Orijinalini görmek için tıklayınız : Sivil Örümceğin ağı ( NED/ Soros /CFR/ IRI / NDI/ CIPE vs...)
Demokrasi mi istiyorsunuz?
En kral demokrasiyi biz getireceğiz size.
İnsan hakları mı dediniz? Bize bırakın.
Muhalefet bizim işimiz.
Kadın hakları da öyle, şeffaflık, açık toplum da, STK'ların da hepsini biz kurarız.
Üstelik size proje desteği de vereceğiz, yeşillerimiz çoktur bizim.
Canlarım benim. Demokrasinin en küreselini bizde bulacaksınız.
Sizlere stratejik araştırmalar da yapacağız. Anketler, etnik raporlar falan da cabası. Öğrenin, kendinizi tanıyın.
Yerel yönetimlere yetki mi istiyorsunuz? Gelin bize.
Siz sadece arkanıza yaslanın ve bizi seyredin. Demokrasi mücadelesi yapıp da kendinizi yormayın canlarım benim. Biz sizi kendinizden bile çok seviyoruz.
Kültürel hak mı istersiniz? Eğitim hakkı mı? Dil, din özgürlüğü mü? İnsanca yaşamak mı? Hepsini biz sağlarız size.
Freedom and democracy.
Nonprofit, nonpartisan organizations working to support democracy...
Paneller, konferanslar, çalıştaylar, kurultaylar, atölyeler, çalışma grupları,...
Ne ararsan bizde.
Stratejik araştırmalar, analizler, anketler, tezler, üniversitelerle işbirliği...
Sendikalar! Sizleri unuturmuyuz hiç? En kral işçi hakları, sendika hakları, genel grevler....
İşadamları! Sizler çok çok önemlisiniz bizim için. Sizden çok mu vergi alıyor devletiniz? Yatırımlarınıza zorluk mu çıkarıyor? Biz savunalım hakkınızı.
Yardım kuruluşları, vakıflar! Gelin birlikte yardıma çıkalım, birlikte çalışalım.
"Açık toplum" şiarımızdır bizim.
Democracy, reform, civil society...
Hepiniz, hepiniz, hepinizi bekliyoruz.
basitrasin
06-01-2010, 01:04
Sayın Soda
Eğer sivil örümcek ağ örüyorsa bunu ortaya çıkarmak muhalefete düşüyor.
Yapacakları çok basit. "Sivil örümcek" Anayasa değişikliğimi yapacak.
Hayır. Yapamazsın. Yerine.
Tamam bizde daha demokratik bir anayasa istiyoruz. İşte bizim Anayasa teklifimiz. Birlikte çıkaralım demeli.
Yada Alevi Çalıştayımı yapılıyor. Muhalefet hemen çıkıp evet bizde daha özgür bir toplum istiyoruz. Çıkarılacak kanun tekliflerini hazırladık bile. Birlikte kanunlaştıralım demeli. Ama nerdee.
Sonuç olarak elimizde: İktidara sakın ha kıpraşmayın. Sonunuz Adnan menderese benzer diyen bir muhalefet ile. Ben demokrasi standartlarını daha da yükseltmek için çalışıyorum. Ancak derin devlet, muhalefet engeli ile ancak bu kadar oluyor diyen iktidar var.
Saygılarımla.
Sayın Basitrasin,
Havel'i bilir misiniz?
Vaclav Havel eski Çekoslavakya'nın devlet başkanı. Bir tiyatro yazarıydı. Drama yazardı. 1989' da başkanlık koltuğuna oturduğunda ilk işlerinden birisi NED (National Endowment for Democracy) örgütünden ivedilikle yeni anayasa ve seçim yasaları için uzmanlar istemek olmuş.
NED operatörleri de ona anayasa ve seçim yasaları hazırlamışlar ivedilikle.
Ve Çekoslavakya ilk seçimlerin ardından ikiye bölündü dramatik bir şekilde drama yazarı entellektüel Havel tarafından.
Çek Cumhuriyeti ve Slovakya.
Ve 1991'de Havel Kongre üyesi Dante Fascell'in elinden "National Endowment for Democracy-1991" ödülünü aldı.
Anayasa ve seçim kanunları hazırlamak sivil örümceğin asıl faaliyet konularından birisidir. Hatta en önemlilerinden birisidir de diyebiliriz.
Türkiye için de aynı şey geçerlidir. NED der ki;
NED also supported civic groups in Turkey in their work for constitutional and legal reforms. The Foundation for Anatolian Folklore and Culture receives assistance to expose legal barriers to freedom of expression and the Helsinki Citizens Assembly was supported to advocate for constitutional reform. (http://www.ned.org/grants/03programs/highlights-mena.html)
Bu sıralarda Anayasadan Türklüğü çıkaralım diyenleri duyar olduk hükümet kanadından. Çok ulusluluk alt yapısı oluşturulmak istenmekte.
Ve ne gariptir ki şu maddeler en fazla rahatsız eden maddeler imiş reformistlerimizi:
MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
İnsan neden rahatsız olur maddelerden anlamak pek mümkün değil.
Atatürk milliyetçiliği kimi rahatsız eder?
Demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti kimi rahatsız eder?
Ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün olmak neden rahatsız edicidir?
Cumhuriyet olmak neden rahasızlık verir?
Anlamak namümkün.
Anayasa taslağı Amerika'ya geliyor (http://www.hurriyetusa.com/haber/haber_detay.asp?id=14620)
ABD'nin tanınmış akademik kuruluşlarından Columbia Üniversitesi'nin Demokrasi, Hoşgörü ve Din Çalışmaları Merkezi (CDTR) ile Din, Kültür ve Kamu Yaşamı Enstitüsü'nün 3 Mart'ta New York'ta düzenleyeceği konferansta Fırat ve Prof. Özbudun'un yanı sıra AKP Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel ile demokratikleşme ve Anayasa yapımı konusunda önde gelen akademisyenlerden Alfred Stepan ve Andrew Arato da konuşmacı olacak.
Sen bir profosöre anayasa taslağı hazırlatır ve bunu önce Amerika'da Colombia üniversitesi-Hocaefendi ortak toplantısında sunarsan benim de o anayasaya hazırlığına köküne kadar karşı çıkmak gibi bir hakkım doğmaz mı? Ve bu hak benim en hakiki insan hakkım olmaz mı?
Kaldı ki içerik de berbat.
Her halinden bir NED anayasası.
Benim anayasa önerimi mi soruyorsunuz?
Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelere dokunmayı düşünmediğin zaman görüşelim.
Sonuçta anayasalar toplumsal sözleşmelerdir değil mi?
Kusura bakma ama 1. madde ile sorunu olanlarla ben sözleşme yapmam.
"project democracy"
sivil örümceğin ağında
mustafa yıldırım
bu kitap detaylı olarak amerikan ve AB demokrasisini ayrıca işleyişini anlatıyor.
NED (Ulusal Demokrasi Fonu) ve Soros.
Bu ikisi "project democracy" operasyonlarının finansmanını sağlıyor.
Birisi kongreye bağlı ve bütçesi kongre tarafından onaylanıyor. Diğer ise Amerikan kapitalistlerinin "herşeyi devletten beklememek lazım" diyerek öne çıkarttığı takviye gücü.
http://www.ned.org/ (http://www.ned.org/)
NED'in kuruluş amacı CIA'nın örtülü olarak gerçekleştirdiği ve örtülü olması nedeniyle riskli, pahalı ve hatta imkansız sayılabilecek operasyonları açık, yasal, meşru yollardan yapılabilmesini sağlamak. Yani gizli operasyonlar ile açık operasyonlar biribirini tamamlayacak şekilde organize ediliyor.
İlk operasyonlarından birisi Nikaragua üzerinde yaptılar. Somoza Amerika destekli eli kanlı bir diktatördü. Halk ve Sandinist gerillalar bu eli kanlı Amerikan dolarları ile lüks içinde yaşayan dikatörü devirince Amerika hemen harekete geçti. Önce Nikaragua'ya amborgo uygulanıyor sonra sağcı gerilla örgütlerine destek veriliyor, CIA tarzı cinayetler, katliamlar ve provakasyonlar yapılıyor ve aynı zamanda Nikaragua'nın komşularının Nikaragua ile ilişkilerini kesmesi sağlanıyordu. Topu topu 4 milyon nüfusa sahip Nikaragua'da on yılda 400 bin Nikaragualı öldürüldü. Contralara para bulabilmek üzere, büyük düşmanları Humeyni’ye İsrail’den roket satıp karşılığında aldıkları parayla Contralara yeni silahlar sağladılar.
Bu 4 milyonluk ülkede yarattıkları iç savaş ve dış kuşatma yetmeyince devreye NED'i soktular. NED operasyonlarını daha usulüne uygun yapacaktı ve öyle oldu.
Seçimler NED'in uzmanlık alanıydı. Sivil kuruluşları organize etmek, seçim kapmanyaları, satılmış medya organları kurup kirli propagandalar yapmak, işbirlikçi adaylar, liderler yetiştirmek ve daha pek çok yol yöntem NED tarafından uygulamaya geçirildi. Uluslararası Özel Girişim Merkezi’yle sağcı şirketlere para yardımı yapılıyor, bu paralar her nasılsa kısa süre sonra seçimlerdeki sağcı adayın kasasında bitiyordu (http://haber.sol.org.tr/dunyadan/ned-abd-nin-gizli-eli-haberi-16754).
NED başkanı Allen Weinstein 1991’de Washington Post’a şu itirafta bulundu: “Bu gün yaptıklarımızın çoğu 25 yıl önce CIA tarafından gizlice yapılıyordu.”
Tabii NED için aslolan ABD'ye bağlı hükümetler/muhalefet partileri/ vakıflar/STK'lar/Basın yayın kuruluşları oluşturmaktı yani "project democracy" operasyonları oluşturmak idi ama gerektiğinde ABD yanlısı darbeleri organize etmek de NED'in faaliyetleri arasındaydı. Venezuella'da seçilmiş iktidar Chavez'e karşı darbe organize etmek de NED'in faaliyetleri arasında idi. Avukat Eva Golinger (http://www.vheadline.com/readnews.asp?id=23482)'in NED ve diğer organizasyonlara karşı mücadelesi dikkate değer.
Peki ya en son Honduras darbesi? Bu güncel sezon sonu darbesi de ne oluyor dersiniz?
ABD’nin darbesi olduğu kanıtlandı (http://www.chavezcode.com/2009/07/role-of-international-republican.html)
Not: Eva Golinger'in bütün çalışmlarını takip edin, tavsiye ederim.
Yeri geldiğinde demokrasi yeri geldiğinde darbeler yeri geldiğinde gerilla hareketleri veya sokak muhalefeti. Aslolan ABD çıkarlarına hangisinin hizmet ettiğidir.
Peki Türkiye'deki durum ne.
Şimdilik ufak ufak notlarla yetinelim.
Mustafa Yıldırım kitabında TDV vakfının kurucularından ve AKP'nin Anayasa taslağı hazırlayacısı Prof. Ergun Özbudun'un NED'in yayın organı "Journal of Democracy" dergisinin yayın kurulunda yer aldığını yazmakta. Daha önceki yazımda Ergun Özbudun'un Colombia üniveristesinde hazırladığı anayasa taslağını biz Türklerden önce Amerikalılara sunduğunu Hürriyet gazetesi linkini vererek belirtmiştim.
NED'in haberi ve onayı olmadan Anayasa hazırlamak ne mümkün?
Bir diğer küçük notumuzu da ekleyelim:
TARAF ABD'DEKİ ”RENKLİ DEVRİM” SPONSORU NED'DEN NASIL PARA ALIYOR? (http://www.odatv.com/n.php?n=taraf-abddeki-renkli-devrim-sponsoru-nedden-nasil-para-aliyor-0107091200)
Bu sadece NED.
Halbuki NED bir çatı kuruluş ve bundan fon alarak çalışmalar yapan WMD (http://www.wmd.org/), IRI (http://www.iri.org/europe/turkey.asp) gibi o kadar çok kuruluş var ki. Ve tabii Alman vakıfları, Norveç, İsveç çalışma grupları, AB fonlarından alınan desteklerle yapılan çalışmalar da cabası.
Örneğin; PRIO (http://www.prio.no/)
Bir dönem bu kuruluş Türk-Kürt kardeşliği için bayağı uğraşmıştı.
İnsan "nereden başlasam anlatmaya?" demek zorunda kalıyor.
Daha Soros vakıflarına da girmedik üstelik. Orası da derya deniz maşallah.
Şu ana kadar yazdıklarım bir girizgah olsun.
Ne derdi solcularımız?
Halkı bilinçlendirmek dolmayı pirinçlendirmeye benzemez.
Doğru demişler.
basitrasin
06-01-2010, 19:16
Herkese selam.
Benim siyasetten çok temel bazı beklentilerim var. Onlardan devlet vatandaş için vardır tarzında icraatlar bekliyorum. (Vatandaş devlet için vardır değil.)
Mesela: Darbe Anayasasını değiştirsinler. Özgürlükleri ve İnsan haklarını savunan bir anayasa yapsınlar.
Cumhurbaşkanını halkın vereceği oylar belirlesin.
Atanmışlar (memurlar), seçilmişler (Siyasi iktidar) tarafından yönetilsin.
En basitinden: Protokol sırasında önce seçilmişler, sonra atanmışlar gelsin.
İktidarı seçim dışında başka yollarla devirmek isteyenlerin (darbecilerin) yargıda hesap vermesini sağlasın.
Buna benzer isteklerimi uzatabiliriz.
Şimdi: Benim en doğal hakkım olan, bu beklentilerimden, sırf "Sivil Örümceğin Ağı" komplo teorisi ortaya atıldığı için vazgeçeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Ben bu beklentilerimi yerine getireceğine inandığım her oluşumu desteklemeye devam edeceğim.
Saygılarımla.
Devlet vatandaşı için vardır tabii ama bu iyi niyet dileklerinden öteye geçmez. Bunlar kulağa hoş gelen sözler. Bu tip şikayetlerin sorumlu mercii halihazırda AKP hükümetidir. Ona söyleyeceksiniz ondan isteyeceksiniz. Benden size bir ipucu: ABD ve AB'de bile devlet vatandaşı için yoktur. O yüzden denge kurmaya çalışın. Devletler vatandaşlarına hizmet ederler etmesine ama bir yere kadar. Bir yerden sonra ise kendisine hizmet bekler. Yani pratikte bu işler karşılıklı yürür.
O yüzden hayalci olmayın.
Ben de dünyada ordular, silahlar olmasın isterim ama realitede bu faciadır.
Hayalperestlik eski bir solcu hastalığıdır. Şimdi herkes hayalperest.
Mesela: Darbe Anayasasını değiştirsinler. Özgürlükleri ve İnsan haklarını savunan bir anayasa yapsınlar.
12 Eylül anayasası değiştirilsin. Evvela Geçici 15. madde ile başlansın ve Evren yargılansın. Ama gel gör ki AKP bunu engellemekte.
Demokratlar ikiye ayrılır:
Gerçek demokratlar ve sözde demokratlar.
Bu taleplerinizi sözde demokratlar yerine getiremez. Getirse idiler getirirlerdi.
8 yıl oldu maşallah tık yok.
Örneğin: YÖK'ün tepesine oturdular ama YÖK'ü kaldırmak akıllarına bile gelmedi.
Bırakın darbeyi ilga etmeyi üstün ABD teknolojileri ile sizi her yerde, her ortamda dinlemekteler. Bu darbenin daha da hayatınıza nufuz etmiş biçimidir.
Kısacası dotum, AKP 12 Eylül'ün sivil uzantısıdır.
En basitinden: Protokol sırasında önce seçilmişler, sonra atanmışlar gelsin.
Demek demokrasiden anladığınız bu. Hallolur dert etmeyin.
İktidarı seçim dışında başka yollarla devirmek isteyenlerin (darbecilerin) yargıda hesap vermesini sağlasın
Size çok darbe paranoyası aşılamışlar. Bu AKP'nin hastalığı. Size de mi geçti? Kaldıki bak hesap veriyorlar da. Lakin darbe yapanlar neden hesap vermiyorlar?
Darbeyi yapan ile darbeyi savan ve darbeye karşı çıkan birarada okul açarsa ne düşünürsünüz?
http://samanyolu.com/resimler/2009/05/23/1264582.jpg
Siz hâla AKP'nin demokrasi getireceğini mi sanırsınız yoksa?
basitrasin
07-01-2010, 18:52
Sayın Soda.
Bence hiçbir şey saf beyaz, ya da saf siyah değildir. Her şey aslında grinin çeşitli tonlarındadır. Dünyaya bu şekilde bakıyorum.
Devlet vatandaş için vardır idealine ulaşılamıyacağını kavrayabiliyorum. Ancak bu ideale mümkün olan en yakın devlet yapısına ulaşmak için çabalayabiliriz.
Anayasa değişikliği için de aynı mantığı kullanıyorum. Bir nebze de olsa demokratikleşecek ise, Anayasa çalışmalarını desteklemeye değer buluyorum.
Protokol sırası konusunda çok haklısınız. Şekilci bir örnek verdiğimi kabul ediyorum.
Evet, bende darbe paranoyası var. Bunu 80 darbesini yaşamış olmama bağlıyorum.
Ancak, Murphy'nin dediği gibi "Paranoyak olmanız takip edilmediğiniz anlamına gelmez".
Alıntı: "Siz hâlâ AKP'nin demokrasi getireceğini mi sanırsınız yoksa?" demişsiniz. Anadolu da bir söz vardır: Koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler.
Saygılarımla.