PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kendisini yakinen tanırım...


Unbeliever
10-12-2009, 13:11
1976 yılının bahar aylarında kendi iradesi ve isteği dışında Dünya denen gezegene adımını attı. Bu adımını atarken ağlamadığına bizzat annesi tanıklık etti. O zamandan belliymiş ne acaip bir şey olacağı.:)

Küçüklüğü yokluk içinde geçti.12 Eylül döneminde evde hep yerlerde oturduğunu, hatta bir çatışma anında serseri bir kurşunun evinden içeri girip annesinin yokluktan mütevellit yıllarca kullanacağı perdeyi delip duvara isabet ettiğini, uzaktan bir akrabasının polis tarafından kovalanan solcuların kaçış istikametinde işinden evine gelirken hiçbir suçu olmadığı halde vurularak öldürüldüğünü, babasının her gece eve geç geldiğini, bazı kağıtları ve kitapları sobada yaktığını, annesinin o dönemlerde babasıyla nedenini bilmediği kavgalarının olduğunu, abisiyle (kendisinden 4 yaş büyük) hep evin holünde Demokratik Almanya-İngiltere maçları yaptıklarını, hatta bu maçların birinde kaleye gitmekte olan (!) golü engellemek için kapalı olan kapının camından içeri girip ellerini kestiğini dün gibi hatırlar.

O zamanlar istanbul un avrupa yakasında (Fatih) te oturuyorlardı. O 6 yaşındayken anadolu yakasına taşındılar. Sonrasında ilkokul dönemi başladı. ilkokul 5 e kadar ne dinle ne de başka birşeyle alakası yoktu. Babası militan bir solcu idi. Annesi de islamiyetin bazı gereklerini yerine getirmeye çalışan kendi halinde bir müslüman. Babasının gece geç gelmeleri, sobada yakılan kitapları ortaokul sonlarına doğru anlamaya başladı. Duvarlara slogan yazarmış ve sobada yaktıkları dükkanda hazırlanan bildiriler ve dağıtılacak kitaplarmış. Lise yıllarında babasına keşke o kitapları hiç yakmasaydın demiş ve babasından okkalı bir küfür yemişti. Şaşırmayın. Çünkü babası anadolu yakasına taşındıktan sonra geçen seneler boyunca, hemen hemen her gece eve sarhoş gelen, her sohbette solcu kelamlar eden, emeği savunan bir insan olmaktan çıkmış, allahtan, kitaptan, muhammedden, namazdan, oruçtan bahseden, içkiyi bırakan ve bağnaz düşüncelere yavaş yavaş yönelen bir insan oluvermişti. Bu değişimi anlayamıyordu. Abisi ise üniversiteye gitmişti. Abisi de (belki babasının etkisiyle) üniversite yıllarında içkiyi bırakıp namaza başlamıştı. Abisinin lise yıllarında yılbaşlarını arkadaşlarında geçirip eve sarhoş geldiğini de bilirken bu değişime de anlam veremiyordu.

Bu değişimleri anlayamamasının nedeni aslında kendi düşüncelerinin hep sabit kalmasından dolayı idi. Her zaman içinde bir soru işareti vardı. Neden varız?Neden yaşıyoruz?Sebep ne?

Bunları babasıyla ve abisiyle konuşamıyordu. Çünkü aldığı cevaplar onu tatmin etmiyordu. Bu arada babası eve sürekli dini kitaplar getiriyordu. Lise yıllarına sorgulamaları had safhaya ulaşınca kendi kendine bir karar aldı. Artık bunları düşünmeyecek kendisini sadece eğitimine verecekti. Çünkü gitgide kafayı sıyırmaya başlıyordu.Üniversiteye gitti. Orada yalnızdı. Baskı yoktu. 3. sınıfta okul bitipte eve döndüğünde kuranla tanıştı. Bir kandil akşamıydı. O hariç herkes evde Tv den kandil programı seyredip dualar ediyordu. Acayip sıkılmıştı. Arapça okunan dualardan ailesi aşırı etkilenmiş, pür dikkat kuran dinliyorlardı. Bir ara onlara okunan dualardan ne anladıklarını sorma gafletinde bulundu. O an evde kızılca kıyamet koptu. Ne imansızlığı kaldı, ne allahsızlığı, ne de sülaledeki tek çıban oluşu. Onda da şalter attı. Aldı eline kuranı, geçti odasına ve başladı okumaya. Ailesine aşırı sinirlenmişti. O sinirle okuduğu kitaptan hiçbir şey anlamadı.

O yaşına kadar din ile alakası şu seviyedeydi; namaz kılmazdı, oruç tutardı ama en kısa süreli olanlarını, bayram namazlarına gitmezdi, cumaya baba-abi baskısından dolayı giderdi, yanlız olduğu zamanlarda hiç gitmezdi, dini kitap okumazdı ve sure ezberlemezdi. Yani anlayacağınız koftiden müslümandı.

Neyse, daha sonra üniversiteye döndü. Okul bittikten sonra eve dönünce iş hayatına atıldı haliye. Eşiyle tanıştı. Eşinin baba tarafı bir kişi hariç ateistti. Eşide aynı onun gibi koftiden müslümandı. Bir ara şehir dışında bir iş buldu. Eve hafta sonları gelebiliyordu. Hafta içi yalnız kaldığından bir sürü boş zamanı vardı. O boş zamanlarda internetten kuran ve din ile alakalı yazılar okumaya başladı. Kafayı sıyırdığı dönemler yeniden nüksetmişti. Bir site buldu.Kuranı değişik yorumlamıştı. Onun kafa yapısına uygun kelimeler kullanıyor ve anlatımı-tefsiri çok açıklayıcı geliyordu. Aynı dönemde turan dursun sitesini buldu. Sitede ki ateist arkadaşların alaycı (o zaman ki düşüncesi) yazıları karşısında sanki din ona aitmiş gibi hararetli bir savunma içerisine girdi. Bu tabii ki hem internetten aldığı hem de kulaktan dolma yarım yamalak bilgiler ışığında yapılan bir savunma idi. Sonra bu tutumun ona yakışmayacağını düşünerek aldı eline kuran ı ve "savunacaksam bari bilerek savunayım" diyerek okumaya başladı. İlk zaman sinirli bir ruh haliyle okuduğu ve hiçbir şey anlamadığı kitabı, yine hiçbir şey anlayamadan kapattı. Burada anlayamamaktan kasıt aradığı sorulara cevap bulamamasıydı. Şehir dışındaki işi bıraktı ve eve döndü. Kayınpedere ve eşinin abisine ateist oldukları ve konuştukları yüzünden tavır almıştı. Eşi bu duruma çok üzülüyordu. Bir gün kayınpederi durumu anlamış olacak ki ona kuranı açıp tekrardan sindire sindire okumasını tavsiye etti. Bu arada Turan Dursun sitesindeki yazılanlardan etkilenmeye başlamıştı. Bazı çelişkili ayetler olduğu, bazılarının Muhammed tarafından yazıldığı, eski kitaplarla olan benzerliği, tarihte yaşanmış olayların din hikayeleri olarak tekrardan kuranda yer aldığı yazılar ilgisini çekmişti. Sözkonusu ayetleri okudu ve gözlerine inanamadı. Gerçekten de objektif olarak okuduğu zaman kuran ın bir insan yazması olduğu kanaatine vardı. Günlerce elinden düşürmedi. okudukça içindeki Müslümanlık (!) ölüyordu. Safsatalarla dolu onlarca hikayenin olduğu bu kitaba ve diğer dinlere ait kitaplara milyarlarca insanın nasıl inanabildiğini tasavvur etmeye çalıştı. Ama yapamadı. Dinin müthiş bir uyuşturucu olduğunu anlamıştı. Hayatından din ile alakalı ne varsa çıkardı. Bunu yaparken ki geçiş süreci de tahmin ettiğinden daha kolay olmuştu. O zamana kadar yaptıklarını sorguladı. Diğer dinleri de inceledi.

Ve artık kararını vermişti. Ateistti.

Kendisine yıllarca dayatılan Allah-Tanrı korkusu yerini var olduğu kanıtlanması gereken, soyut bir kavram olduğu düşüncesi aldı. Şu an çok rahat ve huzurlu. Kendisini çok yakından tanırım. Her sabah görüşürüz. Aynada.....

Sevgi ve saygılarımla.....

Ovidius
10-12-2009, 13:55
yazınız gerçekten dokunaklı .

ama şunu sormak istiyorum ,diğer arkadaşlarımada?

kuran okumadan veya daha sonra okuyarak ateist olunamaz mı?

illaki islamdan kötü referanslar mı olmalı?

mesela psikoloji,biyoloji,antropoloji,sosyoloji,tarih,FEL SEFE,
OKUDUM ,sonra birde kuran ve diğer kitapları okudum ama
kurana gelene kadar, olayı çözdüm diyen var mı?

Unbeliever
10-12-2009, 14:28
Saygıdeğer Canip Atay,

Tabii ki de Kuran okumak ve okuduktan sonra ateist olmak bir kural değildir. Şöyle düşünebilirsiniz, bir hristiyan da incili okuduktan sonra ateist olabilir. Yani kuran ateizme geçiş kapısı değildir. Yanlış hatırlamıyorsam Sargon da felsefe bilimi ile tanıştıktan sonra tanrı inancını sorgulamış ve yitirmişti. Kuran okuyup ta ateizmi seçmemin neden tamamen içinde bulunduğum şartlar gereğidir. Halkının %90 ı müslüman olan, islami gelenekler çerçevesinde yaşatılan ve yaşanan bir hayat, baskıcı bir eğitim sistemi...Dolayısıyle benim ve benim gibi düşünenlerin Kuran okuyarak sonrasında ateizmi seçmesi normal. Aslında bu tercih olarak kişiden kişiye değişir.

Sevgiler..

naper
10-12-2009, 14:31
bu gün üyelerin hikayelerini okuyorum ve hepsinde kendimden birşeyler buluyorum.herşey bir kenara bu samimiyet bu dürüstlük bile yeter.
aklınıza,elinize sağlık...

Unbeliever
10-12-2009, 14:39
Saygıdeğer Emrerd,

Teşekkürler...zaten bu samimiyet değilmidir insanları birbirine yakınlaştıran...sizinde samimi hikayenizi okumak isteriz...

sevgilerle

naper
10-12-2009, 14:46
bir gün oturup sizler kadar dürüst olmaya çalışarak yazacağım...

KızıL
10-12-2009, 17:04
sevgili unbeliever babanız babamın son zamanlarına okadar benziyorki anlatamam :) kandil gecelerinde bira içerdi şimdi normal günlerde bile kuran okumakta :)

vartor
10-12-2009, 17:26
Tam buyuk oglumun yasindasin unbeliever;
Baba ve abinin ickiyi birakip, daha da kotu bir uyusturucuya bagimli olmalari uzucu; demek ki beyinleri uyusmadan duramiyorlar.
Senin adina, cok sevindim, gercegi farketmis olmanin huzurunu da bilemez imanlilar.
Evet ebediyen yok olmak korkunc birsey degil ki? tam aksine, yaslandikca fark edeceksiniz ebediyen yasamanin sacmaligini.

güneşinzaptıyakın
10-12-2009, 18:04
Samimiyet ve yürekli paylaşım için teşekkürler. Özgür olmak gibisi yok...

evrensel-insan
10-12-2009, 19:43
Saygideger canip atay;

mesela psikoloji,biyoloji,antropoloji,sosyoloji,tarih,FEL SEFE,
OKUDUM ,sonra birde kuran ve diğer kitapları okudum ama
kurana gelene kadar, olayı çözdüm diyen var mı?-canip atay-

Ben yasamimin hic bir doneminde, kavramsal soyut tanri inancini, somuta baglayan hic bir dinin degerlerine yonelmedim. Ne muslumanligin, kurani, camisi, orucu, zekati v.s., ne hristiyanligin klisesi, ayinleri, ne yahudiligin tevrati ve ne de herhangibir dinin degeri.

Ben tanri kavramini her zaman soyut olarak algiladim ve somut bir gerekce de aramadim, cunku ihtiyacta duymadim. Bu yuzden de, ne de dini distalayan fakat tanriya bir cesit somut arayan deizm, panteizm, panenteizm v.s ye deilgi duymadim. Ateist te oldum sayilmaz, cunku kavramsal soyut bir tanrinin evrensel varligini red etmeyecek kadar epistemolojik gercekciyim. Bunun disinda, hak ve ozgurluklerden dolayi da, anti teist olma durumum olmadi.

Agnostizmi de gereksiz gordum, cunku epistemolojik gerceklik olarak, bilim ve bilimsellik bu gun ile sinirlidir.

Bunun disinda tanrisal/inancsal/dinsel temeldeki ideolojik yanasimlari da; dogal dusuncenin bir tartisma cikmazi olarak gordum ve evrensel-insan dusuncesindeki evrensel/insansal/kavramsal birey bilincinin onunde bir engel olarak, tum sorunsal resmini yazilarimda vermeye calistim. Bunun icinde, disaridan bakis acisi ve notr algiyi, uyguladim dogal dusunceye. Tanri ve din konularinda da serbest dusunur oldugumu belirttim. Bu temelde de dogal dusunce kapsaminda dusuncelerim, ifade olarak non teizm katagorisine girer.

Dogal dusuncenin; insanin ve insanliginin onunde dusunsel ve davranissal engel olan emperyalist zihniyeti, onun olumlu olumsuz tanrisal yanasimini ve herturlu ideolojik/inancsal dini orgutlenme, sistemlenme ve duzenini de konu geregince evrensel sorunsal resmini vererek cikarsama-curutme metoduyla ortaya koydum ve koymaktayim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

VraeL
10-12-2009, 20:08
ama şunu sormak istiyorum ,diğer arkadaşlarımada?

kuran okumadan veya daha sonra okuyarak ateist olunamaz mı?

mesela psikoloji,biyoloji,antropoloji,sosyoloji,tarih,FEL SEFE,
OKUDUM ,sonra birde kuran ve diğer kitapları okudum ama
kurana gelene kadar, olayı çözdüm diyen var mı?

Sorunuzun cevabı:
Var...

evrensel-insan
10-12-2009, 20:15
Saygideger unbeliever;

Samimi ve icten bir anlatim olmus, emegine saglik.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Unbeliever
11-12-2009, 11:06
Saygıdeğer dostlarım,

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. İnanın her sabah işe geldiğimde eğerki siteyi ziyaret etmezsem sanki yazılarını zevkle okuduğum, sanki yıllardır tanıdığım, hergün görüştüğüm dostlarıma ihanet edecekmişim gibi geliyor.O derece bağlandım anlayacağınız :)

Saygıdeğer Vartor amca, (kusura bakmayın yaşınıza hürmeten söyledim ama eğer isterseniz abi de diyebilirim) babamla abim adına bende üzülüyorum. Ama onlar için yapabileceğim hiçbir şey yok. Allahları kurtarsın onları...

Sevgili Kızılordu,

Bende eskiden (müslümken) o kutsal (!) günlerde içmezdim ama şimdi inadına o günlerde canım çekiyor. Bunu inanan arkadaşları rencide etmek veya saygısızlık olsun diye söylemiyorum. Belki inkardan kaynaklı bir psikoloji içinde vücudumun tepkisi de olabilir. Ama içmenin de keyfi bir başka beaa :D...Bir de herhalde yaşlandıkça sarılan bir ölüm korkusu mudur acaba diyorum hani senin ve benim pederin yaptıkları. Vartor amca-abi ye bakınca bu tez çürüyor gerçi ama :D...bilemiyorum...

Herkese sevgiler...

KızıL
11-12-2009, 13:59
dostum inanki yaşlandıkça ölüm korkusu ben bunu bizzat gözlemledim inaki 65i ne gelinde dünya değişiyor ya nasıl allahçı olunuyor bilinmez...
vartor ustamz alemin kralı yahu o ayrı zaten :)

uyar
11-12-2009, 14:12
sevgili unbeliever (sen unbe değilsin değil mi...o hanımdı sanırım ...) hayatlarımız hem ne kadar benzer hem ne kadar farklı.... bu bölüm sahiden bizleri birbirimize daha yakınlaştırıyor..

bu arada ben biyoloji ve tıpla tanışınca dinden allah kavramından uzaklaştım..

arkadaşlar yakında alkolün vucuda ve beyine yararı konusunda bolca yazılar görmeye başlarsanız şaşmayın...bunu tıbbın içinden biri olarak söylüyorum :)

sevgiler saygılar

Unbeliever
11-12-2009, 18:22
Sevgili Uyar,

Genelde hep karıştırıyorlardı beni unbe kardeşimizle. Hiç sorun değil sonuçta ikimizde düşünce olarak aynıyız. Bu arada kendisi üyeliğini sonlandırmış galiba. Öyleyse gerçekten üzülürüm ve sebebinin ne olduğunu bilmek isterim.

Yaşadıklarımızın aynı terazide olmasının sebepleri yıllar boyu süren din ve dine bağlı dayatmaların/geleneklerin getirileri bence. Klasikleşmiş bir aile yapısı, baskıcı bir eğitim, mahalle baskısı, özgürlüklerin ve demokrasinin sınırlandırılmış olması..vb sebepler. Samimiyetimizin ve her hikayede bizlere ait parçalar bulabilmemizin sebepleride bir bakıma bunlar. Ancak devir hakikatten değişiyor. Din konusunda daha sorgulayıcı ve araştırmacı bir gençlik geliyor diyebilirim. Bunda tabii ki de Turan Dursun, İlhan Arsel ve adını sayamadığımız bir çok aydının da rolü yadsınamaz. Bizde naçizane etrafımızdaki insanları bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Sevgili Kızılordu,

Vartor ustamız (ki yaşını bilmiyorum) örnek teşkil etsin hepimize. Aslında babamla ve abimle tanıştırmak isterdim. Gerçi tepkileri ne olurdu bilemiyorum çünkü uyuşmuş halde geziniyorlar. :)

Hepsinde öte, 55 yaşına geldikten sonra cami avlularını dolduran, sanki son bir kurtarma yazılısı kapmak isteyen, biraraya geldiklerinde birbirlerine ağrıyan yerlerini gösteren, her hareketlerinde " Bissssmilllahirraahmanirrahim" diye yüksek sesle ben müslümanım diye bas bağıran insanlarla tanıştırmak lazım Vartor ustamızı...:D

Demeliyiz ki, "KALDIRIN POPONUZU DA ETRAFINIZA BAKIN! ÇIKIN ŞU DÖRT DUVAR ARASINDAN! CAMİİ AVLUSU MU SİZİ HAYATA BAĞLAYAN!HAYATI YAŞAYIN SON ZERRESİNE KADAR!SON YILLARINIZDA KENDİNİZİ SOYUT KAVRAMLARA TESLİM ETMEYİN! ŞU ANA KADAR YAPTIKLARINIZLA NASIL OLSA (VARSA EĞER) CEHENNEME GİDECEKSİNİZ! BARİ GİTTİĞİNİZE DEĞSİN!HAYDE!"

Sonra Vartor Ustamız minbere çıkıp onlara gerçeklik hakkında kısa bir konuşma yapmalı ve hep beraber cami kapısına kilidi vurup eğlenceye gitmeliyiz.

Yukarıda yazdıklarım tabiki de işin mizahi yönü. Ama gerçek olmasını dilerdim tabi orası ayrı.

İçkinin yararları konusunu merakla bekliyorum sevgili uyar. Ben şu ana kadar bir zararını görmemekle birlikte bilakis hayattan daha fazla zevk almamı sağladığını düşünüyorum.


Sevgi ve saygılarımla....

vartor
11-12-2009, 18:31
Arkadaslar, Kanada'da yasitim olan arkadaslara elimden geldigince insanligin dinin de ustunde bir deger oldugunu zaten asiliyorum, ve oldukca da basarili sayilirim:) Bu arada unbeliever icin, yasim 62. henuz gencim, 92'den sonra dediginiz durum bbende baslarsa bu gunlerimi hatirlatin bana olur mu? :)

Unbeliever
11-12-2009, 18:51
Saygıdeğer Vartor Ustam,

Evet daha çok gençsiniz. Temennim uzun ve sağlıklı bir yaşam ve bu sitedeki birlikteliğimizin devamı. Sizin gibi değerler kolay yetişmiyor. Biliyorsunuz bu değerleri sırtından kurşunlayarak yok ediyorlar ülkemizde. Eğer ki ben bu sigara+alkol durumundan bir 30 sene daha yaşayabilirsem o zaman siz 92 yaşına bastığınızda dediğiniz durum olursa -ki umut ederim olmaz- size hatırlatırım.

Bu arada Canada da yaşamak hakkında az çok bilgi sahibiyim. Çünkü lise arkadaşım orada yaşıyor. Toronto da. Müthiş bir hayat standartı var. Özenmedim desem yalan olur. Çağırıyorda beni orada yaşamak için. Ama maalesef maddi durumlar yurtdışına çıkmama engel. Yoksa ingilizcem süper :)

İleride herhangi bir imkan bulurda Canada ya gelebilirsem sizide görmek ve bilgilerinizden faydalanmak isterim.

Saygılarımla...

vartor
12-12-2009, 03:47
Gelirsen mutlaka goruselim, sigara icin uzulme, daha yeni biraktim, alkol da baksana kan yapiyormus:)
Burasi, Canada, hakikaten ornek bir ulke, fikir ozgurlugu, laiklik ve demokrasi tam manasiyla uygulaniyor. Hicbir yerde tam hurriyet yok ama zannedersem ona en yakini yine Canada ve benzeri birkac ulke yakin gelebiliyor.
sevgiler...

tiktaalik
12-03-2010, 01:52
Saygideger canip atay;

mesela psikoloji,biyoloji,antropoloji,sosyoloji,tarih,FEL SEFE,
OKUDUM ,sonra birde kuran ve diğer kitapları okudum ama
kurana gelene kadar, olayı çözdüm diyen var mı?-canip atay-

Ben yasamimin hic bir doneminde, kavramsal soyut tanri inancini, somuta baglayan hic bir dinin degerlerine yonelmedim. Ne muslumanligin, kurani, camisi, orucu, zekati v.s., ne hristiyanligin klisesi, ayinleri, ne yahudiligin tevrati ve ne de herhangibir dinin degeri.

Ben tanri kavramini her zaman soyut olarak algiladim ve somut bir gerekce de aramadim, cunku ihtiyacta duymadim. Bu yuzden de, ne de dini distalayan fakat tanriya bir cesit somut arayan deizm, panteizm, panenteizm v.s ye deilgi duymadim. Ateist te oldum sayilmaz, cunku kavramsal soyut bir tanrinin evrensel varligini red etmeyecek kadar epistemolojik gercekciyim. Bunun disinda, hak ve ozgurluklerden dolayi da, anti teist olma durumum olmadi.

Agnostizmi de gereksiz gordum, cunku epistemolojik gerceklik olarak, bilim ve bilimsellik bu gun ile sinirlidir.

Bunun disinda tanrisal/inancsal/dinsel temeldeki ideolojik yanasimlari da; dogal dusuncenin bir tartisma cikmazi olarak gordum ve evrensel-insan dusuncesindeki evrensel/insansal/kavramsal birey bilincinin onunde bir engel olarak, tum sorunsal resmini yazilarimda vermeye calistim. Bunun icinde, disaridan bakis acisi ve notr algiyi, uyguladim dogal dusunceye. Tanri ve din konularinda da serbest dusunur oldugumu belirttim. Bu temelde de dogal dusunce kapsaminda dusuncelerim, ifade olarak non teizm katagorisine girer.

Dogal dusuncenin; insanin ve insanliginin onunde dusunsel ve davranissal engel olan emperyalist zihniyeti, onun olumlu olumsuz tanrisal yanasimini ve herturlu ideolojik/inancsal dini orgutlenme, sistemlenme ve duzenini de konu geregince evrensel sorunsal resmini vererek cikarsama-curutme metoduyla ortaya koydum ve koymaktayim.

Saygilarimla;
evrensel-insan


Sayın evrensel-insan;

mesela psikoloji,biyoloji,antropoloji,sosyoloji,tarih,FEL SEFE,
OKUDUM ,sonra birde kuran ve diğer kitapları okudum ama
kurana gelene kadar, olayı çözdüm diyen var mı?-canip atay-

Demişsinde neden olmasın. Ailesinden görmeyen insanların hepsi tanrı tanımaz olarak dünya'ya geliyor ve ben aleviyim.Ben liseye kadar allah nedir bilmiyodum iyikide bilmiyormuşum.Çünkü boş şeylere kafa yorcak zamanım yoktu :D