güneşinzaptıyakın
20-09-2009, 17:23
Site’de sansür var, sitenin sanat eleştirmenlerinin sözcük hazneleri çok kısıtlı. Yasaklamak için bir bakış açısına sahip olmak gerekir, doğru yada yanlış ama bir bakış açısı olması lazımdır, sanatsal kriterleri bizim gibi fikri bakımdan kıraç topraklarda siyaset belirler. İdeoloji yada siyaset adına subjektif bakış ve değerlendirme ancak yasakcı zihniyeti beraberinde getirir. Kendi çizgisinde olmayan her şey yasaklanmalıdır bu zihniyete göre. Dünya’daki en büyük tabu kabul edilen din’ler konusunu eleştirebilirsin ama sanatsal olarak her şeyi yapamazsın bu site’de. Değişik bakış açıları ve olaylarla örnekleyelim yasak bakış açısını.
1- Geçtiğimiz senelerde Antalya’nın Kemer ilçesinde bir meydana konulan sevgi ve İnsanlığın birlikteliği temalı çıplak heykel grubu müstehcen bulunarak kaldırılmak istenmişti, heykele itiraz eden MHP ve AKP’nin yasakçı zihniyetine direnen heykeller, son yerel seçimlerde MHP’li yerel toprak ağa’sının belediye başkanı olması ile bir başka yere taşınarak göz önünden uzaklaştırılmıştır. http://www.tumgazeteler.com/?a=4903000 (http://www.tumgazeteler.com/?a=4903000)
2- Meşhurdur sanırım artık bilmeyende yoktur, ‘’tükürürüm ben böyle sanatın içine’’ diyerek İ.Melih Gökçek sanat tarihine geçmiştir, ardından Ankara’daki tükürük içinde kalan heykel kaldırılmıştır. Benzer bir olay Samsun’da yaşanmıştır, meşhur Atatürk’lü ilk adım heykel’inin rölyeflerindeki genç kız ve erkek heykellerini müstehcen diye apor topar kaldırmıştır belediye başkanı. http://www.karadenizpostasi.com.tr/kose_yazi.php?id=100 (http://www.karadenizpostasi.com.tr/kose_yazi.php?id=100)
3- Yasak sadece sanat objelerine olmuyor bu topraklarda, simgeleşmiş anıtsal kimlik kazanmış tiyatro binaları yıkılıyor ve kalanlarıda yıkılmak isteniyor. Sanat perver batı tarihi opera ve tiyatro binalarını korumak için parayı sakınmazken, yasakçı zihniyet burada yıkmak için parayı sakınmıyor. http://www.tiyatrodunyasi.com/haberdetay.asp?haberno=701 (http://www.tiyatrodunyasi.com/haberdetay.asp?haberno=701)
4- Sanat’ın açık şekilde ideolojik yada siyasi sebeplerle yasaklanmasına en güzel örnekler bu topraklarda yıllardır veriliyor. Yılmaz Güney filimlerinin yasaklanması, Nazım’ın sadece şiirleri değil kendisinin yasaklanmasına kadar gidebilen bir baskıcı yaptırımlar zinciri, geçen sene yasaklanan ‘’son kumsal’’ belgeseli, meşhur TRT yapımı yorgun savaşçı vb. bir çok sanatçı ve sanat eseri yasaklanmıştır. Özellikle romanlar vs gibi yazın eserleri. http://bianet.org/bianet/bianet/103838-12-eylulun-el-koydugu-yilmaz-guney-filmleri-artik-yok (http://bianet.org/bianet/bianet/103838-12-eylulun-el-koydugu-yilmaz-guney-filmleri-artik-yok)
5- Geçtiğimiz aylarda İdil Biret’e yapılan saldırı herkezin aklındadır hala. Yasaklamanın ve red etmemin gerekçeleri vardır elbette. http://www.sonsuzsanat.com/sanat/idil-biret-konserinde-cirkin-saldiri.html (http://www.sonsuzsanat.com/sanat/idil-biret-konserinde-cirkin-saldiri.html)
6- Sanat’ın içini doldururken tüm tabular engel olmak ister, ilk yapılan ise ortadaki şeyin bir sanat değil pornografi olduğu tezidir. Bu tezi ahlak doğmasının arkasına sığınarak yaparlar. Davut heykeli bu zihniyete göre pornografiktir, evet engizisyon’un yasaklamadığı heykel bu zihniyette pornografiye sokularak sanatın önüne set çekilmek istenir, kitlelerden uzaklaştırılan sanat toplum hafızasından silinmek istenir böylece. http://www.tumgazeteler.com/?a=4396940 (http://www.tumgazeteler.com/?a=4396940)
7- Bilinç altı doğmalarla ve yasaklarla uyutulan toplum, vatan-millet-sakarya veya vatan-namus vs gibi kavramlarla galeyana gelerek işi şiddete dökebilmektedir. http://www.haber34.com/film-setine-saldiri-1825-haberi.html (http://www.haber34.com/film-setine-saldiri-1825-haberi.html) http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=193941 (http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=193941)
Sanatsal olanla olmayanı siyaset ve doğmalar belirlemektedir çoğunlukla, heykellere pornografi diyen zihniyet öyle radikal İnsan’lardan oluşmamaktadır bir çok örnekte, sıradan heryerde görülen ılımlı yaşam süren kişilerdir. Tarihi ören yerlerinde görülen heykellerin üreme organları ile yüzlerinin tahrif edilmesi kadar doğaldır bu bakış açısı. Bir şiirin dizeleri arasından silinen ‘’üreme organı’’ sözcüğü ile antik bir heykelin kırılan ‘’üreme organı’’ arasındaki yasakçı zihniyet aynıdır. Sanatı yalnızca sanat olarak değilde Goebbels tarzı bir propaganda olarak algılayan bir zihniyet, sanatı yalnızca sanat olarak değilde kafalarının içindeki seks olarak olarak algılayan bir zihniyet, yasaklayabilmek için sanatı toptan pornografi ilan eden bir sistem anlayışı vb. benzer eylemler ve söylemler, aynı pencereden bakarlar sanata. Taliban’ın yıktığı Buda heykeli-İ.Melih Gökçek’in kaldırdığı heykel-Muhammed karikatürleri-Nazım Hikmet şiirleri-Linç edilmek istenen sanatçı vs. hepsi aynı kafanın yasak zihniyetidir. Malum bilindik hikaye ama burada da anlatmakta fayda var; Can Yücel bir şiiri nedeniyle yargılanmaktadır 12 dönemin ve mahkemede hakim, usta şaire ‘’söyle oğlum niye yazdın o müstehcen şiiri’’ diye sorar, şairin cevabı kısa ve nettir, sayın hakim kırk yıllık ***’te popo’mu diyecektim bir şiirde, ardından beraat eder.
Son olarak geldiğimiz noktada bu site’de yasaklanan sözcükler ile yukardaki birkaç örnekte yasaklanan sanat arasında bir fark yoktur. Kaldı ki sanat adı altında bir başlık açıyorsan ve oraya bir kriter ile yaklaşıyorsan en azından konuyu bilen birilerini koyman gerekir. Sanatı yargılamak kimseye düşmez, kaldı ki kendini özgür olarak gören bir site’de bu tip şeyler katiyen olmaması gereken şeylerdir. Sözcüklere vurulan prangalar aslında zihinlere vurulmuştur, yasaklanan bir sözcük değil bir zihniyetin bakış açısına direnme cesaretidir. Sanat ile pornografiyi bir tutan zihniyetin bu site’de olmaması gerektiği kanaatindeyim. Bu yanlıştan umarım site yöneticileri dönerler ve sanata tüküren zihniyet ile aynı saflarda olmaktan vazgeçerler…
1- Geçtiğimiz senelerde Antalya’nın Kemer ilçesinde bir meydana konulan sevgi ve İnsanlığın birlikteliği temalı çıplak heykel grubu müstehcen bulunarak kaldırılmak istenmişti, heykele itiraz eden MHP ve AKP’nin yasakçı zihniyetine direnen heykeller, son yerel seçimlerde MHP’li yerel toprak ağa’sının belediye başkanı olması ile bir başka yere taşınarak göz önünden uzaklaştırılmıştır. http://www.tumgazeteler.com/?a=4903000 (http://www.tumgazeteler.com/?a=4903000)
2- Meşhurdur sanırım artık bilmeyende yoktur, ‘’tükürürüm ben böyle sanatın içine’’ diyerek İ.Melih Gökçek sanat tarihine geçmiştir, ardından Ankara’daki tükürük içinde kalan heykel kaldırılmıştır. Benzer bir olay Samsun’da yaşanmıştır, meşhur Atatürk’lü ilk adım heykel’inin rölyeflerindeki genç kız ve erkek heykellerini müstehcen diye apor topar kaldırmıştır belediye başkanı. http://www.karadenizpostasi.com.tr/kose_yazi.php?id=100 (http://www.karadenizpostasi.com.tr/kose_yazi.php?id=100)
3- Yasak sadece sanat objelerine olmuyor bu topraklarda, simgeleşmiş anıtsal kimlik kazanmış tiyatro binaları yıkılıyor ve kalanlarıda yıkılmak isteniyor. Sanat perver batı tarihi opera ve tiyatro binalarını korumak için parayı sakınmazken, yasakçı zihniyet burada yıkmak için parayı sakınmıyor. http://www.tiyatrodunyasi.com/haberdetay.asp?haberno=701 (http://www.tiyatrodunyasi.com/haberdetay.asp?haberno=701)
4- Sanat’ın açık şekilde ideolojik yada siyasi sebeplerle yasaklanmasına en güzel örnekler bu topraklarda yıllardır veriliyor. Yılmaz Güney filimlerinin yasaklanması, Nazım’ın sadece şiirleri değil kendisinin yasaklanmasına kadar gidebilen bir baskıcı yaptırımlar zinciri, geçen sene yasaklanan ‘’son kumsal’’ belgeseli, meşhur TRT yapımı yorgun savaşçı vb. bir çok sanatçı ve sanat eseri yasaklanmıştır. Özellikle romanlar vs gibi yazın eserleri. http://bianet.org/bianet/bianet/103838-12-eylulun-el-koydugu-yilmaz-guney-filmleri-artik-yok (http://bianet.org/bianet/bianet/103838-12-eylulun-el-koydugu-yilmaz-guney-filmleri-artik-yok)
5- Geçtiğimiz aylarda İdil Biret’e yapılan saldırı herkezin aklındadır hala. Yasaklamanın ve red etmemin gerekçeleri vardır elbette. http://www.sonsuzsanat.com/sanat/idil-biret-konserinde-cirkin-saldiri.html (http://www.sonsuzsanat.com/sanat/idil-biret-konserinde-cirkin-saldiri.html)
6- Sanat’ın içini doldururken tüm tabular engel olmak ister, ilk yapılan ise ortadaki şeyin bir sanat değil pornografi olduğu tezidir. Bu tezi ahlak doğmasının arkasına sığınarak yaparlar. Davut heykeli bu zihniyete göre pornografiktir, evet engizisyon’un yasaklamadığı heykel bu zihniyette pornografiye sokularak sanatın önüne set çekilmek istenir, kitlelerden uzaklaştırılan sanat toplum hafızasından silinmek istenir böylece. http://www.tumgazeteler.com/?a=4396940 (http://www.tumgazeteler.com/?a=4396940)
7- Bilinç altı doğmalarla ve yasaklarla uyutulan toplum, vatan-millet-sakarya veya vatan-namus vs gibi kavramlarla galeyana gelerek işi şiddete dökebilmektedir. http://www.haber34.com/film-setine-saldiri-1825-haberi.html (http://www.haber34.com/film-setine-saldiri-1825-haberi.html) http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=193941 (http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=193941)
Sanatsal olanla olmayanı siyaset ve doğmalar belirlemektedir çoğunlukla, heykellere pornografi diyen zihniyet öyle radikal İnsan’lardan oluşmamaktadır bir çok örnekte, sıradan heryerde görülen ılımlı yaşam süren kişilerdir. Tarihi ören yerlerinde görülen heykellerin üreme organları ile yüzlerinin tahrif edilmesi kadar doğaldır bu bakış açısı. Bir şiirin dizeleri arasından silinen ‘’üreme organı’’ sözcüğü ile antik bir heykelin kırılan ‘’üreme organı’’ arasındaki yasakçı zihniyet aynıdır. Sanatı yalnızca sanat olarak değilde Goebbels tarzı bir propaganda olarak algılayan bir zihniyet, sanatı yalnızca sanat olarak değilde kafalarının içindeki seks olarak olarak algılayan bir zihniyet, yasaklayabilmek için sanatı toptan pornografi ilan eden bir sistem anlayışı vb. benzer eylemler ve söylemler, aynı pencereden bakarlar sanata. Taliban’ın yıktığı Buda heykeli-İ.Melih Gökçek’in kaldırdığı heykel-Muhammed karikatürleri-Nazım Hikmet şiirleri-Linç edilmek istenen sanatçı vs. hepsi aynı kafanın yasak zihniyetidir. Malum bilindik hikaye ama burada da anlatmakta fayda var; Can Yücel bir şiiri nedeniyle yargılanmaktadır 12 dönemin ve mahkemede hakim, usta şaire ‘’söyle oğlum niye yazdın o müstehcen şiiri’’ diye sorar, şairin cevabı kısa ve nettir, sayın hakim kırk yıllık ***’te popo’mu diyecektim bir şiirde, ardından beraat eder.
Son olarak geldiğimiz noktada bu site’de yasaklanan sözcükler ile yukardaki birkaç örnekte yasaklanan sanat arasında bir fark yoktur. Kaldı ki sanat adı altında bir başlık açıyorsan ve oraya bir kriter ile yaklaşıyorsan en azından konuyu bilen birilerini koyman gerekir. Sanatı yargılamak kimseye düşmez, kaldı ki kendini özgür olarak gören bir site’de bu tip şeyler katiyen olmaması gereken şeylerdir. Sözcüklere vurulan prangalar aslında zihinlere vurulmuştur, yasaklanan bir sözcük değil bir zihniyetin bakış açısına direnme cesaretidir. Sanat ile pornografiyi bir tutan zihniyetin bu site’de olmaması gerektiği kanaatindeyim. Bu yanlıştan umarım site yöneticileri dönerler ve sanata tüküren zihniyet ile aynı saflarda olmaktan vazgeçerler…