PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Normallesme


evrensel-insan
18-11-2009, 18:19
Saygideger arkadaslar;

Normallesme, toplumun fertlerinin normal bir yasam ve iliski surebilmesi demektir. Kisaca toplum ve fertleri; tarihinin ve cografyasinin tum gecmis degerleriyle yuzlesebilecek, olgunluga, bilgi birikimine ve paylasimina yonelebilmesidir.

Ulkemizde, her kes siyaseti konusabilir, ama; siyasete katilim ve siyasette soz sahibi olmak baskadir.

Bugun hem dinsel kesim, hem de laik kesim; hem kendi icinden otekisini yaratmakta; ve bilhassa laik kesim, kendisine verilen iltimas ve onculukleri, birer birer sorgulamakta ve kendi ile yuzlesmektedir.

Normallesmenin, en onemli ozelligi; gelisim ve sorgulama surecinde, toplumun ve fertlerinin sekulerlesecek oldugudur.

Bu sekulerlesme; hem dini icerigini dunyaya yoneltecek; hem de milliyetci kesimin soyutlarinin ayaginin yere basmasini saglayacaktir.

Bugun maalesef; toplumsal kutuplasma olarak; dini kesim, laik kesimden daha oz guvenlidir. Iste bu ozguven farki, AKP ve iktidarini dogurmustur.

Bu normallesme sureci, ulkemizde yeni sayilir. 1990 sonlarina rastlar. Iste bu normallesmenin getirdigi, gecmisle "ovunme", gecmisi "saklama" ve gecmisi degerler olarak "dokunulmaz kilma" artik tarihe karismistir.

1980 sonrasi doganlar, ulkenin cok farkli bir toplumudur. Herseyi sorgulamak, ogrenmek ve konusmak istemektedir.

Aslinda bu normallesme, tarihe bir sikinti getirmez, sadece tarihin yuceltilenlerini ve her turlu tarihte yer alanlari tarihteki normal yerine oturtur.

Normallesmenin en buyuk temeli, gerceklerle yuzyuze gelebilmek ve gercekleri, dogrularla degisime ugratamamaktir. Bu gerceklerin, dogrulara uyarlanma cabasi, 1990 larla birlikte tarihe karismistir.

Normallesmenin olmazsa olmazlari, birey olmak, sivillesmek, ve gerceklerle yuzlesmekten "korkmamak/kacinmamak", simdiye kadar konusulanmayanlari, konusabilmek ve fertlerin biribirini suclamasi yerine, her ferdin; kendine aldigi degerleri sorgulamasi, sayilabilir.

Normallesmek; toplumun her turlu duzeyinin de yukselmesi anlamini tasir. Tum milli, dini tabularin sorgulanabilmesi, konusulamiyanlarin, konusulabilmesi demektir.

Ulkemizde, dusunce yapisi olarak, bunlara acik olanlar rahat edebilecektir. Askerilik/sekterlik/baskasini suclama/zorlama/mudahele v.s. tum bunlar, normallsmenin onunde bir engeldir ve zamanla ulke ve toplumu bu engeli asabilecektir. Bu engeli kendisini yetistirerek asan fertler, toplumun ilerici ve aydin kesimi olacaktir.

Normallesmek, ayni zamanda; aglamak, sizlanmak, sikayet etmek, baskasini suclamak v.s. yerine toplumun kendine donusumu kendi kendini sorgulamasi demektir.

Toplum kendi kendini sorguladikca da; tum sorunlarin, kendinden kaynaklandigini gorecek ve kendi kendini egitecek ve yenileyecektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
18-11-2009, 19:08
Normalleşme muhallefetin iktidara biat etmesi ile iç savaşın bitirilmesi anlamına geliyor. Aslında demokrasi entellektüel şiddettir. Ama Entellektüellerde açık şiddete maruz kalır bu dönemlerde.

Dikta rejimi açık şiddet olan iç savaşın yükseldiği dönemdir. Her savaşın bir başı ve sonu vardır (sosis gibi). Sonunda bir taraf kaybederek diğerine mecburen biat edecekdir.
Tarihde, Sultan 1. Ahmet'in kardeşleri öldürme yasasını yürürlükden kaldırması, iç savaşın sonunu müjdeler (İlber hocadan öğrendiğimiz gibi).

Demokrasi kapitalist devlette geçici bir durumudur.
sekonder republicacılar bilimde astrolog türleri temsil ederler.

Halk yönetimi =demokrasi ancak sosyalizm ile tekrar gelir !

En azından şunu biliniz her şey sosis gibidir, başı ve sonu vardır. Doğar büyür ölür.
Değişmeyen ölmeyen, sadece tanrıdır. Varsa...

mother fikir:
Normalleşme demokrasinin mezar taşını dikmekdir.

evrensel-insan
18-11-2009, 19:12
Saygideger tayyare;

Demokrasi'den ne algiliyorsun? Bugun bati toplumlari, hem normal, hem de demokrasi ile yasiyorlar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Averroes
18-11-2009, 20:06
Ülkenin gelişiminin ve normalleşmesinin önündeki en büyük engel statükocu, darbe yanlısı, çete savunucusu, hem din karşıtı hem peçelilere rozet takıcısı, yalanlarla dolu resmi tarihin bir nolu propagatörü, katliam savunucusu, Atatürk istismarcısı, cunta heveslisi, faşist CHP'dir.

Bu ülke ne eskide ne şimdi de ne de bundan sonra da CHP gibi bir zulüm görmeyecektir. Halk yararına olması beklenen politikaları tamamıyla statükoyu koruma ve sağlama alma adınadır. Belirli bir siyaseti, çizgisi, ekonomi plan ve programı, AB vizyonu, küresel konjonktürel duruşu olmayan bugün kazandığını o gün yiyen, halkına hamam böceği kadar değer vermeyip askerin karşısında esas duruşu bozmayan, halkına düşman bir plaj partisidir. Ve CHP tarihin çöplüğüne atılmadıkça bu ülke rahat yüzü görmeyecektir.

tayyare
18-11-2009, 23:27
sevgili evrensel-insan,
Demokrasiyi, kelime anlamıyla halk idaresi olarak mı anlıyayım ? neden olmasın.
Malum eski Atina, demokrasi miydi ? insanların aşağı yukarı %5-10u arası halkdan kabul edildiği bu sistem tabiiki demokrasiydi, zamanına göre. Ancak günümüz anlayışına göre oligarşidir.
Demokrasinin en saf olduğu, doğduğu dönemde katılımcılar sadece yasa önünde değil mülkiyet sahipliği açısından da eşite yakındı. Hiç bir mülk sahibi, hakem rolündeki devleti, diğerleri aleyhine kullanabilecek yada ele geçirecek boyuta ulaşmadığı sürece demokrasi yürür.
by the way:
İskenderin öğretmenliğini yapan Aristo ''demokrasi nufusu 1000 i aşmayan bir kentte uygulanabilir ancak'' sözünü neden söylemiş olduğunu hiç düşündünüz mü ?

(helenlerin uygarılığının patlama yaptığı yerler küçük asyanın batı sahillerinde çoğu ciddi despotik ama hiç biri demokratik olmayan kent devletleriydi. İoniada. Bunu demokrasi aleyhine bir örnek olarak kesinlikle düşünmüyorum:farklı bir tartışma konusudur)

Helen demokrasisinin izlerini taşıyan Roma Cumhuriyetinde Senatonun gücü malumunuzdür. Ayrıntılara geçmeden zıplayalım. Roma imparatorluğu timokratik düzene sahipdi. Yani senato gibi yasama organlarında halkı temsil etme yetkisi her bölgenin en büyük arazi sahiplerine ait olmuştu. Eşitler, büyük mülk sahipleridir.
Devlet yönetimlerinde üretim araçlarının sahipliği yönetim yapısını belirler aziz arkadaşım evrensel-insan.

Şöyle bir yasa çıkarabilirmiyiz burdan:
halkı oluşturan kişiler seçmen ve seçilenler benzer boyutlarda mülk sahibi iseler demokratik ortam oluşabilir. Olur demedim ama. Eğer mülk sahipliği belirli gruplarda yoğunlaşırsa ki nutlaka beklemeliyiz, oligarşi gelişir. Oligarşi içinde de bir hiyerarşi sözkonusudur.
(TÜSİAD oligarşimizin senatosudur, ve hiyerarşisi gittikçe belirginleşmişdir. İkinci büyük oligark SA, pek cılız kalır Koçumuzun yanında.)

Bugün batı toplumlarında demokrasi vardır dediğinizde size çok sertçe itiraz etmek istemem.
(neden hala sosis konusundaki meraklarımı gidermiyorsunuz anlamıyorum)
Sevgili gurbetçi dostum,
çok iddialı değilim ama epey eminim ki(hehehe) bu İngiliz milleti asla bir bavyera kalitesinde sosis imal edemez. Uğraşsa içli köfte yapabilir ama tuhaf bir şeye benzeteceği kesindir. Türkler gibi bir kumkapı gecesinden anlamazlar. Değilmi ? Bunlar belki 1000 ve daha fazla senenin birikimiyle gelişen tadlar, kültürlerdür. Ama işte o İngiliz gâvuru gibi demokratik geleneği iyi uygulayabilecek kim var ki ?
Alamanda yok, bakmayın siz şimdi mangalda kül bırakmadıklarına. Daha 70lere idam cezası şart diye bağırıyordu demokratları. İnfazları alenidir. Möllemann bile nefis bir şekilde liquide edildi geçen taze yıllarda kimse tınmadı.
Pratikden verilecek örnekler çokdur, kısacık kesiyorum.
AB ile avrupa büyüyor ama aslında bu en çok sermayedar ve yani Oligarklara yarıyor. Eskiden basın aile işletmeleriydi. Şimdi artık ÇÜŞ oldular. Her yerde ahtapot gibi varlar. Türkiye matbuatını düşünün. Bir grup %50yi kontrol ederken nerdeyse kimin eli kimin cebinde belli mi. Çüşler merkezde haber pişiriyor şubelerin görevi dağıtmak.

mülk sahipliği sürekli büyümek ve belirli ellerde toplanma doğasındadır
demokrasi, aşağı yukarı eşitler arasında olur, sevgili dostum

Batı demokrasisi illüzyona döndü dönüyor. Kurtuluşu yok.


Schoppenhauer'e, işleyen demokrasilerde her tür parti ve görüşe açık olunması gerektiğini birisi anlatmalıdır. Modern demokrasilerde eğer, suçu CHP işlemiş olsun demokratik düzene karşı, ki anayasa ile korunmalıdır, mahkemece cezalandırılır, engellenir.
Schoppenhauer faşizme eğilim gösteriyor.

evrensel-insan
18-11-2009, 23:33
Saygideger tayyare;

Demokrasinin islerligi icin; halkin neye, kime ve neden oy verdiginin, sectiginin ve sectigini denetimde tutabilmenin ve de sectiginden, gerekeni alamazs, alasagi edebilmenin bilincinde olmalidir. Katilimci demokrasi budur.

Turkiye halkinda, varmi boyle bir yapi veya bilinc? Yoksa, ki bu bilinc birey olanlarda olur, bu nasil ve neyin demokrasisi? Demokrasinin anlamini, islevini v.s. bilmeyen bir toplum; nasil demokratik secim ve idare gerceklestirebilir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

tayyare
18-11-2009, 23:43
Kesinlikle katılıyorum dediğinize. İşte İngiliz farkı burada yatıyor.
Ne türkler nede yunalılar yada mozambikliler İngiliz değildir. Demokrasiyi başara bildikleri ölçüde, buyrun, başarsınlar. Dişiniz fırçalayın da tek, nasıl fırçalarsanız razıyım ! deyimi buraya uydu.
En önemli faktör üretim araçları sahipliği ile ilgilidir. Her devlet yapısı buna göre şekilleniyor. Marks bilimdir. Marksist illaki komünist olmak zorunda değildir. Size de açık.

İngilterede sistemle barışık mutlu bir yaşam diliyorum !
Sakın beni ciddiye almayın, mutsuz olursunuz.

evrensel-insan
18-11-2009, 23:47
Saygideger tayyare;

Marks bilimdir.-tayyare-


Bu konu icin, sizi soyle alalim.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=259276#post259276

Once, iyi okumalar.

Sakın beni ciddiye almayın, mutsuz olursunuz. -tayyare-

Ben mutlu/mutsuzluga degil; gercege bakarim.

Saygilarimla;
evrensel-insan