Orijinalini görmek için tıklayınız : Peygamberlik, Insanoglunun Bir Akilli Tasarimidir
evrensel-insan
12-10-2009, 20:22
Saygideger arkadaslar;
Herseyden once bu basligi "Politika" bolumunde acmamin nedeni; Peygamberlerin; hem kisisel cikarlari hem de bu cikarlari ortaya atanlarin duzen sistem ve onun olusturulmasi cikarlariyla bagi olmasidir.
Peygamberlik; oyle bir muessesedir ki; bu muessese ancak insanoglu aklinin, "cikar akilciligi" temelindedir.
Peygamber kimdir? Peygamber; kendisini hitap edecegi toplum ile; bir insanoglu ustu guc arasina koyan, sirf kendi ve temsil ettiklerinin cikari temelinde, hitap edecegi kitleye, ettigi hitabi insanustu guclerin bir emriymis/iletisiymis gibi nakleden ve akillica; kendisini tum sorumluluklardan bu sayede muaf tutan, siyiran bir anlayistir.
Ne guzel bir senaryo degil mi? Herseyi; kendiniz ve sizi yonlendirenler icin yapiyorsunuz, ama tum bu yaptirimlarin; sizin degil de; insanoglu ustu bir gucun emri/istegi oldugunu soyluyorsunuz.
Birincisi; cok rahatsiniz, hem istediklerinizi elde ediyorsunuz, hem de olurda bir "aksilik cikarsa" "ben ne yapayim, ben elciyim; emirler/direktifler insanoglu ustu bir gucten geliyor, ben de sizin gibi onun bir kuluyum" deyip; sorumlulugu ustunuzden atiyor ve siyiriyorsunuz.
Hem sonsuz bir istem/arzu yerine getirmeyi uygulamaniz icin onunuzde bir engel kalmiyor; hem de bu uygulamalari siz degilde, insanoglu ustu guclerin istemi/emri olarak lanse ediyorsunuz.
Arkadaslarim, bugun; bilhassa 21. yuzyilda, bu yazilanlarin bilincine varmis olan insanoglu; piyasaya cokca peygamberler surmekte, ama; bunlari eskisi gibi lanse etmemektedir.
Soyle dunyaya bakin ve bir dusunun. Bu durumda olan cok insan goreceksiniz. Kimler mi? Birincisi ve basta; peygamberi, peygamber yapan kitaplari; kendi insiyatifiyle tercume ederek kendine gore degistirenler. Bu degisimi de; sanki kitapta yaziyormus gibi gosterip; aslinda kendi istemlerini topluma iletenler.
Bence, tum dinin tarihi bu temelde islemistir. Her tarihte yer almis sahsiyet; kendi istemini, kitapta yazar gibi gostermistir.
Ustelik; kitapta yazanin; tarihin gelismesine gore; hangi kisminin one cikacagi; hangi bolumune vurgu yapilacagi da; bu temelde gelismistir.
Gunumuzun; Said-i Nursisi, F. Gulen,i H.Yahya'si ve tarihteki bilimum din uzerine un yapmis kisilerin unu; bu temele dayanmaktadir.
Bunun en guzel yerlesmislik ornegini, toplumumuzda da gorebiliriz. Birsey yapip, baskasini suclamak, yani "ben Ali'nin yalancisiyim. Beni Ali boyle yapti, Bu olayda benim kabahatim yok, tum suc Ali'nin, Ali'nin yuzunden, boyle oldu" v.s. temelli yanasimlardir.
Iste bu peygambervari yerlestirilmis yanasim; hem toplumumuzun, bir sorunu; hem de bunu kendi kisisel ya da yonlendirilen temelli cikarlarin bir "kazancidir"
Ne bu soruna, ne de bu kazanca; izin vermemek ise; birey olmak ve birey bilincini almaktan gecer. Cunku birey, herseyi sorgulayabilen bir bilince sahiptir. Bu bilinc; hem onu insanlastirir, hem de bu tip peygambercilik oyunlarina gelmez ve kendi de peygambercilik oynamanin insanliga ve kendine nasil bir zarar verdigini gorur ve algilar.
Oyuzden, oynanmis olan; oynanmakta olan ve oynanacak olan; tum peygambercilik oyunlarina karsi; bilincli olalim ve oyuna gelmiyelim. Cunku bugune kadar insanoglunun bu tarihsel oyuna gelisi yeterde artar bile.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
14-10-2009, 00:30
Saygideger arkadaslar;
Burasi TD Dinlerden Ozgurluk Sitesi degilmi? Bu yaziya, neden bir tane yanit yok? Yoksa; bu site, o site degilmi? Nerde sitenin, dindarlari ve dinlerden"ozgur" olanlari?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Yargan Kam
14-10-2009, 15:15
Sevgili evrensel-insan,
sanırım insanlar (bu sitedekiler, ama hepsi diyerek genelleme yapamam) seçtikleri tarafların doğrultusunda çatışma durumu aldıklarından bu yazına cevap ver(e)memektedirler diye düşünüyorum.
Fikir emeğin ve paylaşımın için teşekkür ederim.
Benim bu konudaki düşüncelerim;
anlayabileceklerim algılayabileceklerim kadar ise eğer,
karşıma bilge gelmiş, peygamber gelmiş ya da semavi dinlerin Tanrı'sı bizzat gelmiş, ben yine aynı ben olurum.
Tarihte insanoğlu hiç bir zaman 'kötülüğü' savunup yüceltmemiştir.
Siz hiç gördünüz mü 'Gargamel'i ruhani lider sayıp kötülük şarkıları söyleyen insanlar?
Ya da bir kimyasal bir temizlik ürününün reklamındaki gibi ''kötüyüm ben kötüyüm, kötüyüm, kötüyüm'' diye şarkı söyleyen insanları?
Gargameller, İskeletorlar, Shradderlar yani nedensiz kötülük edenler sadece çizgi filmlerde bulunur.
Yani her topumun, her ideolojinin, her düşünce ve fikrin, her inancın altında iyilik olgusu yatmaktadır.
Bu durumda iyilik olgusunu peygamberli dinlerden çıkarırsanız, ortaya 'Tanrı'nın varlığına inanmak ya da inanmamak' olgusu kalır.
Ve bahsedilenlere göre (İbrahimi dinlerdeki)Tanrı'nın tüm derdi kendisine inanılması.
Ödüller, cezalar, yaşama nedeni, neden-sonuç ilişkileri, doğa kanunları, evrendeki muazzam sistemler sadece bu 'inanmak' durumu için yaratılmış şeyler iman sahibi insanlara göre.
''Hayır değil'' diyeceklerini sanmıyorum zaten.
Benim farklı da olsa bir Tanrı inancım mevcut.
Ama algıladığım Tanrı'nın kendisine inanmak, bunun için elçiler(başka insanlar) göndermek gibi bir kaygı durumu yok.
Herneyse, benim inancım söz konusu değil elbet burada.
Ama bu konuya bakış açımı sağlayan algım dolayısıyla biraz ekleme yapma ihtiyacı hissettim.
Günümüzde, iletişim unsurları bu kadar gelişmişken bile birbiri ile anlaşamayan, birbirini farklı gören insanlar varken, bir başka insanın(elçinin) anlaşılabileceği durumu neye dayanmaktadır?
Anlaşılamamış ki; bırakın iman sahipleri ile iman sahibi olmayanları, aynı inanç içerisinde iman sahibi olanlar dahi anlaşamamakta ve kendilerince 'doğru yol' kendilerininki.
İbrahimi dinlerden bir tanesinin içerisindeki aynı mezhepten olan insanlar bile inanç-fikir ve düşünce babında ne kadar anlaşmazlığa düşebiliyor.
O zaman burada çok büyük bir inanç hatası görüyorum kanımca.
Sayfayı çok doldurmadan burada kesiyor ve belki gelebilecek iletilere göre devam etmeyi ya da etmemeyi talep ediyorum.
Sevgi ile...
ugurce82
14-10-2009, 15:21
Burasi TD Dinlerden Ozgurluk Sitesi degilmi? Nerde sitenin, dindarlari ve dinlerden"ozgur" olanlari?
Sevgili Evrensel;
Tam üstüne bastın ayağını kaldır. :) Site yönetimi bunun farkına ne zaman varacak merak ediyoruz. Siteyi dinlerden özgürlük adı altında politika forumu yapmak istediler ve amaçlarına ulaştılar.
Sayın E.İ
Sanırım yazınızda din ile siyasetin ilişkisini vurgulamay çalışmısınız. Dinin siyasi bir yapılanma olduğunu Turan Dursunun topluma göstermeye çalıştığı şeylerden biri olduğunu düşünüyorum. Bence önemli bir konu.
Yasaların ve hukuğun olmadığı (yada yeterince yaptırım gücünun olmadığı) eski dönemlerde bunların yerine Din, Töre vb. ile toplumun düzeni, güç ve siyasi faliyetler sağlanmaya çalışıldığını düşünmekteyim.
Bu konuda Emre Kongarın alıntıdaki yazısı sanırım bu düşünceyle paralel bir düşünce.
Emre Kongardan alıtı
DİN VE SİYASET
İnsanlık yerleşik kültüre geçtiğinde, yani Tarım Devrimi yaşanmaya başlayınca, tek tanrılı dinler siyasetin doğrudan aracı oldu.
.
Allah'ın emirleri, insanlara peygamberler ve onların takipçileri tarafından iletildi; insanlar dinlerine ve mezheplerine göre devletlere ayrıldılar.
.
Tarımla uğraşan yani köylülerden oluşan halk, yöneticisinin dinine ya da mezhebine tabi oldu.
.
Savaşlar, toprak edinmek ya da toprağı korumak için, ama Allah adına yapıldı.
.
Galip gelenin inancı, bu inancın egemen olduğu devlet, güçlendi ve büyüdü.
.
Din ya da mezhep, sadece devletlerin resmi kimliği değil, günlük yaşamın da düzenleyicisi oldu.
.
Hükümdarlar, dinlerin ya da mezheplerin başı sayıldıklarından, onlara karşı çıkanlar, Allah'a da karşı gelmiş muamelesi gördü.
Hıristiyanlıktaki ilk büyük bölünmenin Roma İmparatorluğu'nun parçalanması ile ortaya çıktığını,
.
Müslümanlıktaki mezhepleşmenin ise Dört Halife dönemindeki Hz. Ali ile Muaviye arasındaki iktidar kavgasından kaynaklandığını herkes bilir.
oldschool
14-10-2009, 19:47
savgili evrensel insan,
dediklerinize tam olarak katılmıyorum. siz olayları tek taraflı değerlendirdiğiniz için böyle düşünüyorsunuz herhalde. yani kendini peygamber ilan eden kişi her şeyi yapıyor daha sonra bunları bir başka güce havale ediyor. burada size göre bu 'üstün güç' olmadığı için böyle düşünmeniz normal. nereden biliyorsunuz doğru söylemediklerini? bu konuda bir kesinlik var mı??? varsa açıklamanızı rica ediyorum. bir de genel-evrensel bir peygamberlik kavramından bahsettikten sonra 'kendine göre değiştirenler' kısmına gelince verdiğiniz örnek isimlerin hep aynı dine mensup kişiler olması da dikkatimi çekti.
saygılar...
evrensel-insan
14-10-2009, 19:54
Saygideger oldscool;
Epistemolojik gerceklik olarak, henuz insanoglu kendi disindaki bir tur veya gucle bir dialog kurdugunu gosterememistir. Bu gosterim saglanirsa; yeniden dusunuruz. Cunku ben epistemolojik gerceklik olarak; insanoglunun disinda bir guc-otorite-iktidar, kanun, yasa yapici kavram yaratici her hangibir guc dusunmuyorum ve bilimsel olarak ta boyle bir gucun olmadigini her zaman yazilarimda gosterdim ve olur diyenleri de curuttum.
Isterseniz, siz bana; boyle bir gucun varligini bilimsel olarak gosterin.
Allah.....Aracilar.....Peygamber......insanoglu
Boyle bir ayrimin oldugunu buyrun, bilimsel olarak ispat edin. Yooo, bu benim inancim dersenizde; tartisacak bir sey yoktur ozaman. Cunku inanclar bilimsel degil; inancsaldir ve benim inancsallikla diyalektigin her iki karsit ucu olarak;inanc ve inancsizlik, herhangibir bagim yok.
Saygilarimla;
evrensel-insan
oldschool
14-10-2009, 20:09
Saygideger oldscool;
Epistemolojik gerceklik olarak, henuz insanoglu kendi disindaki bir tur veya gucle bir dialog kurdugunu gosterememistir. Bu gosterim saglanirsa; yeniden dusunuruz. Cunku ben epistemolojik gerceklik olarak; insanoglunun disinda bir guc-otorite-iktidar, kanun, yasa yapici kavram yaratici her hangibir guc dusunmuyorum ve bilimsel olarak ta boyle bir gucun olmadigini her zaman yazilarimda gosterdim ve olur diyenleri de curuttum.
Isterseniz, siz bana; boyle bir gucun varligini bilimsel olarak gosterin.
Allah.....Aracilar.....Peygamber......insanoglu
Boyle bir ayrimin oldugunu buyrun, bilimsel olarak ispat edin. Yooo, bu benim inancim dersenizde; tartisacak bir sey yoktur ozaman. Cunku inanclar bilimsel degil; inancsaldir ve benim inancsallikla diyalektigin her iki karsit ucu olarak;inanc ve inancsizlik, herhangibir bagim yok.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sayın evrensel_insan
siz yok olduğundan hareketle yazınızı yazmışsınız. buna göre böyle bir kanıta sizin başvurarak bizi aydınlatmanız gerekmektedir. kaldı ki epistemolojik olarak ..... diye başlayan paragrafınıza göre insan böyle bir şeyi gösterememiştir vs diyorsunuz ve sizin böyle bir şeyi kabul etmediğinizi falan söylüyorsunuz. yine sormak istiyorum, nerden biliyorsunuz kimsenin böyle bir bağlantı kurmadığını??? sizin çevrenizdeki kişilerin (hayatınızda gördüğünüz tüm kişilerin) böyle bir şeyi gerçekleştirmemiş olması olmadığı anlamına gelir mi? bana kimse beyin denen et parçasıyla düşündüğünü gösteremedi fakat ben herkesin (siz de dahil) onunla düşündüğünüzü kabul ediyorum. her neyse, kanıtlarınız varsa (var gibi görünüyor) bunları sunarak bizi (yada sadece beni :) ) aydınlatmanızı rica ediyorum.
saygılar...
evrensel-insan
14-10-2009, 20:33
Saygideger oldschool;
Var yok ve inanc inancsizlik tartismasi; diyalektigin bir cikmazidir. Ben epistemolojik gerceklik olarak insansal/evrensel/kavramsal dusunurum. Yaratilissal/Tanrisal/Allahsal/ideolojik/inancsal/dogrusal degil.
Tum bu dogal dusuncenin diyalektik tartisma cikmazini ve anlamsizligini, ben; cogu yazida ortaya koydum. Profilimden bulabilirsiniz. Ben ispat degil; curutme uzerine yazarim. Diyalektik tartismada bir cikmazve kisir dongudur. Isteyen varlar inanir, isteyen yoklar inanmaz; bu benim konum degil.
Saygilarimla;
evrensel-insan
oldschool
14-10-2009, 20:42
teşekkürler açıklamalarınız için. madem bir çıkmaz var bu konuda birini doğru alıp düşünce geliştirme yerine çıkmazı bir çözsek daha güzel olur bence. yoksa geliştirilen bu düşünelerin hepsinin boşa gitme ihtimali var. ben emeği severim. ayrıca bence sizin uyguladığınız metodu (yani karşıt süşüncenin çıkmazlarını ortaya koyma vs.) daha basit ve kolay olduğu için kullanıyorsunuz gibime geldi. çünkü bilinen haliyle savunma gerçekten zor iş. ben de bundan sonra sizin yaptığınız gibi yapacağım. daha eğlenceli oluyor.
saygılar...
evrensel-insan
14-10-2009, 20:51
Saygideger oldschool;
Cikmaz diyalektik tartismayla cozulmez. Epistemolojik gercekcilikle cozulur. Bu da evrensel/insansal/kavramsaldir. Yani, tanri da hersey gibi bir kavramdir ve evrensel olarak vardir. Onemli olan insanoglunun dusuncesinden yaratilan bu kavramla olan iliskidir. Bu kavram soyut bir kavramdir. Bu soyut kavram ile iliski kurmak isteyenlerin sorunudur diyalektik. Benim icin tanri kavrami; lugattaki; her hangi bir kavram gibi durmaktadir ve tanri kavraminin herhangibir kavramdan da farki yoktur. Benim nefret kavramiyla da bir iliskim yoktur. Ayni ideoloji/inanc/dogru kavramlariyla da bir iliskim olmadigi gibi.
Kisaca benim tanri kavramina yasam ve iliskilerimde yer vermem. Nedeni de bu kavrami kullanim-paylasima ihtiyacim olmamasidir. Konu yeteri kadar aydinlandi mi? Bu kavramin varliginin gercekligi; benim ve senin, ya da herhangibirinin iradesi disinda lugata gecmis olmasidir. Epistemolojisi de; bugunku dogal dusuncenin diyalektik cikmazinin tartismasiyla bu kavram guncelligini korumaktadir. Iste epistemolojik olan da budur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
oldschool
14-10-2009, 20:57
be epistemolojik denen şeyin ne hünerleri varmış meğer. birilerinin tanrı kavramını her şeye kattığı gibi siz de epistemolojiyi her şeyle bağdaştıyorsunuz gibime geldi. bu epistemoloji bana da musallat olmadan ben öğrendiklerimle buradan sıvışayım diyorum.
saygılar...
evrensel-insan
14-10-2009, 21:06
Saygideger oldschool;
Dogal dusuncenin; diyalektik tartisma cikmazi icinde kalmak isterseniz, bu sizin bileceginiz bir is. Ama bu gereksiz ve sonucsuz, bilgi, bilinc, sorgulama, gozlem v.s. icermeyen mantigin disina cikip; herseye kendi oz iradenizle bir acilim ve icerik katmak istiyorsaniz ve neyin ne oldugunu ve nasil olduruldugunu ogrenmek istiyorsaniz v.s. o zaman epistemolojik gercekligi uygulamak durumundasiniz. Aksi, ikna olma-etme temelli tartisir durursunuz. Ya siz karsinizdakini kendi inancsal dogrunuza ikna edersiniz; ya da o sizi kendi inancsal dogrusuna ikna eder. Yani, diyalektigin karsitlarinin bir ucundan oteki ucuna "terfi edersiniz, ya da pendulum gibi; tekrar ilk inanca donersiniz. Boylece de omrunuzu bu tartismaya harcamis olursunuz.
Omur de, yasam da, dusunce de, karar da v.s. de sizin; sonucta ne yaparsaniz siz kendinize yapmis olacaksiniz. En azindan bu yapacaginizi bilincli ve bilgili ve de kendi oz iradenizle kendi adiniza yapin ki! en azindan, sahiplendiginiz, sabitlediginiz inancsal dogrunuzu savunabilesiniz. Aksi, mazallah; kaybetmenize yol acar!
Saygilarimla;
evrensel-insan