PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : PEN karşıdevrimci casusları destekliyor


tayyare
16-11-2009, 17:29
Uluslararası PEN örgütü, yayımladığı raporla Küba’da ABD parasıyla ve direktifiyle örgütlendikleri kanıtlarıyla ortaya konmuş karşıdevrimcileri “bağımsız gazeteciler” olarak tanıttı ve dayanışma çağrısı yaptı.
Uluslararası Yazarlar Birliği, ya da bilinen adıyla PEN (http://haber.sol.org.tr/haberleri/pen), bu seneki Tutuklu Yazar gününde yayımladığı raporla sosyalist Küba’ya karşı bir girişime imza attı. Bu sene PEN tarafından yayımlanan raporda Küba’da da 2003 yılı Nisan ayından bu yana tutuklu bulunan gazetecilerden bahsediliyor.
Altında Uluslararası PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi Direktörü Sara Whyatt’ın imzasının bulunduğu rapor, tüm dünyada yazar ve gazetecilerin üzerindeki siyasi baskıları özetlerken, belirli ülkelerdeki tutuklu yazar ve gazetecilerle dayanışmayı özel olarak gündeme getiriyor. 2009 senesinin esas olarak yoğunlaşılan ülkeleri Kamerun, Çin (http://haber.sol.org.tr/haberleri/cin), İran (http://haber.sol.org.tr/haberleri/iran), Meksika (http://haber.sol.org.tr/haberleri/meksika) ve Rusya (http://haber.sol.org.tr/haberleri/rusya). PEN, bu ülkelerin hükümetlerine ve elçiliklerine dilekçelerle başvuruda bulunmak, yazarlar arasında bu ülkelerdeki durum üzerine bilgilendirme çalışması yapmak, ünlü kişilerin destek vereceği imza kampanyaları örgütlemek gibi adımlar atılmasını öğütlüyor.
Raporda “eski yılların raporlarından çözümlenmemiş örnekler” başlığı altında Küba da bulunuyor. Küba, “2003 Nisan ayından bu yana tutuklu bulunan 22 gazeteci” ile listede yazar ve gazetecilere karşı en büyük baskının olduğu yerlerden birisi olarak görünüyor. 14 ülkeden 73 ismin bulunduğu listede Küba’nın dışında 15 isimle yer alan Çin, 12 isimle yer alan Vietnam (http://haber.sol.org.tr/haberleri/vietnam) ve 6 isimle yer alan İran (http://haber.sol.org.tr/haberleri/iran-0), yüksek sayıda tutuklu yazar ile dikkat çekiyor.
Ülkeler neye göre seçiliyor?
Uluslararası PEN’in “yazarlara karşı siyasi baskı” listesinde en üst sıralarda yer alan bu dört ülke düşünüldüğünde, dördünün de bir biçimde ABD’nin karşısında yer alan ülkeler olduklarını fark etmemek elde değil. Bu durum, PEN’in raporuna hangi ülkelerin ne sebeple alındığının, diğerlerinin de niye dışarıda bırakıldıklarının sorgulanmasına yol (http://haber.sol.org.tr/haberleri/yol) veriyor.
Örneğin Türkiye (http://haber.sol.org.tr/haberleri/turkiye), dışarıda bırakılan ülkelerden birisi. İktidarın birçok gazeteyi siyasi içeriğinden dolayı süreli ya da süresiz olarak yasakladığı ve büyük medya (http://haber.sol.org.tr/haberleri/medya) içindeki gruplar arasında da açıkça devletin baskı aygıtlarını kullanarak hegemonya mücadelesi verdiği Türkiye’de tablo, raporda anılan “kötü örneklerin” birçoğundan daha kötü. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’nun verilerine göre Türkiye’de sekizi yazı işleri müdürü sıfatı taşıyan 33 gazeteci ve yazar tutuklu bulunuyor.
Ancak PEN’in raporunda Türkiye yer almazken, Küba, Çin, Vietnam ve İran gibi ülkeler yer alıyor.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/fotograf/pen_latin_amerika.JPG
Darbeci Honduras’ta sorun yok, Küba’da sorun çok!
Uluslararası PEN’in çalışması daha yakından incelendiğinde, siyasi ya da ideolojik (http://haber.sol.org.tr/haberleri/ideolojik) bir kaygıyla hazırlandığı izlenimi daha da güçlü olarak ortaya çıkıyor. Örgütün internet (http://haber.sol.org.tr/haberleri/internet-0) sayfasında yer alan “2009 Amerikalar’da yazıya özgürlük (http://haber.sol.org.tr/haberleri/ozgurluk) kampanyası”, PEN’in kıstaslarını daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.
PEN’in söz konusu raporunda bulunan haritada griyle gösterilen ülkeler, yazarlar üzerinde hissedilir bir baskı olmayan yerler. Ten rengi ülkelerde birtakım kaygılar yaşanırken, sarı ülkeler PEN’in “özgürlük kampanyasının” ikinci derece, kırmızı ülkeler ise birinci derecede odaklandığı yerler.
Haritada kırmızı olarak işaretlenmiş olan ülkeler Küba, Venezuela (http://haber.sol.org.tr/haberleri/venezuela) ve Meksika. Şiddet (http://haber.sol.org.tr/haberleri/siddet) ve baskının göz ardı edilemez boyutlarda olduğu Meksika dışında Küba ve Venezuela sosyalist yönelimli hükümetleriyle tanınan ülkeler. Bu ülkeler, fiilen bir iç savaş (http://haber.sol.org.tr/haberleri/ic-savas) ve sol (http://haber.sol.org.tr/haberleri/sol) güçlere karşı bir kirli savaşın yaşandığı ve aydın ve sendikacıların neredeyse her gün sokaklarda yargısız infazlarla öldürüldükleri Kolombiya’dan daha baskıcı yerler olarak resmediliyor.
Fakat PEN’in niyet ve düşüncesini asıl ortaya koyan, listeye göre Honduras’ın ne birinci, ne de ikinci dereceden PEN’in kampanyasını ilgilendiriyor olması gerçeği. Haritanın altındaki not (http://haber.sol.org.tr/haberleri/not), listenin düzenlenme tarihini Eylül 2009 olarak ortaya koyuyor, demek ki PEN kurulu (http://haber.sol.org.tr/haberleri/kurulu), bu raporu Honduras’taki darbeden sonra hazırlamış. Darbe karşıtı basın (http://haber.sol.org.tr/haberleri/basin) ve aydınlar (http://haber.sol.org.tr/haberleri/aydinlar) üzerinde muazzam bir baskının olduğu, televizyon (http://haber.sol.org.tr/haberleri/televizyon), radyo ve gazetelerin sürekli kapatıldığı Honduras, PEN’e göre siyasi baskı konusunda Küba ve Venezuela’nın yanına dahi yaklaşamıyor.
Küba’da “bağımsız gazeteci” casuslar
PEN raporunun Küba konusunda atıfta bulunduğu olay, 2003 yılının Mart ayında geniş çaplı bir operasyon (http://haber.sol.org.tr/haberleri/operasyon) sonucunda 29’u gazeteci 75 kişinin gözaltına alınması ve ABD tarafından finanse ve kontrol edilen karşıdevrimci bir çetenin çökertilmesi. Küba karşı istihbarat (http://haber.sol.org.tr/haberleri/istihbarat) servisinden ajanların en tepe noktasına kadar sızdığı bu örgütlenme (http://haber.sol.org.tr/haberleri/orgutlenme), ABD bağlantılarını ortaya koyan çok sayıda kanıtla birlikte açığa çıkartılmış, örgütlenmeyle bağlantılı isimler yargılanarak çeşitli sürelerde hapis cezalarına çarptırılmışlardı.
JMKDD Pen Türkiye’yi tepki göstermeye çağırıyor
Konuyla ilgili olarak Türkiye José Martí Küba Dostluk Derneği (http://haber.sol.org.tr/haberleri/kuba-dostluk-dernegi) (JMKDD) Başkanı Oğuz Kavala (http://haber.sol.org.tr/haberleri/oguz-kavala), PEN’in bu girişimini kınadıklarını söyledi. Türkiye’deki tüm Küba dostlarının, uluslararası PEN’in bu girişiminin siyasi bir saldırı (http://haber.sol.org.tr/haberleri/saldiri) olduğunu düşündüğünü belirten Kavala, Türkiye PEN’i, uluslararası PEN’in bu girişimine tepki göstermeye davet etti.
Uluslararası bir merkeze sahip olan PEN’in her ülkedeki ayakları, belli derecede özerkliğe sahipler. Uluslararası PEN’in bu siyasi çarpıtma (http://haber.sol.org.tr/haberleri/carpitma) kampanyası karşısında, ülkemizin çok sayıda değerli yazarının üye olduğu PEN Türkiye Merkezi’nin ne yapacağı merakla bekleniyor. Başkanlığını Tarık Günersel’den İnci Aral’ın devralmış olduğu PEN Türkiye’de, bu kampanyanın doğrudan muhatabı Hapisteki Yazarlar Komitesi’nin başkanlığını ise Halil İbrahim Özcan (http://haber.sol.org.tr/haberleri/halil-ibrahim-ozcan) yürütüyor.
(soL - Dış Haberler)
http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/pen-karsidevrimci-casuslari-destekliyor-haberi-20483

cuba
18-11-2009, 12:28
17 Kasım 2009, Salı
“José Martí” Küba Dostluk Derneği’nden Türkiye PEN’e Açık Mektup
Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi’nin değerli üyeleri,
Sizlere bir yıl aradan sonra yine aynı konuda seslenmek zorunda kaldığımız için çok üzgünüz. Ancak aranızda kendisini Küba dostu olarak nitelendiren pek çok kişinin olduğunu bildiğimiz için bu konuda sizlere seslenmekten vazgeçmeye hakkımız olmadığını düşünüyoruz.


Konumuz her yıl olduğu gibi bu yıl da Uluslararası PEN’in ve ona bağlı olarak Hapisteki Yazarlar Komitenizin yaptığı açıklamada, Küba’nın en çok gazeteciyi hapiste tutan ülkelerin başında geldiğinin belirtilmesi ve Türkiyeli yazarların bu konuda tavır geliştirmesinin istenmiş olmasıdır.


Değerli yazarlar,


PEN üyesi olmanız sıfatıyla sizlere böyle seslenmemizin uygun olduğunu düşünüyoruz. Öncelikle şunu söylemeliyiz ki açıklamanızda, “Muhalif gazeteci Normando Hernández González dahil olmak üzere 22 gazeteci Nisan 2003’ten beri tutuklu” ifadesi bulunmaktadır. Burada adı geçen Normando Hernández González yazar olduğu için, yazdığı haberler dolayısıyla ya da yazı ile ilgili başka bir nedenle ilgi değil tamamen ABD casusu olarak kendi ülkesine ihanet ettiği için tutuklu bulunmaktadır.


Değerli yazarlar,


Sizlerin de çok iyi bildiği gibi ABD 50 yıldır Küba devrimini yıkmak için uğraş vermektedir. Bunun için yine hepinizin bildiği gibi silahlı işgal girişiminden terörist saldırılara kadar her türlü yöntemi kullanmaktadır. Ama bunların en acımasızı 50 yıldır Küba’ya uygulanan ABD ablukasıdır. Bu ablukanın Küba’ya maddi maliyeti 90 milyar doların üzerindedir; ama Küba insanına maliyeti çok daha fazladır.


Amacımız hepinizin bildiği bu saldırıların listesini tek tek sıralamak değil. Buradan gelmek istediğimiz yer şudur: Bütün bu saldırılar yüzünden ABD ile Küba’nın diplomatik ilişkileri karşılıklı olarak iki ülkede de bulunan Çıkarları Koruma Ofisleri üzerinden yürümektedir. Yani Havana’daki ABD Çıkarları Ofisi (SINA), ABD’nin resmi bir ofisidir. Ama bu ofis Küba’ya sürekli saldırılan bir köşe taşı konumundadır. ABD’nin Küba’ya yönelttiği tüm saldırılar için bir merkezdir. İşte belgenizde adı geçen Normando Hernández González, bu ofis için çalıştığı ve buradan para aldığı ispatlanmış birisidir.


2003 Nisan’ında sonuçlanan Küba istihbaratının operasyonunda bu kişilerin içine sızan Küba görevlileri kendilerini ifşa etmek pahasına bu kişilerin faaliyetlerini ortaya çıkarmıştır. SINA direktörleri Vicky Huddleston ve James Cason’la Normando Hernández González’in yaptığı toplantılar, 10 Eylül 2002 ve 14 Mart 2003 tarihleri arasında tek tek kayda geçirilmiştir.


Senelik 60 milyon dolarlık CIA bütçesiyle Küba’yı istikrarsızlaştırmak için uğraşan CIA'nin adadaki araçları olan bu sözde gazeteciler, haberlerinin Miami’den aldıkları telefonlarla dikte ettirildiğini itiraf etmiştir.
Bu hareketler, dünyanın herhangi bir ülkesinde suç olarak kabul edilen davranışlardır.


Bu kişiler gazeteci ya da yazar değil casustur. Üstelik kendi ülkelerine karşı 50 yıldır acımasız bir saldırı yürüten dünyanın en büyük emperyalist gücünün casusları… Bu insanların çok azı hayatlarında gerçekten gazetecilik yapmışlardır. “Gazeteci” sıfatı ABD için Küba’yı yıkmak amacıyla yaptıkları casusluk çalışmalarının üzerinin örtülmesi için kullanılan bir paravandır. Öyle ki bu çalışmaları ortaya çıkartmak için aralarına sızan ve kendisini sadece muhalif olarak tanıtan Küba görevlilerinin adı ABD sitelerinde gazeteci olarak çıkmıştır.


Değerli yazarlar,


Ortada çok büyük bir oyun ve ABD’nin bir saldırısı olduğu açıktır. Türkiye PEN bu oyuna alet olmamalıdır.


Bu ABD casusları gazeteci ya da yazar sayılıp sizler tarafından sahiplenilmemelidir. Uluslararası PEN’in her yıl yaptığı bu saldırının emperyalizmin oyununa gelmek, bu oyuna ortak olmak anlamına geldiği açıktır.


Türkiye PEN üyeleri, değerli yazarlar,


Ülkemizdeki Küba dostları olarak sizleri Uluslararası PEN’in bu hatasına karşı çıkmaya ve büyük ölçüde onların yayınladığı metnin çevirisi niteliğindeki açıklamanızdan Küba ile ilgili bölümü çıkarmaya davet ediyoruz.

“José Martí” Küba Dostluk Derneği Yönetim Kurulu

tayyare
18-11-2009, 14:18
''Normando Hernández González yazar olduğu için, yazdığı haberler dolayısıyla ya da yazı ile ilgili başka bir nedenle ilgi değil tamamen ABD casusu olarak kendi ülkesine ihanet ettiği için tutuklu bulunmaktadır.''
(bkz. cuba)

muhuhuhuhuhahahaha !
ABD casusu olmak bizde artık bir suç değil , övünç kaynağı olmakdadır.

kitapsızım
18-07-2010, 00:33
her zamanki kadar reziller. hiç şaşırmadım !

marki
06-08-2010, 11:05
Desteklese de desteklemese de Halk Amerikada en çok ne okunuyorsa onu okuyor. Amerikada en çok ne satılırsa burda da o çok satılıyor