Orijinalini görmek için tıklayınız : Dil birliği olmaz ise....
soru basit aynı topraklarda yaşayan iki farklı millet aynı dili konuşmaz ise birlikte yaşayabilirmi?... Bilinen bir gerçektir bir milleti, bir ve beraber tutan değerlerin başında dil ve kültür birliği gelir.
Avrupa ve ABD ulusal çözülmenin dil ve kültür bozulmasıyla başladığını iyi bilir. İsveç–Norveç, Slovakya–Sırbistan, Bosna Hersek, Slovenya, Makedonya–Hırvatistan’ın parçalanmasında dil ayrılığının önemli rolü olmuştur.
AB’nin ve ABD nin hedefi bellidir. Türkiye’yi Yugoslavya örneğinde olduğu gibi beş veya altı etnik bölgeye ayırmak. Bunun için dil unsurunu da etkili bir faktör olarak kullanmaktadırlar. Burada Avrupa’nın maksadı ve de meselesi, değişik etnik gruplara daha geniş haklar tanınmasını sağlamak değil, dil birliğinin çözülmesini temin ederek ulusal birliği çökertmektir.
Eğer konu, farklı etnik gruplara hak tanınmak olsaydı, Avrupa ülkelerinin kendi içinde bu uygulamaya çoktan geçmiş olmaları gerekirdi. Ancak, bu ülkeler resmi dil konusunda ve dil birliğini muhafaza etme noktasında hassasiyetle hareket etmektedirler.
evet soru açık ve net...Dil birliği ortadan kalkarsa Türk devleti Toplumsal birliği devam ettirebilirmi...ülkenin bir bölümünün kopup ayrılmasının önüne geçebilirmi....
bence hayır...
Araştırmaya göre AB ülkelerindeki anadilde eğitim şöyle:
FRANSA: Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’nı 1999’da imzalamış olmasına rağmen, bunun ulusal azınlıkların tanındığı anlamına gelmediğine ilişkin çekince koydu. Bireysel temelde farklılık hakkını tanınıyor. Uygulamada Brötanca tek bir televizyon kanalı mevcut. Diğer bölgesel dillerde günde azami 40 dakikalık radyo yayını yapılabiliyor. Yerel diller anaokulundan üniversiteye kadar resmi ve özel okullarda öğretiliyor. Brötanca, Baskça, Katalanca, Oksitanca ve Korsikaca okullarda seçmeni ders olarak okutuluyor.
ALMANYA: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’yi onaylarken, bu çerçeveye Sorblar, Frizler, Danimarkalılar Sinti ve Romanlar olmak üzere 4 azınlık grubunun girdiğini beyan ediyor. Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı kapsamına giren, Kuzey Frizyacası, Saterland Frizyacası, Roman dili ve Aşağı Almanca’nın öğrenilmesi hakkı var. Ancak bu hakkın uygulanması eyaletlerin yetki alanına giriyor. Azınlık grupları, özel hayatta ve kamu içinde yazılı ve sözlü olarak azınlık dilini kullanma hakkına sahip. Gerek ana dilde eğitim gerekse de basın-yayın konularında Alman mevzuatında herhangi bir kısıtlama yok. Danimarka azınlığının kendi okulları var.
İNGİLTERE:Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme ile Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf olan İngiltere’de etnik, dini ve kültürel azınlıkların haklarını düzenleyen herhangi bir kanun bulunmuyor. Etnik ve kültürel azınlıkların kendi dillerinde yayın yapma ve özel okul açma hakkı vardır.
İTALYA:Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’ye taraf olmasına rağmen Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’nı imzaladı ancak onaylamadı. Resmi dil İtalyanca. Ancak, Arnavut, Katalan, Alman, Yunan, Sloven ve Hırvat Toplulukları ile Fransızca, Güneydoğu ve Provence Fransızca’sı, Ladino, Friulice, Sardunyaca konuşan nüfusların dil ve kültürleri korunuyor. Kamu belgeleri, azınlık bölgelerinde iki dilde hazırlanıyor ama İtalyanca olan geçerli sayılıyor. Azınlık dillerinde radyo ve televizyon yayınları yapılabiliyor. Anaokullarından itibaren ilköğretimde İtalyanca ile beraber talep olması halinde azınlık dillerinin eğitim aracı olarak kullanılması mümkün. Genel kurallar İtalyan Milli Eğitim Bakanlığı’nca tespit ediliyor.
İSYAPYA: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme ile Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf. 1978 Anayasası’na göre ülkede 17 özerk bölge bulunuyor. Her özerk bölgenin yerel meclisi var. Yerel yönetimler, çevre, ulaşım, tarım, ormancılık, ekonomi, sağlık, sosyal yardım, turizm, eğlence, polis, kültür konularında yetkili. Devletin resmi dili İspanyolca olmasına rağmen azınlık dilleri özel saygı ile korunup kültür mirası olarak kabul ediliyor. Katalonya, Bask ve Galiçya özerk bölgelerinde ana dilde eğitim ve yayın yapılabilirken ayrıca diğer tüm özerk bölgelerde de İspanyol vatandaşların anadillerini kullanması serbest.
YUNANİSTAN: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’yi imzalayan Yunanistan, Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na da taraf. Yayın dilinin mutlaka Yunanca olacağına dair bir kanun hükmü yok. Ancak Yunanca dışında bir dilde yapılan yayınlarda, yayın sürecinin en az %25’i Yunanca olmak zorunda. Batı Trakya’da 230 ilkokul ve lisede Türkçe eğitim veriliyor.
PORTEKİZ: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’yi imzalamasına rağmen Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf değil. Çingeneler dışında etnik ya da kültürel azınlık bulunmuyor. Çingenelerin kültürel haklarına saygı gösterilmekle birlikte, azınlık hakları yok.
İSVEÇ: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’ye ve Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf. Azınlık hakları Anayasal güvence altında. Samiler/Laponlar, İsveç Finlileri, Tornedal Finlileri, Çingeneler ve Yahudiler ulusal azınlık olarak kabul ediliyor. Sami, Fince ve Tornedal Fince (Meankieli) dillerini azınlık ve bölgesel diller, Romani ve Yiddish dilleri de belli bir bölgede konuşulmayan azınlık dilleri (non-territorial minority languages) olarak kabul ediliyor. Azınlıklar uluslar arası hukukun tanıdığı bütün haklara sahip durumdalar.
DANİMARKA: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme ile Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf. Alman azınlık; dil, eğitim, din ve kültür gibi konularla her haktan yararlanabiliyor. Alman azınlığa eğitimi için genel bütçeden pay bile ayrılıyor.
AVUSTURYA: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’ye taraftır ve Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf. Cumhuriyetin devlet dili azınlık dillerine ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Almanca. Sloven, Hırvat, Macar, Çek, Slovak ve Romanlar azınlık olarak tanınıyor. Azınlıkların ana dilleri, Almanca ile beraber resmi dil olarak kabul ediliyor. Azınlıkların yoğun olarak ikamet ettikleri eyaletlerde, devlet okulları azınlıkların ana dillerinde ders veriyor.
HOLLANDA: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme ile Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf. Mevzuatında etnik, dini ve kültürel haklara ilişkin herhangi bir sınırlama mevcut değil. 1997’de yürürlüğe giren yaşayan yabancı dillerin öğretimi kanunu ile ana dilde eğitim, müfredat programı dışına çıkarılarak, seçime dayalı bir kültür hakkına dönüştürüldü.
SLOVAKYA: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme ile Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’na taraf. Anayasada, ulusal azınlıklar ve etnik gruplar terimi kullanılıyor. Bunların aynı kökenden vatandaşlarla birlikte kültürel miraslarını geliştirme, ana dillerinde haber alma, yayma, kültür ve eğitim kurumları oluşturma hakları güvence altına alınmış durumda.
BULGARİSTAN: Ulusal Azınlıkların Korunmasına İlişkin Çerçeve Sözleşme’ye taraf olan Bulgaristan, Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Şartı’nı imzalamadı. Anayasaya göre, ana dilleri Bulgarca olmayan Bulgar vatandaşlarının kendi dillerini kullanma ve öğrenme hakları var. Sadece resmi dil Bulgarca’nın geçerli olduğu haller kanunla belirleniyor.
Bazı ülkelerdeki resmi diller:
Arnavutluk (http://tr.wikipedia.org/wiki/Arnavutluk)
Arnavutça
Yunanca (azınlık dli)
Bosna-Hersek (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bosna-Hersek)
Boşnakça
Hırvatça
Sırpça
Kıbrıs (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzey_K%C4%B1br%C4%B1s_T%C3%BCrk_Cumhuriyeti)
Türkçe
Rumca
Finlandiya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Finlandiya)
Fince
İsveçce
Sami(azınlık dili)
Almanya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Almanya)
Almanca
Danca(azınlık dili)
Yunanistan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunanistan)
Yunanca
İtalyanca(Rodos'ta)
Irak (http://tr.wikipedia.org/wiki/Irak)
Arapça
Kürtçe
İrlanda (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0rlanda)
İrlandaca
İngilizce
İskoç dili(azınlık olarak)
İtalya (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya)
İtalyanca
Arnavutça(güney İtalya'da)
Katalanca(Sicilya'da)
Hırvatça,Fransızca,Almanca,Yunanca(bazı bölgeleerde)
Lüksemburg (http://tr.wikipedia.org/wiki/L%C3%BCksemburg)
Lüksemburgca
Fransızca
Almanca
Portekizce
Hindistan
Hintçe
Tamilce
İngilizce
İsviçre
Almanca
Fransızca
İtalyanca
Romanş
Ayrıca İrlanda, Finlanya, Belçika, Kanda, gibi birçok ülke birden fazla resmi dili bulunmakatadır.
Çin ve Hindistan gibi çok kültürlü ülkelerde bile anadilde eğtim verilmektedir.
Örnekler ve sayılar dahada çoğaltılabilir. Ama sadece yukardaki açıklama ve örnekler bile sanırım iddanın geçersiz olduğunu kanıtlamaya yeter.
farkındamısın bilmiyorum ama. sen azınlıklardan bahsediyorsun....Kürtler Türkiyede Azınlık statüsündemi?...Türk Anayasası Kürtleri devletin asli unsurlarından olarak görür...
Ama siz Kürtleri azınlık statüsüne sokmak çabasındaysanız onu bilemiyorum...
Türkiyede azınlık Statüsünde olan Rumların, Ermenilerin, Yahudiler'inde kendi dillerinde eğitim kurumları vardır...Gazeteleri dergileri vs. vardır...
Bunu tabiki farkındayım. Hernekadar uluslar arası azınlık tanımına aykırı olsada Devlet gayrimuslumler dışındakilerini azınlık olarak tanımıyor. Ancak Dünyanın Azınlıklara tanınan haklar Türkiye neden asli ünsürlere tanımasın.
soru basit aynı topraklarda yaşayan iki farklı millet aynı dili konuşmaz ise birlikte yaşayabilirmi?...
Ayrıca örnekleri vermemin nedeni yukardaki iddalarınız. Bir değil birçok farklı dil kullanan toplum birlikte yaşayabilir. Yeter ki birlikte yaşadığımız insanlara saygı duyalım....
sen nüfusun %1 ve % 5 sınırlarında olan azınlık toplulukları ile Türkiyedeki Kürtleri bir kefeye koyamazsın...Bir ülkenin nüfusunun % 20 sini azınlık olarak görerek azınlık haklarına bağlıyamazsın....bağlarsan.bu bölünmeye atılmış ilk adımdır.... o zaman bir arada yaşama isteğinide ortadan kaldırırsın.kendi mahalleni göz önüne getir ve istediğin şeklin bu mahallede oluştuğunu düşün....bak bakalım öyle bir mahallede mutlu olabilecekmisin..
yahuu arkadas bilerek mi yapiyorsunuz ,,
hem bangir bangir politika formlarinda etnik ayrimcilik yapiliyor su oluyor bu oluyor kaldirilsin diye feryat figan ediyorsunuz ,
hemde su akil almaz fasit iletileri gelip gelip buraya asiyorsunuz
madem kurtler bu ulkenin asli unsuru , ee o zaman kurdcede resmi dil olsun,
madem bu kurdler asli unsur , devlet iki dilli olsun ,kurd dilini ve kulturunu turkce gibi kabul etsin ,
ama unutdum kurdce diye bir dil yok , kurd diyede bir millet heleki kulturleri .
Aynen lozan konferansi oncesi meclisi kebirde soylendigi gibi , "Bu kursude iki dil konusulur turkce ve kurdce" , ama tabii o zamanlar kurdlerin destegine ihtiyac vardi , daha asimilasyon icin erkendi , neyse gecelim
Birakin bu iki yuzlu tavirlari , hem yalan yaziyorsunuz hem yok avruba yok abd diye fasit uygulamalarinizi dis mihrahlara bagliyorsunuz sonrada masum ayaklarina yatiyorsunuz ,
Hocanin hikayesi gibi , kedi burdaysa ciger nerde , ciger buysa kedi nerde
Kurdler asli unsursa dillerini kulturlerini asli unsurda olmasi gerekdigi gibi resmiyete kavusturun , hem asli unsur olup hemde diger asli unsurun dilini kulturunu etnik kimligini kabul etmek mi zorundalar , bumudur asli unsur olmak ,bunun adi esir olmakdir isgal altinda olmakdir , tek devlet tek millet tek dil gibi soylemlerle bu bize mi pazarlayacaksiniz
yok eger bu adamlar azinlik ise azinlik haklarini taniyin ,,,dillerini kulturlerini yasatacak koruyacak imkanlari verin saglayin ...
ama hem cigeri yiyip hemde masum kedi rolleri oynamayin yahuu
Devlet tüm vatandaslara hizmet götürmek ile yüklümü oldugunu artik kabul etmeli
bu hizmeti sunarken'de , insanlarin ne giyim kusami nede anadilleri bu haklari oldugu hizmetleri alabilmesi icin bir engel olmamali.....
Burada sadece Devletin Haklari degil, Bireylerin'de en az devletin sahip oldugu haklar kadar hakkinin olmasi gerektigini unutmamak lazim....
size diyecek laf bulamıyorum....iki resmi dil olurmu diye konuşuyoruz devletin iki dili olurmu diye konuşuyoruz...adamın suçlamalarına bak ağzına yapışmış bir faşist lafı...köpükler saçarak yapıştırıyor yaftayı....okuduğu hep aynı terane...
Ayata
iki ayri resmi dil olur olmaz, bu gibi konulara gereksinim varmidir yokmudur önemli olan budur, yani güzel ülkemizde devlet tüm vatandaslarina vermesi gereken azami egitim hizmetleri götürmüs mü ?
veya türkce bilmeyenlerin bu devletden hizmet alabilme yetkisi olmamali mi ?
türkce bilmeyen birisi, mahkemde magduriyetini nasil ifade edecek ?
bir insana sürebilme ehliyeti gerektiren sözel imtihanlar mecbur türkce olarak mi verilmeli ?
insanlar bu standart formlari daha iyi anlayabilecegi dil'de doldurmasinin ne gibi bir sakincasi olabilir ?
Sakin olun arkadaşlar, bu kadar agrasfliğe gerk yok. Bu birbirimizi görüşlerine katılmayabiliriz ama bu kadar kırıc onlmanın anlamı yok. Hepimizin ortak amacı daha mutlu bir toplum nasıl olabiliriz. Buna kafa yorunuyoruz, fikirler üretiyoruz, beyin jimlastiği yapıyoruz. Ancak sonuçta hiçbirimiz karar verici bir makamda değiliz.(enazında ben değilim)
evrensel-insan
24-08-2009, 23:55
Saygideger arkadaslar;
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6458
Mesaj 6
Saygilarimla;
evrensel-insan
invi sen bu ülkede kaç etnik dilin olduğunu biliyormusun...yahu o dolduracağın forumda kaç dilde açıklama olsun...devlet herkese resmi dili öğretme sorumluluğunu alır, vatandaşta resmi dili öğrenme sorumluluğunu taşır...ana dilini ise edebiyatta sanatta kullansın bana ne... ..Türkçe bilmeyen birisi şu an mahkemede nasıl mağduriyetini ifade ediyorsa aynı edecek bu ülkede yeminli tercüman büroları var ve bunla ilgili birde kanun var...siz başka bir yerdemi yaşıyorsunuz. Anlamadım gitti.
aklın yolu birmiş sayın evrensel insan...Yılmaz Özdi bile son günlerde yazdığı yazılarda bu konuya dikkat çekiyor...dil birliğinin ortadan kalkması bölünmenin kesinleşmesi ile aynıdır.
evrensel-insan
25-08-2009, 00:36
Saygideger ayata;
invi sen bu ülkede kaç etnik dilin olduğunu biliyormusun-ayata-
Turkiyede, hangi dillerin nerede ve kac kisi tarafindan konusuldugunu, ogrenmek isteyenler; asagidaki linkten, bu bilgileri bulabilirler.
http://www.porttakal.com/haber-turki...yor-86820.html
Saygilarimla;
evrensel-insan
ayata
türkiye hakkindaki görüslerimi bildirebilmek icin illede orada yasamama gerek yok....
devlet kendi basina buyruk olan bir kurum degildir, öyle ise, olmamalidir...
devlet vatandasina hizmet götürmek ile görevlidir....
almanyadan örnek verecek olursak, almanca bilgisi olmayan türkiyeliler icin, ehliyet sözel sinav forumlari türkce'dir...ihtiyaca baglidir...
peki almanya'da yasayan türkce bilmeyen kürdler ne yapacaklar ?
onlarda yetkili kurumlara gidip, kendi ana dillerinde bu tür standart belgelerin hazirlanmasini talep edecekler, hazirlanabilmesine yardimlarini teklif edecekler....
ve buna ihtiyac duyulabilecegi kanisi olusursa....bu istekde yerine getirilmis olmak ile birlikte, insanlarin kendilerine hizmet getirenlere karsi da aidiyet duygulari da artmis / saglanmis olacak.....
evrensel-insan
25-08-2009, 01:30
Saygideger AYATA;
Dil birliginin ortadan kalkacaginida nerden cikariyorsun. TC'nin resmi dili Turkce'dir ve bu degismez. Ama; baska dili bilen ve konusabilen kisilere de; hak ve ozgurluklerini tanimak gerekir. Sonucta; bu hem ulkenin dil zenginligini, ayni Hindistan gibi, ve de dillerin yasamasini getirecektir.
Ben, ne yazikki; sadece Turkce biliyorum. Dolayisiyle, Turkce bilipte, kendi anadil kokenini konusan bir vatandas ile; iletisim kurabilmek icin, gene Turkce konusacagim.
Verdigim linkte, Britanya'daki durumdan biraz bahsetmistim. Bende; tarihte bana bu cok dilli olanak saglansaydi da; bir Hintli gibi; ulkemde konusulan bir kac dili konusuyor olabilseydim, fena mi olurdu? Bak, Hindistan, bu kadar dil konusulmasina ragmen; bolundu mu? Isin ilginci, Hindistan'da resmi dil de Ingilizce imis.
Saygilarimla;
evrensel-insan
ayata
türkiye hakkindaki görüslerimi bildirebilmek icin illede orada yasamama gerek yok....
devlet kendi basina buyruk olan bir kurum degildir, öyle ise, olmamalidir...
devlet vatandasina hizmet götürmek ile görevlidir....
almanyadan örnek verecek olursak, almanca bilgisi olmayan türkiyeliler icin, ehliyet sözel sinav forumlari türkce'dir...ihtiyaca baglidir...
peki almanya'da yasayan türkce bilmeyen kürdler ne yapacaklar ?
onlarda yetkili kurumlara gidip, kendi ana dillerinde bu tür standart belgelerin hazirlanmasini talep edecekler, hazirlanabilmesine yardimlarini teklif edecekler....
ve buna ihtiyac duyulabilecegi kanisi olusursa....bu istekde yerine getirilmis olmak ile birlikte, insanlarin kendilerine hizmet getirenlere karsi da aidiyet duygulari da artmis / saglanmis olacak.....
Sayın Invi,
Almanya'da yaşıyorsunuz herhalde... Bildiğim kadarıyla Almanya'da 3 milyon Türk yaşamakta, ya da size uygun telaffuz edecek olursak, 3 miyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. (Türk ifadesini ırkçı bir şekilde algılıyor olmalısınız.) Almanya'da Türkçe resmi dil olarak tanınmış mıdır?
Almanya'da yaşayan Danimarkalı nüfus ne kadardır? Sayın ozgur'un verdiği bilgilere göre Danca resmi dildir.
Bilgilendirirseniz sevinirim.
high iq
ben kibristaki türkler icin ne istiyorsam, türkiydeki tüm vatandaslar icinde onu istiyorum
ben yunanistandaki sadece "müslüman" yunan vatandaslari olarak kabul edilenler icin ne istiyorsam türkiydeki tüm insanlar icin de aynisini istiyorum....
konusulan bir dilin resmi olup olmamasi degil sorun,
insanlar resmi dili konusamamaksizin, devletleri tarafindan haklari olan hizmetleri alip alamadiklari....
türkiye'de anadili kürdce olan bir vatandas, ehliyet almak istediginde sözel sinava sadece türkce olarak girmesi mi mümkün ?
yani o insan, bahsi gecen standart sorulari belki türkcesi iyi olmadigi icin, tam layiki ile cevaplayamadigindan, güvenli bir sekilde araba kullanmak hakki olmamali mi ?
danimarkalilar ile ilgili
kisa ve öz bilgi
ulu-hakan, bilge wiki'den link verelim....
http://tr.wikipedia.org/wiki/Almanya%27daki_Danimarkal%C4%B1_az%C4%B1nl%C4%B1k
high iq
ben kibristaki türkler icin ne istiyorsam, türkiydeki tüm vatandaslar icinde onu istiyorum
ben yunanistandaki sadece "müslüman" yunan vatandaslari olarak kabul edilenler icin ne istiyorsam türkiydeki tüm insanlar icin de aynisini istiyorum....
konusulan bir dilin resmi olup olmamasi degil sorun,
insanlar resmi dili konusamamaksizin, devletleri tarafindan haklari olan hizmetleri alip alamadiklari....
türkiye'de anadili kürdce olan bir vatandas, ehliyet almak istediginde sözel sinava sadece türkce olarak girmesi mi mümkün ?
yani o insan, bahsi gecen standart sorulari belki türkcesi iyi olmadigi icin, tam layiki ile cevaplayamadigindan, güvenli bir sekilde araba kullanmak hakki olmamali mi ?
danimarkalilar ile ilgili
kisa ve öz bilgi
ulu-hakan, bilge wiki'den link verelim....
http://tr.wikipedia.org/wiki/Almanya%27daki_Danimarkal%C4%B1_az%C4%B1nl%C4%B1k
Sayın Invi,
Hiç savunmaya geçmek zorunda değilsiniz. Merak ettiğim bir şeyi sordum size. Yargılamadım.
Danimarklıların tarihi nedenlerden dolayı özel statüleri var. Peki benim vatandaşımın da statüsü, hakkı yok mu orada? Olay budur. 3 milyon insanım orada 40 yıldan fazla bir süredir yaşamakta.
Yine de teşekkür ederim...
Sayın Invi,
Almanya'da yaşıyorsunuz herhalde... Bildiğim kadarıyla Almanya'da 3 milyon Türk yaşamakta, ya da size uygun telaffuz edecek olursak, 3 miyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. (Türk ifadesini ırkçı bir şekilde algılıyor olmalısınız.) Almanya'da Türkçe resmi dil olarak tanınmış mıdır?
Almanya'da yaşayan Danimarkalı nüfus ne kadardır? Sayın ozgur'un verdiği bilgilere göre Danca resmi dildir.
Bilgilendirirseniz sevinirim.
Pes yani verdiğiniz örneğe bakarmısınız. Kürtler başka ülkeden geçici olarak anadoluya çalışmak için mi gelmişler. Kürtler binlerce yıldır anadoluda. Kaldı almanyada türkçe eğtim, türkçe müzik, türkçe konuşmak yasak değil yada kürçe müzik dinlerken, türkçe konuşurken toplum garip garip bakmaz. Ayrıca burda konu resmi dil olara geçmedi. Sayılarla dillerin alakası yok. Eğer alakası olsa Bulgaristandaki Türkler Bulgar nufusuna oranı yanılmıyorsam % 20-30 dolayında. Keza ispanya örneği var. Hemen hemen toplunun her kesimi farklı bir dilde konuşuyor ve resmi dili farklı. Başka birçok örnek verilebilir.
Belki 1920 lerin dünyasında bu tarz yasaklar normal karşılanabilirdi. Ancak günümüz dünyasında bunlar normal değli. zaten verilen örneklerlede bu ortdadır. Özgürlükler korkulacak birşey değil, tam aksine kardeşliği pekiştirecek şeylerdir. Toplumu tek tipleştirmeden korkun. Tek tip yapma sevdası insanlığın başına ne büyük belalar açtığının birçok örneği mevcut. Eğer Türklerle Kürtler kardeş ise (ki ben kardeş olduklarına inanıyorum) bu tarz yasaklarla kerdeşlik pekişmez. Binlerce yıl birbirlerinin farklılıklarını saygıyla karşılayarak birlikte yaşamışlar. Binlerce yıl birbirlerinin farklılıklarına saygı duymaları Türklerle Kürtleri bölmuş mu, kader birliği yapmalarını mı engelemiş, farklılıklarına rağmen kız alıp kız vermemişler mi ? o zaman niye bu tektipleştirme çabası ? Düşünün bir ailede 2 kardeşeten birine her türlü imkan seferber ediliyor diğer kardeş herşeyden mahrum ediliyorsa, buna kardeşlik denebilir mi ? Bu ailede huzur olabilir mi ?
saygılarımla....
Slovakya–Sırbistan, Bosna Hersek, Slovenya, Makedonya–Hırvatistan’ın parçalanmasında dil ayrılığının önemli rolü olmuştur.
Songünlerde eski yugoslavya örneği moda olmuş durumda. Yasakçıların, özgürlük karşıtlarının 1 numaralı refaransı olmuş durumda.
Peki gerçekten Yugoslavyanın parçalanması özgürlüklerden kaynaklanan bir olay mı yoksa sırpların faşist ve yayılmacı emelerinden kaynaklanan bir olay.
Bu örneği çokça kullanan bir siyasi lidere göre burda, diğer toplumların yok sayılması, dillerinin yok sayılması, sadece sıprça konuşulması ve sadece sırp unsurunun öne çıksaydı bu sorun olmazdı.(enazında ben öyle anlıyorum) İyide zaten olay bu nedenle çıkmadı mı ? Onlarca yıl barış içinde yaşayan halklar sırpların faşist, yasakçı ve ırkçı yaklaşımlarından dolayı çıkmadı mı ? Bu olaylar sırpların güç bizde o zaman istediğimizi yaparız mantığıyla çıkmadı mı ?
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.
sevgili theatre Türkiye nin bölünmeyeceği konusunda haklısın ama neden bölünmeyeceği konusunda yanılıyorsun.................bu ülke BİZ İZİN VERMEYECEĞİMİZ İÇİN BÖLÜNMEYECEK....:)
Binlerce yıl birbirlerinin farklılıklarına saygı duymaları Türklerle Kürtleri bölmuş mu, kader birliği yapmalarını mı engelemiş, farklılıklarına rağmen kız alıp kız vermemişler mi ? o zaman niye bu tektipleştirme çabası ? Düşünün bir ailede 2 kardeşeten birine her türlü imkan seferber ediliyor diğer kardeş herşeyden mahrum ediliyorsa, buna kardeşlik denebilir mi ? Bu ailede huzur olabilir mi ?
Bu nasıl bir ailedir ki, hep Türk kabahatlidir , fakat Kürt zaten ana kuzusudur ?
Umarım bir gün Kürt kardeşlerimiz de, bizi sizin onları kolladığınız kadar hararetle savunurlar. Zaten, Türk'üm ben diyebilenin, ulusalcıların ve Atatürk'çülerin çok fazla zamanı kalmadı sayenizde.
Ülke genelinde farklı diller konuşulabilir ama resmi dil ve eğitim dili Türkçedir.
arkadaşlar sırplar hırvatlar ve boşnaklar aynı dili konuşur.konuşmalarından ne olduğunu falan anlayamazsınız.bazan boşnaklar arada bir inşallah maşallah falan deyince he bunlar boşnakmış diye anlarsınız.
işte bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya küçük bir örnek oldu bu da.
arkadaşlar biliyorum emperyalizmin belki bir şekilde işine geliyordur.
ancak bir ulusu bu şekilde kendi iradesini yoksayarak işgal altında tutmak türklerin kürtler üzerindeki emperyalizmi değilmidir.zaten bu iş bölünme amaçlı değil kürtlerin modernizasyonu amaçlıdır.kürtler de ılımlı islam benzeri bir sürecin içinden geçecekler bu işin sonunda.
resmi dil ve eğitim dili Türkçedir.
O halde neden ingilizce fransızca dillerinde de egitim yapılıyor. Benim mezun oldugum okulda biz ingilizce dilinde egitim aldık. Türkçe ve Sosyal dersleri haricinde tüm fe derslerimiz ingilizceydi.
Aynı şeyi oglum da yaşadı, o fransızca olarak gördü tüm dersleri.
Demek ki egitim dili Türkçe degilmiş.
Peki şimdi bana Kürtçe ile İngilizce, Fransızca, Almanca arasındaki farkı söyleyebilir misiniz.
Bence sorun "Kürtler Türkler'e eşit olamaz" anlayışından kaynaklanmakta, ya da Kürt yoktur anlayışından kaynaklanmakta. Zaten sorunun özü de bu.
saygılarımla
Resmi dil ve genel eğitim dili Türkçe kalabilir, hatta bence de kalmalıdır.
Fakat:
(1) Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde, ilk okuldan itibaren seçmeli dil dersi olarak Kürtçe eğitim olmalıdır.
(2) Ülkede Kürtçe özel televizyon, kitap, dergi, gazete yayınları genel yasalar çerçevesinde yapılabilmelidir.
Bu iki madde siyasi ihtilaf mevzuu değil, mutlaka yerine getirilmesi gereken bir haktır.
Bunları yapmakla ne ülke bölünür, ne de bölmek isteyenlerin eli güçlenir.
saygılarımla
işte bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya küçük bir örnek oldu bu da.
??????
Ne demek istediniz?
Etnik bölünme dil birliği olduğunda dahi olabiliyorsa dil ayrılığı olduğunda daha da kolay olur mu demek istediniz?:lol:
3 Mart 1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevhid-i_Tedrisat_Kanunu
Etnik bölünme dil birliği olduğunda dahi olabiliyorsa dil ayrılığı olduğunda daha da kolay olur mu demek istediniz?:lol:
Ben şöyle algılıyorum.
Dilleri yasaklamaya kalkarsanız etnik bölünme olur, ama farklılıkları degerlendirebilir ve anadil hakkına karışmazsanız bütünleşme olur.
Örnegi yaşıyoruz
saygılarımla
Aydoe
Demin sordugum soruya yanıt alamadım. Bugün tüm anadolu liseleri ile çogu özel okullarda fen dersleri yabancı dil üzerinden yapılmakta. Bu egitim birligini baltalamıyor mu.
Baltalamıyorsa bu derslerin Kürtçe ya da Ermence veya Urdu dilinde yapılmasının önündeki engel ne.
saygılarımla
arkadaşlar sırplar hırvatlar ve boşnaklar aynı dili konuşur.konuşmalarından ne olduğunu falan anlayamazsınız.bazan boşnaklar arada bir inşallah maşallah falan deyince he bunlar boşnakmış diye anlarsınız.
işte bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya küçük bir örnek oldu bu da.
Düzletme yapalim.
Ayni dili konusmazlar. Birbirlerine cok benzerler.
evrensel-insan
01-09-2009, 23:16
Saygideger arkadaslar;
Bir ulkenin dil birligi; resmi dil olmasiyla belirlenir. Turkiyede resmi dil Turkcedir ve oyle kalmalidir. Bunun disinda; dil her amac icin kullanilabilir; egitim, ogretim, ve sadece kisisel istek amacli. Bir dilin; okullarda okutulmasi; resmi dil ile celismez. Ustelik; Ana dili, ya da yardimci dil olarak ta; okullara konabilir. Ana dili olanlar ogrenebildigi gibi; ikinci bir dil seciminde; yardimci dil olarak ta ogrenilebilir. Ya da okullara, ikinci dil olarak konabilir. Ayrica; Kurtce, dili uzerine verilen egitimle; diploma, sertifika verilebilir, Universitelerde; dil fakultesi kurulabilir. Mesela; Kurt Dil Kurumu veya Kurt Dili Ve Edebiyati, sanati, muzigi v.s. ve dil egitmenleri ve ogretmenler yetisebilir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
iyide yanlış örnek vermişsiniz.yugoslavya hakkında bir şey bilmeden ordan örnek getirmeye kalkmak sizce doğrumu.alelacele tezinize destek ararken örnekleme yanlışına girmişsiniz.
bir kere din ayrılığı ekseninde körüklenen almanya abd rusya paylaşımıdır yugoslavya örneği.sırplar rus,hırvatlar alman,boşnaklar abd ekseninde kaldı.bu eksen şu anda arnavutları da kotarmış durumda.
muhtemelen kürtler de abd ekseninde olacak.yani bölünme bir pakt değişikliği içermiyor.şu anda türkiye bir bütün olarak abd ekseninde.bölünme olursa iki parça olarak abd ekseninde olur.hepsi bu.
ama amaçlanan bölünme değil kürtlerin feodalizmden çıkıp modernize olmasıdır.apo kürtlerin m.kemali olma rolünü yerine getirdi ve sürece katkısını yaptı.siz apoyu sadece devlete karşı yaptıklarıyla düşünmeyin.bir yandan da feodalizme karşı savaştı.bu da bir gerçek.bu cümleyi salt tespit anlamında kuruyorum yoksa destek olarak değil.
ama ne olursa olsun sonuçta türkler kürdistanda işgalcidir.bu da bi başka gerçek.
bende işin içinden çıkamıyorum.son tahlilde bırakın ne yapacaklarına adamlar kendi karar versin.
Aydoe
Demin sordugum soruya yanıt alamadım. Bugün tüm anadolu liseleri ile çogu özel okullarda fen dersleri yabancı dil üzerinden yapılmakta. Bu egitim birligini baltalamıyor mu.
Baltalamıyorsa bu derslerin Kürtçe ya da Ermence veya Urdu dilinde yapılmasının önündeki engel ne.
saygılarımla
Zaten Türkiye'yi bu EDİT girişimler bu hale getirdi.
Bırakın Kürdü,Lazı,Ermeniyi,Rumu,Arabı öz be öz Türkler bile bu EDİT nedeni ile ülkelerine düşman edildiler.
arkadaşlar sırplar hırvatlar ve boşnaklar aynı dili konuşur.konuşmalarından ne olduğunu falan anlayamazsınız.bazan boşnaklar arada bir inşallah maşallah falan deyince he bunlar boşnakmış diye anlarsınız.
işte bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya küçük bir örnek oldu bu da.
Sayın Anarchist, bizim dillerimiz bu kadarcık mı ayrı sizce ?
Lütfen handi dilde yazıştığımıza dikkat ediniz.
Kolay gelsin !
sayın cigi
ben birbirinin sırp mı yoksa boşnakmı olduğunu anlayamadıklarına bizzat şahit oldum.
azeri türkiye türkçesi yakınlığından çok daha yakındır dilleri.eğer bir boşnak türkçe yada arapça kaynaklı kelimeleri kullanmazsa bir sırp onun boşnak olduğunu anlamaz.
boğaziçi
01-09-2009, 23:23
bu ulkenin resmi dili turkcedir.bu degismez, degistirilemez. kimsenin dili yasaklanmiyor, istedigi gibi konussun, sarki soylesin, ama resmi egitim dili de, resmi dil de turkcedir. universitelerde arap dili edebiyati, latin dili ve edebiyati bolumleri olmasi farkli birsey, resmi dil farkli birsey, karistirmayalim.
sayın hako
ne demek istediğiniz anlayamadım,açarmısınız.
evrensel-insan
01-09-2009, 23:26
Saygideger bogazici;
Resmi Egitim dili, diye bir tabir yoktur. Sadece Resmi dil vardir. Kolejleri dusununuz.
Saygilarimla;
evrensel-insan
boğaziçi
01-09-2009, 23:27
evrensel, ben egitimde yabanci dile de karsiyim, o yuzden oyle yazdim.
evrensel-insan
01-09-2009, 23:31
Saygideger bogazici;
Sen yazabilirsin ama; oyle bir anlayis ve isleyis yok. En azindan, diplomasiye, bilime ve ulkeler arasi herturlu bilgi alisverisine ters.
Saygilarimla;
evrensel-insan
lisan biliyor musunuz bogazici, ve biliyorsanız nasıl ögrendiniz.
saygılarımla
boğaziçi
01-09-2009, 23:36
konu ben degilim, yabanci dile karsi degilim, isteyen ogrensin, ben resmi dile ikinci bir dil eklenmez diyorum ayrica egitim dilinin de yabanci olmasina karsiyim diyorum, bu benim fikrim. universitelerde bir dolu bolum de var, karsi degilim. okullarda da yabanci dil ogretilsin. ben egitim dili de turkce olmali diyorum.
??????
Ne demek istediniz?
Etnik bölünme dil birliği olduğunda dahi olabiliyorsa dil ayrılığı olduğunda daha da kolay olur mu demek istediniz?:lol:
Burda'da ben sizin ne demek istediğinizi anlayamadım...
ama sanırım
Etnik bölünme olarak kastetiğiniz şey farklı etnik yapılar, farklı kimlikler olmalı. Zaten farklı kimlik ve farklı anadil olduğu için bu ihtiyaç var.
Ama farklı dil devleti böler diyorsanız başlardaki topiclerde birçok örnek sıraladım. Bırakın eğtim dilini, birçok ülkede birden çok resmi dil var. Bu ülkelerin hiçbirinde bir problem yok.
Birtek istisna var hepinizi örnek gösterdiği Yugoslavya. O da sırpların diğer etnik kökenleri yok sayıp milliyetçi bir çizgide hareket etmesinden kaynaklanmaktadır.
boğaziçi
01-09-2009, 23:43
hangi ulkenin egitimi bir baska dilde yapilir.egitim dili o ulkenin dili neyse odur. yabanci dil ogrenmek ayri bir konudur, her sekilde ogrenilir, gerek ders olarak, gerek universitelerde (latin dili ve edebiyati gibi) ogrenilir. burada bir sorun yok. sorun getirilmek istenen nokta. ama oraya getirtemezler kimseyi.
konu ben degilim, yabanci dile karsi degilim, isteyen ogrensin, ben resmi dile ikinci bir dil eklenmez diyorum ayrica egitim dilinin de yabanci olmasina karsiyim diyorum, bu benim fikrim. universitelerde bir dolu bolum de var, karsi degilim. okullarda da yabanci dil ogretilsin. ben egitim dili de turkce olmali diyorum.
Sayın bogazici
Okudunuz mu bilmiyorum. Ben lise çagında tüm fen egitimini ingilizce olarak aldım. Oglum bir fransız lisesinden mezun ve tüm fen egitimini fransızca olarak aldı. Hakeza alman okulları için de bu böyle
O da yetmedi oglum İTÜ ye girdi ve İngilizce sınavına girdi. Odtü dili İngilizcedir.
Şimdi siz tüm bunlar kaldırılsın ve yalnızca Kutadgu Bilig ögretilsin mi diyorsunuz. Ya da ne iddia ediyorsunuz.
Anadolu liselerinde ingilizce fen egitimi verilmesin mi. Buna karşı mı çıkıyorsunuz. Karşı çıkmak zorundasınız aksi size sorarlar neden bu egitim Kürtçe olmasın diye.
Siz Kürtler le Türkler in eşit insanlar olabilecegini düşünüyor musunuz.
saygılarımla
Bu yazıyı ML Komünist arkadaşlar için asıyorum.Beni dinlemiyorlar belki Lenin'i dinlerler!
Başka başka uluslar tek bir devletin sınırları içinde yaşadıkları sürece, milyonlarca, milyarlarca iktisadi, yasal, toplumsal bağla birbirlerine bağlıdırlar. Eğitim, bu bağlardan nasıl ayrı tutulabilir? Bund'un çarpıcı saçmalık bakımından klasik olan formülüyle söyleyelim, eğitim, devletin "yetki alanının dışına" çıkarılabilir mi? Eğer tek bir devletin sınırları içinde yaşayan değişik ulusal-topluluklar, iktisadi bağlarla birbirlerine bağlıysalar, o ulusları "kültürel" ve özellikle eğitsel konularda sürekli olarak bölüp ayırmak saçma ve gerici bir şey olur. Tam tersine, okullar, gerçek yaşamda yapılan şeye bir hazırlık olsun diye, ulusal-toplulukları eğitim işlerinde birleştirme çabası gösterilmelidir.
Okulların, ulusal-topluluklara göre ayrılmasına, proleter sınıf savaşımı açısından çok daha şiddetle karşı koymalıyız.
Rus emekçi sınıfı, bu, gerici, zararlı ve küçük-burjuva milliyetçi nitelikte olan "kültürde ulusal özerklik" düşüncesiyle çarpışagelmiştir ve bunu sürdürecektir.
Za Pravda, n° 46 28 Kasım 1913. Viladimir İliç Lenin
http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/ozerklik.html (http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/ozerklik.html)
Tabiki seçmeli ders olarak okutulabilir ya da Kürtçe bölümler açılabilir ama yurt genelinde yaygın eğitim dili tek olmalıdır.
sayın hako
ne demek istediğiniz anlayamadım,açarmısınız.
Boşnak Hırvat Sırp dilleri birbirlerinden ayırt edilemeyecek kadar küçük ayrıntılarla farkedilirlerken, Türkçe ve Kürtçe bu halde değildirler. İkisi de bambaşka lisanlardır. Bu 2 farklı lisandan Kürtçe'yi ana dili olarak konuşanlara Türkçe bir yabancı lisandır.Şükür ki, bu yabancı dili konuşma mecburiyetini çekmekte olan vatandaşlarımızın sırtından geçinme meraklısı olan sözde galaktik insanlar sayesinde, adım adım ve çok yakında bu külfetten de kurtulacaklardır.
Böl böl yönet.
sayın cigi
ben birbirinin sırp mı yoksa boşnakmı olduğunu anlayamadıklarına bizzat şahit oldum.
azeri türkiye türkçesi yakınlığından çok daha yakındır dilleri..
Sayin anarchist
Bunlarin aralarinda 30 senem gecti ve o topraklarin her yerinde bulundum.
Birbirlerine cok yakin olduklari dogrudur, tipatip ayni degildir fakat birbirlerinin konusmalarindan kim olduklarini anlarlar.
Makedonya tarafina dogru ilerlediginizde daha cok farklilasir ve onlari anlayamazlar.Cingenelerin hangi dili konustugunu hic anlayamazsiniz. Fakat Yugoslavya oldugu zaman ortak dili hepsi konusmak zorunda idiler. Yabanci dil olarak o zaman Rusca ögreniliyordu.
SSCB zamaninda da, bütün devletler ortak dil olarak Rusca konusuyordu.
evrensel-insan
01-09-2009, 23:48
Saygideger bogazici;
Sana soyle izah edeyim. Resmi dil; bir devletin ve resmi kuruluslarinin ve de iletisimin dilidir. Mesela mahkemeler. Eger bir mahkemede resmi dil kullanamayacaksa bir kisi; devlet ona tercuman tutmak zorundadir.
Mesela Hindistan da resmi dil ingilizcedir, ama; 70 den fazla ulke icinde dil kullanilir.
Britanya'da resmi dil ingilizcedir. Ama; diger dillerin nufuslarina gore, devlet bu dillerde kuruluslarina tercume-tercumanlik burolari verir. Hatta; bir iletisimini, iletisimi yollayacagi dilde iletebilir. Bilhassa egitim-ogretim de dil konusu tamamen serbesttir ve Arz-talep temelinde; bulunan bolgeye ve kuruma gore; o dilin kullanimi girer.
En onemlisi; dil ogrenme-egitim-ogretme, konulari insan hakkidir ve bir kisinin istedigi dilde egitim alma hak ve ozgurlugu vardir. O dil ne olursa olsun; mahkemeye onceden bildirir ve savunmasinda tercuman kullanir, hastaneler, saglik merkezleri, postahaneler, bankalar v.s. genelde; birden fazla dilli elemanlari ise alirlar.
Oyuzden; bu konu ayni milli, dini koken gibi; hak ve ozgurlukler konusudur. Cunku, bir dilin ulkesi, kulturu, sanati, v.s. ile bagi vardir ve kisinin bu bagi kurmak hakki ve de ozgurlugudur. Hatta; okullarda, yine Arz-talep; temelinde; yabanci dil ile ilgili; her yerde gecerli olan diploma, sertifika verilir.
Benim cocuklarin; Turkce dilinde; Turkiye de, dil ogretmenligi yapabilecek duzeyde sertifikalari var.
Saygilarimla;
evrensel-insan
boğaziçi
01-09-2009, 23:49
Anadolu liselerinde ingilizce fen egitimi verilmesin mi. Buna karşı mı çıkıyorsunuz. Karşı çıkmak zorundasınız aksi size sorarlar neden bu egitim Kürtçe olmasın diye.
--------------------
ben diyorum cunku kisisellesti konu yine, asla ve asla boyle bir soru sorulur mantigi ile boyle dusunmuyorum. bu benim kesin dusuncemdir ve gunun birinde bu sorular sorulur diye fikirlerimi olusturmam. egitim dilinde yabanci dile karsiyim, bu benim dusuncem.
boğaziçi
01-09-2009, 23:52
Sana soyle izah edeyim. Resmi dil; bir devletin ve resmi kuruluslarinin ve de iletisimin dilidir. Mesela mahkemeler. Eger bir mahkemede resmi dil kullanamayacaksa bir kisi; devlet ona tercuman tutmak zorundadir.
---------------
evrensel tesekkur ederim de bana birsey izah etmenize gerek yok, resmi dilin ve egitim dilinin ne oldugunun bilincindeyim. kendi dusuncem budur. egitim de, o ulkenin dili neyse o olmalidir.
Devlet Duma'sında "kültürde ulusal özerklik"ten yana yalnızca, ulusalcılık hastalığına tutulmuş olan yarı-tasfiyeci Çhenkeli ile küçük-burjuva Kerenski'nin konuşması bir raslantı değildir.
aydoe nun linkinden
Yahu aydoe
Sen işine gelmeyeni çarpıtmak zorunda mısın. Bu nasıl bir bagnazlık.
Bu başlıkta kimse kürtçe ulusal egitim yapılsın demiyor. Ben diyorum ki hatta demiyorum, sadece örnek veriyorum. Bu ülkede İngilizce egitim veriliyorsa Kürtçe de verilebilir. Sen ise bana alakasız yazıları asıyorsun.
Sordugum soru belli. Sen Hacettepede Tıbbı Türkçe olarak mı okudun.
Anadolu liselerindeki İngilizce egitimi yasaklamalı mıyız.
Biz Lenin'i çok iyi biliriz merak etme. Sen şu sorulara bi cevap ver, sonra ilerleyelim.
saygılarımla
evrensel-insan
01-09-2009, 23:56
Saygideger bogazici;
kendi dusuncem budur. egitimde, o ulkenin dili neyse o olmalidir.-bogazici-
Bu dusunce ve anlayis; 17. yuzyilin. milliyetcilik dayatmaci anlayisidir. 21. Yuzyildayiz. Artik, ne ulkeler, ne devletler, ne de iktidarlar; dil milliyetciligine ragbet gostermiyorlar. Ustelik; insan haklari ve kisisel hak ve ozgurluklere de aykiri, bu dusunce.
Saygilarimla;
evrensel-insan
boğaziçi
01-09-2009, 23:58
ben de tam bunu anlatmaya calisiyorum. bir ulkenin resmi dili neyse o olmalidir egitim dili de... bu kadar anlasilir...aksi oldumu bu durumlara kadar geliriz iste...
evrensel-insan
01-09-2009, 23:59
Saygideger theatre;
Ozenti-abarti-gereklilik uclemini dengeli ayarlayamazsan; olacagi budur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger theatre;
Ozenti-abarti-gereklilik uclemini dengeli ayarlayamazsan; olacagi budur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Hayır..
Sevgili evrensel-insan..
Bunun tek bir açıklaması var.
EDİT
boğaziçi
02-09-2009, 00:03
hayir yanlis evrensel, ben neden ingilizce matematik ogrenmek zorundayim?yabanci bir dil ogrenip uluslararasi platformda ulkemi temsil etmek baska, ingilizce egitim baska...
Seninde işin gücün demagoji algılamak istediğin gibi algılıyorsun sevgili Dilaver.
İsteyen istediği dilde eğitim alabilir tabiki ama resmi eğitim dili Türkçe'dir.
Kürtçe yasaklansın demiyoruz zaten yaygın olarak konuşulmakta ama ilköğretimde Kürtçe eğitim alan çocuk nasıl Türkçe öğrenecek ?
Kürtçe Hukuk ,Kürtçe Tıp okuyan ,Türkçe okuyanlarla nasıl anlaşacak?
Hakim KÜrtçe biliyor,avukat Türkçe ,savcı Zazaca konuşuyor hadi bakalım davada mahkeme nasıl karar alacaklar!
Ve 9.406 mesajı ile gökten Dilaver bey gelir.
Sorar !
Siz bu memlekette neyi nasıl okudunuz ?
Ve bu mu sizin multilingal eğitime bakış açınız ?
Eğer İngilizce varsa, Kürtçe de olabilir, kaldı ki sistem zaten Türkçe .
Benim cevabım şudur ;
Herbir okula, herbir sınıfa, o sınıfta konuşulan ortak lisanı konuşan bir eğitmen gelebilir. Ya da bilmemkaç tane lisanı kullanmaya kalkar ve başarısız olursunuz. Sınıfa simultane tercümanlar koyarsınız boyuna çeviri yaparlar.
Eğitim birliği tanımlamasının içindedir, herkesin ortak dilinde anlatmak.
Hazmedemeyenlere üzülürüm..
evrensel-insan
02-09-2009, 00:06
Saygideger bogazici;
Zorundasin, cunku; hem diplomasi, hem de her turlu bilimin dili ingilizce; eger bu dili ogrenmezsen; yetistirdigin bilim adamlari; dunya capindaki bilimin bir parcasi olamazlar ve diplomatik iliskilerin, hatta ticari yurt disi iliskilerin sekteye ugrar.
Ama biz herzamanki gibi; ozenti-abarti-gereklilik ucleminin uygun ve tutarli bagini kuramadik. Sana bir ornek vereyim. Herhangibir kazi icin; gidecegi bir ulkeye, bilim; elemanini yollamadan once, onu; bu ulkenin hem dilini hemde ulke hakkinda her turlu bilgi konusunda egitir. Nedeni aciktir, iletisimin "mukemmelligi"
Saygilarimla;
evrensel-insan
''Yahu aydoe
Sen işine gelmeyeni çarpıtmak zorunda mısın. Bu nasıl bir bagnazlık. ''
Bu ne demek şimdi neyi çarpıtmışım bir alıntı yaptık bağnaz olduk,okuduğunu anlayamıyorsan ben ne yapayım.
Neyi çarpıtmışım o yazıda ne demiş lenin hazmede hazmede oku bakalım.
boğaziçi
02-09-2009, 00:11
Zorundasin, cunku; hem diplomasi, hem de her turlu bilimin dili ingilizce; eger bu dili ogrenmezsen; yetistirdigin bilim adamlari; dunya capindaki bilimin bir parcasi olamazlar ve diplomatik iliskilerin, hatta ticari yurt disi iliskilerin sekteye ugrar.
-------------------
zorunda degilim , yabanci dil ogrenmekle, egitim dilini karistirmis durumdasiniz.sizinle bu konuda anlasamiyoruz, uzatmanin mantigi yok.
Kürtçe yasaklansın demiyoruz zaten yaygın olarak konuşulmakta ama ilköğretimde Kürtçe eğitim alan çocuk nasıl Türkçe öğrenecek ?
Aydoe ne olur yapma. Yeter karşı karşıya geldigimiz.
Öyle bir talep yok. Bak önerimi yazayım .
Resmi dil Türkçe'dir.
Kürt dili lise sınıflarından itibaren gerekirse seçmeli ders olarak alınabilir.
Üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürt Filolojisi bölümleri kurulmalıdır.
Kürt Dilini araştıran bilimsel amaçlı akademiler kurulmalıdır.
Kürt dili ve Edebitaı üzerinde hiç bir siyasi baskı olmamalıdır.
saygılarımla
evrensel-insan
02-09-2009, 00:17
Saygideger bogazici;
Bir insan neden yabanci dil ogrenir? Siz burayas doktora veya master yapmaya gelseniz; yabasnci dil egitiminden degil; yapacaginiz meslegin dilinin egitiminden gecmeden, ne master ne de doktara yapamazsiniz.
Dil, ana dil degilse yabancidir.
Bu yabanci dili ogrenmenin ve o dilde egitim almanin amaci neyse; o duzeyde egitim alinir. Yabanci dil egitim degildir. Uzerine egitim alinacak dilin, ana dilin olmadigi anlamina gelir. Ama bir bilim adami; yerine gore; ana diline esdeger, yabanci dil ile iletisim kurabilmelidir. Bosuna, "bir dil; bir kisi eder" denmemis.
Saygilarimla;
evrensel-insan
son iletilerden sonra
görünen o ki bu adamlarla biz bu dil meselesi yüzünden anlaşamayız.
o halde verin adamlara memleketlerini ve çekilin.
boğaziçi
02-09-2009, 00:25
italya ya gitmem gerekirse, isim yada egitimim geregi giderim onun dil egitimini alirim ve giderim. okulumda italyanca egitim almak zorunda de gi lim... bu turkiye icinde gecerli bazi bolumlerde yuksek lisans icin gerekiyor, istiyorlar, onu tamamliyorsun, bu demek degil ki o dilde egitim olsun.bu kadar basit bu konu.
Resmi dil Türkçe'dir.
Kürt dili lise sınıflarından itibaren gerekirse seçmeli ders olarak alınabilir.
Üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı, Kürt Filolojisi bölümleri kurulmalıdır.
Kürt Dilini araştıran bilimsel amaçlı akademiler kurulmalıdır.
Kürt dili ve Edebitaı üzerinde hiç bir siyasi baskı olmamalıdır.
Sevgili Dilaver bu yazdıklarını AYATA arkadaş bile onayladı ama sen bizlere önyargılı olduğundan yazdıklarımızı okumuyorsun herhalde.
evrensel-insan
02-09-2009, 00:32
Saygideger anarchist;
Bir andlasmanin olabilmesi icin; anladlamaya yonelik yanasmak gerekir. Eger, andlasmayi ortadan kaldiracak sekilde yanasirsan, andlasma saglanamaz. Hangi konudami andlasma saglandi.
Bu bir kopru hikayesidir, maalesef; kopruden gecmek icin; kimse kimseye yol vermiyor. Sabitfikirlilik mi, desem, inat mi, desem, korku mu desem, gurur mu desem, ne desem; bilemiyorum.
Saygilarimla;
evrensel-insan
şu an bu tartışmada kürt var mı arkadaşlar.
türkler bazı haklar veriyo bazı hakları alıyo falan acaba siz ne düşünüyosunuz merak ettim de.
gerçi sizin ne düşündüğünüzün pek önemsendiği yok sanırım.
zaten kürt meselesi demek kürtler türklerin başına mesele oluyor demektir değil mi.
yoksa kürtlerin meseleleri nedir anlamında değildir.
şu idealizm ne berbat savsatalar üretmiş insanlığın başına ya.şu ulusçuluk belası varya insanlığı bin yıl daha böyle geriliğe mahkum eder.
evrensel-insan
02-09-2009, 00:35
Saygideger anarchist;
Kisinin insan hak ve ozgurluklerini savunmak icin; illa o kisinin milli kokeninden mi olmak gerekiyor?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Yahu aydoe'cugum
Ayata sadece bana sen çok iyi niyetlisin dedi. Hepsi o kadar.
Talep edilen aslında ortada bir şey yoktur, sadece hurafedir. Şimdi bu maddelerde birleşiyorsak o halde neden kavga ediyoruz ki.
Benim kimseye ön yargım yok, ben sadece herkes düşüncelerini sonuna kadar özgürce ifade etsin diyorum .
Şimdi bu başlıkta sorgulayalım .
Aksini iddia eden var mı. Ya da daha farklı bir egitim sistemi öneren var mı.
saygılarımlşa
sayın evrensel
tam tersine. sadece kürtler kendi meselerini dile nasıl getirirler bu önemsenirmi demek istedim.
kürtlerin sorunu nedir.bunu merak ettim.
sanırım yanlış anlamışsınız.
evrensel-insan
02-09-2009, 00:43
Saygideger anarchist;
Bu konuda, kimi, neyi baz alacagina bagli. Eger bu site uzerine konusuyorsak; kisisel satasma temelli kilitlenen basliktan tutunda, Kurt kavramini iceren, bir suru baslik ve mesaj var. Bir andlasmami? Ne dedin, duyamadim? Bu baslik; iceberg'in sadece gorunen yuzunun bir ucu. Gidisatindan da; kendin karar verebilirsin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
kişisel önerim;
kürtler nufus olarak yoğun oldukları bölgede kendi içişlerinde bağımsız devlet kursunlar.
dışişlerinde türkiyeye bağlı olup olmamayı halkoyuna sunsunlar.halkaoyunda ayrılmak isterlerse ayrılsınlar.çekler ve slovaklar gibi.
boğaziçi
02-09-2009, 00:44
bence herkes, alani dogrultusunda(sanat olur, bilim vs) hangi dil ileride onun faydasina ve uluslararasi iliskilerinde de faydali olacaksa o dilin egitimini okullarda cok iyi bir sekilde almali. ama egitim dili o ulkenin dili olmali(resmi dili neyse).o dil uzerine uzmanlasmak istiyorsa, universitelerde o dilin bolumlerine devam etmeli(ornek arap dili ve edebiyati gibi).
universitelerde o dilin bolumlerine devam etmeli(ornek arap dili ve edebiyati gibi).
yani siz bizi orta asyaya çadırlara götürmek istiyorsunuz.
Lisede çocuk yabancı egitim alamayacak.
Hadi onu anladık da üniversitede Kürtçe egitim alabilecek mi.
saygılarımla
Dil sorununu da çözmüşüz çok şükür! yahu benim anlamadığım bir şey var şu soruya cevap yeterli olacaktır. bu adamlar kendi dilinde eğitim almak istiyor mu istemiyor mu? buna müsade edilecekmidir? edilmeyecekmidir? daha bu konunun ne kadar etrafında dolaşmaya devam edilecek anlamıyorum. Bırakın da Kürtler yaşayıp sıkıntılarını görsünler. Ha kürtlerin aklı yok tabi mutlaka birileri onların yerine karar verecek değil mi? bu ne çobanlık aşkıdır anlamıyorum ki üstelik Dinler özgürü vatandaşların sergilediği yoklar yok mu. yok hukuk dili karılşacakmış ta zorluk çekerlermiş de! yok türkçeyi sonra nasıl öğrenirlermiş de! yok mühendisler kum ile çimentoyu tarif edemezmiş de! yok kendi aralarında dahi lehçe farkından anlaşamazlarmış da! ne güzel bahaneler değil mi? sanki meclisi mebusan TD'de oturum halinde! Bırakılacak mı bu karar kürtlere kürtler kendi dilleri ile belki ingilizce,fransızca vb dilleri öğrenmek istiyorlar. Ne olacak kürtler kendi dilinde eğitim aldıklarında Türk mühendisler ile dilde anlaşamayıp ticari zarara mı uğrayacaklar. Ya da Türk Avukatlar onları yanıltıp haklı oldukları davaları kaybetmelerini mi sağlayacaklar? bahaneler hem çok sarsıntılı hem de çok düşündürücü çok! Bu kürtler de hiç kadir kıymet bilmiyor biz onların yerine yaşayacakları zorlukları anlatıyoruz ikna olmuyorlar bir türlü. adamlar yüzyıldır diretiyorlar kendi dillerinde! var yine bunda bir iş!
türkler kürdistanda işgalcidir.
nasıl ki abd işgallerini özgürlük ve demokrasi masallarıyla örtüyorsa türkiye de kendi işgalini;
ayrılık istemek emperyalistlerin oyunudur masalıyla örtüyor.
bağımsız kürdistanın uluslararası emperyalizm tarafından kulanılabilme potansiyeli olması türkiyenin de emperyalist olduğu gerçeğini değiştirmez.
işgalciler işgale felsefi kılıf uydurmak yerine adam gibi açıkça evet bu bir işgal ve sıkıyosa bizi burdan çıkarın deme açıksözlülüğünü elbette gösteremeyeceklerdir.
bu işgali şu yada bu biçimde görmezden gelenler ırkçılıklarını ulusalcılık adı altında yumuşatarak geniş kitlelere yedirebilirler.ama bu bal gibi ırkçılıktır.
ve burda ateist,dinlerden özgür,solcu,s.demokrat hatta sosyalist gibi süslü sıfatların arkasında açıkça nazi olduklarını deşifre etmektedirler.
kürt meselesi türk solunun turnusol kağıdıdır.
kendine solcu diyenlerin nasıl da ağırlıklı kesiminin aslında sağcı hatta faşist olduğunun ortaya çıkarılmasının anahtarıdır.
EDİT.....:) ne Kürdistanı Türkler o topraklara geldikleri zaman Kürdistanmı vardı...oralarda...Hangi Kürt orduları ile hangi meydan savaşında savaştık hangi Kürt ülkesini tarihin karanlıklarına karıştırdık...Kürt Kürt olduğunu TüRkler ile ortak yaşam sırasında öğrendi...hani Asimilasyon...asimile olan Türklermi acaba, bir incele bakalım tarihi....seni gidi gomanis seni... :) işin gücün milleti vatanseverleri faşistlikle ırkçılıkla suçla....kıt bilgin ve ordan burdan bulduğun yazıları buraya copy paste yaparak aydın görünmeye çalış....komik gomanis seni...
Bu yazıyı ML Komünist arkadaşlar için asıyorum.Beni dinlemiyorlar belki Lenin'i dinlerler!
Başka başka uluslar tek bir devletin sınırları içinde yaşadıkları sürece, milyonlarca, milyarlarca iktisadi, yasal, toplumsal bağla birbirlerine bağlıdırlar. Eğitim, bu bağlardan nasıl ayrı tutulabilir? Bund'un çarpıcı saçmalık bakımından klasik olan formülüyle söyleyelim, eğitim, devletin "yetki alanının dışına" çıkarılabilir mi? Eğer tek bir devletin sınırları içinde yaşayan değişik ulusal-topluluklar, iktisadi bağlarla birbirlerine bağlıysalar, o ulusları "kültürel" ve özellikle eğitsel konularda sürekli olarak bölüp ayırmak saçma ve gerici bir şey olur. Tam tersine, okullar, gerçek yaşamda yapılan şeye bir hazırlık olsun diye, ulusal-toplulukları eğitim işlerinde birleştirme çabası gösterilmelidir.
Okulların, ulusal-topluluklara göre ayrılmasına, proleter sınıf savaşımı açısından çok daha şiddetle karşı koymalıyız.
Rus emekçi sınıfı, bu, gerici, zararlı ve küçük-burjuva milliyetçi nitelikte olan "kültürde ulusal özerklik" düşüncesiyle çarpışagelmiştir ve bunu sürdürecektir.
Za Pravda, n° 46 28 Kasım 1913. Viladimir İliç Lenin
http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/ozerklik.html (http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/ozerklik.html)
Tabiki seçmeli ders olarak okutulabilir ya da Kürtçe bölümler açılabilir ama yurt genelinde yaygın eğitim dili tek olmalıdır.
Aydoe Arkadaş Lenin ve leninist düşüncenin dil ve eğitim konusundaki bu fikrini buraya yazdı bizim leninst ve solcu arkadaşlar görmek bile istemediler...herhalde Atatürk'ü nasıl aşmışlarsa, Lenin'ide aşdık diye düşünüyorlar...İşte kraldan daha kralcı olmak demek bu olsa gerek...
Dilaver bey yan çizmiş...ben...Kürtçe dilde eğitime karşıyım dedim...Ama isteyene kürtçe eğitim verilsin, kürt dili edebiyatı seçmeli ders olsun...isteyen okusun dedim o bu dediklerimi görmezden gelmiş...ne yazık...zaten o görmek istediğini görür olmuş. Ve birde şunu sezdim Dilaver bey aslında bu konuda ne istediğini bilmiyor sanki...:(
Bakın Ayata
Ne bu başlıkta, ne bu sitede, ne de TC deki muhtelif tartışmalarda kimse okullarda Kürtçe egitim dili olsun demiyor. İsteyen ana dilde egitim alabilsin deniyor ve bunun da seçmeli olacagı ifade ediliyor. Resmi dilin Türkçe olmasında bir mutabakat da var, burada da sorun yok.
Sorun şurada, ana dilde egitim, Kürt filolojisi, Kürt Dili ve edebiyatı denildigi anda birileri çıkıp olayı çarpıtıyor ve tek dilde egitimi öne sürüyor.
Şayet siz de ana dilde egitim hakkını vb lerini savunuyorsanız o halde neden tartışıyoruz. Kimse Lenin ile ters düşmüyor ki.
Bence burada Don Kişot vari hayali yel degirmenlerine saldırılıyor. Aynen ayrılık meselesi gibi. Çünü Pkk da dahil olmak kaydıyla artık ayrı devleti savunan kalmadı.
saygılarımla
türkler kürdistanda işgalcidir.
.
hoppalaa.. yani oradan çekilip toprakları kürdistana mı verelim.. istersen tüm anadoludan çekilip orta asya steplerine dönelim anarşist.. nede olsa buraların hepsi zamanında bizim tarafımızdan işgal edilmiş..... hatta tüm insanlar afrikaya toplansın böylece istila edilmiş tüm topraklar eski sahiplerine verilmiş olur ...
ilahi anarşist dostum.... neyi savunduğunuzu bilmiyorsunuz.. özgürlükleri vermek başka birşey işgalci konumunda kalmak başka birşey... farkı farkedin lütfen
özgürlükleri vermek başka birşey
Yani özgürlüklerin alındığını itiraf ediyormusunuz!? o halde bu özgürlükleri, özgürlük alanlarını ele geçirmeye, el altında tutmaya da işgal diyebilirmiyiz? işgal sadece arazi parçası üzerindeki hareket şeklimidir? bir halkın ya da sadece insanların özgürlüklerinin, hareket alanlarının işgali söz konusu mudur?
yanlışı kabullenme duyusu yok sizde...sıkışınca çarpıtma yeteneğini çok güzel geliştirmişsiniz...bu ülkede benim olupta kürtün olmayan hangi haK VAR..benim okuduğum okullarda okuyor, benim çalıştığım işlerde çalışıyor, benim geldiğim mertebelere gelebiliyor, orduda genelkurmay başkanı bile olabiliyor, cumhurbaşkanlığı yapıyor, her türlü sanat ile iştigal edebiliyor, neymiş Kürt kimliği ile bunu yapamıyormuş peh peh peh...yahu adama belasınımı arıyor derler...birde şu var....klimse bana bu Toplulukla bu güruhla birlikte yaşamak isteyip istemediğimide sormuyor, bir gün insanlar soracak kendilerine...bu farklı konuşan farklı giyinen farklı tipli ve kanun dışı her işe el atan insanlar benim sokağımda, köyümde, kasabamda , çalıştığım yerde ne arıyor....İşte sorun o zaman çıkacak ortaya...Rüzgar ekenin fırtına biçtiğini o zaman anlayacaksınız.
bu ülkede benim olupta kürtün olmayan hangi haK VAR
Kimligini ifade etme hakkı var Ayata. Bu ülkede Kürt kürdüm diyemedi yıllardır. Anası ile aynı dili konuşmaktan engellenmesi var. Bundan daha büyük zulüm olabilir mi.
Bulgaristandaki Türkleri neden destekledik. Bulgaristan da Türkler'e yapılan ne ise Türkiye'de Kürtler'e yapılan da aynıdır.
Şimdi Barzani çıkıp dese ki, bu ülkede yaşayan herkese Kürt denir. Türkmenler de Kürt tür. Siz buna razı mısınız. Musulda yaşayan Türkmenler Kürttür. Kürtlük bir etnisite degil vatandaşlık bagıdır. Ulu önder Barzani milleti birleştirmek için bu formülü bulmuştur.
Buna evet diyorsanız sizden özür dilemeye hazırım. Irak ta Türkmen yoktur, Kürt ulusu vardır.
saygılarımla
yanlışı kabullenme duyusu yok sizde...sıkışınca çarpıtma yeteneğini çok güzel geliştirmişsiniz...bu ülkede benim olupta kürtün olmayan hangi haK VAR..benim okuduğum okullarda okuyor, benim çalıştığım işlerde çalışıyor, benim geldiğim mertebelere gelebiliyor, orduda genelkurmay başkanı bile olabiliyor, cumhurbaşkanlığı yapıyor, her türlü sanat ile iştigal edebiliyor, neymiş Kürt kimliği ile bunu yapamıyormuş peh peh peh...
İki farklı eşitlik anlayışı:
Mantıksız eşitlik: Ben Türkçe gazete/televizyon yayını yapabiliyorsam, onlar da Türkçe gazete/televizyon yayını yapabilirler. Ben Türkçe öğrenebiliyorsam onlar da Türkçe öğrenebilirler. Ben ''Kahraman Türk Irkı'', ''Türküm doğruyum çalışkanım'' diyebiliyorsam, onlar da benim ırkımı övebilir.
Mantıklı eşitlik: Ben Türkçe gazete/televizyn yayını yapabiliyorsam, onlar da aynı yasal çerçevede Kürtçe yayın yapabilir (TRT şeş ÖZEL DEĞİL!). Ben Türkçe öğrenebiliyorsam, onlar da Kürtçe öğrenebilir. vs.
saygılarımla
türkler kürdistanda işgalcidir.
nasıl ki abd işgallerini özgürlük ve demokrasi masallarıyla örtüyorsa türkiye de kendi işgalini;
ayrılık istemek emperyalistlerin oyunudur masalıyla örtüyor.
bağımsız kürdistanın uluslararası emperyalizm tarafından kulanılabilme potansiyeli olması türkiyenin de emperyalist olduğu gerçeğini değiştirmez.
işgalciler işgale felsefi kılıf uydurmak yerine adam gibi açıkça evet bu bir işgal ve sıkıyosa bizi burdan çıkarın deme açıksözlülüğünü elbette gösteremeyeceklerdir.
bu işgali şu yada bu biçimde görmezden gelenler ırkçılıklarını ulusalcılık adı altında yumuşatarak geniş kitlelere yedirebilirler.ama bu bal gibi ırkçılıktır.
ve burda ateist,dinlerden özgür,solcu,s.demokrat hatta sosyalist gibi süslü sıfatların arkasında açıkça nazi olduklarını deşifre etmektedirler.
kürt meselesi türk solunun turnusol kağıdıdır.
kendine solcu diyenlerin nasıl da ağırlıklı kesiminin aslında sağcı hatta faşist olduğunun ortaya çıkarılmasının anahtarıdır.
yahu ayata açtığından beri takip ediyorum başlığı.ben uzun zaman önce söz vermiştim kendime bu konuları tartışmıycam diye ama.yazmadan duramadım.bn böyle saçmalık duymadım.kürdistan nerekiii??ayrıca türkiyenin şu parazit durumunda,her adımda geriye giden durumunda bi yeri işgal etmesi mümkün bile değil hele "kürdistan"ı.ama komikmiş haa.ahahahahahaha
sn. lestat.
bir varmış bir yokmuş....
evvel zaman içinde kalbur zaman içinde bi kürdistan varmış.......
evvel zaman içinde kalbur zaman içinde bi kürdistan varmış
Dogru diyorsun unbe
Kürdistan'ın ilk isim koyucusu Selçuk Hükümdarı Sencer.
Ama onunla da bitmiyor, Osmanlı da da var Kürdistan. Kürdistan vilayeti var. Hatta mecliste Kürdistan milletvekilleri var.
Haklısın bir var mış bir yok muş, Kürdistan uçmuş, peki neden.
saygılarımla
.
Buna evet diyorsanız sizden özür dilemeye hazırım. Irak ta Türkmen yoktur, Kürt ulusu vardır.
saygılarımla[/QUOTE]
sayın dilaver Irakta kuzey ırakta ne zaman bir Kürdistan var oldu ve ne zaman bir kürt ulusu oldu...tarihin tüm dönemlerinde o bölgede farsi bir topluluk olan kürtler bölük pörçük bulundular ve hiç bir zamanda egemen olmadılar...yapmayın yahu....hiç bir zaman devletleşmemiş bir kabileler ve aşiretler topluluğunu nasıl ulus sınıfına sokarsınız....bu şuna benzer....karadenizde kalabalık aileler var...birkaç yüzbin nüfusa sahip bu ailelerden birinin çıkıp biz aslında ulusuz demelerine benzer yada yarın kırmançe kürtlerinin çıkıp aslında biz ayrı bir ulusuz demelerine çıkar yada soranilerin aynı iddiayı dile getirmesine benzer....lütfen bu kadar basite indirgemeyin.
Bakın Hunları vs. yi geçiyorum birinci Göktürk devleti 552 yılında kurulmuştur ve peşinden 1450 yıl boyunca yüzlerce Türk devleti tarih sayfalarını süslemiştir..bu yıllar boyunca kurulmuş bir tek kürt devletçiği söyleyin bana...bende bu topluluğu ulus olarak değerlendireyim.
yahu bunlara Kürt adını bile Türkler vermiştir...ne diyeyim ben size...
Sayın Ayata
Osmanlı sınırlarında da Türkler yoktu, hatta en adi millet diye geçer kayıtlarda. Ama bir önder çıktı ve bu ülke topraklarında yaşayan herkes Türktür dedi.
Güzel, şimdi varsayalım ki bir önder de o topraklarda çıktı ve bu topraklarda yaşayan herkes Kürttür dedi. Ve kabul gördü.
Öz aynıdır. O halde bunu kabul ediyor muyuz. Bu önemli
saygılarımla
haydaaaa yahu dilaver bey...osmanlı imparatorluk olduktan sonra ümmet fikrine kapılmıştır o dediğiniz düşünce tarzı hilafetinde Osmanlıya geçişinden sonra ortaya çıkmıştır...Osmanlıyı kuran Türk ulusunun bir kolu olan OĞuz Türklerinin kayı boyudur bunu herkes bilir neler diyorsunuz anlamadım gitti...yapmayın yahu...ben ne diyorum siz ne anlatıyorsunuz....neyse böyle saçama yaklaşlımları duymaktansa konuyu kapatmak daha iyi....uğur ola....
Barışla kalın..
güneşinzaptıyakın
03-09-2009, 02:43
Zaman 80 den biraz sonraydı, Buca'da görüşteyim ve yanımda ki bölmede bir Kürt genci fısıltı halinde Kürt'çe konuşmaya çalışıyor. Tabiii durumu uyanan Jandarma (uyanıklardan seçerlermiş öyle bir şehir efsanesi var) veriyor alttan copla coykuyu (camekanın görüş yapılan kısmının altı). Durumu çaktırmamaya çalışan komşum, sanırım Annesinin üzülmemesi için tüm darbelere karşı bir şey olmamış gibi davranmaya çalışırken karşıdaki teyzeyi apar topar alıyorlar...
Türk'çe bilmedikleri için kadınlar hala çocuk doğururken ölüyor hastanelerde...
Çocuğuna Kürt'çe isim veremiyor hala babalar...
Anadilde eğitim alabilmek için güney Kürdistan'a gidiyor hala gençler...
Özgürlük verilmez alınır...
Sevgili anarşik bahsettiklerin sınıf bilincinden uzak söylemlerdir.
Emperyalist sistemde istekleri ve beklentileri olan ulus devletçiler ve benzeri çağdışı kalmaya başlayan küçük burjuva kitleleri, istesenizde istemesenizde bu topraklarda diğer coğrafyalarda olduğu gibi bir liberal devrim yaşanmaktadır ve sizlerin korkuları en fazla 10 (on) yıl içinde gerçek olacaktır. Yeni-Liberal sistem şehir devlet olma yolunda hızla ilerlerken senin şovenist bakış açından bakarak ilk önce kimin nereye birinci olarak geldiğinden çok artı emek fazlasını nasıl ve ne şekilde sahipleneceğinin bilinciyle, geçmişte sana bakıcılık yaptırdığı topraklarda ki egemen yönetici statünü anında etnik kimlik düzeyinde sana kabul ettirecektir. Eğer dikkatli bir okuyucu iseniz Mustafa Kemal'in Kürdistan tanımlamasını bir çok yerde okuyabilirsiniz. Bundan 20-30 sene önce Kürdistan dediği için yargılanıp bizzat Mustafa Kemal'in söylemini gösterince beraat eden Aydınlar var.
Kimse kimseyi zorla zaptı rapt altında sonsuza kadar tutamaz. Gitmek isteyen gider kalan sağlar bizimdir.
İşin emek cephesi boyutundan bakarsak; emekçilerin bir sınırı yada milliyetçi kimliği yoktur. Diyalektik yorumla, emekçiler ve sermaye sınıfı vardır ortada. Kitlelerin bir kısmının diğerlerinden daha fazla eziliyor olması elbette emekçiler açısından daha fazla dikkatle çözüm gerektiren bir konudur. Kapitalist söylemler ve istekler içinde bulunmak ancak küçük burjuva davranışı ile açıklanabilir. Ne mutlu insanım diyene...
Kürt'ler hiçbir zaman içlerinden bir lider çıkartmak zorunda olmadılar.
Zaten kendi aralarında da hiçbir şekilde anlaşamadıkları gibi, parça parça yaşamaya devam ettiler. Feodalizmin nasıl da agalar lehine devam ettiğini görmüyor muyuz ?
Elbette, yakın tarih nasıl tahrik edildiklerine şahittir. Tahrik T.C. den değil, hidrokarbon manyağı teknolojileri yaratan batıdan gelmektedir.
Kimse kalkıp da T.C.'yi ve politikalarını suçlamamalıdır.
Hele hele "büyük oyunu" kavradığını sandığımız kıymetli arkadaşlar.
Kürt'ler hiçbir zaman içlerinden bir lider çıkartmak zorunda olmadılar.
Buna neden zorunlu olmaları gerektiğini anlamış değilim. Lider derken Kürtlerin de bir Atatürkü olmadığı için zaten bu durumda olmaları mübah gibi bir sonuç çıkarıyorum. Birincisi kürtlerin cumhuriyete kadar yaşadığı toprakların krallık ile yönetildiğini biliyoruz. bu dönemde Türkler bir lider çıkarabilmişlermidir. Padişahlık gibi babadan oğula geçen bir müesesede liderlik olduğu, ya da lider aranmıyorsa tabi. Ha Kürtlerin bu dönemde imparatorlukta olduğu gibi öne çıkan kişilikleri olmamıştır diyecekseniz Kürt beyleri, mirleri üzerinde biraz durmak lazım. Zaten de cumhuriyetin ilanından sonra neler olduğu malum, yok sayılan bir halktan nasıl bir lider çıkarması bekleniyordu acaba?
Evet T.C politikaları neden suçlansın ki, hem adamlar yok sayılacak hem de neden lider çıkarmadın diye eleştirilecek bu da iyiydi!
bu ülkede benim olupta kürtün olmayan hangi haK VAR
Kimligini ifade etme hakkı var Ayata. Bu ülkede Kürt kürdüm diyemedi yıllardır. Anası ile aynı dili konuşmaktan engellenmesi var. Bundan daha büyük zulüm olabilir mi.
Bulgaristandaki Türkleri neden destekledik. Bulgaristan da Türkler'e yapılan ne ise Türkiye'de Kürtler'e yapılan da aynıdır.
Şimdi Barzani çıkıp dese ki, bu ülkede yaşayan herkese Kürt denir. Türkmenler de Kürt tür. Siz buna razı mısınız. Musulda yaşayan Türkmenler Kürttür. Kürtlük bir etnisite degil vatandaşlık bagıdır. Ulu önder Barzani milleti birleştirmek için bu formülü bulmuştur.
Buna evet diyorsanız sizden özür dilemeye hazırım. Irak ta Türkmen yoktur, Kürt ulusu vardır.
saygılarımla
yukarıda ki gibi barzani'nin türkmenlere "bu devlet sınırları içinde yaşayan herkes kürt'tür, okullarda kürtçe eğitim olacak, siz eğer türkçe konuşacaksanız aranızda konuşun ama bu ülkenin anayasasında dilimiz kürtçedir yazacak" şeklinde bir yaklaşımı olsa türk dili fetişistlerinin yüz halini görmek isterim (özelliklede bahçelinin kendini yırtmasını :D )
boşuna da sormayın hocam kimse buna "evet barzani haklı" demez;)...ondan sonraki edebiyatı ezberledik zaten: "türkiyenin kendine has yapısı vardır, o zaman ki durum farklıydı, birlik olmak gerekirdi" falan fişmekan ;)
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
sayın hako
kürdistanda feodalizm cumhuriyet tarafından desteklenip derinleştirilmedimi sizce.böylesi daha kullanışlıydı.şimdi sıra kürtlerin modernize edilip kapitalizme uygun hale getirlmesi operasyonudur.yoksa ülkenin bölündüğü falan yok.boşuna korkmayın.rte abd ile anlaştı.ülke bölünmüyor.artık m.kemalin rüyaları gerçek oluyor.türkiye uluslararası emperyalist hegemonyada yukarılara tırmanıyor.tabi ki bunun karşılıkları da olacaktır.afferim rte ye.neden onu sevmediğinizi anlayabiliyor değilim.
boğaziçi
05-09-2009, 17:07
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
yahu burada zaman harcayacaginiza (misyonunuz gercekleri yaymak ya...) gidin birkac kitap okuyun arastirma yapin, nasil bir karsilastirma bu, vizyonunuz ne kadar da gelismis, vay:painkiller:
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
,
Bundan daha manasız bir şey söylenemezdi.
Atatürk sadece milleti için çalıştı. (düzeltiyorum, en azından o öyle sanıyordu, bilemezdi ki
bir gün birileri onun bu niyetini başka tarafından anlayacak)
APO ise Kürt'leri kendi büyüklük hastalığına alet etti.
Atatürk rakı içerdi , ölümüne içti belki de.
Öcalan uyuşturucu bağımlısıdır, ayrıca satıcısıdır, eroin ticaretinden (hala) para kazanmaktadır.
Ama sorun, ne bağımlısı olması değil,
gücü elinde tutma peşindeyken , savunur göründüğü o yolda,
kendi kardeşlerinin ölmelerine bile aldırmamasıdır.Yeterki o APO
ve imajı yaşasın !
Öcalan bir hiçtir, Atatürk ise bir çok şeydir.
En azından onu anlamayı başaranlara.
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
anarşist arkadaşım illa nikinin hakkını sonuna kadar vermek zorunda mısın???
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
degil
ama atakürt olarak görenler var herhalde. Dogru kelime atakürt olmalı. :lock1:
saygılarımla
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
degil
ama atakürt olarak görenler var herhalde. Dogru kelime atakürt olmalı. :lock1:
saygılarımla
Onaylıyorsunuz yani ?
Saygılar
boğaziçi
06-09-2009, 00:03
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
degil
ama atakürt olarak görenler var herhalde. Dogru kelime atakürt olmalı. :lock1:
saygılarımla
burada da taklitci zihniyet on planda...ama taklitler asillarini yasatir, hicbir anlami da yoktur, ayrica takliti bile komik olmus, 10 firin degil 100 firin ekmek yese de olamaz, yaptigi icraatlar ortada bebek katilinin, internette soyle bir dolasmak, yada umit ozdag in pusu ve katliamlarin kronolojisi kitabini okumak yeterli sanirim...ama soyle olsa olur , bebek katilinin soyle bir soyuna gitsek, baska bir ad bulunur ama neyse...
*Örgüte katılarak aç, susuz, sefalet içerisinde faaliyet gösterirken sağlığı bozulan militanların tedavilerinin yaptırılmayarak ölüme terk edildiklerini veya intihar türü eylemlere gönderilerek ölüme zorlandıklarını,
*Örgüt içerisindeki bayan militanların erkeklerin zevk aracı olduğunu, erkek militanların da homoseksüel ilişkilere girdiklerini, örgütte kısa bir süre de olsa kalan genç kızların istemedikleri ilişkilere zorlandıklarını, direnenlerin de ajan, provakatör ve işbirlikçi iddiasıyla öldürüldüğünü,
* Kimi zaman günlerce bir lokma ekmekten yoksun kalan militanların katır, eşek, kaplumbağa, kurbağa vs. hayvanların etiyle beslenmeye çalıştıklarını,
* Örgüte katılanların ömrünün fazla olmadığını, (3-4) yıl yaşayanların sayısının çok az olduğunu, onun için, sorumluları hariç, örgüttekilerin yaş ortalamasının (18-20) yaş arasında bulunduğunu,
* Örgütten kaçmanın çok zor olduğunu, kaçıpta yakalananların örgüt tarafından çoğunlukla öldürüldüklerini, örgütten kaçıp kurtulma girişiminde bulunan veya örgüte uyum sağlayamayanların üzerinde naylon yakma, buz üzerinde bekletme, aç-susuz bekletme ve örgütten dışlama şeklinde cezalandırıldıklarını,
* Örgüt mensuplarının, örgüte destek veren köylerden bazılarına erzak temin etmek için gittiklerinde bazı ailelerin kızlarına ölüm ve korkutmayla tehdit ederek tecavüz ettiklerini,
*Avrupa’da terörist örgüt imajından kurtulmaya çalışan terör örgütünün; yurt içi ve yurt dışında terörist başının idamının engellenmesi adına idama hayır kampanyaları düzenlerken, diğer taraftan sadece örgütten ayrılmak istediklerini söyledikleri için veya terör örgütünün gerçek yüzünü görerek kaçma girişiminde bulunan ve başarısız olan örgüt mensupları hakkında sözde mahkemeler kurarak idam kararı verip uygulandığını ve bunları diğer örgüt mensuplarına ibret olsun diye videoya kaydederek seyrettirdiklerini,
* Yurtdışındaki ve yurt içerisindeki yandaşlarına kardeşlik, barış, sevgi ve hoşgörüden bahseden terör örgütünce, özellikle kendi kadrolarında duygusal ilişkiye giren ve evlenmek isteyenler hakkında ölüm emri verildiğini biliyor muydunuz?
18.08.1987 günü Siirt-Eruh-Bağgöze bucağı, Kılıçkaya köyü Çağlayan (Milan) mezrasına yapılan saldırıda (2)’si çocuk, toplam (25) vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.
· 10.10.1987 günü Şırnak-Meşeiçi köyü Çobandere mezrasına yapılan silahlı saldırıda (13) vatandaşımızı katletmiştir.
· 29.03.1988 Siirt-Eruh-Yağızoymak köyü civarında koyun otlatan çobanlardan (9)’u teröristler tarafından boğularak katledilmiştir.
· 07.05.1988 günü Şırnak-Taraklı ve üç kardeşler mezrasına saldıran teröristler (5)’i kadın toplam (13) vatandaşımız katledilmiştir.
· 02.05.1988 günü Hakkari-Uludere-Ortabağ köyüne yapılan silahlı saldırıda (6) vatandaşımız katledilmiştir. · 08.05.1988 günü Mardin, Nusaybin, Taşköy Balminin mezrasına saldıran teröristlerce (7)’si çocuk olmak üzere toplam (10) vatandaşımız katledilmiş, (3) vatandaşımızda yaralanmıştır.
· 24.11.1989 günü Hakkari-Yüksekova İkiyaka köyü Aşağımolla Yasin Mahallesine yapılan silahlı saldırıda (28) vatandaşımız katledilmiş, (2) vatandaşımız da yaralanmıştır.
· 25.12.1991 günü İstanbul-Bakırköy İstanbul Caddesi üzerinde terör örgütü PKK lehine sloganlar atarak kanunsuz gösteri yürüyüşü yapan (40-50) kişilik bir grup Egebank, Kit, Arçelik, Emlak Bankası, Çetinkaya Mağazalarına molotof kokteyl atmış, Çetinkaya Mağazası’nda çıkan yangın sonucu (3) erkek, (1) çocuk, (7) kadın toplam (11) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (14) vatandaşımız yaralanmış, olayla ilgili olarak (47) kişi yakalanmıştır.
· 21.03.1992 günü Şırnak-Cizre ilçe merkezinde toplanan bir grup, PKK lehinde slogan atarak yürüyüşe geçtiği sırada Cizre’nin Güneydoğusundaki Saklan deresi istikametinden 1000-1500 kişilik PKK bayraklı bir grupta Cizre ilçesine doğru yürüyüşe geçmiş, ilçe merkezinde topluluk içerisinden Güvenlik Kuvvetlerine ateş açılmış, çıkan olayda (13) vatandaşımız katledilmiş, (26) sivil de yaralanmıştır.
· 12.02.1994 günü İstanbul-Tuzla istasyonunda tren beklerken çöp bidonuna PKK terör örgütü mensuplarınca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu (5) askeri öğrenci hayatını kaybetmiş, (16) askeri öğrenci ve (11) er yaralanmıştır.
· 04.05.1995 günü İstanbul, Küçükçekmece Cennet Mahallesi, Hürriyet Caddesi üzerinde bulunan Nazlı Giyim Mağazasına kimliği teröristlerce molotof kokteyl atılmış, çıkan yangında (3) vatandaşımız ölmüş, (1) kişi de yaralanmıştır.
· 22.06.1996 günü Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde bulunan Altındağ dinlenme tesislerine teröristler tarafından yapılan silahlı saldırı sonucu, (1) Uzman Çavuş, (1) Polis Memuru şehit olmuş, (6) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (1) Polis Memuru ile (11) vatandaşımız yaralanmıştır.
· 09.07.1998 günü İstanbul-Eminönü-tarihi Mısır Çarsında bulunan ÜNLÜOĞLU büfesine teröristlerce konulan bombanın infilak etmesi sonucu (7) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (3) Alman, (3) Fransız, (2) Norveç ve (2) de Irak olmak üzere toplam (10) yabancı uyruklu ile (111) vatandaşımız yaralanmıştır.
· 13.03.1999 günü 16.30 sıralarında İstanbul-Kadıköy-Fahrettin Kerim Gökay Caddesinde bulunan İbrahim TAŞLI’ya ait 5 katlı Mavi Çarşı işhanına bir grup terörist tarafından molotof kokteyli atılması sonucu çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı (10)’u Kadın, (2)’si Erkek, (1) hastanede olmak üzere toplam (13) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (2)’si kadın (5) vatandaşımız da yaralanmıştır. Olayın failleri güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonlar sonucunda yakalanmıştır.
· 01.07.1999 günü saat 21.40 sıralarında Elazığ-Merkez-Yenimahalle-Muharrem Çorbacıoğlu Sokakta bulunan Poyraz Kıraathanesine, PKK terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırı sonucu (4) vatandaşımız ölmüş, (5) vatandaşımız yaralanmış, olayda yaralanan (1) Polis Memuru daha sonra 07.07.1999 günü şehit olmuştur. Olayda (1)’i kadın (2) terörist ise ölü olarak ele geçirilmiştir. Teröristlere ait (2) uzun namlulu silah ve (1) bomba (4) şarjör, (58) mermi ele geçirilmiştir.
sanırım atatürk ve yakınındakilerin yaptıklarını ve bıraktıklarını koymanın bir manası yok..
atatürk=apo
bunu denklemi yapanın zekasından da psikolojisinden de şüphe ederim
kürtlerin de bir atatürkü olduğunu düşünüyorum.
apo kürtlerin atatürkü değilmi.
tarih çalma, dil çalma kahraman, şaka gibi bir uyarlama...olsun...öyle başa böyle tarak:pound:
boğaziçi
06-09-2009, 00:24
simdi, ataturk bolumu nde bir tartismadir gidiyor ya, bolumun amacinin disina cikilmis olarak, orada ataturk e saldiran zihniyet bebek katilini cakma ataturk ilan ettiler ya , gozum arkada kalmaz artik:)
yahu ben bu fırsat eşitliği istemini de anlamıyorum.kürt çocuklar çıkıp televizyona pkk bnim ablam-abim diyebiliyor.bu fırsat hangi ülkede hangi azınlığa veriliyor.be 18 yaşındayım.afedersiniz bi tarafımı yırtsam televizyona çıkıp derdimi anlatamam.aa doğru ya biz zaten mükemmel yaşıyoruz.
Yahu arkadaşlar
İşte ben tapınma diye buna derim. Mustafa Kemal'im Türklerin atası oldugunu düşünmek bırakın tarihe bilime ters olmasını insanı dogasına bile aykırıdır.
Tamam zamanında bir ulus yaratabilmek için bu tanımlama yapılmış. Ama söyler misiniz şimdi Mustafa Kemal Türklerin atası olabilir mi. Yahu ne olur biraz bilim.
Akıllı bir beyin elbette olamaz diyecektir, o halde atakürt tartışması da buna ironidir. Ayrıca ata kültü dini bir içerik taşır.
Ne olur biraz mantık, biraz sagduyu.
Ayrıca kimse ulu önder olamaz. Ulu luk kutsallık belirten dini içerikli bir kavramdır. Dinlerden özgürr oldugunu iddia eden bireyler birilerine ulu diyorlarsa dinlerini ya da dinlerden özgür olup olmadıklarını sorgulamalıdırlar.
Sonuçta her din bir şeye tapım içerir. Bunun isminin Allah, Zeus, Manitu ya da ulu önder olması bir şey degiştirmez.
saygılarımla
Eğer oraya çıkartacakları kişinin böyle birşey söyleyeceğini bilseler asala çıkartmazalardı. Sanırım Televizyoncularda sizin gibi olayı tam anlamamanın, bilmenin yada bilmemezlikte gelmenin kurbanı oldular. :) Oraya o bölgeden hangi çocuğu çıkarsalar çoğu benzer ifadeler kullanırdı. Bilmediğiniz yada bilmek istemediğiniz şey oralarda herşey sizin gözünüzle bakılmıyor.
boğaziçi
06-09-2009, 00:40
ulu onder ataturk, ya bugun bile bazilarini rahatsiz ediyor demek ki, cemaatcileri, boluculeri, bilimum emperyalist gucleri ya ne ataturkmus ....dinlerden ozgur olmak demek, bazi olaylara gozu kor olmak demek degildir. nitekim, hayatta en hakiki mursit ilimdir...
iyiki politika bölümü var..bu forumda cumhuriyetin gerçek evlatları gerçeği görmeye başladılar, düşmanı keşfediyorlar, titriyorlar ve kendilerine geliyorlar...:)
başta dilaver bey ve arkadaşlarına ve sonra forumun çakma solcu kürt milliyetçilerine nasıl teşekkür etsek biemiyorum :)
başta dilaver bey ve arkadaşlarına ve sonra forumun çakma solcu kürt milliyetçilerine nasıl teşekkür etsek biemiyorum :)
bakın ne yazmışım . Madem ki polemik istiyorsunuz o halde net cevap verin :
İşte ben tapınma diye buna derim. Mustafa Kemal'im Türklerin atası oldugunu düşünmek bırakın tarihe bilime ters olmasını insanı dogasına bile aykırıdır.
Mustafa Kemal Türklerin atası olabilir mi.
Peygamberler haricinde insanlar ulu ya da kutsal olabilir mi.
Ondan sonra karşılıklı teşekkür edelim birbirimize.
saygılarımla
benim atatürk e büyük bir saygım.hiçbir şekilde bence apoyla bir tutulamaz.objektif olarak bakıldığında da durum bu.ha ama ululuk ve tapınma putlaştırma durumuna gelince buna ben de katılmıyorum.bir insana atatürk soyadı verildi evet ama en büyük atatürkçüler ya da kemalistler bile zaten türklerin atası olmadığını biliyor ki benim bildiğim kadarıyla kendisi de bundan pek hoşlanmıyordu ama verilen bi hediyeydi ve kabul edildi.zaten bence bundan sonra askeri başarısına siyaset alanındaki başarısına saygı,sevgi göstermekten başka bir şey yapılmaz.en azından kendi adıma konuşayım tapınma olarak değil kişiliğine ve zekasına saygı duymam üst seviyelerdedir.evet,ben saygı duyarım sevgi beslerim sen başarısız bulursun ama apoyla bir tutmak tekrar söylüyorum mantık dışıdır.benim açımdan durum böyledir.net cevap verebildim sanırım..
Yahu arkadaşlar
İşte ben tapınma diye buna derim. Mustafa Kemal'im Türklerin atası oldugunu düşünmek bırakın tarihe bilime ters olmasını insanı dogasına bile aykırıdır.
Tamam zamanında bir ulus yaratabilmek için bu tanımlama yapılmış. Ama söyler misiniz şimdi Mustafa Kemal Türklerin atası olabilir mi. Yahu ne olur biraz bilim.
Bunları yazan kişinin bir başka yerde de ''Ne mutlu Türküm diyene!'' sözünün ırkçı bir ifade olduğunu yazdığını görürsünüz.
Yine bunları yazan zihniyet, Türk adlandırmasıyla Türkiye Cumhuriyetini kuran ve Misak-ı milli sınırları içinde yaşayan vatandaşların kastedildiğini kabullenmez.
Irkçı Türkçülerin, Nihal Atsız'cı zihniyetin fikirlerini dikkate alır.
Bilmez ki tarihteki Türk isimlendirmesi bir ırkın değil, bir kültür birliğinin adıdır.
Anadolu topraklarına Türkiye adını veren de Türk kültürünün mensupları değil, Avrupalılar olmuştur. Selçuklu, Osmanlı adları yerine bu devletlerin çatısı altındaki Kürt olsun, Türkmen olsun, Arap olsun tümüne Türk demiştir.
Siz sanıyor musunuz ki ''Kürt'' adı Kürtlerin koyduğu addır?
Ama ne ile tanınıyor, nasıl çağrılıyorlarsa onu kabullenmişlerdir zaman içinde.
Atatürk Türklerin atasıdır, ama Türkiye Cumhuriyetini kuran Türklerin.
Bu Türkler de Türkmendir, Çerkestir, Kürttür, Tatardır, Kıpçaktır, Çepnidir, Arnavuttur.
Bu dar anlamda bir Anadolu enternasyonalistliğidir. Ama Atsız ırkçılığı, Kürt milliyetçiliğinin doğmasına neden olmuş bu kültür birliğini bozmuş, Apo gibi şoven teröristleri yaratmıştır.
evrensel-insan
06-09-2009, 03:00
Saygideger pante;
Bu dar anlamda bir Anadolu enternasyonalistliğidir. Ama Atsız ırkçılığı, Kürt milliyetçiliğinin doğmasına neden olmuş bu kültür birliğini bozmuş, Apo gibi şoven teröristleri yaratmıştır. -pante-
Kimdir bunu yaratan?
Saygilarimla;
evrensel-insan
kafasikarisik
06-09-2009, 03:10
Bilmez ki tarihteki Türk isimlendirmesi bir ırkın değil, bir kültür birliğinin adıdır.
Bilir, bilir de işine gelmez.
Dincilerin, bir değil, iki değil, 2.5 darbenin mahsülü olduğunu bildiği gibi.
Çatıya çıkan, arkasından gelen olmasın diye merdiveni yok eder.
Bütün dertler orada.
Memleketi hayvanat bahçesine çevirdiler. Kürtlerin kafesi şurda, Türklere fıstık vermeyin, dincilere dokunmayın yırtıcıdırlar vs. Sözüm ona enternasyonel bunlar.
evrensel-insan
06-09-2009, 03:15
Saygideger kafasikarisik;
Bilmez ki tarihteki Türk isimlendirmesi bir ırkın değil, bir kültür birliğinin adıdır.
Hangi tarihe kadar, bu boyleydi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bu dar anlamda bir Anadolu enternasyonalistliğidir. Ama Atsız ırkçılığı, Kürt milliyetçiliğinin doğmasına neden olmuş bu kültür birliğini bozmuş, Apo gibi şoven teröristleri yaratmıştır. -pante-
Kimdir bunu yaratan?
Bunu yaratan faşizmdir, nazizmdir. 2. Dünya Savaşı öncesi ırkçı-faşist oluşumlardır. Atsız'lar da bu akımların neticesinde ortaya çıkmıştır. Ondan öncesi sadece ümmetçilikten ulus bilincine geçme çabası ve asırlar boyu aşağılanmış olmanın tepkisidir. Ama o çaba ve tepki ''Yurtta barış dünayda barış'' der. Bayrağa ''Nereyi arzu edersen seni oraya dikeyim'' dememiştir. ''Dünya Türk olsun'' dememiştir. ''Vatan Turan'' dememiştir.
ugurce82
06-09-2009, 03:22
başta dilaver bey ve arkadaşlarına ve sonra forumun çakma solcu kürt milliyetçilerine nasıl teşekkür etsek biemiyorum :)
bakın ne yazmışım . Madem ki polemik istiyorsunuz o halde net cevap verin :
İşte ben tapınma diye buna derim. Mustafa Kemal'im Türklerin atası oldugunu düşünmek bırakın tarihe bilime ters olmasını insanı dogasına bile aykırıdır.
Mustafa Kemal Türklerin atası olabilir mi.
Peygamberler haricinde insanlar ulu ya da kutsal olabilir mi.
Ondan sonra karşılıklı teşekkür edelim birbirimize.
saygılarımla
Bu nasıl bir söz. Bu ülkenin kurtulmasında bu kadar büyük bir rol oynayan insan elbette uludur ve kutsaldır. Maksat onu putlaştırmakta olmamalıdır tabi ki. Peygamberlerle Atatürkü karşılaştırmanız da çok garibime gitti. Atatürkün bu ülkenin kurtuluşunda size çelişkili gelen kısımları mı vardır. Daha doğrusu peygamberleri o kadar eleştirdiğimiz hangi konularda Atatürkü eleştirebiliriz. Adamın tek istediği bir toplum olabilmemiz ve bunu imkansız denecek şartlarda başarmıştır. Milliyetçilik ayrı şeydir , vatan sevgisi ayrı birşeydir.
Bilmez ki tarihteki Türk isimlendirmesi bir ırkın değil, bir kültür birliğinin adıdır.
Hangi tarihe kadar, bu boyleydi?
Hep böyleydi, böyle olacaktır.
Var mı ben ''Öz Türk ırkındanım'' diyebilecek biri?
Örneğin ben bir Çepni'yim çok büyük olasılıkla ama Türk ırkındanım diyemem.
Türk kültür birliği altında aynı dili konuşsa da birden fazla ırk ve çok sayıda ulus vardır.
kafasikarisik
06-09-2009, 03:29
Peygamberler haricinde insanlar ulu ya da kutsal olabilir mi.
Ha onlar olabilir yani, sayın TDMB'miz ve DÖ üyemiz. Tabii kimse olamaz deseniz dinciler alınır, höyt bizim peygamberimiz derler.
ugurce82
06-09-2009, 03:31
Atatürk salt bir kişilik değildir o devrin tüm mozağini temsil eden bir olgudur.
Bu bakımdan peygamberlerden daha ulu ve kutsaldır.
evrensel-insan
06-09-2009, 03:32
Saygideger pante;
Neden hep irk kelimesi uzerinden gidiyorsunda; milliyetcilik uzerinden gitmiyorsun. Sonucta Ataturk irkciligi degil; Ataturk milliyetciligi; sen simdi, bu milliyetciligi; kultur ile nasil bagdastiriyorsun?
Turk hic bir zaman bir irk degildir ve olamaz.
Ustelik Ataturk milliyetciligi; 1982 anayasasina; insan haklarinin yerine giriyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
kafasikarisik
06-09-2009, 03:37
Adam size ev yapmış, siz musluğu akıyor, komşular gürültü yapıyor, ben kardeşimle aynı oda da kalmam diye şımarıklık yapıp, yıkıp çadırda oturalım diyorsunuz.
evrensel-insan
06-09-2009, 03:47
Saygideger kafasikarisik;
Adam size ev yapmış, siz musluğu akıyor, komşular gürültü yapıyor, ben kardeşimle aynı oda da kalmam diye şımarıklık yapıp, yıkıp çadırda oturalım diyorsunuz. -kafasikarisik-
Kim/kimler diyormus bunu? Su anda evde degilde; cadirda oturmadiklarini, neye dayanarak soyluyorsunuz?
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
06-09-2009, 03:49
Saygideger ugurce82;
Bu bakımdan peygamberlerden daha ulu ve kutsaldır.-ugurce82-
Ataturk'un "ululugu ve kutsalligi" onu dini bir lider yapmazmi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
*Örgüte katılarak aç, susuz, sefalet içerisinde faaliyet gösterirken sağlığı bozulan militanların tedavilerinin yaptırılmayarak ölüme terk edildiklerini veya intihar türü eylemlere gönderilerek ölüme zorlandıklarını,
*Örgüt içerisindeki bayan militanların erkeklerin zevk aracı olduğunu, erkek militanların da homoseksüel ilişkilere girdiklerini, örgütte kısa bir süre de olsa kalan genç kızların istemedikleri ilişkilere zorlandıklarını, direnenlerin de ajan, provakatör ve işbirlikçi iddiasıyla öldürüldüğünü,
* Kimi zaman günlerce bir lokma ekmekten yoksun kalan militanların katır, eşek, kaplumbağa, kurbağa vs. hayvanların etiyle beslenmeye çalıştıklarını,
* Örgüte katılanların ömrünün fazla olmadığını, (3-4) yıl yaşayanların sayısının çok az olduğunu, onun için, sorumluları hariç, örgüttekilerin yaş ortalamasının (18-20) yaş arasında bulunduğunu,
* Örgütten kaçmanın çok zor olduğunu, kaçıpta yakalananların örgüt tarafından çoğunlukla öldürüldüklerini, örgütten kaçıp kurtulma girişiminde bulunan veya örgüte uyum sağlayamayanların üzerinde naylon yakma, buz üzerinde bekletme, aç-susuz bekletme ve örgütten dışlama şeklinde cezalandırıldıklarını,
* Örgüt mensuplarının, örgüte destek veren köylerden bazılarına erzak temin etmek için gittiklerinde bazı ailelerin kızlarına ölüm ve korkutmayla tehdit ederek tecavüz ettiklerini,
*Avrupa’da terörist örgüt imajından kurtulmaya çalışan terör örgütünün; yurt içi ve yurt dışında terörist başının idamının engellenmesi adına idama hayır kampanyaları düzenlerken, diğer taraftan sadece örgütten ayrılmak istediklerini söyledikleri için veya terör örgütünün gerçek yüzünü görerek kaçma girişiminde bulunan ve başarısız olan örgüt mensupları hakkında sözde mahkemeler kurarak idam kararı verip uygulandığını ve bunları diğer örgüt mensuplarına ibret olsun diye videoya kaydederek seyrettirdiklerini,
* Yurtdışındaki ve yurt içerisindeki yandaşlarına kardeşlik, barış, sevgi ve hoşgörüden bahseden terör örgütünce, özellikle kendi kadrolarında duygusal ilişkiye giren ve evlenmek isteyenler hakkında ölüm emri verildiğini biliyor muydunuz?
18.08.1987 günü Siirt-Eruh-Bağgöze bucağı, Kılıçkaya köyü Çağlayan (Milan) mezrasına yapılan saldırıda (2)’si çocuk, toplam (25) vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.
· 10.10.1987 günü Şırnak-Meşeiçi köyü Çobandere mezrasına yapılan silahlı saldırıda (13) vatandaşımızı katletmiştir.
· 29.03.1988 Siirt-Eruh-Yağızoymak köyü civarında koyun otlatan çobanlardan (9)’u teröristler tarafından boğularak katledilmiştir.
· 07.05.1988 günü Şırnak-Taraklı ve üç kardeşler mezrasına saldıran teröristler (5)’i kadın toplam (13) vatandaşımız katledilmiştir.
· 02.05.1988 günü Hakkari-Uludere-Ortabağ köyüne yapılan silahlı saldırıda (6) vatandaşımız katledilmiştir. · 08.05.1988 günü Mardin, Nusaybin, Taşköy Balminin mezrasına saldıran teröristlerce (7)’si çocuk olmak üzere toplam (10) vatandaşımız katledilmiş, (3) vatandaşımızda yaralanmıştır.
· 24.11.1989 günü Hakkari-Yüksekova İkiyaka köyü Aşağımolla Yasin Mahallesine yapılan silahlı saldırıda (28) vatandaşımız katledilmiş, (2) vatandaşımız da yaralanmıştır.
· 25.12.1991 günü İstanbul-Bakırköy İstanbul Caddesi üzerinde terör örgütü PKK lehine sloganlar atarak kanunsuz gösteri yürüyüşü yapan (40-50) kişilik bir grup Egebank, Kit, Arçelik, Emlak Bankası, Çetinkaya Mağazalarına molotof kokteyl atmış, Çetinkaya Mağazası’nda çıkan yangın sonucu (3) erkek, (1) çocuk, (7) kadın toplam (11) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (14) vatandaşımız yaralanmış, olayla ilgili olarak (47) kişi yakalanmıştır.
· 21.03.1992 günü Şırnak-Cizre ilçe merkezinde toplanan bir grup, PKK lehinde slogan atarak yürüyüşe geçtiği sırada Cizre’nin Güneydoğusundaki Saklan deresi istikametinden 1000-1500 kişilik PKK bayraklı bir grupta Cizre ilçesine doğru yürüyüşe geçmiş, ilçe merkezinde topluluk içerisinden Güvenlik Kuvvetlerine ateş açılmış, çıkan olayda (13) vatandaşımız katledilmiş, (26) sivil de yaralanmıştır.
· 12.02.1994 günü İstanbul-Tuzla istasyonunda tren beklerken çöp bidonuna PKK terör örgütü mensuplarınca yerleştirilen bombanın patlaması sonucu (5) askeri öğrenci hayatını kaybetmiş, (16) askeri öğrenci ve (11) er yaralanmıştır.
· 04.05.1995 günü İstanbul, Küçükçekmece Cennet Mahallesi, Hürriyet Caddesi üzerinde bulunan Nazlı Giyim Mağazasına kimliği teröristlerce molotof kokteyl atılmış, çıkan yangında (3) vatandaşımız ölmüş, (1) kişi de yaralanmıştır.
· 22.06.1996 günü Diyarbakır-Elazığ karayolu üzerinde bulunan Altındağ dinlenme tesislerine teröristler tarafından yapılan silahlı saldırı sonucu, (1) Uzman Çavuş, (1) Polis Memuru şehit olmuş, (6) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (1) Polis Memuru ile (11) vatandaşımız yaralanmıştır.
· 09.07.1998 günü İstanbul-Eminönü-tarihi Mısır Çarsında bulunan ÜNLÜOĞLU büfesine teröristlerce konulan bombanın infilak etmesi sonucu (7) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (3) Alman, (3) Fransız, (2) Norveç ve (2) de Irak olmak üzere toplam (10) yabancı uyruklu ile (111) vatandaşımız yaralanmıştır.
· 13.03.1999 günü 16.30 sıralarında İstanbul-Kadıköy-Fahrettin Kerim Gökay Caddesinde bulunan İbrahim TAŞLI’ya ait 5 katlı Mavi Çarşı işhanına bir grup terörist tarafından molotof kokteyli atılması sonucu çıkan yangından ve duman zehirlenmelerinden dolayı (10)’u Kadın, (2)’si Erkek, (1) hastanede olmak üzere toplam (13) vatandaşımız hayatını kaybetmiş, (2)’si kadın (5) vatandaşımız da yaralanmıştır. Olayın failleri güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonlar sonucunda yakalanmıştır.
· 01.07.1999 günü saat 21.40 sıralarında Elazığ-Merkez-Yenimahalle-Muharrem Çorbacıoğlu Sokakta bulunan Poyraz Kıraathanesine, PKK terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırı sonucu (4) vatandaşımız ölmüş, (5) vatandaşımız yaralanmış, olayda yaralanan (1) Polis Memuru daha sonra 07.07.1999 günü şehit olmuştur. Olayda (1)’i kadın (2) terörist ise ölü olarak ele geçirilmiştir. Teröristlere ait (2) uzun namlulu silah ve (1) bomba (4) şarjör, (58) mermi ele geçirilmiştir.
sanırım atatürk ve yakınındakilerin yaptıklarını ve bıraktıklarını koymanın bir manası yok..
atatürk=apo
bunu denklemi yapanın zekasından da psikolojisinden de şüphe ederim
yukarıda yazılanların yapanın yanında değilim. ama bir soru sorcam bir denklemde bana çıkart:
dersimde ölen 40.000 kişinin denklemini yapsana...
iyiki politika bölümü var..bu forumda cumhuriyetin gerçek evlatları gerçeği görmeye başladılar, düşmanı keşfediyorlar, titriyorlar ve kendilerine geliyorlar...
başta dilaver bey ve arkadaşlarına ve sonra forumun çakma solcu kürt milliyetçilerine nasıl teşekkür etsek biemiyorum :)
sol'un değerler ve demokrasinin değerleri, generallerin yargılanabilmesi konusunda akp'nin çıkarları ile çakıştı...burada olduğu gibi demokrasinin yanında yer almak bizleri sizin gözünüzde "şeriatçı, çakma solcu, liberal solcu (bu nasıl oluyorsa açıklarlarsa sevinirim) yaptı...ama sorun değil, bugün akp karşısında nasıl korkupta darbe çığırtkanlığı yapıp sol suçlanıyorsa, sol güçlendiğinde de yine bu kişiler tarafından darbe çığırtkanlığı yapılacak...akp, chp, dsp vs. partiler iktidarda iken en güçlü eleştiri soldan gelmiştir...şimdi akpnin söyledikleri solla ucundan accık uyuştuğu zaman (darbecilerin yargılanması gibi-ama yargılamıyorlar orası da var bak onuda söyluyoruz) sol da bunu dile getirdiği zaman aynı fikirde olunduğu için eleştiriliyor...oysa biz solcuyuz diyenler mhpden farklı söylem dile getiremiyorlar...tabii mhp de solcu:D sonuçta; atatürkçüler, milliyetçiler nasıl solcu olmasınlar;)
bu forumdaki çoğu kişi kendilerine "sosyal demokrat ya da atatürkçüyüm" demek yarine illa da kemalist solcuyum diyerek zaten sol'u bilmediklerini ve solcu olmadıklarını gösteriyorlar...çakma solcu onlardır;) atatürkün "komünizm yılan gibidir görüldüğü yerde başı ezilmelidir sözünü de biliyorlara ama farklı yorum yapma gayretine düşüyorlar...ve çok komik oluyorlar...
cumhuriyetin gerçek evlatları
önemli olan da cumhuriyetin çocuğu olmak değil demokrasinin çocuğu olmaktır. iran cumhuriyetinin çocuğu ile senin aranda dünyalar kadar fark vardır...ama demokrasi çocuğu olursan aranızda hiç fark kalmaz...;)
düşmanı keşfediyorlar, titriyorlar ve kendilerine geliyorlar
baltalar hazırlanmış, hücum emri bekleniyor; kazanz mübarek ola:)
Biz Mustafa Kemal in kurduğu laik demokratik Üniter Türkiye cumhuriyetinin çocuklarıyız...anlayan anlar anlamayan senin gibi yorum yapar....evet biz hazırız ....bekliyoruz...O An'ın gelmesini...
Sol nedir?
Solun referans noktası durduğumuz yermidir?
En en solcu kim? :lol:
Adam kendine solcuyum diyorsa solcudur,sağcıyım diyrsa sağcıdır,neden adamın kendini nasıl tanımladığına müdahale edilir anlamadım.
Sağda ,solda geniş bir yelpazedir.
Kendini solda tanımlayan sosyal demokratlardan ,liberal solculardan ,komünistlere kadar bir sürü farklı görüş vardır.
Haa ben komünistim en solda benim benden başka kimse kendini sol olarak tanımlamasın gibi bir dayatmaya neden ihtiyaç duyarlar ki?
Ha en solcu sensin biz sol felan değilmişiz ,sen neymişsin be abi desinler diyemi? :D
O zaman neden bir sürü sol söylem bir sürü sol parti var?
Neden bir sürü sol fraksiyon var?
Biraz geniş düşünün , sol olmak kimsenin tekelinde değildir.
yukarıda yazılanların yapanın yanında değilim. ama bir soru sorcam bir denklemde bana çıkart:
dersimde ölen 40.000 kişinin denklemini yapsana...
Dersim ayaklanmalarının iki önemli sebebi vardır: Toprak Ağaları ve Onların Fransız Dostları..Dersim ayaklanmasını başlatanlar feodalizm taraftarıydılar ve sınıfsız kitle işini kabullenemediler. Arkalarına aldıkları marabaları zorla devlete karşı isyan ettirdiler. Oradaki saf ve cahil ahaliye farklı şeyler anlatılmışsa da, şeriatçı kürt isyancı Şeyh Saidle beraber hareket etme emri verilmişse de isyanın temelinde yatan gerekçe Toprak Ağalarının ağalıkları için mücadele etmesinden ve bunları önderlik ettikleri toğluluğa yanlış aksettirmesinden ileri gelir.
Dersimde yaşanan olaylar da o kişilerin doğuşlarıyla ilgili kökene dayalı amillere değil ulus devlet yapısına karşı çıkışlarıyla ilgili olması gerekir. Atatürk birilerine karşı ırkçı olsaydı sayıları az olduğu o dönemlerde hepsini yok eder atardı.
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=5&ArsivAnaID=37340
kesinlikle bu katliamı savuduğum anlaşılmasın.
dersim osmanlı zamanında da meşrutiyte ,jöntürk hareketine,padişahlara ayaklandı.ve cumhuriyete.neden ağaları,şeyhleri,derebeyleri istemedi mi?gençleri askere yollamayıp kendi için çalıştırmadılar mı?peki ülke içinde ülke??
Toprak Ağalarının ağalıkları için mücadele etmesinden ve bunları önderlik ettikleri toğluluğa yanlış aksettirmesinden ileri gelir.
Diyorsunuz....
Yani bu olay toprak ağalığıyla mücadele ve ağalığı bitirme olarak görüyorsunuz. ilginç bir yaklaşım...
sayın aydoe
size neden bir ton sol fraksiyon olduğunu anlatayım.
neden bir sürü sendika varsa tam da o yüzden.
sarısı var kavuniçisi var,beyazı var.var oğlu var.
emekçileri bölmek zihinlerini bulandırmak için.
siz de bu operasyonun sözcüsü olmak konumundasınız.tipik işbirlikçi aydın örneği.
burjuva sınıfının çıkarlarını maksimize etmek için sosyal demokrasi oyunu oynuyorsunuz.
burjuvanın solu da burjuvadır.bu ayak 100 yıldır başarılı görünüyor.ama insanlık bunu aşacaktır.evrimi durduramzsınız.
Sevgili Anarşist
Siz sosyalistmisiniz?
Sosyalist devrim nasıl yapılır?
Kimlerle yapılır?
ne sosyalisti adam anaşist işte...yöneticisiz toplum özlemi duyan farklı bir ütopik...geniş bilgi aşağıda...
http://www.isyan.8m.com/anarsizm_nedir.htm
ama benim fikrimi soracak olursan o sadece bir mikser...o kadar.
sizlerle yapılacak sosyalist devrim daha önce hitler tarafından yapıldı.
nasyonel sosyalist diyorlar adına.
sosyalist devrimin kimlerle yapılacağını değilde kimlerle yapılmayacağını söylüyorum.
sizlerle yapılmaz.
sayın ayata
verdiğiniz link hoşuma gitti.
atatürk devrimlerini hangi kategoriye koyuyorsun anarşist dostum..
bu bakımdan öcalan devrimleri neler sence???
atatürk devrimleri var mı ki bir kategoriye koyayım.
osmanlıda yüzyıllık batılılaşma modernleşme kapiatlistleşme sürecinin son paşası.değişen bir şey yok.devrim üretim araçları üzerindeki mülkiyetin ortadan kaldırılması ile olur.fes çıkarıp şapka giyme ile değil.
ugurce82
07-09-2009, 00:33
Yahu yuh diyorum artık. Palavranın da bu kadarı. Atatürk devrim yapmamışmış.
İlla ki senin istediğin düzeni ya da pardon düzensizliği mi get,irecekti.
kafasikarisik
07-09-2009, 00:45
Türkiye kamuoyu 1997 yılında İstanbul’da yapılan HABİTAT toplantısında Fidel Castro’nun İstanbul’a gelmesinden sonra Yeni Yüzyıl gazetesinde Jale Özgentürk ile yaptığı söyleşide özetle şunları öğrendi:
Castro Atatürk’ü kastederek, “O’nun yaptıklarını ben başaramazdım. Asıl
devrimci Atatürk’tür diyor ve şöyle devam ediyor: “Bu kadar büyük bir devrim yaptım ama Atatürk’ün yaptıklarını başaramazdım.”.
Amanın, Fidel Castro da laik elitist jakoben burjuva putperest kemalist statükocu faşist olmuş.
Öyle ki, kendi devrimini beğenmiyor.
Bir numara o mu yoksa?
sizlerle yapılacak sosyalist devrim daha önce hitler tarafından yapıldı.
nasyonel sosyalist diyorlar adına.
sosyalist devrimin kimlerle yapılacağını değilde kimlerle yapılmayacağını söylüyorum.
sizlerle yapılmaz.
sayın ayata
verdiğiniz link hoşuma gitti.
Biz ikinci Kemaist devrimi yapacağız sizin sonucunu göremeyeceğiniz ikinci Kemaist devrimi :)
sayın ayata
siz kimsiniz durun bir tahmin edeyim
ergenokon falan mı...
ne kadar aciz bir adamsın sen ya.
o minik aklınla beni tehdit etmeye mi çalışıyorsun.
sonucunu görsem yada görmesem çok önemli değil.
ama asıl anlaman gereken şu.
burjuva devrimi zaten kesintisiz devam ediyor.
atanızın yaptığı herşey defalarca zamanın şartlarına uygun olarak yeniden yapılandırıldı.
bu gün islamcıları da sürece dahil ettiniz.kapitalizm yaşıyor ve derinleşiyor.daha yapacağınız farklı bir devrim yok ki sizin.
kemalizmin milyonerler hatta milyarderler yaratma amacı bu değilmiydi.uluslararası emperyalizme de eklemlendiniz boğazınıza kadar.
ha tamam anladım.
yeni bürokratik eliti sevmediniz.eski bürokratik eliti istiyorsunuz.
siz buna devrim diyorsunuz.
sayın ugurce
uyar arkadaş bana atatürk devrimlerini hangi kategoriye koyuyorsun diye sormuş.
şimdi bunu bana sorduğuna göre cevabı da ben verdiğime göre benim kategorilerime göre olmalı değilmi cevap.
senin kategorilerine göre devrim olmadığını söylemedim ki.
sana göre elbette öyle.
ama bana göre değil.
bu durumda neden palavra olsun.
benim devrim anlayışım bu.
devrim üretim ilişkileri ile ilgili bir şey BANA GÖRE.sana göre ise şapka ve fes ile ilgili.
neden palavra atan ben oluyorum.palavra atanın sen olma ihtimalini de bir düşün istersen.
Biz ülkemizde eğitimi Sadece Türkçeyken bile doğru dürüst alamıyorken kalkıp eğitimin türkçe veya kürtçe olmasını tartışıyoruz.
Bu ülkede yaşayan herkezin öncelikle tek bir dili çok iyi öğrenmesi gerekir. Bunun içinde belli bir yaşa kadar eğitim tek dilde olmalıdır.
Bu demek değildir ki insanlar kendi etnik dillerini öğrenmesinler. Tabiki öğrensinler hatta kesinlikle öğrensinler fakat öncelikle yaşadıkları ülkedeki ortak dili iyi öğrensinler.
Sol düşünceye dayanarak resmi dilde değil de, andilde eğitimi savunanlar; Biliyorlar mı onlarca ayrı dil ve lehçeye sahip Sovyetler Birliğinde eğitim ve iletişim dili ne idi?
Sol düşünceye dayanarak resmi dilde değil de, andilde eğitimi savunanlar;
pante ne burada ne de dtp söylemlerinde Kürtçe egitim dili olsun diye bir şey yok.
Şimdi tekrarlıyalım :
Resmi dil ve egitim dili Türkçe olmalı.
Kürtçe seçmeli dil olarak tercihlerde yer almalı ve isteyen kürtçe dili ile ilgili egitim alabilmeli.
Bilim kollarında bilimsel dil ne ise onunla ilgili egitim alınması gereklidir. Literatürü takip etmek açısından. Zannedersem de bu ingilizcedir.
Üniversite düzeyinde Kürt dili ve edebiyatı bölümleri olmalı ve bu bölümlerden yetişenler tercümanlık, Kürt dili egitimcileri ya da Kürt Dili araştırmaları Enstitüleri vb yerde çalışabilmeli. Burada Çin dili ile ilgili ne kıstaslar varsa ve bu dil hangi temelde ögretiliyorsa o temeller kabul edilmeli.
Şimdi olayın özü bu talepler. Siz bu taleplere var mısınız yok musunuz. Önemli olan da budur. Buradan gidersek belki birbirimizi daha rahat olarak anlayabiliriz.
saygılarımla
Mutezile
07-09-2009, 08:35
anarchistten:
atatürk devrimleri var mı ki bir kategoriye koyayım.
osmanlıda yüzyıllık batılılaşma modernleşme kapiatlistleşme sürecinin son paşası.değişen bir şey yok.devrim üretim araçları üzerindeki mülkiyetin ortadan kaldırılması ile olur.fes çıkarıp şapka giyme ile değil.
Ezberden konuşabiliyorsun; bir de irticalen dene bakalım.
sayın ugurce
uyar arkadaş bana atatürk devrimlerini hangi kategoriye koyuyorsun diye sormuş.
şimdi bunu bana sorduğuna göre cevabı da ben verdiğime göre benim kategorilerime göre olmalı değilmi cevap.
senin kategorilerine göre devrim olmadığını söylemedim ki.
sana göre elbette öyle.
ama bana göre değil.
bu durumda neden palavra olsun.
benim devrim anlayışım bu.
devrim üretim ilişkileri ile ilgili bir şey BANA GÖRE.sana göre ise şapka ve fes ile ilgili.
neden palavra atan ben oluyorum.palavra atanın sen olma ihtimalini de bir düşün istersen.
yazdığın harfleri değiştirmek kadar radikal bir şeye devrim demez misin mesela anarşist...
hilafeti kaldırmaya devrim demez misin??
şeriat sistemini kaldırım hukuk sistemini koymaya devrim demez misin??
kısaca uzayan listeye bir bak bunlara devrim demezsen neye devrim dersin allahaşkına :) sevgili anarşist... (kaynak kutsal/mukaddes sözlük/lügat ulu/alicenap wikipedia'dır)
Siyasi alandaki devrimler
Saltanatın Kaldırılması (http://www.turandursun.com/wiki/Saltanat%C4%B1n_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1) (1 Kasım (http://www.turandursun.com/wiki/1_Kas%C4%B1m) 1922 (http://www.turandursun.com/wiki/1922))
Ankara'nın Başkent Olması (http://www.turandursun.com/wiki/Ankara%27n%C4%B1n_Ba%C5%9Fkent_Olmas%C4%B1) (13 Ekim (http://www.turandursun.com/wiki/13_Ekim) 1923 (http://www.turandursun.com/wiki/1923))
Cumhuriyetin İlanı (http://www.turandursun.com/wiki/Cumhuriyetin_%C4%B0lan%C4%B1) (29 Ekim (http://www.turandursun.com/wiki/29_Ekim) 1923 (http://www.turandursun.com/wiki/1923))
Halifeliğin Kaldırılması (http://www.turandursun.com/wiki/Halifeli%C4%9Fin_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1) (3 Mart (http://www.turandursun.com/wiki/3_Mart) 1924 (http://www.turandursun.com/wiki/1924))
Çok Partili Rejim Denemeleri (http://www.turandursun.com/wiki/%C3%87ok_partili_sistem) (Serbest Cumhuriyet Fırkası (http://www.turandursun.com/wiki/Serbest_Cumhuriyet_F%C4%B1rkas%C4%B1), Terakkiperver Halk Fırkası (http://www.turandursun.com/wiki/Terakkiperver_Cumhuriyet_F%C4%B1rkas%C4%B1), 1930 (http://www.turandursun.com/wiki/1930))
Kadınlara siyasi Hakların verilmesi (1930 Belediye - 1933 Muhtarlık - 1934 Milletvekili)
Toplumsal ve Sosyal alanda yapılan devrimler
Kadınların Erkeklerle Eşit Haklara Sahip Olması (http://www.turandursun.com/wiki/Kad%C4%B1n-Erkek_E%C5%9Fitli%C4%9Fi)(1934 (http://www.turandursun.com/wiki/1934))
Şapka ve Kıyafet Devrimi (http://www.turandursun.com/wiki/%C5%9Eapka_ve_K%C4%B1yafet_Devrimi) (Şapka Kanunu (http://www.turandursun.com/wiki/%C5%9Eapka_Kanunu)), (25 Kasım (http://www.turandursun.com/wiki/25_Kas%C4%B1m) 1925 (http://www.turandursun.com/wiki/1925))
Lâkap ve Unvanların Kaldırılması (http://www.turandursun.com/wiki/L%C3%A2kap_ve_Unvanlar%C4%B1n_Kald%C4%B1r%C4%B1lma s%C4%B1) (26 Kasım (http://www.turandursun.com/wiki/26_Kas%C4%B1m) 1934 (http://www.turandursun.com/wiki/1934))
Soyadı Kanunu (http://www.turandursun.com/wiki/Soyad%C4%B1_Kanunu) (21 Haziran (http://www.turandursun.com/wiki/21_Haziran) 1934 (http://www.turandursun.com/wiki/1934))
Laiklik (http://www.turandursun.com/wiki/Laiklik) (1928 (http://www.turandursun.com/wiki/1928))
Milletlerarası Takvim ve Saatin, Yeni Rakamların Kabulü ve Ölçülerde Değişiklik (http://www.turandursun.com/wiki/Gregoryen_takvimi) (26 Aralık (http://www.turandursun.com/wiki/26_Aral%C4%B1k) 1925 (http://www.turandursun.com/wiki/1925) - 26 Mart (http://www.turandursun.com/wiki/26_Mart) 1931 (http://www.turandursun.com/wiki/1931))
Tekke ve zaviyelerin kapatılması (http://www.turandursun.com/wiki/Tekke_ve_zaviyelerin_kapat%C4%B1lmas%C4%B1) (30 Kasım (http://www.turandursun.com/wiki/30_Kas%C4%B1m) 1925 (http://www.turandursun.com/wiki/1925))
Eğitim ve kültür alanındaki devrimler
Millet Mekteplerinin Açılması (http://www.turandursun.com/wiki/Okul) (1928 (http://www.turandursun.com/wiki/1928))
Öğretimin Birleştirilmesi (http://www.turandursun.com/wiki/Tevhid-i_Tedrisat_Kanunu) (3 Mart (http://www.turandursun.com/wiki/3_Mart) 1924 (http://www.turandursun.com/wiki/1924))
Medreselerin Kapatılması (http://www.turandursun.com/wiki/Medrese) (1924 (http://www.turandursun.com/wiki/1924))
Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (http://www.turandursun.com/wiki/Maarif_Te%C5%9Fkilat%C4%B1_Hakk%C4%B1nda_Kanun) (1926 (http://www.turandursun.com/wiki/1926))
Harf Devrimi (http://www.turandursun.com/wiki/Harf_Devrimi) (1 Kasım (http://www.turandursun.com/wiki/1_Kas%C4%B1m) 1928 (http://www.turandursun.com/wiki/1928))
Güzel Sanatlarda Yenilikler (http://www.turandursun.com/wiki/G%C3%BCzel_Sanatlar)(1928 (http://www.turandursun.com/wiki/1928))
Türk Tarih (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrk_Tarih_Kurumu) ve Dil Kurumlarının Kurulması (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrk_Dil_Kurumu) (12 Nisan (http://www.turandursun.com/wiki/12_Nisan) 1931 (http://www.turandursun.com/wiki/1931), 12 Temmuz (http://www.turandursun.com/wiki/12_Temmuz) 1932 (http://www.turandursun.com/wiki/1932))
Dil Devrimi (http://www.turandursun.com/wiki/Dil_Devrimi)
Üniversite Reformu (http://www.turandursun.com/wiki/%C3%9Cniversite) (1933 (http://www.turandursun.com/wiki/1933))
Üniversite Öğreniminin Düzenlenmesi (http://www.turandursun.com/wiki/Y%C3%BCksek%C3%B6%C4%9Fretim) (31 Mayıs (http://www.turandursun.com/wiki/31_May%C4%B1s) 1933 (http://www.turandursun.com/wiki/1933))
Ekonomi alanında devrimler
İzmir İktisat Kongresi (http://www.turandursun.com/wiki/%C4%B0zmir_%C4%B0ktisat_Kongresi) (1923 (http://www.turandursun.com/wiki/1923))
Aşar(Öşür) Vergisinin Kaldırılması (http://www.turandursun.com/wiki/A%C5%9Far(%C3%96%C5%9F%C3%BCr)_Vergisinin_Kald%C4% B1r%C4%B1lmas%C4%B1) (17 Şubat (http://www.turandursun.com/wiki/17_%C5%9Eubat) 1925 (http://www.turandursun.com/wiki/1925))
Çiftçinin Özendirilmesi (http://www.turandursun.com/wiki/%C3%87ift%C3%A7ilik)(1925 (http://www.turandursun.com/wiki/1925))
Örnek Çiftliklerin Kurulması (http://www.turandursun.com/wiki/Atat%C3%BCrk_Orman_%C3%87iftli%C4%9Fi) (1925 (http://www.turandursun.com/wiki/1925))
Tarım Kredi Kooperatifleri'nin Kurulması (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrkiye_Cumhuriyeti_Tar%C4%B1m_ve_K%C3%B6yi%C 5%9Fleri_Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1) (1925 (http://www.turandursun.com/wiki/1925))
Kabotaj Kanunu (http://www.turandursun.com/wiki/Kabotaj_Kanunu) (1 Temmuz (http://www.turandursun.com/wiki/1_Temmuz) 1926 (http://www.turandursun.com/wiki/1926))
Sanayi Teşvik Kanunu (http://www.turandursun.com/wiki/Sanayi_Te%C5%9Fvik_Kanunu) (28 Mayıs (http://www.turandursun.com/wiki/28_May%C4%B1s) 1927 (http://www.turandursun.com/wiki/1927))
Toprak Reformu (http://www.turandursun.com/wiki/Toprak_Reformu) (1929 (http://www.turandursun.com/wiki/1929))
I. ve II. Kalkınma Planları (1933 (http://www.turandursun.com/wiki/1933), 1937 (http://www.turandursun.com/wiki/1937))
Yüksek Ziraat Enstitüsü'nün Kurulması (http://www.turandursun.com/wiki/Ankara_%C3%9Cniversitesi_Ziraat_Fak%C3%BCltesi) (1935 (http://www.turandursun.com/wiki/1935))
Ticaret ve Sanayi Odalarının Kurulması (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrkiye_Odalar_ve_Borsalar_Birli%C4%9Fi) (1935 (http://www.turandursun.com/wiki/1935))
Hukuksal devrimler
Mecellenin Kaldırılması (http://www.turandursun.com/wiki/Mecellenin_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1) (1924 (http://www.turandursun.com/wiki/1924) - 1937 (http://www.turandursun.com/wiki/1937))
Türk Medeni Kanunu (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrk_Medeni_Kanunu) (1924 (http://www.turandursun.com/wiki/1924) - 1937 (http://www.turandursun.com/wiki/1937))
Türk Ceza Kanunu (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrk_Ceza_Kanunu) (1926 (http://www.turandursun.com/wiki/1926)).
Yeni Anayasanın Kabulü (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrkiye_Cumhuriyeti_Anayasas%C4%B1_(1924)) (1924 (http://www.turandursun.com/wiki/1924))
Teşkilat-ı esasiye Kanunu (http://www.turandursun.com/wiki/Te%C5%9Fkilat-%C4%B1_Esasiye_Kanunu) (1921 (http://www.turandursun.com/wiki/1921))
Şer'iyye Mahkemelerinin Kapatılması (http://www.turandursun.com/wiki/%C5%9Eer%27iyye_Sicili) (1924 (http://www.turandursun.com/wiki/1924))
burada üretim ilişkilerini belirleyen hiç mi bir devrim yok...
sayın ayata
siz kimsiniz durun bir tahmin edeyim
ergenokon falan mı...
ne kadar aciz bir adamsın sen ya.
o minik aklınla beni tehdit etmeye mi çalışıyorsun.
sonucunu görsem yada görmesem çok önemli değil.
ama asıl anlaman gereken şu.
burjuva devrimi zaten kesintisiz devam ediyor.
atanızın yaptığı herşey defalarca zamanın şartlarına uygun olarak yeniden yapılandırıldı.
bu gün islamcıları da sürece dahil ettiniz.kapitalizm yaşıyor ve derinleşiyor.daha yapacağınız farklı bir devrim yok ki sizin.
kemalizmin milyonerler hatta milyarderler yaratma amacı bu değilmiydi.uluslararası emperyalizme de eklemlendiniz boğazınıza kadar.
ha tamam anladım.
yeni bürokratik eliti sevmediniz.eski bürokratik eliti istiyorsunuz.
siz buna devrim diyorsunuz.
tehditmi!.....zavallıara ben sadece gülerim....:)
ıslahat fermanı ile başlayan ıslahat geleneğinin devamı hepsi.
şişirme yapıyorsunuz,bunu yiyenler olacaktır elbette.ama ben değil.
yahu devrim üretim biçimi ve üretim ilişkileri bağlamında olur diye defalarca bas bas bağırıyorum.hala aynı masalın değişik versiyonlarını okuyup duruyorsunuz.
biriniz de çıkıp hayır o tanım değil bu tanım diye kendi tanımını yapmaktan aciz.
analitik düşünme özürlüsünüz.
bi de sıkıyı görünce yok ben mühendisim yok ben doktorum ben bilimadamıyım diye martaval okursunuz.
osmanlının son yüz yılı ile cumhuriyetin yüzyılı tamamen lineer ve uyumlu bir süreçtir.
hangi devrimden bahsediyorsunuz.hangi kırılma.
siz hangi saltanatın ortadan kaldırıldığını sanıyorsunuz.
atatürk cumhurbaşkanı olarak padişahtan daha mı az yetkiye sahipti.yada padişahtan daha mı fazla kontrol edilebilir yada denetlenebilirdi.
beni yemeyin.bebelere anlatın masallarınızı.
şuraya bakın ya;
lakap ve unvanların kaldırılması ,soyadı kanunu hepsi birer devrim.
oha diyorum.bunlara özal şürekası icraat diyordu.siz onları da aştınız.size göre bütün icraatlarınız devrim.çünküü siz devrimcisiniz ya.
ha birde toprak reformu var.ne zaman nasıl nerde kimse bilmiyor ama,
listeyi şişirebilmek için sallamak lazımdı.akıllarına o da gelmiş.
ey ahali
verilen şu listeye sakince bir bakın.
baştan sona tane tane bir okuyun.
eğer devrim nedir bilenleriniz daha en baştan kahkahayla gülmezse bende bişey bilmiyorum.
mesela ekonomi alanında yapılan devrimler alt başlığı altındaki 3.devrim bende cem yılmaz etkisi yaptı.
"çiftçinin özendirilmesi."
yav var mı böle bi devrim ya.
dumur ötesi oldum artık.
siz bu kadar basit lafazanlıkları anarşist yer diye zannediyorsanız harbiden safsınız.
sence devrim....işçinin eline çekiç tutuşturmak nah al artık bu senin malın demekmi yada köylünün eline orağı veripte al tepe tepe kullan demekmi...Koskoca bir ulusun kullandığı yazıyı bir gecede değiştirmeye sen devrim demiyorsan, bin yılların kıyafetlerini tek bir kararname ile ortadan kaldırmaya...Konuşma dilini komple değiştirmeye devrim değil diyorsan. sana ne demeli.. seni bir şeyler biliyor deyip adam yerine koyupda burada muhatap alanlara yazık :(...
Ah Atatürk bu devrimleri yapar iken Stalin gibi binlerce kişininde kanını oluk oluk akıtsaydın senden büyük devrimci olmazdı....belkide kana tapan şu terör örgütü destekçileride En azından korkudan susarlardı.
Anarşistler için devrim; Üretim araçlarının kırılıp dökülmesi, fabrikaların yakılıp yıkılmasıdır.
Ama anarşist olmayan bilir ki; İnternet dahi bir devrimdir.
Lenin'e göre 1908 bir Türk devrimidir, 1923 de.
Mao, Castro, Che de Atatürk devrimlerinden övgüyle söz eder.
Sosyalistlere göre eksik olan tarafı ekonomik sistemin değiştirilmemiş olmasıdır. Bir çoğu bu eksikliği şartların elverişli olmayışına bağlar.
Dil konusuna gelirsek, aynı Sovyetler Birliğinde olduğu gibi Türkiye'de de her alanda, eğitimde, iletişimde resmi dil Türkçe olmalı, Türkçe kalmalıdır.
Ancak Sovyetler Birliği bu konuda oldukça başarılı olmuş, Rusça'yı tüm Sovyet ülkelerinde her ferdin bildiği, okuyup yazabildiği bir dil haline getirebilmişti.
Bizde bu konuda sıkıntı var. Özellikle geçmiş yıllarda kız çocuklarının okutulmaması nedeniyle Güneydoğu'daki kadınların çoğu Türkçe bilmiyor. Dolayısıyla çocukları okul çağına kadar Türkçe'yi öğrenemiyorlar. Bu yüzden de ilk yıllarda okulda büyük sıkıntı çekiyorlar. Bu da fırsat eşitsizliği yaratıyor.
Geçici de olsa Güneydoğu'da ilk 3 yıl Türkçe öğretilirken dersler Kürtçe eğitimle verilebilir ve 3. yıldan sonra tamamen Türkçe'ye geçilebilir. Ya da benzeri bir formül. Bunun yanında Üniversitede bir Kürdoloji Enstitüsünün kurulması gereklidir. Bunun üzerindeki talepler kesinlikle iyiniyetli olamaz.
şuraya bakın ya;
lakap ve unvanların kaldırılması ,soyadı kanunu hepsi birer devrim.
oha diyorum.bunlara özal şürekası icraat diyordu.siz onları da aştınız.size göre bütün icraatlarınız devrim.çünküü siz devrimcisiniz ya.
ha birde toprak reformu var.ne zaman nasıl nerde kimse bilmiyor ama,
listeyi şişirebilmek için sallamak lazımdı.akıllarına o da gelmiş.
bu kutsal sözlük ulu wikipedia'nın listesi... ok sana biraz abartılmış gelebilir ancak bazı ufak adımları atmak gerçekten zordur. hele kökleşmiş köhne bir düzen varsa.. lakap ve unvan kaldırılması altında büyük bir anlayış ve düzen değişimi yatıyor. soyadı anlayışı tamamen yeni bir olay değil mi Osmanlı tebaası için.. anarşist bu kadar acımasız olma yaw...
hepsini bir kalemde geçesek bile...600 küsur yıllık bir Saltanatın kaldırılması ve hatta 1000 küsur yıllık koskoca hilafet ve halifeliğin kaldırılması bile başlı başına bir devrimdir. Her zaman İktidarı kontrol etmiş şeriat sisteminin ortadan kaldırılıp laik düzene geçilmesi devrim değilde nedir....
en iyisi bir delinin attığı taşı çıkarma çabasına girmemektir.
ey ahali
verilen şu listeye sakince bir bakın.
baştan sona tane tane bir okuyun.
eğer devrim nedir bilenleriniz daha en baştan kahkahayla gülmezse bende bişey bilmiyorum.
mesela ekonomi alanında yapılan devrimler alt başlığı altındaki 3.devrim bende cem yılmaz etkisi yaptı.
"çiftçinin özendirilmesi."
yav var mı böle bi devrim ya.
dumur ötesi oldum artık.
siz bu kadar basit lafazanlıkları anarşist yer diye zannediyorsanız harbiden safsınız.
pante nin yazısı her zamanki gibi son noktayı koymuş ama bir iki şey de ben söylemek istiyorum.
ben sizin gibi insanların bu bakış açsını bir türlü anlayamıyorum.nasıl yanİ?senin istediğin şekilde devrim yapılmayınca o devrim değil mi?bu nasıl bi kıtlık??illa devrim komünist-sosyalist tarzda mı olmak zorunda!devrim adı üstünde devirmek bir şeyi yıkıp yeniisini getirmek.humeyni nin yaptığı da devrimdi.bu gün biri glip tc de bi günde şeriatı getirse yine devrim.
ayrıca snn söylediğin ıslahatların devamı lafıda tam bi cahillik.yahu tc osmanlıya karşı kurulmuş bir devlet aslen ne devamı?türklerde örneğin bulgarlar gibi osmanlının boyundurluğu altında bi milletti.