meaculpa
30-07-2009, 21:47
Y A R A M I N
Dîlber kû pir şirîn e, ez bû me mislé Ferhad
Na kim tu car yeqîn e, peyda bikim dilek şad
Şîn û girîn me kar in, ez bo me reş giré da
Li ser da jî dibarin, lew bû me mest û şeyda
Herçî kû lafé zanin, dibén me ev çi hal e
Her hal e ew nizanin, dîlber pirî delal e
Ger nas bi kin şirîné, na kin gilî û gazin
Derman e bo birîné, ewa kû em dixwazin
Qaz werdeg a golan e, em kir’ne aş û baş e
Çavreş j’kanî ya kilan e, lew ji ra man e şaş e
Ebrû wekî hîlal in, gava kû nû xûya bit
Bijang mesafa sal in, man in hezîn û sabit
Enî hîv a li çarde, wesfé wî ger dibejin
Diçin sibat û mard e, ez hé j’hubur diréj im
Sûret wekî hinar in, gulan wekî gul a zer
Bilbil li ser dizar in, bi halekî seferber
Lév é tenik timî ter, bend a sedef di bin da
Çena rind û gilover, ferman dixun li rind a
Sing é wî deşt û zozan, text é Selaheddîn e
Li ser wî daw û doz an, dikin herçî wî dî ne
Gurz û kemend û şîrgoh ew memiké gilover
Delal û nazik û nû eqil j’serî dibin der
Bej’n a zirav wekî şev, roj an bi xîn e gor é
Xana’n û Xalid’an tev, ser danî bûn li wî ré
Ez çer wî na hebîn im, wî kanî ya heyat é
Bona kû wî bistîn im, ez lé bi kim xebat é
Çi qas kû bextîyar e ew kes ké wî hebandî
Tarîx ji bo me yar e ger bi ger mislé Gandî
Dîlber çem é jîyan e, derd é me derd é welat
Serda Selaheddîn e, can é me jé re xelat
Akhnecim bişey anladıysan haber ver bu astığım lisandan, anlamadıysan da bu dille konuşan ve birbirini yüzyıllardır anlayan milyonlarca insanın olduğunu düşün. Onların birbirlerini anlamalarını sağlayan bu öğenin yani bir dilin, kültür dediğin kavram içinde nereye konulabileceğini inceden inceye hazmet. Ama gerçekten iyi niyetinle yap bütün bunları ve bizde sana "Bilbil li ser dizar " larımızı anlatalım. Bu inleyen bülbülleri anlattıkça belki sende Ahmede Xani'i, Melaye Ciziri'i , Feqiye Teyran’ı, Ebdale Zeynike’i Karabeti Xaço’u, Cigerxwin' u Reso’u ve Aram gibi nicelerini tanıyabilirsin. Birde binlerce yıldır kavallarının acı dolu ezgileri ile kayıplıklarını anlatan fakat sesleri bir türlü duyulmayanlar var onlarıda artık alakana göre değerlendiririz :)
Akhenin hevesine göre çeviriyi bir sonraki iletimde veririm ;)
Y A R İ M
Dilber ki çok şirindir, Ferhat’tan da öte oldum ben
Hiç zannetmiyorum şen bir gönül bulayım.
Yas ve ağlamak işimiz olmuş bizim , bizim için yastayım
Bir yağış altındayız sanki, bundandır çılgın ve mest oluşum.
(Söylenecek) sözü bilenler “bu ne haldir, bize bulaşmış” diyorlar
Sanırım onlar bilmiyorlar güzelin (dilberin) ne kadar nazik ve kıymetli olduğunu… (bilselerdi, yakınmazlardı).
Eğer onlar şirin olanı tanısalardı, yakınıp durmazlardı,
bizim istediğimiz, yaralarımız için ilaçtır.
(Bizim peşinde olduğumuz) sevgili, göllerde yüzen bir yaban ördeğidir,
(peşinden yüzdüre yüzdüre) bizi yüzücü yaptı, serseme çevirdi
Kara gözler sürme pınarındandır, herkesin (bunun karşısında) şaşkına dönmesinin nedeni budur.
Kaşlar ilk gözüktüğünde sanki hilâldir. Kirpikler ise yıllardır (hüzün ve yastan dolayı) öyle sabit duruyor.
(Sevgili), nasıl ki anlatıyorlar, alnı ayın on dördü gibidir
Şubat ve martlar geçiyor, ben hâlâ kara yaşlar döküyorum.
Yanakları nar gibi, güllerden sarı güldür sanki
(Onun için) bülbüller tüm olarak toplanmış figan ediyor.
İnce ve yumuşak dudakların altında sedef (inci gibi) bir ip duruyor (sanki)
Yuvarlak ve güzel çene (böylesi güzel çenenin sahibi), güzellere emirler okuyor (yağdırıyor).
Göğsü (yüzeyi) hep ova ve yayla (olan bu yer), Selahaddin’in tahtıdır
O’nu gören herkes (O’nunla ilgili) bir dava, mesele gütmektedir.
O yuvarlak memeler gürzdür, kementtir (insanı bağlama bakımından) ve arslan kulaklarıdır (diktir)
(Yine o memeler) kibardır, naziktir, aklı baştan götürür.
Gece gibi ince olan endamı, mezara gömecekleri gün (hiç önemli değil; çünkü)
Xani’ler ve Xalid’ler de o yola baş koymuştular ( o yolda baş verdiler).
Ben onu, o yaşam pınarını nasıl sevemem, benimseyemem
Onu alabilmek için çalışacağım.
O’nu sevenler ne kadar bahtiyardırlar
Gandi gibi (istediğini) arayanlara, tarih dosttur (onlara eşlik eder).
Dilber, yaşam ırmağıdır, derdimiz vatan derdidir
(bunu söyleyen) Serda Selahaddin’dir (varsın) canımız O’na (vatana) armağan olsun
Dîlber kû pir şirîn e, ez bû me mislé Ferhad
Na kim tu car yeqîn e, peyda bikim dilek şad
Şîn û girîn me kar in, ez bo me reş giré da
Li ser da jî dibarin, lew bû me mest û şeyda
Herçî kû lafé zanin, dibén me ev çi hal e
Her hal e ew nizanin, dîlber pirî delal e
Ger nas bi kin şirîné, na kin gilî û gazin
Derman e bo birîné, ewa kû em dixwazin
Qaz werdeg a golan e, em kir’ne aş û baş e
Çavreş j’kanî ya kilan e, lew ji ra man e şaş e
Ebrû wekî hîlal in, gava kû nû xûya bit
Bijang mesafa sal in, man in hezîn û sabit
Enî hîv a li çarde, wesfé wî ger dibejin
Diçin sibat û mard e, ez hé j’hubur diréj im
Sûret wekî hinar in, gulan wekî gul a zer
Bilbil li ser dizar in, bi halekî seferber
Lév é tenik timî ter, bend a sedef di bin da
Çena rind û gilover, ferman dixun li rind a
Sing é wî deşt û zozan, text é Selaheddîn e
Li ser wî daw û doz an, dikin herçî wî dî ne
Gurz û kemend û şîrgoh ew memiké gilover
Delal û nazik û nû eqil j’serî dibin der
Bej’n a zirav wekî şev, roj an bi xîn e gor é
Xana’n û Xalid’an tev, ser danî bûn li wî ré
Ez çer wî na hebîn im, wî kanî ya heyat é
Bona kû wî bistîn im, ez lé bi kim xebat é
Çi qas kû bextîyar e ew kes ké wî hebandî
Tarîx ji bo me yar e ger bi ger mislé Gandî
Dîlber çem é jîyan e, derd é me derd é welat
Serda Selaheddîn e, can é me jé re xelat
Akhnecim bişey anladıysan haber ver bu astığım lisandan, anlamadıysan da bu dille konuşan ve birbirini yüzyıllardır anlayan milyonlarca insanın olduğunu düşün. Onların birbirlerini anlamalarını sağlayan bu öğenin yani bir dilin, kültür dediğin kavram içinde nereye konulabileceğini inceden inceye hazmet. Ama gerçekten iyi niyetinle yap bütün bunları ve bizde sana "Bilbil li ser dizar " larımızı anlatalım. Bu inleyen bülbülleri anlattıkça belki sende Ahmede Xani'i, Melaye Ciziri'i , Feqiye Teyran’ı, Ebdale Zeynike’i Karabeti Xaço’u, Cigerxwin' u Reso’u ve Aram gibi nicelerini tanıyabilirsin. Birde binlerce yıldır kavallarının acı dolu ezgileri ile kayıplıklarını anlatan fakat sesleri bir türlü duyulmayanlar var onlarıda artık alakana göre değerlendiririz :)
Akhenin hevesine göre çeviriyi bir sonraki iletimde veririm ;)
Y A R İ M
Dilber ki çok şirindir, Ferhat’tan da öte oldum ben
Hiç zannetmiyorum şen bir gönül bulayım.
Yas ve ağlamak işimiz olmuş bizim , bizim için yastayım
Bir yağış altındayız sanki, bundandır çılgın ve mest oluşum.
(Söylenecek) sözü bilenler “bu ne haldir, bize bulaşmış” diyorlar
Sanırım onlar bilmiyorlar güzelin (dilberin) ne kadar nazik ve kıymetli olduğunu… (bilselerdi, yakınmazlardı).
Eğer onlar şirin olanı tanısalardı, yakınıp durmazlardı,
bizim istediğimiz, yaralarımız için ilaçtır.
(Bizim peşinde olduğumuz) sevgili, göllerde yüzen bir yaban ördeğidir,
(peşinden yüzdüre yüzdüre) bizi yüzücü yaptı, serseme çevirdi
Kara gözler sürme pınarındandır, herkesin (bunun karşısında) şaşkına dönmesinin nedeni budur.
Kaşlar ilk gözüktüğünde sanki hilâldir. Kirpikler ise yıllardır (hüzün ve yastan dolayı) öyle sabit duruyor.
(Sevgili), nasıl ki anlatıyorlar, alnı ayın on dördü gibidir
Şubat ve martlar geçiyor, ben hâlâ kara yaşlar döküyorum.
Yanakları nar gibi, güllerden sarı güldür sanki
(Onun için) bülbüller tüm olarak toplanmış figan ediyor.
İnce ve yumuşak dudakların altında sedef (inci gibi) bir ip duruyor (sanki)
Yuvarlak ve güzel çene (böylesi güzel çenenin sahibi), güzellere emirler okuyor (yağdırıyor).
Göğsü (yüzeyi) hep ova ve yayla (olan bu yer), Selahaddin’in tahtıdır
O’nu gören herkes (O’nunla ilgili) bir dava, mesele gütmektedir.
O yuvarlak memeler gürzdür, kementtir (insanı bağlama bakımından) ve arslan kulaklarıdır (diktir)
(Yine o memeler) kibardır, naziktir, aklı baştan götürür.
Gece gibi ince olan endamı, mezara gömecekleri gün (hiç önemli değil; çünkü)
Xani’ler ve Xalid’ler de o yola baş koymuştular ( o yolda baş verdiler).
Ben onu, o yaşam pınarını nasıl sevemem, benimseyemem
Onu alabilmek için çalışacağım.
O’nu sevenler ne kadar bahtiyardırlar
Gandi gibi (istediğini) arayanlara, tarih dosttur (onlara eşlik eder).
Dilber, yaşam ırmağıdır, derdimiz vatan derdidir
(bunu söyleyen) Serda Selahaddin’dir (varsın) canımız O’na (vatana) armağan olsun