PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tekel İşçilerinin 4/c İsyanı


history
15-12-2009, 15:07
RTE hükümetinin 2000 yılından beri takındığı özelleştirme furyasından sonunda tekel işçileri de nasibini almak üzere.
TEKGIDA-İŞ e üye tekel işçileri maaşlarının ancak 3te birini almak suretiyle 4/c statüsüne geçirilmek istenmesini ki bu en iyi ihtimalle 650 tl maaş demek oluyor ankara da ak parti binasında protesto gösterileri yapmaktadır.
durumu en kapsamlı şekilde anlatan Demokrat Parti Aydın Merkez İlçe Başkanı Cem Demiralay bakın bu konu hakkında neler demiş;

“ TEKEL’in özelleşmesi ile birlikte 40’ı aşkın işletme kapanacak. Yıllarca Kurumlar Vergisi şampiyonu olmuş, hem tarımsal alanda hem de sanayide istihdam yaratmış, ismi marka olmuş bir buçuk asırlık kurum olan TEKEL kötü bir özelleştirme örneği olarak maalesef Cumhuriyet Tarihi sayfaları arasında yerini almış bulunmaktadır. TEKEL’in yaprak ve tütün piyasalarından çekilmesi ve destekleme alımlarının kaldırılması ile birlikte çok uluslu sigara tekellerinin insafına terk edilen yaklaşık 200 bin tütün üreticisinden sonra Türkiye genelinde yaklaşık olarak 100 bin tütün ekicisi de kaderi ile baş başa kalmış bulunmaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın uygulamaya çalıştığı tütüne alternatif ürün projesi de iktidarın her icraat girişimi gibi kağıt üzerinde ve basın önünde verilen süslü beyan seviyesinde kalmıştır” dedi.
Demiralay, TEKEL’deki son yıllardaki rakamlarının AKP hükümetinin tütün üretimini kasten bitirdiğini işaret ettiğini ifade ederek, “Başbakan Tekel işçilerine yönelik olarak ‘Türkiye’de ne yazık ki bu tür unsurlar ortaya çıkıyor. Bu tür unsurlar bu ülkede çalışmadan, yatarak para kazanmak istiyorlar. Biz artık yatarak para kazanma dönemini kapattık. Ürüteceksin, kazanacaksın. Üretmeden vermek yok’ şeklinde ifadeler kullanmıştır. Ancak rakamlar Başbakan’ı yalanlıyor. 2000 yılında 578 bin aile, 234 bin hektar toprağı işletiyor. Bu işleme sonucu 208 bin ton tütün elde ediliyordu. Aynı yıl 100 bin ton tütün ihraç edilmiş olup bundan 372 milyon dolar gelir elde edilmişti. 2008 yılında bu rakamlar içler acısı bir hal aldı. Üretim yapan aile sayısı 194 bine düştü, işlenen toprak sayısı 146 bin hektara düşürüldü. Üretim de doğal olarak 118 bine düşürülmüş oldu. ihraç edilen 42 bin ton, ihraç geliri ise 173 milyon dolara geriledi. Rakamlar Başbakan’ı her zaman ki gibi haksız çıkarmaktadır” diye konuştu.
Başbakan’ın TEKEL işçilerini 4C statüsüne almaya çalıştığını vurgulayan Demiralay, “4C 650 TL maaşla 10 ay çalışmak demektir. Yani TEKEL işçilerinin şuan aldıkları maaşlarının yarı oranında azalacaktır. Tekel işçileri 4C imkanı doğar ise işe alacağız gibi yarını belli olmayan bir ucube sürece mahkum edilmemelidir. Bu TEKEL işçilerine ve ailelerine yönelik ekonomik manada C-4 patlayıcı etkisi yapan bir uygulama girişiminden başka şey değildir.

tutarsızca ve tanıdık işadamlarına peşkeş çekilerek yapılan özelleştirme örneklerini,binlerce işçinin işsiz kalmak suretiyle mağdur edildiği bu örnekleri daha önce de gördük ve malesef bu hükümet başta kalmaya devam ettikçe daha da görcez diyemeyeceğim.çünkü elde özelleştirme yapılacak hiçbir kurum ya da kuruluş kalmayacak.

güneşinzaptıyakın
15-12-2009, 15:13
Neo liberal politikalar kurban almaya devam ediyor...
Yakında işçilerden üste para ister bu emperyalistler...

history
15-12-2009, 20:45
malesef sadece tütün işçilerinin değil türkiyedeki tüm işçilerin gün geçtikçe daha çok sömürülmesi '45 saniyelik'bir haber olarak bile kalmayacak,1 mayıslardan 1 mayıslara hatırlanıp gidecektir..
varsın maden işçisi ölsün, kimisi 3 kuruşa çalışsın, kimisi özelleştirme canavarının dişleri arasında çiğnensin.nasılsa bizlerin birbirimizin gözünü oymak gibi çok önemli işlerimiz var!!!

ozgur_
17-12-2009, 23:32
Yıllardır kamu sektöründe özeleştirmeler, tasfiye vs. yöntemlerle kamu çalşanları mağdur edilmektedir. Dün Kamu bankaları, Köy Hizmetleri, Türk Telekom, Seka, Sek THY vs.dı bügün sıra Tekle geldi. Malesef Kamu çalışanları teker teker tasfiye edilmekte. Ülkemizde doğrudurust sendikal hareketler olmadığından ve 80 sonrasi dönemde insanlar bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla bu tasfiyeler sırasında genel anlamda, ülke çapında hiçbir direniş olmadı. Sırası gelen gitti. Bazıları yılda 10 ay asgari ücret ve ikramiyesi olmayna 4/c yöntemiyle başka kurumlarda istihtam edilmeye devam etirildiler. Bazılarıysa tamamen işsiz kaldı. Oysa yıllardan beri özellikle kamuya işçi statusunde personel doğu durust alınmıyor. Bu çalışanlar kendi özlük haklarıyla boşanan bu yerlere alınabilirdi. Ama hükümet uyguladığı Neoliberal politikalar gereği bu yönteme başvurmamış, bunun yerine dışardan hizmet alımı ile taşeron firmaları kurumlara sokmuştur. Bugün hangi Devlet hastanesine yada kamu kuruluşuna giderseniz mutlaka taşeron firma elemanlarını görebilirsiniz.

Bugünkü eylemin bastırılma şekli gerçekten çok üzücü. İşçileri o soğukta suların içinde görmek yüreğimi burktu. Birde CHP milletvekillerinin polisin saldırısına uğraması olay vardı. Aslında o konuda çok fazla üzüldüğümü söyleyeymem. Etme bulma dünyası derler :) Başka partiden milletvekillerinin polislerce uğradığı saldırıya hiçbir tepki göstermeseniz ve nerdeyse alkışlarsanız bugün olduğu gibi aynı şey başınıza gelebilir. Polisi milletvekili tartaklamaya alıştırdılar. Dün DTP milletvekileri tartaklandı, bügün chp milletvekili tartaklandı yarında başka miletvekilleri tartaklanır.

KızıL
18-12-2009, 00:29
akp hükümetinin işçi düşmanı olduğunu ilk iktidara geldikleri günde söyledik hala söylemekteyiz, bir ayakları abd de olan bu işbirlikçiler sadece seçim söneminde dağıttıkları bulgurla pirinçle yada o "dandik" kömürle halkı hatırlarlar ama bizdeki ne garip halktır ki hala oylarını bu adamlara vermekteler..
Kimileri alternatifsizlikten kimileri dindar olmalarından dolayı vermekte bırakın devlet yönetmeyi süpermarket bile yönetemıyorlar aslında özal ın çıraklığını yapıyorlar ama sata sata bişey bırakmadılar herşey bittikten sonra ne yapacaklar çok merak ediyorum...
acaba hangi ülkeye kaçacaklar?..

Yıllardır işçi sınıfı parça parça eritiliyor ama sendikalarda hala güçlü bir duruş gösteremıyorlar, sadece tekel işçileri değil bugün tcdd işçileri grev yüzünden işten çıkarıldılar genel grevlerinde işten çıkarılan arkadaşlarının işten çıkarılmasını protesto eden tcdd işçilerinden 30 tanesi daha bugün işten çıkarıldılar! yasal olan haklarını kullanan işçiler bile kapı dışarı ediliyor tam bir diktatörlük!
Kapitalizm öldürmeye devam ediyor...

KızıL
18-12-2009, 00:36
unutmamak gerekli bugün belediye iş e üye olan itfaiye işçilerine de istanbulda saldırıldı..
http://haber.sol.org.tr/sonuncu-kavga/tkp-tekel-iscileri-icin-eylem-yapti-haberi-21720

cenker
19-12-2009, 21:28
tvde uzman birinden dudum türkiyede 15 milyon çalışan, milli gelirin ancak yüzde 12'sini almaktaymış.

saroz
19-12-2009, 21:37
unutmamak gerekli bugün belediye iş e üye olan itfaiye işçilerine de istanbulda saldırıldı..
http://haber.sol.org.tr/sonuncu-kavga/tkp-tekel-iscileri-icin-eylem-yapti-haberi-21720


Sevgili Güneş, İşçiler dost ve düşmanlarını bu şekilde öğrenecek. Burjuvazi ile organize güçleri arasındaki bağı bu şekilde kavrayacak.

Dövüle dövüle birgün dövmeyi öğrenecek. Bilinç pratiksiz gelişmiyor.

güneşinzaptıyakın
19-12-2009, 21:51
................. Bilinç pratiksiz gelişmiyor. Pratik herşeyin çözümü olmasada bilincin en büyük öğreticisidir doğru.

Konunun ana haber bültenlerinden düşmemesi iyi bir şey aslında. Yapılan emekçiler için değil ama olsun...

Titan
20-12-2009, 20:51
Her türlü antidemokratik hareketin karşısında olan genç sivillerin tepkisini duyan var mı?

CasterTroy
20-12-2009, 21:04
Her şeyi de EMPERYALİSTLER ve NEO LİBERAL politikalara bağlayıp durmayIN. Bu durumların Türkiye'nin onyıllardır süregelen durumuyla ilgisi var. Türkiye'de insan hayatına değer verilmiyor. Hiç kimseye hak tanınmıyor. (Kemalistler hariç)

Askeri vesayet sisteminin hüküm sürdüğü bu ülke vatandaşlarına ne gibi demokratik haklar sunabilir ki?

Titan
20-12-2009, 21:11
Bu durumların Türkiye'nin onyıllardır süregelen durumuyla ilgisi var.

O on yıllardır süre gelen sorunları Türkiye kendi iradesiyle mi çözüyor sanıyorsun? O yüzden mi her şeyi emperyalizme bağlamamak gerek?

CasterTroy
20-12-2009, 21:14
O on yıllardır süre gelen sorunları Türkiye kendi iradesiyle mi çözüyor sanıyorsun? O yüzden mi her şeyi emperyalizme bağlamamak gerek?

Sevgili Titan

Bu sorunların kaynağı 30ların kemalizmine dayanacaktır. Türkiye'nin başına her ne musallat olmuşsa temeli bizzat o zamanlarda atılmıştır. Şimdi, kemalizmin anti-emperyalist olduğu iddia edilmiyor mu kemalistler tarafından? Madem öyle bu bir çelişki değil de nedir?

Titan
20-12-2009, 21:29
CasterTroy,

Kemalizm diye bir ideoloji yoktur, ben buna inanman. Atatürke yapılan en büyük kötülük bu izm'dir, oysa onun istediği tüm etnik kimliklerin yaşayacağı, hiçbir dış güce bağımlı kalmadan zamanın gelişimine, bilgi ve teknolojisine ayak uyduracak bir ülke özlemiydi, cumhuriyet rejimini de bu yüzden seçmişti, madem "kemalizm" sorunların kaynağı diyorsun, bu rejim (cumhuriyet) olmasaydı şu an nasıl bir ülkede yaşıyor olabilirdik? Senin yorumundan sonra ben herhangi bir şey yazmayacağım, konu sapmasın.

aydoe
20-12-2009, 21:36
Her türlü antidemokratik hareketin karşısında olan genç sivillerin tepkisini duyan var mı?

Genç Siviller mi Sivil Faşistler mi?

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/merdan-yanardag/genc-siviller-mi-sivil-fasistler-mi-20894

Duymazsınız onların görevi farklı !

CasterTroy
20-12-2009, 21:38
CasterTroy,

Kemalizm diye bir ideoloji yoktur, ben buna inanman. Atatürke yapılan en büyük kötülük bu izm'dir, oysa onun istediği tüm etnik kimliklerin yaşayacağı, hiçbir dış güce bağımlı kalmadan zamanın gelişimine, bilgi ve teknolojisine ayak uyduracak bir ülke özlemiydi, cumhuriyet rejimini de bu yüzden seçmişti, madem "kemalizm" sorunların kaynağı diyorsun, bu rejim (cumhuriyet) olmasaydı şu an nasıl bir ülkede yaşıyor olabilirdik? Senin yorumundan sonra ben herhangi bir şey yazmayacağım, konu sapmasın.
Sevgili Titan
Kemalizm diye bir ideoloji yoktur savunması en klasik savunmalardan biridir ve işlevini yitirmiştir. Kişiyi yüceltmek için kişinin uygulamalarının görmezden gelinmesidir. Cumhuriyet'in işe yarayabilmesi için bunun 'demokratik cumhuriyet' olması gerekmektedir.

Yoksa ben ne yapayım Mustafa Kemal'in tek partili cumhuriyetini?
Ortada seçim yokken kadına verilen seçme ve seçilme hakkıyla gerine gerine övünelim, çıkan bilmem kaç tane Kürt isyanının ne denli kanlı bastırıldığını görmezden gelelim, vay efendim şapka DEVRİMİ (şapkadan devrim çıkarmak da her babayiğidin harcı değildir), yok kılık kıyafet devrimi gibi tamamen batıya entegrasyon süreçlerini sen kalk ÇAĞDAŞLAŞMA adı altında millete yuttur. Tabi bu devrim(!)ler sırasında asılanları, istiklal mahkemelerinde asılanları, çoluk çocuk denilmeden EŞKIYA adı altında öldürülen insanları görmezden gelelim.

Müslümanlara demokrasi öğretmek yerine sen kalk, % 95'i müslüman olan bir ülkede müslümanların hayat tarzlarına, her şeylerine karış. Ondan sonra müslümanlardan yobazlık bekleme.

Şimdi söyleyin sayın Titan, Mustafa Kemal'in hangi uygulamaları ülkeyi ileriye götürebilmiş, bizi muasır medeniyetler seviyesine :lol: ulaştırabilmiştir?

Bu uygulamalar zamana göre oldukça ilericiyse biz nasıl oluyor da dünyayı 1 asır geriden takip edebiliyoruz? Bence Mustafa Kemal ve kemalist rejimle yüzleşmenin vakti gelmiştir. Yoksa EMPERYALİSTLER söylemiyle daha kendimizi çok kandırırız.

Titan
20-12-2009, 21:57
CasterTroy,

Kemalizm yoktur derken savunma değil samimiyim, cumhuriyetin ilk yılları demokratik olmayabilir, Atatürk antiemperyalist de olmayabilir ancak bu, zamanın şartlarına göre bu ülkenin demokrasiyi içselleştirmek için yapacağı atılımları engellemez, sanki Atatürk günümüze kadar bu ülkeyi yönetmiş gibi. Atatürkten sonra ki yöneticilerin demokrasiye katkıları, onun kurduğu cumhuriyetten daha mı fazla? Günümüzde Türkiye sence ileriye mi gidiyor?

Titan
20-12-2009, 22:04
Onlara en uygun sıfat herhalde "Genç Sivil Gericiler" hatta kavramı biraz zorlarsak "Genç Sivil Faşistler" olmalıdır. Baro'nun hangi taleplerle sokağa çıktığı bilinmesine karşın, liberal bir şımarıklık, ahlaksızlık ve küstahlıkla onlara "darbeci" demeleri şu anlama gelmektedir: Biz telefonların dinlenmesine, yargıçların takip edilmesine, muhaliflerin baskı altına alınmasına, yargı bağımsızlığının ihlal edilmesine, hukuksuz tutuklamalara, kişi hak ve özgürlüklerinin çiğnenmesine karşı değiliz. Çünkü bunlar darbeyi önlemek ve demokrasi için yapılmaktadır.


Teşekkürler aydoe, "sivil"in nasıl hareket etmesi gerektiğini anlatan harika bir yazı, hele Salazar olayı bitirmiş. Bizde de imam işbaşında. Haber başlığından aldığım yukarıda ki pasajda, bunların ne olduğunu anlatan çarpıcı bir bölüm, baro'nun ne istediğinden habersizler, ya da.....neyse!

Yergin
07-01-2010, 14:01
Bu mağdur olacağı söylenen Tekel işçileri hakkında bilgisi olan birisi bizimle paylaşabilir mi acaba.

Tekel işçilerinin hepsimi mağdur olacak, yoksa bazıları mı?
Mağdur olacağı söylenen Tekel işçileri sürekli çalışan işçiler mi yoksa sözleşmeli olarak alınanlar mı?
İşlerine gidiyorlarmıymış, gitmiyorlarmıymış?

Kimlerdir bu mağdur olacak Tekel işçileri?

Saygılarımla

3.yol
09-01-2010, 03:53
Taraf gazetesinde, bu konuda benim fikirlerimle ortusen su makale yayinlandi:

Tekel işçileri niye haklı

http://taraf.com.tr/makale/9392.htm

Ates olmayan yerden duman cikmazmis ..... Tekel iscilerinin isyanlarini anliyorum .... rahatlarinin bozulmasindan cok ekmek parasi / gelecek derdine dusmus olduklarini dusunuyorum..... Ve ortada bir haksizlik var .... siddete basvurmadan haklarini kamu oyunun onunde savunabilmeliler bence .....

Saygilar,
3.yol

tayyare
09-01-2010, 11:16
Ve ortada bir haksizlik var .... siddete basvurmadan haklarini kamu oyunun onunde savunabilmeliler bence .....

Saygilar,
3.yol

Yürütme şiddetsiz hak arayanlara şiddet uyguluyor !

Otorite haklarını buna rağman gasp ederse şiddet yolu açılır.

Devletten en asgari beklentimiz ne olabilir ?
yargı yürütme ve yasama organlarının haksızlıkları tahammül edilecek düzeyde tutabilmesidir.

Tutamaz ise otoriter olur. Daha da abartırsa şiddete kendi maruz kalır.

özgür_düşünce
20-01-2010, 01:42
Merhaba 17 ocak ta ki miting e gittim ve izleninim işçinin genel grev istemesi türk-iş in ise bu konuda hiçbirşey söyleyememesi.insanlarıın açlık grevine gitmesine rağmen hükümetin bunlar siyasi gibimsinden umursamaz tavrı cidden çok üzüyor herkezi.şöyle bakıyorum sosyalist partiler haricinde hiç bir parti kalkıp destek vermiyor.insanlar hakkını savunun ca bu ülkede suçlu oluyor neden se.herşey sendika da bitiyor aslında patronlar dan yana patronlardan emir alan sendikalar yerine işçi lerin kuracağı türkiye genelinde bir sendika olması herşeyi değiştirir bence çözüm işçilerin kendi sendikalarını kurmasıdır bence.

Yergin
20-01-2010, 10:11
Merhaba 17 ocak ta ki miting e gittim ve izleninim işçinin genel grev istemesi türk-iş in ise bu konuda hiçbirşey söyleyememesi.insanlarıın açlık grevine gitmesine rağmen hükümetin bunlar siyasi gibimsinden umursamaz tavrı cidden çok üzüyor herkezi.şöyle bakıyorum sosyalist partiler haricinde hiç bir parti kalkıp destek vermiyor.insanlar hakkını savunun ca bu ülkede suçlu oluyor neden se.herşey sendika da bitiyor aslında patronlar dan yana patronlardan emir alan sendikalar yerine işçi lerin kuracağı türkiye genelinde bir sendika olması herşeyi değiştirir bence çözüm işçilerin kendi sendikalarını kurmasıdır bence.

O bir çözüm değil sayın Burak_ank,

Çünkü işçilerin kuracağı bir sendikayı yine bir işçi yönetmez, patron yönetir. Biri seçilir ve patron olur. Adına da sendika başkanı denilir. Sonra bu firmalarla anlaşır, işçilerden aldıkları paralarla ki yanlış bilmiyorsam bir maaş alıyorlar, üsküdarı geçer işçilerde böyle meydanlarda rezillik çeker.

Bu eylem yapan TEKEL işçileri haklılar haksızlar bilemem ama hükümetin artık bu zor durumda kalmalarına bir dur demesi lazım.

Saygılarımla

UlulElbab
22-01-2010, 22:42
Öncelikle Genel manzarayı özetlemekte fayda var;

Konuyu mümkün olduğunca geniş ele almak işin bazı sorular ile açmak istiyorum;

1961 Anayasası Örgütlenme ve İşçi hakları konusundan ne gibi şartlar sunuyordu?

Acaba Sendikacılığın ülkemizde ki durumu tatmin edici mi?

Kapalı Gümrük Duvarları 80'lere kadar Türkiyeye neler kazandırdı? ne kaybettirdi?

Sermayenin konumu ve yapısı nasıldı?

1982 Anayasası örgütlenme ve Emekcilerin haklarından neleri götürdü?

Özalla birlikte gelen "Yeni Ekonomik Model ve Özelleştirme"

Ülkeye ne gibi fayda/zarar getirmiştir?

cenker
24-01-2010, 13:44
demokrasiymiş.tekel işçilerini işden çıkarırken 200 milyon dolara sattığınız tekeli alan kişi 900 milyon dolara sattığında halka mı sordunuz?kendileri 9 milyar alırken işçileri 700 milyona layık görmek demokrsi midir?madem ülke fakir vekillerde ona göre maaş alsınlar.

işin komiği tekel işçilerini ideolojik davranmakla suçluyor tayyip.tekel işçileri de ideolojimiz yok diyor.biz beyinsisiz demek gibi bir şey.

Squall
25-01-2010, 22:37
Tayyibe oy veren ellerini kesiyorlarmış şimdilerde..eden bulur..bir halk hakedildiği ölçüde yönetilir diye boşuna dememişler..trajikomik!!!

CasterTroy
26-01-2010, 16:58
Tayyibe oy veren ellerini kesiyorlarmış şimdilerde..eden bulur..bir halk hakedildiği ölçüde yönetilir diye boşuna dememişler..trajikomik!!!
Chp'ye oy veren Kent AŞ işçisinin durumu çok mu farklı oldu? Reziller arasından bir rezil seçmek durumundasın. Hangisini seçtiğinin bir önemi yok.