Orijinalini görmek için tıklayınız : Şiir mi (tch)
Ruhumu kumlara gömdüm
Tenha kumsalında yalınayak dolaşırken
Bir dalga çıktı denizden
Ayaklarımın önünde diz çöktü
Seni anlattı bana...
Fırtınalar savurdu yosun kokularını
Yeniden coştu kalbim
Tam vaz geçecekken...
Düşünceler girdabı beni içine çekti
Herşeyi yeniden hatırladım
Seni beklediğim son limanda...
Dalgalar çığlık çığlık vururken sahile
Mahzun bakışlarım önlerine döküldü
Saygıyla eğilip af diledim...
Ruhumu kumlara gömdüm
Mazi yakıyordu içimi
Perişan halimi görme sakın
Döneceksen bana acıdığın için değil
ÇOK SEVDİĞİN İÇİN DÖN...
mitch./21 Mart 2009 Cumartesi
Uyanırdık her sabah
beyaz kefenlerin içinde
hep bir ağızdan esner,
sonra da güneşe bakardık
gözlerimiz uyku mahmuru,
yüzlerimiz Çiğ taneleriyle yıkanırdı
bizler Tanrıya inanmadık
eğilmedik yalancı tacirlere
ya da Tapınaklardan dönen
içi boş kalabalıklara.
Fareler gibi kaçışmadık
güneşten mahrum etmedik kendimizi
terzilere gerek duymadık,
biçimlendirmek için bedenimizi
örtmedik kefenden başka üzerimizi
ilahiler söylemedik
isli mumlar, tütsüler yakmadı ciğerimizi
cenneti hayal etmedik yaşadık
hikayeler anlatıp boş umutlar dağıtmadık
karanlıklardan korkmadık
daha önce de, daha sonra da,
başka bir zaman yok
Cehennem varmış bize ne...
mitch/24 Kasım 2009 Salı
Kuraktı bedenlerimiz
Ta ki sırıl sıklam ıslanana kadar
Kaderin celladı yağmurları yolladı
Günlerce üstümüze yağdı
Çatısız içimize girdiler
Dar geldi yürekler, doldu taştı
Sonunda toprak suya doydu
Gitmesi gerekiyordu
Ve tırnaklarını bedenlerimize geçirip
Kanlarımızı akıtarak ayrıldı
Talana çevirdi ortalığı
Şimdi yoksun, malum son
Ara sıra aklıma geldiğinde
Göz pınarlarım doluyor
Zor tutuyorum onları
Bıraksam sel alacak beni
mitch./12 Eylül 2009 Cumartesi
Charles Darwin
06-12-2009, 22:07
Kalemine,klavyene sağlık mitch
...hiç bir şeyim
Sana yazdıklarımdan daha çok değildir
Sevgim hariç.
Bir şizofrenin göz yaşı mıdır
Seri katillerin cinayetlerini haklı kılan?
İhbar ediyorum beni şehrime.
Bu gece bir melek öldürsem
Onun yerine geçer miydin?
Eşeysel çiçekler gibi
Döllüyorum damarlarımda,
Önce rakı şişeme
Sonra bardağım
Ve daha sonra yüreğime sızmak üzere
Boca ettiğim ağzıma seni.
Yağmurda ıslanan ağacın
Dibine akan damlalar gibi
Sızıyorum toprağa.
Sonra da uykumun uçurumlarına düşüyorum
Sensiz ama seninle olmak zorunluluğunu bilerek
yanıbaşında.
Oysa biz baştan beri seviyorduk birbirimizi
İrkilerek tüketiyorduk içimizde
Kendimizi.
Üçüncü sınıf otellerde sevişirken
Loş ampulün etrafında dolanan sinekler di sadece
Ayaklarımızın titrediğini gören.
Ve kendine bir pay çıkarmışçasına sevinen
Aç arsız
Sevişme komalarından faydalanan.
Sonra bir tokat gibi acıtan geçmiş di
Hak etmişliğin ölümünde aşk.
Bazıları için kutsal sayılırdı;
Her zaman kolay bulunmayan sevgilerde
Boş yere Protein saçmalayan organlar.
Korku yaratıyor
İllegal inançlar.
Bastırılmış duygularda
Küstahça yaşanan ahlaksızlıklar.
Avuçlarımda, yakılmış nice yüreklerin külleri var
Söyle bana
Bunları silebilir misin?
Bu gece bir melek öldürsem
Şehrime geri gelir misin?
mitch.