PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Derin provakasyon


Soda
10-12-2009, 14:00
Ne demek bu?

Tam Türkçe karşılığı "Kışkırtma" olsa da;

daha çok eylemi yapanın aslında o eylemi yapmadığı veya aslında o eylemin görünür amacı için yapmadığı ve daha çok eylemden beklediği siyasal ve sosyal sonuçlara ulaşmak için yaptığı, o eylemin aslında "o eylem" olmadığını anlatmak için kullanılan bir kelime.

Son günlerde en yetkili ağzılardan bunu duymaktayız
ve Tokat katliamında daha çok duymaktayız.

C.Başkanı,
Başbakan,Arınç
Milli Eğitim bakanı
Ve Cemil Çiçek
Dir Mengir Fırat

velhasıl AKP camiasının

ileri gelenleri daha bu hain saldırıdan 2 gün bile geçmeden ve

daha henüz saldırıyı gerçekleştirenlerle ilgili en ufak bir kanıt elde edilmeden

bu saldırıyı provakasyon olarak anlamış olmaları oldukça hem de oldukça

düşündürücü.

Önce kafada bir komplo teorisi oluşturulur ve o oluşturulan komplo teorisine göre gerçek failler aklanır ve yeni fail arayışına girilir ve en sonra da yeni faile ilişkin kanıt üretilir.

İşte Ergenekon davalarında da tanıdık olduğumuz bu yaklaşım
daha çok TSK'yı hedef alan bütün suçlamaların asıl mantık örgüsünü oluşturur.

Bütün bu suçlamalarda Pkk aklanır Tsk suçlanır ve aklanan Pkk ile gizli görüşmeler yapılıp "açılıma" yelken açılırken

Tsk'nın Pkk ile mücadelede onlarca yüzlerce kez hayatını ortaya koymuş kahraman subayları ve astsubayları derdes edilir.

Efendim "Ergenekon Pkk'yı yönetmektedir" denilerek hayali bir örgütün üzerine atılan bütün suçlamalar sonuçta gelir gelir Pkk'nın aklanması ile sonuçlanır.

Madem Pkk Ergenekon'un tetikçisidir, o zaman neden Ergenekonu içeri atarken Pkk'nın ayağına savcı ve hakim gönderip ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşmalarına izin verilir veya Kandil'e gazeteci kılığına girmiş misyon önderleri gönderilip Yılanlarla masalara oturulur da Mahmur kampı üzerinden sivll mülteci kılığında tröristlerin içeri alınasının pazarlıkları yürütülür bilen yoktur.

Azmettirici suçludur ama tetiği çeken ile sarmaş dolaş olunur.

Şimdi gelelim konunun ana noktasına.

Hafızamızın zayıf olduğundan dem vurulur hep.

Peki biz şimdi bunun aksini ispatlayalım:

Hatırlarsınız Pkk'nın Diyarbakır'da dershane öğrencilerini katlettiği bombalı eylemini ve o eylemden sonra söylenen "derin provakasyon" edebiyatını.

Pkk'nın olayı üstlenmemesi hepsinde bir kuşku uyandırmıştı ve bu eylemin Pkk eylemi olamayacağı yönünde kanaatler yaygındı.

Çünkü Pkk yaptıysa mutlaka saldırıyı üstlenirdi.

Zaten Pkk ne derse doğru der, ne demezse de ona göre doğru bulunurdu.


DTP: Saldırı derin provokasyon (http://www.tumgazeteler.com/?a=2464462)






PKK: Özür diliyoruz
"Sivillerin yaşamını yitirmesi üzüntülerimizi artırıyor. Bizim hareketimiz hiçbir zaman sivilleri hedef almadı. Bize bağlı olan bağımlı ya da bağımsız, bu halk ile hareket edenler sivilleri hedeflemezler. Sivillerin yaşamını yitirmesinden dolayı üzüntülerimizi belirtiyoruz, halkımızdan da özür diliyoruz."

http://www.milliyet.com.tr/2008/01/09/guncel/gun02.html (http://www.milliyet.com.tr/2008/01/09/guncel/gun02.html)





Provakasyon lakırdılarının arkasından Pkk çıkmıştı.
Tabii bu durum çabuk unutuldu.
Sonuçta katliamı yapan örgütle masa başında pazarlıklar sürdürülmeliydi.
Pkk halkı katletmesine rağmen bir halk hareketiydi.
Bu kadar çelişki kadı kızında da olurdu.

AKP için de yeri göğü inletecek bir durum olmamıştı.
Sıradan bir olaydı ve Pkk ile görüşmeleri aksatacak bir durum da değildi.
Yandaş medya da bu olaya rağmen Pkk ile ilgili olumsuz bir hava yoktu.
Haber fazla üzerinde durulmadan geçildi gitti.
Hedefte Pkk ile masaya oturmak vardı.
Pkk'nın katliamları buna engel olmamalıydı.
Pentagaon öyle istiyordu bizim matbuatın kalemşörleri de Pkk'ya yağcılık yapmak için sırada bekliyorlardı.
Örneğin; Ertuğrul Özkök, Apo ile İmralı'da görüşmeyi çok istediğini ve ona geçmişte bebek katili dediği için oldukça üzgün olduğunu beyan ediyordu.

Derken günlerden bir gün yeniden korkunç bir Pkk eylemi oldu Güngören'de.

Ellerini ovuşturan yandaş medya hemen bu olayı kulllanmak için harekete geçti.


Güngören katliamı gibi, halkta haklı ve büyük öfke kabarmasına neden olan olaylarda halkın yanlış yönlendirilmemesi olağanüstü önemlidir. Olay olur olmaz daha bombaların dumanı tüterken polis tarafından henüz hiçbir inceleme yapılmamışken İstanbul Valisi'nin olay yerinde PKK'yı hedef gösteren açıklama yapması son derece yanlıştı. İsterse olayın arkasından PKK çıksın, yukarıda değindiğim nedenle yine de yanlıştı. Vali'nin herhangi bir inceleme yapılmadan anında yaptığı açıklama kimse için ikna edici olmamıştır. "PKK yapmıştır" diyenler bile Vali'nin sözlerine güvenerek söylemediler, zaten onlar da Vali gibi düşündükleri için söylediler yani önyargılarıyla hareket ettiler.

REFEREANS gazetesi (http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=103340&KOS_KOD=15)



Görüleceği gibi bunun Pkk eylemi olmadığını birileri onları ikna ederek anlatmalıydı.

Pkk olamazdı. Nasıl olurdu ki? Pkk üstlenmemişti.

Üstlenmek ne kelime bizzat kınamıştı bile.

Terör örgütü PKK Güngören saldırısını 'kınadı!' (http://www.haberaktuel.com/Teror-orgutu-PKK-Gungoren-saldirisini-kinadi!-haberi-143809.html)

Pkk ne derse doğru idi ve ne demezse de ona göre doğru bulunurdu.

İstanbul Valisi Güler saldırıyı Pkk'nın yaptığından kuşku duyulmadığını söylüyordu (http://yenisafak.com.tr/Gundem/Default.aspx?t=06.08.2008&i=133143) ve daha sonra buna İçişleri bakanı ve MİT'de eşlik ediyordu (Mit'in pkk işi olduğuna dair açıklaması Tv'lerde duydum ama yazılı olarak bir yerde bulamadım)

Lakin yandaşları tut tutabilirsen.

Pkk'nın değildir Ergenekonun'dur dedikçe çoşuyor çoştukça da daha da çok Ergenekon diyorlardı. Ve aslında Ergenekon ile kastettikleri de Tsk idi.

İnsan neye inanmak istiyorsa ona inanır. İnsan en çok kendi zihni tarafından aldatılır.

Yandaşların yarattığı bu kaos ortamı içinde Pkk tekrar aklanmış ve hedefine bir ölçüde ulaşmıştı.

Ve buna da psikolojik harekat denilirdi.

Her zaman derim:

Türkiye'yi yönetenlerde Pkk'yı yönetenler kadar akıl yoktur.

Öyle olsa idi bu ülke Pkk karşısında bu derece aciz duruma düşmezdi.

İşte Habur.

Pkk'nın psikolojik harekatı ne derece ustalılkla yaptığının en tipik kanıtı.

AKP'yi nasıl ters köşeye yatırdığının en tipik kanıtı.

İyi de Tokat'ta fail çok belli.

Hiç kanıt bile yok iken yani AKP camiası ve yandaş medyanın zihniyetine göre "Pkk ben yapmadım" bile dememişken nasıl olur da Tokat Pkk'nın değildir diyebiliyorlar.

Bu seferki çok daha büyük bir pervasızlık.

En azından Pkk'nın açıklamasını beklemeleri gerekmiyor muydu?

Soda
11-12-2009, 00:57
İyi de Tokat'ta fail çok belli.



Evet, bu yazıyı yazdığımda Pkk henüz olayı üstlenmemişti ve ben de "failler çok belli" diyerek komplo teorisi üretmekten başka bi işe yaramayan AKP hükümetinin bütün üyelerini eleştirmiştim.

Yani Pkk'nın açıklamasını beklemeden bunun fail-i belli olduğunu söylemiştim ama devleti yönetenlerde zerre kadar ilim -irfan olmadığından onlar hâla "provakasyon" edebiyatı ile Pkk'yı aklamaya çalışmışlardı. Amaçları suçu (sözde) Ergenekon'a ve (sözde) Ergenekon'dan da Tsk'ya yıkmaktı.

İnsanlar komplo teorisi üretir anlarım ama devlet komplo teorileri ile yönetilemez.
Elinde Mit var Emniyet var, Jandarma var, ordu var ve üstüne kendi kurduğun illegal dinleme şebekeleri var.

Bütün bu imkanlara rağmen sen komplo teorisi üretiyorsan

o zaman

devleti bu düzeyinle yönetme hakkını nerede buluyorsun?

Komplo teorisi üretmek bir hastalıktır.

Bu devletin tepesinin zihin sağlığının yerinde olmadığını göstermiştir.

Ama daha da kötüsü "ard niyeti" orta yere sermiştir.

Bu öyle bir ard niyet ki;

Baykal'ın dediği gibi, gaflet ve delalet olmanın ötesine taşmaktadır.

Bu millet eğer bundan sonraki seçimlerde AKP'yi yeniden iktidara getirirse

kendi yok oluşunu hazırlamış demektir.

Bu eşyanın doğasına aykırıdır.

Milletimiz sağduyusu ile gerçekleri görmeye başlamıştır.

Türkiye'yi etnik ve dini parçalara bölmeye kalkan,

Türk-Kürt-Çerkez-Laz vb... diyerek Türklüğü bir etnik kimlik gibi sınıflamaya kalkan,

Ve Emperyalizmin BOP ve Neo-Osmanlı projelerine dört elle sarılan

Bush, Obama vs... olmadan adım dahi atamayan,

Mayınlı arazileri temizleme bahanesi ile İsrail'li firmalara memleket topraklarını pazarlamaya kalkan (One minute özürü olarak)

Pkk ile masaya oturmayı demokrasi ve de çözüm diye satan

Bu millete Habur'da Pkk'nın zafer çığlıklarını seyrettiren ve şehit aileleri başta olmak üzere bütün milleti kahreden

bu hükümet

eğer

ilk seçimlerde

tasfiye edilmez ise

Türkiye tasfiye edilecektir.

Titan
11-12-2009, 01:14
Bu başlığa ilişkin farklı bir değerlendirme de buradan;
http://www.odatv.com/n.php?n=taraf-yine-yanildi-1012091200

Çellist
11-12-2009, 13:21
PKK sorumluluğu üstlenmeden derin işlere işaret etmek, Ergenekon cinlerine iman etmek bunların doğasında var. Bu sitede de anında böyle bir açıklama yapılmıştı.


wiperandcleaner'dan alıntı

Türkiye bu kardeşlik hukukunu tekrar tesis etmeli, birilerinin bilerek bozduğu kopardığı bağları tekrar onarmalı.

Başka yolumuz yok.

Siz açılımı yetersiz bulduğunuz yönleriyle eleştirin, başım üstünde yeri olur.

"Neden şu konulara el atılmıyor", "şurası eksik", "bunlar yetersiz" falan diyin.

Ama "ne açılımı ya" demeyin.

Ayık olun, Erdoğan Washington'da kendisinden Afgansitan için ek taleplerde bulunacak muhatabı ile görüşmeden önce Türkiye'de 7 Asker pusuda şehit ediliyor!

Tezgahı görün!


Türkiye'de bu zihniyetteki insanlardan çok var. Hepsi de tarikat ehli... Amerika'daki mafya avukatları gibiler; hatta daha beteri mafya avukatlarının en azından bir çıkarı vardır, ücretlerini alırlar. Bunlar ise hayrına bu avukatlığı yapıyorlar; demek ki avukatlıklarını üstlendikleri suçluların kurbanları ile bunların da derdi var.

Soda
11-12-2009, 14:21
Cellist kardeşim Wip'in bu cümlelerini kaçırmışım, iyi ki buraya taşıdın.

Aslında bu temelde bir AKP zihniyetidir.

Hepsi o zihniyetten besleniyorlar.

Sürekli ama sürekli komplo teorisi ile düşünmek ve bunu ifade etmek bir zihinsel ve davranışsal sapmadır.

İnsanlar şüphelenirler, hakları var. İnsan zihni herşeyi düşünür. Bir eşyan kaybolsa hemen en yakınındaki insanların onu çaldığında şüphelenbilirsin, bu da doğaldır ama

bunu dile getirmezsin.

Yoksa o eşya bulunduğunda çok ama çok kötü bir duruma düşersin.

Hele hele C.başkanı, başbakan, bakan düzeyinde komplo teorisi üretmek bunun sadece kişisel değil bir devlet sorunu olduğunu da gösterir.

"Zamanlama" deyip durmaktalar.

Ne zamanlaması?

Adamlar 30 yıldır katliam yapıyor.

Bu saldırıların birisinin de Başbakan'ın Amerika'ya gittiği tarihe denk düşmesinde şaşılacak ne var?

Zaten o ne zaman bir eylem yapsa

sen bir şey yapıyor olmaktasın.

Kaldı ki Pkk'nın zamanlamaya göre eylem yapamayacağını söylemek de abestir.

Pkk bütün eylemlerini hedeflediği psikolojik sonucu elde etmek üzere planlar.

Bunlar Pkk'yı da tanımıyorlar.

Ve sorunumuz bu ülkeyi yönetenlerin

Pkk'yı yönetenlerden daha akıllı olmamasıdır.

Yazık!

diyorum

başka bir şey demiyorum.

Soda
13-12-2009, 03:03
Kediyi, köpeği, tavşanı sevebilirsin ve onlar senin sevgine karşılık da verir

AMA

yılanı ve akrebi

sevemezsin.

Yılan ve akrep daima SOKAR.

Çünkü bu onun doğasıdır.

AKP, Pkk ile mücadele etmek yerine

MÜZAKARE etmeyi tercih etmiştir.

Ve bu yılanı sevmeye çalışmaktır.

MÜZAKERE ederek Pkk'ya karşılıksız silah bıraktırabileceğini sanan AKP,

şimdi Pkk tarafından aldatılmanın

hayal kırıklığını yaşamaktadır.

"Derin provakasyon" edebiyatı

bu gerçeği bir türlü kabul etmek istemeyen ve Pkk tarafından kedinin fareyle oynaması gibi oynatılan AKP'nin içine düştüğü derin hayal kırıklığından kurtulamak için başvurduğu son reflekstir.

Çok istediler. Pkk üstlenmesin istediler. Pkk yapmış olmasın istediler.

Çok istediler.

AMA

Eylemi Pkk'nın yaptığı gün gibi aşikardı.

7 evladımızı verirken toprağa

onlar, C.başkanı, başbakan, İç işleri bakanı, Milli eğitim bakanı, sanayii bakanı dahil bütün devlet erkanları ile

adeta bizimle dalga geçercesine hedef saptırmaya ve gerçek suçluları aklamaya kalktılar.