PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yedi Kat Gök ve Atmosferin Katmanları


ulpian
10-01-2010, 17:08
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.



=> Yedi Kat Gök ve Atmosferin Katmanları (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/)

Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.

Forumumuzda daha önce bu konu >şu başlıkta (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=770)< tartışılmıştır.



Yedi Kat Gök ve Atmosferin Katmanları (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/)



1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#1)
2. Ayet Yorumundaki Keyfilik ve Çarpıklık (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#2)
3. Atmosferin Katmanları (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#3)
4. Kuran Öncesi Atmosfer Modelleri (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#4)
5. ”Yedi Gök” Efsanesinin Kaynakları (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#5)
6. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#6)




1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#)
Halk arasında yaygın olarak bilinen bu mucize yalanını önce orijinal haliyle okuyalım:


Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
Kuran ayetlerinde evren hakkında verilen bilgilerden biri gökyüzünün ‘yedi kat’ olarak düzenlendiğidir..

“Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O’dur. Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak düzenleyen O’dur. Ve O, herşeyi bilendir.” (Bakara Suresi, 29)

“Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi…” (Fussilet Suresi, 11)

“Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti…” (Fussilet Suresi,12)

Kuran’da pek çok ayette kullanılan gök kelimesi tüm evreni ifade etmek için kullanıldığı gibi Dünya’nın göğü de bununla ifade edilir. Sözcüğün bu anlamı düşünüldüğünde Dünya göğünün -bir başka deyişle- atmosferin 7 katmandan oluştuğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
(…)
1- Troposfer
2- Stratosfer
3- Mezosfer
4- Termosfer
5- Ekzosfer
6- İyonosfer
7- Manyetosfer
(…)
Aşağıdaki ayetler ise bize atmosferin 7 katmanının görünümü ile ilgili bilgi vermektedir.

“Görmüyor musunuz; Allah yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?” (Nuh Suresi, 15)

“O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır…” (Mülk Suresi, 3)

Bu ayetlerde Türkçe’ye “uyum” şeklinde çevrilen Arapça “tibakan” sözcüğü aynı zamanda “tabaka, bir şeyin uygun olan kapağı ve örtüsü” anlamlarına da gelir ki üst katın alt kata uygunluğunu vurgular. Kelimenin çoğul kullanımında ise “tabaka tabaka” anlamı mevcuttur. Ayette tarif edilen tabaka tabaka halindeki gök kuşkusuz atmosferi en mükemmel şekilde ifade eden açıklamalardır.

20. Yüzyıl teknolojisi olmadan tespit edilmesi hiçbir şekilde mümkün olmayan bu bilgilerin 1400 yıl önce indirilmiş olan Kuran-ı Kerim’de açıkça bildirilmesi de elbette çok büyük bir mucizedir.


(http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#)
2. Ayet Yorumundaki Keyfilik ve Çarpıklık (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#)

”Yedi Gök” (seb’a semâvât) tabiri yukardaki mucize yalanı metninde verilen Bakara/29 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=2&ayet=29), Fussilet/12 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=41&ayet=12), Nuh/15 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=71&ayet=15), Mülk 3 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=67&ayet=3) ayetlerinin yanısıra Talak/12 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=65&ayet=12), İsra/44 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=17&ayet=44), Müminun/86 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=23&ayet=86) ve farklı biçimleriyle Nebe/12 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=78&ayet=12), Müminun/17 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=23&ayet=17) ayetlerinde de yer almaktadır.

Önce ”yedi gök” tabirinin yorumunu bir de Elmalılı’dan okuyalım:


“Bu “yedi sema”nın tefsir ve yorumunda başlıca iki düşünce vardır:

Birisi yerden Venüs’e kadar bir; Venüs’ten Merkür’e kadar iki; Merkür’den Güneş’e üç; Güneş’ten Merih’e yahut yine yerden Merih’e dört; Merih’ten Jüpiter’e beş; Jüpiter’den Satürn’e altı; Satürn’den daha ilerisine kadar yedidir ki sonradan keşfedilmiş olan Üranüs ve Neptün gezegenleri ve daha keşfedilmesi mümkün olanlar hep bu yedinci hudud içinde demektir. Çünkü bu takdirde bu “yedi sema” özellikle yerin yaratılması üzerine tesviyeye dahil olanlardır. Bugün bu tesviyenin daha ileri gittiği ispat edilemez. Bu düşünce çoğunlukla astronomi ilmi görüşünü takip edenlerindir (…).

Yedi semâ’daki diğer düşünceye gelince: Dünyanın üstünde bütün yıldızların süslediği maddî âlemin hepsi bir semadır. Yedi semanın birincisidir. (…) Ve İslâm’da tefsir âlimlerinin en büyüklerinin kanââtleri budur. Sonra mi’rac hadiselerinde de semaların böyle ruhanî mânâlarına işaret vardır. Cenab-ı Hak her an bunların çeşitli durumlarını tesviye etmektedir. Ve bu tesviye maddî şeylere bağlı değildir ve hiç şüphesiz yeri yaratması üzerine de bunlara bir özel tesviye vermiş ve arz üzerinde yaratacağı insanların yaratılması ve sonra onların faydalanmaları için meleklerine emirler vermiş, tesirler yaptırmış, alemin fezasında cereyan eden yeni bir sünnet açmıştır.” (…)

Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kuran Dili, Bakara/29



Görüldüğü gibi Elmalılı ”yedi gök” ifadesinin iki farklı yorumundan bahsetmektedir ve burada mucize yalancılarının ayetleri ilişkilendirmeye çalıştıkları ”Dünya’nın göğü/atmosfer” geçmemektedir! Birinci görüş, göklerin her birinin Güneş Sistemi’ndeki gezegenler arasındaki mesafe olduğu; -Elmalılı’ya göre daha muteber olan- ikinci görüş ise bu göklerden birincisinin -zaten- tüm evreni/kâinatı oluşturduğu, diğer altısının da ”manevi alem”e ait bulunduğu yorumunu savunlamaktadır.


Fakat biz yine de mucize yalancılarının yorumuna göre 7 gökten atmosferin kastedilmiş olması ihtimali üzerine duralım.

İlk dikkat çeken husus mucize iddiacılarının ayet yorumunda sergiledikleri pervasızlıktır. Kuran’da geçen ”gök” sözcüğünü işlerine geldiği zaman evren/kainat, işlerine geldiği zaman Dünya’nın göğü/atmosfer anlamında yorumluyor oldukları yukarıya alıntılanan metinde açıkça görülüyor. Üstelik bunu yaparken ne zaman ”evren”, ne zaman ”atmosfer” anlamı kastedilmiş olduğuna dair herhangi bir objektif-hermenötik kriter sunmaya da gerek duymuyorlar. Adeta ”Hangisi işimize gelirse onu kullanırız” demekteler…

Hadi bunu da kabul edelim! Yani diyelim ki, tefsir alimlerinin yazdıkları yanlış ve Kuran’da ”gök”ten bahseden ayetlerin -aynen mucize yalancılarının iddia ettikleri gibi- bazılarında ”evren/kainat” ve bazılarında da ”Dünya’nın göğü/atmosfer” kastedilmekte.


Bu durumda şunu da unutmamalıyız ki hangi anlam yüklenirse yüklensin ”7 gök” denince her halükarda Dünya’nın göğü (yani atmosfer) kastedilmiş oluyor. O halde mucize iddiacılarının savunuları olan Mülk/3 ayeti ile devamındaki ayetlere bir göz atalım:


Mülk/3 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=67&ayet=3)
“O ki, birbiri ile ahenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahman olan Allah’ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak; bir bozukluk görebiliyor musun?”


Yukarda alıntıladığımız metinde görüldüğü üzere bu ayette geçen ”yedi gök” mucizeciler tarafından atmosfer olarak yorumlanmaktadır. Şimdi devamındaki ayetleri okuyalım:


Mülk/4 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=67&ayet=4)
Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) aciz ve bitkin halde sana dönecektir.



Mülk/5 (http://www.kuranmeali.com/ayetkarsilastirma.asp?sure=67&ayet=5)
Andolsun ki biz (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

Mucizecilerin genel yorumunu (bazan ”evren” bazan ”atmosfer” şeklini) kabul etsek bile bu bağlamda -yorumlar açısından bakıldığında- belli ki evrenden değil atmosferden bahsedilmekte. Ayetin devamında bahsi geçen tanıma birden bire ”en yakın gök” ifadesi giydiriliyor. Dolayısıyla mucize iddiacılarına göre en yakın gök olan atmosferin ilk tabakasının kandillerle (yani yıldızlarla) dolu olması gerekir. Yıldızlar bu kadar yakın yer almadığına göre bu iddia zaten bu ayetle kendiliğinden çürümüş olmaktadır. Yıldızlar en yakın gök olan troposferde bulunamayacağına göre, gök kelimesinden kastedilenin atmosferin katmanı olamayacağı son derece açıktır.

Bu, mucize iddiacılarının her zamanki çarpıtmaları için güzel bir örnektir. Onlar öncelikle Kuran ayetlerini istedikleri gibi eğip bükmekte, daha sonra da bazı bilimsel gerçeklerle diledikleri gibi uyumlayarak ortaya tezler koymaya çalışmaktadırlar.



3. Atmosferin Katmanları (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#)

Atmosferin 7 katmanı olduğu iddiası tamamen iradi bir tasniftir. Yani mesele, dünyada kaç kıta olduğu ya da Güneş Sistemi’nde kaç gezegen bulunduğu gibi objektif kriterlere dayalı olarak tespit edilemez. Konu, hangi kıstası/kriteri esas aldığımıza göre şekillenebileceği gibi ne kadar detaylı anlatmak istediğimize göre de değişecektir. Başka bir deyişle bu sınıflandırmalar tamamen insan ürünüdür.

Atmosfer katmanlarının belirlenmesinde havanın yoğunluğu, nem oranı, gazların çeşitliliği ve oranları, güneş ışınlarının kırılması-dağılması ve havanın sıcaklığı gibi kriterler birer ayrım unsuru olarak kabul edilir; bunlara göre bir sınıflandırma-ayrım yapma yoluna gidilir. Bu sınıflandırmalar da farklı her parametrik tespite göre farklılıklar gösterecektir.


Örnegin Ana Brittanica Ansiklopedisi, “atmosfer” maddesini el aldığı bölümde onu şu bölümlere ayırır:

1. Troposfer
2. Tropopoz
3. Stratosfer
4. Stratopoz
5. Mezosfer
6. Mezopoz
7. Termosfer
8. İyonosfer
9. Homosfer
10. Heterosfer
11. Egzosfer


Gene nefes almamız için gereken katmanları ayıracak olursak atmosfer şu bölümlerden meydana gelir :
1 – Troposfer
2 – Stratosfer
3 – Mesosfer
4 – Thermosfer
5 – Exospfer
6 – Tropopause
7 – Stratopause
8 – Mesopause
9 – Exobase
10 – Ionospfer
11 – Exosfer
12 – Magnetosfer
13 – Ozon tabakası
14 – Üst Atmosfer
15 – Van Allen radyasyon kemeri


Günümüz bilm dünyasında genellikle 5 katman modeli kabul edilir. Örneğin Amerikan NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi Kuruluşu) atmosferi 5 katmana ayırır.
bkz. http://www.nasa.gov/audience/forstud…ftoff_atm.html (http://www.nasa.gov/audience/forstudents/9-12/features/912_liftoff_atm.html)
ve
http://www.centennialofflight.gov/es…re/DI139G1.htm (http://www.centennialofflight.gov/essay/Dictionary/Atmosphere/DI139G1.htm)

(http://www.centennialofflight.gov/essay/Dictionary/Atmosphere/DI139G1.htm)
Batı üniversiteleri de genellikle 5 katmanı kabul eder. Örn: Michigan Üniversitesi Atmosfer araştırma web sitesi (The University of Michigan UCAR, University Corporation for Atmospheric Research):
http://www.windows.ucar.edu/tour/lin…re/layers.html (http://www.windows.ucar.edu/tour/link=/earth/Atmosphere/layers.html)

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü‘nün sitesinde de 5 katmanlı model yer almaktadır:

http://www.meteor.gov.tr/2006/arasti…rinyapisi.aspx (http://www.meteor.gov.tr/2006/arastirma/arastirma-ozon-atmosferinyapisi.aspx)


Ayrıca bkz.
=> Berkeley Üniversitesi (http://ds9.ssl.berkeley.edu/lws_gems/3/graph_1.htm)
=> ABD Ulusal Hava Servisi (http://www.srh.noaa.gov/jetstream/atmos/layers.htm)
=> İngilizce Wiki (http://en.wikipedia.org/wiki/Earth%27s_atmosphere)
=> Türkçe Wiki (http://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferin_katmanlar%C4%B1)
=> Almanca Wiki (http://de.wikipedia.org/wiki/Atmosph%C3%A4re)

(http://de.wikipedia.org/wiki/Atmosph%C3%A4re)
4 Ve 6 katmanlı modeller de oldukça yaygındır. Bunlar dışında da farklı kullanım amaçlarına yönelik çok sayıda sınıflama bulunur. Örneğin bir meteorolog 0.1 derecelik sıcaklık farkını ve gaz oranlarındaki %1′lik oynamayı -ve başka çok detaylı farklılıkları- birer ayırt edici unsur olarak kabul ederek atmosferi 120 katmana ayırmayı da başarabilir.

Dolayısıyla elbette ki bu kıstaslarda amaca yönelik olarak istikrarlı bir şekilde oynayınca 7 katmanlı bir atmosfer modeli de bir şekilde bilime uygun olarak oluşturulabilir. Fakat bu, ne tek mümkün olan sınıflandırmadır ne de bilim dünyasında veya meteoroloji gibi pragmatik disiplinlerde yayıngın olan sınıflandırmadır. Atmosferin mutlak anlamda 7 katmanlı olduğu sadece Müslüman çevrelerce -o da Kuran’da yazıyor diye- dile getirilmektedir.



4. Kuran Öncesi Atmosfer Modelleri (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#)

Tüm bu savunmalar Kuran’dan ve Muhammed’den çok önceki medeniyetler tarafından da araştırılmaya, irdelenmeye çalışılmıştır. Sümerlerde ve eski Mısır’da da bu konuda başarılı araştırmalar olmasına rağmen günümüz bilminin kabul ettiğine en yakın araştırmayı eski Hindistan’da yaşamış bilimci Vimana Shastra yapmıştır.
Hem de Kuran’dan yaklaşık 1100 yıl kadar önce.
bkz. http://www.bibliotecapleyades.net/vimanas/vimanas09.htm

Vimana Shastra çeşitli unsurları dikkate alarak farklı farklı sınıflandırmalar yapmıştır. Ancak bunlar arasında en göze çarpanı Avarthascha olarak adlandırdığı 5 katmanlı olandır. Kuran’dan yaklaşık 1100 yıl önce yapılan bu katmanlama sistemi hava yoğunluğunu esas belirleyici kabul etmesi bakımından günümüz havacılığında da aynen kabul edilen (her pilotun bilmesi gereken) sistemdir ve katmanları şöyledir:

1. Rekha patha – Shaktyavarta
2. Mandal – Vatavarta
3. Kaksha – Kiranavarta
4. Shaktipatha –Shaityavarta
5. Kendramandal – Gharshanavarta



5. ”Yedi Gök” Efsanesinin Kaynakları (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#)

Kuran’da ”yedi gök” ifadesinin yer almış olmasının o dönemin efsaneleri, bilgileri ve inançları bağlamında anlaşılabilir, makûl ve tarihi sebepleri vardır.
Nitekim eski İbrani geleneğindeki efsanelere göre göğün 7 kat olduğu, altıncı katta meleklerin, yedinci katta ise Tanrı’nın bulunduğu bilinmektedir.
bkz: GÖK KATLARI (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6k_katlar%C4%B1)

(http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6k_katlar%C4%B1)

6. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/yedi-kat-gok-ve-atmosferin-katmanlari/#)
Müslümanlar arasında çok yaygın olan bu mucize iddiasının savunulabilir hiçbir yanı yoktur.

Evvela ayetlerde geçen ”Yedi Gök” tanımını atmosfer olarak yorumlamak tefsir ilmine aykırıdır ve benzer ifadeleri kullanan diğer ayetlerle uyuşmamaktadır.

Hepsinden önemlisi atmosfer zaten 7 katmanlı değildir. Tamamen keyfi iradeyle oluşturulmuş bu sınıflama günümüzün teorik bilimlerinde, havacılık-meteoroloji gibi pragmatik disiplinlerinde, üniversitelerde, ders kitaplarında, ansiklopedilerde yer alan bir tasnif değildir.

Ayrıca Kuran ve Muhammed’den çok önceki medeniyetlerin atmosfer hakkındaki araştırmaları ve modellemeleri günümüzün bilimine Kuran’daki ifadelere nazaran çok daha uygun ve gerçekçidir.

Bu konudaki çok önemli ayrıntı da Kuran’daki ”7 Gök” ifadesi ibrani gelenekten devralınmış bir efsanenin kutsal kitapta devam ettirilmesinden ibarettir.

Havacı
07-03-2010, 21:39
"Tüm bu savunmalar Kuran’dan ve Muhammed’den çok önceki medeniyetler tarafından da araştırılmaya, irdelenmeye çalışılmıştır. Sümerlerde ve eski Mısır’da da bu konuda başarılı araştırmalar olmasına rağmen günümüz bilminin kabul ettiğine en yakın araştırmayı eski Hindistan’da yaşamış bilimci Vimana Shastra yapmıştır."

Sema dinlerinden önce de kavimlere elçiler gönderildiğini hatırlatırım.
Bazı elçilere sadece en temel katmanlar bildirilmiş olabilir.

"Hepsinden önemlisi atmosfer zaten 7 katmanlı değildir. Tamamen keyfi iradeyle oluşturulmuş bu sınıflama günümüzün teorik bilimlerinde, havacılık-meteoroloji gibi pragmatik disiplinlerinde, üniversitelerde, ders kitaplarında, ansiklopedilerde yer alan bir tasnif değildir."

Hadi canım. Sizden keyfi iş yapan yok gördüğüm kadarıyla!

Sangre
07-03-2010, 23:33
Ben de zamanında aşağıdaki yazıyı yazmıştım bu konuyla ilgili olarak.. Zaten yukarıda da detaylı olarak incelenmiş ama dileyen yararlanabilir;

http://www.khaos.info/94223-post16.html

musty
11-04-2010, 00:32
peki one allen kusakları da kuranda gecıyor ''bız göğü korunmus bı tavan kıldık'' seklınde bunun curutulmus halı mevcutmu??

axzel
21-06-2010, 18:46
ayet el kürsi okudunuzmu hiç yada duydunuzmu:

"..lehu mafissemavati vema fil erd..." dior

" O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır."

dikkat edin okurken, gök çoğul ve yer tekildir... önemsiz bir ayrıntı dimi :)
gökler ve yerler deil, gökler ve yer....

tabiiki 7 kat gök dünya atmosferi deil, yanından bile gecmior, uzayda ki bölgeler bunlar, stratozfer felan filan, gerek yok bunlara.
zaten biliozki 7nci kat gök arş ın olduğu katman, cennet orada, yeri gelmişken cehennem de dünya olacak .

arş, nedir? kürsi nedir ?
arş, kısaca allah ın evi, betimlemesi ile tabir olunabilir, arş allah ın elipsoidal yörüngediki en f (odak noktasına) (ayrıca elipsde 2 adet f var) en uzak noktayı temsil eder.

kürsi, ise bu elipsoidal yörünge ve onun içeriği , yani çembere göre dairevi alan anlamındaki bölge, hepsini tarayarak geçmekde...

zor tabirler, hem anlatmak zor, hem de anlamak.

anlamak gereklimi acaba ? :S pek gerekli deil, yeterki inanç olsun.

sonuç:
hepimize doğru yolu diliyorum.

arsenic
27-06-2010, 03:26
ayet el kürsi okudunuzmu hiç yada duydunuzmu:

"..lehu mafissemavati vema fil erd..." dior

" O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır."

dikkat edin okurken, gök çoğul ve yer tekildir... önemsiz bir ayrıntı dimi :)
gökler ve yerler deil, gökler ve yer....

tabiiki 7 kat gök dünya atmosferi deil, yanından bile gecmior, uzayda ki bölgeler bunlar, stratozfer felan filan, gerek yok bunlara.
zaten biliozki 7nci kat gök arş ın olduğu katman, cennet orada, yeri gelmişken cehennem de dünya olacak .

arş, nedir? kürsi nedir ?
arş, kısaca allah ın evi, betimlemesi ile tabir olunabilir, arş allah ın elipsoidal yörüngediki en f (odak noktasına) (ayrıca elipsde 2 adet f var) en uzak noktayı temsil eder.

kürsi, ise bu elipsoidal yörünge ve onun içeriği , yani çembere göre dairevi alan anlamındaki bölge, hepsini tarayarak geçmekde...

zor tabirler, hem anlatmak zor, hem de anlamak.

anlamak gereklimi acaba ? :S pek gerekli deil, yeterki inanç olsun.

sonuç:
hepimize doğru yolu diliyorum.

Peki yer tek katmanlımıdır? Yeri de katmanlarına dilediğimiz şeyi referans alarak ayırabiliriz. Sıcaklık, yapısal vs... Şimdi dünyanın yüzeyindeki humuslu toprakla, alt tabakalarındaki bir mi? Magma ile yer kabuğu bir mi?

Themo
27-06-2010, 16:37
Bu tip uydurma konuları doğrudan çürütmek için 2 ana kaynak yeterli olur biri mucizeyalanları sitesi diğeri ise:

http://www.answering-islam.org/Quran/Science/index.htm

denklem
17-08-2010, 03:15
Ana Sayfa (http://allah.gen.tr)İletişim ve Site Hakkinda (http://www.turandursun.com/hakkinda/)
SİTEYE KAYIT (http://allah.gen.tr/wp-admin)
Gökyüzünün Tabakaları (http://allah.gen.tr/gokyuzunun-tabakalari.html)


Birbirleriyle uyumlu bir şekilde (tabakalar halinde) yedi göğü yaratmış olan odur. Merhametli olanın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevirip gezdir. Herhangi bir çarpıklık(çatlaklık) görüyor musun? 67 Mülk Suresi 3
“Gök” diye çevirdiğimiz Arapça’daki “sema” kelimesinin aynen Türkçe’deki “gök” kelimesi gibi tüm Dünya’nın üstünü tarif ettiğini daha önce söyledik. Nasıl Türkçe’de “gökteki bulutlar” tamlamasında göğü Dünya’nın yakın üstü olarak, “gökteki yıldızlar” tamlamasında ise göğü, Evren’in tümü olarak kullanıyorsak, aynı şey Arapça’daki “sema” kelimesi için de geçerlidir. Bu yüzden Kuran’ın göğün yedi kat olduğu açıklamasıyla, Evren’de yedi ayrı tabakanın, yedi ayrı boyutun veya yedi ayrı çekim alanının olduğu düşünülebilir. Fakat Dünya’nın Atmosfer’ini incelediğimiz zaman çıplak gözle sıradan bir yapıda olduğu zannedilebilecek olan Atmosfer’in, apayrı tabakalardan oluştuğunu farkediyoruz. Ayette “birbiriyle uyumlu bir şekilde” diye tercüme ettiğimiz tabaka kelimesi hem bu anlama, hem de “tabakalar halinde” anlamına gelmektedir. Nitekim bu kelime Türkçe’ye de geçmiştir ve “mutabık” kullanımıyla ilk anlamı, “tabaka” kullanımıyla ikinci anlamı ifade etmektedir. Ayetin ifadesiyle Atmosfer’imizin uyumlu, farklı tabakalardan oluştuğu gerçeği tamamen mütabıktır (uyumludur). Peygamberimiz dönemindeki bilim seviyesiyle ile bu gerçeğin bilinmesi imkansızdır. Atmosfer’in bu şekilde tarifinin rastgele bir şekilde söylenen bir ifadeyle uyum göstermesi de akla aykırıdır. Görüldüğü gibi Kuran’daki bu ayetin en azından bir işareti Atmosfer’deki tabakalardır. Ayrıca tüm Uzay’da da farklı tabakalar, farklı boyutlar olduğu da düşünülebilir.
Allah’ın ayrı ayrı tabakalar yaratması ve bu tabakaların birbiriyle uyumu, atomun mikro seviyesinden makro seviyesindeki Evren’imize kadar gözlemlenebilen bir olgudur. Atomu incelediğimizde de çekirdeğin etrafında elektronların oluşturduğu tabakalara, yörüngelere rastlarız. Atomun içindeki bu yörüngelerin maksimum yedi tane olabilmesi, yediden fazla yörüngeli atomun bulunmaması da ilginçtir.
Yedi sayısının diğer bir özelliğine de dikkat etmemiz gerekir. Arapça’da yedi sayısı aynı zamanda çokluğu ifade etmektedir. “yedi tabakalı gök” tabiriyle “yedi adet gök” anlaşılabileceği gibi “birçok gök” de anlaşılabilir. Arapça’daki bu özelliği tarih boyunca birçok araştırmacı belirtmiştir. Ayrıca Kuran’da Lokman Suresi 21. ayette “yedi deniz” tabiri geçmesi, Tevbe Suresi 80. ayette Peygamber’e hitaben “Onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları affetmeyecektir.” denmesi; yedi, yetmiş sayılarının Türkçe’deki yüz sayısı gibi çokluk ifade etmek için de kullanıldığı kanısını güçlendirmektedir. 7 rakamının benzer şekilde kullanımına eski Yunan’da ve Roma’da da rastlayabiliriz.
ATMOSFER’İN TABAKALARI VE HİZMETLERİ
Atmosfer’i incelediğimizde birbirinden ayrı tabakalar halinde katmanlarının olduğunu görüyoruz. Atmosfer’in bu katmanları Dünya’mızda hayatı olanaklı kılmaktadır. Bu tabakalardan herhangi birinin yokluğu Dünya’daki hayatı sekteye uğratacak ve canlılığın yok olmasına sebep olacaktır. Evren’in her yerinde kusursuz sanatını gösteren Allah, Atmosfer’de yarattığı tabakalarda da sanatını göstermekte ve buna ayetlerle dikkat çekmektedir. Her tabaka kendisine verilen görevi yerine getirmekte ve Atmosfer’in katmanları arasında paylaştırılan iş bölümüne uyumlu bir şekilde katılmaktadır. Atmosfer’deki cansız atomların bilinçli bir varlık gibi insana hizmet etmeleri, Allah’ın bizlere olan merhametinin bir sonucudur. Alıntıladığımız ayette Allah’ın merhametinin vurgulanması bu dediğimizi desteklemektedir.
Atmosfer’in Dünya’mıza en yakın katmanı Troposfer’dir(1). Bu tabakanın kalınlığı kutuplarda 6 km’ye kadar inmekte, ekvatorda 12 km’ye kadar çıkmaktadır. Hava olayları Troposfer’in 34 km’lik kısmında oluşur. Atmosfer’in gazlarının %75′i bu katmandadır. Troposfer’in üzerinde 50 km. kadar yüksekliğe uzanan Stratosfer (2) vardır. üçüncü olarak Ozonosfer (3), Ozon Tabakası olarak da anılır ve canlılar için öldürücü etki yapan mor ötesi ışınları tutar. Bunun üzerinde Mezosfer(4) vardır. Mezosfer’in üstünde Termosfer(5), Termosfer’in üzerinde yeryüzünden 500 km kadar yükseklikteki İyonosfer(6) vardır. Bu tabaka radyo dalgalarını yansıttığı için yeryüzündeki haberleşmeyi mümkün kılmaktadır. Atmosfer’in en üst katı ise Ekzosfer’dir(7) ve 10000 kilometreye kadar uzanır. Bu katmanda gaz oranı iyice azalmış ve iyonlara ayrılmış durumdadır. Görüldüğü gibi Atmosfer’i 7 tabakaya ayırıp incelememiz mümkündür. Fakat bazı araştırmacılar eğer bu tabakalardan bir kaçını birleştirip incelerlerse 7 sayısının değişmesi mümkündür. Fakat o zaman da ayetteki 7 sayısının çoğul ifadesi düşünülüp, ayetin mucizevi işaretinde bir değişiklik olmaz. 7 sayısının böylece iki türlü değerlendirilmesi, hem “7 katman” izahıyla mutabık olmaktadır, hem de itiraz olarak gelebilecek diğer sınıflandırmalara cevap vermektedir. Tek bir ayetin tek bir kelimesinde bile sayılamayacak kadar incelik olduğu Kuran’ı iyice araştırdıkça ortaya çıkmaktadır.
Her durumda Atmosfer’in ayrı ve uyumlu tabakalardan oluştuğunu söylemek son yüzyıllarda mümkün oldu. Kuran’ın indiği dönemlerdeki bilimsel seviye ile Atmosfer’in katmanlarının incelenmesi ve katmanların var olduğunun söylenmesi mümkün değildir. Fussilet suresi 12. ayette söylenen “… Her göğe kendi iş ve oluşunu vahyetti” ifadesi de katmanların incelenmesiyle anlaşılmakta ve her tabakanın ayrı bir görevle donatıldığı anlaşılmaktadır. Her tabakanın üzerine düşen görevi yerine getirmesi sayesinde Dünya’mızda yaşayabiliyoruz.
Diğer bir ilginç nokta da Kuran’da 7 gök tabirinin tam 7 kez geçmesidir. Bu geçişler 2 Bakara Suresi 29, 17 İsra Suresi 44, 23 Muminun Suresi 86, 41 Fussilet Suresi 12, 65 Talak Suresi 12, 67 Mülk Suresi 3, 71 Nuh Suresi 15. ayetlerde gerçekleşmektedir.

Yorumlar (18) (http://allah.gen.tr/gokyuzunun-tabakalari.html#comments)

18 Yorum » (http://www.turandursun.com/forumlar/#postcomment)


wolkann (http://harikaaaaaa=) Tarafından Yapılan Yorum ya ben okudumm wede coookk beğendimm bu siteye böleeee yazılar gndermenizi istioyorumm=)
Nisan 11th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-16)
hasan emre Tarafından Yapılan Yorum neden dünyanın taba kasını da yazmasın böylece çoçukların derslerine yardımcı olursunuz
Nisan 17th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-29)
Emre Dorman (http://www.emredorman.com) Tarafından Yapılan Yorum Merhaba
İlgili yazıda Dünyamızın atmosferinin tabakaları sırasıyla ifade edilmiştir.
Atmosfer’in Dünya’mıza en yakın katmanı Troposfer’dir(1). Troposfer’in üzerinde 50 km. kadar yüksekliğe uzanan Stratosfer (2) vardır. Üçüncü olarak Ozonosfer (3), Bunun üzerinde Mezosfer(4) vardır. Mezosfer’in üstünde Termosfer(5), Termosfer’in üzerinde yeryüzünden 500 km kadar yükseklikteki İyonosfer(6) vardır. Atmosfer’in en üst katı ise Ekzosfer’dir(7).
Nisan 17th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-31)
bloom Tarafından Yapılan Yorum merhaba
bence çok güzel olmuş fakat tabakalarını da yazsalar çok daha iyi olacak
Mayıs 5th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-82)
funda Tarafından Yapılan Yorum bence çok güzel bir site ama benim istrdiğim bu değil ama yinede ben ben beğendim
Mayıs 10th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-96)
inşirah Tarafından Yapılan Yorum buraya çok güzel ve anlamlı cümleler yazmışsınız ama ben azıcık daha fazla bilgi istiyorum …
Ağustos 21st, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-255)
rabia Tarafından Yapılan Yorum slm öncelikle bu siteye çok tş ederim bu ödevi internette aradım ama bir türlü bulamadım çok güzel yardımınız dokunda çok ama çok tşk ederim üstelik çok güzel ve ayrıntılarıyla anlatmaışsın sağolun
Eylül 24th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-386)
mert Tarafından Yapılan Yorum merhaba ben siteyi çok beğendim fakat birde 7 tabakanın isimleri olursa dahada güzel olur
Eylül 27th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-420)
furkan Tarafından Yapılan Yorum yani çok güzel bir site de yeryüzünün tabakaları ve gazın dağılımını bulamadım
Eylül 27th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-422)
=)=)=) Tarafından Yapılan Yorum çok güzel bir site.bütün herşey detaylı olarak verilmiş;fakat tabakaların hepsinin görevi yazılmamış.buyönden biraz zorlandım.netse işime yarayanı aldımya
Ekim 1st, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-462)
cem Tarafından Yapılan Yorum çok güzel bir site çok beğendim ödevimi de buldum bu arada ve bu site için teşekkür ederim
Ekim 13th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-539)
Burak Tarafından Yapılan Yorum tam istediğim deil ama yine de güzel olmus aramaya devam edeceğim…
Ekim 14th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-541)
cemil Tarafından Yapılan Yorum Kıssa ve net olsaydı daha iyi olurdu. Özetleseydiniz daha beyenilirdi.
Ekim 27th, 2007 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-609)
sena Tarafından Yapılan Yorum güzel gökyüzünü tanıtıyor
Şubat 13th, 2008 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-1205)
ayşe Tarafından Yapılan Yorum bizne aradık ne çıktı?
Mart 19th, 2008 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-1298)
fadime Tarafından Yapılan Yorum çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo ooooooooooooooooooooookgüzel
Ekim 14th, 2008 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-10228)
habip_baba_02@hotmail.com Tarafından Yapılan Yorum süper_ötesi
Şubat 27th, 2009 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-15058)
derin Tarafından Yapılan Yorum harbi güzel yazı allah razı olsun
Ekim 12th, 2009 | # (http://www.turandursun.com/forumlar/#comment-18045)
murat Tarafından Yapılan Yorum 41:12- Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir. (görüldüğü gibi Kuran 7 gökten bahsettikten sonra en yakın göğü kandilerle donattık diyor!!!)
en yakın göğün yıldazlarla süslendiği yazıyor.demekki yedi kat dediğiniz atmosfer değil.
insanları kandırmayın burda.yıldızlar bizim galaksimizdeki de olabilir dahada başkası olabilir.yani atmosfer ve gördüğümüz yıldızlar ilkkatı oluşturuyor ayete göre.
internette biraz dolaştım buna benzer o kadar site varki.insanları kandırıyorlar bunlarla.birsürü çocukta bunlara inanmış durumda..

onurmusa
17-08-2010, 15:45
ayet el kürsi okudunuzmu hiç yada duydunuzmu:

"..lehu mafissemavati vema fil erd..." dior

" O'nun kürsüsü, gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır."

dikkat edin okurken, gök çoğul ve yer tekildir... önemsiz bir ayrıntı dimi :)
gökler ve yerler deil, gökler ve yer....


Ee? Yani? Tabii ki gökler ve yer diyecek, çünkü dünyadan bakınca yukarda bir sürü gök cismi gözükürken bir tane yer gözüküyor. Ayrıca eski destanların, efsanelerin, mitolojik hikayelerin hemen hepsinde "gökler ve yer" der zaten. Şimdi hepsini kutsal mı kabul etmeliyiz?

Ayrıca gökler ve yerler denseydi ona da bir kılıf bulurdunuz merak etmeyin. Artık "çeviri hatası" mı derdiniz yoksa yerin katmanları mı derdiniz bilemem. Ama böyle büyük bir mucize bulmuş gibi davranmanız ilginç açıkçası.

onurmusa
17-08-2010, 16:01
peki one allen kusakları da kuranda gecıyor ''bız göğü korunmus bı tavan kıldık'' seklınde bunun curutulmus halı mevcutmu??

Sevgili musty;

bir şeye inanmak isterseniz ona inanmanızı gerektiren yüzlerce kanıt, sayısız mucize bulursunuz. Emin olun eğer İlyada ve Odysseia'yı kutsal bulmak isteseydiniz onda sayısız mucizevi cümle bulacak ve büyülenecektiniz. İnsan psikolojisi bu, bir şeye inanmaya şartlandı mı onu olduğu gibi değil de istediği gibi görür.

Yoksa Enbiya Suresi 32.ayetteki "Biz göğü korunmuş bir tavan yaptık" ifadesinin Van Allen Kuşakları ile uzaktan yakından ilgisi bulunmadığı açık. Ayetteki "koruma" eylemi, James Alfred Van Allen'in bulduğu radyasyon kuşaklarıyla değil Kur'an'ın birçok ayetinde geçen "göğü şeytanlardan koruma" ile ilgilidir. Dilerseniz Hicr Suresi 17. ayete ve Saffat Suresi 7. ayete bakabilirsiniz.

Hicr/16-17: "Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik. Onu kovulmuş her şeytandan koruduk."

Saffat/6-7: "Biz en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık. Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk. "

Saygılarımla.

tekno2
03-06-2011, 20:00
denklem kardeşim cok güzel açıklamıssın. eline sağlık gercekten. Allah razı olsun.

ne güzel demiş rabbim herbir tabakanın bir görevi ve birbiriyle uyumlu oldugunu...

inanmak istemeyen zaten inanmaz. inanmak iman ister. zaten deliller açık ve net olsaydı o zaman herkse inanırdı dimi :)

ayrıca biz inanmakla ne kaybederiz ki. hatta ben çok mutluyum; dinim bana güzel ahlakı öğretiyor, insan olmayı öğütlüyor..

Greatestlieevertold
06-06-2011, 06:23
denklem kardeşim cok güzel açıklamıssın. eline sağlık gercekten. Allah razı olsun.

ne güzel demiş rabbim herbir tabakanın bir görevi ve birbiriyle uyumlu oldugunu...

inanmak istemeyen zaten inanmaz. inanmak iman ister. zaten deliller açık ve net olsaydı o zaman herkse inanırdı dimi :)

ayrıca biz inanmakla ne kaybederiz ki. hatta ben çok mutluyum; dinim bana güzel ahlakı öğretiyor, insan olmayı öğütlüyor..

Diyanet İşleri
MÜLK 67/3. Gökleri yedi kat üzerine yaratan O’dur. Rahman’ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin?

ne güzel çeviriyor değil mi mucize arayanlar her köşede?

denklem arkadaşın malesef 7 sayısından umduğunu bulamayınca yok evrende muhteşem bir düzen, atom ve elektron gibi kelimeler kullanıp cübbelinin big bang gereksiz orda şeyle şeyi çarpıştırıyorlarmış fetvasına benzer amaçsız bir yazı yazmış. eğer uyum ile mucize arıyosanız herşey mucize size. niye yalan dolan ile kendinizi rezil ediyorsunuz burada?

"Atmosfer’deki cansız atomların bilinçli bir varlık gibi insana hizmet etmeleri, Allah’ın bizlere olan merhametinin bir sonucudur. Alıntıladığımız ayette Allah’ın merhametinin vurgulanması bu dediğimizi desteklemektedir. "

hayır malesef eğer orada ki atomlar farklı olsaydı, yada denklem arkadaşın işkembeden salladığı gibi değil, atmosfer değişik olsaydı yaşam gene olacaktı. biraz farklı olacaktı, belki daha iyi belki daha kötü bir yaşam alanı olacaktı ama olacaktı.

TUBA
06-06-2011, 12:43
mülk-4 sonra gözünü ,tekrar tekrar çevir bak ;göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) aciz ve bitkin halde sana dönecektir

allahın muhteşem istiva ettiği OZON tabaksını deldik:D

ne muhteşem!!! :D

TUBA
06-06-2011, 12:44
denklem kardeşim cok güzel açıklamıssın. eline sağlık gercekten. Allah razı olsun.

ne güzel demiş rabbim herbir tabakanın bir görevi ve birbiriyle uyumlu oldugunu...

inanmak istemeyen zaten inanmaz. inanmak iman ister. zaten deliller açık ve net olsaydı o zaman herkse inanırdı dimi :)

ayrıca biz inanmakla ne kaybederiz ki. hatta ben çok mutluyum; dinim bana güzel ahlakı öğretiyor, insan olmayı öğütlüyor..

evet arkadaşım inanmak iman ister inanmamakta zeka ister

kıh kıh kıh:D

ereninthenature
06-06-2011, 12:57
evet arkadaşım inanmak iman ister inanmamakta zeka ister

kıh kıh kıh:D

:clap2::clap2::clap2:

denklem
07-06-2011, 19:20
ilk gönderdiğim iletiyi çocukların bu safsatalarla nasıl kandırıldığını göstermek için foruma göndermiştim.son kısmını okursanız anlıyacaksınız.

Greatestlieevertold
26-06-2011, 00:04
ilk gönderdiğim iletiyi çocukların bu safsatalarla nasıl kandırıldığını göstermek için foruma göndermiştim.son kısmını okursanız anlıyacaksınız.

ama şimdi dürüst olalım ilk mesajında en altta 20. yorum olarak yazmışsın, kim o kadar boş yorumu okuyup en son senin kendi ek yorumuna bakacak? sende de hata var biraz :)

daha büyük ve araya 1-2 satır boşluk koyarak yapsaydın, seni tanımayanlar da aslında mesajında mucize aramadığını anlardı :)

yalnizs
27-06-2011, 22:40
yedi gök bence ikinci mealdeki gibi olabilir. yani ilki yıldızlarla süslü olan bizim evrenimiz ve altı tane daha kalıyor. paralel evrenler, katmanlı uzay, solucan deliği karadeliklerden geçilerek ulaşılabilecek farklı evrenler, birçok teori var.

Greatestlieevertold
28-06-2011, 07:42
elbette birşeyi evirip çevirip diğer katlar için manevi alem diye uydurabilir elmalılı. istenirse kuranda yazan herşey aslında orda böyle değil şöyle demek istiyor diyerek yeni öğrendiğimiz bilgiler ışığında olaya adapte edilmeye çalışılabiliriz.

ama açıkça 7 kat gök ve 7 kat yer derken neden hy nin yaptığı gibi yere fazladan katman ekleyip 7 ye çıkartma çabasındayız? hiçbir bilimsel veriyi doğru bir şekilde uyguluyamadığımız, yıldızları kandil zanneden bir kitaptan bu kadar medet umuyoruz?

xzed
22-07-2011, 18:28
:) Bu sözde mucizeyi ilk okuduğumda harun yahyanın mallık sınırlarını nasıl aştığına şahit olmuştum. Yaptığı sınıflandırmadan daha komik bir sınıflandırma olamaz. İşin garip tarafı ayete uyarlamak için çok daha uygun sınıflandırmalar yapabilirdi, çok kötü bir yol seçmiş.
Bence turandursun.com sakinleri olarak bir din çıkarma vaktimiz geldi de geçiyor da, çelişkisiz bir şeyler yapabileceğimize inanıyorum. Özellikle harun yahya gibi insanların sırf uydurmak için kendini maymun durumuna düşürmesine gerek kalmayacağı bir din :)

Neva
28-07-2011, 01:46
Diyanet İşleri
MÜLK 67/3. Gökleri yedi kat üzerine yaratan O’dur. Rahman’ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak,bir çatlak görebilir misin?



"Atmosfer’deki cansız atomların bilinçli bir varlık gibi insana hizmet etmeleri, Allah’ın bizlere olan merhametinin bir sonucudur. Alıntıladığımız ayette Allah’ın merhametinin vurgulanması bu dediğimizi desteklemektedir. "

hayır malesef eğer orada ki atomlar farklı olsaydı, yada denklem arkadaşın işkembeden salladığı gibi değil, atmosfer değişik olsaydı yaşam gene olacaktı. biraz farklı olacaktı, belki daha iyi belki daha kötü bir yaşam alanı olacaktı ama olacaktı.



Koyuladigim yerde katilmiyorum fikrinize..

Atomlari bilmem, lakin magma olmasaydi, atmosfer filan hak getire gibi bir durum ortaya cikacakti. Ki yasamdan soz etmek mumkun olmazdi su insan halimizle.. Yukariya dogru akan bir irmaktan su icmek hayli zor olurdu sanirim.

Soguktan donuk bir topragin kimseye faydasi olmaz uzerinde de yasamdan bahsedilemezdi.

ykt
09-09-2011, 15:52
yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. 41:12
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik. 78:12
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık. 78:13

41:12 de ifade edildiği gibi görevlerine göre sınıflandırılır
78:13 de ifade edilen apaçık güneştir.

aşağıdada sizinde söylediğiniz üzere herkezce kabul gören 5 katman ve bunlarıda kapsayan ama farklı görevleri olan iki katman daha vardır (İyonosfer ve Magnetosfer)

kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferin_katmanlar%C4%B1


bunun haricinde birde sitenize ve grubunuza yönelik bazı eleştirilerim olacak eğer kaldırabilirseniz.
site tüzüğünce özgür düşünce den bilimden ilimden bahsetmişsiniz.
dinin insanın zihnini zincirlediğinden felan filen.
burdan anladığım kadarıyla mücadele ettiğiniz şey dini kullanarak insanlara kendi istediğini düşünmelerini sağlayan başka birşey düşünmenin günah olduğunu söyleyen yobazlık yapan bağnaz dar kafalı insanlar olduğudur.
ve eğer amaç buysa destekliyorum.
ama amacın yanında bide yazdığınız yorumlar ve iddia ettiğiniz konular var
dini duygular taşıyan tüm insanları ve sizin aksinize bu yazanların doğru olduğunu düşünen insanları aşağılama ve cahillikle itham etme var.
dini hor görmeyi kullanarak taraftar toplama eğer allaha inanırlarsa yobaz olacağı korkusu aşılama. ve bu yöndeki düşünceleri engelleme dalga geçme çabalarıda bana bir çeşit yobazlık bağnazlık ve dar kafalılık gibi geldi.
körü körüne inanmayı ve bağlanmayı eleştirirken körü körüne inkar etmek ve insanları bu yönde teşvik etmek bana amacınızla çelişkili olarak göründü.
hele ki islam dini bilimi ilimi öğütlerken bundan tam tersi olarak bahsedilmesi oldukça şaşırtıcı. bundan da anladığım kadarıyla birçok insanın neyi inkar ettiğinden dahi haberi yok.
bir şeyi kendisi okumadan bilmeden sadece duydukları ile eleştirmesi ve inkar etmesi bana pek modern ve aydın işi gibi gelmedi. bunun tam terside aynı şekilde yani birkez olsum kitabımızın mealini okumadan ne anlattığını bilmeden onu savunmaya kalkışmak aynı derecede tembelce.
zaten herkez okuyup ne anlatılmak istediğini anlasa ne yobazlar dini kullanarak insanları sömürebilir, nede siz kitabın gerçeklerini ve kutsallığını saptırabilirsiniz. herkesin kendi inançları özgürce yaşayabileceği aklın ve mantığın hakim olduğu önyargısız bir dünya dileğiyle. inşallah bi zahmet edip kitabı okursunuzda doğru yola erenlerden olursunuz

ayrıca yapılan bu yobazlığa ulu önder Atatürkün alet edilmesi son derece üzücü.

Vela
19-09-2011, 00:57
41:12'yi okursan o atmosfer katmanlarının içinde YILDIZLARDAN bahsedildiğini göreceksin

Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.

Mealde en yakın gök olarak çevrilen yazı Kuran'ın kendisinde "es semae ed dunya" / Dünya göğü olarak geçer

Bu mucizeleri buraya kopyalarken lütfen bir RAHMET, eğer size çok büyük yük değilse bir şu ayetlerin kendisini, farklı mealleri ve önceki ve sonraki ayetleri okuyun da öyle gelin

burdan anladığım kadarıyla mücadele ettiğiniz şey dini kullanarak insanlara kendi istediğini düşünmelerini sağlayan başka birşey düşünmenin günah olduğunu söyleyen yobazlık yapan bağnaz dar kafalı insanlar olduğudur.
ve eğer amaç buysa destekliyorum.
Teşekkür ediyoruz
dini hor görmeyi kullanarak taraftar toplama eğer allaha inanırlarsa yobaz olacağı korkusu aşılama. ve bu yöndeki düşünceleri engelleme dalga geçme çabalarıda bana bir çeşit yobazlık bağnazlık ve dar kafalılık gibi geldi.
üçü bir arada diyorsunuz, yobazlık+bağnazlık+dar kafalılık

Bari birinden mahrum bıraksaydınız bizi :)

hele ki islam dini bilimi ilimi öğütlerken bundan tam tersi olarak bahsedilmesi oldukça şaşırtıcı.
Osmanlı'da rasathane kapatan şeyhülislamından tut İbni Sina'yı kafir ilan eden Gazali'sine kadar İslam'ın güçlü olduğu bütün toplumlarda ilim karşıtlığı diz boyu iken İslam'ın ilim yanlısı olmasının iddia edilmesi de oldukça şaşırtıcı..
İslam'ın ilimi öğütlemesi dinin aynası olmaz, ancak laf olur

Dinin elde ettiği sonuçlar ortadadır

bir şeyi kendisi okumadan bilmeden sadece duydukları ile eleştirmesi ve inkar etmesi bana pek modern ve aydın işi gibi gelmedi.
Modern, aydın, bağnaz, dar kafalı, yobaz kelimelerini yan yana kullanmanızı ilginç buluyorum...
Buna ek olarak daha Fusillet 12'yi buraya yapıştırırken ayette bahsedilen yıldızların farkında olmayan birisinden gelen "sadece duydukları" üzerinden konuşmak suçlamasını çok ciddiye almazsam elbette beni mazur görürsünüz değil mi?

zaten herkez okuyup ne anlatılmak istediğini anlasa ne yobazlar dini kullanarak insanları sömürebilir, nede siz kitabın gerçeklerini ve kutsallığını saptırabilirsiniz. herkesin kendi inançları özgürce yaşayabileceği aklın ve mantığın hakim olduğu önyargısız bir dünya dileğiyle. inşallah bi zahmet edip kitabı okursunuzda doğru yola erenlerden olursunuz
Aynısını size diliyorum efendim, umarım ki Kuran'ı okuyup anlarsınız da gerçeğe ulaşırsınız, tefsir okumanın daha bile yararlı olduğu düşüncesindeyim

Reich
19-09-2011, 13:28
Aslında Kuran ''7 kat gök'' diyerek dünya atmosferinin katmanlarından bahsetmiyordu. Dünya göğü bu 7 katmanlı gökten sadece biriydi. Bunu mucizetörler uydurdu, nasıl uydurduklarını anlamadım ama başardılar bunu:photo:

MULK - 3
O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?
3. seb'a : yedi
4. semâvâtin : semalar, gök katları
http://www.kuranmeali.org/67/mulk_suresi/3.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Burada semavatin olarak yazıldığı için çoğul kullanılmış gökler. Yani gökleri 7 kat olarak yarattık anlamı vardır burada. Tüm gökleri 7 kat olarak yarattık anlamı...

MULK - 5
Ve andolsun ki, dünyanın semasını kandillerle süsledik. Ve onları, şeytanlar için (atılacak) taşlar kıldık. Ve onlar için alevli ateşin azabını hazırladık.
3. es semâe : sema, gökyüzü
4. ed dunyâ : dünya
http://www.kuranmeali.org/67/mulk_suresi/5.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Burada isa tekil kullanılmıştır sema, burada tek gök anlamı vardır ve o da dünya göğüdür. En yakın semadır ve yıldızlarla donatılmıştır. Müslümanlar sema kelimesini atmosferin katmanları olarak görüyorsa yıldızların da atmosferin katmanları içinde olduğunu söylemeleri gerekiyor. :photo:

NÛH - 15
Görmüyor musunuz, Allah yedi kat semayı (yedi gök katını) nasıl yarattı?
NÛH - 16
Ve Ay'ı, onların arasında (semalarda) bir nur kıldı ve Güneş'i de bir sirac (çırağ) kıldı.
fî-hinne : onların içinde, arasında
http://www.kuranmeali.org/71/nuh_suresi/16.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Eğer 7 kat gök dünya'nın atmosfer katmanlarından bahsediyorsa, Güneş ve Ay da o atmosfer katmanlarının arasındaymış o zaman. Mucizetörler bunu demek istiyor bize sanırım. :help:

Ayrıca sürpriz:;)
Omi'ah Ibn Abe-Alsalat'ın şiirlerinden de çok etkilenmiştir.Bunun hakkında bir hadis de var:

Sahih Müslim'de bu konuda 3 rivayet geçer:6022, 6023 ve
6024 numaralı rivayetler:

Bir adam ve Muhammed karşılıklı otururlar,Muhammed adama sorar:
Omi'ah Ibn Abe-Alsalat'ın şiirlerini bilir misin?

Adam:Evet.

Muhammed söylemesi için ısrar edince O'da şiirden bir cümle okur.Muhammed devam etmesini söyler.Bunun üstüne adam şiirden 100 cümle okur.

Muhammed şiiri o kadar beğenmiştir ki,sonunda şiiri Kur'an'a koyarlar.

Bir Örnek:

Evrenin,yeryüzünün ve dağların Rabbi,Gökleri yarattı.
Görebileceğimiz direkler üstünde olmadan 7 tane yarattı.
Yeryüzünü yarattı ve oraya sizler sarsılmayın diye sabit dağlar yerleştirdi.
Onları mükemmelleştirdi ve parlayan güneş ve ayın ışıklarıyla süsledi.
Karanlıkta üstlerine parlayan yıldızlar koydu ki,
Onların ışıkları oklardan da yücedir.

Onları mükemmelleştirdi ve parlayan güneş ve ayın ışıklarıyla süsledi.
Karanlıkta üstlerine parlayan yıldızlar koydu ki,
Onların ışıkları oklardan da yücedir.

Bu Omiah'ın bir şiiri,şimdi bu şiirin Kur'an'daki yerlerine bakalım:

Şiir:Görebileceğimiz direkler üstünde olmadan 7 tane yarattı.
Yeryüzünü yarattı ve oraya sizler sarsılmayın diye sabit dağlar yerleştirdi.

Sure:Lokman=10:Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.

Gördüğünüz gibi Kur'an'daki yerlerini de bulduk.

Şimdi şahsın bir diğer şiirine bakıp Kur'an'daki yerlerini bulalım:

Yücelik,zafer ve egemenlik üstüne olsun Rabbim,
Çünkü seni yücelikte hiç kimse geçemez.
Sen kendinden başka hiçbir kral bulunmayan bir kralsın
Sana yüzler eğilir ve etrafında bir ışık perdesi arkasından tapınılır
Ve seni ışıklar çevreler ve ışık nehirleri etrafındadır.
Seni gözler idrak edemez
Tahtının ayaklarındaki ve çevrendeki melekler seni hamd etmekten yorgun düşerler
Çünkü O yaratan ve yoktan var edendir.

Haşr=23: O, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

Şura=51:Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

zulkar
13-10-2011, 03:49
selamun aleykum

fussilet 12 deki yedi kat gök kavramı ile başlayabiliriz.

bir şey düşünün bu şey kendisinde bulunmaması gereken bir kusura adaletle sahib olsun. bu şey işlenmeye veyahut da değiştirilmeye tabi bir şey olduğunu düşünelim.

bundaki kusuru giderme işini de ALLAHU teala kusuru gördüğü anda kusursuz yaratarak yapmış olsun.

ve bu yönelmeden sonra meleki bir hal yani bir vahyin yaratıldığını düşünelim.

esasen burada bulunmaması gereken kusur adil olduğundan ALLAHU teala bu kusuru düzeltme işini üstüne almış ve vahiy benzeri bir yaklaşımla yaklaşmış olsun.

bir erkeğin en içten duası denen hali düşünelim. bu en içten dua yani ta dnaya kadar işleyen duanın birlemek isteği olsun. bu birlemek her hangibir konudadır ve her konudadır. yani fikir birliğidir. sen ben kavgası olmayan bir tevhiddir. sonra bu birleme hali bir yardımı rehnedilen ve salınan yani bilinene bir yardıma çevirsin ve adil olsun.

bu işlemlerden sonra bu kimsenin nefsini öldürmüş ve kusurlarından arınmış olduğunu düşünelim nefsini öldürmüş bir kimse olduğunu düşünelim. öyle bir hal olsun ki kainat dediğimiz şey dursun. zaman ve mekan denen kavramlar durağan olsun. sonra bir hayrı dünyaya getrecek şey yaradan tealaya doğal olarak yönelsin.

bizim anladığımız şey ALLAHU tealanın bir kimsenin kendisinde kusur bulunmaması gereken hali evrelerden geçirerek bir hayrı doğuracak şeye dönüştürdüğü konusudur.

o şey kusurludur hatalıdır ancak adildir. 7 yi kada etti düzenledi denen yere kadar ki çevirim budur. ALLAHU tealanın düzenlediği şeyin de şu olduğunu görüyoruz.

eğer bu sema denen şey dünya tabakası olarak adlandırılacaksa 7 denen şey güneş ışığının kainat dediğimiz şeyi durdurması ve sanki bir şeyi meydana getirmesi demektir.

buradaki durum esasen şu şekilde olmalıdır. ışığın algısal olarak zamandan mekandan münezzeh denen görüntüyü hep hayırlı bir şey olacakmış gibi kırması değişmesi diyebiliriz.

7 kat yaratılmıştır denirse bu katların ayn gereği gözde de bir değişimi meydana getirmesi gerekiyor. yani buradaki müdahale ışığadır ancak gözün algı sistemini değiştirsin diye yapılır. buradaki yazılım esasen beynin arkasına düşen görüntünün ters yüz edilmesi gibi bir şey olmalıdır. görüntü ayrı ayrı belki 7 hüzmeden oluşmuş bir şeydir ve bu sema tabakası ile ilgili değildir. bu görüntünün veyahut ışığın fazlarıyla ilgili olmalıdır.

bu fazların sadece tek bir grüntüye indirgenmesi gerekmektdir denebilir. belki bir görüntü seba denen 7 ayrı katmanın tek bir satıhta düzeltilerek yani kusursuz kılınarak gösterilmesiyle oluşur. 7 yi düzenlemek esasen semavatin ayetiyle devam edersek ışığın 7 ayrı boyutu olmalıdır. belki de 7 farklı frekanstan müteşekkil bir ışınımı tek faza indirgemek denen şeyi gözde yaplması işlemi analtılmak istenmiş olabilir.

en net denen hd kalitesi toplamda kaç fazdan geçiyorsa gibi. veyahut doğanın doğal renginin ışık kapasitesi ve netliği gibi.

ALLAHU tealanın atmosferi de 7 ayrı kata bölmesi mümkündür. ancak bunun amacı o katların vazifeleri olan işlerle ilgili gibi durmamakta. yani iklim radyo dalgası gibi şeyleri oluşturmak için değil göze gelen ışığın netleştirilmesi amaçlı olarak yapıldığı anlaşılıyor. nedeni ise ALLAHU tealaya göre basittir.

zira biz atmosfer olmadan yaşayamayız ancak ALLAHU teala ruyalar denen yerde nefes almadan yaşayabilen bir şeyi bize illüstre eder. yani insan formunda dünyada yaşam bir illüstredir. ancak önemli olan şey gözün edeble bakması da denen şeyin eğitimi olmalıdır. şems denen güneşin en az harlı ateşi denen şey sin olarak betimlenmiştir.

bu bakımdan ateşin en düşük fazının 7 ayrı işleme tabi tutulması anlamı bence daha uygundur. ışıksız görme nefessiz yaşama haktır. ruyalar bunun delilidir. ancak ruyalardaki görüş dene şeyin gerçeği olan veyahut gerçeğimiz ruya ise hayalimiz olan gözün eğitimi bu 7 kat denen işlemle sağlanmış görülüyor.

vahiy denen ışıltıyı gören göz bu açıdan en net gören ve ayatul beyyinat ile tasdikli gözü keskin olandır.

kanaatimce 7 kat göğü düzenleyen esasen tekrardan inşa eden yani gada eden demek budur. mevcut görüntüyü 7 ayrı merhaleden geçiren demektir. bundaki asli mana da zaman ve mekandan münezzehlik denen bir görüş açısı sağlamaktır. göz dizayn olarak zamandan ve mekandan münezzeh olandır ve istenirse ALLAHU tealanın talebi üzre hak ve hakikatları ayan beyan görür anlamı mümkündür.

zaman ve mekandan münezzeh görüş taleb olursa açıklanır.

en doğruyu allamul ğuyub olan teala ve tekaddes bilir.

yamans
13-10-2011, 15:03
@zulkar yazdıklarını bide anlasak.

spartacus
24-12-2011, 22:26
Tabi şunu gözden kaçırmamak gerekiyor, eğer öyleyse;

Atmosferin katlarını göğün katları yaptılar, fakat Güneş ve Ay'ın bu katlarda, hatda yıldızların dahi en yakın katda işi ne?... Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?

bozok6666
25-12-2011, 00:28
spartacus arapcada gök hem uzay hem dünya göğü olarak kullanılıyor türkcedede böyle zaten ayrıca bize en uzak yıldızdan sonrası uzay boşluğu nereye kadar gidiyor bilinmiyor belkide bizim uzaklık vs.. Nedenle göremediğimiz katmanlar var bilim geliştikce onlarıda görürüz merak etme eminim bu ayetlerin indiği dönemde cahil yada önyargılı insanları 7 dünya göğüne oluyor ne saçma şey bu nasıl akıl tutulması demiştir katman olayına bile inanmamıştır göğü 5,7,8 ...birçok katmanlara ayırabiliriz kuran göğü 7 katmana görevine göre ayırmıştır burda yanlışlık yok bu kimine göre mucize kimine göre değil katmanların bilinmesi bile önemli kurandan öncede bilinebilir peygamberimizden önce birçok peygamber gelmiş en büyük mucize kendimiziz aslında nasıl görüyoruz düşünüyoruz, işitiyoruz, seviyoruz,hissediyoruz bu mükemmel canlı başıboş yaşayıp ölmek üçinmi var.

c m
25-12-2011, 01:09
Bir düzeltme yapmak gerektiğini düşünüyorum... Arapça'da gökyüzü, gök ve uzay için kullanılan kelimeler yere ve zamana göre farklılaşabilmektedir.

Gökyüzü ve gökyüzü anlamında gök için hava-heve-heva kelimesi kullanılabilmektedir.
Uzay ve uzay anlamında gök için sema-seme kelimesi kullanılabilmektedir.

Neva
25-12-2011, 09:07
Basliktaki farkli icerikteki mesajlar suraya tasinmistir.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1189&page=12

upuaut
22-11-2015, 17:09
Gökten yağan taşlardan vergi istenmesi Bingöl'de ortalığı karıştırırken, bu tip vergi Cumhuriyet döneminde değil ama Osmanlı’nın vergi düzeninde vardı.

Osmanlı vergi düzeninde “bâd-ı hevâ” denen bu tip “havadan gelen” gelirlerden vergi alabilmek için “tayyarat” diye bir fasıl vardı. Eski dildi tayyar, “uçan, uçarak gelen” anlamı taşırdı. Önceden tahmini yapılamayan, öngörülemeyen, ama belli olayların gerçekleşmesi halinde geçerlilik kazanan olaylar bu “tayyarat” kalemine dayanarak vergilendirilirdi. Örneğin, yedi kat yukarıdaki göklerden yağan taşlardan vergi istemek, Cumhuriyet döneminin vergilendirme mantığına pek uygun değil ama Osmanlı sisteminde bir yere oturtulup vergi konusu sayılabilirdi.

Kaynak: Göktaşına vergi Osmanlı’da varmış! (http://www.gercekgundem.com/yasam/170048/goktasina-vergi-osmanlida-varmis?utm_source=oku.net&utm_medium=site&utm_campaign=oku.net-trafik)

Vinylshakerz
02-12-2015, 23:22
İbn-i Zeyd, Zeccac, İbn-i Kesir, Fahreddin Razi, Ebussuud Efendi, Mukatil b. Süleyman, el-Firuzabadi, el-Taberani ve İbn Cerir Taberi Bu tefsirlerden bakılınca hepsi 20.yy'dan önce genişleme anlamında yazmış ne diyorsunuz?

aliyarasfal
03-12-2015, 00:25
Yanlış yazmışlar diyorum .

Hani ayşe konusunda onların(eski tefsir ve hadis kitaplarının) yazdıklarını meal hatası , lisanül araba hakim olmayanlar diyorsunuzda buna gelince meal doğru mu oluyor?


Yoksa lahana turşu perhiz mi diyelim?

Arapçaya hakim misiniz?

O halde buyrun ilgili ayetleri koyun ve bize açıklayın genişlememi, genişletenler mi, genişçeyiz mi(güç kudret) ve neden. Dilin yapısı, cümle kuruluşu, bağlaçlar, herekesiz yazım vesaire üstünden anlatın ki anlayalım.


Verdiğiniz kaynakların her yazdığını doğru kabul ediyor musunuz? bilelimde ona göre yazalım bizde değil mi?

etmiyorsanız neden?

Şimdilik saygımla gittim...

Dark_Prince
03-12-2015, 18:43
İbn-i Zeyd, Zeccac, İbn-i Kesir, Fahreddin Razi, Ebussuud Efendi, Mukatil b. Süleyman, el-Firuzabadi, el-Taberani ve İbn Cerir Taberi Bu tefsirlerden bakılınca hepsi 20.yy'dan önce genişleme anlamında yazmış ne diyorsunuz?

Evet kelime genişlik gibi manalara gelir, kendimden bir alıntı yapayım;

Örneğin Kurtubi, “El Camiul Ahkamul Kur'an” isimli ünlü tefsirinde ayeti şöyle tefsir eder:

"Ve muhakkak Biz genişleticileriz."

İbn Abbas; güç yetirenleriz, kudret sahibi olanlarız diye açıklamıştır. Biz genişlik sahibi kimseleriz, diye de açıklanmıştır. Semayı ve başka varlıkları yaratmak dolayısıyla, yaratmayı dilediğimiz herhangi bir şey sebebiyle bize darlık gelmesi söz konusu değildir.

Şöyle de açıklanmıştır: Bizler yarattıklarımızın rızklarını genişletenleriz. Bu açıklama da İbn Abbas'tan rivayet edilmiştir. el-Hasen: Güç yetirenleriz diye açıklamıştır. Yine ondan rivayete göre; “biz yağmur ile rızkı genişletenleriz” diye açıkladığı nakledilmiştir.
ed-Dahhak dedi ki: “Biz sizi zengin kılanlar, ihtiyaçtan kurtaranlarız” demektir. Bunun delili de: "Eli geniş olan kendi halince" (el-Bakara, 2/236) buyruğunda aynı kökten gelen lafzın "zengin olan" anlamında kullanılmış olmasıdır.

el-Kutebi dedi ki: “Biz yarattığımız varlıklar üzerinde geniş lütuf sahibiyiz” demektir.

Anlamlar birbirlerine yakındır.Bizler sema ile arz arasında bir genişlik yarattık, diye de açıklanmıştır.

el-Cevheri dedi ki: "Adam bolluk ve genişlik içinde öldü" demektir. Yüce Allah'ın: "Ve Biz göğü kudret ve kuvvetle bina ettik ve muhakkak biz genişleticileriz" buyruğunda da aynı anlamdadır. Yani biz muhtaç olmayan ve güç yetirenleriz demektir. Bu açıklama bütün görüşleri kapsamaktadır.

Görüldüğü gibi kelimenin “genişletmek,genişlik” gibi anlamlara geldiği konusunda herkes hemfikir ama neyin genişletildiği konusunda görüş ayrılıkları var. Saygın tefsirlerde ayet böyle açıklanıyor. Bu kadar geniş bir göğü yaratan yarattıklarına da rahmetlerinden genişçe verir, rahmeti çok geniştir denmek isteniyor, gücü çok geniştir, çok kudretlidir denmek isteniyor, bu açık. Rahmeti günümüzde pek geniş değil ya da geçen binlerce yılda Allah cömertliğinden çok şey kaybetmiş, bu da açık.

Mucizecilerin mealindeki “onu” zamiri ayetin orijinalinde yani Arapçasında yoktur, mucizeciler ayeti evrenin genişlemesi bilgisine yamayabilmek için parantez içinde eklerler ama bu meali yapanlar parantez içine alma zahmetine bile girmemişler. Yani Kurtubi’nin aktardığı görüşler gibi bütün görüşleri elemek, “genişletmek” fiilini sadece göğe yönlendirmek için eklerler bu zamiri. Peki mucizecilere Allah’ın “genişletmek” fiilini göğe atfettiğini düşündüren nedir? Belki Allah başka bir şeyi genişletmekten bahsediyor? İnsanlar için faydalı şeyleri geniş geniş vermekten bahsediyor belki? Yiyecekleri, yağmurları, malları, mülkleri vb. insanlar için geniş geniş, bol bol dağıtırız demek istiyor belki? Kur’an’a göre insanlar için fayda ve zarar veren her şey Allah’ın katında yani gökte değil midir? İşte eski tefsircilerin de aktardıkları bütün görüşleri eleyip, kendi ürettikleri yanlış görüşleri ayete yamayabilmek için ekler mucizeciler “onu” zamirini, “Kur’an burada sadece gökten bahsediyor” demek isterler. Halbuki bunlar mucizecilerin kuruntularıdır.

http://dinsizdeist.blogspot.de/2011/07/evrenin-genislemesi.html

Ayrıca linki okursan göreceksin ki Kur'an gerçekten göğün genişlediğini söyleseydi kendiyle çelişmiş olurdu :) Linkte var gerçi ama ben şurada da incelemiştim, istersen buradan okuyabilirsin, daha kapsamlı;

https://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=570470&postcount=3

Vinylshakerz
03-12-2015, 20:54
Teşekkür ederim hocam,aydınlatıcı bir cevap olmuş.Güzel bir yazı olmuş,ellerinize sağlık...

Dark_Prince
03-12-2015, 21:13
Teşekkür ederim hocam,aydınlatıcı bir cevap olmuş.Güzel bir yazı olmuş,ellerinize sağlık...

Rica ederim dostum, yararlı olduysa ne mutlu :)