PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mevzubahis Vatan Olursa;


pante
16-10-2009, 12:26
"Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır" sözü kabadır, abartılıdır belki.
Ama meseleyi site bazına indirgediğimizde;
Eğer işin içinde vatan varsa, vatan tartışılıyorsa, vatandaşlık ve vatanseverlik sorgulanıyorsa, vatana uzanan eller savunuluyorsa, o noktada "dinlerden özgürlük" birliğinin anlamı kalmaz.
O noktada artık müslümanı da, dinlerden özgür olanı da, ateisti, teisti her inançtan yurtseveri omuz omuzadır.

nogada
16-10-2009, 12:35
Kesinlikle katılıyorum sayın pante;

Çok güzel özetlemişsiniz;

Bunun yanında "Mevzu bahis vatansa,gerisi teferruattır"sözüde gayet doğru ve hiç abartılmamış bir sözdür bana göre.

Neden derseniz en ufak bir taviz verildiğinde bunun nelere yol açtığını hep birlikte görmekteyiz...

Saygılarımla...

unbe
16-10-2009, 12:38
mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır sözünü msnmde kişisel ileti olarak uzunca bir süre kullandım.
zannedersem tekrar kullanma zamanı geldi.

ugurce82
16-10-2009, 14:01
Sayın Pante;

Kesinlikle aynıfikirdeyim. Ben vatansever bir müslümanı vatan haini ateiste tercih ederim.

sargon
16-10-2009, 14:13
Ben de ayni sekilde düsünüyorum. Demokrat bir müslümani bin tane fasist ateiste tercih ederim.

Bu durumda ne yapacagiz?

ugurce82
16-10-2009, 14:26
Demokrat bir müslüman tanımını açabilir misiniz;

güneşinzaptıyakın
16-10-2009, 14:35
Ben de aynı fikirdeyim, mevzu vatansa gerisi teferruattır, vatanım için herşeyi yaparım bende, benim vatanım tüm Dünya'dır buna karşı çıkanları bulmak ve hesap sormak tüm vatan severlerin kaçamıyacağı bir borçtur.

Vatandaşlığı salt tek bir ırk kavramına endeksliyorsa sistem, vatan'ı kendi çiftlikleri kabilinden kendi beğenilerine göre yönetmek ve sorgulamak istiyorsa bazı cepheler, başkalarına tahammül etmeden ''ya sev yada terk et'' şiarını söyleyip, ardından kendi faşist ideolojilerini yaşatacakları kişilerin olduğu bir yeri ve zümreyi vatan olarak alıp içindekileri vatansever olarak görüyorsa faşist cephe,vatanseverliği kimseye kaptırmayıp kendisi dışındaki herkezi vatan haini olarak gören bir miyop faşist ideolojiyi vatan severlik olarak dayatıyorsa birileri, bunun adına ancak siyasi rant beklentisi denir, şahsi çıkarları doğrultusunda ve kendi bakış açısını tek doğru olarak dayatan bu totaliter faşist zümreye karşı vatanı savunmak her vatan severin görevidir. Unutmayalım, ''hattı müdefa yoktur, sathı müdefa vardır''.

ulpian
16-10-2009, 14:52
Din ekseninde ''teist - non-teist'' olarak bölünen bir grup, siyasi alanda, daha doğrusu siyasi alanın farklı farklı bağlamları altında, farklı farklı şekillerde bölünebilir. Bu bağlamda bir arada olanlar, diğer bağlamda taban tabana zıt kutuplarda yer alabilirler. Bu doğaldır, hatta faydalıdır da. Her ne kadar sitenin öncelikli bağlamı ''teizm - nonteizm'' olsa da, diğer bağlamlardaki görüşlerimizi de paylaşıyor, tartışıyoruz.

Ama fikri ayrılıklarımıza ve karşıtlıklarımıza, hamasi söylemlerle, ''vatan kurtarma'' edalarıyla, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı bir tonla, ''hayat-memat'' anlamları yüklemek bana biraz komik geliyor.

saygılarımla

güneşinzaptıyakın
16-10-2009, 14:58
Ne kadar vatansever olduğumun bir fotoğrafınıda aşağıya ekliyorum;

http://img26.imageshack.us/img26/8397/diks.jpg

Fotoğrafta vatanımı severken görüyorsunuz beni.

Cem
16-10-2009, 16:18
Türkiye ateistlerin/din karşıtlarının tek çatı altında beraber olabilme olanağının artık kalmadığı her haliyle belli oluyor.

Ateistler içinde en temel değeri toprak kabul edenlerle en temel değeri insan ve onun özgürlükleri kabul edenler arasındaki ciddi bir karşıtlık söz konusu. Bu karşıtlık Türkiye siyaset sahnesinde soldaki en önemli bölünme nedeni durumunda. Haliyle sitemizde ve diğer pek çok siteye de yansımış durumda.

Her iki taraf da hem özgürlükleri hem de vatanseverlik değerlerine sahip ancak bunlara verdikleri önem derecesi çok farklı.

Vatanseverler de özgürlükleri savunuyor ama bu vatanseverliğin, toprağın kutsallığının çok daha gerilerinde. Adeta bir teferruat.

Özgürlükçü demokratlar da vatanseverlik değerine sahipler ancak toprağı değil insanı en önde tuttuklarından dolayı özgürlükleri birinci planda tutuyorlar.

Her iki grubun önem verdiği değerlerin sıralaması çok farklı.

Bu tür bölünmeler hoş görünmese de bazen kaçınılmaz oluyor. 1960 lı yıllarda da Türkiye sosyalist hareketi önce ikiye bölünmüş: Milli Demokratik Devrimciler ile Sosyalist Devrimciler diye. Benzeri bir bölünme de şimdi ateistler arasında yaşanıyor.

Gönül birlikteliği arzu etse de uzlaşmazlıkların yoğunluğuna bakılınca ayrılığın daha faydalı olacağı görülüyor.

Birbirlerimizi çok daha fazla suçlamanın, habere aynı meseleleri, aynı söylemleri temcit pilavı gibi ileri sürmenin ne size ne bize yararı var.

Şu an için ateist sitelerden iki tanesi ulusalcı kesimin elinde (ateistplatform ve bilimvefelsefe siteleri). Turan Dursun Sitesi'nde ise ulusalcı kesim ile enternasyonalist kesimlerin "beraberliği" bulunuyor. Artık mesele uzlaşma, tartışma, anlaşma gibi safhaları geçmiş görünüyor. Mesele sitede hangi anlayışın hakim kılınacağı meselesine inmiş görünüyor.

Sürekli şekilde aynı konuların, aynı söylemlerin tekrar edilip durmasının hiçbirimize yararı yok. Bu durum siteyi yıpratmak öteye de gidemez.

Unbe'nin radyo sevdasını hariç tutarsak ulusalcılarla enternasyonalcilerin beraber çalışma yürütmediklerini de görmekteyiz.

ugurce82
16-10-2009, 16:38
Siteyi dinlerden özgürlük amacından saptırıp insanları amip gibi böldükten sonra böyle bir konuşma gerçekten enteresan. Elbette ki bir arada çalışmak imkansız olur. Site yönetimine bir baksanıza sizlerin dışında görüşe sahip bir kişi var mı acaba? Ondan sonrada dilaver haydi çalışın der?

Siz eğer sitedeki dög grubunu bölücü eylemlere alet olmasına izin vermeseydiniz, öyle güzel bir arada çalışılırdı ki hiç merak etmeyin.

"Şu an için ateist sitelerden iki tanesi ulusalcı kesimin elinde (ateistplatform ve bilimvefelsefe siteleri). Turan Dursun Sitesi'nde ise ulusalcı kesim ile enternasyonalist kesimlerin "beraberliği" bulunuyor. Artık mesele uzlaşma, tartışma, anlaşma gibi safhaları geçmiş görünüyor. Mesele sitede hangi anlayışın hakim kılınacağı meselesine inmiş görünüyor."

Demişsiniz. TD sitesi hangi anlayışı kabul edeceğini belirlemiş zaten. Buna da izin veren siz oldunuz sayın cem, bu yüzden hiç kusura bakmayın.

saroz
16-10-2009, 16:41
1. ve 2. dünya savaşlarına bakarsanız, emperyalist işgal saldırılarına karşı en önde savaşan ateist komünistlerdir.


Anayurdun savunması ateist komünistler tarafından yapılırken, dinci ve ırkçı faşistler emperyalistlerle işbirliği yapmışlardır.

Komünistlerin yurdu, tüm dünya olduğu halde ...

ulpian
16-10-2009, 16:47
sayın ugurce82,

şu an görevde olan yöneticilerin bireysel siyasi çizgilerine kafayı takmış durumdasınız her nedense. Fakat yöneticilerin kendi siyasi görüşleri ne olursa olsun, şu an sitede herhangi bir görüş yasaklanıyor mu? Hayır. Milliyetçi, ulusalcı, Atatürkçü görüşleri savunan mesajlar kaldırılıyor mu? Hayır. Derdiniz ney anlayamıyorum ki!

Yahu Kosmos aşkına şu içinde bulunduğunuz Politika bölümüne iyice bir göz atsanıza. En çok başlık açan, en çok mesaj yazan üyeler zaten ulusalcı/milliyetçi çizgide. Mesajlar kişisel didişmeye girmeyip, siyasi tartışma düzeyinde kaldığı müddetçe hangisine müdahale ediliyor???

Hatta şu son haftalarda siz de dahil birkaç üyemizin yazdığı mesajların 99%'u zaten Politika bölümünde. Neyin derdindesiniz, ne istiyorsunuz?

kafasikarisik
16-10-2009, 17:15
Anayurdun savunması ateist komünistler tarafından yapılırken, dinci ve ırkçı faşistler emperyalistlerle işbirliği yapmışlardır.
Sayın saroz,
Kurtuluş savaşında da şunu görmekteyiz. Bazı liberaller, dinciler, etnik milliyetçiler ve koministler acaba bize de burdan ekmek çıkarmı? diye işbirliğine giderlerken, H.Kıvılcımlı, N.Hikmet, C.Bayar, H.Edip, A.Adıvar, M.Akif Ersoy, K.Karabekir herşeyi bir tarafa bırakıp, aynı potada eriyorlardı. Sonra farklı istikametlere savrulsalarda.

nogada
16-10-2009, 17:24
İşte zaten budur mevzu bahis vatan ise gerisi teferruattır sözünün anlamı...

Günümüzde ise ne yazıkki bazı çevreler o vatanperverliğin çok gerisnde hatta tam karşısındalardır.Bunun sosyalizmle,ırla,dinle alakası yoktur.Yaşadığın,doğduğun,ekmeğini yediğin,vatanın olmuş topraklarda ayrılık gözetleyenler insan sıfatına gelememiş sefillerdir.

Köpekler bile yediği tasa ....(gerisini siz getirin)...

Saygılarımla...

saroz
16-10-2009, 17:48
Sayın saroz,
Kurtuluş savaşında da şunu görmekteyiz. Bazı liberaller, dinciler, etnik milliyetçiler ve koministler acaba bize de burdan ekmek çıkarmı? diye işbirliğine giderlerken, H.Kıvılcımlı, N.Hikmet, C.Bayar, H.Edip, A.Adıvar, M.Akif Ersoy, K.Karabekir herşeyi bir tarafa bırakıp, aynı potada eriyorlardı. Sonra farklı istikametlere savrulsalarda.


İlginç bir yorum.

Dinciler ve liberallerle hareket eden komünistler kimlerdir?

Kıvılcımlı ve Nazım da birer komünisttirler.


Vatan Haini / Nazım Hikmet

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

28.7.1962

-InVi-
16-10-2009, 17:54
Bu kadar sacma bir baslik
bu kadar sacma bir konu icerigi olur mu
birde konuyu acanin kim oldugunu gördükten sonra olur diyorum !
Sorun vatan millet degil, sorun bu vatanin ve milletin hangi deger yargilari ile yönetilmesi gerekliligi sorunu, ülkemizdeki tüm insanlarin ortak deger yargilarindan birisi, ülkemizin refah ve huzur icinde var olabilmesi. Bireysel refahin ve toplumsal huzurun insaa edilebilmesi icin, o toplumu var eden vatandaslarin azami demokratik haklarinin olmasi, bu demokratik haklarini talep ve kendilerini temsil edebilecek bir yapilanmanin olmasidir.
Hepimiz "ayniyiz" yerine, hepimiz farkli deger yargilarina sahip, ama hepimizin "firsat esitligi" vardir siyaridir önemli olan.
Ülke insanlarimizin sorunlair bellidir, dini deger yargilari yüzünden tam vatandas olarak kabul edilmeyen müslüman bireylerin sorunu ile farkli etnisyeye sahip olan insanlarin, toplumsal hayatin icindeki konumlarinin daha adil bir yasal korunmaya alinmasi.
Ülkemiz müslümanlarin büyük cogunlugu "Seriat" istememekte, ama bu durum o insanlarin "statükocu zihniyetin" islam algi ve yönlendirmesine boyun egilmesini kabul ettigi anlamina gelmez.
Devlet ne icin vardir ? Devlet toplumun genelinin ortak deger yargilarindan yola cikarak tüm vatandaslarin hukukunu koruyabilmesi icin vardir.
Pante burada "emperializm ve dis kaynaktan" sikayetci, peki islam dini hakkindaki "bilgi" diye bize sunduklarinin cikis noktasi neresi ? Emperializmin kanatlari altinda gelisen "orientalizm" ! ! !
Pantenin özledigi bir devlet yapisinda, hakimiyet kayitsiz sartsiz Askerin olmali....Pantenin yasadigi bir sistemde, islam dini hakkinda ve o dine mensup insanlarca Peygamber olarak kabul edilenin hakkinda, yalan ve yanlisa basvurarak "karsi propganda" yapilabilinir, nihayetinde bunu kendisi layiki ile yapmakta.
Pantenin ici gecmis siyasi deger yargilarinin, devlete yükledigi misyon ise, insanlari dinsizlestirme, allahsizlastirma politikasi, ki bu bugün dünyanin hic bir uygar devletinde, devletin kendine böyle bir misyon yüklemisligi yoktur.
Pante ve ekibinin özledigi bir toplumsal düzenlemede, farkli entisyelere ayid kültürel deger yargilari birer tehdit unsuru olarak kabul edilmekte, halbuki bir toplumun güclülügü "aynilastirildigdan" dolayi degil, farkli ayidiyet duygularina sahip olan insanlarin özgürce kendilerini ifade edebilme ve var olabildigidir.

Somut olarak ülkemizdeki var olan sorunlarin büyük cogunlugu "sinifsal" politiklar ile layiki ile cözülebilecek sorunlardir, halbuki bu statükocu yari militarist fasit zihniyet'te göre ise ülkedeki var olan sorunlarin ana kaynagidir, bir taraftan "Diyanet" araciligi ile müslümanlari etkisizlestirmek ve yönlendirmek istemekte, diger yandan ülkedeki farkli etnisyeye sahi olan insanlarin varligini birer "güvenlik" sorunu olarak kabul etmekte.

Ülkemiz Müslümanlarinin ve diger ilerici Demokratlarin Askere karsi bir "düsmanligi" yoktur, zira müslümanlar Askerligi "Peygamber Ocagi" olarak kabul eder, halbuki bugünün TSKsi Peygamberi ve teblig ettigi degerleri kendi "alanindan dislamakta", onlar hakkinda onlari birer tehid unsuru kabul ettiiginden dolayi hazirladigi güvenlik raporlarini "sivil" hükümetlere uygulamya gecirmesi icin dayatmakta.
Bu Askeri yapilanmanin sayesinde ülkemizdeki Kürdler her gecen gün , PKKyi daha mesruh kilabilmekte, ilk yillarinda taban destegindan yoksun PKK silahli terrörizm ile kendi varligini koruyabilirken, onu sahiplenen insanlarin sayisal artisi ile birlikte, DTP üzerinden daha "sivil" yollar ile taleplerini dile getirmekte.
Önce kürd yok deyip, sonra kürdlerin yerlesim birimlerinde Askerin sadece kürdce kendini ifade edebilen Insanlar ile yan yana görüntü vermesi,
Önceleri Newroz yasak kilan, bundan dolayi Newrozu halkina teslim eden PKK'nin yüzünden oradaki vatandaslarinin üstüne tanklari süren zihniyet, yillar sonra Nevruzu TÜRKLERIN Bayarimi oldugu gerekcesi ile Askeri Komutua zinciri icerisinde kutlandi.
Halbuki Newroz o topraklar üzerinde yasayan tüm emekci insanlarinin yeni yil bayramidir, ne PKK'nin nede TSK'nin bunu kendi ipotegine alma gibi bir hakki vardir.

Ermeniler ile tarih icinde ciddi sorunlari yasamistir bu toplum, simdi bu sorunlarin layiki ile ortadan kaldirilmasi dönemidir. Buna yönelik henüz ilk adimlar atilmakta, Tarih icindeki bu olaylardan tüm magdur olan insanlara bu iki devletin yapacagi en hayirli is olacaktir.

Ama sorun "erivan"daki Ermenilerden ziyade aslinda ülkemizdeki Ermeni azinliktir, bu insanlar "tarihdeki" konumlarindan dolayi halen birer "güvenligi tehidt eden unsur olarak mi kabul edilmekte, yoksa tüm demokratik vatandaslik haklarina sahipler mi ?!"
Devletin memur kademelerindeki Ermenilerin konumu nasildir ?
Esit firsatlara sahipler mi ?
Asil sorun bunlardir.....

Pantenin temsil ettigi gibi bir zihniyet ile müslüman kimligim ile "dayanisma" icinde olmaktansa, Devletin nihayetinde o toplum icinde yasayan TÜM insanlar icin var oldugunu, onlarin sayesinde var oldugnu kavramis, Insanlari ve sorunlarini "irki veya dinsel tercihlerinden" dolayi degil "adil mi degilmi , faydalimi degilmi" diye bakabilen insanlar ile dinsel tercihlerine ve irksal konumlarina bakmaksizin ortak dogrularda hareket etmeyi daha dogru bulmaktayim...

Yarinlarin türkiyesinde yari-militarist statükocu zihniyete yer yok , olmamali....

evrensel-insan
16-10-2009, 18:52
Saygideger arkadaslar;

Bazi seyleri acikliga kavusturmak lazim. Birincisi, bu sitede gorus belirtenler; Turkiye disinda bir ulke icin belirtiyorlarmi? Demekki herseyden once, herkes Turkiye icin dusuncesini ortaya koyuyor. Peki sorun nedir o zaman? Bence sorun acik? Herkes kendi gorusu temelinde "Turkiye boyle olsun/olacak" diyor. Birincisi; Turkiye nedir? Bu sitede yazisan arkadaslarin yasamlarini surdugu, ya da en azindan; cok koklu baglarinin oldugu bir MEKAN dir. Peki, bu MEKAN uzerinde yasayanlarin, paylasacagi bir Mekan olmak yerine; neden sahip cikilir? Sorun sahip cikma da yatmaktadir. Cunku eger "bu mekan benim" dersen; sen o mekanin otoritesini almak ve sen o mekanda herkese sozunu dinleten olmak istersin.

Iste tartisma ve cozumsuzlukte burdan cikiyor. Her Mekan'a sahip cikan; kendi gorusuyle bu Mekani goturmek istiyor. Hani bir soz vardir? "Sen aga, ben aga; bu sutu kim saga"

Bence herkes sapkasini onekoyup once bir dusunmeli. Bu MEKAN KIMSENIN MALI DEGILDIR. Mekanda yasayan herkes; herkesin; farkini algilamak ve saygi gostermek zorundadir.

Aksi, zaten; amerikan idealizminin ve emperyalist zihniyetin istedigidir. Nedir bu"mekanda yasayanlari her turlu biribirine dusurmek" yazilardan da anlasiliyorki; sorosvari ozgurlugun bu mikro ayrimciligi cok guzel isliyor.

Arkadaslar. Bu mekan kimsenin mali degildir. Bu mekan paylasilip; sonraki nesillerin paylasimina birakilacaktir. O yuzden; eger mekanimizin elimizden tamamen gitmesini istemiyorsaniz, once PAYLASMAYI OGRENECEKSINIZ. Yoksa, yarin birgun, o "benim" diye sahip ciktiginiz ve kendinize gore; kendinize uygun olmayanla paylasmak istemediginiz, mekan; yarin size de kalmayacaktir.

Merak ediyorum. Herbirinizin bir yuvasi, bir aile-akraba birligi yokmu? Herkes ayni gorustemi? peki; nasil onlarla bir arada yasiyorsunuz? ya da yasamiyormusunuz? Is yerinde nasil calisiyorsunuz? Herkes ayni goruste mi?

Nedir bu yaptiginiz IDEOLOJIK EGOIZM? Bunu kendiniz icin, yapin. Kimseyi ilgilendirmez. Ama; ortada bir yasanacak mekan varsa; herkes biribirinin her turlu farkina saygi gostermeli. MEKAN SAHIPLIGI VE EGOIZMI en belirgin ve islenen BOLUCULUKTUR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
16-10-2009, 19:07
Bazı arkadaşlar konuyu komünizm-faşizm çizgisine çekmeye çalışıyorlar.
Mustafa Suphi'ler, Şefik Hüsnü'ler, Hikmet Kıvılcımlı'lar, Nazım Hikmet'ler, Doğan Avcıoğlu'lar, Mihri Belli'ler, Behice Boran'lar, Deniz Gezmiş'ler, Mahir Çayan'lar yurtsever sosyalistlerdi.

Günümüzün onlar gibi yurtsever çizgide olan sosyalistleri zaten ulusalcılarla beraberdir. Kürtçülük kuyruğuna takılmış parti ve örgütleri sosyalist saymazlar.
Yurtsever olmayanın, sosyalist de olamayacağı, enternasyonalist de olamayacağı görüşündedirler.
Ama kuyrukçu liberal sol, onları da milliyetçi, faşist diye karalamaya çalışır.
Halbuki asıl faşist olan kendileridir.
Daha önce örneğini gösterdim. Tekrar belirteyim:
Google'a "yurtsever olmayan" yazın ve çıkan sosyalistforum linkini tıklayıp yazılanları okuyun. Demokrat geçinen faşistleri görün.

AYATA
16-10-2009, 19:10
"Mevzu bahis vatan ise gerisi teferruattır" atatürk'ün bu sözü neden kaba olsun ki...

Mevzu bahis vatan ise....hepiniz benim için teferruatsınız....bir kalemde çizerim...hepinizi.:mad2:

pante
16-10-2009, 19:10
Yine Nazım Hikmet ve yine vatan şiiri. Derhal panzehiri:

BU VATANA NASIL KIYDILAR

İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur...» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

NAZIM HİKMET

evrensel-insan
16-10-2009, 19:22
Saygideger pante;

Bu senin dedigin mantiga terstir. Bir mekanda yasaniyorsa ve o mekan paylasiliyorsa; yasayan da, paylasanda; o mekani sevmese bunu yapmaz. Sorun mekani herkesin kendi mali olarak, ideolojisi olarak, inanci olarak ve buna bagli olarakta; otoritesi olarak gormektedir. Mekan Uzerinde yasayanlarindir ve uzerinde yasayanlarin hicbirinin ozel mali degildir. Kimse, kimseye "ya bu deveyi gudersin, ya bu diyardan gidersin" diyemez ve deme hakki da yoktur. Bu mekan, ne sadece senin; ne sadece benim, ne de sadece onun; Bu mekan UZERINDE KIMLERI YASATIYORSA ONLARIN. O zaman, herseyden once; beraberce, birlikte ve herturlu farklarimizin farkinda olarak, yasamayi ogrenelim.

Bunu biz ogrenmezsek; birileri bu mekani elimizden tamamen alarak, bize ogretirler.

Konu mekansa; ve de mekanda yasamaksa; o zaman birlikte her turlu farklarimizla birlikte yasamayi ogrenmeliyiz. Her turlu "ben, benim..."egoizminden arinilmadan; birlikte yasanmaz. SOSYAL YASAM; EGOIZMI KALDIRMAZ.

Ayrica, bu mekanin uzerinde tarihsel olarak kimler barindiysa; bu barinanlar, kim olursa, nasil bir farki olursa olsun; bu mekani paylasan herkesin ortak degeridir. Mekan gibi; tarihsel degerlere de sahip cikilimda egoizm olmaz. Cunku bu degerleri, bu mekan yetistirmis ve tanitmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

AYATA
16-10-2009, 19:42
vatan....kutsaldır sıradan bir mekan olgusu ile açıklanamaz...bizler yaşarken elimizden alamazlar...en azından biz görmeyiz...siz ise görebilirsiniz, belkide verebilirsinizde..nede olsa alt tarafı bir toprak parçası.

evrensel-insan
16-10-2009, 19:50
Saygideger AYATA;

Kutsallik, dini bir terimdir ve isteyenin kutsali da olabilir. Ama, bu kutsal; ancak kisisel bir inanctir ve ne mekani, ne de mekanin uzerinde yasayan; kutsali olmayanlari kapsamaz. Onlar senin kutsalina saygi gosterirler. Sen de onlarin kutsali olmamasina saygi gosterirsin. Cunku sonucta ayni mekani paylasiyorsun. Paylasmak ortak yasamayi ve farklarla birlikte yasamayi getirir.

Mekan/Yer/Zemin ise; epistemolojik gerceklik olarak; evrenden baslar, dunya, kita, ulke, sehir, mahalle, sokak, isyeri, ev, okul, ve bilimum kisinin yasam ve iliskisinde baskalariyla paylastigi her ORTAMDIR. Mekan, ana rahminden sonra; tekrar evrene acilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

AYATA
16-10-2009, 19:54
komiksin gerçekten biliyormusun...

Mutezile
16-10-2009, 19:56
Ulpian: Ama fikri ayrılıklarımıza ve karşıtlıklarımıza, hamasi söylemlerle, ''vatan kurtarma'' edalarıyla, ötekileştirici, düşmanlaştırıcı bir tonla, ''hayat-memat'' anlamları yüklemek bana biraz komik geliyor.

Sana biraz komik gelmesi çok doğal. Bunlara değerler manzumesi deniyor. Adı üstünde..

Sana komik gelmeyip, önemsese idin zaten sıkıntı orada olurdu..

Şu halde; senin sarakaya alıp, alay etmen gayet sağlıklı.. Topicte herhangi bir problem, sıkıntı, tutarsızlık yok.. Gayet isabetli.

evrensel-insan
16-10-2009, 19:57
Saygideger AYATA;

komiksin gerçekten biliyormusun... -AYATA-

Bu kadar uzun uzun dusunup, tasinip ta yazdigin; yukaridaki "dusunce yuklu" cumlen icin, tesekkurler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ulpian
16-10-2009, 20:04
Sana biraz komik gelmesi çok doğal. Bunlara değerler manzumesi deniyor. Adı üstünde..

Sana komik gelmeyip, önemsese idin zaten sıkıntı orada olurdu..

Şu halde; senin sarakaya alıp, alay etmen gayet sağlıklı.. Topicte herhangi bir problem, sıkıntı, tutarsızlık yok.. Gayet isabetli.


Herşeyi kişisel didişme zeminine çekme meraklısı Mutezile,

sana da topic'in gayet normal gelmesi doğal. Çünkü kendi değerler manzumesini mutlaklaştıran, tam olarak aynı değerlere sahip olmayan görüşlere meşru zemin tanımayan, diğer herkesi ötekileştiren, düşmanlaştıran, en kötüsü de bunları yaparken, sanal alemde vatan kurtardığını sanan birinin elbette böyle düşünmesi gerekirdi. Aksi olsa zaten sıkıntı orada olurdu.

negri
17-10-2009, 01:09
hangi vatandan söz ediyorsunuz? gazete vatanmı? kapitalistlerin önüne bir sokak yosması gibi atılırken ne yapıyordunuz? vatan dediğiniz halktır, kıbleniz insan olsun, insan.

pervane
17-10-2009, 01:51
Çok enterasan yorumlar yapılmış bu başlıkta. vatandan yemek içmek sonra da nasıl oluyor da sevmemekten bahsedilmiş. Şimdi benim yıllardır uğramadığım memleketimde eskiden boy boy başakları olan birkaç tarlamız vardı. O tarlalar biz varolduğumuz sürece, ekilip biçildiği emek verildiği için ürün veriyordu ve de yediğimiz içtiğimiz yine kendi bilek gücümüz sayesindeydi. Şimdi madem vatan denilen yer bizi yedirip içiriyor, sadece toprak parçası değil başka anlamları var ise ben çocukluğumun geçtiği o tarlaların olduğu yere vatan dersem beni yedirip içirecek mi? sabah akşam kendilerine sevgimi sunup kutsarsam, burdan önünde secdeye durduğumu ifade edersem bana ürün verecekmidir? Sevgiye ihtiyaç duyan sınırlara hükmeden sahiplerdir. Sahipler halka bu topraklarda çalışmanız, üretimde bulunmanız karşılığında bizden emeklerinizin bir kısmından pay almak istiyorsanız bu şartlı olacaktır. Bizi kutsayacak, bizi kollayacak ve kesinlikle payınıza razı gelip sizlere biçilene itiat edeceksiniz. sizlerin (halkın) emegi üzerindeki eğemenliğimizin devam etmesi için sev dediğimizi sevecek, öl dediğimize ölecek adı geçen hayvan sadakatini göstermeniz gerekiyor! yoksa düzenimizin devamlılığı tehlikeye girer. yoksa bunun hesabını sizlere vermemiz gerekiyor! yüzyıllar önce insanoğluna farz kılınan bu yemede ortaklığının cevabının bulunmasını istememektir sahip, insandan sevgisini ispatlaması emrini vermiştir.

"ekende yok biçende yok
yemede ortak " olanın günümüzde dönüştürülmüş "adı"dır ipliği pazara çıkarılan! yemede ortağın ortaklığının nedenini açıklayamamasıdır halkın kafasını kurcalayan, ortalığı karıştıran.

AYATA
17-10-2009, 10:32
önce ihanet edin,vatana kıyın sonra arkasından ağıtlar yakın......ayıp denilen bir duygu var insanlığın binyıllardır geliştiridiği bir erdem....

no_panik
17-10-2009, 11:14
sevgili pervane;

Bu ülke bana aş vermiştir, iş vermiştir, size de aş vermiştir, iş vermiştir kısacası benimde sizinde en temel fizyolojik ihtiyaçlarını karşılayan bu vatandır, bu ülkedir. Aynı şartlar altında başkalarının boyunduruğu altından çıkamayıp yıllardır sömürülen bir ülkede olsanız emin olun ne kadar tarlanızı ekerseniz ekin istediğiniz ürünün karşılığını almanız söz konusu dahi olamaz. Tam karşılığını almayı beklediğiniz anda ağır abi gelir ne olduğunu anlamadan ürününüzü kaşla göz arasında cebe indirir. O sebeble diyebiliriz ki bu ülke bize bağımsızlığı öğretti, bu ülke bize sömürülmemeyi öğretti, bu ülke bize ürettiğimiz ürünün karşığını alabilmeyi öğretti. Bu ülke her ne kadar eksiği olsa bile çoğunluğu gözönüne aldığımızda bize insanca yaşayabilmeyi öğretti. Eksikliler yok mudur muhakkak vardır, malesef demokratikleşme bir anda olan biten bişey değildir, bir süreçtir. El birliğiyle bu süreç en iyi şekilde işlemelidir. Bugün bu süreçleri tartışabilmemiz bile aslına bakarsanız büyük bir nimettir. Herşeye rağmen bunun farkında olabiliyorsak çoğu şey tamamdır. Asıl sorun devlet devlet içindir, anlayışını yıkıp devlet birey içindir anlayışını getirebilmekte. Odak noktamız ''insan'' olsun yeter ki.

pante
17-10-2009, 11:31
http://www.youtube.com/watch?v=JGJGOumY2fM

güneşinzaptıyakın
17-10-2009, 12:13
Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.

pante
17-10-2009, 13:13
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.

Eğer politikacıların nutuk çekmesini kastediyorsan diyecek yok.
Ama Nutuk'tan kastın, Atatürk'ün söylev'i ise;
Buna ancak "Yuuh!" denir.

mhmd
17-10-2009, 13:36
Ne oldu?
Ülke bölünüyor mu?
Düşman askerleri İzmir'e mi girdi?
Serv'in ikizi mi imzalanıyor?
Varlığımız mı ortadan kalkıyor?
Ne oluyor?

İki yıl önce, Gri propaganda başlığımıza hazırladığımız yazı aklımıza geldi.
Alıntıladık.

"Parıltılı genellemeler: Parıltılı genellemeler bilgi veya akıl yürütme gerektirmeden kabul edilmesini sağlamak için yüksek değer taşıyan olgular ve inançlarla alakalandırılmış, yoğun, duygusal olarak çekici sözlerdir. Yurt sevgisi, memleket; barış, özgürlük, onur, v.s. gibi duygulara alakalandırılır. Sözler muğlak ve herkes için başka bir manaya gelebilecek olsa da anlamları hep olumludur: "Propagandacının olguları ve programları her zaman iyidir, tercih edilir, erdemlidir."

Konumuzun bu bölümünde; "Yapmayın beyler, etmeyin ağalar, yazı dizimizin" *Cum Kas 23, 2007 9:09 am, tarih ile yazdığımız bölümüne atıf yaparak devam edeceğim.
Yazı dizimizde kaldığımız yer;

Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.

Bu cümle, toplumun ezici çoğunluğu tarafından kabul görülesi öğeler içerir.
Öncelikle bu cümleyi kelime kelime açalım.

Vatan için, hz. Wikipedia: Bir ulusun bağımsız ve egemen olarak üzerinde yaşadığı yeryüzü parçası ve onun havası ile karasularına denir. Der.
Burada karşımıza Ulus karvramı çıkar.
Ulus: 1.Oymakların meydana getirdiği topluluk, 2. Cemaat, halk, kavim, millet
Kaynak, M. DOĞAN, Büyük Türkçe Sözlük, 1097s.
O halde toparlar isek belirli bir coğrafyada yaşayan kavimlerin, oymakların toplamını oluşturan halkların/milletlerin yaşam sahasına verilen isimdir VATAN.

Teferruat:1.Dallar, bölümler, 2.Aslından ayrılan ikinci dereceden bölümler, taraflar, ayrıntılar. Bu açıklamanın da kaynağı yukarıdaki ile aynıdır.

Söz konusu olduğunu ileri sürdüğümüz şey, dinlisi, dinsizi ile, kürdü, lazı, türkü ile, yoksulu, fakiri ile velhasıl kelam coğrafik birliktelikteki tüm yaşayanlar ile vazgeçilmez ve en üst değer konumundaki vatandır diyoruz. Niçin?

Çünkü; Parıltılı engellemeler, bilgi veya akıl yürütme gerektirmeden kabul edilmesini sağlamak için yüksek değer taşıyan olgular ve inançlarla alakalandırılmış, yoğun, duygusal olarak çekici sözler olmak zorunda olmalıdır. Yurt sevgisi, memleket; barış, özgürlük, onur, v.s. gibi duygulara alakalandırılmalıdır.
VATAN kelimesi, tam da bu açılım için biçilmiş kaftandır.

Gerisi, tabiri ile anlatılmak istenen şeyler! küçük şeyler! değildir. Vazgeçilecek olan her şeydir.
Bunca hit bir kelime seçilmiş ise, bilinç altına yerleştirilmek istenen şeyler de büyük olmalıdır.

Cümlemizi tümden okuyup altındaki verilmek istenen gizliye dikkatinizi çekiyorum.
Söz konusu olan şey VATAN ise, hiç kimsenin hiçbir itirazı kabul edilmeyecek ve toplumun önünde Vatan hainliği ile eşit pozisyona gelecektir.
Çok ağır değil mi?

Zaten propagandaların amaçları da budur. Halkın bilinçaltına verilen mesaj. Ve bu mesajların kaldırılamayacak kadar ağır ceza imaları.
Bu lafın önünde hiçbir beyin duramaz. Çünkü bu laf duyguya hitap eden romantik bir laftır. Mantık tanımaz, değer bilmez, izan anlamaz. Bıçak kadar keskin, ok kadar delici, siyanür kadar öldürücüdür.
Gri propaganda olarak ileri sürülen bu laf esasen herkesin zihnindeki yer olarak muğlak, lakin renk olarak, siyah beyazdır.
Hiçbir ara tonu kabul etmez, dinlemez, anlamaz ve istemez.

Niçin bu kadar ağır?

Nedeni çok basittir aslında.
33.143,88 *metre *uzunluğunda otobüs konvoyun izahıdır bu ağırlık. Hepsi bu...

güneşinzaptıyakın
17-10-2009, 21:37
[QUOTE=pante;250340]Eğer politikacıların nutuk çekmesini kastediyorsan diyecek yok.
Ama Nutuk'tan kastın, Atatürk'ün söylev'i ise;
Buna ancak "Yuuh!" denir. Konunun geldiği yerden uzaklaşmadan konuyu tartışırsak sanırım daha rahat ifade ederiz fikrimizi.

pante
18-10-2009, 20:46
Kuvayi Milliye Destanı:

http://www.youtube.com/watch?v=0UpfELG9F8w

Cem
18-10-2009, 22:14
Artık kuvayi milliye destanı dönemi bitti.

Şimdilerde üstünlük mücadeleleri savaş meydanlarında değil mali piyasalar çerçevesinde, üretimde, sosyal refah kıyaslamalarında, futbol sahalarında, yıllık kitap baskısı sayılarında vb. alanlarda yaşanıyor.

1920'lerin ve 2000'lerin dünyaları çok farklı. Kuvayi Milliye ruhunu günümüzde de yaşatmaya kalkarsanız militarist, yabancı düşmanı, etnikçi saflara kaymanız kaçınılmazdır. Zaten olan da budur.

Kovulacak düşman askeri yok topraklarımızda. İllaki ararsan bir tek İncirlik üssü kaldı. ABD onu da bize karşı değil bir zamanlar varolan SSCB'ye karşı kurmuştu. Son dönemde ise Saddama karşı kullandı.

İlla ki onu da kaldıralım diyorsanız buna hayır demem ama bu üs ve diğer ABD üsleri karşılığında ABD onlarca milyar dolar askeri hibeler yaptı TSK'ya. 1974 yılında Kıbrısa çıkartma ve indirme yapacak askeri gücü bu sayede bulabildi Türkiye. Şunu demek istiyorum: ABD tek taraflı olarak kullanmamıştır Türkiyeyi. Türkiye de ABD den "kendi anlayışınca" faydalanmıştır.

pante
18-10-2009, 22:18
http://www.youtube.com/watch?v=F0CL2iJB7_E

ozgur_
18-10-2009, 22:51
Kuvayi Milliye Destanını dinlerken ilkokul yıllarıma gittim. O dönemde bu tarz şiirler dinlerken herkesin düşman olduğunu düşünürdüm, silah verseler hemen gidip birkaç düşmanın canına okumaya hazırdım.:) Çocukluk aklı işte 1920'lı yılları ile 1990'lı yılları ayıramazdı.

Bu arda bu tarz şiirleri çok seven ve Kürtlerin Kurtuluş savaşında hiçbir rolu olmadığını savunan cenahtaki insanlar sanırım Karayılanın etnik kimliğini bilmiyorlar. Bilseler bu destanı bu kadar sahiplenmezlerdi :)

Squall
19-10-2009, 02:08
Karayılanın etnik kimliğini bilmiyorlar. Bilseler bu destanı bu kadar sahiplenmezlerdi

Bu dikkat çekici tespitin hiç biz yurtsever ulusalcı kesim sana teşekkür etmeliyiz özgür..

Son bi gelişmeyi aktarmak istiyorum sayın seyirciler;

Yurtsever ve ulusalcı cephe; Karayılanın etnik kimliğini google amcadan öğrenir öğrenmez kurtuluş savaşını inkar politikası çalışmalarına başlamış bulunuyor..

Komünist,liberal ve de kürt milliyetçilerin;Atatürkçü ve ulusalcıları, mhp gibi faşist oluşumlarla aynı potada eritme girişimleri hiç sona ermiyecek sanırım..

AYATA
19-10-2009, 12:24
Siz her doğu kökenliyi kürt sanıyorsunuz galiba...Eh doğuda Türk bırakmadılar nede olsa haklısınız ama siz bununu görmezsiniz.
Molla Mehmet KARAYILAN 1888 yılında Pazarcık a bağlı Höcüklü köyü Kürt Elif mezrasında kıl çadırda doğmuş olup, Besni nüfusuna kayıtlıdır.

Asıl adı Mehmet’tir.Malatya Akçadağ ilçesi Söğütlü köyü imamından Kur’an dersleri almıştır. Köyde ara sıra Namaz kıldırdığı için ona Molla denildi. Babası Memo bir köy kavgasında elindeki kılıçla köy halkının tamamını mağlup ettiğinden iyi dövüştüğü için ona Karayılan gibi kayıp gidiyor demişler. Bu nedenle Karayılan unvanı ona babasından kalmıştır.

Molla Karayılan Malatya, Pazarcık, İslahiye ye kadar uzanan bölgede yaşayan Atmalı boyunun Kabalar oymağındandır. Malatya Askerlik Şubesinden gönüllü olarak Seferberliğe ve Erzurum Doğu cephesinde Kazım Karabekir komutasında Kurtuluş Savaşına katılmıştır. Gösterdiği başarılardan dolayı madalya almıştır.

Cephede yaralanınca, Erzurum Hastanesine kaldırılmış, daha sonra Malatya hastanesine gönderilerek orada tedavi gördükten sonra terhis edilmiştir.

Köyüne dönen Karayılan Kabalar oymağının beyi olarak seçilmiş, Malatya ve Pazacık civarlarında ortalığı kasıp kavuran eşkıya Boz oyu yakalayıp ağaca asmış bu davranışından dolayı Askeri komutandan mükafat almıştır. Doğu cephesi komutanı Kazım Karabekir den bir gün kendisine bir telğraf gelir; “Düşman Kilitsen Antep’e girmek üzeredir, düşmanı Antepe sokmayınız gözlerinden öperim. Komutanın Kazım Karabekir” Karayılan bunu bir emir kabul etti ve savaş hazırlıklarına başladı. Ancak Antep henüz Karayılanın adını duymamıştı. Atmalı aşiretinden 82 gönüllü akrabasını çete olarak topladı. 1600 baş hayvanını satarak hiç kimseden yardım ve destek almadan çetelerini donattı.

Annesi Ayşe “Yavrum sen bu kadar malı mülkü satıp nereye gidiyorsun? Sen deli misin?” diyor. Karayılan; “Ana Ana sen doğuda Rusların- Ermenilerin yaptıklarını görseydin, şimdi sende durmaz giderdin” dedi.

Kadeşi Süro mamo yu Maraş a gönderdi, üç katır yükü silah satın aldı. Kimseye bilği vermeden kendi köyünden çeteleriyle birlikte geceden Karabıyıklı köyünde pusu kurdu. Maraş a giden Fransız kuvvetlerini perişan etti. 50 kadar Fransız askerini esir aldı, esirlerini kendi köyüne götürerek hergün onları koyun eti ile besliyordu. Karayılan Antep e gidince esirleri Pazarcık Kaymakamına teslim etti. Adını Karabıyıklı cephesi ile Antep e ve Türkiye ye duyuran Karayılana Heyet-i Merkeziye tarafından görev verilmek üzere davetiye çıkarıldı. Dülük köyüne gelen Karayılan eşkıya Samlı Kel Ahmet i bu köyde ağaca astı. Kılıç Ali ile bu köyde tanıştı.

Antep e giren Karayılan 82 çetesi ile birlikte Karagöz Camii ne yerleşti. Daha sonra çetesi 150 yi buldu. Bu arada Karayılan Antep cezaevinin kapılarını aştırmış hükümlerin ellerine silah vermiş çetesine yeni gönüller katmıştır.

Elmalı cephesinde 1. ve 2. Ağcakoyunlu cepheleri, İkizkuyu cephesi, Nizip yolu savaşları, Mağarabaşı savaşları ve Kurbanbaba savaşına katılan Karayılan; İkiz kuyu cephesinde Fransız katar kolunu perişan etmiş, Fransız kumandan Norman kolundan yaralanarak Halep e kaçmıştır. Normanın hanımı ise Karayılanın cephesine esir düşmüştür.

Hanım iki ay çetelerle birlikte kalmış mütarekeden sonra başkarakolun orda hanımı Normana teslim edilmiştir. Antep in teslim olmasından sonra, Fransızlar yardım dağıtırken çeteler yardım almaya gelmezler, Normanın hanımı bizzat ismen onları çağırtarak kocası normana “Ne istiyorlarsa onlara fazlasıyla ver. Onlar bana dokunmadılar, iki ay boyunca bana bir hanımefendi gibi baktılar” deyince Norman çetelere ne istediklerini sorar.

Çetelerde silah ve mermi istiyoruz dediler. Bunun üzerine silah ve mermiyi ne yapacaksınız diye sorulunca size sıkacağız dediler.

Karayılan 24 Mayıs 1920 sabahı kalkar her zaman olduğu gibi beyaz kefenini giyer, sabah namazını kıldıktan sonra kamçı ve gümüş saplı kamasını Karagöz camii Mehmet Ömere teslim eder “Hocam ben cepheden dönersem emanetimi geri verirsin. Şehit olursam bunları köydeki kızım Selvi ye verirsin” der.

İşte o gün bu gündür 24 Mayıs 1920 Sarımsak tepede zorlu bir savaştan sonra düşman kaçmaya başlayınca sevinerek mevzi değiştirmek ayağa kalkan Karayılan,Hayri Efendinin bağının çitinin üzerinden geçerken talihsiz bir kurşun göğsünü parçalamıştır. O gün kendisi ile birlikte 19 arkadaşı daha şehit olmuştur. Sarımsak tepe Karayılanın son cephesi olmuştur. Antep iki ay içerisinde kader arkadaşı olan iki kahramanı kaybetmiş olup Şahin Bey ve Karayılan’ın şehadetinden sonra Antep pek fazla aşlığa dayanamadan telsem olmuştur. Antep’liu bu savaşta 6347 şehit vermiştir.

Antep halkı Karayılan’ın ölümünden sonra Karayılan’ın ardından şu ağıtı yakmıştır:



Karayılan der ki gelin oturak

Kilis yollarından kelle getirek

Fransız adını bütün batırak

Vurun Antepli’ler namus günüdür

Vurun çetelerim namus günüdür



Atına binmiş de elinde dizgin

Girdiği cephede hiç olmaz bozgun

Çeteler içinde yılanım azgın

Vurun Antepliler namus günüdür

Vurun çetelerim namus günüdür



(Mehmet Demir ATMALI'nın "Gaziantep Savunmasında Destanlaşan Karayılan" isimli makalesinden alıntıdır.)

Ruhu şad olsun...Kürtde olsa Türk de olsa bir vatansever olması önemli...

Khaos
19-10-2009, 14:17
Eğer anlamı belirsiz ve herkes tarafından işine geldiği biçimde doldurulan kavramlarla konuşuluyorsa orda masal anlatılıyor demektir.
Adına vatanseverlik denen ve değişik versiyonları 100 yıldır anlatıla gelen masalı deşifre edelim biraz.
Bilimsel gelişmelerin üretim ilişkilerini değiştirici dönüştürücü etkileri biliniyor.
Tarıma dayalı toplumlar ancak feodal ilişki biçimini ve değerleri oluşturabilir.
Bilimsel gelişmelerle ortaya çıkan yeni üretim biçimi sanayi toplumunu ve burjuva ilişki biçimini ve değer yargılarını üretti.
Bu değerler feodalizmle kıyaslanınca ilerici olmakla birlikte sömürüden yana oldukları içinde sosyalizmle kıyaslanınca gericidirler.
Bu gericilik iki romantik ve içeriği belirsiz argümanla beslenir.
Milletperverlik ve vatanperverlik.
Vatanperver vatanını sevdiğini iddia eder.
Ancak vatan nedir belirsiz dir.
Genelde yine kendi ulusunun diğer fertlerinin özgürlük arayışları arttığı zaman başvurulan bir kavram olduğuna göre;vatanperverlik aslında üzerinde yaşadığı toprağı sevmekten daha farklı olan bişery olmalı.
Geçmişte en vatan haini olanlar genelde komünistler olduğuna göre demekki vatana hıyanet dedikleri aslında egemenlerin aleyhine oılan herhangibir durumdur.hepsi bundan ibaret.çünkü kimse komünistlerin vatanlarını ülkücülerden daha az sevdiğini idfdia edemez.
Sosyalist için vatan üzerinde insanca yaşadığı bir yerdir.vatan insan hayatının bir unsurudur.
ama bu vatanperverlere göre insan hayatı değil varolan hegemonya ilişkileri önemlidir.vatan elden gidiyor edebiyatı yapılmaya başlandığında bilin ki elden giden birilerinin çıkarlarıdır.vatan millet edebiyatı arkasından sürekli olarak özgürlük ve emekten yana olan her gelişmenin karşısına dikilirler.bu günse devleti elde tutmanın getirilerini islamcı gericilere kaptırdıkları için bağırıyorlar.gericilerin kendi arasındaki mücadelede iki argüman var.birisi din elden gidiyor diye bağırıyordu,bunlarda vatan elden gidiyor diye bağırıyor.dikkat edin iki arguman da aslında nesnel değil.içeriği belirsiz ve dolayısıyla sadece birilerinin çıkarını ifade eden sanal kelimeler.
şimdi hepbir ağızdan vatan nasıl sanal kelime olur diye bağırmaya başlarlar.
dünyanın dört bir tarafında geçtiğimiz 100 boyunca emperyalizmle uzalaşan ve sosyalizme karşı en acımasız mücadeleye girenler sanki sınırlarında bir düşman varmış gibi vatan elden gidiyor masallarıyla sosyalizme saldırdılar.şimdi aynı masalı başka bire iç mücadele kullanıyorlar.bir ülkücünün bir sosyalist kadar kendi ulusunu ve üzerinde yaşadığı toprağı sevdiğine beni kimse inandıramaz.vatanperverlik denen yalan birilerinin faşizmini örtbas etmek için kullanışlı olageldi herza

pante
19-10-2009, 14:58
Efendisiz34, hoşgeldin.

Seni, sosyalistlerle yurtseverleri birbirinden farklı 2 grupmuş gibi algılamaya iten nedir?
Bu kanıya nereden vardın?
Sosyalistler yurtseverdir.
Ama yurtsever olmadıklarını iddia eden ve sosyalist geçinenler vardır ki, detayına inip araştırıldığında bunların gerçekte sosyalist olmadığı, liberal sol kökenli ya da şoven yapıda oldukları görülecektir.
Lenin, Stalin, Mao, Castro, Che, Nazım Hikmet, Mahir, Deniz vb. tüm sosyalist ustalar yurtseverdir.

Bir ülkücü de yurtsever olabilir, bir sosyalist de.
Gerçek yurtseverlikleri ise antiemperyalist ve tam bağımsızlık mücadelesinde nerede durduklarıdır.
Yurtseverlik, ne ülkücülerin ne de sosyalistlerin tekelinde değildir.

Khaos
20-10-2009, 12:05
sosyalistlerle yurtseverler birbirinden farklı gruplar değil mi yoksa.
adam yukarda türküm türkçüyüm diye bas bas bağırıyor.
politik bir kavramı sözlük anlamında kullanma densizliğine düşmeyelim.sosyalizm=toplumcu,yurtsever=yurdunu seven demek değildir.bundan çok daha fazlasıdır.
kim üzerinde özgür eşit ve mutlu yaşadığı yurdunu sevmez ki.ancak hepsi bundan mı ibaret.
birilerinin çıkıp ben yurtseverim demesi başkaları benim kadar yurtsever değil o halde bu yurtta benim daha çok hakkım var dolayısıyla da burda benim dediğim olur demekle eşanlamlıdır.
bir sosyalist neden ben yurtseverim desin ki.bu açıkça terbiyesizliktir.sosyalist ben yurdumu severim üzerinden politik üstünlük kurma demogojisine sığınmaz.sosyalist önce bilimsel tespitlerden yola çıkar romantik ajitasyonlardan değil.bu tür ajite edici kavramlar arkasından günlük politik amaçlar gerçekleştirilmeye çalışılmıştır hep.
şili de pinoşe,filipinlerde markos yurtsever olduğunu iddia ederek sosyalistlere etmediğini bırakmadı.benzer süreci 12 eylül öncesi ülkemizde de bolca yaşadık.o yüzden bırakın bu yurtsever kavramını çünkü bu kavramla kendiniz gibi düşünmeyenleri vatan haini ilan ediyorsunuz,bu tarz söylemler asgarisinden terbiyesizliktir.
bu ülkede sosyalizmin çözemeyeceği tek sorun yok.
sosyalizmin alternatifi de yok.yurtseverlik sermaye koruyuculuğundan başka bir şey değil.bu kavram arkasından yapıla gelenler ortada.
''aaa bak cambaz'' mantığıyla birilerini politik anlamda geriletebilmek için hep bu argümana başvuruluyor.bu kafa karıştırıcı ve nesnel olmayan argüman gerçekleri örtbas etmekten başka işe yaramaz.
söz konusu olanın vatan olduğuna dolayısıyla da gerisinin teferruat olduğuna kim karar veriyor.
emekten yana bir taleple ortaya çıkın da görün hemen sözkonusu olan vatan oluverir.yani vatan aslında sermaye ve onun sömürüden sağladığı tatlı kardan başka bişey değildir.vatanseverlik vatanı sevdiği iddiasıyla ortaya çıkıp kişisel menfaat peşinde koşanların ortak jargonudur.kirlenmiş, faşizmin koltuk değneği olmuş bu kavrama sosyalistler sahip çıkmaz.ama bu sosyalistlerin vatanperver olmadığı anlamına da gelmez.vatanı seviyorsanız önce sömürüsüz ve herkesin mutlu olduğu bir coğrafya olması için mücadele edersiniz.
ülkücü faşistlerle aynı başlık altında buluşmanızın argümanı ise vatanperver olmak ve gerisi teferruat ise gerçekten bununla ortalama insanları kandırabilirsiniz.ama bir sosyalist bu numaraları yemez.sahip olduğu ideolojik bilimsel bakış sosyaliste temel problemin emek-sermaye çelişkisinden kaynaklandığını dolayısıyla gerisinin bir yutturmacanın argümanı olmaktan öte bir şey ifade etmediğini öğretmiştir de ondan.

AYATA
20-10-2009, 12:24
sosyalistlerle yurtseverler birbirinden farklı gruplar değil mi yoksa.
adam yukarda türküm türkçüyüm diye bas bas bağırıyor.
politik bir kavramı sözlük anlamında kullanma densizliğine düşmeyelim.sosyalizm=toplumcu,yurtsever=yurdunu seven demek değildir.bundan çok daha fazlasıdır.



batıyormu Birilerinin Türk olması ile Türkçü olması ile Atatürkçü olması ile övünmesi, bununla gurur duyması ...Canınımı acıtıyor. Acıtsın.Asla umursamam .umursamsam çocuk anam avradım olsun :)

pante
20-10-2009, 12:25
bir sosyalist neden ben yurtseverim desin ki.bu açıkça terbiyesizliktir

Asıl terbiyesizlik, sosyalistlerin yurtseverim demesine karşı çıkmaktır.
Bundan daha büyük terbiyesizlik olur mu?
Bu terbiyesizliği yaptırmak isteyenler de bellidir.
Bunlar, Türkiye karşıtlarıdır.
Rus sosyalisti, yurdunu sevdiğini söyleyebilecek,
Küba'lısı, Kore'lisi, Yunan'ı, İtalyan'ı, Bulgar'ı söyleyebilecek,
ama Türkiye sosyalistlerine gelince; Yurtseverim demek terbiyesizlik olacak öyle mi?
Ne güzel ya!
Kimden öğrendiniz bunun terbiyesizlik olduğunu?
Yazın bakalım bunu kim söylemiş, Lenin mi? Stalin mi? Mao mu?
Yoksa günümüzün soldaki liberalleri, şovenleri mi?

yurtseverlik sermaye koruyuculuğundan başka bir şey değil.bu kavram arkasından yapıla gelenler ortada.

Bak sen!
Antiemperyalistliğin, yurdunu savunmanın, tam bağımsızlık mücadelesinin adı sermaye koruculuğu mu oldu?
Deniz'ler, Mahir'ler yurtsever olduklarını söylerken sermaye koruculuğu mu yapıyorlardı?
Şuna bir cevap ver bakalım önce..

pante
20-10-2009, 12:33
Efendisizin'efendilerinin kimler olduğunu tahmin edebiliriz. İzleyin:

http://www.youtube.com/watch?v=035RdDbWMXE

frodo
20-10-2009, 12:38
Sevgili Pante artık tanıyamıyorum seni. Efendisiz gayet güzel açıklamış ama sen işine gelen kısmını almışsın.

ama bu sosyalistlerin vatanperver olmadığı anlamına da gelmez.vatanı seviyorsanız önce sömürüsüz ve herkesin mutlu olduğu bir coğrafya olması için mücadele edersiniz.

Khaos
20-10-2009, 12:44
sayın pante
ayata denen şahsı muhatap kabul etmiyorum.
siz ise son derece açık yazıma ısrarla demogojik yaklaşıyorsunuz.
amcınız nedir yurtsever olduğumu deklere etmemi sağlamak mı.
söylediğim gibi üzerinde özgürce sömürüsüz yaşadığım ülkemi sevmezmiyim sizce.
ama kimler ısrarla yurtseverim diyor bir bakın.
en çok yurdunu sevdiğini iddia edenler kim.
ve ne zaman bu iddiayı özellikle öne çıkardıklarına da bir bakın.
en çok kime ve hangi taleplere karşı çıkardıklarına da bakın.
ve sonra bu bağlam altında kimlerle işbirliği yaptıklarına da bir zahmet bakıverin.
özgürlükten ve emekten yana her talebin karşısına çıkarılır bu kavram.
sosyalistlerin karşısına çıkarılır.
şu yada bu şekilde sermayenin korunmasına ihtiyaç duyyulduğunda çıkarılır.
genelde de faşist güçlerle işbirliğine vardırılır.
ne amti emperyalistliği yahu.
sayın pante
ülkücüler mi anti emperyalist.
sosyalizm soslu ülkücülük mü antiemperyalist.
hangisi.
size kim yurdunuzu sevdiğinizi söyleyemezsiniz diyor ki.
siz yurdumu seviyorum o halde burda benim dediğim olur diyorsunuz.
bu terbiyesizlik değilmi.
ve sonra da diyorsunuz ki burjuva değerler sistemini kabul edeceksin yoksa vatan hainisin.
yukarıda ismini verdiklerinden bazıları vatan haini diye asıldı bu ülkede.
ne anlatıyorum; farkında olabilmen için önce sitedeki ayrışmanın üzerinde oluşturduğu baskıdan kendini kurtarak düşünebilirsen anlayabileceğin şeyler anlatıyorum.
bak durduğun yere bi daha bak.
bir sosyaliste demogojiyle karşılık veriyorsun, kim le birlikte?
ayata ile .
açıkça emekten yana olmadığını burjuva değerlerden dolayısıyla kapitalizmden yana olduğunu deklere etmiş biriyle.
başka söze gerek var mı sence.

pante
20-10-2009, 12:50
ama bu sosyalistlerin vatanperver olmadığı anlamına da gelmez.vatanı seviyorsanız önce sömürüsüz ve herkesin mutlu olduğu bir coğrafya olması için mücadele edersiniz.

Sevgili Frodo;

Bunu yazan insan, sosyalistlerin "yurtseverim" demesini terbiyesizlik olarak görmeyecek, göremez.
Bunu yazan insan, yurtseverlerin sermayenin koruyucusu olduğunu yazmayacak, yazamaz.
Böyle görüyorsa, böyle yazıyorsa eğer; alıntıdaki yazdıklarının demagoji olduğu düşünülür.

Sosyalist, dinsiz-materyalist olduğunu söyleyebilecek ama yurtsever olduğunu söyleyemeyecek öyle mi?
Neden?
Çünkü yurtseverlerin içinde faşistler de varmış.
Dinsizlerin, materyalisterin içinde yok mu?

Yurtseverlik, bağımsızlık mücadelesinin, antiemperyalist mücadelenin, ve bu mücadelede omuz omuza olan sivil-asker-aydın zümrenin ortak adıdır.
Bu ada karşı çıkmak, antiemperyalist mücadeledeki milli ittifakları reddetmektir.
Bu red ise oportünizmdir. Sonucu da emperyalizme teslimiyet ve emperyalizmin olmadığı iddiasına mahkum olmaktır.

Türkiye sosyalist tarihinin en eski partisi ve örgütü TKP bile yurtseverliği öne çıkarıyor ve yurtsever cephe'yi kuruyorsa, yurtseverliği terbiyesizlik olarak niteleyen bu efendisiz gibilere ne oluyor, nereden referans alıyor?
İşte Nazım, işte Lenin'in sözleri, işte Deniz'ler, Mahir'lerin söyledikleri.
Peki bu sapkınlıkların kaynağı nerden?

pante
20-10-2009, 12:55
ama kimler ısrarla yurtseverim diyor bir bakın.
en çok yurdunu sevdiğini iddia edenler kim.
ve ne zaman bu iddiayı özellikle öne çıkardıklarına da bir bakın.
en çok kime ve hangi taleplere karşı çıkardıklarına da bakın.
ve sonra bu bağlam altında kimlerle işbirliği yaptıklarına da bir zahmet bakıverin.
özgürlükten ve emekten yana her talebin karşısına çıkarılır bu kavram.

Kardeşim sana ne onlardan?
Hitler, sosyalist kelimesini kullandı diye, sosyalist kelimesini kullanmaktanda mı vazgeçeceksin?
Tam tersine sen yurtseverliğe herkesten daha çok sahipleneceksin.
Asıl yurtseverliğin ne olduğunu ortaya koyacaksın, reddetmeyeceksin.
Reddettiğinde halk da seni reddeder.

Tabi ki antiemperyalist cephede milliyetçisi de olacak.
Sosyalist mücadele ile, antiemperyalist mücadeleyi birbirine karıştırmayalım.
Buna sen karar veremezsin.
O mücadelede kişilerin ideolojilerine bakılmaz. Ortak kimlik yurtseverlik, antiemperyalistliktir.

Khaos
20-10-2009, 13:07
bu ülkede milliyetçilerin ne zaman hangi antiemperyalist mücadele içinde olduklarını bi zahmet açıklayıverin.
size ısrarla diyorum ki;
yurtsever kavramı politik anlamda sözlük anlamından farklı bir şeye tekabül edegelmiştir.
genelde bir çok örnekte faşist cepheler tarafından özellikle sosyalizmin yokedilmesi için kullanılagelmiştir.
benim yurdumu sevmediğimi iddia ederek benim yurdumda sosyalizm olursa herşey daha güzel olur tezimi reddetme hakkınız yok,hele hele sermaye haini olan vatan haini olur deme hakkınız hiç yok.
ben adalet özgürlük eşitlik sevdalısı binlerin bu yutseverlik söylemi altından yürütülen politikalarla yokedildiği günleri hatırlıyorum.siz de hatırlarsınız.
bu kavram başka tezi ve iddiası olmayan sadece kendi diktasını dayatmak isteyenlerin kullanışlı kavramıdır.
ben bu kavramın bu nedenle sosyalistin ağzına yakışmadığını söylüyorum.
faşistlerin yüreğinde neyin sevgisi varmış ki yurtsevgisi olsun.
sömürü düzeninin sığınağıdır yurtseverlik.
bu ülkede sizin kadar her bir bireyin hakkı var.
daha iyi bir dünya için her tez sizinki kadar önceliğe sahip.
ama ben yurtseverim benim tezim önce gelir diyenler bu masalı bana yutturamaz.
gelin tezlerimizi ortaya koyalım.
kimin daha yurtsever olduğunu tartışmanın anlamı var mı.
ama tez yoksa tabi başka çare yok.o zaman tek kullanışlı argüman yurtseverlik olacaktır.

aydoe
20-10-2009, 13:12
soL, solun evrensel değerlerine sahip çıkar.
soL, eşitlikçidir.
soL, emekten yanadır.
soL, anti-emperyalisttir.
soL, yurtseverdir.
soL, şovenizme ve faşizme karşıdır.
soL, bütün ülkelerin işçilerinin birliğinden yanadır.
soL, her tür sömürü ve ayrımcılığa karşıdır.
http://haber.sol.org.tr/ilkelerimiz

Khaos
20-10-2009, 13:21
yukardaki genellemelere sol düşünceli kimsenin karşı çıkacağını sanmam.
isterseniz o başlıkları tek tek açıp içini dolduralım.
solun evrensel değerlerinden başlayalım.
emek-sermaye çelişkisini anlatalım.
emkten yana olmanın anlamını geliştirelim.
anti-emperyalist olmak ne demekmiş ortaya koyalım.
ondan sonra bakalım ki yuırtseverlik diye bir ifade adı altında milliyetçilerle ve faşistlerle bir araya gelmenin koşullarına gerek varmıymış.
bu gün antiemperyalisttir o halde bizle birliktedir dediğiniz vatandaşlar dün natoya girilmesine karşı çıkanlara vatanhaini diyordu.unutmadan.

pante
20-10-2009, 13:41
yukardaki genellemelere sol düşünceli kimsenin karşı çıkacağını sanmam.
isterseniz o başlıkları tek tek açıp içini dolduralım.
solun evrensel değerlerinden başlayalım.
emek-sermaye çelişkisini anlatalım.
emkten yana olmanın anlamını geliştirelim.
anti-emperyalist olmak ne demekmiş ortaya koyalım.
ondan sonra bakalım ki yuırtseverlik diye bir ifade adı altında milliyetçilerle ve faşistlerle bir araya gelmenin koşullarına gerek varmıymış.
bu gün antiemperyalisttir o halde bizle birliktedir dediğiniz vatandaşlar dün natoya girilmesine karşı çıkanlara vatanhaini diyordu.unutmadan.

Sen o evrensel değerlerin tartışmasını boşver.
Uzlaşılmayan konu yurtseverlikse, o konuda görüşlerini ortaya koy, onu tartış.
İşte Nazım'ın söyledikleri.
Katılmıyorsan, neden katılmadığını açıkla.
Deniz Gezmiş'in savunmasında "yurtsever devrimciyim" demesini terbiyesizlik olarak görüyorsan buyur açıkla, tartışalım.

AYATA
20-10-2009, 17:06
sayın pante
ayata denen şahsı muhatap kabul etmiyorum.
siz ise son derece açık yazıma ısrarla demogojik yaklaşıyorsunuz.
amcınız nedir yurtsever olduğumu deklere etmemi sağlamak mı.
söylediğim gibi üzerinde özgürce sömürüsüz yaşadığım ülkemi sevmezmiyim sizce.
ama kimler ısrarla yurtseverim diyor bir bakın.
en çok yurdunu sevdiğini iddia edenler kim.
ve ne zaman bu iddiayı özellikle öne çıkardıklarına da bir bakın.
en çok kime ve hangi taleplere karşı çıkardıklarına da bakın.
ve sonra bu bağlam altında kimlerle işbirliği yaptıklarına da bir zahmet bakıverin.
özgürlükten ve emekten yana her talebin karşısına çıkarılır bu kavram.
sosyalistlerin karşısına çıkarılır.
şu yada bu şekilde sermayenin korunmasına ihtiyaç duyyulduğunda çıkarılır.
genelde de faşist güçlerle işbirliğine vardırılır.
ne amti emperyalistliği yahu.
sayın pante
ülkücüler mi anti emperyalist.
sosyalizm soslu ülkücülük mü antiemperyalist.
hangisi.
size kim yurdunuzu sevdiğinizi söyleyemezsiniz diyor ki.
siz yurdumu seviyorum o halde burda benim dediğim olur diyorsunuz.
bu terbiyesizlik değilmi.
ve sonra da diyorsunuz ki burjuva değerler sistemini kabul edeceksin yoksa vatan hainisin.
yukarıda ismini verdiklerinden bazıları vatan haini diye asıldı bu ülkede.
ne anlatıyorum; farkında olabilmen için önce sitedeki ayrışmanın üzerinde oluşturduğu baskıdan kendini kurtarak düşünebilirsen anlayabileceğin şeyler anlatıyorum.
bak durduğun yere bi daha bak.
bir sosyaliste demogojiyle karşılık veriyorsun, kim le birlikte?
ayata ile .
açıkça emekten yana olmadığını burjuva değerlerden dolayısıyla kapitalizmden yana olduğunu deklere etmiş biriyle.
başka söze gerek var mı sence.


Sanki ben seni umursuyorum...bana göre yabancı ideolojilerin peşinde koşan kendini aydın sanan, halkından kopuk, bir kaç romantik edit ben bu ülkeyi benim anama benzer analar ile dolu olduğu için seviyorum, benim babama benzer babalar ile, benim kardeşlerime benzer kardeşler ile dolu olduğu için seviyorum..Ben bu ülkeyi alnının teri ile kazanıp çoluğuna çocuğuna helal rızık yeridim diye övünen masum insanları için seviyorum..onlar istemediği müddetçe birkaç hayalperest sol ideolog ve onların kendini aydın sanan yardakçıları için sistemlerinin değiştirilmesine izin vermem verdirmem...Bu vatanı, sizin gibi ne idüğü belirsizlerin oyun tahtası haline getirtmem...GETİRTMEYİZ.:tsk:

AYATA
20-10-2009, 17:08
[QUOTE=

bir sosyaliste demogojiyle karşılık veriyorsun, kim le birlikte?
ayata ile .
açıkça emekten yana olmadığını burjuva değerlerden dolayısıyla kapitalizmden yana olduğunu deklere etmiş biriyle.
başka söze gerek var mı sence.[/QUOTE]


Nerde ifade etmişim burjuva olduğumu...kanıtla yalancı diye damgalatma kendini...haymatlos.

Khaos
20-10-2009, 19:07
sevgili ayata
değiştirtmeyeceğinizi ilan ettiğiniz sistem kapitalist olduğuna göre
ayrıca benim sizin burjuvaziden ve sermayeden yana olduğunuzu ispat etmeme pek gerek kalmamış,siz benim yerime ispat etmişsiniz.
çok zavallısınız bu arada çatık kaşlı halinize çok güldüm yeşil yeşil.
biz derken uzman çavuşlar ve astsubayları kastediyosunuz galiba.
sizde öle bi hava var.

AYATA
20-10-2009, 19:52
sevgili ayata
değiştirtmeyeceğinizi ilan ettiğiniz sistem kapitalist olduğuna göre
ayrıca benim sizin burjuvaziden ve sermayeden yana olduğunuzu ispat etmeme pek gerek kalmamış,siz benim yerime ispat etmişsiniz.
çok zavallısınız bu arada çatık kaşlı halinize çok güldüm yeşil yeşil.
biz derken uzman çavuşlar ve astsubayları kastediyosunuz galiba.
sizde öle bi hava var.


yeşilmi çatık kaşmı..yahu sen ne sayıklıyorsun çocuk...iftirdan bu kadar kolay sıyrılacağınımı sanıyorsun....dinciler nasıl derdi..müfterisin.....evet....sana ne diyeyim kim bilir kimin kaçıncı kimliğisin...seversiniz siz kod adı kullanmayı...

hako
20-10-2009, 20:00
Vatanın tehlikede oluşunu sadece İzmir'e yunanlılar mı girmiş şeklinde küçümseyen,
ulusalcı çizgiyi faşizme yamayan, kürtlere özgürlük diye zırlanan ama memlekette
özgürlüğe asıl ihtiyaç duyanların kim olduğunu anlamayı beceremeyen, kapitalizm ortak düşmanımızdır diyen
ama onun uşaklarını tanımakta akıl körlüğü yaşayan tüm üyelere hayatta başarılar diliyorum !

Cem
20-10-2009, 22:18
Sevgili Pante artık tanıyamıyorum seni. Efendisiz gayet güzel açıklamış ama sen işine gelen kısmını almışsın.

Frodo neden tanıyamıyorsun ki pante hep eski pante.

Ayata ise daha kısa bir süre öncesinde Disiplin Kurulu'na layık bulduğumuz birisi. Bence kendimizi ve DÖG sistemini yeni baştan gözden geçirmemiz gerekir. Böyle bir insanı en üst makamlara getiren DÖG sistemi sorgulanmalı. Bunda ben de suçluyum tabiki.


Ayata'nın okuduğum hemen her mesajından sonra böyle birisini nasıl oldupta Disiplin Kuruluna getirebilecek bir sistemin kurulmasına imzam olur diye kendime kızıyorum.

dogruluk
20-10-2009, 22:29
Sayın Cem ;

DÖG ve site yönetimi ile ilgili söylediklerinize katılmaktayım, fakat kişilerin görüşleri hakkında nasıl bu şekilde önyargılı yaklaşıyorsunuz. İnsanları siteden atarak ceza veerek denetime sokarak neyi düzeltebileceksiniz. Bugun AYATA yı atarsınız ama yarın başka birisi gelir. Önemli olan onlarla tartışıp doğruyu bulabilmek değil midir? Salt sizin görüşlerinize uymadı diye dalga geçer gibi bir yazıyla AYATA ya neden ceza verilmiş. Eğer hakaret ettiyse hakaret etti deyin, küfretti ise küfretti deyin, yönetimin sabrını taşırmaktaki üstün başarısı ne demek? Bence bunları da bir gözden geçirseniz iyi olur.

ulpian
20-10-2009, 22:33
Eğer hakaret ettiyse hakaret etti deyin, küfretti ise küfretti deyin, yönetimin sabrını taşırmaktaki üstün başarısı ne demek?


Hakaret ve küfür etti sayın dogruluk.

dogruluk
20-10-2009, 22:37
Sayın Ulpian;

Ben disiplin uygulamalarında yazana göre yorum yapıyorum. Neden o zaman oraya doğrusunu yazmıyrsunuz. Hakaret ve küfürün cezası denetim midir?

pante
20-10-2009, 22:40
Frodo neden tanıyamıyorsun ki pante hep eski pante.

Ayata ise daha kısa bir süre öncesinde Disiplin Kurulu'na layık bulduğumuz birisi. Bence kendimizi ve DÖG sistemini yeni baştan gözden geçirmemiz gerekir. Böyle bir insanı en üst makamlara getiren DÖG sistemi sorgulanmalı. Bunda ben de suçluyum tabiki.


Ayata'nın okuduğum hemen her mesajından sonra böyle birisini nasıl oldupta Disiplin Kuruluna getirebilecek bir sistemin kurulmasına imzam olur diye kendime kızıyorum.

Evet Cem, ben hep aynı pante'yim.
Ve efendisiz konusunda ne kadar haklı olduğum, efendisiz'in kaldırılan iletisinden bellidir.
Ama Ayata'nın basit sert söylemi denetime alınmasını gerektiriyorken, 1 günlük üye efendisiz'in hakaret dolu ve belden aşağı ağza alınmayacak sözcüklerle dolu yazısına karşı geldiği çöplüğe geri gönderildiğine dair bir duyuru görmüyoruz.
Pante'ye hakaret etmek yakında mükafatlandırılırsa hiç şaşmam. :lol:

Ayata'nın DK'ya getirilmesindeki pişmanlığı, bugün DK'da olan için duymazsın ama değil mi? Halbuki ortaya koydukları düşünce ikisinde de aynı. Sadece etnik farklılık var. İşte bu çifte standart, liberalliğine yakışmıyor. Seni artık liberal demokrat olarak dahi göremiyorum. Objektif olamayan bir insan nasıl demokrat olabilir? Sen sadece kendine o ideolojiyi yakıştırmışsın. Ama sen o ideolojiye yakışmıyorsun.

Anarkhy
20-10-2009, 22:43
"mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır" anlamlı bir söz müdür en az "sosyalist türkiye" ve "bağımsız türkiye" kadar anlamlıdır peki plansız progsamsız bir vatan sevgisi neyle beslenir? sanırım sadece laf ve kuru edebiyat ile. Vatan sevilir vatan sınırları içindeki insanlar sevilir hatta sadece vatan sınırlarıda kafi gelmez dünya insanoğlunun vatanıdır sevilir. Biz insanı severiz ve bunu demekle kalmayız biliriz ki sömürü vardır dünyanın heryerinde kula kulluk olmamalı deriz.
Irak'ta halkların başına bomba yağarken dualar edip sorumluluğu ilahi güçlere atmayız bilirizki insanız bilincimiz vardır bizim ve olan herşeyde bizimde sorumluluğumuz var der sahipleriniz meydanlarda kardeşlerimizin acısını. İşin özü "mevzu bahis insansa gerisi teferruattır" bizde. paradan para kazananları sevmeyiz, faizcileri sevmeyiz biliriz çünkü para için vatan satar bunlar. vatan sevmek kolay iş değildir. insanlığı sevmek kolay iş değildir yaşamın kendisini sevmek ise bambaşka birşey.

AYATA
20-10-2009, 23:35
ben Dk ya getirilmedim...SEÇİLDİM. sözde sosyalistler....beni mecburiyetler karşısında dk. getirmek zorunda kaldınız ve anındada hiçbir yetkisi olmayan, göstermelik Dk. üyesi yaptınız ...

Cem'in yazılarına bakarak diyorumki...bu insanların içinde işim ne...bunlar...........neyse....
ulpian denilen mod...onun hakkında asla yanılmadım....

saçma sebebler yüzünden denetimde üyeyim sözde özgür forum...belki yayınlanır bu yazı diye düşünüyorum belki...

ulpian
21-10-2009, 02:18
ulpian denilen mod...onun hakkında asla yanılmadım....

saçma sebebler yüzünden denetimde üyeyim sözde özgür forum...belki yayınlanır bu yazı diye düşünüyorum belki...

AYATA,

doğrudan şahsıma ithamda bulunduğunuz için açıklama gereği hissettim.

Sizi denetime ben almadım, frodo aldı. frodo'ya veya bir başkasına sizin denetime alınmanızı önermiş de değilim.

Benden sadece ceza puanı aldınız, tartıştığınız kişiye hakaret etmeniz yüzünden.

Etik olmadığı için, sandık odasına aldığımız veya editlediğimiz ifadeleri DUYURU bölümünde asmıyoruz. Fakat ceza puanı alan üyenin kendisine hangi mesajdan/mesajın hangi ibaresinden ötürü ceza puanı aldığını bildiriyoruz. Bu size de bildirildi. Dilerseniz tek tek hangi mesajlardan ötürü ceza almış olduğunuzu asayım buraya, öyle tartışalım.

MOD olduğumdan beri iki üyeyi banladım, her ikisi de benim de üyesi olduğum ÖDG grubundandı (anarchist ve negri). Size veya arkadaşlarınıza özel bir takip vs. uyguluyor değilim.

Size vermiş olduğum ceza puanı hem tüzük açısından gerekli idi, hem de yazmış olduğunuz mesaja göre yapılabilecek en hafif işlemdi. Yine de tarafımdan haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız, hakkımda DK'ya şikayette bulunabilirsiniz.

Khaos
22-10-2009, 12:43
mevzubahis tarla ise gerisi teferruattır.
bu sözün anlamsız olduğunu bir feodale ispat etmek deveye hendek atlatmaktan daha zordur.
gelelim feodallerin bir numara daha moderni olan ulus-devletçi vatanperverlere.
onlar da aslında feodaller kadar idealist ve safsatacıdır.o yüzden izah edemezsiniz.
zaten yaptıkları da sadece seyirciye oynamak.buraya gelenleri kafalama mantıkları her hallerinden belli.
geçmişte buna benzer bir konuda açıkça bir partinin ve başkanının politik tavrını bize yutturmanın mücadelesini verdiler.
ortalama insan vatanseverlik denilen masalı yer.onlar da bu masalla politik varoluş peşindeler.
arada bir emekten yana taklidi yaparak gericiliklerini örtbas edebileceklerini düşünürler.
ama anarşistin cezası doldu.
hoşbulduk.

pante
22-10-2009, 12:58
mevzubahis tarla ise gerisi teferruattır.
bu sözün anlamsız olduğunu bir feodale ispat etmek deveye hendek atlatmaktan daha zordur.
gelelim feodallerin bir numara daha moderni olan ulus-devletçi vatanperverlere.
onlar da aslında feodaller kadar idealist ve safsatacıdır.o yüzden izah edemezsiniz.
zaten yaptıkları da sadece seyirciye oynamak.buraya gelenleri kafalama mantıkları her hallerinden belli.
geçmişte buna benzer bir konuda açıkça bir partinin ve başkanının politik tavrını bize yutturmanın mücadelesini verdiler.
ortalama insan vatanseverlik denilen masalı yer.onlar da bu masalla politik varoluş peşindeler.
arada bir emekten yana taklidi yaparak gericiliklerini örtbas edebileceklerini düşünürler.
ama anarşistin cezası doldu.
hoşbulduk.

Bu kafayla sen "Nazım Hikmet de seyirciye oynuyordu, kafalamaya çalışıyordu milleti." dersin anarşist. Sana Nazım'dan bir hoşgeldin çekelim:

Onlar Vatana Düşman

Bursa da havlucu Receb'e,
Karabük fabrikasında tesviyeci Hasan'a düşman,
Fakir-köylü Hatçe kadına,
Irgat Süleyman'a düşman,
Sana düşman, bana düşman,
Düşünen insana düşman,
Vatan ki bu insanların evidir,
Sevgilim, onlar vatana düşman.

Nazım Hikmet

Khaos
22-10-2009, 13:02
sayın pante
ben sizin akıllı olduğunuzu biliyorum.
bu kadar basit hatalar yapıyor olamazsınız.o halde ne yapmaya çalışıyorsunuz.cevap vereyim.
sadece demogoji;
nazım bu şiirde vatansever iddialarla ortaya çıkanların aslında iddialarında samimiyetsiz olduğunu hatta onların vatana düşman olduğunu söylüyor.
bunu bal gibi sizde biliyorsunuz.
size açıkça öneriyorum,
lütfen benimle tartışırken sitedeki şu malum gruplaşmadan yakanızı kurtarak tartışın.
benim üzeürimden onlarla mücadele etmeye çalışmayın.söylemek istediklerimi anlamaya çaılışın.ama siz düşman pakttan birisine cevap yetiştirme psikozundasınız.

Bakın bu şiirde açıkça elitlerin egemenlerin tavrı eleştiri konusu edilmiş.emekçiye düşman olanlar vatan haini ilan edilmiş.bu şiir benim durumumdan çok benim eleştirdiklerimin durumu için.
hadi biraz insaflı ol.
emekten yana olduğunu iddia ediyordun.emekten yana olan adam demogoji yapmaz.

pante
22-10-2009, 13:37
sayın pante
ben sizin akıllı olduğunuzu biliyorum.
bu kadar basit hatalar yapıyor olamazsınız.o halde ne yapmaya çalışıyorsunuz.cevap vereyim.
sadece demogoji;
nazım bu şiirde vatansever iddialarla ortaya çıkanların aslında iddialarında samimiyetsiz olduğunu hatta onların vatana düşman olduğunu söylüyor.
bunu bal gibi sizde biliyorsunuz.
size açıkça öneriyorum,
lütfen benimle tartışırken sitedeki şu malum gruplaşmadan yakanızı kurtarak tartışın.
benim üzeürimden onlarla mücadele etmeye çalışmayın.söylemek istediklerimi anlamaya çaılışın.ama siz düşman pakttan birisine cevap yetiştirme psikozundasınız.

Bakın bu şiirde açıkça elitlerin egemenlerin tavrı eleştiri konusu edilmiş.emekçiye düşman olanlar vatan haini ilan edilmiş.bu şiir benim durumumdan çok benim eleştirdiklerimin durumu için.
hadi biraz insaflı ol.
emekten yana olduğunu iddia ediyordun.emekten yana olan adam demogoji yapmaz.

Anarşist, demagojiyi yapan sensin.
Bu şiiri saptırabilirsin amacından ama, diğer şiirlerini ne yapacaksın?
"Ekmeğini yediniz, suyunu içtiniz. Bu vatana nasıl kıydınız?" diyen dizelerini nereye koyacaksın?
"Şehitler kalkın, Kuvayi milliye şehitleri" diyen ifadelerini,
"Vatan düşmanlarını bağlasınlar Kuvayi Milliye atlarının kuyruğuna" diyen şiirini nereye koyacaksın?

Ol da, sen de Nazım Hikmet kadar yurtsever ol kardeşim.
Sana vatan diye "taşa toprağa tap, kutsal belle tarlayı, dağı, tepeyi" diyen yok.

Vatan evimizdir, ocağımızdır. İçinde güvenle, huzurla, aşağılanmadan, sömürülmeden, itilip kakılmadan yaşamak istediğimiz yuvamızdır.
Yurttaşlardır, halktır, birlik dayanışmadır vatanı vatan yapan.
Ezenlere karşı çıkmadan, emperyalistlerle mücadele etmeden, hırsızları-arsızları, iliğimize kadar bizi sömürenleri kovmadan, sırtımıza binmiş olanlardan kurtulmadan vatan vatan olur mu?

Ama vatanı reddedersen, gün gelir halkı da reddedersin, emperyalizmi de. İşte liberalizmin niteliklerinin sebebi. Neden reddediyorlar. Çünkü burjuvazi herkesten daha fazla enternasyonalisttir. Kapitalizmin vatanı yoktur. Sömürebildiği her yer onun vatanıdır. O nedenle doğuşunda ulus devleti savunanlar, emperyalistleşince vatansızlığı, vatanın-bağımsızlığın önemsizliğini savunur. Antiemperyalistler, sosyalistler içinde bunun propagandasını yapar. Ülkemizde de bu liberal sol tarafından yapılmaktadır.
Yoksa sosyalist ustaların hangisine bakarsan bak, emperyalistlere karşı yurtseverliği savunur.
"patria o muerte" = "Ya özgür vatan ya ölüm"
"Venceremos" = "kazanacağız" diye haykırır Latin Amerika devrimcileri, Che, Fidel.
Faşist mi onlar, milliyetçi mi? Demagoji mi yapıyorlar?

Şu farkı bir görebilseniz...

Khaos
22-10-2009, 15:21
sayın pante
"Ekmeğini yediniz, suyunu içtiniz. Bu vatana nasıl kıydınız?
sevgili nazım bu şiiriyle enternasyonalist sosyalistleri nasılda deşifre etmiş değil mi?
maskelerini düşürüvermiş.
ya dostum bu dizelerin muhatabı vatan millet edebiyatı arkasından gladioculuk yapan faşistler değilde benmiyim yani.bunu mu söylemek istiyorsun.
ama şimdi asgari müştereğiniz altında onlarla beraber hareket edebilirken bana vatan haini diyebiliyorsun değilmi.
arkadaş,
sosyalistler vatanperverdir.
bunu tartışmam bile.
ancak vatan üzerinde özgürce yaşama olanağı veren bir alettir.
kutsal diye hiç bir şey yoktur.
insan vardır.sömürüsüz özgürce yaşamak vardır.
vatan budur.
bu vatanın asıl hainleri kendi oligarşilerini devam ettirebilmek için sırtını uluslarası emperyal kapitale dayayan kompradorlar ve onların oligarşik ortağı olan bürokratik elit tir.
şimdi onlar antiemperyalist bizde vatan haini olduk öylemi.
peh peh peh.
ve bu tezi bu sitede işleyen adam emekten yana olduğunu söylüyor bir de nazımı kendine dayanak yaparak.açıkça burjuva değerlere karşı tavrınızı ortaya koyun.
emekten yana tavrınızı.
ancak o durumda vatanseverlikten bahsedin.
aksi durumda vatansever maskesi altında oligarşi ideologluğu yaptığınızı düşünmeye devam edeceğim.
şu an vatanı satanlarla sömürüyü devam ettirenler zaten aynı kişiler.
kompradorlar.onlara karşı olmak bağlamında sizle işbirliğine hazırım.
ama siz vatan perverlik derken akp nin vatanı satmasına karşıysanız ve vatanı kendiniz satıp komisyonu kendiniz cebe indirecekseniz kusura bakmayın benim safım belli.
geçmişte abd emperyalizmi bu ülkede ordu yüksek bürokrasi ve kompradorlar eliyle yürütüldü.hala da özde aynı.sadece kompradorlara anadolu kaplanları da katılmak istiyor.bumu sizin vatanı korumaktan kastınız.eğer buysa bu vatanı sizin gibilere karşı korumak gerekir asıl.
o halde kjonunun tam olarak aydınlanması için vatanın ne zaman mevzubahis olacağının net ve dakik olarak tanımlanması gerekir.
ki gerçekten mevzubahis olanın vatanmı yoksa bu oligarşinin kendi iç çelişkilerimi olduğunu görebilelim.
geçmişte vatan en çok oligarşinin iç hesaplaşmalarında mevzubahis oldu.çünkü bu kavram elastiktir ve kullanışlıdır.

pante
22-10-2009, 16:04
sosyalistler vatanperverdir.
bunu tartışmam bile.

Anarşist, bana bu söz yeterli.
Bunu söyleyemeyenler, bunu söylemenin terbiyesizlik olduğunu iddia eden ve utanmadan sosyalist geçinenler de var.
Şu sıra mesajlarımı itina ile harcıyorum.
O nedenle bu başlıkta belki son mesajım olacak, mecburen biraz uzun olacak.
İnsanları yaftalayıp, ulusalcısını, yurtseverini, Atatürkçüsünü, demokratik sosyalistini, sosyal demokratını önce milliyetçi yapıp, ardından faşistliğe indirgeyerek hepsini aynı potada eritmeye kalkışmak alçaklıktır, oportünistliktir, halk düşmanlığıdır.

Aşağıdaki yazı Mahir Çayan'ın savunmasıdır. Katılmasan bile, daha objektif bakılabilmesi için çok önemli:

“İddia makamı, ihtilalci kavramı ile Marksist kavramını eş anlamda kullanmaktadır.

“Bu anlayış, hayatın realitelerine, dünya devrimci pratiğine ve de bilime aykırı bir anlayıştır. Sosyalist olmayan bir kişi pekâlâ ihtilalci olabilir. Mesela: Büyük Fransız Devriminin önderleri, Marat, Robespier… sosyalist değillerdi, ama gerçek birer ihtilalci idiler.

“Proletaryanın ideolojisi olan sosyalizmin henüz teorik ve pratik temellerinin mevcut olmadığı 18’inci Yüzyıl için geçerli olan bu durum, 20’nci Yüzyılda da geçerlidir.

“Bu gerçek, 20’nci Yüzyılda yani sosyalist ve milli demokratik devrimler çağında emperyalist boyunduruk altında olan bizim gibi ülkelerde özellikle geçerlidir.

“Şöyle ki:

“Bolivya’da Yankee Emperyalizmine karşı isyan bayrağı açarak dağa çıkan Papaz Camillo Torres, sosyalist değildi, ama gerçek bir devrimciydi.

“Cezayir Halk Savaşı’nda, Fransız Emperyalizmine karşı, kanla, ateşle halkının kurtuluş destanını yazan Cezayir Milliyetçileri Marksist değillerdi, ama kelimenin gerçek anlamıyla ihtilalciydiler.

“Dünyanın ilk zaferle biten Halk Savaşını sürdüren Kuvayı Milliye’nin yönetici kadrosu sosyalist değildi, ama sapına kadar ihtilalciydi…

“Keza, bugün, Vietnam’da Amerikan Emperyalizmine karşı dövüşen Budist rahipler Marksist değillerdir, ama devrimcidirler.

“Hayat, bunun tersinin de geçerli olduğunu söylemektedir. 20’nci Yüzyıl devrimci pratiği, sosyalist olmayan devrimcileri kaydettiği gibi, tüzük ve programlarında “Marksist-Leninist” yazan pek çok örgütün (ve de mensuplarının) devrimci olmadıklarını da belirtmektedir.

“Mesela, Latin Amerika’da Milli Kurtuluş harekatına yan çizen pek çok “Marksist Parti” vardır. Ama bu parti ve mensuplarının hiçbiri devrimci değildir. Papaz Camillo Torres bunların hepsinden daha ileridir ve de devrimcidir.

“Keza, Cezayir Halk Savaşı’nda Milli Kurtuluş Savaşı’na yan çizerek, Cezayir için en iyi çözüm yolunun sosyalist Fransa’nın bir eyaleti olmasında gören Cezayirli Sosyalist aydın da, O’nun partisi de devrimci değildir. Bilimsel Sosyalizmden habersiz Cezayirli bir milli kurtuluşçu, bu aydından da, O’nun partisinden de ilericidir, devrimcidir.

“Bu örneklere, sayısız örnekler katmak mümkündür.

“Kısacası, kim emperyalist boyunduruğa karşı, halkının kurtuluşu için, bütün varlığını ortaya koyarak savaşıyorsa ihtilalci de, devrimci de, ilerici de odur!

“İhtilalci ve ihtilal kavramlarından, sadece sosyalist ve proletarya devrimini anlayan iddia makamı için, Atatürk, elbette ki devrimci (ihtilalci) değildir; evrimcidir. Bize ve tarihe göre, meselenin bu izah tarzı, en nazik deyimle, G. M. Kemal Atatürk’ün tarihî kişiliğini ve O’nun eseri olan Anadolu İhtilali’ni hiç ama hiç anlamamanın somut belgesidir. Ve G. M. Kemal Atatürk’ü bu şekilde değerlendirenler ne kadar Atatürkçülük iddiasında olurlarsa olsunlar onların Atatürkçülüğü, “gardrop” Atatürkçülüğünden öteye gitmez.

“Hayatın cilvesine bakın ki, onun açtığı yolda Milli Kurtuluş Bayrağını 1971 Türkiye’sinde dalgalandıran bizler, O’nun adına, O’nunla uzaktan yakından ilişkisi olmayanlar tarafından O’na ihanetle suçlanıyoruz.

“Gerçekten garip olan bu durum, asla bizi şaşırtmıyor. Bu, tarihin her döneminde hâkim sınıfların uyguladığı bir taktiktir. Ülkesinde dünyayı değiştiren, halkına ve ulusuna mal olmuş her ihtilalciyi, ölümünden sonra hâkim sınıflar (O’nun devrimci kişiliğini ve eylemini kendi sınıfsal çıkarları paralelinde tahrif ederek) O’nun izinde yürüyen devrimcilere karşı, kalkan olarak ileri sürerler. Bu, objektif bir olgudur ve bugüne kadar, sınıflar mücadelesinde, ilerici gerici mücadelesinde hep böyle süregelmiştir.

“Büyük Fransız Devriminde, karşıdevrimciler tarafından katledilmiş olan devrimci Marat, bir süre sonra, O’nun izinde yürüyen devrimcilere karşı, karşıdevrimin bayrağı olarak çıkartılmaya çalışılmıştır. Marat’ın izinde yürüyen Jakoben’lere (Robespier ve arkadaşlarına) karşı, tutucu Jirondenler, Marat’ı kalkan olarak kullanmışlardır. O’nun izinde yürüyenleri, O’nun adına, O’nu katledenler suçlamışlardır.

“Ülkemizde de bugün aynı oyun oynanmaktadır.

“Gazi Mustafa Kemal’in “Ya İstiklal, Ya Ölüm” şiarını kendisine şiar edip, O’nun hedeflendirdiği Tam Bağımsız Türkiye için mücadele edenlerin karşısına, karşı devrim, Atatürkçülük iddiasıyla çıkmaktadır.

“Bu, tarihin paradoksudur.” (THKP-C Savunma, s. 127-129)

Son sözlerde Mahir Çayan'ın kastettiği sahte Atatürkçülüğü 12 mart ve 12 Eylül'de gördük. Bugün de çoklarında görmekteyiz. Gerçek Atatürkçülüğü, sahtesinden ayırmanın tek yolu, emperyalizme, bağımsızlığa ve sömürüye olan bakış açısıdır.

Mahir şunları da der:

“(…) Kemalizm, emperyalist boyunduruk altında olan yarısömürge ülkelerin devrimci milliyetçilerinin bir kurtuluş bayrağıdır. Kemalizm’e ruh veren, onu yaşatan, Milli Kurtuluşçuluğun (yani, antiemperyalist ve antifeodal) tavır alışıdır.” (Mahir Çayan, kesintisiz Devrim 2-3)

“Kemalizm, ülkemizde asker sivil aydın zümrenin geleceğini yansıtan, antiemperyalist ve antifeodal bir tavır alıştır. Bu yüzden Kemalizmin sağı solu olmaz.

“Kemalizm soldur, Milli Kurtuluşçuluktur, emperyalizme karşı bu zümrenin isyan bayrağıdır.

“Milli Kurtuluşçu bir tutum yansıtması açısından bizler sapına kadar Atatürkçüyüz. Onun Milli Kurtuluşçuluk bayrağını, hayatımız da dahil, her şeyimizi ortaya koyarak biz dalgalandırıyoruz.” (agy., s. 131)


Mahir’den son bir aktarma daha yaparak bu konuyu noktalayalım:

“Bugün, Gazi Mustafa Kemal’in yükselttiği “istiklali Tam Türkiye” bayrağı bu yolu seçmiş olan sosyalist ve gerçek Kemalist Millî Kurtuluşçuların ellerinde dalgalanmaktadır.

“Evet, bütün Türkiyeli aydınlar, bu iki alternatiften birisini seçmek zorundadırlar.

“Birinci alternatifte, rahat bir yaşantı, bu düzenin nimetleri vardır.

“İkincisinde ise, çeşitli zorluklar, kan, işkence ve ölüm vardır.

“Biz, yurtsever kişiler olarak, ikinci yolu seçtik.

“Seçtiğimiz yol, Gazi Mustafa Kemal’in açtığı yoldur.

“O’nun başlattığı Anadolu ihtilalinin yoludur.

“Parolamız, “Ya İstiklal Ya ölüm!”

“Hedefimiz, “İstiklal-i Tam Türkiye”dir.” (agy., s. 115-117)

Oligarşi dedin mi, Mahir'den dinleyecek, emperyalizmin işbirlikçisi bir avuç zorba ile yurtseverleri aynı görmeyeceksin.
Bizimle kapıştığın konu yurtseverliktir, dikkatini çekerim.
Karşında sermayeyi savunan, emperyalizmi inkar eden, sosyalizmi karalayan birisi yok. Ama sırf yurtseverliği savunduğu için karşı çıkıyorsun.
Öyleyse problemi Lenin'de, Stalin'de, Mao'da, Castro'da, Che'de, Mahir'de, Deniz'de, Chavez'de ve bizde arama, kendinde ara.
Onlar Jose Marti'yi, Simon Bolivar'ı, Camillo Tores'i, Marat'ı, Robespier'i, Atatürk'ü Marksist olmadıkları için aşağılamadılar, emperyalizmin adamı olarak suçlamadılar. Devrimci ve antiemperyalist oldukları için saygıyla andılar, izlerinden yürüdüler.

Khaos
22-10-2009, 22:43
“Kemalizm, ülkemizde asker sivil aydın zümrenin geleceğini yansıtan, antiemperyalist ve antifeodal bir tavır alıştır. Bu yüzden Kemalizmin sağı solu olmaz.

sayın pante;
işte izah etmek istediğim şey.
antifeodalizm çizgisinde sıkışıp kalmış ve ilericiliği hala antifeodalizm zanneden anti-kapitalizme geçemeyenler, gelinen koşullarda kesinlikle devrimci olamazlar.günümüzün verili sorunu kapitalizmin kendisidir.şu an antifeodal bir mücadelenin gerçekliği varmış gibi sanal bir feodalizmle çarpışmayı antiemperyalizm gibi sunmak tam bir oyundur.nedense içerdeki oligarşinin temelleri sarsılamamakta hatta anti emperyalist kemalist oluşumlar adına oligarşinin klasik sacayağı ordu bu tarihsel rolunden soyutlanarak gösterilmektedir.
tamamen anti-kapitalist bir antiemperyalist söylem geliştirin size inanalım, antifeodalizm dayanaklı antiemperyalistlik iddianizin inanılır olduğunu düşünmeyin.

Khaos
23-10-2009, 01:13
''Bunu söyleyemeyenler, bunu söylemenin terbiyesizlik olduğunu iddia eden ve utanmadan sosyalist geçinenler de var.''

sayın pante
bahsettiğiniz söz bana ait.bağlamından koparmadan yorumlasaydınız anlardınız.vatanperlik üçkağıtçıların sığınağı ve antisosyalizmin temel jargonuydu bu ülkede.bunu yapanlarla güya antiemperyalist vatanperver sıfatı altında biraraya gelmek elbetteki terbiyesizliktir.
her sosyalist zaten vatanperdir sözümle yukarıdaki söz arasında bir çelişki olduğunu umarım iddia etmeye kalkmazsınız.

evrensel-insan
23-10-2009, 01:24
Saygideger anarchist;

Bence herhangibir isim belirtmeye gerek yok. Mantiksal olarak; totoliter bir ideolojik inancsal dogru pesinde kosan kisi, neden kosar? Bu ideolojinin dogru olduguna inandigi icin. Peki nerede kullanilacak bu dogruluguna inandigi ideoloji? Kendi vatandasi oldugu ulkesinde.

Yani vermis oldugu bu totoliter ideolojik iktidar savasinin amaci; ulkesinde iktidari ele gecirmek degil mi? Neden baska ulke degil de, ulkesi? Cunku kendisi o ulkenin vatandasi ve dogruluguna inandigi bu ideolojinin ulkesinde iktidara gelmesini istiyor, cunku ulkesinin o inandigi dogru ideoloji ile yonetilmesini, yani ulkesinin kendine gore iyiligini istiyor.

Iste bu temelde; tum totoliter ideolojik inancsal dogrular ve verdikleri iktidar savaslari ulkelerinin iyiligi icin ve ulkelerini sevdikleri icindir. Dolayisiyle, istedigi izmi savunsun, bu izmi ulkesi icin isteyen her ist vatanseverdir. Bu mantiksal olarak boyledir ve izmlerin farkli ideolojik dogrularinin bunda bir etkisi yoktur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Khaos
23-10-2009, 01:41
sayın evrensel
sözlerinize katılmakla birlikte bir parantez eklememe izin verin.
belki sosyalizmi ifade biçimim ideolojik totaliter bir iktidar arayışı içinde olduğum izlenimi verebilir.
ancak ben bireysel anlamda belli bir düşünme biçiminin temsilcisi olmaya çalışıyorum.belli bir insan tipinin temsilcisi.tıpkı sizin gibi.
yoksa iktidara talip bir ideolojinin sözcülüğünü değil.
çünkü geçmişte o ideoljin adına iktidara el koyanların iktidar biçimi doğrusu hoşuma gitmemişti.
insanlar olaylara bakarken benim bakış açımdan haberdar olsunlar istiyorum.iktidara gelmesini istediğim sosyalist ideolojiye değil daha çok sosyalist insan tipine katkı yapmaya çalışıyorum.bir düşünme biçiminin peşindeyim bir yönetme biçiminin değil.

evrensel-insan
23-10-2009, 02:14
Saygideger anarchist;

Bu konudaki en buyuk sorun; Turkiye de birey olmamasi ve yetistirilmemesi. Ben bu konuya her yazimda deginiyorum. Ama; kisiler alismislar bir totoliter ideolojik inancin, kendine gore dogru olduguna inandiginin pesinden kosmaya ve etrafindakileri de bu inandigi ideolojiye cekmeye. Hatta bunu iktidar-guc-otorite olarak savasima cekmeye.

Iste aydinlarin ve kendini devrimci-ilerici v.s. gorenlerin bu totoliter dogru savasimidir, zaten ulkeyi bolen. Kimse insandan yola cikmiyor, sadece ideolojik/inancsal dogrusundan yola cikiyor. Bu da farkli dogrularin, birbiri ile savasimi demek. Tam da emperyalizmin istedigi bir durum.

Bakin, benim "hodri Meydan" da actigim bir baslik var. Hak ve ozgurlukler ile ilgili. Henuz bir cevap yok. Cunku hic bir totoliter ideolojik inancin dogrusunun sahibi arkadas; hak ve ozgurluklerin bir ideoloji konusu oldugunu savunamiyor. Savunsa; hodri meydana cevap gelecek. Cunku konu insan haklari, bir ideolojinin amacinin, araci degil.

Bu arada benim izmlerden ozgurluk grubum var. Ona da bakabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
23-10-2009, 02:19
Saygideger anarchist;

Bir baslik acip; bu dusunce biciminizi detayli olarak ortaya koyabilirseniz; benim dogal dusunceye alternatif olarak sundugum, evrensel-insan dusuncesi ile de bir karsilastirma yapabiliriz. Cunku sorunun temeli dogal dusuncenin evrensel koken ve temelinin sistemlenisi ve alisilagelmis yapilanisi ve isleyisidir. Sonucta bu dusuncenin bunyesinde kalmak; nasil kalinirsa kalinsin, bir ayrimciliktir. Ustelik; ideolojik/inancsal/dogrusal/yaratilissal/tanrisal/diyalektik monist v.s.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Khaos
23-10-2009, 02:28
sayın evrensel.
siz notr başlamayı öneriyorsunuz.bende.
ama ne için.
doğru bilgiye ulaşmak için.peki bilgiye ulaşıldığında da notr mu kalacağız.ben bir bilgiye ulaştım.
o da kölecilik denen şeyin hiç de geçmişte kalmadığı bilgisi.
yani feodal,sanayi bilgi ne toplumu olursa olsun.akıllılar (güçlüler) aptalları (zayıfları) yönetiyor.biçimi değişiyor ama öz aynı.
şimdi de bu bilgiden yola çıkarak tavır koyuyorum.köleliğe karşı tavrımı.biçimi ne olursa olsun ister klasik ister modern köleliğe karşı olmak.artık notr kalamam.çünkü amacım hep notr kalmak değildi.notr kalmak bilgiye ulaşmak için araçtı.
şimdi tavır koyunca bunun adı ideolojik-inançsal doğrular mı olur.işte bu noktadan sonra sizle anlaşmam mümkün değil.ama yazılarınızı ve tezinizi ilgiyle takip ediyorum.bunu bilmenizi isterim.

evrensel-insan
23-10-2009, 02:56
Saygideger anarchist;

Dedigim gibi; acin bir baslik, yazisalim. Birincisi dogal dusuncenin ne oldugu ve herturlu resminin sorunsal yapi ve isleyisi tamamen ortaya konmasi gerekiyor. Ikincisi konu ne dogru, ki dogrular goreceli ve degiskendir, ne de diyalektik karsitlarin karsitlar arasi dogruluk tartismasi. Konu epistemolojik gerceklik ve bu gercekligin; tum icsel dogrulariyla ortaya konusu, yani dogrunun birinin digerlerini ortaya koymasi degil. Cunku dogru; sabitlik, sahiplik ve savunu demektir. Halbuki epistemolojik gerceklik; bu sabitligin, sahipligin ve savununun, onlara karsi cikisi degil; karsi cikislari ile birlikte; dusunsel ve sistemlesmis sorunsalini ortaya koyar.

Diger hersey; totoliter bir yanasimdir. Ister bireysel bir inancsal dogruya cekim olsun, ister totoliter bir ideolojik/inancsal dogruya cekim olsun.

Oyuzden benim evrensel-insan dusuncesinin temeli; kisinin once kendini birey bilincine cikarmasi ve baskalarinin dogrusunun pesinde kosmak yerine; neyin ne oldugunu kendi oz iradesi ile ortaya once kendine koymasidir. Yani mucadele baskasiyla degil; once kendiyle, kendini bilinclendirmeyledir. O yuzden de "Bu devrim/baska devrim" Grubu var.

Saygilarimla;
evrensel-insan