PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ulusal’cılar, Milliyetçiler vs. nasıl Atsız vb. düşüncelerle aynı zeminde...


güneşinzaptıyakın
15-10-2009, 22:24
Ulusal’cılar, Milliyetçiler vs. nasıl Atsız vb. düşüncelerle aynı zeminde siyaset yapar oldular?

Milliyetçiler yani MHP (Senelerce faşist dediğimiz bir ideolojiye ılık-islam kabilinden milliyetçi diyoruz anlaşılmak babında) ayrıştığı Turancı siyasetten evrildiği Türk İslam sentezinin tasviye edilmesi ile kendisini sudan çıkmış balık gibi ortada görünce afallayıp, işi biraz daha genel söylemlere dökerek hafif solla direksiyonu ulusalcıların şeridine doğru kırmıştır, aslında günümüzde farklı bir siyaset yapmamakta ve sermayenin komando’su olarak her daim sitepnede bekletilmekdir. Gereği görülürse zinciri açılarak bırakıldıklarında eski günlerindeki gibi silahları ile sokaklarda arzı endam ederler. Siyasi yapısı itibari ile zaten aynı kökten geldikleri bir siyasi söylemle birlikteler, zaten fazla uzağa da düşmediler tarih boyunca, araya sadece MHP’nin kendine Müslüman bir tavrı girdi.

Ulusalcılar vs., temel olarak burjuva demokrat söylemler içinde yer alırken ‘’ne mutlu Türk’üm diyene’’ demiyeni hapse atmakla mevhum, çıkış noktası millet olan bir ideolojiye dayanmaktan ötürü fazla uzak değillerdir onlarda ortak noktadan. Musatafa kemal’in sözleri ile ‘’Bugünkü Türk milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat mazinin istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış tevsimler; bir kaç düşman aleti, mürteci beyinsizden maada hiçbir millet ferdi üzerinden teellümden başka bir tesir hasıl etmemiştir...’’ ifade bulan asimile etme poltikasının zaman içerisinde ters tepmesi ile karşılarına çıkan milliyetçi akımlara tepki olarak, refleks bir hareketle başlayan Milet kavramına sığınma isteği zamanla millet kavramına tapınmaya dönüşünce, birde üstüne geçmişlerinde zaten Atsız’ın yaptığı şeyleri, savundukları sistem ve kişilerinde yaptıkları öğrenince, aynı platformda buluşmaları zor olmamıştır kanaatimce.

MDD’ciler ise zaten savundukları tez itibari ile milliyetçi söylemden uzaklaşmadan, temel olarak 1923 burjuva devrimini korumaya endeksli bir siyasi serüvenin ardından geldikleri nokta bir arpa boyu yol almamışken, ortak noktada topluluğa dahil olmaları garipsenmemelidir. Anti-komünist cephe’ye verdiği destek geldiği noktayı fazla garipsememelerini sağlamıştır sanırım. Ulusalcıların sitepne siyasi akımıdır, solculuk oynayanların sığındığı limandır bir klik kitle için.

Sosyal demokratlar adı altında toplayacağımız, ama onların siyasi rant uğruna bir araya toplanamadıkları bu siyasi söylemler toplamı, genel olarak zaten ulusalcı camiadan tirit suyu kabilinden ince bir çizgi ile ayrı düşerlerse de, savundukları burjuva devletin söyleminde ki milliyetçiliği yumuşatıp, sesi çok çıkan herkez millettir siyasi söylemine hala sarılmakla beraber, liberallerle ettikleri flörtü bir yana bırakmadan ortak cephede yerlerini alırlar.

Küçük klikler zaten en az Atsız vs. siyasi söylemleri kadar faşist söylemleri dile getirdikleri için onlar hiç yadırganmayan gruptur. Atsız vb. söylemleri olan faşist siyasi söylemler zaten duruşlarını hiç bozmadıkları için en omurgalı siyaseti sergileyen kitleyi oluştururlar bu grup içerisinde.

Tüm bu siyasi grupların aynı cephede buluşuyor olması ilk önce ülke’ye özgü bir yapılanma değildir, benzer refleksler bir çok ülkede vardır. Nemalandıkları yada ele geçirmek istedikleri gücün başka bir siyasi söylemin eline geçmiş olması da değildir bu grupları bir araya getiren. Yeni liberalizm’in tasviye amaçlı revizyonist siyaseti ve sistemden tavsiye edilme politikalarına tepkidir ilk başta yaşanan, son 90 senedir uyguladıkları milliyet endeksli asimilasyon politikasının geri tepmesi ve yapmak istediklerinin tam tersi bir siyasetin hakim olmasıdır esas birliktelik unsuru. Karşılarında ki siyasi yapılanmanın genişliği karşısında kurulan bir geniş cephe yaratma kaygısıdır bu birliktelik. Kendi tabanlarının birleşmesi nedeniyle oluşan cepheyi yabancılaştırma kaygısı gütmeden siyaset yapabilmelerinin esas nedenidir görünen politikalar. Dünün düşman kardeşleri bu günün kankası olmaktan memnundur şimdilik…

pante
16-10-2009, 13:40
Evet, bu da "Mevzubahis vatan olursa" başlığında yer verdiğim düşüncenin ülkemize indirgenmiş halidir.
Dönem, vatanı savunma dönemidir. Vatan savunmasında yurtseverin diline, dinine-mezhebine, kültürüne, etnik kökenine, siyasi düşüncesine bakılmaz.

Vatanı satanlar, Kuvayi Milliye atlarının kuyruğuna bağlanacaktır.
Kuvayi Milliye atlarının süvarileri yurtseverlerdir.
Süvarilerin siyasi kimliği değil, yurtsever olup olmadıkları önemlidir.
Irkçı düşüncelere sahip olanlar da, dinci düşüncelere sahip olanlar da, sosyalist düşüncelere sahip olanlar da Kuvayi Milliye'nin atlarına süvari olabilirler.
Emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin kıçına tekme vurulup tam bağımsızlık ve ülkenin birliği-bütünlüğü sağlandıktan sonra herkes kendi yolunda devam eder.

güneşinzaptıyakın
16-10-2009, 14:22
Evet, bu da "Mevzubahis vatan olursa" başlığında yer verdiğim düşüncenin ülkemize indirgenmiş halidir.
Dönem, vatanı savunma dönemidir. Vatan savunmasında yurtseverin diline, dinine-mezhebine, kültürüne, etnik kökenine, siyasi düşüncesine bakılmaz.

Vatanı satanlar, Kuvayi Milliye atlarının kuyruğuna bağlanacaktır.
Kuvayi Milliye atlarının süvarileri yurtseverlerdir.
Süvarilerin siyasi kimliği değil, yurtsever olup olmadıkları önemlidir.
Irkçı düşüncelere sahip olanlar da, dinci düşüncelere sahip olanlar da, sosyalist düşüncelere sahip olanlar da Kuvayi Milliye'nin atlarına süvari olabilirler.
Emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin kıçına tekme vurulup tam bağımsızlık ve ülkenin birliği-bütünlüğü sağlandıktan sonra herkes kendi yolunda devam eder. Siyasi düşünceler ortak fayda doğrultusunda geçici işbirliklerine gidebilirler, vatan kavramı spesifik bir kavramdır, birileri için vatanı misak-ı milli sınırları çizerken diğerleri için sınır çok dar gelebilir ve sınırı daha da uzak coğrafyalara taşımak isteyebilir, bir başkası için çıkarlar daha farklı tezahür eder ve sınırlar daha dar kapsamlı algılanabilir, tüm bu sınırlar herkezin kendi vatanı'nı temsil eder, pratikte mevcut sınırların içindeki vatan dışındaki tüm sınırları özlenen vatanlar dışlanmış olur, doğal olarakta bu vatan severlerde aldatılmış olurlar. Sorun vatanı sevmeyi tekellerine alan ve gerisi teferruattır diyerek diğer siyasi oluşumların isteklerine aldırmayan faşist söylemlerin ortak dil olarak kurgulanmasındadır.

Sınıfsal olarak kendi sınıf katmanlarına uygun tepkiler veren ve kendi çıkarlarını ortak paydada buluştururken küçük burjuva sınıfsal dayanışmasından başka bir şey sergilemeyen bu kitleler topluluğuna sosyalistler dahil olmaz. Dahil olamaz çünkü sınıf olarak burjuva çıkarlarını korumak gibi kaygıları yoktur. sınıf bilincine ulaşmamış bir kitle elbet küçük esnafla birlikte bu kitleye destek verecektir.

Faşizm'in siyasi sistem olarak bir coğrafyada egemen olabilmesi için, sermayeden aldığı desteğe muhtaç olduğu kadar kitlelerin tabanına da ihtiyaç duyar. Dar kadro faşist ihtilal dışında ki tüm seçenekler zaman içerisinde revizyonist bir yapıya bürünmeye mahkumdur. Özellikle taban'daki bilinçlenmemiş küçük burjuva kitlesi, refleks olarak süreç içerisinde karşılaşacakları şiddetin boyutuna paralel eylemden uzaklaşacaklardır. Çıkarlarını kaybetmeyeceğini gören bir kısım küçük burjuvanın mevcut yeni liberal politikalarla barışmasıda güç kaybına yol açacak bir başka unsurdur.

Soru, milliyetçilik kavramını tüm Dünya'da tasviye eden kapitalizm'in her yerde olduğu gibi ülkemizde'de, baskı, yıldırma, satın alma yada yok etme poltikalarına direnecek siyasi ve ekonomik güce sahip olmayan faşist cepheye ne kadar tahammül edeceğidir. Diğer noktada ise faşist cephe'nin slogan atmaktan çıkarak siyasi bilinçlenmeye doğru evrildiği günümüzde yeteri kadar hızlı hareket edip edemediği ve hareket alanının daralmasına paralel, uygulaması kaçınılmaz olan silahlı direnişi örgütleyip örgütleyemiyeceğidir.

Not: bu punto da çok küçük olmuş arkadaşım, ortasını bulalım istersen...

ozgur_
16-10-2009, 14:37
Evet, bu da "Mevzubahis vatan olursa" başlığında yer verdiğim düşüncenin ülkemize indirgenmiş halidir.
Dönem, vatanı savunma dönemidir. Vatan savunmasında yurtseverin diline, dinine-mezhebine, kültürüne, etnik kökenine, siyasi düşüncesine bakılmaz.



mevzubahis vatansa gerisi teferattır....
Evet bu anlayışı enson "asimetrik savaş ilan eden" ceylan olayında görmüştük. Siyasi düşünceye, dine-mezhebe, etnik kökene bakılmadan herkes susumuştu. Siyasi alandı birbirin boğazlayanlar ceylana sıra gelince ağızbirliği yapmışcasına birkaç vicdan sahibi dışında herkes ortak tavır almıştı.

güneşinzaptıyakın
16-10-2009, 14:43
Bazıları için ''mevzubahis vatansa, gerisi refahtır'' unutmayalım. Belli bir ırkı savunan faşist cephe ile kendi ırkı'nı savunan cephe'nin savaşı nasıl tarih boyunca kapitalizm'e yaramışsa, bundan sonraki her ırk savaşı da kapitalizm'e yarayacaktır elbette. Unutmayalım kapitalizm için ''mevzubahis vatansa, gerisi refahtır''...

AhbAp
16-10-2009, 14:51
Bazıları için ''mevzubahis vatansa, gerisi refahtır'' unutmayalım. Belli bir ırkı savunan faşist cephe ile kendi ırkı'nı savunan cephe'nin savaşı nasıl tarih boyunca kapitalizm'e yaramışsa, bundan sonraki her ırk savaşı da kapitalizm'e yarayacaktır elbette. Unutmayalım kapitalizm için ''mevzubahis vatansa, gerisi refahtır''...

:thumb:..........

AYATA
16-10-2009, 19:31
Atsıza faşist diyen sizin gibi milliyetsiz solculara tek'e tek programında tarih profosörü İlber Ortaylı ve tarihçi Murat Bardakçı gerekli cevabı verdiği için yukardaki yazdığınız yazı ancak sizin ve benzerlerinizin sayıklamasından ibarettir...

İşte konuşulanlardan örnekler..

Nihal Atsız para pul peşinde değildir. Dik kalmıştır. "Bu ülke için hep solcular harcandı" dendi. Bu ülke sağcıları da harcılamıştır. Nihal Atsız buna en güzel örnektir. Mesela Orhan Şahin Gökyay divan edebiyatının üstadıydı. Asistanlıktan atıldı. Zeki Velidi Togan tarihi coğrafyayı en iyi bilen insandı. Böyle isimlere muhtaçtık. (İ.O)

- Nihal Atsız, Süleymaniye kütüphanesinde görevli olmaktan ziyade oranın uzmanıydı. Çevirileri müthişti. (İ.O)

- Solcu değilsen bu ülkede faşistsin. "Türküm" dedinmi faşistsin. Kürt açılımına demokratik açılım deniyor. Faşizm denmiyor. Bu faşizmdir, ayıptır. (M.B)

http://gizlenentarihimiz.blogspot.com/2009/10/teke-tek-ozelde-konuk-ilber-ortayl-konu.html

Faşist denilen Atsızz ın faşizm in kurucusuna yazdığı hakaret ve meydan okuma dolu şiir.
Ey benito musolini! Ey gayet yüce,
İtalyanlar başvekili muhterem Duce!
Duydum ki, yelkenleri edip de fora
Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora.
Buyursunlar... Bizim için savaş düğündür;
Din arabın, hukuk sizin, harp Türklüğündür.
Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa
Türk eri de öyle gider kanlı savaşa.
Hem karadan, hem denizden ordular indir!
Çarpışalım, en doğru söz süngülerindir!
Kalem, fırça, mermer nedir? birer oyuncak!
Şaheserler süngülerle yazılır ancak!


http://www.nihalatsiz.org/siir_davetiye.htm

güneşinzaptıyakın
17-10-2009, 11:35
Faşizm'i tanımlamak salt bahsi edilen kişilerin değil bizzat genel siyasi felsefecilerin işidir. Tarafgir kişileri taraf alarak değil, biz gene her zaman olduğu gibi basit ilkokul seviyesindeki ansiklopedik bilgilerle tanımlayalım faşizm'i, Atsız düşünce itibari ile ''Bir ulusa, kültüre ya da “ırka” üye insanların toplumun geri kalanı üzerinde üstün oldukları iddiası'nı'' taşıyan ve idealize eden bir kişidir birincil olarak, kafatası ölçümleri nezdinde bir ırkçılıktır Atsız'ın bahsettiği hemde. Faşizm için daha detaylı bilgi için gene muteber olamayan basit düzeyde ansiklopedik bilgi barındıran http://tr.wikipedia.org/wiki/Fa%C5%9Fizm link'ine bakılabilir. Ayrıca sığ hamaset kültürü ile siyaset yapmaya çalışan slogancı zihniyet bilmelidir ki, siyasi tanımlar hiç bir zaman küfür yada hakaret olarak kullanılamaz. Faşist bir ideolojiyi savunana elbet faşist denir, tıpkı komünist bir sistemi savunana komünist dendiği gibi. Şimdi Atsız'ın gene basit temel ansiklopedik bilgi babında hakkında bilgi için; http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCseyin_Nihal_Ats%C4%B1z linkine bakılabilir. Özellikle ''Kendisi Irkçı (http://www.turandursun.com/wiki/Irk%C3%A7%C4%B1), Türkçü (http://www.turandursun.com/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7%C3%BC) ve Turancı (http://www.turandursun.com/wiki/Turanc%C4%B1l%C4%B1k)[kaynak belirtilmeli (http://www.turandursun.com/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)][3] (http://www.turandursun.com/forumlar/#cite_note-2)'dır.'' tanımını bir kaç defa okunması gerekir bazı kişi tarafından.

Bir ideolojiyi savunmanın yolu ise belgelerden ve kaynaklı açıklamalardan geçer. Kayıkçı kavgasını slogan düzeyinde yapmanın anlam ve manası yoktur. Şahsen ben faşist olsam bununla gurur duyardım, bunda gocunacak bir şey yok. Ben nasıl bir kızıl bayrak gibi dolanıyorsam her yerde, faşistlerinde aynı samimiyetle siyah bir bayrak gibi dolanmasını tercih ederim.

AYATA
17-10-2009, 12:53
bana ne mussolininin ideolojisinden be adam senin vatan severlere faşist demen bana benim sana fundamentalist dinci demem gibi bir şey oluyor..Faşist olsam, bırak faşisti Frankocu falanjist olsam inkar etmem ben. Ağzınıza dolamışsınız bir faşist, faşist sözcüğü sayıklayıp duruyorsunuz hani nasıl derler Ayının iki türküsü varmış ikiside armut üzerine imiş :). Biz her yerde bağıra çağıra ideolojimizi söylüyoruz..TÜRK'ÜZ, TÜRKÇÜ'YÜZ, ATATÜRKÇÜ'YÜZ...hala faşistde faşist diye sayıklayıp durmanız komikleşmekten başka bir şey değil..

güneşinzaptıyakın
19-11-2009, 01:16
Faşist söylemleri yaparak ve ardından faşist olduğunu kabul etmeyerek takkıyye yapanlar elbette var oldu ve olacaktır bu coğrafyada...
Bir takım terimlerin ve kavramların arkasına saklanarak siyaset yapmak yeni bir şey değildir elbette, sadece faşist olupta bunu söylemeyenler elbette saklayacak bir şeylerin beklentisi ve getirisi içinde olanlardır...

Yargan Kam
19-11-2009, 01:23
Kendimi milliyetçi olarak tabir etmem. Yurtsever olarak tabir edilmeyi tercih ederim.

Şu an işsiz de olsam bir can kurtaranım ve şimdiye kadar kurtardığım ve/veya yardım ettiğim (meslek dahilinde veya değil) kimsenin ırkını, milletini, ideolojisini, cinsiyetini, yaşını, kaşını, gözünü ayırdetmedim.

Ben de çok pis faşistim değil mi? :peace:

Sevgi ile...

güneşinzaptıyakın
19-11-2009, 01:39
Ne olduğundan çok günümüzde nerede ve kiminle cephe oluşturduğun önemlidir, bırakalım bu sığ söylemleri, kafatasçı birisi ile aynı söylemde ve aynı cephede yer alıyorsan sende faşist ideoloji içindesin demektir, sloganlarla konuşmak yerine ideolojilerle konuşmak daha doğrudur ama buna faşist cephenin şu anda cesareti yoktur. Topluma şirin görünmek gibi bir kaygı içindedir, bir takım kavramlar ardına saklanrak siyaset yapmaktadır, şehit derken sorsan bir tek Kore şehidini bilmez, yolda göre tanımaz ama kavramlar üzerinden hamesetle siyaset yapar.

En büyük yurtsever benim iddiaya girerim bu konuda, benden daha yurt sever olduğunu söyleyenler yalan söylüyorlar, aksini ispatlayamazlar bu takıyyeceiler zaten, demek ki en büyük faşist benim bu mantığa göre :D...

çartpıtmayalım konuları, sorun faşist siyasi eylem içinde olmaktır, bir takım akvramların arkasına saklanarak siyaset yapmayalım ,açalım o kavramların için, vatansever-ulusalcı-yurtsever vb. kavramların üzerinden hamasetle siyaset yamak ampirik siyaset düşünce sisteminde olabilir ancak...

Arkasına saklandıkları kavramları açsın tüm faşist cephe. Yalan yanlış kandırmasın cümle alemi...

Hortlak
19-11-2009, 02:19
Daha 5 dakika önce size neden diğer ülkelerdeki Türkler'i savunmuyorsunuz dediğimde "ben Almanya'daki Türkler'i savundum imza falan filan" dediniz. Siz böyle kişisel hayatınızdan örnek verirken oluyor da bir başkası neden "Kürt, Türk bakmadan yardımcı olurum" dediğinde "bırakalım bunları saptırma" diyorsunuz. Ciddi bir dürüstlük ve samimiyet sorununuz var Sn. GZY.

güneşinzaptıyakın
19-11-2009, 02:43
Sorun aslında faşist söylemleri bilmeyen ve faşist ideolojiyi savunan kişilerde. Benim savunduğum her hangi bir ''ırk'' değil bunu anlamayacak bir şey yok, sizlerin ''ırk'' olarak faşist söylemde tanımladıkları şeyler benim için İnsan hakları ihlali yada ötesidir, bu konuda ise geçmişte farklı noktalarda oldukları savunulan ideolojilerin aslında farklı noktalarda olmadıklar ve yakın egemen ideolojik tehlike advedtikleri noktalarda bir cephe oluşturmalarının yakın dönemde ayrışmalara yol açacağı siyasi tezidir, katılırsınız yada katılmazsınız, ama ''ırk'' söylemi üzerinden konuşup ardından ''ırk'' söylemi babında cevap beklemek siasyi anlamda safdillikdir...