PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ahmet Altan, Kürt Sorununu birkac cümlede acikliyor


mehmetsalih
16-10-2009, 19:58
Selam,

http://video75.com/mifdv_uuYfp/ahmet-altan-kurt-sorununu-birkac-cumlede-acikliyor/

Kör taasup ve düşmanlıkla, inkar ve asimilasyonla İnsanları sustuma yoluna gidenlere bu Videoyu izlemerini tavsiye ederim.

m.salih
kıvançla...

Cem
16-10-2009, 22:17
Ahmet Altan gene vurucu yazılarından birini yazmış.

Bu ülkede bu kadar çok fanatik Türk milliyetçisi ve topraksevici varken, Hrantlar vurulurken, bunları yazmak, yazmaya devam etmek büyük bir cesaret işi.

Taraf gazetesi gerek Türkiye medya tarihinde hatta politik tarihinde bir milattır.

Cumhuriyetin temelleri olarak empoze edilen geleneksel milliyetçi-militarist anlayışı derdest etmiştir.

Bunu yapabilmek kolay değil. Aydın cesareti ister. Ahmet Altan bu cesareti gösteriyor. Tebrik ediyorum.

tayyare
16-10-2009, 22:32
Ahmet Altan gene vurucu yazılarından birini yazmış.

Bu ülkede bu kadar çok fanatik Türk milliyetçisi ve topraksevici varken, Hrantlar vurulurken, bunları yazmak, yazmaya devam etmek büyük bir cesaret işi.

Taraf gazetesi gerek Türkiye medya tarihinde hatta politik tarihinde bir milattır.

Cumhuriyetin temelleri olarak empoze edilen geleneksel milliyetçi-militarist anlayışı derdest etmiştir.

Bunu yapabilmek kolay değil. Aydın cesareti ister. Ahmet Altan bu cesareti gösteriyor. Tebrik ediyorum.

Cem bey ,
hadi canım sende !!!

bu ülkede kürt demek yasak iken BehiceBoran doğu mitinglerinde halka kürt olduğunu haykırıyordu, kürt aydınlar üstlerine alınmıyordu. Usrail ve Ab kürt işini TC ye kabul ettirirken kürt vardır demek için cesaret değil başka bir şey gerek, omurgasızlık. Artık türk demek ayıp hale gelmişken buna küğrt demenin cesaret olduğunu diyebilenlere şaşırıyorum.

Cem bey siz heralde yeni geldiniz ülkeye, haberiniz yok.

tayyare
16-10-2009, 22:39
hey
cem bey !

bu ülke 68lerde 70 lerde ne kadar çok ilerici insanını şehit verdi haberiniz olmamış
ne acı
başarmışlar ki haberiniz bile olmamış

Bu ülkenin bir kürt sorunu yokdur
bu ülkenin ciddi bir gericilik sorunu vardır

bilgilerinize

dilaver
16-10-2009, 22:43
sevgili Cem

Ahmet Altan olsa olsa iz sürücü olabilir ve o izi de hangi sınıfın çıkarı dogrultusunda sürdügü ortaya konulmalıdır. Bu ülkede Kürt'ten taraf olmak diye br vizyon olamaz. Kürt ya da Türk suni yaratımlardır. Tarafgirlik sınıflar dogrultusunda olur. Bir milliyetten taraf olmak başkadır, emekten ve emekçiden yana taraf olmak başkadır. Olayı salt etnisite temelinde ele almak burjuva yaklaşımdır. Olayı sınıf temelinde ve buna baglı olarak demokrasiden yana olarak ele almak ise emekten ve insandan yana ola bir yaklaşımdır.

Şayet Kürt meselesini dillendirmenin bir onuru var ise bu her şeyden evvel aslen bir Trakyalı muhacir olan ve ömrünün 17 senesini cezaevlerinde geçiren İsmail Beşikçi'ye ait olmalıdır. Beşikçi sadece bir kitap yazdı diye ve Kürt vardır diye 17 sene ceza yattı, ama asla düşüncesinden dönmedi ve mahkemelerde ben böyle düşünüyorum dedi.

Ahmet Altan'ın bazı politikaları sınıfsal temelinde kopuk olarak ele alınırsa kimimize hoş görünebilir, ama diyalektik bagı koparmak kaydıyla elbette.

saygılarımla

kafasikarisik
16-10-2009, 22:55
Dilaver,
Lafı klavyemden aldınız.
Sol vicdanınız ve gerçeklere sadakatiniz için,
sizi tebrik ederim.
Gerçekten saygılar,

evrensel-insan
16-10-2009, 23:14
Saygideger arkadaslar;

Sorun ne imis "Kurt meselesiymis" yetermiymis, yetmezmis. Neden yetmezmis? Sinifsal icerigi yokmus. Sinif neymis? Emek-sermaye celiskisiymis.

Peki ikisini de bakalim; birisi; milli koken ayrimindan yanasiyor; digeri sinif ayrimindan. Ortak nokta var mi? Var tabi ki! Nedir bu ortak nokta? Ayrim. Neyin ayrimi; insan butunu ve beraberliginin; ne adina ayrimi? Biri esitlik, digeri emek. Peki bu ayrim, farki nerden kaynaklaniyor; ideolojik/inancsal dogrularin dusuncesinden. Peki emegi mi one cikaran; milli kokeni mi one cikaran dogru. Pardon, duymadim, ne dediniz? Dogrular gecici ve degiskendir. Peki bu dogru kimin/neyin dogrusu, ayrimciligin dogrusu.

Evet; ayrimciligin dogrulari diyalektik olarak tartisir ve elbette kazanan; iktidari gucuyle, otoritesiyle ele alir. Ne icin; kendi dogrusuna ozgurluk ve hak vermek icin, peki ayirdigi sermaye veya milli koken ne olacak? Bunu da sormayin artik! Soyle bir tarihe bakin yeterli.

Peki, o zaman; insan, insanlik ve butunlugu, beraberligi nerde? Nerde olacak, ayri ayri yerlerde.

"Benim dogrum, senin dogrunu dover" iste savasim bu. Insan ve insanlik mi bunun neresinde? Hadi, canim sende!

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_
16-10-2009, 23:16
Bir taraf okuru olarak Ahmet Altanaın bu yazısında zaman zaman alıntı yapıp forumda kulanmıştım. Şuan Ahmet Altan herkes için farklı anlamlar taşıyor. Ahmet Altan fikirleri beğenilebilir yada beğenilmez birçok görüşü tartışılır. Ama tartışılmaycak bir nokta var; hrantların olduğu bir ülkede Ahmet Altanın cesareti tartışılamaz. Ayrıca şu bir gerçek ki Dünya Ahmet Altan'ı bir Türk aydını olarak algılıyor. Zaten cesaret olmadan Aydın olunabilir mi ? Cesaret olmadan Turan Dursun, Ahmet Altan olunabilir mi ? Şundan eminimki Ahmet Altan Türk Tarihende bir aydını olarak geçecek.

yazının orjinalı.

http://www.taraf.com.tr/makale/6935.htm

AYATA
16-10-2009, 23:21
Birinin aydını, diğerinin haini. Bu ne yaman çelişki anne....:(

ozgur_
16-10-2009, 23:39
Birinin aydını, diğerinin haini. Bu ne yaman çelişki anne....:(
Gayet normal birşey, birsi hain diyecek birisi aydın. Örneğin Turan Dursun herkes için farklı anlamlar taşır. Aslında biraz incelerseniz bu çelişki Dünyenın her yerinde var.

Ha burada kriter ne diyecekseniz, bana göre Dünya nasıl görüyorsa o kişi öyledir. Örneğin Amerikalı ünlü yazar Art Buchwald amerikada bazıları için haindi. Ama Dünya onu bir aydın olarak tanıyordu.

Cem
16-10-2009, 23:56
bu ülkede kürt demek yasak iken BehiceBoran doğu mitinglerinde halka kürt olduğunu haykırıyordu, kürt aydınlar üstlerine alınmıyordu. Usrail ve Ab kürt işini TC ye kabul ettirirken kürt vardır demek için cesaret değil başka bir şey gerek, omurgasızlık. Artık türk demek ayıp hale gelmişken buna küğrt demenin cesaret olduğunu diyebilenlere şaşırıyorum.

Sadece Kürt varlığını kabul etmek yetmez sayın tayyare. O dönemde TSK'yı böylesine ciddi ve cesurca eleştirebilen bir sosyalist parti veya gazete/dergi var mıydı? İsmini alalım buraya lütfen.

Tarafgirlik sınıflar dogrultusunda olur.

Bu bakış açısı dünyayı salt sınıflar savaşımı düzeyine indirgeyen dar bir bakış açısı.

Kürt sorununun özü sınıflar meselesi değil çoğunluk olan etnik grubun azınlık olan etnik grubu ezmesi meselesidir. Burjuvazinin olmadığı SSCB ve Çin gibi ülkelerde çoğunluğu oluşturan etnik topluluğun azınlık olan etnik topluluğu ezdiğini gördük. O halde mesele burjuvazinin varolması meselesi değildir. Zaten Türkiyedeki büyük burjuvazi olan TÜSİAD ın Kürt sorununun çözümünde milliyetçi değil özgürlükçü eğilimde olduğu da senin tezlerini daha doğrusu Leninist tezleri çürütüyor.

Leninizme göre gerciliğin en büyük kaynağı büyük burjuvazidir. Oysa gerçek yaşamda görüyoruz ki MHP, BBP gibi en gerici eğilimler taşra, gece kondu bölgesi gibi işçi sınıfının yoğun olduğu yerlerden çıkıyor.

Leninizimin devlet, burjuvazi ve emperyalizm tahlilleri yanlıştır.

Leninist sosyalistlerin Kürt sorunu üzerne sınıf temelli anlayışları gerçek dışıdır. Bu nedenle kamuoyunu etkileme meselesinde köklü ve örgütlü bir gelenekten olmalarına rağmen 3-5 liberalin çıkardığı gazetenin gerisinde kaldılar.

Kürt sorununun çözüm anahtarı evrensel hümanizmdir. Sınıfsal yaklaşım değildir. Tüm insanların eşit hak sahibi olmaları gerektiği, evrensel insan hakları beyannemesi çerçevesinde örgütlenme ve ifade özgürlüğü, kendi geleceğini kendi belirleme hakkı gibi haklar çerçevesindedir. Ben böyle görüyorum.

evrensel-insan
17-10-2009, 00:08
Saygideger ozgur;

Gayet normal birşey, birsi hain diyecek birisi aydın. Örneğin Turan Dursun herkes için farklı anlamlar taşır. Aslında biraz incelerseniz bu çelişki Dünyenın her yerinde var.-ozgur-

Bu sitede ilk defa bir dusuncenin; diyalektigin her iki karsit gorusunu de ortaya koyabilmesini goruyorum.

Ha burada kriter ne diyecekseniz, bana göre Dünya nasıl görüyorsa o kişi öyledir. Örneğin Amerikalı ünlü yazar Art Buchwald amerikada bazıları için haindi. Ama Dünya onu bir aydın olarak tanıyordu.-ozgur-

Burada bir sorum olacak? Illa diyalektigin bir ucunda dusunce olarak; yer almak durumundamisiniz? Diyalektigi disaridan ve notr algiyla ortaya koyabilmek ve epistemolojik mantigi gercekte birakabilmek sizin icin, dusunce olarak, yeterli degilmi?

Bu secime girmek durumunda kalirsaniz; bu bazilari ve dunya ayrimindan; neye gore dunya tarafinda olursunuz? Dogruya gerek duydugunuzdan ve illa bu diyalektigin, bir ucunu ortaya koyma mecburiyetinden mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

ugurce82
17-10-2009, 00:14
sevgili Cem

Ahmet Altan olsa olsa iz sürücü olabilir ve o izi de hangi sınıfın çıkarı dogrultusunda sürdügü ortaya konulmalıdır. Bu ülkede Kürt'ten taraf olmak diye br vizyon olamaz. Kürt ya da Türk suni yaratımlardır. Tarafgirlik sınıflar dogrultusunda olur. Bir milliyetten taraf olmak başkadır, emekten ve emekçiden yana taraf olmak başkadır. Olayı salt etnisite temelinde ele almak burjuva yaklaşımdır. Olayı sınıf temelinde ve buna baglı olarak demokrasiden yana olarak ele almak ise emekten ve insandan yana ola bir yaklaşımdır.

Şayet Kürt meselesini dillendirmenin bir onuru var ise bu her şeyden evvel aslen bir Trakyalı muhacir olan ve ömrünün 17 senesini cezaevlerinde geçiren İsmail Beşikçi'ye ait olmalıdır. Beşikçi sadece bir kitap yazdı diye ve Kürt vardır diye 17 sene ceza yattı, ama asla düşüncesinden dönmedi ve mahkemelerde ben böyle düşünüyorum dedi.

Ahmet Altan'ın bazı politikaları sınıfsal temelinde kopuk olarak ele alınırsa kimimize hoş görünebilir, ama diyalektik bagı koparmak kaydıyla elbette.

saygılarımla

Evet dilaver;
Gerçekten ilk defa yürekten kutluyorum seni. Bizim de kastettiğimiz bu Türk milliyetçiliğine lafeden liberal takılanlar kürt millyetçiliği yapmasınlar tek istediğimiz budur. Bence asıl milat olacak sizin bu sözlerinizdir. Gerçekten tebrik ederim.

ozgur_
17-10-2009, 00:27
Bu secime girmek durumunda kalirsaniz; bu bazilari ve dunya ayrimindan; neye gore dunya tarafinda olursunuz? Dogruya gerek duydugunuzdan ve illa bu diyalektigin, bir ucunu ortaya koyma mecburiyetinden mi?


Tabiki herkesin doğruları kendisi için geçerli. Ama bu evrensel anlamda (sizi kastetmedi :) ) pek birşey ifade etmez. Şöyle bir örnek verebilirim, Yaser arafat birçok israilli tarafından terorist görülülürdu, ama bu Yaser araftı terörist yapmadı. Dünya için Yaser arafat bir filistin liderdir. İsrailin hepsi Yaser arafarı terörist olarak görse bile, bu yaser arafatın filistin lideri olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bence Dünya kritri şu anlamda önemli; Yerel unsurlar çoğu zaman bir kişiye bulundukları nokta gereği taraf olarak yorumlarlar, bu yorumlar çoğu zaman objektiflikte uzak olur. Ama Dünya ölçeğinde bakılınca bir kişinin kimliği biraz daha objektif olarak değerlendirilebilir.

ugurce82
17-10-2009, 00:32
Tabiki herkesin doğruları kendisi için geçerli. Ama bu evrensel anlamda (sizi kastetmedi :) ) pek birşey ifade etmez. Şöyle bir örnek verebilirim, Yaser arafat birçok israilli tarafından terorist görülülürdu, ama bu Yaser araftı terörist yapmadı. Dünya için Yaser arafat bir filistin liderdir. İsrailin hepsi Yaser arafarı terörist olarak görse bile, bu yaser arafatın filistin lideri olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bence Dünya kritri şu anlamda önemli; Yerel unsurlar çoğu zaman bir kişiye bulundukları nokta gereği taraf olarak yorumlarlar, bu yorumlar çoğu zaman objektiflikte uzak olur. Ama Dünya ölçeğinde bakılınca bir kişinin kimliği biraz daha objektif olarak değerlendirilebilir.

Özgür eğer sen düyorsan ki öcalan kürt halkının lideridir ki işllh yanlış anlıyorumdur. Bu mantığa göre kürtler herşeyi hakediyorlar. Demokrasiye falan da layık değildirler.

dilaver
17-10-2009, 00:34
Hayrola ugurce ve kafası karışık

pkk sözcülügünde vaz mı geçirdiniz beni. :clock:

Şayet Kürt Meselesi başlıgını okumuş olsa idiniz o başlıkta neyin mücadelesini 3 senedir vermeye çaılştıgımı görebilirdiniz. Ama ne bana ne de fikirlerime önem verdiniz, şartlandınız ve beni düşman ilan ettiniz. Direnmeseydim de infaz edecektiniz.

Onun içi her türden düşüncenin serbest olarak savunulmasından yanayım ya. Ancak uslubu dogrultusunda.

Benim bu siteye ilk girdigim andan beri duruşum aynıdır ve asla degişmemiştir. Ama sizler hiç okumadınız ki beni, sadece şartlı olarak degerlendirdiiz. Şimdi adam gibi Kürt meselesini kouşmaya ne dersiniz ve de siteye emek vermeye.

saygılarımla

nogada
17-10-2009, 00:44
Sayın dilaver 3 yıldır bu meseleyi anlatmaya çalışıyorsunuz ve kimse sizin istediğiniz gibi sizi bir türlü algılayamıyor öylemi

Burda biryerlerde sizin hatalarınız olabilirmi acaba?

evrensel-insan
17-10-2009, 00:46
Saygideger ozgur;

Ama Dünya ölçeğinde bakılınca bir kişinin kimliği biraz daha objektif olarak değerlendirilebilir.-ozgur-

Peki dunya dediginiz bunu, sirf kendi ideolojik cikari icin yapiyorsa ve amacina yonelik bir arac olarak kullaniyorsa! Ki tarihteki ornekleri coktur. Dunya A tarihinde dogrulugunu savundugunu, B tarihinde savunmaz. O zaman ne olacak? Sonucta; dunya da emperyalist zihniyet hakim. Ki buna anti emperyalizm de dahil. Yani, ornek olarak; teroru, hem yaratir, hem korur, hem besler, hem de karsi cikar. Ulkesinin birligini korur, disaridaki bir ulkeyi bolmeye ugrasir.

Gerci bunu ben; emperyalist Zihniyet basliginda-felsefe psikoloji son yazi olarak yazdim. Evet. Dogruyu saptamak demek; ideolojik/ inanca yonelmek demek, bu da tekrar diyalektik kavganin icine girmek demek. O zaman neye yaradi, bu iki ucu gorebilmek?

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgurrr
17-10-2009, 00:51
kürtçe konuşmak serbest
kürtçe eğitim serbest bir üniversite kaldı onda da ne okutacaklar merak ediyorum
askere de gider milletvekili de olur kaç kürt kökenli milletvekili var oturun sayın
vergide verir fabrikada açar işe de girer kaç kürt işadamı var kaç emekçi var oturun sayın
hastaneye de gider camiye de konsere de maça da kimse kürt diye almamazlık yapmaz
televizyonu var radyosu var gazetesi var
iş bulamazsa korucu olur tıkır tıkıt maaşını alır
he birtek anayasada yazmıyor anayasaya yazınca kürt sorunu kalmayacak demekki

NOT : Tabi eksikler var ama dağa çıkıp kurşun sıkacak kadar değil bence

Hem bu Paşa torunu Ahmet Altan'a kaldıysa bu işler o da ayrı mesele yalısından kurtarır belki ülkeyi

dilaver
17-10-2009, 00:54
Burda biryerlerde sizin hatalarınız olabilirmi acaba?

Elbette nogada

O başlıkta neredeyse bana hiç cevap yok. Dile getirdigim tezler tartışılmıyor ve tartışılmamış ama tek argüman var, sen vatan hainisin.

Ve bu tartışmalar hep böyle gitti. Birileri engellemeye çalıştı. Onun için de siyaset kaldırılmak istendi bu sitede.

Şimd ilginç gelen bu başlıkta ugurce nin bana teşekkür etmesi. Onun nedeinni aladıgım an hatamı da anlayacagım şayet varsa.

saygılarımla

ozgur_
17-10-2009, 00:56
Özgür eğer sen düyorsan ki öcalan kürt halkının lideridir ki işllh yanlış anlıyorumdur. Bu mantığa göre kürtler herşeyi hakediyorlar. Demokrasiye falan da layık değildirler.

Yukardaki yazdıklarımda ne öcalan geçiyor, nede kürt kelimesi. Ama bu konuyla ilgili yorumumu soruyorsan şöyle söyleyeyim. Bügün kürtlerin bir kısmı öcalanı lider olarak görmekte, ve bu konuda çok etkili bir isim olduğunuda herkes kabul ediyor.

Bana göre devlet kişilere takılmadan demokratik, sosyal, kültürel çerçevede tedbirler alarak çok kolayca çözebileceğini düşünüyorum. Bügün kürtlerin bir ayrılma talebi olduğuna inanmıyorum. Hiçbir kürdün, türklerle vs. bir sorunu olduğuna inanmıyorum. Sonuçta birlikte yaşıyoruz, Birlikte çalışıyoruz, birlikte okula gidiyyoruz, birlikte sinamay gidiyoruz, birlikte yemeğe çıkıyoruz, milli maçlarda birlikte seviniyoruz, eurovizyonda birlikte üzlülüyoruz, birçok kişinin eşi kürt yada türk.

kafasikarisik
17-10-2009, 00:57
Sayın dilaver,
Fikirlerinize önem vermemezlik ettiğimi düşünmüyorum.
Aksine sitedeki emeğiniz ve dünya görüşünüz dolayısı ile fikirleriniz önemli olduğu için belki sizin yazdıklarınıza daha fazla tepki koyuyorum.
Benim tek derdim doğruların dile getirilmesi.
Her ne olursa olsun ideolojik saplantı veya konjokturel sebeplerden çarpıtılmamasıdır.
İkinci derdim ise hiç bir konuda çifte standart uygulanmamasıdır.
Son tahlilde, 1989 sonrası tüm dünyada yükselen ırkçılık ve dincilik ten ne bir etnik grup muhaf ve masum tutulabilir, ne tüm olumsuz yansımaları bir etnik gruba yıkılabilir.

nogada
17-10-2009, 01:01
Sayın dilaver sizin gelenekçi bir devrimci olduğunuz belli fakat ne yazıkki istediğiniz dünya düzeni gerçekleşemeyecek kadar hayali.Bu düzenin gelmesi için savunduklarınız şeyler,hep bir başka sizin gibi görünen ama siz olmayanlar için,bir güç olarak kalacak ve aslında sizin gibi görünüp aslında hiç sizin gibi olmayanlar tarafından da dünyayı karıştırmak için kullanılacak.Yaşınızı tam olarak bilmiyorum fakat 78 kuşağı olduğunuza göre 30-40 yıllık bir düşünce savaşı içindesiniz.Buna saygı duyuyorum,en azından özünüzden taviz vermemişsiniz.Fakat bu öz bir ütopya olarak kalmış ve sizin gelenekleriniz eşliğinde artık yadırganamaz bir hal almış,bir daha geriye dönüş yoktur bu yoldan,fakat kalıplaşmış olan bu düşüncelerinize benim tek tavsiyem şu olacaktır ki artık sizin hemfikir yoldaşlarınızında amacı o efsane 68'ler ile örtüşmemektedir.Bunu burda çok kez söyledim ama kimse anlamadı,bunların hepsi dünya tiyatrosunun ve egemen güçlerin oyunlarıdır.Bir fikre karşı fikir üretip onu desteklemek ve bununla kendilerini tatpik edip geliştirmek.Şu an bu konumdayız.

Düşünün bir yıllarınızı verdiğiniz bu davada elinize şimdiye kadar ne geçti,yoksa sizi anlamayan yada yadırgayan bir kitlemi?

Eh pek haksızda sayılmazlar.

Yani sayın dilaver artık mertlik bozuldu ve hiç bir şey eskisi gibi temiz değil.

Siz ne yapıyorsunuz bu dünyanın ortasında,yoksa kendi kayıp ATLANTİS'inizimi arıyorsunuz...


Saygılarımla...

dilaver
17-10-2009, 01:11
Siz ne yapıyorsunuz bu dünyanın ortasında,yoksa kendi kayıp ATLANTİSİNİZİMİ arıyorsunuz...


nogada

insanı ve insanlıgı arıyoruz, aramayalım mı. Bu konuları demokrasi ve komünizm başlıgında tartışmaya çalışıyorum ama tepki alamıyorum. Demek k kimse ya beni ciddiye almıyor, ya da fazlasıyla ciddiye alıyor.

Ama sorun degil.

Bakın bu başlıkta bana karşı çıkan üç kişi birleştiler ki ben iyi adamım. :sleep:

Şimdi bu kşilerden iksi dinsiz idi, biri de dinli. Hatta dinsizler dinliden çok saldırdı bana.

Demek ki problem brbirimizi anlamamız da. O halde gelin dostlar herkes düşüncesini serbestçe ifade etsn ve serbestçe tartışalım, fikir paylaşımında bulunalım. Ama ön yargısız. Birbirimiz anlama temelnde.

Bunu yapabilirz sanırsam. En azından bu başlıkta empatı kuran dört kişi bunu yapabiliriz ve bu da gözü dönmüşlere örnek olur. Ve bu saçma sapan saplantılardan kurtulmuş oluruz.

Var mısınız dostlar.

Siyaset tartışalım ama empati ile ve birbirimizi anlayarak. Ve tüm kutsallarımızdan arınarak.

saygılarımla

ozgur_
17-10-2009, 01:13
Peki dunya dediginiz bunu, sirf kendi ideolojik cikari icin yapiyorsa ve amacina yonelik bir arac olarak kullaniyorsa! Ki tarihteki ornekleri coktur.

Tabi bu konuda size kesinlikle katılıyorum. Ancak yinde yerel unsunrlardan daha objektif olabileceğini düşünüyorum.

ozgurrr
17-10-2009, 01:34
Birbirinize sataşarak konuları kirlettiğinizin farkındamısınız acaba

kafasikarisik
17-10-2009, 01:38
Sadece Kürt varlığını kabul etmek yetmez sayın tayyare. O dönemde TSK'yı böylesine ciddi ve cesurca eleştirebilen bir sosyalist parti veya gazete/dergi var mıydı? İsmini alalım buraya lütfen.
...78 hareketi orduya faşist Türk ordusu olarak bakmıştır ve asla sempati göstermemiştir. Bu o dönemin tüm siyasi hareketlerinin yayınlarınıda bolca mevcuttur.


Dilaver yukarıda cevabını vermiş, ama onu geçtim "Sakıncalı Piyade" okumadınız mı? veya Aydınlar dilekçesi nedir bilirmisiniz?
Size bir alıntı;

Devlet Başkanı!! K.Evren'in "Son padişah Vahdettin aydındır. Ama memleketi düşmanlara teslim etti" sözü üzerine Aziz Nesin'in Ankara 1 nolu Sıkıyönetim komutanlığına (sıkıyönetim sayın cem, sıkı yönetim) verdiği savunmada şunu yazar;
Vahdettin’in aydın olup olmadığı tartışılabilir, ama devlet başkanı olduğu kesindir.
http://www.nesinvakfi.org/aziz_nesin_aydinlar_dilekcesi_savunma.html
Son sözüm; zeitgeist (zamanın ruhu)

evrensel-insan
17-10-2009, 02:05
Saygideger ozgur;

Tabi bu konuda size kesinlikle katılıyorum. Ancak yinde yerel unsunrlardan daha objektif olabileceğini düşünüyorum. -ozgur-

Birincisi; diyalektik teke indirgemenin objektifligi olmaz. Cunku indiren subjedir ve kendi dogrusunun inanciyla indirger.

Ikincisi; objektifligin "daha.. si" da olmaz. Cunku objektif olacak olan subjedir.

Oyuzden gene geliyoruz. Diyalektigin disina cikmaya ve notr algiya. Bu da epistemolojik gercekliktir. Cunku diyalektigin sorununu icinde yer almadan ortaya koyar. Kendisi de diyalektigin icinde yer almadigindan; dogruya/ideolojiye/inanca ihtiyac/gerek duymaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Soda
17-10-2009, 02:56
Ahmet Altan her zamanki gibi daha ilk cümlede yanlış ki gerisi tam bir batak.

Diyor ki:

"Ne kadar eşitiz Kürtlerle?
Türkler Türkçe konuşuyor Kürtler Kürtçe..."

Ahmet Altan Kandil'de Pkk kamplarında bile Kürtçe konuşan bir Kürt görmüş müdür?
Oralara kadar gidip bunu görememek de az buz bir beceri değildir hani.

Doğrusu şudur:

Bu ülkede herkes Türkçe konuşur.
Hatta Kandil'i de sayarsak bu ülkenin dışında da Türkçe konuşulur :)

Bu birinci hatası.

İkincisi, demiş ki:

"Devletin resmi dili ne?

Tabi ki Türkçe.

Demek ki dilde eşit değiliz."

Breh breh breh.

Altan galiba anlamıyor. Türkiye gibi nüfusunun %92'sinin göğsünü gere gere Türküm dediği bir ülkede resmi dil Türkçe olmak zorundadır.

Resmi dil Fransa'da Fransızca, Amerika'da (eyalet sistemi olmasına rağmen) İngilizce, Almanya'da Almanca, Yunanistan'da Yunanca, Rusya'da Rusçadır.

Bu hep böyledir ve eşitsizlik denmez buna.
Ha Kürtler "azınlık" statüsüne sokulursa okullar ayrı olabilir veya devlet onlarla Kürtçe de iletişim kurabilir.
Ötesi federasyon, özerklik şu budur. Bu da bize uymaz.
Zati Kürtlerin böyle bir talebi de yoktur. Kürtlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda Türk olmaktan hiç çekinmezler ve göğsünü gere gere ben Türküm derler.
Bu da bizim Soroscu Tarafcı, cemaatci, ABD ve AB'ci cenahları rahatsız eder de ha babam Kürtleri savunduklarını sanarak Kürtlerin istemediği bir şeyi onlara dayatan durumuna düşerler.

Kürtler Türk olmaktan çok memnunlar beyler, size ne oluyor?
Yoksa 100-150 kişilik çoluk çocuk korsan gösterilerini Kürtlerin tepkisi mi sanıyorsunuz?
Siz Kürtler adına konuşuyorsunuz ama Kürtleri hiç tanımıyorsunuz.

Bir insanın hem Türk hem Kürt olabileceği hiç aklınıza gelmiyor.
Ve suyun içindeki hidrojenle oksijeni birbiri ile reaksiyona sokmaya çalışıyorsunuz.

"Demek ki eşit değiliz" demiş Altan.

Ne yapsın yazılarını iki kelime ile yazan birinin problemi anlama yeteneği de budur.
Altan Türk-Kürt demeden yazı yazamaz.

İki kelime arasında denklemler kurar sonra da çözemez. Çözemeyince de ona buna çatar. Sorun Altan'ın kafasındadır halbuki.

G.Doğu'da halkın Kürtçülük gibi bir derdi yoktur.

Bunlar Diyarbakırlı tuzu kuru entellerin ve DTP'li toprak ağalarının derdidir.
Bir de Altan'ların.

Sonra demiş ki: "Neden Kürtçe eğitim yapan okul yok üniversite yok?"

Bırakalım o zaman hem Kürtçe hem Türkçe-Kürtçe karma hem de Türkçe eğitim veren okullar açılsın, ben razıyım.

Ne mi olur?
Bir allahın kulu çocuğunu Kürtçe eğitim veren okula yazdırmaz. Hepsi yine TÜrkçe eğitim veren okullara yazdırır (tabii DTP/Pkk baskısı olmaz ise)

Altanın bildiği bir realite yoktur. O bu dünyada yaşamıyor, uzayda yaşıyor. O kadar halktan kopuk ki... O sadece kafasındaki teorik Türk-Kürt denklemleri ile meşgul.
Kendi zihnindeki şablonların içine koyacak malzeme arıyor.

Altan bir de üniversite istemiş.
Kürtçe eğitim yapan bir üniversite olamaz ki.
Kürtçe ile ilkokulu bile bitirtemezsin çocuklara değil ki üniversite okutasın.
Komik olma Altan, Kürtçe bir bilim dili değildir. Kürtçe konuşma dili bile olacak seviyede değildir. Hatta Kürtçe bir dil olduğu bile şüphelidir. Bu dilin hemen hemen tamamı Farsça, Arapça, Türkçe kelimlerden oluşmaktadır.


Kürtçe üniversite olmalıymış...

Söylemesi kolay. Hadi gel Kürtçe ders versene. Örneğin; matematik, fizik, kimya.

Hadi buyur. Oturdukları yerden ahkam keserler bunlar. Yazmak ne kolay iş, değil mi?

tayyare
17-10-2009, 06:56
Lütfen insanları aptal yerine koymayalım !
ÖzgürGündem bombalanırken, Beşikçi içerde çürürken nerdeydi Altanzadeler ve belgeliler tarikatı ?

Bu bir fikir tartışması değil bir 'dezenformasyona' dur deme tartışmasıdır dikkatinizi çekerim.

Usrail, AB + Nato ile aynı fikirde olmak ve bunun propagandasını matbuat vesair yolu ile yapmak nerede cesaret olarak algılanır: (?)

Sizin kahramanlarınız Sorozun da kahramanı, hükümetimizin de.
Peki hiç mi risk almıyor Altanzade ? tabii ki var, az da olsa, kahramanlık yapıyor,
gericilik adına...

Çabamız gericiliğin globalleşdiği dünyada Atatürkün bile gerisine düşmeye çabalayanlara dur demekdir !

Squall
17-10-2009, 07:07
Birileri kalkmış "Turan dursunların öldürüldüğü bu ülkede Ahmet altan gibilerinin yaptıkları büyük cesaret isteyen saygı duyulan bi şeydir" diyor...

Adam gericiliğin 1 numaralı savunucusu..Hangi gerici,yobaz unsur bu herife suikast düzenlerki...Heykelini dikip önünde 5 vakit namaza durmaları gerekir kanımca.

Yargan Kam
17-10-2009, 10:20
Uğurlar olsun.

Sizlere göre ben bir ırkçı ve milliyetçiyim?

Sizlere göre ben kendi ırkımı(!) üstün gören faşistim?

Sizlere göre ben aydınlık ve iyilik, güzellik baş düşmanıyım?

Türkiye Cumhuriyeti'nde Türkçe resmi anadil olmalı dediğim için ve Türk'üm dediğim için size göre öyle.

Cesur aydın(!) Mr. Altan yazısında 'dil' unsurunu eleştirirken, Türkiye'de '36' (otuzaltı) farklı dilin mevcut olduğunu ve konuşulduğunu büyük bir cesaretle 'es' geçiyor!

Peki Mr Altan ile Ağabeyleri ABD ile AB olan Kürçülerin, Türkçe dahil bu 36 dilden ve farklılıktan ne üstünlüğü var?

Onlara göre zaten yok! Bir memleketi bitirmek istiyorsanız işe dille başlamalısınız söyleminden yola çıkmaktalar!

Vergiler, askerlik gibi şeyler ortak olanlar sadece ha?

Tüh! Nazım Hikmet keşke bu 36 dilde yazsaymış tüm şiirlerini!

Hepsini bilmediği ve öğrenmediği için ve Türkçe şiirler yazdığı için o bir Faşisttir diyebilmektemisiniz?

Bir Aşık Veysel, bir Ruhi Su' da Türk milliyetçisi?

Eh hepsi için (36 dil) resmi dil söyleminde bulunsanız ya?!

Bölünürse de bölünür diyorsunuz ya zaten!

'İnsanlık' adına bölün ya hu!

'Demokrasi'(!) adına bölün ki, bizce Emperyalist olan, sizce 'insan hakları' savunucusu olan güçler 'insanlık adına', 'Demokrasi adına', 'medeniyet adına' bizleri bölüp, yönetip, harcasınlar... pardon insanlığın gerekliliğini göstersinler!

Tablodaki resmin bir parçasına odaklanıp eleştirmek, tüm tablodaki resmi eleştirmek değildir!

Bu ülkede irtica tehlikesi kalmazsa kızlar türban ile okuyabilir!

Bu ülkede etnik ırkçılık ve bölme uğraşıları kalmazsa gerekli tüm hak ve hukuk sistemleri tekrar elden geçer!

Geçmişte bazı toplulukların yaptıkları vatan hainliğini vatan severlik olarak görme yanılgısından artık kurtulun!

Atatürk'ün milliyetçilik kavramı, Napoleon milliyetçiliğinden farklıdır!

Fransa ile Türkiye bir değildir ve olmamıştır.

Demek ki ben çıkıp Aborjinler adına katliamlar yapsam, Aborjinleri 'faşist' ilan edeceksiniz...

Lütfen sevgi ve mantık ile...

ozgur_
17-10-2009, 10:59
Birileri kalkmış "Turan dursunların öldürüldüğü bu ülkede Ahmet altan gibilerinin yaptıkları büyük cesaret isteyen saygı duyulan bi şeydir" diyor...

Adam gericiliğin 1 numaralı savunucusu..Hangi gerici,yobaz unsur bu herife suikast düzenlerki...Heykelini dikip önünde 5 vakit namaza durmaları gerekir kanımca.

Anlayamadığınız olay şu; Ahmet Altan ve onun gibi demokrasiyi savunuyorlar. Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla oturmasını savunuyorlar. Bu kuralların içinde Ordunun siyaset mudahalesde var. İşte sizin sorununuz burda başlıyor. Ordunun her zaman siyasete mudahil olmasını istiyorsunuz. Ama kusura bakmayın o dönemler çoktan geçti. Bak geçmişte on yılda bir darbe yapan ordu, artık aradabir e-darbe teşebusleri olsada 29 yıldır darbe yapamıyor.

Ha bana göre Turan Dursun ve Ahmet altanı aynı noktada birleştiren ne ?
Turan Dursun yobazların hedefiydi
Ahmet Altanda ırkçıların hedefi
Bunlardan birin savunup birinden nefret etsenizde ikiside aynı şey.

Cem
17-10-2009, 11:04
ÖzgürGündem bombalanırken, Beşikçi içerde çürürken nerdeydi Altanzadeler ve belgeliler tarikatı ?

Size bir soru sormuştum, 60'ların-70'lerin kuşağından hangi sosyalist dergi/gazete TSK'yı Taraf kadar cesurca eleştirebiliyordu diye. Yanıt vermemiş, siz başka soru sormuşsunuz.

Özgür gündem'in bombalanması üzerinden bir hayli yıl geçti sanıyorum. Beşikçi'nin içeride çürümesinin üzerinden de çok geçti. O dönmelerde Taraf yoktu. Şu an benzeri olaylar karşısında en bariz tepkiyi veren gazete durumunda Taraf.

Aslında sosyalistlerin daha etkili bir duruş sergilemesini isterdim. Kökleri deerinlerde, geçmişi ve birikimi olan bir hareket Türkiye sosyalist hareketi. Ancak 3-5 liberalin gerisinde kaldınız maalesef ki. Buna sevinmiyor üzülüyorum.

Buradan Taraf'ı ve Tarafçıların gücünü ve vizyonu her şeye kadir gördüğüm anlaşılmasın. Tarafçıların Türkiyede yoksulluğu, işsizliği, fırsat eşitsizliğini vb. sorunları çözecek vizyonu var mıdır? Yoktur. Ben bunu beklemiyorum zaten. Onların da öyle bir amaçlarının olmadığı belli.

Benim için önemli olan şudur: Bugün Türkiyede en önemli sorun özgürlükleri güvence altına alan gerçek bir çoğulcu demokrasiyi, insan haklarını saygıyı oturtmaktır. Bu açıdan Taraf misyonunu gayet iyi yapmaktadır.

İsterlerse avrupa görmüş cici burjuva çocuklarından oluşmuş olsun, ister conversecilerden olsun. Hiç umrumda değil.

Marksist-Leninist kesiminin bile çoğunun korktuğu-yapamadığı TSK nın eleştirisini cesurca yapmışlar mıdır? Yapmışlardır. Şemdinli bombacılarını ve onların destekçilerini yerişn dibine sokmuşlar mıdır? Sokmuşlardır.

"Gerilla olmasaydı Kürtlere bu haklar verilir miydi?" diye makale yazmışlar mıdır? Yazmışlardır.

Benim için önemli olan budur. Ahmet Altan cinselliğe mi düşkünmüş, Tarafçılar conjverse ayakkabı mı giyermiş, neyse neymiş, aman sende.

Yargan Kam
17-10-2009, 11:23
Anlayamadığınız olay şu; Ahmet Altan ve onun gibi demokrasiyi savunuyorlar. Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla oturmasını savunuyorlar. Bu kuralların içinde Ordunun siyaset mudahalesde var. İşte sizin sorununuz burda başlıyor. Ordunun her zaman siyasete mudahil olmasını istiyorsunuz. Ama kusura bakmayın o dönemler çoktan geçti. Bak geçmişte on yılda bir darbe yapan ordu, artık aradabir e-darbe teşebusleri olsada 29 yıldır darbe yapamıyor.

Ha bana göre Turan Dursun ve Ahmet altanı aynı noktada birleştiren ne ?
Turan Dursun yobazların hedefiydi
Ahmet Altanda ırkçıların hedefi
Bunlardan birin savunup birinden nefret etsenizde ikiside aynı şey.

Sayın ozgur.

Bence haklı olduğunuzu düşündüğünüz şeylerde haklı çıkabilmek için ordunun darbe yapmasını isteyen sizlersiniz.

Altan'lar benim hedefim olamaz.

Eleştirmek farklıdır, hedef almak farklıdır.

Altan cesur değildir.

Hökümat arkasındadır.

Altan ve onlar gibilerin doğrularına doğru, yanlışlarına da yanlış diyebilirim.

Bu beni 'ırkçı' yapamaz.

Eğer hökümat demokrasiyi ezer bir biçimde muhalifleri susturup sindirirse ve muhalif bırakmazsa, ordu devreye girebilir demek demokrasinin neresine ters?

Muhalifsiz demokrasi ne zamandan beri demokrasi sayılabiliyor?

Ordu halk içindir ve halktandır.

Mümkün olduğu sürece siyasete girmemelidir.

Ama 'taraf'lar girmeme mümkünatını zorla ortadan kaldırdıkları sürece,

kendi düşüncelerini haklı çıkartmak için katakulliye getirdikleri gerçeği değişmez.

İnsanları 2 yıldan fazla bir sürede haklarında resmi suçlama olmadan hapislerde tutmak demokratiklik midir?

Demokratiklik işine geleni savun, işine gelmeyeni savunmamıdır?

mehmetsalih
17-10-2009, 13:10
Resmi dil Fransa'da Fransızca, Amerika'da (eyalet sistemi olmasına rağmen) İngilizce, Almanya'da Almanca, Yunanistan'da Yunanca, Rusya'da Rusçadır.


Selam,

Ah bir ABD gibi olabilsek bırak gibiliği böyle taasubla yaşayacağımıza ABD ! uşağı olabilsek. Ne zaman senin de devletin ABD olsa yanhi ANADOLU BİRLEŞİK DEVLETLERİ o zaman çık karşıma örnekler ver. İşiine gelince uniter devlet falan filanlarla örnekler işine gelince Batıyı boşver bölmek ister. Yani o yedi diye bizdemi yiyelim? PKK tabiki Kürtçe konuşuyor. Gel seni bırak PKK'YA gel seni DTP'nin kurslarına, partilerine, mitinglerine görüreyim baklım hangi dili kulanıyorlar. Ben bu yaşıma kadar ne annemle nede abilemle, babamla Türkçe konuşmamaışım. Arkadaşlarla, okulda heryerde Kürtçe konuşuyoruz tabi. Ama sokak ve diktanın resmiyetine uyarak anneize küfür edercesine onun dilini atmak zorunda kalıyoruz.

Sana hastanede ingilizce konuşturtsalar kabul edermisin? İşie gelince yapma kahramanlıklar kurarak çanakale masalarıyla uyutuyorsunuz sonra kardeşiz falan sonra yahu kardeşim tabi mesafe olacak biz sonuçta Türküz ve sizde Türksünüz. Madem beraber kurduk o halde beraber olalım. Ha kabul etmiyorsan o zaman heyhay naraları atmadan yerinde otur. Artık silah çekenleri hain değil insan görün. Ya tam özgürlük yada esasret sözünü hatırlarsınız. Bu halkın istediği ekmek değildir. İstediği Dilidir. Sizin evinizede gözyaşartıcı atılsa ve her dakikia başı dışarıya oraya buraya kaçsanız, tanklar, panzerler boy gösretisi yapsa böyle rahat olmayacaksınız. Ama siz bu tür şeyleri yaşamadan anlamasınız. Çünkü siz olsa olsa entel takımı olursunuz. Azarlayıcı anlamda demiyorum sadece bir tespit... Pkk veya Kürt denilince sen orada neyi his ediyorsan. Yakına gelip görsen yyahu buda benim gibi insan deyip hak vereceksin.

m.salih
kıvançla...

AYATA
17-10-2009, 15:27
Mehmet salihte gelmiş koalisyon güçleri tamamlandı...Hücum Edin Laik demokratik TÜRKİYE CUMHURİYETİ üzerine.

Yargan Kam
17-10-2009, 15:35
Bir ülke içerisinde birleşemeyenler, devletler olarak mı birleşecek?

United States of Anatolia ha?... peh..

Squall
17-10-2009, 17:48
Ülkem Nazi Almanyası değil ki ahmet altan ırkçıların hedefi olsun...komik bi argüman..

Ülkedeki en büyük sorun yobazlık ve cehalettir...Ahmet amca da bu yobazların en büyük destekçisi olduğuna göre herhangi bi tehdit unsuru zaten yok..

Ordunun siyasete müdahalesi mevsuna gelirsek;bizler boşuna ne şeriat ne darbe sloganları atmıyoruz ama sizin gazeteniz bu slogana nedense "ne darbe ne darbe" diye yanıt veriyo..

Heralde şeriata karşı bi tavır alırlarsa dindar dostlarını gücendirmekten korkuyorlar...bu bile bi kanıttır sanırım aralarındaki ittifakın..

dilaver
17-10-2009, 21:01
Size bir soru sormuştum, 60'ların-70'lerin kuşağından hangi sosyalist dergi/gazete TSK'yı Taraf kadar cesurca eleştirebiliyordu diye. Yanıt vermemiş, siz başka soru sormuşsunuz.

Yapma Cem

Arkadaşım belki bilmiyebilir ama ben o dönemi yaşayan biriyim.

HK gazetesinin sahibi ile sorumlu yazı işleri müdür 1000 er senenin üzerinde hapis cezası ile yargılandıkları, hatta hüküm giydikleri aşikar bir olgudur. Yazı işleri müdürü daha sonra metristen 29 kişi ile birlikte firar etti.

Gene Dev Yol un yazı işleri müdürleri de ciddi cezalarla yargılandılar.

O dönemim devrimci gazeteleri de devrimcileri de orduya ve devlete faşist demekte hiç bir çekince görmemişlerdir.

HK gazetesinin 76 senesinde çıkan Kürdistanda referandum adlı bir broşürü vardır. Son derece yanlışlıklar içermektedir o ayrı.

Altanlar sülalesi daha Kürt kelimesini telaffuz etmeye korkarken devrimciler bunu alanlara mal ettiler. Gerek sokaklarda gerekse mahkemelerde çekinmeden haykırdılar.

O zaman bu kelimeleri telaffuz etmek bile yasaktı. Mesele o zaman haykırabilmekte. Her şeyin süt liman oldugu dönemde degil.

Dev Yol dan ayrılan Kurtuluş grubu ve Kurtuluş siyasi dergisi hemen her sayısında Kürdistan'ın sömürge oldugunu yazmıştır. Bu dergilerde Kürtçe sloganlar yazılır ve alanlarda haykırılırdı.

TSK ise tüm siyasi hareketlerce tek bir cümle ile nitelendirilirdi. Faşist ordu. Bu konuda da kimsenin kuşkusu yoktu.

Yani şimdi ordu tarafından öldürülen Mahir Çayan'ın görüşlerini savunan Dev Yol mu orduyu eleştirmeyecek. Ya da Ordu tarafından asılan Denizlerin siyasi hareketi olan HK dergisi mi orduyu selamlayacak.

O dönemlerde devrimciler bu alenen ve tavizsizce savundular. Çünkü bir devrimci için burjuvazinin yasaları hiç bir kıymeti harbiye ifade etmez. Tek geçerli olan devrimin yasalarıdır ve devrimdir. Bu yasalar için her türlü bedel ödenir ve gerekirse halk için can da verilir.

Bu anlayşla Ahmet Altan'ı kıyaslamak bile ayıptır, habersizliktir. Ahmet Altan meydanı boş bulmuş ve yasal sakınca olmayan şeyler üzerine ahkam kesiyor. Sıkı ise o zaman yapabilseydi ya.

saygılarımla

güneşinzaptıyakın
17-10-2009, 22:18
...............................

Aslında sosyalistlerin daha etkili bir duruş sergilemesini isterdim. Kökleri deerinlerde, geçmişi ve birikimi olan bir hareket Türkiye sosyalist hareketi. Ancak 3-5 liberalin gerisinde kaldınız maalesef ki. Buna sevinmiyor üzülüyorum.

........................................ Eski bir yayıncı olarak bırakın gazete çıkarmayı, A5 boyutunda bir bildiriyi basmak ve dağıtmak bile külli bir sermaye, emek, yetkin iş ve fikir gücü, teknik donanım (makina vb.) ve en önemlisi var yayın yapma özgürlüğünü gerektirdiğini rakamlarla anlatmaya çalışsam inanın çok ciddi paraların konuşulduğunu öğrenip şaşar kalırsınız. Sıradan bir tabloid boy iki yaprak saman kağıda bir dergiyi basmak için, insanların evlerine götürmesi gereken paradan finansman sağladığı sosyalistlerin mücadelesinden bahsediyoruz burda. Tatlısu sosyalistlerinden değil elbette.

Bu tariflere uyan tek bir sosyalist düzenli yayın yoktur ülkede. 60-70 ve seksenli yıllarda sosyalist hareketin ortaya koyduğu özgür ve radikal söylemin üzerine konarak yapılan her şey alıntıdır ve öyle kalır. Sosyalist'ler yapılamaya çalışılan her bilgilendirme eylemi hala düzen tarafından şiddetle bastırılmaktadır unutmayalım. Taraf ve altan vb. gibi diğer tayfa köpeksiz köyde değneksiz geziyorlar, koyunun olmadığı yerde abdurrahman çelebi oluyorlar. 80 öncesi herhangi bir örgüte ait bildirideki açıklamalar bile bu tayfanın söylediklerinden daha keskin bir geçeklik ve siyasi üslupla yazılmıştır, merak eden nette ki arşivlerden ulaşabilir.

Düzen'in bırakın sosyalist medya olayını, hakim burjuva söyleminde olan Doğan medya gibi kuruluşları bile tasviye ettiği günümüzde, radikal söylemleri olan sosyalist yayın camiasını yaşatacağını sanmak savdillik olur ancak. Sosyalist yayın camiasının tasviyesi özellikle 90'lı yıllarda verilmiştir zaten, kalan bir kaç cılız ses sabırım küçük burjuva mahallesien ulaşamıyor...

tayyare
17-10-2009, 22:30
Size bir soru sormuştum, 60'ların-70'lerin kuşağından hangi sosyalist dergi/gazete TSK'yı Taraf kadar cesurca eleştirebiliyordu diye. Yanıt vermemiş, siz başka soru sormuşsunuz.


Değerli cem arkadaşım
sizin yaşınız kaç ? belli ki literatür okumakda sıkıntınız var da, aceba yeni mi geldiniz dünyaya diye şüphelerim var.

Bakınız, 60ların sonundan beri bu ülkede sol literatürü de izledim yaşadım da, ona göre iddialarınız yere bassın.

TSK bizim ordumuzdur USA AB ve İsrail bizimm değildir hatırlatırım tekrar.

Tsk'yı bir çok dergi ve yazar fazlasıyla gericilik ve faşistlikle suçlamıştır, bol miktarda. Ancak bizim ordumuz bizimdir , onu tahrib etmek değil, Natodan yani gericilikden koparma hedefimiz vardır. Altanzade tosuncuklarınızın Nato yu tsk ya uyguladıkları tarzda yok edici türden eleştiri yazılarını acilen bekliyoruz.

Sevgili Cem,
lütfen 60-70'lerin sol hareketlerini bilerek eleştiriniz ki taş gediğini bulsun.
Altanzade yada belgeligillerin tabii ki kendilerine göre farklı düşünceleri olması normaldir.
Ama dezenformasyon durumunda, işte orda DUR diyeceğiz !

Altanzadelerden TSK nın Afganistan ve diğer Nato harekatlarından derhal çekilmesi için uyarıda/eleştiride bulunmasını beklemek mümkünmüdür ?

dilaver
17-10-2009, 22:35
güneşinzaptı yakın a bir ekleme.

O dönemde fotokopi makinası sınırlı ve çok masraflı. Merkezi siyasetler olarak degil elbette ama birimler olarak basacagımız bildiriler için önce teksir kagıdı dilenirdik. Bu konuda sendikalar bize destek verirdi.

Daha sonra bir mumlu kagıt üzerine o bildiri yazılırdı. Sırada o zamanın matbaası vardı. Bu da bir kasnaktı. Kasnak üzerine mumlu kagıt yapıştırılır sonra tek tek üzerinden boya/mürekkep geçirilmek suretiyle sabahlara kadar ugraşılır ve bildiriler basılırdı.

O zamanlar ne net vardı ne de cep telefonu. İstanbul Ankara arası görüşebilmek için en az bir saat beklenirdi.

Yaptıgınız eylem sonucunda dayak yiyeceginiz ve işkence göreceginiz yüzde yüz bir olgu idi. En azından dayak son derece dogal bir olgu idi. Falaka da öyle idi. Yani kaba dayak ile falakayı işkenceden saymazdık. Elektrik biraz işkence sınıfına girerdi. Daha sonra elbette teknigi ilerlettiler.

Bu dönemdeki yaşam ve mücadele ile, Altanları kıyaslamak bile abes.

saygılarımla

güneşinzaptıyakın
17-10-2009, 22:43
Doksanların oratasında DY'nin dergilerini reprodüksüyon olarak tıpkı basımını bir ekiple yapmıştık, emek dahil bir çok şey imece üsülü ile yapıldığı halde, kağıt vs. gibi temel dış girdiler için bile ne kadar çok zorluklarla kaynak yaratmaya çalıştığımızı hatırladım birden, altı üstü 1000 adet basılmıştı, versin fettullah bana sermaye siz sosyalist muhaleti görün bakalım nasıl oluyor!

Bu abdurrahman çelebilerin yaptığı şekilde sığ söylemler olmaz, inanmayan sosyalist geçmişe baksın...

eylemsel
17-10-2009, 23:05
70 li yılları yaşamış olanlar bazı şeyleri tecrübe ettikleri için daha iyi bilirler.
Fakat bazı şeyleride gözden kaçırmamak lazım.Altanlar türk medya yaşamında etkin bir ailedir. Liberal görüşleri savunan Ahmet Altanı degerlendirirken,liberalizmin eşitsizligi körükleyen ve bunu yaparkende sözüm ona bireysel hak ve özgürlükler için yapıldıgını,devletten çok bireyi öne çıkardıgı yanılgısı söz konusudur.

Gerçek anlamda eşit degilseniz,yasalarda yazılı hakların hiç bir anlamı yoktur. Liberal düşünceleri savunanlardan medet ummak kulaga pek hoş gelmiyor

ozgur_
17-10-2009, 23:29
Ancak bizim ordumuz bizimdir , onu tahrib etmek değil,

12 Eylül ve diğer darbeleride yapan bizim ordumuz
80 lerde Diyarbakır cezaevini yönetende bizim ordumuz
İnsanlara Dışkı yedirenlerde...

Bence sayın cem değil sizler uzayda yaşıyor olmalısınız, günümüz dünyasında yukardaki vb. uygulamalara hangi çağdaş toplum sesiz kalabilir. Ancak 3. Dünya ülkelerindeki insanlar sesiz kalabilir.

Yani ordu ne yaparsa yapsın tahrip edilmemesi adına sesiz kalmalıyız.

AYATA
17-10-2009, 23:58
peki tahrip et o zaman orduyu.. öldür askerleri, kurşun at, öldür hepsini...sokaklarda kardeş kardeşe kurşun sıksın, duvar diplerinde birbirlerini infaz etsinler....bumudur istediğin.

Fikirlerinizi adam gibi savunmayı değişerek geliştirmeyi, halkı bilinçlendirerek demokratik yollar ile iktidarı ele geçirmeyi, sistemi, Halkı ve onların kutsallarını incitmeden onların yararına değiştirmeyi hiç düşünmeyin...Bu ülkede oy oranınız neden %1.5 civarında acaba.

Bu halk hiç bir zaman sizin mesnetsiz ve dış kaynaklı ideolojinizi onaylamayacak, hiç bir zaman...kendiniz çalacaksınız, kendiniz oynayacaksınız.

Soda
18-10-2009, 00:35
Selam,

Ah bir ABD gibi olabilsek bırak gibiliği böyle taasubla yaşayacağımıza ABD ! uşağı olabilsek.



Eee, bunu siz bütün samimiyetinizle dile getirdikten sonra ben ne diyeyim?
Uşaklığı bile heyecanla savunabilenlere benim ikna yeteneğim işlemez.
Sizi özlemlerinizle başbaşa bırakayım.

senin de devletin ABD olsa yanhi ANADOLU BİRLEŞİK DEVLETLERİ o zaman işine gelince Batıyı boşver bölmek ister. Yani o yedi diye bizdemi yiyelim?

Ben dedim ki: Amerika'nın eyalet olmasına rağmen resmi dili İngilizce.
"Konu resmi dil olunca batıda eyalet sistemi bile durumu kurtarmıyor" demek istiyorum. Yoksa eyalet sistemini /federasyonu falan tartışmıyorum.
Ayrı devletler veya devletçikler bir araya gelir "Birleşik devletler" kurarlar.
Ama tek bir ULUS /DEVLET yani tarihsel olarak öyle kurulmuş bir devlet sonra ayrı devletçiklere ayrılıp biraraya gelmez.

Bütün bunlar kendi tarihselliği içinde ele alınır. Devletler "kuramlara" uygun olsun diye kurulmaz. Tarihin içinden, tarihin kanlı mücadelelerinin içinden çıkıp gelirler.



PKK tabiki Kürtçe konuşuyor. Gel seni bırak PKK'YA gel seni DTP'nin kurslarına, partilerine, mitinglerine görüreyim baklım hangi dili kulanıyorlar. Ben bu yaşıma kadar ne annemle nede abilemle, babamla Türkçe konuşmamaışım. Arkadaşlarla, okulda heryerde Kürtçe konuşuyoruz tabi. Ama sokak ve diktanın resmiyetine uyarak anneize küfür edercesine onun dilini atmak zorunda kalıyoruz.


Bırakın bunları. Burada ayrı bir kürdistan kurulsa bile resmi dili Türkçe olmak zorundadır. Bu yasaklar sizi kürtçenin aşırı yüceltilmesine itmiş. Yasaklar kaldırılır her şey normale döner. Ayrıca Pkk kamplarında Türkçe konuşulur.
Apo'nun pkk'lılara verdiği vaazların hepsi Türkçedir.
Daha da ötesi pkk kamplarında Kürtçe kurslar verilmektedir. Yani artık onlar da bu çelişkiyi kendi tabanlarına anlatamakta ve görüntüyü kurtarma yoluna gitmektedirler.
Ayrıca Apo Kürtçe bilmez. Bugüne kadar onun Kürtçe konuştuğu tek konuşma 1 kere Nevruz bildirisini kağıttan Kürtçe okumasıdır.
Liderlerinin bütün konuşmaları, sözde kongreleri, illegal dergileri falan hepsi Türkçedir. Pkk'da Kürtçeyi yeni yetme teröristler kullanır onlar da Türkçe konuşan abilerini anlamazlar. Kürtçe Pkk'da avam dilidir.

Sana hastanede ingilizce konuşturtsalar kabul edermisin?

Hayır etmem. İngiltere başka bir ülkedir Türkiye başka.
Bu sömürgeleştirldiğimizi gösterir.

Türkiye'de kimse sömürge ülkede yaşıyormuş gibi konuşamaz.
Bu çiğ bir siyasettir. Dilini konuşmayı savunursun ama İngilizce ile karıştırman niyetinin ne olduğunu net olarak gösteriyor. Aklınız sıra kendi topraklarında İngiliz mezalimini yaşamak zorunda kalan mazlum kürt halkını oynamaktasınız.
Bırakın bu tiyatroyu. Andadolu'nun her yanı Türktür. Tarihte de bu böyledir bugün de bu böyledir. Güneş balçıkla sıvanmaz.


İşine gelince yapma kahramanlıklar kurarak çanakale masalarıyla uyutuyorsunuz sonra kardeşiz falan sonra yahu kardeşim tabi mesafe olacak biz sonuçta Türküz ve sizde Türksünüz. Madem beraber kurduk o halde beraber olalım.

Çanakkale masal değilidir DESTAN dır. Önce bunu bir öğren.
Beraber kurma meselesine gelince: Tabii ki pek çok Kürt bu mücadelede bulunmuştur ama bu "birlikte kurduk" söylemine malzeme yapılamaz.

O mantıkla hareket edersek pek çok Kürt de biz milli mücadele verirken bize karşı isyan ederken ölmüştür. Örneğin Koçgiri isyanı ve daha sonraki İngiliz işbirlikçiliği ile çıkartılan Şeyh Sait vb. isyanlar. Üstelik bunlar Çanakkale'de şehit düşen Kürtlerin sayısından daha fazladır.
Şimdi buna bakarak ben "Kürtler haindir" diyor muyum?

Ayrıca "o halde beraber olalım" cümleniz bir federasyon talebidir.
Bırakın bu takiyye cümleleri de gerçek niyetiniz ortaya koyun.

Soda
18-10-2009, 01:25
Oda tv'den Mümtaz İdil'in yerinde bir Ahmet Altan eleştirisi:

Altan neyi savunuyor? (http://www.odatv.com/Medya/ahmet_altan_neyi_savunuyor-17885.html)

Squall
19-10-2009, 01:24
Ahmet hocamızın bir konuda hakkını vermemiz gerek;anal temasların ne derece güzel birer tecrübe olduğunu onun romanlarından öğrendik..

Hortlak
20-10-2009, 10:38
Merak ettiğim bir şey var, bilen varsa 12 Eylül sırasında Ahmet Altan ne yapıyormuş, neredeymiş yazabilir mi? Böyle cesur bir kalem o günlerde kim bilir nasıl da mangalda kül bırakmamıştır.

hako
20-10-2009, 20:05
Taraf gazetesi gerek Türkiye medya tarihinde hatta politik tarihinde bir milattır.


Yazarları ajandır, gazetecilikle alakaları kalmamıştır veya hiç olmamıştır.

eylemsel
20-10-2009, 21:45
Türkiyede medya bağımsızlıgı aslında sürekli tartışılan bir konudur. Değerlendirme yapılırkende objektif olabilmek önemli bir konu,bu noktada; Türkiyede ulusal basının objektif olduğunu düşünmek,saflık gibi görünüyor. Yerel basının haberleri sınırlı bir kitle tarafından takip edilebiliyor.Tv yada ulusal gazeteler ise devlet yanlısı haberleri vermekten başka bir işlev taşımamaktadır.

Taraf gazetesi bu anlamda farklı bir çizgidedir. ama işimize gelmeyen her basın organınıda ajanlıkla suçlamak pek gerçekçi olmaz.

Kenan Evren bile yıllar sonra yaptığı açıklamada,12 eylül sonrasında baskıcı tutumlarından dolayı ,Türkiyenin bugünkü durumunda olmasında kendi paylarının oldugunu kabul etmektedir.

Türkiyede yapılan darbelerden en özgürlükçü olarak degerlendiren 1960 askeri darbesi sonrası yapılan anayasa yurdum insanına bol geldiği için,ellerinden alınması gerektiği anlayışı hakim olmuş.

Bu noktada şunu sormak lazım,acaba;hangi darbe daha Atatürkçüydü. Nihayetinde bütün darbelerin amacı Atatürkçülüğü korumak için yapılmış olmasıdır.

hako
21-10-2009, 00:25
Türkiyede yapılan darbelerden en özgürlükçü olarak degerlendiren 1960 askeri darbesi sonrası yapılan anayasa yurdum insanına bol geldiği için,ellerinden alınması gerektiği anlayışı hakim olmuş.

Taraf gazetesi bu anlamda farklı bir çizgidedir. ama işimize gelmeyen her basın organınıda ajanlıkla suçlamak pek gerçekçi olmaz.

Bu noktada şunu sormak lazım,acaba;hangi darbe daha Atatürkçüydü. Nihayetinde bütün darbelerin amacı Atatürkçülüğü korumak için yapılmış olmasıdır.

Taraf Yazarlarının çoğu hem ajandır, hem de dönektir.
Döneklere bir kez şans verilir.

Kimse bir döneği yanında istemediği için dönekler ilk
döndükleri yere sülük gibi yapışırlar.

Bana hikaye anlatmayın.
Kimseye anlatmayın !

güneşinzaptıyakın
21-10-2009, 00:34
........................

Bana hikaye anlatmayın.
Kimseye anlatmayın ! Bana anlat eylemsel, anlattığına katılmasamda dinliyormuş gibi görünsemde sen bana aldırma anlat eylemsel... birileri dinler ve anlar anlatılanları... önemli olan anlatma ve dinleme yada dinlememe özgürlüğümüzün olması değilmi???

eylemsel
21-10-2009, 22:01
Türkiye tarihine,eleştirel bir yaklaşımla bakmak sağlanamadığı için siyasal ve toplumsal olaylarda yaratılan komplo teorileri ve bu teorilerin zamanla gerçekdışılığının ortaya çıkmasından başka birşey görmek mümkün değil.

Birileri inanmıyor diye anlatılan kurgusal bir tasarım olmaz. Gerçek sizlerin düşüncesinden bağımsızdır. Siz inanmadığınız için bu düşünceler kurguya dönüşmez. En nihayetinde süreç işleyecek ve yıllar sonra tarih neler yazacak,hep birlikte görecegiz. tahammülsüzlügünüz şuanki durumu görmenizide engelliyor.

Güneşinzaptıyakın adlı üyeden alıntı

Bana anlat eylemsel, anlattığına katılmasamda dinliyormuş gibi görünsemde sen bana aldırma anlat eylemsel... birileri dinler ve anlar anlatılanları... önemli olan anlatma ve dinleme yada dinlememe özgürlüğümüzün olması değilmi???
__________________
Size katılıyorum. Biz yinede özgürlüklerimizi kullanmaya devam edecegiz

aydoe
22-10-2009, 00:16
Altan Kardeşlerin Korkunç Trajedisi
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/kaan-arslanoglu/altan-kardeslerin-korkunc-trajedisi-19304

Fethullah'ın platformunda gündem Kürt meselesi
Katılımcılar
Toplantının düzenleme kurulu; yazar Ali Bulaç , yazar Prof. Dr. Mümtazer Türköne, emekli Hakim Albay Dr. Ümit Kardaş, araştırmacı-yazar Altan Tan ve Abant Platformu Genel Sekreteri Salih Yaylacı'dan oluşuyor. Toplantı dün Prof. Dr. Mete Tunçay'ın açılış konuşmasıyla başladı. Etkinlikte, bu isimlerin yanı sıra, konuşmacı olarak yer alan kimi isimler ise şu şekilde: Prof. Dr. Eser Karakaş, Mehmet Altan, Mustafa Karaalioğlu,
Ahmet Altan, Haşim Haşimi, Abdülmelik Fırat, Kemal Sayar, Naci Bostancı, Ümit Fırat, Levent Köker, Soli Özel, Ayhan Aktar, Cengiz Çandar, Mustafa Akyol, Ali Nihat Özcan, Ali Fuat Bucak, Fuat Keyman.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/fethullahin-platformunda-gundem-kurt-meselesi-haberi-3416

Yorumsuz ,şahıs hakkında yazmayacağım ,değmez !

tayyare
24-10-2009, 09:41
12 Eylül ve diğer darbeleride yapan bizim ordumuz
80 lerde Diyarbakır cezaevini yönetende bizim ordumuz
İnsanlara Dışkı yedirenlerde...

Bence sayın cem değil sizler uzayda yaşıyor olmalısınız, günümüz dünyasında yukardaki vb. uygulamalara hangi çağdaş toplum sesiz kalabilir. Ancak 3. Dünya ülkelerindeki insanlar sesiz kalabilir.

Yani ordu ne yaparsa yapsın tahrip edilmemesi adına sesiz kalmalıyız.

Yine bilmeden yazmışsınız (UMARIM) herhalde,
1. dünya Nato ülkeleri ve uyduları, 2. dünya Varşova paktı, 3. dünya bağımsız bağlantısızlardı.
Doğrudur, 3. dünyacılık çerçevesinde de ordumuzun güçlü ama Natodan değil halkdan yana olmasını arzu ediyoruz.

Hayal dünyasından uyanınız artık ! son gelişmeler dev şirket grublarımızın iktidara direnişlerinin sıfıra düştüğünü gösteriyor. Demekki burjuvamız iktidarı tutamadığı/gelemediği gibi kolaylıkla tek tokatta çökertilmiştir.
Bu iyimidir, hayır, üzüntü verici bir köksüzlük misalidir. İyi tarafı sosyalist devrim için en büyük kalelerin kağıttan olmasını tekrar görebilmekdir.

Gelelim fasulyenin faydalarına
beğenin beğenmeyin bir gerçek var ki ülkemiz toprakları Bizans İmparatorluğu döneminde askeri temalar marifetiyle yönetilirken Selçuklu yine askeri bir şekilde idare edilmiş, Osmanlı kuruluşu ve idaresi de askeridir.
Peki Cumhuriyeti kim kurdu yükseltti değerli dostumuz Özgür ?

1000 yıldan çok daha uzun bir zaman diliminden bahsediyoruz.
Sevgili sivil arkadaşlarımızın anlayamadığı bu oluyor tarih bilgisi eksik kaldığı için.
Askeri bir cumhuriyette yaşamak tercihimiz olmak zorunda değil tabii ki.
İki ucu gaitalı değnek...
Ama batıya teslim olmuş sivilce emirliğine tercih ederim durumu,
tamam mı ?

Çözüm sosyalizmi kurmak ve, SSCB gibi pısırık değil, dünyaya ihraç etmekdir.

Khaos
24-10-2009, 11:38
işe bakın ya türk mdd'ciliği ile kürt mdd'ciliği arasında sıkışıp kaldık.
sorunun kendisi şovenizmdi.ama çözümü konuşmak şovenizmi artırmaktan başka sonuç çıkarmıyor.
çözüm sosyalizm.

tayyare
24-10-2009, 18:52
işe bakın ya türk mdd'ciliği ile kürt mdd'ciliği arasında sıkışıp kaldık.
sorunun kendisi şovenizmdi.ama çözümü konuşmak şovenizmi artırmaktan başka sonuç çıkarmıyor.
çözüm sosyalizm.

mdd cilik bunun neresinde ?

Soda
24-10-2009, 22:50
Fethullah'ın platformunda gündem Kürt meselesi
Katılımcılar
Toplantının düzenleme kurulu; yazar Ali Bulaç , yazar Prof. Dr. Mümtazer Türköne, emekli Hakim Albay Dr. Ümit Kardaş, araştırmacı-yazar Altan Tan ve Abant Platformu Genel Sekreteri Salih Yaylacı'dan oluşuyor. Toplantı dün Prof. Dr. Mete Tunçay'ın açılış konuşmasıyla başladı. Etkinlikte, bu isimlerin yanı sıra, konuşmacı olarak yer alan kimi isimler ise şu şekilde: Prof. Dr. Eser Karakaş, Mehmet Altan, Mustafa Karaalioğlu,
Ahmet Altan, Haşim Haşimi, Abdülmelik Fırat, Kemal Sayar, Naci Bostancı, Ümit Fırat, Levent Köker, Soli Özel, Ayhan Aktar, Cengiz Çandar, Mustafa Akyol, Ali Nihat Özcan, Ali Fuat Bucak, Fuat Keyman.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/fethullahin-platformunda-gundem-kurt-meselesi-haberi-3416

Yorumsuz ,şahıs hakkında yazmayacağım ,değmez !

Bu adamlar bir de demokrasiden dem vururlar ama işe kendi platformlarına "karşı görüşü" almakla başlamayı akıl edemezler.
Hani nerede o platformda ulusalcı/Kemalist/ülkücü/sosyalist falan filan?

Dinci-Kürtçü ele ele platform kurmuşlar Kürt meselesini konuşup demokratik çözüm arıyorlar.

İnsan önce kendini değiştirmeli ve sonra başkalarına akıl vermeli.
Yoksa kendi keline derman bulamayanlaırn ortalıkta kellik ilaçı satmasına ahali güler.
Bunların bütün platform muhabbetleri soba başı kestane pişirme muhabbetleridir.
Kendileri konuşur kendileri dinlerler.
Demokratlar ya, ondandır.

necip12
31-10-2009, 20:35
[/QUOTE]AYATA;250082]Birinin aydını, diğerinin haini. Bu ne yaman çelişki anne....:([/QUOTE]


Bu ve buna benzer durumlarla doludur tarih.
örnek: Osmanlı için atatürk bi haindi halk için devrim lideri.
Nazım bir kominist bölücüydü şimdi dünya şairi.
muhammed bir yalancı ve şarlatandı sonra peygamber oldu.
musa
isa
Özetle birinin teröristi diğerinin özgürlük savaşcısı,bu zamanın haini de yarının kahramanı devrimcisi ulu önderi olabilmektedir.
Bu kavramlar kişiden kişiye ve zamana göre değişebiliyor.

hako
01-11-2009, 00:21
Değişim mi lazım ?
Öyleyse buyrun;

Devleti müstevlilerin amaçlarına satan AKP iktidarı.
Orduyu AKP'ye satan komutanlar,
AKP'yi kapitalist dünyaya (çoktan) pazarlayan bezirganlar,
Apo'yu adam diye vitrine koyanlar,
Marmariste kıçını yayanlar,
Karşıdevrim e demokratikleşme diyebilen dönek ve yalancılar.

Ne istediğinizi biliyoruz.
Kolay gelsin !

O dileğiniz Olmayacak !

güneşinzaptıyakın
01-11-2009, 03:05
.................
Marmariste kıçını yayanlar,
....................! Yahu adam daha ne yapsın? Sizlerede yaranılmaz...

49 idam
1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
650 bin kişi gözaltına alındı.
Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
7 bin kişi idam istemiyle yargılandı.
517 kişiye idam cezası verildi.
259 kişinin idam dosyası Yargıtayca onandı.
71 bin kişi 141, 142 ve 163'den yargılandı.
98 bin 404 kişi 'örgüt üyesi' olmak suçundan yargılandı.
388 bin kişiye pasaport verilmedi.
14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.
30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
300 kişi 'kuşkulu bir şekilde' öldü.
171 kişinin 'işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlandı.
14 kişi cezaevindeki uygulamaları protesto etmek için yaptıkları 'açlık grevi' sonucu yaşamını yitirdi.
1402 sayılı yasa nedeni ile 3 bin 854 öğretmenin ve 120 öğretim görevlisinin işine son verildi.
23 bin 667 derneğin faaliyeti durduruldu .
İstanbul'da gazeteler toplam 300 gün yayımlanmadı.
31 gazeteci cezaevine konuldu.
300 gazeteci saldırıya uğradı.
3 gazeteci öldürüldü.
49 ton gazete, dergi ve kitap, sakıncalı olduğu için imha edildi.