evrensel-insan
18-09-2009, 04:10
Saygideger arkadaslar;
Bu konunun, ulke ve toplumumuz, hatta aydinlarimiz acisindan, ne kadar, duygusal/tabusal/sorgulanmaz/ezber bir konu oldugunun bilincinde oldugumdan; ulkemiz acisindan degerlendirmeyecegim.
Daha once de cogu yazimda belirttigim gibi; tum inanclar, soyut oldugundan ve de inanabilirligini en azindan inanana inandirma zorunlulugundan, somuta dayanmak zorundadir.
Bu konuyu; tanrisal yanasim ve dini orgutlenme baglaminda daha once islemistim.
Bu baslikta da; insanoglunu kisilik ve kimlik degeri acisindan hem toplumsal birlestiren, hem de ayristiran; milliyetcilik-irkcilik baginin soyut/somut iliskisini ortaya koyacagim.
Milliyetcilik, soyut bir kavramdir ve insanoglunun bir urunudur. Cesitlenisi ve kendi icindeki ayrimi da; ideolojik/inancsal dogrusallarin, dogru eliyledir.
Peki o zaman, bir milliyetcinin; milliyetcilige inanmasi ve "teslim olmasi icin nasil bir somut gerekir? Iste burada irkcilik devreye girer.
Irk konusu, biolojiktir ve bilimin konusudur. Kisaca; bilimsel temelde; bes duyuya hitabeden ozelligi vardir. Fakat bu biyolojik ozellik bir FARKTIR, AYRIM DEGILDIR. Beyaz deri ile, siyah deri arasinda renk farki vardir. Iste bilim burada biter. Bundan sonrasi; bu farkin ayrimi temelinde inanca girer.
Son zamanlarda bilim; bilhassa milliyetciligi "koruklemek icin" bu biyolojik farki; baska organlara tasimaya cabalamakta ve bu cabanin altinda FARK DEGIL; AYRIM YATMAKTADIR. Deri renk farki bilinen bir farktir. Ama Kan konusunda nasil bir fark yaratilir? Iste burada devreye, psikoloji ve duygusallikla icerik vermek gerekir. Mesela, "asil kan" buradaki asil; tamamen soyut bir kavramdir ve inanci somuta dayandirilmak zorundadir.
Burada o zaman; kanin "asilligini" gostermek; o kani tasiyanlarin dusunce ve davranisini bunu "islemek ve ezberletmekle" mumkundur. Sonrasi "asil" sifatinin icerigidir. Bu da rahatlikla, cesitli; duygusal, gonul oksayici, hosa gidici v.s. ifadelerle beslenir.
Simdi, bu FARKI AYRIMA TASIMA cabasi; gen, DNA, Kafatasinda surmektedir. Yarin bunun beyin yapisina "ileri-geri; akilli-akilsiz, yoneten-yonetilen ve yonlendiren-yonlendirilen, v.s. seklinde siniflandirilmayacagini kim garanti edebilir.
Butun bu anlatilanlardan, su sonuc cikmaktadir. Herhangibir inanctan "kurtulmak, arinmak" icin; yapilacak seyin; o soyutu veren somut ile baginin kesilmesi ve o somutun eger varsa; verdiginin FARK OLDUGU, AYRIM OLMADIGINI algilamak gerekir.
Iste, o masum gorunen milliyetcilik soyutunun da, dayanagi bir somuttur.
Iste, bu somutu bulup ortaya cikarmak ve bu somutun varsa, bir FARK OLDUGUNU VE AYRIM OLMADIGINI ortaya koymak gerekir.
Bu da bize, soyutlara karsi verilen savasimin; soyuta degil; onun bagli oldugu somuta karsi verilmesi gerektigini gosterir. Cunku SOMUTLA OLAN BAGI KESILEN SOYUTUN INANIRLIGI ORTADAN KALKAR.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bu konunun, ulke ve toplumumuz, hatta aydinlarimiz acisindan, ne kadar, duygusal/tabusal/sorgulanmaz/ezber bir konu oldugunun bilincinde oldugumdan; ulkemiz acisindan degerlendirmeyecegim.
Daha once de cogu yazimda belirttigim gibi; tum inanclar, soyut oldugundan ve de inanabilirligini en azindan inanana inandirma zorunlulugundan, somuta dayanmak zorundadir.
Bu konuyu; tanrisal yanasim ve dini orgutlenme baglaminda daha once islemistim.
Bu baslikta da; insanoglunu kisilik ve kimlik degeri acisindan hem toplumsal birlestiren, hem de ayristiran; milliyetcilik-irkcilik baginin soyut/somut iliskisini ortaya koyacagim.
Milliyetcilik, soyut bir kavramdir ve insanoglunun bir urunudur. Cesitlenisi ve kendi icindeki ayrimi da; ideolojik/inancsal dogrusallarin, dogru eliyledir.
Peki o zaman, bir milliyetcinin; milliyetcilige inanmasi ve "teslim olmasi icin nasil bir somut gerekir? Iste burada irkcilik devreye girer.
Irk konusu, biolojiktir ve bilimin konusudur. Kisaca; bilimsel temelde; bes duyuya hitabeden ozelligi vardir. Fakat bu biyolojik ozellik bir FARKTIR, AYRIM DEGILDIR. Beyaz deri ile, siyah deri arasinda renk farki vardir. Iste bilim burada biter. Bundan sonrasi; bu farkin ayrimi temelinde inanca girer.
Son zamanlarda bilim; bilhassa milliyetciligi "koruklemek icin" bu biyolojik farki; baska organlara tasimaya cabalamakta ve bu cabanin altinda FARK DEGIL; AYRIM YATMAKTADIR. Deri renk farki bilinen bir farktir. Ama Kan konusunda nasil bir fark yaratilir? Iste burada devreye, psikoloji ve duygusallikla icerik vermek gerekir. Mesela, "asil kan" buradaki asil; tamamen soyut bir kavramdir ve inanci somuta dayandirilmak zorundadir.
Burada o zaman; kanin "asilligini" gostermek; o kani tasiyanlarin dusunce ve davranisini bunu "islemek ve ezberletmekle" mumkundur. Sonrasi "asil" sifatinin icerigidir. Bu da rahatlikla, cesitli; duygusal, gonul oksayici, hosa gidici v.s. ifadelerle beslenir.
Simdi, bu FARKI AYRIMA TASIMA cabasi; gen, DNA, Kafatasinda surmektedir. Yarin bunun beyin yapisina "ileri-geri; akilli-akilsiz, yoneten-yonetilen ve yonlendiren-yonlendirilen, v.s. seklinde siniflandirilmayacagini kim garanti edebilir.
Butun bu anlatilanlardan, su sonuc cikmaktadir. Herhangibir inanctan "kurtulmak, arinmak" icin; yapilacak seyin; o soyutu veren somut ile baginin kesilmesi ve o somutun eger varsa; verdiginin FARK OLDUGU, AYRIM OLMADIGINI algilamak gerekir.
Iste, o masum gorunen milliyetcilik soyutunun da, dayanagi bir somuttur.
Iste, bu somutu bulup ortaya cikarmak ve bu somutun varsa, bir FARK OLDUGUNU VE AYRIM OLMADIGINI ortaya koymak gerekir.
Bu da bize, soyutlara karsi verilen savasimin; soyuta degil; onun bagli oldugu somuta karsi verilmesi gerektigini gosterir. Cunku SOMUTLA OLAN BAGI KESILEN SOYUTUN INANIRLIGI ORTADAN KALKAR.
Saygilarimla;
evrensel-insan