Orijinalini görmek için tıklayınız : Mevcut TEVRAT saçmalıklarla doludur...
Yahudi ve Hristiyan kardeşlerimiz,İslamiyet ve Kuran eleştrildikçe , bıyık altından gülüp;tatlı tatlı el oğuşturuyorlar gibi gözüküyor..
Şimdi ; Kitab-ül Mukaddes' e bir bakalım..
Yaratılış 1/1 : "Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı."..!!..??
Satır bir ; falso biiir.
Yerin,yani dünyanın yaratılışı ile göğün, yani evrenin yaratılışı asla aynı zaman dilimi içerisinde telaffuz dahi edilemez.
En basit kabullerle yer,big beng' den takribi 10 milyar yıl sonra oluşmuştur.
Atmasyondaki,yanılgının ufacıklığına bak... 10 milyar yılcık....Olur canımm..mühim değil ağabey..!!
1/14-15 : " Tanrı şöyle buyurdu ." Gök kubbede gündüzü geceden ayıracak,yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun.Belirtileri,mevsimleri , günleri,yılları göstersin."Ve öyle oldu..
1/16 :" Tanrı büyüğü gündüze,küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı."
Beh breh kardeşim ; beh bre...
Şu Tevrat'taki uyduruk Tanrının şaşkınlığına ve atmasyonuna bak !...
1/1 'de dünya ve kainatı aynı anda yaratmıştı (..!.??..)..Ardından da 1/14-15 'de ışık istedi , 1/16 ' da dünyanın yaratılışından sonra güneşi yarattı..İlaveten ve de lütfen de gece için ayı..!!!
Aman Rabbim..Aklıma mukayyet ol...Şu bilimselliğe , şu gerçekliğe bak..
Vay zavallı Tevrat vay..
Hangi ellerde hangi uydurmalarla yazılmışsın..
Kitaba bak yahu..Daha evrenin yaratılış sırası hakkında adam gibi bir sav ortaya koyamıyor..Birde bu kitabı,Yaratan yazdırmış mışşş...
Bu garip Tevrat'da daha dakika 1 - gol 1 vaziyeti..
Bizim eski milli takım sanki....
Sabredin okuyun sevgili kardeşlerim,okuyun Tevratı..
Sabredip okudukça,ilahi diye asırlardır yutturulan bu kitapda daha ne saçmalıklar göreceksiniz..
Okuyun...okumak iyidir..
Yeterki ; at gözlüğünü çıkarın gözünüzden..Ön yargısız , mantıkla ve bir İlahi Kudret'in bu zırvalıkları anlatmıyacağı,bu anlatılanların onun adına uydurulmuş olduğunu anlıyacak ferasetle okuyun..
Kuran ve İslamiyet eleştirilirken el oğuşturan Aziiiz ve Muhterem Yahudi ve Hristiyan dostlarımız...
Önce kendi kamburunuza bakın,sonra başka gözlerdeki çöpü arayın..
Kusura bakmayın , azıcık burktuk sizi ..Üzgünüm....
merhaba,
Bütün dinler ve kitaplari celiski ve palavralarla doludur.
Dinlerden muaf olanlar ellerini ogusturup biyik altindan gülmeye devam edebilir anlasilan.Ne mutlu bize.
------------------------------------
na istin panta kala
Tevrat saçmalıklarla dolu da Kur'an çok mu iyi....O da saçmalıklarla dolu....Ama hafif Arap/islam yanlısı ve Arabın dini islama hafif sempatisi olup da yine de ateist ve seküler görünmeye çalışan,belki de olan, insanların bir uğraşıdır bu yöntem...islamı yine de "mevcut en mükemmel din" olarak gösterme uğraşı...Halbuki islam gerek spiritüel/ruhsallık manasında gerek öğreti bazında en aşağı seviyede ve en sığ olan dindir....Bu, bütün dinlerin Kutsal Kitaplarının tümü tek tek okunarak görülebilecek niteliktedir...Tevrat'ın hiç değilse bir "sistemi" vardır,sıkıcı da olsa sağlam bir "içeriği" vardır....Hiç değilse Kur'an gibi daldan dala konudan konuya atlamaz...Biçimsel ve içeriksel yönleri Kur'an kadar rezalet değildir..Hatta biçimsel ve içeriksel olarak "başarılı bir eserdir" bile diyebiliriz Tevrat için
Kur'an'a gelince:
"İçerik ve Biçim Olarak Kur'anın Özellikleri "
http://www.islamiyetgercekleri.org/kuranozellikleri.htm
Üstelik bu konunun "islam dışındaki dinler" bölümünde açılması gerekmez miydi?
Tevrat'ta bahsettiğiniz bu bölüm hristiyanlarca iki türlü yorumlanır...
Birinci grup "old earth creationist" diye bilinir...
İkinci grup "young earth creationist" diye bilinir..
Söylediğiniz "ışık" kelimesiyle güneşin mi yoksa başka bir şeyin mi kastedildiği bu iki grup arasında tartışılır...
Bu ayetlerin(Genesis) tek tek çok geniş yorumları:
Detaylı Old earth creationist yorumları:
http://www.godandscience.org/youngearth/genesis1.html
http://www.godandscience.org/apologetics/day-age.html
http://www.godandscience.org/youngearth/dayagedefense.html
http://www.godandscience.org/youngearth/youngearth.html
Young earth creationist yorumları ise aşağıda görülebilir...
http://www.answersingenesis.org/home/area/faq/genesis.asp
Deep,
Aldostunun İslamı savunan bir ifadesini göremedim yazısında. Bu saldırganlığın neden?
Üstelik sen Hinduizmi benimseyen bir insansın. İncili savunma çaban, bir süre bu dine yakınlık hissetmenden kaynaklanabilir mi?
Deep,
Aldostunun İslamı savunan bir ifadesini göremedim yazısında. Bu saldırganlığın neden?
Üstelik sen Hinduizmi benimseyen bir insansın. İncili savunma çaban, bir süre bu dine yakınlık hissetmenden kaynaklanabilir mi?
Sevgili Cem;
Yukarıdaki yazın beni biraz hayal kırıklığına uğrattı açıkçası...
Birincisi:
Aldostu'nun direkt islamı savunduğunu söylemedim...yukarıda yazdıklarımda ifademin oldukça anlaşılır olduğunu düşünüyorum...
İkincisi:
Yazımda herhangi bir saldırganlık yoktur..Saldırganlığı bende değil tam tersi bu malum"sempati" nedeniyle yukarıda sert biçimde ve argo diliyle yazı yazan kişilerde aramak daha mantıklıdır..
Üçüncüsü:
Yukarıda İncil ile ilgili bir yorumum yok...Tevrat ile ilgili bir yorumum var üstelik herhangi bir "savunma" da yok..Sadece bu konuda iki farklı düşünceyi savunan hristiyan sitenin linkini verdim bu argo diliyle yazılan sert yazının neticesinde
Dördüncüsü:
eski yazılarımdan görülebileceği gibi Tevrat'ı hiç sevmediğimi defalarca söylemiştim.....İncil ile ilgili düşüncelerimi de "islam dışındaki dinler" adlı bölümde "müslümanken hristiyan olanlar" adlı başlığın altında görebilirsiniz....Anlaşılacağı gibi İncile ya da bu dine herhangi bir sempatim yok içinde iyi öğretiler olduğunu söylemekle beraber İncil'i mantıklı ve profesyonelce eleştiren kitapları da israrla tavsiye etmişim ve ege sum ile tartışmışım...Bu dine yakınlık duyan biri herhalde bunu yapmazdı....
Sadece kendimce objektif bakmaya çalışıyorum...
Al birini vur ötekine.
Sonuçta din kitabı değil mi. Ne kadar güzel yazarlarsa yazsınlar saçmalamaktan kurtulamazlar. Çünkü savları herşeyi bildikleri. İşte aradan zaman geçince bilim ilerleyince bir halt bilmedikleri ortaya çıkar.
Ama din kitaplarının amacına hizmet etmede çok başarılı kitaplar olduğunu teslim etmeliyiz. Tüm din kitapları sahiplerinin cebini, küpünü yeterince doldurmuştur.
Deep,
Aldostunun İslamı savunan bir ifadesini göremedim yazısında. Bu saldırganlığın neden?
Üstelik sen Hinduizmi benimseyen bir insansın. İncili savunma çaban, bir süre bu dine yakınlık hissetmen[quote="Cem"]Deep,
Aldostunun İslamı savunan bir ifadesini göremedim yazısında. Bu saldırganlığın neden?
Sevgili Cem ;
Sağol , benim duygularıma , aynen tercüman olmuşsun.
Sevgili Deep ;
Önceki yazılarından takip edebildiğim kadarı ile ; dinler , inançlar konusunda kendini oldukça yetiştirmiş ; bir çok şeyi aşmış bir insansın zannediyorum..
Sadece bu topik altında Cem'e verdiğin cevaplardan dahi bunu anlamak mümkün..
Eski dini inancın ne idi,bilmiyorum..Zaten Müslüman olmuşsun,Hristiyan olmuşsun,Yahudi olmuşsun hiç önemli değil benim için..İnsan ol,kültürlü ol,belirli ilkel militanlıkları aşmış ol..benim için kafi..zaten senin bu aşma noktasını çoktaan aştığını görüyorum..
Ama ,ah o eski sevdalarımız yok mu ? İşte o sevdalar,zaman zaman, istemeden de olsa bizi gerçeklerden azıcık saptırıyor..Ne de olsa eski aşk..Yaşanmış bir şeyler var inkar edilemiyecek..
Senin de eski inancın Hristiyanlık mı ; Yahudilik mi bilmiyorum ama, farkında olmadan hemen Tevratı müdafaaya geçivermişsin..Ben Kuran'ı methetmedim ki ;hemen gardını aldın..
Sevgili sanal Dostum,
Ben senin gibi bu konularda araştırması,derinliği olan insanları bulduğum için, yaklaşık 3 haftadır bu sitenin tiryakisi oldum..
Senin yaşını bilmiyorum ama, yaklaşık 35 - 40 yıldır ben bu konuları okurum..Ben yazının girişinde de belirttiğim at gözlüğünü onlarca yıl önce çıkardım gözümden Kuran'ı okurken..Bütün dini kitapları ,yıllar önce hayatımdan fırlatıp attığım , at gözlüksüz olarak okurum..
Belirli düzeyde olan bizler,bu konularda yıllardır okuruz,araştırırız,düşünürüz..
Ama bir gerçek var ki , ne kadar çok okumuş, ne kadar alim (!) olursak olalım ; vardığımız sonuçlar ; sadece ve sadece bir zan ve vehim..
Kimler geldi geçti, binlerce yıdır..
Kim çözdü ki bu sırrı , sen çözesin-ben çözeyim..
Din mi doğru..iman mı doğru..Musa mı konuşmuş Rabi ile , İsa mı mesaj getirmiş babasından.. "Sen..sen olmasaydım yartmazdım bu kainatı.." mı demiş Allah'ı Muhammed'e.?..
Yoksa ateistler mi bulmuş doğruyu..eya deistler mi..panteistler mi..veya en enteistler (..!..) mi.. Veya Hinduizm mi en doğrusu veya bir başka doğu dini mi veya Manitu mu gerçek yaratıcı(..?..)
Bilemem ki..Kimsenin bildiğini de zannetmiyorum..
Hepimizinki,bir zan bir iddia..
Yeter ki,terbiye sınırları içinde , dinleri,kitapları inceliyerek,irdeliyerek ; ama birbirimizi incitmiyerek birşeyleri tartışalım..vee birbirimizden fikren birşeyler kapalım..
Tahsilini,kültürünü ,yaşını bilmiyorum ; ama bütün bunlarda belli doluluklarını görüyorum Sevgili Sanal dostum..
Tatlı tatlı , inceliklerle ,yeri geldiğinde esprilerle süslenmiş tartışmalarda görüşmek ümit ve temennisiyle..
Bütün dostlarıma,sağlık ve esenlik dilerim
den kaynaklanabilir mi?
Arkadaşlar ;
Öncelikle bütün kutsal bilinen ve inanılan kitaplara hakkını vermek gerekir..
Günümüzde kitaplar okunma ya da satış-baskı sayısıyla değerlendiriliyor..
Sizin için çok güzel-çok değerli olan kitap 10.000 satar da , beğenmediğiniz bir kitap milyonu aşabilir..
İncil , Kur'an ve Tevrat' da dünyada en çok okunan kitaplardır..
İkinci olarak unutmayalım ki bu kitaplara büyük bir inançla bağlı olan ve yüksek duygular içinde olan milyarlarca insan var..Bu forumda da üyelerin çoğunluğunu bu kitapları mukaddes bilen insanlar oluşturuyor..
İçlerinde bulduğumuz yanlışlıklar,çelişkiler,mantıksızlıklar veya kabullenemediğimiz şiddete davetiye çıkaran ayetler ;
bu kitaplara değil ama inançlara,düşünce ve görüşlere duyulması gereken saygıdan dolayı okuyan inananlarını incitici,rencide edici, alay ve aşağılama içeren yazılar yazmamıza sebep olmamalıdır...
Doğruları yazacağız,aydınlatma çabalarımızı sürdüreceğiz ama karşımızdaki farklı görüşe de iddiamızı yanıtlama,savunma imkanı bırakacağız..Yani ele aldığımız konu tartışmaya açık olabilecek..
Örnek olarak;
"Hristiyan ve Musevi arkadaşlara sorular" başlıklı yazımda hiçbir aşağılama,alay,küfür vs.olmadığı halde,ciddi ve seviyeli bir yazı kaleme aldığım halde;
Ege-sum kardeşimiz alınıyor,beni samimi bulmadığını ve o yüzden cevaplamadığını söylüyor..
Siz varın Ege-sum'dan daha hassas arkadaşları düşünün..
O nedenle Deep arkadaşımızın , "gerçekte ateist olduğu halde İslam'a veya Arab'a hafif sempatisi olan" sözünü doğru bulmuyorum.Gerçek yaşamında öyle davrananların olması doğaldır ancak sanal alemde hiç kimsenin böyle bir duygu ile hareket edeceğine ihtimal vermiyorum..
Ancak şu olabilir :
Forumda tansiyonu yükseltmek,ortamı kızıştırmak için variasyonlar içinde olanlar olabilir.Teknik olarak bilemiyorum ama herhalde mod.'lar bunu anlayabilirler..
Ya ben Tevrat'tan ilginç örnekler yazmayı düşünürken sayfayı doldurdum..Neyse daha uzun oldu mu okumuyor arkadaşlar haklı olarak.Uzun yazılar sıkar insanı..Daha sonra yazmak üzere esen kalın..
MUSA'nın RABBİ'nin GÜCÜ NE..?..
Merak ediyorum..eni ne , boyu ne ? Kilosu kaç?..
Günde ne kadar iş yapabilir ve ne kadar iş yapınca yorulur ? :(
Sorum Tevrat'a dayanıyor..
Tevrat-Yaratılış'ta
1/3 .:Tanrı,"Işık olsun" diye buyurdu ve ışık oldu.
1/4 .:Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.
(Tanrı'sının kudretine bak... Görmeden önce ışığın iyi olup olmadığını anlıyamıyor...hey tanrım hey!...Kurban olayım sana....)
1/5 .: Işığa "Gündüz" , karanlığa "Gece" adını verdi.akşam oldu , sabah oldu ve ilk gün oluştu.
diye ilk günden başlayıp,sırası ile
2. Günde "Gök"'ü
3. Günde "Karaları,denizleri,bitki,tohum ve otları,meyveleri"
4. Günde " Güneş,ay ve yıldızları"
(Başta 1/5'de 1.gün , ışığı-güneşi yaratmıştı ama güneş maya tutmadı herhalde,4.gün tekraren ve daha sağlamca yarattı..( ! )..
5. Günde " Sulardaki canlıları ve gökyüzündeki kuşları"
6. Günde de"1/26 .:İnsanı kendi suretimizde,kendimize benzer yaratalım"
der ve insanı yaratır..
Eee... Bunca iş ... Yoruldu Musa'mızın Tanrısı.
Az da iş yapmadı doğrusu..
Biraz dinlensin bakalım..
Ve netekim (Evren Paşamızın kulakları çınlasın..o'nun klasik lafıydı bu..Yeri gelmişken ,başta sevgili Deep arkadaşımız olmak üzere arkadaşlarıma bilgi olarak sunayım.Teknik adam olmakla birlikte güzel türkçemizi ,iyi bilirim..Burada olduğu gibi nitekim yerine -netekim yazışım Paşa babamızın böyle söylemesindendir.Arada - çok sevdiğim halk ağızı ile yazdığım-A'bey-Ağbi-Pirefesor- canım karşim - vb. laflar yazıya biraz espri ve akıcılık katmak ve neşelendirmek içindir.Başka tarafa çekilmeye..)
Eveet ve netekim dinlenmeye de karar kıldı Tanrımız..
2/2.: Yedinci güne gelindiğindeTanrı yapmakta olduğu işi bitirdi.Yaptığı işten o gün dinlendi.
2/3.:Yedinci günü kutsadı.Onu kutsal bir gün olarak belirledi.Çünki tanrı o gün yaptığı,yarattığı bütün işi bitirip dinlendi.Şimdi baştaki sorumu tekrarlıyorum :
Musa'nın Rabbi'nin fiziki gücü ne ?
Ne kadar iş yapınca ve ne kadar yük kaldırınca yorulur ?
Tevra'ta gönülden bağlı sevgili Musevi ve Kitab-ı Mukaddesi tümüyle tasdik eden sevgili Hristiyan kardeşlerime sordum bu soruyu..
Son sorular..
Tanrı hangi gün istirahat etti ?
İstirahat şekli neydi..?
Sinemaya giderek mi..yatıp uyuyarak mı?.. Nasıl..?
Mısır'da köle düzeninde haftada 7 gün çalıştırılan garip İsrailoğlu adına uydurulan bir Tanrı , elbette istirahati düşünmeliydi ve düşündü de..
Tanrı ondan , Musa'dan razı olsun..İstirahat kavramını dinen resmileştirdi..
Hayırlı olsun Musevi kardeşlerime..
dinlenme illaki yorgunluktan sonrası için mi kullanılır.
işini bitirdi ve boş kaldı anlamında kullanılmıştır.
senin bir işini hiç yorgunluk duymadan bitirip, tatile çıktığın olmuyormu?
ikincisi yer ve göğün aynı zaman diliminde ifade edilmesini eleştirmişsin. 2. yazında göreceksinki gök 2. günde yaratılmıştır. yani ayrı bir zaman diliminden bahsetmektedir. kendi yazdığınla cevap vermişsin zaten . birde 1 gün bizim bildiğimiz bir gün değildir.
syg
Hoara kardeş;
Burada vurgulanmak istenen insani özelliklerdir ve Tevrat'ın tanrısında bu insana benzetilen tasvirlere çok rastlamaktayız..
Neticede 10 emir haricinde elimizdeki Tevrat'ın tanrı sözü olmadığı açıktır..
İnsan eliyle yazılan 2500-3000 yıl öncesi bir kitapta bu hataların olması normaldir..
Örneğin bugünkü çevirilerde dahi düzeltelimeyen yani mecazi ya da ikna edici bir anlama sokulamayan Mısır!dan çıkış öncesi Tanrının emirlerine bakarsanız İsraillilerin Mısırlıları altın,gümüş vb.toplayarak soymaları istenmektedir
Bu ise okuyanlara ters gelmektedir..
Benzer örnekler çoktur.Örneğin yine çıkış öncesi Musa'nın haksız yere bir Mısır'lıyı öldürmesi ve onu gizlice gömerek gizlemesi gibi..
İnsan eliyle yazılan kitapların ne derece kutsallığı olabilir?
Yaratılış 1/1 : "Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı."..!!..??
Satır bir ; falso biiir.
Yerin,yani dünyanın yaratılışı ile göğün, yani evrenin yaratılışı asla aynı zaman dilimi içerisinde telaffuz dahi edilemez.
En basit kabullerle yer,big bang' den takribi 10 milyar yıl sonra oluşmuştur.
Sevgili Hoara ;
Gördüğün gibi ,kitabın yazıyor ; en başında( sırasız-aynı anda) göğü ve yeri yarattı diye.
Yazım bilgisi ve mantık 1/1' deki ifadede bunu anlatır.
Ama seversen,inanırsan tabiki hata görmezsin..
Din kitaplarını okuyanların durumu , tıpkı şu halk deyişindeki gibidir.
Bu okuyan (esprili söylemle..) farketmiyor,Müslümanı-Yahudisi_Urumu.için
Öykü şu...
Mecnun,Leyla için yanıp tutuşurmuş..
Hayatı alt üst olmuş bu sevdadan,yanmış kavrulmuş..
Leylayı'da bir görsen son derece vasat,hiç bir dikkat çekici güzelliği yok.. Aksine biraz çirkin dahi denilebilir..
Dostlarından biri,arkadaşının aklını başına devşirmesine yardımcı olmak ,onu kendine getirmek gayesi ile :
Yahu Mecnun !..Bu senin Leyla pek de güzel biri değil..İşte...gözü azıcık şöyle şaşı,bacağı biraz böyle çarpık v.s. anlatır
Mecnun'un verdiği cevap bütün din bağımlılarının ve bütün aşıkların aşk sarhoşluğunu çok güzel anlatır ...
Ahh..Kardeşim..Sen onun güzelliğini bir de benim gözümle görsen...
Kitabını sevdin mi , ki sevenleri asla aşağılama gayreti içinde değilim...
Tıpkı Mecnun gibi , sevdiğinin şaşı gözü sana ahu gözü , çarpık bacağı efes sütunu görünür..
Bir türkü..( Sevda olmasaydı da,gönüle dolmasaydı......) smile146
Sevgili Pante;
Yine o güzel mantığın ve engin dini araştırmanla,benim vermek istediğimi yakalayıp,Hoara kardeşimize göremediğini göstermişsin..
Hoara kardeş;
Burada vurgulanmak istenen insani özelliklerdir ve Tevrat'ın tanrısında bu insana benzetilen tasvirlere çok rastlamaktayız..
Neticede 10 emir haricinde elimizdeki Tevrat'ın tanrı sözü olmadığı açıktır..
İnsan eliyle yazılan 2500-300 yıl öncesi bir kitapta bu hataların olması normaldir..
Daha epey falsolar yazacağım işlerimden fırsat buldukça..
Dinlenme illa yorgunluktan olmazmış,işi bitmişmiş..
Tanrı'yı insan mantığı ile değerlendirme..
Ne kadar çapsız Tanrılar bunlar..
Dini kitaplar,bizler için bitmez tükenmez bir hazine..
Halk deyimi ile...Maden...İstediğin yerden vur kazmayı..bulursun madeni..
Kurguları zayıf..Mantık dizinleri kopuk..
İnananlar,sevenler..mutlu olun..
Sizler vurulmuşsunuz Leyla'larınıza.. onun gözü şaşı olsa ne olur..bacağı çarpık olsa ne olur..
Sevmek de bir ayrı güzel be Pante....
Sevgili Aldostu;
"Hristiyan ve Musevi Arkadaşlara Sorular" başlığımda değindiğim konulara kaçamak cevap verildiği ya da cevap verilmediği için , o bölüme yazmayı düşündüğüm çelişkili konulardan bazılarıyla yazına destek vermek istedim.
Daha ziyade Kur'an'a eleştiri yağdırılır bu forumda ama benim fikrim yine Tevrat'ın çok daha fazla eleştiri yanı olduğudur..
Örneğin;
Firavundan İsraillileri Mısırdan çıkmaya razı etmek için Tanrı der ki;
"Sizi kurtuluşa erdireceğim,suları kana çevireceğim"
Bütün sular kana dönüşür,Firavun İsraillileri bırakmaya söz verir,sular düzelince sözünden döner..Tanrı bilememiştir..
Bu defa bütün Mısır'ı kurbağa ile dolduracağını ve Firavun'un halkını salacağını söyler.Mısır'da her yer kurbağa ile dolar.Firavun söz verir.Kurbağalardan kurtulunca sözünden cayar.Tanrı yine bilememiştir..
Ardından sivrisinek felaketi--aynı durum--Tanrı bilememiştir yine..
At sineği felaketi ---durum aynı..
Mısırdaki hayvanların ölümü --- durum yine aynı..
Çıban felaketi --- Yine aynı senaryo .....İsraillilerin Tanrısı inatlaşıyor;
Bu defa dolu felaketi ---Firavunun inadı daha fazla --Yine olmuyor..
Çekirgeleri bela ediyor Mısır'a ---- Yine fayda vermiyor..Ne yapsa acaba;
Bu arada ne hikmetse İsraillilerin yaşadığı köye hiçbirşey olmuyor..
Bu kez Tanrı Mısır'ı 3 gün karanlığa boğuyor..Tabi İsraillilerin olduğu köy aydınlık :) Nasıl oluyorsa!!
Sonunda Tanrı çareyi Mısır'da bütün ilk doğan çocukları ve hayvan yavrularını öldürmekte buluyor..Evet yanlış duymadınız..Ne kadar yeni doğmuş bebek ve hayvan yavrusu varsa Tanrı onları katlediyor..
Tevrat/Çıkış
29 Gece yarısı RAB tahtında oturan Firavun'un ilk çocuğundan zindandaki tutsağın ilk çocuğuna kadar Mısır'daki bütün insanların ve hayvanların ilk doğanlarını öldürdü.
30 O gece Firavun'la görevlileri ve bütün Mısırlılar uyandı. Büyük feryat koptu. Çünkü ölüsü olmayan ev yoktu.
Bunun üzerine Firavun İsraillilere Mısır'dan çıkmaları için izin veriyor..
Ya işte Tevrat'ın tanrısı budur arkadaşlar! Tanıyın ırkçı-faşist Yahve'yi..
Sevgili Pante ;
Neticede 10 emir haricinde elimizdeki Tevrat'ın tanrı sözü olmadığı açıktır..
İnsan eliyle yazılan 2500-3000 yıl öncesi bir kitapta bu hataların olması normaldir..
İnsan eliyle yazılan kitapların ne derece kutsallığı olabilir ?
Diyorsun ; burada ayrılıyorum senden...Hiçbir satırı Tanrısal kelam olmadığı gibi , Evamir-i Aşare'de tanrısal değil...
Ama ,bahsi geçen 10 emir insanlara doğru ve düzgün şeyler sıraladığı,tavsiye ettiği için tanrısal geliyor..
O kadar saçma sapan bir hikaye ve tarih kitabı ki...
İçindeki 3-5 düzgün satır bazılarınca böyle algılanabiliyor..
Bilirsin Süleyman'ın Meselleri'(Özdeyişleri)nde de var çok güzel nasihatler..
Ama asla tanrısal değil..
Dinlerin en büyük saçmalığı,zamanında Peygamberlerinin ,şimdi de dinini sevenlerin açmazı, bu laflar edilmeden önce sanki o doğrulukda,o güzellikte laf yoktu , söylenmemişti , söylenemezdi..
Bu kelamlardan çook önce çook daha güzel söylemler vardı..
Tevrat kutsal bir kitap değildir,elden çıkma ve de öyle ahım şahım bir eser de değildir..Baştan aşağı falsolarla doludur..
Hani kuran için "arapça değil mi,uydur uydur söyle kardeşim" denir..
Tevrat'ta da elini kulağının arkasına atıp,az yükseğe çıkan,"Eyy İsrailoğlu..Rab bana dedikii..." diyen onlarcası ,uydurup uydurup atmış İbranice...
Bir de bunun içindeki şifreleri arayıp buldular da, çok mühim olayları aydınlattılar ??!!..
Şimdi de Tıbbiyeli Kuran uzmanı kardeşimiz Ömer,ne cevherler çıkarıyor Kuran'ın içinden..Demir'in kimyasından,kömürün cevherine kadar..
Kardeşim,ben de işime gelen bir uyduruk sistemetik kurar -ALDOSTU Allahın Peygamberidir- diye şifre çıkartırım her iki kitaptan..
Selam ederim sevgili kardeşlerime smile97
Burada vurgulanmak istenen insani özelliklerdir ve Tevrat'ın tanrısında bu insana benzetilen tasvirlere çok rastlamaktayız..
selamlar panteidar
anlatımlarda insani özelliklerin olması:
1-tanrının isteklerini,amacını,söylediklerini vs kavramaya yardımcı olmak
2-insana tanrı ruhundan verilmiştir. yani mutlak tanrısal sıfatlar insanda kısmen vardır. yaratma,sevgi,nefret vb
Neticede 10 emir haricinde elimizdeki Tevrat'ın tanrı sözü olmadığı açıktır..
İnsan eliyle yazılan 2500-3000 yıl öncesi bir kitapta bu hataların olması normaldir..
tevrat babil sürgününden sonra yazıya dökülürken elbette bazı hatalar yapılmıştır. ancak rab dediki diye başlayan paragraflar tanrı sözüdür.
kuranın zaten tevratın dogrusunu dogrulamak gibi bir amacıda vardır. bu yüzden tarihsel anlatımların hatalı olabileceğini göz önüne alıyorum.
Örneğin bugünkü çevirilerde dahi düzeltelimeyen yani mecazi ya da ikna edici bir anlama sokulamayan Mısır!dan çıkış öncesi Tanrının emirlerine bakarsanız İsraillilerin Mısırlıları altın,gümüş vb.toplayarak soymaları istenmektedir
evet örnekleri çogaltabilirsin. ancak bu tip olayların özünü anlamaya çalışırken yazıya dökülme aşamasında benzer ama yanlış bir kelimenin kullanılma ihtimalini düşünerek başka bir anlatım olabileceğini düşünüyorum. bir daha söyleyeyim tevratın tamamına sahip çıkmıyorum eleştirilebilinir ancak rab dediki paragraflarına karşı daha dikkatliyim.
senin eleştirin üzerinden anlatmak istediğimi netleştirmeye çalışayım.
çıkış bab12/35 ayette altın şeyler istediler diyor yani mısırlılardan istek var hırsızlık yok ama 36. ayette böyelce mısırlıları soydular kelimesi kullanılıyor. anlatımda benzer ama yanlış bir kelime kullanılmakla beraber burada hırsızlık sonucu değil isteme sonucu onların malını aldıkları bir nevi onları soydukları anlaşılıyor.
Benzer örnekler çoktur.Örneğin yine çıkış öncesi Musa'nın haksız yere bir Mısır'lıyı öldürmesi ve onu gizlice gömerek gizlemesi gibi..
musa bir elçidir ve elçiler günahsız olmaz diye bir kural yoktur. kimse musanın birini öldürmesini sahiplenmiyor. Allah dahil
mısırdan çıkıştan önce mısıra verilen belaları Allah'ın bilememesi diye eleştirmişsin.
çıkış bab3/19- ben bilirim ki mısır kralı kuvvetli el ile olsa bile size izin vermeyecektir 20-ve elimi uzatacağım ve mısırı harikalar ile (tüm musibetlerden toptan bahsediyor) vuracağım ve sizi ondan sonra salıverecektir. bab7/1-5 bakabilirsin
bab7/22-rabbin söylediği gibi firavunun yüreği katılaştı
bab8/10-bilesinki Allah'ımız rab gibisi yoktur derkende bunun sebebi için bir fikir verir.
ilk doganların öldürülmesi konusunada daha sonra değiniriz.
selam aldostu
tekvin bab1/1 de gökleri ve yeri yarattı derken bir zaman dilimi vermiyor. üst başlık atıyor gibi düşünebilirsin. zaman dilimi seninde yazdığın gibi daha sonra belirtiliyor. lütfen biraz daha insaflı bir eleştir.
dinlenme konusunda söylediklerimin geçerli olabileceğini sende farketmişsin ki çırpınma içinde gördüm seni. tanrının bazı vasıflarını anlayabilmek için tabiki insan kalıpları içinde düşüneceğim. bu tanrının tüm vasıflarını insan kalıbına sokuyorum anlamına gelmez
syg
Sayın Hoara'ya hristiyan ya da musevi olmadığı halde en azından bu konuda görüşünü aksi yönde belirterek, samimiyetini kanıtladığı için teşekkür ederim...
"Dinlenme" konusunda Hoara'ya katılıyorum...Eğer bir kitap ya da metin eleştirilecekse "mantıklı" ve konuya hakim olarak eleştirilmelidir yüzeysel olarak değil....Tevrat ve İncil'i bilgili/konuya hakim olarak eleştiren kaynakları daha önce başka bir bölümde vermiştim..
Peki hristiyanlar bu "dinlenme" konusunda ne diyor?
İlgilenen okuyabilir:
http://www.kutsalkitap.org/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=237
Sayın Aldostu;
Yukarıda benim için yaptığın yorumlardan dolayı teşekkür ederim...Eski dini inancım bu forumdaki çoğu kişi gibi müslümanlık idi bunu da belirteyim..
ilk mesajımın altında yaptığım yorumlardan anladığım kadarıyla yukarıda verdiğim linkleri okumamışsın..
genesis yoruma çok açık bir bölüm...Yorumla, genesis'i "yanlışlarla dolu" da ilan edebilirsiniz, Anthony Flew'un (ateist iken Deist olan) bir söyleşisinde dediği gibi "değişik yorumlama biçimlerinde bilimsel özellikte olduğu dahi kabul edilebilir" şeklinde aşırı noktalara da ulaşabilirsiniz...
Genesis inançlı yahudilere ve hristiyanlara göre MÖ1350 yıllarında verilmiş bir bölüm...O dönemin bilim seviyesi günümüzdekine benzer olmadığı için çok basit ifadelerle insanların anlayabilecekleri biçimde anlatmış olabilir belki....(en azından bazı hristiyanların böyle yorumladıklarını gördüm)
Tabi ki eleştiri olması lazım...Ancak konuya hiç hakim olmadan yapılan eleştiriyi gerçek anlamda eleştiri olamaz..
Aynı Tanrı'nın dinlenme örneğinde olduğu gibi...Mesela bu dinlenme konusundaki eleştirin, kullanılan İbranice kelimeyi ve tam anlamını bilmemenden kaynaklanıyor..(yukarıda gösterdiğim link)
Panteidar;
Gerçekten daha ayetleri okumadan kelimenin tam manasıyla çalakalem yazmışsın...İlk önce ayetleri bir okuyun ondan sonra eleştirin...
Peygamberlerin günahlı olması ile ilgili daha önce sorularını cevaplamaya çalışmıştım...
Evet Musa birini öldürdü..Ama Tevrat'ı dikkatli oku...Tevrat'ta peygamberler için dahi "Ama şu şu peygamber Rabbin gözünde kötü olanı yaptı" şeklinde ifadeler bulunmaktadır..(Tevrat'ta arayıp bulabilirsin) Ha Şöyle olsaydı, Tevrat bu peygamberlerin yaptıklarını onaylıyor olsaydı o zaman haklı olurdun..Ancak şimdi senin yorumlarını Tevrat'ın Tanrısı da paylaşıyor...:)),
"Soyma" sözcüğü eğer ayetleri incelersen "gönüllü soygun" niteliğindedir..Mısırlıların rızası ile olmuştur...Yani İbraniler istemiş onlar vermiştir...Bunu belirtmek için "Onları soyacaksınız" ifadesi kullanılmış...Olay bundan ibaret..
Bu kez Tanrı Mısır'ı 3 gün karanlığa boğuyor..Tabi İsraillilerin olduğu köy aydınlık ""Nasıl oluyorsa!!
Mucizelere inanmıyorsan Kur'an'da İsa'nın yaptığı mucizelere de inanmaman/eleştirmen gerekir ve bütün dinleri+ ruh kavramını+inanış biçimlerini eleştirmen gerekir...Materyalist olman gerekir...Ancak anladığım kadarıyla materyalist değilsin..
Sonunda Tanrı çareyi Mısır'da bütün ilk doğan çocukları ve hayvan yavrularını öldürmekte buluyor..Evet yanlış duymadınız..Ne kadar yeni doğmuş bebek ve hayvan yavrusu varsa Tanrı onları katlediyor
bu sadece Tevrat'ta anlatılan bir hikaye değil....
Yazdığın, Tanrı'nın bilmemesi ile ilgili eleştiriden de ayetleri dikkatli okumadığın ve çalakalem yazdığın anlaşılıyor...
Hoara ilgili ayetlerden bazılarını göstermiş:
çıkış bab3/19- ben bilirim ki mısır kralı kuvvetli el ile olsa bile size izin vermeyecektir 20-ve elimi uzatacağım ve mısırı harikalar ile (tüm musibetlerden toptan bahsediyor) vuracağım ve sizi ondan sonra salıverecektir. bab7/1-5 bakabilirsin
bab7/22-rabbin söylediği gibi firavunun yüreği katılaştı
bab8/10-bilesinki Allah'ımız rab gibisi yoktur derkende bunun sebebi için bir fikir verir.
Tanrı Mısır kralının kolay ikna olmayacağını biliyor..Ancak mucizelerini gösterip Tanrı'nın kim olduğuna/mucizelerine herkes şahit olsun diye her seferinde Firavun vazgeçiyor...bu yazdığımı Tevrat'ta ilgili bölümlerden okuyabilirsiniz..
Sevgili Deep ve Hora ;
Tevrat'ı çok iyi biliyorum.Hatta burada sizden çok daha iyi savunacak şekilde yorumlarda yapabilirim..
Tüm eleştirerek ortaya koyduğum konuları metafizik anlayışla ve derin duygusal ifadelerle izah edebilirim..
Çalakalem yazmamın sebebi ilk okuyanın anlayabildiği-görebildiği şekilde kitabın kimi kısımlarının ne kadar basit olduğunu vurgulamak içindir..
Yoksa aynı sizin yaptığınız gibi ya da benim yukarıda söylediğim izah tarzı ile Kur'an'a da yaklaştığımızda onda da her eleştirilen tarafı rahatlıkla savunabiliriz..
Yani burada objektif olmaktan,çifte standart içinde olunmaması gerektiğinden söz ediyorum..
Kur'an üzerine yapılan eleştirilerin hiçbirine siz dahil islamcı arkadaşlar dışında hiç kimse biraz olsun olumlu tarafından yaklaşmadılar..
Bazen ben arkadaşları biraz daha saygılı,karşı tarafı tartışmaya imkan bırakacak bir düzeyde eleştiri yapmalarını,rencide edecek şekilde bir tarzı bırakmalarını söylemiştim..
Ama sizin savunmaya kalktığınız Tevrat benzeri olaylarda ;
Ne Hz.Muhammed'in manyaklığı kaldı..
Ne sapıklığı kaldı..
Ne yalancılığı kaldı..
Allah için de söylemedik laf bırakılmadı aynı şekilde..
Hiç birinizin bunlara sesi çıkmadı..
Dolayısıyla burada bir haksızlık söz konusu..
İkisi de birbirine çok yakın özelliklerde ki iki kitabtan birine saygın yaklaşılıp diğerinin yerden yere vurulmasının mantığı yoktur..
Doğrusu kutsal kitapların tümüne aynı doğrultuda,aynı çizgide yaklaşmaktır..
Kaldı ki benim yazılarımda Tevrat ve İncil eleştirisinde saygı ölçüsü korunmuştur..
Tanrı Yahve için söylediğim söz aşırı gibi gözükse de ;
O insanlığın değil İsraillilerin Tanrısıdır ve İsrailliler haricinde tüm halklara karşı acımasız ve zalimdir..Dolayısıyla savunulacak bir tarafı yoktur...
panteidar
öncelikle saygı ve adil bir objektiflik konusundaki görüşlerine katılıyor ve benim deep ten ayrı olarak bir müslüman olduğumu belirtmek isterim ki yanlış anlama olmasın. ayrıca ne deep'in ne de benim seni saygısız diye algıladığımızı düşünmüyorum. takip edebildiğim kadarı ile sen hakaret etmeden eleştirebilen birisin. kutsallarıma senin ifade ettiğin tarzda hakaretlerin yapıldığını , bu forumu uzun süredir dikkatli şekilde takip etmediğim için görmedim. ne varki bazı ateistlerin ne yazık ki ne kadar acımasız ve seviyesiz olabildiklerini gayet iyi biliyorum. gördüğüm kadarı ile de özellikle cem ve mutelize forum kurallarının korunması konusunda ellerinden geleni yapıyorlar.
eleştirilere gelince dikkat edersen, deep ve ben metafiziksel bir savunma göstermedik. konuyu bağlamından koparmadan ve metnin kendi içindeki mantığına sadık kalarak açıklama getirmeye çalıştık.
üslubundan dolayı teşekkür eder , saygılarımı sunarım
çok resmi oldu :D
Tüm eleştirerek ortaya koyduğum konuları metafizik anlayışla ve derin duygusal ifadelerle izah edebilirim..
Cevaplarımızı okursan metafizik ve duygusal değil, tamamen mantıksal ve teknik olarak cevapladığımızı göreceksin..
Çalakalem yazmamın sebebi ilk okuyanın anlayabildiği-görebildiği şekilde kitabın kimi kısımlarının ne kadar basit olduğunu vurgulamak içindir..
Basit olduğunu iddia ettiğiniz kısımlar konuyla ilgili diğer ayetleri vermemenizden kaynaklanmış..
Ama sizin savunmaya kalktığınız Tevrat benzeri olaylarda ;
Ne Hz.Muhammed'in manyaklığı kaldı..
Ne sapıklığı kaldı..
Ne yalancılığı kaldı..
Allah için de söylemedik laf bırakılmadı aynı şekilde..
Hiç birinizin bunlara sesi çıkmadı..
Fikrime göre Musa örnek alınacak ahlaklı bir insan değildi,Davud örnek alınacak ahlaklı bir insan değildi, Süleyman örnek alıncak ahlaklı bir insan değildi, Muhammed de örnek alınacak ahlaklı bir insan değildi...Başka yerlerde Musa'yı da Süleyman'ı da eleştirdim...Muhammed'in de eleştirilecek o kadar fazla yönü var ki ne siz sorun ne de ben söyleyeyim..
Ama burada kişilerden değil Kitapta inanmamızı istediğin ayet yorumlarından konuşuyoruz....
İkisi de birbirine çok yakın özelliklerde ki iki kitabtan birine saygın yaklaşılıp diğerinin yerden yere vurulmasının mantığı yoktur..
Ben de tam size bunu söyleyecektim...
Şahsen bu cümleyi üzerime alınmıyorum...Bence bu cümleyi üzerinize alınması gereken sizsiniz...yazılarınızdan bir müslüman olduğunuz sonucunu çıkarıyorum...Açıkça söylense çok daha iyi olmaz mı?
daha önce Tevrat'a "rezil bir kitap" diyen bizzat bendim..hala öyle düşünüyorum Ama böyle düşünüyorum diye Tevrat'a saldırmak için araştırmadan daha doğrusu ayetleri bile okumadan yazılan yüzeysel büyük mantık kopuklukları bulunan yazıları da destekleyemem doğrusu...(aynı kriterler Kur'an için de geçerlidir)
O insanlığın değil İsraillilerin Tanrısıdır ve İsrailliler haricinde tüm halklara karşı acımasız ve zalimdir..Dolayısıyla savunulacak bir tarafı yoktur...
Peki Tevrat'ta bütün insanlığın Tanrısı olduğunu söylemesine ne diyeceksiniz? (biraz araştırın bunun gibi birkaç ayet vardı yanlış hatırlamıyorsam) Üstelik Kur'an'da İsrailoğulları için "sizi alemlere üstün kıldığımızı hatırlayın" der.....Ayrıca Kur'an'ın Tanrısı Allah kendisinin de Tevrat Tanrısı ile aynı kişi olduğunu söyler...Yani Tevrat Tanrısı ırkçı ise Kur'an Tanrısı da ırkçıdır..İsrailoğullarının zamanında alemlere üstün kılındığını bizzat Kur'an söylemektedir.....
Sevgili Deep ve Hoara ;
Öncelikle benim gözümde tüm tek Tanrıya inanan insanlar müslümandır..
Bunun açıklamasını ve Kur'an'a göre ispatını "Biz ne müslümanlar gördük" başlığının 24.sayfasında yaptım..
Dolayısıyla bu anlamda ben bir müslümanım..
Saygı ve objektiflik konusunda size karşı bir eleştirim söz konusu değil..
Sitenin genel tablosunu göstermeye çalıştım sadece..
Yazılarımın büyük kısmı İslam'daki yanlış anlayış ve inanışların eleştirisi üzerinedir..
Yazılarımı okuyan bir islamcı kardeşim ilk bakışta beni de ateistlerin safında düşünebilir..Genel görünümüm odur çünkü..
Ama yeri geldiğinde , haksız ve anlamsız eleştiriler karşısında, ister İslam'a yönelik olsun ister Musevi ya da Hristiyanlığa tavrımı koyar ve yanlışlığı belirtirim..
Sizin metafizik bakış açısıyla yaklaştığınızı da söylemedim..Yani istesek siz de bende aynı dinci kesimin yaptığı gibi daha duygusal ve metafizik yönden daha iyi de savunma yapabiliriz..
Peygamberlerin örnek alınıp alınamıyacağı konusunda bir yorumda bulunamıyorum..Çünkü o dönemlerin insan ve toplum karakteristiğini tam olarak bilmiyoruz..Bugün için haklısınız..
Ancak şunu söyleyebilirim, O dönemlerde yaşasaydım eğer;
Mısır'da azınlık durumunda ve ezilen bir halk olan İsraillilerin ve Musa'nın safında yer alırdım..
Yahudilerin saptırdığı dine karşı İsa'nın yanında olur mümkünse Romalılara karşı da mücadele verirdim..
Muhammed'in putperest düzene karşı açtığı isyana ben de katılırdım..
Tevrat'ın tanrısı kitabın genelinde İsrail halkının kurtuluşu için çalışmaktadır..
Tevrat çok yazarlı bir kitap olduğu için arada 1-2 istisna genel durumu değiştirmez..
Kur'an'da aynı Tanrı ele alınmakta ama sadece bir dönem için İsrail ulusunu üstün ulus yaptığı şeklinde yansıtmaktadır.Ama İslam dünyasının Tevrat'taki çelişkilere ise "tahrifat" mantığı ile yaklaştığını hatırlatırım..
Tevrat'taki dar kapsamlı Tanrı anlayışı İsa sayesinde tüm insanlığı kapsar hale getirilmiş ve bu Muhammed'le birlikte devam etmiştir.Dolayısıyla İncil ve Kur'an için ırkçı bir nitelik getirilemez..
İsrailliler Mısırlılardan toplama-dilenme yoluyla altın-gümüş aldığını ben de söylüyorum.Benim eleştirim Tanrının bunu "soymak" olarak nitelendirmesidir..Halbuki "Yıllardır alamadığınız haklarınızın karşılığını böylece elde ettiniz" gibi bir ifade itici olmazdı herhalde..
Dolayısıyla"Tanrı dedi ki" kısımlarının tamamına tanrı sözü olarak bakmak da yanlıştır.Çünkü bu kısımlarda insan eliyle yazılmıştır..
Esen kalın..
Bu konuyu uzatmak istemiyorum..
Çünkü beklediğim cevabı aldım..Nedir bu? Müslüman olduğunuzu nihayet itiraf ettiniz..sayın Hasan'ınki gibi sorularla karşılaştığınızda satırlarca açıklama zahmetine neden girdiğinizi de anlamış değilim "Müslümanım" deyip geçebilirdiniz..
Bütün Tanrı'ya (ya da tek Tanrı'ya) inananlar müslüman değildir...Buna müslümanlar dahi katılamaz...Sadece Kur'an'ın Tanrı sözü olduğuna,sadece onun geçerli olduğuna Kur'an ile çelişen diğer görüşlerin(incilde ve diğer kitaplarda yazan) bozulduğuna, bunların kafirlik ve putperestlik olduğuna yanlış olduğuna inanmak müslümanlıktır...
Kur'an'da aynı Tanrı ele alınmakta ama sadece bir dönem için İsrail ulusunu üstün ulus yaptığı şeklinde yansıtmaktadır
Zaten Tevrat vahyi ve tamamlanması da hristiyanlara göre o "bir dönem" dediğiniz dönemi kapsar..Sonuçta hristiyanlar açısından bu durum hiçbir problem teşkil etmemektedir yani Tanrı "ırkçı" değildir...Eğer Tanrı'nın "bir dönem" onları alemlere üstün kılması ırkçılıksa buna Kur'an'da onay verdiği için Kur'an'ın Tanrısı da ırkçı demektir...Kur'an' ayrıca Tanrı'nın israiloğulları ile yaptığı ahitlerden de bahseder..
"Bütün Tanrı'ya inananlar müslüman değildir...Buna müslümanlar dahi katılamaz...Sadece Kur'an'ın Tanrı sözü olduğuna,sadece onun geçerli olduğuna Kur'an ile çelişen diğer görüşlerin(incilde ve diğer kitaplarda yazan) bozulduğuna, bunların kafirlik ve putperestlik olduğuna yanlış olduğuna inanmak müslümanlıktır..."
Açıkladığım müslüman tanımına göre Hasan'da müslüman.. Sen de..
Ama sen ehli-sünnet'çisin aynı zamanda.Çünkü görüşlerin onlarla aynı..
Tevrat'ın tanrısının ırkçı olamadığında iddialısın ama yanılıyorsun..
O tanrı sadece Musevilerindir..
İsteyen herkes ise Muhammedi ya da İsevi olur gibi Musevi olamaz..
Benim dediğim gibi son derece dolaylı da olsa asla müslümanlarla veya müslümanlıkla alakam olamaz...Olmasını da istemem..
Kur'an'ın Tanrı sözü olduğuna inanmadığım gibi onun yeryüzündeki en aşağı seviyedeki metinlerden biri olarak görüyorum..(diğeri ise Tevrat.. Ama Tevrat'ın SADECE içerik ve biçimsel özellikleri Kur'an'dan üstün onu da belirteyim, Kur'an'ın ise Tevrat karşısında genelde "çok daha açık olma" gibi bir üstünlüğünden söz edilebilir)
Benim görüşüme göre Tevrat'ın Tanrısının ırkçı olup olmadığından bahsetmiyorum...Hristiyanlara göre Tanrı ırkçı değildir...Müslümanlara göre de değildir..Tevrat'ta birkaç ayette Tanrı'nın yeryüzünün ve bütün insanların Tanrısı olmasından bahseder...(sadece birkaç yazarın görüşü olsa bile...ki onların yazıları da Tanrı sözü sayılır yahudilerce) Eğer müslümanlar Tevrat'ın Tanrısı'nın ırkçı olduğunu iddia ediyorlarsa Kur'an'ın Tanrısı da ırkçıdır o halde... Çünkü bizzat Kur'an'ın kendisi İsrail'in zamanında(Tevrat zamanı) "ALEMLE ÜSTÜN KILINDIĞINDAN" bahseder...
Bu ayetleri bizzat Kur'an söyler...Demek ki bu semitik Tanrı'nın, üç dine göre de israiloğulları ile "ZAMANINDA"/bir zamanlar DAHİ OLSA gayet özel bir ilişkisi olmuştur...Zaten bu özel zamanda Tevrat'ın "inmiştir"
"BAKARA 47 - Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın."
BAKARA122 - "Ey İsrailoğulları! Sizlere ihsan ettiğim nimetimi ve sizi vaktiyle âlemdeki ümmetlere üstün tuttuğumu hatırlayın!"
Kur'an'da israiloğulları ile ilgili çok ayet var..Onlara verilen nimetler mülkler, alemlere üstün kılınmaları ve daha pek çok ayet Kur'an'da var...Demek ki Kur'an da Tevrat ile aynı kafadan...İsrailoğulları ile bir şekilde ÖZEL olarak ilgilenmiş Allah..
Sonuçta Tevrat'ın Tanrısı ırkçı ise demek ki bir zamanlar Kur'an'ın Tanrısı da ırkçı imiş..
Sonuçta Tevrat'ın bu yönden objektif olarak eleştirenler müslüman olmayanlardır Müslümanlar Tevrat'a bu suçlamayı yöneltiyorlarsa samimi değildirler...
Deep kardeş;
Bu forumda bir çok yazıda İslamcı arkadaşlar tarafından yaylım ateşine tutuldum , eleştirildim..
Bundan sonra seni şahit tutacağım onlara karşı..
onlardan bana dinsiz suçlaması geldiğinde , sen devreye gir..
Yo ben eminim o müslüman de. :)
Ne zormuş ara renk olmak ya!!
Ya ak olacaksın ya kara!! :(
Başka türlü anlaşılamıyorsun...
--------------------------
•Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır. (Mevlana)
Sevgili Pante,
Derin Dostumuz Deep'e
(Onlardan bana dinsiz suçlaması geldiğinde , sen devreye gir..
Yo ben eminim o müslüman de.
Ne zormuş ara renk olmak ya!!
Ya ak olacaksın ya kara!!
Başka türlü anlaşılamıyorsun... )
diyorsun ; sıkıntını anlıyorum..
Gerçekten ara renk olmak, çok zordur.Genellikle.."Ya ak olacaksın ; ya kara.."
Halbuki; o kadar çok gri ton varki arada..
Aslında,yukarıda seni ve beni eleştiren;olabildikleri kadar saygı çerçevesi içinde zarif,ama gizli inancları kadar keskin eleştiren Dostlarımız,bir çok insanda varolan " Evet onlarda bir şeyler biliyor;ama aslaa benim seviyemde ,derinliğimde ve kavrayışımda olamazlar.." zihniyetindeler,tıpkı birçoklarımız gibi,senin gibi,benim gibi..[/quote]...
Özellikle Deep'te bunu hissetmek çok kolay.."Bennn bilirim "havasını...
Sevgili Derin dostumuz Deep ;
24 Ocak 2006-11.30 / 2 No'lu mesajında:
(Aynı Tanrı'nın dinlenme örneğinde olduğu gibi...Mesela bu dinlenme konusundaki eleştirin, kullanılan İbranice kelimeyi ve tam anlamını bilmemenden kaynaklanıyor..(yukarıda gösterdiğim link))
Belirttiği linkte de açıklandığı gibi, İbranice kelimeyi ve tam anlamını bilmememden kaynaklanıyormuş...
Buraya kadar her şey iyi idi de sevgili Deep , işte şimdi olmadı..
Üç kuruşluk ,yarım yamalak arapça bilen,ilkokul üçten terk Müslüman hoca tayfası da seninle benzer şeyleri , aynı şeyi söylüyor..
Yazık bunca kültür,bunca ilgi..araştırma ,ama sonuçlar üzücü şekilde benzer..
O üç kuruşluk arapça bilgisi ile,ahkam kesen müthiş Hoca'lara diyoruz ki.:
Senden çok daha iyi bilen,yüzlercesi binlercesi tercüme etmiş senin kitabını,biz arapçayı anlamaya veya "biz de tercüme edebiliyoruz mealen" cakasını satmayı amaçlamamışız ki..Biz tercümeyi,direkt veya mealen yapan ,senden çok daha iyi yapan insanlar vasıtası ile senin zihniyetini ve kitabını anlamaya ve anladığımızda da,bulduğumuz açmazları belirtmeye çalışıyoruz..
Sevgili Pante ;
Bir de "deriin araştırmacı" Dostumuz sayın Deep kardeşimizin senin için :
"Gerçekten daha ayetleri okumadan kelimenin tam manasıyla çalakalem yazmışsın...İlk önce ayetleri bir okuyun ondan sonra eleştirin... "
demesi; bende onun için " Benn bilirim .." havasını biraz daha pekiştirdi..
Sevgili Pante Dostum ;
Seni "Düz - sıradan veya en azından ( Müslüman sınıfına )" koymak ve (Tevratı okumadan , çalakalem yazdığını) iddia etmek, en azından insafsızlık ve kimse kusura bakmasın, biraz da fazlaca -ben bilirim- ukalalığı..
Arapçayı,İbraniceyi veya İngilizceyi iyi bilmek önemli değil..
Okuduğunu iyi anlamak ve bir başkasının da anlıyabildiğini ve farklı ve belki de senden çok daha doğru yorumluyabildiğini kabul edebilmek önemli...
Binlerce yıldır,kimler geldi,kimler geçti..
Binlerce milyonlarca dini tercüme,dini yorum yapıldı..
Kim doğruyu,net doğruyu bulabilmiş ki,sevgili derin bilgili Deep dostumuz bulsun..veya sen bulmuş ol Pante..veya ben bulduğumu ilan edeyim..
Hepimizin ki,sadece bir yorum.Sadece bir algılama..
Doğru mu..? Aslaaa..başta benim yazdıklarım için söylüyorum..Benimkiler sadece bir iddia..Ben böyle algılıyorum.böyle yorumluyorum diyorum ve yazıyorum..
Benimkiler sadece iddia .Sayın Deep'inki gibi gerçek değil..(..!..)
Sevgili Hoara Kardeşim ;
Sana da sevgi ve saygılarımı yolluyorum..Ve iddiayı sürdürüyorum..
Hiç bir dini kitap Tanrısal kelam değildir.Hepsi insan elinden çıkmıştır..
Bütün Dinlerin yaratanı-Tanrısı vardır..
Ama Tanrı'nın dini asla yoktur..
Bütün dini kitaplarda,çoğu insan uydurması ve arada da , ilhamen varılan , zahiri Tanrısal kelamlar vardır.
Bütün dostlarıma,ister derin olsunlar,ister yüzeyde dursunlar,
selam ediyorum.
Sağlıklı kalın..
"Bütün Dinlerin yaratanı-Tanrısı vardır..
Ama Tanrı'nın dini asla yoktur.. "
İşte gerçek bu..
Aldostu kardeşim gibi tüm inanan insanlar bu anlayışta olsa ,
ateist arkadaşlarımızın da dinlerle mücadele gibi bir amaçları kalmaz,
Sadece felsefi bir düşün ve tartışma alanı kalırdı..Onun da tadına doyum olmazdı..
Şimdi İslamiyeti kölelere haklar getirdi ama köleliği tamamen kaldırmadı diye eleştiriyoruz ya ;
Bakalım Tevrat'ın Tanrısı köleler için ne demiş..
TEVRAT'TA KÖLELİK : (Mısır'dan Çıkış / Bölüm 21)
1 "İsrailliler'e şu ilkeleri bildir:
2 "İbrani bir köle satın alırsan, altı yıl kölelik edecek, ama yedinci yıl karşılık ödemeden özgür olacak.
3 Bekar geldiyse, yalnız kendisi özgür olacak; evli geldiyse, karısı da özgür olacak.
4 Efendisi kendisine bir kadın verir ve o kadından çocukları olursa, kadın ve çocuklar efendisinde kalacak, yalnız kendisi gidecek.
5 "Ama köle açıkça, 'Ben efendimi, karımla çocuklarımı seviyorum, özgür olmak istemiyorum' derse,
6 efendisi onu yargıç huzuruna çıkaracak. Kapıya ya da kapı sövesine yaklaştırıp kulağını bizle delecek. Böylece köle yaşam boyu efendisine hizmet edecek.
7 "Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak.
YAKMALIK SUNAK VE ÇIPLAKLIK : (Mısır'dan Çıkış / Bölüm 20)
24 Benim için toprak bir sunak yapacaksınız. Yakmalık ve esenlik sunularınızı, davarlarınızı, sığırlarınızı onun üzerinde sunacaksınız. Adımı anımsattığım her yere gelip sizi kutsayacağım.
25 Eğer bana taş sunak yaparsanız, yontma taş kullanmayın. Çünkü kullanacağınız alet sunağın kutsallığını bozar.
26 Sunağımın üzerine basamakla çıkmayacaksınız. Çünkü çıplak yeriniz görünebilir
Şimdi hala Tevrat'ın Kur'an'a göre daha üstün nitelikleri olduğunu savunabilir miyiz dersiniz??
Üç kuruşluk ,yarım yamalak arapça bilen,ilkokul üçten terk Müslüman hoca tayfası da seninle benzer şeyleri , aynı şeyi söylüyor..
Yazık bunca kültür,bunca ilgi..araştırma ,ama sonuçlar üzücü şekilde benzer..
O üç kuruşluk arapça bilgisi ile,ahkam kesen müthiş Hoca'lara diyoruz ki.:
Senden çok daha iyi bilen,yüzlercesi binlercesi tercüme etmiş senin kitabını,biz arapçayı anlamaya veya "biz de tercüme edebiliyoruz mealen" cakasını satmayı amaçlamamışız ki..Biz tercümeyi,direkt veya mealen yapan ,senden çok daha iyi yapan insanlar vasıtası ile senin zihniyetini ve kitabını anlamaya ve anladığımızda da,bulduğumuz açmazları belirtmeye çalışıyoruz..
Galiba anlatamıyorum...."Ukala" kelimesini de aynen size iade ediyorum....Açıkçası forumda bugüne kadar müslümanlar tarafından bile bu denli aşağılanmamıştım
Şimdi gelelim şu kelimeye....
bu kelimenin anlamını ben bilmiyorum o nedenle "ben bilirim" şeklinde bir iddiam da söz konusu değil..Demek ki siz çok biliyorsunuz ki bu kelimenin linkte bahsedilen anlamlara değil de illa ki "YORULMAKTAN KAYNAKLANAN" bir dinlenme olduğunu iddia ediyorsunuz...
"the enhanced Stron's Lexicon" önemli bir eski ibranice sözlüğü ve kitabı bu "shabath" sözcüğünü 71 kere kulanmıştır 47 kere "durdurmak,çekilmek" anlamında kullanılmasına rağmen sadece 11 kere "rest" yani dinlenmek şeklinde çevirmiştir. "The theologicial Wordbook of Old testament" (Eski ahit te geçen çeşitli ayetlerde kulanılan kelimeleri ve bunların tarihsel olarak ne zaman kullanıldığını ve anlamlarını açıklayan kitap) bu kelimenin anlamının ve Eski Ahit teki kullanılışının "Durdurmak,çekilmek" olduğunu belirtmiştir.Basitçe bu ayetin anlamı "Tanrı yaratmayı durdurdu" dur. "
Bu ibranice dilbilgisi kitabını yazanların sizden daha iyi bildiklerini düşünüyorum...Ama yanılıyorsam düzeltin "ben ibranice profesörüyüm" derseniz ve bu yazılanların aksini kanıtlarsanız herkesin içinde sizden özür dileyeceğim..
bu "dinlenme" ifadesi iki anlama gelebilir:
1)YORULMAKTAN dolayı ihtiyaç haline gelen dinlenme
2) Hoara'nın belirttiği:
"dinlenme illaki yorgunluktan sonrası için mi kullanılır.
işini bitirdi ve boş kaldı anlamında kullanılmıştır.
senin bir işini hiç yorgunluk duymadan bitirip, tatile çıktığın olmuyormu? "
Yukarıda linkte yazılanlar okunursa ve ibranice dilbilgisi kitapları karıştırılırsa+ ibranice profesörlerinin görüşleri de alınırsa(konuyla ilgili onlarca ingilizce link mevcut) 2. ŞIKKIN doğru olduğu hiçbir şüpheye yer kalmayacak şekilde kanıtlanmış olur...
Gerçekten daha ayetleri okumadan kelimenin tam manasıyla çalakalem yazmışsın...İlk önce ayetleri bir okuyun ondan sonra eleştirin... "
demesi; bende onun için " Benn bilirim .." havasını biraz daha pekiştirdi..
Ayet Panteidar'ın söylediğinin TAM AKSİNİ söylemekte..Yani panteidar "Tanrı bilmiyor" şeklinde iddia ortaya atıyor ama ayet "BEN BİLİRİM Kİ FİEAVUN YİNE SİZİ SALMAYACAK" diyor DAHA AÇIK BİR İFADE OLMASI GEREKİYORSA TEVRAT'TA SİZ SÖYLEYİN NE OLMALI?
Bu kadar mantıksız bir idda olur mu? Bu iddianın nedeninin ayetleri hiç de dikkatli okumamaktan kaynaklandığı kesin değil midir?
Ama "ayrancını şahidi şıracı" ne de olsa....Önemli olan mantık ve objektiflik değil kişinin sempatileri doğrultusunda karşısındakini "çürütme" ve "aşağılama" arzusu...
Şimdi hala Tevrat'ın Kur'an'a göre daha üstün nitelikleri olduğunu savunabilir miyiz dersiniz??
Çok komik..Kur'an'daki kölelikler cariyeler kölelerin Muhammed' kendilerini hibe etmesi sadece Muhammed için getirilen diğer inanlılara haram olan uygulamalar uçuverdi galiba..
26 Sunağımın üzerine basamakla çıkmayacaksınız. Çünkü çıplak yeriniz görünebilir
Bunda anormal olan ne var? anlayamadım..
24 Benim için toprak bir sunak yapacaksınız. Yakmalık ve esenlik sunularınızı, davarlarınızı, sığırlarınızı onun üzerinde sunacaksınız.
Adımı anımsattığım her yere gelip sizi kutsayacağım.
Kur'an'da da Bakara suresinde Kurbanların fidye olarak kesilmesi ayrıca başka bir sure de de kurban kesilmesi söylenmektedir..
Kadınların aleyhine ayetler bulmaya çalışmışsın aklınca...Aynı oranda kötüsü Kura'an'da var merak etme.. öğrenmek istiyorsan biraz araştır bakalım..
Bu kadar samimiyetsizliği de görmedim doğrusu...Bu kadar mantık bozukluğuna "Hoara" gibi sitede eskiden beri bulunan ve müslüman olan müslümanlığı savunan kişilerin bile karşı çıkması eleştirilerin ne kadar mantıksız ve komedi tipinden olduğunu kanıtlamaya yetecektir...
Sitedeki yazışmalarımdan artık keyif alamadığımdan ve bazı samimiyetsizliklere gerçekten sinirim bozulduğundan ayrıca hakaret yemeye başladğımdan forumdan ayrılıyorum...
Yazışmalarından ve yazışmaktan gerçekten zevk aldığım Sayın Cem'e, Russell'e,Hacı'ya,Sargon'a teşekkür ederim...
"Bütün Dinlerin yaratanı-Tanrısı vardır..
Ama Tanrı'nın dini asla yoktur.. "
İşte gerçek bu..
Aldostu kardeşim gibi tüm inanan insanlar bu anlayışta olsa ,
ateist arkadaşlarımızın da dinlerle mücadele gibi bir amaçları kalmaz,
Sadece felsefi bir düşün ve tartışma alanı kalırdı..Onun da tadına doyum olmazdı..
Şimdi hala Tevrat'ın Kur'an'a göre daha üstün nitelikleri olduğunu savunabilir miyiz dersiniz??
Sevgili Pante ;
Hayret bir şekilde birbirine çok yakın görüşlere sahibiz....
Bu konularda ,bu kadar kalem oynatıp da,(Bennnn bilirim arkadaş,benim yakaladıklarımı kimse bulamazzz" demeden,bir başka deyiş ile ben'i bırakıp-gerçeği yakalama konusunda -mütevazi olmak çok güzel..
Seni,bu konulardaki, yorucu çalışmalarının yanında,bu efendi ve mütevazi tavrından dolayı da,ayrıca takdir ediyorum..
Doğruları bulmada ve bunları anlatmakda yolun açık olsun..
Biraz da gır - gır yapalım :
"Ateist arkadaşlarımızın da,dinlerle mücadele gibi bir amaçları kalmaz" diyorsun..
Bak ne diyorum; akşam aşağı yukarı 2 saat Exclusiv ve mam2 ile chat( araya bir -i- harfi koysak daha güzel "(...!!!!!.. :D ) espri olacak)odasındaydım..
Senle de ilgili epey muhabbetleştik...
Şimdi de yukarıdaki cümlenden esinlenerek,diyorum ki,ha gayret Ex'i ateistlikten çekip ( :( ),din allerjisinden kaynaklanan -inkar-psikolojisinden , kurtaralım... smile191
Tabii bu işin esprisi...
Ben ,fırsat buldukça Tevrat'daki- bağıran açmazları sıralamaya devam edeceğim..
Gizli Museviler bozulsa da...
Belirttiğin gibi , Kuran'a övülürken kıyıda duranlar,Tevrat sahneye çıkınca
ehem-ühem..ö'lee değil de..sen anlıyamamışsın..Aslında anlamak için dahaa çook okuman gerekir,falan muhabbetine giriyorlar...
Kuran' da ne kadar mantığa ters,yaratıcının yapmaması gerekirdi dediğimiz husus varsa, Tevrat'da bunun 10 katı var!..
Eee ne de olsa Kuran'ın kaynağı,Tevrat ;
Muhammedin ustası ; Musa.. :?
Şu sitenn amacını anlamak için bu başlık iyi bir açılım olmuş..bir de herkes asıl milliyetinin ne olduğunu söylerse konu gayet net ortaya çıkacaktır... :D
Ben müslümanım ve türküm..
Mutezile mesela türk vatandaşı ama ermenimi,yahudimi karar veremedim..
Cem de aynı safta bence..Gayri müslim vatandaşlarımızdan olabilir..
Deep kesin hırıstiyan..vede muhtemelen misyoner..Boşuna yorulma önceki imzandan biliyorum,unutmadık..
Sargon..kesin yahudi bir vatandaşımız...
ya şöyle kimle konuştuğumuzu bilelim..kendine atesit deyip,hırıstiyan savunuculuğu yapanları görünce hani..
Sevgili Ensareo ;
Mutezile , T.C. vatandaşı , ama Ermeni veya Yahudi
Cem gayrı Müslim
Deep dostumuz , kesin Hristiyan ve dahi misyoner
Sargon kesin Yahudi
Diyorsun ve herkesin milliyetini ve inancını daha açık belirtmesini arzu ediyorsun..
Bence bu isteğin , haklı değil , doğru da değil…
Sanal ortamda kimin gerçeği söylediği belli değil ki….
Tevratı , bu başlıkda sonuna kadar müdafaa eden Haora kardeşimiz ; Müslüman’mışşş…Gel de inan Ensar..
Onun için kimse dinini ve milliyetini yazmasın..hiç olmazsa yalan olmasın..
Başa dönersek yukarıda zikrettiğin sanal arkadaşlarımızın,kimliklerinin ve gerçek inançlarının ne olduğu konusu benim için önemli değil..
Mesela sen de ;zannederim şeksiz-şüphesiz inançlı bir Müslümansın..ve belki de hurafelerine kadar inanıyorsun..Veya bir Hoca Efendi gurubuna bağlısın..? Bilemiyoruz ki..
İnanç konusu serbest..hele bu sitede fisebillullah serbest..
Benim bu başlık altında yakalamak istediğim şey “ Vurun abalıya …” zihniyeti ile sadece İslama yüklenilmesi…
Sanki Yahudilik veya Hristiyanlık sütten çıkmış ak kaşık…
Hristiyanlık , başlangıç iddiasında saçmalık dışında ,içinde , hani akla yatkın , epey güzel şey var..
Ama Tevrat… A’dan Z’ ye zırvalık….Yaratılıştaki saçmalıklardan tut , Tanrısının özelliklerinden tut , kurban ve adaklarına v. V.s. hepsi komik…Yaratanınbaşka hiç işi yok da sadece bu İsrail ile uğraşıyor…
Hoş haksız da sayılmazlar ya..Neticede Tanrıları Musa ‘ya “İsrail öz oğlumdur ..” dememiş miydi ?..
Saf saf buna dahi inanıyorlar..
İslamiyet yerden yere..Yahudilik ve Hristiyanlık baş üstüne..
Gülerim ben bu zihniyete…
Herkese selam olsun..
Bu forumda İslamcı arkadaşlarla çok yerde tartıştık.Yine tartışacağız..Zaman zaman hislerine hakim olamayıp öfke ie cevap yazanlar da olmuştur.Yine olacaktır..Benden değil ama bazı lafını bilmeyen arkadaşlarımızdan alaya alındıkları , kutsallarının aşağılandığı zamanlarda çoktur..Bir kısmı silindiyse de büyük bir kısmı forumlarda kayıtlıdır rahatsızlık veren yazıların..
Ben sabırlarından dolayı Ensareo , Alüminyum , Ebabily ,Suffiyun , Aspartam gibi arkadaşları kutluyorum..
Hiçbiriyle fikirlerim uyuşmuyor.Herbiriyle tartışmam olmuştur..Ama hiç biri o kadar ağır yazılara rağmen Ege-sum ve Deep gibi "Ben forumdan ayrılıyorum" gibi bir tavır göstermediler..
Bu forum misyonerler için bir nimet tabi..
Aldostu'nun deyimiyle İslam tartişılırken hepsi avuçlarını ovuşturuyor..
Biz bunu farkedip de Hristiyanlığı ve Museviliği masaya yatırınca rahatsız oldular..Ama inatla devam edeceğiz..
Çünkü Deep gibi Ege-sum gibi , diğer site sakinlerinin de İslam'ken başka bir dine geçmeleri beni rahatsız ediyor şahsen..
Demek ki bu forum din ve iman zincirlerini kırmaya çalışırken bir yerde eksiklik var..Hristiyan-Musevinin zincirleri kırılmıyor..İslamın kırılan zincirlerinden kurtulan ya hristiyan oluyor ya musevi öyle mi?
Yağma yok..İslam son din olarak Hristiyanlıktan da Musevilikten de üstündür.Lamı cimi yok...
Kitaplarda ortada .. Tarihte ortada..
Hristiyanlıktaki sevgiyi kimse öne sürmesin..Tasavvuftaki sevginin "s" si kadar olamaz..
Ayrıca kimseyi yanıltmasınlar..Biz Tevrat ve İncildeki saçmalıkları-çelişkileri yazıyoruz ama İslamcılar bizim gibi düşünmüyorlar..
Bu saçmalıkların-rezilliklerin sonradan kaleme alındığını , bu kitapların tahrif edildiğini söylüyorlar..Nitekim Kur'an da böyle söylüyor..
Ege-sum'un geri döndüğü gibi Deep'te dönecek , ya da başka bir nickle katılacaktır..Bu site onlar için bulunmaz kaynak..Bırakırlar mı hiç :)
Tevrat'a kendisi de rezil diyormuş-- O halde niye bu kadar katı savunuyorsun!! Bırak ona inanan savunsun..He dersen ki ben haksız ya da yanlış yazı gördüm mü dayanamıyorum--Benim gibi yani--O halde sadece yanlışı düzelteceksin..Sen herşeyiyle baştan sona savunmuşsun ve buradan açık vermişsin zaten..Üstelik de Kur'an da ırkçı diyerek--
Kargalar bile güler buna..Hiç eleştirilmeyen bir özelliktir bu--Tüm insanlara hatta cinlere seslenen kitap nasıl ırkçı olur muş? :(
Sayin panteidar "müslümanlık son din olduğundan hepsinden üstün" demiş...
Kesinlikle katılmıyorum......
Üstelik islam son din falan da değildir...İslamdan sonra "Bahailik" çıkmıştır ve kendi kitapları vardır(Kitab-ı Akdes) Bahailikten sonra da "Tanrı'nın yolu" diye bir din çıkmıştır...Kutsal Kitapları "son söz" diye bir kitaptır..Üstelik bu iki din tamamen hümanist iki dindir ve islamdan kat be kat üstündür..Bunlar sadece bildiklerimiz..Kimbilir daha bilmediğim ve çok hızlı yayılan kaç din var...Şimdi sadece “son çıkan” özelliğine bakarak "bahailik ve tanrının yolu topluluğu son din olarak islamdan da diğerlerinden de üstündür lamı cimi yok" mu diyelim?
Hristiyanlıktaki sevgiyi kimse öne sürmesin..Tasavvuftaki sevginin "s" si kadar olamaz..
Şu içinde "inanılmaz sevgi" fenomeninin bulunduğu meşhur tasavvuf ayetlerini KUR'AN'DAN gösterebilir misin mümkünse? Kur’an’ı defalarca hatmettim ancak içinde sevginin s sini bulamadığım gibi hiçbir orijinal öğreti de bulamadım...
Açıktır ki tasavvufun esas kaynağı Kur'an değil çeşitli uzakdoğu fikirleridir...Bu konuyu akademik seviyede "TASAVVUF HASTALIĞI VE MEVLANA" adlı eserde okuyabilirsin kanıtlarıyla...(yalnız bu kitap zor bulunuyor)
Sevgili panteidar;
madem benim nickimi zikrettin cevap vereyim...
1-Ben bu forumu bıraktım fakat bazı arkadaşların benim yazılarıma cevap yazdığından dolayı yada benim Tanrım Yahve ye sataştıklarından dolayı birkaç birşey yazdım öncele şunu belirteyim sizin sevdiğim için buraya yazı yazdım fakat sonra gördümki insanlar buraya yazı yazarken öğrenmek yada öğretmek için değil birbirlerini zordurumda bırakmak için yazıyor tabiki bu etik bir konuya tekabul etmiyor ve sizin için dua ediyorum..
2-Benim buraya yazma amacım hristiyanlığı yaymaktan öte Rabbin sevgisini anlayışını ve yüceliğini aktarmaktır. benim konum bir din değildi fakat benim imza bölümünde yazan "Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak" şeklindeki yazılarımı görünce sanırım biraz tepki aldım bana tanrının varlığını tartışmak yerine konu başka şeylere kaydı...
herşeyden öte burdan kimse hiçbir şey için birşey ne kazanıyor ne kaybediyor bunu bilmemiz gerekmekte burda bana yada başkasına buraya yazmamız için para vs.. de almıyoruz sadece sizi sevdiğimiz ve bizim tanımış olduğumuz rabbi sizinde tanımanızı istiyoruz yani elimizde bir hazine var Rabbin varlığı adına o hazineyi sizlerle paylaşmak istiyordum fakat gördümki kalpler nasırlaşmışmı dersiniz artık yada ba$ka birşey mi dersiniz bilemem bence insani değerleri kaybetme hususunda birşey bu inanmaya bilirsiniz yada inana bilirsiniz fakat şunu unutmayın herkez insandır ve düşüncesini dinleyip saygı duyma hususu önem arz etmektedir..
3-Ben sadece hristiyanım misyoner değilim 1 senelik imanlı bir hristiyanım ve HİÇ BİR BEKLENTİM YOK !! bana göre Rabbin isteği üzerine dinimi değiştirdim buna saygı duymalısınız..
4-Başta islam dini,bahailik,doğu dinleriyle bir sorunum yok onlara saygı duyuyorum sadece..
5-Eğer Tanrının varlığına inanmıyorsanız ne kadar kutsal kitabı konu$sak farketmez siz zaten ba$ta inanmıyorsunuz o yüzden ne anlatsak neye cevap versek boş.. zaten hristiyan ve yahudi ilahiyatı bu cevaplarla dolu ordan da bulabilirsiniz butür konuları eğer öğrenmek istiyorsanız tabiki...
6-sevgili panteidar senin inancına göre islamiyet son din bir bahaiye göre de farklı olabilir hepsine saygım var demokratik açıdan...
7-herkeze esenlik ve sevgi diliyorum ve Deep kardeşime de burdan saygılarımı sunuyorum..
Saygılarımla...
Sevgili Mysticspirit ;
Tüm dinlere aynı bakış açısıyla ve objektif yaklaşıyorum..
Ama nedense Hristiyanlık ve Musevilik üzerine yazdığımızda ,
sanki bu üç dinden ben İslamı temsilen eleştiri yapıyormuşum gibi yaklaşılıyor..Bu bilerek yapılan bir savunma taktiği..
İncil'den ve Tevrat'tan bir ayeti eleştirdiğim vakit;
Karşıma hemen Kur'an ayeti çıkarılıyor..
Halbuki diğer başlıklardaki yazılarımdan o ayetleri zaten benim de eleştirdiğimi göreceksiniz..
Ben İslam'ın ve Kur'an'ın tüm dinlerden üstün olduğunu iddia etmiyorum..
Sadece eleştirilerimi cevaplandırırken;
Tevrat ve İncil'i Kur'an'dan üstün gösterenlere bunun tersi olduğunu belirtmek istedim..
Diğer dinleri karıştırmıyorum işin içine..Ki onları da yeri gelince tartışırız..
Ama bu üçü arasında son din olan İslam'ın diğerlerindeki yaşanan ve görülen hataları değiştirdiğini ve daha akılcı bir çizgide olduğunu söyleyebiliriz..
Tabi ki herkes kendi dinini ve inancını üstün görecektir..
Ben bütün dinleri aynı kefeye koyuyorum..
Bütün dinler "Allah bizimle beraber" diyor..
"Diğer din mensupları kafir ve cehennemliktir" diyor..
Bırakın dinleri , mezhepler " Bize katılan cennete gider" diyor..
Hangisine inanacak insanlar?
Tanrıya inanan insan için ;
dinlerin,peygamberlerin,kitapların 2.planda olması gerekir..
Ama herkes dinini öne çıkarıyor..
Kur'an'da da Tevrat'ta ve İncil'de olduğu kadar "sevgi" var..
İsterseniz kıyaslayalım..
Tasavvuf konusunda ise çok yanlış bilgilerle dolusun..
Tasavvufun tarihini incelemende yarar var..
Kökünü ve temel düşüncelerini İslam'dan , Tanrı aşkı ve İnsan sevgisinden alır..
Tasavvufun karşısında savunulacak ve örnek gösterilebilecek başka bir görüş varsa açıklayın da değerlendirelim..
Ama bana şu anda Ehli sünnet'in elinde oyuncak haline gelmiş Tasavvufdan bahsetmeyin..
Sevgili Ege-sum;
1- Sizin İslam'ı zor durumda bırakmaya çalışmamanız normal..Çünkü o görevi bizler yapıyoruz zaten..Siz de hem bundan faydalanıyor hem de sert tartışmalara girmeyerek sempatik bir imaj sağlamış oluyorsunuz..
2- Rabbin sevgisi bu ülkede gayet güzel ortaya konuyor zaten..Rab'den kastınız , İsa Mesih'se onu sizinle zaten tartışamam..Çünkü henüz bir yıllık bir İsah Mesih imanınız var..Yeterince bilgi kapasiteniz olmadığını kendiniz ifade ediyorsunuz..Yine cevapsız bırakır ve kırıcı tartışma diye kenara çekilirsiniz..
Kalpler , size pek eleştiri gelmediği dönemde nasırlaşmamıştı da , cevap veremiyeceğiniz sorular ve çelişkiler ortaya konulunca mı nasırlaştı?
Halbuki forumdan gördüğüm kadarıyla ne hakaretler yapılmış size de hiç etkilenmemişsiniz..Ama hakaret edenler , sizi zorlayacak konularla gelemedikleri için bundan yararlanmış ve devam etmişsiniz..
Benim yazılarımda tek bir hakaret ve kırıcı bir söz yok iken bu tavır nasıl izah edilebilir taktikten başka?!!
3-Dini inancınıza saygılıyım herkese olduğu gibi..Misyoner olduğunuzu da iddia etmiyorum..Ayrıca misyonerlik faaliyetlerini de normal buluyorum.İslam nasıl Avrupa'da yapıyorsa , onlar da Türkiye'de yapabilir..Ancak bu forumda misyonerler açısından adil olmayan avantajlı bir ortam var..Dolayısıyla bu dengelenmeli diyorum..Hiç olmazsa 10 başlık İslam karşıtıysa 1 başlık da Hristiyanlık-Musevilik karşıtı olmalı..
Sizce böyle bir denge var mı? Bir inceleyin forumu bakalım..
4-Bahailik vb. ele alınacak konular değil..Kimse bilmiyor dahi..70 milyon Türkiye'de yüz bin kişi dahi bilmez ne olduğunu..Bu da aslında İslam karşıtı bir propaganda taktiği..Varlığı kullanılıyor..
5-Benim Tanrı inancımın olduğunu , Diyalektik Tasavvufu savunduğumu bu forumda artık herkes biliyor..Siz öğrenemediyseniz hala bunda da bir kasıt var demektir..Yani böyle ifade etmenizde bir taktik gereği..
6-Son din olup olmadığını zaman gösterir..Daha çok din çıkabilir ortaya..
Benim kastettiğim Ehlikitap dinlerden sonuncusu olduğudur..Çarpıtmayalım
7-Ben de...
Sayın Panteidar;
İncil'deki sevgi bu inancın başka bir arkadaşımın başka bir yerde belirttiği gibi semitik kökenden uzaklaşarak hellenistik/pagan kökene kayması nedeniyledir...
Kur'an da "sana tokat atana diğer yanağını çevir" anlayışı/ayetleri var mı? "düşmanlarınızı sevin size zulmedenler için dua edin" anlayışı/ayetleri var mı? "Tanrı sevgidir Tanrı'da yaşayan sevgide yaşar" anlayışı/ayetleri var mı? "Kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız başkalarına da öyle davranın" anlayışı/ayetleri var mı? "kalıcı olan 3 şey vardır iman ümit ve sevgi bunlardan en üstün olanı sevgidir" anlayışı/ayetleri var mı? Evet bu yazdıklarım direkt incilden ayetlerdir.. .İncil'deki bu ayetler de kökenini pagan dinlerinden ve uzakdoğu fikirlerinden alır.. yani hristiyanlar gelip övünmesin boşuna...
.
Bu anlayışların Tevrat ve Kur'an gibi kitaplarda bulunması mümkün değildir çünkü bu dinler semitik kökene sıkı sıkıya bağlıdır...İNCİL'DEKİ BU YUKARIDA YAZDIĞIM ANLAYIŞTAKİ AYETLER SEMİTİK KÖKENDEN UZAKLAŞARAK UZAKDOĞU VE PAGAN KÖKENE KAYMASI VE UZAKDOĞU FİKİRLERİNİ ÖDÜNÇ ALMASI ile ilgilidir...
Gelelim tasavvufa..
Aslında sana bir noktada katılıyorum..Gerçekten Tasavvuftaki sevgi incilde de yoktur başka bir yerde de....Ben de tasavvufa bir manada yakın hissederim kendimi....Tasavvuf demeyeyim de sufizm diyeyim...Ancak ben sufizm ile islamın %100 çelişkili olduğunu düşünüyorum..
Sufizmde bulunan "GEL KİM OLURSAN OL GEL İSTER KAFİR OL İSTER PUTPEREST YİNE GEL" anlayışı Kur'an'da var mı? yoksa tam tersi Tevrat ve Kur'an'da sürekli cihad kafa göz koparma kafirlerin bulunduğu yerde ödürülmesi cehennemde uygulanacak işkence yöntemleri mi var?
Sufizmde bulunan "RABDE ÖZÜMLENMEK" "Tanrı aşkında onda eriyip yok olmak" gibi anlayışlar Kur'an'da var mı? Mümkün değil!!!
İstersen başka zaman tartışırız..Ama Tasavvuf düşüncesine ait güzel fikirleri Kur'an'da asla ama asla göremiyorum..
Kur'an da "sana tokat atana diğer yanağını çevir" anlayışı/ayetleri var mı? "düşmanlarınızı sevin size zulmedenler için dua edin" anlayışı/ayetleri var mı? "Tanrı sevgidir Tanrı'da yaşayan sevgide yaşar" anlayışı/ayetleri var mı? "Kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız başkalarına da öyle davranın" anlayışı/ayetleri var mı? "kalıcı olan 3 şey vardır iman ümit ve sevgi bunlardan en üstün olanı sevgidir" anlayışı/ayetleri var mı?
evet var ilk aklıma gelen ayetler
42/40-43
60/7-8
41/34
syg
bahsettiğiniz üstü kapalı çeşitli şekillerde yorumlanabilen ayetlerin bazıları iptal edilmiştir(nesh) çünkü Kur'an'daki diğer ayetlerle çelişir...Zaten çoğu da özel kişiler için özel zamanda inmiştir
"40. Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Ama kim affeder ve arayı düzeltirse onun mükafatı Allah’a aittir. Şüphesiz O, zâlimleri sevmez. 43. Her kim de sabreder ve bağışlarsa, işte bu elbette azmedilecek işlerdendir.
Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. "
Bunlar GENEL ÖĞRETİ bazında ayetler değildir..Hadislerle karşılaştırırsanız özel zamanda özel kişiler için inmiş olduğunu görürsünüz..
Mesela:
Tevbe 113. "(Kafir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'aortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara"
İncilde:
Matta:
43 «`Komşunu sev, düşmanından nefret et' denildiğini duydunuz.
44Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.
45 Öyle ki, göklerde olan Babanızın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem de iyilerin üzerine doğdurur. Yağmurunu da hem doğruların hem de eğrilerin üzerine yağdırır.
46 Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu?
47 Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu?
48 Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun"
1Yu 4:16 "Tanrı'nın bize olan sevgisini tanımış ve buna inanmışızdır.Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan, Tanrı'da yaşar, Tanrı da onda yaşar. "
1Yu 4:12 "Hiç kimse hiçbir zaman Tanrı'yı görmüş değildir. Ama birbirimizi seversek, Tanrı içimizde yaşar ve O'nun sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur."
1Yu 4:7 "Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı'dandır. Seven herkes Tanrı'dan doğmuştur ve Tanrı'yı tanır. "
1Yu 4:8 Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımış değildir. Çünkü Tanrı sevgidir.
Mat 7:12 "«İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Kutsal Yasa'nın ve peygamberlerin söylediği budur.
Mat 7:13 «Dar kapıdan girin. Çünkü kişiyi yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur. "
Rom 12:14 "Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. "
Rom 12:21 "Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen."
1Ko 6:17 "Rab'le birleşen kişi, O'nunla tek bir ruh olur."
1Ko 13:4 Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez.
1Ko 13:5 Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.
1Ko 13:13 İşte böylece, kalıcı olan üç şey vardır: iman, ümit ve sevgi. Bunlardan en üstün olanı da sevgidir.
Çoğunun kaynağı uzakdoğu fikirleridir...
İncil'den Kur'an'dan çok önce Buddhistlerin Kutsal metinlerinden biri olan Dhammapada'da bulunur bu inanç sadece bir tanesi:
"Kızgınlığı sevgiyle yen,kötülüğü iyilikle yen, yalanı doğruluk ile yen"
(Budizm-Dhammapada 223)
Ayrıca şunu da belitelim ki dünyada hiçbir doktrin her canlıya saygıyı, tatlı muameleyi, merhameti, hakaretlerin bağışlanmasını ve özveriyi Buddhizm kadar dokunaklı sözlerle öğütlemiş değildir...
Sevgili Ege-sum;
1- Sizin İslam'ı zor durumda bırakmaya çalışmamanız normal..Çünkü o görevi bizler yapıyoruz zaten..Siz de hem bundan faydalanıyor hem de sert tartışmalara girmeyerek sempatik bir imaj sağlamış oluyorsunuz..
2- Rabbin sevgisi bu ülkede gayet güzel ortaya konuyor zaten..Rab'den kastınız , İsa Mesih'se onu sizinle zaten tartışamam..Çünkü henüz bir yıllık bir İsah Mesih imanınız var..Yeterince bilgi kapasiteniz olmadığını kendiniz ifade ediyorsunuz..Yine cevapsız bırakır ve kırıcı tartışma diye kenara çekilirsiniz..
Kalpler , size pek eleştiri gelmediği dönemde nasırlaşmamıştı da , cevap veremiyeceğiniz sorular ve çelişkiler ortaya konulunca mı nasırlaştı?
Halbuki forumdan gördüğüm kadarıyla ne hakaretler yapılmış size de hiç etkilenmemişsiniz..Ama hakaret edenler , sizi zorlayacak konularla gelemedikleri için bundan yararlanmış ve devam etmişsiniz..
Benim yazılarımda tek bir hakaret ve kırıcı bir söz yok iken bu tavır nasıl izah edilebilir taktikten başka?!!
3-Dini inancınıza saygılıyım herkese olduğu gibi..Misyoner olduğunuzu da iddia etmiyorum..Ayrıca misyonerlik faaliyetlerini de normal buluyorum.İslam nasıl Avrupa'da yapıyorsa , onlar da Türkiye'de yapabilir..Ancak bu forumda misyonerler açısından adil olmayan avantajlı bir ortam var..Dolayısıyla bu dengelenmeli diyorum..Hiç olmazsa 10 başlık İslam karşıtıysa 1 başlık da Hristiyanlık-Musevilik karşıtı olmalı..
Sizce böyle bir denge var mı? Bir inceleyin forumu bakalım..
4-Bahailik vb. ele alınacak konular değil..Kimse bilmiyor dahi..70 milyon Türkiye'de yüz bin kişi dahi bilmez ne olduğunu..Bu da aslında İslam karşıtı bir propaganda taktiği..Varlığı kullanılıyor..
5-Benim Tanrı inancımın olduğunu , Diyalektik Tasavvufu savunduğumu bu forumda artık herkes biliyor..Siz öğrenemediyseniz hala bunda da bir kasıt var demektir..Yani böyle ifade etmenizde bir taktik gereği..
6-Son din olup olmadığını zaman gösterir..Daha çok din çıkabilir ortaya..
Benim kastettiğim Ehlikitap dinlerden sonuncusu olduğudur..Çarpıtmayalım
7-Ben de...
Sevgili panteidar;
sanırım anlamakta zorluk çekiyorsunuz yada anlamak işinize gelmiyor yazılarımı okursanız daha iyi anlayacaksınız
benim burada yazdıklarım hristiyanlıkla ilgili değildi ne bahailik nede islamiyet nede sonradan çıkan bir dinle ilgiliydi doğrudan Rab ile ilgilidir hatta islam inancında olan arkadaşlardan bile tebrik geldi bu konuda benim burda anlatmak istediğim müjde değildi sadece rabbin sevigisiydi fakat bu farklı algılandı nedense insanlar şartlanmış tanrının sevgisini konu$mak yerine eleştirmek daha fazla işlerine geliyor 2 ayeti birleştiriyorlar sonra bu benim kafama yatmadı diyorlar Tanrı yoktur diyorlar bu dediğim tüm dinler için geçerlidir iman boyutunda bunu ele alırsak pek hoş şeylere tekabul etmiyor evet ben 1 senelik (yaklaşık) imanlıyım ve gerçekten tüm benliğimle inanıyorum..
bununla dalga geçmeniz umrumda bile değil Rabbi görmek için sadece bir dine bağlı olmanız gerekmiyor hiç bir dini kabul etmeden de rabbi kabul edebilirsiniz bir yaratıcı tarafından yaratılma hususuna inanıyorsanız diye biri size yobaz yada aptal kişi olarak bakması etik olmayan konulara karşılık gelmekte ne yazıkki bence tüm isteğinizle ve tüm imanınızla rabbe yönelin eminim bu yazılarımı okuyan insanlar içinde rabbe saf birşekilde iman eden insanlar vardır ve inanmayan insanlarda vardır bu normal şu bir gerçektir incilde yazıldığı gibi
ağızlarından söyleyecekler ama yüreklerinden hissetmeyecekler diyor kutsal kitap biz ne kadar hissediyoruz ?
burda herkonuda yazı var ben bir dini değil rabbi konuşuyorum dikkat edin savunmuyorum sadece konuşuyorum çünkü bundan zevk alıyorum yüreğim kıpırdıyor bu hissi sizinde almanızı istiyorum...
şunu unutmayın o küfürleri bana etmiyorlar Rabbe ediyorlar karşılığını ben değil Rab verecektir. aslında o küfür eden insanlar için dua etmemiz gerekiyor gerçekten rabbe inanıyorsak onlar için üzülmemiz gerekiyor çünkü onlar cezalandırılacaklar hemde rabbi inkar ederek yapıyorlarbunları :( gerçekten onlar için üzülüyorum...
Rabbin karşısında utanacaklar çünkü...
ben bu şekilde düşünüyorum biraz daha net olarak anlatabildim umarım...
Saygılarımla..
Mysticspirit dostum;
İncil ile Kur'an arasındaki sevgi kavramları farklıdır..
Kur'an da sevgi ;
Allah'ın insanları sevmesi ,insanların Yavrularını,evlatlarını sevmesi , evlatların anne ve babalarını sevmesi , eşlerin birbirini sevmesi , komşuların sevilmesi ve insanların ve diğer canlıların sevilmesi olarak olarak işlenmiştir..
Bu sevgi soyutluğunun yanında somut davranış örnekleri , öğütleri ve şartlarıyla da desteklenmiştir..Bunlar;
Allah'ın rahmeti , iyilik , yardım , merhamet , zekat ve sadaka , birbirine düşman olmamak , kardeş olmak , dünya malına düşkünlükten kaçınmak ve fakirlere yardım etmek , nimetlerini paylaşmak , yetime , yoksula , düşküne merhametli ve cömert olmaktır..
Sevilmemesi gerekenler de belirtilerek , asıl sevilmesi gerekenler işaret edilmiştir ;
Zalimler , bozguncular , kibirliler , ikiyüzlüler , cimriler , cahiller , servetten şımarıp azanlar , hainlik edenler ve israf edenler ile Allah'a şirk koşan müşrikler-putperestler..
Bu saydıklarımın zıtlarını sevilmesi gerekenler olarak anlamak gerekir..
Kuru sevgi sözcüklerinin faydası olmaz..
Fakirleri sevdiğinizi söylemekle sevginizi gösteremezsiniz..Yardım gerekir.
Ya da mazlumu sevdiğinizi söylemek yetmez .Merhamet gerekir..
Yani sevgi sözcüğünü somut olarak da yaşatmak gerekir..
Kur'an'da sadece sevgi sözcüğünü ararsanız , az görebilirsiniz İncil'e göre..
Ama bileşenlerini,türevlerini aradığınızda yığınla var..
Eğer yukarıda saydıklarımla ilgili bir itirazı olan varsa ayetleri sıralayabilirim..Yer kaplamasın diye yazmıyorum..Üstelik bunları herkes biliyor..
Ya nerede bu İslamcılar!! Hep ben mi savunacağım kardeşim İslamı!! :)
Xander85
27-01-2006, 18:13
İncil mi daha insancıl?Önemli olan olaylara farklı yönden bakmaktır. Şimdi ben farklı yönden bakarak size Kuranın İncilden bin kat daha insancıl olduğunu belirteceğim.
İnsanın yapısında sevgi ve nefret dengededir, dünyada da nefret ve sevgi birlikte vardır.Bunu inkar edemez ve dünyaya sadece sevgiyi hakim kılacak bir inanışı mantıklı kabul edemezsiniz.Bu herşey için geçerlidir. İnsan kendisine vurana vurmak ister ve bu insancıl yapıyı Kuran kabul ederken İncil kabul etmez.O zaman İncil nasıl daha insancıl olabilir? İnsancıl olmak insanın tüm doğasını kabul etmekten geçer sadece bir yanını kabul edemezsiniz.Ayrıca:
Önemli olan fani dünya değildir, ölmek önemli değildir.Bunu kabul eden Kuran, İncil gibi bu dünyayı önemsemez ve bu nedenle rahatça savaşı emredebilir.
Kuranda adalet vardır ve onun sert üslubu sayesinde inananlar, inanmayanlara karşı daha büyük cesaretle dururlar çünkü adaletin yerini bulacağını bilirler.
Şimdilk bu kadar devamı gelecek...
İncil mi daha insancıl?Önemli olan olaylara farklı yönden bakmaktır. Şimdi ben farklı yönden bakarak size Kuranın İncilden bin kat daha insancıl olduğunu belirteceğim.
İnsanın yapısında sevgi ve nefret dengededir, dünyada da nefret ve sevgi birlikte vardır.Bunu inkar edemez ve dünyaya sadece sevgiyi hakim kılacak bir inanışı mantıklı kabul edemezsiniz.Bu herşey için geçerlidir. İnsan kendisine vurana vurmak ister ve bu insancıl yapıyı Kuran kabul ederken İncil kabul etmez.O zaman İncil nasıl daha insancıl olabilir? İnsancıl olmak insanın tüm doğasını kabul etmekten geçer sadece bir yanını kabul edemezsiniz.Ayrıca:
Önemli olan fani dünya değildir, ölmek önemli değildir.Bunu kabul eden Kuran, İncil gibi bu dünyayı önemsemez ve bu nedenle rahatça savaşı emredebilir.
Kuranda adalet vardır ve onun sert üslubu sayesinde inananlar, inanmayanlara karşı daha büyük cesaretle dururlar çünkü adaletin yerini bulacağını bilirler.
Şimdilk bu kadar devamı gelecek...
1- Rabbin sözünü kimse değiştirmeye gücü yetmez
2-Rab sözünü korur
3-Rabbin sözü herşeyden üstündür..
bence siz rabbe bakın...
Saygılarımla..
sayın arkadaşım myscip..
ben sana hadisler ile ayetleri anlamaya kalmanın yanlış olduğundan mı bahsedeyim
sebebe dayalı ayet gelmiştir demenin ayetin anlamını daralttığından mı bahsedeyim
nesh in bildiginiz gibi olmadığından ayetlerin hepsinin günümüzde de geçerli olduğundan mı bahsedeyim
kuranda sevgiyi görebilmek için birebir incil kelimelerinin olması gerekmediğinden mi bahsedeyim
en iyisi sen nesh edilen ayetleri yaz, geriye kalanlarla sen anlat
çünkü ben apaçık ayetleri yazdım
syg
Xander85
27-01-2006, 21:47
İncil mi daha insancıl?Önemli olan olaylara farklı yönden bakmaktır. Şimdi ben farklı yönden bakarak size Kuranın İncilden bin kat daha insancıl olduğunu belirteceğim.
İnsanın yapısında sevgi ve nefret dengededir, dünyada da nefret ve sevgi birlikte vardır.Bunu inkar edemez ve dünyaya sadece sevgiyi hakim kılacak bir inanışı mantıklı kabul edemezsiniz.Bu herşey için geçerlidir. İnsan kendisine vurana vurmak ister ve bu insancıl yapıyı Kuran kabul ederken İncil kabul etmez.O zaman İncil nasıl daha insancıl olabilir? İnsancıl olmak insanın tüm doğasını kabul etmekten geçer sadece bir yanını kabul edemezsiniz.Ayrıca:
Önemli olan fani dünya değildir, ölmek önemli değildir.Bunu kabul eden Kuran, İncil gibi bu dünyayı önemsemez ve bu nedenle rahatça savaşı emredebilir.
Kuranda adalet vardır ve onun sert üslubu sayesinde inananlar, inanmayanlara karşı daha büyük cesaretle dururlar çünkü adaletin yerini bulacağını bilirler.
Şimdilk bu kadar devamı gelecek...
1- Rabbin sözünü kimse değiştirmeye gücü yetmez
2-Rab sözünü korur
3-Rabbin sözü herşeyden üstündür..
bence siz rabbe bakın...
Saygılarımla..
Lütfen kendinizi bu şekilde kandırmayın, sadece o sözler şiirsel olduğundan seviyorsunuz ama ben de sizin tekrar doğru yola dönmeniz için Tanrıya dua edeceğim.İnşallah tekrar İslama döner ve bunlarla uğraşmazsınız.Çünkü Kuran İncili kabul eder, İsa'yı kabul eder.Eğer Hristiyanlık doğru olsa dahi Müslümanların cehennemde yanmaması gerekir dimi?Çünki sevgi dolu Tanrınız bizi de cehenneme atmaz dimi?Yoksa bizi yakar mı?Yakarsa nasıl sevgi Tanrı olur?Bu bir çelişki mi? Biz de İsayı kabul ediyoruz ama insan olarak.O zaman biz şimdi size göre günahkar mıyız?
Bende yarın Kanos İncili diye bişi yazacağım ona da inanırsınız inşallah. :D İlk ayetlerimiz:
Yaratılış
Başta sadece laf vardı. Bu nedenle hiç bir şey lafla olamadı ve Rab şöyle buyurdu:"Biricik oğlum İsa, lafla peynir gemisi yürümez, gördün mü şimdi" Sonra çalışarak dünyayı 6 günde bitirdi çünkü 1 günde bitiremezdi, nedenini anlayamayız çünkü Rab bize akıl verme gereği görmedi. :D
Kimse kızmasın bunları yazdım diye ama aynısı Kuran için de yapılmakta, artık bu sitede adalet yerini bulacak ve bütün dinler eleştirilecek.
Bizim bir hocamız vardı, yabancıydı ve kendisi ortodoks.Hocam demiştik kutsal suyun mantığı nedir?Neden kutsal?Cevap verememişti.Hatta musluk suyu bile olabilir demişti?Ben şimdi size soruyorum:Kutsal suyun anlamı nedir?Çocuklar neden sokulur?Bunun "hikaye"si ne?
...........
....................
.................................................. ..
İncil mi daha insancıl?Önemli olan olaylara farklı yönden bakmaktır. Şimdi ben farklı yönden bakarak size Kuranın İncilden bin kat daha insancıl olduğunu belirteceğim.
İnsanın yapısında sevgi ve nefret dengededir, dünyada da nefret ve sevgi birlikte vardır.Bunu inkar edemez ve dünyaya sadece sevgiyi hakim kılacak bir inanışı mantıklı kabul edemezsiniz.Bu herşey için geçerlidir. İnsan kendisine vurana vurmak ister ve bu insancıl yapıyı Kuran kabul ederken İncil kabul etmez.O zaman İncil nasıl daha insancıl olabilir? İnsancıl olmak insanın tüm doğasını kabul etmekten geçer sadece bir yanını kabul edemezsiniz.Ayrıca:
Önemli olan fani dünya değildir, ölmek önemli değildir.Bunu kabul eden Kuran, İncil gibi bu dünyayı önemsemez ve bu nedenle rahatça savaşı emredebilir.
Kuranda adalet vardır ve onun sert üslubu sayesinde inananlar, inanmayanlara karşı daha büyük cesaretle dururlar çünkü adaletin yerini bulacağını bilirler.
Şimdilk bu kadar devamı gelecek...
1- Rabbin sözünü kimse değiştirmeye gücü yetmez
2-Rab sözünü korur
3-Rabbin sözü herşeyden üstündür..
bence siz rabbe bakın...
Saygılarımla..
Lütfen kendinizi bu şekilde kandırmayın, sadece o sözler şiirsel olduğundan seviyorsunuz ama ben de sizin tekrar doğru yola dönmeniz için Tanrıya dua edeceğim.İnşallah tekrar İslama döner ve bunlarla uğraşmazsınız.Çünkü Kuran İncili kabul eder, İsa'yı kabul eder.Eğer Hristiyanlık doğru olsa dahi Müslümanların cehennemde yanmaması gerekir dimi?Çünki sevgi dolu Tanrınız bizi de cehenneme atmaz dimi?Yoksa bizi yakar mı?Yakarsa nasıl sevgi Tanrı olur?Bu bir çelişki mi? Biz de İsayı kabul ediyoruz ama insan olarak.O zaman biz şimdi size göre günahkar mıyız?
Bende yarın Kanos İncili diye bişi yazacağım ona da inanırsınız inşallah. :D İlk ayetlerimiz:
Yaratılış
Başta sadece laf vardı. Bu nedenle hiç bir şey lafla olamadı ve Rab şöyle buyurdu:"Biricik oğlum İsa, lafla peynir gemisi yürümez, gördün mü şimdi" Sonra çalışarak dünyayı 6 günde bitirdi çünkü 1 günde bitiremezdi, nedenini anlayamayız çünkü Rab bize akıl verme gereği görmedi. :D
Kimse kızmasın bunları yazdım diye ama aynısı Kuran için de yapılmakta, artık bu sitede adalet yerini bulacak ve bütün dinler eleştirilecek.
Bizim bir hocamız vardı, yabancıydı ve kendisi ortodoks.Hocam demiştik kutsal suyun mantığı nedir?Neden kutsal?Cevap verememişti.Hatta musluk suyu bile olabilir demişti?Ben şimdi size soruyorum:Kutsal suyun anlamı nedir?Çocuklar neden sokulur?Bunun "hikaye"si ne?
Özd.3: 34 RAB alaycılarla alay eder,
Ama alçakgönüllülere lütfeder.
Sevgili Xander 85 ;
Ben kestirmeye geçmeden önce..( ! ) , konu lütfen başlığından saptırımasın,demiştim bak iş Tevrat'tan Müjdeli Haber'e geçmiş..OLmadı : Konumuz "Tevrat'daki mantık dışılıklar."
Ama gönlün kırılmasın diye Brüksel İncili sitesinden kutsal su ve Vaftiz ile ilgili yaptığım alıntıyı aşağıya alıyorum..
Hoş sen bu olayı ve mantığını biliyorsundurama , birde Brüksel penceresinden bak , bak bakalım bakalım o pencere - bu tencere'nin neresini gösteriyor ...,.... :)
İsa Mesih göğe yükselmeden önce öğrencilerine şu buyruğu verdi:
"Gidin bütün milletleri öğrencilerim yapın. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adıyla vaftiz edin ." (Mat. 28:19).
Başka bir yerde de İsa Mesih "iman edip vaftiz olunan kurtulacaktır." diye belirtti (Mar. 16:16). Sanırım bu sözler vaftiz olgusunun da Hıristiyan inancı için ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Vaftiz olmak görüldüğü gibi Rabbin bir buyruğudur. Ama ne yazık ki bugün vaftiz konusunda birçok yanlış düşünce ve öğretiler bulunmaktadır. Vaftiz olmak gerçekte nedir? Neden vaftiz olunur ve kimler vaftiz olmalıdır? Tanrı'nın yetkin sözü Kutsal Kitap bu konuda neler öğretir?
Yunanca "baptizo" dan türkçeye çevrilen vaftiz kelimesinin anlamı suya dalmak, gömülmek, batmak veya yıkanmaktır . Vaftiz, Eski Antlaşma zamanında tapınakta hizmet gören kahinlerin hizmetlerine başlamadan önceki yıkanmaların bir uzantısı- dır (Çık. 19:10). Fakat Yeni Antlaşma veya İsa Mesih zamanında bu sade bir yıkanmadan çok daha öteye giden derin anlamlı önemli bir uygulamadır. Kutsal Kitap'a göre bu eski günah yaşamına ölüp İsa Mesih ile yepyeni bir yaşama başlanıldığını resmî bir şekilde dile getiren sembolik bir harekettir. Romalılar 6:1-11'de okumuş olduğumuz gibi suya giren veya dalan kişi bununla, Mesih ile özdeşleşip günaha öldüğünü ve sudan çıktığında da yine Mesih ile yeni bir yaşama dirildiğini beyan ediyor (Kol. 2:12) . Bu aynı zamanda Rabbe olan iman ve adanışımızın resmen açığa vurulması olup, Mesih'in bizleri günahlarımızdan arıtıp kurtardığına dair toplumsal bir tanıklıktır .
Şunu da önemle belirtmeliyiz ki bazılarının sandığı gibi vaftiz olayı tek başına hiç kimseye kurtuluş sağlayamaz. Kutsal Kitap'ın belirttiği gibi kurtuluş yalnızca Mesih aracılığıyladır (Elçi. 10:43, 13:37-39, 15:11 vs…). Bundan dolayı, bazı kiliselerin bunu kurtuluşun bir koşulu olarak empoze etmesi Kutsal Kitap'a uygun düşmez. Mesih'le birlikte haça gerilmiş olup, kendisine iman etmiş hayduta, vaftiz olmadığı halde İsa Mesih kurtuluş vaat etti (Lu. 23:43) . Bununla birlikte her inanlı çok zaman geçirmeden Rabbin vaftiz olma emrine mutlaka itaat etmelidir.
Vaftiz olan kişi, vaftiz kelimesinin de imâ ettiği gibi suya tam olarak gömülmeli veya batırılmalıdır. Yalnızca su serpmekle gerçekleştirilen vaftiz Kutsal Kitap'a uygun değildir. Vaftiz Baba, Oğul ve Kutsal Ruh yani Üçlü-Birlik adına yapılmalıdır (Mat. 28:19). Bu , vaftiz olan kişinin Baba'yı, Oğul'u ve Kutsal Ruh'u tamamen kabul edip, yetkilerine boyun eğdiklerinin bir işaretidir. Herhangi tecrübeli bir inanlı Mesih'i yaşamına alıp O'nu izlemeye karar veren birini vaftiz edebilir (Elçi. 8:38) . Bundan başka bu vaftiz hareketine gerçek bir iman, gerçek bir ruhsal aydınlanış ve tövbe eşlik etmesi kaçınılmazdır. İlk Hıristiyan topluluklarınca da uygulandığı gibi, vaftiz adayının Mesih inancının temel ilkelerini öğrenmesi amacıyla, belirli bir ruhsal eğitimden ge ç mesi de gayet yerindedir. Kutsal Kitap'ta gördüğümüz gibi vaftiz olan kişi attığı adımın önem ve içeriğini iyi bilerek bunu bilinçli ve aydınlanmış bir şekilde yapmalıdır (Bkz. Elçi. 2:29-42, 8: 26-39, 10:34-48 vs…).
Hepinize Sevgiler...
(Çok ama çok önemli not : Konu Tevrat'tan çıkmasın..Paşam kızar n e t e k i m.......)
smile301
sevgili arkadaşlar;
aslında bu mesajı 1hafta önce yazıcaktım ama maalesef bağlantı yoktu nette. ve şimdi yazıyorum. biraz geç bi yazı..
BU FORUMDA OLAN ÇOĞU KİŞİ ATEİST VEYA DA 3SEMAVİ DİNDEN BAŞKA BİR DİNE MENSUP. SAYGIM VAR. BEN HRİSTİYANIM. VE YAZILARINIZI OKUYUNCA GÜCENMEDİM SADECE ÜZÜLDÜM HALİNİZE. ÇÜNKÜ ADAM KONUYU AÇIYOR VE SANKİ TÜM DÜNYA ONDAN SORULUYORMUŞÇASINA YARADANI SORGULUYOR. AYRIA İNANMIYORUM DİYOR VE PARAGRAFTA YA RABBİM DİYE BAŞLIYOR VE KONUŞUYOR KENDİNCE. AYIP. BEN DİNLERTİ ARAŞTIRIYORUM VE SİZİN GİBİ YERİN DİBİNE SOKMUYORUM. ÇÜNKÜ BENDE GURUR VAR, SAYGI VAR.
NEYSE KONUŞMAK İSTEMİYORUM. RAB SİZLERİ BAĞIŞLASIN...
Aşağıdaki makale , sitenin ana sayfasında duruyor.
Ama *ne yazık ki , okuyanının çok olmadığını tahmin ediyorum.
Uzun uzun yazılmış..Uzun yazılar sıkar bizi..
Tezcanlı , kolaycı , köşe dönmeci bir toplumuz ya...
Ama bu topiği okuyan 5-600 kişinin bu yazıyı en azından önce aşağıdaki alıntı kadar,sonra da ilk fırsatta tamamını okumasını öneririm.
İster Müslüman olun,ister Musevi veya Hristiyan.İster ...ist !!
Bizim saçmalıklar vurgulamamız ile eşdeğer tesbitler..
Nasıl Peygamber oluveriyor İsrailoğlu...
Nasıl ,mesela 2.Karısından doğan çocuğunu , esas karısının isteğiyle *çölün ortasına bırakıveriyor(tabii doğru ise bu hikaye..) namussuz insanoğlu..
Ve sen ,mahallende bir komşun bu hareketi yapsa "Vicdansız , şerefsiz adam.!!!" diye nitelendireceğin bir adam , dinlerde (Tevrat ve Kuran'da)
sana nasıl Peygamber (A.S) namı altında yutturuluyor...
Sen de , saaf saaf *ve büyüük bir huşu ve de imanla,dinliyorsun aleyhisselatu vessellem efendimizin maskaralıklarını..
Atın gözünden at gözlüğünüzü şeker kardeşlerim,muhterem Mesih inanlı dostlarım...!!!
* * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * * * * ***************
Makale: Tevrat' tan Peygamber Okumaları
Tarih: Thursday, August 11 @ 07:56:16 CDT Gönderen Cem
sargon Gönderdi "
Bana öyle geliyor ki, Müslüman kökenlilerin arasında Tevrat ve İncil’i okuyan oldukça azdır. Biz daha çok bu dinleri ve kitapları, İslam öğretilerine göre nasıl biliniyorsa öyle tanıyoruz. (İslamiyetteki şu dördünce kitap, yani Zebur meselesi ayrıca tartışılması gereken bir konu). Hıristiyanlık, Avrupa merkezli anlayışın bir parçası haline gelmiştir. İslamiyet ise onun doğusunda varlığını sürdüren (Hıristiyan misyonerler tarafından dağıtılamayan diye de okuyabilirsiniz) bir din olarak varlığını sürdürmüştür.
Peygamberlik Yapmak Ne Demektir?
Tam gideceği yere varınca Tanrı’nın ruhu, onun da(Saul) üzerine iniyor. O da başlıyor oynamaya. Hatta giysilerini çıkarıp bütün gün ve gece çıplak yatıyor. Bahsedilen “Saul da mı peygamber oldu?” sözü de buradan geliyor. Bu arada bir dipnotta da şu belirtiliyor. “İbranice’den ‘oynayıp coşmak’ diye çevrilen ifade ‘peygamberlik etmek’ sözcüğünden türemiştir”.(Kutsal Kitap, yeni çeviri, sayfa 363)
Yukarıdaki bölümlerden yola çıkarak ‘peygamberlik yapmak’, oynayıp gülmekmiş gibi bir anlam çıkarılmamalı. Bu sadece kutsal bir rituel tanımı ve sözcüklerin aynı kökene sahip olmaları da binyıllar boyunca peygamberlik yapan pek çok kişinin benzer ritüelleri olması nedeniyle olsa gerek. Yoksa kitleler halinde insanları sürükleyip götürebilmek için onları oynatmanın yeterli olmayacağı açık.
Ancak peygamberlik olayına daha iyi açıklama getiren metinler peygamber toplantıları ile ilgili olanlar. Bu bölümde iki peygamber toplantısı anlatılıyor. Birincisi İlyas’ın, Baal’ın (başka bir tanrı) 450 peygamberi ve Asera’nın (yine başka bir tanrı) 400 peygamberi ile Karmel Dağı’ndaki yarışmasıdır.
İlyas “RAB’ın peygamberi olarak sadece ben kaldım, Ama Baal’ın 450 peygamberi var. Bize iki boğa getirin. Birincisini Baal’ın peygamberleri alıp kessinler, parçalayıp odunların üzerine koysunlar; ama odunları yakmasınlar.”der. Diğerini de İlyas kesip koyar.
Yarışmanın konusu, dua ederek ateş yaktırmaktır. Baal’ın peygamberleri bir türlü tanrılarına ateş yaktıramazlar, İlyas ateşi yaktırmayı becerir, böylece kendi tanrısının, ‘Asıl Tanrı’ olduğunu ispatlar.
Şöyle bir açıklama yapılabilir: Peygamber, tanrı ile konuşan, ondan talimatlar alıp insanlara bildiren kişilere denir. Ve bunların sayıları inanılmayacak kadar çoktur. Tarihin başından bu yana tanrı ile konuşmak çok yaygın bir inanış. Bunların hepsi yeni bir din kurmuş değiller. Hepsi bir kitap yazmış ya da getirmiş de değiller.
(Aslına bakarsanız kitap getirdiğini iddia eden tek peygamber Muhammet’tir. İsa’nın böyle bir iddiası yok. O, Tanrı’nın oğlu olduğunu iddia ediyor. Bu da çok rastlanan bir iddia aslında.
Musa ise iki tane taş tablet getiriyor, bunların Tanrı’nın yazdığı tabletler olduğunu söylüyor, Anlaşma Sandığı’nda saklanıyor. Ancak Tevrat dediğimiz kitap bu tabletler değil, sonradan yazılmış metinler.)
Ama giderek bu peygamberlik işine bir son vermek gerekince ‘son peygamber’ olayı gündeme geliyor: Hristiyanlığa göre İsa, İslamiyete göre Muhammet son peygamber.
İbrahim PEYGAMBERİMİZ :
Ortadoğu dinlerinde peygamberler sözüne inanılır, güzel ahlak sahibi, örnek kişiler olarak tanımlanır. Bir kişinin Tanrı tarafından peygamber olarak seçilebilmesi için böyle de olması gerekir. Asıl gelmek istediğimiz nokta burası: Acaba bu doğru mu? Bunu Tevrat’tan pasajlarla, İbrahim, Musa ve Davut’un yaşamından örneklerle inceleyelim. (Davut bildiğim kadarıyla Müslümanlar tarafından peygamber sayılıyor. Hristiyanların saymaması gerekir.)
İbrahim(Avram) en eski peygamberlerden. Öyküsü Tevrat’ın ilk bölümü olan Yaratılış’ta (eski adıyla Tekvin) anlatılıyor. İbrahim, ülkesindeki şiddetli kıtlık yüzünden Mısır’a gidiyor. En iyisi biz bu bölümün Tevrat’tan okuyalım:
Mısır’a yaklaştıklarında, karısı Saray’a, “Güzel bir kadın olduğunu biliyorum” dedi. “Olur ki Mısırlılar seni görüp ‘Bu onun karısı’ diyerek beni öldürür, seni sağ bırakırlar, lütfen ‘Onun kız kardeşiyim.’ de ki, senin hatırın için bana iyi davransınlar, canıma dokunmasınlar.”
Avram Mısır’a girince, Mısırlılar karısının çok güzel olduğunu farkettiler. Kadını gören firavunun adamları, güzelliğini firavuna övdüler. Kadın saraya alındı. Onun hatırı için Avram’a iyi davranıldı. Avram, davar, sığır, erkek ve dişi eşek, erkek ve kadın köle, deve sahibi oldu.
Olay bu kadarıyla kalsa iyi. ibrahim Mısır’a kıtlıktan kırılmamak için gider, oradan zengin olarak çıkar. Mısır’dan çıkınca, karısı ve servetiyle birlikte önce Negev’e, sonra Beytel’e, en son Hevron’daki Mamre Meşeliği’ne gider.
İşte tam bu Mamre Meşeliği’nde, İbrahim’le Saray’ın başına şu meşhur çocuk sahibi olma olayı gelir. RAB, İbrahim’le karısına 3 melek gönderir. Saray’ın çocuğu olmamaktadır ve Saray artık iyice kocamıştır. Melekler Saray’a hamile kalacağı müjdesini verir. İbrahim’le Saray buna inanamazlar, çünkü çok yaşlıdırlar ve Saray adetten kesilmiştir. RAB için olmayacak şey yoktur ve Saray hamile kalır.
Mamre Meşeliği’nden sonra, geçici bir süre için İbrahim’le Saray Gerar’da kalırlar. Ve İbrahim burada da karısını, kız kardeşim diye tanıtır, yine aynı öldürülme korkusuyla. Bu sefer de Gerar Kralı Avimelek, Saray’ı alır. RAB, onun da rüyasına girer. Avimelek de korku içinde karısını İbrahim’e geri verir. Bununla da yetinmez, İbrahim’e bir servet de o verir.
Burada da aynı olayın farklı iki versiyon var gibi duruyor. Ama Tevrat bunu, devam eden olaylar dizisi gibi anlatıyor.
Okurken bu nasıl iş diye düşünüyor insan. İbrahim, bütün servetini, karısını krallara, firavunlara peşkeş çekerek elde ediyor. RAB da İbrahim’in arkasını topluyor. * * *8O * * :( * * :) * * :D *:D *:D
Bir başka gariplik de 100 yaşına gelmiş, kocamış Saray, bu sefer de Avimelek tarafından beğeniliyor ve saraya gelin yapılıyor.
İbrahim’in bir başka olayı ise cariyesi ile ilgili. Karısı Saray, kısır olduğu için İbrahim’den, cariyesi Mısırlı Hacer’le yatmasını istiyor. İbrahim Hacer’le yatıyor ve İsmail oluyor.
İsmail 14, İbrahim 100 yaşındayken Saray (sonradan Sara oluyor) biraz önce anlattığımız şekilde RAB’ın yardımıyla İshak’ı doğuruyor. İshak, sütten kesilince İbrahim bir şölen veriyor.
Bu arada Sara, İsmail’in alay ettiğini görüp “Bu cariyeyle oğlunu kov.” diyor. İbrahim üzülüyor ama RAB rüyasına girip “Sara’nın dediğini yap.” diyor. ...
İbrahim de dediğimiz kadar vicdansız değilmiş be kardeşim..Bak..adam bu vicdansız işi yapmış ama,Yahova şahit ki adam üzülmüş *( müş.... vah zavallı ibram vah...çok acıklandım..Smurf ..gözlerim yaşardı..)
İbrahim Hacer’le İsmail’i alıp başka bir eve yerleştirmiyor, ne de başka bir şehre götürüp “Bundan sonra burada yaşayacaksınız.” diyor. Ne yapıyor dersiniz? Hacer’in omzuna bir tulum su verip çöle gönderiyor. Hacer, Beer-Şeva Çölü’nde bir süre dolaşıp su bitince oğlunu bir çalının altına bırakıyor
Bir insan bugün bunu yapsa ne düşünürsünüz? “Tanrı rüyama girdi, götür çöle bırak dedi, bıraktım.” Olacak iş mi? Hele de bu İbrahim'in oğullarına yaptıkları! Kurban olayı da Tevrat'a göre İshak’ın başına geliyor. İslam'a göre bu olay İsmail'in başına geliyor.
O bölüm de tüyler ürpertici. Ama çok bilinen bir öykü olduğu için aktarmıyorum. Hem İshak’in kurban edilmesi olayında, hem de annesiyle çöle bırakılması olayındaki temel mesaj ise şu: İbrahim, Tanrı’ya öylesine inanan bir insandı ki, RAB rüyasında oğlunu kes dese gider keserdi. Bugün biz böyle insanları tımarhaneye atıyoruz. Peygamber yapmıyoruz.
Eline sağlık Sargon..
Güzel derlemişsin..
Haydi beyler makaleleri okumaya...
Hoşça kalın..Sağlıklı kalın..Sağlıklı düşünün..
YAHUDİ TANRISI ‘ na İBRAHİM PEYGAMBER’in UYARILARI :
Yaratılış 18. bölümde, RAB Mamre meşeliğinde İbrahim Peygamberimize görünür.
18/20’de .: Sonra İbrahim’e “ Sodom ve Gomora büyük suçlama altında “dedi,
“Günahları çok ağır.”
“Onun için inip bakacağım.Duyduğum suçlamalar doğru mu,değil mi göreceğim.”
“Bunları yapıp yapmadıklarını anlayacağım.”
Bu konuyu takip edenler biliyor artık..Yazıldı , çizildi..
Yahudilerin Rab’bi insana çok benzeyen,kabiliyetleri sınırlı bir Tanrı..
Günahlıları yukarıdan pek iyi seçemiyor..
Biraz miyop gibi herhalde..
O zamanlar , gözlükçü de yok..ki bir uzak gözlüğü alıp , rahatça görsün..
İnecek alt kata…Yakından bakıp inceliyecek , hafiften gözlerini kısıp..
Sonra da durup düşünüp değerlendirecek..
“Duyduklarıııı…doğrumu imiş..değil miymiş…”
Ooof of ! …. Ne kadar çapsız, yüzeysel , basit bir tanrı inancı bu..!
Evrenin yaratılışını , Dinlerden bağımsız bir İlahi Kudrete bağlıyan ben , yeminle üzülüyorum Tanrı kavramının bu kadar aşağılanmasına…
Bu özelliklerinin yanında , eğriyi doğruyu tartma konusunda da beceriksizliği var bu sözde Tanrı’nın…
İbrahim Peygamberimiz bunu bildiğinden , tedbirini alıyor ve uyarıyor Yohova’yı :
18/23 : RAB’be yaklaşarak ,
“Haksızla birlikte haklıyı da mı yok edeceksin?” diye sordu…
Sonra RAB’ine önemli nasihatde bulunuyor….
18/25 : “ BÜTÜN DÜNYAYI YARGILAYAN ADİL OLMALI.”.İMZA: Peygamber Avram
Ardından şehri yok edip etmeme konusunda Avramla –Yahova arasında pazarlık başlar:
18/24 : “ Kentte elli doğru kişi var diyelim.
Orayı gerçekten yok edecek misin ?”
18/26 : RAB “ Eğer Sodom’da elli doğru kişi bulursam,
onların hatırına bütün kenti bağışlıyacağım.” diye karşılık verdi.
18/28 :” Kırk beş doğru kişi var diyelim,
beş kişi için bütün kenti yok mu edeceksin?”
Pazarlık devamda..Avram (A.S.) bastırıyor…Konyalı pazarlığıyla…
18/29 : “ Ya kırk kişi bulursan?”
18/30 : “ Ya RAB,öfkelenme ama,otuz kişi var diyelim”…
Hem pazarlık..hem alttan alma…uyanık Yahudi…
18/31 : “ Ya RAB,lütfen konuşma yürekliliğimi bağışla” dedi.
“ Eğer yirmi kişi bulursan?”
18/32 : “ Eğer on kişi bulursan?”
Sevgili Arkadaşlarım ;
Bu İnsanın Tanrı’sına nasihati ve onunla pazarlığa oturma diyalogları, komik bir tiyatro eserinden alınma değil..
Bunlar , muhteşem , milyonların , milyarların inandığı ( ..!..) , içinden şifreler çıkarılan bir
Dini Kitaptan Alıntılar …!!!
Ve milyonlarca insan bu komediyi,ilahi buluyor ve ciddi ciddi savunuyor…
Bana çok ilginç geliyor Tevrat ve Tanrısı….
İyi ki var…… :D :D :D
Hepinize Selamlar...
Sevgili aldostu;
Okurken bu nasıl iş diye düşünüyor insan. İbrahim, bütün servetini, karısını krallara, firavunlara peşkeş çekerek elde ediyor. RAB da İbrahim’in arkasını topluyor.
Demişsin iyide şunu unutuyorsun tevratın anlatım şekli gayet açıktır sizin bunu bilmeniz gerekir zaten kötü birşey olsa direk söyler sizin dediğiniz gibi bir durum olsa...
Bir insan bugün bunu yapsa ne düşünürsünüz? “Tanrı rüyama girdi, götür çöle bırak dedi, bıraktım.” Olacak iş mi? Hele de bu İbrahim'in oğullarına yaptıkları! Kurban olayı da Tevrat'a göre İshak’ın başına geliyor. İslam'a göre bu olay İsmail'in başına geliyor.
ibrahim tanrı nazarında basit bir kişi değildi bizim inancımıza göre siz inanmayabilirsiniz tabiki fakat rabden aldığı bilgi ile hareket etmiştir eğer ben olsaydım rab bana bu şekilde yapmamı söyleseydi büyük bir ihtimal yapardım zaten ibrahim rabbin sözünü dinlediği için o övgülere kavuştu...
İbrahim, Tanrı’ya öylesine inanan bir insandı ki, RAB rüyasında oğlunu kes dese gider keserdi. Bugün biz böyle insanları tımarhaneye atıyoruz. Peygamber yapmıyoruz.
Bu konu gerçekten ilginç dü$ünceleriniz sizin gözünüzde (inanmadığınız için doğru değil) fakat benim gözümde mükkemmel birşeydir bu rabbe tam güven demektir bunun sebebi gayet açık çok sevdiği oğlunu bile rabbin karşısında görmezden geliyor hemde hiç görmediği rab için ... inanmayanlar için ise delilikdir oyüzden bu sizin dü$ünceniz sizi rabbimle ba$ba$a bırakıyorum... söz onun o size hayatınızda birşekilde cevap verecektir diye dü$ünüyorum ve sizin için gerçekten üzülüyorum...
Ooof of ! …. Ne kadar çapsız, yüzeysel , basit bir tanrı inancı bu..!
Evrenin yaratılışını , Dinlerden bağımsız bir İlahi Kudrete bağlıyan ben , yeminle üzülüyorum Tanrı kavramının bu kadar aşağılanmasına…
zekanıza hayranım... :D
Sevgili Arkadaşlarım ;
Bu İnsanın Tanrı’sına nasihati ve onunla pazarlığa oturma diyalogları, komik bir tiyatro eserinden alınma değil..
Bunlar , muhteşem , milyonların , milyarların inandığı ( ..!..) , içinden şifreler çıkarılan bir
Dini Kitaptan Alıntılar …!!!
Ve milyonlarca insan bu komediyi,ilahi buluyor ve ciddi ciddi savunuyor…
Bana çok ilginç geliyor Tevrat ve Tanrısı….
İyi ki var…… Very Happy Very Happy Very Happy
Hepinize Selamlar...
Sadece bir açıdan dü$ünmek bana doğru gelmiyor doğrusu.. " ?" bilmediği birşey üzerine kim yorum yapabilir ? ortada bir durum var ama sizin deyindiğiniz mantık kadar basitmidir acaba ?
--------------
Mezmur 8:3-9
3 Seyrederken ellerinin eseri olan gökleri,
Oraya koyduğun ayı ve yıldızları,
4 Soruyorum kendi kendime:
"İnsan ne ki, onu anasın,
Ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?"
5 Nerdeyse bir tanrı yaptın onu,
Başına yücelik ve onur tacı koydun.
6 Ellerinin yapıtları üzerine onu egemen kıldın,
Her şeyi ayaklarının altına serdin;
7 Davarları, sığırları,
Yabanıl hayvanları,
8 Gökteki kuşları, denizdeki balıkları,
Denizde kıpırdaşan bütün canlıları.
9 Ey Egemenimiz RAB,
Ne yüce adın var yeryüzünün tümünde!
-------------
Yeşaya 55
8 "Çünkü benim düşüncelerim
Sizin düşünceleriniz değil,
Sizin yollarınız benim yollarım değil" diyor RAB.
-----------
Yeremya 29
11 Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum" diyor RAB. "Kötü tasarılar değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar.
----------
o gün geldiğinde kime sığınacaksın merak ediyorum... o gün geldiğinde Rabbin karşısındada bunları söyliyebilecekmisin ?
http://img481.imageshack.us/img481/8062/yobaz7oe.jpg
http://img481.imageshack.us/img481/8062/yobaz7oe.jpg
tevratı felan boş verin Qaxnus denen adam kendi kendine kitap yazmaya başladı ilerde belki kuranın incilin tevratın yerini alır. kitap bitince ben bi topic açar yanlışlıkları yazarım tabi görebilirsem
http://img481.imageshack.us/img481/8062/yobaz7oe.jpg
yobaz diye yazmı$sın ama bence güzel bir resim
bunuda ben yaptım
http://img68.imageshack.us/img68/5351/israelfg2of.jpg
fazla uğraşmadım ama güzel oldu sanırım...
Sevgili Ege - Sum Kardeşim ;
Bu gün saat 23.30 da siteye girdim ,senin veda başlığını okudum..
İnanki ayrılışına üzüldüm..
Ben dini inançlarına bakmadan,insanın zekasına ve kültürüne , ardından da terbiyesine bakarım..
İnanç çok önemli bir şey değil benim için , çünki herkes birşeye inanıyor ve en doğrusunun o olduğuna inanıyor..
Bir çok insan inançlı olabiliyor , ama herkes zeki , kültürlü ve terbiyeli olamıyor..
Seninle inançlarımız hiç uymadı,uymaz da..Ama sen benim takdir ettiğim özelliklere sahip bir gençtin..(31 .01.2006 tarihli chat odasındaki yazında yaşını belirttiğin için böyle ,gençtin dedim..)
Ayrıca bilgisayarı da çok iyi bildiğin -hacking'le uğraştığını belirtmenden-
belli..Orada biri orta yaş , biri tazecik iki müslüman mümin kardeşimizle, karşılıklı ikna çabalarınızı ilgiyle izledim..Hele küçüğü pek toyca şeyler söylüyordu da,sen de ona ilgi gösterdiydin..
Sonuçta kıymetli bir ,arkadaşımızdın..gittin..
Ama keşke giderken , bu topic'te İsrailiyatla ilgili bir sonla gitmeseydin , sadece onu beğenmedim..
Tahminim,söylediğinin aksine ,sen Türkiyede yaşamıyorsun..
Ama bu da benim için önemli değil..
Bana göre insanın önemli özelliklerini ,yukarıdan beri bir kaç kere yazdım ve bunların sende varolduğunu belirttim.
Son gönderdiğim resimde ne demek istediğimi ,zeki bir insan olduğun için hemen algılamışsın..
Gerçekten resimdeki o garip yobaz da ,inançlarını hiç şüpheye düşmeden sonuna kadar müdafaa ediyor..Başka hiç bir alternatifi aklına dahi getirmiyor..
Sen de Tevrat müdafaanda,bende bu hissi uyandırdığın için ,o resmi gönderip , o imada bulunmuştum..
Tabii ki o senden , bu konuda biraz daha ileri gidip ; inancı için kör destere ile adam bile keser..
Filistinde görüyoruz..intihar bombacilarını..
Son 25-30 senede doğup büyüyen Filistin'li genç de, İsrail'li genç de karşı tarfa kin-garez ve intikam duyguları ile büyüdü..
Hem müslümana yazık oldu..hem yahudiye..
Halbuki teslim etmek gerekir ki,İsrail'in orada devlet kurma hakkı var..Atası orada yaşamış adamın..Niye dönüp gelmesin ata toprağına.. Niye dağılmış milletini bir araya toplamasın..Niye devlet kurmasın..Niye kendini korumasın..
Ama islami taassup....İsrail'in anında aşırı reaksiyoner tavırları,işi bu hale geirdi.
Bunları niye yazıyorum biliyor musun Ege..
Ben Tevratı kendi mantığım için de yerden yere vururken,zannetmeyesin ki ben Yahudi düşmanıyım..Asla
Benim iş dünyasında,birçok Yahudi arkadaşım var.Ve iyi bir hukukumuz da var..
Temenni ederim , bana kırgın ayrılmamışındır..
Şu üç kuruşluk dünyada birbirimizle,üç-beş satır bir dostluğumuz oldu..
Kırıcı olduysam,kırdıysam üzülürüm..
Senin inancında nasıl oluyorsa..bana hakkını helal et.
Türk geleneğinde biz böyle deriz bilirsin..
Sana iş hayatında , günlük yaşamında başarılar ve saadetler diliyorum..
İnandığın Rab'in yolunu açık etsin Sevgili Ege..Güle güle..
(Dinbilimcilerin Tevrat'ın hibrid(melez) ve Musanın ölümünden ve kitapta anlatılan olaylardan epey sonra yazılmış olduğu sonucuna varmasını sağlamıştır. Yazarlar ve redaktörler bilinmiyor. Böyle olduğundan, Musanın okuma yazması olmadığına dair inaçları muhtemelen yanlıştı. Mısır'dan Çıkış zamanında Yahudilerin etrafında yaşayan bir çok büyük medeniyetin okur yazar olduğuna dair arkeolojik kanıt bulunmuştur. Dolayısıyla Musa'nın da okuma ve yazma bildiği kabul edilebilir.) .....Usrenin tarafından tercüme edilen Tevrat'ı Kim Yazdı makalesinden alıntı.
Ateist veya Hristiyanlar karşısında Müslümanların Kuran’ı müdafaası, Hristiyan ve Musevilerin de Tevrat ve İncil methiyeleri ve bunun yanında Kuran’da hata ve çelişki bulma ve Müslümanların evvela kendi kitaplarını ve dinlerini sorgulamaları yönündeki önerileri bayağı hoş oluyor….
Tencere dibin kara , yok yok seninki benden kara muhabbeti..
Biz bu başlık altında sadece Tevrat'ı mantık ışığında irdeledik,ama..
Dini kitap dedin mi ,al birinden , vur diğerine..
Hangi dini kitap var ki Tanrı’dan geldiğini iddia etmesin ve buna rağmen saçma sapan , komik , abuk sabuk iddiaları ile,
Tanrı’nın zekasını, insan mantığının sersemliğine indirgemesin
ve , ve bu mantıkla O’nun ,sonsuz kainatı ve içindeki bildiğimiz bilmediğimiz her şeyi yerli yerinde ve mükemmelen yaratan ilahi kudretini aşağılamasın..
Adını ne olarak anarsak analım , ister El-İlah olsun , ister Allah..
İster Musa’ya Tora Mısırdan Çıkış 3/4’de “Musa.. Musaaaa…” diye seslenip de 3/5’ de “Çarıklarını çıkaaar.Çünkii bastığın yer kutsal topraktır.(..!..?..) “ 3/6 ‘ da “Ben babanın Tanrısı…İshak’ın tanrısı.. veee Yakup’un Tanrısıyım.” diye kendini işin taaa başından İsrailoğlu’na tahsis edip de , daha ileride “ ey Musa ;de ki : İsrail öz oğlumdur.” diyecek kadar sersemleştirilen , Musa Efendi ve ( en hakiki ,gerçek, öz be öz oğlu ) İsrail’in Rabbi.. Veya karınca ezmez Şevki misali , kimseyi incitmiyen gariib İsa’ nın Babası….
O , yaratan… her bir şeyi yoktan ve mükemmelen yaratan Kudret-i İlahi’nin bunlarla , bu kitaplarla , bunların içindeki hurafe , dedikodu ve safsatalarla ilgisi-alakası yok , yoooook..
Ama bu kitapçıkların elbetteki,kendi çaplarınca,kendi güçlerince,kendi hayallerince vee kendi peygamberlerince bu Kudret-i İlahi ile alakaları var…Ama bu tamamen tek taraflı..isterik , hayali bir ilgi..
İsrailoğlu’nda azıcık uyanık olup da , şööle bir elini kulağınınnın arkasına atıp “Eyyy İsrail…Rab size benim aracılığımla diyorkii…” diye başlayıp da , Peygambercilik oynamayan , hani neredeyse yok gibi…Bu İsrailoğlu’nun bilirsiniz , alayı uyanıktır..amma bazılarıda ,ki onlar peygamberleri….süpper uyanık..
İster sonlara doğru olan 2.5 sayfalık peygamberleri Hagay ‘dan başlayın…
İster Musa’dan başlayıp devam edin …sıkılmazsanız buyrun hepberaaaber…
Yeşu, Samuel, Davut, Süleyman, Ezra , Nehemya, Ester, Eyup, Vaiz, Yeşeya, Yeremya, Hezekiel, Danyal, Hoşea, Yoel, Amos, Mika, Habakkuk, Sefanya, Hagay, Zekeriya…Malaki….
Kimi Rabbin vahyettiğini anlatmış,kimi İsrailoğlu’nun lanetinden dolayı başına geleni..
Kimi de almış eline kalemi yazmış başına geleni..aşkını. umutlarını..hırslarını veya bilgelerin özdeyişlerini….
Tevratın geneli saçma sapan mantıkla yazılmış yaratılış bölümünden başlayın da bitmez tükenmez aile bağları ve aile hikayelerini,soy sop kütüklerini,İsrail’in savaşlarını büyük bir sabırla okuyun… Sabredin,sabredin.. Yaratan ne güçlükleri aşma sabrı veriyor insana..Dayanın….
Tevrat’ta da diğer bütün din kitaplarında olduğu gibi saçma sapan bir sürü hikaye ,saçma sapan öğüt olduğu gibi, bunların yanında bulunması,bayağı hayreti mucip,fevkalade güzel nasihatler,gerçek olması kuvvetle muhtemel hikayeler ve gerçekten Kudret-i İlahi ilhamı ile yazılmış güzel bölümler de var..Bunu da hakkaniyetle teslim edelim de haksız yere Ateist damgası yemiyelim..veya bir başka deyişle ,yanlışlıkla yanlarına kattırılıp Ateist arkadaşlarımızı rahatsız etmiyelim..
Esasında,birimiz ,yüreklice kalkıp , herbir din kitabındaki (Kutsal kitaplardaki…- yalnız yanılmayın haaa..sadece Tevrat-İncil-Kuran kutsaldır..baştacıdır…ötekiler şişe tıkacıdır..sakkın ola karıştırmayın..) sadece güzel nasihatleri ve güzel hikayeleri toparlayan birer derleme kitap hazırlasak…Keşke ,oturup sabırla bu işi ben yapabilsem..Mutlu olurdum bundan..Bakarsın yaparım da Adı…adı mesela “Güzel T “ …” Güzel İ “..” Güzel K” olurdu..ve belki de ne güzel olurdu…
Yaradanımız hepimize sadece gerçeği ilham etsin… sağlık ve esenlikler versin..
EGE-SUM ,
Sana verdiğim bütün selamları ve iyi niyetli dileklerimi geri alıyorum..
Sahtekarlığı hiç sevmem..
Bana "Türküm ve Hristiyanım" demiştin..
Biz de insan saygısı ile seni kaale almıştık..
Türk ve Hristiyan olup da,bu kadar sersemce Tevrat müdafaana ,doğrusu anlam verememiş ama saygıyla karşılamıştım..
Meğer 2 yüzlü imişsin..
Sen Türk değilsin..
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısın..
Bunu adam gibi açıklasana..
Bu memlekette Kürt'de kardeşimiz..Rum'da..Ermeni'de Yahudi'de..
Ben T.C vatandaşıyım,ama Yahudi asıllıyım diye açıklasana..
Sana yazmıştım zamanında..
Benim iş hayatında,iş yaptığım çok Yahudi dostlarım var..
Çok da severim kendilerini..
Ender olarak,evraka bağlamadan,çek - senet almadan iş yaptığım,sözüne güvenilir dürüst nadir adamlar onlar adamlar..
Bütün tanıdığım Yahudiler sağlam çıktı..Sen hariç.
Çünki hiçbiri saklamadı Yahudiliğini..
Öyle Yahudileri seviyorum..
Adını saklamaz..orijinini saklamaz ..sahtekarlık etmez..
Bir de utanmadan ;Türk olarak defolup giderken,
İsrail bayrağı çizdin..
Burası Türkiye..Terbiyesiz..
Burada Türk bayrağı dalgalanır.
Sil o bayrağı..sahtekar adam..
Sahtekarlığını ele verdiğin ,bir başka topic'teki cevabın'dan alıntı :
"Buna değinmeniz iyi oldu bu ayeti çok iyi biliyordum okuyunca hemen tebesüm ettim
aslına bakarsanız Yahudi demek seçilmiş insan demek bende yahudiyim çünkü bizde seçildik tabiki hristiyanların çoğu böyle düşünmüyor fakat ben böyle düşünüyorum fakat o ayeti anlamanız için şunu bilmeniz gerekmekte o dönemde kutsal kitaba göre diğer halklara örnek teşkil etmesi açısından ibrahimin soyundan gelenler seçildi bunun detaylı açıklaması var kutsal kitapta bunun harici ilk önce hristiyanlık yahudilere geldi fakat yahudiler bunu kabul etmedi ve hor gördü bunun üzerine tüm halklara geldi zaten isa mesih o kadına yardım ediyor tabiki cropladığınız için diğer arkadaşlar göremiyor ."
Seçilmiş sahtekar YAHUDİ...
EGE-SUM ,
Sana verdiğim bütün selamları ve iyi niyetli dileklerimi geri alıyorum..
Sahtekarlığı hiç sevmem..
Bana "Türküm ve Hristiyanım" demiştin..
Biz de insan saygısı ile seni kaale almıştık..
Türk ve Hristiyan olup da,bu kadar sersemce Tevrat müdafaana ,doğrusu anlam verememiş ama saygıyla karşılamıştım..
Meğer 2 yüzlü imişsin..
Sen Türk değilsin..
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısın..
Bunu adam gibi açıklasana..
Bu memlekette Kürt'de kardeşimiz..Rum'da..Ermeni'de Yahudi'de..
Ben T.C vatandaşıyım,ama Yahudi asıllıyım diye açıklasana..
Sana yazmıştım zamanında..
Benim iş hayatında,iş yaptığım çok Yahudi dostlarım var..
Çok da severim kendilerini..
Ender olarak,evraka bağlamadan,çek - senet almadan iş yaptığım,sözüne güvenilir dürüst nadir adamlar onlar adamlar..
Bütün tanıdığım Yahudiler sağlam çıktı..Sen hariç.
Çünki hiçbiri saklamadı Yahudiliğini..
Öyle Yahudileri seviyorum..
Adını saklamaz..orijinini saklamaz ..sahtekarlık etmez..
Bir de utanmadan ;Türk olarak defolup giderken,
İsrail bayrağı çizdin..
Burası Türkiye..Terbiyesiz..
Burada Türk bayrağı dalgalanır.
Sil o bayrağı..sahtekar adam..
Sahtekarlığını ele verdiğin ,bir başka topic'teki cevabın'dan alıntı :
"Buna değinmeniz iyi oldu bu ayeti çok iyi biliyordum okuyunca hemen tebesüm ettim
aslına bakarsanız Yahudi demek seçilmiş insan demek bende yahudiyim çünkü bizde seçildik tabiki hristiyanların çoğu böyle düşünmüyor fakat ben böyle düşünüyorum fakat o ayeti anlamanız için şunu bilmeniz gerekmekte o dönemde kutsal kitaba göre diğer halklara örnek teşkil etmesi açısından ibrahimin soyundan gelenler seçildi bunun detaylı açıklaması var kutsal kitapta bunun harici ilk önce hristiyanlık yahudilere geldi fakat yahudiler bunu kabul etmedi ve hor gördü bunun üzerine tüm halklara geldi zaten isa mesih o kadına yardım ediyor tabiki cropladığınız için diğer arkadaşlar göremiyor ."
Seçilmiş sahtekar YAHUDİ...
Sevgili aldostu;
Sana verdiğim bütün selamları ve iyi niyetli dileklerimi geri alıyorum..
Ben sizi genede seviyorum..
Bana "Türküm ve Hristiyanım" demiştin..
Biz de insan saygısı ile seni kaale almıştık..
Türk ve Hristiyan olup da,bu kadar sersemce Tevrat müdafaana ,doğrusu anlam verememiş ama saygıyla karşılamıştım..
benim birşey müdafa ettiğim yok sizi sevdiğim için küfre girmemeniz için yazdım ve cevapladım
Meğer 2 yüzlü imişsin..
Sen Türk değilsin..
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşısın..
Bunu adam gibi açıklasana..
Bu memlekette Kürt'de kardeşimiz..Rum'da..Ermeni'de Yahudi'de..
Ben T.C vatandaşıyım,ama Yahudi asıllıyım diye açıklasana..
Ben türküm ayrıca benim Atalarım osmanlı ordusunda görev yapmı$tır savaşa katılmı$lardır...
ilk dinim islamdır kimliğimde şuan islam yazılı son 1 senedir hrsitiyanlığı tercih ettim
Sana yazmıştım zamanında..
Benim iş hayatında,iş yaptığım çok Yahudi dostlarım var..
Çok da severim kendilerini..
Ender olarak,evraka bağlamadan,çek - senet almadan iş yaptığım,sözüne güvenilir dürüst nadir adamlar onlar adamlar..
Bütün tanıdığım Yahudiler sağlam çıktı..Sen hariç.
Çünki hiçbiri saklamadı Yahudiliğini..
Öyle Yahudileri seviyorum..
Adını saklamaz..orijinini saklamaz ..sahtekarlık etmez..
Benimde birçok yahudi arkada$ım var gerçekten dürüst insanlardır gerçektende ibrahimin soyundan gelmek isterdim yahudi olmak isterdim ama değilim ibrahim Allah dostu birisidir...
ayrıca yahudi olmak için ;
1-yahudi kanı ta$ımak
2-sadece tevratı kabul etmek
gerekmektedir ben tevratı kabul ediyorum tevrata görede isa mesihi kabul etmekteyim mesih olarak...
Bir de utanmadan ;Türk olarak defolup giderken,
İsrail bayrağı çizdin..
Burası Türkiye..Terbiyesiz..
Burada Türk bayrağı dalgalanır.
Sil o bayrağı..sahtekar adam..
Gerçektende araplar bize tarih boyunca kazık atmı$lardır bizi sırtımızdan hançerlemişlerdir bir türk olarak bundan ho$nut değilim bizim iyi niyetimizi suistimal ettiklerinden dolayı ama biz naziler zamanında yahudilere kucak açtık ve onlar şuan bile bizi desteklemektedirler lobi olsun diğerşeyler olsun ermeni lobiside bize karşıdır bunu bilmeyen yok sanırım o yüzden israellilere bir sempatim var aslında da normali bu ama türk toplumu islamiyete inandığından dolayı israelli sevmezler... hatta israel bayrağı yakarlar;
akıllara şu soru gelmelidir ?
ümmetçilik türk milletine yararmı getirir yoksa zarar mı ?
halifelik türk milletindeydi ne oldu ?= cihat ilan edince ?= çok az millet el altından katkıda bulundu yada doğrudan..
Sahtekarlığını ele verdiğin ,bir başka topic'teki cevabın'dan alıntı :
"Buna değinmeniz iyi oldu bu ayeti çok iyi biliyordum okuyunca hemen tebesüm ettim
aslına bakarsanız Yahudi demek seçilmiş insan demek bende yahudiyim çünkü bizde seçildik tabiki hristiyanların çoğu böyle düşünmüyor fakat ben böyle düşünüyorum fakat o ayeti anlamanız için şunu bilmeniz gerekmekte o dönemde kutsal kitaba göre diğer halklara örnek teşkil etmesi açısından ibrahimin soyundan gelenler seçildi bunun detaylı açıklaması var kutsal kitapta bunun harici ilk önce hristiyanlık yahudilere geldi fakat yahudiler bunu kabul etmedi ve hor gördü bunun üzerine tüm halklara geldi zaten isa mesih o kadına yardım ediyor tabiki cropladığınız için diğer arkadaşlar göremiyor ."
Seçilmiş sahtekar YAHUDİ...
yahudi olsam neden söylemeyim ki ?
nasıl türk olmaktan gurur duyuyorsam yahudi olmaktanda gururduyarım ve söylerim
ayrıca ben forumu bıraktım ama bunu okuyunca cevap vereyim dedim...
Saygılarımla...
EGE-Sum ;
Evladım kusura bakma,ben seni anlayamadım.
Yazdığın ifadelerden (seçilmiş Yahudi olduğun ) neticesi çıkıyor.
Sen de ,ben Yahudi olsam açıklamaz mıyım , diyorsun..
Bundan ne anlaşılıyor, ikimiz dışında bir arkadaşım yazsın lütfen:
"Buna değinmeniz iyi oldu bu ayeti çok iyi biliyordum okuyunca hemen tebesüm ettim
aslına bakarsanız Yahudi demek seçilmiş insan demek bende yahudiyim çünkü bizde seçildik
tabiki hristiyanların çoğu böyle düşünmüyor fakat ben böyle düşünüyorum fakat o ayeti anlamanız için şunu bilmeniz gerekmekte o dönemde kutsal kitaba göre diğer halklara örnek teşkil etmesi açısından ibrahimin soyundan gelenler seçildi bunun detaylı açıklaması var kutsal kitapta bunun harici ilk önce hristiyanlık yahudilere geldi fakat yahudiler bunu kabul etmedi ve hor gördü bunun üzerine tüm halklara geldi zaten isa mesih o kadına yardım ediyor tabiki cropladığınız için diğer arkadaşlar göremiyor ."
Neyse,ne olursan ol,önemli değil benim için.
Altaki yargılarının çoğuna iştirak ettiğimi,daha önceleri belirtmiştim.
Gerçekten de halkımızın çoğunun bilmediği,muhtelif konularda,özellikle bazı askeri konularda İsrail ile özel ilişkilerimizin kuvvetli olduğu inancı bende de var.
Akıl , ilişkilerde önemli bir faktör.
"Gerçektende araplar bize tarih boyunca kazık atmı$lardır bizi sırtımızdan hançerlemişlerdir bir Türk olarak bundan ho$nut değilim bizim iyi niyetimizi suistimal ettiklerinden dolayı ama biz naziler zamanında yahudilere kucak açtık ve onlar şuan bile bizi desteklemektedirler lobi olsun diğerşeyler olsun ermeni lobiside bize karşıdır bunu bilmeyen yok sanırım o yüzden israellilere bir sempatim var aslında da normali bu ama türk toplumu islamiyete inandığından dolayı israelli sevmezler... hatta israel bayrağı yakarlar;
akıllara şu soru gelmelidir ?
ümmetçilik türk milletine yararmı getirir yoksa zarar mı ?
halifelik türk milletindeydi ne oldu ?= cihat ilan edince ?= çok az millet el altından katkıda bulundu yada doğrudan.. "
Sana yaşamında başarılar ,dini tercihlerinde huzur dilerim.
EGE-Sum ;
Evladım kusura bakma,ben seni anlayamadım.
Yazdığın ifadelerden (seçilmiş Yahudi olduğun ) neticesi çıkıyor.
Sen de ,ben Yahudi olsam açıklamaz mıyım , diyorsun..
Bundan ne anlaşılıyor, ikimiz dışında bir arkadaşım yazsın lütfen:
"Buna değinmeniz iyi oldu bu ayeti çok iyi biliyordum okuyunca hemen tebesüm ettim
aslına bakarsanız Yahudi demek seçilmiş insan demek bende yahudiyim çünkü bizde seçildik
tabiki hristiyanların çoğu böyle düşünmüyor fakat ben böyle düşünüyorum fakat o ayeti anlamanız için şunu bilmeniz gerekmekte o dönemde kutsal kitaba göre diğer halklara örnek teşkil etmesi açısından ibrahimin soyundan gelenler seçildi bunun detaylı açıklaması var kutsal kitapta bunun harici ilk önce hristiyanlık yahudilere geldi fakat yahudiler bunu kabul etmedi ve hor gördü bunun üzerine tüm halklara geldi zaten isa mesih o kadına yardım ediyor tabiki cropladığınız için diğer arkadaşlar göremiyor ."
Neyse,ne olursan ol,önemli değil benim için.
Altaki yargılarının çoğuna iştirak ettiğimi,daha önceleri belirtmiştim.
Gerçekten de halkımızın çoğunun bilmediği,muhtelif konularda,özellikle bazı askeri konularda İsrail ile özel ilişkilerimizin kuvvetli olduğu inancı bende de var.
Akıl , ilişkilerde önemli bir faktör.
"Gerçektende araplar bize tarih boyunca kazık atmı$lardır bizi sırtımızdan hançerlemişlerdir bir Türk olarak bundan ho$nut değilim bizim iyi niyetimizi suistimal ettiklerinden dolayı ama biz naziler zamanında yahudilere kucak açtık ve onlar şuan bile bizi desteklemektedirler lobi olsun diğerşeyler olsun ermeni lobiside bize karşıdır bunu bilmeyen yok sanırım o yüzden israellilere bir sempatim var aslında da normali bu ama türk toplumu islamiyete inandığından dolayı israelli sevmezler... hatta israel bayrağı yakarlar;
akıllara şu soru gelmelidir ?
ümmetçilik türk milletine yararmı getirir yoksa zarar mı ?
halifelik türk milletindeydi ne oldu ?= cihat ilan edince ?= çok az millet el altından katkıda bulundu yada doğrudan.. "
Sana yaşamında başarılar ,dini tercihlerinde huzur dilerim.
:) bende bir yahudiyim derken ne demek istediğimi anladınız sanırım ...
yahudi anlam olarak seçilmiş demek fakat yeni anla$maya (incile) göre ne yahudi ne yunanlı nede ba$ka bir üstünlük kalmadı yani yahudi olmak önemli değil...
benim bu foruma yazma amacım Tanrıya inanmayan arkada$lara yardım etmek istememdir.... onun harici bir durum yok aslına bakarsanız
türkiye cumhuriyetinin dini yoktur ve tüm dinlere eşit mesafededir ister inanın ister inanmayın kanun önünde eşitsiniz tabi bu ana yasal olarak böyle normali bu bunun aksini dü$ünen din ve vicdan özgürlüğünü hiçe sayar...
Saygılarımla...
Biraz da aşkı yazalım.
NEŞİDELER NEŞİDESİ
Bölüm 1
1 Süleyman'ın Neşideler Neşidesi.
Kız :
2 Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün!
Çünkü okşamaların şaraptan daha tatlı.
3 Ne güzel kokuyor sürdüğün esans,
Dökülmüş esans sanki adın,
Kızlar bu yüzden seviyor seni.
4 Al götür beni, haydi koşalım!
Kral beni odasına götürsün.
Kızın arkadaşları :
Seninle coşup seviniriz,
Okşamalarını şaraptan çok överiz.
Kız :
Ne kadar haklılar seni sevmekte!
5 Esmerim ben, ama güzelim,
Ey Yeruşalim kızları!
Kedar'ın çadırları gibi,
Şalma'nın çadır bezleri gibi kara.
6 Bakmayın esmer olduğuma,
Güneş kararttı beni.
Çünkü kızdılar bana erkek kardeşlerim,
Bağlara bakmakla görevlendirdiler.
Ama kendi bağıma bakmadım.
7 Ey sevgilim, söyle bana, sürünü nerede otlatıyorsun,
Öğleyin nerede yatırıyorsun?
Neden arkadaşlarının sürüleri yanında
Yüzünü örten bir kadın durumuna düşeyim?
Kızın Arkadaşları :
8 Ey güzeller güzeli,
Bilmiyorsan,
Sürünün izine çık,
Çobanların çadırları yanında
Oğlaklarını otlat.
Erkek :
9 Firavun'un arabalarına koşulu kısrağa benzetiyorum seni, aşkım benim!
10 Yanakların süslerle,
Boynun gerdanlıklarla ne güzel!
11 Sana gümüş düğmelerle altın süsler yapacağız.
Kız :
12 Kral divandayken,
Hint sümbülümün güzel kokusu yayıldı.
13 Memelerim arasında yatan
Mür dolu bir kesedir benim için sevgilim;
14 Eyn-Gedi bağlarında
Bir demet kına çiçeğidir benim için sevgilim.
Erkek :
15 Ah, ne güzelsin, aşkım, ah, ne güzel!
Gözlerin tıpkı birer güvercin!
Kız :
16 Ne yakışıklısın, sevgilim, ah, ne çekici!
Ve yeşilliktir yatağımız.
Erkek :
17 Sedir ağaçlarıdır evimizin kirişleri,
Tavanımızın tahtaları serviler.
Sevgili Pante ;
Bir dini , ilahi kitapta olmaması gerekli,
sana bana göre saçma ,
ama inananlarına göre son drece doğal ve doğru
bir çok konuyu burada ve senin başlığında açtık , inceledik.
Benim bu başlığı açarken,ana amacım
Dinleri sevgi ve saygının yanında,
biraz da yüreklice sorgulamaya sevkedebilmekti insanları..
Hani babalarımız ,
küçükken gözümüzde herşeydir de,
az büyüyüp palazlanınca..
bazı şeyleri bize ters gelir,yanlış gelir..
Ama biraz daha büyüyünce,
hatası da var..doğruları da..
Şuralarda haklı babam...şuralarda da yanlış deriz..
Ve babalarımızı hep ve herşeye rağmen severiz ya..
İşte öyle bir şeyi amaçlamıştım burada..
Ama ,sevenlerin gözü kör oluyor..
Yukarılarda bir yerlerde , leyla ile Mecnundan örnek vermiştik..
Neyse..
Şimdi artık , bu topiği kapatıyorum sevgili Pante ,
ve ilgi gösteren diğer dostlarım..
Şimdi bir de bardağın dolu tarafına bakacağım..
Bu dini öğretiler de tamamıyle yanlışlıklarla dolu değil a Mirim..
Şimdi,nasip olursa bir üçleme yapacağım..
Sırasıyla ;
"TEVRAT'daki GÜZELLİKLER" başlığı altında ,
Tevrat'daki güzel öneri,örnek ve özdeyişleri sıralayacağım..
Sora diğerlerine geçeceğim..
İyiliklerde görüşmek üzere..
Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim...
(Dost olmayanlarıma da...)
" Şimdi artık , bu topiği kapatıyorum sevgili Pante ,
ve ilgi gösteren diğer dostlarım..
Şimdi bir de bardağın dolu tarafına bakacağım..
Bu dini öğretiler de tamamıyle yanlışlıklarla dolu değil a Mirim..
Şimdi,nasip olursa bir üçleme yapacağım..
Sırasıyla ;
"TEVRAT'daki GÜZELLİKLER" başlığı altında ,
Tevrat'daki güzel öneri,örnek ve özdeyişleri sıralayacağım.. "
demiştik yaklaşık onbeş gün önce..
Tevrat'tan başlayarak ,birde bardağın dolu tarafını
bir başka başlıkta göstereceğiz demiştim.
Ama görüyorumki 15 gündür hiçbir şey yazmadığımız halde
yaklaşık 80-100 arkadaşımız bu başlığı ilk defa okumuş/veya takrar girmiş.
O zaman burada devam edelim de aklımızca gördüğümüz hataların
yanında ,sevdiğimiz tarafları da burada sergileyelim.
(1054)
****
TEVRAT' DAKİ GÜZELLİKLER
Kitaplı dinlerin temellini teşkil eden Tevrat'ın ,
her insan tarafından kabul görecek temel buyrukları :
Mısır'dan Çıkış 20:
12 - "Annene , babana saygı göster.
Öyleki,tanrın Rab'bin sana vereceği
ülkede ömrün uzun olsun."
13 - "Adam öldürmeyeceksin."
14 - "Zina etmeyeceksin"
15 - "Çalmayacaksın."
16 - "Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."
17 - "Komşunun evine,karısına,(erkek ve kadın kölesine),
öküzüne,eşeğine,hiçbir şeyine göz dikmeyeceksin."
Devam edeceğiz.Bu başlangıçtı.
Selam ve sevgilerimle..
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Mısırdan Çıkış:
22/21 : Yabancıya haksızlık ve baskı yapmayacaksınız.
* * * * * *siz de Mısır'da yabancıydınız.
22/22 : Dul ve öksüz hakkı yemeyeceksiniz.
* * * * * *Yerseniz,bana feryat ettiklerinde onları kesinlikle işitirim.
22/25 : Halkıma,aranızda yaşayan bir
* * * * * *yoksula ödünç para verirseniz
* * * * * *ona tefeci gibi davranmayacaksınız.
* * * * * *Üzerine faiz eklemeyeceksiniz.
* * * * * *
22/26 : Komşunun abasını rehin alırsanız,
* * * * * *gün batmadan geri vereceksiniz .
22/27 : Çünki tek örtüsü abasıdır ,
* * * * * *ancak onunla örtünebilir.
* * * * * *Onsuz nasıl yatabilir?
* * * * * *Bana feryat ederse işiteceğim,
* * * * * *Çünki ben iyilikseverim.
22/28 : Tanrıya sövmeyeceksiniz.
* * * * * (Halkın önderine lanet etmeyeceksiniz.)
23/ 1 : Yalan haber taşımayacaksınız.
* * * * * Haksızlık yere tanıklık ederek,
* * * * * kötü kişiye arka çıkmayacaksınız.
23/ 2 : Kötülük yapan kalabalığı tasvip etmeyeceksiniz.
* * * * * Bir davada çoğunluktan yana konuşarak,
* * * * * adaleti saptırmayacaksınız.
* * * * * Duruşmada (haksız) yoksulu kayırmayacaksın.
İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Mısırdan Çıkış :
23/5 : Sizden nefret eden kişinin eşeğini
yük altında çökmüş görürseniz,
kendi haline bırakıp gitmeyecek,
ona yardımcı olacaksınız.
23/8 : Rüşvet almayacaksınız.
Çünki rüşvet göreni kör eder,
haklıyı haksız çıkarır.
Tesniye :
22/ 1 : Kardeşinin yolunu yitirmiş sığırını ya da koyununu görünce,
onları görmezlikden gelme.Sığırı ya da koyunu
kesinlikle kardeşine geri götüreceksin.
22/ 2 : Kardeşin sana uzaksa ya da hayvanın kime
ait olduğunu bilmiyorsan evine götür.
Kardeşin sığırını ya da koyununu aramaya çıkıncaya dek
evinde kalsın.Sonra ona geri verirsin.
24/14 : Ücretle çalışan,gereksinimi olan,
yoksul bir soydaşınızı,ya da kentlerinizin birinde yaşayan
yabancıyı sömürmeyeceksiniz.
24/15 : Ücretini her gün,güneş batmadan ödeyeceksiniz.
Yoksul olduğu için güvencesi odur.
Yoksa sana karşı RAB' be karşı haykırır ve
sen de günah işlemiş olursun.
24/17 : Yabancıya ya da öksüze haksızlık etmeyeceksiniz.
Dul kadının giysisini rehin almayacaksınız.
24/20 : Zeytin ağaçlarınızı dövüp ürününüzü topladığınızda,
dallarda kalanı toplamak için geri dönmeyeceksiniz.
Kalanları yabancıya,öksüze,dul kadına bırakacaksınız.
***
İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Tesniye :
25/04 : Harman döven öküzün ağzını bağlamayacaksın..
25/13 : Torbanızda *biri ağır,öbürü hafif çeken iki türlü tartı olmayacak.
25/14 : Evinizde biri büyük,öbürü küçük iki türlü ölçü olmayacak.
25/15 : Tartınız da ölçünüz de eksiksiz ve doğru olacak.
* * * * * *Öyleki,Tanrınız RAB'bin size vereceği ülkede ömrünüz uzun olsun.
25/16 : Tanrınız RAB bunları yapandan da,haksızlık edenden de tiksinir.
İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Tesniye :
27/16 : Annesine , babasına saygısızca davranana lanet olsun.
27/17 : Komşusunun sınırını değiştirene lanet olsun.
27/18 : Kör olanı yoldan saptırana lanet olsun.
27/19 : Yabancıya,öksüze,dul kadına haksızlık edene lanet olsun.
27/20 : Babasının karısı ile yatana lanet olsun.
27/21 : Herhangi bir hayvanla cinsel ilişki kurana lanet olsun.
27/22 : Annesinden ya da babasından olan kız kardeşi ile yatana lanet olsun.
27/23 : Kaynanası ile yatana lanet olsun.
27/24 :Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun.
27/25 : Suçsuz birini öldürmek için para alana lanet olsun.
27/26 : Bu yasanın kurallarına uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun.
* * * *
* * * * * Bütün halk amin diyecek.
İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Tesniye :
30/11 : Bugün size ilettiğim bu buyruk ne tutamayacağınız kadar zor,
* * * * * *ne de ulaşamayacağınız kadar uzaktır.
30/12 : O göklerde değil ki," Kim bizim için göğe çıkacak ?
* * * * * *Kim yerine getirmemiz için onu alıp yayacak ?" diyesiniz.
30/13 : Denizin ötesinde değil ki,"Kim bizim için denizin ötesine gidecek ?
* * * * * *Kim yerine getirmemiz için onu alıp yayacak ?" diyesiniz.
30/14 : Tanrı sözü size çok yakındır ;
* * * * * *uymanız için ağzınızda ve yüreğinizdedir.
İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
MERYEM
(96) İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.
-----------
arama motorundan sevgi diye arattım güzel bir ayet buldum...
bana göre içinde kin ve nefret olan Tanrıdan gelmez içinde sevgi ve ho$ görü olmayan ne iyi bir insan nede bir sevgiye sahip olabileceği dü$üncesindedeğilim...
gerçi islamda hayır ve $er tanrıdan geleceği yazılır
bize göre ise tanrı sadece $eytana izin verir....(tabi farklı liberal görü$ler mevcut..)
ve insan bence kendini sorgulamalı...
içimde ne kadar sevgi ve ho$görü var olabilir ?
tabiki kimse mükemmel değil ama Rabbe daha çok nasıl yakın olabiliriz ?
onun yapma dediklerini yaparak mı ?
yoksa onun yolundan ilerleyerekmi ?
sevgi kar$ılıklı mı ?
ege-sum kardesim senin inancina gore seytan basina buyruk hareket edebiliyormu...seytanin kaderinide yazan Tanri degilmidir....
ege-sum kardesim senin inancina gore seytan basina buyruk hareket edebiliyormu...seytanin kaderinide yazan Tanri degilmidir....
Sevgili @MEV@;
bize göre ise tanrı sadece $eytana izin verir....(tabi farklı liberal görü$ler mevcut..)
daha dikkatli incelerseniz sizde göreceksiniz..
bu yazdığım yazıda artniyet yok ayrıca farklı algılanmak istemem...
sevgili ege-sum....
cahilligimi bagisla......yani seytanin yaptiklari Allahin iradesi disindamidir senin soylemine gore...
farkli algilanmka istemiyisini anliyorum....art niyette aramiyorum emin ol.....yanlis bir onyargiyla bir sey yazarsam sen uyar yeter :)...ben anlarim seni
sevgili ege-sum....
cahilligimi bagisla......yani seytanin yaptiklari Allahin iradesi disindamidir senin soylemine gore...
farkli algilanmka istemiyisini anliyorum....art niyette aramiyorum emin ol.....yanlis bir onyargiyla bir sey yazarsam sen uyar yeter :)...ben anlarim seni
hiçbir$ey tanrının iradesi dı$ında değildir bakın $öyle anlatayım ben bu yazıyı yazmadan kafama dü$ünce gelmeden önce rab benim ne yazacağımı ne yapacağımı bilir çünkü kudreti ve yüceliği tartı$ılmaz....
asıl cahil siz değil dünyadaki herkezdir(bende dahil) tanrının yanında zır cahiliz...
ayrıca;
Tanrı insanı sınaması için $eytanı sınamasına izin verdi... o izin vermeden önce $eytanın ne yapacağını bilendir...
bende senle ayni fikirdeyim kardesim.....ama konuyu acmadigimiz zaman insanlarin kafasinda soyle bir soru yankilaniyor......o zaman biz robotmuyuz????.....kade ve zaman ile ilgili bir yazim vardi onu koyalim musadenle buraya....
kader konusunda en cok aklimizin bulanmasina sebep bence ZAMAN kavramidir.....kaderi anlamak icin ilk basta zaman algisini(yanilgisini)irdelemek ve yoketmek gereklidir....zaman ve kader konusu ile ilgili onemli buldugum yazilardan alinti yapmak istiyorum....
Zaman dediğimiz algı, aslında bir anı bir başka anla kıyaslama yöntemidir.... Bunu bir örnekle açıklayabiliriz... Bir cisme vurduğumuzda bundan belirli bir ses çıkar. Aynı cisme beş dakika sonra vurduğumuzda yine bir ses çıkar. Kişi, birinci ses ile ikinci ses arasında bir süre olduğunu düşünür ve bu süreye "zaman" der. Oysa ikinci sesi duyduğu anda, birinci ses sadece zihnindeki bir hayalden ibarettir. Sadece hafızasında var olan bir bilgidir. Kişi, hafızasında olanı, yaşamakta olduğu anla kıyaslayarak zaman algısını elde eder. Eğer bu kıyas olmasa, zaman algısı da olmayacaktır.
Aynı şekilde kişi, bir odaya kapısından girip sonra da odanın ortasındaki bir koltuğa oturan bir insanı gördüğünde, kıyas yapar. Gördüğü insan koltuğa oturduğu anda, onun kapıyı açması, odanın ortasına doğru yürümesi ile ilgili görüntüler, sadece beyinde yer alan bir bilgidir. Zaman algısı, koltuğa oturmakta olan insan ile bu bilgiler arasında kıyas yapılarak ortaya çıkar.
Kısacası zaman, beyinde saklanan birtakım hayaller arasında kıyas yapılmasıyla var olmaktadır. Eğer bir insanın hafızası olmasa, beyni bu tür yorumlar yapmaz ve dolayısıyla zaman algısı da oluşmaz. Bir insanın "ben otuz yaşındayım" demesinin nedeni, beyninde söz konusu otuz yıla ait bazı bilgilerin biriktirilmiş olmasıdır. Eğer hafızası olmasa, ardında böyle bir zaman dilimi olduğunu düşünmeyecek, sadece yaşadığı tek bir "an" ile muhatap olacaktır.
Beynimiz belirli bir sıralama yöntemine alıştığı için zamanın hep ileri aktığını düşünmekteyiz. Oysa bu, beynimizin içinde verilen bir karardır ve dolayısıyla tamamen izafidir. Gerçekte zamanın nasıl aktığını, ya da akıp akmadığını asla bilemeyiz. Bu da zamanın mutlak bir gerçek olmadığını, sadece bir algı biçimi olduğunu gösterir.Zaman bir algıdan ibaret olduğuna göre de, tümüyle algılayana bağlı, yani göreceli bir kavramdır.Zamanın akış hızı, onu ölçerken kullandığımız referanslara göre değişir. Çünkü insanın bedeninde zamanın akış hızını mutlak bir doğrulukla gösterecek doğal bir saat yoktur. Lincoln Barnett'in belirttiği gibi "rengi ayırt edecek bir göz yoksa, renk diye bir şey olmayacağı gibi, zamanı gösterecek bir olay olmadıkça bir an, bir saat ya da bir gün hiçbir şey değildir.Zamanın göreceliği, rüyada çok açık bir biçimde yaşanır. Rüyada gördüklerimizi saatler sürmüş gibi hissetsek de, gerçekte herşey birkaç dakika hatta birkaç saniye sürmüştür.
bir insanın bütün hayatı, Kuran'da bildirildiğine göre çok kısa bir süredir:
Sizi çağıracağı gün, O'na övgüyle icabet edecek ve (dünyada) pek az bir süre kaldığınızı sanacaksınız. (İsra Suresi, 52)
Gündüzün bir saatinden başka sanki hiç ömür sürmemişler gibi onları bir arada toplayacağı gün, onlar birbirlerini tanımış olacaklar? (Yunus Suresi, 45)
Başka bazı ayetlerde de, zamanın farklı ortamlarda farklı bir akış hızıyla geçtiği bildirilir:
... Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (Hac Suresi, 47)
ZAMANIN GORECELIGI TEMELLI KADER KONUSU :
Zamanın izafi oluşu, bize çok önemli bir gerçeği göstermektedir: Bu izafiyet o kadar değişkendir ki, bizim için milyarlarca yıl süren bir zaman dilimi, bir başka boyutta sadece tek bir saniye bile sürebilir. Hatta, evrenin başından sonuna kadar geçen çok büyük bir zaman dilimi, bir başka boyutta, bir saniye bile değil, ancak bir "an" sürüyor olabilir.
İşte çoğu insanın tam olarak anlayamadığı, materyalistlerin ise anlayamayarak tümden reddettikleri kader gerçeğinin özü buradadır. Kader, Allah'ın geçmiş ve gelecek tüm olayları bilmesidir. İnsanların önemli bir bölümü ise, Allah'ın henüz yaşanmamış olayları önceden nasıl bildiğini sorarlar ve kaderin gerçekliğini anlayamazlar. Oysa "yaşanmamış olaylar", bizim için yaşanmamış olaylardır. Allah ise zamana ve mekana bağlı değildir, zaten bunları yaratan Kendisidir. Bu nedenle Allah için geçmiş, gelecek ve şu an hepsi birdir ve hepsi olup, bitmiştir.
Allah için zamanın tek olduğunu Kuran'da kullanılan üsluptan da anlarız; bizim için gelecek zamanda olacak bazı olaylar, Kuran'da çoktan olup bitmiş bir olay gibi anlatılır. Örneğin, ahirette insanların Allah'a verecekleri hesabın belirtildiği ayetler, bunu çoktan olup bitmiş bir olay gibi anlatmaktadır. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:
Sur'a üfürüldü; böylece Allah'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar. Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi... İnkar edenler, cehenneme bölük bölük sevkedildiler... Korkup-sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. (Zümer Suresi, 68-74)
(Artık) Her bir nefis yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir. (Kaf Suresi, 21)
Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, 'sarkmış-za'fa uğramıştır.' (Hakka Suresi, 16)
Ve sabretmeleri dolayısıyla cennetle ve ipekle ödüllendirmiştir. Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler. (İnsan Suresi, 12-13)
Görebilenler için cehennem de sergilenmiştir. (Naziat Suresi, 36)
Suçlu-günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır. (Kehf Suresi, 53)
Maddenin ve zamanın bir algı olduğu gerçeği, materyalistleri korkuturken, inananlar için tam aksi gerçekleşir. Allah'a iman eden insanlar maddenin ardındaki sırrı kavradıklarında büyük bir sevinç duymaktadırlar. Çünkü bu gerçek her türlü konunun anahtarıdır. Bu kilit açıldığı anda tüm sırlar açığa çıkar. Kişi normalde belki anlamakta zorluk çektiği pek çok konuyu bu sayede rahatlıkla anlar hale gelir.
Daha önce de ifade edildiği gibi ölüm, cennet, cehennem, ahiret, boyut değiştirme gibi konular anlaşılmış ve "Allah nerede", "Allah'tan önce ne vardı", "Allah'ı kim yarattı", "kabir hayatı ne kadar sürecek", "cennet ve cehennem nerede", "cennet ve cehennem şu an var mı" ve bunlar gibi önemli sorular böylece kolayca yanıtlanmış olur. Ve Allah'ın tüm bir evreni nasıl bir sistemle yoktan var ettiği kavranır. Hatta öyle ki bu sır sayesinde "ne zaman" ve "nerede" gibi sorular da anlamsız hale gelir. Çünkü ortada ne zaman, ne de mekan kalmaz. Mekansızlık kavrandığı takdirde cennet, cehennem, dünya hepsinin aslında aynı yerde olduğu da anlaşılır. Zamansızlık kavrandığı takdirde ise herşeyin tek bir anda olduğu fark edilir; hiçbir şey için beklenmez, zaman geçmez, herşey zaten olup, bitmiştir.
bu yazilardan benim cikarimim ise sudur......insanlari iyi ve kotu olarak ayiracak olan yaptiklari degil niyetleridir...bir ornek vermek gerekirse....KIMSE BELINDE SILAH YOKSA ADAM VURAMAZ....
belinde silah olan adam birisini vurmaya niyetlidir....zaten bastan kotu niyetli olan insan ofkesine yenik dusup de birisine bu silahi kullanirsa kotu niyetini gerceklestirmis olur....
yalniz anlasilmasi gereken en onemli unsur sudur.....adamin belinden silahi cikarmasi,tetigi cekmesi,kursunun saniyede 150 metre hizla kurbana dogru gitmesi,kurbanin vucudunu delmesi ve kurbanin olmesi,herse ama hersey tek bir an icinde olur....zannedildigi gibi ileriye akan bir zaman icersinde gerceklesmez bu olay....
tek bir an icersinde yasiyoruz....kiyametin bile koptugu tek bir an icersinde sadece goruntulerle(hologram)yasiyoruz...oncelik ve sonralik kavramlarinin bir zandan ibaret oldugunun farkina varildiginda kader konusunu konusmak icinde daha rahat bir atmosfer olusur...
NISA 78 ve 79 :
Yasar Nuri Ozturk Meali :
78. Nerede olursanız olun ölüm sizi yakalayacaktır. Titizlikle korunan muhteşem kulelerde olsanız bile. Onlara bir iyilik isabet ettiğinde, "Bu, Allah katındandır!" derler. Ama kendilerine bir kötülük dokunduğunda, "Bu senin yüzündendir." derler. De ki: "Hepsi, Allah katındandır." Şu topluluğa ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!
* * *
79. İyilik ve güzellikten sana her ne ererse Allah'tandır. Kötülük ve çirkinlikten sana ulaşan şeyse kendi nefsindendir. Biz seni insanlara bir resul olarak gönderdik. Tanık olarak Allah yeter.
79.ayetin 78.ayet ile celsidigi bir durum goremedim ben....sebebine gelince....
78.ayette denildigi gibi iyilik ve kotuluk Allah katindandir.....
79.ayetin celiskili oldugunun soylenmesindeki sebep kotulugun nefiseden geldigini yazmasidir...oysa kotuluk de insanin NEFSI yuzunden Allah katindan insana ULASIR.....yukarda ornekledigim BELI SILAHLI ADAM ornegi bu konuyada ornek olabilir....eger kotuluk insanin kendi icinden geliyor olsaydi *kotulugun herhangi bir ULASIMA ihtiyaci kalmazdi....
KOTULUK VE CIRKINLIKTEN SANA ULASAN NEYSE KENDI NEFSINDENDIR......bu cumlenin acilimini soyle yaparsak daha iyi anlasilabilir umuyorum
kotuluk ve cirkinlik niyetleri ile bize ulasan her ne ise,ulasn seylerin sebebi nefsimizdir.....
iyiligin ve guzelligin ise Allah katindan gelmesi(ermesi) gayet dogaldir....cunku Allah katinda sadece iyilik ve guzellik vardir....
Zilzal/7-8 ile Enbiya/35 arasinda da bir yaniltma soz konusu degildir...
zilal suresinde belirtildigi gibi islenen kotuluklerin cezasi verilecektir....ancak bir sebepten dolayi ceza verilmeyebilir.....o da sudur...kotulugu isleyen insan Allahtan ozur dilerse....bu durumda Allah *yaptigimiz kotulugu bir daha yapmamak sartiyla bizleri affedecek sonsuz merhametiyle karsilayacaktir....
enbiya suresinin de degindigi nokta budur.....hayir ve ser ile insan denenmektedir.....insan gunah isleyebilen sifatiyla melekten ayrilmaktadir....Allah neden meleklerin insana secde etmesini istemistir ???....cunku insan gunah isleyip sonra gozyaslari icersinde Rabbinden af dileyecek bir varlik oldugu icin.....icimizde kotuluk var....ama bunu kullanmiyorsak yada kullanip af dilyorsak iste o zaman meleklerin secde ettigi kainatin en serefli varliklari haline donusuyoruz....
cok sevdigim bir soz.....
Yapacagin iste nefsinle fikir alisverisinde bulun ve ne derse aksini yap.......-Mevlana-
Sevgili KC Dostumuz,
Ben bir aralar , boş zamanımda Tevrat ile ilgili bir çalışma yapmıştım.
Başlangıcı Tevrat'da gördüğümüz açmazlardı.
Bazı sert eleştrilerimiz bazı konu uzmanı dostlarımızı pek kırmıştı,
hatta bu yüzden siteyi bırakan bile olmuştu.
Şimdi ismini hatırlıyamıyorum.
Topiğin baş kısımlarında o tartışma da var.
Tenkitlerin yanında,
bütün inanışlarda olduğu gibi,
Tevrat'ta da var olan evrensel düzgün insanlık nasihatleri
olan bölümlerden de alıntılar yaptık,her ne kadar başlığa ters gözükse de.
Esasında , başlıkta kendinden menkul bir espri var ama,onu pek yakalayan olmadı.
Bakalım sen ne diyeceksin.
Senin Tevrat linki arama çaban bana bu başlığı güncelleme isteği verdi.
İlgi duyan olursa devam edilebilir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Tesniye :
27/16 : Annesine , babasına saygısızca davranana lanet olsun.
27/17 : Komşusunun sınırını değiştirene lanet olsun.
27/18 : Kör olanı yoldan saptırana lanet olsun.
27/19 : Yabancıya,öksüze,dul kadına haksızlık edene lanet olsun.
27/20 : Babasının karısı ile yatana lanet olsun.
27/21 : Herhangi bir hayvanla cinsel ilişki kurana lanet olsun.
27/22 : Annesinden ya da babasından olan kız kardeşi ile yatana lanet olsun.
27/23 : Kaynanası ile yatana lanet olsun.
27/24 :Komşusunu gizlice öldürene lanet olsun.
27/25 : Suçsuz birini öldürmek için para alana lanet olsun.
27/26 : Bu yasanın kurallarına uymayan ve onları onaylamayana lanet olsun.
Bütün halk amin diyecek.
İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Aldostu,
topik için teşekkür ediyorum, şimdilik bunu okuyayım, bitirdiğimde diğer topiklere de göz atmaya çalışırım.
henüz 1. sayfasındayken şöyle bir bilgiye rastladım:
"2/2.: Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi.Yaptığı işten o gün dinlendi. 2/3.:Yedinci günü kutsadı.Onu kutsal bir gün olarak belirledi.Çünki tanrı o gün yaptığı,yarattığı bütün işi bitirip dinlendi."
Kur'an'da Tevrat'ın bu iki ayetine cevap niteliğinde bir ayet var. ".. ve bize yorgunluk çökmedi..." mealen, tam da hatırlayamadım, hiramusta arkadaşımız bulur belki ayeti :)
İlahi Kitapları bu şekilde inceleyip kıyaslamak epeyce merakımı celbetti. Kadın haklarıyla ilgili 3 kitaptaki ayetlerde de aynı şeyi yapabilirsem ne mutlu bana.
K.C ;
Hiramusta bu yazını okumadı herhalde.
Bahsettiğin ayeti ben hatırlatayım.
Kaf Suresi - 38 :Yemin olsun, biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
Aldostu.
Elimiz değmişken biraz daha karıştıralım Tevrat'ımızı..
ALLAH'IN İSTEDİĞİ ARMAĞANLAR.... 8)
Çıkış 25 :
Rab Musa'ya şöyle dedi :
2:"İsrailliler'e söyle,bana armağan getirsinler.
Gönülden veren herkesin armağanını alın.
3:Onlardan alacağınız armağanlar şunlardır:altın,gümüş,tunç.
4:lacivert,mor,kırmızı iplik;ince keten,keçi kılı,
5:deri,kırmızı boyalı koç derisi,akasya ağacı,
6:kandil için zeytinyağı,mesh yağıyla güzel kokulu buhur için baharat,
7:başkahinin efoduyla göğüslüğü için
oniks ve diğer kakma taşlar.
--------------------------------------------------------
Ustamıza soralım bakalım,
başka daha neye ihtiyacı var??
Kirada falan sıkışıklığı varsa,bildirsin.
3 - 5 yollarız,canını sıkmasın... :lol:
Yaratanı, bu kadar insanlaştırmak,
bu kavramı kendi ihtiyaçlarını karşılamak için kullanmak,
Yaratan'a yapılan en büyük hakaretlerden.
Ateist arkadaşlarımız da,bu saçmalıklara bakıp,
din ve yaratıcıyı aynı kefeye koyuyorlar.
Yukarıdaki kelamların,
Allah'tan geldiğine inanmak için evvela ap-tal,
inandırmak için de utanmaz olmak gerek.
Ya rab'bim ne kadar sabırlısın..
sevgili Aldostu,
Maddi çıkar veya psikolojik tatmin olmasaydı bu semavi? dinler ortaya çıkar mıydı sizce?
İslamiyette ganimetler Tevratta oniks taşları, altınlar, gümüşler...
edit: herşey iyi hoş da, akasya ağacını anlayamadım :)
Aslinda, yeryuzundeki butun dinler ,ilk kabilelerin, Sihirbaz-rahip,modelinin devamidir. Ilk somuru, ilk bedava gecinmenin yolunu bulan, insanlarin iyi niyetini somuren kabile sihirbaziyla baslamis, gunumuze kadar, isim ve sekil degistirerek devam etmistir.
*Bugun, dunyanin en guclu sirketi, Generalinden askerine kadar,insan sumurusune *siralanmis,din ordusudur.
*Tabii ki ,mucidi insan olan dinler de sacmaliklarala dolu olacak, aksi, zaten mumkun degil.
Sevgili K.C.
Akasya , Rab ile yapılan anlaşmaların yazıldığı taş levhaların saklanacağı,
Ahit sandığının yapımında kullanılacak.
Zaten *konunun *devamı ahit sandığının ölçülerine ait *komutlarla ilgili.
Hocam,arzusuna uygun sandık ölçülerini belirtiyor.
Öyle *muhteşem bir sandık tarif ediyor ki,kapağı, içi dışı saf altın.
Zaten daha sandığı gördüğün andaki ihtişam,
Seni yakalayıveriyor.
Zeki adamları severim.
Çarpacakları konuda ve genelinde, zekaları superdir.
Öyle olmasa,binleri-milyonları,
Sürü gibi önlerine katıp sürebilirler miydi?
Onlarca sene yaşarken..
Binlerce sene öldükten sonra.
Bükemediğimiz bileği öperiz.
Musa aleyhisselamı severim.
Bu işin öncülerindendir.
Sevgilerimle…
İyiliklerde görüşmek üzere.. Gönül kırdıysak affola..
Bütün dostlarıma selam ederim... (Dost olmayanlarıma da...)
***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Sevgili Aldostu,
benim siteye girmediğim bir dönemde bu topici açıp işlemişsin. İsabet olmamış, aynı dönemde tartışmak. Yazıların tümünü de okuyamadım. Ben de tevrat meraklısıyım, biliyorsun. Şu anda Yeşaya'ya kadar olan bölümleri okudum. Sonra da "Zebur" üzerine yazmayı düşünüyorum.
Bence bu kitap son derece değerli bir kitap. Gerçek bir dökümantasyon. Olaya bir İslamcı gözlüğü ile bakmayan kişi için, bir tür dinler tarihi kitabı aynı zamanda. Bunu olaylar dizisinin anlatılması anlamında söylemiyorum sadece. Dini düşüncelerin gelişim tarihi de Eski Ahit'le anlaşılır hale geliyor aslında.
İslamiyette "kitaplara inanıyoruz" denilmesine rağmen bu kitabın hemen hiç bilinmemesi ve Kuran ve hadislerin bir sürü yanlış bilgi ile dolu olması aslında bir skandaldır. Ama tabii bilen için.
Bence Eski Ahit'in en önemli tartışması tanrının niteliklerine ilişkin olan tartışmasıdır. Bir sürü detay konu arasında bu konu aslında pek iyi farkedilemiyor. Musanın kitapları denen ilk beş kitapta, yani Pantetauch'da tanrı vereceği iyiliği yada cezayı o anda verir. Bu kural toplumlar için de tek tek insanlar için de geçerli. Eğer bir ülke savaşta yenilmişse, tanrı onların yenilmesini istediği içindir. Tersine başarılı olmuşsa da bu tanrının eseridir. Bu anlayış sonraki İbrahimi dinlerde de sürüyor zaten. Sonraki kitaplarda da aynı anlayış var. Tarihler, Samuel, Krallar vb. Ancak ilerleyen kitaplarda bazı tartışmalar başlıyor. İyi insanın bazen ödüllendirilmediği, kötülerin cezalandırılmadığı, tersine uzun süre sanki tanrı yokmuş gibi kötülerin kötülük yapmaya devam edebildikleri üzerinden tartışmalar başlıyor. En belirgin bölümler Eyüp ve Vaiz bölümleri. Bu çetin bir soru aslında. Eyüp'ün çilesinin nedeni nedir? Tanrı nasıl bir açıklama yapıyor? Bence alabildiğine yetersiz bir açıklama.
Bu arada şunu hatırdan çıkarmayalım. Eski Ahit'te cehennem kavramı yoktur. Cennet de öldükten sonra gidilen bir yer değil, ilk insanın geldiği yerdir. Öldükten sonra "ölüler diyarı"na gidilir. Tekrar yukardaki soruna dönersek, iyiliğin ödülü, kötülüğün cezası bu dünyada verilmiyorsa iki sorun ortaya çıkıyor. Birincisi iyi insanlar neden cezalandırılıyor? Soru açıkçası zor bir soru. Cevap olarak Eski Ahit ataların cezalarının çekilmesini getirerek çözmeye çalışıyor. İkinci sorun ise kötülüğün cezasının niye verilmediğidir. Bunun cevabı da birincisine verilen cevap gibi verilebilir ama görüldüğü gibi yetersiz bir cevap oluyor. Eski Ahit bir başka dünyada bu hesapların kesilmesi fikrini geliştiren yerdir aslında. Ancak kitapta bu ortaya çıkmaz. Bence dinler tarihine bu anlamda büyük bir katkısı olmuştur.
Başka konularda da Eski Ahit bir dönemin anlayışına çizgiyi çekip, yeni bir anlayışı ortaya koyuyor. Örneğin kişisel, ulusal tanrı fikrinden evrensel tanrı fikrine ilerleme Eski Ahit'in geliştirdiği birşey. Yada kralların tanrının temsilcileri olmasından peygamberlere geçiş ve kralların tanrının yeryüzündeki sesi olmaktan çıkarılması Eski Ahit'İn eseri. Aslında Hıristiyanlık ve İslamiyetin bütün felsefi altyapısını yaratmış olan Eski Ahit'tir.
Ben bu kitabın okunmamasının ve bilinmemesinin büyük bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Son olarak Kuran'la karşılaştırma konusunda bu iki kitabı kesinlikle kıyaslayamam. Kuran çok kötü, inanılmaz kötü. Gerçi Eski Ahit'teki şiir tarzı bölümler de Kuran havasına yaklaşıyor. Örneğin Mezmurlar, sürekli tekrarlarla son derece yavan ve Kuran'a benzeyen bir metin. *Ancak bir bütün olarak Tevrat, içerik olarak fazlasıyla Kuran'dan üstün bir metin. Sonuçta yazanlar muhtemelen dönemin en iyi İbrani bilim adamları muhtemelen. Kuran ise daha geri bir grubun elinden çıkmış.
Aslinda, yeryuzundeki butun dinler ,ilk kabilelerin, Sihirbaz-rahip,modelinin devamidir. Ilk somuru, ilk bedava gecinmenin yolunu bulan, insanlarin iyi niyetini somuren kabile sihirbaziyla baslamis, gunumuze kadar, isim ve sekil degistirerek devam etmistir.
Bugun, dunyanin en guclu sirketi, Generalinden askerine kadar,insan sumurusune siralanmis,din ordusudur.
Tabii ki ,mucidi insan olan dinler de sacmaliklarala dolu olacak, aksi, zaten mumkun degil.kesinlikle *vartor a bu konuda katilliyorum somurunun en buyugunu bulan herkez din kurmus zamanin da
Yahudi ve Hristiyan kardeşlerimiz,İslamiyet ve Kuran eleştrildikçe , bıyık altından gülüp;tatlı tatlı el oğuşturuyorlar gibi gözüküyor..
Şimdi ; Kitab-ül Mukaddes' e bir bakalım..
Yaratılış 1/1 : "Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı."..!!..??
Satır bir ; falso biiir.
Yerin,yani dünyanın yaratılışı ile göğün, yani evrenin yaratılışı asla aynı zaman dilimi içerisinde telaffuz dahi edilemez.
En basit kabullerle yer,big beng' den takribi 10 milyar yıl sonra oluşmuştur.
Atmasyondaki,yanılgının ufacıklığına bak... 10 milyar yılcık....Olur canımm..mühim değil ağabey..!!
1/14-15 : " Tanrı şöyle buyurdu ." Gök kubbede gündüzü geceden ayıracak,yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun.Belirtileri,mevsimleri , günleri,yılları göstersin."Ve öyle oldu..
1/16 :" Tanrı büyüğü gündüze,küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı."
Beh breh kardeşim ; beh bre...
Şu Tevrat'taki uyduruk Tanrının şaşkınlığına ve atmasyonuna bak !...
1/1 'de dünya ve kainatı aynı anda yaratmıştı (..!.??..)..Ardından da 1/14-15 'de ışık istedi , 1/16 ' da dünyanın yaratılışından sonra güneşi yarattı..İlaveten ve de lütfen de gece için ayı..!!!
Aman Rabbim..Aklıma mukayyet ol...Şu bilimselliğe , şu gerçekliğe bak..
Vay zavallı Tevrat vay..
Hangi ellerde hangi uydurmalarla yazılmışsın..
Kitaba bak yahu..Daha evrenin yaratılış sırası hakkında adam gibi bir sav ortaya koyamıyor..Birde bu kitabı,Yaratan yazdırmış mışşş...
Bu garip Tevrat'da daha dakika 1 - gol 1 vaziyeti..
Bizim eski milli takım sanki....
Sabredin okuyun sevgili kardeşlerim,okuyun Tevratı..
Sabredip okudukça,ilahi diye asırlardır yutturulan bu kitapda daha ne saçmalıklar göreceksiniz..
Okuyun...okumak iyidir..
Yeterki ; at gözlüğünü çıkarın gözünüzden..Ön yargısız , mantıkla ve bir İlahi Kudret'in bu zırvalıkları anlatmıyacağı,bu anlatılanların onun adına uydurulmuş olduğunu anlıyacak ferasetle okuyun..
Kuran ve İslamiyet eleştirilirken el oğuşturan Aziiiz ve Muhterem Yahudi ve Hristiyan dostlarımız...
Önce kendi kamburunuza bakın,sonra başka gözlerdeki çöpü arayın..
Kusura bakmayın , azıcık burktuk sizi ..Üzgünüm....
Sen kalkıp da ordaki yazan şeyleri birebir alıp yorumlarsan olacağı bu işte koca bi saçmalık :)
Ama orda anlatılanların hiçbiri anladığın gibi değil... ;)