Orijinalini görmek için tıklayınız : Sevgili Türk kardeşlerim...
Yargan Kam
08-10-2009, 08:56
Türk dostu ve Atatürk hayranı, halen ABD'de yaşayan ve kız kardeşi İran Mollaları tarafından katledilen bir İran'lı Felsefe Öğretmeninin Türkiye'de ki çağdaş ve Atatürkçü insanlara yazdığı bu mektubu lütfen dikkatlice ve sonuna kadar okuyun. Ve sonra da iletebildiğiniz kadar çok kişiye, hatta mümkünse tanıdığınız tüm AKP'yi destekleyen insanlara da gönderiniz. Gönderiniz ki hiç olmazsa giden Trenin belki son vagonuna tutunabiliriz.
Çok geç olmadan...... ......
Gelecekteki Türk İslam Devleti Başkanının 'Fetullah Gülen' olacağını ve Başbakan'ın neden hiçbir ilişkimiz olmayan Tanzanya isimli garip bir ülkeye ziyarete gittiğini daha iyi anlayın. NE OLUR BUNA DA KOMPLO TEORİSİ DEMEYİN ARTIK ÇÜNKÜ BELKI DE SİZ BU YAZIYI OKUDUGĞUNUZDA, RTE Türk İslam Cumhuriyeti Başkan Adayı Fetullah GÜLEN'E saygılarını sunuyor olacaktır.
Sevgili Türkiye deki dostlarım ve kardeşlerim,
Devrim sırasında devrim muhafızları tarafından önce tecavüz edilip, daha sonrada ipe gönderilen çok sevgili kız kardeşim Mehtab'ın anısına...
Bu mektubu sizlere yazmamdaki neden bizim 30 sene kadar önce yaşadığımız o talihsiz ve karanlık günün Türkiye için de yaklaşıyor olduğunu görmem ve bundan daha derin olarak kalbimde hissetmem oldu. Türban yasasının mecliste onaylandığı tarihin İran İslam devriminin olduğu güne denk gelmesi kalbimde bunun ilahi bir güçten gelen uyarı fişeği olduğu hislerini uyandırdı ve bu mektubu kaleme almaya karar verdim. Biliyorum hepiniz kalbinizde karanlığın otoritesini hissettiniz. Karanlık otorite gelmeden hissettirdi yaklaştığını.
İran İslam devriminden 1 hafta kadar önce Türkiye'ye gecen, uzun bir sure burada yasayan ve daha sonra Kanada'ya iltica eden ve hâlihazırda bu ülkede felsefe öğretmenliği yapan bir İranlıyım. Atatürk'ün aydınlık Türkiye'sini çok seviyorum ve yüreğim kan ağlayarak İran'da 'O gün' gelmeden önceki olayların sanki bir tekrarını sinemada izliyor gibi Türkiye'de görüyorum. Yobaz karanlığında hunharca katledilen kız kardeşim anısına sizlere yalvarıyorum ki, sakin olmaz demeyin! Sakin Türk Ordusu olduğu surece olamaz demeyin çünkü aşağıda anlatacağım gibi o gün geldiğinde tüm orduların eli kolu bağlanabilir. Bizim ailemiz İran'da laik, sol görüşlü ve aydın bir aile idi. Devrimden 1 ay önce bize bile söyleseler idi 1 ay sonra durum bu olacak diye biz bile güler geçerdik, 'deli misin?' diye sorardık belki de. Belki de derdik ki 'Şah'ın bu güçlü ordusunu nasıl yeneceklerde Şeriat karanlığını getirecekler?
Sizlere önce Iran İslam devriminin nasıl geliştiğini kısaca anlatmak istiyorum çünkü Türkiye'deki gelişmelerle çok büyük benzerlikler mevcut.
İRAN İSLAM DEVRİMİNİ BAŞARIYA GÖTÜREN AYAKLAR:
1-Büyük kesimi fakirleşen halk dincilerin pençesine düştü. Bu halk yiyecek, giyecek gibi ufak yardımlarla o nların safına çekildi. Beyinleri yıkandı ve Fakirliklerinin temelinde kirli ve dinsiz rejim olduğu benliklerine yazıldı. Açlıkla boğuşan halk bu cehaletin pençesine kolaylıkla düştü ve rejime düşmanlaştı. (COK FAKIRLESEN TURK HALKINADA AYNI SEYLER YAPILIYOR)
2-Hep demokrasi ve özgürlük dendi. Humeyni devrimi yapana kadar hep demokrasi ve özgürlük vaat etti. Bu şekilde birçok sol görüşlü insanları da kendi saflarına çekti. Bu insanlar devrim akabinde ipe giden ilk insanlar oldu. (TURKIYE'DE HEP DEMOKRASI VE OZGURLUK DIYORLAR)
3-Emir komuta zincirinde yapılanmış olan din adamları halkı kontrol altına aldı. (BASI ABD'DE YASAYAN MALUM TARIKAT'IN YAPILANMA BICIMI OLAN 'ABI' YAPILANMASI BU EMIR KOMUTA SEKLIDIR VE DEVRIMIN EN ONEMLI AYAKLARINDAN BIRISI BU EMIR KOMUTA YAPILANMASIDIR. BU EMIR KOMUTA YAPILANMASI DEVRIMIN HALK ORDUSUDUR VE DEVRIM SIRASINDA BU EMIR KOMUTA COK KISA ZAMANDA COK BUYUK KITLELERE EGEMEN OLUR.)
4-Kargaşa ve kaos ortamında askeri Kışl alar basildi. Ellerinde Kur'an ile kışlalar ele geçirildi. (BU AYAGA COK DIKKAT EDELIM CUNKI DEVRIM SIRASINDA TURK SILAHLI KUVVETLERINI ELE GECIRMENIN EN ANAHTAR AYAGI BUDUR.)
Türk silahlı kuvvetleri bildiğim kadarı ile 600-800,000 kişiden oluşan bir kuvvettir. Yalnız unutulmaması gereken gerçek bu ordunun ancak %0,1(Binde Bir) lik bir bolumu rejimin muhafızıdır. Yani Harp okullarında eğitim görmüş subaylar ancak bu kadardır. Geri kalan %99.99 er rejim muhafızı değildir. Onlar emirlere göre hareket eden vücut parçalarıdır. Beyin olan ise az sayıdaki subaylardır. Iran devriminde kargaşa ve kaos ortamında kışlaları basan yobazların ellerinde Kur'an ile erleri geçerek direnen subay ve komutanları katlettiler. Burada kilit nokta ellerinde Kur'an ile harekete gecen büyük halk kitlelerine karşı erlerin silah kullanmakta zorlanacağı gerçeğidir. Zaten kullansalar bile cahil ve beyni yıkanmış halk öyle bir kudretle kışlalara saldırmıştır ki sonunda kışlalar teslim alınmıştır. O askerin açtığı ateş sonucu halktan çok ölen olmuştur ama sonuçta bir noktada erler silah bırakmak durumunda kalmışlardır. Erin kendi başına alacağı savaş inisiyatifi düşmana karşıdır. Ama büyük kitleler halinde ve ellerinde kuranlarla üzerine gelen kendi halkına karşı bu kararlılığı göstermesi mümkün olamaz. Yani er buna bir noktadan sonra direnmez yâda direnemez. Çünkü o er karşısındakinin karanlık bir devrim yapacak olan insanlar olduğunu bilecek bilinçte de değildir, kaybedeceği aydınlığın ne olduğunu da. Bunu bilecek olan sadece subaylardır. Ve kanlarının son damlasına kadar savaşacak olanlarda bu konuda aydınlanmış Türk subaylarıdır. Ama yukarda bahsettiğim üzere onlar ordunun sadece ve sadece en fazla binde birini teşkil ederler. Yani devrimin asil savunucusu Türk ordusunun tümü değildir, sadece subay kademesidir ve erlerin durduğu ve etkisizleştirildiği noktada o subay kademesinin yok edilmesi kolay olacaktır. İran'da ordu bu şekilde etkisiz hale getirilmiştir. 'Er düşman işgali durumunda durmaz ve etkisizleştirilemez, sonuna kadar da savaşır, ama büyük bir kudretle gelen kendi halkı karşısında durabilir.'
Şu aşamada aldıkları bu büyük ivme ve arkalarındaki çok büyük güçler ile onları normal yollardan durdurmak çok zor olacaktır. Ve bunların durdurulmadan hareket edeceği her gün ivme ve güçlerini artıracak ve isi zorlaştıracaktır. Silahlı kuvvetler ne kadar erken hareket ederse o kadar iyi olur. Sonra geç olabilir. Silahlı kuvvetlerin su veya bu neden ile eli kolu bağlı ise ki öyle görünüyor bu durumda silahlı kuvvetler 'O GUN' geldiğinde kışlarını nasıl muhafaza edeceğinin planını çok iyi yapmalıdır. Çünkü kilit bu noktadır. Silahlı kuvvetler etkisiz hale getirilemedigi müddetçe devrim başarıya ulaşamaz. Bu nedenle her askeri kışlaya normal erlerin haricinde kışlaları kanının son damlasına kadar savunacak 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' oluşturulmalı ve bunların böyle büyük bir halk hareketine karşı erlerden önc e devreye girip, erler şaşkınlıklarını üzerlerinden atana kadar çatışmaya girmeleri sağlanmalı ve burada kazanılacak vakit ile gerideki subaylar erlerin dağılmasının önüne geçmelidir. Yani ordunun esas gücü ve gövdesi olan erlerin kontrolü kesinlikle kaybedilmemelidir. Iran ordusunun böyle bir hazırlığı olmadığı için gafil avlandı.
Oluşturulacak olan 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' yobazlar ile çatışırken, erlerde üzerlerindeki şaşkınlığı atacaklar ve subayların organizasyonu ile çatışmalara destek vereceklerdir. Oluşturulacak 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' çok özel eğitilmeli ve de Atatürk'e ve devrimlerine cani pahasına savunacak şekilde inanmış olmalıdırlar. Aksi halde basarîsizlik kaçınılmazdır. Çünkü en son Lübnan'da gördüğümüz üzere davasına inanmış bir kaç yüz Hizbullah Militanı dünyanın en iyi ordularından birisi olan İsrail ordusunu ağır zayiatlarla yenilgiye uğrattı..
Sevgili dostlar ve kardeşler, elimden geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştım çünkü aydınlığı savunmak durumunda olan sizler İran'ın geçtiği bu karanlık tüneli anlamak durumundasınız. İran'ın bu acı tecrübesi sizlerin uyanık olması için bir şans olur umarım.
Aşağıdaki birinci linkte İran'ın devrimin hemen öncesi görüntüleri ile hemen sonrası görüntülerini bulacaksınız. Orada göreceğiniz üzere Iran devrim öncesi belki su anki Türkiye'den bile daha modern. Yani olmaz, olmaz demeyin. İkinci linkte ise Devrim lideri Humeyni'ye kadınların şiir okuması. O linki vermemin nedeni ise o koltukta bir gün bugün ABD'de ikamet eden malum cemaatin başı olan şahsın oturabileceği ihtimalidir. Acı ama sanki tarih tekerrür ediyor.
Benim çok sevgili kız kardeşim Mehtab anısına yapabileceğim bu kadar. Elimden geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştım. Ama sizin geride kalan, aydınlık yarınlar bekleyen kızlarınız, kardeşleriniz, çocuklarınız ve Mehtab'lariniz için yapabileceğiniz çok şeyler var karanlık 'O Gün' çökmeden önce Atatürk Turkiye'si ne...
Yapabileceğiniz ilk şey bu mektubu bildiğiniz, tanıdığınız insanlara ulaştırarak daha fazla insani uyandırmak olabilir. O acı çok büyük acı sevgili kardeşler, anlatmak istemiyorum içinizi karartmamak için ama sevgili kardeşim Mehtab keşke bu dünyaya gelmemiş olsa idi de 'O gün' o acı sonu yaşamamış olsa idi o karanlık ve pis yobaz şehvetinin pençesinde. Allah sizleri ve Atatürk Türkiyesi ni korusun o yobaz karanlığının sevgili kardeşim Mehtab'a gösterdiği acı sondan. Anlatamıyorum onu yobazların nasıl katlettiğini, elim varmıyor yazmaya, dilim gitmiyor anlatmaya...
Mohsen Yazd
(Alıntıdır - Güncel Meydan)
Bizler Türk-Kürt, Allah var-yok ve insanlık gibi konularda didişmeye devam ederken, iç ve dış kaynaklı karanlık ve şerri güçler tıkır tıkır çalışmakta ve tarihi tekerrür ettirmek için uzun yıllardır uyguladıkları planları sonuca ulaştırmaya çok yaklaştırmışlardır.
Bir gün, bir gazeteci Bob Marley'e sorar:
- Çok çalışıyorsunuz, biraz tatil yapmayı düşünmüyor musunuz?
Bob Marley ise:
- Dünya üzerindeki kötülük hiç durmadan ve dinlenmeden çalışıyor. Bu durumda ben de dinlenemem...
Dünya üzerindeki kötülük halen daha iş üzerinde, peki bizler ne yapıyoruz?
Sevgi ile...
Yargan Kam
çok güzel ya,harika...
özellikle şu kısım
Oluşturulacak olan 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' yobazlar ile çatışırken, erlerde üzerlerindeki şaşkınlığı atacaklar ve subayların organizasyonu ile çatışmalara destek vereceklerdir. Oluşturulacak 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' çok özel eğitilmeli ve de Atatürk'e ve devrimlerine cani pahasına savunacak şekilde inanmış olmalıdırlar.
bunlar resmen türk halkının bir gün gelip islami bir devrim yapacağını zannediyor ve subayları olası devrimi bastıracak şekilde örgütlenmeye çağırıyor.
güleceğim ama çok trajik bir durumdalar.adamlar resmen iç savaş psikozu yaşamaya başlamış.bu kemalistlerle konuşurken aslında işin bu yönünü unutmamak lazım.bunlar baktıkları yerden herşeyi çivi görüyor olabilirler.yani söylenenin felsefi anlamını dinleyecek durumları hiç kalmamış sadece siyasi anlamda neye tekabül ediyor olabileceğine göre hareket ediyorlar sanki.
çok güzel ya,harika...
özellikle şu kısım
Oluşturulacak olan 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' yobazlar ile çatışırken, erlerde üzerlerindeki şaşkınlığı atacaklar ve subayların organizasyonu ile çatışmalara destek vereceklerdir. Oluşturulacak 'OZEL CUMHURIYET DEVRIM MUHAFIZLARI BIRLIKLERI' çok özel eğitilmeli ve de Atatürk'e ve devrimlerine cani pahasına savunacak şekilde inanmış olmalıdırlar.
bunlar resmen türk halkının bir gün gelip islami bir devrim yapacağını zannediyor ve subayları olası devrimi bastıracak şekilde örgütlenmeye çağırıyor.
güleceğim ama çok trajik bir durumdalar.adamlar resmen iç savaş psikozu yaşamaya başlamış.bu kemalistlerle konuşurken aslında işin bu yönünü unutmamak lazım.bunlar baktıkları yerden herşeyi çivi görüyor olabilirler.yani söylenenin felsefi anlamını dinleyecek durumları hiç kalmamış sadece siyasi anlamda neye tekabül ediyor olabileceğine göre hareket ediyorlar sanki.
Anarchist dostum,
Bu duruma sasirmana sasirdim desem yanlis mi olur acaba :)
Milliyetciligin var olus sebebidir dusman ....
Ya ictedir bu dusman ya da disarida fark etmez .... Hele hele dis mihraklar tarafindan beslenen bir ic dusman varsa eger ne ala ... kaymakli tel kadayifi durumu yani .....
Ornek: Bak MHP'nin su son soylemlerine .... adamlar satasacak yer ariyorlar .... demokratik acilim dedikce , ermenistan ile uzlasma dedikce cildiriyorlar, cildirganliklarindan ne yapacaklarini bilemiyorlar .... ofkelerinden onlerini goremeyip herseye herkeze saldiriyorlar ..... Daga cikariz falan gibi laflar ediyorlar ....
Bir yonden pentagonun ulkeyi bolmeye calistigini orduya karsi Turk Cia ajanlarini kullandiklarini soylerler .... Ama diger bir yandan ordu Pentagon ile anlasip rekor duzeydeki milyarlarca dolar degerindeki fuze alimini yaparken bunu goz ardi ederler .....
Dusman bulmak kolay .... soylemleri ayni , uzerinde bile durmaya degmeyen ici bos 19.yuzyildan kalma ideolojiler bunlar ....
Yargan Kam
09-10-2009, 11:11
Bunlar Türk halkının bir gün gelip İslami devrim yapacağını sanıyorlar mı?
Bunları yazar ve düşünürken sizler ciddi misiniz?
Sivas, Maraş, Çorum, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Turan Dursun katliamları gibi olayların neden yağıldığını düşünüyorsunuz?
1980 darbesinin neden yapıldığını düşünüyorsunuz?
Ermeni ve Kürt isyanlarının neden yapıldıklarını düşünüyorsunuz?
Amerika karşıtlarını ve yurt severleri bastırmak için neden ülkücüler kışkırtılıp kullanıldı zannediyorsunuz?
Dünyanın en büyük 4. gücü olan TSK'nin, pkkyı neden yıllardır bitiremediğini sanıyorsunuz?
Ergenekon davası neden uyduruldu sanıyorsunuz?
Toplumun değerlerinin türban ile neden tahrik edildiğini düşünmüyor musunuz?
Size göre bu Adnan Oktarlar kim? Fethullah Gülenler kim? ABDullah Gül ile Öcalanlar kim? Turgut Özallar ile Kenan Evrenler kim?
Durumu MHP'nin bir liderine indirgeyebilmeniz çok mantıklı gelebiliyor mu size?
sayın yargan
siz hala fetoş ve akp çizgisinin kemalizme ve rejime karşı yürütülen bir operasyon olduğunu düşünüyorsunuz.ben dise şunu iddia ediyorum.bu ılımlı islam projesi radikal islami eğilimlere karşı bir operasyondur.ve asıl kemalist abilerinizle abd bunu sosyolojik anlamda birlikte tahlil etmiş ve kararlaştırmıştır.amaçlanan islamcıların modernizasyonu ve rejime eklemlenmesidir.
islamcılar bir çeşit protestanlaşma ve hristiyandemokratlaştırılma operasyonuna tabi tutuluyor şu anda.akp ve fetoş işte tam bunun ortasında.şimdi demokratik açılımla kürtlerin modernizasyon süreci de başladı.yani onlarda rejime entegre ediliyor.
kemalizmin yeni yüzüdür bu.abileriniz bunu biliyor.yeni durumu uyanamayan sizlersiniz.
burjuva ulus-devleti dünya düzenine göre kendini yeniden yapılandırıyor.ortodoks kemalizm burjuvası olmayan bürokratik elitin burjuva devrimiydi.ama artık sınıfsal anlamda da burjuva var.sonradan kemalistlerin planlı şekilde geliştirdiği burjuva kendi adına oluşturulan rejime bir anlamda ağırlığını koydu.
hiç bir zaman bir siyasi durumu ait olduğu siyasi pakttan ayrı değerlendirme yanlışına düşülmemeli.
burjuva düşüncesi uluslararası emperyalizmle uyum süreci yaşamak zorundaydı doğası gereği.bunu yaşadı.
devrimden bahsediyorsunuz.gönderme yaptığınız feodal devrim.irandaki feodal devrimin kökeni iran halkının modernize olmamış olması nedeniyledir.
oysa türkiyede modernizasyon süreci dışındaki iki büyük kesim islamcılar ve şimdi kürtler artık feodal kalamazlar.o halde feodal karşı-devrimi beklemek aptallıktır.olan kapitalizmin derinleşmesidir ve sistem dışındakilerin sisteme entegre edilmesidir.hepsi bu.
ya evine tv sokmayan cüppeli amet bile jetski yapıyor,havuzlu evde yaşıyor.bunlarmı devrim yapacak.bunlar kapitalistleşmenin ve modernleşmenin ateşiyle yanıp tutuşuyorlar,boşuna panik olma.
ya evine tv sokmayan cüppeli amet bile jetski yapıyor,havuzlu evde yaşıyor.bunlarmı devrim yapacak.bunlar kapitalistleşmenin ve modernleşmenin ateşiyle yanıp tutuşuyorlar,boşuna panik olma.---------ALINTI
Herşeyin bu kadar kolay olabileceğini düşündüğünüze inanmıyorum..Yazık
Gülen cemaatinin hangi biçimde nasıl çalıştığını bilen birisi olarak sayın yargan kam'ın endişesini paylaşıyorum..içim sıkılıyor..ülkücüler şunlar bunlar değil senin gibi içi rahatları gördükçe içim sıkılıyor.
--------------------------------------
Bunlar Türk halkının bir gün gelip İslami devrim yapacağını sanıyorlar mı?
Bunları yazar ve düşünürken sizler ciddi misiniz?
Sivas, Maraş, Çorum, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Turan Dursun katliamları gibi olayların neden yağıldığını düşünüyorsunuz?
1980 darbesinin neden yapıldığını düşünüyorsunuz?
Ermeni ve Kürt isyanlarının neden yapıldıklarını düşünüyorsunuz?
Amerika karşıtlarını ve yurt severleri bastırmak için neden ülkücüler kışkırtılıp kullanıldı zannediyorsunuz?
Dünyanın en büyük 4. gücü olan TSK'nin, pkkyı neden yıllardır bitiremediğini sanıyorsunuz?
Ergenekon davası neden uyduruldu sanıyorsunuz?
Toplumun değerlerinin türban ile neden tahrik edildiğini düşünmüyor musunuz?
Size göre bu Adnan Oktarlar kim? Fethullah Gülenler kim? ABDullah Gül ile Öcalanlar kim? Turgut Özallar ile Kenan Evrenler kim?
Durumu MHP'nin bir liderine indirgeyebilmeniz çok mantıklı gelebiliyor mu size? ------------------ALINTI
Bu yazıyı aklı ve mantığıyla düşünen , sözde entelektüel mantık değilde realist mantık arayan herkez azda olsa anlar..tabi insanlar açlık sefalet işsizlik ve bu durumla pençeleşirken bazıları hala "anlayamacağı" felsefe peşinde koşturmuyorsa.
Yazınız için sizi tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum sayın yargan kam
Saygılarımla ,
iyi çalışmalar.
ya siz fetulahın ne yaptığını zannediyorsunuz.islamcı modernleşmeyi ve kapitalistleşmeyi temsil ediyor.kapitalizm dünyanın neresinde dini ve dindarları kendi yapısının dışında bırakmış ve feodal kalmalarına izin vermiştir ki.
onları dönüştürür modernize eder ve kapitalizmin unsuru haline dönüştürür.
artık bu ülkede kapitalizmin garantisi müslümanlardır.
bu ne demek;
bu şu demek artık bu ülkede kemalizmin de garantisi müslümanlardır.
burjuva düşüncesi olan kemalizm feodal müslümanları da sistem içine çekmiş bu arada bu süreç için kendisi de bir miktar daha sağcılaşmıştır.ya bunu sizin abileriniz yaptı.fetullah bunları yapamaz ya.o ağlar sızlar büyükler ne derse onu yapar.o adam o kadar çaplı değil.
sanki tek başına ortaya çıkmış devleti ele geçiriyor öylemi.
ne alakası varya.
feto zavallı bir kukla.
amaç müslümanları entegre edebilmek.
ve oldularda.
fetullahçıların ilk bankalarını kurarken kendi kitaplarının ayetlerini nasıl eğip büktüklerini bir bilsen faizciliği içselleştirebilmek için ne taklalar attıklarını bilsen anlardın.
bunlar kapitalizmin her gereğini yapar.
onlar bu rejimin yani kapitalizmin yani kemalizmin bekçileridir.
sayın yargan
siz hala fetoş ve akp çizgisinin kemalizme ve rejime karşı yürütülen bir operasyon olduğunu düşünüyorsunuz.ben dise şunu iddia ediyorum.bu ılımlı islam projesi radikal islami eğilimlere karşı bir operasyondur.ve asıl kemalist abilerinizle abd bunu sosyolojik anlamda birlikte tahlil etmiş ve kararlaştırmıştır.amaçlanan islamcıların modernizasyonu ve rejime eklemlenmesidir.Anarchist,
Kapitalistleşmek aynı zamanda laikleşmek anlamına gelmiyor. Öyle olmasaydı bugün Islami kapitalizmin en güzel örneği olan ve ABD ile sağlam ilişkiler içinde olan Suudi Arabistan'ın laikleşmiş olması gerekirdi. Yani tahlilin, her zamanki gibi, yine yanlış.
Yargan Kam
09-10-2009, 13:07
Sayın anarchist,
var olan gidişatı, rejim dışındaki (!) feodal yapıların rejime dahil edilme süreci olarak değerlendirebiliyorsanız eğer, önünüze konulan haberlere inanbiliyorsunuz demektir.
Sormam lazım önce bir size; Kemalist ideoloji derken hangi Kemalist ideoloji?
Darbecilerin ki mi? Rozet Atatürk'çülerininki mi?
Bahsini ettiğiniz Burjuvacı-ulusalcı ideoloji zaten Cumhuriyet ilkelerine ters ve aykırıdır.
Merak etmeyin, benim 'abilerim' yok, bu işte tümüyle yalnızım =)
Açılım ile Doğu'daki asıl sorunları görmezden gelmek, feodal yapıyı rejime entegre etmek değildir.
'Kürt sorunu' yoktur, Doğu'nun sorunları vardır.
Şeyhlik, şıhlık, ağalık, töreRizm, cehalet ve açlık sorunlarını ele almadan yapılacak her entegrasyon bahsini ettiğiniz rejimin zaten bir parçasıdır.
Benim ve benim gibilerin savunduğu rejimin ırzına çoktan geçilmiştir zaten.
Ilımlı İslam? Nerede var ve yok.
Türkiye Laik Cumhuriyeti denir ama öyle midir?
Büyük şehirlerin bazı yerlerinde öyle olabilir. Ama K. Evren efendinin darbe sonrasında kimleri ezdiği, kimleri koruduğu ve kimleri ilerisi için hazırladığını farklı farklı kaynaklardan araştırmanızı ve mantık süzgeçlerinden geçirmenizi temenni ediyorum.
Hukuk devleti denen bir ülkede Aziz Nesin ve diğer aydınların yakılmasında, hangi güçler baskısı altında askerlerce bile müdahale edilemediğini hatırlatırım.
Ve Ilımlı İslam savunucularının, o katliamda bulunan yobazaları nerelere getirdiklerini, hangi makama alıp koruduklarını göremeyen bence sizlersiniz.
Peki sorarım, bir cemaate dava açmayı planlayan savcının görevden alınabilmesi, ölüm tehditleri almasını Cumhuriyetçiler mi sağlamaktadırlar ABD ile?
Ilımlı İslam modeli olan Malezya tartışmalarını hatırlarsınız.
Çok zengin ve gelişmiş(!) Ilımlı İslam ile yönetilen Müslüman bir ülke.
Başı kapalılara iş verilmeyen bir yer olmasını geçiyorum, AR-GE ile yakından uzaktan alakası olmayan ve kafirlerin ürettiği muazzam kalitede ve pahalılıkla donatılmış yaşam seviyeleri, sizin kimi suçlayacağınızı şaşırmış olduğunuz Cumhuriyetçiler tarafından eleştirilmişti.
Gerçek ulusalcılık, emperyalizme karşıdır.
Koç'lar gibi rüzgar nereden sert eserse orada olan kişiler gibi burjuvacı ulusalcılar değil.
Kürtler'in rejime dahil edilmesinden konu açmışken siz, Türkiye'nin her makamına girebilme hakları olan ve girebilen de Kürt vatandaşlarımızın hangi rejime hangi entegrasyonundan bahsediyorsunuz?
Diyanet İşleri Bakanlığı gibi kuruluşları olan bu ülkede hangi ılımlı İslam çalışmaları?
Radikal İslam'a karşı olan bir oluşum ve hareket gösteriniz bana bu kişiler tarafından.
Peki, sizler bir karşı devrim beklemeyin!
Anadolu İslam Devleti'ni kurmaya kalktıklarında bu ülkenin küçük bir kısmında, ''Hamdolsun'' diyebilirsiniz elbet. Ayrıca Kıbrıs Rum Cumhuriyeti olduktan, Free Kurdistan kurulduktan, Ermenistan büyük bir tazminat ile zenginleşip, topraklarına toprak kattıktan, Ege Yunanistan'a katıldıktan sonra da tabii.
anlaşıldı yine aynı şey.
siz kemalizmin laiklikten ibaret olduğunu zannediyorsunuz.
laiklik kemalizmin cüzüdür.
kemalizm bir bütün olarak bu ülkenin kapitalizmle ve kapitalist batıyla ve uluslararası emperyalist hegemonya ile bütünleşmesinin osmanlıdan devralınan bürokratik elit eliyle gerçekleştirilmesi projesinin adıdır.
gelinen süreçte önce islamcıların sonrada kürtlerin modernizasyonu için kemalizmin şekil değiştirmesi gerekti ve kemalizm yeni duruma uyum sağladı.
siz ortodokslar bunu anlamamakta direnin.
fransız burjuva değerleri 1789 da ki gibi değil artık.anglo sakson ve alman etkileri ile modernize oldu.artık laiklik hristiyan demokratlığı (protestan ) dışlamıyor hatta tam tersine kapitalizm tam da ordan besleniyor.şimdi de islam hristiyan demokratları var.tabiki yolun başındalar.alman yada ingiliz hr.demokratları gibi rafine değiller.ama olurlar abisi merak etme.olurlar hiç de öyle feodal kalma niyetleri yok.kendileri de lüks otellerde harem-selam olmadan tatil yapamamanın sıkıntısından yoruldu.herşeylerini zaman içinde kapitalizme uydururlar.
siz boşverin laikliği takmayın kafanıza.onlar da sizin kadar laikleşir hem de pek yakında.
sizde emeğin yanında olmayı düşünen var mı siz ona gelin asıl.varsa bu tarafa gelin.
bırakın kemalizmi falan.artık kemalizmin yeni yüzü bu.fetulahçılık yani.
kenan paşa kemalist kalenin komutanıydı yaw.fetulah bir kemalist ebe tarafından doğurtuldu.
siz boşverin laikliği takmayın kafanıza.onlar da sizin kadar laikleşir hem de pek yakında.Geleceği okumaya çalışan falcılara karnım tok. Suudi Arabistan örneğini nasıl açıklayacaksın? Iliklerine kadar kapitalist bir ülke, lüks içinde yüzen bir petrol zengini burjuva sınıfı var, ama aynı zamanda Islam faşizminin en saf hali de o ülkede uygulanıyor. Kapitalizm laikliğin güvencesi değildir. Din sadece feodalist sistemlere ait değildir. Kapitalist sisteme de çok güzel ayak uydurabilir, Kalvinistlerden başlayarak Amerikan evangelistlerine kadar, Islam topraklarında ise MÜSİAD ve AKP örneğinde olduğu gibi. Dinin tasfiyesi için ekonomiden bağımsız bir laiklik mücadelesi verilmek zorunda.
Öyle olmasaydı bugün Islami kapitalizmin en güzel örneği olan ve ABD ile sağlam ilişkiler içinde olan Suudi Arabistan'ın laikleşmiş olması gerekirdi----ALINTI
Kesinlikle katılıyorum.güzel bir cevap sayın malloch.
bırakın kemalizmi falan.artık kemalizmin yeni yüzü bu.fetulahçılık yani.
kenan paşa kemalist kalenin komutanıydı yaw.fetulah bir kemalist ebe tarafından doğurtuldu.----ALINTI
Ben Kemalistim Atatürkçüyüm fakat gülen cemaatinden değilim..nasıl oluyo peki senin bu söylediğin ?
1789 da henüz hiç bir siyasi otoritesi olmayan burjuva sınıfı; aristokrat ve din adamları hegemonyası olan feodalizmi yenip yerini aldığında, cidi anlamda bir tehdit olarak gördüğü din adamlarını tasviye edebilmek için laikliği siyasi bir eylem biçimi olarak yürüttü.bu sayede iktidarını sağlamlaştırdı.ancak günümüzde burjuvasınıfı dünyanın her yerinde her anlamda iktidara sahiptir.dolayısıyla karşısında rakip bir din adamı hiyerarşisi bulunmamaktadır.kısaca 1789 daki bağlamda bir laiklik siyaseti burjuva tarafından artık güdülmüyor.bunun yerine modernleşip entegre olmuş din geçmişte laikliğin üstlendiği işlevi yürütüyor.
ama siyasi laikliği anlamayan günümüz ilkesel laikleri hala laikliğin o eski ancak burjuva sınıf egemenliği bağlamında işlevini kaybetmiş tanımı üzerinden olaylara bakıyorlar.artık burjuva islamcıların düzene entegre olmasını istiyor.size ne oluyorda kemalizm adına burjuvaya karşı çıkıyorsunuz ki.
kemalizm zaten burjuva düşüncesidir.kendi içinizde tutarsızlaşıyorsunuz.sürece asyak uydurun.burjuva size yeni partner seçti.feto.
hayırlı uğurlu olsun .
burjuvanın sağı solu birbiriyle didişiyor adına laiklik mücadelesi diyor.emekçiler bunu yemez umarım.
ugurce82
09-10-2009, 15:27
Emekçiler dediğin kim oluyor Anarşist. Ayrıca burjuva lafından başka bir lafın yok mudur senin. Kemalizmin burjuva ile alakası nedir.
sayın uğurce
hiç başlamayalım hepinize tek tek yenibaştan anlatamam.bilenler bilmeyenlere anlatsın.
emekçi nedir,burjuva nedir,kemalizmin burjuva ile alakası nedir anlatın uğurceye öğrensin.
ugurce82
09-10-2009, 15:45
Nedir bu herşeyi ben bilirim tavrınız. Siz de biliyorsunuz ki savunduğunuz düşüncelerin hepsi saçmsapan şeyler o yüzden sinirlenip kibirleniyorsunuz. Oysaki ağzzınıza sakız olmuş kelimeler bunlar burjuva, kemalizm, emekçi, orak çekiçler falan uyan dostum uyan o emekçi dediğin insanlar bu hükümeti başa getirdi. Fetoşculara destek veren de burjuva sınıfı mı emekçi sınıfı mı? Son seçim oranlarına bir bak kim hangi partiye destek vermiş.
hoşgeldin küçük burjuva...
Yargan Kam
09-10-2009, 15:51
Güzel arkadaşım, Kenan Evren 'Atatürk de Atatürk' diye bu ülkeye zulmederken,
ABD'nin Türkiye büyük elçiliğinden ABD'ye ''Bizim oğlanlar başardı'' cümlesi telefonla sarf edilirken sen nasıl Cumhuriyet'çilere ve Laikliği savunanlara burjuva diyebilirsin?
Emek uğruna savaşanlar gerçek Cumhuriyet'çilerdir. 2. Cumhuriyet'çi, rozet Atatürk'çüleri, sözde milliyetçi sokak teröristleri ya da Atatürk'ün ismini kullananlar değil!
Kemalizm pek çok kişi ve grup tarafından sağ ve sola rakip "üçüncü bir yol" olarak tanımlanmaktadır. Çünkü 1920'lerin kendine özgü yapılı Türkiye'sinin ihtiyaçlarından doğmuş temelinde sınıf çatışmasından ziyade "Tam Bağımsızlık" ve "Anti-Emperyalizm" olan bir ideolojidir. Lozan'da taviz verilmeyen tek konunun tam bağımsızlık olması daha sonrasında Balkan Antantı ve Sadabat Paktı antlaşmalarına imza atılmasının yanında davet edilmesine rağmen Birleşmiş Milletler'e girmemesi bu temelin sonuçlarındandır.
Wikipedia*
Ee? Kenan Evren, cuntacı arkadaşları ve Turgut Özal'dan, RTE'ye kadar ki ülkenin içine eden yöneticiler ile bu ideolojinin nereden bağlantısı var?
Anti-Emperyalist derken Amerika değil, Merih gezegeninden gelen istilacılardan bahsetmiyorsan eğer.
Halkın milli ve vatani duygularının yüksek olduğu zamanlardaki furyayı kullanıp 'Kemalist', 'Atatürk'çü' ve 'Demokratik' maskelerini takanları Kemalist ya da Cumhuriyet insanı zannediyorsan bence oldukça yanılmaktasın.
Fethullah kukladır, ama yine de bir tehdit olmadığı anlamına gelmez.
Senin sözde Kemalist'lerin, Kenan Evren ve tayfası ilk pkk eylemine ise önemsiz bir şey diye üstelememişti ayrıca.
Ve bana lise yıllarımdaki Mustafa Kemal'i sevmeyen arkadaşlarımı hatırlatıyorsun nedense...
Koyu sağcı olanlar Atatürk devrimci diye, koyu solcu olanlar ise Milliyetçi olduğunu düşündükleri için sevmezdi.
Şimdi de sayenizde Emperyalist uşağı Kapitalist oldu neredeyse....
Yazık...
sayın uğurce
hiç başlamayalım hepinize tek tek yenibaştan anlatamam.bilenler bilmeyenlere anlatsın.
emekçi nedir,burjuva nedir,kemalizmin burjuva ile alakası nedir anlatın uğurceye öğrensin.Harika, bir sürü ideolojik obscurantism arasında sorduğum basit soruya cevap vermeyi unutmuşsun: Suudi Arabistan'ın kapitalist burjuvaları neden laik değil? Cevap: çünkü burjuvalaşma süreci laikliği beraberinde getirmiyor. Küresel sermayeye entegrasyon süreci de laikliği getirmiyor bknz. Dubai ve BAE gibi küresel sermayenin uydu devletlerinde bile laiklik yok. Atatürk, laikliği getirmeden de burjuvalaşma sürecini sağlayabilirdi. Laiklik için verilen mücadele ekonomik değil, felsefi/politiktir.
Anarchist'in bütün mağara devrinden kalma tezleri gibi bu tezi de çürüdü. Yazık.
ugurce82
09-10-2009, 16:00
Yok sevgili molloch Mustafa Kemal ve silah arkadaşları bu vatan kurtuluş savaşı verirken ellerinde şarap bodrumda yaz tatili geçiriyorlardı zaten.
kafasikarisik
09-10-2009, 16:07
Ayrıca burjuva lafından başka bir lafın yok mudur senin.
Psikolog karşısındaki bir genci teste tabi tutmaktadır.Kağıt üstüne bir dikörtgen çizip :
-Bu size neyi hatırlatıyor? diye sorar.
Genç :
-İçinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir.Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir kare çizer.Genç, bu kez :
-İçi kadın dolu bir oda, der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde, genç bu sefer de :
-Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz :
-Tamam beyefendi, der.Siz bir kadın budalasısınız.
Ama psikolog daha lafını bitirmeden, genç bağırır :
-Ne, ben mi?Aslında sen kadın budalasısın be! Sabahtah beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun...
sayın robokop
siz öyle zannediyorsunuz.
kurduğunuz cümlenin içerebileceği mümkün laiklik tanımı ile benim tanımım tamamen ayrı şeyler.laiklik aristokrasi-papaz itifakının yönetme hakkını tanrıdan aldığı iddiasının reddidir ve bu red tamamen tasviye edilmelerini de beraberinde getirmiştir.
öyle bir hegemonik güç mü var.ortada aristokrat-papaz ittifakımı gördünüz.ya yok öle bişey.ha siz laikliği modern yaşama ilişkin özgürlük alanları falan gibi bir anlamda kullanıyorsanız -ki öyle görülüyor, o zaman hadi yürüyün gidin siyaset bilimine ilişkin bir iki kitapa göz atın sonra döndüğünüzde konuşuruz.
laik-antilaik sanal çelişkisi ile emek-sermayeçelişkisini örtbas etme mücadeleniz devam ediyor yani.bu ülkede rejim değişikliği yok .
sadece birileri sizin elitlerinizi tasviye etti başka elitlerimiz var artık.sizin elitlerinizin diskalifiye edilmesini bir takım özgürlüklerin kaybedilmesi anlamında sunmaya kalkıyorsunuz.
bana ne bundan.bu siz kuçük burjuvaların meselesi.değişen bişey yok.yeni kemalizm fetoculuk.aynı şeye hizmet ederler.burjuvaya ve uluslararası emperyalist hegemonyaya.
Yargan Kam
09-10-2009, 16:19
Laiklik Adam Olmaktır.
M.Kemal Atatürk
Laiklik Adam Olmaktır.
M.Kemal AtatürkBu kadar kısa bir lafla bu kadar sağlam bir ayar... Eline sağlık :D
Ben bu ülkede böyle bir şeyin olabileceğini zannetmiyorum.Böyle bir şeye yeltenme durumunda bile kıyamet kopar.Ben böyle bir düzenin kesinlikle gelmesini istememekle beraber,kesinliklede böyle bir şeyin olabileceği ihtimalini vermiyorum.
İranın şah yönetimi bir cumhuriyet değil,bir hilafet devriydi.Şu günkü kadar olamsada halkı gene yobaz ve fakirdi,eğitim olarakta çok geridelerdi.Bunun yanında o zamanın Sosyalist gençleri bile mollalarla beraber yürüyordu(ülkemizde böyle bir şey oalcağını hayal bile edemessiniz).
Zavallı kadının çektiği acıları anlıyorum fakat bizim ülkemiz İran değil,askerimizde İran askeri değil,insanımızda İran insanı değildir...
Saygılarımla...
Sayın nogada ;
1.Zavallı kadının çektiği acıları anlıyorum fakat bizim ülkemiz İran değil,askerimizde İran askeri değil,insanımızda İran insanı değildir...ALINTI
2.Şu günkü kadar olamsada halkı gene yobaz ve fakirdi,eğitim olarakta çok geridelerdi---ALINTI
1.demişsiniz fakat zaten insanlar değil yönetenler İran mantığında insanlar ve yönetilmeyi bekleyen bir çok cahil beyin olduğuda su götürmez bir gerçekse ,
ben olacaklardan korkuyorum.
2.Türkiyenin halkının çoğuda yobaz fakir ve malesef eğitimde geri.bunun nasıl olduğunu uzun uzun açıklamama gerek yok sanırım.
bunun farkında olan bir zekaya sahipsiniz sayın nogada (lütfen yanlış anlamayın bunu). fakat yukardaki yazınıza anlam veremedim.
Ayrıca öyle olsa siz adam olurdunuz. Demiş anarşist
bu bence bir cevap değil laf atmadır.
Saygılarımla
Fakat bu halk o kadar kolay bir şekilde kendini yobaz bir eğilime terkedecek değildir.Biz dediğim gibi ülkenin eğitim durumunu arttırmak için çalışmalı ve daha özgürlükçü,demokratik ve çağdaş,refah seviyesi yüksek bir millet inşa etmeliyiz.O zaman hiç korkuya gerek kalmayacaktır.
Bu arada yukarıda silinen mesajlarda ne yazıyor bilmiyorum ama silindiğine göre pek hayırlı değiller.
Saygılarımla...
Sayın nogada
Fakat bu halk o kadar kolay bir şekilde kendini yobaz bir eğilime terkedecek değildir.Biz dediğim gibi ülkenin eğitim durumunu arttırmak için çalışmalı ve daha özgürlükçü,demokratik ve çağdaş,refah seviyesi yüksek bir millet inşa etmeliyiz--Nogada
çözüm öneriniz mantıklı fakat bu dediğinizi yapabilmek için yönetim gücü bu düşünce yapısına sahip olmalıdır..yani bu düşünce yönetmelidir..Aksinde yazının başındaki sona gidiyor Güzel Ülkem!
saygılarımla.
Fakat bu halk o kadar kolay bir şekilde kendini yobaz bir eğilime terkedecek değildir.Ben maalesef bu kadar iyimser değilim. Halkımız yıllardır sürekli artan bir muhafazakarlığın pençesinde. Türkiye'nin en güçlü cemaati ve iktidarın arkasındaki güç olan Fettullahçıların laiklik konusundaki görüşlerini herkes biliyor.
Ben maalesef bu kadar iyimser değilim. Halkımız yıllardır sürekli artan bir muhafazakarlığın pençesinde. Türkiye'nin en güçlü cemaati ve iktidarın arkasındaki güç olan Fettullahçıların laiklik konusundaki görüşlerini herkes biliyor.--Malloch
Sayın malloch ; çözüm öneriniz mantıklı fakat bu dediğinizi yapabilmek için yönetim gücü bu düşünce yapısına sahip olmalıdır..yani bu düşünce yönetmelidir..Aksinde yazının başındaki sona gidiyor Güzel Ülkem!
diyerek yukarda anlatmak istediğim tam olarak buydu
saygılarımla.
Fakat bu korkular her zaman oldu aama korkulan gerçekleşmedi hiçbir zaman.
Bu korkualrın olduğu dönemler:
Atatürk öldüğünde;
CHP'nin tek partili dönemi bittiğinde;
12 eylül öncesinde;
28 şubat günlerinde;
Refah Partsi başa geldiğinde;
Şimdide bu AKP var iken gündemde.
Geeçmişte olduğu gibi bu zamanlardada CUMHURİYET korunacaktır.
Bundan sonraki yıllardada birileri tehlikeli gözükecek,fakat sonuç değişmeyecektir.
Saygılarımla...
Sayın nogada tüm umutlarım sizinle
fakat ;
Refah Partsi başa geldiğinde;
Şimdide bu AKP var iken gündemde.
Bu insanların Türkiyeye verdiği kayıp ne boyutlarda açıklamama gerek yok sanırım.
Keşke böyle olmasa.
saygılarımla.
Yargan Kam
09-10-2009, 18:42
http://209.85.129.132/search?q=cache:fM8rnCddb4cJ:www.as-add.de/sunum/irtica.pps+T%C3%BCrkiye%27deki+irticai+hareketler&cd=4&hl=tr&ct=clnk&gl=tr
Yukarıdaki ilişimi okumakla beraber sayın nogada'ya söylemek istediğim bir şey var;
Avrupa ve Amerika'da ki Dünya'yı yönetmek isteyen topluluklar ve kişiler, öyle 3-5 ya da 10-20 yıllık planlar oluşturmazlar.
Mustafa Kemal Atatürk yaşarken dahi planlar vardı. Osmanlı'nın son zamanların da dahi mevcuttu.
Adnan Menderes zamanlarında bile planın yürürlükte olduğunu görebilirsiniz.
Bu yüzdendir ki Mustafa Kemal Nutuk ile Gençliğe Hitabe'yi yazmıştır.
Planların tehditlerini görmeseydi yazar mıydı?
Lütfen tekrar bir göz gezdirin, bugün dahi yaşadıklarımızı nasıl anlatmaktadır.
Ama zamanla bunlar sayın Anarchist gibi insanların Kemalist saydığı insanımsılar tarafından 'kafa ütüleyici' unsurlar haline getirildi.
Şu and dahi o kadar bilgi kirliliği yaşanmakta ki, planların ne derecede yürürlükte olduğunu göz önüne sermektedir.
Ve şimdiye kadar olmadı, artık olmaz diye bir şey yok.
Şimdiye kadar yaşıyor olmamız bir daha ölmeyeceğimiz anlamını taşımadığı gibi.
Evet, İran'daki gibi bir zeminin hazırlanması gerçekten zor.
Bu zemin insanlıktan çıkmışları gereğinden fazla zorladı zaten.
Şu anda ise Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanları gibiyiz.
Avrupa ve Amerika sevdalısı yönetimler, Ermenistan dayatmaları, Kürt isyanları, git gide organize bir şekilde yayılan cemaatler ve tarikatlar, diğer etnik azınlıklara zulüm yapmış gibi gösterilen Türk'ler, Avrupa Birliği belgelerinde adı 'Kıbrıs Rum Cumhuriyeti' olarak geçen Kıbrıs ve taviz meseleleri, 2000'den bu yana ortalıklarda gezen BOP haritaları, Alakaya çay bile demlenemeyecek şekilde ırkçılaşan Nazi Alman özentisi Milliyetçimsiler, içerikleri git gide iğrençleşen magazin programları, kaynakları muazzam zengin olan ve dünyanın ender görülen iklimine sahip olan Türkiye'nin içerisinde sefalet çeken halk, Yıllardır üç-beş yurtseverin bangır bangır bağırdığı ama ancak Emperyalist Çin katliam yaptıktan sonra adı duyulan Uygur'lu kardeşlerimiz için konser basan milliyetçi(!) gençlik (konser basınca Uygur Türkleri kurtuluyor ya), ciddi rakamlara ulaşan işsizlik ve göçen ekonomik durum ve bunlara da 'teğet geçti' ve 'hamdolsun' diyen yine yönetim.
Hepsini sıralamaya kalksam kaç sayfa tutar sizler hesabedin.
(Not: anarchist arkadaşım, kırdı isem seni üzgünüm. Laikliği ya da Atatürk'ü sevmek zorunda değilsin, fakat haksızlık, adaletsizlik ve Emperyalizme karşı gel beraber karşı duralım. Var mısın? :wave: Yargan Kam).
Sevgi ile...
Yukarıdaki ilişimi okumakla beraber sayın nogada'ya söylemek istediğim bir şey var;
Bunun bende farkındayım ve forumlardada çokça dile getirmişimdir her zaman.Fakat biz millet oalrak bunu engelleyecek gücü barındırmakla beraber,güçlü olup tehlikeleri uzaklaştırmayı da biliriz.
Amaç dahada güçlü olup o bin yıllık planları bizim yapmamız olacaktır...
Saygılarımla...
Sayın Nogada,
Hayatımızı bütün bu tehditlere karşı, tetikte yaşayarak geçiriyor olmamız bile
yeterince kötü değil mi ?
Sayın hako ben bunun toplumsal bir depresyon ve buna bağlı olan panik atak olduğunu düşünüyorum...
Sayın hako ben bunun toplumsal bir depresyon ve buna bağlı olan panik atak olduğunu düşünüyorum...
Her hastalığın bir sebebi vardır.
sevgili nogada sistemin korunduğunu düşünmeniz müslüman olmanızdan mı kaynaklıı? belliki aynı kaygıları taşımıyoruz bizim açıkça sebeplerimiz var ancak sizin açıkça garantilerinizi göremıyoruz??
bugün etek giyen kızların bacaklarına şırıngayla asit sıkılmakta!!
bugün başı açık gezdiği için 3 kız istanbul fatihte esnaftan tepki almakta
bugün içki içen gençler polis tarafından hastanelik edilmekte dövülmete!!
bugün fetullahın yurtlarında hilafet haritalarında ders verilmekte!!
bugün otobüslerde bile bayanlar erkeklerin yanında oturmamakta (dün akşam başıma geldi)
daha saymama gerek var mı?? garantiler nedir biraz bahsedermisiniz??
Sayın nogada
Fakat bu halk o kadar kolay bir şekilde kendini yobaz bir eğilime terkedecek değildir.Biz dediğim gibi ülkenin eğitim durumunu arttırmak için çalışmalı ve daha özgürlükçü,demokratik ve çağdaş,refah seviyesi yüksek bir millet inşa etmeliyiz--Nogada
çözüm öneriniz mantıklı fakat bu dediğinizi yapabilmek için yönetim gücü bu düşünce yapısına sahip olmalıdır..yani bu düşünce yönetmelidir..Aksinde yazının başındaki sona gidiyor Güzel Ülkem!
saygılarımla.
Bende pek iyimser olduğumu söyleyemem .Malum cemaatten bir kaç kişiyle tartıştım öylesine beyinleri yıkanmış ki adamlar ülkenin hiç bir gerçeğini görmezden geliyor,makarnaya,kömüre kanıyor.Bu milletin ihtiyacı olan şey gıda eksikliği değil,bilgi eksikliğidir.
Ayrıca Fethullah efendi bir vaazında ; " Ülkenin tüm yönetim kademelerini ele geçirmeden atılan her adım erken sayılır" gibi bir söz söylemişti tam net hatırlayamadım şimdi.O yüzden bu adamların niyeti belli,çizdikleri yol belli.
Atatürk'ün bizlere emanet ettiği cumhuriyeti fethullahçılara da bırakacak kadar da düşmedik,sonuna kadar karşılarındayız.
Fakat bu korkular her zaman oldu aama korkulan gerçekleşmedi hiçbir zaman.
bu yazdığınız çok mantıksız.neye benziyor şuna benziyor. çok hızlı ve dikkat etmeden araba kullanan çocuklara anneleri babaları hep kaza yapcaksın dikkat et der. onlarda sizin gibi söyler hep.şimdiye kadar hep böyle sürdümde kazamı oldu derler hep. çok saçma bu bence. kaza bir kere olur zaten ve ölürsün.
ülkede böyle bir şey olursada bir kere olur. on keremi olurda? sonrada sizin benim birimizin noldu hani olmayacaktı dememiz neye yarar acaba?
sevgili nogada sistemin korunduğunu düşünmeniz müslüman olmanızdan mı kaynaklıı? belliki aynı kaygıları taşımıyoruz bizim açıkça sebeplerimiz var ancak sizin açıkça garantilerinizi göremıyoruz??
bugün etek giyen kızların bacaklarına şırıngayla asit sıkılmakta!!
bugün başı açık gezdiği için 3 kız istanbul fatihte esnaftan tepki almakta
bugün içki içen gençler polis tarafından hastanelik edilmekte dövülmete!!
bugün fetullahın yurtlarında hilafet haritalarında ders verilmekte!!
bugün otobüslerde bile bayanlar erkeklerin yanında oturmamakta (dün akşam başıma geldi)
daha saymama gerek var mı?? garantiler nedir biraz bahsedermisiniz??
Hayır ama sanırım bu şeylerin benim çevremde olmamasından kaynaklanıyor diyebilirim.Bu arada kızların bacaklarına asit sıkılma olayıda bir hayli garip geldi bana,nerde gerçekleşmiş bu olay?
Yargan Kam
12-10-2009, 07:49
Hayır ama sanırım bu şeylerin benim çevremde olmamasından kaynaklanıyor diyebilirim.Bu arada kızların bacaklarına asit sıkılma olayıda bir hayli garip geldi bana,nerde gerçekleşmiş bu olay?
Sayın nogada,
bu cümleleri yazarken ciddi misiniz gerçekten?
Sayın nogada,
bu cümleleri yazarken ciddi misiniz gerçekten?
Kesinlikle...
Yargan Kam
12-10-2009, 17:26
O zaman durum vahim.
Bu benim kendi çevremde görmediğim için ''Türkiye Cumhuriyeti topraklarında töre cinayetleri, kıskançlık cinayetleri yoktur'' demem gibi bir şey olsa gerek.
Belkide kendimi bir manastıra kapatıp, ''Aa... dünyadaki herkes Hıristiyan değil mi ya hu'' gibi şaşırmam gerek sizvari düşünce yapısına sahip olmam için.
Yok sayın nogada, yok böyle şeyler.
Aslında bizler film yapacaktık da, senaryo oluşturmaya çalışıyoruz. Fantastik film çekeceğiz.
Aklınıza öyle kötü şeyler gelmesin sakın.
''Türkiye Cumhuriyeti'nde bir başka Türk devleti olan Azerbaycan'ın bayrağının Ermeni Protokolünde açılmasının yasak olması ama buna rağmen Ermeni bir göstericinin provakatörlüğüne ses çıkmamış olması'' da bizim bir arkadaşın ''böyle olmuş olsaydı ne olurdu'' adlı anket çalışması idi zaten, paniğe gerek yok.
Pembe gözlükler hemen çıkışta sağ tarafta. 2 Euro'ya temin edebilirsiniz.
Sevgi ve akıl-fikir ile...
Töre cinayetleri dinin suçumu?
Cehaletin suçu.Bir insan kızını,annesini veyahut sevdiği bir insanı öldürürmü?
Sorun eğitimsizliktir.
Artık bu nokta anlaşılsın lütfen.Benim çevremde böyle insanlar yok,ben hiçbiryerde olmaması için mantıklı bir cevap oalrak eğitimli bir toplum oluşturmak zorundayız diyorum.
Fakat siz takmışsınız kafayı dinlere.Din hiçbirşekilde dünyadan kaybolmayacak bir olgudur,bu tür şeylerinde dinle alakası yoktur.O yüzden daha olabilirliği yüksek yöntemlerle bunları yoketmeye(cahilliği)çalışmalıyız...
Neden batı illerinde töre ve namus cinayetleri olmuyor.Neden doğulular bunları işliyor,neden batıda olsa bile bu suçalrı işleyenler doğulu oluyor.Batıdakiler dahamı az müslüamn doğudakilere göre.
HAYIR...!!!
Sebep doğu illerimizin eğitim seviyesindeki düşüşlüktür.
Biz eğitimi yurdun her yerine yayacağız ki,insanımızı cehaletten kurtaralım.
Niçin toplumuzdaki cahillikleri,başka şeylerle bir tutuyorsunuz.Sorumunuz bu gelişmiş bir ülke olmak istiyorsak dinimizi değil,toplumumuzu değiştirmeliyiz.
Değişiklik ise Eğitimdir.Bu en temel gelişmişlik belgesidir ve modern dünyaya ayak uydurmak,medeni bir devlet olmak,dünyayla bir arada entegrasyon içinde yapıcı bir yerde olmanın ana temeli
E Ğİ TİM DİR.
EĞİTİM,EĞİTİM,EĞİTİM.
Yegane kurtuluşumuz.
Saygılarımla...
Yargan Kam
12-10-2009, 22:26
Sayın nogada,
Mantıklı yaklaşımlarınızı kaybediyorsunuz. Bunu küçümsemek için söylemiyorum inanın.
Örnekler verdim venları din ile bağdaşsın diye yapmadım.
Bu sizin paranoyaklığınız olmuş.
Ha dersiniz, dini örgütlerüzerine konuşuyorduk...
Ben demedim hiç bir zaman ki Müslümanlık = bu örgütler,
Siz dediniz herzaman bunlar dini kullanan oluşumlar diye.
Bu durumda kastedmediğim şeyleri öyle söylemişim gibi aksettirmeyiniz.
Sizin çevrenizde görmemeniz olmadığı anlamına geliyorsa, ben de bunu diyebilirim şeklinde sizinkine eş bir örnek verdim sadece.
Cahillik konusunda bu sitede söylediğim şeyleri görmemiş olmalısınız ki, benim de savunduğum birşeyi bana karşı kullanmışsınız.
Jazz 01 arkadaşımızın 'İslam ve terör' temalı başlığındaki iletilerime bir göz atın bence.
Somut örnekler isterseniz eğer, benim de okuduğum lisede Ramazan aylarında guruplaşıp oruç tutmayan öğrencileri sıkıştırıp dövdükleri ve tehdit ettikleri şahsımca tecrübe edilmiştir zamanında.
Tabii siz böyle bir şeyle karşılaşmadıysanız yok öyle şeyler, olmuyor diyebilirsiniz.
Gazetelerden ki yanlış hatırlamıyorsam Malatya'da gerçekleşmişti; bir üniversite öğrencisi oruç tutmadığı için öldürülmüştü.
Bir başka öğrenci elinde 'Le-Man' dergisiyle kampüs içerisinde gezindiği için ya öldürülmüştü, ya da yaralanmıştı.
Danıştay saldırısını hatırlayınız.
Geçmişteki mini etekli kızların bacaklarının jiletlenme olaylarını, kezzaplamaları, bıçaklanmalarını hatırlayınız (yaşınızın bunları hatırlayacak kadar büyük olduğunu düşünmekteyim).
Bunlar gibi bir çok örnek mevcut, internetten ya da gazetelerin eski arşivlerdeki sayılardan bulabilirsin.
Ayrıca gözden kaçırdığın bir nokta var ki, o da Fethullah tarikatının bir çoğu aktif misyoneri yüksek eğitimli.
Şahsen ben İslam'la değil, cehaletle savaşmayı kendime görev biliyorum.
Ama sizler de lütfen 3 maymun oynamayın artık.
Size önerim arama motorunuzdan 'Fethullahçı Gladyo' olarak aratıp biraz araştırma yapmanız.
Bunu bir rica olarak alın lütfen.
Sevgi ile...
Sayın nogada,
Mantıklı yaklaşımlarınızı kaybediyorsunuz. Bunu küçümsemek için söylemiyorum inanın.
Örnekler verdim venları din ile bağdaşsın diye yapmadım.
Bu sizin paranoyaklığınız olmuş.
Ha dersiniz, dini örgütlerüzerine konuşuyorduk...
Ben demedim hiç bir zaman ki Müslümanlık = bu örgütler,
Siz dediniz herzaman bunlar dini kullanan oluşumlar diye.
Bu durumda kastedmediğim şeyleri öyle söylemişim gibi aksettirmeyiniz.
Sizin çevrenizde görmemeniz olmadığı anlamına geliyorsa, ben de bunu diyebilirim şeklinde sizinkine eş bir örnek verdim sadece.
Cahillik konusunda bu sitede söylediğim şeyleri görmemiş olmalısınız ki, benim de savunduğum birşeyi bana karşı kullanmışsınız.
Jazz 01 arkadaşımızın 'İslam ve terör' temalı başlığındaki iletilerime bir göz atın bence.
Somut örnekler isterseniz eğer, benim de okuduğum lisede Ramazan aylarında guruplaşıp oruç tutmayan öğrencileri sıkıştırıp dövdükleri ve tehdit ettikleri şahsımca tecrübe edilmiştir zamanında.
Tabii siz böyle bir şeyle karşılaşmadıysanız yok öyle şeyler, olmuyor diyebilirsiniz.
Gazetelerden ki yanlış hatırlamıyorsam Malatya'da gerçekleşmişti; bir üniversite öğrencisi oruç tutmadığı için öldürülmüştü.
Bir başka öğrenci elinde 'Le-Man' dergisiyle kampüs içerisinde gezindiği için ya öldürülmüştü, ya da yaralanmıştı.
Danıştay saldırısını hatırlayınız.
Geçmişteki mini etekli kızların bacaklarının jiletlenme olaylarını, kezzaplamaları, bıçaklanmalarını hatırlayınız (yaşınızın bunları hatırlayacak kadar büyük olduğunu düşünmekteyim).
Bunlar gibi bir çok örnek mevcut, internetten ya da gazetelerin eski arşivlerdeki sayılardan bulabilirsin.
Ayrıca gözden kaçırdığın bir nokta var ki, o da Fethullah tarikatının bir çoğu aktif misyoneri yüksek eğitimli.
Şahsen ben İslam'la değil, cehaletle savaşmayı kendime görev biliyorum.
Ama sizler de lütfen 3 maymun oynamayın artık.
Size önerim arama motorunuzdan 'Fethullahçı Gladyo' olarak aratıp biraz araştırma yapmanız.
Bunu bir rica olarak alın lütfen.
Sevgi ile...
O kadar çok konu ve başlık varki,bende bunalrın bir çoğu ile ilgiliyim,inanın kafam karışıyor bazen ve bir yere yazarken ötekini düşünebiliyorum(islamv e terör başlığı gibi).
Fakat burda bahsettiğim gibi kitlelerin cahilliğini İslama yıkmak yanlıştır.Bu başlık altındada bu gibi konualr bulunmakta çünkü,sanırsam.
Fethullah ve onlar gibileri,ve söylediklerinizi biliyor ve katılıyorum.Fakat bu belirttiği üzere toplumsal bir sorun ve bunu bizler halltmeliyiz.
Bunun yanında dediğim gibi eğitim verilmeli tüm topluma ve bunalrın üstesinden gelinmeli.
Bu bağlamda sizinle beraberim ve cahilliğin aşılamsı için her ne gerekiyorsa kişisel yada toplumsal yapmaya hazırım.
Saygılarımla...
Töre cinayetleri dinin suçumu?
Cehaletin suçu.Bir insan kızını,annesini veyahut sevdiği bir insanı öldürürmü?
Sorun eğitimsizliktir.
dinle eğitim kardeş kardeş geçiniyomu bakalım? hayır. din baştan eli sopayla, şu şudur bu budur diye emretmiyomu? emrediyor. dinde ilk şartımız boyun eğmek, saçma bulmak olmaz. günah derler hemen. kuran kitabında adam öldürmekle ilgili çok ayet var. okuyan herkes birini öldürmeyi normal karşılıyormu? karşılıyor. töre nerden çıkmış bakalım? dinlerden. nogata zannımca siz kendinizi fena kandırıyosunuz. yapmayın bence.
herşeyin başı tabikide eğitim ama dinin değil. eğitim alan okuyan düşünen herkez dinden kedi görmüş fare gibi kaçar bence...........................
sevgili nogada size inanın çok fazla olay sayabilirim şu abiler ablalar varya onların neler anlattığını neler ile öğrenci kandırdıklarını tek tek anlatırım size..
yurtlara girmek için gereken şartlar...
yahu içki sattığı için tekel bayiler dövüldü istanbulda 3 kez arka arkaya yaşandı..
adana mersin istanbulda yaşandı asit olayları adanada yaşanan olayları bizzat takip ettik...
sakallı cüppeli adamların bizler için planlarını ben bizzat duydum..
isim vermıyeceğim burdagençlik derneği var bitane ordaki gençlere neler anlatılmakta bir bilseniz..
yahu sevgilisyle öpüşen bir adamı pompalıyla kovaladılar...
dinle eğitim kardeş kardeş geçiniyomu bakalım? hayır. din baştan eli sopayla, şu şudur bu budur diye emretmiyomu? emrediyor. dinde ilk şartımız boyun eğmek, saçma bulmak olmaz. günah derler hemen. kuran kitabında adam öldürmekle ilgili çok ayet var. okuyan herkes birini öldürmeyi normal karşılıyormu? karşılıyor. töre nerden çıkmış bakalım? dinlerden. nogata zannımca siz kendinizi fena kandırıyosunuz. yapmayın bence.
herşeyin başı tabikide eğitim ama dinin değil. eğitim alan okuyan düşünen herkez dinden kedi görmüş fare gibi kaçar bence...........................
Sayın günalı ben ilkokul,orta okul,lise ve nüversite hayatımca öğrenimimin içinde dini bir ritüelle karşılaşmadım.Eli sopalı hoca ilede karşılaşmadım.Ve karşılaşan bir okulda ne gördüm nede duydum.Siz hangi okullarda okudunuz kimlerden eğitim adlınz.T.C içerisindemi bir okulda eğitim hayatınızı geçirdiniz çok meark ettim doğrusu...!!!
Saygılarımla...
Yargan Kam
13-10-2009, 15:09
İlgili bir ilişim: >>Tıkla<< (http://www.guncelmeydan.com/pano/sakalli-amcalarin-bayrak-ve-ataturk-operasyonu-t22763.html)
Yargan Kam
15-10-2009, 11:12
Bir ilgili yazı daha buldum. Fakat önce bir görümsetme paylaşmak istiyorum:
http://www.youtube.com/watch?v=CjHvwjxXnAM
İran'a Şeriat Nasıl Geldi?
Merhaba,benim adım Bahman Nirumand. İranlı bir gazeteci-yazarım.
Şah'ın devrilmesinde aktif rol oynayanlardanım.
Ve aynı zamanda mollaların, demokrasi ve özgürlük getireceğine inanan milyonlarca solcu, demokrat, liberal ve milliyetçi insandan biriyim.
Evet, Humeyni yeryüzünde cenneti vaat etti bize. Demokrasi gelecek, kimse fikirleri ve siyasal görüşleri yüzünden tutuklanmayacak, işkence yapılmayacak, kadınlara eşit haklar verilecek, giyim serbest olacaktı.
Şah'ı devirdikten sonra mollaların camiye geri döneceklerinden emindik. Devleti yönetecek durumda olduklarına inanmıyorduk.
Yanıldık. Kitaplardan ezberlediğimiz cümleleri, içi boş kavramları birbirimize söyleyip duruyorduk.
ÜZERİNDE DURMADIK
Her şey 14 Ocak 1979 tarihinde değişti. Şah, İran'ı terk etti. Ardından İran tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran'da yapıldı. Sansür, yasak yoktu, istediğimiz gibi bağırıyorduk.
Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim liberal Musaddık ya da solcu şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca dövülüyordu.
Pek üzerinde durmadık bu olayın, "Hele bir kurtlarını döksünler, sonra sakinleşirler" diye düşündük.
Ertesi gün gazetede, bir hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına "İslam Mahkemesi" denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına çaptırıldığı haberini okuduk.
Haberi ciddiye almadık; "Üç beş sapsızın işi" dedik.
Bu arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık. "Ufak tefek şeylerin" toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları etkilemesini istemiyorduk.
Biz bunları söylerken, mollalar tarafından, kadın ve erkeklerin yan yana yüzemeyecekleri; okullarda aynı sınıflarda olamayacakları; birlikte spor yapamayacakları gibi gerici kararlar ardı ardına alınmaya başlandı.
"Müslüman kadınların yanında ******ların yeri yoktur" denilerek kadınlara örtünme zorunluluğu getirildi. Özellikle üniversitelerde bu yüzden çatışmalar çıktı.
Bu çatışmalardan rahatsız olduk; kadın sorununun güncelleşip ön plana geçmesini istemiyorduk! "Asıl mücadele, emperyalizme ve kapitalizme karşı verilmelidir" diyorduk. Kadın sorunu bir yan çelişkiydi, ana çelişki sömürüydü. Kadının giyim sorunu, emperyalizme karşı verilen mücadeleyi baltalamamalıydı!
Peçesiz, başörtüsüz sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde dövülüyordu. Bazı kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.
Biz ise halabüyük laflar ediyorduk; bu tür olayları devrimin kaçınılmaz sancıları olarak görüp umursamıyorduk! "İttifak" "Eylem Birliği" gibi terimlerin peşinden koşup duruyorduk.
GEÇİŞ SANCILARI SANDIK
Humeyni, "Bütün sorunlarımızın sebebi, cemiyetimizdeki ahlaksızlıklardır. Bunların kökünü kazımalıyız" diyor; genç mollalar terör estiriyordu. Kitabevleri yağmalanıyor; gazete bayileri ateşe veriliyordu.
Şiraz'da "İslam Mahkemesi" eşcinsel ve ****** olduğu gerekçesiyle dört kişiyi idam ediyordu. Benzer olay Tahran"da da gerçekleşiyor, üç ****** ve üç eşcinsel kurşuna diziliyordu.
Sesleri ve görüntüleriyle erkekleri tahrik ettikleri için kadın spikerler televizyondan kovuluyor; uyuşturucu olarak görülen müzik yasaklanıyordu. Alkol içen, kırbaç cezasına çaptırılıyordu.
Şimdi düşünüyorum da, insan zamanla her türlü aşağılanmaya alışıyor galiba. Hiçbirini görmüyorduk; basmakalıp analizlerimizin doğru olduğuna o kadar inanıyorduk ki!..
Oysa toplum hızla dincileştiriliyordu. Alınan her kararda "Tamam bu sonuncusu" diyorduk. Ama arkası hep geliyordu.
Kızların evlenme yaşı 18'den 13'e düşürüldü. Parfüm, ruj, saç boyası, mücevher gibi kadın malzemelerinin yurda girişi yasaklandı. Kadın çamaşırı satan mağazaların vitrinlerine sutyen, kombinezon vs. koymasına bile izin yoktu.
Kamu dairelerinde kadın memurlara tesettüre girme emri çıkarıldı.
Aslında birçok aydın kadının üye olduğu kadın dernekleri vardı. Onlar kendi küçük çevrelerinde "hamilelik tatilinin uzatılması", "eşit işe eşit ücret" gibi talepleri tartışıyorlardı.
Biz aydınlar hep aynı düşüncedeydik: Demokrasi ve özgürlüğe geçiş sancılarıydı bu tür vakalar! Abartmaya gerek yoktu.
Hepimiz "ana çelişki" üzerinde duruyorduk; öncelikle dışa bağımlılık ve ekonomik krizden kurtulmalıydık.
REFERANDUM OYUNU
Üç ay önce Humeyni, Paris'te komünistler de dahil olmak üzere her görüşün rahatça örgütleneceği bir demokrasiden, özgürlükten bahsederken, şimdi tüm solcu, milliyetçi ve liberalleri İslam düşmanı ilan etmişti.
Bu sözler üzerine ilk protestomuzu yaptık. Mitingimize bir milyonu aşkın insan geldi.
Mollaların en iyi siyasi stratejileriydi; işlerine gelmediği zaman hemen gündemi değiştiriyorlardı.
Referandum meselesini gündeme getirdiler. Halka soracaklardı: "İslam Cumhuriyeti"ni istiyor musunuz, istemiyor musunuz?"
Kuşkusuz bu bir oyundu; halkın yüzde 65'inin okuryazar olmadığı bir ülkede kim ne anlardı cumhuriyetten?
Yapılan propaganda belliydi; dediler ki: "İslam"a evet mi, hayır mı diyorsunuz?"
Biz bu oyunu biliyorduk ama şöyle düşünüyorduk: "Önemli olan cumhuriyettir; serbest seçimlerdir; demokratik haklardır; özgürlüklerdir. İslam Cumhuriyeti bunu sağlayacaksa neden karşı çıkalım?"
Ancak bazı küçük kesimler bu oyuna gelmemek için referandumu boykot ettiler.
Sonuçta, "evet" diyen 20 milyon, "hayır" diyen ise sadece 140 bindi.
Mollalar bu referandum sonucunu çok iyi kullandılar. Güya tüm ülke yaptıklarını onaylıyordu. Artık televizyondan sonra basın da ellerine geçmişti. Sanki tüm muhaliflerin sayısı 140 bin kişi gibi gösterdiler. Halbuki 20 milyon içinde bizim oyumuz da vardı. Ama artık bizim sesimizin çıkmasına izin verilmiyordu.
HALKI ANLAYAMADIK
Mollalar güçlendikçe saldırganlaştılar.
Örneğin, tirajı bir milyon olan liberal "Ayendegan" Gazetesi"ni kapattırdılar. Sıra sonra "Keyhan" Gazetesi"ne geldi; muhalif yazarların işten çıkarılmasını sağladılar.
Tüm bu olanları protesto etmek için mitingler düzenlemeye başladık. Ama iş işten geçmişti artık; insanlar yılmıştı, korkuyordu.
Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için ayaklanan halkın, bu kadar kısa sürede değişeceğini düşünememiştik.
Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak. Halbuki tersi oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı arttı.
Örtünmek moda oldu!
Tüm bunlara "gelip geçici bir fırtına" diye bakmak ne büyük yanılgıydı.
Komünistlerden, solculardan, demokratlardan, milliyetçilerden sonra liberal İslamcılar da zamanla mollaların hedefi oldu.
Şah döneminden daha çok insan cezaevlerine konuldu; idam edildi.
Milyonlarca insan canını kurtarmak için yurtdışına kaçtı.
Kaçanlardan biri de bendim.
Umarım bizim hatalarımızdan birileri ders çıkarır.
(Not: Bu metin, Bahman Nirumand"ın "İran" kitabından derlenmiştir.)
Türkiye'nin İran benzerliği çok şaşırtıcı
ÖNCE bir tespit yapalım:
Diyorlar ki, "Türkiye, İran'a benzemez!"
Yanılıyorlar.
Bu nedenle gelin önce kısa bir tarih yolculuğu yapalım:
19. yüzyılda İngiltere'nin Osmanlı Devleti gibi İran üzerinde de nüfuzu vardı.
İki ülke de tarım ülkesiydi.
20. yüzyıl başında, -İran 1906; Osmanlı 1908- askerlerin bastırmasıyla iki ülkede de meşrutiyet ilan edildi.
Her iki ülke 1920'lerde yeni liderleriyle yönetildi:
İran'da subay Rıza Han (Pehlevi), "ormancılar ayaklanmasını" bastırıp yönetimi devirerek kendini "Şah" ilan etti.
Türkiye'nin lideri ise iç ve dış düşmanları yenen ''Mustafa Kemal Atatürk"tü.
Her iki lider de ülkelerinin tarihlerinde görülmedik boyutlarda, modernleşme ve reform politikalarını uygulamaya koydu. Ülkelerini eğitim sisteminden hukuk sistemine kadar laikleştirmeye çalıştılar. Kılık kıyafet devrimi yaptılar.
Bu reformlara her iki ülkede de karşı çıkan pek olmadı; sayıları az olmakla birlikte muhalif olanlar da çok ağır cezalara çaptırıldı.
İran 1940'ta, Türkiye 1946 yılında parlamenter demokrasiye geçti.
İran'da 1951'de, Türkiye'de 1960'ta "milliyetçi/ulusalcı solcu" askerler darbe yaptı.
İranda başta petrol olmak üzere millileştirmeler yaşanırken, Türkiye de dışa açıldı, yabancı sermayeyi kabul etti.
CIA, İran'daki darbeci ''Musaddık"ı yıktı. Yerine tekrar ''Şah Rıza Pehlevi"yi getirdi. Şah bütün partileri kapattı, liderlerini hapsetti.
Türkiye, 1961'de demokrasiye döndü, seçimler yapıldı.
1960'lı yıllar, her iki ülkede de sol, milliyetçi ve İslamcı hareketin ivme kazandığı dönem oldu.
Aynı dönemde her iki ülkenin siyasi ve iktisadi olarak dışa bağımlılığı arttı. ABD "abi" rolündeydi. Düşman ise komünizmdi.
Her iki ülke de solcularını ezmek, yok etmek için her yola başvurdu. Devlet güçleri, sola karşı diğer güçlerle ittifak yaptı.
Sol muhalefetin ezildiği dönemde İslamcı hareketler güçlendi.
YEŞİL KUŞAK PROJESİ
Burada meseleye daha geniş açıdan bakıp, 1970'li yılların son dönemini bir hatırlayalım.
Sovyetler Birliği, Afganistan'a girmişti.
ABD'nin kontrolündeki Şah, İran'ı terk etmişti. Türkiye'de büyük bir sol dalga vardı.
Soğuk Savaş döneminde siz ABD"nin yerinde olsanız ne yaparsınız?
İran'da Sovyetler Birliği yanlısı solculara karşı mollaları desteklediler.
Türkiye'de 12 Eylül 1980 askeri darbesini yaptırıp, İslamcıları kuvvetlendirerek solu ezdirdiler.
ABD, Şah'tan umudunu kesince mollaları destekledi. İran'da mollaları yok etmek isteyen askerlerin elini kolunu bağladı.
Şah Rıza Pehlevi, ölmeden birkaç hafta önce, "Amerika ve İngiltere yerine muhalefeti yok etmek isteyen askerleri dinleseydim, ülkeyi terk etmek zorunda kalmazdım" diye açıklama yaptı.
ABD, Sovyetler Birliği'ni İslam ülkeleriyle kuşatıp içindeki İslamcı halkları ayaklandırarak yıkacağını hesaplıyordu.
Bu nedenle İranlı subaylara hep engel oldu.
Örneğin: Şah gittikten sonra, ülkenin başında kalan sosyal demokrat Başbakan Bahtiyar "İslam Cumhuriyeti"ne izin vermeyeceğim" diyordu.
Genelkurmay Başkanı Karabagi, ''Bahtiyar"ı destekliyordu.
Bahtiyar, ABD ve İngiltere"ye danıştı. Tabii ki destek alamadı.
Mollalar şanslıydı; dünya siyasal konjonktürü onların lehineydi.
Sonunda Humeyni, Tahran'a geldi. Yerleştiği "Refah Okulu"nda, liberal-İslamcı Mehdi Bazargan"ı Başbakan ilan ettiğini açıkladı. ABD ve Avrupa bu "ılımlı İslamcı" atamadan mutlu oldu.
Ancak mollalar güçlendikçe iktidara yerleşti.
Son hedefleri, halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı olan liberal Müslüman Beni Sadr idi.
Askerler bu kez ''Beni Sadr"ın imdadına yetiştiler; darbe yapabileceklerini söylediler. Sadr darbe istemedi ve yurtdışına kaçmak zorunda kaldı.
Mollalar iktidara yerleşti. "Ilımlı İslam" istemiyorlardı!
DESTEK ESNAFTAN
İran tarihine bakıldığında, mollaların devlete karşı ayaklandığı görülmemişti. Sadece 1963"te Şah, mali kaynaklarını yok ettiği için ilk protesto eylemini gerçekleştirmişlerdi. Bu nedenle Humeyni, Türkiye'ye sürgüne gönderilmişti.
Durum aslında bizim Nakşibendiler'e benziyor, onlar da hep devletin yanında olmuşlardı. Neyse...
Türkiye'deki İslami hareketler ile İran'daki mollaları destekleyen güçler arasında benzerlikler var mıydı?
Yapısal farklılıklar olsa da taban aynıydı:
Mollaların ülke içinde en büyük destekçisi, iç ticaretin üçte ikisini, ihracatın üçte birini elinde tutan ve geleneksel değerlerin savunucusu Bazar esnafıydı.
Mollalar ayrıca liberal-burjuva çevrelerinden de destek gördü. Bunun sebebi, özerklik için harekete geçen Azeri, Kürt, Beluciler gibi etnik unsurların başlarının hemen ezilmesi talebiydi.
Ve tabii, din adamlarının siyasal örgütlenme gücünün en büyük dayanağı ise, cami komiteleriyle girdikleri yoksul mahallelerdi. Camiler cihat birliklerinin hücre evleriydi. Kısa bir süre öncesinin solcu varoş mahallelerinin yoksulları akın akın mollaların arkasından yürüyordu artık.
Şimdi tekrar başa dönüp soralım: Türkiye, İran'a benziyor mu?
Hürriyet / Pazar
Soner YALÇIN
iki damla yaş aksın.