PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Seriatla yonetilen ulkelerde Ateizm-Anti-Teizm


Halit ŞENER
08-09-2009, 02:25
ŞERİAT DEVLETLERİ ve Türk Şeriatçıları çok büyük para ve mali kaynaklarını medyalara yatırıyorlar,siyasete ve derneklere kanalize ediyorlar.Amaç insan mutluluğunu yaratmak değil,İslam diye bir dinin dünya hakimiyetini gerçekleştirmektir.Ve maalesef başarıyorlarda.Almanya'da minareli camiiler yapılmaya,Arapça ezanlar okunmaya başladı.Küçük Avrupa ülkelerinde müslüman nufus hızla artıyor,bebek adlarına bakıldığında "Muhammed"adı dikkat çekiyor.Türkiye ve dünya nereye götürülüyor?Bir şeriat uçurumuna doğru mu götürülüyor?Evet maalesef Dünya ve Türkiye acımasız ve gasbedici,empozeci,mutlak doğrucu,terörist bir dinin karanlığına doğru hızla götürülüyor!...İslam Tarihini bilenler İslamın ne denli insanlıkdışı,acımasız,hunhar ve katliamcı bir din olduğunu bilirler,ancak İslamı bilmeyen ama İslamı inanç ve düşünce özgürlüğü kapsamına alarak yaşatanlar kapitalist batılı budala yöneticilerdir,ve Hristiyan Kilisesinin ahmak papazlarıdırlar!Dünyevi ve dinsel çıkarları uğruna İslami misyonerlere destek verenler en az bu yeşil ahtapotlar kadar yobaz,gerici ve insanlık düşmanlarıdır...

ABD Başkanı Baracht Obama,Amerika İslam Misyonerlerine Beyaz Saray'da bir iftar yemeği verdi geçenlerde.Obama bile müslümanların psikolojik etki alanına sokulmuş görülüyor.Bu din doğuşundan itibaren sinsi,kurnaz ve fetihçidir.Maalesef bu şark kurnazlığı bütün zehrini medyalar aracılığıyla bütün dünyaya yayıyorlarken demokrasiyi ve özgürlükleri yaşattıklarını zannedenler fena halde yanılıyorlar.Demokratik ve laik özgürlüklerden nemalanan ama hedefine vardığı anda demokrasiyi de özgürlükleride yok edecek bir dinin her alanda güçlenmesine yardım edenlerle de en az şeriatçılarla mücadele ediliyor gibi mücadele edilmesi zorunludur.

İşte Büyük Atatürk Türkiye'si bu bakımdan önce kendi evinin içini ve bahçesini süpürmek zorundadır.Aydın Doğan medyalarının Şeriat kusan medyalardan hiç bir farkı olmadığını görmek ve gerçeğe uyanmak zorundayız.Bu bakımdan Türkiyede yayın yapan bütün televizyon ve gazetelerle mücadele yapılması mecburiyettir.Şeriata şeriatçı olmadığı halde yardım eden,yaltaklanan,kapılarını açanlarda şeriatçıdır ve şeriatçıyla nasıl mücadele edilecekse bu alçak şeriat ve Arap aşıklarıyla da büyük bir mücadele verilmesi mecburidir.Hainle haine yardım eden arasında fark olamaz.Hainle de haine yardım eden alçaklarla da mücadele edeceğiz.Eğer yenilirsek Bütün dünya insanlığı pis bir din düzeninin alçak zalimliğine uğrayacaktır.İşte yenilme lüksüne b.u nedenle sahip değiliz...Büyük Türk Devrimcisi Ateist Mustafa Kemal bizlerledir.Bilim yoluyla karanlıkları aydınlatacağız.İnsanlığın var oluşu veya yokoluşu bu mücadelenin başarılı veya başarısız oluşuna bağlıdır.Bu mücadelede kaybetme,geri çekilme,vazgeçme lüksümüz yoktur.Çünkü bizler yenilmek için değil,yenilmez olmak için bu dikenli ve engebeli yollara çıktık.Kutlu olsun...

ulpian
08-09-2009, 04:02
Sayın Halit ŞENER,

yazdıklarınızı üslup olarak haddinden fazla slogan-vari bulduğumu söylememe izin veriniz. İçerik olarak da büyük oranına şahsen katılmamaktayım bir dinsiz olarak.

Aydınlanma hareketleri, inananları ötekileştirerek, düşmanlaştırarak, adeta şeytanlaştırarak başarıya ulaşamaz. Elbette ki, her türlü dini baskıya karşı çıkmalıyız. Fakat topyekun bütün dindarları böylesi ağır ithamlarla suçlamak ve adeta bir sıcak savaş çağrısında bulunmak hiç de ''aydın'' bir tutum değil.

İlk olarak gözden kaçırdığınız nokta: Sadece İslam değil, Yahudilik ve Hıristiyanlık da özleri, asılları itibariyle savaşçı, ayırımcı, özgürlük düşmanı dinlerdir. Fakat yüzyıllar içerisinde ve özellikle aydınlanma hareketlerinin etkileriyle, inanılmaz bir evrimden (ve aslında deformasyondan) geçmiş ve (en azından Batı'daki çoğunluk itibariyle) günümüzdeki evrensel insan hakları zeminine çekilebilmiştir.

Aynı evrimi epey bir arkadan gelerek de olsa, müslümanlar da geçirmektedir. Özellikle Türkiye'de ve Batı ülkelerinde yaşayan müslümanların çoğunluğu (kendileri bunu kabul etmeseler de İslam'ın özünden kopmuş olarak) demokratik, laik bir siyasi düzeni ve hatta yaşam tarzını benimsemeye başlamışlardır. Bu elbette yeterli değildir! Türkiye'de de her ateistin düşüncelerini hiçbir endişe duymasına gerek kalmadan her alanda savunabileceği ortamı oluşturmak için el birliğiyle gayret göstermeliyiz. Ve elbette ki, bu mücadelemizde kesinlikle fikirsel tavizler vermemeli, İslam'ın ve bütün dinlerin ne denli saçma, mantıksız, çağdışı olduğunu bütün açıklığıyla dile getirmeliyiz. Fakat sizin işaret ettiğiniz ''yol'' ne bizleri bu hedefe götürmeye en ufacık bir katkı sağlar, ne de toplumun aydınlanmasına bir katkısı olur.

saygılarımla

vartor
08-09-2009, 16:23
Baski ve tehditlerle hicbirsey kazanilamaz; yer altina itilir, ilk firsatta tekrar hortlar gecmiste oldugu gibi. Rusya bile yok edemedi din tacirlerini, 75 yil sonra, aniden oraya dokuldu tum inanclilar.Verebilecegimiz tek savas egitim yoluyla olabilir. Onu da buradan yapmaga calisiyoruz zaten. Sevgiler....

cigi
08-09-2009, 18:02
Özellikle Türkiye'de ve Batı ülkelerinde yaşayan müslümanların çoğunluğu (kendileri bunu kabul etmeseler de İslam'ın özünden kopmuş olarak) demokratik, laik bir siyasi düzeni ve hatta yaşam tarzını benimsemeye başlamışlardır. Bu elbette yeterli değildir! Türkiye'de de her ateistin düşüncelerini hiçbir endişe duymasına gerek kalmadan her alanda savunabileceği ortamı oluşturmak için el birliğiyle gayret göstermeliyiz.

Ve elbette ki, bu mücadelemizde kesinlikle fikirsel tavizler vermemeli, İslam'ın ve bütün dinlerin ne denli saçma, mantıksız, çağdışı olduğunu bütün açıklığıyla dile getirmeliyiz. Fakat sizin işaret ettiğiniz ''yol'' ne bizleri bu hedefe götürmeye en ufacık bir katkı sağlar, ne de toplumun aydınlanmasına bir katkısı olur.


Sevgili ulpian;

Ben de sizin bu görüsünüze katilmiyorum.

Türkiye'de sadece para ile ilgilenen bir medya ve halkin gözlerinin iclerine baka, baka yalan söyleyen bu medyanin calisanlari var! Bir cok aydin ve gercekte dinlerden özgür olan medya mensuplari, para ugruna insanlarimizi kandirmaktadirlar.

Avrupa'ya gelince gectigimiz son 10 - 15 sene zamandir hemen, hemen ayni durum söz konusudur.
Paranin kaynagi, insanlarin dini inancli olmalarinda yatmaktadir. Özellikle islami kesimi, yani müslümanlari sömürmek icin bubi tuzaklari hazirlanmistir. Bu sömürü sadece para ile kalmayip, gizlice insanlarin geleceklerine ambargolar konulmaktadir.

Bundan 30 - 40 sene önce Avrupa ülkelerinin yönetimlerinin islam ve müslümanlar icin olan söylemlerini ve yaptirimlarini unutmayalim lütfen!

Avrupa ülkelerinin yönetimlerinin tarikatlara, cemaatlere kucak acmalarinin ve insanlarin inancli kalmalarini istemelerinin ardinda bir sürü kirli oyunlar vardir. Ne oldu, ne degisti de Avrupa ülkelerinin sehirlerinde camiler mantar gibi cogalmaya basladilar?

Hristiyan ve atesit halkindan topladigi vergiler ile yönetimlerin, tarikatlara ve cemaatlere, bunlarin yan kuruluslarina; devlet, belediye tarafindan hibe yardimi yapmaya hakki yoktur ve bu durumun farkinda olan insanlarin hepsi bu duruma siddetle karsidir.

Islamin yayilmasi ve müslümanlarin cogalmasi ile hayatin tadi kacmaktadir. üstelik müslümanlarin hepsi takiye yapmaktadirlar ve kuranda yazilanlara uymamaktalar fakat siddetli bir kuran, muhammed, allah savunuculugu yapmaktadirlar.

Avrupa'nin bazi ülkelerinde ki hristiyan parti temsilcileri kuranda yazilanlari, kontra olarak kendi inanclilarina karsi kullanmaya baslamislar ve oylarini gittikce cogaltmaktadirlar.

Bu cemaatlerin ve tarikatlarin temizlenmeleri icin bunlara karsi sivil toplum derneklerinin kurulmasi gerekmekte ve bu adimlar yavas, yavas atilmaktadir.

Fetosun naylon okulundan mezun olan birisinin, elini kolunu sallayarak Avrupa ülkelerinden her hangi birisine cöreklenip bizlerin verdigi vergiler ile salt toplantilarda islam adina konusup para kazanarak lüks bir hayat sürmeye hakki yoktur.

Bunlar ile karsilastigim her yerde, her firsatta yalanciliklarini ve takiye yaptiklarini, hepsinin birer emperyalist usagi olduklarini suratlarina karsi söylemekten asla cekinmem! Simdiye kadar bir tanesi olsun,ne kurani, ne baslarini, ne de bulunduklari pozisyonunu savunacak kadar yürekli olamamistir.

Bu insanlar Türkiye'nin laik ve demokratik bir cumhuriyet olmasindan olan rahatsizliklarini da her toplantida dillerinden düsürmemektedirler.

Dinlerden özgür olan bir insan bunlarin karsisina dikilerek mücadele verir! Yoksa sizin acikladiginiz gibi yok cok iyi insanlar, degisik müslümanlar gibi sirtlari tapislanmaz!

Ükemde dinlerden özgür insanlara hic bir hak, hatta ifade özgürlügü dahi tanimayan bu kafalara karsi insancil olmak; saftiriklikten baska bir sey degildir.

ulpian
08-09-2009, 18:48
sevgili cigi,

somut tespitlerinize katılmakla birlikte bunlardan hareketle yaptığınız genellemeleri doğru bulmuyorum.

İslam dünyası içerisindeki farklılıkları, zıtlıkları, fikirsel iç mücadeleleri görmezden gelmektesiniz.

Ben de bir non-teist olarak hem felsefi hem siyasi açıdan islam-içi bu farklı akımların istisnasız tümüne karşıyım. Ve ''din eleştirisi'' yaparken en radikalinden en ılımlısına hepsinin en ağır ve tavizsiz şekilde eleştirilmesi gerektiğini savunuyorum.

Fakat siyasi kategorize eyleminde bulunurken, islam-içi farklılıkları, zıt akımları görmezden gelerek, hepsini aynı kefede değerlendirmenin yanlış olduğunu söylüyorum.


Batı'da minareli camiilerin çoğalması örneğini birçok açıdan sizden çok farklı değerlendiriyorum. Öncelikle Avrupa'da artan camii-cemaat sayısı değil, ''cami görünümlü'' (minareli) yapıların sayısıdır. Bu yapılar olmadan önce de, ''camii'' işlevi gören genelde eski fabrika binaları ve benzerleri vardı. Çoğu resmi olarak herhangi biryere kayıtlı değildi, toplumun gözünden uzak muhitlerde konumlanmışlardı.

Avrupa ülkeleri cemaatlere ''cami'' izni vererek, onların hukuki dernek olarak yapılanmalarını destekleyerek, toplumun gözü önüne çekerek çok büyük bir akıllılık yapmaktalar aslında. Böylece cemaatlerin ''yer altından'' çıkmasını sağlıyor ve namaza giden gençlerin ''mücahit avcılarının'' avına düşmesini engelliyorlar. Dernek statüsü sayesinde derneğin tüzüğünü, işleyişini, gelir-gider durumunu, üye sayısını vs. denetleyebiliyorlar. Cuma hutbelerinde, akşam sohbetlerinde hangi imamların anayasaya uygun konuştuklarını, hangilerinin cihat çığırtkanlığı yaptıklarını daha iyi saptayabiliyorlar.

Bütün bunları görmemezlikten gelemezsiniz.


Fakat bunun da ötesinde ''camii yapılarına'' karşı çıkmak zaten A.B.'de geçerli olan insan haklarına da aykırıdır. Avrupa'da (minareli) camiilere karşı çıkanlar genelde hıristiyan partiler, sağ, milliyetçi veya ırkçı partilerdir. Bu hakkı savunanlar da genelde dinlerden (daha) özgür olan, sol, sosyalist partiler, liberaller veya yeşillerdir.


Hepsinden de önemlisi, ''nefret''le, savaş çığırtkanlığı ile, ötekileştirme, düşmanlaştırma eğilimleri ile kesinlikle kavuşmak istediğimiz dinlerden özgür ortama giden sürece herhangi bir katkı sağlayamazsınız.


saygılarımla

cigi
08-09-2009, 20:56
Sevgili ulpian;

Avrupa ülkelerinde yer altinda olan cemaat veya tarikat varmiydi?
Ne zaman yer altindan, yer yüzüne ciktilar?:)

Anladigim kadari ile siz, bunlarin neler cevirdiklerinden habersiz olarak, humanist duygular ile olaya bakiyorsunuz ve sizin bu olusumlarin faaliyetlerinden ve ülke yönetimlerinin gercek amaclarindan haberiniz yok.

Böylece cemaatlerin ''yer altından'' çıkmasını sağlıyor ve namaza giden gençlerin ''mücahit avcılarının'' avına düşmesini engelliyorlar.

Aksine devletler bu cemaatleri el altindan destekliyor ve genc beyinlerin örümcek agina düsmesini istiyor.

Dernek statüsü sayesinde derneğin tüzüğünü, işleyişini, gelir-gider durumunu, üye sayısını vs. denetleyebiliyorlar. Cuma hutbelerinde, akşam sohbetlerinde hangi imamların anayasaya uygun konuştuklarını, hangilerinin cihat çığırtkanlığı yaptıklarını daha iyi saptayabiliyorlar.


Bunlarin iclerine girerek sohbetlerinde bulundunuz mu? Hic Cuma hutbesi dinlediniz mi?:)

Bunlarin dizginleri, AB ülkelerinin yönetimlerinin ellerinde! Istedikleri an, istedikleri yöne dogru cekistirirler, istedikleri anda oksarlar, doyururlar, ya da kamcilarlar.

Fakat bunun da ötesinde ''camii yapılarına'' karşı çıkmak zaten A.B.'de geçerli olan insan haklarına da aykırıdır. Avrupa'da (minareli) camiilere karşı çıkanlar genelde hıristiyan partiler, sağ, milliyetçi veya ırkçı partilerdir.


Sanirim bu konuda, yani dini inanclarin yerine getirilmesi icin ibadet yapilarinin yapilmasini insan haklari ve yanlis olarak algilamaktasiniz.

Sevgili ulpian;

Bulundugumuz cevrede yeni bir ibadet yerinin insaati icin, o cevrede yasayan insanlarin onay vermesi gerekir.Kimse caninin istedigi bir yere camiyi veya kiliseyi, gecekondu usulü dikemez ve buna kimsenin yasal olarak hakki yoktur.

Ayrica kurani okuyan ve bilen insanlar bunlara siddetle karsi cikarak akabinde su soruyu sormaktadirlar: Neden Türkiye veya baska bir islam ülkesinde ayni sekilde diger inanclilara bu kolayliklar saglanmadigi halde, kitaplarinda bizleri öldürmeleri yazan insanlarin inanclarina, bizler saygi duymak zorunda birakiliyoruz.!

Iste tam bu anlayista benim savunmakta oldugum noktadir. Eger siz kendi ülkenizde, diger inanclilara ve dinlerden özgür insanlara haklar vermiyorsaniz, onlari baski altinda tutmaya calisarak sindiriyorsaniz; siz de müslüman inanclilar olarak hic bir hakka sahip olamazsiniz.

Fakat AB ülkelerinin yönetimleri insan haklari kisvesi altinda, bunlari yaparak, hem sözde laik Türkiye Cumhuriyetinin altini oymakta hem de muazzam bir para kaynagini kullanmaktadirlar.

Almanya'da Kaplan cemaatinin yapilanmasini, gelismesini ve neler yaptiklarini sanirim biliyorsunuzdur.:)

Ayrica size su baslikta ki yazilari okumanizi öneririm. Sonlara dogru bazi nedenlerden dolayi bu basliga olan katkimi kesmistim fakat sanirim bu konuda cok güzel yazilar ve belgeler bulacaksiniz.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9033&highlight=G%FClen+cemaati

Bu hakkı savunanlar da genelde dinlerden (daha) özgür olan, sol, sosyalist partiler, liberaller veya yeşillerdir.


Böyle bir durumda söz konusu degildir. Bu partilerin yönetimleri hala kiliseden kopamamislardir ve su anda islami yönlediren kilisedir. Hele liberallerin Dünya umurlarinda degildir. Para ve refah yasam sekli onlarin taptiklari Tanrilaridir. Diger konular onlar icin pek bir önem teskil etmez.

Isvec'in bayan bakan sosyal demokrat sn. Anna Lindh'in neden ve kimler tarafindan öldürüldügünü arastirmanizi öneririm. Bu baglamda size Hollanda'da islenmis politik cinayetleri de aciklayabilirim.

ulpian
08-09-2009, 21:18
Sevgili ulpian;

Avrupa ülkelerinde yer altinda olan cemaat veya tarikat varmiydi?
Ne zaman yer altindan, yer yüzüne ciktilar?:)

Anladigim kadari ile siz, bunlarin neler cevirdiklerinden habersiz olarak, humanist duygular ile olaya bakiyorsunuz ve sizin bu olusumlarin faaliyetlerinden ve ülke yönetimlerinin gercek amaclarindan haberiniz yok.


Hem yıllarca bizzat birçok cemaatin içinde bulunmuş, hem halen ailesinden ve akrabalarından birçok kişinin (Avrupa'da) farklı cemaatlerde aktif olduğu, hem de bu cemaatler hakkındaki Avrupa ülkelerinin resmi tutanaklarını ilgiyle takip eden birisi olarak, söz konusu oluşumların faaliyetleri hakkında yeterli bilgi sahibi olduğumu iddia edebileceğimi sanıyorum, sevgili cigi. :)





Bunlarin iclerine girerek sohbetlerinde bulundunuz mu? Hic Cuma hutbesi dinlediniz mi?:)


sevgili cigi,

d.i.t.i.b., milli görüş, süleymancılar, ışıkçılar (ihlas holding), fethullah gülen cemaati, diğer nurcu gruplar, ismail ağa (mahmud efendi) tarikatı, menzil tarikatı, ismail çetin tarikatı... çok küçük yaşlarımdan itibaren bunların hepsinin içlerinde, sohbetlerinde bulundum, ders aldım, arkalarında namaz kıldım, müezzinlik yaptım, kimilerinin gençlik kollarında aktif rol aldım. Halen de bütün bu cemaatlerden günlük görüştüğüm insanlar mevcut hayatımda.

Almanya Anayasa Koruma Kurumunun (Verfassungsschutz) bu cemaatler hakkındaki gözlem ve raporlarını da takip ediyorum.





Bunlarin dizginleri, AB ülkelerinin yönetimlerinin ellerinde! Istedikleri an, istedikleri yöne dogru cekistirirler, istedikleri anda oksarlar, doyururlar, ya da kamcilarlar.

Tamamen komplo teorilerinden beslenen, hem islami cemaatleri, hem de Avrupa ülkelerini tek bir noktaya indirgeyen, farklı, zıt, rekabet içerisindeki fikir, güç ve akımları görmezden gelen bir yaklaşım.





Bulundugumuz cevrede yeni bir ibadet yerinin insaati icin, o cevrede yasayan insanlarin onay vermesi gerekir.Kimse caninin istedigi bir yere camiyi veya kiliseyi, gecekondu usulü dikemez ve buna kimsenin yasal olarak hakki yoktur.



Zaten bunun aksini iddia eden de olmadı. Camii veya diğer yapıların inşaası için, hangi şartların gerektiği, nelere dikkat edilmesi lazım geldiğini içeren mevzuat hakkında (en azından Almanya için) mesleğim gereği yeterince bilgi sahibi olduğuma inanıyorum.





Böyle bir durumda söz konusu degildir. Bu partilerin yönetimleri hala kiliseden kopamamislardir ve su anda islami yönlediren kilisedir. Hele liberallerin Dünya umurlarinda degildir. Para ve refah yasam sekli onlarin taptiklari Tanrilaridir. Diger konular onlar icin pek bir önem teskil etmez.

Çok katmanlı, çetrefil, girift süreçleri, paramtreleri, dengeleri olan siyaset olgusunu haddinden fazla basite indirgeyerek okumaktasınız.

Fakat burada karşı çıktığınız iddiam aslında o denli de zor bir konu değil.
=> Avrupa'da minareli camiilere karşı çıkan partiler genelde, Hıristiyan demokratlar, sağcı, milliyetçi partilerdir.
Bu hakkı savunan partiler de genelde sosyal-demokrat, sosyalist veya liberal partiler ya da yeşillerdir.
10 dakikalık bir google araştırmasıyla (aksi örneklerini de bulmakla birlikte) bunun ekseriyetle böyle olduğunu herkes görebilir.

saygılarımla

cigi
08-09-2009, 22:25
Sevgili ulpian;

Bu cemaatleri yakindan takip eden birisi oldugunuza cok sevindim. Ileride bu konuda bazi paylasimlarimiz olabilir ve size Almanya'da ki konumlari hakkinda daha detayli bazi bilgileri sorabilirim.

Sizin de bu cemaatlerin iclerinde olanlari birebir yasamaniz ve olanlari görmeniz ise bizleri daha dogru bilgilere ulastiracagi icin de memnun oldum.

Ben bu konuda kesinlikle komplo teorisi üretmiyorum. Birbirimizi daha yeni yeni tanimaya basladigimiz icin bu kaniya varmis olabilirsiniz fakat kulaktan duyma ve internet sayfalarinda olan dogruluklari kanitlanmamis bilgiler ile tartismayi pek sevmem.

Ben sizin konusunu ettiginiz yer altinda olan islami olusumlari sormustum, soruma yanit alamadim.:)

Cemaleetin Kaplan'a ve olusumuna Almanya'nin kucak acmasini ve onu besleyip semirmesini, insan haklari olarak mi nitelendiriyorsunuz? Yapmayin lütfen! Bu cemaatin toplantilarinda sergiledikleri gösterileri izlemediniz mi?

Insan haklari kurallarini öne sürüp savunarak bu cemaatlere kucak aciyorsun da, bu cemaatler haykira haykira seriat ve diger insanlar icin ölüm danslari yapiyor; onlara ses cikartmiyarak bir de istenilen ülkeye geri vermemek icin ayak diretiyorsun ve besleyip semirmeye calisiyorsun!

Bu mudur insan haklari? Baskalarinin yasamlarina kisitlamalar getirmek, onlari öldürmek icin ugras verenlere kucak acarak onlari beslemek midir, insan haklari?

Gözlerimizin önlerinde olan olaylar ve birebir sahit olduklarim benim icin ölcüdür. Siyasetcilerin allayip, pullayarak satmaya calistiklari yalanlar beni zerre kadar ilgilendirmez.

Ben sözlerimin ve iddamin arkasinda duruyorum. Sagci ve dinci partiler müslümanlari, kendilerinin oy potansiyellerini arttirmak icin kullanmaktadirlar fakat yesiller, sosyal demokratlar icinde ilk önce düsündükleri kendi ülkelerinin gelecegidir. Müslümanin ibadet etmesi ve camiler acmasi degildir. Dolayisi ile onlarda ayni sekilde fakat degisik yöntemler ile bunu kullanirlar.

Hollanda'da kazanilmis haklarin kayiplari en cok yesillerin ve sosyal demokrat isci partisinin koalisyonlari zamaninda olmustur. Su anda da ayni durum söz konusudur ve tam bir komedi sergilenmektedir. Hristiyan demokratlar ile sosyal demokrat isci partisi koalisyonu yönetimin basindadir.

Liberaller konusunda da basite indirgememekteyim. Liberal partinin yönetimini ve bu insanlarin anlayislarini da tecrübe etmek olanagim olmustur. Size bu konuda da Isvec'te yasanmis bir olayi arastirmanizi önermistim.

Kafir ülkelerinde yasayan müslüman insanlarin, inandiklari kurana göre hic bir haklari yoktur sevgili ulpian. Dolayisi ile eger bunlara bazi haklar taniniyorsa arkasinda bir cok nedenleri vardir.

Benim bir dostum müslüman olabilir fakat ne onun bana muhammedi, allahi anlatmasi, dayatmasi, ne de benim onun inaci ile alay, hakaret etmem olmaz.

Bakin ne kadar basit ve esit bir yasanti!
Bunu kabul etmeyenlere daha nasil bir saygi göstermemi bekliyebilirsiniz?

ulpian
08-09-2009, 22:39
Sevgili cigi,


Ben sizin konusunu ettiginiz yer altinda olan islami olusumlari sormustum, soruma yanit alamadim.:)


sorunuzu retorik olarak almıştım. Bakın ''yer altı'' kelimesi, hem de tırnak içinde şu bağlamda geçiyor yukardaki mesajımda:
Avrupa ülkeleri cemaatlere ''cami'' izni vererek, onların hukuki dernek olarak yapılanmalarını destekleyerek, toplumun gözü önüne çekerek çok büyük bir akıllılık yapmaktalar aslında. Böylece cemaatlerin ''yer altından'' çıkmasını sağlıyor ve namaza giden gençlerin ''mücahit avcılarının'' avına düşmesini engelliyorlar. Dernek statüsü sayesinde derneğin tüzüğünü, işleyişini, gelir-gider durumunu, üye sayısını vs. denetleyebiliyorlar. Cuma hutbelerinde, akşam sohbetlerinde hangi imamların anayasaya uygun konuştuklarını, hangilerinin cihat çığırtkanlığı yaptıklarını daha iyi saptayabiliyorlar.

Yani kastedilen, camii görünümünde değil de, herhangi bir binada, genelde toplumun/şehrin gözünden uzak muhitlerde oluşan yapılanmaların, hem dış görünüm hem de tüzel kişilik itibariyle camii olarak yapılanmaları onların daha iyi denetlenmelerini sağlar.

Ama bu arada tam manasıyla ''yer altında'' olan islami oluşumlar da elbette ki var. Terörist eylemleri düzenleyen gençlerin birçoğunun buluşma yerlerinin bir takım özel daireler olduğu bilinmekte.




Cemaleetin Kaplan'a ve olusumuna Almanya'nin kucak acmasini ve onu besleyip semirmesini, insan haklari olarak mi nitelendiriyorsunuz? Yapmayin lütfen! Bu cemaatin toplantilarinda sergiledikleri gösterileri izlemediniz mi?

sevgili cigi,

Cemalettin Kaplan oluşumunun Almanya'da yasaklanması ve elebaşlarının cezalandırılması kesinlikle doğru ve çok geç kalınmış bir müdahale idi. Bunu az çok hukuk devleti ilkesine saygısı olan herkes bu şekilde düşünür. Zaten örgütün yasaklanmasına en liberal, en kırmızı veya en yeşil siyasetçilerden bile hiç bir eleştiri gelmemiştir.

Ben size terörist örgütlere hoş görü gösterelim, demokratik düzeni yıkmak için mücadele edenlere kucak açalım demiyorum ki!

Sadece sizin bütün müslümanları bu şekilde değerlendirmenizin kesinlikle yanlış olduğunu söylüyorum. Ve bu itirazımın benim hümanist duygularımla da bir ilgisi yok. Bütün müslümanları bu kategoride ele almak, objektif olarak yanlış.



saygılarımla

cigi
09-09-2009, 10:28
Ben size terörist örgütlere hoş görü gösterelim, demokratik düzeni yıkmak için mücadele edenlere kucak açalım demiyorum ki!

Sadece sizin bütün müslümanları bu şekilde değerlendirmenizin kesinlikle yanlış olduğunu söylüyorum. Ve bu itirazımın benim hümanist duygularımla da bir ilgisi yok. Bütün müslümanları bu kategoride ele almak, objektif olarak yanlış.


Sevgili ulpian;

Simdiye kadar benim size sordugum sorularin bir coguna yanit vermediniz.
Size okumanizi önerdigim bir baslik icin de link vermistim.

Avrupa ülkelerinde diyanetin yapilanmasi ve teskilatlarini güclendirmesi de bu cemaatler ile ayni durumdadir. Hatta diyanet devlet tarafindan, kremali olarak desteklenmektedir.

Isterseniz diyanetin Avrupa ülkelerinde ki kokusmus teskilatlanmalarini ve islami nasil kullandiklarini da yazabilirim. Sanirim sizin kasteddiginiz insanlar diyanetin camilerine gidip gelenler ve oradan beslenen müslümanlar.:)

Biraz deginelim!

Avrupa'nin bir ülkesinde camiye yardim icin hayali metrekare toprak satisi oldugunu hic duydunuz mu?
Bu paralarin caminin yönetim kurulu tarafindan sögüslendigini?
Yönetim kuruluna gelebilmek icin secimlerde patirdili kütürdülü kavgalarin oldugunu?
Eski yönetimin yeni secilmis yönetimin yerine darbe ile tekrar geldigini?

Caminin icinde plastik torbalarin iclerine toplanan ve hangi ellerin ne kadar parayi avucladigini?
Toplanan paralarin miktarlarinin ve nerelere harcandiginin asla bilinmedigini?
Caminin altinda bilardo masasi, cay ocagi, kahve, döner ekmek ve kermes salonlari oldugunu?
Bunlarin yetmedigini ve Türkiye'den oldukca dolgun maaslar ve torpiller ile gelen imamlarin, caminin bir bölümüne imam lojmani yapilmasi icin isteklerinin oldugunu?
Bu görevlilerin, görev süreleri boyunca ekmek elden su gölden hesabi, bes kurus dahi para harcamiyacak sekilde, agizlarinin iclerine bakan müslümanlarin sirtlarindan gecindiklerini?
Cami yönetimlerinin, bütün israrlara ve isteklere ragmen banka kanali ve üye aidat usülü para yardimina sicak bakmadiklarini?

Sevgili ulpian, ben bu konuyu acilimlarini yaparak oldukca cogaltirim ve hepsini kanitlarim. Kanitlayamiyacagim bir seyide asla yazmam.

Benim icin diyanet veya baska bir cemaat ile iliskisi olan, onlardan beslenen bir müslümanin hic farki yoktur. Cünkü cemaatler ve diyanet el altindan birbirleri ile paslasmaktadirlar.

Bakin ben de diyorum ki:

Benim bir dostum müslüman olabilir fakat ne onun bana muhammedi, allahi anlatmasi, dayatmasi, ne de benim onun inaci ile alay, hakaret etmem olmaz.

Bakin ne kadar basit ve esit bir yasanti!
Bunu kabul etmeyenlere daha nasil bir saygi göstermemi bekliyebilirsiniz?

Bu cümleyi dolayisi ile hayata bakis acisini anlamak cok mu zor?
Siz hangi müslümanlardan bahsediyorsunuz, ben de bunu anlayabilmis degilim.
Bu sizin müslümanlariniz en azindan diyanetin camilerine gitmiyorlar mi?:)

ulpian
09-09-2009, 10:46
Sevgili cigi,

Sevgili ulpian;

Simdiye kadar benim size sordugum sorularin bir coguna yanit vermediniz.
Size okumanizi önerdigim bir baslik icin de link vermistim.

Somut olarak sorduğunuz ve cevap vermediğim bir soru göremiyorum. Varsa lütfen somut ve net olarak tekrarlayınız.

Önerdiğiniz linki forumda zaten daha önce de görmüştüm, siz linkledikten sonra da tekrar baktım. İçinde birçok doğru ve yanlış bilgi var. Benim söylediklerimin hangisini hangi argümanla çürütecek bir başlık olduğunu anlayamadım.




Sevgili ulpian, ben bu konuyu acilimlarini yaparak oldukca cogaltirim ve hepsini kanitlarim. Kanitlayamiyacagim bir seyide asla yazmam.


Avrupa'da yaşayan ve müslüman cemaatlerle az çok ilişkisi olan herkes, sizin bu vermiş olduğunuz örneğe benzer birçok örneği bizzat kendi şahitliğinden anlatabilir.

Ama bunun konumuzla ne ilgisi var?

Ben size her müslümanı terörist, demokrasi düşmanı vs. olarak görmenin yanlış olduğunu söylüyorum. Siz bana cemaatlerin yönetim kademelerindeki bozukluklardan, kokuşmuşluklardan bahsediyorsunuz.
Tamam da, konu o değil ki!

Avrupa'da Ditib'e bağlı bir büyük şehir camisine cuma namazında yaklaşık 300-600 kişi gitmekte. Bunların çoğu ne camiye üye, ne de yönetim kademelerinde olup bitenlerle ilgilenmekte. Ama hepsi müslüman. Bunların hepsini sorumlu mu tutacağız şimdi?





Bu cümleyi dolayisi ile hayata bakis acisini anlamak cok mu zor?
Siz hangi müslümanlardan bahsediyorsunuz, ben de bunu anlayabilmis degilim.
Bu sizin müslümanlariniz en azindan diyanetin camilerine gitmiyorlar mi?:)


Sevgili cigi,

herhangi bir camiye namaza gitmekle, o caminin yönetim kadrosunda ve perde arkasında olup bitenlerin mesuliyetini yüklenmek arasındaki farkı siz de görüyor olmalısınız.


Benim bahsettiğim müslümanlar hayal ürünü filan değiller. Hayatım boyunca çok fazla sayıda müslümanla tanıştım, demokrasiyi savunan, her türlü şiddet eğilimine sonuna kadar karşı olan, takiyeci değil, gerçekten samimi bir şekilde inanmayanlarla da arkadaşlık kuran. Bunların çoğu ile halen görüşmekteyim. Bu arada ben kendim de müslümanken böyleydim.


saygılarımla

esron
09-09-2009, 10:51
Halit Şener,

Ülkemiz için duyduğunuz endişe çoğumuzun endişesi ve sizi anlamamak mümkün değil...

Ancak, endişelenirken keskin sirke küpüne dönüşmekten kaçınmalıyız...

Din, dinci ve dindar kavramlarına dikkat etmeden kaleme almışsınız yazınızı ve bu yazı "Ateist Mustafa Kemal" tanımlamasından dolayı, en azından hem dindar hem Atatürkçü olan kesimi, isyan ettirecek ölçüde üzer... Ve o kesimin "ateistlere" bakış açısını olumsuzlaştırmaktan başka işe yaramaz...

Amaç bu mudur? Bu mu olmalıdır?

Olayları takip ederken, sapla samanı karıştırmak milletçe hastalığımız zaten, bari bu platformda sağ duyu olmalı...

Burada verilecek mücadele, bence, dini bireysel bir inanç sistemi olarak yaşamaktan çıkarıp, dincilik yapan insanlarla sınırlı kalmalı... Dayatma olmamalı... Halka mal olmuş Atatürk gibi şahsiyetler üzerinden kendimizi ifade etmekten kaçınmalıyız...

Yoksa, sorarım size, aynı yöntemi kullanan dincilerden ne farkı kalır dinlerden özgür insanların?

cigi
09-09-2009, 11:07
herhangi bir camiye namaza gitmekle, o caminin yönetim kadrosunda ve perde arkasında olup bitenlerin mesuliyetini yüklenmek arasındaki farkı siz de görüyor olmalısınız.


Benim bahsettiğim müslümanlar hayal ürünü filan değiller. Hayatım boyunca çok fazla sayıda müslümanla tanıştım, demokrasiyi savunan, her türlü şiddet eğilimine sonuna kadar karşı olan, takiyeci değil, gerçekten samimi bir şekilde inanmayanlarla da arkadaşlık kuran. Bunların çoğu ile halen görüşmekteyim. Bu arada ben kendim de müslümanken böyleydim.



Sevgili ulpian;

Elbette camilerin mesul kisileri ile camilere gelen müminler aralarinda cüzdan ve islama bakis acisindan farkliliklar vardir.
Bu camilere gidenler ne yapiyorlar, kimi dinliyorlar?

Yoksa sizin bu müslümanlariniz sadece cami ici anlik ve göstermelik müslümanlar midir?
Caminin disina cikinca müslümanlik bitiyor mu demek istiyorsunuz?

Kurana inanan ve hem demokrasiyi, esitligi, insan haklarini, hukuku, hem de kurani, muhammedi, allahi savunan müslüman mi olur?

Yok böyle bir sey!

Siz benim kafami iyice karistirmaya basladiniz.:)

ulpian
09-09-2009, 11:27
Kurana inanan ve hem demokrasiyi, esitligi, insan haklarini, hukuku, hem de kurani, muhammedi, allahi savunan müslüman mi olur?

Yok böyle bir sey!

Siz benim kafami iyice karistirmaya basladiniz.:)


Evet sevgili cigi,

işte bütün tartıştığımız meselenin tam da püf noktası burada.

Ve kesinlikle haklısınız: Kuran ve Sünnet'in doğru olduğuna inanıp da, demokrasiyi, eşitliği, insan haklarını savunmak aslında büyük bir çelişki.

Fakat hem Kuran ve Sünnet'e inanan, hem de (samimi olarak) demokrasiyi, eşitliği, insan haklarını savunan çok sayısa insan var (elbette takiyeciler de az değil, ama samimi olarak bunları savunan müslümanlar da var). Ben kendim yıllarca bu kategorideydim. Böyle müslümanlar bir şekilde, demokrasiye, insan haklarına aykırı gelen ayet ve hadisleri görmezden gelirler veya türlü zorlama tevil yollarıyla bunları farklı yorumlamaya ve kendilerini de bu zorlama yorumlara inandırmaya çalışırlar.

Her ne kadar aradaki çelişkinin aslında farkında olsalar da, gerçekten de hiç sandığınız kadar kolay değildir, çocukluğunuzdan beri inandığınız dinin topyekun yanlış, uydurma olduğunu kabullenmek. Düşünün ki, size birileri annenizin gerçekten de sizin anneniz olmadığını söylüyor, hatta bunu kanıtlıyor. Kanıtlara rağmen insanda aşırı derecede bir direnç oluşur bu gerçeği kabullenmemek için. Ne de olsa, gözünüzü dünyaya açtığınızdan beri, anne olarak bildiğiniz insandır söz konusu olan. Küçüklüğünüzden beri inandığınız dinin yanlış olduğunu kabullenmek bundan bile çok daha zordur.

Bu gibi hem İslam'dan vazgeçemeyen, hem de demokrasi ve insan haklarını savunan insanlara: ''Siz aslında çelişkilerin üstünü örtmektesiniz. Cesurca ve açıkyüreklilikle, konu üzerinde yeterince düşünseniz ve araştırsanız, İslamla insan haklarının uyuşmadığını kabul etmeniz gerekir.'' diyebiliriz, hatta her fırsatta demeliyiz. Fakat ''Siz takiyyecisiniz, yalancısınız. Aslında demokrasi ve insan haklarına karşısınız. Ama bunu gizliyorsunuz'' diyemeyiz (böyleleri de var, ama ben samimi olanlardan bahesediyorum). Çünkü bunlar gerçekten de kendilerini inandırmışlardır İslamla insan haklarının uyuştuğuna.

Ve bu insanlara nefretle, ötekileştirici ve düşmanlaştırıcı bir tavırla yaklaşmanın hiçbir faydası olmadığını düşünüyorum. Aksine böyle tavırlar bu insanların tam tersine belki tekrar radikalleşmesine yol açar.

Kendimden örnek vermek gerekirse:
Ben dinden çıktığım için hümanist olmadım. Zamanla hümanist bir çizgiye geldiğim için, dinden çıktım (fakat bu hiç de kolay olmadı ve yıllar sürdü).

saygılarımla

cigi
09-09-2009, 12:17
işte bütün tartıştığımız meselenin tam da püf noktası burada.

Ve kesinlikle haklısınız: Kuran ve Sünnet'in doğru olduğuna inanıp da, demokrasiyi, eşitliği, insan haklarını savunmak aslında büyük bir çelişki.



Sevgili ulpian;

Sizde bu konuda haklisiniz cünkü bende bu kategoride yetistirilmis fakat daha sonra annem tarafindan kandirilmis oldugumu anlayan birisiyim.

Faka su anda annemde kuranda yazilanlara inanmayan bir müslüman.:)

Iyide anne kurana inanmayan müslüman mi olur diye soruyorum; olsun ben bir yaratana inaniyorum diyor ve ikimizde kurani bilen kisiler olarak gülerek tartisiyoruz.

Annem aslinda deistlik ile pantesitligin arasinda gibi duruyor.

Sevgili ulpian;

Benim devamli savundugum bir konu vardir. Anadolu kültürü mozaiginin icinden cikan ozanlar ve alimler;
müslümanliga; insan sevgisi, kadin erkek esitligi, adalet, hos görü, dürüstlük, baskasinin hakkina tecavüz etmeme, basi darda olana yardim etme v.b. gibi kültürlerle dini harmanlayarak, farkliliklar getirmisler, yorumlamislar ve bu anlayisin Anadolu'da hakim olmasini basarmislardir.

Ben de aldigim terbiye ve egitim sayesinde müslümanligi böyle saniyordum fakat kafamda ki bitmek tükenmek bilmeyen sorular icin aradigim yanitlari bulmaya basladigim zaman,
müslümanligin gercekte böyle olmadigini anladim.:)

Anadolu'nun neresine giderseniz gidin ve hangi irktan olsun hic farketmez; siz onlara karsi sevgi ile yaklasirsaniz, sizin icin ne yapacaklarini sasirirlar. Kimi aleviyim, kimi safi, kimi, durzi, kimi hanefiyim, der fakat yasantilari, temiz yürekleri ile inandiklari dinleri asla birbiri ile bagdasmaz.

Hatta hristiyan inanclilarda aynidirlar.

Burada radikal islami inanclari olanlari ve gruplari ayirmakta fayda görüyorum.

Sorun; Anadolu kültürü ile yetisen insanlarin, bu kültürü müslümanlik ve bilmedikleri kuran ile karistirmaklarindan kaynaklanmaktadir.

Bunlari onlara anlatmak ve inandirmak cok zor oluyor. Okuma kültürü yok denecek kadar az seviyede ve kulaktan veya görsel olarak ögrendiklerine ragbet eden bir topluma bunlari anlatmanin, ögretmenin zorluklarini yasar iken diger tarafta ise insanlari kolay yönetebilmek icin gücünü kaybetmemek icin cirpinan partileri ve yöneticilerini görüyoruz.

Bunun icin ben, Türkiye'de dinlerden özgür sivil toplum örgütlerinin acilmasindan, cogalmasindan hatta bir parti kurulmasindan yana olan düsüncelerinin savunucusuyum ve gücümüm el verdigi kadar bireysel olarak mücadele etmeye calisiyorum.
Fakat bireysel yapilan mücadelelerin ne kadar ses getirecegini hepimiz biliyoruz. :)

Sevgiler.

ulpian
09-09-2009, 12:23
sevgili cigi,

açıkça görüldüğü gibi ikimiz de aslında genel olarak aynı gözlemleri yapmış, aynı tespitlerde bulunmuşuz, ve bu gözlem ve tespitlerden çıkarttığımız sonuçlar da aslında birbirinden hiç de o kadar farklı değil.

Bu son mesajınızın altına ben de imzamı koyarım. :)

saygılarımla

elturhani
09-09-2009, 12:38
Halit kardeş yazdığını hiç okudunmu merak ediyorum. Çok seviyesiz. Bak senle aynı dünya görüşünde olan Ulpian sana güzel bir cevap yazmış tebrik ederim. İçinizde çok seviyeli olanda var boş beleş olanda !Ben imansızın seviyeli olanını ve bana göre batılda olsa davasına sadık olanı önemserim. İslamın tarihini de bakın marksizmin ve diğer batıl ideolojilerin ve sapmış dinlerin tarihini de. Hangisinde kan gözyaşı keder var. Şu anda bile dünya çoğrafyasına bakın. Çeçenistan ile afganistanı kim işgal etti. Ordaki insanlara kim hayatı zindan etti ve bugun hala kim ediyor. Yazı çok uçuk kalmış. Hayatın ve tarihinin gerçekleri ile yakından uzaktan alakası yok. Ben bir müslümanım ve emperyalist değilim. Benim hayat tarzım yatmam kalkmam, yemek yemem, hayata bakış açım vs hepsi emperyalistlerinkinden farklıdır. Ya sen bir kendine bak bir emparyalistten ne farkın var.Slogan atmak dışında !!! Yaşam tarzı olarak bizden çok siz yakınsınız onlara !!! Diğer yazılanlara baktım. Fethullah Gülen'e feto deniyor. Çok ayıp adamı sevmeyebilirsin ama ismi feto değil Fethullah. Ayrıca siz bir mücadele içerisindesiniz. Maksadınız tüm dünyayı dinsiz imansız yapmak öyle olunca mutlu olacağınızı sanıyorsunuz. Size göre bu memlekette yaşayan kimseler yani 70 milyon insan dinlerden uzak sözde özgür olsa mutlu olacaksınız. Bakın öyle de olsa siz yine boş durmazsınız çünkü sizin sorununuz kalbi. Kalbiniz hasta ruhunuz aç. Yine kendinize bir düşman bulursunuz !!! Siz bir mücalede içerisindeyseniz sizin gibi olmayanlar uyusun mu ? Elbette uyumayacaklar. Hepiniz bir gün öleceksiniz ve yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. Çıkın evinizin damına bir bakın hareket halindeki canlıların hiç birisi tahminen 100 yıl sonra olmayacaktır ve sizde olmayacaksınız. Bence öldükten sonra başka bir durumda ve başka birisi olarak dünyaya tekrar dönme şeklindeki batıl inanç üzerinde yoğunlaşın belki bu biraz sizin yok olma korkunuzu bertaref eder....vesselam

high_iq
09-09-2009, 13:31
Halit kardeş yazdığını hiç okudunmu merak ediyorum. Çok seviyesiz. Bak senle aynı dünya görüşünde olan Ulpian sana güzel bir cevap yazmış tebrik ederim. İçinizde çok seviyeli olanda var boş beleş olanda !...

Slogan:Çeçenistan ile afganistanı kim işgal etti. Ordaki insanlara kim hayatı zindan etti ve bugun hala kim ediyor. Yazı çok uçuk kalmış...

Slogan: Ya sen bir kendine bak bir emparyalistten ne farkın var.

Slogan atmak dışında !!!

Slogan: Yaşam tarzı olarak bizden çok siz yakınsınız onlara !!! ...

Slogan: Ayrıca siz bir mücadele içerisindesiniz.

Slogan: Maksadınız tüm dünyayı dinsiz imansız yapmak

Slogan: öyle olunca mutlu olacağınızı sanıyorsunuz.

Slogan: Size göre bu memlekette yaşayan kimseler yani 70 milyon insan dinlerden uzak sözde özgür olsa mutlu olacaksınız.

Slogan: Bakın öyle de olsa siz yine boş durmazsınız çünkü sizin sorununuz kalbi.


Slogan: Kalbiniz hasta ruhunuz aç.

Slogan: Yine kendinize bir düşman bulursunuz !!!

Slogan: Siz bir mücalede içerisindeyseniz sizin gibi olmayanlar uyusun mu ?

Slogan: Elbette uyumayacaklar.

Slogan: Hepiniz bir gün öleceksiniz ve yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.

Slogan: Çıkın evinizin damına bir bakın hareket halindeki canlıların hiç birisi tahminen 100 yıl sonra olmayacaktır ve sizde olmayacaksınız.

Slogan:: Bence öldükten sonra başka bir durumda ve başka birisi olarak dünyaya tekrar dönme şeklindeki batıl inanç üzerinde yoğunlaşın belki bu biraz sizin yok olma korkunuzu bertaref eder

Slogan: ....vesselam

Tebrik ederim, hiç slogan atmamışsınız...

esron
09-09-2009, 14:11
Elturhani demiş ki:

" Kalbiniz hasta ruhunuz aç."

Buyrun...

Halit Şener'in yazısında on hata varsa sizinkinde yüz hata var...

Siz burada kişisel olarak kimi tanıyorsunuz da kalbinden ruhuna ahkâm kesebiliyorsunuz?

Buradaki kişileri hedef almadan, düşünce bazında tartışamaz mısınız herhangi bir şeyi, anlayamıyorum...

cigi
09-09-2009, 18:33
. İslamın tarihini de bakın marksizmin ve diğer batıl ideolojilerin ve sapmış dinlerin tarihini de. Hangisinde kan gözyaşı keder var.

En cok islam tarihinde kan, gözyasi ve keder var. Cünkü senin inandigin dinin kitabinda insanlari öldürün ve katledin diyor.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11734

Ordaki insanlara kim hayatı zindan etti ve bugun hala kim ediyor. Yazı çok uçuk kalmış.

Amerika ve Rusya etmis. Neden bu ülkelerin adini yazmaya cesaret edemiyorsun?

Amerika sömürmek istedigi ülkelere önce müslümanligi dayatiyor ve daha sonra demokrasiyi getirmek icin savas yapiyor degil mi?

Senin adini degisik ve aslinda gercege uygun sekilde yazildigi zaman havaya hopladigin ismin sahibi hazretleri nerede ikamet ediyor?

Ha yazsana bakayim? Nerede kaliyor ve kimler ile dostluk kurarak, kimlerin himayesine siginiyor?

Yazı çok uçuk kalmış. Hayatın ve tarihinin gerçekleri ile yakından uzaktan alakası yok. Ben bir müslümanım ve emperyalist değilim.

Hayatin gercekleri senin su anda yasadiklarin degil mi? Sen bir müslümansin ve senin cemaatinin basi emperyalistlerin ülkesinde tavsan tüyünden kilotla, kus tüyünden yataklarda yatiyor!

Benim hayat tarzım yatmam kalkmam, yemek yemem, hayata bakış açım vs hepsi emperyalistlerinkinden farklıdır. Ya sen bir kendine bak bir emparyalistten ne farkın var.Slogan atmak dışında !!! Yaşam tarzı olarak bizden çok siz yakınsınız onlara !!!

Senin farkin neymis emperyalsitlerden? Emperyalistler tarafindan kullaniyor olmak mi?

Diğer yazılanlara baktım. Fethullah Gülen'e feto deniyor. Çok ayıp adamı sevmeyebilirsin ama ismi feto değil Fethullah.

Canin mi yandi taptigin ismin degisik ve layik oldugu sekilde anilmasindan?
Sen ona tapiyorsun, bayiliyorsun diye kimsenin ayilip bayilmasi gerekmiyor!
Sevmek kelimesini yanlis kullanmisin! ''Tiksiniyor olabilirsiniz '' diye cümleye giris yapacaktin.

Maksadınız tüm dünyayı dinsiz imansız yapmak öyle olunca mutlu olacağınızı sanıyorsunuz.

Ne alakasi var bunun mutlulukla! Bizler sadece günlük yasantida dini iceren konularin ve isimlerin dayatilmamasi gerektigini savunuyoruz ve bir gün bunu basaracagiz.

Size göre bu memlekette yaşayan kimseler yani 70 milyon insan dinlerden uzak sözde özgür olsa mutlu olacaksınız.

Hemde nasil? Anadolu'da yasayan insanlarin tümünün bunu görebilmeleri icin nelerimi vermezdim. Canim feda olsun bu ugurda.

Kalbiniz hasta ruhunuz aç.

Kalbim sapasaglam öküz kalbi gibi! Hic bir sey olmuyor. Ruhum olmadigi icin, ruhu olanlara soracaksin bunu!! Ruhlar varsa demek ki karinlari acikiyorumus! En cok hangi yemegi seviyorlar?

Yine kendinize bir düşman bulursunuz !!! Siz bir mücalede içerisindeyseniz sizin gibi olmayanlar uyusun mu ? Elbette uyumayacaklar. Hepiniz bir gün öleceksiniz ve yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.

Bizim düsmanimiz yok ama bizler sizin düsmaniniz olarak kuranin bir cok ayetinde meshur olmus bir sekilde tarif ediliyoruz! Onun icinde sizler uyumayarak bizleri öldürmek, yok etmek, sindirmek ve susturmak icin var gücünüzle savasiyorsunuz.

Bizler ölecegiz de sizler ölmiyecekmisiniz? Hesabi vermeden kacmak var mi?
Hesabi hangi kasaya ödeyecegiz? Fiş veriyorlar mi? Ne ödedigimizi bilelim degil mi?

Çıkın evinizin damına bir bakın hareket halindeki canlıların hiç birisi tahminen 100 yıl sonra olmayacaktır ve sizde olmayacaksınız.

Evimin ne catisi var ne de dami! Hareket halinde ki canlilari görebilmek icin baska cikabilecegim yüksek bir yer neresi olabilir? Hareket halinde olmayan canlilar da mi var?
Onlari nasil izleyebilecegiz?

Tahminen 100 sene sonra canli kimsecikler olmayacak. Ne olacak bu canlilara? Baska bir yere mi tasinacaklar?

Bence öldükten sonra başka bir durumda ve başka birisi olarak dünyaya tekrar dönme şeklindeki batıl inanç üzerinde yoğunlaşın belki bu biraz sizin yok olma korkunuzu bertaref eder....vesselam

Öldükten sonra kimsenin bir sey yapabilme konusunda maalesef hic bir sansi bulunmuyor!
Öümden en cok korkanlar nedense uyduruk dinlere inanan insanlarin oldugunu hepimiz biliyoruz.

Öyle olmasa inandiklari kitaplarinda öldükten sonra canlanacaksiniz ve sizlere ambalajli hediye paketleri verilecek denmezdi!

Ne ölüm, ne de yok olma korkusu diye bir duyguyu tanimiyorum. Dinlerden özgür olarak yasayan insanlar bu tip komik duygulara sahip olmazlar ve düsünmezler.

Neva
06-11-2013, 11:51
Guncelleme.

inferno
06-11-2013, 17:50
Şeriat ile yönetilen bir sistemde ateist olsam başına neler gelir mesela?
"İslam Hoşgörü Dinidir" diyerekten yola çıkarsak.


Nelere dikkat etmeliyiz?
Toplumda nasıl davranmalıyız?
Devlete vereceğimiz vergi aynı mı olacak?
İnsanlık çerçevesinde herhangi bir satıcıdan alışveriş yapabilecek miyim?
Veya bir tüccar olsam Müslümanlar benim sattığım ürünlerden alabilecekler mi?
Hoşgörü çerçevesinde benim ile ne tür bir uslüp ile konuşulacak?

Ama bu sorularıma hep İslam'ın hoşgörü tarafıyla mantıklı cevaplar istiyorum.