PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Unutulan Savas


Davudi
23-10-2009, 15:54
http://i0910.hizliresim.com/2009/10/23/2331.jpg

iki küçük koreli gariban kardeşimizhttp://i0910.hizliresim.com/2009/10/23/2348.jpg

Douglas MacArthur abimiz ,kendi askerleri dururken elin adamını atese atmakta sakınca görmeyen gercek bir dost
http://i0910.hizliresim.com/2009/10/23/2359.jpg
Kunuri Savaşı, Türkiye’nin NATO üyeliği için 1950’de asker gönderdiği Kore Savaşı’nda Çin Ordusu ve Kuzey Kore birliklerine karşı direndiği en önemli muhabereydi. 26-29 Kasım arasında devam eden çatışmalarda Türk birliğinin direnişi sayesinde cephenin çökmesini engellendi. Türk tugayı, müttefiklere çekilmek için gereken 3 günü kazandırmış, kendisi de zaiyat vermesine rağmen kuşatmayı yararak imhadan kurtulmuştur. Bu muharebede tugayın toplam zayiatı 767 subay, astsubay ve er olmuştu. İşte Türk ordusunun Kore Savaşı’nda ABD’den sonra en büyük kaybı vermesine de neden olan bu savaşla ilgili önceki gün ABD’nin Los Angeles kentinde bir araya gelen Koreli ve Türk gaziler çok ilgiç bir iddia ortaya attı.

5 bine karşı 500 bin

Mermileri biten Türk askerlerinin kılıç ve süngüleriyle hatta bir ara yumruklarıyla Çinli askerleri harap ettiklerini ve çemberi yarmayı başardığını ifade eden Koreli gazilere göre Türk asklerlerinden kimsenin Korece ve İngilizce bilmemesinden dolayı Amerikan ordusu Türkçe bilen Ermeni tercümanlar tutmuştu. Los Angeles’ta yaşayan emekli binbaşı Vedat Aslay, Ermenilerin Türklere verdiği yanlış bilgi yüzünden, büyük kayıplar verildiğini dile getirirken Koreli Albay Kwang J. Yang da olayı şöyle anlattı: Kore savaşının bittiği varsayılarak ve ülkelerinde Christmas’a yetişmek isteyen Amerikan ordusu geri çekilmeye başlamıştı. Ancak Çin ordusu 500 bin kişilik bir güçle saldırdı. Amerikan askerleri çekilmek üzereyken Ermeni tercümanlar Türklere haber vermedi. Türkler 5 bin kişilik güç ile 500 bin kişilik Çin ordusuyla karşı karşıya kaldı. Etrafı sarılmış olmasına rağmen 2 bin 400’ü çemberi yarmayı başardı. Geri kalanları ise esir ve şehit düştü.

kaynak: http://www.21yyte.org/tr/haber.aspx?ID=2822&kat1=6


bu konuyu sadece ermeni tercümanların yediği haltlar konusulsun diye acmadım
bizim taaaaa korede ne işimiz vardı kardeşim diye actım ,yoksa amerikayla gercekten dost ve müttefik olduğumuz içinmi eger öyleyse bu millete tesekkürü bi borc bilirim islami duygu ve düşüncelerle hareket edip 50 sene boyunca sectikleri basbakanlar vasıtasıyla bizleri amerikaya dost ülke yaptıkları için
hadi kolay gele

Cem
23-10-2009, 18:23
bizim taaaaa korede ne işimiz vardı kardeşim diye actım20. yy. dünyasında iletişim ve ulaşım teknolojisinin de gelişmesinin etkisiyle dünya adeta küçülmüş, sistemler ve paktların mücadelesi alanına dönmüştür.

Bu nedenledir ki Çanakkale savaşında taaa Avustralya'dan gelen Anzac'ları, Hitlerin avrupayı işgaline karşı binlerce kilometre uzaktan gelip karşı koyan ABD'yi, Küba'daki iç savaşta taa Arjantin'den gelerek katılan Che Guevara'yı ve Kore'de ise Türk ordusunu ve avrupalı pek çok orduyu görürsünüz. 1936'daki İspanya iç savaşında avrupanın diğer ülkelerinden gelip solcuların yanında savaşan sosyalistleri de görürsünüz. Örnekleri çoktur.

20. yy. dünyasında ülkesinden çok uzaklarda savaş verenlere sık rastlanır.

Önemli olan savaşa katılmanın meşru gerekçelerinin olup olmaması. Yoksa mesafe kriteri değil.

Kimisi Kore Savaşı'nı sosyalizm ile kapitalizmin kozlarını paylaştığı bir savaş olarak görür. Bu nedenle genellikle marksist olanlar K. Kore'yi haklı görürler. Ben öyle düşünmüyorum.

Çatışan tarafların yani bir tarafta K. Kore, Çin ve SSCB'nin olması diğer tarafta ABD ve onun 23 civarında müttefiğinin olması savaşın kapitalistlerle komünistler arasında olduğu algısı yaratsa da tarafların salt ekonomik sistemine göre tasnif yapmak doğru olmaz kanısındayım.

O dönemde avrupa ülkelerinin hemen hepsinde komünist partiler zaten vardı. Seçim sistemi ile başa gelebilecek, zor kullanmayacak bir komünist anlayışa avrupa zaten yasak koymamıştı. Dolayısıyla ABD nin olmasa bile avrupanın sırf komünizm ideolojisine karşı koymak, sırf kapitalizmi korumak için Kore savaşına katıldığını söylemek doğru olmaz.

Batı paktı, özgürlüklerin ve demokrasinin yok edildiği Bolşevik türü bir sosyalizmden korkuyordu. Bu nedenle ABD'nin yanında savaşa girdi.

Türkiye'nin amacı ise NATO'ya girerek tanzimattan beri hedeflenen, Atatürk döneminde de devam eden avrupalılaşma sürecini ileri götürmek idi. Kore savaşından 5 yıl evvel SSCB orduları işgal ettiği tüm doğu avrupa ülkelerinde kendilerine bağlı kukla hükümetler kurmuştu. Türkiye devleti bu tehlikenin kendisi için de söz konusu olduğunu düşündü ve kaygılandı.

Türkiye ise gerek siyasi gerek ekonomik ve kültürel bakımlardan SSCB'ye değil avrupaya yakındı. Üstelik 18. yy. dan beri süregelen Osmanlı-Rus savaşları kuşaktan kuşağa Rus düşmanlığını devam ettirmişti Türk halkının içinde.

Avrupa iki pakta bölününce TürkiyeTanzimattan beri süregelen avrupalışma eğiliminin başat etkisiyle NATO'ya üye olmak istedi. Oraya katılabilmek için Kore Savaşı'nda göze girmek istedi.

Kimileri der ki Türkiye Kore Savaşı'na katılmasaydı da NATO'ya alacaklardı. Mümkün olabilirdi.

Kesin olan bir şey 20. yy da dünya sistemlerinin mücadelesinin tarih sahnesinde iyice kendini göstermesi ve mesafelerin önemini kaybetmesidir.

güneşinzaptıyakın
24-10-2009, 00:01
Herkez kendi içinden üç (3) tane Kore savaşı kahramanının adını ezbere saysın ve dönüp kendi içine baksın... Sonra resmi tarihte öğretilen kahramanları saysın ve rahatlasın... Baba'mın bir arkadaşı bilindik adıyla ''Kore'liydi'' yani Kore gazisi, öldüğü sene hala çalışıyordu tutmayan elleri ve görmeyen gözlerine rağmen, aldığı gazi maaşı, herhangi bir çocuğun aylık harçlığından azdı, şimdi Herkez kendi içinden üç (3) tane Kore savaşı kahramanının adını ezbere saysın ve dönüp kendi içine baksın...

Hiç bir savaş meşru olamaz, kendi içinden sahiplenmediğin tek bir kahramanın adını sayamıyorsan bilki hiç bir savaş meşru değildir, her savaş kirlidir...

Şimdi Herkez kendi içinden üç (3) tane Kore savaşı kahramanının adını ezbere saysın ve dönüp kendi içine baksın...