PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tarafım


Cem
08-11-2009, 20:30
Taraf Gazetesi'nin yeni TV reklamı.

Multimedia forumuna uygun içerikte olmadığı için buraya aldım.


Gerek söylemleri gerekse video sunuşu bakımından çok başarılı bulduğum bir reklam çalışması olmuş:

16534218

pervane
08-11-2009, 20:47
Çok başarılı bir reklam olmuş, telaş içinde birşeyleri yaklamak, biryerlere yetişmek gerektiğini çağrıştırıyor. hem gazete, hem hedef kitle için. "T" ile Türkiye ancak bu kadar açık anlatılabilir okuyucuya.

tayyare
08-11-2009, 21:20
Yeni türkiyenin, imam emiratlığının, sekonder cumhuriyetin yani global gericiliğe secde edenlerin gazetesi.

Aslında yanlış anlaşılmak da istemem, eskisi de kötüydü,
daha ilerisini kurabilmek için yıkamadık, yerimize yıktılar daha gerisini kurmak için.

theatre
08-11-2009, 21:46
Az kaldı..

TSK "resmen" tamam dediğinde..

Paşalar..

New Ottomanya'ya..

Resmen..

"Tamam" dediğinde..

Paşalar..

Padişah - Halife efendilerin..

Paşaları olduğunda..


Paşaların..

Halka nasıl ..?

Görecek siniz..


Küçük dillerinizi yutacak sınız..

Soda
08-11-2009, 21:51
Taraf'ın reklam yapmasına gerek yoktuki. Bütün yandaş tv'ler, gazeteler tam boy beleş reklamını veriyor zaten her allahın günü.

Bu haliyle dünyada bedava reklam yaptıran tek gazete olma özelliğine de sahip.

Bunca reklama rağmen tiraj yerlerde sürünüyor. 30-40 bin tirajı var çoğu da Pkk sempatizanları.

"Genç siviller" gibi onca reklama rağmen halkın iplemediği bir kurum.

Ama onların etkinliği tirajında değil işlevinde.

Bir çeşit naylon / fason gazete. Diğer gazeteler "Taraf'ta yazdığına göre..." diyerek sorumluluklarını şutlama fırsatını buluyorlar.

Ömrü AKP'nin ömrü ile sınırlı. İlk genel seçimden sonra bu arkadaşlar işsiz kalacak gibi.

Bugün de "Pkk'nın 10 Kasım hassasiyeti" diye Pkk'yı manşete taşımışlar yine.

http://www.taraf.com.tr/haber/43564.htm

"Pkk'ya selam dur Türk ordusunu arkadan vur" şiarını dört dörtlük uygulamaktalar.

Ama bu gazetenin Türkiye'nin geleceğinde alacağı bir yer yoktur.

Ateş olsalar cürmüleri kadar yer yakarlar.

Onları ne AKP ne Pkk ne de Pentagon kurtarabilir. İlk seçimden sonra kendilerini kodeste bulacaklar. Vallahi davul çalarım arkalarından :)

evrensel-insan
08-11-2009, 21:51
Saideger arkadaslar;

Sadece bana mi, oyle geldi, bilmem. Reklam cok hizli, tum T leri takibedebilmek, pek kolay degil. Biraz daha yavas cevrilebilirdi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Cem
08-11-2009, 22:17
Biraz daha yavas cevrilebilirdi.

evrensel sen tv reklamlarının saniyesinin kaç TL olduğunu biliyor musun?

evrensel-insan
08-11-2009, 22:58
Saygideger cem;

Konu ekonomi mi?, yoksa mesaji anlasilabilir/okunabilir bir temelde verip; mesaji iletmek mi? Tercih; reklami verenindir. Amac, reklam yapmak icin, reklam vermekse! bir diyecegim yok. Ama; amac; ne demek istedigini iletebilmekse, o zaman okunabilirligini ve anlasilabilirligini saglamak gerekir.

Evet, lugattaki; zaman sureci icine, olan T leri sigdirabilmekse; o surede, ne kadar cok t o kadar reklam, olur. Reklamin adi da "Tarafin, T harfinden olusan, kelimeler reklami" olur. Benim de "Vay be, bu kadar kisa sureye ne kadar t den olusan kelime sigdirmislar, helal olsun!" demem, gerekir herhalde. Mesela, bu t ler arasinda; "temah" varmiydi, ben goremedim de!

Saygilarimla;
evrensel-insan

Corpse Bride
08-11-2009, 23:51
bende okuyamadım reklam kaç para diyosunuzda on saniye daha uzasa taraf batmazdı. tema güzel çünki.

3.yol
09-11-2009, 00:02
Ben reklami begendim .... aslinda reklamin carpici olmasi da hiziyla alakali ..... Sanki beyin fitinasi yaparkenki hizda ve akicilikta ..... Bence guzel olmus ....

pervane
09-11-2009, 00:56
reklamın içinde en belirgin bulduğum tema "tepkisizleştirilmiş" taraf gazetesine karşı koparılan gürültünün kaynağını da bu nedene bağlıyorum ben. insanlarda bu tepkisizliğin tepkiye dönüşmesi kaygısı yaşanıyor...

dilaver
09-11-2009, 01:08
Bende son derece etkileyici buldum reklamı.

Taraf gazetesine yönelen bu tepkinin akit/vakit gibi ayın organlarına yönelmeme nedenini de kavramaya çalışıyorum.

Taraf kral çıplak diyor galiba. Alışılmamışı eleştiriyor ve de iyi yapıyor. Tüm tabulardan özgür olmak biraz zor bir olay.

saygılarımla

tayyare
09-11-2009, 01:31
Bende son derece etkileyici buldum reklamı.

Taraf gazetesine yönelen bu tepkinin akit/vakit gibi ayın organlarına yönelmeme nedenini de kavramaya çalışıyorum.

Taraf kral çıplak diyor galiba. Alışılmamışı eleştiriyor ve de iyi yapıyor. Tüm tabulardan özgür olmak biraz zor bir olay.

saygılarımla

Allah canınızı versin, İlahi dilaver !
akit nakit vakit vb. bunlar henüz solcu olduklarını iddiaya başlamadı !
anladınızmı şimdi ?

-InVi-
09-11-2009, 03:57
Farkli aidiyet duygularin bir toplumu paylasabilmesini istiyorsak eger, farkli aidiyet duygularina sahip insanlarinda kendilerini toplumuna anlatabildigi bir yayin organi olmali....
bu yüzden bir kac olumsuzluklarina ragmen, Tarafin genel yayin cizgisini destekliyorum.
Nihayetinde önemli olan bahsi gecen haberlerin neye hizmet edip etmedigi degil, gercek olup olmadigidir.....

cenker
09-11-2009, 04:31
Bende son derece etkileyici buldum reklamı.

Taraf gazetesine yönelen bu tepkinin akit/vakit gibi ayın organlarına yönelmeme nedenini de kavramaya çalışıyorum.

Taraf kral çıplak diyor galiba. Alışılmamışı eleştiriyor ve de iyi yapıyor. Tüm tabulardan özgür olmak biraz zor bir olay.

saygılarımla

onların ne olduğu biliniyor zaten.tarafın hem akp yandaşlığı yapıp hem özgürlükçüyüm,demokratım demesi itici geliyor bana.
mesala açılımdan yana olabilirsiniz(bu sizi akpli yapmaz) ama 7 senedir nerdeydin akp demezseniz akp yandaşısınız demektir gibi...

ozgur_
09-11-2009, 22:25
bunlar henüz solcu olduklarını iddiaya başlamadı !


Aslında sol çok geniş bir kavram.

Hitler kendine sol diyordu,
Afrikadaki yönetimlerde kendine sol diyor,
Arap sosyalistleride (baaz) kendine sol diyor,

Bunları kendine referans alanlar kendine sol dedikten sonra, tarafın günümüz avrupa solunu referans alarak kendine sol demesini garipsememek gerekiyor.

KızıL
09-11-2009, 23:20
kendine sol diyen diyene solu tapulamadıkta demeyin diyemıyoruz :)
ama tarafı vakiti sol olarak görürsek ben solu bırakırım vallah :D

sargon
09-11-2009, 23:37
Reklam bence de etkileyici. Giderek hizlaniyor ve bu iyi bir ritm veriyor. Taraf'i cesur bir gazetecilik yaptigi icin ayrica tebrik ediyorum. Yazilamayani yaziyor, asker korkusundan köseye sinmiyor, ne orduya ne hükümete saksakcilik yapmiyor.

Devlet ve ordu destekcileri neden radikal devrimci akimlara, radikal islamci akimlara bu kadar hisimla saldirmiyorlar da Taraf'a saldiriyorlar acaba? Türkiye'ye hazirlanan tezgahlar artik aciga cikti. Radikal akimlar tehlikeli degildir, darbeye ve fasizme bahane olusturmak icin bunlari biraz desteklemek gerekir. Asil tehlikeli olan demokratik akimlardir. Bunlar terör ortami yaratiyorlardi, o yüzden darbe yaptik diyemezsiniz.

Soda
10-11-2009, 19:42
Tarafın hükümete şakşakçılık yapmadığını kim söylüyor?

Hükümet aleyhine olan haberleri görmemek, es geçmek şakşakçılık değil mi?

Ayrıca size yüzlerce RTE ve AKP övgüsü gösterebilirim.

Ayrıca Pentagon'a ve Pentagon generallerine yönelik aşk dolu cümleler de gösterebilirim.

Ayrıca Pkk'ya yönelik şakşakçılıkları da cabası.

Sizler hayal dünyasında yaşıyorsunuz.

Taraf adı üstünde "tarafsız" kalmayı başaramayacak bir gazetedir.

Taraf'ın tarafı yanlış taraftır.

Ve ben Tarafcıların kodesi boylayacakları günü iple çekmekteyim.

Kim bilir belki de ilk genel seçimden sonra.

Ömrü AKP'nin ömrü kadar olacaktır.

Artık Ahmet Altan/Çongar ile RTE ve Gülenciler birlikte yıldızları sayarlar.

O günleri göreceğiz çocuklar.

Belki yarın belki de yarından da yakın.

hako
10-11-2009, 22:20
Reklamla ve görsel öğelerle memleketi kurtarmış Taraf.
Tebrikler.
Acaba kıymetli poposunu nasıl kurtaracak ?
Yok daha kısa çekilse miymiş yok maliyeti neymiş.
Siz aklınızı mı yitirdiniz arkadaşlar?

Yalan+iftira+sahtecilik+casusluk+vatanın satışına zemin hazırlama
=
Taraf

Hala bu gazeteyi bilmemneresi yönünden beğenip savunan ne kadar üye
varsa hepsini kınıyorum.

Kendilerinin son havadisi de alttadır. Demokratikleşmeye yardım ediyorlar sağolsunlar.

http://w9.gazetevatan.com/newpics/news/101120091600068449534_2.jpg Taraf: Komutanları görevden alma raporu Başbakanlık'ta bekliyor...

Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar, "şüphelerle değil, delillerle hareket etmek isteyen" Başbakan'ın hazırlattığı komutanların nasıl görevden alınacağına ilişkin raporu Başbakanlık'ta beklettiğini yazdı.

Başbakan Erdoğan TRT1'de katıldığı programda bu konuda yaptığı açıklamalarla dikkat çekmişti. Erdoğan'ın verdiği cevap bu konuda bir hazırlığı olduğu tartışmalarını başlatmıştı.

Erdoğan'ın, Albay Dursun Çiçek'in ıslak imzasını taşıdığı belirtilen "İrtica ile Mücadele Eylem Planı"nın orijinalinden "ihbar mektubundan önce" haberdar olduğunu belirten Çongar, tartışılan belgeyle komutanları bağlayan yeni bir belgenin ortaya çıkmasının beklendiğini kaydetti.

İşte Yasemin Çongar'ın köşe yazısının ilgili bölümleri:

"Erdoğan-Başbuğ görüşmesi 29 ekimde gerçekleşti. Erdoğan, bu belgeyle ilgili bütün subayların sivil savcılarca sorgulanmasına izin vermesini Başbuğ’dan istedi. Başbuğ, hukuk dışı faaliyet içinde bulunan subayların Genelkurmay’da kalmasına müsaade etmeyeceğini, ancak yargının sonucunun beklenmesi ve bu süreçte silahlı kuvvetlerin yıpratılmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, bu görüşmeden hemen sonra, Başbakanlık görevlilerinden bir çalışma yapmalarını istedi. Bu çalışma, Genelkurmay Başkanı’nın ve 1. Ordu Komutanı’nın nasıl görevden alınabileceği üzerineydi; generalleri açığa alma, görevden el çektirme ve istifalarını talep etme durumunda ne olacağı, böyle bir kararın hangi aşamalardan geçerek yürürlüğe gireceği, itiraz hakkının nasıl işleyeceği ve belli şahısların görevden alınması durumunda komuta kademesinin nasıl oluşacağı gibi ayrıntılar, çalışmanın konusuna dahildi.

Çalışma, Başbakan’ın talebinden iki gün sonra tamamlandı ve kendisine sunuldu. Erdoğan raporu inceledi ve “bekleme” kararı aldı.

7 kasımda Başbakan’ın katıldığı bir toplantıda konuşan Star gazetesi yazarı Berat Özipek, İrticayla Mücadele Eylem Planı’na değinerek “Özal olsaydı Genelkurmay Başkanı’nı görevden alırdı, bunu basın toplantısıyla açıklardı, Genelkurmay Başkanı görevden alındığını televizyondan öğrenirdi” deyiverdi. Ve salonda kuvvetli bir alkış koptu. Erdoğan o anda duyduğu rahatsızlığı, 8 kasımda “Darda kalıyorum” diye ifade etti. Bir adım daha ileri gitti: “Islak imza kilidi çözer. Adli Tıp ‘Dursun Çiçek’in elinin imzasının ürünüdür’ diyor, vaka budur.”

...Orgeneralin istikbalini, bu konuda ne yapacağı belirleyecek. Tabii, Başbuğ ve diğer komutanları suç belgesine bağlayan yeni bir belgenin ortaya çıkma ihtimali de kulislerde konuşuluyor. Başbakan, kulislerden haberdar ama şüphelerle değil, delillerle hareket etmeyi yeğliyor. Ve öncelikle Çiçek’in sivil savcılara vereceği ifadeyi merak ediyor. Erdoğan’ın komutanları nasıl görevden alabileceğini anlatan rapor da, bu esnada Başbakanlık’ta bekletiliyor."

aydoe
10-11-2009, 22:39
Ben de Taraf'a karşı tarafım.
Tarafın karşısında tarafım.
Neoliberal ya da demokrasi savunucusu rolünde küresel sermayenin ,Abd nin Ab nin politikilarını savunan, ülkemizi etnik ve dini temelde bölmek için çalışan,Akp ve dinci oligarşiyi savunan ,M. Kemal'e ve Cumhuriyete düşman ,TSK 'ya düşman ama Ermeni'ye ,Rum'a,Kürt'e ve tarikata dost olan tarafa karşıyım.,
Ülkemin etnik ve dini temelde bölünmesi için çalışan her türlü örgütlenmenin ve örtülü savaşın karşısındayım.

Ahmet Altan ise Tayyibi saygıyla selamlar,
http://www.taraf.com.tr/makale/7766.htm

Tayyibin trenine binmiş, ya trenden atılır ya da ne zaman son istasyona varılır ise hiçtir.
Zaten onun için aslolan bohem yaşamıdır değerleri olmayan bir zübüktür.
Oldum olası sevmem lümpeni.

Cem
10-11-2009, 23:18
Tarafın hükümete şakşakçılık yapmadığını kim söylüyor?

Günümüzde AKP gerek CHP gerek MHP'den çok daha ileride çok daha demokratik ve anti-militarist bir çizgide yürümekte.

Ne derece tutarlı olmayı başarabilecekler ve nereye kadar bu çizgiyi devam ettirebilecekler net olmasa bile bence kesin olan bir şey var ki AKP 7 yıllık iktidarında gerek CHP gerek İP gerekse diğer ulusalcı "sol" dan daha fazla solda olduğunu göstermiştir.

Bunu gerek AB yöneliminde gerek Kıbrıs sorununda, 301 tartışmalarında, 1 Mayısı İşçi Bayramı yapmasında, Nazım Hikmet'i TC vatandaşlğına geri almalarında, Alevi açılımında (TC tarihinde Atatürk dönemi dahil ilk kez Alevilik ders kitaplarına girdi), Kürt açılımında gösterdiler, gösteriyorlar.

Bunlar alkışlanmalı ve ben de alkışlıyorum. Gelişimden, ilerlemeden yana her eylem alkışlanmalı. Bunları kimin yaptığına bakmadan alkışlamalı. İdeolojik, inançsal kökenleri ne olursa olsun başarılar tebrik edilmeli.

Tabulardan, tabutlardan, taburlardan yana olanlara karşı AKP desteklenmeli. Ne zamanki tabutları, taburları izlemeyeceğiz işte o zaman AKP ye karşı duruş tekrar gözden geçirilecektir.

aydoe
10-11-2009, 23:25
Eh işte site sahibi Cem arkadaş ki Turan Dursun'un kemiklerini sızlatacak açıklamasını yapmış.
Akp destekçisi bir ateist site yönetimi ,inanmadığım allah sizlere akıl fikir versin :biggrin1:
Bu son iletiniz tarafıda sizin tarafınızı da çok net ortaya koyuyor :clap2:

ozgur_
10-11-2009, 23:34
Bügün AKP nın eskiye nazaran daha özgürlükçü, daha demokrat ve daha barışçı bir çizgiye gelmesi ne kadar şaşırtıcıysa ve hayret vericiyse, bügün kendini solcu tanımlayan birkısım akımların geldikleri noktada o derece hüzün vericidir.

evrensel-insan
10-11-2009, 23:34
Saygideger cem;

Tabulardan, tabutlardan, yana olanlara karşı AKP-cem-

AKP,nin hangi tabulara karsi oldugunu aciklayabilirmisin? Bilhassa; yaratilissal/inancsal/dini tabulardan, hangilerine karsi oldugunu. Ya da, kendi ideolojik/inancsal dogrusunu kabullenmeyenlere, nasil bir dusunce ve davranisla yaklastigini. Sonucta bu dogruda, AKP'nin sahiplendigi, sabitledigi ve savundugu tabusudur.

Tabutlara, karsi oldugunu da; pek ifade edememis durumda. Sonucta tabutlari, taburlar yaratiyor. Buradaki, tabur ve tabutu karsitli temelde kullandim, tek tarafli degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
11-11-2009, 00:05
Bügün AKP nın eskiye nazaran daha özgürlükçü, daha demokrat ve daha barışçı bir çizgiye gelmesi ne kadar şaşırtıcıysa ve hayret vericiyse, bügün kendini solcu tanımlayan birkısım akımların geldikleri noktada o derece hüzün vericidir.

Darvin evrimin tersini bilememiş.
Biz bulduk.
Gevrim diyebilirmiyiz ?

evrensel-insan
11-11-2009, 00:19
Saygideger cem;

Tabutlari, tabular ve onlarin taburlari dogurur. Buradaki tabur, sadece askeri anlamda degil; bir tabunun organize ettigi insan gucudur. Tore, MIT, CIA, Masonluk, Mafia Agalik v.s. gibi.

Bu temelde, tabular; sadece kendi ideolojik inancsal dogrularini kabullenmek ve baska ideolojik/inancsal dogrulara hak ve ozgurluk tanimamak demektir. O yuzden, tabular; guc-iktidar-otorite olmadan yasayamaz. Sorunun bir kaynagi da, suru psikolojisi, korku felsefesi ve totoliter kisilik toplumsal degerlerin tabulasmasidir.

Oyuzden, ortada bir tabu varsa; mutlaka o tabunun taburu ve bu taburun olusturdugu tabutlar olacaktir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cenker
11-11-2009, 00:47
solculuğa azınlıkçılık, çevrecilik, asker düşmanlığı, dinler aası hoşgörücülük derseniz akp de tarafta solcudur.
ama solculuğa anti emperyalist,evrenselci,ezilenlerden fakirlerden yana olmak (dünyada ve türkiyede) derseniz akp sağcı oğlu sağcıdır.
iyi yaptıkları her şey de ya göstermeliktir ya geçicidir.

cigi
11-11-2009, 01:11
Gelişimden, ilerlemeden yana her eylem alkışlanmalı. Bunları kimin yaptığına bakmadan alkışlamalı. İdeolojik, inançsal kökenleri ne olursa olsun başarılar tebrik edilmeli.

Tabulardan, tabutlardan, taburlardan yana olanlara karşı AKP desteklenmeli. Ne zamanki tabutları, taburları izlemeyeceğiz işte o zaman AKP ye karşı duruş tekrar gözden geçirilecektir.

Tekbir getirin.
AKP li dinlerden özgür oldugunu söyleyenler..
Tekbir getirin...
Tekbiiiirr......

http://www.youtube.com/watch?v=VhfnHKgF-yw&feature=PlayList&p=24E3200495BDB210

Cem
11-11-2009, 01:11
Cem arkadaş ki Turan Dursun'un kemiklerini sızlatacak açıklamasını yapmış.
Akp destekçisi bir ateist site yönetimi ,inanmadığım allah sizlere akıl fikir versin

Politik hayat din ve laiklik konusundan ibaret değil. At gözlüğüyle bakmayalım. Dine bakarken durduğumuz nokta ile genel toplumsal sorunlara ve dolayısıyla genel politik sorunlara baktığımız nokta farklıdır.

Ateist olmak genel yaşam felsefemizin ve kimliğimizin sadece sadece bir parçasıdır.

Stalin de ateistti, iki milyon insanın katili Pol Pot'da ateistti. Belki Hitler de bir ateisttir. Belki Atatürk de bir ateistti. Görüldüğü gibi hiç anlaşamayacak uçlarda ateistler olabiliyor. O halde ateizm ve din karşıtlığı çatısı altında politik mücadele olmaz. Dine karşı olup-olmama kıstasını temel alan politik anlayış olmaz. Ateizmi yaşamınızın, kimliğinizin merkezine koyamazsınız, eğer koyarsanız komik veya traji-komik durumlara düşersiniz.

AKP'nin dinci bir parti olduğu bile şüphelidir. Kadrolarının milli görüşçü olması her şeyi açıklamaz. 7 yıldır hangi kaç tane din politikasını hayata geçirdiler?

Ateistim diye AKP yi bir bütün olarak red mi etmem gerekiyor? Senin çok sevdiğin Atatürk ve CHP iktidarı Nazım Hikmeti sürüm sürüm süründürürken onlar itibarını iade etti.

Kemalist darbeciler 1 mayısı kaldırdılar, onlar tekrar bayram yaptı. Bu mudur gerici dinci parti?

AB ile entegrasyonu hedeflemiş bir partinin ılımlı-dinci bile olması mümkün mü? AB hukuku nere şeriat hukuku nere?

Tüm bunları göz ardı ederek sırf dinci kökenliler diye AKP ye karşı bir tavır mı alması gerekiyor ateistlerin, bu ne biçim bir zihniyet? Dünyayı ateist olanlar ve olmayanlar şeklinde mi görüyorsunuz yoksa? Bu kadar sığ mı bakış açınız?

hako
11-11-2009, 01:42
Sn Cem,

Yönetim kurulu üyesi ve AKP taraftarı..

Size kolay gelsin diyorum hayatta.
İşiniz zor buna eminim !

cigi
11-11-2009, 03:20
AKP'nin dinci bir parti olduğu bile şüphelidir. Kadrolarının milli görüşçü olması her şeyi açıklamaz. 7 yıldır hangi kaç tane din politikasını hayata geçirdiler?


Bu düsünceye artik ne denir bilemiyorum.
Diyanet denilen ucube kurum, ülkenin gelecegini, kanini sömürmüyor mu cem?

Bütün insanlardan toplanan vergiler ile diyanete 2,3 katrilyon para pompalanmiyor mu cem?

Insanlari korkutarak, sindirerek ülkenin, % 90 dan fazlasi müslümandir denilmiyor mu cem?

Devletin bir tek kurumuna saldirmak babayigitlik mi oluyor?

Elbette...

Onlar üniformali, omuzlari kalabalik askerler.
.
Sahiplerine, kendilerini nasil kanitlayacaklar?
.
Ya digerleri?
.
Sariklilar.
.
Sarigin dokunulmazligi var tabii.
.
Yoksa yandan carkli geliri mi?
.
Polise de saldirsalar ya..
.
Onlar da üniformali ve her pisligin altindan cikmiyorlar mi?
.
Olmaz.
.
Dini bütün müslüman F. tipi polislerin dokunulmazliklari var.
.
Yukarida ki video da, kimlerin peslerinde oldugunuzu, alkisladiginizi iyice izleyin ve görün....
.
Ayaga kalkarak alkislayin...
.
Elleriniz patlayana kadar alkislayin.
.
Kim bilir?
.
Belki,
.
Tekbirde getirirsiniz...
.
AKP li basbakaniniz da sizler icin allahina dua eder.
.
Allah razi olsun der.
.
Belki
.
Allah kabul eder.:lol:

-InVi-
11-11-2009, 03:47
Cigi bu kadar sacmalamaya gerek yok

AKP bugün var yarin yok....ama müslümanlar bu ülkede hep var olmaya devam edecek...
baslik TARAF gaztesi ile ilgili....TARAF gaztesinin yayin politikasi sizin betonlasmis deger yargilariniza uymuyor, AKPcilik ile itham etmek isteni ise acizliginin göstergesinden baska birsey degildir.
Bin defa yazdik cizdik...Diyaneti Kuran ve kurumsallastiran AKP degildir.....bunda bile bi habersin...hatta Milli Görüs tabani ve buraya astigin video görüntüsündeki tarikat üyeleri Diyanetden sizden fazla rahatsizlar...onlar ile siz bu konuda hemfikirsiniz....
avrupa birligi konusunda da onlar ile hemfikirsiniz...onlarda sizin gibi karsi...

cem'in yazdigi satirlar gayet net'dir...
dünyayi inanir veya inanmayan olarak mi ayirmak istiyorsunuz ?
üc bes cember sakalli secim ile is basina gelmis basbakan yardimcisi ile yemek yedi diye, seriat geliyor yaygarasi kopartan despotik yapilanma, junta hükümeti kurabilmek icin örgüt kurmak ve buna dahi fiili yaptirimlar yapmak ile yargilaniyor....

sizin gibi sözüm ona hümanistlerden akli basinda insanlarin ögrenecegi hic birseyin olmadigi gibi, durusunuz tüm demokrat olmayi basarbilmisler icin ibretliktir....

ulpian
11-11-2009, 08:30
Keşke meclis içindeki muhalefet partilerinden biri de AKP'den daha demokrat, insan hak ve özgürlüklerine daha duyarlı, militarizme daha fazla karşı olsa da hümanist demokrat ateistler de seve seve o partiyi desteklese.

Siyasete bakışını AKP karşıtlığı, şeriat ve bölünme paranoyası ve komplo teorileri üçlüsü üzerine ikame etmiş olanlar, nedense somut konular üzerinden tartışmaya bir türlü gelemiyorlar.

Örneğin ben 301'e karşıyım, fikir özgürlüğünden yanayım. Meclisteki 301 tartışmalarında, kim bu utanç maddesini savundu: MHP ve CHP. İsterdim ki, mesela Baykal bu konuda AKP'yi 301'e karşı çıktığı için değil, yeterince karşı çıkmadığı, kökten kaldırmadığı için eleştirsin.

Ordunun, meclis yetkisinde olan konulara tehditkar bir üslupla müdahil olmasına, muhtıra ve bildiriler yayınlamasına karşıyım. Keşke burda da Baykal ''Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir'' diye haykırarak muhtıracılara karşı tepki koyabilseydi.

Keşke Onur Öymen BUGÜN 10 Kasım'da mecliste, AKP'yi ''Atatürk teröre karşı sizin gibi mi mücadele ediyordu?'' diye eleştirirken, Dersim'i örnek alınması gereken bir olgu olarak sunmasaydı.

Keşke, Abdullah Gül'ü eleştirmek için, onun Ermeni soyundan olduğunu iddia etmeyi yeterli bulan bir zihniyet CHP sıralarından çıkmasaydı.


- Üniversiteye başörtüsüyle de, haç kolyesiyle de, ''tanrı yoktur'' yazılı bir tşörtle de girilebilmesini,

- Kürtçe ve her dilde özel gazete, televizyon yayınının yapılabilmesini, 1000 yıllık yöre isimlerinin tekrar aslına dönüştürülmesini,

- Diyanetin kaldırılmasını, kaldırılmasa bile bütün din ve mezheplere nüfus oranları nispetince hizmet sunmasını,

- Alevilere uygulanan eşitsizliğin son bulmasını, Madımak'ın müze veya anıt yapılmasını,

- Ruhban okulunun açılmasını,

- eşcinsellere uygulanan hukuki ayrımcılığın son bulmasını ve diğer bütün haklı talepleri destekliyorum.

Bunları zamanın şartlarından, uluslararası ilişkilerden, iç ve dış pazarlıklardan bağımsız olarak, derhal, hemen, şimdi yerine getirilmesi gereken talepler olarak savunuyorum.

Ve AKP'yi yukardaki maddelerin hepsini savunmadığı için, savunduğunu söylediği veya ima ettiği maddelerde ise yeterince kararlı, hızlı, iradeli olmadığı için eleştiriyorum. MHP ve CHP'yi ise işte bu haklı taleplerin karşısında durdukları için affedilemez, ciddiye alınamaz bir çizgide görüyorum.

Bütün bunlar beni sizin gözünüzde AKPci yapıyorsa, sevgili aydoe (:)), ne yapayım, CHPci olmaktan gani gani evladır.

saygılarımla

tayyare
11-11-2009, 09:44
Politik hayat din ve laiklik konusundan ibaret değil. At gözlüğüyle bakmayalım. Dine bakarken durduğumuz nokta ile genel toplumsal sorunlara ve dolayısıyla genel politik sorunlara baktığımız nokta farklıdır.

Ateist olmak genel yaşam felsefemizin ve kimliğimizin sadece sadece bir parçasıdır.

Stalin de ateistti, iki milyon insanın katili Pol Pot'da ateistti. Belki Hitler de bir ateisttir. Belki Atatürk de bir ateistti. Görüldüğü gibi hiç anlaşamayacak uçlarda ateistler olabiliyor. O halde ateizm ve din karşıtlığı çatısı altında politik mücadele olmaz. Dine karşı olup-olmama kıstasını temel alan politik anlayış olmaz. Ateizmi yaşamınızın, kimliğinizin merkezine koyamazsınız, eğer koyarsanız komik veya traji-komik durumlara düşersiniz.

AKP'nin dinci bir parti olduğu bile şüphelidir. Kadrolarının milli görüşçü olması her şeyi açıklamaz. 7 yıldır hangi kaç tane din politikasını hayata geçirdiler?

Ateistim diye AKP yi bir bütün olarak red mi etmem gerekiyor? Senin çok sevdiğin Atatürk ve CHP iktidarı Nazım Hikmeti sürüm sürüm süründürürken onlar itibarını iade etti.

Kemalist darbeciler 1 mayısı kaldırdılar, onlar tekrar bayram yaptı. Bu mudur gerici dinci parti?

AB ile entegrasyonu hedeflemiş bir partinin ılımlı-dinci bile olması mümkün mü? AB hukuku nere şeriat hukuku nere?

Tüm bunları göz ardı ederek sırf dinci kökenliler diye AKP ye karşı bir tavır mı alması gerekiyor ateistlerin, bu ne biçim bir zihniyet? Dünyayı ateist olanlar ve olmayanlar şeklinde mi görüyorsunuz yoksa? Bu kadar sığ mı bakış açınız?


ey sağcı iktidarlar !
Sen kim oluyorsun da Nazımın itibarını iade ediyorsun ?
Edemezsin, çünkü bir takunya kafasın !

Gericilik cami kaynaklı değildir
gericilik dini kullanır
gericilik AB ve USrail merkezlidir
gericilik öncelikle sömürü olduğu için bilime işine geldiği kadar izin verir
gericilik sömürdüğü ülkelerde bilime izin vermeeez... cemler yetişsin diye

12 eylülün neresi kemalist ?
başımıza kamyonla din döktüler
özelleşmenin yani 24 ocak kararlarını uygulamaya geçirdiler

edit
yahu mektepde hiç mi 6 ok anlatılırken dinlemedin ?

edit
kemalizm sosyalizm değildir, bunu ne zaman öğreneceksiniz ?

zavallı tarafcılar !
dezenformasyonun bu kadar geri türünü yapabilmek için cranium bölgesinde ne taşımak gerekiyor ?

Cem
11-11-2009, 11:15
12 eylülün neresi kemalist ?
başımıza kamyonla din döktülerYanlış. 12 Eylül başımıza dincileri getirmedi. TSK, kurulduğu günden bu yana her zaman Kemalistti. 12 Eylül cuntası da Kemalist idi.

Ancak 12 eylül öncesi dinci terör yok denecek kadar az olduğu için TSK en başta komünistleri tasfiyeye yöneldi, çok daha az ölçüde de Ülkücüleri. Dolayısıyla meydan İslamcılara kaldı.

12 Eylül öncesi dinci terör belirgin derecede olsaydı onların da üzerine giderlerdi ama yoktu.

İslamcılığın yükselişinin en büyük nedeni insanlara yol gösterici bir ideolojinin yokluğu oldu. Gerek sosyalizm gerekse ülkücülük 80'li yıllarda lanetlendi. Böyle bir ortamda pek çok insan kendisine yaşamda yol gösterici bir ideoloji/inanç olarak İslam'ı seçti, ona yöneldi. İslamcılığı 80'li yıllardan itibaren yükselişe geçmesinin nedeni budur yoksa cuntacıların yaptığı birkaç ufak düzenleme değil.

Günümüzün Kemalisti olup 12 eylül cuntacılarını savunanlar bu durumu şöyle bir deyimle açıklarlar:

-Yılanları temizledik ama bu sefer fareler türedi.

aydoe
11-11-2009, 12:49
Toplumdaki değişimin farkında değilsiniz herhalde ,eğitimdeki polisteki tüm devlet dairelerindeki kadrolaşmanın ve ileri dönük çalışmaların farkında değilsiniz!
Açılımda ilk yapacakları da Kuran'ı Kürtçeye çevirmek.

RAPORLARLA POLİS AKADEMİSİ VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARINDAKİ FETHULLAHÇI KADROLAŞMA
http://www.neciphablemitoglu.com/kostebek/9.htm

Eğitimde kadrolaşma hızlandı

AKP döneminde eğitimde dinci kadrolar artarken, kadınlar görevlerinden uzaklaştırıldı

http://www.renkhaber.com/rheskihaberyazdir.asp?id=7957

http://www.anayurtgazetesi.com/default.asp?page=yazar&id=6662

Örgütlensinler din egemen bir ülke yönetimi olsun da görün bakalım siz özgürlük nasıl olurmuş!

güneşinzaptıyakın
11-11-2009, 14:04
Yanlış. 12 Eylül başımıza dincileri getirmedi. TSK, kurulduğu günden bu yana her zaman Kemalistti. 12 Eylül cuntası da Kemalist idi.

................... Tartışmaya dahil olmadan bu konuda yanlış dezenformasyonu dizeltmek isterim.
12 Faşist cunta rejimi'nin yapılma nedeni neo-liberal politikaları uygulayabilmek için zemin hazırlamak ve ilerde olabilecek direnç noktalarını kırmaktır. Bu uygulama ilk olarak Latin Amerika ülkelerinde başta Şili'de yapılmıştır, o deneyimlere bakılacak olursa 12 faşist cunta rejimi ile çok paralellikler kurulabileceği görülebilir.

TSK diye bir genelleme yapmak yanlış olur, TSK'yı oluşturan personel her sabah başka bir gezegenden servislerle gelip mesai bitiminde tekrar giden kişiler değildir, bu topraklarda yaşarlar, bütünü oluşturan kişiler tıpkı toplumda ki siyasi kitleler gibidir, içlerinde liberal (şuanki genel kadro mesela), yada dinci yada Mdd'ci veyahut ademi merkeziyetçi gibi değişik siyasi görüşe sahip olan kitleler vardır diyebilinir.

12 eylül faşist cunta rejimi tüm gerekçeler doğrultusunda din'i çok kullanmıştır, meydanlarda Kur'anla şovlar yapmışlardır, dinci karolaşma onun zamanında had safhaya çıkmıştır, tüm bürokratları tarikatçı dincilerdir, o dönemde yürürlüğe konulan yeşil kuşağın tasviyesi ve ılımlı bir İslam yaratılması projesinin başlangıcıdır 12 eylül faşist cunta rejimi. O dönemde açılan imam hatip liselerine bir bakın, devlet mekanizmasından tasviye edilen kadroların yerine dinci kadroların alınmasına bakın, Türk-İslam sentezini dayatmasına bakın, sonradan bu sentezin ılımlı İslam'a dönüştürülmesine bakın.

12 eylül faşist cunta rejimi çok iyi kemalist taklidi yapmıştır, başındaki netekim paşa işi kıyafet taklidine götürecek kadar abartmıştır hatta. 12 eylül faşist cunta rejimi Kemalizm'in tasviyesini başlatan rejimdir unutmayalım, devletçi kapitalist ekonomiyi yıkmadan neo-liberal ekonomiyi kuramazsınız, Kemalizm'i tasfiye etmeden yeni bir siyasi sistemde kuramazsınız unutmayalım, şuanda doruğa varan Kemalizm'i tasviyenin başlangıcı 12 eylül tarindedir.

Özetle: 12 eylül faşist cuntası, Kemalist değildir, dinci kadrolaşmayı başlatmış ve önünü açmıştır, kullanacağı dinci kadroyu yargıya götürmemiştir.

Squall
11-11-2009, 14:18
Madem 12 Eylül darbesi Kemalistti..o halde Kemalizmi kahretmeye yeminli sevgili AKp'niz neden "netekim darbeci paşaları" bi türlü yargılama zahmetine girmedi???

Dinlerden özgür Akpliler önce bu sorunun yanıtı vermeliler.

Cem
11-11-2009, 16:07
TSK diye bir genelleme yapmak yanlış olur, TSK'yı oluşturan personel her sabah başka bir gezegenden servislerle gelip mesai bitiminde tekrar giden kişiler değildir, bu topraklarda yaşarlar, bütünü oluşturan kişiler tıpkı toplumda ki siyasi kitleler gibidir,Öyle değildir işte. Ben bir subay çocuğuyum. Üniversiteye gidene kadar askeri lojmanlarda oturdum, askeri gazinolarda, orduevlerinde yaşadım. O ortamı iyi bilirim. Her ne kadar TSK nın içinde farklı siyasi görüşten subaylar olsa da bunların yükselmesi, belli mevkilere gelmesi üstelerinin insiyatifiyle olur. AP ve CHP çizgisinin fazla sağında ve solunda kişilere hoş bakılmaz. Ya askeri şurada ihraç edilirler ya da işlerine devamına müsade edilse bile kurmay yapılmazlar, yüksek kademelere gelemezler.

Cumhuriyetin kurulmasından tutun günümüze dek TSK her zaman Kemalist çizgide olmuştur. Kenan Evren dönemi dahil. Ancak ülkücülerle komünistlerin 80 öncesi militarist çizgiye kaymalarından dolayı İslamcıları gözlerinden kaçırmışlar, tarihi hata yapmışlardır.

Zaten önceki mesajımda da dediğim gibi "Yılanları temizledik ama farelerin üreyebileceğini gözden kaçırdık" diyerek hatalarını kabul de etmektedirler.

12 Eylülün neo-liberal politikalarla da ilgisi yoktur. Zaten hatırlayanlar olacaktır cunta milliyetçi-laik kendi adayını halka empoze etmeye çalışmış ama seçimlerde Özal galip gelmişti. 12 eylül ABD menşeli olsa cuntacılar seçim öncesi Ozal'ı aday gösterirlerdi.

sevgili AKp'niz neden "netekim darbeci paşaları" bi türlü yargılama zahmetine girmedi???AKP Kemalistlerle doğrudan doğruya çatışmak istemiyor. Bu durum onların aleyhine olurdu. Askeriyeye yönelik böyle bir dava AKP nin ordu aleyhtarı olduğuna dair kanıt olarak gösterilir ve Ergenekoncular için bulunmaz bir fırsat olurdu. AKP akıllıca davrandı.

Cem
11-11-2009, 16:07
TSK diye bir genelleme yapmak yanlış olur, TSK'yı oluşturan personel her sabah başka bir gezegenden servislerle gelip mesai bitiminde tekrar giden kişiler değildir, bu topraklarda yaşarlar, bütünü oluşturan kişiler tıpkı toplumda ki siyasi kitleler gibidir,Öyle değildir işte. Ben bir subay çocuğuyum. Üniversiteye gidene kadar askeri lojmanlarda oturdum, askeri gazinolarda, orduevlerinde yaşadım. O ortamı iyi bilirim. Her ne kadar TSK nın içinde farklı siyasi görüşten subaylar olsa da bunların yükselmesi, belli mevkilere gelmesi üstelerinin insiyatifiyle olur. AP ve CHP çizgisinin fazla sağında ve solunda kişilere hoş bakılmaz. Ya askeri şurada ihraç edilirler ya da işlerine devamına müsade edilse bile kurmay yapılmazlar, yüksek kademelere gelemezler.

Cumhuriyetin kurulmasından tutun günümüze dek TSK her zaman Kemalist çizgide olmuştur. Kenan Evren dönemi dahil. Ancak ülkücülerle komünistlerin 80 öncesi militarist çizgiye kaymalarından dolayı İslamcıları gözlerinden kaçırmışlar, tarihi hata yapmışlardır.

Zaten önceki mesajımda da dediğim gibi "Yılanları temizledik ama farelerin üreyebileceğini gözden kaçırdık" diyerek hatalarını kabul de etmektedirler.

12 Eylülün neo-liberal politikalarla da ilgisi yoktur. Zaten hatırlayanlar olacaktır cunta milliyetçi-laik kendi adayını halka empoze etmeye çalışmış ama seçimlerde Özal galip gelmişti. 12 eylül ABD menşeli olsa cuntacılar seçim öncesi Ozal'ı aday gösterirlerdi.

sevgili AKp'niz neden "netekim darbeci paşaları" bi türlü yargılama zahmetine girmedi???AKP Kemalistlerle doğrudan doğruya çatışmak istemiyor. Bu durum onların aleyhine olurdu. Askeriyeye yönelik böyle bir dava AKP nin ordu aleyhtarı olduğuna dair kanıt olarak gösterilir ve Ergenekoncular için bulunmaz bir fırsat olurdu. AKP akıllıca davrandı.

Squall
11-11-2009, 16:49
Anayasaya yerleştirilen zorunlu din dersleri benzeri; baskıcı, çağdışı maddelerle alakalı olarak akp zihniyeti her zaman için 12 Eylül darbecilerine minnettar olmuştur...hatta öyleki darbe ertesi fettulahın bizzat kendisi minnettarlığı belirtmek için Kenan Evren'den randevu talebinde bulunmuştur...

Bu olay Evren'in ağzından canlı yayında genç bakış programında dile getirilmiştir.

tayyare
11-11-2009, 16:49
Kemalizm öncelikle 6 okdur.
MustafaKemalAtatürk'ün kemalizm tartışmalı olabilir.
Kemalizmin doğuşu DP iktidarına muhallif aydınlarla olmuş, zirvesine DenizGezmişlerle ermiştir.

TSK Nato ordusu olduğundan beri 6 ok çizgisinden tedricen uzaklaşmaya başlamıştır.
60 ihtilalini yapan ordu değildir ! ordu ihtilalci durum esnasında katılmıştır.
Tsk&devlet gelişen devrimden korkmuştur. İş bu nedenle subaylar Erbakana rica ederek kendilerini Switzerlanddan ithal etmişlerdir.
12 mart dünya ve türkiye gericiliği açısından başarı yeterince sağlayamamıştır.
12 eylül hem devrimci kitlenin çokluğu hemde 24 ocak kararlarının artık kesinlikle uygulanması ihtiyacı nedeniyle sert olmuştur.
24 ocak kararları kemalizme kesinlikle terstir.
Mustafa Kemal Paşamız batıcıdır, bilim ve teknoloji, medeniyet olarak,
ve fakat,
BÜTÜN YABANCI İŞLETMELERİ MİLLİLEŞTİRMİŞTİR !
&
yabancı kredi alınmamıştır.

İsmetİnönünün Natoyu istemesini bir vatan hainliği olarak değil zayıflık nedeniyle mecburiyet olarak görüyorum.

Gelelim günümüz tsk'sına
-Natoya bağlıdır, kaçamaz, yoksa tüfekleri çalişmaz ! kemalizm bu değildir.
-Kemalist bir tsk AB'ye net bir şekilde hayır der, demiyor !
-Son seçimler öncesi doğuya okul değil acil imam istedi (chp sikmabaşa saçılırken)
-TSK büyük KİTlerin ve Telekomun özelleştirmesine veto koymamıştır, yetkisidir !
-TSK üst personeli camilerde saf tutarak, üstelik ''üniforma'' ile şov business yapmaktadır. Bir zamanlar Demireli eleştirirken şimdi noolduk. REZALET...


Kemalizm beğenilmez anlarım, solculuk iyi bir şey değil fikri olacakdır. Marx baştan sona yanlıştır diyerek eleştirilebilinir tabii ki.
Ama yani el insaf !

Tarafcı dostlarımızın samimi olduklarını düşünerek mantıklarını eleştirelim birde:

Tavşan havuç yer
askerde yer
o halde asker tavşandır

işte logic

tayyare
11-11-2009, 17:05
Ülkemizde sosyalizm mümkün olsaydı MusatafKemal ve arkadaşları sosyalizmi kurardı.
Neden değildi ? Britiş ve diğer batılı güçlerin izin vermesi mümkün değildi.
Genç TC zayıfdı.
SSCB de zayıfdı.

Geri bir ekonomi, eğitimsiz bir halk, teslim alan TC, devrimlerini demokratik yoldan yapamazdı. Bunu düşünebilmek saçmadır ! Ancak eleştirilebilirsiniz ne güzel, takke takunya çarşaf giyerdi halkımız, diyerek.
Millileştirme demokrasiyle olmaaaaaaaaz !
ama
Ne güzel, şimdi ki gibi gâvur idare ederdi ekonomiyi denilebilir.
MusatafKemal devrimcidir, aydınlanmacıdır asla demokrat değildir.

Peki şimdi demokrasi oluyormu ?
olamıyor, olamaz
çünkü
ekonomi ve avam ve kurumlar buna hazır değil
olsa bile
artık dünyada ve ülkemizde kapitalist burjuva bitmiştir,
artık dev ÇÜŞler vardır,
Çüşlerin egemen olduğu ekonomilerde demokıratı olamıyoooor !

demokrasi oyununda ancak yabancı güçler karlı çıkar

halk ezilir !

güneşinzaptıyakın
11-11-2009, 17:19
Mustafa Kemal ile Kemalist ideolojiyi karıştırıyorsunuz yer yer, ikisi farklı şeylerdir. Erbakan en baba Kemalisttir unutmayalım beyanlara bakarsak, bu ülkedeki herkez Kemalisttir, 1923 ten 2009' kadar tüm siyasetçiler Kemalisttir ona bakarsan, herkez ''Atatürk'çüdür'' sorulduğunda, cevap pratikte yatar.

24 Ocak kararları adı ile bilinen neo-liberal politikaların yerleştirilebilmesi ve buna uygun bir rejim ve toplum oluşturulabilmesi için yapılmıştır 12 eylül. Orduda her daim Kemalist yada ''Atatürk'çü'' kişiler olmuştur, ikimizde aynı şekilde değişik ideolojilere inananların homojen yapısında olduğunu söylüyoruz TSK'nın. Elbette dönemin hakim ideolojisine göre seçilir kurmaylar ve onların şekillendirdiği üst yönetim.

12 eylül asla Kemalist bir çizgide olmamıştır, yoksa 24 Ocak neo-liberal kararları ve ardından muhalefetin tasviyesi ve yeni toplumun yapılandırılması için sebep olmazdı, Kemalizm hala bu saydıklarımıza kısmen karşıdır. Özal olmasaydı bir başkası olurdu neo-liberalizmi uygulayacak, ikdidardaki cunta'nın güç hırsını ve daha fazlasını istemesini, mevcut politikaları uygulamayacağı yönünde yorumlamak doğru değildir.

Squall
11-11-2009, 17:26
AKP'nin dinci bir parti olduğu bile şüphelidir. Kadrolarının milli görüşçü olması her şeyi açıklamaz. 7 yıldır hangi kaç tane din politikasını hayata geçirdiler?


Yorumsuz

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=913984

Kasım ayı memur alım listesi:6259 kişinin 2295'i diyanet işlerine.

Cem
11-11-2009, 17:45
Kadrolaşma var evet. Ancak her iktidar kendi kadroılarını oluşturur. Bu genel evrensel bir kural.

Squall
11-11-2009, 18:06
Madem kaçınılmaz doğal bi süreç bu yaşananlar;o halde Akpli dostlarınızın bu evrensel kurallar doğrultusunda kadrolaşmalarını tamamlayıp, yakın bi gelecekte İran benzeri bi rejim kurup,sonrasında da tüm muhalif seslerin ve de liberallerimizin popolarına tekmeyi basmalarını anlayışla karşılamamız gerekir ozaman haksızmıyım????

Kimse bana paranoyak bir ruh hali içersinde olduğumu söylemesin çünkü İran paranoyanın gerçeğe dönüşmüş koca bi kanıtıdır!!!!

Soda
11-11-2009, 22:31
İsmetİnönünün Natoyu istemesini bir vatan hainliği olarak değil zayıflık nedeniyle mecburiyet olarak görüyorum.



Hayır ne ihanet ne de zayıflıktır bu.

Bu iradesizliktir. Bu Kemalizmi anlamamaktır.

Bu "analizci" kafaların açmazdır. Bu herşeyi ölçerek biçerek hesaplayarak yapan ama yaptıklarının içine ruh katamayan zihniyetlerin tamamında olan bir sapmadır.

Bu stratejik düşünmeyi en doğru yol sanan devlet adamlarının çapsızlığıdır.

Bu zihniyetler Atatürk'ün şu ifadelerini asla anlayamazlar.

"Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır"

İşte böyle olduğu için her tehlikede kendilerine hami ararlar.
Sen hami ararsan sana hamilik yapacak çok ülke bulursun. Bütün hamilerin aynı zaman da senin efendilerindir.
Bu kendine, milletine güvenmeyi unutmuş aciz siyasetçilerin zayıflığıdır.

Bu milletin en zayıf olduğu dönem milli mücadele dönemiydi.
Hemen hemen sıfırdı.
Ama vatan/bayrak/bağımsızlık utkusu tek başına bütün diğer dayatmaları yerle yeksan etti.
Böyle bir milli mücadele tarihine sahip bir millet kendine hami arar mı?

O millet aramaz ama devleti emanet ettiği adamlar çapsızlıkları yüzünden ararlar.

Sorun buradadır.

ABD gelecek de bizi Sovyetlerden kurtaracak.

Eğer Sovyet saldırısına maruz kalsaydık gıkını bile çıkarmazdı o namussuzlar.

Hiç de senin için Sovyetlerle nükleer çatışma ortamına girmezlerdi.

Üç kuruşluk Afganistan bile Sovyet işgaline direndi sen ise yağmurdan kaçıp doluya tutuldun.

150 tane ABD üssü Türkiye'nin her yerinde idi DP'li yıllarda.

İnönü döneminde Marshall yardımları ile giren ABD, DP döneminde Türkiye'yi tam bir "üs" olarak kullandı. Türkiye'nin her yerine, her şeyine nüfuz etti.
O gün bugündür çıkartamıyoruz bu adamları.

Peki tehdit Nato'dan gelirse ne olacak?

Rusyaya mı sığınacaksın?

Şimdi tehdit NATO'dan geliyor. Adamlar gözünün içine baka baka "Kürdistan" haritaları koyuyorlar masana?

Şimdi kime sığınacaksın?

Ama sen adam olmazsın döner yine tecavüzcün ile evlenirsin.

Her şey Atatürk'ü tanıyamamakla başladı ve bu yüzden de bu noktalara geldi.

"Atatürkçü düşünce sistemi" imiş...

Kimse düşünce sistemleri (!) peşinden gitmez. İnsanlar; inancın, özgürlüğün, bağımsızlığın, vatanın, bayrağın peşinden gider.

Daha insanı bile tanıyacak halde değilsiniz değil ki Mustafa Kemal'i tanıyasınız.

"Bağımsızlık benim karakterimdir" diyemeyen ve Mustafa Kemal'in sözlerini, mücadelesini, utkusunu, ideallerini "düşünce sistemi" adıyla kupkuru kurutanlar hiç ama hiç bir şey bilmiyorlar.

Üstelik bilmediklerini de bilmiyorlar.

Titan
11-11-2009, 23:29
Kadrolaşma var evet. Ancak her iktidar kendi kadroılarını oluşturur. Bu genel evrensel bir kural.

Bu demokratlık mı oluyor Cem?

Titan
11-11-2009, 23:30
Garip; tamam CHP ve MHP demokratik olmayabilir, çizgileri belli. Ancak, AKP gibi "ısmarlama" bir partiden diğer partilerden daha demokrat diye söz etmek demokrasiyle ne kadar bağdaşabilir? Hele bir de yargıyı tahakküm altına almak için uyguladığı yöntemler ayrı bir demokrasi katliamı.

Şöyle düşünün, Çongar gibi birinin (2005 olabilir) ABD de iken, Başbakanı gözden çıkardığında RTE'nin danışmanı olan C. Zapsu'nun söylediklerini çevirerek ne kadar zor durumda bırakmış olduğunu, buna karşın Başbakanın da gözden düşmemek için karşı tarafın şartlarını yerine getirmek için her türlü çılgınlığı gerçekleştirebileceğini, sonrasında Çongarın Milliyet'ten Taraf'a geçerek Başbakana her türlü desteği vermesi pek normal karşılanabilecek bir olay değil.

-InVi-
11-11-2009, 23:56
Sn Soda
cidden merakimdan soruyorum, bu Atatürk kusursuz, günahsiz, hatasiz bir siyaset güden bir Devlet Baskani mi ?
Yani ben sizden benim iman ettigim Allah'a, Peygamber kabul ettigim Insanin teblig ettiklerine uymak gibi bir zorunlulugunuzun oldugunu düsünmüyorum, böyle bir beklentimde yok, ama bu ülkede herkes kayitsiz sartiz Atatürkü sevmek ve tavsip etmek mi zorunda ?

Ülkemizde bir sürü yayin organi var, bunlardan biriside Taraf ve Taraf yüzde yüz Amerikan Disisleri Bakanligina bagli bir kurum olsa bile, bu onlarin dile getirdigi dogrulari yok saymak icin yeterli mi ? Taraf bugün var yarin yok olabilir, ama bu sizin kast ettiginiz Tarafin ardindaki "güc", yarin baska bir yayin organi bulur, kendi menfaat ve cikarlarini ifade edebilmek icin....ama Tarafi AKPci ilan etmeniz, ömrünün AKP ile sinirli oldugunu idaa etmenizin de gerekcelerini anlamiyorum, AKP daha iki üc günlük bir siyasi Parti, bundan önce bunlari bizler Milli Görüscü olarak bilirdik....peki simdi Saadet Partisindeki Milli Görüscü kadrolar sizin dogrulariniza daha mi yakin ki, sorunu AKP de görüyorsunuz ?


AKPyi son secimlerde bildigim kadari ile 16 milyon secmen oy verdi, Tarafin traji ise tüm beklentilerin altinda, bu 16 milyon secmeni yok mu saymak lazim ?
bu 16 milyon secmenin ( ki bunu muhtemmelen 3 ile carpa bilirsiniz / insanlarin ) dogrularinin sizin demokrasi alginizda hic mi bir önemi yok ?

Hani demem o ki,
bir toplumda bir birinden deger yargilarina sahip olan cesitli insanlarin olmasini istiyormuyuz, istemiyormuyuz ?
yoksa sizce önemli olan sadece hepimizin Kemalizm dini mensubu olmamiz mi....

ozgur_
12-11-2009, 00:02
Garip; tamam CHP ve MHP demokratik olmayabilir, çizgileri belli. Ancak, AKP gibi "ısmarlama" bir partiden diğer partilerden daha demokrat diye söz etmek demokrasiyle ne kadar bağdaşabilir?

Sorunuzu şöyle açıklamaya çalışayım; Bir güzellik yarışmasında uç tane aday var. Bu uç adayın hepside çirkin. Bu uç aday arasında enaz çirkiniz güzel seçilir. :)

Şimdi;
Birzamanlar "faşizme karşı omuz omuza" diyenler,
Eğer bügün "faşizmle omuz omuza" diyorlarsa,
Birzamanlar susurlukta "çeteler halka hesap verecek" diyenler,
Bügün ele geçirlen onca silaha rağmen "çetenin avukatıyız" diyorsalar,
Birzamanlar cuntalar tarafında darbeye maruz kalıp
Bügün cuntaların darbe belgelerine "ıslak imza nerde" diye binbir türlü kılıf arıyorlarsa.
ve bu kesimler benzeri birçok politikayı sahipleniyorsa,

tabiki bunun karşısında olanlar nispeten daha demokrat olurlar.

Titan
12-11-2009, 00:40
Sorunuzu şöyle açıklamaya çalışayım; Bir güzellik yarışmasında uç tane aday var. Bu uç adayın hepside çirkin. Bu uç aday arasında enaz çirkiniz güzel seçilir. :)

Şimdi;
Birzamanlar "faşizme karşı omuz omuza" diyenler,
Eğer bügün "faşizmle omuz omuza" diyorlarsa,
Birzamanlar susurlukta "çeteler halka hesap verecek" diyenler,
Bügün ele geçirlen onca silaha rağmen "çetenin avukatıyız" diyorsalar,
Birzamanlar cuntalar tarafında darbeye maruz kalıp
Bügün cuntaların darbe belgelerine "ıslak imza nerde" diye binbir türlü kılıf arıyorlarsa.
ve bu kesimler benzeri birçok politikayı sahipleniyorsa,

tabiki bunun karşısında olanlar nispeten daha demokrat olurlar.

Özgür;

Yazdıklarını anlıyorum, demokrasinin karşısında ne varsa o tavır takınılmalı, ama bence bu sisteme entegre AKP gibileri demokrat yapmaz. Yaşadığımız sürece şunu göreceğime eminim, gün olur başka bir iktidar gelipte AKP hakkında demokrasiye uymayan gerekçelerle tutuklamalar yaparsa, bu tutuklamaları savunmak için Çongar gibiler başı çeker, yazdıklarım da çelişki görüyorsan bu hükumeti kayıtsız şartsız (sürekli olmasa bile) desteklediği için bu sefer tam tersine kötüleyeceği içindir ki, bu demokratlıktan çok dış güdümün emri altında olan partiyi desteklemesinden, tıpkı şimdi ki hükumet gibi...

dilaver
12-11-2009, 01:04
Şimdi sorun devlet meselesi degil de hükümet degişiklikleri olarak görülebildigi oranda bu kör dövüşünü sona erdirmek mümkün degildir. Ne Akp nin ne de diger siyasi partilerin demokrasi diye bir sorunları oldugunu düşünmüyorum. Özünde hepsi kemalisttir ve aynı elitçi demokrasi anlayışına sahiptir. Yani anti demokrasiye. Elbette meclise girmesi barajlarla engellenen siyasi partileri buna dahil etmiyorum.

Demokrasi öz itibarıyla toprak meselesinin hallidir ve üç ayagı vardır. Laiklik, toprak dagıtımı ve milliyetler meselesinin halli. Ne Akp ne de Chp bugün için böyle bir duruş sergilememekteler. Demokrat olan bir parti öncelikle 12 Eylül hukuku ile hesaplaşacaktır ve seçim sistemini herkes için seçilebilir hale getirecektir. Bunun dışındaki yaklaşımlar benim içiin demokrasi anlayışının uzantılarıdır sadece.

Bozuk saatin günde iki kere dogruyu göstermesi gibi bunların da arada sırada yollarının demokrasi ile çatışması aldatıcı olmamalıdır.

Akp demokrat degildir. Orduya karşı olmak demokrasinin kıstası degildir. Akp halka karşı yönelimlerde ordu ile tam bir mutabakata sahiptir, ama kendi çıkarına olan çatışmalarda orduyu eleştirir görünmektedir.

1 Mayıs Akp nin falan eseri degildir. Taksim gene halka kapalıdır. Göstermelik bir şov yapılmıştır hepsi bu. Kitleşsel bir kutlamanın gene barikatı sürdürülmüştür. Muammer Güler gibi birinin hala vali olarak tutulması Akp nin demokrasi anlayışını izah etmeye yeterlidir.

Demokrasi bir devlet biçimidir ve Akp de bu konuda sınıfta kalmıştır.

saygılarımla

cigi
12-11-2009, 14:45
Yukarida yazilan dogru tespitlere birazda ben ekleme yapayim.

Ülkedeki bütün insanlari esit sekilde kapsayacak demokratik acilimlar ve adimlar atilmazsa, bu kör dögüsü ve cikar savaslari hic bitmeden sürer gider.

Yarin CHP gelir.
Diger bir gün AK+CH+P gelir...

Ordunun kislasinda kendi isi ile ugrasilmasi isteniyorsa, önce gerkcek laik demokratik bir ülke olmanin gerekleri yerine getirilir.

Dogmatizmi her yerde kullanan bir devlet yapisi ile bu gerceklesemez.

Gerceklesecegini düsünen varsa, uykusunda rüya görüyordur.

Neden bunu sayin Taraf gazetesi yazarlari dile getirmezler?

Neden?

Adalet bakanligina bagli olan bir yargi sistemi ile hukuk, insanlara nasil esit olabilir?

Neden bunu sayin Taraf gazetesi yazarlari dile getirmezler?

Neden?

Sivil bir anayasasi olmayan bir ülkeye nasil demokratik denilebilir?
.?
.?
Secim sistemini, partiler ici demokrasiyi, dokunulmazliklari?
.?
.?
AKP nin imam milli egitim bakaninin egitimin icine nasil ettigini ve gelecegin genclerin beyinlerine zincirler vuruldugunu?
.?
.?
Savcilarin, yargiclarin, avukatlarin, herkesin ve basbakanin telefonlarinin dinlendigini?
.?
.?
Feodalizmi?
Koruculuk sistemini?
Kadin erkek esitligini?
Polisin rekabet sistemi ile yönetilmesini?
Gercek laik ve demokratik bir ülke olmak icin neler gerektiginin tümünü?
.?
.?
Olmaz!
.
Taraf sadece TSK ya karsi taraftir...
.
Bu da mide bulandirmaktadir...
.
Yukarida yazdiklarimin hic birisine degil...
.
Sokaklarda generaller ve subaylar görülmemelidir.
.
Devlet yönetimine karismamalidirlar.
.
Tamam cok dogru.
.
TSK nin yaninda, bir de Diyanete taraf olsunlar...
.
Devlet tarafindan yönetilmemelidirler.
.
Yanlis mi?
.
Hemen ben de Taraf gazetesi abonesi olacagim.
.
Iyi ki varsiniz yazilari yazacagim.
.
Kötünün iyisi budur diye AKP gibi bir partiye oy verilmez.
.
CHP ye de..
.
Türkiye'de oy verilecek bir parti var mi?
.
Efendim?
.
Sadece amblemleri ve isimleri farkli.
Fakat sistemleri, düsünceleri sadece kayikci kavgasina yarayacak sekilde ayni olan partilerin hangisine oy verirseniz.
Verin...
.
Bu düzen hic bir zaman degismeyecektir..



Not: Diger taraftan dünkü yazdigim kisiye yönelik cok tarafli yazim icin site yönetiminden özür dilerim. Sabrin sinirlarini durmadan zorlayan arkadasta tarafsiz kalmasinda fayda oldugunu anladigi icin ona da tesekkür ederim.

Cem
12-11-2009, 16:14
Şimdi sorun devlet meselesi degil de hükümet degişiklikleri olarak görülebildigi oranda bu kör dövüşünü sona erdirmek mümkün degildirHükümet değişiklikleri devletin yapısına nüfuz edip değiştirebildiği ölçüde etkilidir.

Meclisi, siyasi partileri ve devleti bir bütün olarak yıkmadan da demokratik, özgürlükçü bir düzen kurulabilir. Meclisteki özgürlükçü güçlerle sivil toplumdakiler başarılı bir politika güderlerse devlet düzeninde de çok önemli değişiklikler yapılabilir.

Önemli olan partileri demokratik ve demokratik olmayan olarak ayırmaktansa partileri programlarına ve daha da çok icraatlarına bakarak yaklaşabilmekte.

Bu bağlamda önemli olan AKP yi demokratik partiler kategorisine mi yoksa anti-demokrat partiler kategorisine mi sokmalı soyut tartışmasından ziyade AKP nin yaptığı icraatlar karşında bunlar desteklenmeli mi desteklememeli mi yanıtımızdır önemli olan diye düşünüyorum.

Acil durumlarda bir partinin iç tutarlılıklarına, demokrasi yönünde kategorizasyonuna bakılmaz. Şu anda Türkiye kırk binden fazla insanını kaybettiği bir savaşın acil gündemi içinde ve bizim AKP ideolojik olarak şöyle midir böyle midir tartışma lüksümüz yok.

PKK'yı dağdan indirebilecek bir demokratik açılım gündeme gelmiştir. Bu desteklenmelidir.
Nazım Hikmet'e vatandaşlığı iade edilmiştir, takdir edilmelidir.
Taksim'e kalabalık girişlere henüz valilik izinleri verilmese bile hükümet 1 Mayısı bayram yapmıştır, takdir edilmelidir.

Mesele AKP li olmak veya olmamak basitliğine indirgenmemeli. Kim hangi olumlu gelişmeleri Türkiye'ye kazandırmışsa takdir edilmeli ve icraatları yönünden desteklenmeli.

Şu dönemde en iyi politikalar AKP tarafından geliyor. CHP-MHP kurtlarına yem etmemeli AKP'yi. Bana ne hepsinden yesinler birbirleri yüzeyselliğinden kurtulmak ve ilerletici potansiyeli tükenene kadar AKP nin başta demokratikleşme paketi olmak üzere olumlu gördüğümüz atılımlarına destek vermeli.

evrensel-insan
12-11-2009, 16:22
Saygideger cem;

Bu basliktaki 25 nolu mesajima cevap vermeyisinizin, belirli bir nedeni var mi?, yoksa "gozunuzden mi kacti" sadece merak ettim. Devaminda da 27 nolu mesajim var.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Cem
12-11-2009, 18:31
AKP,nin hangi tabulara karsi oldugunu aciklayabilirmisin? Bilhassa; yaratilissal/inancsal/dini tabulardan, hangilerine karsi oldugunu.AKP, CHP/MHP/Ordu baskısından kurtulabilmek için demokrasiye yönelmek zorundaydı. Eskiden Saadet Partisi/Fazilet Partisi çatısı altında idiler. O yolun çıkışının olmadığını gördüler. Laiklikten yana olan güçlerin onlara İslam veya Ilımlı İslam devleti kurdurmayacağını anladıkları için demokrasi ve özgürlüklere yöneldiler, ayrılarak AKP yi kurdular. Yöneldiler diyorum başardılar demiyorum. Bu yönelim gerçekten de başarılı oldu denebilir. CHP,MHP, Ordu kanadının eli kolu bağlandı çünkü hukuk çerçevesinde ve kuralına göre oynuyorlar. Bu yönelim desteklenmeli.

AB entegrasyonunu hedef almış bir partiye İslamcı parti denemez.

Laik, demokratik ve özgürlükçü dünya anlayışı günümüzde o kadar güçlüdür ki gerek AKP gibi İslamcı kökenli partiler gerekse ortaçağın engizisyoncusu hıristiyanlık kültürünün hıristiyan demokrat partileri bu kültürden etkilenmişlerdir.

-InVi-
12-11-2009, 18:33
Bir insan Taraf Gazetesi okumak zorunda degil, ama okuyabilme özgürlügü olmali,
bir insan AKP tüm günahlari ile bagrina basmak zorunda degil, ama attigi olumlu adimlari da destekleyebilmeli.
Dün Anap ne ise bugün AKP o, ulusalcilarin esasen sorunlu oldugu taban ve siyasi yapilanma ise AKP ve Zaman gazetesi / Taraf gazetesi degil, milli görüs siyasetidir, bu siyasetin temsil edildigi yer ise Saadet Partisidir, kendini ifade edebildigi yayin organlari ise Vakit gibi yayin organlaridir...
Ama gelin görün ki milli görüs tabani ile bugün hem bizlerin hemde kendi kendilerini "ulusalci" tanimladigimiz / tanimlayan taban ile milli görüs tabanin cokca ortak dogrulari vardir.
Daha fazla Devlet, daha ice kapali bir siyaset, AB karsitligi, Emperialzm karsitligi gibi,
tek sorun sadece devlet bürokrasisi icinde bu isin kaymagini yemek isteyenlerin ya abdestli veya abdestsizlerin olup olmamasi......

Peki bu anti-tarafci arkadaslar, hic düsündü mü, hep o bahsettikleri "medeni" dünya, ve evrensel deger yargilari acisindan, bu bahsi gecen basliktaki tutumlarini nasil degerlendirmeliyiz ?
yani o toplumlarda basin özgürlügünün sinirlari nedir ?
Ulusal devletin konumu nedir ?
Askerin konumu nedir ?
Misyonu toplumu dinsizlestirmek gibi deger yargisina sahip olan bir devlet yapisi varmidir?
Askerin görevi nedir, ülke sinirlarin korunmasi mi yoksa laikligin ne olup olmadigina karar vermek mi ?
Idaa ediyorum, türkiydeki bati avrupa tipi bir laik sistem olmus olsa, bir tane seriatci kalmaz hilafet bayragi ile cuma namazi sonrasi sokaga dökülen....
Ama türkiydeki tüm siyasi yaptirim ve uygulamalarda "a la turca" oldugu gibi, laiklik algisi da öyledir, kendine göre bir laiklik tanimi vardir ki, buda bu ülkeyi ve topragi seven insanlarin büyük cogunlugunu rahatsiz etmektedir....

evrensel-insan
12-11-2009, 18:41
Saygideger cem;

Bu belirttigine gore, AKP; hangi tabulara karsi olmus oluyor? Ayrica, AB sureci, ABD,nin bir istemi degil mi? Kisaca; butun bu girisimler, ABD direktifi degil mi? Sen bunlari, AKP'nin kendi dusuncesi olarak mi, goruyorsun?

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
12-11-2009, 19:10
AB entegrasyonunu hedef almış bir partiye İslamcı parti denemez.

Laik, demokratik ve özgürlükçü dünya anlayışı günümüzde o kadar güçlüdür ki gerek AKP gibi İslamcı kökenli partiler gerekse ortaçağın engizisyoncusu hıristiyanlık kültürünün hıristiyan demokrat partileri bu kültürden etkilenmişlerdir.

Takunyallı-takkeli-sıkmabaşlı yobaz bir yaşam tarzının yaygınlaştığı ve 7 yıllık hükümetle aşırı ivme kazandığı bir ülke halkı, AB ile entegrasyona kesinlikle hazır değildir.
Hızla kaçmakdadır.
1960 ların Türkiye halkı moderndi, hızla daha da modernleşiyordu (Ankara 1963 anlaşması bu sayede olabilmiştir), 12 mart ve 12 eylülle ortaçağı seçti.

cem arkadaşımız kavramları elmalarla hıyarları karıştırırcasına karıştırıyor.

Entegrasyon değil kimi yasalarla, ki bunların pek azı demokrasi özgürlük ve çalışan güvenliğini gözetiyor, uyum sağlamaya çabalanıyor denilebilir.
AB ye yaklaştıkça yerli ulus fakirleşiyor, yersiz ÇÜŞler daha da rahat cirit atıyor.

15 milyon nüfuslu Şehr-i kahpevan kültür başkenti olmak üzereyken dandik bir AKM si bile yok artık !

tayyare
12-11-2009, 19:32
Aktuel ayrıntıları bir geçelim ve kuş bakışı durumu özetleyelim.

SSCB yıkıldığından beri TC üzerinde açıkça ABD yönünden ağır baskı vardır. Artık dengeler değişmiştir. TC SSCBnin varlığı ve desteği ile kurulmuştu.
TC üst yönetimi (Silahlı ve Silahsız Bürokrasisi ) direnemeyeceğini baştan kabul etmiştir. Bu tehlikeli dönemi en az zararla atlatma çabasındadır.
İş bu nedele olmayacak insanların idaresinde 7 yıl yaşamakdayız.

because,
Aklı başında medeni bir politikacının yapamayacağını yaptırmak gerekiyor. Cahil ve cesur. Ülke rejim ve sınır değiştirmek zorundadır. Derin CHP de bu işin kotarıcılarındandır. CHP'siz, yasalara hiç uygun olmayan şekilde ReTEnin meclise seçilerek başbakan olması mümkün olamayacakdı. Hiç bir vasfı olmadan Gül hükümeti yeni kurulmuşken, ABD ve FAC da devlet başkanı gibi muamele görmüştür. Bu vaka da savcıları hiç ilgilendirmemiştir.
Daha önce benzer küçük bir deneme de yapılmıştı: Çiler hükümeti ve Bizzat Çillerin cahil cesareti ile PKK şiddetle bitirilmiştir. Anayasa askıya alınarak, yani sivil darbeyle. Şu anda bitikdir. Yapay olarak yaşatılmakdadır, abartılmakdadır. Çiller emeklidir, elleri kanlıdır.

özetle
AKP görevini yapıyor. TSK ve derin bürokrasi +derin CHP (MHPyi adam yerine koymuyorum) bu işten memnundur. Başka çareleri olsaydı bu zehiri içirmezlerdi bize.

Bu çerçevede Taraf ve benzeri matbuata ihtiyaç vardır.

Ama reca ederim bu matbuatın aptal saçması tavır ve iddialarını ''SİZLER'' ciddiye almayınız.

Rejim yıkılmıştır. Yenisi ve daha gerisi kurulurken Ampuller görevden ayrılacaklardır. Peki, sınırlarımız ne olacakdır ?= Verheugen sürekli, Türkiyenin, ama bu Türkiyenin değil, AB üyesi olacağını, tekrarlamıştır.


Böyle kirli bir işin taşeronluğunu yaptıkları için şükran duymamız beklenecekdir,
efendim.

ozgur_
12-11-2009, 20:48
Akp destekçisi bir ateist site yönetimi ,inanmadığım allah sizlere akıl fikir versin :biggrin1:
:clap2:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=3383

Ateist olmak bunu mu alkışlamayı gerektirir.

tyd13
12-11-2009, 21:02
Reklamı beğendim, çok güzel. Anlamadığım, neden bir reklama ilişkin konunun çerçevesi değiştiriliyor? Bir üye grubuyla sorunu olan üyeler, her fırsatı değerlendirerek üye grubuna itafen kışkırtıcı cümleler kullanıyor.

cenker
13-11-2009, 00:29
AKP'nin dinci bir parti olduğu bile şüphelidir. Kadrolarının milli görüşçü olması her şeyi açıklamaz. 7 yıldır hangi kaç tane din politikasını hayata geçirdiler?


AB ile entegrasyonu hedeflemiş bir partinin ılımlı-dinci bile olması mümkün mü? AB hukuku nere şeriat hukuku nere?

Tüm bunları göz ardı ederek sırf dinci kökenliler diye AKP ye karşı bir tavır mı alması gerekiyor ateistlerin, bu ne biçim bir zihniyet? Dünyayı ateist olanlar ve olmayanlar şeklinde mi görüyorsunuz yoksa? Bu kadar sığ mı bakış açınız?

bilim ve teknik dergisindeki darwin sansürü.zina yasağı çıkarmaya çalışmak.imam hatip liselilerine üniversitenin önünü açmalar.diyanet işlerine rekor memur alımı.alevilik yokmuş gibi davranmak vb vb.

cigi
13-11-2009, 01:12
Kamuya 6 bin 259 memur alınacak

Kamu kurum ve kuruluşları ile KİT'ler ve mahalli idarelere bu ay 6 bin 259 yeni memur alınıyor.

-EN FAZLA MEMUR DİYANETE ALINACAK-

190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilecek yeni memurların 2 bin 295'i Diyanet İşleri Başkanlığında göreve başlayacak.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=913984

saroz
13-11-2009, 15:25
Reklam güzel hazırlanmış. Evrensel insanın eleştirisine katılıyorum, biraz hızlı.

Gazeteyi pek okumadığım için eleştirecek kadar bilgim yok.

hako
13-11-2009, 22:04
Türkiye Cumhuriyetinde başka bir düzen peşinde olan bir hükümet ve ona yardım eden Taraf'tarlar var. Elbette bütün senaryolar rol paylaşımı yaparlar. Aktörler de ona uyar veya setten uzaklaştırılırlar. Taraf sadece bir aktör-maşa pozisyonundadır. Senarist ya da yönetmen olmaya çok uzaktır.

Benim anlamadığım şey,nasıl bu kadar aklı başında insanların bile,TSK'ya saldırınca hesaplar da görülür diyerek Taraf'a taraftar olabildikleri.Hatta AKP'nin politikalarını rahatlıkla bırak benimsemeyi, savunur hale gelmeleri.

Memleketin el değiştirip korkunç bir hızla dibe doğru yol aldığını mı görmekten acizsiniz, yoksa hoşunuza mı gidiyor ? TSK'ya bir tekme de siz atınca herşey yoluna girer filan mı sanıyorsunuz ?

Averroes
13-11-2009, 23:03
Türkiye'nin ve Dünyanın en saygın, en onurlu, en iyi gazetesi Taraf'a, Ahmet Altan'a, Yasemin Çongar'a, ALper Görmüş'e, Yıldıray Oğur'a, Etyen Mahçupyan, Sevan Nişanyan, Murat Belge, Amberin Zaman, Melih Altınok, Neşe Düzel, Halil Berktay, Markar Esayan, Cihan Aktaş, Demiray Oral, Ümit Kıvanç, Leyla İpekçi ve adını sayamadığım bütün Taraf yazarlarını selamlıyorum. Siz de yazı nasıl yazılır, ezber nasıl bozulur, yokluklar içinde sessiz devrimler nasıl yapılır öğrenmek istiyorsanız bir hafta düzenli olarak Taraf okuyun ve bakın hala eskiyi savunmaya devam edebiliyor musunuz?

Ben her gün iki taraf alıyorum. Birini ben okuyorum diğerini bir kaldırımın üzerine bırakıyorum. Olurda muhtaç bir ulusalcı kemalist şöyle bir göz atarda, kalbi durmadan bir kaç köşe yazarı okursa, belki cumhuriyet gazetesi ve şürekasının bıraktığı şovenist tortudan biraz arınır da, silkelenir ve kendine gelir. Tabi komplo teorileriyle dolu kafaları Taraf'ı idrak etmeye yeter mi, o da ayrı bir soru tabi.

Soda
14-11-2009, 02:11
Schop kardeşim allah seni inandırsın pek bi güldüm.
Hele hele 2 adet Taraf alıp birini hayır yapma adına kaldırıma bırakman pek de insani bir ulviyet olmuş :)

Taraf'ı çok iyi okurum övünmek gibi olmasın.
Her satırını değerlendiririm, analiz ederim, çarpanlarına ayırır, türevini bulurum.

Lakin şu "ezber bozma" faslını gözden kaçırmış olmalıyım.
Ne olur bana bir tane "ezber bozucu" yazı gösterin.

Bir de sormadan geçemeyeceğim; siz sadece Taraf mı okursunuz yoksa Taraf dışında da okur musunuz?

Eğer Taraf dışında bir şeyler okumaya karar verirseniz sizlere Selcan Taşçı'yı (http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=10841) öneririm.

"Sado-mazoşist Ahmet’ten sonra nurtopu gibi ‘Neşter Yasemin’imiz de oldu. İddia ediyorum,
Çongar’ın “ameliyat masası” ve “temizlik harekatı” fantazilerini okuyan, Hitler’e ‘faşist’ demeye utanır..."

diye başlayan cümlelerle bugün pek de yerinde tespitler yapmış.

Vallahi Hitler'e faşist demeye bile utanır oldum Altan ve Congar'ı hergün okuduktan sonra. Bu yazı pek de duygularıma tercüman olmuş.

Sözün kısası; sizin ve Taraf'ın söylediklerini baş aşağı çevirirsek doğruyu buluruz.

"Taraf'ı tersten okumak" demek en doğru fikirlerle buluşmak demektir.

Yerle gök kadar uzağız birbirimize yani :)

Squall
14-11-2009, 02:40
Vakit ve akit gibi bağnaz yayınları okumak yurtsever tortudan arınmaya yetiyor zaten..bi de taraf mı okumamız gerekiyor şimdide..

Ayrıca vakit ile peygamberimizin göğüsleri yeni tomurcuklanmış bebeler ile ilgili ayetlerine sıkça rastlamak mümkün.. bir nevi Haydar Dümen hizmeti.

Sonrasında aynı gazetelerin 1400 yıllık islam statükoculuğunu kendine rehber edinmiş Hüseyin amcalarımızın bu ayetler doğrultusunda pedofili sorununa nasıl gerçekçi yaklaşımlar getirdiğini de okuyoruz..allah onların hepsinden razı olsun.

Yargan Kam
14-11-2009, 03:03
Taraf = ?

:brushteeth:

KızıL
14-11-2009, 06:46
naletler güzel olmuş bir kez daha gıcık aldım :)

Averroes
14-11-2009, 17:32
Sevgili Soda, olay tamemen ideolojik bakış açınıza endekslidir. Sizin için ucu Atatürk'e değmeyen herşeyin zaten satılık, işbirlikçi, sorosçu, fethullahçı olması sizin adınıza anlaşılır bir durumdur. Bayramlarda manşetlerini "Bu yıl da ağladık Ata'm" formatında vermeyen Taraf'ı hazmetmenizi zaten bekleyemeyiz. Çünkü nihayetinde Taraf'ın bütün yazarları siizn Kemalizm ütopyalı devlet anlayışına ters düşecek şeylerdir. Ama bilmeniz gereken birşey var ki, ülkenin farklı renkleri bir gazetede bu kadar güzel bir araya gelebilirdi. Ateist Ahmet Altan'ından, türbanlı Cihan Aktaş'ına, Ermeni Etyen Mahçupyan'ından Rum Roni Margueles'ine kadar Türkiye'nin bütün renklerini liberalı, komünisti, dindarı, Ermenisi, Türkü, Kürdüyle içinde barındırıyor ve farkılılığın dayanışmaya engel olmayacağına en güzel kanıt oluyor.

Ve 30 bin tirajı var diye küçümsediğiniz bu gazete siz her ne kadar aksini iddia etseniz de statükocu zihniyetin kulağını çekmeye devam ediyor. Biz de Türkiye gazeteciliği için bir milat sayılması gereken ve kendileriyle şahsen tanışma hazzını yaşamayacağım için muzdarip olduğum bu dev yürekli insanları sonuna kadar desteklemeye devam edeceğiz. Tektip vatandaş yaratmak isteyen statükoculara da bir tek seçenek kalıyor: Kelime-i Taraf getirip demokrat olmak. Ondan sonra demokrasi cennetine giriyorsunuz.

asinar
17-11-2009, 22:36
Cem,
İlk olarak, Turan Dursun Dinlerden Özgürlük Sitesinin çok değerli sayfalarını Taraf gazetesinin reklam panosu gibi kullanmanı kınıyorum.
İkinci olarak da, modern Türkiye Cumhuriyetini Kuran ve onu çok kısa zaman içerisinde dünyanın en güçlü devletleri karşısında onurlu bir yere oturtan Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözünü kullanarak imzanda sorduğun soruya, kara mizah uslubuyla yanıt vermeye çalışacağım.
Beni övmeyi bırakınız gelecek için neler yapacağız onları söyleyiniz...Mustafa Kemal
Söyleyelim.
- Ulemaya danışacağız.
- Danıştay’ın bir kararı üzerine, sokak kabadayısı ağzıyla, ağzımıza geleni söyleyeceğiz ve bir müddet sonra hayvanın biri Danıştay’’ı basıp bir hakimin canını alacak. Asla vicdanımız sızlamayacak, hatta katili Ergenekoncuların azmettirdiğini iddia edecek kadar pişkinlik göstereceğiz.
- “Demokrasi bir trendir, gitmek istediğimiz yere varınca ineriz “ diyen birini, demokrasi havarisi diye alkışlayacağız.
- “Anıtkabir’e gidip orada sap gibi duruyorlar” diyen birilerini yücelteceğiz. Ki sonradan gerçekten gidip orada sap gibi durmuştur. Sık sık da huzurunda “sap gibi durduğu” kişinin ardına sığınarak laf ebeliği yapmaktadır.
- Bir polis devleti olup çıktığımıza bakmadan, “TSK darbe yapacak” paranoyasıyla hükümete omuz verecek, TSK’nın “yola gelmesiyle” memlekette her şeyin yoluna gireceğine inanacağız.
- Ergenekon adını verdikleri “terör örgütü” masalını millete yutturup, asıl terör örgütü PKK’yi şirin göstermek için her yolu mübah göreceğiz.
- Deniz Feneri davasını mümkün olduğunca savsaklayıp sanıkları kollarken, bu ülkenin değerli bilim adamlarını, gazetecileri, rektörleri, mafya artığı suçlularla bir arada, hukukun ırzına geçerek aylarca içerde tutan, öte yandan devletin hakimlerini ırkçı silahlı örgüt üyelerinin ayağına gönderip, asla pişman olmadıklarını söylemelerine rağmen, onları sözde etkin pişmanlık yasası gereği, iki saat içinde salıveren, oluşan tepkiler karşısında hiç yüzleri kızarmadan tepki gösterenleri suçlayan, dünün mazlumu, bu günün zalimi olan kadroyu alkışlayacağız.
- Türkan Saylan gibi değerli bir bilim kadınına yapılanlara, ÇYDD’nin burslarıyla okuyan çocukların fişlenip soruşturulmasına hiç ses çıkarmayacak, ama “türban mağduru” kızları anında telefonla arayarak onlara destek olacağız.
- TD sitesinde gruplar kurup, bu ülkenin kurucusunun fikirlerine saygı duyan – size göre bu bir tabudur – insanların yönetimde yer almaması gerektiğini söyleyen, bu tavrıyla siteye onca emek vermiş çalışkan insanları susturan, küstüren “özgürlükçü (!) Cem’i avuçlarımız patlayıncaya dek alkışlayacak, derhal onun safında yer alacağız.
- Sendikalar tamamen işlevsiz hale, emekçiler bir lokma ekmeğe muhtaç hale getirilirken, işsizlik Cumhuriyet tarihinin en yüksek düzeyine çıkmışken, bu hükümet 1 Mayıs'ı bayram ilan etti diye bayram edeceğiz.
- Bir yandan bu sitede din denen saçmalığı gözler önüne sermeye çalışacak, öte yandan ülkenin, başta salya sümük ağlayan lideri Amerika’da mukim olan tarikat olmak üzere, tarikatlar tarafından ele geçirilmesine yardımcı olanlara göz yumacağız.
- Devlet Başkanı seçilen zatın hiç sıkılmadan Sudan Canavarı namlı, soykırım suçlusu zatı konuk etmesini, bu konuda soru soran gazeteciye “AB ne karışır?” diye fırça atmasını olağan karşılayacağız. Öte yandan Türkiye’yi AB’ne ancak bu kadronun taşıyabileceğine inanacağız.
- Yargı mensuplarının telefonlarının dinlenmesini sevinçle karşılayıp, onların en mahrem yönlerinin ortaya serilmesine insan hakları çerçevesinde ses çıkarmayacağız.
- Dünyanın en etkili gazetelerinden New York Times, Ergenekon davasını “engizisyona” benzeten ağır bir yazı yayınlamış. Buna “hastir” çekeceğiz.
- "Darbeci" albayın neredeyse ibreti alem olsun diye Taksim meydanında asılmasını talep edeceğiz. Tutuklanınca sevinçten davul – zurna çalacağız. Salıverilince ise, salıverilme kararını veren mahkeme üyelerine “hukuku iğdiş ediyorlar” diye kara çalacağız.

- KISACASI SENİ REZİL EDECEĞİZ Mustafa Kemal.

Cem
19-11-2009, 17:10
Cem,
İlk olarak, Turan Dursun Dinlerden Özgürlük Sitesinin çok değerli sayfalarını Taraf gazetesinin reklam panosu gibi kullanmanı kınıyorum.Hmm, yani bir üyemiz örneğin soda "Taraf'ın tarafı" adıyla bir başlık açabilecek ve Taraf'a verip veriştirebilecek:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13870

Ama size göre ben veya bir başkası Taraf'ın lehinde bir yazı veya video koyamayacak forumlarımıza öyle mi?

Demek ki size göre bazı düşünce akımları aleyhinde başlıklar açılabilir ama lehinde açılamaz?

Ayrıca,

Cem, İslam forumunda "Kölelik ve İslam" başlığı açabilir, Sanat ve Edebiyat forumunda "Jack London" başlığı açabilir, İslam Dışındaki Dinler forumunda "Katolik mezhebi ile Ortodoks mezhebi arasındaki farklılıklar" başlığı açabilir, Cem Çağrı filminin eleştirisi üzerine video yapıp burada yayınlayabilir, Cem cafe forumunda "Her yönüyle PC oyunları" başlığını açabailir ama Cem kendi görüşüne yakın bir gazetenin tanıtım videosonu koyamaz. :) Çünkü bu gazete sizin tabu alanınıza girmektedir.

Bu forumlarda Cumhuriyet gazetesinin tanıtım videosu da yayınlanmıştı:

Cumhuriyet Gazetesi'nin türban konulu reklamı- 1:

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5714&highlight=cumhuriyet

İsteyen Cumhuriyet'in reklamını yapar, isteyen Taraf'ın yapar isteyen bir başka gazetenin. Yeter ki tüzüğümüze uygun olsun.

Bir polis devleti olup çıktığımıza bakmadan, “TSK darbe yapacak” paranoyasıyla hükümete omuz verecek, TSK’nın “yola gelmesiyle” memlekette her şeyin yoluna gireceğine inanacağız.Önce yeniçeriler sonra ittihat ve terakkiciler, Cumhuriyet döneminde ise 1960 dan itibaren darbeler. 1970 ve 80 darbeleri. İşkencede ölen 400 insan. Tutuklanan 400.000 insan. 1402 lik proflar. sanki bu ülkede askeri darbeler yokmuş gibi yazmışsınız. Bunlar paranoya demek?

TD sitesinde gruplar kurup, bu ülkenin kurucusunun fikirlerine saygı duyan – size göre bu bir tabudur – insanların yönetimde yer almaması gerektiğini söyleyen, bu tavrıyla siteye onca emek vermiş çalışkan insanları susturan, küstüren...Herkes istediği kişiye saygı duyabilir ancak başkalarını susturmaya hakkı yoktur. Sözünü ettiğiniz grubun üyeleri sitemizdeki ifade özgürlüğünün sınırlarını kendi ilkelerine ters bulmuşlar ve ortak projelerden ayrılmışlardı. Kendi saygı duydukları kişileri eleştirilmez kılmaya çalışmışlardır. Fiili ayrılığımız zaten uzun zamandan beri vardı. Ben de kendilerine madem fiili ayrılık yaşıyoruz resmi ayrılığı da gündeme getirelim diye seslendim. Ayrılığın ortamı zaten oluşmuş olduğu için çok kısa sürede ve gürültüsüz şekilde bir ayrılık yaşandı. Demek ki onlar da ayrılık düşüncesinin zaten kıyısındaydılar ve benim önerimle o kıyıyı aştılar. Bence hem onlar hem bizler için iyi oldu. Onlar kendi yoluna bizler kendi yolumuza devam edelim. Onlar dinlerle ulusalcı cepheden savaş versinler biz enternasyonalist cepheden savaş verelim. Böylesi hepimiz için daha hayırlı görüşündeyim.

asinar
20-11-2009, 02:12
"Bu forumlarda Cumhuriyet gazetesinin tanıtım videosu da yayınlanmıştı:

Cumhuriyet Gazetesi'nin türban konulu reklamı- 1:

http://www.turandursun.com/forumlar/...ght=cumhuriyet

İsteyen Cumhuriyet'in reklamını yapar, isteyen Taraf'ın yapar isteyen bir başka gazetenin. Yeter ki tüzüğümüze uygun olsun." -Cem

Bunu biliyorum. Dinlerden özgür bir siteye çok yakışan bir başlıktı. Sitenin, benim anladığım çerçevede, işlevine çok uygun bir başlıktı. Seninki nereye uyar? Yoksa bu sitenin işlevi tam tersine döndü de bizim mi haberimiz yok? Sen hem dinlerin dogmalardan ibaret olduğunu anlatacaksın, hem de bu dogmalara sarılıp “Bu Allahın emridir” diyerek türban üzerinden siyaset yapanlara destek çıkan bir gazeteyi bu sayfalarda sevimli göstermeye çalışacaksın. Bunun adını da demokratlık koyacaksın. Seni anlamakta zorlanıyorum, Cem. Bu mantığa göre, din baronlarının paçavralarını da bu sayfalara -demokratlık adına -taşımakta bir beis görmezsiniz sanırım.

"Önce yeniçeriler sonra ittihat ve terakkiciler, Cumhuriyet döneminde ise 1960 dan itibaren darbeler. 1970 ve 80 darbeleri. İşkencede ölen 400 insan. Tutuklanan 400.000 insan. 1402 lik proflar. sanki bu ülkede askeri darbeler yokmuş gibi yazmışsınız. Bunlar paranoya demek?" - Cem

Cem,
’80 darbesinden sonra, şimdi burada uzun uzun anlatmaya gerek duymadığım acı deneyimlerden sonra, yedi yılda kendini zor toparlayan biri olarak, yeni bir askeri darbeyi kaldırabilecek en son kişilerden biri olan beni, adeta darbe şakşakçılığı yapıyor konumuna sokmaya çalışmışsın. Benim anlatmaya çalıştığım şu ki, sizler sanki bugün – yarın darbe olacakmış gibi vaveyla kopartıyorsunuz. Türkiye artık darbeler dönemini kapatmıştır. Ne Amerika’dan ne de AB’den destek görmeyen bir darbe girişimi kadük kalmaya mahkumdur ve TSK da artık bunun bilincindedir. Bu nedenle şu sıralar TSK’nın darbe yapması ihtimal dahilinde değildir. Ama sizler, AKP’nin ayağı ne zaman takılsa, can simidi gibi sarıldığı ve artık sahte olduğu iyice anlaşılan belgelerle ısıtıp ısıtıp önümüze öcü gibi uzattığı darbe korkusuyla, dinci faşist bir iktidara payanda olan bir gazeteyi bu sayfalarda yüceltmeye çalışıyorsunuz. Benim zoruma giden bu. Sen kalk dinlerden özgürlük adıyla bir site kur, sonra da nihai amacının dine dayalı bir yönetim kurmak olduğu besbelli olan bir kadroyu destekle. Bu yolda kafanıza uymayan üyeleri bir şekilde uzaklaştır, öte yandan din bağımlısı insanlara özel olarak e-mail atarak siteye davet et. Sizin demokratlığınız bu mu? Üstelik bu davete “icabet eden” şahsın ilk iletisi de ateistlere hakaret olmuş aşağıda görüldüğü gibi.
"merhaba,

uzun süredir aranızda bulunamıyordum,site yönetimi yolladığı meil ile tekrar bizi burda görmek istediğini bize iletti,bu daveti kırmayarak davete icabet ettik hepinizi sevgi ile kucaklıyorum,
konu başlığı dikkatimi çekti,ama konuyu açan arkadaş ve arkasından yazanların yazdıklarını okuyunca gerçekten inanamadım,artık akıllı ve saygın ateist te kalmamış,konuyu sırf yazmak ve hakret etmek ve alaya almak için yazılması gerçekten çok acı,oysaki daha bilimsel ve daha erdemli yazılar ile karşılıklı sohbet edilirdi,diye düşünüyorum, burdanda bizi aralarında görmek isteyen yönetime sesleniyorum,bu şekildeki yazıları okurken gerçekten sitenin bir saygınlık kazandığını düşünüyormusunuz,sakın ola demeyinki dincilerin sitesindede saygınlık yok kendinizi iyiler ile yarıştırınki ilerleyesiniz.

selamlar"
- kuranyeter

Hadi kucaklaşın bakalım. El ilah muhabbetinizi arttırsın.

"Herkes istediği kişiye saygı duyabilir ancak başkalarını susturmaya hakkı yoktur. Sözünü ettiğiniz grubun üyeleri sitemizdeki ifade özgürlüğünün sınırlarını kendi ilkelerine ters bulmuşlar ve ortak projelerden ayrılmışlardı. Kendi saygı duydukları kişileri eleştirilmez kılmaya çalışmışlardır. Fiili ayrılığımız zaten uzun zamandan beri vardı. Ben de kendilerine madem fiili ayrılık yaşıyoruz resmi ayrılığı da gündeme getirelim diye seslendim. Ayrılığın ortamı zaten oluşmuş olduğu için çok kısa sürede ve gürültüsüz şekilde bir ayrılık yaşandı. Demek ki onlar da ayrılık düşüncesinin zaten kıyısındaydılar ve benim önerimle o kıyıyı aştılar. Bence hem onlar hem bizler için iyi oldu. Onlar kendi yoluna bizler kendi yolumuza devam edelim. Onlar dinlerle ulusalcı cepheden savaş versinler biz enternasyonalist cepheden savaş verelim. Böylesi hepimiz için daha hayırlı görüşündeyim." - Cem

Bu ayrılık hikayesinin başlangıcını ben çok iyi biliyorum. Baştan beri izledim. Önce “siteyi gerçek sahiplerine bırakacağız” gibi çok romantik bir söylemle site meclisi kurdunuz. Kararları demokratik bir şekilde meclis üyeleri alsın diye oylamalar yaptınız. Bahis konusu oylamada hilafınıza bir sonuç çıkınca oylamayı geçersiz saydınız. Kendinden menkul demokratlar böyle yaparlarmış demek ki. Alın sizin demokratlığınızı, vurun bu iktidarın ve ulema hayranı, kabadayı hükümet başının demokratlığına.

Bir önceki iletimde, çok sevdiğiniz gazetenin desteklediği iktidarın daha birçok marifetlerini yazmıştım. Onlara değinmediğine göre, o yazdıklarım seni hiç rahatsız etmemişe benzer.

Cem
20-11-2009, 12:22
Bunu biliyorum. Dinlerden özgür bir siteye çok yakışan bir başlıktı. Sitenin, benim anladığım çerçevede, işlevine çok uygun bir başlıktı. Seninki nereye uyar?

Sitemizin ana hedefi dinlerle ilgili olmakla birlikte forum bölümümüz bir nevi kültür kulübü vasfındadır. Forum ana sayfasına girip şöyle bir göz gezdirdiğinizde sadece dinlerle ilgili forumların olmadığını, bilim, felsefe, tarih, sanat, edebiyat, politika gibi pek çok konunun da forumlarımızda işlenebildiğini göreceksiniz.

Sizin mantığınızla dinlerden özgür bir sitenin forumunda şunlar da olmamalı:

-Bilim Forumu'nda "Hubble Uzay Teleskobu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=14462)"
-Sanat-Edebiyat Forumunda "Sinema Sanatı 03 "Alfred HITCHCOCK" Hakkında (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=14541)"
-Felsefe-Psikoloji Forumu'nda "Marksizm Bilim'midir. ? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13082)"
-Cafe Forumu'nda "Her Yönüyle PC Oyunları (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=14243)"
-Politika forumunda "Yargi Ne kadar "Bagimsiz?" (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=14638) "

Ne demiştiniz? "Seninki nereye uyar?".

Sitemizde 2005 yılında din dışındaki konuların da ele alınacağı forumlar kurulmuştur.

Bunları aslında siz de çok iyi biliyorsunuz ama ideolojik karşı duruşta olduğunuz bir şey var forumlarda yazılan, aktarılan. Siz bunlara karşısınız çok açık ki. Cumhuriyet'in reklamı multimedya forumuna uyarsa benim aktardığım da politika forumuna uyar. Bunu bilmiyor musunuz? Elbette çok iyi biliyorsunuz ama ideolojik tabularınız bu durumda rahatsız oluyor ve bahane arıyorsunuz.

***

AKP'nin vasfı ve ordu-ergenekon meseleleri başka başlıklarda detaylı olarak tartışılıyor zaten. Burada o konulara girip konuyu dağıtmamıza gerek yok. İsteyen AKP ve Ergenekonla ilgili başlıklara gider yazar. Buradaki asıl konumuz sizin Taraf'ın tanıtım videosunu koymam nedeniyle yaptığınız kınamadır.

Ayrıca söz konusu videonun dinlerle ilgili olmadığı bile söylenemez düşüncesindeyim.

Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı öncesi e-muhtıra veren kimdi? Ne demek istediler muhtıracılar: Dikkatli olun yoksa tankla, topla, tüfekle geliriz demek istediler.

Taraf reklamında neye karşı olduğunu söylüyor:

"Tabularla, tabutlarla, taburlarla tanınmış..."

O halde birincisi söz konusu videonun dinlerle ilgili olmadığı doğru değildir!
İkincisi, dinlerle ilgili olmayan videoların da forumlarımızda tüzük sınırları içinde yeri vardır.

öte yandan din bağımlısı insanlara özel olarak e-mail atarak siteye davet et. Sizin demokratlığınız bu mu? Üstelik bu davete “icabet eden” şahsın ilk iletisi de ateistlere hakaret olmuş aşağıda görüldüğü gibi.

Bilgi sahibi olmadan yargı sahibi olmak tehlikelidir. Keşke önce bu konuda bilgi sahibi olsaydınız, keşke bir sorsaydınız yargılamadan önce.

Sitemize üye olup 90 gündür sitemize giriş yapmamış herkese otomatik bir mail yolladım. Forum yönetim panelinde bir bölüm var. Orada gün hanesine istetiğiniz gün sayısını girip sonra gönder tuşuna tıklıyorsunuz. O kadar günden beri sitemizde oturum açmamış tüm üyeler sistem tarafından tesbit ediliyor ve o kişilere standart bir metin yollanıyor.

Bir önceki iletimde, çok sevdiğiniz gazetenin desteklediği iktidarın daha birçok marifetlerini yazmıştım. Onlara değinmediğine göre, o yazdıklarım seni hiç rahatsız etmemişe benzer.

AKP hakkında yazdıklarınızın bir ksımı bence de doğrudur. Ancak sizinle şöyle önemli bir görüş farklılığımız var sanıyorum. Bence CHP, MHP, İP partileri AKP'den daha tehlikeli partiler. CHP'nin MHP kadar sağ çizgide yer aldığını düşünüyorum hatta zaman zaman daha sağdalar. En son Onur Öymen'in ağzında CHP faşizmi tescillenmiş oldu. Bu militarist bloğa karşı AKP'nin açılımlarına taktik destek vermek demokratların, özgürlükçülerin görevi olmalıdır diye düşünüyorum. Dikkat edin AKP'li olalım, AKP'ye bağlanalım demiyorum, "AKP'nin açılımlarına" yani belli politikalarına destek vermek söz konusu. AKP olumlu açılımlar yaptığı sürece ben bu açılımları desteklerim. Ancak ülkeyi İslamlaştırma amacına yönelirse karşı duruşta olurum. Benim desteğim partilere değil partilerin izledikleri politikalaradır. Umarım anlatabilmişimdir.

milomanara
20-11-2009, 13:20
Sevgili Cem ve ulpian'a katılmakla beraber, hiç bir zaman AKP'ye oy veremem. Neden mi? Çünkü islamcı'dan demokrat olmaz![1 (http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12833379&yazarid=131&tarih=2009-11-02)] Çünkü Allah'ın emirleri tartışılmaz. Bu parti, islam reformundan bahsetmediği sürece, bana göre ülkemiz ve demokrasimiz için bir tehdittir. Evet, daha özgürlükçüler, evet daha çözüm üreticiler... Risk alıp cesaretle hareket ediyorlar. Meclis'deki açılım konuşmasında Tayyip'i hayranlıkla dinlerken, adam ne dedi biliyor musunuz? Mustafa Kemal'in Cumhuriyet öncesi bir takiyyesini kullandı!"Efendiler, burada maksut olan ve Meclisi âlinizi teşkil eden zevat, yalnız Türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep anasırı İslamiye'dir, samimi bir mecmuadır"[2 (http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tutanak_sd.birlesim_baslangic?P4=20493&P5=H&page1=43&page2=43&web_user_id=7027171)] Tüylerim diken diken oldu. Her şeyin temelinde, bütün barışın, kardeşliğin temelinde SEKÜLER yapı var. Ve adamın daha bu temel konu ile problemi var, ve sürekli dile getiriyor!!!

Kusura bakmayın arkadaşlar, takdir etmekten gocunmuyorum, iyiler... Ama şimdi o yolda sizinle yürüyemem. Belki daha sonra, daha güvende hissedince.

- Neden demokratsın Tayyip amca?
- Seni daha özgür yapabilmek için...
Kırmızı başlıklı milo'dan :)

ulpian
20-11-2009, 13:38
Sevgili Cem ve ulpian'a katılmakla beraber, hiç bir zaman AKP'ye oy veremem. Neden mi? Çünkü islamcı'dan demokrat olmaz!

sevgili milomanara,
(bu başlıkta yazmış olduğumu unutmuşum, ''ben nerden çıktım'' diye düşünürken, baktım ki hakkaten yazmışım (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=258847#post258847). :) )

AKP'de birçok samimi demokratın olduğuna inanmama rağmen, Erdoğan'ın ve AKP'nin en önde gelenlerinin demokrasiyi özümsediklerini ben de sanmıyorum.

Fakat bu mesajımda AKP'den ve Erdoğan'dan tamamen bağımsız birşey söylemek istiyorum.

Müslüman olmak ile seküler/demokrat olmak arasında bence de korkunç bir çelişki var. Ama yine de samimi seküler/demokrat olan müslümanlar var. :) Bunu inkar edemeyiz. Bu insanların hepsine ''sen yalancısın, takiyecisin, aslında şeriat getirmek istiyorsun'' da diyemeyiz. Ama şunu diyebiliriz, ''fikri anlamda (kendi kendine karşı) tam anlamıyla samimi bir şekilde İslam'ın kaynaklarını incelersen, asılda İslam'ın seküler-demokratlıkla çeliştiğini görür ve ikisinden birisini reddetmek zorunda olduğunu anlarsın''.

Katılmaz mısınız?

Benim en yakın çevremde, müslüman olan, hatta beş vakit namaz kılan, fakat gerçekten de samimi bir şekilde demokrasiye, insan haklarına, fikir özgürlüğüne, kadın-erkek eşitliğine inanan ve bu değerleri kendi aile hayatlarında yaşatan insanlar var. Bu dostlarla da sürekli tartışıyorum, bu değerlere ters düşen ayet ve hadisleri sokuşturuyorum gözlerine. Ve her defasında, türlü zorlama tevil, yok sayma, üstünü örtme, geçiştirme metotlarına rağmen bir noktadan sonra, ortada bir çelişki olduğunu öyle veya böyle kabul etmek durumunda kalıyorlar. Fakat buna rağmen ne savundukları çağdaş değerlerden vazgeçiyorlar, ne de dinlerinden.

(Bu arada en yakın çevremde gayet bağnaz, gerici dindarlar da var elbette. Ama yukardaki kategoriden de var işte. ''Yok'' diyemeyiz.)



saygılarımla

dilaver
20-11-2009, 14:06
Şimdi iki ana yanlış yapılmakta. Birincisi ve en temeli, sistemin özünün kavranamaması ve devamlı bir ikilem dayataılması. Üçüncü bir yolun varlıgının idrak edilememesi. Akp ve Chp'nin özünde bir ve aynı partinin degişik nüansları olması. Devlet partisi.

Türkiye'de kuruluştan ve hatta daha eskilerden beri tek bir parti yönetimdedir. Devlet partisi. O ne derse o olur ve siyaset o temelde şekillenir. Var olan siyasi partiler ise devlet partisinin farklı egilimlerini gösterir hepsi bu. Yaşanan da budur. Gerek Akp'nin gerek Chp'nin demokrasi diye bir derdi yoktur. Kendileri için demokrasi istemektedirler hepsi de bu.

Türkiye'de gerçekten demokrasi isteyen bir parti, öncelikle 12 Eylül hukukunu ve antiş demokratikj seçim sistemini ortadan kaldırmakla başlar. Halbuki hiç bir kesimde bunu görmemiz mümkün degil. Her biri var olan faşist 12 Eylül hukukunun çizdigi sınırlar dahilinde siyaset yapmakta ve bunu yok etmeyi aklından bile geçirmemekte.

Chp nin istedigi statükonun devamıdır, Akp nin istedigi ise ordunun gücünün kırılması ve ordu yerine kendi gücünün, polis gücünün geçirilmesidir. Ordu gücünün geriletilmesi demokrasinin ön adımıdır. Demokrasi silahlı güçlerin etkinliginin daraltılması ile gelişir, buraya kadar tamam. Ama bunun peşine Akp gerçek bir demokrasi istemekte midir; temel sorun budur.

O halde ordunun gücünün kırılması olumlu bir şeydir, ama yerine gerçek bir demokrasi konulmak istenmemesi olumsuzdur ve bu teşhir edilmeli ve eleştirilmelidir. Demek ki burada bir ikilem dayatılamaz. Tüm tarafların bilerek ya da bilmeyerek yaptıkları en temel hata budur. Akp de, Chp de aynı gerici kligin temsilcileridir. Bakmayın siz iki tarafın da demokrasi söylemlerine. Bu çelişki ise sadece "bana göre degil", tüm kurumlarıyla gerçek anlamda demokrasinin savunulması ile aşılabilir ancak. Bunun ayaklarından biri ise Diyanet'in lagvedilmesidir. Chp savunuyor mu böyle bir şey. O halde o da İslamcıdır, ya da kendine göre İslamcıdır. Diyanet kurumunun varlıgını savunan bir partiyi anti İslamcı olarak görmek son derece hatalıdır.

Kaldı ki bugün görünen o dur ki, Akp de standart anlamda müslüman bir parti degildir. Ayunı Chp nin anti islamcı olmaması gibi. Bu ikisi arasında saf tutarak yapılacak kavgaların ise hiç bir degeri ya da ilerici tarafı olamaz.

Siteyi ilgilendiren ikinci kısma gelince ; herkes istedigi düşünceyi bu sitede dile getirebilir. Bunu da kimse yasaklayamaz. Aramızdan ayrılan arkadaşlarla aramızdaki temel ayrım noktamız bu idi. Anlaşılan darbeci anlayışın hala kalıntıları var ve bu hiç eksilmeyecek. Cem'in ya da başka birinin yazdıklarının TD sitesinin politikası ile bir alakası yoktur, ve dile getirmesi son derece dogaldır. Esas buna karşı çıkmak ise düşünceye ifade özgürlügüne karşı çıkmakla eş degerdir. Buna artık aşmak zorundayız. Bu sitede düşünceleri ifade etmenin önüne geçemezsiniz. Başka bir başlıkta da zavallı bir üye savcılıga şikayet edecegi ile tehdit etmiş. İşte yasakçılıgın geldigi nokta; ihbarcılık.

Düşüncelerimizle var olabilmek, ve karşıt düşüncelere tahammül edebilmek o kadar zor mudur acaba.

saygılarımla

aydoe
20-11-2009, 19:30
''Baskı ve statükoculuğa karşı olmak, özgürlüklerin yanında olmak...
Ama nasıl?
6 Kasım protesto haberleri için 7 Kasım gazetelerini karıştırdığınızda, öğrenci eylemlerine sayfalarında en küçük yer veren gazetenin Taraf olduğunu göreceksiniz.
Her konuda uzman ve fikir üreten köşe yazarlarının ise konuyu teğet geçmeyi yeğlediklerini fark edeceksiniz.
Ilımlı İslamcılar ve muhafazakar demokratlar hangi yoldan ilerliyorlarsa liberal Taraf’çılar da o yoldan ilerliyorlar. ''
Milliyetçilik ve liberalizm kıskacından kurtulmak
http://evrensel.net/haber.php?haber_id=61161

sevgilerimle

sargon
20-11-2009, 20:57
Aydoe'nin verdigi haber ilginc geldi ve aklima getirdikleri sunlar oldu.

Sol hareketin makus talihi bu galiba. Yakinini ve uzagini dogru görememek. Kim sana daha yakin, kim sana daha uzak. Sol hareket bu degerlendirmeyi yaparken hep hata yapmistir. Nedeni nedir diye soracak olursaniz, iktidar hirsi derim. Nedene gecmeden önce olayin ne oldugunu aciklayayim.

Komünist enternasyonal, bütün dünyada devrim yapmak istiyordu. Almanya'da sosyal demokrat parti en güclü partiydi. Sosyal demokratlardan sonra kitlesellik acisindan sirayla fasistler, komünistler ve liberaller geliyordu. Fasist hareket giderek gücleniyordu. Komintern en büyük düsman olarak kimi görüyordu dersiniz? Fasistleri mi? Hayir, sosyal demokratlari. Almanya'daki komünist propagandada 1933'e kadar hemen hemen tamamen sosyal demokratlara saldiri görürsünüz. Halbuki sosyal demokratlar fasizmin yükselmesinin önünde bir engeldi ve komünistler sosyal demokratlarla isbirligi yapmis olsalardi, fasizmi ezebilirlerdi. Yapmadilar, fasizm hepsini ezdi.

Ayni olay Ispanya'da yasanmistir. Komintern, Ispanya'da anarsistlerle isbirligi yapmayip, fasistlerin iktidari almalarina olanak verdi. Kominternin "fasizme karsi birlesik cephe" anlayisi gercekte fasizme karsi olan sosyal demokratlarla, liberallerle vb. birlikte hareket etme anlamina gelmez. Bu "cephe"nin sinif temelinde oldugu söylenir. Bu yüzden de gercekte tamamen bir aldatmacadir. Ortada kimseyle yapilan bir "cephe" falan yoktur, sadece biz birlik istiyoruz seklinde kitlelere dönük bir propaganda aracidir. Sosyal demokratlar, liberaller sinif temelinde bakildiginda burjuvazinin partileridir ve dolayisiyla "cephe"den elenirler.

Bu carpik anlayis Türkiye'deki sol anlayislarda da sürdü. Hatta daha da carpik bir hale geldi. Bütün sol gruplar nerdeyse kendilerine en yakin olan diger gruba karsi daha saldirgan davrandi. Genclik hareketinden cikan ilk devrimci hareketler THKP ve THKO en cok, icinden ciktiklari FKF dolayisiyla yakin olduklari TIP ve TKP'yi elestirdirler. Dikkat edin Devsol'cular en cok kendilerinden ayrildiklari Devyol'culari elestirirlerdi. Benzer sekilde her ayrilan grup icinden geldigi harekete en cok saldirirdi. Bu sadece kendisinin digeri ile olan farkini ortaya koyma cabasinin cok cok ötesine gecmistir. PKK da ayni sekilde önce bölgesindeki diger sol hareketlere saldirarak ise baslamisti.

Ben bu anlayisin nedeni olarak carpik iktidar algisini görüyorum. Bugün dönüp baktigimda aslinda oldukca demokrat sendika sube yöneticilerine bile nasil sendika bürokrati, sermayenin adami diye saldirdigimizi hatirliyorum. Suc bizde degildi, anlayisimiz öyle olusmustu. Politika böyle yapilir saniyorduk.

Evrensel gazetesinin EMEP'li GYK üyesi Ercüment Akdeniz'in yazdigi Taraf elestirisi insanin aklina bu carpik anlayisi getiriyor. Iki tarafli kiskac altinda oldugumuz üzerinden bir argüman gelistiriyor. Iki tarafin gericiligini esitliyor ve ücüncü yol ariyor. Tabii ki bu EMEP'in yolu olacak. Sorun surda, bu iki taraf ayni sekilde gerici midir? Bir taraf icin Kürtlere urgan sallayanlar diyor, pek güzel. Bahceli secim meydanlarinda Ocalan icin ip atiyordu, Onur Öymen bütün Kürtler icin ipi ativerdi.

Bir taraf böyle bir fasizm istiyor, bunu savunuyor. Peki diger "gerici" "Taraf"imiz nasil gericidir. Yazar söyle basliyor: "6 Kasım protesto haberleri için 7 Kasım gazetelerini karıştırdığınızda, öğrenci eylemlerine sayfalarında en küçük yer veren gazetenin Taraf olduğunu göreceksiniz. Her konuda uzman ve fikir üreten köşe yazarlarının ise konuyu teğet geçmeyi yeğlediklerini fark edeceksiniz." Vay anasi. Demek 6 Kasim protestolarina az yer vermisler, vay alcaklar. Taraf gazetesi YÖK'e toz kondurmuyormus falan diyor ama bunlara örnek vermemis, Nisanyan'in bir yazisini almis, bunda da ben acikcasi fazla anlamli bir sey bulamadim.

Biraz egri oturup dogru konusmak gerekmez mi? Taraf gazetesi milliyetci, fasist, statükocu anlayislarla sürekli bogusuyor. Nerdeyse haftada bir Genelkurmay Taraf'a bir uyari yapiyor, dava aciyor vb. Böyle bir olay ile 6 Kasim protestosuna "az yer vermek" esitlenip de "ücüncü yol"a kosun uyanikligi yapilir mi? Yapilir tabii. Ama herkes yemez.

dilaver
20-11-2009, 21:58
Sevgili sargon

Biz devrimciler için sorun devlet meselesidir, elbette iktidar meselesidir. Bundan dogal bir şey olamaz. Egri oturup dogru konuşursak Akp nin demokrasi diye bir derdi yoktur. Akp nin derdi sadece ve sadece kendi digi sınırlara gelkebilmektir. Akp ordu karşıtlıgını demokrasi mücadelesi adına yapmamaktadır. Orduyu kendisi için tehdit olarak gördügü için engel olmaktan çıkarmaya çalışmakltadır.

Demokrasi mücadelesinin üç ayagı var. Feodalitenin tasfiyesi ve varsa toprak meselesinin halledilmesi, laiklik ve miliyetler meselesinin halli. Chp de Akp de bu bu anlayışların hepsini barındırıyorlarsa o zaman demokrat oldugundan bahsedebilirsin. Bu kıstaslardan biri bile yoksa o zaman söylem havada kalır ve ehveni şer politikasıdır vaaz edilen.

Günümüzde ise bu kıstaslara bir de anti emperyalizmi ekliyoruz ve demokrasi için olmazsa olmaz koşul sayıyoruz. Var mı AKP de anti emperyalizm ki demokratik mücadele yürütebilsin.

Akp ordunun siyaset üzerindeki etkisini sınırlamaya çalışıyor, buraya kadar çok güzel. Peki yerine ne koymaya çalılıyor; Fettullahçı bir polis devleti. Bu mu dur demokratik anlayış. Egemenler arasında degişik gruplara baglı klikler var . Taraf olsa olsa AB ci kligin temsilcisi olabilir ama başka da bir şeyin degil. AB kıstasları açısından bazı talepleri var ama hepsi o kadar. Sorun emekçilerin mücadelesi ve hakları olunca sagır olmaları ise son derece dogaldır.

Devrimciler tek bir bakış açısından olayları degerlendirirler. O da emekçilerin sınıf çıkarlarıdır.

saygılarımla

sargon
20-11-2009, 22:36
Biz devrimciler için sorun devlet meselesidir, elbette iktidar meselesidir. Bundan dogal bir şey olamaz.

Tam olarak dedigim sey de buydu Dilaver. Sorun iktidar meselesi olarak algilandigi icin de kiminle nasil ittifaklar yapacagin önemini yitiriyor. Alman komünistlerinin fasistlerle birlikte sosyal demokratlarin ve liberallerin toplantilarini basip dagitmalari olayi böyle gördükleri icindi. Yani Nazi partisi ile digerlerini ayirt etmiyorlardi. Demokrasiyi, burjuva demokrasisi diyerek kücümsedikleri icin böyle yapiyorlardi. Komünist literatürde burjuva demokrasisinin ilerici olarak nitelenmesinin nedeni burjuvazinin feodalizme göre ilerici olmasindan kaynaklidir, yoksa demokrasinin fasizme göre ileri olmasindan degil. Olaya bu kadar tek acidan, yani iktidardaki sinif acisindan yaklasilirsa böyle garabetler ortaya cikiyor iste.

Bu bakis acisi aslinda ayni sekilde su anda ulusalci cephede var. Demokrasi önemli degildir, aslolan iktidardir. Her hangi bir iktidar istedigi kadar demokrat olsun, özgürlükler getirsin önemli degildir, mesele iktidarda kendi istedikleri bürokrasi, oligarsi, yada her ne dersen onun olmasi meselesidir. AKP yada baska birileri bu gücün yerine gecemez.

Acik sekilde komünist hareketin demokrasiyi önemsemedigi, ciddiye almadigi, nerdeyse hicbir deger atfetmedigi görülüyor.

Bütün devrimci partiler bir demokratik program yaparlar. Burda dedigin gibi toprak sorunu, milliyetler sorunu, kadin sorunu, özgürlükler vb. bir dizi sey olur. Bu program ise gercekte uygulanmak icin degil, ugrunda mücadele edilmek icindir. Ben tam da bu anlayisin ne kadar yanlis oldugunu söylemeye calisiyorum. Lenin'in bir sözü sürekli tekrarlanir: "Demokrasi mücadelesi okulundan gecmeyen bir proleterya iktidar olamaz." Dikkat edersen demokrasiyi yasamak ve elde etmek degil, onun icin mücadele etmek ve bu mücadele sirasinda ögrenmektir hedeflenen sey. Baska bir deyisle komünistler demokrasinin kendisine degil, onun icin yapilan mücadeleye önem atfetmislerdir. Demokrasiyi yasamak ise ne yazik ki hicbir zaman nasip olmamistir.

Bunun böyle olmasi gayet dogal, cünkü bastan kurgulanista bir hata var. Demokrasi sadece bir sinif iktidarinin görüntüsü olarak algilaniyor, aslinda nasil bir süreklilik tasidigi gözardi ediliyor. Lenin'in bu sözü farkli sekilde de yorumlanabilirdi aslinda. Avrupa'da uzun yillar sinif mücadeleleri verilmis ve demokrasi bu sayede yerlesmistir. Halbuki dogu toplumlarinda böyle olmadi. Otoriter devletin yerine yenisi geldi, adi sosyalist oldu, komünist oldu, ama otoriter yapi yeniden kuruldu. Lenin'in sözü tam da dedigin gibi iktidari almak icin sinifi mücadele ettirmek olarak algilanmistir. Iktidar alindiktan sonra da hersey bitmistir.

Burjuva demokrasisi diyerek burun kivirmak cok büyük bir hatadir, hele ki Türkiye gibi bir ülkede iki kez büyük bir hatadir.

Ayrica söyle celiskili bir durumun da oldugunu vurgulayayim. Konumuz Taraf gazetesi idi ama madem AKP'ye girildi ona da degineyim. Madem demokrasinin iki temel sac ayagi var, biri toprak sorunu digeri milliyetler sorunu. Ee, AKP herhalde milliyetler sorununu cözmek icin en cok adim atan parti, ona karsi tutumun ne olacak? Toprak sorunu ise bence artik Türkiye'de önemini kaybetmistir. Doguda böyle bir sorundan sözedilebilir belki, ama o da milliyet sorunu icinde kaynamis durumda. Madem dedigin gibiyse, senin AKP'yi demokrasinin sac ayaklarindan birinde mesafe almaya calistigi icin desteklemen lazim. Ama desteklemeyecegini biliyorum. Bu parti islami kökenli AKP gibi bir parti degil, liberal bir parti yada sosyal demokrat bir parti olsaydi da desteklemezdin. Cünkü bakis acisi demokrasi ile ilgili degildir. Kesinlikle sinif ile ilgilidir ve onun icin de ancak bir komünist partisi olmasi gerekir. Hatta bütün bir isci sinifi örnegin bir sosyal demokrat partiyi desteklese bile yine desteklemezsin, cünkü sinif icin komünist partisi sarttir. Senin adina konusmus oldum, ama aslinda anlayisi bildigim icin seni örnek verdim. Benim karsi ciktigim sey sen degilsin yani, bu anlayista bir sorun oldugu. Bütün bu hallerde sen bir celiski görmüyor musun?

dilaver
21-11-2009, 01:03
Sevgili sargon

Üç sacayagından birini yani laikligi atlamışsın. Bu anlamda da Akp yi demokrat sayabilmek mümkün degil. Chp yi de. Diyaneti savunan hiç bir kurumu gerçek anlamda demokrat olarak nitelemek bana göre mümkün degil. Şimdi Akp Kürt meselesinde yol almışsa şayet onun tüm çıplaklıgıyla tavrı analiz edilir. Akp kürt açılımını demokrasi adına yapmamaktadır, kaldı ki bu AKP nin degil devletin politikasıdır, elbette bazı kesimlerden de muhalefet görmektedir. Biz şöyle düşünürüz. Akp nin Kürt açılımı nispeten bir ilerlemedir. Ancak bu açılımın altında yatan Kürt ulusal haklarını tanımaktan ziyade Pkk yı tasfiye edebilmektir. Başarıya ulaşabilmesi ise son derece şüphelidir. Bu anlamda da devrimcilerin Akp yi desteklemesi diye bir seçenek olamaz. Attıgı adımın nispeten olumlu oldugu vurgulanır ve Akp nin gerici yüzü de teşhir edilir. Asla Akp dümeninde yol alınmaz.

Akp nin tavrı çok çok bozuk saatin günde iki kere dogruyu göstermesi olarak degerlendirilir. Akp nin insan hakları, düşünce hürriyeti, sendikal haklar konusunda attıgı adımlar nedir. Ezilenler, yoksullar ve emekçiler için ne vaat etmektedir. Bizim bakış açımız buradandır. Yoksa burjuvazinin önünü açmak için Kürt meselesini kabul edilebilir sınırlara çekerek mücadeleyi yok etmeye çalışan bir parti ile bizim bir ittifakımız olamaz.

AB sermayesinin ve birliginin bazı normları var. AB ile ekonomik işbirligi için bazı şeyleri halledebilmeniz gerekiyor. AB toplumuna bazı şeyleri izah edemezseniz sermayenin önü açılamıyor. Bu yüzden bir Kürt açılımı şarttı ve yapılmaya çalışılan da bu. Bu bile bir ilerlemedir ama devrimciler bu anlayışa kuyrukçuluk yapamazlar.

Demokrasi için mücadele etmek sermaye partilerinin kuyruguna takılmak degildir. Komüniistlerin amacı dünya devrimidir, bunun içinde bu stratejilerinden asla vazgeçmezler. Tartıştıgımız ise taktik bir meseledir. Akp yi de desteklemezler ve onun gerçek yüzünü kitlelere açıkalrlar.

Burjuva demokrasisi için ve onun emekçilere yönelik kazanımları için elbette mücadele edilir ve edilmiştir de. Ama temel amacı unutmadan ve siyasi iktidar hedefine baglı kalarak. Bir partinin başka bir partiyi desteklemesi hele hele onun dümen suyuna gitmesi mümkün görülemez. Mümkün oldugu şartlarda işçi partisi kendi stratejik hedefinden vazgeçmiş demektir.

Komünistler ise eşit şartlar içinde elbette ittifak yaparlar ama başka bir partiyi desteklemezler. Hele Akp gibi Chp gibi bir partiyi hiç bir zaman.

Bu devletin niteligi ile ilgili bir sorundur. Özellikle bizim gibi ülkelerde devletin sınıfsal niteligi ve kime hizmet ettigi çok aşikardır. Avrupa ülkelerinde bu ayrımın belki üstü örtülmüştür ve görülemiyor olabilir. Ama bizde devlet egemen burjuvazinin tüm emekçiler ve ezilenler üzerinde baskı ve tahakküm aygıtıdır ve bunun tartışılacak bir tarafı da bana göre yoktur.

Daha önceki iletimde de belirttigim gibi hepsi devlet partisinin degişik versiyonlarıdır. Şimdi bunu gördükten sonra devlet partisini mi destekleyecegiz. Bu mümkün degil zaten.

Taraf'ın devlete karşı net tutumunu görürsek eger onu da destekleriz ama mümkün degil. Haa orduyu eleştirmiş, buna da karşı çıkacak halimiz yok elbette ama Akp den yana da taraf tutacak halimiz hiç yok. Orduyu eleştiriyor ya da ona karşı çıkıyor diye Akp nin diger gerici yönlerini görmezden gelip onun dümen suyuna girecek halimiz hiç yok. Akp ye akrşı diye Chp yi de destekleyecek halimiz hiç yok. Bizim amacımız her iki partinin de gerçek yüzlerini teşhir etrmek olmalıdır.

Ha varsa gerçekten laik bir parti, milliyet meselesini halletmeye çalışan bir parti ve özgürlüklerden yana olan bir parti; bu üçünü de barındıran bir parti varsa ismini ver onu destekleyelim.

saygılarımla

sargon
21-11-2009, 01:23
dilaver, benim tartistigim sey baska birseydi. Benim sorguladigim seyleri sen zaten bastan kabul edilmesi gereken seyler olarak almis ve bastirip gitmissin. Neyse, zaten anlasamayacagimizi düsünüyordum.

aydoe
21-11-2009, 11:53
Ekin Bildirgesi adlı internet sitesine konuşan Mahmut Hamsici, gazetenin finansal kaynağı konusundaki tartışmalar hakkında, “o dokunun parçası gibi algılanmaktan” duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. “İstediğiniz kadar “profesyonel” davranmaya çalışın ve kafa emekçisi olduğunuzun bilincinde olun, rahatsız oluyorsunuz” diyen Hamsici, şöyle devam etti: “Açıkçası gazetenin “organik olarak” Fethullah Gülen hareketi veya Soros grubu destekli olduğuna dair somut bir ilişki gözlemedim. Yalnız Gülen hareketine yakın emniyetçilerden gazeteye bilgi sızdığını, bu kesimlerden Yeni Şafak, Zaman gibi gazetelere gönderilen belgelerin “son derece kritik belgeler” olduğunda Taraf’a “paslandığını”, hareketin gazetenin maddi açıdan zorda olduğu bir dönemde reklam verdiğini biliyorum. Zaten doğrudan bir ilişki olup olmaması bence hiçbir şeyi değiştirmiyor, neye hizmet ettiğine baktığınızda zaten her şey ortaya çıkıyor. Burada ılımlı İslamcı çizginin önünü açan, ABD ve AB’ye sevda duyan, bölgemizdeki “renkli devrimlere” özenen bir liberal yayın anlayışı var.”

http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=34281 (http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=34281)

“Sol liberalizmin AKP yandaşlığı, dinci gericilik olgusunu kabullenmemesi, demokratikleşmenin Türkiye’nin iç aktörleriyle değil ABD ve AB yakasından geleceğine inancı, elitizmi, işçi düşmanlığı, sol düşmanlığı… bunların hepsini Taraf’ın hem sayfalarında hem de çalışma düzeninde bulmak mümkün.”

Liberalizm nasıl birşey ise insanlara solunu sağını şaşırtıyor,Özal'ı ANAP'ı ,AKP 'yi savunmayı zorunlu kılıyor .
Tabiki liberalizm Amerikan politikalarını savunmak zorunda ama bizler değiliz.
Adam komunist olamazsa yurtsever olamazsa ,sınıf bilincide yoksa faşist olacak halide yok liberal olayım bari diye düşünüyor herhalde sonrada dinci yayın organlarını okuyup savunmaya ve alıntılamaya başlıyor.
Liberalizm küreselleşmenin merkezindeki emperyalistler için uygulanabilir bir politika olabilir ama onların burjuva demokrasilerini sürdürebilmenin bedeli dünyadaki sömürü sisteminin sürdürülmesine bağlıdır.