Ovidius
25-11-2009, 12:56
Bir köylü çocuğu olarak dünyaya geldim.
tabiki konuşur konuşmaz ilk öğretilen şeylerden;
yani kimin kulusun?
kimin ümmetindensin?
kitabın nedir?
annen kim (havva)
baban kim?(adem)
imanın şartı
islamın şartı
meleklerin adları
vb. öğretildi.
birde insani ahlak.
babam okuyan bir insandı,çok kitabi vardı ki olanların onkatını 80 de annem tandırda ekmek yapmak için yakmış.candarma babamı tutuklamasın diye.
orta 1, sınıfta türkçe öğretmenimiz şiir okumamızı ve yazmaya çalışmamızı öğütledi.
babam kitaplarını okumamızı biz o yaşlardayken (11) okumamızı istemezdi.
bu arada ilk okula 5 yaşında ablamın arkasından ağladığım için erken başladım.köy yeri kim ne diyecek.
bana bir şiir kitabi lazımdı.
çok kalın ve kırmızı kaplı bir kitap vardı babamın kitaplarının içinde kitap bana çok esrarlı gelirdi çok eskiydi sanki bin yıl öncesinden kalmaydı gerçi çoğu kitabı öyleydi babamın artık nerelerde sakladılarsa.
kitabı daha önce açmıştım içinde şiirler vardı biliyordum.
kalın kara büyük harflerle bir isim yazılıydı
PİR SULTAN ABDAL sultan hariç iki ismi hiç duymamıştım.sultan abla vardı .kadın sandım adamı sonra ismin yanlış yazıldığını düşündüm (eski basım kitaplarda yazım yanlışı çok oluyor.ismi şöle düşündüm pire sultan aptal.çünkü sultan abla pire gibidi.
babama sordum hoca şiir dedi ama ben bir şey anlamadım sultandan.
o zaman piri sultanı abdalı anladım ama adam sürekli bir şahtan bahsediyordu.ve anladığım kadarıyla adamın hakkı yenmişti.
ve babam demişti ki kimsenin hakkını yeme kimseyede hakkını yedirme,ezilenden ve haklıdan yana ol.adamı sevdim anlamadım pek ama sevdim.son sayfasındada bir kılıç gördüm ki deme gitsin.
tahtadan kılıç yapardık oyuncak niyetine aynısını yapmak için dünya kadar elma sandıçı kırdım.
neyse babam
şunu oku ne anladığını bana anlat diyerek daha ilginç isimli bir adam verdi.
kitabın kapağında bir kadeh vardı.
adamın adı
ÖMER HAYYAM
HAYYAM ilginç hayvan der gibi dedim içimden.
okudum okudum benim istediğim gibi değil,
birde gavur gibi yazmış ama adı ömer.
bir yerinde;
sünneti geç farzı koy bir kenara
kes lokmanı azcık yoksula ver
cenetliksin müjdemi ver.
diyor ne güzel laf lan dedim.
bir yerindede
sarhoş yaşıyorsam ben bu yaşım da
anlam ne halkın taşlamasında
eğer her suçla biz sarhoş olsaydık
ayık bir kimse kalmazdı dünyada.
yani içkiden daha kötü şeylerde var diyor.
bunlar beni inançsız yapmadı
ama soruların ardı arkası kesilmedi.
kitabın giriş kısmı yaklaşık 50 sayfa tekrar tekrar okudum.bazı yerlerini anladım.
anlamadığım yerlerini babama sordum.
babam sadece sorduklarıma cevap veriyor ve erken soru soru sormama bazen uzaklaştırma amaçlı yumuşak cevaplar veriyordu ama tatmin etmiyordu.
şöylede diyordu:
bu konuştuklarımızı bir yerlerde söyleme .bu köyde korkudan değildi. çünkü bizim aile köyin en kalabalık ailesiydi beni azarlayacak tek kişi olamazdı.
babam tarihide çok sever ve bilirdi ilber ortaylı veya inalcık hoca değil ama
bilirdi.
bir köylü olarak öyle çıkarsamalar yapardı ki hayret edilir.
işte bu tarih yıok muu?adamı dinden ediyor.
tarih insana tanrını doğum gününü söylüyor.
bence anlaşılan manada bir yaratıcı yok fikrine lise bir de kanaat getirdim.bu 3 yıllık bir süreçti.
ilerleyen yıllardada artık konu komik gelmaye başladı.
tabiki konuşur konuşmaz ilk öğretilen şeylerden;
yani kimin kulusun?
kimin ümmetindensin?
kitabın nedir?
annen kim (havva)
baban kim?(adem)
imanın şartı
islamın şartı
meleklerin adları
vb. öğretildi.
birde insani ahlak.
babam okuyan bir insandı,çok kitabi vardı ki olanların onkatını 80 de annem tandırda ekmek yapmak için yakmış.candarma babamı tutuklamasın diye.
orta 1, sınıfta türkçe öğretmenimiz şiir okumamızı ve yazmaya çalışmamızı öğütledi.
babam kitaplarını okumamızı biz o yaşlardayken (11) okumamızı istemezdi.
bu arada ilk okula 5 yaşında ablamın arkasından ağladığım için erken başladım.köy yeri kim ne diyecek.
bana bir şiir kitabi lazımdı.
çok kalın ve kırmızı kaplı bir kitap vardı babamın kitaplarının içinde kitap bana çok esrarlı gelirdi çok eskiydi sanki bin yıl öncesinden kalmaydı gerçi çoğu kitabı öyleydi babamın artık nerelerde sakladılarsa.
kitabı daha önce açmıştım içinde şiirler vardı biliyordum.
kalın kara büyük harflerle bir isim yazılıydı
PİR SULTAN ABDAL sultan hariç iki ismi hiç duymamıştım.sultan abla vardı .kadın sandım adamı sonra ismin yanlış yazıldığını düşündüm (eski basım kitaplarda yazım yanlışı çok oluyor.ismi şöle düşündüm pire sultan aptal.çünkü sultan abla pire gibidi.
babama sordum hoca şiir dedi ama ben bir şey anlamadım sultandan.
o zaman piri sultanı abdalı anladım ama adam sürekli bir şahtan bahsediyordu.ve anladığım kadarıyla adamın hakkı yenmişti.
ve babam demişti ki kimsenin hakkını yeme kimseyede hakkını yedirme,ezilenden ve haklıdan yana ol.adamı sevdim anlamadım pek ama sevdim.son sayfasındada bir kılıç gördüm ki deme gitsin.
tahtadan kılıç yapardık oyuncak niyetine aynısını yapmak için dünya kadar elma sandıçı kırdım.
neyse babam
şunu oku ne anladığını bana anlat diyerek daha ilginç isimli bir adam verdi.
kitabın kapağında bir kadeh vardı.
adamın adı
ÖMER HAYYAM
HAYYAM ilginç hayvan der gibi dedim içimden.
okudum okudum benim istediğim gibi değil,
birde gavur gibi yazmış ama adı ömer.
bir yerinde;
sünneti geç farzı koy bir kenara
kes lokmanı azcık yoksula ver
cenetliksin müjdemi ver.
diyor ne güzel laf lan dedim.
bir yerindede
sarhoş yaşıyorsam ben bu yaşım da
anlam ne halkın taşlamasında
eğer her suçla biz sarhoş olsaydık
ayık bir kimse kalmazdı dünyada.
yani içkiden daha kötü şeylerde var diyor.
bunlar beni inançsız yapmadı
ama soruların ardı arkası kesilmedi.
kitabın giriş kısmı yaklaşık 50 sayfa tekrar tekrar okudum.bazı yerlerini anladım.
anlamadığım yerlerini babama sordum.
babam sadece sorduklarıma cevap veriyor ve erken soru soru sormama bazen uzaklaştırma amaçlı yumuşak cevaplar veriyordu ama tatmin etmiyordu.
şöylede diyordu:
bu konuştuklarımızı bir yerlerde söyleme .bu köyde korkudan değildi. çünkü bizim aile köyin en kalabalık ailesiydi beni azarlayacak tek kişi olamazdı.
babam tarihide çok sever ve bilirdi ilber ortaylı veya inalcık hoca değil ama
bilirdi.
bir köylü olarak öyle çıkarsamalar yapardı ki hayret edilir.
işte bu tarih yıok muu?adamı dinden ediyor.
tarih insana tanrını doğum gününü söylüyor.
bence anlaşılan manada bir yaratıcı yok fikrine lise bir de kanaat getirdim.bu 3 yıllık bir süreçti.
ilerleyen yıllardada artık konu komik gelmaye başladı.