PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir çığlık ,bir çığ yaratır..


prozac
02-10-2009, 21:54
Ne çok konuşur babaannem. O konuşur, ben dinlerim. Ama söylediklerini anlayamam. En çok amcalarımın adı geçer konuşmalarında, bazen de halalarımın… Gün içerisinde yaşanılan olayları bir kazana koyup kaynatır. Kimin ne kadar haklı olduğunu sesli düşünür. Taşlar bir bir yerlerine oturur. Kimileri aklanmış, kimileri cezasını bulmuştur. Babaannemin adalet sisteminden kaçmanın yolu yoktur.

Rezan'dan olup biteni öğrenmişsem, niye kızdığını bilirim. Ya amcalarım toprak için birbirine girmiştir, ya da halalarım çocukları uğruna kapışmışlardır. Bizim buralarda bu tür kavgaların sonu gelmez. Sebep ne olursa olsun, babaannem, kardeş kavgasını sevmez.


Babamın adını duyduğumda, pür dikkat kesilirim. Bilirim ki babamın kavgayla işi olmaz. Annemle babamın evliliği konuk oluştur babaannemin kazanına. Sonra boşanmaları film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmiştir. Bu noktada, bakışları bana kilitlenir. Yanaklarına dökülen birkaç damla yaşla, çaresizliği doruğa ulaşır.

Ona sarılırken, yüzüne bakarken, yüreğimin en derin köşelerini açmak isterim. Ve bildiğim bütün sevgi sözcüklerini sıralamak… Ama konuşmalarımız, birbirimizin dilinde söyleyebildiğimiz birkaç küçük cümleyle sınırlıdır. Her yaz, sözcük dağarcığıma yenileri eklenir. İzmir'e dönünce bütün öğrendiklerimi unutmuş gibi yaparım. Çünkü dedem Kürtçeden nefret eder.


Annemle babam, dedem yüzünden ayrılmışlar. Annem, her gece babamı düşündüğü için, gizli gizli ağlıyor. Çok fazla belli etmese de, babam da annemi hâlâ seviyor. Ama dedemin aklına uyarak çekip gitmesini, bir türlü hazmedemiyor.

Babam İzmir'de çalışırken tanışmışlar. Dedemin razı olmayacağını bildikleri için kaçarak evlenmişler. Annemle babamın aşklarını doludizgin yaşadıkları dönemde, ben doğmuşum. Aradan zaman geçtikçe annem, Van'daki hayat tarzına ne kadar yabancı olduğunu düşünmeye başlamış. Birbirinden böylesine farklı iki toplum için aşkın bile birleştirici olamayacağı fikrine kapılmış. Babasının bu konuda yaptığı baskılara dayanamayıp, beni de yanına alarak geri dönmüş.

Dedem, doğayı ve hayvanları çok sever. Onun bu konudaki çabaları, beni tutkulu bir hayvan sever yapmıştır. Getirdiği resimli kitaplar ve birlikte izlediğimiz belgesellerle belki de hayat boyu göremeyeceğim birçok hayvanı tanıma şansı bulurum. Bunun yanı sıra, onun sayesinde, insanlarla iç içe yaşayan pek çok hayvanın bilmediğim özelliklerini öğrenirim.

Kıyı insanları için sıradan bir görüntü arz eden martıların, göklerde süzülürken sergilediği manzara, bana hep olağanüstü gelmiştir. Dolgun gövdeleri, iri kıvrık gagalarıyla onları, engin bir kişilik kazanmış, bilge insanlara benzetirim. Beni bu düşünceye götüren, biraz da martıların insanlarla ortak bir yaşam içerisine girmiş olmaları, apartman çatılarına yuva yapabilecek kadar aralarına sokulmalarıdır.

Dedemin baskıları yüzünden, akrabalarımdan ayrı büyüdüm. Okula başladığım yıl, uzun yalvarmalarıma karşı koyamayıp, ilk kez, tatilimin bir ayını babamla geçirmeme izin verdi. O zamandan beri Van'a her yaz geliyorum. Babam, babaannem, amcalarım ve halalarım büyük sevgi gösterileriyle karşılıyorlar beni. Kendimi ulusal bir kahraman gibi hissediyorum.
Yalnız büyüklerle değil, çocuklarla da çok iyi anlaşıyorum. Ama en çok Rezan'ı seviyorum. Rezan büyük amcamın oğlu. Ona İzmir'deki arkadaşlarımdan söz ediyorum. Oynadığımız oyunları, okuduğumuz kitapları, gezdiğimiz yerleri anlatıyorum. Bu, Rezan'ın da çok hoşuna gidiyor. Dedemi kandırmayı başarabilirsem, onu, en azından birkaç günlüğüne İzmir'e götürmek istiyorum.

Rezan, çok yetenekli biri. Daha önce hiç görmediğim güzellikte resimler yapıyor. Bazılarını arkadaşlarıma hediye etmem için bana veriyor. İçlerinde en çok martı resimleri dikkatimi çekiyor. Ucunda siyah şerit bulunan kısa gagaları, küçücük gövdeleriyle bildiğim martılardan çok farklılar. Gözlerinde, garip bir şekilde, babaannemin bakışlarını görüyorum. Her an ağızlarını açıp, bilmediğim bir dilde konuşmaya başlayacaklarına dair bir izlenime kapılıyorum. Rezan, onların doğu martısı olduğunu söylüyor.

Daha sonra, kıyılarda yaşayan martıların gümüş martı olduğunu öğreniyorum. Dedem, Beyşehir Gölü civarında, gümüş martıların doğu martılarıyla karışması sonucu oluşan melez bir topluluğunun yaşadığından söz ediyor.
Şubatın başında on iki yaşımı doldurdum. Böylece Rezan da on üç oldu. Onunla bir yıl arayla, aynı gün doğmuşuz. Herkes bana Derya diyor. Ama babam, gerçek adımın Zilan olduğunu söylüyor. Zilan, Kürtçede çığlık anlamına geliyormuş.


Rezan geçen yaz, inkâra kalkışılan kimliğinden, parçalanmış kültürel değerlerinden bahsetmeye başladı. Büyüyünce Doğu Anadolu'da Kürt devleti kuracakmış. Bunun, sık sık oynadıkları savaşçılık oyunuyla bir bağlantısı olduğunu seziyorum. Savaşırken sergilediği şiddetle, Rezan'ın sıcak ve yumuşak paylaşımlarını bir türlü bağdaştıramıyorum. O Kürt devletinden bahsettikçe, yüreğim sıkışıyor.

Bazen doğu martısı hissediyorum kendimi. Babaannem gibi, güçlü gagamla gölün kıyıya yakın yerlerindeki ince buz tabakasına çukurlar açıyorum. Çukur başında uzun bekleyişlerden sonra, balık yavrularına ulaşıyorum. Hayatta kalabilmek için buz kırmak kadar, diğer martılardan korunmayı da bilmek gerekli. Çünkü bu davada, kim kime düşman, belli değil.

Sonra gümüş martı oluyorum, yakamozlarla yıkanan dalgalardan evimde. Dedemle aynı hizada uçuyor, aynı yerde avlanıyorum. Sürü, kimseye farklı olma hakkı tanımıyor. Vahşice ce*zalandırıyor kendisine benzemeyeni. Su yüzünde, izlerken "dünyaya bedel" duruşumu, kanatlarımın varlığını unutuyorum.

Her gece rüyamda silahlı adamlarla uğraşıyorum. Önce Türkiye'den sınır dışı ediliyorum, sonra Kürt devletinden… Bir tarafta annem, dedem, arkadaşlarım, diğer tarafta babam, babaannem, akrabalarım, ne Türkler ne de Kürtler aralarına alıyorlar beni. "Ah Rezan!" diyorum. "Sen açtın bu işleri başımıza…"

"Böyle olmaz!" diyorum Rezan'a. Barıştan, dostluktan söz ediyorum. Demokratik bir ortamda Türk, Kürt el ele yaşamaktan… Çünkü onlardan biri yoksa ben yarımım. Bu kültürel renkliliği kendi yararımıza çevirebileceğimizi söylüyorum. Henüz anlayamıyor; yine de ümidimi yitirmiyorum.
Beyşehir Gölü'ndeki martıları düşünüyorum. Hayatları ekmek kavgasından ibaret, tüyleri deniz suyuyla ıslanmamış martıları. Oysa özgürlük, sınırların zorlandığı yerdedir. Vapurlarla yarışmalı, kıtalar aşmanın tadına varabilmelisin martıysan. Küçücük coğrafyandan kurtulup, hayallerinin peşinden koşabilmelisin.

Gelecek yaz neler yapabileceğimi tasarlıyorum. Kürtlerle Türkler arasında barışın nasıl sağlanabileceğine kafa yoruyorum. Belki de önce annemle babamı bir araya getirmemiz gerekecek.
Bir Kızılderili bilgesinin sözlerini öğreniyorum. Üç çeşit barıştan bahsediyor bilge. Birincisi, insanın kendi içindeki barış, ikincisi, iki insan arasındaki barış, üçüncüsü iki ülke arasındaki barış. Hemen bunları Rezan'a anlatmayı düşünüyorum. Önce kendi kimliklerimizle barışacağız, sonra birbirimizle… Silahlarını çöpe atıp, savaşçılık oyununa son vermelerini isteyeceğim. Barış resimleri yapacağız hep birlikte. Ve bu resimlerin bütün çocuklara ulaşmasını sağlayacağız.

Düşündüklerimi hayata geçirince, dedemin önyargılı tutumunun yumuşayacağını, Rezan'ın gerçekleri görmeye başlayacağını biliyorum. Bizim kuşağımızda kardeş kavgası, boşanma nedeni olmayacak. Çocuklar kendilerini, benim gibi, arada kalmış hissetmeyecekler. Anneler parçalanmış hayatlar için gözyaşı dökmeyecek.


Kimsenin diline ve inancına karışılmadığı, toplumların değiştirilmeye çalışılmadığı bir dünya hayal ediyorum. Ve böyle bir dünyada Kürtlerle Türkleri birleştiren köprü olma rolünü üstleniyorum. Bir ayağım doğuda, bir ayağım batıda… Babaannemle ortak bir paydada buluşuyoruz. Belki de ilk kez aynı dili konuşuyoruz. Beyşehir Gölü civarında, susturulamaz bir çığlığa dönüşüyor sesimiz. Çok uzaklardan bile duyulabilen, cesur bir martı çığlığına.


Kaynak : Ayşe Korkmaz/ Bir düş'e bağlanmak kitabından..

Köprünün bir ayağıda ben olmak düşüncesiyle ,beğendiğim bir yazıyı paylaşmak istedim,tablo bizlere hiçte yabancı değil..

Nefreti ,ayrımcılığı bir kenara bırakıp zilan'la hemfikir olmak değilmidir asloloan..
Bir çığlığın ,bir çığ'a dönüşmesi dileğiyle..

evrensel-insan
02-10-2009, 22:02
Saygideger prozac02;

Siyasetin her hangibir gorusunun amacina, alet ve kullanim araci olmamak sartiyla ve insan hak ve ozgurlukleri temelinde, evet.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_
02-10-2009, 22:31
Saygideger prozac02;

Siyasetin her hangibir gorusunun amacina, alet ve kullanim araci olmamak sartiyla ve insan hak ve ozgurlukleri temelinde, evet.

Saygilarimla;
evrensel-insan

İnsan hak ve ozgurluklerini savunmakta bir siyasettir hocam. Hatta siyasetin taa kendisidir. Bu arda bu güzel paylaşım için teşekkür ederim sayın prozac02 ....

dilaver
02-10-2009, 22:37
Siyasetin her hangibir gorusunun amacina, alet ve kullanim araci olmamak sartiyla

Muhterem

Siyasetin ne oldugu ve insan hayatına ne zaman girdigi konusunda bir bilginiz olmadıgını düşünüyorum .

Sınıfların var olmasından evvel insanlar sosyal toplum halindeydi. Sınıfların varlıgı ile birlikte siyasi toplum olageldiler.

Gerçi bunları yazmamın zatı aliniz açısından bir anlamı olmadıgını biliyorum ama gene de şerh olsun.

saygılarımla

evrensel-insan
02-10-2009, 22:38
Saygideger ozgur;

İnsan hak ve ozgurluklerini savunmakta bir siyasettir hocam.-ozgur-

Tam da dananin kuyrugunun koptugu yer. Bu konuyu aslinda; yeni actigim "insan hak ve ozgurlukleri" basliginda "tartismak" isterdim ama; kismet bu baslikmis. Buyur, soz mudafanin. Evet, buyur izah et bakalim, bu cumleni!

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
02-10-2009, 22:40
Saygideger dilaver;

Konu acildi, buyur. Insan hak ve ozgurluklerinin, nasil bir siyaset oldugunu izah et. Ben de; boylece; senin siyasetten ne anladigini, ogrenmis olayim ve ona gore ozgur birey olarak yazayim. Politika basliginda, sargon'un tavsiyesine uyup; ozgur birey olarak yazacagim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
02-10-2009, 22:41
Muhterem

Kürt meselesi başlıgında yazılıp çizilenleri okursan ki okumuşsundur, bunun nasıl bir siyaset oldugunu görebilirsin.

saygılarımla

evrensel-insan
02-10-2009, 22:44
Saygideger dilaver;

Zaten sana ve senin siyaset ile; insan hak ve ozgurlukleri arasindaki farki ayirt edemedigin icin; "Insan haklari ve ozgurlukleri" basligini actim. Buyur, konuyu ozele, yane Kurt veya baska bir ozele indirgemeden, tartisalim. Bana izah et; insan hak ve ozgurlukleri neden siyasettir? Nasil bir siyasettir? ve neyin siyasetidir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
02-10-2009, 22:49
Saygideger arkadaslar;

Tum sitede kim kendine guveniyorsa; herkesi, insan hak ve ozgurluklerinin, bir siyaset oldugunu izah etmeye davet ediyorum, hodri meydan!

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
02-10-2009, 22:57
Muhterem

Sınıflı toplumlarda her şey siyasettir, ama sosyal toplumlarda bu zaten yaşamın ta kendisidir. Bunu anlamak için hodri meydana falan gerek yok.

En güzel örnekler eski toplumda, yani ilkel komünal toplumda bulunabilr. Irokua konfederasyonunu tavsiye ederm, incele.

saygılarımla

evrensel-insan
02-10-2009, 23:02
Saygideger arkadaslar;

Size bir "acilim, giris" vereyim. Insan hak ve ozgurluklerini, oyle veya boyle , "demokrasi isigi" altinda "kisitlamak, yasaklamak, sinirlamak" evet, siyasettir.

Ama; insan hak ve ozgurluklerini; her konuda savunmak, desteklemek, kollamak ve korumak; siyaset degil;insanin, bir insanlik bilinci ve gorevidir.

Evet, cevaplarinizi bekliyorum. Sizlere evrensel-insan dusuncesi olarak degil; bu ikinci acikladigimin tarafi olarak ve dogal dusunce bunyesinde cevap verecegim. Disaridan bakis acisi da yok. Notr algida yok.

INSANDAN INSANLIKTAN YANA OLMA VE SIYASETE KARSI CIKMA TARAFLILIGI VAR.

Evet ben, tarafimi belirledim. Karsi taraf; yani siyaset tarafi buyursun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
02-10-2009, 23:04
Saygideger dilaver;

Ben sinifli toplumlarda insan olunabilecegini ve insan hak ve ozgurluklerinin siyaset uygulamadan ortaya konabilecegini soyluyorum. Aksini ispat et.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
02-10-2009, 23:22
Evet ben, tarafimi belirledim. Karsi taraf; yani siyaset tarafi buyursun.

Muhterem taraf belirlemenin bile siyaset oldugunun farkında degilsin galiba.

Taraf olmak siyasetin ta kendisidir ve belli bir sınıfsal bakış açısını gerektirir.

Sosyal toplumlarda ise insanlar taraf belirlemez, sadece o günkü olgu üzerine düşüncesini belirtir.

Bak sana bir komünal örnek vereyim.

Neyse sonra vereyim de tam alıntı vereyim. Hatırladıgımla yetinmeyeyim.

Bu örnek kararlardan evvel yapılan dövüşlerle ilgili. Dövüşüyorlar ve de unutuyorlar. Neyse sonra toplumu da ayrıntısını da yazarım.

saygılarımla

evrensel-insan
02-10-2009, 23:40
Saygideger dilaver;

Benim tarafim; insanin hak ve ozgurlukleridir. Bunun herhangibir siyasi gorusu yoktur. Cunku insan bir butundur ve turdur. Ben insan tarafindayim. Madde veya tanri degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
02-10-2009, 23:46
Muhterem

Anlayamadıgın şu.

Sosyal toplumlarda yani , lkel komünal toplumlarda insan hak ve özgürlügü gbi tartışılan bir kavram yok.

O insanlar dogdukları anda yaşama hakkına sahipler. Bunu daha da ilerleten şey ergilenme ayinleri.

Kavrayamadıgın şey tam da bu.

saygılarımla

evrensel-insan
02-10-2009, 23:51
Saygideger dilaver;

Dogal dusuncenin sorunlarindan dolayi, insanoglu bugun, bu duzeye gelmis ve bugun cozum bekleyen bir sorun olmus. Ben, bunun cozumunu siyasette aramiyorum. Cunku ne bir ideolojim, ne inancim; ne de dogrum var. Sadece insan hak ve ozgurluklerinin, sinifli toplumda da oldurulabilecegini soyluyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_
02-10-2009, 23:54
Saygideger ozgur;

İnsan hak ve ozgurluklerini savunmakta bir siyasettir hocam.-ozgur-

Tam da dananin kuyrugunun koptugu yer. Bu konuyu aslinda; yeni actigim "insan hak ve ozgurlukleri" basliginda "tartismak" isterdim ama; kismet bu baslikmis. Buyur, soz mudafanin. Evet, buyur izah et bakalim, bu cumleni!



Saygıdeğer evrensel-insan
Siyaset birçok tanımı vardır amaVikipedide "devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış" olarak tanımlanır.

Bu tanımda bile yola çıkarsak İnsan hak ve özgürlüklerini toplumu ve devleti ilgilendiren bir numaralı siyasi meseldir. Herkesin İnsan hak ve özgürlükleri anlayışı farklıdır bu nedenle siyasettir. Dünyanın en diktatör yönetimi bile sorarsanız insan hakları ve özgürlüklere bağlıyız der.

Biliyorum sizce İnsan hak ve özgürlükler siyaset üstü, tartışılmaz ve kutsal bir kavram olmalı diyorsunuz. Bunu bende gönülden arzulayan biri olduğumdan süpheniz olmasın. Eğer dünyada bir tane kutsal kavram olması gerekiyorsa bu insan hakları ve özgürlükler olmalı. Ancak pratikte bunun pek mümkün olmayacağınıda biliyorum.


Cunku ne bir ideolojim, ne inancim; ne de dogrum var. Sadece insan hak ve ozgurluklerinin, sinifli toplumda da oldurulabilecegini soyluyorum.



Bu söyleminiz bile toplumsal bir soruna bir çözüm ürettiğini için siyasettir.

dilaver
02-10-2009, 23:54
Muhterem

Ne yazdıgımı anladınız mı.

saygılarımla

evrensel-insan
02-10-2009, 23:57
Saygideger ozgur;

Herkesin İnsan hak ve özgürlükleri anlayışı farklıdır bu nedenle siyasettir.-ozgur-

Nedir, farkli olan? Siyasetin disinda!

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
02-10-2009, 23:57
yahu prozac hikayeyi okudum
içimden şunları yazmak geçti _yahu prozac ne güzel dilin varmış ne güzel yazmışsın.diyecektim
aşağıda alıntı ibaresini görünce üzüldüm
neye üzüldün ?diye sorarsan .neye üzüldüğümü bende bilmiyorum

evrensel-insan
02-10-2009, 23:59
Saygideger dilaver;

Senin dilin ile yazayim. Senin de kavrayamadigin; insanoglunun birey bilincine ve evrensel/insansal bilince erismesi icin; dusuncesini sorgulamasi. Oyuzden, ben sana; "ben, tanri veya maddeden degil; insandan tarafim" dedim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
03-10-2009, 00:02
Muhterem

gene alayamadıgın şu. Benim dedigim toplumlarda, yani sosyal toplumlarda tanrı yok. Sadece insan var.

saygılarımla

evrensel-insan
03-10-2009, 00:02
Saygideger ozgur;

Benim onerim; toplumsal soruna degil; tursel/bireysel soruna cozum uretiyor.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
03-10-2009, 00:03
Saygideger dilaver;

O zaman, sosyal topluma, neden siyaseti katiyorsun?

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
03-10-2009, 00:05
yahu evrensel sana bir şeyleri anlatıp idrak ettirebilmek için nasıl bir yöntem bulmalıyız ?anlamış değilim

dilaver
03-10-2009, 00:06
O zaman, sosyal topluma, neden siyaseti katiyorsun?

muhterem

ne dedigimi okudun mu ya da anladın mı, zannetmiyorum. Ben siyaseti kadırıp toplumu sosyalleştrmek istiyorum.

Komünizm bu dur.

saygılarımla

evrensel-insan
03-10-2009, 00:07
Saygideger ozgur_beyin;

Ya ben size. Ben acikca siyasetin; insan hak ve ozgurluklerini saglayabilecek bir olgu olmadigini soyluyor ve nedenlerini siraliyorum, ya sen?

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_
03-10-2009, 00:07
Saygideger ozgur;

Benim onerim; toplumsal soruna degil; tursel/bireysel soruna cozum uretiyor.



Öneriniz bireysel olabilir ama sonuçta bireyler toplumu oluşturuyor, dolayısıyla hedef toplumsal. Olarak algılıyorum doğru mu algılıyorum :)

Ben toplumsal her porojeye siyaset olarak algılarım, buna dinlerde dahil. Dini de bir siyaset olarak görürüm.

ozgur_
03-10-2009, 00:09
Ya ben size. Ben acikca siyasetin; insan hak ve ozgurluklerini saglayabilecek bir olgu olmadigini soyluyor ve nedenlerini siraliyorum, ya sen?



Bireysel hak ve özgürlüklerde siyasetçilerin siyasi projeleri sonucunda oluşmuş kavramlar olduğunu unutmayalım.

prozac
03-10-2009, 00:11
Sevgili şeyh 'im bende bukadar akıcı bir dille yazacak yetenek yok daha doğrusu uzun yazamıyorum sahi niye üzüldüğünü bulursan bizimlede paylaşırmısın ?

Kısa veya uzun yazılsın hikayenin vermek istediği mesaj güzeldi kanımca..:yo:

evrensel-insan
03-10-2009, 00:12
Saygideger dilaver;

Siyaset, baska bir siyasetle ortadan kalkmaz. Siyaseti ortadan kaldiracak olan; onun cikarinin ve insanligin bir kismini hem tarafina hem de karsina almanin siyaseti degildir. Insanligin ve insani savunmanin da kendi turu icinde; bolunmuslugu ve ayrilmisligi olmaz. Insan savunusu turun/bireyin savunusudur

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin
03-10-2009, 00:13
sevgili prozac önce senin yazdığını sandım sevindim senin olmadığını anlayınca niye sen yazmadığına üzüldüm

dilaver
03-10-2009, 00:14
özgür

bence seni yöntemlerin uygun.

Allah ne verdiyese deyip giydir. Alacagın cezanın yarısına talibim. bazen sen mi haklı mıydın diye düşünmüyorum degil. :deadhorse:

saygılarımla

evrensel-insan
03-10-2009, 00:18
Saygideger ozgur;

Öneriniz bireysel olabilir ama sonuçta bireyler toplumu oluşturuyor, dolayısıyla hedef toplumsal. Olarak algılıyorum doğru mu algılıyorum -ozgur-

Hayir, dogru algilamiyorsun; hedef dunyadaki tum insanlardir. Bu da once bireyden baslar; sonra tum bolunmuslukleri birlestirir. Birey de; once kendi cevresinden ve toplumundan baslar.

Bu neye benzer biliyormusun. Bir zamanlar, Trocki "Tum dunya sosyalist olmadan, Komunizmin gelmesi mumkun degildir" demisti. Burada da; once birey bilinci ve sonrada bireylerin evrensel/insansal bilinci gerekir.

Bunun icinde; once tum farklarin rahatca yasanmasini saglarsin. Sonrada bu farklarin aslindabir tabu oldugu bilinciyle onlardan arinmayi/kurtulmayi saglarsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_
03-10-2009, 00:29
Hayir, dogru algilamiyorsun; hedef dunyadaki tum insanlardir. Bu da once bireyden baslar; sonra tum bolunmuslukleri birlestirir. Birey de; once kendi cevresinden ve toplumundan baslar.

Bu neye benzer biliyormusun. Bir zamanlar, Trocki "Tum dunya sosyalist olmadan, Komunizmin gelmesi mumkun degildir" demisti. Burada da; once birey bilinci ve sonrada bireylerin evrensel/insansal bilinci gerekir.

Bunun icinde; once tum farklarin rahatca yasanmasini saglarsin. Sonrada bu farklarin aslindabir tabu oldugu bilinciyle onlardan arinmayi/kurtulmayi saglarsin.



Sayın evrensel-insan

Ben sadece sizin insan hakları ve özgürlüklerden bahsetiğinizi sanıyordum, yanılmışım anladığım kadarıyla siz bir sistemden bahsediyorsunuz. Siz çok farkl birşeyden bahsediyorsunuz. Bence bu siyasetin kralı. Siyaset olmadan bu sistemi nasıl yayabileceğiniz, nasıl kurabileceğiniz düşünüyorsunuz.

Az önce söyledim topumsal her porje benim için siyasettir.

saygılarımla

evrensel-insan
03-10-2009, 00:41
Saygideger ozgur;

Siyaset olmadan bu sistemi nasıl yayabileceğiniz, nasıl kurabileceğiniz düşünüyorsunuz.-ozgur-

Bunu ben yalniz degil; her birey olmanin bilincini almis ve birey olmanin; anlaminin evrensel/insansal oldugunu algilamis bireyler kuracak.


Illa siyaset diyeceksen ve siyasetin disina cikamayacaksan sen bilirsin. SIYASET FARKLARI AYIRIR. Benim dedigim ise; FARKLARIN ANTIAYRIMCI BIRLIGIDIR. Bu da her farka; kendi farkini ortaya koyabilme; hak ve ozgurlugu tanirsan mumkundur. Her fark farklarin esitligi ve antiayrimciligi ve de hic bir farkin diger farktan one cikisinin veya geri kalisini olmadigi bir duzendir. Bu once birey olma bilincini getirir. Once kendini birey yaparsin, sonrada etrafindakilerin birey olmasini ortaya koyarsin.

Sen ozgurlukcu demokrat olarak; baskalarini ikna etmeye calisiyorsun, yani toplumsal yanasiyorsun. Peki sen kendin nelerden ozgursun? Ozgurlukten ne anliyorsun. Bir kisi; toplumu bir yerlere getirmeden once; kendini getirmelidir. Sen neyin demokrasisini savunuyorsun? Senin getirecegin demokrasi; baskalari tarafindan "diktatorluk algilanirsa ne olacak? Senin getirdiklerin seninle ayni gorusu savunmuyanlar acisindan nasil algilanacak? Seninle ayni gorusu paylasmayanlara nasil yanasacaksin? Senin gorusunun dogru oldugunu neye gore kanitliyorsun? Bu gorusu uygulayabilmek icin ne yapacaksin?

Butun bu sorulari ve sirada olanlari; insan ve onun insanligiyla nasil bagdastiriyorsun?

Once bu sorulara cevap ver, sonra devam ederim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pervane
03-10-2009, 00:55
Ben siyaseti kadırıp toplumu sosyalleştrmek istiyorum.

Komünizm bu dur.

bu ifadeyi ters çevirirsem acaba evrensel hocamın nötralizm tanımına ulaşabilirmiyim? ne dersiniz hocam ben eylemsizlik olarak algılıyorum sizin nötr bakış açısı tanımınızı.

mafetmissiniz yine canım başlığı! siyaseti artık deryalar, zilanlar devralmalı bu ülkede. kardeşliği onlar öğretmeli diye düşünüyorum. barış için bir çığlık da ben atıyorum bu başlıkta.

evrensel-insan
03-10-2009, 01:08
Saygideger pervane;

Asil savas notr algi savasidir. Cunku, bunun icin tum yrimciliklarin, cikarlarin disindan bakabilmek; tum farklari farklariyle birlikte algilayabilmek; her farki birbirine esdeger kilabilmek; her farkin hak ve ozgurlugunu taniyabilmek ve de kendin; tum insani insanliktan cikaran farklardan arinmis/kurtulmus ve her farkta da serbest dusunur olmus olabilmendir.

Asil mucadele notr algilayabilmektir. Cunku insan icinde kutuplasmis ayrimlarin bertarafi ve farklarin farksizlik bilincine varana kadar yasatilabilmesidir, notr algilamak.

Notr algilamak insanligi birtur butunu ve farkli bireyler butunu olarak gorebilmek ve bunu evrensel alana yayabilmektir.

Notr olabilmek; hem kendi icinde, hem de disinda; tum ayrimlarla mucadele edebilmektir. Taraflarla insan ve insanlik adina mucadele edebilmektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
03-10-2009, 01:29
Saygideger pervane;

mafetmissiniz yine canım başlığı!-pervane-

Eger basligin, baslarini okuduysan gormussundur. Ben; aslinda bu konuyu yani siyaset ve insan haklari ve ozgurluklerini; ayni ad altinda actigim baslikta tartisalim dedim. Ne hikmetse; tartisma hem burda durdu, ustelik, dilaver'in

özgür

bence seni yöntemlerin uygun.

Allah ne verdiyese deyip giydir. Alacagın cezanın yarısına talibim. bazen sen mi haklı mıydın diye düşünmüyorum degil.-dilaver-

yukaridaki mesajina karsin; ustelik; "insan haklari ve ozgurlukleri" yazima da, bir kisi henuz cevap vermedi!

Gerci benim icin fark etmiyor, cunku "yenilen pehlivan, gurese doymuyor" bu atasozunu o kadar cok yasattilarki, arkadaslar. Aliskanlik yapacak ve durmadan "pehlivan" arayacagim, diye "korkuyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

sargon
03-10-2009, 01:33
sevgili prozac,

cok sicak hos bir öyküymüs. Iste bu bizim en güclü olan yanimiz. Istedikleri kadar siyaset kazaninda milliyetcilik pisirip dursunlar. Anne-babasindan biri Kürt biri Türk olan milyonlarca insan var. Evrensel-insan'in dedigi gibi milliyetlerden özgür olmus milyonlarca insan. Bu insanlari nasil böleceksin? Icice gecmisiz, kardes olmusuz. Topragimizin bize yaptigi en güzel sürprizlerden biri iste..

evrensel-insan
03-10-2009, 01:54
Saygideger sargon;

Bu insanlari nasil böleceksin? Icice gecmisiz, kardes olmusuz. Topragimizin bize yaptigi en güzel sürprizlerden biri iste.. -sargon-

Aynen oyle; Anadolumuzun; tarihi, gelisimi, bilinci ve insanligi; her temelde kendini "elit goren" kesimden, siyasetin ve siyasetcinin her turlusunden, tarafli medyadan, simdiye kadar gelmis tum iktidarlardan-muhalefetlerden, cok cok daha ileri. Nedenide cok acik. Cunku siyasi amac cikarli bir yanasimi yok. Sadece birarada kim, kim/ne olursa olsun,herkes birarada yasamak ve biribiriyle iliski kurmak istiyor.

Iste ben bu yuzden, daha onceki bir yazimda insanliga en yakin cografya toplumunun, Anadolu oldugunu, soylemistim.

O yuzden, bir yerde korkum da yok. Hangi siyasetin ayrimciligi gelirse gelsin; bu her turlu farklar mozayigini, biribirinden ayiramaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

prozac
03-10-2009, 01:54
Sevgili sargon dediğin gibi bu öykü biziz, Anadolu..

Kimbilir belki bir gün bu başlıktan yüreği nefret dolu bir yolcu geçer,zilan'ın öyküsüde o nefret dolu yüreğe bir parça sevgi eker..

3.yol
03-10-2009, 01:59
Guzel bir makale olmus tesekkurler Prozac bizle paylastigin icin .....

Hulya Avsar gibi bir cok insan var Turkiye'de yasayan .... kimbilir nasil bir bolunmusluk hissediyorlardir iclerinde , CHP'nin MHP'nin soylemleri ardindan ....

Aslinda sunu diyebildikten sonra icten bir sekilde hersey cozumlenecek ama bazi insanlari "tabulari" izin vermiyor ;

"Ne Mutlu Insanim Diyene"

Averroes
03-10-2009, 13:49
Sevgili Prozac'ın astığı bu yazı bence Kürt-Türk çatışmasına bir de mağdurların gözünden bakan, Dedelerin ve Rezanların uç noktalarında ayrışmış ve bölünme yoluna girmiş iki toplumun çığlığıdır ve çığ yaratmalıdır.

Şu politik bilinçaltımızı bir kenara bırakıp, bu güzel yazı için, özellikle böyle ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda astığı için sevgili Prozac'a takdir ve sempatilerimi iletiyorum.

Eğer siz de Türkler/Kürtler benim kardeşim ve onları ebediyete kadar kardeş ilan ediyorum diyorsanız, dini görüşünüz ne olursa olsun "Türkler ve Kürtler Kardeştir" sosyal grubuna üye olmaya çağırıyorum sizleri. Çığlığımızla çığ yaratmak için...



Saygılar

prozac
03-10-2009, 17:55
Sevgili sch bu içten yazın ile bize davete icabetten başka seçenek bırakmamışsın..

KızıL
04-10-2009, 23:46
gerçektende güzel yazının sonunda güzel bir söz gördüm sevgili üçüncü yolun..
Ne Mutlu İnsanım Diyene....

evrensel-insan
04-10-2009, 23:52
Saygideger KIZILORDU;

Ne Mutlu İnsanım Diyene.... KIZILORDU-

Bu cumlenin tartismasi asagida yapildi. Okuyabilirsin.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13422

Saygilarimla;
evrensel-insan