PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cebinizde nükleer pil taşır mısınız?


KızıL
11-10-2009, 03:40
Günlük hayatta basit uygulamalardan yaşamsal işlevlere kadar kullanılan pek çok elektronik cihaz, pil ya da benzeri bir güç kaynağı ile çalışıyor. Şimdi gündemde, bu pillerde nükleer enerjinin kullanılması var.


ABD’nin Missouri Üniversitesi’nden araştırmacılar, küçük ebatlarda, hafif ve var olanlardan daha verimli bir güç kaynağı geliştirdiklerini duyurdular. Geliştirilen güç kaynağı nükleer enerji (http://haber.sol.org.tr/haberleri/nukleer-enerji) kullanıyor ve muhtelif mikro/nanoelektromekanik (M/NEMS) sistemleri çalıştırması için tasarlanmış. Müssouri Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden araştırmacı Jae Kwon, radyoizotop pil olarak adlandırılan güç kaynağının kimyasal pillerden bir milyon kat daha fazla enerji sağlama kapasitesi olduğunu belirtiyor. Şu an için güç kaynağı bir bozuk para büyüklüğü ve kalınlığında.


Kwon’a göre, insanlar “nükleer” sözcüğünü duyduklarında çok tehlikeli bir şeyle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlar, ancak “…nükleer enerji kaynakları uzaya gönderilen uydular ve su altı sistemleri gibi bir takım sistemleri çalıştırmak için bir süredir güvenle kullanılıyor”.
Çalışmanın bir diğer özelliği, katı yarı iletken yerine sıvı yarı iletken kullanması. Araştırmacılar bu tekniği, radyoaktivitenin katı kristale zarar (http://haber.sol.org.tr/haberleri/zarar) verebileceğini ama sıvı yarıiletken ile bu tür bir zarardan mümkün olduğunca kaçınılacağını düşünerek kullanmışlar. Çalışmaları için geçici patent (http://haber.sol.org.tr/haberleri/patent) başvurusunda da bulunmuşlar.


Teknoloji açısından önemli sayılabilecek bir çalışma olmakla birlikte “nükleer pil” bazı soruları da beraberinde getiriyor. Bunlardan bir tanesi, üretim ve kullanım süreçlerinde ortaya çıkan atıkların ne derece tehlikeli olacağı. Kimyasal piller dahi atık olarak karşımıza geldiğinde sağlığımız açısından tehlike barındırırken, söz konusu nükleer güç kaynağı olunca bu soru her şeye rağmen haklı bir soru oluyor. Bir ikinci soru da, birinciyle bağlantılı olarak, bu teknolojinin kullanılması halinde güvenliğe ve insan sağlığına ne kadar özen gösterileceği. Genellikle batılı bilim (http://haber.sol.org.tr/haberleri/bilim) insanlarında yaygın olan ve genellikle aynı ekolleri takip ettiklerinden ülkemizdeki bilim insanlarınca da paylaşılan kanıya göre muhtelif toplumsal sorunların temel çözümü teknolojik gelişmeden geçiyor. Ancak şimdiye kadar ulaşılan teknolojik düzeyin, çözüm olasılıkları ile birlikte pek çok sorunu da beraberinde getirdiği düşünüldüğünde, bu yaklaşımın ne kadar yeterli olduğu ve çalışmalara ne derece yön vermesi gerektiği tartışmalı hale geliyor.



(soL - Dış Haberler)

Ashitaka
11-10-2009, 13:13
Enerji alanında yapılan bir çok araştırmadan alınan sonuçlar, petrole ve nükleeer enerjiye ihtiyacımız olmadığını bas bas bağıra bağıra söylemektedir.Sadece Jeotermal enerjiden bir yılda elde edebileceğimiz enerji miktarını, dünyanın şu an kullandığı enerji miktarı (watt cinsinden) ile kıyaslarsak aşağı yukarı 40 katına geliyor.Yani bir yılda elde ettiğin enerjiyi kırk yıl boyunca kullanabilirsin.Hemde çevreye hiç zarar vermeden, sıfır zararla.Kaldı ki güneş gibi muazzam bir enerji kaynağı varken Jeotermal enerji denizde kum gibi birşey kalıyor karşısında.Bunlara nispeten daha küçük boyutlarda verim sağlanabilen rüzgarlardan ve denizdeki dalgalardan elde edilebilecek enerjilerde eklenirse bugün dünyanın ne petrole nede nükleer enerjiye ihtiyacı vardır.Bunlar tamamen tekelleşmiş, gözünü kan ve para bürümüş çok uluslu şirketlerden kaynaklanmaktadır sizinde bildiğiniz üzere.
Amaç insan değilde para olduğu sürece yan etkisi olmayan veya çevreye sıfır zarar veren hiç bir ürün veya teknoloji üretilmeyecektir.Zira bu bilimin insanlık için kullanılmasından ziyade bilim veya teknolojinin para için araç olarak kullanılmasından başka bir şey değil.Hal böyle olunca insan sağlığı açısından son derece zararlı ürünler geliştirilip, pazarlanmaktadır.Hemde kaygısız bir şekilde.