PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sol Parti


sargon
09-12-2009, 22:55
Bir süreden beri yeni bir sol parti kurma calismalari sürdürülüyor. Türkiye'nin sol bir partiye gercekten ihtiyaci var. Yüzbinlerce sosyal demokrat, sosyalist, sol-liberal, liberal, demokrat kisi destekleyebilecekleri bir parti göremiyorlar, ki buna ben de dahilim. Bu yüzden sürdürülen sol parti calismalarina bu baslik altinda mercek tutmak istiyorum. Bu parti calismalarina SHP, Ufuk Uras ile birlikte ODP'den ayrilanlar, DISK'in baslattigi 10 Aralik hareketi, son olarak da CHP'den yollarini ayirmaya karar veren bazi Alevi cevreleri destek veriyor.

Her ne kadar bu basliga diger basliklarda süren tartismalari sokmayalim desem de inaniyorum ki, birileri dayanamayip buraya da ayni tartismalari tasiyacaklardir. Olsun, yine de sagduyu sahibi arkadaslardan sol parti calismalari ile tartismalari, haberleri ve önemli bulduklari gelismeler ve bunlarla ilgili degerlendirmelerini yazmasini diliyorum.

Roni Margulies'in "Sagduyu ve Sol Parti" yazisi ile baslayalim.

http://www.taraf.com.tr/makale/8938.htm

wiperandcleaner
09-12-2009, 23:04
Gerçekten "Sol" olacaksa böyle bir partinin kurulması ve Türk siyasi hayatında yer almasını çok olumlu karşılıyorum.

Ciddi bir eksikliğin giderilmesi anlamına gelir bu.

Ancak gerçek sol olacaksa.

Ortalık çakma soldan geçilmiyorda!

cenker
09-12-2009, 23:11
sevgili sargon sen daha iyi bilirsin gerçi ama ödp kurulduğunda da aynı yazılar yazılmıştı aynı muhabbetler yapılmıştı.%1 oy alamadı ödp.şimdi kurulacak partinin fikri yapısı kadroları vb den daha önemli olan gene oy alamayacağı gerçeğidir.

bi de ekonomide devletçiliği savunacak mı?özelleştirmeleri kapitalizmi savunacaksa ki öyle görünüyor chpden akpden ne farkı kalır?

kürtçülük konusunda ise akp dtp arasında bir yerde olacak gibi.onlardan bir farkı olmalı.

en önemlisi ise koşulsuz olarak ab yanlısı olcak gibiler.zaten akp ve chp de öyle.

sonuçta alternatif olamayacaklar gibi geliyor.bir kaç havalı slogan atarlar belki bir iki seçime girerler sonra yok olup giderler taki yeni bir oluşuma kadar.

güneşinzaptıyakın
09-12-2009, 23:16
Aranan partinin siyasi literatürdeki tam karşılığı sosyal demokrattır. Sol denilince artık kerkez banamı seslendin diye bakınıyor. Akp bile solcu olduğunu iddia edecek yakında. Tartışma siyasi terimlerle yapılırsa sanırım daha anlaşılır olacaktır, aksi takdirde konu istenmese bile başka noktalara kayacaktır.

Sosyal demokratlar birleşip bir yeni parti kurabilirlermi? bence çok zor kuramazlar, ama liberal bir çizgide buluşan dağınık görüşler bir araya gelip geçici bir parti kurabilirler elbette. Milliyetçi çizgiden arınmış bir eski adıyala sol hareket bulmak çok zor artık. Yapılabilecek tek seçenek bir koolasyon ortaklığı ile liberal bir parti kurmalarından geçer, kendilerine solmu derler yoksa sağmı bilemem ama yapacakları siyaset kesinlikle liberal kapitalist çizgide olacaktır bu kesin.

cenker
09-12-2009, 23:21
Aranan partinin siyasi literatürdeki tam karşılığı sosyal demokrattır. Sol denilince artık kerkez banamı seslendin diye bakınıyor. Akp bile solcu olduğunu iddia edecek yakında. Tartışma siyasi terimlerle yapılırsa sanırım daha anlaşılır olacaktır, aksi takdirde konu istenmese bile başka noktalara kayacaktır.

Sosyal demokratlar birleşip bir yeni parti kurabilirlermi? bence çok zor kuramazlar, ama liberal bir çizgide buluşan dağınık görüşler bir araya gelip geçici bir parti kurabilirler elbette. Milliyetçi çizgiden arınmış bir eski adıyala sol hareket bulmak çok zor artık. Yapılabilecek tek seçenek bir koolasyon ortaklığı ile liberal bir parti kurmalarından geçer, kendilerine solmu derler yoksa sağmı bilemem ama yapacakları siyaset kesinlikle liberal kapitalist çizgide olacaktır bu kesin.

tarif ettiğin şey dincilikten arınmış akp ile milliyetçilikten arınmış chpnin karışımı gibi bir şey sanırım.

güneşinzaptıyakın
09-12-2009, 23:30
Değil!

Akp, neo liberal bir politika izlemektedir. Chp, devletçi kapitalist politika izlemektedir. İkisinin ortasında bir liberal politika sanırım daha uygun düşer tanıma, içine bol bol sosyal devlet tanımıda eklendimi sanırım tam kıvamında olur, uygulamada ise sosyal devlet eylemi, yardım çeklerine dönüşür çoğunlukla ama olsun, küçük burjuva ile emekçi sınıfın yaşam kalitesini biraz yükselterek yani kuzey Avrupa modeli uygulanarak bu oranı tutturabileceklerinide savlıyacaktır muhakkak.

evrensel-insan
09-12-2009, 23:38
Saygideger sargon;

Her ne kadar bu basliga diger basliklarda süren tartismalari sokmayalim desem de inaniyorum ki, birileri dayanamayip buraya da ayni tartismalari tasiyacaklardir.-sargon-

Ufak bir not dusmek istiyorum. Sol, 18. yuzyildan itibaren gelen bir kavramdir. 21. yuzyilda da sag-sol ayrimi pek belirgin degildir. Mesela, ABD'de hangisi sol, hangisi sagdir. Cumhuriyetciler ve demokratlar. Bu temelde, bence sol derken, neyin amaclandigi, bu partinin neleri ulkeye getirmek icin kurulacagini, kimlere ve nelere yonelik bir politika onerecegini ve kendinden olmayanlara da nasil bir demokratik hak ve ozgurlukler taniyacagini v.s. acikca ortaya koyup, ortak bir amac belirlemek gerekir. Mesela, amac devrimmidir, karsi devrimmidir, sivil bir yonetimmidir, iktidara gelmekmidir, legalitesi mumkunmudur, v.s. temelli sorularin ortak cevaplarinin bulunabilmesi ve de plan, proje, propaganda temelinde de strateji belirlemesi gerekir.

Yoksa, genel bir sol yanasimiyla, ne ne ortaya koyanlarin yorumlari algilanir, ne de bir ortak nokta bulunur. Bahsedilen solun cercevesi cizilebilmeli ve icerigi belirtilmelidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın
09-12-2009, 23:52
.................................. Bu parti calismalarina SHP, Ufuk Uras ile birlikte ODP'den ayrilanlar, DISK'in baslattigi 10 Aralik hareketi, son olarak da CHP'den yollarini ayirmaya karar veren bazi Alevi cevreleri destek veriyor.

........................................


.......................................
Bu temelde, bence sol derken, neyin amaclandigi, bu partinin neleri ulkeye getirmek icin kurulacagini, kimlere ve nelere yonelik bir politika onerecegini ve kendinden olmayanlara da nasil bir demokratik hak ve ozgurlukler taniyacagini v.s. acikca ortaya koyup, ortak bir amac belirlemek gerekir. ........................................... Sanırım ilk mesajında sargon zaten çerçeveyi kaba hatları ile çizmiş, güncel haberlerden takip ettiğimiz kadar ile zaten yeni bir parti arayışında olanlarda listede var. Listede olanların siyasi çizgilerde bellidir.

evrensel-insan
09-12-2009, 23:58
Saygideger GUNESINZAPTIYAKIN;

Sanırım ilk mesajında sargon zaten çerçeveyi kaba hatları ile çizmiş, güncel haberlerden takip ettiğimiz kadar ile zaten yeni bir parti arayışında olanlarda listede var. Listede olanların siyasi çizgilerde bellidir.-GZY-

Umarim, her sola gonul veren de, senin gibi bu hatlari algilar. Zaten yazilacak mesajlardan, kimin ne anlayip, anlamadigi ortaya cikacak. Herkes, kendi sol algisini yaziya dokunce, bakalim sol nerden nereye gidiyor ve icine neler giriyor ve tum bunlarin paralelinde, hic bir zaman saglanamayan ortak gorus, bakalim hangi noktalarda ve nasil saglaniyor. Evet, "halep ordaysa arsin burda".

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın
10-12-2009, 00:01
Kesinlikle doğru tespit evrensel insan, Evet, "halep ordaysa arsin burda"...

Khaos
10-12-2009, 00:12
sevgili sargon
margulies başlığıyla müsemma bir yazı yazmamışmı aslında.
sağduyu ve sol parti derken biraz sağdan biraz soldan bir hali var sanki...
bunun solduyu ve sol partilisinden olsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
ister halka rağmen ister halkla birlikte tüm halkçı ideolojiler temelde öncelikle sıınıfsal bilinci yaralarlar.
kısa vadede küçük burjuva ideolojilere dönüşürler.
çelişkiyi görmezden gelmek hatta görülmesini engellemek işlevi içerirler tüm sosyal demokrat türevleri gibi.
son tahlilde sınıfsız sömürüsüz ve iktidar ilişkilerinin kokuşturmadığı bir toplumu değil pramitin rijitliğinin törpülenerek daha katlanılabilir kılınmasını amaçlarlar.

sargon
10-12-2009, 00:57
Türkiye'nin Avrupa'daki sosyalist/sosyal demokrat partiler gibi bir partiye ihtiyaci oldugunu düsünüyorum. Devrim icin yola cikan bir parti yada komünist bir parti degil, adi sosyalist yada sosyal demokrat olacak bir parti istiyorum. Dünyada uygulanan global liberal politikalarin yarattigi yoksunluklara karsi sosyal ekonomik politikalari savunacak, politik özgürlükler acisindan ilberal özgür degerleri savunacak bir parti istiyorum. Kürt halkinin tüm ulusal haklarini elde etmelerini savunacak, Kürt ve Türk halkinin birlikte demokrat bir Türkiye'de yasamalarini savunacak bir parti istiyorum. Ordunun, devletin ve halkin tepesinde durup, talimatlar vermedigi bir ülke istiyorum. Karanlik köselerde katliam planlari yapilmayan bir ülke istiyorum. Dini inanclari bir taraftan baski altinda tutan, diger taraftan da bunlardan nemalananlarin olmadigi bir ülke istiyorum. Bunun icin böyle bir partiye ihtiyacimiz var.

Taraf gazetesi iki gündür Ufuk Uras ile röportaj yapiyor. Bu partinin calismalarina Ahmet Insel, Mithat Sancar, Fuat Keyman gibi kisilerin katildigini söylüyor. Gectigimiz günlerde SHP'nin internet sitesine bir mail atip calismalarini sormustum. Genel Baskan Yardimcisi Rafi Bilal hemen cevap verdi. Yogun bir caba icinde olduklarini ve yakinda yeni gelismeler beklediklerini yazdi. Ben de merakla bu calismalarin sonuclarini bekliyorum.

Ufuk Uras'la yapilan röportajdan din ile ilgili bölümleri aktariyorum.

Din konusundaki yaklaşımınız ne?

Alevi toplumunun taleplerinde ve başörtüsü meselesinde görülen şu ki, dinin kamusal alanda yaşanmasında ciddi problemler var. “Dinde zorlama yoktur” deyip okullarda zorunlu din dersleri okutuyorsunuz. “İslâm’da ruhban sınıf yoktur” deyip, Diyanet’i çalıştırıyorsunuz. İsviçre’deki minare yasağına haklı olarak karşı çıkıp, Türkiye’de Protestan kiliselerine yapılan baskılara, azınlıkların mezarlıklarına yapılan tacizlere sesinizi çıkarmıyorsunuz. Böyle laiklik olmaz.

Laikliğin tehlikede olduğunu düşünüyor musunuz?

Hayır. Bizdeki tartışma laiklik yerine teokrasi tartışması değil ki. Bizde temel sorun aslında sıfatlarla ilgilidir. Yani bizdeki mesele, din devleti meselesi değil. Bizdeki mesele, bu laiklik, “otoriter laiklik mi olacak yoksa demokratik laiklik mi olacak” meselesidir. Bizdeki otoriter laikliktir. Bu laiklik demokratikleşmeli. “Herkesin dini, ibadeti kendine” diyebileceğimiz bir sistem kurulmalı.

http://taraf.com.tr/makale/8901.htm
http://taraf.com.tr/makale/8923.htm

Khaos
10-12-2009, 01:06
sevgili sargon
aslında seninle ters düşmekten nedense hoşlanmıyorum.
ancak gerek sizin son derece makul ve hoş söyleminiz ve gerekse linkte verdiğiniz u.uras mülakatı akp nin söyleyip de yapamadıklarını yada yapmadıklarını biz yaparız hemde daha iyi yaparız algısı uyandırıyor bende.

sargon
10-12-2009, 01:19
sevgili anarchist

farkli düsündügümüzü tahmin ediyorum zaten. Sen anarsist'sin, dolayisiyla ayni cizgide degiliz. Ben kendimi sosyalist olarak niteliyorum, ama dileyen sosyal demokrat dileyen sol-liberal de diyebilir. Bunlar birbirlerine yakin seyler benim icin. Terimlerin icerigine verilen anlam önemli. Degerlendirmen bana da dogru geldi. Yani AKP'nin yapamadigini biz yapariz algisi bende de var. Tek fark su ki, ben bunun iyi birsey oldugunu düsünüyorum.

Türkiye'nin AB'ye girmesinde, özgürlükcü bir anayasa yapilmasinda, Kürt aciliminin devam ettirilmesinde vb. kötü birsey görmüyorum, tersine bunlari Türkiye icin cok olumlu buluyorum. Ufuk Uras acikca bu konularda AKP'yi zorlayacagiz diyor. Niye demokratik acilim yapiyorsunuz diye muhalefet etmeyiz, niye yapmiyorsunuz diye muhalafet ederiz diyor. Yani dogru olan politikalara destek vermek ve takipci olmak, dogru olmayanlarin karsisina cikmak gerekir. Bu söylediklerine ben de tamamen katiliyorum.

güneşinzaptıyakın
10-12-2009, 10:13
Sevgili sargon, nasıl bir partiye ihtiyaç olduğuna dair tespitlerindeki hususlara katılmamak mümkün değil elbette. Fekat senin saydığın özellikler ile listesini yaptığın siyasi grupların özellikleri arasında oldukça fark var. Mevcut siyasi oluşumlar yada gruplar saydıklarının yarısını bile yapmayacak siyasi geçmişe ve gelecek bakış açısına sahip klikleşmeler. Beklentiler ile mevcut siyasi koalasyon yapılanması bir birini tutmuyor. Ödp'nin yapamadığını yada Ödp içinde yapılamıyan siyasetleri yapmak için bir parti düşünülüyorsa eğer bu sayılan grupların bir araya gelmesi ancak sadece önümüzdeki seçimlere girebilmek için olabilir. Ödp'den ayrılan grubun çizgisi ile listede yer alan grupların siyasi çizgisi örtüşmüyorken, bir yeni parti çatısı altında sol parti jargonu ile hareket etmek seçmeni ve kamuoyunu tekrar kandırmak olabilir. Listede yer alan her bir grubun kendi adına siyaset yapması bence daha samimidir. Klasik deyişle solu birleştirecek olan parti, üst kademede siyaset yapanların birlikteliği ile olmayacaktır, tabanda siyaset yapan ve örgütlenmesini bu yönde oluşturan geniş söylemli bir emek tabanlı parti ile olacaktır bence. Ödp'de yapılamayan liberal siyasetin yeni kurulan bir partide yapılabileceğine inanıyorum. Kavramlar bu kadar iğdiş edilmişken siyaseti konuşmak zor oluyor. Sol demek ve onun üzerinden tartışmak yanlış anlamalara mehal veriyor. Daha derin tanımlar içeren açıklamalara ihtiyaç var bence. Avrupa birliği, yeni anayasa vb. gibi siyasi istemler ile yapılmak istenen siyasi politikaları birbirinden ayırmak lazım, burjuva demokrat söylemler elbette bireysel ve toplumsal özgürlüklerin gelişmesi adına gereklidir, ama politik argümanlarla konuşmak daha doğru siyaset tartışması yapmak anlmına gelir.

sargon
10-12-2009, 11:13
Sol demek ve onun üzerinden tartışmak yanlış anlamalara mehal veriyor.

Haklisin, aslinda sanirim bu yanlis anlamalar sol deyince devrimcilik anlasildigi icin ve herkes sol biziz diye bagirdigi icin böyle oluyor.

ODP kurulurken sosyalistleri birlestirmek gibi bir misyonla yola cikmisti. Bu düsünce o zaman iyi görünüyordu, ama bunun sadece bir nostalji olmus oldugu ortaya cikti. Cünkü sosyalistler ayni düsüncede insanlar degildi. AB süreci, ergenekon, ordu, laiklik, liberalizm gibi son 20 yili daha cok kesen konulardaki farkli yaklasimlar aslinda kendisine sosyalistim diyenlerin birbirlerinden cok farkli oldugunu ortaya koydu.

Kisacasi bir zamanlarin devrimcileri ikiye ayrildilar diyebiliriz. Bir kesim liberalizme ve emperyalizme karsi mücadeleyi ön plana alarak devletci, hatta orducu ve buna uygun bir politik tutum aldilar. Bazi eski arkadaslarim DTP heyetine karsi yapilan gösteriyi övgüyle aniyorlar ve ulusal sorunun yeniden degerlendirilmesi gerektigini söylüyorlar. Diger kesim ise sorunun temelinde demokrasi ve özgürlükler oldugunu söyleyerek daha liberal bir tutum aldilar ve ordunun politikaya müdahalesi, Kürt sorununa demokratik cözüm, demokratik acilimlar gibi konulari öne cikarip digerlerinden ayrildilar. Yani aslinda ülke capinda esen ulusalci/liberal kapismasi sosyalistleri de ikiye ayirdi diyebiliriz.

Olay sosyalistler acisindan böyle iken sosyal demokratlar acisindan da benzer bir durum sözkonusu. Erdal Inönü'nün SHP'si herhalde Avrupa'daki sosyal demokrat partilere en yakin parti idi. Icinde eski CHP'den gelen merkezciler, Avrupa sosyal demokratlarina benzeyen yenilikciler, Baykal'in hasin muhalefet ekibi, Alevi ve Kürtlerden olusan cevreler vardi. Inonu'nun basarisi bu kesimleri bir arada tutabilmeyi basarmasiydi. CHP'nin kurulmasindan sonra Baykal ekibi CHP'yi tam anlamiyla isgal etti ve diger kesimleri bir bir tasfiye etti. Partide bir tür diktatörlük olustu. SHP alternatif bir olusuma girdi, diger sosyal demokrat kesimler küstüler yada siyasetten uzaklastilar. Bu gelismeler sosyalistlerin icinde yasanan gelismelerden daha farkli idi ama aslinda ayni yere gelip baglaniyordu. Demokrasi ve özgürlükler temelinde gelisen bir sosyal demokrat hareket mi, geleneksel olarak Türkiye'deki otoriter karakterli olmus olan sosyal demokrat hareket mi.

Bu sürecte liberal aydinlarin da öne ciktigi bir sürec yasandi. Türkiye'nin önemli siyasal sorunlari konusunda bu insanlarla yukarda saydigim otoriter/özgürlükcü ayrimini yasayan sosyalist ve sosyal demokrat kesimler ayni paydalari paylasiyorlar, benzer görüsleri savunuyorlar.

Acikcasi olayi söyle de ifade edebilirim. Ben, bu sitedeki tartismalardan da biliyorum ki, kendisine sosyalist, devrimci yada komünist diyen bircok kisiyle bircok konuda ayni düsünmüyor iken, kendisine liberal, sosyal demokrat yada sosyalist diyen baska kisilerle ayni sekilde düsünüyorum. Demek ki, burda ne oldugu belirsizlesmis bir ideoloji terimi degil, politik yaklasimlar önemlidir.

Demokrasi ve politik özgürlükleri ön plana koyan sosyalist, sosyal demokrat ve liberal kesimlerin bir araya geldigi bir partiye ihtiyac oldugunu düsünüyorum. Kurulmasi planlanan partinin calismalarinin da böyle bir anlayisla yapilmakta oldugunu ümit ediyorum.

güneşinzaptıyakın
10-12-2009, 11:42
Ödp'nin kuruluşunda yer aldığımı daha önce belirtmiştim. Deneyimi başından politik olarak aktif hayatta yer alana kadar bizzat yaşadım. Daha öncede yazdım, o zaman o arkadaşlara söylediğim sizler sosyalist bir hareket değil liberal bir siyaset yapıyorsunuz eleştirisi hala o kesim için geçerlidir. Bu yüzden partide yer almadım ve uzun zamandır birlikte mücadele ettiğim arkadaşlarımal yol ayrımına gitmek zorunda kaldım. Kaldıki Ödp ayrıştığında bu arkadaşlarım gene beni siyasete davet ettiler, liberal olmayan kanatın bu hareketinde gördüğüm hata ise ulusalcı denilen devletçi kapitalist çizgiye yaklaşmış olmaları idi. Mevcut Ödp'nin içinde yer alanların siyaseti bilinen bir şey. Bizlere çok şey öğretmiştir Ödp deneyimi. En azından sonrasında kurulan diğer sosyalist partiler benzer hatalara düşmemek adına parti kurulmadan önce bir tasviye hareketine girişerek kamuoyundaki imajlarını fazla sarsmama konsunda daha dikkatli olmuşlardır. Tüm bu yaşananlar sosyalist toplumun tabanında siyasete küsme ve ümitsizliğe kapılmaya yol açmıştır. Klasik marksizmden farklı düşünen bu hatırı sayılır önemli kitle liberal özgürlükleride savunmaya başlayınca setter ve oportünist olmakla kalmamış birde likidatör olarak suçlanmıştır. Sosyal demokratlar zaten çok uzun zaman önce sağcı denilen klasik tanımdaki politkalara teslim olarak Avrupa da kapitalist sisteme entegre olmuşlar ve coğrafyamızdaki sosyal demokrat kesimede benzer dayatmaları yapmışlardır. Sol denilerek hatay düşmek yerine izlenen politikaların adıyla konuşmak sanırım daha doğru olur.

Sosyalistler ile sosyal demokratları birbirnden ayırmanın vakti geldi ve geçti çoktan. Bunu artık mevcut siyasi yapılanma içinde görmekte mümkün. Sosyalistlerin sorunları ve izleyecekleri yol farklıdır, keza aynı şekilde sosyal demokratlarınkide farklıdır, kısaca Türkiyedeki sosyal demokratlar ile sosyalistlerin yolları ayrılmıştır, uzun zaman önce olması gerken şey olmuştur, her iki kesimin içindeki ayrık yapılanmalarda yavaş yavaş ayrılmaktadır. Sosyal demokrat bir partiye ihtiyacı vardır elbet Türkiye'nin. Liberal özgürlükleri sağlayacak olan kısa vadede sosyal demokrat bir parti olabilir ancak, neo liberal bir partinin kazanılmış hakları bile emek cephesinin elinden alma çabaları hızlanırken bu ihtiyaç dahada hissedilir olmuştur, fakat uzun vadeli bir siyasi istençte tüm bunlar emek cephesi için yeterli olmayacaktır, olamazda. Sosyalist partilerinde kendi aralarında bir tek çatı partisi oluşturma gereksinimleri henüz üst kadrolar tarafından algılanabilmiş değildir, bu yüzden sosyalist partilerin mevcut siyasi yaşamdaki aktif mücadeleye katılımları primatif düzyede kalmaktadır bu yüzden. Sosyal demokratların büyük oranda seçmen kaybetmeleri önlerindeki en büyük engel olarak dururken, sosyalistlerin bölünmüşlüğü ve hala kamuoyuna ulaşamama gerçekliği önlerindeki en büyük engeldir. Sosyal demokratların emek cephesi ile ilgili bir tarafları yoktur ve olamazda. Emek cephesi için tek yol sosyalizmdir.

CasterTroy
10-12-2009, 20:17
Türkiye'de sol mu var ki sol partiler oy alabilsin. Bu da her seçim yüzde 0.0000001 oy alan partilerden biri olur. Geçmiş olsun gene bize.

Titan
10-12-2009, 23:30
Bu eksiklik yıllardır var, bu zamanlarda hissedilir derece de arttı, ancak günümüzde akademisyenlerden kurulu bir sol hareket ne kadar başarılı kestirmek zor, başarının anahtarı örgütlenmedir, tabi para da lazım.

sargon
11-12-2009, 01:29
Alevi Baskanlar "Yeni Sol Parti" girisimi icindeler

Aralarında Cem Vakfı ve Kartal cemevi Vakfı gibi vakıfların bulunduğu Vakıflar Federasyonu Genel Başkanı Doğan BERMEK 10 Aralık hareketinde. Bermek, 10 Aralık Hareketinde Politika Geliştirme Kurulunda siyasi çalışma yürütüyor. 10 Aralık Hareketi, SHP,ÖSH ile yeni bir sol parti kurma çalışmaları yürütüyor.

Haberin kaynagi (http://www.hubyar.net/index.php?option=com_content&view=article&id=413:alevi-bakanlar-yeni-sol-parti-giriimi-icerisindeler&catid=1:ozel-haberler&Itemid=113)

http://www.tumgazeteler.com/?a=5754742

Soda
11-12-2009, 13:12
Alevi Baskanlar "Yeni Sol Parti" girisimi icindeler




Sargon seni takip etmekte zorlanıyorum.

Uras başında iken önceki yıllar ÖDP'ye destek istemiştin, Uras'ın SHP'nin başına geçeceğini duyunca SHP'ye destek istedin şimdi de Uras'ın Yeni Sol Parti arayışlarını takip etmektesin.

Bi yerinde durmuyorsunki kardeşim hangi partiye destek verecez bizi karasız bırakıyorsun :)

sargon
11-12-2009, 13:31
Birak bu numaralari Soda, sen de gayet iyi biliyorsun ki, benim Uras ile hicbir ilgim yok. Ben bir anlayisi savunuyorum ve buna göre hareket ediyorum. Degisen birsey yok yani. Bu sitede basindan beri de bu anlayisi savundum ve yazdim.

Sana yönelttigim elestiriyi bana yöneltmeye calisiyorsun. Oyle kolayca zeytinyagina dönüsemezsin. Siteye ilk geldiginde tasavvufcuydun, sonra hizla radikal bir din karsiti oldun. Siyasi konularda tartismalara girmezdin. Hakaret meselesinde hizini alamayip siteden atildin, seni geri getirmek icin ben de epey ugrastim o zaman. Hatta hatirlarsan birlikte site kuralim falan diye bile konusmustuk. Ben o zaman da ayni cizgideydim. Bana, senin su Ermeni konularin falan var, o konularda yazmasan anlasiriz diyordun. Yani sen beni o zamanlarda bu kadar karsitin olarak görmüyordun. Siteden ayri gecirdigin birkac ay pek yaramadi galiba, yeniden döndügünde artik din konularini birakmis, radikal Kemalist, hatta irkci biri olmustun. Demokrasi diye birsey kitabinda yazmiyordu. Sonra yine gittin ve tekrar geldiginde demokrasi sosuna batirilmis bir radikal ulusalci olarak karsimiza ciktin.

Degisim iyidir, hepimiz degisiriz, ama sen biraz sik degistin diyorum sana.

KızıL
11-12-2009, 13:55
sosyal demokrat bir parti olacak bu sol değil zaten içindeki bileşenlere bakınca analamak zor değil...

sargon
11-12-2009, 14:12
dogru, Türkiye'de söyle bir anlayis özellikle devrimci, komünist cevrelerde yaygin. Sosyalist demekle komünist veya devrimci demek aslinda ayni seydir. Bir kisi sosyalistim diyorsa ayni zamanda komünist ve devrimci de olmak zorundadir. Tabii ayni zamanda marksist ve leninist.

Halbuki bu sacma bir ayrim. Sosyalizm cok eski bir gecmise sahip bir akim. Bu akima ayni zamanda sosyal demokrat da deniyordu. Bircok eski sosyalist partinin adi da sosyal demokrat partidir. 1917'den sonra Lenin'in ve III. Enternasyonal'in baskisi ile Avrupa'da yeni partiler kuruldu ve böylece komünist partiler olustu. II. Enternasyonale tabii kalan partiler sosyalist yada sosyal demokrat olarak anildi, III. Enternasyonale bagli olanlara ise komünist denildi. Isvicre'deki partinin adi sosyalist partidir, Almanya'dakinin adi sosyal demokrat. Ama ikisi de ayni cizgideki partilerdir.

Sol cok genel bir ifadedir, kurulmaya calisilan parti bir sol partidir tabii ki. Ama nasil bir sol? Ne komünist ve devrimci bir parti ne de varolan CHP, DSP gibi ulusalci ve devletci bir parti. Muhtemelen bu partinin agirlikli kesimi kendisini sosyal demokrat olarak niteleyenler olacak. Liberal ve sosyalistler de yer alacak, kisacasi Avrupa'daki sosyalist ve sosyal demokrat partiler gibi bir parti. Onemli olan anlayis olarak ayni seyleri savunanlarin birarada olmasi. Adina sosyalist, sosyal demokrat yada liberal demek önemli degil.

Soda
11-12-2009, 16:07
Birak bu numaralari Soda, sen de gayet iyi biliyorsun ki, benim Uras ile hicbir ilgim yok. Ben bir anlayisi savunuyorum ve buna göre hareket ediyorum. Degisen birsey yok yani. Bu sitede basindan beri de bu anlayisi savundum ve yazdim


Sargon, işte ben de senin bu anlayışının ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum.

Ne diyelim buna:

Özgürlükçü sol mu,

liberal sol mu,

sağcı sol mu

ortanın solu mu?

Nedir çözemedim ki..

Ama ben biliyorum bu solu.

Bence "Soroscu Sol" demek en doğrusu.

Tek bir çıkış noktası var:

Tsk-Chp-Mhp karşıtlığı bağlamında AKP'ye hizmet. (bilerek ya da bilmeyerek)

Ulusalcı/Bağımsızlıkçı/Vatansever/milliyetçi/yurtsever bütün fikirlere karşı haylaz bir duruş.

Kısaca, daha çok neye karşı olduklarını biliyoruz ama neyi savunduklarını bilmiyoruz.

Benim değişimim ile ilgili söylediklerine gelince:

Aslen siyaset ile ilgilenmeyi bırakalı yıllar olmuştu ki,

AKP denilen bir parti ülkeyi uçurumun eşiğine getirince

ister istemez, refleks gereği bu partiye karşı tavrımı ortaya koydum.

Ama daha öncesi de var.

Lise yıllarımda Nurcu

Üniversite yıllarımda sosyalist

daha sonra apolitik ve

en sonra da "Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır" misali Kemalist oldum.

Bu da bu topraklarda özünü arayan bir insanın varacağı en doğal yerdir, ana rahmi gibidir.

Sana da tavsiye ederim. Böyle bir değişim insanın canına can katar.

Kısacası dostum, bırak bu Soros'un peşini :)

sargon
11-12-2009, 17:29
Soda, dogru tanimliyorsun, yani bulundugun yerden bakarak böyle tanimlaman dogru. Cünkü solcu olmanin asgari geregi demokrat olmak olmali. Ama ne yazik ki öyle olmuyor. Adam darbe yapalim diyor, demokrasi istemiyoruz, biz diktatörlük istiyoruz diyor, bir de solcuyum diyor. Bütün dünyada buna milliyetcilik, gericilik, muhafazakarlik deniliyor.

Su anda Türkiye'de temel sorun budur. Bakin bu sitede bile iki temel anlayis catisiyor. Bütün Türkiye'de böyle. Otoriter, baskici bir devletten yana olanlar ile demokrattik, özgürlükcü bir devletten yana olanlar. Bugünün temel sorunu, can alici sorunu budur. Bütün diger sorunlar aslinda bu sorunun etrafinda dolasir. Kürt sorunu buna baglidir, laiklik buna baglidir, diger sorunlar buna baglidir.

Bugün bir kesim acik acik "biz demokrasi istemiyoruz" diye haykiriyor. Otoriter, baskici bir devlet istiyor, savas istiyor, milliyetcilik istiyor. Ve bu koro oldukca genis ve güclü. Buna karsi cikanlar ise kendilerini yalniz hissediyor. Gidecekleri bir yer yok. Ya MHP/CHP milliyetciliginden kacip AKP'nin safina katilacaklar yada yalniz baslarina caresiz gözlerle bu catismayi seyredecekler. Yeni sol parti ile demokrasi cephesinde bir olusum yaratilmis oluyor. Bos gözlerle bu otorite savasina seyretmek yerine demokratik sol bir secenek yaratiliyor.

cenker
11-12-2009, 23:34
solculuk =demokratlık mıdır?lenin stalin tito mao solcu değiller miydi?pek demokrat dlduklarını sanmıyorum da.

Khaos
12-12-2009, 17:12
Bu da bu topraklarda özünü arayan bir insanın varacağı en doğal yerdir, ana rahmi gibidir.

Sana da tavsiye ederim. Böyle bir değişim insanın canına can katar.



şu öze dönüşün ne olduğunu ben böyle tarif edemezdim doğrusu.
demek ana rahmine dönüşmüş.

saroz
12-12-2009, 18:10
Yeni bir sol (bence ihtiyacı tam karşılamıyor bu sözcük) parti kurulacaksa;

1) Halkçı olmalıdır.

Ülkemizde yaşayan tüm emekçilerin, yoksul köylünün ekonomik, sosyal haklarını savunmalıdır.

2) Anti emperyalist olmalıdır.

Emperyalistlerle yapılan açık-gizli tüm ekonomik ve siyasal anlaşmaları iptal edebilmelidir.

3) Demokrat olmalıdır.

Emekçilerin örgütlenmeleri ve üretimden gelen güçlerini kullanabilmelerinin önündeki engelleri kaldırmalıdır.
Her inanç ve milliyetten insanların kültürlerini özgürce yaşamalarına olanak sağlamalıdır.

4) Özelleştirilen tüm KİT'leri kamulaştırmalıdır. Özelleştirmeye kesinlikle karşı çıkmalıdır.

5) Tüm sağlık hizmetleri ve ilköğretimden üniversiteye kadar eğitim ve öğrenim yasal bir hak olup kesinlikle ücretsiz olmalıdır.

6) ÖSS' yi ve YÖK'ü kaldırıp tüm Üniversiteleri özerkleştirmelidir.

7)Tüm bunları yapabilmek için tabiiki anayasayı değiştirmelidir.

Bunları proğramına koyan her parti için mücadele ederim.

Squall
12-12-2009, 21:19
solculuk =demokratlık mıdır?lenin stalin tito mao solcu değiller miydi?pek demokrat dlduklarını sanmıyorum da.

Konunun özünü çok iyi yakalamışsın cenker.

sargon
12-12-2009, 22:20
Saroz, olusturdugun listedeki KIT'lerin kamulastirilmasi ve uluslararasi anlasmalar disindaki maddelere katiliyorum. Hepsi cagdas, demokrat bir ülkede olmasi gereken seyler. Ancak bunlarin hepsini hicbir parti bir cirpida yapamaz.

Emperyalistlerle yapilan uluslararasi anlasmalar iptal edilmeli diyorsun. Bunu belki bir devrim partisi yada komünist bir parti yapabilir, cünkü devleti bir devrimle tamamen kontrol altina alacagini öngörür. Iktidari ele gecirir ve bütün anlasmalari iptal ettim der, sonuclarina katlanmayi da göze alir. Ancak burda bahsedilen bir devrim partisi de degil, komünist bir parto de degil. Anladigim kadariyla sen böyle bir parti istiyorsun. Ancak demokrat bir parti ulusal cikarlara aykiri olan uluslararasi anlasmalari zamanla degistirmelidir. Dünyanin kocaman bir köy haline geldigi ve belki onbinlerce uluslararasi ticaret, egitim, saglik, askeri vb, anlasmadan bahsediyoruz burda. Koca bir devleti böyle bir cirpida silip degistiremezsin.

KIT'lerin kamulastirilmasi ise tamamen karsi ciktigim bir talep. Yeniden devasa bir bürokrasi yaratmak icin mi KIT'ler kamulastirilacak? Iktidara gelen parti tekrar büyük bir ekonomik gücü kontrol edebilsin diye mi kamulastirma yapilacak. Eger devrim yaparsan, bunu gerceklestirirsin, artik devlet kapitalizmi mi kurarsin, baska türden bir devasa bir bürokratik aygit mi olur bilmiyorum.

Devrim yapip kapitalizmi yikacagiz diyenler bence bu partiden bunu beklemesinler. Bence bu amacta olanlar icin görev baska bir parti kurmaktir. Bu sekilde partiler de var aslinda.

saroz
12-12-2009, 22:45
Sevgili Sargon, Hugo Chavez seçimle geldi ve emperyalist anlaşmaları aşama aşama kaldırdı. Bu strateji ve taktik işidir.
KİT'ler ise tamamen farklı bir durum. SEK özelleştikten sonra çocuklar süt içemez oldu. Çünkü kar amacı gütmeyen devlet işletmesi SEK süt fiyatlarının fırlamasını engelliyordu.

Aynı şekilde demirçeliğin özelleştirilmesi demir fiyatlarını tüccarların insafına terketti.

Çimento, şeker, kağıt vs. her alanda vahşi kapitalizmin barbarca soygunu yaşanmakta ülkemde.

FECHAN
24-02-2010, 19:52
Dinsel gericiliğe ve ideolojiye tavır alanların AKP'nin solu olabilecek bir partiye sempati duymaları ilginç mi oluyor ?
Ya da bu nedir?

Ufuk Uraslar da solcu oluyorsa ya da solcu olarak gösteriliyorsa,böyle bir parti ancak emekcilere tuzak olabilir.
Ufuk Uras değil miydi "Biz sol Fetullahcılık yapacağız." diyen?

Ufuk Uraslarla mı dinsel gericilik ve ideolojiyle savaşım verilecek ?

Sangre
25-02-2010, 00:32
Soda, dogru tanimliyorsun, yani bulundugun yerden bakarak böyle tanimlaman dogru. Cünkü solcu olmanin asgari geregi demokrat olmak olmali. Ama ne yazik ki öyle olmuyor. Adam darbe yapalim diyor, demokrasi istemiyoruz, biz diktatörlük istiyoruz diyor, bir de solcuyum diyor. Bütün dünyada buna milliyetcilik, gericilik, muhafazakarlik deniliyor.

Su anda Türkiye'de temel sorun budur. Bakin bu sitede bile iki temel anlayis catisiyor. Bütün Türkiye'de böyle. Otoriter, baskici bir devletten yana olanlar ile demokrattik, özgürlükcü bir devletten yana olanlar. Bugünün temel sorunu, can alici sorunu budur. Bütün diger sorunlar aslinda bu sorunun etrafinda dolasir. Kürt sorunu buna baglidir, laiklik buna baglidir, diger sorunlar buna baglidir.

Bugün bir kesim acik acik "biz demokrasi istemiyoruz" diye haykiriyor. Otoriter, baskici bir devlet istiyor, savas istiyor, milliyetcilik istiyor. Ve bu koro oldukca genis ve güclü. Buna karsi cikanlar ise kendilerini yalniz hissediyor. Gidecekleri bir yer yok. Ya MHP/CHP milliyetciliginden kacip AKP'nin safina katilacaklar yada yalniz baslarina caresiz gözlerle bu catismayi seyredecekler. Yeni sol parti ile demokrasi cephesinde bir olusum yaratilmis oluyor. Bos gözlerle bu otorite savasina seyretmek yerine demokratik sol bir secenek yaratiliyor.

Bence bu ileti herşeyi özetliyor..

Yalnız yine de oy toplama konusunda bazı sorunlar var..

Türkiye'de oy potansiyeli taşıyan bazı konular var.. Bunlar Türk milliyetçiliği, Atatürkçülük/Kemalizm, Muhafazakarlık, Dincilik, Sosyalizm/Komünizm vs vs.. Bunların arasından sadece Muhafazakarlık, otoriter veya totaliter bir rejime özgü değildir.. Bu yüzden de, bugün AKP liberal aydınların desteğini alıyor.

Yani, Türkiye'de hiçbir parti demokrat olduğu için, insan hakları ve özgürlüklerine saygılı olduğu için oy toplamaz.. Hiçbir parti neo liberal ekonomi politikalarından dolayı oy toplamaz.. Hatta bu liberalizmin neo-klasik çizgide değil de Ordo Liberallerinin, yani Avrupa sosyal demokratlarının çizgisinde olduğunu düşünsek bile, bu durumun oy potansiyeli yoktur.

Bu yüzden -her ne kadar çizgisi hakkında şu anda çok fazla bir fikrim olmasa da- yeni kurulacak bu partinin oy toplama konusunda bazı sakıncaları olacaktır.

Yukarıda ise Sosyalist ve totaliteryen çizgide bir ülkede yapılması gereken bazı durumları sayan saroz isimli bir arkadaş var.. Eğer bu parti onların desteklemeyi düşündüğü bir oluşum olacaksa, partiyi kurmaktan şimdiden vazgeçebilirler..

Ama yukarıda da söylediğim gibi, Avrupa tarzı bir sosyal demokrasi ve 'sosyal' piyasa ekonomisi gibi konulara hassasiyet gösterilecekse, kendini sol liberal olarak tanımlayan kişiler tarafından da destek bulabilir..

Sosyal piyasa ekonomisi ve ordo liberallerinin sosyal demokrasi anlayışları hakkında, şu linkten bilgi sahibi olabilirsiniz.

http://www.canaktan.org/felsefe-sosyo/ordo-liberalizm/sosyal-piyasa.htm

Sangre
25-02-2010, 00:42
Sevgili Sargon, Hugo Chavez seçimle geldi ve emperyalist anlaşmaları aşama aşama kaldırdı. Bu strateji ve taktik işidir.
KİT'ler ise tamamen farklı bir durum. SEK özelleştikten sonra çocuklar süt içemez oldu. Çünkü kar amacı gütmeyen devlet işletmesi SEK süt fiyatlarının fırlamasını engelliyordu.

Aynı şekilde demirçeliğin özelleştirilmesi demir fiyatlarını tüccarların insafına terketti.

Çimento, şeker, kağıt vs. her alanda vahşi kapitalizmin barbarca soygunu yaşanmakta ülkemde.

Chavez, ülkesini o kadar demokratik bir şekilde yönetiyor ki, kendine muhalif olan TV kanallarını bile bir çırpıda kapattırabiliyor.

Mal ve hizmetlerin fiyatları, arz ve talebin doğrultusunda belirlenir.. Arz ve talebin bir denge noktası vardır ve bu nokta aynı zamanda o mal veya hizmetin değerini verir.

Bir malı, değerinin altında veya üstünde satarsan o maldan zarar edersin.. Ama söz konusu olan işletme, insanların yüklü vergileriyle finanse edilen bir yer olunca.. Onun zarar etmesi veya etmemesi kimsenin umrunda olmuyor.. Orada çalışan kişilerin ücretlerinin, değerinin üzerinde verilmesi veya verilmemesi kimsenin umrunda olmuyor.. Devlet her alanda israfçı davranmış, verimsiz çalışmış kimsenin umrunda değil.. Ne de olsa bu işletme vergi mükellefleri tarafından finanse ediliyor.. Biraz aklınızı başınıza devşirin.. Kimsenin kimseyi besleme gibi bir zorunluluğu yoktur.. Devleti hantallaştırarak, serbest piyasa ekonomisinin önünü tıkayarak ekonomik büyüme gerçekleşmez.. Bu durum, ülkeye köstek olmaktan başka hiçbir şeye yaramaz.