PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Petrol Mucizesi


ulpian
10-01-2010, 17:34
Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.


Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.



Petrol Mucizesi (http://www.mucizeyalanlari.com/petrol-mucizesi/)


1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/petrol-mucizesi/#1)
2. İddianın Geçersizliği (http://www.mucizeyalanlari.com/petrol-mucizesi/#2)
3. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/petrol-mucizesi/#3)




1. Mucize İddiası (http://www.mucizeyalanlari.com/petrol-mucizesi/#)


Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
Rabbinin Yüce ismini tesbih et, ki O, yarattı, ‘bir düzen içinde biçim verdi’, takdir etti, böylece yol gösterdi, ‘yemyeşil-otlağı’ çıkardı. Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu. (A’la Suresi, 1-5)

Bilindiği gibi petrol, denizlerdeki bitki ve hayvanların çürüdükten sonraki kalıntılarından oluşur. Bu kalıntılar deniz yatağında milyonlarca yıl boyunca çürüdükten sonra, geriye yalnızca yağlı maddeler kalır. Çamur ve büyük kaya katmanları altında kalan yağlı maddeler de petrol ve gaza dönüşür. Yerkabuğundaki hareketlenmeler bazen denizlerin kara parçaları haline gelmesine ve petrol içeren kayaların binlerce metre derine gömülmesine yol açar. Oluşan petrol de bazen kaya tabakalarındaki gözeneklerden sızarak kilometrelerce derinden yüzeye çıkar ve burada buharlaşarak (gaz haline dönüşerek) geriye zift birikintisi bırakır.

Ala Suresi’nin ilk dört ayetinde dikkat çeken üç husus petrolün oluşum aşamalarıyla son derece parelellik içindedir. Öncelikle otlak, kır, çayır anlamlarına gelen “elmer’a” ifadesi ile petrolün oluşumundaki organik kökenli maddelere işaret olması son derece muhtemeldir. Ayette ikinci dikkat çekici kelime ise siyaha çalan yeşil, yeşile çalan siyah, karamsı, esmer, isli renkleri tarif etmek için kullanılan “ahva” kelimesidir. Bu kelime de yer altında biriken bitki atıklarının zaman içinde siyaha dönüşmesi olarak düşünülebilir. Çünkü bu kelimeler üçüncü bir kelime ile -”gusaen”le- desteklenmektedir. Kimi meallerde çer-çöp, süprüntü olarak çevrilen “gusaen” kelimesi, sel suyunun otları, çöpleri birbirine katarak sürükleyip getirdiği ve derelerin etrafına fırlattığı ot, çöp, yaprak ve köpük gibi karışım anlamına da gelmektedir. Bu kelime, içerdiği “kusma, istifrağ etme” anlamından ötürü kimi kaynaklarda “sel kusuğu” olarak tercüme edilmekte ve toprağın petrolü kusması olarak tarif edilmektedir. Nitekim petrolün oluşumu, ortaya çıkış şekli, köpüklü görünümü, rengi göz ününde bulundurulduğunda, ayetlerde kullanılan kelimelerin ne kadar hikmetli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Görüldüğü gibi ayetteki bitkinin kara ve akışkan bir sıvıya dönüşmesi petrolün oluşumu ile son derece benzerdir. Petrolün oluşumu hakkında bilgi sahibi olunmadığı bir dönemde, böylesine uzun yılları kapsayan bir oluşumun tarif edilmesi, kuşkusuz Kuran’ın Allah’ın vahyi olduğunun bir başka delilidir.



2. İddianın Geçersizliği (http://www.mucizeyalanlari.com/petrol-mucizesi/#)

"Bu ayetlerde petrolle ilişkili bir ifade var mı?" sorusunu okuyucunun hayal gücüne bırakıp ayetlerde gerçekten de pertolden bahsedildiğini varsayarak mucize iddiasını inceleyelim:
İddianın dayanak noktası petrol hakkındaki söz konusu bilgilerin Kuran’ın ”nüzlü” döneminde kimse tarafından bilinmiyor olması. Ama bu ne yazık ki doğru değil...

”Petrol” sözcüğü Latince 'taş' manâsına gelen "petra" ve 'yağ' manâsına gelen "oleum" kelimelerinden oluşur; Latince "oleum petrinum" olarak adlandırılır.

Petrol antik çağda ünlü tarihçi Herodot’ta ( M.Ö. 484-430) bile geçmektedir. Yani tarihi en az Kuran’ın yazılışından 1100 sene öncesine kadar dayanır. Petrol kandillerde yanıcı bir yağ olarak kullanıldığı gibi nerelerde bulunduğundan kokusundan rengine kadar bütün özellikleri o zamanlarda tarif edilmiştir. Birçok konuda olduğu gibi bu mucize yalanı da hiçbir bilgisi olmayan, ufacık bir araştırma dahi yapmayan ve anlatılanı peşinen kabul etmeye hazır olanlar için yazılmıştır.

bkz:
(http://www.vsdergi.com/200805/02/01.asp)Petrol hakkında kısa bilgi (http://www.vsdergi.com/200805/02/01.asp)

History of petroleum (http://en.wikipedia.org/wiki/History_of_petroleum)

Herodot, Book VI., 119. paragrafta, 273 ve 275. sayfalarda petrol konusu geçmektedir. 273. Sayfada adı geçen Susa eski İran’da bir şehirdir.

275. Sayfanın 4. satırında geçen "oil" sözcüğü dip notta "petroleum" olarak belirtilmiştir.

M.Ö. 23 ve 79 yılları arasında yaşamış olan Caius Plinius' ait "Naturalis Historia" adlı 37 ciltlik kitaptaki Book XXXV 179'da önce çamura benzeyen bir zift türünden bahsedilerek petrol şu şekilde anlatılır:

“Ayrıca Babil’de oldugu gibi, bir Yunan adası olan Zakynthos’ta akıcı bir yer zifti vardır ki buradakinin rengi daha açıktır. Apollonia’dan çıkan da akıcıdır ve Yunanlılar bunun tüm çeşitlerini “pissaasphaltos” olarak adlandırmaktadırlar. (Asphaltos eski Yunanca’da zift, Pissa ise katran manasındadır. ) Sicilya’da, Agrigentum yakınlarındaki bir kaynakta da yağlı yer reçinası cinsi bir madde bulunur ki bu madde suya bir derenin rengini vermektedir.
(Derenin renginin yeşilimsi olduğu göz önünde bulundurulursa bunun da petrol olduğu anlaşılacaktır.) Burada yaşayan insanlar deste haline getirdikleri sazların uçlarındaki çiçeklerin yardımıyla suyun yüzeyinden sazlara hemen yapışan bu maddeyi toplayıp kandillerde yağ yerine yakmak ve büyükbaş hayvanlardaki uyuz hastalığını tedavi etmek için kullanmaktadırlar. Bazıları ise yer zifti çeşitlerini benim 2. kitapta sözünü ettiğim "Naphta" olarak adlandırmaktalar. Ancak çok çabuk tutuşur bir özelliği olmasından dolayı genelde ateşe yakın yerlerde kullanılması zorlaşmaktadır. Gerçek yağ zifti pırıl pırıl parlaması, ağır olması, siyah ve parlayan bir renge sahip olması gibi özellikleri ile ayırt edilebilir. Bazı özellikleri kükürt’e benzemektedir; dindirme, dağıtma, çekme ve birbirine yapışma gibi etkilere sahiptir. Yakıldığında dumanı yılanları kaçırır. Gözlere kan durmasına, vücuttaki beyaz lekelere ve kaşınmaya karşı Babil’de elde edilen zift iyi gelir.”

330 -395 yılları arasında yaşamış Yunan asıllı bir Latin tarihçisi olan Ammianus Marcellinus da Book XXIII, 6. Bölüm, 37. ve 38. paragraflarda oil’in ne şekilde hazırlandığını; M.Ö. 64 ve M.S. 23 yıllarında yaşamış Yunanlı tarihçi ve coğrafyacı Strabon da 17 ciltlik "Geographika" adlı yapıtında Book 16, 1. bölüm, 15. paragraf’ta Babil’de ki asfalt üretimini anlatır.


3. Sonuç (http://www.mucizeyalanlari.com/petrol-mucizesi/#)

Sonuç olarak A’la/1-5 ayetlerinin petrolden bahsettiğini varsaysak bile Kuran’dan yüzlerce yıl önce yazılmış eserlerde petrolün varlığı, rengi, kullanımı ve diğer niteliklerine dair çok daha ayrıntılı bilgiler yer almaktadır. Ayetlerde mucizemsi hiçbir yön yoktur.

mehmet1965
16-01-2010, 18:03
Kitapli dine inananlar, kitaplarindaki belirli kelimeleri, sozcukleri lastik gibi cekerek biryerlere yamamaya calisiyorlar, okumayan arastirmayan halka bunu kabul ettiriyorlar.
1400 yil bosuna kuran okuduklarina delil teskil ediyorlar.
Tum icat ve yenilikleri batili insanlarin arastirarak bulduklarina bu insanlarin dine inanmadiklarini bilmiyorlar.
Tabi tum yenilikler batiya mal etmek olmaz. dunyada tum insanlarin katkilarida var. Onemli olan onu gelistirmektir.
Ornek, uzay calismalari yapilan yerde profesorler hep kuran okuyarak icat yapiyor yalani etrafta dolasiyordu, cocukken bizlerde buna inaniyorduk.
Arastirinca bunun boyle olmadigini anladik.
Turkiye de ki halka aciyorum, hep kulaktan duyma seylere cok kolay inaniyorlar, arastirma okuma yok.
Tartismalarda boyle dusunceleri ortaya suruyorlar dogru olduguna inaniyorlar.
Eger insanlar arastirsalar kitapli dinlerin ne oldugunu hemen anlarlar.

UlulElbab
12-02-2010, 04:16
Ala Suresi’nin ilk dört ayetinde dikkat çeken üç husus petrolün oluşum aşamalarıyla son derece parelellik içindedir. Öncelikle otlak, kır, çayır anlamlarına gelen “elmer’a” ifadesi ile petrolün oluşumundaki organik kökenli maddelere işaret olması son derece muhtemeldir. Ayette ikinci dikkat çekici kelime ise siyaha çalan yeşil, yeşile çalan siyah, karamsı, esmer, isli renkleri tarif etmek için kullanılan “ahva” kelimesidir. Bu kelime de yer altında biriken bitki atıklarının zaman içinde siyaha dönüşmesi olarak düşünülebilir. Çünkü bu kelimeler üçüncü bir kelime ile -”gusaen”le- desteklenmektedir. Kimi meallerde çer-çöp, süprüntü olarak çevrilen “gusaen” kelimesi, sel suyunun otları, çöpleri birbirine katarak sürükleyip getirdiği ve derelerin etrafına fırlattığı ot, çöp, yaprak ve köpük gibi karışım anlamına da gelmektedir. Bu kelime, içerdiği “kusma, istifrağ etme” anlamından ötürü kimi kaynaklarda “sel kusuğu” olarak tercüme edilmekte ve toprağın petrolü kusması olarak tarif edilmektedir. Nitekim petrolün oluşumu, ortaya çıkış şekli, köpüklü görünümü, rengi göz ününde bulundurulduğunda, ayetlerde kullanılan kelimelerin ne kadar hikmetli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Görüldüğü gibi ayetteki bitkinin kara ve akışkan bir sıvıya dönüşmesi petrolün oluşumu ile son derece benzerdir. Petrolün oluşumu hakkında bilgi sahibi olunmadığı bir dönemde, böylesine uzun yılları kapsayan bir oluşumun tarif edilmesi, kuşkusuz Kuran’ın Allah’ın vahyi olduğunun bir başka delilidir.
[/LIST]



”Petrol” sözcüğü Latince 'taş' manâsına gelen "petra" ve 'yağ' manâsına gelen "oleum" kelimelerinden oluşur; Latince "oleum petrinum" olarak adlandırılır.

.

Sevgili ulpian,

Bu güzel çalışma için Emeğine sağlık diyorum.
Ayrıca Etimolojiye ağırlık vermen yazıya zenginlik katmış.
Kelimeler yerinde kullanılmış ve doğru açıklanmış.

Mucize konusunda Hanif düşüncenin duruşu çok Nettir.
Mucize safsataları ancak acizleri için bir tesellidir.İman için mucize takviyesine
ihtiyaç duyanların tüm İslamı gülünç durumlara düşürmesi affedilir gibi değildir.

mucizeyalanlari.com ve burada ki Emeklerin için teşekkür eder başarılarının devamını dilerim.

Saygılarımla...

ulpian
12-02-2010, 04:25
sevgili UlulElbab

nazik iltifatlarınız için teşekkür ediyorum ama GRUP ADINA kabul edebilirim ancak.



Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com (http://www.mucizeyalanlari.com/) Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.


Somut olarak bu metni hazırlayan, grup başkanımız prozac'tır...

Bundan sonra yeni reddiyeleri ben asmayacağım foruma. Bu şekilde algılanacağını kestirememiştim. Her başlığın başında ''kalın ve altı çizili'' olarak vurguladık ve özellikle isim belirtmekten kaçındık. Çünkü Mucize Yalanları Çalışma Grubunun her üyesinin birçok reddiyede ortak katkısı söz konusu. İlk taslakların büyük çoğunluğunu hazırlayanlar ise dilaver ve prozac...

Yani teşekkür ederiz, ama GRUP ADINA... :)

saygılarımla

UlulElbab
12-02-2010, 04:53
Sevgili ulpian,

Takım çalışmasına girenler sen-ben meselesini aşabilmiş kişilerdir.

Dolaysı ile sonuç odaklı çalışırlar.

Takım içinden bir kişi positif bir yorum alırsa tüm takım bunu üzerine alınabilir.

Aynı şekilde negatif sonuçlarda da herkes kendi üzerine düşen bir pay alır.

Alçak gönüllü tavrınız güzel ama eminim ki Sn.prozac ve Sn. dilaver, isimsiz kahramanlar olmayı kabullenebilecek seviyededirler...

Bu vesile ile Onlara da başarılı çalışmaları için teşekkür ederim.

Bir Restaurant da Lezzetli yemekleri yiyenler Garsona teşekkür ederler

Aşcılarda bundan mutluluk duyar...Ekip çalışmaası budur:)

Teşbihde hata olmaz..19.cu uyarıyı almayayımda...Kaşıntı yapıyor malum:playball:

Saygılarımla...

lida
13-02-2010, 00:17
Sayın birbirlerine methiye dizen arkadaşlar ve bizleri okuyup araştırmamakla suçlayanlar;

Öncelikle, Ala suresinin petrole işaret edip etmemesinden, şahsım olarak, pek emin değilim.

Ancak;

Ulpian'dan alıntı: İddianın dayanak noktası petrol hakkındaki söz konusu bilgilerin Kuran’ın ”nüzlü” döneminde kimse tarafından bilinmiyor olması. Ama bu ne yazık ki doğru değil...


Reddiyenizi yazarken çok önemli bir hususu atlamışsınız. Ne yazık ki size veya grubunuza methiye dizenler de size körü körüne uyuyor ve onlar da düşünme ihtiyacı duymadan yazdıklarınızı kabul ediyorlar ve çok rahatlıkla bizi cehaletle ittiham ediyorlar. Keşke Müslümanlığı ve onu hakkıyla yaşayanları tanısaydınız! Şimdi önemli dediğim mevzuya gelelim.

1. Ala suresinin ilk beş ayetini tekrar okuyun, orada petrolü ilk defa biz haber veriyoruz demiyor.

2. Bu ayetlerde mucize var diyenler de petrolden ilk defa Kuran bahsediyor demiyor. Kuranın, petrolün oluşumundan haber verdiğini iddia ediyorlar sadece.
Siz ise petrolün daha önce bilindiğini ve kullanıldığını ispatlamakla, zahmet etmişsiniz.
Onun için petrolün nasıl oluştuğuna dair eski kitaplardan bilgi bulun öyle reddiye yazın.

Ulpian'dan alıntı: 330 -395 yılları arasında yaşamış Yunan asıllı bir Latin tarihçisi olan Ammianus Marcellinus da Book XXIII, 6. Bölüm, 37. ve 38. paragraflarda oil’in ne şekilde hazırlandığını; M.Ö. 64 ve M.S. 23 yıllarında yaşamış Yunanlı tarihçi ve coğrafyacı Strabon da 17 ciltlik "Geographika" adlı yapıtında Book 16, 1. bölüm, 15. paragraf’ta Babil’de ki asfalt üretimini anlatır.

Bu paragrafınızda iki şeye bakalım:
1. oil’in ne şekilde hazırlandığını
2. 15. paragraf’ta Babil’de ki asfalt üretimini anlatır.
İkisi de oil ve asfaltın nasıl üretildiğinden bahsediyor. Kaldık ki oil yağ demektir. Yok oil burada petrol demektir diyorsanız, o dönemde petrolün hazırlandığını iddia edeceksiniz ki bu çok anlamsız olur. Çünkü bu günkü teknoloji ile bile petrol yapılamıyor. Sadece çıkartılıyor.

Ulpiandan alıntı: Sonuç olarak A’la/1-5 ayetlerinin petrolden bahsettiğini varsaysak bile Kuran’dan yüzlerce yıl önce yazılmış eserlerde petrolün varlığı, rengi, kullanımı ve diğer niteliklerine dair çok daha ayrıntılı bilgiler yer almaktadır. Ayetlerde mucizemsi hiçbir yön yoktur.

Eski eserlerde; petrolün varlığı, rengi, kullanımı hususları olabilir. Diğer nitelikleri dediğiniz nedir? Petrolün yer altında binlerce yılda meydana gelmesini mi izah ediyor eski kitaplar. O zaman lütfedip bize bir kaynak verin, okuyup öğrenelim. Tekrar etmek mecburiyetindeyim petrolün varlığından bahseden kaynak istemiyorum, nasıl meydana geldiğini açıklayan eski kaynak istiyorum.

Lütfen biraz daha elle tutulur reddiye yazınız.
Selamlar

ALKA
13-02-2010, 03:28
Rabbinin Yüce ismini tesbih et, ki O, yarattı, ‘bir düzen içinde biçim verdi’, takdir etti, böylece yol gösterdi, ‘yemyeşil-otlağı’ çıkardı. Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu. (A’la Suresi, 1-5)

Dikkat edilirse ayet -eger petrolü kastediyorsa- karasal bitkilerden olustugunu söylüyor.

Petrolün kökeni ve olusumu hakkinda elde edindigimiz bilgiler, "linyitten türeyen zift ile petrol arasında kimyasal farklılıkların olması petrolün oluşumunda karasal bitkilerin etkisi olmadığını göstermektedir".

Peki neyin etkisi var?

"Denizel bitkiler ile denizel çökeller arasında kökensel bir ilişki kurulabilir. Bunların en önemlileri deniz yosunu ve diyatomlardır yani bildigimiz planktonlar".

Peki hayvansal köken sözkonusu mu?

"Balık ve diğer hayvanların distilasyonu sonucu petrol ile aynı kimyasal özellikler bulunmuştur. Bazı araştırıcılar petrolün hem hayvansal hem de bitkisel kökenli (Biyomas kökenli) olduğunu kabul etmektedirler"

KAYNAK: OKAN TÜYSÜZ: PETROL JEOLOJİSİ DERS NOTLARI
http://www.istanbul.edu.tr/yerkure/Petrol2.htm

Peki ayetin neresinde balik ve deniz planktonlari okuyabiliyoruz?

Yine Kuran yazicilari veya modern Kuran yorumculari atmis ama tutturamamis. Veya ayette anlatilan bambaska bir olgu, mesela yesil ve taze yapraklarin kurumasi ve dökülmesi. Bu biraz daha mantikli ve olasili. Kuran bir bilim kitabi degildir ve öyle gösterilmeye calisirken insan en azindan arastirir petrolun kökeni nedir, nereden geliyor diye.

can4619
19-10-2012, 13:23
Hayır söz konusu mucize petrolden bahsedişi değil yemyeşil otlağın petrole dönüşmesidir o zamanlar bu maddelerin nasıl oluştuğuna dair bir açıklama yapılabildiğini sanmıyorum araştırdığım kadarıyla da bu konuda bir kayıt yok.Her şeyi bir kenara atın da bebeğin anne karnındaki evrelerini bile anlatıyor kutsal kitap neden inkar ediyorsunuz herşeyi bırakın güneşe bakın dünyayı nasıl ışıttığına ve ısıttığına bakın aya bakın ayın nasıl güneşi yansıttığına gecenin zifiriliğini kırışına bakın yerçekimine bakın ya olmasaydı yaşamak mümkün olurmuydu peki ya yağmur suyun döngüsü vs vs vs bunlar nasıl da neredeyse imkansıza yakın bir ihtimalle bir araya gelerek hayatı oluşturur neden yaratıcıyı inkar ediyorsunuz açın ve okuyun kuranı gerçekten anlamak isteyerek okuyun önyargıyla değil bir arayışla okuyun ruhlarınızın rahatladığını hissedeceksiniz kendinizi kandırmayın

Dark_Prince
19-10-2012, 15:02
Hayır söz konusu mucize petrolden bahsedişi değil yemyeşil otlağın petrole dönüşmesidir o zamanlar bu maddelerin nasıl oluştuğuna dair bir açıklama yapılabildiğini sanmıyorum araştırdığım kadarıyla da bu konuda bir kayıt yok.Her şeyi bir kenara atın da bebeğin anne karnındaki evrelerini bile anlatıyor kutsal kitap neden inkar ediyorsunuz herşeyi bırakın güneşe bakın dünyayı nasıl ışıttığına ve ısıttığına bakın aya bakın ayın nasıl güneşi yansıttığına gecenin zifiriliğini kırışına bakın yerçekimine bakın ya olmasaydı yaşamak mümkün olurmuydu peki ya yağmur suyun döngüsü vs vs vs bunlar nasıl da neredeyse imkansıza yakın bir ihtimalle bir araya gelerek hayatı oluşturur neden yaratıcıyı inkar ediyorsunuz açın ve okuyun kuranı gerçekten anlamak isteyerek okuyun önyargıyla değil bir arayışla okuyun ruhlarınızın rahatladığını hissedeceksiniz kendinizi kandırmayın

Orada petrolün nasıl oluştuğundan değil, yeşil otlağın kuruyup kapkara bir süprüntüyue dönüşmesinden bahsediliyor :) Yani petrol sıvılaşmıyor, hani bitkiler kuruyup da sel de sürüklenirler ya işte ondan bahsediyor, selin sürükleyip bir kenara attığı kuru ota çevirmekten bahsediliyor :) Bak bakalım bebeğin oluşum evrelerinden bahsedilmiş mi;

http://www.mucizeyalanlari.com/kurandaki-embriyoloji/

alpeerkara
23-04-2014, 21:26
"O otlağı çıkardı. (87:4)
Sonra da onu karamsı bir sel suyuna çevirdi. (87:5)

“Sel suyu” diye çevirdiğimiz kelimenin Kuran’da Arapça geçişi “Gusa” şeklindedir. “Karamsı” diye çevirdiğimiz kelime ise Kuran’da “Ehva” diye geçer.

Petrol, daha çok eğrelti ve algler gibi yeşilliklerin (otlağın), kaya tabakaları arasında çeşitli bakteri işlemleri görmesiyle ve uzun bir zaman sürecinin geçmesiyle oluşmuştur. Günümüzde petrolün temel kaynağının organik maddeler olduğu kabul edilmektedir. İnsan yaratılmadan önce yaratılan otlaklar, Dünya’nın ekolojik dengesindeki yerlerinin yanında, ileride petrole dönüşmek üzere de görevlendirilmiştir. Organik kalıntılar deniz yatağında milyonlarca yıl boyunca çürümüş ve geriye yalnızca yağlı maddeler kalmıştır. Yağlı maddeler çamur altında kalmış ve zamanla çamur sıkışıp kayaç katmanlarına, alttaki yağlı maddeler de petrole dönüşmüştür.

Petrol aynen ayette geçtiği gibi “sel suyu” özelliği göstermektedir. Çoğunlukla petrol oluştuğu yerden başka yerlere göç etmiştir. Yani petrol oluştuğu yerin dibine direkt çöken bir yapıda değildir. Petrol bir sel suyu gibi hareket eden, göç eden, gözeneksiz, sert kayaçlarla karşılaşınca ise buralarda toplanan bir yapıya sahiptir. Bulunan petrol yatakları işte bu tip kayaçların petrolü tutması ile oluşmuştur.

Kısacası petrol, ayetlerde geçtiği gibi:

1- Bitki gibi organik madde kökenlidir.
2- Karamsı renktedir.
3- Sel suyu gibi hareket eder.

HAYATIMIZDA PETROLÜN YERİ
Temel Britannica ansiklopedisinde petrolün keşfi şöyle anlatılır: “19. yüzyılın ortalarına kadar ham petrol, doğal olarak yüzeye sızdığı yerlerde oluşturduğu birikintilerde toplanırdı. Hayvanların su içtiği kaynaklara ya da tuzlu su çıkarmak için açılan kuyulara sızdığı için de çoğu zaman can sıkıcı, istenmeyen bir madde olarak görülürdü. 1850 yıllarında ABD’de Ferris ve onun ardından Kier, petrolün lamba yağı olarak kullanılmasına yönelik ilk çalışmaları başlattılar. Edwin L. Drake, 27 Ağustos 1859’da 21 m. derinlikte petrole rastladı. Petrol balina avlamak gibi riskli bir işten daha güvenilir ve daha ucuz bir lamba yağı kaynağı olduğu için hazır bir pazar buldu. Artık petrole hücum ve petrol çağı başlamıştı…”

Petrol çağının başlaması ile petrolün kullanıldığı alanlar sürekli artmıştır. Allah bu maddenin içine öyle kimyasal özellikler koymuştur ki; bu madde işlenerek yeni yapılarda yeni kılıklarda hayatımızın farklı yönlerinde bize hizmet eder. Mazot, benzin, gaz yağı petrolün en çok bilinen ürünleridir. Daha az bilinen petrol ürünlerinin şaşırtıcı kullanım alanları vardır. Mumlarda ve cilalarda petrol bulunur, parfümler, kozmetikler ve hatta peynirin bozulmasını önleyen bazı maddeler petrol yağlarından hazırlanır. Böceklere karşı kullanılan ilaçlarda da başka petrol yağları vardır. Domatesleri yapay olarak olgunlaştırmakta kullanılan etilen, tırnak cilası yapımında kullanılan aseton, yapay kauçuk, plastik, sıvı deterjan yapımında kullanılan kimyasal maddeler, bazı ilaçlar hep petrol sayesinde vardır. Üzerimize giydiğimiz birçok tekstil ürünü de petrolden üretilen maddeler sayesinde yapılmaktadır.

Bir otun çürümesi ile başlayan hikaye, yerin altında sel gibi akan petrol yataklarıyla, oradan bir deterjanla, bir tişörtle, bir tırnak cilasıyla devam etmektedir. Kuran’ın Ala Suresi’nin 4. ve 5. ayetlerinde petrole işaret edilmektedir. Bundan önceki 3 ayette ise Allah’ın her şeyi bir ölçüye bağladığı, her şeye bir düzen koyduğu vurgulanır.

Efendinin o yüce adını eksikliklerden uzak tut. (87:1)
O ki yarattı, düzene koydu. (87:2)
O ki ölçüyü belirledi, yol gösterdi. (87:3)"


Böyle bir mucize iddiası var ne diyorsunuz arkadaşlar?

Burak92
08-08-2014, 03:31
gayet başarılı mucize anlatımlardı bulunmakta... hele ki lida'nın yazdığı yazı ve ona cevap dahi verilememesi başarılı bir çöküş olmuş inanmayanlar için :))) tebrikler LİDA.

baydinsiz
08-08-2014, 18:06
gene bir lastik gibi çekiştirilen bir ayet gene bir müslüman :) Yahu düşünüyorumda diyorlar yok bu mucize yok bu şey o zaman mısır pramitlerini yapanlar tanrıydı dımı o zamanlar nasıl bilincekti o matemetik o tasarım. İşinize gelince böyle gelmeyince böyle. Bırakın artık bu ayakları. sizin müslümanlığınız bir gün elinizde olmayan sebeblerden dolayı bir lokma ekmek çalınca kolunuzun kesilmesine kadardır. bakalım o zamanda diyecekmisiniz ya allah.

mrdragon
08-08-2014, 19:01
83:4 O ki yeşillikler bitirdi.


İmam İskender Ali Mihr : Sonra da onu siyah atık haline getirdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken onu kapkara, kupkuru bir hale döndürdü.
Abdullah Parlıyan : ve sonra onları kapkara, kupkuru hale getirir.
Adem Uğur : Sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren.
Ahmed Hulusi : (Sonunda da) onu simsiyah çer - çöp (toprağa atılacak ceset) kıldı.
Ahmet Tekin : Sonra da, bitkileri kapkara bir sel suyu artığı haline getirenin adını tesbihe, zikre devam et.
Ahmet Varol : Ardından onu siyah, kupkuru çöpe çevirdi.
Ali Bulaç : Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.
Ali Fikri Yavuz : Sonra da onu, kurumuş, kararmış bir hale çevirdi.
Bayraktar Bayraklı : sonra da onu kapkara bir sel artığına çevirdi
Bekir Sadak : Sonra da onlari siyah cercope cevirmistir.
Celal Yıldırım : Sonra da onu kupkuru kömüre çevirdi.
Cemal Külünkoğlu : Sonra da onları (çürütüp) kararmış çer çöpe çevirendir.
Diyanet İşleri (eski) : Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.
Diyanet Vakfi : Sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et!
Edip Yüksel : Sonra onu kuruyup kararmış bir samana çevirir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Sonra da onu karamsı bir sel kusuğuna çevirdi
Elmalılı (sadeleştiril : sonra da onu karamsı, bir sel kusuğuna çevirdi.
Elmalılı (sadeleşt - 2) : Sonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur.
Fizilal-il Kuran : Sonra da onları kupkuru çöpe çevirendir.
Gültekin Onan : Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.
Hasan Basri Çantay : Sonra da onu kapkara, kupkuru bir haale getirendir.
Hayrat Neşriyat : Sonra da onu kapkara bir süprüntü hâline getirdi.
İbni Kesir : Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirmiştir.
Kadri Çelik : Ve ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.
Muhammed Esed : ve sonra on(lar)ı kara, kavruk kök haline getirmektedir!
Ömer Nasuhi Bilmen : Sonra onu kapkara, kuruca bir ota çevirdi.
Ömer Öngüt : Sonra da onu kupkuru siyah bir çöpe çevirmiştir.
Şaban Piriş : Ve onu kuru ota çeviren O’dur.
Suat Yıldırım : Sonra da onu kara kuru bir çöpe çevireni!
Süleyman Ateş : Sonra da onu kupkuru, siyah bir çöpe çevirdi.
Tefhim-ul Kuran : Ardından onu kuru, kara bir duruma soktu.
Ümit Şimşek : Sonra onu kapkara bir curufa çevirdi.
Yaşar Nuri Öztürk : Sonra da onu sellerin sürüklediği morarmış bir atık haline getirdi. Çeşitli çeviriler var ama biz akış diyagramına göre değerlendirelim.

Öncelikle otlağı çıkartan ile işe girişelim:
Bu çıkan otlar sonradan kara-kuru hale dönüyorlar.

Bitkilerin ölümü

Aslında en mantıklı yorum da budur. Sel suyu ile karışık petrol yorumları katanlar adına,

Petrol bitki hayvan leşlerinin oldukça uzun bir süre anaerobik(yani havasız ortamda) kalmasından sonra oluşuyor.

Hali ile çıkan ot değil, o otları toprağa gömen olsa işte bir derece isabetli yorum olurdu. Oysa tüm otların durumu üzerine yorum katan ayeti baz alsak o halde her yerde petrol çıkartır dururduk.

Mucize üreticileri genel olarak tanrıyı kusurluların önde gideni yaparken dahi ne denli hatalar işlediklerini düşünmüyorlar. Yeterki ucundan bucağından bir şey katalım da, pısırık tanrımızın kitabında adam gibi sözler yokken tuzumuz olsun derdindeler.

Yoksa düz dünya üzerinde, şeytanlara atılmalık taşlar ile, kaburga ve bel arasından sperm fışkırtarak geçmiyor bu hayat. Arapların aşırı çöl sıcağında yaşadıkları ve gördüklerinden ibaret kuranı gerçekten algılamak istiyorsanız

Sadece ve sadece, o aşırı sıcak çöl ortamında kendinizi hayal edin, kafanızı kaldırıp gök yüzüne bakın yıldızları izleyin, güneşi gözlemleyin çevrenizdeki olaylara bakın yeter hepsini kuranda görürsünüz...