PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Dünyadaki yetersiz beslenen 5 yaş altı 146 milyon çocuktan hiçbiri Kübalı değil.


saroz
06-01-2010, 13:14
Dünyadaki yetersiz beslenen 5 yaş altı 146 milyon çocuktan hiçbirinin Kübalı olmadığı açıklandı. 05.01.2010

Kalkınmakta olan dünyada yetersiz beslenme sınırının altında 146 milyon çocuk yaşıyor. Bu durum Kübalı çocuklar için söz konusu değil. Zira Küba, doğru politikaları sayesinde bu toplumsal yaradan kendini koruyabilen tek ülke.

Beslenme sorunu olan 146 milyon çocuk... Bu kaygı verici rakam Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’in BM oturumunda yayınlanan yeni raporunda ortaya serildi. Bu sorun karşısında BM’nin, rapor hazırlayan bir kurum olmanın ötesine geçip geçemeyeceği tartışma konusu.
Rapora göre bakımsız durumda olan bu çocukların yüzde 28’i Afrika’da Sahra Çölü’nün güneyinde kalan kısmında yoğunlaşıyor; yüzde 17’si Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da, yüzde 15’i Orta Asya ve Pasifik’te, yüzde 7’si Latin Amerika ve Karayipler’de, yüzde 5’i orta ve doğu Avrupa ülkelerinde, yüzde 27 ‘si gelişmekte olan diğer ülkelerde bulunuyor.

Küba, Latin Amerika ve Karayipler’de bu sorunlara sahip olmayan tek ülke.

Küba devletinin halkın beslenmesiyle ilgili olarak gerçekleştirdiği iyileştirmeler ve özellikle çocuklar için acil önem taşıyan alanlardaki uygulamaları olumlu sonuçlar doğurmuş durumda.

Dünyanın gerçekleri gösteriyor ki yeryüzünde 852 milyon insan açlık çekiyor ve bunun 53 milyonu Latin Amerika’da yaşıyor. Sadece Meksika’da 5 milyon 200 bin, Haiti’de 3 milyon 800 bin insan açlık sınırında yaşıyor. Dünyada her yıl 5 milyondan fazla insan açlıktan ölüyor.

Oysa BM değerlendirmelerine göre üçüncü dünya ülkelerinin tüm halkları için sağlık ve yeterli beslenme konusunda kalıcı çözümler bulmanın maliyeti o kadar da yüksek değil. Bu amaca ulaşmak için 13 milyar dolar yeterliyken çok daha fazlası reklamlara gidiyor. Her yıl uyuşturucuya milyarlarca dolar ve örneğin yalnızca ABD’de kozmetiğe 8 milyar dolar harcanıyor.

BM’nin tarım ve gıda ile örgütü FAO’ya göre de Küba yetersiz beslenme ve açlığa karşı mücadelede Latin Amerika’nın en ileri durumdaki ülkesi. Bu elbette Küba için onur ve mutluluk kaynağı.

Küba devleti, oluşturduğu temel gıda sepeti ve dağıtım ağıyla halkının temel beslenme ihtiyaçlarını garanti altına almış durumda. Aynı şekilde, halkın beslenme koşullarının daha da iyileştirilmesi amacıyla yerel düzeyde ekonomik düzenlemeler gerçekleştiriliyor, özellikle çocukların ve gelişme çağında olan gençlerin düzenli beslenmesi için sabit bir program uygulanıyor.

Böylece beslenmeye gösterilen özen, kadınların hamilelik dönemlerinden başlayıp ve ömür boyu gerekli ve doğal beslenme olanaklarının sağlanmasıyla devam ediyor. Annelerin, doğumun ilk günlerinden itibaren sağlıklı şekilde emzirebilmelerinin güvence altına alınması sonucunda sağlanmış olan faydalar, Küba’nın çocuk gelişimi ve sağlığı için yaptklarının haklılığını ve gerekliliğini göstermektedir.

Adadaki zor ekonomik koşullara rağmen, 0-7 yaş arası çocuklara sağlanan bir litre sıvı süt diğer başlıklardaki beslenme açıklarını kapatmada önemli rol taşıyor.

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle yeterli düzeyde mevcut olmayan gıda maddelerinin daha küçük çocuklara her koşulda ve eşit olarak mutlaka ulaştırılması sağlanıyor.

BM, açlık ve yetersiz beslenme konusunda 2015’e kadar bazı hedeflere ulaşmayı amaçlıyor. Devlet ve hükümet başkanlarının görüş birliğine vardığı bu konuda Küba yardım eden ülke konumunda.

Küba, maruz kaldığı ekonomik ablukaya, ticaret ve parasal kredi ambargosunun getirdiği ciddi kısıtlara karşın, hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam ediyor.

Küba, dünyanın bu genel durumuna karşın, hiçbir umutsuzluk belirtisi göstermiyor, çocuk sağlığı ve yetersiz beslenmeyle ilgili kaygı hiçbir verici işaret vermiyor. Dünyadaki yetersiz beslenen 5 yaş altı 146 milyon çocuktan hiçbiri Kübalı değil.


http://photos-c.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs217.snc3/22469_235262029838_127511359838_3025009_1519278_n. jpg (http://www.facebook.com/photo.php?pid=3025009&op=1&view=all&subj=233698014031&aid=-1&auser=0&oid=233698014031&id=127511359838)


Halkçı bir iktidarın, ABD abluka ve ambargosu altında, üstelik son derece verimsiz topraklarda , hem de tek başına neleri başardığına bakın.

Bir de Sosyalist olsa inanılmaz gelişmeler yaşanırdı Küba da:clap2:

naper
06-01-2010, 14:56
çünkü kübada para,sağlıktan sonra geliyor.
kapitalist sistemlerde para kazanmak(kar) için her yol mübahtır.her teknik denenir.insanlar kapasitesinden fazla ve ucuza çalıştırılır.dayanıksız ve verimsiz ürünler üretilebilir.
kapasiteyi arttırmak adına yiyeceklerin genleriyle oynanabilir...v.s.
hatta sıradan bir virüse domuz ön adı verilip,hemen peşinden aşı üretilip satılabilir.

şu anki dünya düzeninin ve kapitalizmin kalesi ABD de her yıl milyonlarca insan kalp ve damar hastalıklarından,diabetten,kanserden,hepatit B ve C den ölmektedir.ABD nin sağlığa ayırdığı komik fonu google dan küçücük bir araştırmayla bulabilirsiniz.
öte yandan silahlanmaya ayırdığı fona da eliniz değmişken bir bakın ve gerçeği görün...

uyar
06-01-2010, 16:10
sevgili saroz kübaya gittin mi bilmem ama inan dökülüyor :)

sevgili emre H1N1 virüsü uydurma değil :)

saroz
06-01-2010, 17:14
sevgili saroz kübaya gittin mi bilmem ama inan dökülüyor :)

sevgili emre H1N1 virüsü uydurma değil :)


Sevgili Uyar, Küba'nın dökülmesi kadar doğal birşey olabilirmi? Sosyal adaleti korumaya çalışarak her türlü ambargoya göğüs geriyor. Dostum sen anadolu'nun köylerine veya metropollerin varoşlarına gittinmi? İnanılmaz sefalet yaşanıyor ülkemde.

Küba'yı kendi koşullarında anlamaya çalışırsan gerçek mucizeler göreceksin.

naper
06-01-2010, 17:19
sevgili saroz kübaya gittin mi bilmem ama inan dökülüyor :)

sevgili emre H1N1 virüsü uydurma değil :)

H1N1 virüsü tabii ki uydurma değil.ancak aşı satmak için şişirildi.her sene ki grip virüslerinden çok farklı olmadığı gibi ölümlerde her senekinden fazla değil.:)

güneşinzaptıyakın
06-01-2010, 19:35
sevgili saroz kübaya gittin mi bilmem ama inan dökülüyor :)

sevgili emre H1N1 virüsü uydurma değil :) Hemde nasıl dökülüyor, bir kaç büyük şehirde turizmin getirdiği artı değeri karoborsa üzerinden ranta çevirmek için ortaya çıkan küçük burjuva adaylarının yaptıkları propaganda da ortada hatta...

50 senedir süren ambargoya ragmen hala ayakta kalması büyük bir başarıdır, Kuba'daki rejimin yıkılması için o kadar askeri harekata ve karşı devrim harçacanan milyarlarca dolara ragmen hala yıkılmadan dökülüyor olması bir başarıdır, Kuba'nın tek başına Abd başta kapitalizme kafa tutmasının bedelidir o dökülen binalar ve arabalar. İlaç dehil bir çok gıda maddesi için ambargo var 50 küsur senedir, bak bu gün Filistine uygulanan amborgo için nasılda ortalık birbirine girdi gördük değilmi? ama Kuba 50 küsur yıldır gıda ve ilaç dahil ambargo altında olmasına ragmen yaşıyor...

uyar
06-01-2010, 20:10
H1N1 virüsü tabii ki uydurma değil.ancak aşı satmak için şişirildi.her sene ki grip virüslerinden çok farklı olmadığı gibi ölümlerde her senekinden fazla değil.:)

öyle değil sevgili emre..

maalesef herşey gibi bu konuda da anormal bilgi kirliliği var. Virüsün öldürücülüğün düşük olması insanların kafasını karıştırıyor.. ama bu virüs mutantı zamanında özellikle 1918'lerde büyük pandemilere neden olmuştu... medikal çevrelerin bu korkusunun temelinde bu var. ama dertlerini maalesef paranoyak ve komplo teorisi düşkünü insanlara anlatamadılar. fala inanıp tıbba inanmayanlar toplumu cahil insanlık... herzaman doğa üstü süper güçlere hemen inanır ama tıbbi verileri şüpheyle izler...

butün bunlar zaten insanın aslında ne kadar evrimsel geçmişiyle sıkı bağlı olduğunu gösteriyor..

AerA
06-01-2010, 20:20
Sevgili Dostlar ;

Nacizene fikrimi paylaşayım dedim.Öncelikle Küba'ya hiç gitmedim.Netteki fotoğraf arşivlerinden gördüğüm kadarı ile bir Las Vegas'a kıyasla dökülüyor ama mevcut geliri ne ki "En İyi Yaşam Standartlarına Sahip Ülke" olsun.

Kadıköy'e giderken Fikirtepe gelir aklıma hep, oysaki Moda'ya olan yakınlığı ortada iken Fikirtepe neden dökülür.Çünkü Moda, Fikirtepe'yi görmezden gelir.

Tüm Dünya bir Küba'yı görmezden gelmekte.Ambargolara rağmen ürettikleri şekeri ve puroyu nasıl satarlar anlamış değilim.Yeni araba satın almaktansa eskisini bin defa onarmak, zorunluluklardan kaynaklı bir yaşam tarzı olmuş.Evet Küba dökülüyor ama kimse açlıktan ölmüyor, işsizlik yok denecek kadar az (Raul Castro'nun yaptığı açıklama doğrultusunda herşeye rağmen çalışmak istemeyenlerde var.) ve insana insan muamelesi (eldeki imkanlar doğrultusunda) yapılmakta.

Birde o küçücük ada insanı kendi gelirleriyle, tüm Dünyadan Tıp okumak isteyenleri davet eder ya ülkesine (ELAM), hatta yatacak yer, defter kitap masrafları, yeme-içme giderleri ve bir kaç pezoda harçlık verir ya hiç tanımadığı insanlara, işte bu duygulandırır beni.Bravo dedirtir."Ernestoya Bin Selam" dedirtir.