Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye'de 80 öncesi en doğru çizgideki marksist örgüt/parti hangisi idi?
1980 öncesi derken 1975-80 arasını kasdediyorum.
Sizce en doğru çizgideki sosyalist örgüt/parti hangisi idi ve neden?
En doğru çizgideki derken gerek teorik düzlemde gerekse de pratik düzlemde demek istiyorum. Arzu ederseniz teorik ve pratik düzlemdeki farklılıkları ve uyumsuzlukları da dile getirebilirsiniz.
"Hiç biri değildi" diyenler veya "Sosyalizm zaten doğru bir yol değildir" diyenler katılmasın lütfen.
Bir başka şekilde de sorayım:
Sizi 1978 yılına yollasalar hangi örgüte veya partiye katılırdınız? Tabiki marksist olduğunuzu farzediyoruz.
TKP/İGD, TİP, TSİP, TKP-ML, Aydınlık, Dev-Yol, Dev-Sol, Halkın Kurtuluşu, Kurtuluş ve aklınıza diğer hangileri geliyorsa değerlendirmenize sunuyorum.
Türkiye Komunist Partisi
Marksist-Lenininst (TIKKO)
Bence türkiye sartlarina göre en uygun devrimci sosyalist harket "Ser verip Sir vermeyenlerdir", Ibrahim Kaypakkaya genc yasina ragmen, türkiye devrimci sosyalistleri icerisinde, hem yasadigi toplumun gerceklerini hemde kemalizm ile alakli elestirilerini kendimce yerinde buluyorum.
Ama Mao'nun idaa ettikleri ile yaptiklari arasindaki celiskiyi o günlerde henüz tam anlami ile degerlendirebildi mi Tikkocular, iste asil soru bu ?
Türkiye Halk Kurtulus Partisi
Karizmatiklik ve devrimci sosyalizminin en iyi propagandasini yapabilenler arasinda ise Mahir Cayanin THKP'sini görüyorum. Ciddi bir entellektüel alt yapisi olan, genclik üzerinde karizmatik bir liderligi olan, bu yapilanmanin bugünlerde "light"versiyonu halen güncelligini koruyabilmistir.
valla ne desekki şimdi hepsi farklıydı hepsinin hattı yeri ayrıydı..
o döneme uygun olarak farklı işler yaptılar
güneşinzaptıyakın
05-11-2009, 19:30
Kimse yoğurdum ekşi demez fazla beklenti içine girmeyelim...
Bir diğer nokta (ki önemli olanda budur bence) duruşunu bozmayanlar içindir, onlar elbette gene daha önce neredelerse şimdide orada olurlar, yada tam tersi mantıkla aynı beyanı verirler...
Son olarakta taş yerinde ağırdır. Her dönemin kendine özgü şartları ve pratiği olmuştur, bu günden düne bakarak yorum yapmak yada öz eleştiride bulunabilmek için tarafsız olmak bile yetersiz kalır, geçmişten günümüze tek değişen ise komünist bilincin daha güçlenmesidir sanırım...
evrensel-insan
05-11-2009, 22:48
Saygideger cem;
Sizi 1978 yılına yollasalar hangi örgüte veya partiye katılırdınız? Tabiki marksist olduğunuzu farzediyoruz.
TKP/İGD,-cem
Ordaydim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
tabii ki dr.hikmet kıvılcım lının kurucusu ve önderi olduğu vatan partisi derdim.çünkü teori ve pratiğiyle türkiye yi onun gibi anlayan başka biri gelmemiştir.dönemindeki diğer gruplar gibi romantik değildi.onlar marksizmi ölü canlı birşey sayıp bir doğma gibi kabul ederken usta türkiye orjinalitesini araştırmış ve kendi değimiyle kara toprağın kara öküzü olmuştur.hayatının 22,5 yılını parababalarının zindanlarında geçirmiştir.100 den fazla eser vermiştir.o yüzdendir ki türkiye de ondan daha büyük teori ve pratiğe sahip insan yoktur.
O dönemdeki temel tartışma konularını ve ayrılık nedenlerini hatırlayalım. Eksiklerim varsa tamamlayın ve yanlışlarım varsa düzeltin lütfen:
1) Öncelikli olarak sosyalist devrim mi yoksa sosyalist devrim öncesi MDD (Milli Demokratik Devrim) mi olmalı sorusu önemli tartışmalardan ve ayrılık noktalarından biriydi sosyalistler içinde. Sizce hangisi daha doğru bir seçimdi?
2) SSCB sosyal-emperyalist miydi? Sosyalizmden geri dönüş yaşamış ve sosyalizm kılığında bujuva bürokratların yönetiminde emperyalist bir devlet miydi?
Maocuların temel tezleri buydu. Tam tersi duruşta TKP ve onun gençlik derneği İGD (İlerici Gençlik Derneği) bulunuyordu ve SSCB'yi sosyalizmin uluslararası dayanışması ve ABD ile batı kapitalizmine karşı müttefik görüyordu.
Maocular ise (Aydınlık ve TKP/ML) buna karşı çıkıyor SSCB'yi sosyal emperyalist olarak yorumluyorlardı.
Dev-Yol ise her ikisinin arasında bir duruş sergiliyordu. Ne SSCB'ye yakın duruyor ne de onu sosyal-emperyalist yorumluyordu.
Hangisi haklıydı?
Ardından maocular arasında da ayrılığa yol açan tartışmalar gelişti:
Aydınlık (TİKP) grubu Üç Dünya Teorisi'ni savunan ve dünya çapında örgütlenen marksist kliğin Türkiye temsilcisi oldu. Bu teoriye göre dünya, kapitalist batı kampı, SSCB merkezli doğu paktı ve üçüncü dünya ülkelerinden oluşuyordu. En önemli söylemi SSCB'nin Amerikadan daha tehlikeli bir emperyalist durumuna gelmiş olmasıydı. Bu nedenle mücadelede öncelik Sovyet sosyal emperyalizmine karşı verilmeliydi.
Halkın Kurtuluşu adlı örgüt ise diğer maocular gibi SSCB'yi sosyal emperyalist olarak nitelese de üç dünya teorisini savunmadı. Gerek ABD'yi gerek SSCB'yi eşit derecede tehdit olarak gördü.
3) Legal mücadelenin marksizmdeki yeri tartışması.
70'li yıllarda en fazla ayrılık konusu yaratan, en sert tartışmaların yaşandığı konulardan biri idi. TİP, TİKP (Aydınlık), TSİP gibi bazı parti ve örgütler legal alanda mücadeleyi temel almışken TKP-ML, Dev-Sol, MLSPB, Kurtuluş gibi pek çok örgüt legal mücadele alanında kalmayı kapitalist sisteme entegrasyon, revizyonizm, sağ oportünizm olarak gördü. Karşı taraf ise onları sol sekter, "çocukluk hastalığı" (Lenin'in deyimidir), maceracı gibi terimlerle niteledi. Hangisi daha doğru idi?
İllegal örgütlenmeyi temel örgütlenme modeli görenler gene ikiye ayrılmış durumdaydılar:
1) Dev-Yol gibi silahlı mücadeleye karşı olan (en azından henüz erken diyorlardı)
2) Dev-Sol, MLSPB gibi silahlı bir öncü savaşı vermeyi seçenler.
1975-80 arası ana tartışma konularını ve temel ayrım noktalarını verebildim mi sizce? Ekleme ve düzeltme yapmak isteyen var mı?
bu üç örgüt biribiriyle kardeş niteliğndeydi zaten
TKP/İGD, TİP, TSİP,
örgüt olarak tabiki bunları seçerdim ancak entellektüel gelişim açısından tip daha üstündü..
silahlı mücadeleye birçok açıdan karşıyımdır zaten..
ancak kıvılcımlıyıda unutmamak lazım o süreçte tkp nin kan kaybetmesinden sonra vatan partisiyle solda kalmayı tercih etmiştir..
1) Öncelikli olarak sosyalist devrim mi yoksa sosyalist devrim öncesi MDD (Milli Demokratik Devrim) mi olmalı sorusu önemli tartışmalardan ve ayrılık noktalarından biriydi sosyalistler içinde. Sizce hangisi daha doğru bir seçimdi?
üzerinde bu kadar çok tartışma çıkan , ancak içeriği ve kastı da bir o kadar belirsiz olan bir saçmalık varsa o da MDD zihniyetidir.
herşeyden önce fransız devrimi ve osmanlı feodalitesi arasındaki farklılıklara hiç girmiyorum bile.
MDD denince sanki milli burjuvazi önderliğinde yapılacak bir anti-feodal devrime gönderme yapılagelmiştir.
oysa pratikte böyle bir devrim sürecinin varlığına rastlanmaz.bilinçaltında ise kemalist oligarşiye MDD vasfı yüklenir.
bürokratik oligarşi pratikte MDD yerine ikame edilir yani.
herhalde burjuvazinin emekçilere atabileceği en kurnaz kazıktır bu MDD zihniyeti.
anti-kapitalizm ve anti-emperyalizm arasındaki kopmaz bütünlük zihinlerde koparılıp yarımilliyetçi,yarı devletçi burjuva oligarşisi sosyalizm diye yutturulmaya kalkışılır bu kurnazlıkla.
bu savsata bir zamanlar devrimcilerin literaratürenden uzaklaşmıştı.
ancak üzülerek görüyorum ki yeniden ısıtılıyor.
SSCB Türkiye topraklarında bir devrimden her zaman korktu (anlaşılır nedenleri olabilir) taraftarlarını sattı.
SSCB yi red etmeyen ama onun uydusu olmak istemeyen DEV-YOL+kurtuluş en aklı başında çizgilerdi.
Faithnomore
15-11-2009, 19:30
1980 öncesi derken 1975-80 arasını kasdediyorum.
Sizce en doğru çizgideki sosyalist örgüt/parti hangisi idi ve neden?
En doğru çizgideki derken gerek teorik düzlemde gerekse de pratik düzlemde demek istiyorum. Arzu ederseniz teorik ve pratik düzlemdeki farklılıkları ve uyumsuzlukları da dile getirebilirsiniz.
"Hiç biri değildi" diyenler veya "Sosyalizm zaten doğru bir yol değildir" diyenler katılmasın lütfen.
Bir başka şekilde de sorayım:
Sizi 1978 yılına yollasalar hangi örgüte veya partiye katılırdınız? Tabiki marksist olduğunuzu farzediyoruz.
TKP/İGD, TİP, TSİP, TKP-ML, Aydınlık, Dev-Yol, Dev-Sol, Halkın Kurtuluşu, Kurtuluş ve aklınıza diğer hangileri geliyorsa değerlendirmenize sunuyorum.
En kitlesel ve aksiyonlu siyaset olması bir yana Devrimci Yol/Devrimci Gençlik siyasetleri Türkiye'ye damgasını vurmuş ve çok isabetli tahliller yapabilmiş bir harekettir.
Bunu anlayabilmel için soyut teorik tartışmaların yanında o dönemi enine boyuna incelemek gerekiyor ayrıca o dönem dünya siyasetini hesaba katmak gerekiyor.
Devrimci Yol'un Faşizm ve içsavaş, oligarşi-kontr gerilla tespitleri sonradan açığa çıkan Gladio ile iyice doğrulanmıştır..
İşte bu nedenle genel olarak Devrimci Yol uzantılı kişi ve hareketler şu malum Ergenekon üzerine daha doğru tahlil geliştirebiliyorlar.
SSCB üzerine tespit ettikleri "Sovyetlerde Kapitalist Restorasyon Süreci" tahlili ve geriye dönüşün mümkün olduğu üzerine kestirimleri de doğrulanmıştır..
Ayrıca merak edenler o dönemler İran'da gelişen sıcak gelişmeler üzerine yazılan yazılarda da okuyabilir ve şaşırabilirler..
Diğer ana akım siyasetler China Review ve Sovyet Bİlim işçilerinin yazılarından copy paste yapmakla meşgul oldukları için bence kaale bile alınmamalıdırlar..