, Cumhuriyet'in henüz ileriye baktığı günlerinde Mustafa Kemal'in ağzından defaatle ifade edilecekti. 1 Mart 1922'de Meclis'i açış konuşmasında, "..Türkiye'nin hakiki sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür (halktır)" ifadesini gerekçelendirirken; "Efendiler, diyebilirim ki bugünkü felaket ve sefaletin tek nedeni bu hakikatin gafili bulunmuş olmamızdır. Gerçekten, yedi asırdan beri cihanın muhtelif yanlarına sevk ederek kanlarını akıttığımız, kemiklerini (yabancı) topraklarda bıraktığımız ve yedi asırdan beri emeklerini ellerinden alıp israf eylediğimiz ve buna karşılık daima tahkir ettiğimiz ve aşağıladığımız
ve bunca fedakarlığına ve iyiliğine karşı nankörlük, küstahlık ve cebbarlıkla uşak derecesine indirmek istediğimiz bu gerçek sahibin huzurunda utançla ve saygıyla gerçek durumumuzu alalım" şeklindeki sözleri bu açıdan çarpıcıdır.
Bir teba'ya ulus olma onurunu, birlik olmak gerekliliğini aşılamak için Mustafa Kemal bilinçli olarak bu sloganı ihdas etmiş ve öne çıkarmıştır. Malum padişah kullarından, nesillerdir kulluk anlayışı ile yaşamış bir topluluktan bir halk yaratmak kolay değildir. Devrimin üzerinde yükseldiği insan kumaşının bolşevik ve fransız devriminden farklı olduğunu düşünüyorum.
evrensel-insan
22-08-2009, 03:50
Saygideger schopenhauer;
Ne mutlu Turk'um diyene" tamamen bir milliyete indirgemektir. Yani "hangi milli-kokene ait olursan ol; onemli degil; ama, "mutlu" olmak istiyorsan, Turk'um demek durumundasin"
Simdi, buradaki "mutlu" sifatini irdeleyelim. Osmanlinin mozaik, milli-kokensel bir yapisina sahip, TC'de; 1800' lerle birlikte gelen, milliyetcilik akimiyla; ulkenin toplumu; tek bir milli kokene indirgenmek istenmis ve bu milli koken, 1902'de ilk defa aciklandigi sekliyle "Turk" olarak, secilmistir.
Buradaki, "mutlu sifatinin da icerigi sudur. "Biz, bu milli cesitlilik te; Turklugu sectik, mutlu olmanin yolu, sizinde bunu secmenizdir. Eger, milli kokeni Turk olmadigi halde; kendini milli koken olarak Turk gormeyen ve bunu soyleyemeyen, bu TC 'de "mutlu olamaz"
Bu osmanlinin; dini kokensel temelli; muslumanlastirma; egiliminin, milli kokenli Turklestirme egilimidir.
Kisaca "TC'de yasayan, milli kokeni ne olursa olsun, herhangibir kisinin mutlulugu; onun Turk'um demesinde yatmaktadir.
Peki; kim veya ne? Turk'um demeyeni mutsuz kilacak? Bunu da zaten, TC'nin bugune kadar gelen, tarihsel surecinde, gorulebildigini, dusunuyorum.
Nedir bu Anadolu halkinin cektigi; once zorla, muslumanlastiril; sonra da zorla Turklestiril. Nerede, insan haklari ve bireysel hak ve ozgurluklerin getirdigi; Turk olmayan, milli kokensel ve kisinin kimligini olusturan soyut/somut degerleri ve bu degerleriyle, yasam ve iliski surmesi. Bunu saglayan, hukuk guvencesi ve antiayrimcilik, farklarin farkindaligi ve esitligi?
Ustune ustluk; bu cumlenin politikasinin verdigi, milliyetcilik sahiplenilisi ve sabitlenisi de, cabasi.
Keske, ulkemde; bu, tarihi ve dogal mozaigin haklarindan, bir vatandas olarak yararlanip; birkac dilli bir birey olsaydim. Her turlu farkin kultur, anane, gelenegini ogrenebilecek egitim-ogretim olsaydi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
yaw zaten ilk atom'da türkdü !
tüm milletler türk'den olustugu icin daga tasa bu "laik-hadisi-serifler"in yazilmasi seni neden rahatsiz ediyor dostuuum :) ?
isin asil garibi, türkiyde bireyin tercihi hakkinda hep baskalari kendinde yön verme hakkinin oldugunu düsünüyor....yani benim ne olup olmadigim'dan tutunda, benim siyasi tercihlerimin ne olup olmamasi gerektigine kadar, dini dogrularimi benim adima ( dinli olsun olmasin, hatta su son zamanlarda dinsizlerde )tayin etmek isteyene kadar
hep baskalari karar vermek istiyor.....
insanim, ana dilim türkce....
tercihlerimin arasinda ise müslümanligim var, galatasarayligim, federal almanya cumhuriyeti vatandasligim ve tabiki bozlaklar var......
kürd olmus olsa idim, ermeni olsa idim, kendimi bir TÜRK olarak tanimlamazdim, beni türk olarak tanimlayanlari da ciddiya almazdim galiba....
türk asilli federal almanya cumhuriyet vatandasi beni yasalar önünde tanimliyan tanimlama galiba.....
kürd asilli federal almanya cumhuriyeti vatandaslari da var.......
kürd asilli türkiye cumhuriyeti vatandaslari varmi ?
yok gibi...neden onlarda zaten "TÜRK" :) !
neden ? BIZ ÖYLE DEDIGIMIZ icin.....
Bu ozdeyisin , gunumuzde insanlari , baslarina vura vura mutlu edecek bir alete donusecegini bilse , belki ataturk soylemeden once iki kere dusunurdu...
nufusunun %80 ni koylerde yasayan o donemin anadolu insaninda gunumuzdeki anlayisda bir etnik kavram olarak turkluk bilincide yokdu aslinda..
Caginin yukselen ideolojisi milliyetcilik ile ataturk nerdeyse bir millet yaratma projesine girismisdi,
Kimsin o sorusuna bir balkan koylusu bulgarim helenim sirpim arnavudum diye yanitlarken anadolusu koylusunun o gunlerde verecegi cevap elhamdullah muslumanim dan baska bir sey degildi , kurtulus savasi bile milleyetcilik uzerine degil yogun olarak islam ve din ekseninde yurutulmustur.
Ataturkun baska secenegi varmiydi , evet vardi , ama osmanlinin nasil parcalandigini yok olup gitidigini goren bunun travmasini yasiyan , degisik din ve milletlerin ileride devletin basina sorun olacagi kaygisi tasiyan bir yonetim elitinden bahsediyoruz.
Kurd sorunun temel bazasida budur , degisik millet ve kulturlerin ileride parcalanmaya yol acagi kaygisi ile butun devletin tek ve ari bir milletden olusturulmasi politikasindan baska bir sey degilidir ..
Gunumuzde bu devam ettirilebilir bir seymidir , elbetdeki hayir ..ne mutlu turkum deyisi kendi zamaninda bir millet uyaniyor islevine katki saglamistir ama artik yeri tarihin coplugudur ...
Atatürk bir ulus devlet yaratmak istemiş ve Cumhuriyeti kurmuş.
Cumhuriyetimizin kurucusu M.K.Atatürk Türk Ulusu’nun yaratıcısıdır . Öngördüğü Ulus yapısında ; ortak bir dil , ortak bir kültür , tüm din ve mezheplere eşit mesafede duran laik devlet yapısının yanı sıra tüm yurttaşlar için iktisadi birliktelik sağlamak üzere bir dizi devrim gerçekleştirmiştir . Bu ulusun yaşadığı toprakları Türkiye , içinde yaşayanları da Türk olarak tanımlamıştır .
Ne mutlu Türk'e dememiş, Ne mutlu Türküm diyene demiş yani bunun temelinde ırk ayrımı yoktur ,Türküm diyen herkes Türktür.
Türk değilim diyeni de zorla Türk yapacak değildir.
Anadolu halkını bir kimlik altında birleştirmek ve bir ulus devlet yaratılmaya çalışılmıştır.
Ne yazık ki Emperyalizm ve onun ülkemizdeki işbirlikçileri tarafından bu ulus devlet etnik ve dini temelde bölünerek yok edilmeye çalışılmaktadır.
Sallayın bakalım yıkabilecekmisiniz .
Ceviz çıktığı kabuğu beğenmezmiş.
Bu ciddi bir yabancılaşma sorunudur.
Bazıları köyünü, köylüsünü, insanını, milletini sevmeyebilir bu onların sorunu.
Ama özünde sadece ve sadece MUTLU olmaya dayalı bir milli kimlik aidiyetini IRKÇILIK olarak değerlendirmek olsa olsa bir YABANCILAŞMA dır.
Irkçılık bir ırkın diğer bütün ırklara olan üstünlüğünü savunup bu üstünlüğü fiiliyatta zorla, cebirle gösterilmeye çalışılmasıdır.
Irkçılık soy, sop, köken, renk, kafatası ölçüsü vb...üzerinden insanlar arasında sınıflandırılma yapılması ve diğerlerinin itilmesi ve hatta yok edilmesidir.
Hal böyle iken "MUTLU olma" üzerine kurulu bir milliyetçilik nasıl IRKÇILIK olabilir?
Ayrıca IRKÇILIK bir emperyal ideolojidir.
Hitler için bu Alman emperyalizminin resmi ideolojidi idi.
Türk milliyetçiliği ise bir BAĞIMSIZLIK ideolojidir.
Emperyalizm ile BAĞIMSIZLIK nasıl aynı şey değil ise hatta birbirinin zıttı ise;
Türk milliyetçiliği ile Alman ırkçılığı o kadar biribirine zıttır.
Bu yabancılaşma sorununuzu aşın.
Ne bu ülke insanını ne bu ülke tarihini ne bu ülkenin kültürünü tanımıyorsunuz.
Bilin, öğrenin, öğrenmekten kimseye bir zarar gelmez.
kafasikarisik
22-08-2009, 14:09
Pragmatist ümmetçi yaklışım.
Burda kendi ideolojisine rakip gördüğü bir cümleyi ırkçılık olarak eleştirirken, başka yerde Hitlerin Emri ile Araplara propaganda yapmak üzere bir nazinin yazdığı kitabı, sırf kendi ideolojisine uygun şeyler söylediği için, "faideli bir eser" olarak tanımlarlar.
Faşism önce kendi rakipleri üstüne gidecek elbette.
Bunu söyleyenler, yıllarca faşizm ile mücadele etmiş solcular olsa anlarım.
Ama yılların Türk - İslam sentezcileri, Büyük Doğu cular şimdi hidayete mi erdiler yani?
türk asilli federal almanya cumhuriyet vatandasi beni yasalar önünde tanimliyan tanimlama galiba.....
Neden sadece Alman vatandaşı olarak tanımlamıyor?
Yasalar önünde mi ayrıcalığın var?
Yoksa "sade" Alman vatandaşları kökenlere bakarak bazı ayrımcılıklara mı gidiyor?
Faşist biri mi insanları kökenine göre tanzim eder, yoksa demokrat biri mi?
Hitler Almanyası'nda Yahudi Kökenli Alman vatandaşlarının başına ne geldiğini biliyoruz.
Uygur kökenli Çin vatandaşlarına geçen gün kökenleri hatırlatıldı.
Arada sırada Almanya'da da Türk kökenli Alman vatandaşlarına kökenleri hatırlatılıyor.
Kökenin ne olursa olsun sen bu ülkenin eşit vatandaşın demek mi doğrusudur? Yoksa sen afrika kökenli fransız vatandaşısın vs demek mi?
Hangisi ayrımcıdır? Hangisi bütünleştiricidir?
Hadi Kürt kökenli olanları anlarım, sizdeki bu merak niye insanları "Kürt Kökenli Müslüman" vs diye ayırmaya? Geleceğe mi yatırım? Yoksa böyle karışıyor, bir önce kimin ne olduğunu fişleyelim, sonra çaresine mi bakarız?
Uygur kökenli Çin vatandaşları gibi.
Ne mutlu Türküm demek, açıkça ülkemizdeki diğer ulusları yok saymaktır. Atatürk ümmetten milliyete geçmeyi amaçlamış ancak, beraber mücadele ettiği, ulusları, yok saymıştır. Sadece onları değil tüm uygarlıkları Türklere bağlamıştır:)
Sadece bu söz değildir bunların kanıtı.
Güneş dil teorisi; Atatürkün desteklediği bir teoridir. ve tüm dünya dillerinin türkçe den türediğini idda eder:)
Türk Tarih Tezi; Atatürkün bizzat isteği ile 1923 yılında istanbul üniversitesi profesörlerine hazırlattığı tez de, tüm uygarlıkların orta asyadan göç ederek yayılan türkler tarafından oluşturulduğunu söyler. hatta kızılderililerin bile türk olduklarını iddia eder. Türk kafatasının ölçüleri bile verilmiştir:)
Kafatası ölçümü, Mustafa Kemal Atatürk (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk) döneminde Türkiye'de geliştirilen tarih yorumunun başlıca yöntemlerinden biri olmuştur. Kafatası sınıflaması (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kafatas%C4%B1_s%C4%B1n%C4%B1flamas %C4%B1&action=edit&redlink=1), Türk Tarih Tezinin (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Tarih_Tezi) başlıca kaynaklarındandır: ulus temelli bir tarih yorumu ortaya koyma çabasındaki cumhuriyet kadroları Türklerin brakisefal olduğu tespitinden yola çıkmış. Bu şekilde dünya üzerindeki halkların büyük bir kısmının brakisefal olduğu gözlemlenmiş. Bu dönemde yayınlanan tarih dersi kitaplarında kafatası ölçümü temelli tarih anlatımı önemli bir yer tutmaktadır.[kaynak belirtilmeli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)]
Atatürk'ün mânevî kızı Afet Hanım (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Afet_Han%C4%B1m&action=edit&redlink=1) (sonraki Prof. Dr. Afet İnan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Afet_%C4%B0nan)) Cenevre (http://tr.wikipedia.org/wiki/Cenevre)'de doktorasını yaparken Türklerin vücut (antropolojik) ölçülerinin iyi araştırılmamış olduğunu, tezi için lüzumunu belirtip yardım istemiştir. Atatürk de "Sıhhiye Vekâleti"nden (Sağlık Bakanlığına) Anadolu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu)'da iki kerede 40.000 ve 60.000 Türk'ün ölçülerinin alınmasını istemiştir. Bu şekilde toplanan verilerden yola çıkan tez, 1939 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1939)'da Cenevre'de Fransızca (http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1zca) olarak yayınlanmıştır: Recherches sur les caractères anthropologiques des populations de la Turquie (Türkiye Halklarının Antropolojik Özellikleri Üzerine araştırmalar), Genève, 1939. Kitapta Türklerin yalnız kafatası ölçüleri değil, boy ortalamaları, cilt-göz-saç renkleri ve göz kapağı çekikliği gibi yirmi kadar özellik tespit edilmiştir.
Bununla birlikte, cumhuriyetin kuruluş yıllarında gelişen kafatası temelli incelemelerin totaliter-ırkçı ideolojilerle aynı düzlemde değerlendirilmemesi gerekir.[kaynak belirtilmeli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)]Dönemin Türk Tarih Tezi'nin amacı bir yandan Osmanlı döneminden miras alınan İslam merkezli tarih yazımından, diğer yandan da Avrupa merkezli tarih yazımından farklı bir yorum meydana getirmek, bu şekilde Türklerin tarihin büyük uygarlıklarında etkili olduğunu gösteren bir ulusçu tarih yazımı oluşturmaktır. Buna bağlı olarak kafatası ölçümü yöntemleri Cumhuriyet Türkiye'sinde bir "üstün ırk" sorunsalını kanıtlama amacıyla kullanılmamıştır.[kaynak belirtilmeli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)]
Kaynakça [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kafatas%C4%B1_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCm %C3%BC&action=edit§ion=5)]
Maksudyan, Nazan, Türklüğü Ölçmek: Bilimkurgusal Antropoloji ve Türk Milliyetçiliğinin Irkçı Çehresi 1925-1939, İstanbul, Metis, 2005, ISBN 975-342-518-X (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96zel:KitapKaynaklar%C4%B1/975342518X).
Dış bağlantılar [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kafatas%C4%B1_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCm %C3%BC&action=edit§ion=6)]
Ord.Prof.Dr Reha Oğuz Türkkan (http://www.orkun.com.tr/asp/yazi.asp?Makale_Nu=LHBQGALVEEO*F-C/B,OQOKYSJAOYHGUH*/E/DR!P*R/YYLPYDIWDUHL)
[1] (http://www.quid.fr/2006/Origines_De_L_Homme/Diversite_Des_Hommes/1)
kafasikarisik
22-08-2009, 14:26
Şuna eminim. Alman pasaportu ile dolaşan Türk Kökenli Alman vatandaşlarımız, Türk pasaportu olduğu için, kıçları köpeklere koklatılan "sade" Türk Vatandaşlarını görünce, Ne Mutlu ki Alman pasaportu almışım diyorlardır.
Küçük yaştaki kıza tecavüz eden Alman Vatandaşı da, Alman Hükümeti ve Almanya Kamuoyu sayesinde salıverildiğinde
Ne Mutlu Alman Olana demiştir içinden.
Şimdi kafatası ölçümü üzerine kurulan ırkçılık demode. Çağımızın ırkçılığı "gen"ler üzerine yapılan bilimsel araştırmalarla hayat bulmaktadır. Bu bilimin ve bilim temelli siyasetin mimarları da yine Batılı bilim adamlarıdır.
Yeni tür bölücülük: Gen ırkçılığı! (http://www.unibozkurt.com/yazarlar.php?Nu=388)
Atatürk hakkında söylenenler ise tam bir karmaşadır.
İşlerine gelen noktada "Atatürk Kürtlere özerklik vaad etmişti" diyerek sözümona bölücü politikalarına Atatürk'ü alet edenler bir yandan da "Atatük Kürtleri yok etme siyaseti güttü" veya "Atatürk ırkçılık yaptı" diyerek kendi kendileri ile her zaman olduğu gibi çelişki içine düşmekten ger durmamaktadırlar.
Bu insanlara soralım:
Ataürk Kürtçü müydü yoksa Kürtleri yok etmek isteyen bir ırkçı mı?
Karar verin artık.
Güneş-Dil teorisine gelince:
Adı üstünde bir teoridir. Yanlışlanabilir veya çürütülebilir ve nitekim de öyle olmuştur.
Ama Güneş Dil teorisi bir akademik çalışmadır.
Bir akademik çalışma üzerinden böyle fırtına kopartılmaz, anti-tezini getirirsin çürütürsün.
Ama şu var ki, son yapılan ve bilimsel çalışmalarla Türk tarihi üzerine çürütülemeyen önemli tezler öne sürülmüştür:
Erken Türk Yazıtları-Kâzım Mirşan'ın Çalışmaları (http://video.google.com/videoplay?docid=-3535302153035814641&hl=tr)
Vikiden alıntı yapıyorsun bari linki ver ya da yalnızca işine gelen kısmı asma
Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Vikipedi_standartlar%C4%B1) uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kafatas%C4%B1_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCm%C3%BC
Nedir bu Cumhuriyet ,Atatürk ve Türk düşmanlığınızın nedeni anlamakta zorlanıyorum.
Ben Türk olmamama rağmen küresel emperyalizmin ve işbirlikçilerinin top yekün Cumhuriyete ,Atatürk'e ve Türk kimliğine saldırısı sonucu Türkleri savunmak ve Cumhuriyete sahip çıkmak zorunda kalıyorum ne kadar hazin.
Vikiden alıntı yapıyorsun bari linki ver ya da yalnızca işine gelen kısmı asma
Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Vikipedi_standartlar%C4%B1) uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kafatas%C4%B1_%C3%B6l%C3%A7%C3%BCm%C3%BC
Nedir bu Cumhuriyet ,Atatürk ve Türk düşmanlığınızın nedeni anlamakta zorlanıyorum.
Ben Türk olmamama rağmen küresel emperyalizmin ve işbirlikçilerinin top yekün Cumhuriyete ,Atatürk'e ve Türk kimliğine saldırısı sonucu Türkleri savunmak ve Cumhuriyete sahip çıkmak zorunda kalıyorum ne kadar hazin.
Sayın Aydoe, sanırım eleştirin bana.
yazımda wikipediye yönlediren o kadar çok renkli yazı(ne olduğunu bilmiyorum) var ki. ayrıca belirtme ihtiyacı duymadım.
Ayrıca wikipedi standartlarına uygun olmaması Güneş dil teorisini ve Türk tarih tezini yok saymaz. internetten çok kolay ulaşabilirsiniz.
Bu gerçekleri anlatmak neden Türk düşmanlığı olsun ben de sizi anlayamıyorum.
Bu ülkede farklı uluslar yokmu? Neden yok sayıyorsunuz?
KArdeşçe ,demokrasi içerisinde, halkçı bir düzende yaşamayı istemek, Türk düşmanlığı değildir, aksine Türk hegamonyasını despotça dayatanlara düşmanlıktır.
Averroes
22-08-2009, 17:54
Aydoe: Nedir bu Cumhuriyet ,Atatürk ve Türk düşmanlığınızı nedeni anlamakta zorlanıyorum.
Ben Türk olmamama rağmen küresel emperyalizmin ve işbirlikçilerinin top yekün Cumhuriyete ,Atatürk'e ve Türk kimliğine saldırısı sonucu Türkleri savunmak ve Cumhuriyete sahip çıkmak zorunda kalıyorum ne kadar hazin.
Sch: Ortada Cumhuriyet ve Türk düşmanlığı gibi bir şey yok. Duygusal olma lütfen. Sadece "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" sözünün 2009 yılına yakışmadığını ve Türkiye'de yaşayan diğer milletleri yok saydığını anlatmaya çalışıyorum. Bunlardan bir diğeri de "Türkiye Türklerindir." Bu "Ne Mutlu Türk'üm Diyene" den daha vahim bir ifadedir. Hürriyet gazetesi bunu tehdit gibi logusunun altına yerleştirmiş bir de. Ne demek Türkiye Türklerindir? PKK ile mücadeleye gelince "Bu vatan Hepimizin", Çanakkale söz konusu olunca Kürtler "de" kardeşimiz, "onlar da bu vatanın evladı" ama vatanın tapusu söz konusu olunca Türklerindir. Yok ya! Kürtler, Lazlar, Rumlar, Ermeniler istediğiniz zaman kapı dışarı edebileceğiniz yanaşmalarınız mı? Çoğu Türk faşistinden çok daha eskidir onların Anadolu'daki varlıkları. Arkeoloji ve yazılı kaynaklar bunu doğruluyor. Kim kimi kovuyor? Tabi ya atarsınız Atatürk'ün evine bir bomba daha, Hrant Dinkleri öldürürsünüz, arkasından Mutafyan'ı kıstırırsınız bir köşede, Alevi dedesi Ali Balkız'a suikast düzenleyip Sünniler yaptı dersiniz, nitekim Gazi olayların nedeni tam olarak da mezhep çatışması körüklemekti, Yani Türk ve Sünni olmayanlara bu ülkede yaşam hakkı tanımazsınız, nasıl olsa bütün azınlıkların bir provakasyonluk işleri var.
Bir de Türk olmayıp Türk milliyetçiliği yapanları hiç anlamam. Şimdi Aydoe diyor ki, "Ben Türk olmamama rağmen küresel emperyalizmin ve işbirlikçilerinin top yekün Cumhuriyete ,Atatürk'e ve Türk kimliğine saldırısı sonucu Türkleri savunmak ve Cumhuriyete sahip çıkmak zorunda kalıyorum ne kadar hazin."
Sen laiklikten başka bir şeyi savunmazsın. Çünkü okuduğun Cumhuriyet gazetesinin vizyonu bundan ibarettir. Atatürk'ü ve Cumhuriyeti ve Türkçülüğü savunmanın bir tek anlamı var: Laiklik. Mesela Harun Yahya da Türkçüdür, onu niye sevmezsin, çünkü o laik değildir. Mesela R.T. Erdoğan da yaranacağım diye "Ulu Önder", "Büyük Atatürk" falan diyor, onu niye sevmezsiniz cevap yine laiklik.
Öyle büyülü bir şey ki bu laiklik, temas ettiği herşeyi kutsuyorsunuz. Türk olmadığınız halde sizi bir numaralı Türk yapıveriyor. Kaç tane kavram sayabilirsiniz ki bunu sağlayabilen?
Ha unutmadan, Mutezile;
Alakalı alakasız her yere histerik olarak hadis yapıştırıp durmayın. Önce bir bakın konumuzla alakası var mı?
Selamlar
Sayın sch; Bu ülkede zaten laiklik yok. Laik bir ülkede diyanet işleri olmaz. ve hazinenin en yüksek payını hortumlamaz. Atatürk ve laiklik diye zıp zıp zıplayan chp bile laik değil. Tam da sünni islam iktidarına hizmet ediyorlar.
Sizin savunduklarınınız hep iktidardaydı zaten. Bu ülke sünni islam despotluğu ile yönetiliyor. ne laikliğinden bahsediyorsunuz.
Camilerin elektrik suyu bedava okulların parayla. İlköğretim okullarında sözde dindersi diye islam dininin ,hanefi mezhebi propaganda ediliyor.
Bu nasıl laiklik. hem de asker efendiler imamhatiplerin sayısını katlayıp ,kuran kurslarını salıverdiler ortaya.
İslam dini ve hanefi mezhebi, yüzyıllardır halkın ensesinde boza pişiriyor.
Ben Türk olmamama rağmen küresel emperyalizmin ve işbirlikçilerinin top yekün Cumhuriyete ,Atatürk'e ve Türk kimliğine saldırısı sonucu Türkleri savunmak ve Cumhuriyete sahip çıkmak zorunda kalıyorum ne kadar hazin.
Çorumları, Gazileri, Maraşları düşününce, 6-7 eylüleri düşününce, Mustafa Muğlalıları düşününce, Şemdinliyi düşününce, Faili meçhulleri düşününce, Hrant Dinkleri, Trabzondaki papazı, Malatyadaki Hırstiyanları düşününce
Gerçekten çok hazin...
Artık Dogu ve Güneydogu illerinde daga taşa Ne Mutlu Türküm diyene yazısı yazılmıyor. Daglara taşlara yazılanlar ise yavaş yavaş degiştiriliyor.
Ordu ve devlet bile artık bu yaklaşımını terk etmeye başladı. İlginçtir ki ona ragmen hala bu sloganı savunan var.
Dünkü ve bugünkü gazeteleri biraz takip ederseniz artık kimsenin bu iş üzerinde fazla durmadıgını görürsünüz.
Degişmeyen tek şey degişimdir.
saygılarımla
Mutezile
22-08-2009, 22:10
Ha unutmadan, Mutezile;
Alakalı alakasız her yere histerik olarak hadis yapıştırıp durmayın. Önce bir bakın konumuzla alakası var mı?
Sen icazet makamı mısın?
Mutezile
22-08-2009, 22:11
Önce yazıyı okuyup, anlamaya çalış; sonra da neden hadise işaret edildiğini çözmeye çalış. O kadar zor değil..
schopenhauer;
1- Salt "Türk" olmanın ne tür bir avantajı olabilir?
Tarih, kendini tanımlayan toplumlar aracılığıyla günümüze kadar gelmişse, Türklük de bu sürecin doğal sonucudur. Tek avantajı, dünyada ki milletlerin içinde tanınmış bir ülkeye sahip olmak.
2- Bu avantaj hangi bilimsel ya da felsefi kaynakla ilgilidir?
Bilimsel ve felsefi olarak kaynak olup-olmadığını bilmiyorum, ancak, tarih bakımından ilk topluluklar olarak (Orta Asya) günümüze kadar gelmişlerdir. Bu da Türkleri, bilimsel ve felsefi olarak araştırmaya iten sebepler arasında olabilir.
3- Bir Alman'da olmayıpta Türk'te olan nedir?
Duygusallık, ben öyle düşünüyorum.
4- Türklük tek başına yeter midir? Mesela "Ne mutlu adil ya da çalışkan Türk'üm diyene" denemez miydi?
Türk, öğün, çalış, güven. Böyle bir slogan var zaten, yukardakine gerek var mı?
5- Türk olmayanlara "mutsuzluk mu" atfedilmektedir?Bağımsızlığını kazanmış bir ülke de, Türk olmasa bile her insanın mutlu olması gerekir. Mesela ben başka bir ülke de mutlu olduğumu hissedersem, milliyetçi söylemlerin hiçbir önemi olmaz.
5- Türkiye'deki Türk olmayanların bu cümleyle küstürülebilineceği hesap edilmemiş midir? Sorumsuzca bir açıklama değil midir?
Olabilir, ancak bir ülkeyi bir arada tutan, eylemlerin dışında bazen de sloganlardır.
6- Neden Türk olmayan çocuklara her sabah bu cümle tekrar ettirilir? Devlet çocuğa yalanı mı teşvik etmektedir?
Bu ülkede doğan insanların nufüs kaydına başka bir milletin ırkı mı yazılıyor yoksa?
7- Çocuk eğer "Varsın Türkler mutluluk duysun" bundan bana ne dese ne cevap verilecektir? Mutluluk duyarım:D
8- Hitler "Ne mutlu Alman'ım diyene" dediğinde onu ırkçı olmakla suçlayanlar, sözkonusu kendi milliyeti olduğunda buna neden vatanperverlik demektedir? Hitler'in yaptığı, savaş sonunda daha net anlaşılmıyor mu? Hitler toparlayıcı değildi, bir ırkı diğerinden üstün tutmak istemişti. Atatürk ise bütünleyci olmuştur. Anadolu da yaşayan tüm insanları işgal kuvvetlerine karşı birlikte savaşmışlardır. Hitler ırkçıdır ama Atatürk ise tam tersi.Hitler amacına ulaşmak için ırk seçmiştir, Atatürk tam tersini. Hangi devlet adamı kendisine karşı savaşanları, savaş sonunda ödüllendirmiştir. (Ölmüş olsalar bile Anzaklar)
Mutezile
22-08-2009, 22:48
Hangi devlet adamı kendisine karşı savaşanları, savaş sonunda ödüllendirmiştir. (Ölmüş olsalar bile Anzaklar)
Güzel bir örnek..
Aslında bu tartışma bu boyutlarıyla pek de faydalı olacaga benzemiyor.
Şöyle ya da böyle bu slogan atılmıştır. Zamanın şartları degerlendirilerek haklı ya da haksız yorumlar yapılabilir ama bunun üzerinde yogunlaşmanın günümüzde hiç bir anlamı da yoktur bana göre. Bu işi tarihçiler yapabilir ama bizim burada tartışmamız gereken şu olmalıdır.
1- Bugün Ne Mutlu Türküm Diyene sloganı'nın bilimsel bir anlamı varmıdır.
2- Bu sloganı kullanınca Türkler mutlu mu oluyor.
3- Mutlulugun tek yolu Türk olmak mıdır.
4- Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları açısından bakıldıgında bu slogan bütünleştirici mi bölücü mü bir işleve sahiptir.
5- Bu slogan ülke içindeki tüm vatandaşlarda aynı duyguyu yaratmıyorsa o halde ne yapmak gereklidir.
6- Daga taşa bu sloganı yazmakla gerçekten Türk olunabiliyor mu, ya da mutlu olunabiliyor mu.
7- Şayet mutlu olmanın tek yolu Türk olmaktan geçiyorsa zengin bir başka biri olmayı mı tercih edersiniz, yoksa asgari ücretli bir Türk olmayı mı. Buna baglı olarak salt Türk kalmak için tüm servetinizi feda edip asgari ücretle çalışmaya razı mısınız.
Sorular uzatılabilir. Ama günümüzde mutlulugu Türk olmakla eşitleyenleri göz önüne alarak bazı cevaplar bekleyelim.
saygılarımla
al bundy
23-08-2009, 00:26
İlk olarak bu sözün yanlış kullanılmakta olduğunu belirteyim. Atatürk, bu sözü ilk olarak “Türk demek Türkçe demektir; ne mutlu Türküm diyene !” şeklinde kullanmıştır. Daha sonra ise onuncu yıl nutku ve daha birkaç konuşmasında bütünleştirici bir unsur olarak kullanmıştır.
Ümmet toplumundan çıkıp ulus-devlet yaratma sürecinde evrensel'in de deyimiyle hakimiyetçi bir milliyetçilikle etnik kökene bakmadan herkesi Türk kabul etmiş ve bütün söylemlerinde "Türk milleti" şeklinde kullanmıştır, hiçbir zaman "Anadolu halkı, Türkiye halkı" vs. sözleri yoktur. O dönemin hakimiyetçi kültürel düşüncesini bu dönemin etnik düşüncesine uyarlarsanız tabii ki size de saçma bir söylem olarak gelebilir.
Aslında bu tartışma bu boyutlarıyla pek de faydalı olacaga benzemiyor.
Şöyle ya da böyle bu slogan atılmıştır. Zamanın şartları degerlendirilerek haklı ya da haksız yorumlar yapılabilir ama bunun üzerinde yogunlaşmanın günümüzde hiç bir anlamı da yoktur bana göre. Bu işi tarihçiler yapabilir ama bizim burada tartışmamız gereken şu olmalıdır.
1- Bugün Ne Mutlu Türküm Diyene sloganı'nın bilimsel bir anlamı varmıdır.
2- Bu sloganı kullanınca Türkler mutlu mu oluyor.
3- Mutlulugun tek yolu Türk olmak mıdır.
4- Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları açısından bakıldıgında bu slogan bütünleştirici mi bölücü mü bir işleve sahiptir.
5- Bu slogan ülke içindeki tüm vatandaşlarda aynı duyguyu yaratmıyorsa o halde ne yapmak gereklidir.
6- Daga taşa bu sloganı yazmakla gerçekten Türk olunabiliyor mu, ya da mutlu olunabiliyor mu.
7- Şayet mutlu olmanın tek yolu Türk olmaktan geçiyorsa zengin bir başka biri olmayı mı tercih edersiniz, yoksa asgari ücretli bir Türk olmayı mı. Buna baglı olarak salt Türk kalmak için tüm servetinizi feda edip asgari ücretle çalışmaya razı mısınız.
Sorular uzatılabilir. Ama günümüzde mutlulugu Türk olmakla eşitleyenleri göz önüne alarak bazı cevaplar bekleyelim.
saygılarımla
Siz bir sözden bu kadar bilimsel bir sonuç beklerken kalın olarak alıntıladığım kısımları yazmanız ne kadar mantıklıdır? Eğer şartlarını düşünmeden böyle bir sözden dalga geçercesine saçma sorular çıkarınca mutlu mu oluyorsunuz? Sizden aynı bilimsel yaklaşım ve duyarlılığı diğer sözler için de beklerim!
evrensel-insan
23-08-2009, 00:37
Saygideger arkadaslar;
21. yuzyilda; kisinin kisiligini ve kimligini olusturan; milli kokensel soyut/somut degerlerin; kisisel hak ve ozgurlukler ve de farklarin farkindaligi ve antiayrimci esitligi ve de bunun hukuk guvencesinin saglanmasi olmasi gerekirken; milli kokensel kimlik degerini; sosyal-siyasal-toplumsal ideolojik inancsal dogrusallarin, iktidar, guc, otorite ve ayrimcilik dogrusu yapmak; hem milli kokendsel degerleri "kullanmak, hemde milli kokensel degerler icin mucadele edecek olan kisileri "kullanmak" anlamini tasir.
Lutfen; kisinin bu kisilik ve kimligini olusturan, milli kokensel soyut/somut degerlerini ve bunun hak ve ozgurlukleri mucadelesini; ne bir siyasal, ne de bir ideolojik inancsal ayrimciligin, iktidar cikarina "alet etmeyelim"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Siz bir sözden bu kadar bilimsel bir sonuç beklerken kalın olarak alıntıladığım kısımları yazmanız ne kadar mantıklıdır? Eğer şartlarını düşünmeden böyle bir sözden dalga geçercesine saçma sorular çıkarınca mutlu mu oluyorsunuz? Sizden aynı bilimsel yaklaşım ve duyarlılığı diğer sözler için de beklerim!
albundy
sorulara tek tek cevap verebilseydiniz daha hızlı ilerliyebilirdik. Siz yorum yapmışsınız, sorular ise cevap bekler.
Ayrıca yazdıgım iletimin başı açık. Bırakın Atatürkün zamanını, ben bunu konuşmuyorum ki, konuşmak da istemiyorum.
Yıl 2009
Sorularıma cevabınız varsa ve 2009 senesi için , duymaktan mutlu olurum.
saygılarımla
al bundy
23-08-2009, 00:53
Siz bir sözden bu kadar bilimsel bir sonuç beklerken kalın olarak alıntıladığım kısımları yazmanız ne kadar mantıklıdır? Eğer şartlarını düşünmeden böyle bir sözden dalga geçercesine saçma sorular çıkarınca mutlu mu oluyorsunuz? Sizden aynı bilimsel yaklaşım ve duyarlılığı diğer sözler için de beklerim!
albundy
sorulara tek tek cevap verebilseydiniz daha hızlı ilerliyebilirdik. Siz yorum yapmışsınız, sorular ise cevap bekler.
Ayrıca yazdıgım iletimin başı açık. Bırakın Atatürkün zamanını, ben bunu konuşmuyorum ki, konuşmak da istemiyorum.
Yıl 2009
Sorularıma cevabınız varsa ve 2009 senesi için , duymaktan mutlu olurum.
saygılarımla
Cevap mı istiyorsunuz?
1. Ben o sözcüğün kökenini belirterek aslında bir milliyeti değil, Türk dilinin önemi için söylendiğini düşünüyorum. Sözün eksiksiz haline bakarak da anlayabilirsiniz. O bakımdan zaten baştan bu sözün yanlış amacıyla kullanıldığını düşünüyorum.
2. Eğer sizin ve herkesin anladığı gibi anlayacak olursam,oluşturulan ulus-devlet içindeki hakimiyetçi milliyetçiliği pekiştirmek için söylenen diğer sözler gibi o döneme ait bir söz olduğunu düşünüyorum. Şu an için evet saçma ve dayatmacı gelebilir, fakat o dönemdeki uygulamalardan da anlayabileceğiniz gibi o şartlar içinde gerekli bir sözdür.
Şimdi sizin maddeler halinde sıraladığınız sorulara gelelim. "Bu sözün bilimsel bir anlamı var mıdır?" ya da "Mutlu olmak için Türk olmak mı gereklidir?" gibi saçma sapan sorularınızla ne gibi bir amaç ve mantık içerisindesiniz?
kafasikarisik
23-08-2009, 01:01
7- Şayet mutlu olmanın tek yolu Türk olmaktan geçiyorsa zengin bir başka biri olmayı mı tercih edersiniz, yoksa asgari ücretli bir Türk olmayı mı. Buna baglı olarak salt Türk kalmak için tüm servetinizi feda edip asgari ücretle çalışmaya razı mısınız.
Evet gelinen nokta, Mutluluk=Para.
sağcılar, dinciler, libaraller vs bu noktaya yıllar önce geldi de.
Şimdi gelenlerin durumu enteresan.
Bunu nereye çekerseniz çekin şimdi, Sultanahmet dilencisi benden fazla kazanıyor eminim. Ne olacak şimdi? bırakalım mı tüm değer yargılarımızı bir kenara?
7. madde bu iken diğer 6 madde uçup gitti zaten.
sevgili al bundy şu zamanda o sözcüğün ilk kullanımından, nasıl çıktığından çok ne işe yaradığından söz edilebilir...
yani bu sözü dağa taşa yazmanın anlamı nedir?? mesela tunceliye gidenler bilirler dersimde vardır?
neden?
her kürt çocuğu sabah bunu söylemeye zorlanmaktadır? neden?
her milletten insan neden sadece türklükle övgüleri hakedebilmektedir...
neden ne mutlu kürdüm diyene sözü insanları çok sinirlendirmekte ama ne mutlu türküm diyene mutlu etmektedir??
yani türklerle ki bende türküm alıp veremediğim yok ama birileri bu sözü başka amaçlar için kullanıyor.. sorunda burdan çıkıyor...
Şu an için evet saçma ve dayatmacı gelebilir, fakat o dönemdeki uygulamalardan da anlayabileceğiniz gibi o şartlar içinde gerekli bir sözdür.
albundy
lütfen birbirimiz anlayalım, anlamaya çalışalım. Benim yazımı önce bir okuyun. Beni o dönem ilgilendirmiyor ve siz hala o dönemdesiniz,
Gelin yahu bugüne.
Bugündeyiz ve sorulara şimdi cevap verin.
Nee yazdım. Bırakalım tarihi tarihçiler kurcalasın.
Sene 2009.
Bugünü degerlendirelim.
saygılarımla
turk dilide ayni yaratilmak istenilen turk milleti gibi olusturulmustur, TDK bir kelime fabrikasi gibi calisarak nerdeyse yeni bir dil meydana getirmistir,
O donemde ayni bugun kurd lehceleri gibi onlarca farkili turk lehcesi, agzi konusulmakdaydi , turkcenin resmi ve yazi dili haline getirilmesi ile bir lisan birligi meydana getirilmisdir ,
Dil bir asimilasyon araci olarak hadi biraz yumusatirsak butunlestirici unsur olarak bilincli bir politika ile kullanilmistir.
O sartlar altinda gerekli bir sozdur , cikarimina ise katilmiyorum , evet o donemde yukselen italyanin musolino su , almanyanin hitleri ispanyanin franco su vardir , ama
ornek alabilecegimiz sovletler de mevcutdur
Tek adam rejiminin surdurulebilecegi sistem etnik milliyetcilige dayali tek devlet tek ulus tek onder modelidir , Bu o gunun sartlari degil bu sistemin ve rejimin devami icin gereken sartlardir..
"Bu sözün bilimsel bir anlamı var mıdır?" ya da "Mutlu olmak için Türk olmak mı gereklidir?" gibi saçma sapan sorularınızla ne gibi bir amaç ve mantık içerisindesiniz?
Ayrıca albundy
Bilimde saçma sapan soru olmaz. Olsaydı bilim gerçekleşemezdi. Bilim aslında var olan düzene karşı sorulan ve saçma sapan sorulara verilen yanıtlarla gelişti.
Soru anlamsız olur, bunun da kıstası verisiz olmasıdır.
Soru saçma sapan olmaz , elbette matematiksel bir veri tarafından çürütülmüyorsa.
Bilimnde saçma sapan diye bir kavramın olabilmesi için gözlem ve veriye dayanmaması gerekir, tanrı kavramı gibi.
Dikkat edermisiniz, dinciler de bizim onlara sordugumuz soruları saçma sapan diye nitelendirirler.
Ben neden bahsettim, dinlerden ve onların ortak temelinden.
saygılarımla
al bundy
23-08-2009, 01:20
Tekrar sözlüyorum, Şu an için dağa taşa yazılması, her yerde söylenmesi bu dönem ve bu şartlar altında tabii ki saçma gelecektir.
O dönem ise gerekli ve normal bir sözdür. Eğer bu şartlara bu şekilde geleceğimizi bilseydim ben de kesinlikle o dönemde kalmasını isterdim. Atatürk'ün ölümüyle tökezleyen ve sonunda sona eren ulus-devlet politikası bittiğinden o sözün de artık değeri kalmamıştır.
Buradaki yanlış o sözün varlığı değil, bu yılda ve bu şartlarda hala kullanılmasıdır.
al bundy
23-08-2009, 01:22
"Bu sözün bilimsel bir anlamı var mıdır?" ya da "Mutlu olmak için Türk olmak mı gereklidir?" gibi saçma sapan sorularınızla ne gibi bir amaç ve mantık içerisindesiniz?
Ayrıca albundy
Bilimde saçma sapan soru olmaz. Olsaydı bilim gerçekleşemezdi. Bilim aslında var olan düzene karşı sorulan ve saçma sapan sorulara verilen yanıtlarla gelişti.
Soru anlamsız olur, bunun da kıstası verisiz olmasıdır.
Soru saçma sapan olmaz , elbette matematiksel bir veri tarafından çürütülmüyorsa.
Bilimnde saçma sapan diye bir kavramın olabilmesi için gözlem ve veriye dayanmaması gerekir, tanrı kavramı gibi.
Dikkat edermisiniz, dinciler de bizim onlara sordugumuz soruları saçma sapan diye nitelendirirler.
Ben neden bahsettim, dinlerden ve onların ortak temelinden.
saygılarımla
Önceki mesajımda yazdığım ve muhtemelen sizin de daha önceden bildiğiniz gibi o sözün ne amaçla ne yılında söylendiğini bildiğinizi varsayıyorum. O bakımdan o sorularınızla sadece dalga geçme amacını taşıdığınızı düşünüyorum.
kafasikarisik
23-08-2009, 01:22
ornek alabilecegimiz sovletler de mevcutdur
O sovyetlerde Stalin sovyetleridir.
Troçki dahil muhaliflerine suikast düzenleyen.
1.500.000 kişiyi çalışma kamplarında öldüren.
Yalta da kapitalistler ile pazarlığa oturup dünyayı paylaşan.
Volvagrad ismini Stalingrad olarak değiştiren. (yer isimlerinden bahsediyoruz ya)
Gidin birde Sovyetler Birliği eski üyelerine sorun.
Dünya sağ sol farketmez diktatörlerin elinde oyuncakmış o dönem.
Dünyada sosyalizm yerle yeksan olalı 30 yıl oldu hâla sosyalizmi savunanlar var.
Bir de bugün Türkiye'de yaşayan bütün Türklerin (yani nüfusun en az %90'ının) kalbinde yer etmiş olan "Ne mutlu Türküm diyene" sözünü demode olmakla eleştiriyorlar :)
İnsanoğlu garip bir varlık. Hep kendine yontar.
O sovyetlerde Stalin sovyetleridir.
Troçki dahil muhaliflerine suikast düzenleyen.
1.500.000 kişiyi çalışma kamplarında öldüren.
Yalta da kapitalistler ile pazarlığa oturup dünyayı paylaşan.
Volvagrad ismini Stalingrad olarak değiştiren. (yer isimlerinden bahsediyoruz ya)
Gidin birde Sovyetler Birliği eski üyelerine sorun.
Dünya sağ sol farketmez diktatörlerin elinde oyuncakmış o dönem.
Bu yazdıklarınızın tümü yalan. sovyetlere karşı kampanya yürüten abd emperyalizminin beslemesi medyanın yalanlarıdır.
Bu yalanlara kanmayınız. tertemiz sovyetler tarihini deneyimlerini doğru kaynaklardan öğreniniz.
Sizin bu kadar kolay aldanacağınızı düşünmüyprum. bir yerde yanlış var. siz bu kadar hata yapamazsınız diye düşünüyorum...
Dünyada sosyalizm yerle yeksan olalı 30 yıl oldu hâla sosyalizmi savunanlar var.
Bir de bugün Türkiye'de yaşayan bütün Türklerin (yani nüfusun en az %90'ının) kalbinde yer etmiş olan "Ne mutlu Türküm diyene" sözünü demode olmakla eleştiriyorlar :)
İnsanoğlu garip bir varlık. Hep kendine yontar.
Sosylizm 80 yıllık gemişe sahip, ama milliyetçilik 400 yıla yakın geçmişi var. hangisi genç hangisi yaşlı. bunu dahi ayırd edemiyorsun. bunak olan senmisin acaba:))
Hangisi daha genç, hangisi demode keskin bakışlı soda:)))
bakın albundy
Niyetim sizi sıkıştırmak degil ve asla da öyle yazmadım.
Şayet farkılı algılamadıysam siz de bugün için bu sloganın anlamı olmadıgını söylüyorsunuz. Çok güzel mutabıkız, buradan devam edelim.
O dönemi tartışmayalım.
Bakın kavga edecek adam gelmiş.
Sevgili sodomo ile biz çok hırlaşırız bu başlıkta daha. :fencing:
saygılarımla
saroz dogru söylüyor
Bugün yaşı eski kuşakların tamamı ellerinde Stalin posteri ile yürüyor. Hele Gürcistan tam bir Stalin tapımında. Aynen bizim Atatürk gibi.
O yüzden Stalini inkar edebilmek mümkün degil.
Gelin başlıkta kalalım.
Ne mutlu Türküm diyene 21. yy ın sloganı mıdır.
saygılarımla
1- Bugün Ne Mutlu Türküm Diyene sloganı'nın bilimsel bir anlamı varmıdır.
Yoktur, türk olmaksizin da bu ülkede mutlu olunabilmesinin de bir hak oldugunu düsünüyorum.....
2- Bu sloganı kullanınca Türkler mutlu mu oluyor.
Sloganlar ile tatmin ve mutlu olanlar arasinda, türklerde var olabilir, ama galiba buradaki sorun ülkemizde yasayan, hic bir suc islememis, tüm vatandaslik sorumluluklarini yerine getiren ama tüm bunlara ragmen TÜRK olmayi kendi acisindan gerekli görmeyenlerin vatandaslik haklarini layiki ile kullanip kullanamadigi.....
3- Mutlulugun tek yolu Türk olmak mıdır.
Bireysel mutluluk olmaksizin, toplumsal huzurun saglanamayacagini bilmek icin, yillarca üniversite okumaya gerek yok sanirim.....
4- Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları açısından bakıldıgında bu slogan bütünleştirici mi bölücü mü bir işleve sahiptir.
Böyle bir slogan, savas yillari sonrasi ortaya atilmis, o günlerde bir positif degeri olabilecek bir konumda olabilir....ama siyasl sinirlarin hergün biraz daha seffaflastigi, ülkeler arasinda hem kültürel iliskilerin güclendirilmesi hemde ticari baglarin daha sigi kurulmasi, kendi ülkemizdeki cesitli etnisyenlerin kendi kimliklerinin bilince varmasini da göz önüne alindiginda, bu tür bir sloganin yarinlarin türkiyesinde hitap etmesini basaramaz....
Birlik ve beraberligin, insanlarin kimlik ve kisiliklerin yok sayilarak degil, o insanlari kendi kimliklerine ragmen, birlik olunabiliyorsa bir degeri olabilir.....
5- Bu slogan ülke içindeki tüm vatandaşlarda aynı duyguyu yaratmıyorsa o halde ne yapmak gereklidir.
Bu tür slogani kendi tarihinde varlikl sebebinin olabilecegini kabul ettikten sonra,
cogulcu toplumlarda bu tür sloganlarin nihayetinde islevinin de ortadan kalktigini anlatmamiz gerekir....
6- Daga taşa bu sloganı yazmakla gerçekten Türk olunabiliyor mu, ya da mutlu olunabiliyor mu.
Ne sirf sehir merkezlerine Atatürk Heykeli dikmek ile, nede daga tasa bu slogani yazmak, var olan hic bir toplumsal sorunu cözebilmek icin yeterli olabilecegini düsünmüyorum....Atatürke saygi ve sevgi ülkeyi ve o ülke icindeki vatandaslarin toplumsal refahini artirabildikce saglanabilecegini düsünüyorum....Kamunun mali olan Daglara Taslara'da "Birakin Bin Cicek Acsin" siarinin yazilmasi daha birlestirici olabilecegini düsünüyorum
7- Şayet mutlu olmanın tek yolu Türk olmaktan geçiyorsa zengin bir başka biri olmayı mı tercih edersiniz, yoksa asgari ücretli bir Türk olmayı mı. Buna baglı olarak salt Türk kalmak için tüm servetinizi feda edip asgari ücretle çalışmaya razı mısınız.
Galiba insanlar kendi kimliklerini ve kendi deger yargilarini koruyarak toplumsal hayatin birer parcasi olmak istemekteler....Mutsuz ve Husursuz bir türk veya o toplumsal hayati paylasan herhangi baska birisi, zengin veya fakir olsun, kendisi olamadiktan sonra, kendi degerinden yasadigi topluma bir arti deger katamayacagini düsünüyorum....
Önemli olan bizim basklarini "bizim gibi olduklari icin" degil, kendi kimliklerine ragmen sevip ve saygi gösterebilirsek, bugünkü sorunlarin bir tanesi daha sorun olmaktan cikacatir diye düsünyorum....
Not : elimde bu konu ile alakli sadece türkler ile ilgili hadisler olmadigi icin, kendi düsüncelerimi yazmayi daha uygun ve dogru buldum.....
kafası karışık o yazdıkların sam amcanın sovyet hıkayeleri kıtaplarından alıntıdır...
en basiti şehrin adının nasıl değiştiğini bile biraz sovyet tarihi okusanız öğreneceksiniz...
saroz da açıklamış nihayetinde...
kafasikarisik
24-08-2009, 14:46
Sayın Saroz ve Kızılordu,
İdeolojik yaklaşımlarla tarih yazılmıyor malesef.
Çok uzun bir yazı hazırlamıştım, önizleme yaparken hata verdi, tekrar yazmaya üşendim. Hem konu sapıyor diye uyarı alıp duruyorum böylesi daha iyi oldu belki de.
- Troçki'nin (Kızılordu'nun kurucusu sayın Kızılordu) hayatı ve ölümü,
- Hitler - Stalin antlaşması (MOLOTOV-RİBBENTROP ANLAŞMASI)
- Baltık ülkelerinin bu anlaşma üzerine Sovyetler tarafından işgal edimesi,
- Yalta konferansı,
- Yalta konferansında Stalin'in boğazlar konusunda yaptığı konuşma,
- Boğazlar, Ardahan ve Kars üzerine yapılan istekler, Türkiye'nin NATO kucağına itilmesi,
intihar ya da manevi çöküş: başka seçenek yok! ama unutmayın ki, gpu zindanlarında intihar bile çoğu zaman erişilmez bir lükstür! Lev Troçki - 9 subat 1937'de yaptığı ünlü konuşmadan
Tertemiz sovyetler tarihi terimi hayli abartma, islam barış dinidir'e benzemiş.:pound:
1970 li yıllarda Gırgır dergisinde çıkan bir karikatür;
Afganistan işgali sonrası,
Carter, Brejnev'i kırmızı hattan arıyor. Tebrik etmek için.
- Carter: Nasıl Becerdin?
- Brejnev: Bin tankla canım, bin tankla
Sosyalist forumda neler deniyor diye baktım. Biri safça sormuş stalin dönemi diye, arkasından yemediği kalmamış, kendisi banlanmış, eleştirel cevap verenler banlanmış, sonunda konu kilitlenmiş.
Eğer Türkiye halı altına süpürmeyecekse sorunlarını kimse süpürmeyecek, Atatürk dönemi tartışılıyorsa, stalin ve muhammed dönemi de tartışılacak.
Yok öyle onlar besleme basın, cia propagandası, dinsiz, oportonist vs diye yırtmak.
Başkasına gelince geçerli olmuyor o nedenler, staline gelince niye kabul edilsin?
boğaziçi
26-08-2009, 17:24
ne mutlu turkum diyene, sorunsali diye bir sorunsal oldugunu dusunmuyorum, sorun edenler dusunsun...ben her kosulda ne mutlu turkum diyene demeye devam edecegim...
evrensel-insan
26-08-2009, 17:37
Saygideger kafasikarisik;
Dusuncenin ifade ozgurlugu demek; tum tabularin, sorgulanmazlarin, otomatikman kabullenilenlerin v.s. gundeme gelmesi demektir. Butun bu tabulara; kisinin kisilik ya da kimlik degerlerini olusturan tum somut/soyut degerlerde girmektedir. Yeterki, sitenin duzeyine yakisir, dil ve uslup kullanalim ve mantiksal yanasip; kisiyi ve degerini degil; degerin kendisini dusunce olarak masaya yatiralim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Eğer Türkiye halı altına süpürmeyecekse sorunlarını kimse süpürmeyecek, Atatürk dönemi tartışılıyorsa, stalin ve muhammed dönemi de tartışılacak.
Yok öyle onlar besleme basın, cia propagandası, dinsiz, oportonist vs diye yırtmak.Katılıyorum...