Orijinalini görmek için tıklayınız : Bugün liberalizm için ne yaptın?
Sor kendine ey muhafazakar demokrat liberal... bugün liberalizm için ne yaptın? Eğer yeterince puan toplarsan, taptığın sermaye pastasından yeşil yeşil dilimler keseceğiz sana.
1 puan: AKP'yi savundum.
2 puan: Benim gibi düşünmeyenlere "darbeci" dedim.
3 puan: Benim gibim düşünmeyenlere "faşist" dedim.
4 puan: Benim gibim düşünmeyenlere "postal yalayıcı" dedim.
5 puan: Benim gibim düşünmeyenlere "statükocu" dedim.
6 puan: Amerika'nın yemyeşil postallarını yaladım. TSK postalları olmaz ama.
7 puan: "Kemalist engizisyon bana saldırıyor" diye kendimi acındırdım.
8 puan: Fettullahçı çetelerin yönettiği polislerin, rejimin güvencesi olduğunu söyledim.
9 puan: Tuğçe Kazaz'ın bikisini sansürledim çünkü çok özgürlükçüyüm.
10 puan: ÇYDD'nin burs verdiği Kürt kızların PKK'lı diye fişlenmesini destekledim.
15 puan: Tayyip Erdoğan'ın karşısında isli viski içtim. O kadar özgürlükçüyüm yani.
20 puan: Alevileri darbeci olmakla suçladım. Kesinlikle öyleler, hem laikliği falan savunuyolar.
25 puan: Deniz Gezmiş'in ırkçı olduğunu "ispatladım." Kürt Türk kardeşliği falan demişti ama...
30 puan: Kenan Evren'in çok demokrat olduğunu iddia ettim. Zaten polisim. Polisten liberal olur mu diye sormayın. Oluyor.
35 puan: Sahte bir belge üreterek, sahte bir kamuoyu yarattım. Belgenin de Fetokopi olduğu çıktı. Tüh.
40 puan: Kurtlar Vadisi'nin faydaları üzerine bir ortaokul komposizyonu yazdım. Kafa kesmem, racon keserim.
45 puan: Ergenekon'un bütün kötülüklerin kaynağı olduğunu savundum. Mesela laiklik.
50 puan: "Sağ ve Sol arasında fark yok, Sol öldü, ama Sol laiklikten vazgeçsin yine de" dedim.
55 puan: Kemalistlere saldırmak beni kesmedi. TKP'ye sağcı, ÖDP'ye Ergenekoncu dedim.
60 puan: Dindarlığımı keşfettim, alkol yasağına ses çıkarmadım, özgürlükçüyüm çünkü ben.
65 puan: Türkan Saylan'a darbeci dedim. "Ne Şeriat Ne Darbe" lafına nedense gıcık kaptım.
70 puan: Kemalizm'i fazla muhafazakar olmakla suçlayıp, AKP'yi destekledim. Onlar çok ilerici.
75 puan: MHP'nin halk milliyetçiliği yaptığını ve bu yüzden demokrat olduğunu savundum.
80 puan: Kenan Evren'in yargılanması için ilan verdiler bize. BirGün gazetesi darbeci olduğu için bastı. Biz basmadık elbette.
85 puan: Iran'daki reformcuları AKP'ye, ayetollahları CHP'ye benzettim. Reformcular zaten türban özgürlüğü için savaşıyor.
90 puan: Muhafazakar toplumun dindar olmayanlara, Alevilere, kadınlara yaptığı baskıya sessiz kaldım. Çünkü demokratım.
91 puan: AKP'nin yaptığı yolsuzlukları örtbas etmek için ne yapacağımı şaşırdım. Dönüp dolaşıp yine solculara küfrettim.
92 puan: Kemal Kılıçdaroğlu'na etnik kökeninden dolayı saldırdım, Dersim isyanı falan... çünkü demokratın daniskasıyım.
93 puan: "Devlet, Sünnileri Aleviler gibi yaşamaya zorluyor" dedim. Sonra tükürdüğümü bir güzel yaladım.
94 puan: Aslında Kurtuluş Savaşı'nın olmadığını kanıtladım. Osmanlı olsaydı daha liberal olurduk zaten hem.
95 puan: Madımak vahşetinin aslında bir yangın olduğunu, laikçi ve postal yalayıcı kartel medyaya ispatladım bir güzel.
96 puan: Ergenekon davasını destekleyen herkesin "gerçek Solcu" olduğunu savundum. Vakit gazetesi bence radikal Sol.
97 puan: AKP, Tübitak'a sansür uyguladığında yükselen tepkiler için "Müslümanlara tepki var, acaba darbe mi olacak?" yorumu yaptım.
98 puan: Ensest ve zoofiliyi savundum. Kadınlarda fahişelik eğilimi zaten olmalı.
99 puan: Çocuk pornosunu savundum. Liberalizmin olmazsa olmaz şartı ya.
100 puan: Eşimin kafasından aşağı bok dolu bir kavanoz boşalttım. Şiddet içermeyen sembolik bir jestti.
Not: Bütün bunlar, liberal olduğunu iddia eden bazı "aydınların" ve paçavra gazetelerin gerçek hayatta yediği nanelerdir. 98, 99 ve 100 puanlı maddeler bile. Evet biliyorum inanmak çok zor.
http://www.medyakafe.com/haber.php?haber_id=8238
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=214163
http://www.odatv.com/Medya/taraf_bu_olayi_hatirliyor_mu-17529.html
Mutezile
13-09-2009, 23:45
Antakyadaki termal otelde 30mg iyodürlü suda aromaterapi seansı yaptım. Puanlarımı haneme rica edeyim efendim:hippie:
Yalnız 100 puanı hakeden ''Türkiyenin Butik otelleri'' kitabının sevgili yazarının icraatını da takdir etmiyor değilim. Az ''yaratıcı'' adam değildir Sevan Nişanyan hehehe...
Ben 0 aldım çaktım bu sınavdan ,darısı dostlarımın başına.
Mutezile
13-09-2009, 23:52
Aydoe amma düz adamsın. Az sıradışı, aykırı davran..Aklına hiç mi orijinal bir şey gelmiyor.
Ben 500 puan verme hakkımı eski -sarışın- bir Türk Prime ministre'in Boğaziçi üniversitesindeki odasından Pentagon'a ve CIA'ye kişiye özel devletin mahrem bilgilerini faxlarken suçüstü yapılması hadisesine veriyorum.
Muhterem zaten ABD pasaportu taşımaktadır. Oğlunun serçe parmağındki ''platin'' yüzünden 2,5 ay hava değiimi ile ''askerliğini'' bitiridiğine basın çokça yer vermiştir.
Aydoe; az yaratıcılık ha gayret.. Nazar etme ne olur.....
ben bugün yıkmak için bir dizi toplantı yaptım olmamı???
ben bugün yıkmak için bir dizi toplantı yaptım olmamı???Neyi yıkmak için? Ona göre puan vericem.
Bu arada arkadaşlar siz de madde eklemek isterseniz bekliyorum. Dikkat ederseniz 10-90 arası 5'erli atlıyor. Sizin katkılarınızla bu listeyi 100e kadar çıkartabiliriz. Haydi liberalizmi kurtarıyoruz!
Not: Bu listeyi istediğiniz gibi çoğaltabilir, kopyalayabilir, yayınlayabilirsiniz. Herkese helal ediyorum.
liberalizmi yıkmak için :)
liberalizmi yıkmak için :)Sana -10 puan veriyorum. Sınıfta kaldın.
evrensel-insan
14-09-2009, 01:13
Saygideger mulloch;
Sen simdiden bana en iyisi yaldizli bir 0 ver. Cunku, ne yaparsam yapayim, ne ayrimcilik yapabilirim, ne de cikar icin, bir tarafi desteklerim, ne de halki bir taraf amaci olarak "kullanirim-kandiririm"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger mulloch;
Sen simdiden bana en iyisi yaldizli bir 0 ver. Cunku, ne yaparsam yapayim, ne ayrimcilik yapabilirim, ne de cikar icin, bir tarafi desteklerim, ne de halki bir taraf amaci olarak "kullanirim-kandiririm"
Saygilarimla;
evrensel-insanVeriyorum, veriyorum, verdim. Yıldızlı 0.
Başlığın ''Politika'' bölümünde olmasını garip buluyorum.
Ben de mesela ''Bugün Ulusalcılık için ne yaptın?'' diye benzer içerikli bir başlık açsam, bunu ''Politika'' bölümünde mi açmam uygun olurdu, yoksa ''Cafe'' bölümünde mi?
Böyle bir başlıkta örneğin şöyle maddeler sıralardım.
- Vatan uğruna kişisel hak ve özgürlüklere karşı çıktım.
- 12 kişiyi ''HAİN'' ilan ettim.
- Cumhuriyet Gazetesi okudum.
- Üç duvara ''Her Türk Asker Doğar!'' yazdım.
- Beş kişiyi ''liboş'' olarak adlandırdım.
- Yedi yeni komplo teorisi ürettim.
- Ulusalcı olup da hakkında herhangi bir dava açılan herkes için hiçbir belge/dosya görmeden, ''kesinlikle suçsuzdur, sindirmek için siyasi amaçlarla açılmış bir davadır'' dedim.
- Kürtlerin olmadığını, yemeyenlere Kürtçenin olmadığını iddia ettim.
- Türban karşıtı eylem yaptım.
falan filan...
Böyle bir başlıkta örneğin şöyle maddeler sıralardım.Kendimi "ulusalcı" diye tanımlamadığım için kılımı bile kıpırdatmıyorum. Başlığın neden burada olamayacağını anlamış değilim, zira gerçekte yaşanmış ve yaşanmakta olan siyasal olaylardan bahsediyoruz. Ironik bir dille verilseler de listedeki olaylar gerçek, sizi çok rahatsız etmiş olsalar da.
Kendimi "ulusalcı" diye tanımlamadığım için kılımı bile kıpırdatmıyorum.
sizin herhangi bir kılınızı kıpırdatmak için yazılmış da değildi zaten sayın Molloch, söylenmek istenen böyle bir ''liste''yi bütün siyasi görüşler için çıkartabiliceğimiz (eminim sizinkisi için de bu mümkündür) ve benim (yani sadece kişisel olarak benim) herhangi bir ciddi yorum, analiz, tez-argüman vs. içermeyen bir başlığın (sırf konusu politika diye) Politika bölümünde açılmasını çok uygun bulmadığım idi.
saygılarıma
sizin herhangi bir kılınızı kıpırdatmak için yazılmış da değildi zaten sayın Molloch, söylenmek istenen böyle bir ''liste''yi bütün siyasi görüşler için çıkartabiliceğimiz (eminim sizinkisi için de bu mümkündür) ve benim (yani sadece kişisel olarak benim) herhangi bir ciddi yorum, analiz, tez-argüman vs. içermeyen bir başlığın (sırf konusu politika diye) Politika bölümünde açılmasını çok uygun bulmadığım idi.
saygılarımaPeki, Cafe'ye alın o halde, madem çok önemli. :wacko:
Dinci bir yazar esliginde kabeye gittim ve AKP'ye yaglanmak icin, bir elimde sampanya bardagi, bir elimde Havana purom ile kabe hakkinda bir haftalik yazi dizisi hazirladim.:couch2:
Kac puan kazandim?
Yoksa ikmale mi kaldim?:loco:
"İkitelli bölgesindeki sel felaketine askeri alandaki gölet kapaklarının açılması yol açmıştır." diyerek sel afetini Ergenekon'a gönderme yapmak.
1 puan: AKP'yi savundum.
AKP bir bütün olarak değil, parlamentonun askeri darbeyle yıkılması tehdidine karşı savunulmuştur. Apaçık bir demagoji yapılmış. Demokratlar ve sol-liberaller AKP ideolojisini değil onun demokrasinin geliştirilmesi yönünde yaptığı hamleleri desteklerler. Örneğin AB uyum yasaları, Alevi açılımı ve Kürt açılımı gibi.
2 puan: Benim gibi düşünmeyenlere "darbeci" dedim.
Benim gibi düşünmeyenlere değil. Askerler e-muhtıra verdiğinde bunu kınamayanları, "ne postal ne takunya" diyenler Cumhuriyet mitinglerinde kürsüden indirildiğinde bunu yapanlara darbeci dedik.
3 puan: Benim gibi düşünmeyenlere "faşist" dedim.
Kendi ülkesinin bölünmesi karşı iken başka bir ülkeyi tank zoruyla işgal edip ikiye bölen, yabancı tapuları göç ettirdiği Türk vatandaşlarına dağıtarak uluslararası hukuk ihlali yapan ve bu durumu savunanlara faşist olmasa bile faşizan demeyi hak görürüm. Başka bir ülke için bölücü kendi ülkesi için "birleştirici" görünenlerin "vatan" sevgisinin Hitlerin vatansevgisinden çok farklı oılduğunu düşünmüyorum.
4 puan: Benim gibim düşünmeyenlere "postal yalayıcı" dedim.
Türkan Saylan bir Cumhuriye mitinginde "Ne postal ne takunya" dediği için diğer Cumhuriyet mitinginde konuşturulmadı. Kimler tarafından: Postal yalayıcıları tarafından.
5 puan: Benim gibim düşünmeyenlere "statükocu" dedim.
Kemalizm şu anki Türkiye konjonktürü için statükoculuktur. 1920-30 lardaki devrimci kimliği kaybolmuştur. Çünkü günümüzde özgürlük, eşitlik ve insan hakları kavramları yükselen değerlerdir ve Türk milliyetçiliği bu değerlerin karşısında statükoyu savunma pozisyonundadır.
6 puan: Amerika'nın yemyeşil postallarını yaladım. TSK postalları olmaz ama.
Karıştırmayalım! ABD'ye en fazla muhtaç olan ulusalcı-militarist keismlerimizdir. TSK nın silah envanterinin %99 u ABD malıdır (F16, Cobra, M48, M16, Skorsky vs. vs.) ABD olmaksızın Türkiye PKK yı sindiremezdi. K. Irak bombardımanında hedefleri gösterenin ABD olduğunu bizzat Genelkurmay başkanı söylemiştir. Türkiyenin siyasi sorunlarını askeri yoldan çözme görüşünde olan ulsualcı kesimimiz ister istemez ABD'ye göbekten bağlı olacaktır. Silahları başka ülkelerden almak ancak hafif silahlar için mümkündür. F16 ları yedek parçasız bırakamazsınız.
7 puan: "Kemalist engizisyon bana saldırıyor" diye kendimi acındırdım.
Halkının tamamı zaza/kürt olan Dersim'in ve daha nice Kürt yerleşiminin adını Türkçeleştiren asimilasyoncular kimler acaba? Buna kültürel engizisyon demek pek de yanlış sayılmamalı.
8 puan: Fettullahçı çetelerin yönettiği polislerin, rejimin güvencesi olduğunu söyledim.
Silahlı Kuvvetler dış güvenliği Polisler iç güvenliği sağlarlar.
Fethullahçıların poliste etkisi yoğunsa silahlı kuvvetlerde de Ergenekon çetesinin etkisi var. Her iki duruma da karşı durmak gerekir birine değil.
9 puan: Tuğçe Kazaz'ın bikisini sansürledim çünkü çok özgürlükçüyüm.
Bu tip sansürleri kimse yapamaz. yapsa da tepki alır.
10 puan: ÇYDD'nin burs verdiği Kürt kızların PKK'lı diye fişlenmesini destekledim.
Kimsenin bunu desteklediğini hatırlamıyorum.
15 puan: Tayyip Erdoğan'ın karşısında isli viski içtim. O kadar özgürlükçüyüm yani.
Bir dincinin karşısında içki içebiliyorsanız onun hegemonyasını bir hayli kırmışsınız demektir zaten.
Bilindigi gibi liberalizm ekonomi ve politika alanindaki tutumlari ile ayrilir. Ekonomide girisim özgürlügünü, politikada ise düsünce özgürlügünü savunur.
Aslinda ekonomideki boyutu ile liberalizm Cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri yari yariya uygulanmaktaydi. Büyük yatirimlar devletin elinde olmasina karsin serbest girisim hicbir zaman tam olarak yasaklanmadi, tersine tesvik edildi.
Politika alanindaki politik yaklasimiyla liberalizmi ise bir türlü taniyamadik. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden beri Serbest Firka, DP, AP, ANAP, DYP gibi partiler liberal olmalarina yada öyle söylemelerine karsin nedense bize bu alanda pek birsey hissettirmediler. Politik anlamda liberalizmin 90'li yillardan sonra ortaya cikmaya basladigini ve aydin cevrelerde destek buldugunu düsünüyorum. Taraf gazetesi belki de bu tarzda yayin yapan ilk gazete oldu.
Daha önceki yillarda yukarda saydigim partilere liberal olduklari icin saldirildigini pek hatirlamiyorum ben, asil elestiriler sagci olduklari, milliyetci-muhafazakar olduklari icin yapiliyordu. Ilk olarak politik anlamda özgürlükleri savunmaya calisan liberal bir akim ortaya cikinca direk olarak liberalizme karsi bir saldiri basladi. Bu zamanlama bana bu saldirganligin arkasindaki temel nedenin politik özgürlükler düsüncesine karsi cikma istegi ve var olan politik sistemi koruma kaygisi oldugunu düsündürtüyor.
sargon görüşlerine katılıyorum.
Sanırım ilk gerçek liberal partimiz 90'lı yılların ortalarında Cem Boyner'in kurduğu partiydi. Adını hatırlamıyorum. Kadrosunda eski marksistlerin de olduğu söyleniyordu. O dönemler siyaset ile kopuk bir dönemimde olduğumdan dolayı takip edememiştim. Sonradan ne olduysa o parti kapandı.
19. yy.ın "Bırakınız Yapsınlar" dönemi liberalizmi çoktandır geçerli değil. Bu tür bir liberalizmi savunanlar oldukça azdır herhalde. Liberalizm ekonomik söylemleriyle değil ama özgürlüklere yönelik söylemleriyle halen dünyada önemli etkisi olan bir akım. Nasıl ki marksizmin eşitliğe yönelik söylemleri hala geçerli ise.
Liberalizm yaşamı kısmen kavrayabiliyor ve çözüm sunabiliyor, bir bütün olarak değil. Çocuk hakları, kadın hakları, eşcinsel hakları, basın özgürlüğü vb. değerler liberalizmin dünya uygarlığına katkılarıdır. Ancak sosyal eşitlik, üretimin paylaşımı, fırsat eşitliği gibi konularda liberalizm çözümsüz kaldı. Bu noktada liberal özgürlüklerle, solun eşitlik değerlerinin bir sentezi bana çözüm olarak görünüyor. Ben buna sol-liberalizm diyorum. Kimise aynı şeye avrupa sosyalizmi veya sosyal demokrasisi diyor. Kimisi demokratik sosyalizm diyor.
Kemalistlerin liberal değerlere saldırısının tahlilinde de katlıyorum sana. Kemalistlerin düşman bildiği Kürt özgürlükçüleri ve ortasağa yakın dinciler liberal özgürlükler sayesinde daha fazla varolacaklar toplumda. Bu ise Kemalistlerin hoşuna gitmiyor.
Bu arada sondan ikinci maddede liberal(ler)in çocuk pornosunu (hem de liberalliğin bir gereği olarak) savunduğu yer almakta, ki bu apaçık kasıtlı bir çarptırmadır.
Söz konusu yazar Gülay Göktürk, çocuk pornosunu değil, hiçbir şekilde gerçek çocukların yer almadığı çizgi-simulasyonların topyekun yasaklanmasının meşru olmadığını savunmuştur. Buna elbette katılmayabilir, konu hakkında tartışabiliriz. Ama ''liberaller çocuk pornosunu savunuyor'' gibi bir başlık yalan isnat ve leke atmaktan ibarettir sadece.
saygılarımla
Daha önceki yillarda yukarda saydigim partilere liberal olduklari icin saldirildigini pek hatirlamiyorum ben,
Daha önce hangi parti yada gazete dokunulmazlara dokundu, hangi parti ve gazete perde arkasındaki gerçek iktidarı sorguladı ve bu iktidara hesap sordu. Hala böyle bir parti yok ama bu tarz yayın yapan bir gazete var. Bu tarz yayın yapan ilk gazete, saldırganlıklarının asıl nedeni bu....
evrensel-insan
16-09-2009, 19:21
Saygideger ozgur;
Saldırganlıklarının asıl nedeni bu..-ozgur-
Birde neden; bencil, cikarci, zumresel, guce-iktidara-otoriteye gore degisken bireyci akilciliklari. Nihilizm, "sagolsun"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bu arada sondan ikinci maddede liberal(ler)in çocuk pornosunu (hem de liberalliğin bir gereği olarak) savunduğu yer almakta, ki bu apaçık kasıtlı bir çarptırmadır.
Söz konusu yazar Gülay Göktürk, çocuk pornosunu değil, hiçbir şekilde gerçek çocukların yer almadığı çizgi-simulasyonların topyekun yasaklanmasının meşru olmadığını savunmuştur. Buna elbette katılmayabilir, konu hakkında tartışabiliriz. Ama ''liberaller çocuk pornosunu savunuyor'' gibi bir başlık yalan isnat ve leke atmaktan ibarettir sadece.
saygılarımlaListe, bütün liberaller bunu yapıyor diye bir önerme içermiyor. Olayın liberalizmin olmazsa olmaz koşulu olduğunu savunan da yok, oradaki ironi payı gözünüzden kaçmış olsa gerek. İster çizgi simülasyon olsun ister gerçek, çocuk pornosunu savunmak korkunç bir olay ve bunu yapan en az bir liberal var ülkemizde. Sizin hoşunuza gitse de, gitmese de.
İster çizgi simülasyon olsun ister gerçek, çocuk pornosunu savunmak korkunç bir olay ve bunu yapan en az bir liberal var ülkemizde. Sizin hoşunuza gitse de, gitmese de.
Anlayamadığınız nokta: Birşeyi savunmak farklıdır, birşeyin yasaklanmasına karşı çıkmak farklıdır.
Ben nonteist olarak türban/başörtüsüne karşıyım. Her yerde ve ortamda bunun (adam gibi bir üslupla ama taviz de vermeden) eleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun da ötesinde topyekun bütün dini inançların her ortamda en tavizsiz şekilde eleştirilebilmesini, dinlerin ne denli saçma olduğunun anlatılabilmesini diliyorum. Fakat hukuksal anlamda başörtüsü yasak ve kısıtlamalarına karşıyım.
Şimdi sizin genelleyici görüşünüze göre ben ''türban savunucusu'' mu oldum?
Doğru bulmadığınız, yanlış olduğunu düşündüğünüz herşeyin yasaklanmasından mı yanasınız?
Hiçbir şekilde gerçek insan ve çocukların kullanılmadığı çizgi-simulasyonlara içeriğine göre yaş sınırı getirilebilir, eğer çocuklar için uygun değilse, herkese açık ortamlarda satılması veya reklam yapılması yasaklanabilir. Fakat topyekun ergin insanlar için bile -içeriği ne olursa olsun!- yasaklanamaz, yasaklanmamalıdır. Çünkü ortada hiç bir reel hakka tecavüz söz konusu değildir.
Başkalarının reel (maddi veya manevi, ama reel) haklarına tecavüz etmeyen hiçbir eylem yasaklanmamalıdır.
Yoksa sınırı nerede çizeriz? Herhangi bir meclis kendi ahlak anlayışına istinaden benim kimseye zarar vermeden yaptığım şeyleri yasaklama hakkını kimden alır?
Bu zihniyetle örneğin GTA 4, Half Life 2 filan gibi bilgisayar oyunlarının da topyekun yasaklanması gerekir. Çünkü içinde korkunç-vahşetler içeren şeyler yapıyorsun oyuncu olarak.
saygılarımla
AKP bir bütün olarak değil, parlamentonun askeri darbeyle yıkılması tehdidine karşı savunulmuştur. Apaçık bir demagoji yapılmış. Demokratlar ve sol-liberaller AKP ideolojisini değil onun demokrasinin geliştirilmesi yönünde yaptığı hamleleri desteklerler. Örneğin AB uyum yasaları, Alevi açılımı ve Kürt açılımı gibi.AKPyi "bir bütün olarak savunan" çok sayıda liberal var. Argüman geçersiz. Ayrıca bütün demokratların AB'ye girmemizi desteklemek zorunda olduğunu iddia etmek komik.
Benim gibi düşünmeyenlere değil. Askerler e-muhtıra verdiğinde bunu kınamayanları, "ne postal ne takunya" diyenler Cumhuriyet mitinglerinde kürsüden indirildiğinde bunu yapanlara darbeci dedik.Evet, "Ne Şeriat Ne Darbe" sözünü ortaya atan Türkan Saylan'ın darbeci olduğunu iddia eden de liberal Taraf gazetesiydi. Emre Aköz de tuzu biberi oldu. Uğur Mumcu'nun darbeci olduğunu iddia eden Murat Belge ve tayfasından başka ne beklenir ki? Kenan Evren'in ve türevlerinin yargılanmasını teklif eden kimdi? Çok demokrat AKP buna ne dedi?
Kendi ülkesinin bölünmesi karşı iken başka bir ülkeyi tank zoruyla işgal edip ikiye bölen, yabancı tapuları göç ettirdiği Türk vatandaşlarına dağıtarak uluslararası hukuk ihlali yapan ve bu durumu savunanlara faşist olmasa bile faşizan demeyi hak görürüm. Başka bir ülke için bölücü kendi ülkesi için "birleştirici" görünenlerin "vatan" sevgisinin Hitlerin vatansevgisinden çok farklı oılduğunu düşünmüyorum.Bu ülkede AKPyi desteklemediği için "faşist" damgası yiyen ve milliyetçi olmayan insanlar da var. Taraf gazetesi ve türevleri sadece Kemalistlere değil, AKPye muhalefet yapma potansiyeli olan bütün gruplara saldırıyor. Bunu görmemek için biraz kör olmak gerekli. TKP'yi sağcı, ÖDP'yi Ergenekoncu olmakla suçlayan da Taraf gazetesiydi. Kimin faşizan olup olmadığını belirlemek bu ülkedeki liberal ayetullahlara mı kaldı? Laikliği savunan insanlara "laikçi" diyerek saldıranlar da liberaller değil mi?
Türkan Saylan bir Cumhuriye mitinginde "Ne postal ne takunya" dediği için diğer Cumhuriyet mitinginde konuşturulmadı. Kimler tarafından: Postal yalayıcıları tarafından.Evet, yine liberallerin darbeci ve faşist olmakla suçladıkları Türkan Saylan... Yani "Ne Şeriat Ne Darbe" lafı bazı liberalleri feci gıdıklıyor demek ki. Taraf gazetesi de "Ne Darbe Ne Darbe" lafını ortaya atmamış mıydı? Neden acaba?
Kemalizm şu anki Türkiye konjonktürü için statükoculuktur. 1920-30 lardaki devrimci kimliği kaybolmuştur. Çünkü günümüzde özgürlük, eşitlik ve insan hakları kavramları yükselen değerlerdir ve Türk milliyetçiliği bu değerlerin karşısında statükoyu savunma pozisyonundadır.Kemalizm derken kimi kastettiğinize göre değişir bu ifade. Kemalizmin en temel hedefleri olan laiklik, kadın erkek eşitliği ve bilimsel çağdaş eğitimde Türkiye nerede şu anda? AKP'nin Kemalizm ile çatışma isteğinin altında Kürtlere duyduğu derin sevgi değil, laik sistemi revizyona uğratma yani içini boşaltma isteği yatıyor. Ama tabii liberaller aç tavuk, kendilerini buğday ambarında görüyorlar.
Karıştırmayalım! ABD'ye en fazla muhtaç olan ulusalcı-militarist keismlerimizdir. TSK nın silah envanterinin %99 u ABD malıdır (F16, Cobra, M48, M16, Skorsky vs. vs.) ABD olmaksızın Türkiye PKK yı sindiremezdi. K. Irak bombardımanında hedefleri gösterenin ABD olduğunu bizzat Genelkurmay başkanı söylemiştir. Türkiyenin siyasi sorunlarını askeri yoldan çözme görüşünde olan ulsualcı kesimimiz ister istemez ABD'ye göbekten bağlı olacaktır. Silahları başka ülkelerden almak ancak hafif silahlar için mümkündür. F16 ları yedek parçasız bırakamazsınız.20 yıl öncesinin dinamiklerinden bahsediyorsunuz. Günümüzde dengeler ve söylemler değişti, artık AKP Amerikan bayrağını taşıyor. Taraf gazetesinde geçen "Amerika ile mücadele gereksiz, anti-emperyalizm boş laflar" ve Ufuk Uras'ın da tekrarladığı söylemler, kimin ABD yanlısı olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca sosyal demokrat = ulusalcı = militarist = TSK denklemi sadece sizin kafanızda bir gerçekliğe sahip. Ben TSK yanlısı değilim.
Halkının tamamı zaza/kürt olan Dersim'in ve daha nice Kürt yerleşiminin adını Türkçeleştiren asimilasyoncular kimler acaba? Buna kültürel engizisyon demek pek de yanlış sayılmamalı.Engizisyondan kastedilen 70 yıl öncesinin uygulamaları değil, günümüzde varolduğu iddia edilen "Kemalist lobi." ABDdeki gericilerin herşeye muktedir bir Yahudi lobisine inanmaları gibi Türkiyedeki gericiler de herşeye muktedir bir Kemalist lobi görüyorlar ülkede. Ayrıca ırkçı saldırılara uğrayan tek grup Kürtler değil, ben laikliği savunduğum için AKP seçmenleri tarafından "Ermeni dölü, Yahudi ajanı, Mason, Siyonist, Ingiliz tecavüzü" olmakla suçlandım mesela.
Silahlı Kuvvetler dış güvenliği Polisler iç güvenliği sağlarlar.
Fethullahçıların poliste etkisi yoğunsa silahlı kuvvetlerde de Ergenekon çetesinin etkisi var. Her iki duruma da karşı durmak gerekir birine değil.Aynen öyle. Ikisine de karşı çıkmak lazım ancak Taraf gazetesi ve liberal tayfa bunu asla yapamaz. Taraf gazetesinde iki adet polis yazar olması boşuna değil.
Bu tip sansürleri kimse yapamaz. yapsa da tepki alır.
Haberleri takip etmiyorsunuz galiba. Taraf gazetesi, Tuğçe Kazaz'ın bikinisini sansürledi. Artık nasıl bir savunma getirirler bilmiyorum, malum ama ülkemizde dindarlar eziliyor ya, kesin bunda da bir Ergenekon parmağı vardır.
Bir dincinin karşısında içki içebiliyorsanız onun hegemonyasını bir hayli kırmışsınız demektir zaten.Buna gülüyorum, Emre Aköz'den yani en militan AKP yandaşı liberalden bahsediyoruz. Varsın içkisini içsin, o kadarcık da olsun tabii, adam adeta AKP'ye tapıyor.
Ben nonteist olarak türban/başörtüsüne karşıyım.Türbana ben de karşıyım ancak türban ile çocuk pornosunun aynı kefede olmadığını görecek kadar aklım var. Bu konuda getirdiğiniz savunma başka bir konuda işe yarayabilirdi ancak çocuk pornosunun yasaklanmasına karşı çıkmayı bu şekilde savunmak hem iğrenç, hem de gülünç. Half Life gibi oyunlarla kıyaslamanız ise zekanızdan ciddi bir anlamda şüphelenmeme sebep oldu.
AKP zihiniyetini savunan bir liberal veya her kimse, gercek olarak dinlerden özgür birisi degildir.
Bu nasil perhiz nasil lahana tursusu?
Türbana ben de karşıyım ancak türban ile çocuk pornosunun aynı kefede olmadığını görecek kadar aklım var. Bu konuda getirdiğiniz savunma başka bir konuda işe yarayabilirdi ancak çocuk pornosunun yasaklanmasına karşı çıkmayı bu şekilde savunmak hem iğrenç, hem de gülünç. Half Life gibi oyunlarla kıyaslamanız ise zekanızdan ciddi bir anlamda şüphelenmeme sebep oldu.
Bak Molloch,
böyle kışkırtıcı, tahrik edici yazarak görüşünün üstünlüğünü sağlayamazsın. Şimdi sen bana ''zekandan şüpheleniyorum'' dersen, ben sana ''asıl sen şurda geri zekalılık yapmışsın'' derim, sonra sen bana daha ağırını dersin, uzar gider böyle. Gerek yok!
Türbanla çocuk pornosunu kıyaslamadığımı, sadece birşeyi savunmakla birşeyin yasaklanmasına karşı çıkmak arasındaki farkı örneklemek için türban misalini kullandığımı (hem de bu kadar açık ve net yazdığım için) anlayacak zekaya sahip olduğundan eminim (bak sen de böyle de, daha yumuşak oluyor :)).
Ayrıca tekrar ediyorum: Söz konusu zaten çocuk pornosu değil, çizgi simulasyondur. Bunu da savunan olmamıştır, topyekun yasaklanmasına karşı çıkan olmuştur.
Siz birşeyi iğrenç bulabilirsiniz. Fakat kimsenin ama kimsenin hakkına tecavüz yoksa, yasaklanmasını talep etme hakkınız yok. Grup sex'i iğrenç bulabiliriz, ama kimseye zarar vermeden, hür iradeleriyle bunu yapan ergin insanlara yasak getiremeyiz.
Bilgisayar oyunları ile kıyaslamamı garip bulmuşsunuz. Oysa hiç de zannettiğiniz kadar garip değil. Bilmiyorum bilgisayar oyunları ile ne kadar ilgilisiniz, ama bazılarının teması sadece adam/yaratık öldürmek değil, mesela işkence etmek, eroin ticareti yapmak, sivilleri öldürmek, kadınlara tecavüz etmek. Yani çizgi-simulasyonlarla eğlence amaçlı bu gibi oyunlar var. Bu oyunlara yaş sınırı getirmeli ve herkese açık alanlarda satılmamasını/reklamının yapılmamasını sağlamalıyız.
Fakat topyekun ergin insanlar için yasaklayamayız.
Çünkü hiç bir reel hakka tecavüz yok ortada. Olay tamamen sanal.
Eğer illa ki yasaklanmalı diyorsanız
=> Şu soruya CEVAP bulmanız gerekir:
SINIR NERDE? Ve kim çizecek bu sınırı.
Siz diyorsunuz ki eğer çizgi-simulasyonlarda çocuklarla sex varsa bu yasaklanmalı. Sınır burda. Tamam. Başka biri de diyor ki, bence bilgisayar oyunlarında kadınlara tecavüz de yasaklanmalı. Bu da makul. Çünkü tecavüz iğrenç birşey. Diğeri diyor ki, bence oyunlarda siviller de öldürülmemeli veya işkenceler yapılmamalı. Hmm... Aslında doğru. Neticede sivil öldürmek veya işkence yapmak da iğrenç şeyler. (Bu arada GTA4 oyununu yasaklamış olduk). Diğerleri de çıkıyor diyor ki, her türlü savaş oyunu yasaklanmalı, çünkü savaş başlıbaşına iğrenç birşey. TEBRİK EDERİM: Bütün FRP oyunlarını yasaklamış olduk.
İşte bütün bu görüşleri savunanlar gerçekten de var, Batı'da da (özellikle GTA 4 oyununun yasaklanması için Amerika'da çok ciddi uğraşlar verildi). Ve hepsindeki ana mantık aynı. Olayın SANAL'dan ibaret olduğunu anlayamamak.
saygılarımla
AKP zihiniyetini savunan bir liberal veya her kimse, gercek olarak dinlerden özgür birisi degildir.
Bu nasil perhiz nasil lahana tursusu?
Lafın kime sevgili cigi?
bana ve de başörtüsü yasağına karşı olduğum için mi?
ve ''dinlerden özgür'' olmak belli bir siyasi görüşün tekelinde mi?
AKP zihiniyetini savunan bir liberal veya her kimse, gercek olarak dinlerden özgür birisi degildir.
Bu nasil perhiz nasil lahana tursusu?Bu sitedeki liberalleri bilemem ama medya liberallerimizin dinden özgür olmak gibi bir niyeti yok zaten, tam tersine. Onlar "fazla laik" olduğumuzu düşünmekteler. Zaman gazetesi de kendini liberal muhafazakar olarak görüyor, badem bıyıklı eski faşist Taha Akyol da kendisini liberal sayıyor, Taha Akyol'un oğlu Star yazarı Mustafa Akyol ise ABD hayranıdır, yaratılış teorisi konusunda Harun Yahya'nın sözcülüğünü yapar.
Mustafa Akyol milliyetçi mi? Değil. "Atatürk milliyetçiliği çöktü, ne güzel" şeklinde yazıları var. Ancak milliyetçi olmayan herkes ilerici değildir. Zaman gazetesi milliyetçi mi? Bazen evet, işlerine geldiğinde hayır. Taraf yazarı Rasim Kütahyalı milliyetçi mi? Değil. Ancak bu, Rasim Kütahyalı'nın Fettullahçılar için insanı isyana sürükleyen yalanlarla dolu övgüler yazmasını engellemiyor. Dinci faşist Vakit gazetesi bile Kürt açılımını destekliyor, merak edip okuduysanız. Islamcılar iktidarı ele geçirmek için milliyetçilere kafa tutabilirler ancak bu milliyetçiliğe iyi bir alternatif olduklarını göstermez. Kürtler için "ya sev ya terket" diyen adam kimdi? Tayyip Erdoğan değil miydi?
Fransa'dan döndüğünde sevgi selleriyle karşılanan Humeyni, "asla iktidarla ilgilenmiyorum" ve "biz Pers milliyetçiliği yapmayız" gibi laflar ediyordu. (Kıyaslamak gerekirse Fettullah da zamanında "asla siyasetle ilgilenmiyorum" demişti.) Sonra iktidarı ele geçirdi ve Pers milliyetçiliğini Islam faşizmiyle birleştirdi. Islamcılar iktidarı ele geçirmek için içgüdüsel veya bilinçli olarak yalan söylerler. Humeyni, sözde barışçıl söylemleriyle Marksistleri kandırmayı başarmıştı. Şimdi de AKP'nin demokrat makyajı, liberal tavşanlarımızı kandırmayı başardı.
Siz birşeyi iğrenç bulabilirsiniz. Fakat kimsenin ama kimsenin hakkına tecavüz yoksa, yasaklanmasını talep etme hakkınız yok. Grup sex'i iğrenç bulabiliriz, ama kimseye zarar vermeden, hür iradeleriyle bunu yapan ergin insanlara yasak getiremeyiz.Ulpian sırf kendi ideolojik çizginde bir insan çocuk pornosu yasağına karşı çıktığı için bu kadar detaylı ve anlamsız bir savunma getirmişsin. Okuduklarıma inanmakta zorlanıyorum, nasıl bir akıl tutulması bu? Ben sırf Kemalist olduğum için Güneş Dil Teorisi'ni savunsaydım seninkine benzer bir saplantıya girmiş olurdum mesela.
Grup seks kimseye zarar vermeden yapılabilir ancak pedofili kimseye zarar vermeden yapılamaz çünkü çocuklar kendilerini yetişkinlere karşı koruyamaz. Mesele benim çocuk pornosunu ve pedofiliyi iğrenç bulmam değil. Mesele, çocuk pornosunun ve pedofilinin herşeyden önce çocuklara zarar vermesidir. Çocuk pornosunu izleyen bir insan sadece pornografiyle tatmin olacak değil. Bunu izleyen bireyler, çocuklar ve ergenleri cinsel meta olarak algılayacaklardır. Bu ister çizgiyle, ister animasyonla yapılsın. Bu kadar basit bir ayrımı görememeniz çok ilginç. Son olarak: fazlasıyla görsel şiddet içeren oyunların -en azından 18 yaş altı kesime- yasaklanmasında sakınca görmüyorum, mesela bir zamanlar ses getiren Postal gibi. FRP oyuncusu olarak, FRP'nin savaş kavramının insanlara görsel bir biçimde işkence unsuru içermediğini zaten biliyorum. Ancak bu konu, çocuk pornosu ile aynı bağlamda eli alınabilecek bir mesele değil.
Kimsenin zekasına hakaret etmem kolay kolay, dincilerin bile. Ama Gülay Göktürk'ün yaşadığı akıl tutulmasının başka insanlarda da olduğunu görmek üzücü.
Çocuk pornosunu izleyen bir insan sadece pornografiyle tatmin olacak değil.
Bu tamamen kendi yorumunuz. Oysa biraz araştırsanız, bu hastalığa sahip insanların (en azından hastalık belli bir derecede ise) bu gibi çizgi-simulasyonlarla tatmin olarak, arzularını gerçeğe dönüştürmemeye meğilli olabileceği hakkında da ciddi görüşler olduğunu göreceksiniz.
Şiddet içeren oyunların 18'den küçükler için yasaklanmasında sakınca görmediğinizi söylemişsiniz. Oysa ben bunu defalarca vurguladım. Elbette çocuklara yasak olacak. Konumuz sadece ergin insanlar.
Ve bana hala cevap vermiş değilsiniz:
Sadece FRP'lerden bahsetmiyorum. Bugün piyasada olan bilgisayar oyunları içerisinde
Araba çalma, eroin satma, savaş (asker öldürme), sivil öldürme, işkence yapma, kadınlara tecavüz gibi eylemlerin yapıldığı oyunlar var.
Konu 18'den büyükler. Sizce yukardaki saydıklarımın içerisinde sınırı nerede çizmeliyiz. Nereden itibaren bir bilgisayar oyununa topyekun (ergenler için de) yasak getirmeliyiz?
saygılarımla
Herşeyden önce çocuk pornosunun pedofiliyi bastırdığına dair bilimsel bir görüş yok. Psikopatolojik bir pedofili eğilimi pekala bu tür materyaller incelendiğinde tetiklenebilir de, ayrıca şu çok ciddi görüşlerle ilgili bir referans sağlarsanız eleştiri getirebilirim.
Ayrıca spesifik bir pornografinin 18 yaş altına yasaklanması söz konusu olamaz. Internette herşeyin dağıtılması mümkün. Kökü kazınmadığı ve heryerde yasaklanmadığı sürece çocuk pornosunun 18 yaş altına yasaklanması anlamsız bir eylem olur. Yani bu tür yayın yapan bütün siteler yasaklanmalı.
Bu konuyu tartışmaktan midem bulandı. Ana konuya dönmeyi tercih ediyorum. Çok ısrar ederseniz yeni bir başlık açabilirsiniz.
Bu konuyu tartışmaktan midem bulandı. Ana konuya dönmeyi tercih ediyorum. Çok ısrar ederseniz yeni bir başlık açabilirsiniz.
Hem sorular soruyor, bir takım itirazlar getiriyor, hem de mesajı böyle bir cümleyle bitiriyosunuz. Ne yapalım... başlığınızın o tertemiz konusuna geri dönünüz o halde...
saygılarımla
evrensel-insan
17-09-2009, 16:46
Saygideger Molloch;
Eger cocugunuza "guveniniz yoksa" o zaman; o tur sitelere yasak koyabilirsiniz. Boylece, cocugunuz; o tur sitelere de girmez.
Aslinda herseyin basi egitim. Eger cocuklar, okul caginda; okullarinda; cinsellik ve cinsi iliski uzerine, her turlu egitimi almis olsalar, en azindan; bu konuda bilincli bir yetiskin olarak yuva kurabilirler. Ama; her konuda oldugu gibi, "balik bastan kokuyor"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Hem sorular soruyor, bir takım itirazlar getiriyor, hem de mesajı böyle bir cümleyle bitiriyosunuz. Evet bunun sebebi özgürlüklere karşı bağnaz bir Kemalist olmamdır kesin. Masum vatandaşlarımızın çocuk pornosu izleme hakkını ellerinden alıyorum. Şu yasakçı Kemalistler yok mu... bir de üstüne üstlük tartışmadan kaçıyorlar.
Eger cocuklar, okul caginda; okullarinda; cinsellik ve cinsi iliski uzerine, her turlu egitimi almis olsalar, en azindan; bu konuda bilincli bir yetiskin olarak yuva kurabilirler.Katılıyorum.
Taraf gazetesinde sansür konusuyla ilgili küçük bir araştırma yaptım hemen. Ahmet Altan düzenlemenin bilgisi haricinde yapıldığını söyleyip şu açıklamalrı yapmış:
Altan, "Hatalıyız. Ya o fotoğrafı kullanmamamız, kullanacaksak da olduğu gibi kullanmamız gerekirdi" dedi.
Altan, bilgisi dahilinde böyle bir uygulamanın yapılmayacağını da sözlerine ekledi.
Adam hatayı kabul etmiş daha ne yapılabilirki?
Lafın kime sevgili cigi?
bana ve de başörtüsü yasağına karşı olduğum için mi?
ve ''dinlerden özgür'' olmak belli bir siyasi görüşün tekelinde mi?
Benim lafim AKP zihniyetini ve politikalarini savunan herkese, sevgili ulpian.
Dinlerden özgür olmak hic bir siyasi görüsün elinde degildir, bu konuda seninle hem fikirim.
Fakat benim bu konu hakkinda ki durusumu da sanirim herkes biliyor.
Ben yazmaktan usandim fakat bu sitedekilerin geneli anlamamak icin ayak diretiyor.
Özgürlükleri, esitligi, demokrasiyi, hukuku, insan haklarini, kardesligi savunan bir kisi; dini siyasete alet eden ve onu sonuna kadar kullanarak, ülke yasantisini diger görüslü ve inanclilara zehir eden kafa yapisina asla ödün vermez.
Benim icin bu bir mücadele, bir savas. Dinlerden özgür yazilarin okunacagi sanal sitelere dahi izin vermeyen ve beni yok etmek icin elinden geleni ardina koymayan kafayi yok etmek icin bende elimden geldigi kadar mücadele ederim ve savasirim.
Bu sanal sitelere yasaklama getiren yobaz müslüman kafa yönetimi, her nedense porno sitelerine sonsuz özgürlükler tanimaktadir. Nedendir dersiniz?
Basörtüsü, türban gibi capittan bir sorun yaratarak cahil insanlari kandirip, onlari kullanan zihniyete destek cikilmaz. Diyaneti koltuk gibi kullanana hic olmaz!
Olur mu?
-Yargi bagimsiz mi?
-Hayir.
-Evrensel hukuk kurallari var mi?
-Hayir.
-Laik bir ülkemiyiz?
-Hayir.
-Sokakta esitmiyiz?
-Hayir.
-Insan haklari var mi?
-Hayir.
-Doknulmazliklar kalkti mi?
-Hayir.
-Anayasa sivillestirildi mi?
-Hayir.
-Demokratik haklarda ilerleme var mi?
-Hayir.
-Üretim artti mi?
-Hayir.
-Issizlik azaldi mi?
-Hayir.
Avrupa'da yasayan birisi olarak bana ergenekon davasini hic acmayin cünkü bu bir hukuk devleti oldugunu söyleyen ülkenin yüz karasidir.
Orduyu ve disarida padisah gibi gezen üniformalilari asla savunmam. Cünkü dokunulmazliklari ve sokaktaki esitligi savunan bir insana bunu yakistiramazsiniz.
Agizlarini her actiklarinda insaallah, masaallah, hamdolsun, allaha sükürler olsun diyen bir partinin milletvekillerini ve bu partinin yönetimine her kim sicak bakarsa; benim gözümde sahte ve cikar pesinde kosan dinlerden özgür insanlardir.
Ne sis yansin ne de kebap diyen bir insan, dinlerden özgür olsa ne olur, olmasa ne olur?
Gölge etmesin baska ihsan istemem!
Aziz Nesin vakfina AKP hükümeti yardim elini uzatti mi? Cocuklar ser sefil degil mi?
O cocuklar dogmatizm ile birlikte yetistirilmedikleri icin acliga ve kimsesizlige terkedilmistirler.
Orasi bir cami ya da iskender pasa dergahi olaydi, nasil aninda ihya edildigini bütün Dünya aleme göstere, göstere yaparlardi degil mi?
Liberallerde alkis tutarlardi.
Peki Nesin vakifi icin ne yapiyorlar?
Bu mudur sizin destek verdiginiz AKP'nin politikalari?
Bas örtüsü hakkiymis da mis mis..
Benim gibi düsünen bir sürü insanin en can alici haklari dururken, kafasina bezi dolayarak üniversiteye gidemiyormus.
Sokaydi be kardesim!
Peki onu niye yapmadi bu AKP denen din tüccarlarinin partisi?
Elinde her türlü olanak varken yapmadi iste.
Neden?
Ne sis yansin ne de kebap diyen bir insan, dinlerden özgür olsa ne olur, olmasa ne olur?
Gölge etmesin baska ihsan istemem!
Aziz Nesin vakfina AKP hükümeti yardim elini uzatti mi? Cocuklar ser sefil degil mi?
Bu mudur sizin destek verdiginiz AKP'nin politikalari?
Tekrar ediyorum: Bu laflar kime sevgili cigi???
Bu forumda ''dinlerden özgürüm'' deyip de AKPci olduğunu söyleyen mi oldu? Yoksa bazı söylediklerimiz AKP'nin bazı söyledikleriyle örtüşüyor diye, başkaları tarafından AKPci yaftası mı yiyoruz?
Özgürlükçü demokratlar daha AKP yokken de bu görüşleri savunuyordu, AKP tarih olduğunda da bu görüşleri savunacaklar. Ne yapalım yani! Siz dinsizlik kardeşlerimizden ''AKPci'' damgası yememek için, görüşlerimizi mi değiştirelim, sadece birkaç noktada örtüşme var diye.
Bas örtüsü hakkiymis da mis mis..
Benim gibi düsünen bir sürü insanin en can alici haklari dururken, kafasina bezi dolayarak üniversiteye gidemiyormus.
Sokaydi be kardesim!
Peki onu niye yapmadi bu AKP denen din tüccarlarinin partisi?
Elinde her türlü olanak varken yapmadi iste.
Neden?
Ben bir kesimin veya bireyin hakkını savunurken, sevgili cigi, AKP acep bu konuda ne düşünür, diye yaklaşmıyorum zaten. Veya herhangi bir partiye duyduğum sempati ve nefretle de yaklaşmıyorum. Siz bir non-teist olarak başörtüsü yasağını savunabilirsiniz. Ben de yine bir non-teist olarak bu yasağa karşıyım, ayrıca Hrant Dink'in yargılandığı insanlık suçu olan ceza kanunu maddesine de karşıyım, ayrıca millettin tamamından Diyanet için vergi toplanmasına da karşıyım, ayrıca alevilere yapılan hukuki ayırımcılığa da karşıyım, ayrıca Ankara'da yapılan ''içki oylamasına'' da karşıyım...
Bütün bunlar beni sizin gözünüzde gerçekten de AKPci mi yapıyor? Veya ''ne şiş yansın ne kebap'' diyen birisi mi oluyorum sizin nezdinizde bütün bu özgürlükleri savunuyorum diye?
Bu arada Türkiye gündemini yakından takip ettiğinize emin misiniz? Eğer ediyorsanız şu cümleleri nasıl kurabildiniz: ''Peki onu niye yapmadi bu AKP denen din tüccarlarinin partisi?
Elinde her türlü olanak varken yapmadi iste.'' ???
saygılarımla
İstanblue
17-09-2009, 18:14
Bugün Liberalizm için UKKTH savundum.:music:
Adam hatayı kabul etmiş daha ne yapılabilirki?Türkan Saylan'ı darbeci olarak ilan etmeleri de hata mıydı ki? Ayrıca Ahmet Altan'ın olaydan haberdar olmaması da bir ayrı komik. Demek isteyen Taraf gazetesine istediği resmi yükleyebiliyor. Wikipedia gibi yani, herkes girip editleyebiliyor. Süper. Aşmış demokrat adamlar bunlar.
Tekrar ediyorum: Bu laflar kime sevgili cigi???
Sevgili ulpian;
Bu laflarim; AKP yönetimini, onlarin ne kadar sinsi ve takiyeci olduklarini görmemezlik yaparak destekleyen herkese.
Tarikatlarin, cemaat liderlerinin ayaklarina giderek, onlara sadakat yeminleri eden AKP yönetiminde ve devletin basinda olanlara saksakcilik yapan herkese.
Yoksa bazı söylediklerimiz AKP'nin bazı söyledikleriyle örtüşüyor diye, başkaları tarafından AKPci yaftası mı yiyoruz?
Dinlerden özgür bir aydinin görüsleri AKP nin söyledikleri ile asla uyusmaz. Uyustugunu sanan, onlarin nasil takiye ve gizli planlar icinde olduklarini hala anlamamis saflardir.
! Siz dinsizlik kardeşlerimizden ''AKPci'' damgası yememek için, görüşlerimizi mi değiştirelim, sadece birkaç noktada örtüşme var diye.
Sevgili ulpian;
Benim bir önceki yazdigim iletide ki sorularima ve saptamalarima yanit vermeyerek konuyu kendini savunma cercevesine getirmisin.
Peki yaz bakalim AKP ile hangi görüsün örtüsüyormus. Cok merak etmeye basladim.:)
Ben bir kesimin veya bireyin hakkını savunurken, sevgili cigi, AKP acep bu konuda ne düşünür, diye yaklaşmıyorum zaten. Veya herhangi bir partiye duyduğum sempati ve nefretle de yaklaşmıyorum. Siz bir non-teist olarak başörtüsü yasağını savunabilirsiniz. Ben de yine bir non-teist olarak bu yasağa karşıyım, ayrıca Hrant Dink'in yargılandığı insanlık suçu olan ceza kanunu maddesine de karşıyım, ayrıca millettin tamamından Diyanet için vergi toplanmasına da karşıyım, ayrıca alevilere yapılan hukuki ayırımcılığa da karşıyım, ayrıca Ankara'da yapılan ''içki oylamasına'' da karşıyım...
Benim hic bir partiye sempatim yoktur. Düzeni, sistemi bozuk lacka bir demokrasi anlayisi olan ülkede dogru dürüst bir tane parti yoktur.
Ben yasaklari savunmuyorum.
Bu tip göstermelik tek tarafli inanc sömürüsünün devamli kasinarak kullanilmasini ve diger farkli inancli insanlarin haklari icin zerre kadar bir sey yapilmamasini görerek AKP ye seslerini cikartmayanlara ne demeliyiz diyorum.
Sevgili ulpian;
Bende sana tekrar soruyorum?
-Yargi bagimsiz mi?
-Hayir.
-Evrensel hukuk kurallari var mi?
-Hayir.
-Laik bir ülkemiyiz?
-Hayir.
-Sokakta esitmiyiz?
-Hayir.
-Insan haklari var mi?
-Hayir.
-Doknulmazliklar kalkti mi?
-Hayir.
-Anayasa sivillestirildi mi?
-Hayir.
-Demokratik haklarda ilerleme var mi?
-Hayir.
-Üretim artti mi?
-Hayir.
-Issizlik azaldi mi?
-Hayir.
Aziz Nesin vakfina AKP hükümeti yardim elini uzatti mi? Cocuklar ser sefil degil mi?
O cocuklar dogmatizm ile birlikte yetistirilmedikleri icin acliga ve kimsesizlige terkedilmistirler.
Orasi bir cami ya da iskender pasa dergahi olaydi, nasil aninda ihya edildigini bütün Dünya aleme göstere, göstere yaparlardi degil mi?
Liberallerde alkis tutarlardi.
Peki Nesin vakifi icin ne yapiyorlar?
Bu sorulari AKP ye sormaya cesaret edemiyen kim olursa olsun ve tam laik demokratik bir ülke icin mücadele edemiyen dinlerden özgür bisi benim gözümde özgürlükcü olamaz.
Bu sorulari AKP ye sormaya cesaret edemiyen kim olursa olsun ve tam laik demokratik bir ülke icin mücadele edemiyen dinlerden özgür bisi benim gözümde özgürlükcü olamaz.
sevigli cigi,
AKP'nin umrumda olmadığını size neden anlatamadığıma şaşırıyorum.
Sizin burada eleştirdiğiniz non-teist özgürlükçülerin hiç birisi AKP destekçisi olduğunu iddia etmiyor. Bu iddia ve isnat size ait. İspat ve izah yükümlülüğü de böylece size düşmekte.
saygılarımla
Peki yaz bakalim AKP ile hangi görüsün örtüsüyormus. Cok merak etmeye basladim.:)
Olmadi sevgili ulpian;
Senin sordugun sorularin hepsinie ben yanit veriyorum, fakat sen benim sorularima yanit vermiyorsun.:)
Bari su yukaridaki bir tenecik soruyu yanitla.
yanıtlayamazo sadece ezberindekileri yazar....
Sizin burada eleştirdiğiniz non-teist özgürlükçülerin hiç birisi AKP destekçisi olduğunu iddia etmiyor.Elbette iktidardan bağımsız bazı liberal gruplar da var, mesela Liberal Demokrat Parti gibi, gerçi artık Demokrat Parti ile birleşti onlar. (Taraf bağımsız değil, despot AKP yandaşı.) Onlara saygım sonsuz. Ama bu ülkede AKPye mesafe koyabilen, şu ya da bu şekilde bahaneler üreterek AKP iktidarını savunmaya çalışmayan liberal sayısı bir elin parmağını geçmiyor.
Ayrıca liberalizm ve özgürlükçülük aynı şey değildir. Anlam karmaşası olmasın. Bence birbirlerine yabancı kavramlar oldukları bile söylenebilir. Vahşi kapitalizmi savunan bir sistemde, yoksul bireyler hiçbir zaman zengin bireyler ile aynı özgürlük fırsatlarına kavuşamayacaklardır. Liberalizm ancak zenginler için özgürlükçüdür.
Olmadi sevgili ulpian;
Senin sordugun sorularin hepsinie ben yanit veriyorum, fakat sen benim sorularima yanit vermiyorsun.:)
Bari su yukaridaki bir tenecik soruyu yanitla.
sevgili cigi,
mesajlarımı gerçekten okudunuz mu, diye sorasım geliyor, çünkü hali hazırda yanıt vermemiş olduğunuz benim de birçok sorum vardı.
Somut sorunuza cevap vermek gerekirse:
Örneğin şu günlerde AKP tarafından gündeme getirilen Kürtçe özel televizyona izin verilmesi meselesini destekliyorum. Bunun AKP'yle bir ilgisi yok. Hangi siyasi parti bunu yapsaydı desteklerdim.
Örneğin AKP'nin zamanında AB uyumu kapsamında yapmış olduğu reformların büyük çoğunluğunu destekliyorum. Burda da hangi siyasi parti bunu yapmış olsa, desteklerdim.
Kısacası: Yukarda defalarca özetledim, savunduğum çizgiyi. Liberaller, bu görüşleri henüz AKP'nin A'sı yokken de savunmaktaydılar.
Şimdi bunların bazılarını AKP gündeme getirdi diye, sizlerden AKPci, iktidar yandaşı damgası yememek için, savunduğumuz şeylerden mi vazgeçelim?
Ayrıca AKP'nin söylem ve eylemlerinden kesinlikle karşı olduğum örnekler de sıraladım bir sürü.
Şimdi tekrar sormak durumundayım: Sizin gözünüzde benim gibi düşünenler gerçekten de AKP'ci mi olmakta?
saygılarımla
Ayrıca liberalizm ve özgürlükçülük aynı şey değildir. Anlam karmaşası olmasın. Bence birbirlerine yabancı kavramlar oldukları bile söylenebilir. Vahşi kapitalizmi savunan bir sistemde, yoksul bireyler hiçbir zaman zengin bireyler ile aynı özgürlük fırsatlarına kavuşamayacaklardır. Liberalizm ancak zenginler için özgürlükçüdür.
Liberalizm'in hem ülkemizde hem yurtdışında iki farklı anlam ve alanda kullanıldığını biliyor olmanız lazım. Ekonomik liberalizm ile siyasi/kültürel liberalizm arasında hiçbir zorunlu bağlantı yoktur. Biri olmadan diğeri de olunabilmektedir. Ve burada kastetiğimizin siyasi/kültürel liberalizm olduğundan şüphenizin de olmaması gerekir.
saygılarımla
Liberalizm'in hem ülkemizde hem yurtdışında iki farklı anlam ve alanda kullanıldığını biliyor olmanız lazım. Ekonomik liberalizm ile siyasi/kültürel liberalizm arasında hiçbir zorunlu bağlantı yoktur. Biri olmadan diğeri de olunabilmektedir. Ve burada kastetiğimizin siyasi/kültürel liberalizm olduğundan şüphenizin de olmaması gerekir.
saygılarımlaEğer ekonomik liberalizme karşıysan ve toplumcuysan, bu sosyalizme eğimli olduğun anlamına gelir. Liberalizm bir bütündür ve kendine liberal diyenlerin hiçbirinin vahşi kapitalist sistem ile alıp veremediği yok. Eski komünist Murat Belge'nin artık serbest pazar liberalizmini desteklemesi gibi. Ama bence liberalizmin sömürü sistemi ile bencil bireysellik vurgusu sonuna kadar bağlantılı. Sen iki ayrı ekolden bahsediyorsun ama ben tek ve bütün bir kanser görüyorum. Liberalizm çağı geçmiş, ilkel ve hastalıklı bir ideolojidir. Ekonomik liberalizmden soyutlarsak geriye sadece bireyselcilik, yani bencillerin felsefesi kalıyor. O da çok süper bir düşünce tarzı değil.
Sosyalistler ve sosyal demokratlar da nihayetinde özgürlüğü elde etmeyi hedeflerler ama sadece cüzdanı şişkin zenginler için değil, herkes için. O yüzden ekonomik liberalizmi desteklemiyorsan, zaten liberal değilsin demektir.
Ayrıca sen gerici olmayabilirsin ama bu ülkede gericilik yapan ya da en azından gericilerle işbirliği yapan çok sayıda liberal var. Örneklerinden birini verdim mesela, yaratılış teorisini savunan Mustafa Akyol gibi. "Dindarlar eziliyor" diye ortalığı velvereye veren de yine Star/Taraf gazeteleri. "Sol, Islam'a yakın olsun" diyerek solcu olmamalarına rağmen (çünkü saf kapitalizmi desteklemekteler) Sol hakkında ahkam kesen liberal ayetullahlar da Taraf'tan, Sabah'tan, Star'dan çıkıyor. AKP, Darwin'e sansür uyguladığında "Müslümanlara baskı var, yoksa darbe mi geliyor?" diye angut angut yorumlar yapan da Taraf gazetesiydi. "Ben evimde içkimi içerim, AKP istediği gibi yapsın, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" türevi laflar söyleyen de Ahmet Altan. Evrim teorisini düzenli olarak savunan tek gazete de bildiğim kadarıyla darbeci, cıs, statükocu, kaka Cumhuriyet.
Liberalizm hakkındaki saptamalarına tarihsel ve kavramsal açıdan katılmıyorum. Ama bu arada konuyu kendi adıma çok da önemsiyor değilim. Neticede savunduğum ve karşı çıktığım şeyleri, ve bunları neden savunduğum ve karşı çıktığımı izah edebiliyorum. Bu görüşe kim hangi ad takmış, çok da mühim bulmuyorum.
Somut noktalar üzerinde tartışmak bazen daha verimli olabilir. Ben örneğin yukarda Diyanet hizmetleri için bütün milletten vergi toplanmasına, alevilere yapılan hukuksal ayırımcılığa karşı olduğumu, başörtüsüne de karşı olduğumu fakat yasaklanmaması gerektiğini savunduğumu, Ankara'da yapılan içki oylamasını kesinlikle bir insan hakkı ihlali olarak gördüğümü ve bunun gibi diğer bazı somut noktaları yazmıştım.
Siz bu noktaların bazılarında bana katılıyor, bazılarında katılmıyor olabilirsiniz. Ayrıştığımız noktalar üzerinden somut tartışmalar yürütebilirsek, daha verimli olacağına inanıyorum.
(bu arada nedense her mesajımda ''sen'' ile ''siz'' arasında gidip geldiğimin de farkındayım :))
saygılarımla
Liberalizme Mahkummuyuz?
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8006
Tekrar ediyorum: Bu laflar kime sevgili cigi???
Bu forumda ''dinlerden özgürüm'' deyip de AKPci olduğunu söyleyen mi oldu? Yoksa bazı söylediklerimiz AKP'nin bazı söyledikleriyle örtüşüyor diye, başkaları tarafından AKPci yaftası mı yiyoruz?
evet hocam aynen öyle...geçenlerde; askerlerin sivilde işlediği suçların davalarının, sivil mahkemelerde görülmesi gibi bir konuya bile destek verdiğimiz için aynı şekilde itham edildik. daha önce de yazmıştım: demokrasiden anlamıyorlar ve bize de akp'li diyerek kendilerini tatmin ediyorlar...
dinlerden özgürlük ve akp'ci konusunda ise; ben daha da ileriye gidiyorum ve dinlerden özgür olan birinin resmi ideolojiden ve atatürk dininden!!! nasıl olupta özgür olamadıklarını görünce şaşırıyorum. dindar olan birinin dini bırakacak seviyesi yoksa bunlarında mka yı bırakacak seviyeleri yok...
http://www.odatv.com/Medya/taraf_bu_olayi_hatirliyor_mu-17529.html
sevan nişanyan'ın yaptığı bu olay karşısında şaşırdım ve onu gerçekten kınadım. ama olayı feminist boyutta değil insan olma bakımından...tabii böyle bir şey yapması onun çok güzel yazıları olduğu gerçeğini değiştirmiyor. bloglarındaki yazılar çok okunulası ve güzel yazılar. ;)
Somut noktalar üzerinde tartışmak bazen daha verimli olabilir. Ben örneğin yukarda Diyanet hizmetleri için bütün milletten vergi toplanmasına, alevilere yapılan hukuksal ayırımcılığa karşı olduğumu, başörtüsüne de karşı olduğumu fakat yasaklanmaması gerektiğini savunduğumu, Ankara'da yapılan içki oylamasını kesinlikle bir insan hakkı ihlali olarak gördüğümü ve bunun gibi diğer bazı somut noktaları yazmıştım.Ben somut örneklerle bu ülkedeki liberallerin yaptıkları AKP hizmetkarlığını ve benimsedikleri gerici çizgiyi özetledim. Yine tekrarlıyorum, sen bir liberal olarak AKP karşıtı olabilirsin, ama medyadaki liberaller böyle değil.
ama olayı feminist boyutta değil insan olma bakımından...tabii böyle bir şey yapması onun çok güzel yazıları olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Nişanyan'ın bir ay boyunca büyük bir özenle dışkısını kavanoza biriktirmesi akıl almaz bir olay zaten. Ben olaya aynı zamanda feminist bir boyutta da bakıyorum ve feministlerin verdiği tepkiyi sonuna kadar destekledim. Nişanyan'ın yaptığı nereden baksanız kadına karşı şiddettir ancak Tarafgiller bunu "şiddet içermeyen bir jest" olarak tanımlamakta sakınca görmediler. Ayrıca Taraf'ın tek şovenizm vakası da bu değil zaten. Ahmet Altan gazetede yazan sosyalistleri pavyon kadınına benzettiği için sosyalist feminist yazar Oya Baydar, gazeteden istifa etmişti.
http://bianet.org/bianet/medya/114425-taraftaki-seksizmin-golgesinde-liberalizm-sosyalizm-tartismasi
Not: Bir insan olarak Atatürk tarihteki yerini almıştır. Atatürk'ün şahsına saldıranların hangi açıdan olaya baktığı önemli olan. Bir insan Atatürk'ün putlaştırıldığından şikayet ederken PKK çizgisindeyse veya siyasal Islam'ı savunuyorsa herşeyden önce tutarsızdır.
Ayrıca Taraf'ın tek şovenizm vakası da bu değil zaten. Ahmet Altan gazetede yazan sosyalistleri pavyon kadınına benzettiği için sosyalist feminist yazar Oya Baydar, gazeteden istifa etmişti.
http://bianet.org/bianet/medya/114425-taraftaki-seksizmin-golgesinde-liberalizm-sosyalizm-tartismasi (http://bianet.org/bianet/medya/114425-taraftaki-seksizmin-golgesinde-liberalizm-sosyalizm-tartismasi)
mr miloneraydı sanırım, bir konu açmıştı; cımbızla alıntılama diye(yaratıılışçılara ithafen)...bu pavyon kadını-sosyalist olayıda tam olarak öyle. ahmet altan'ın yaptığı sadece bir örnek vermekti. benim gazetemde yazan sosyalistler pavyon kadınına benziyorlar demedi. kaldı ki oya baydar cinsiyetiyle pavyon kadınına benzetilebilir ama, roni marqullies ve nabi yağcı nasıl benzetilsin ki? ahmet altan'ın yazısının o bölümünü aşağıya yazıcam böyle bir düşünce çıkartamadım...alıntı yaptığınız yazıdaki gibi saçmalık yok yani:
"taraf=pavyon...sosyalist yazarlar=Pavyona düşen namuslu kadın"...böyle birşey yok...
"Bizim gazetenin çok ilginç ve övündüğümüz bir yazar kadrosu var. Nabi Yağcı, Roni Margulies, Oya Baydar gibi sıkı sosyalistler de yazıyor burada. Her ne kadar Roni'yle Oya'da 'liberallerin' arasına 'düşmekten' dolayı zaman zaman hafifçe Türkan Şoray filmlerini andıran 'pavyondaki namuslu kadın' huzursuzlukları tezahür etse de burada sağlam bir 'solculuk' tartışması yaşayacağımızı ümit ediyorum." Ahmet Altan
Ama bence liberalizmin sömürü sistemi ile bencil bireysellik vurgusu sonuna kadar bağlantılı. Sen iki ayrı ekolden bahsediyorsun ama ben tek ve bütün bir kanser görüyorum. Liberalizm çağı geçmiş, ilkel ve hastalıklı bir ideolojidir. Ekonomik liberalizmden soyutlarsak geriye sadece bireyselcilik, yani bencillerin felsefesi kalıyor. O da çok süper bir düşünce tarzı değil.
Sosyalistler ve sosyal demokratlar da nihayetinde özgürlüğü elde etmeyi hedeflerler ama sadece cüzdanı şişkin zenginler için değil, herkes için. O yüzden ekonomik liberalizmi desteklemiyorsan, zaten liberal değilsin demektir.
Komünistlik deyince nasıl ki herkesin aklına Bolşevik türü bir komünizm anlayışı gelmemeli ise liberalizm denince de 19.yy liberalizmi akla gelmemeli.
Liberalizmin uygarlığımıza katkıları büyüktür. Ancak bireysel özgürlüklerin toplumun mutluluğuna yetmediği anlaşılınca liberalizmin bir bütün olarak uygulanmasının sorunları çözmekten öte sorunları artırdığı da görülmüştür.
Bu nedenle günümüz liberallerinin önemli bir bölümü liberalizmi toplumun üstyapısal alanında uygun ama altypısal alanda eşitlik gibi sosyalist kökenli politikaları uygun görmüşlerdir. Biz buna sol-liberalizm diyoruz.
Sağ-liberalizm ise ekonomik alanda da liberal kapitalist yönelimleri savunanlardır. En azından ben böyle bir tasnif yapıyorum.
Günümüz sosyalistlerinin önemli bir bölümünün liberalizmde var olan özgürlükleri savunması sizi yanıltmasın. Onlar o değerleri liberalimzden alıp sosyalist ideolojinin içine enjekte etmişlerdir.
Size eğer bulabilirseniz 1970 li yılların Türkiye marksist dergilerini okumanızı öneririm. Göreceksiniz ki birkaç grubunki hariç özgürlük ve demokrasi küçümsenmekte, küçük burjuva politikaları olarak görülmektedir. Çünkü sosyalizmin en azından çıkış ideolojisi özgürlük ve demokrasi gibi kavramların etrafında değil "emek hakları", "fırsat eşitliği", "eşit işe eşit ücret", "üretim araçlarının kamulaştırılması" gibi kavramların çevresinde şekillenmiştir.
Özellikle 1990 yıllarından itibaren M-L sosyalist anlayışın çöküşe geçmesi nedeniyle sosyalist ideolojinin içine gittikçe artan oranda liberal özgürlükler (kadın-erkek eşitliği, eşcinsel hakları, basın özgürlüğü, çoğulcu demokrasi vs.) enjekte edilmiş ama bunlar gururdan olsa gerek liberal değerler değil de zaten sosyalizmde olması gereken öğeler gibi lanse edilmiştir.
Bu nedenle günümüz liberallerinin önemli bir bölümü liberalizmi toplumun üstyapısal alanında uygun ama altypısal alanda eşitlik gibi sosyalist kökenli politikaları uygun görmüşlerdir. Biz buna sol-liberalizm diyoruz.
Üzgünüm ama Türkiye'de bunu savunan "liberal" yok. Çok sevdiğiniz liberalizmin tapınağı (yoksa mezbahası mı desem ki) olan Taraf bile emperyalizmin geçersiz olduğunu iddia ediyor, katıksız serbest piyasayı savunuyor. Nabi Yağcı zaten Marx serbest piyasayı reddetmemiştir gibi kavram krizine kapılmış cümleler sarfeden, aynı anda hem elma hem de armut olduğunu savunan bir insan. Genel olarak "liberal sosyalistler" bende bu izlenimi uyandırıyor. Liberal ve sosyalist kavramları taban tabana zıttır, biri birisine tepki duyulmasıyla doğmuştur. Arada bir sentez olabilir ancak bir insan aynı anda hem liberal, hem de sosyalist olamaz.
Özellikle 1990 yıllarından itibaren M-L sosyalist anlayışın çöküşe geçmesi nedeniyle sosyalist ideolojinin içine gittikçe artan oranda liberal özgürlükler (kadın-erkek eşitliği, eşcinsel hakları, basın özgürlüğü, çoğulcu demokrasi vs.) enjekte edilmiş ama bunlar gururdan olsa gerek liberal değerler değil de zaten sosyalizmde olması gereken öğeler gibi lanse edilmiştir.Isveç'te bir yüzyıla yakın bir süreden beridir sosyal demokratlar iktidarda. Yani öyle 1990 yılında hoop diye yapılmış bir sentez yok. Ayrıca bu ülkede kadın-erkek eşitliği konusunda hassas olanlar Özal gibi sağcı liberaller değil her zaman sosyalistler, sosyal demokratlar ve Atatürkçüler oldu. Kadın-erkek eşitlik mücadelesini liberalizme mal etmek haksızlıktır ve saçmadır, hele hele Türkiye'de. Liberalizm doğduğu dönemde ilerici bir ideolojiydi evet ancak sonra işçi sınıfı ve yoksullar açısından ne kadar zararlı olduğu görüldüğünde gittikçe sağcı bir ideoloji haline gelmiştir. Liberalizmin tarihte özgürlükçü olduğu bir dönem vardı ancak artık bu dönem çok, çok gerilerde kaldı. Ben açıkçası sol liberalizm ile sağ liberalizm arasında bir uçurum değil, bir süreklilik görüyorum. Sizin en "solcu" liberalleriniz bile AKP'yi ve cemaatleri eleştirmekten korkuyor.
Sosyal demokrasi de zamanında sosyalizm ile liberalizmin sentezinden doğmuştur ancak sosyalizm öğesi hep ağır basmıştır. Ama bu sentez liberalizmin "değerlerini" benimseme isteğinden çok, gerçekçi ve pragmatik sebeplerden dolayı yapıldı. Mutlak sosyalizmi uygulamak çok zordur. Yani sizin üretmeye çalıştığınız ideoloji zaten üretilmiş ve bu ülkede zaten sosyal demokrat partiler olagelmiş. Sosyal liberalizm ile sosyal demokratlık arasındaki çizgi çok ama çok belirsizdir. Ancak sizin en azından kağıt üzerinde savunduğunuz ideolojik çizgi sosyal demokratlardan farklı olmasa da, AKPyi savunmak için kendinizi farklı bir kast, farklı bir kabile olarak görme eğilimindesiniz. Zira bu ülkedeki sosyal demokratlar liberal sözcüğünü hakaret olarak algılamaktalar.
Aynı anda hem solcu olduğunu iddia edip hem de AKP faşizmine alkış tutmanın hesaplaşmasını da yapacaksınız günü geldiğinde, bu liberal cinnet sona erdiğinde. Bütün bu ideolojik hokus pokus, AKP gibi baskıcı ve faşist bir partiyi destekledikleri gerçeğiyle yüzleşmek istemeyen liberallerin kendilerini kandırmak için uydurdukları yalanlar aslında.
Somut sorunuza cevap vermek gerekirse:
Örneğin şu günlerde AKP tarafından gündeme getirilen Kürtçe özel televizyona izin verilmesi meselesini destekliyorum. Bunun AKP'yle bir ilgisi yok. Hangi siyasi parti bunu yapsaydı desteklerdim.
Sevgili ulpian;
Hic bir sey yaptiklari yok, sizlere öyle geliyor. Kili kirk yarip oy hesaplamalari yapilarak özgürlüklerin kiyisindan, kenarindan makaslayip kusa cevirerek, insanlara demokratik haklar taninmaz!
Önce TRT de kendilerinin kontrolünde olsun istediler, baktilar olmuyor özel tv leri gündeme getirdiler. Her dilin ve kültürün kendine ait özel tv leri olsa ne olur? Farkli kültürlerin ve dillerin yasatilmasi bir zenginliktir.
Ayni basörtüsüne yaptiklari gibi! Devlet olarak cek elini diyanetten ve dinden, sonra basörtüsünüde, takkeyide her yerde serbest yap!
Ama olmaz! Kasiyarak kanatip beslendikleri damarlari asla iyilestirmezler.
Örneğin AKP'nin zamanında AB uyumu kapsamında yapmış olduğu reformların büyük çoğunluğunu destekliyorum. Burda da hangi siyasi parti bunu yapmış olsa, desteklerdim.
Lütfen sevgili ulpian AKP ne yapti simdiye kadar AB uyum yasalari icin? Ne AKP ne de baska bir '' P '' hic bir sey yapmiyor bu konuda. Zamani gelip de sirasi ile dayatilanlara mecburen hay hay diyorlar.:)
Türkiye'nin AB üyeligine girecegini sananlarin pembe hayalleri ve cok saf olduklarini düsünüyorum. Bu konuyu istersen baska bir baslikta tartisiriz.
Kısacası: Yukarda defalarca özetledim, savunduğum çizgiyi. Liberaller, bu görüşleri henüz AKP'nin A'sı yokken de savunmaktaydılar.
Türkiye'de ki liberallerin hepsi meshur olabilmek ve daha cok para kazanabilmenin pesindeler.
Benim siraladigim bir dizi demokratik haklari hangi liberal bir kisi AKP hükümetine sormaya cesaret edebiliyor?
Fakat basbakana yaglanma toplantilarinda alkollü icki icmeyi bir maharet ve övünc sayiyorlar.:D
Bir liberal icin önemli olan, ilk önce kendi yasantisini ve zenginligini düsünmektir. ülke icin demokratik haklarmis, özgürlüklermis; bunlarin hepsi göstermelik palavralaridir.
Isterseniz diger ülkelerin liberallerinden de örnekler veririm.
Şimdi tekrar sormak durumundayım: Sizin gözünüzde benim gibi düşünenler gerçekten de AKP'ci mi olmakta?
Yapilmakta olan takiye ve yalanlari, görmezden gelerek kendi dünyalarinda mutlu olmak icin AKP yönetimini öven, gercekleri konusmaktan korkarak, yaglanan herkes benim icin ayni konumdadir.
demokrasiden anlamıyorlar ve bize de akp'li diyerek kendilerini tatmin ediyorlar...
Su senin anladigin kafasinin tüyleri dökülmüs kusa benzeyen demokrasini, bir tarif et bakalim! Bende ögreneyim.
Diger bir baslikta da, Avrupa ülkeleri hakkinda desteksiz sallamistin fakat sonunu getiremedin.
dinlerden özgür olan birinin resmi ideolojiden ve atatürk dininden!!! nasıl olupta özgür olamadıklarını görünce şaşırıyorum. dindar olan birinin dini bırakacak seviyesi yoksa bunlarında mka yı bırakacak seviyeleri yok...
Devamli ayni sekilde camur atarak, bir yerlere geldigini, boyunun uzadigini düsünüyorsan cok yaniliyorsun!
Yukarida sordugum soruyu yanitlayabilirsen, bu konuyu cok cabuk ögreneceksin.
Bir liberal icin önemli olan, ilk önce kendi yasantisini ve zenginligini düsünmektir.Kesinlikle katılıyorum. Liberalizm bencilliğin ideolojisidir.
evrensel-insan
18-09-2009, 21:45
Saygideger Molloch;
O yuzdende; bireysel degil; nihilizm temelli bireycidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger Molloch;
O yuzdende; bireysel degil; nihilizm temelli bireycidir.
Saygilarimla;
evrensel-insanEvrensel ben seni liberal sanıyordum ama değilmişsin, sana saygım bir kat daha arttı. :pray:
evrensel-insan
18-09-2009, 22:47
Saygideger Molloch;
Tam da soylemek istedigim bu. Kisilere etiket takmak hem en kolay yol, hem de kestirip atmaktir. Halbuki kisiler, biribirlerini kendi azindan tanitirsa en azindan algilama olur. Kisilerin biribirlerini; biribirlerine tanittigi gibi taniyabilmeleri de; tartisma yerine; bilgi alisverisini getirir.
Yoksa herkes kendi ideolojik/inancsal dogrusuyla; baskasini dogrulama-yanlislama yoluyla, bir adim yol alinmaz.
Ben milliyet, din, tanri konularinda; serbest, yani ozgur dusunurum. Yaratilissal/ideolojik/inaansal yanasim yerine; insansal/evrensel/kavramsal yanasimi savunurum. Dogal dusuncenin icinde yer almadan sorunlarinin konu bazinda resmini veririm.
Ne toplumsal kisiligi ne de bireyci akilciligin; bencil, cikarci, ayrimci, erksel, guc-iktidar-otorite yanliliginin ne bireyci yonunu ne de toplumlarin cekilecegi bir ideolojik/inancsal dogru yonunu savunurum.
Ben; bireyin, dusunce ve davranista; en genis mekan anlamiyla evrenselligini ve en genis anlamiyla turunu, yani insansalligini savunurum.
Beni, evrensel-insan'in dusuncelerinin neler oldugunu dahaiyi algilamak istersen; bu linkten;
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5958&page=67
Evrensel'in Kosesi indexine. Bu linkten de;
http://www.turandursun.com/forumlar/search.php?searchid=1382178
Basliklara ulasabilirsin, tabi istersen.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili Evrensel düşüncelerini zaten az çok biliyorum. Köşeni de ara ara okuyorum. :playball:
evrensel-insan
19-09-2009, 00:23
Saygideger Molloch;
Bak burada ne diyor.
Liberalizm; bireysel degil; bireyci ozgurluktur. Cunku, ozgurlugu kendi oz iradesi ile secim degil; kendine sunulanlardan, kendi oz iradesiyle secimdir. Yani; liberalizmin de; diger ideolojik inancsal dogrusallardan ve kendi dogrusunu diger dogrulara karsi; toplumu iktidari, guc ve otorite ile yoneltmek ve yonlendirmek isteyen ve gunumuzde; amerikan idealizminin tamamen savunusu anlamini tasiyan bir gorustur.
Benim; evrensel-insan dusuncesindeki; bireysel hak ve ozgurluklerin, antiayrimci ve farklarin farkindalik esitligine tamamen zit; ayrica insansal/evrensel/kavramsal olmayan bir ideolojik/inancsal/dogrusaldir.
21. yuzyilin, en pragmatik, en "kaypak" en "cikarci" v.s. ideolojik inancidir. Degisken ve goreceligi de; o anki dunya guc-otorite-iktidar cikarlari paralelindedir.
Yalniz; liberal kalabilmek icin; dunyayi ve gelisimini gunu gunune takip etmek ve degisen guc dengesine ayak uydurmak ve o guc dengesinin cikarini kendi bireyci cikarinla ozdeslestirmek ve bunu da toplum icin yaptigina kendini inandirmak gerekir.-e.i.-
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili EI,
Bu yazıyı zaten okudum ve liberal olmadığını da o zaman anlamıştım. Saygılarla.