Orijinalini görmek için tıklayınız : Ne Olduğumu Artık Bende Bilmiyorum
siparisci
14-01-2010, 19:54
Bunca zaman direndim, didindim, değilim dedim olmayacam dedim. Ama artık ya birileri bana Kuranın değiştirildiğine, tahrip edildiğine ikna edicek ya da kuranı, muhammed'in koyduğu yasalar kitabı olarak tanımlayacam.
Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum. Ama bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Yüce olmalı. Benim gibi acizlerin ibadetine ihtiyacı olmamalı.
Nihayetinde ben kuranda kıyakçılık gördüm, basitlik gördüm. Kuran allahın sözleri olamaz. 2 yıldır araştırma yapıyorum, sonunda tabularım yavaş yavaş yıkılmaya başladı.
Bursa Ulu Camisi bana; Kuranı arapça okursanız 100 sevap Türkçe okursanız 1 sevap demişti. Demek ki din sadece nemalanmak için, güçlenmek için, iktidar için var. Bazıları da biliyor ki Kuran anlaşılmaya başlayınca Arap milletinin üstünlüğü için yazılmış bir kitap olduğu ortaya çıkacak.
Din kasvetinden yavaş yavaş kurtuluyorum. Bunu yazarken de korkuyorum.
sadebiri
14-01-2010, 20:04
Bunca zaman direndim, didindim, değilim dedim olmayacam dedim. Ama artık ya birileri bana Kuranın değiştirildiğine, tahrip edildiğine ikna edicek ya da kuranı, muhammed'in koyduğu yasalar kitabı olarak tanımlayacam.
Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum. Ama bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Yüce olmalı. Benim gibi acizlerin ibadetine ihtiyacı olmamalı.
Nihayetinde ben kuranda kıyakçılık gördüm, basitlik gördüm. Kuran allahın sözleri olamaz. 2 yıldır araştırma yapıyorum, sonunda tabularım yavaş yavaş yıkılmaya başladı.
Bursa Ulu Camisi bana; Kuranı arapça okursanız 100 sevap Türkçe okursanız 1 sevap demişti. Demek ki din sadece nemalanmak için, güçlenmek için, iktidar için var. Bazıları da biliyor ki Kuran anlaşılmaya başlayınca Arap milletinin üstünlüğü için yazılmış bir kitap olduğu ortaya çıkacak.
Din kasvetinden yavaş yavaş kurtuluyorum. Bunu yazarken de korkuyorum.
sayın siparişci
kuran ın değiştirilmesi tahrif edilmesi olasılığı çok küçük.bununla ilgili bir yazı sunacağım size.bu bilgi sanırım kafanızdaki birtakım düünceleri yerliyerine oturtur .en azından ya inanırsınız yada inanmazsınız...(okuduğunuz makaleye)
Kuranın tamamı korunmamıştır, Kuranın bir kısmı eksiktir.
edit:
devamı için bkz:
http://ozedonus.blogcu.com/kuranin-muhafaza-edilmesi-meselesi/5568135 (http://ozedonus.blogcu.com/kuranin-muhafaza-edilmesi-meselesi/5568135)
Sayın Siparişçi, Araştıran ve sorgulayan bir perspektifde İslama yaklaşarak zaten en büyük günahı işlemişsiniz:)
Yaşadığınız acı doğum sürecidir, özgürleşme sürecidir, her doğum gibi sancılıdır.
Aklın, mantığın kabul etmediklerini, sığ ve basit bulduklarını tanrı eylemidir anlamazsınız diyerek kayıtsız şartsız kabullenmeye zorluyorlar.
Dinlerin egemenlerin açgözlü mal mülk sevdalarını tatmin etmeleri için milyarlarca insanı uytan afyon olduğunu farketmişsiniz.
sizi kutluyorum cesur bir adım atmışsınız, umarım bu süreci daha hafif atlatır zihninizdeki korku ve endişe yükünden bir an önce kurtulursunuz.
Sevgiler.
Sayın Siparişçi,
Bu cesaretinizden ve samimiyetinizden ötürü sizi kutlarım. Sevgili Saroz'un da dediği gibi, sancılı bir döneme girmiş bulunmaktasınız. Mutlaka ki, hepimizin yaşadığı gel-gitleri yaşayacaksınız.
Tavsiyem, aklınıza ve bilimsel gerçeklere olan inancınızı koruyunuz. Bir açmaz karşısında derhal karar alma ihtiyacı hissetmeyiniz. Bazı şeyleri zaman bırakarak ama öte yandan araştırarak ve objektif değerlendirerek düşünmeye devam ediniz. Kendinizi bir tanım içerisine sokmaya çalışmayınız.
Bu site, size bu yolculuğunuzda arkadaşlık edecektir. Umarım, istediğiniz ve huzurlu olacağınız bir yolu kendiniz için belirlersiniz.
Saygılarımla
Bunca zaman direndim, didindim, değilim dedim olmayacam dedim. Ama artık ya birileri bana Kuranın değiştirildiğine, tahrip edildiğine ikna edicek ya da kuranı, muhammed'in koyduğu yasalar kitabı olarak tanımlayacam.
Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum. Ama bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Yüce olmalı. Benim gibi acizlerin ibadetine ihtiyacı olmamalı.
Nihayetinde ben kuranda kıyakçılık gördüm, basitlik gördüm. Kuran allahın sözleri olamaz. 2 yıldır araştırma yapıyorum, sonunda tabularım yavaş yavaş yıkılmaya başladı.
Bursa Ulu Camisi bana; Kuranı arapça okursanız 100 sevap Türkçe okursanız 1 sevap demişti. Demek ki din sadece nemalanmak için, güçlenmek için, iktidar için var. Bazıları da biliyor ki Kuran anlaşılmaya başlayınca Arap milletinin üstünlüğü için yazılmış bir kitap olduğu ortaya çıkacak.
Din kasvetinden yavaş yavaş kurtuluyorum. Bunu yazarken de korkuyorum.
Çok önemli ve hassas bir süreçtesiniz sayın siparisci.
Kesinlikle ''biz de bu yollardan geçtiydik'' gibi birşey söylemeyeceğim. Çünkü herkesin o yollardan geçişi veya geçemeyişi çok farklı oluyor...
İnsanın, doğduğundan beri anne-babası olarak bildiği kişilerin öz anne-babası olmadığının ortaya çıkması gibi...
Kabullenmesi çok zor...
Kabullenince sadece çevrene, dostlarına, ailene değil, kendine, bunca yıllık emeğine, eylem ve sözlerine ihanet edecekmişsin gibi bir hiss...
Umarım başlamış olduğunuz bu cesur yolculuk sizin için en doğru ve uygun şekilde devam eder...
saygılarımla
Bunca zaman direndim, didindim, değilim dedim olmayacam dedim. Ama artık ya birileri bana Kuranın değiştirildiğine, tahrip edildiğine ikna edicek ya da kuranı, muhammed'in koyduğu yasalar kitabı olarak tanımlayacam.
Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum. Ama bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Yüce olmalı. Benim gibi acizlerin ibadetine ihtiyacı olmamalı.
Nihayetinde ben kuranda kıyakçılık gördüm, basitlik gördüm. Kuran allahın sözleri olamaz. 2 yıldır araştırma yapıyorum, sonunda tabularım yavaş yavaş yıkılmaya başladı.
Bursa Ulu Camisi bana; Kuranı arapça okursanız 100 sevap Türkçe okursanız 1 sevap demişti. Demek ki din sadece nemalanmak için, güçlenmek için, iktidar için var. Bazıları da biliyor ki Kuran anlaşılmaya başlayınca Arap milletinin üstünlüğü için yazılmış bir kitap olduğu ortaya çıkacak.
Din kasvetinden yavaş yavaş kurtuluyorum. Bunu yazarken de korkuyorum.
Sevgili siparisci,
Hakkım olmayarak bir iki şey söylemek isterim size.
Yolunuzu kaybettiğinizde ne yaparsınız?
Ben en başa dönerim.
Beynim sorular mı sordu, kafamı mı karıştırdı?
En cahil olduğum döneme atarım kendimi.
Ama bütün bunları yapar iken,
Hiç bir zaman unutmadığım benim kim olduğum ve ne olduğum. Müslümanlar yaradanın ihtiyacı var diye ibadet etmez. Müslümanlar, kendilerinin ihtiyacı olduğu için ibadet eder. Bunun içinde hiç bir çıkar gözetmez. Tek istenilen, Allah'ın rızasıdır. Allah'ın da istediği budur. Cennet ve cehennem sonrasıdır, olayın detayıdır, gerçekleşmesi gereken bazı şeyler için araçtır, hepsi bu.Bu yüzden İslam hoşgörü dinidir. Bu yüzden Mevlana ne olursan ol yine gel demiştir.
Bir yaradan olduğuna inanıyorsanız, onu siz aklınız ile nitelendiremezsiniz. Çünkü sizi yaradan O'dur, sizin gibi birisi değil. Hayat zorluklarla doludur. Her zaman annelerimiz babalarımız bizlere büyüyünce anlarsın derler, bizde güler geçeriz, ne anlayacağım büyüyünce diye şimdi de anlıyorum ben diye. Ama her zaman, istisnasız herkes bazı şeyleri büyüdüğünde anlar.
Ve unutmadan, her daim araştırır iken aradığınız kendiniz olsun.
Yersiz şeyler söylemiş isem kusuruma bakmayın.
Saygılarımla
güneşinzaptıyakın
14-01-2010, 21:44
Arkadaşım; neye inanırsan inan bu senin inancın olacaktır, korkularından arındığın zaman özgürsün, korkulardan kurtulduğun zaman daha rahat sorgularsın her şeyi, korku değilmidir bizleri herşeye kul köle eden?
Zaten sorgulamak demek, farkına varmaya başlamak demektir, bilgi sahibi olmaya başlamak demektir, sahip olduğun fikirlerin bazılarının kumdan kaleler gibi çöktüğünü görmek demektir, sorgulamak korkuyu alt etmenin başlangıcıdır, sorgulamak kendini bulmaktır...
Çıktığın yolda sana başarılar dilerim, sonuçta bulacağın şey senin gerçeğin olacaktır sadece...
evrensel-insan
14-01-2010, 22:00
Saygideger siparisci;
Herseyden once icinde bulundugun psikolojik durumda, boyle bir yaziyi ortaya koyabilmek adina seni kutlarim. Korkunu icinde tutmayip, acikca dile getirebilmen ise, taktire sayandir. Eger bir korku, dile gelebiliyorsa; o korkudan korkuldugu degil; o korkunun uzerine gidildigi anlami cikar. Korkunun tek bir ana temeli vardir, o da bilgisizliktir. Eger korkularini olusturan seylerin ne oldugunu bilir ve bilincine varirsan, bu korku azalir.
Bak sana bir oyku ileteyim. Adamin biri cok karanlik bir yolda yururken, ileride parlayan bir isik gorur ve korkuya kapilir, bu korku icinde de sagina soluna bakinarak yoluna devam eder. Isiga dogru yaklastikca, o isigin ne olabilecegine dair evhamlari sorulari ve korkulari devam etmektedir. Iyice yaklasinca, isigin boslukta olmadigini ve altinda bir karalti oldugunu farkeder, bunun bir kisi olacagi dusuncesiyle, hem biraz rahatlar, hem de kisinin ona bir sey yapacagi dusuncesiyle de korkusu icerik degistirir. Yaklasmaya temkinli olarak devam eder ve ses verir "Hello" sesine bir yanit alamaz, ama; bu arada isiga da iyice yaklasmistir. Birdenbire fark ederki, o isik aslinda yol kenarindaki bir direktir ve boylece tum korkulari biter.
Korkularin en buyuk panzehiri ustune gidilmesidir. Eger ustune gidis, yeni korkulari doguruyorsa, bu iyiye isarettir. Cunku eski korkularin ne oldugu algilanmis demektir. Korkularin uzerine gidilmesi de, bir birey bilincinin kendini ozguven ile aydinlatmasi yatar.
Cunku bu konudaki engel sadece korkular degil; sagdan soldan gelecek olan caydirici mudahelelerdir de.
Iste tum bunlara gogus gerebilmek, korkuyu veren nedenin algilanmasi ve bunun bilgi ve bilince asinmasina baglidir.
Ister inancini koru ister koruma, yeterki bu karari kendi oz iradenle ve hic bir etki altinda kalmadan ve bilincinde ve bilgisinde olarak yap. En azindan neden aldigin karari aldigini kendine aciklayabilmen icin.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayın siparişçi ;
Kur-an değiştirildi veya değiştirilmedi ne fark eder ki?
Muhammedin koyduğu yasalar kitabı veya başka birinin ne fark eder ki?
Allah fikri bana küçücükten beri komik gelirdi zaten.
İşi gücü yok yaratacak, sonrasında tapınma bekleyecek.
Birde utanmadan koyunuma göz koyacak..
Çok bekler.
Kolaylık olsun diyede bir masal anlatıyım size.
Şimdi bir tür var, görünmez..Maddeden değil..Neden olduğunu bilende yok.Bilirim diyen en baştan yalancı..Bu türe cin denilmekte..Üst üste çıkar bunlar, birbirinin sırtına basa basa taa gökyüzüne..Ulu Meclisten vahiy dinlemek asıl amaçları..Sonra ateş atanlar gelir, ateş toplarıyla dağıtır bunları..Düşerler aşşağıya doğru ama çalabilirler bazende bilgiyi..Herbiri bir alttakine iletir ve sonra gider Dünyadaki büyücü kadınlara satarlar bu bilgiyi..Ve büyü böyle oluşur..
Masal dinden..Cin masalı..
Size çıktığınız yolda başarılar diliyorum.
Once dinleri tanriya yakistirmayacaksiniz, Tanri uludur, dine inanmiyorum diye beni cezalandirmaz diyip biraz cesaret verirsiniz kendinize, sonra da kafanizdaki tanriyi dinlere... Din ortadan kalkinca da aniden hop, tanrinin da onemi kalmaz. Oyle ya, bizi yaratan bir guc dahi olsa, iradesi, yoksa ne farkeder? Diyelim ki Fiziksel ama amaci olmayan bir guc neden oldu evrenin varolmasina; ona kul kole olmusuz ne fark eder, sadece kendimizi tatmin ederiz.
Yercekiminin umurunda mi havaya atilanlar tekrar yere dusuyor diye? Iste ayni sey.
sevgili siparisci, sendeki cesaret kac kiside var acaba?
Aylarca burda dini savunmaya calistin, ama seni tereddüte düsüren konularin da ne kadar güclü oldugunu takdir ediyorsun.
Demek ki, özgür düsünen bir insansin.
Din konusunda ne karar verirsen ver, özgür düsünen bir insan olman zaten herseyden önemli bir sey.
Tebrikler..
spartacus
15-01-2010, 10:34
Sevgili Siparisci
Sorun insanların inancı değil, bu inançların kullanımında aranmalıdır. İnsanların duygularını, korkularını, arzularını çaresizliğini sürekli bir türetim ve üretim ile canlı tutarak kullanan dinlerdedir.
Dinler inançların kullanımı üzerine kurulmuş sistematik örgütlenmelerdir. İnanç çok farklı bir kavramdır, başkalarınca belirlenemez, kişi yada amaçlara alet edilmemeli. Kısaca dinler inanç istismarı üzerinde yükselmiş, çıkar kurumlarıdır....
Madem buna inandın bunu yapman gerekir, madem inanıyorsun şunu yapman gerekir, madem inandın böyle olman gerekir ama madem inandın bunu yemelisin, bunu giymelisin böyle yapmalı şöyle olmalısın. Bilhassa ortadoğu dinlerini düşündüğümüzde hangisinin temeli buna dayanmamaktadır? İnsanları inançları üzerinden yönlendirmek, belirli çıkarlar ekseninde yönetmek ve güç oluşturmak sadece dinler için değil günümüzde bir çok görüş, inanç, ideoloji içinde ilkelce ve kabul edilmemesi gereken bir hastalıktır. Bu hastalıkdan ise sadece mantarlar nemalanır.
Cesaretiniz ve özbenliğiniz (ifade edebilme) için kutuluyorum.
Sevgili siparisci,
Hakkım olmayarak bir iki şey söylemek isterim size.
Yolunuzu kaybettiğinizde ne yaparsınız?
Ben en başa dönerim.
Beynim sorular mı sordu, kafamı mı karıştırdı?
En cahil olduğum döneme atarım kendimi.
Yol kaybedildiğinde tekrar başa dönülmez sorgulanır, aranır. Eğer tekrar en başa dönerseniz sadece yolunuzu ve kendinizi(emeğinizi) tüketmiş olursunuz. Hedefe ramak kala geri dönmektense, aramak, sormak, sorgulamak bilinen en kısa yoldur. hatta şaşırdığımız nokta genelde hedefe ramak kalan, yada etrafında dönen en yakın nokta özelliği taşır.
Unbeliever
15-01-2010, 11:11
Saygıdeğer Siparişçi,
Umarım sizin için en hayırlı yolu seçmişsinizdir. Ben bir ateist olarak, yaptığınız seçimden dolayı ne sizi kutlarım, ne de yargılarım. Sonuçta bu kişisel bir tercihtir. Sadece saygı duyar ve başarılar dilerim. Siz ateistken herhangi bir dinin mensubu olma yolunu da seçmiş olabilirdiniz. O zaman da aynı temennilerimi sunardım. Sadece size bir arkadaş ve forumdaş tavsiyesi olarak şunu söyleyebilirim;
Öncelikle olabilidiğince objektif olun. Ve emin olun ki bu çok zor. Araştırmalarınızın boyutunu genişletin. Her dini, her felsefeyi, her ideolojiyi, her kutsiyeti araştırın. Sonuçlarını iyi tahlil etmeye çalışın. Ben şahsen halen araştırma içindeyim ve sonu bitmez gibi geliyor :). Ama bazı gerçeklerim var onlar değişmiyor. Bu belkide benim objektif olmama da engel. Sonuçta o veya bu şekilde insan bir TARAF olmak zorunda. İşte tam bu noktada seçeceğiniz tarafın analizini çok iyi yapmanız ve her iki tarafında iyilik-kötülük, doğruluk-yanlışlık..vb kavramlarının çıkarımlarını tutarlı bir şekilde değerlendirmeniz gerekir.
Size bu uzun yolculuğunuzda sabır, başarı ve mutluluklar dilerim.
Sevgili Spartacus'un yazısına bir ekleme yapmak isterim müsade ederse,
Yol kaybedildiği an anlamalı insan, demekki yanlış yoldan gitmişim diye. Geri dönmekte aynı yanlışı tekrar etmektir. En başa dönüldüğünde ise demekki çıkış noktası da yanlıştır ki sizi yol kaybetmeye kadar götürür. O yüzden çıkış noktasını değiştirmek gerekir. Deneme-yanılma yöntemi (ben buna araştırma diyorum) ile doğru yol bulunur.
sevgiler...
Siparişci arkadaşım, sana tavsiyem (şüphede kaldığın için söylüyorum) Kuran'ı baştan sona okuman ama Kuran'ı "Muhammed yazdı" mantığı ile okuman.
Farkına varacaksın ki, bir insanoğlu yüzyıllar evvelden böyle bir kitap oluşturamaz.
Dağların hareket halinde olduğu 20.ci yüzyılda kanıtlanırken Teknolojiden yoksun "Muhammed" bunu nasıl ölçebilir? gibi birçok sorular yine seni bekliyor olacak.
Buradaki ateist arkadaşlar ne Kuran'ın Allah katından nazil olduğunu kabul etmekte, ne de Muhammed'in mucize sahibi oldugunu kabul etmekte..
Peki bu Kitap bunlardan nasıl haber verebilir? diye üzerinde tekrar düşünmeni tavsiye etmekteyim.
Yol kaybedildiğinde tekrar başa dönülmez sorgulanır, aranır. Eğer tekrar en başa dönerseniz sadece yolunuzu ve kendinizi(emeğinizi) tüketmiş olursunuz. Hedefe ramak kala geri dönmektense, aramak, sormak, sorgulamak bilinen en kısa yoldur. hatta şaşırdığımız nokta genelde hedefe ramak kalan, yada etrafında dönen en yakın nokta özelliği taşır.
Yol kaybedildiği an anlamalı insan, demekki yanlış yoldan gitmişim diye. Geri dönmekte aynı yanlışı tekrar etmektir. En başa dönüldüğünde ise demekki çıkış noktası da yanlıştır ki sizi yol kaybetmeye kadar götürür. O yüzden çıkış noktasını değiştirmek gerekir. Deneme-yanılma yöntemi (ben buna araştırma diyorum) ile doğru yol bulunur.
sevgiler...
Sevgili spartacus ve Unbeliever,
Yolunu kaybettiğinde en başa dönerden kastım, kaybolduğunu düşündüğü anda, nerede kaybolduğunu düşünmüş ise oraya geri dönmesidir. Bu yolun ortası da olabilir, en başıda olabilir. Benim genelde tercihim ise en başıdır.
En başa dönüldüğünde ise demekki çıkış noktası yanlıştır ki sizi yok kaybetmeye kadar götürür çıkarımı da bence yanlış. Çünkü yukarıda söylediğim gibi, en baştan kastım en cahil olduğum andır, yani başlangıcım.
Bir matematik sorucu çözdüğünüzde sonuç yanlış çıkmış ise, soruyu en başından incelersiniz değil mi? Nerede yanlış yaptım diye üstün körü bakınmazsınız yaptığınız işlemlere veya yaptığınız işlemlerin ortasından başlamazsınız incelemeye.
Biz kendisine araştırmayın, incelemeyin demedik zaten. Zor bir yol sunduk, yolunu kaybettiysen, en başından tekrar başla diye. Tabi eğer yaradan inancınız hala duruyorsa. Durmuyorsa zaten o yolu yol olarak görmediğiniz için, istediğiniz yoldan, patikadan devam edebilirsiniz yolunuza.
Ben bu siteye her girmemden sonra, inancıma daha çok bağlanıyorum. Daha çok okuyup araştırıyorum. Henüz kendimi bulamadım bu yolda, Allah nasip eder inşAllah kendimi bulmama. Çünkü, Allah'ın istediği kendimi keşfetmem. Herşey kendimin içinde.
Saygılarımla
siparisci
15-01-2010, 17:27
Merhabalar,
öncelikle inanan inanmayan tüm arkadaşların samimi cevapları için teşekkür ederim.
Ben aylardır dini savunuyorum, ama sizleri inanmaya zorlamak için değil. Ben İslam'a açılan bir savaş gördüğüm için savunma ihtiyacı hissediyordum. Yani o kadar şey varken elbette İslam'ın güzelliklerini görmezden gelmek nankörlük olur.
Ben araştıra araştıra "ya varsa" sorusuna kadar geldim. Acaba ben ve turandursun'daki kişilerin gerçekten Kuranda dediği gibi kalpleri mi mühürlü? Ama benim kalbim başta mühürlü değildi ben inanan bir insandım neden Allah benim kalbimi mühürlesin ki.
Şimdi turandursundaki ateist arkadaşları o kadar iyi anlıyorum ki. Adıyaman'da karşılaştığım tabloda bir anda kürsüye çıkıp "siz ahmaksınız, sakal bırakan herkesi ilah yapar taparsınız" demek geldi içimden. Gerçekten karşı koyamadığım bir dürtüydü bu. Tarikatlar, baş sallamalar, cüppeli bir adamın önünde eşek vaziyetinde eğilip ona destek olmalar.
Nitekim beni dinden en çok soğutanlar kuranı okumaktan nevirleri dönmüş kişilerdir. Çünkü bunlar tam bir taassupkârdan başka bir şey değildir. Türkiye'nin %99 u müslüman ise, %80 i boş müslümandır. Eminim ki Kuranın mealini okuduktan sonra karşı çıktıkları ayetler olacaktır. Ama karşı çıktıklarını söyleyemiyorlar, dinden çıkmış oluyoruz çünkü. İslam kendini bu kadar kısıtlamış, Diyanet kendini bu kadar kısıtlamış, herkes benim de kendimi kısıtlamamı istemiş. Türkçe'sinin öğrenilmesini tepesinden tırnağına kimse yanaşmıyor. Ulucami'deki imamın neden bana bu şekilde cevap verdiğini anlıyorum.
Şimdi anlıyorum Atatürk'ün ezanları Türkçe okutma isteğini. Kendimi koyun olma hissinden çıkarıp sorguladığım ve kabul etmediğim ayetleri inanıyorum ki kimse kabul etmez. Eğer Kuran değiştirilmemişse ve gerçekten tahribe uğramamışsa asıl İslam o zaman zarar görür. Benim inanmak istediğim Kuran'nın değiştirilmiş ve iktidar uğruna yıpratıldığıdır. Zira Kuran benim için artık mucize değildir.
sadebiri
15-01-2010, 18:09
sayın siparisci
öncelikle inanan inanmayan tüm arkadaşların samimi cevapları için teşekkür ederim.
Ben aylardır dini savunuyorum, ama sizleri inanmaya zorlamak için değil. Ben İslam'a açılan bir savaş gördüğüm için savunma ihtiyacı hissediyordum. Yani o kadar şey varken elbette İslam'ın güzelliklerini görmezden gelmek nankörlük olur.
sadece islama değil bütün inançlara karşı olan bir topluluk var..
Ben araştıra araştıra "ya varsa" sorusuna kadar geldim. Acaba ben ve turandursun'daki kişilerin gerçekten Kuranda dediği gibi kalpleri mi mühürlü? Ama benim kalbim başta mühürlü değildi ben inanan bir insandım neden Allah benim kalbimi mühürlesin ki.
açık söylemem gerekirse bir ikilem içinde olduğun yazılarından belli.değişkenlik denen menem şey seni burda kafana sokulan çelişkiler zincirine halka etmiş durumda.bi arkadaşında dediği gibi eğer yolunu kayıp etmek üzere isen geri dönüp araştırma yapmanı ve yoluna ondan sora gitmeni tavsiye etmeden yapamıcam.
Şimdi turandursundaki ateist arkadaşları o kadar iyi anlıyorum ki. Adıyaman'da karşılaştığım tabloda bir anda kürsüye çıkıp "siz ahmaksınız, sakal bırakan herkesi ilah yapar taparsınız" demek geldi içimden. Gerçekten karşı koyamadığım bir dürtüydü bu. Tarikatlar, baş sallamalar, cüppeli bir adamın önünde eşek vaziyetinde eğilip ona destek olmalar.
bu yüzden bilinen islamı değil gerçek islamı araştırmanda yarar görüyorum.bu ve bunun gibi tarikatlar güruhların arasında hiçbir ilmi veriyi kafanda mevcut kılamazsın.sana önerim ,her öneriyi dinle oku öğren ama nihayi kararı vicdanınla ver.
Nitekim beni dinden en çok soğutanlar kuranı okumaktan nevirleri dönmüş kişilerdir. Çünkü bunlar tam bir taassupkârdan başka bir şey değildir. Türkiye'nin %99 u müslüman ise, %80 i boş müslümandır. Eminim ki Kuranın mealini okuduktan sonra karşı çıktıkları ayetler olacaktır. Ama karşı çıktıklarını söyleyemiyorlar, dinden çıkmış oluyoruz çünkü. İslam kendini bu kadar kısıtlamış, Diyanet kendini bu kadar kısıtlamış, herkes benim de kendimi kısıtlamamı istemiş. Türkçe'sinin öğrenilmesini tepesinden tırnağına kimse yanaşmıyor. Ulucami'deki imamın neden bana bu şekilde cevap verdiğini anlıyorum.
kuran daki ayetlerin çelişkisi yada tahrip edilmesi sorunla ilgili bir ileti asmıştım.kuranın eksik olduğu varsayımı artık gün gibi aşikar.dikkat et değiştirilmiş demiyorum eksik diyorum.
Şimdi anlıyorum Atatürk'ün ezanları Türkçe okutma isteğini. Kendimi koyun olma hissinden çıkarıp sorguladığım ve kabul etmediğim ayetleri inanıyorum ki kimse kabul etmez. Eğer Kuran değiştirilmemişse ve gerçekten tahribe uğramamışsa asıl İslam o zaman zarar görür. Benim inanmak istediğim Kuran'nın değiştirilmiş ve iktidar uğruna yıpratıldığıdır. Zira Kuran benim için artık mucize değildir.
araştır çok iyi araştır bişey kaybetmezsin .
saygılar.
Sayın siparisci,
Mükemmel bir evren var. Bizlerde bu mükemmel bir evrenin parçalarıyız, dünyada bulunan insanlarız. Allah bizlere her türlü imkanı vermiş, her türlü olanağı sunmuş. Öz kendimizi bulabilmemiz için bize yolları göstermiş, tarif etmiş, peygamberler göndermiş. İnsanların size söyleyeceği dinden çıkmış söylemini boşverin. Ben burada, bir kişi tarafından pkk sempatizanı da ilan edildim, bir kişi tarafından münafık olarak ilan edildim, bazıları tarafından da sen aslında müslüman değilsin diye ilan edildim. Bunlar önemli şeyler değil.
Ama, asıl düşünmenizi istediğim ve benimde her daim düşündüğüm şey ise şu.
Bizleri yaradan Allah dilese bizleri birer robot olarak yaradamaz mıydı? Ya da 5 vakit değil de 10 vakit namaz kılmamızı emredemez miydi? Dileseydi hepsini yapabilirdi.
Peki düşünmenizi istediğime gelince,
İster 5 vakit olsun, ister 10 vakit, Allah emretmişse bize düşen bunu yapmak değil mi? Yapmaz mıydık? Eğer yapmıyor olacaksak burada niye diye sormak gerekiyor? 5 vakit olduğunda yapıp 10 vakit olunca niye yapmıyoruz? Nefsimize yenik düştüğümüz için mi?
Aklımıza yatmıyor diye şunu yapmayız, bu mantıksız vs. demek sizin O'nu aklınız ile kıyaslamanız demektir. Eğer bir yaradana inanıyorsanız kendi aklınızı O'nunla kıyaslamanızın ne demek olduğunu düşünmelisiniz.
Saygılarımla
Unbeliever
15-01-2010, 19:02
Sayın Sadebiri,
Siparişçi arkadaşımıza telkinde bulunmuşsunuz "Gerçek islamiyeti araştır" diyerek. Gerçek islam nedir? Yalan islam nedir? Kime göre gerçektir, kime göre yalan/yanlıştır? Bunların cevabını rica ediyorum sizden...
Dilerseniz özel mesaj çekebilirsiniz. Çünkü siparişçi arkadaşımızın duygularını yazıya döktüğü kendisine ait platformda bunu tartışmak haksızlık olur...
bekliyorum...
sevgiler...
Kemaloğlu
15-01-2010, 21:40
Bunca zaman direndim, didindim, değilim dedim olmayacam dedim. Ama artık ya birileri bana Kuranın değiştirildiğine, tahrip edildiğine ikna edicek ya da kuranı, muhammed'in koyduğu yasalar kitabı olarak tanımlayacam.
Bir yaratıcının var olduğuna inanıyorum, inanmak istiyorum. Ama bu kitaplara sığmayacak kadar büyük olmalı. Yüce olmalı. Benim gibi acizlerin ibadetine ihtiyacı olmamalı.
Nihayetinde ben kuranda kıyakçılık gördüm, basitlik gördüm. Kuran allahın sözleri olamaz. 2 yıldır araştırma yapıyorum, sonunda tabularım yavaş yavaş yıkılmaya başladı.
Bursa Ulu Camisi bana; Kuranı arapça okursanız 100 sevap Türkçe okursanız 1 sevap demişti. Demek ki din sadece nemalanmak için, güçlenmek için, iktidar için var. Bazıları da biliyor ki Kuran anlaşılmaya başlayınca Arap milletinin üstünlüğü için yazılmış bir kitap olduğu ortaya çıkacak.
Din kasvetinden yavaş yavaş kurtuluyorum. Bunu yazarken de korkuyorum.
Yarım doktor candan yarım hoca imandan edermiş
20 - "Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
21 - (Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir.
22-23 - Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
24 - Ve durdurun onları, çünkü sorguya çekilecekler. (saffat)
Bir gün eyvah dememen ümidiyle
Zaten bunlarla muhurlediler beyinlerinizi. Korkuyu saldilar ufacik beyinlere, sonrasi malum. Silkinenlere bile hala korku bombardimani.
siparisci
kabul etmedigin veya sana göre Allah sözü olmayan ayetlerden bir demet örnek verebilirmisin?
"Bizleri yaradan Allah dilese bizleri birer robot olarak yaradamaz mıydı? Ya da 5 vakit değil de 10 vakit namaz kılmamızı emredemez miydi? Dileseydi hepsini yapabilirdi."
EnvyMe,
Hadislere inanır mısın?
Eğer inanıyorsan, Mirac olayını anlatan hadisleri bulup okumanı öneririm.
Neden mi?
Allah'ın, Muhammed ümmetine, yani sizlere, 50 (elli) vakit namazı farz kıldığını,
Musa'nın akıl vermesi üzerine, defalarca Allah'ın huzuruna çıkan Muhammed'in, bu sayıyı yalvara yakara beşe kadar indirdiğini öğreneceksin,
ve burada aklına şöyle bir soru takılacak;
"Allah, müslümanların günde 50 vakit namaz kılmaya güçlerinin ve zamanlarının yetmeyeceğini bilememiş mi de Musa Muhammed'e (dolayısıyla Alla'ha) akıl vermiş?"
Ya da, bu hadisin saçma olduğunu düşünecek ve inanmayacaksın.
Sonuç olarak, islamın önemli bir kaynağını (çünkü bu hadis sağlam -sahih- hadislerden sayılır) elinin tersiyle itmiş olacaksın.
O zaman da namazın 5 vakit mi 3 vakit mi olduğu sorusu takılacak aklına.
Kur'anda kesin bir rakam verilmiş değil.
Anlayacağın, yaslanabileceğin sağlam bir dayanaktan yoksun görünüyorsun.
Bu gidişle inancını terketmesen bile, bu sitede farklı bir islam inancına sahip olan birisinin çizgisine geleceğini sanıyorum.
Bu üyemiz kendisini "Hanif Müslüman" diye niteler.
UlulElbab
16-01-2010, 01:45
"Bizleri yaradan Allah dilese bizleri birer robot olarak yaradamaz mıydı? Ya da 5 vakit değil de 10 vakit namaz kılmamızı emredemez miydi? Dileseydi hepsini yapabilirdi."
EnvyMe,
Hadislere inanır mısın?
Eğer inanıyorsan, Mirac olayını anlatan hadisleri bulup okumanı öneririm.
Neden mi?
Allah'ın, Muhammed ümmetine, yani sizlere, 50 (elli) vakit namazı farz kıldığını,
Musa'nın akıl vermesi üzerine, defalarca Allah'ın huzuruna çıkan Muhammed'in, bu sayıyı yalvara yakara beşe kadar indirdiğini öğreneceksin,
ve burada aklına şöyle bir soru takılacak;
"Allah, müslümanların günde 50 vakit namaz kılmaya güçlerinin ve zamanlarının yetmeyeceğini bilememiş mi de Musa Muhammed'e (dolayısıyla Alla'ha) akıl vermiş?"
Ya da, bu hadisin saçma olduğunu düşünecek ve inanmayacaksın.
Sonuç olarak, islamın önemli bir kaynağını (çünkü bu hadis sağlam -sahih- hadislerden sayılır) elinin tersiyle itmiş olacaksın.
O zaman da namazın 5 vakit mi 3 vakit mi olduğu sorusu takılacak aklına.
Kur'anda kesin bir rakam verilmiş değil.
Anlayacağın, yaslanabileceğin sağlam bir dayanaktan yoksun görünüyorsun.
Bu gidişle inancını terketmesen bile, bu sitede farklı bir islam inancına sahip olan birisinin çizgisine geleceğini sanıyorum.
Bu üyemiz kendisini "Hanif Müslüman" diye niteler.
Sevgili Asinar,
İşte bu çok zor...Bu kardeşimiz Ateizmi tercih eder ama yinede Hanif olmaz:D
Sevgi ile...
güneşinzaptıyakın
16-01-2010, 01:52
Sevgili Asinar,
İşte bu çok zor...Bu kardeşimiz Ateizmi tercih eder ama yinede Hanif olmaz:D
Sevgi ile... Ben haftalar önce bunu söyledim, gün gelir oda korkularından kurtulur elbet...
Bilincli yasamak bilincsiz yasamakdan cok daha güzel,bundan sonraki yasantin cok daha zevkli olucak,her saniyesinde ayri zevk alicaksin siparisci,ayrica bu bilince bu sitede sahip oldun burayi hicbirzaman unutmaman dileyiyle sana gelecek hayatinda mutluluklar dilerim,buranin en güzel yani eger yeni nesil yetistireceksen,sansli olan onlar cünkü bildiklerini onlara aktaracaksin,insanligin sansli oldugu taraf bu,,saygilarimi sunarim,not,sen li yazmam samimiyetdendir yani seni benden biri kabul etmemdendir,hakaret olarak algilamaman dileyiyle,,saygilar
siparisci
16-01-2010, 02:21
siparisci
kabul etmedigin veya sana göre Allah sözü olmayan ayetlerden bir demet örnek verebilirmisin?
Tekrar tüm arkadaşların görüşleri için teşekkür ederek başlıyorum.
Benim; Kuranın Allahın sözleri olduğuna dair güvenimi kaybetmeme neden olan ayetler genellikle İslamiyetin kadına bakışını konu edinen ayetlerdir.
Nitekim yaratıcımız olan Allah, Muhammed'e gani gani rahmet verirken, "namazını aksatma cariyelerine koş" imajı vermektedir.
Özellikle Ahzab Suresi 50. ayet benim dönüm noktam sayılabilir. Keşke bu ayeti okumasaydım, keşke ben Kuranı sadece dedelerimden ninelerimden öğrendiğim kadarını bilseydim.
Şimdi ise önümde iki yol; ya bu zamana kadar hayatımı boş bir düzen uğruna şekillendirmişim, ya da bundan sonraki hayatımı gaflete düşerek şekillendireceğim.
Ayete gelecek olursak:
Ey peygamber, Biz, özellikle sana şunları helal kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden sahibi bulunduğun cariyeyi, amcanın kızlarından, halalarının kızlarından, dayının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle birlikte hicret etmiş olanları; birde inanan bir kadın eğer kendisini peygambere bağışlar da, peygamber de onunla evlenmek isterse onu, sadece sana, diğer mü'minlere değil. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neleri farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar, sana bir darlık olmaması içindir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Bu ayet hakkında o kadar komik yorumlar okudum ki. O kadar anlamlar çıkaranları okudum ki. Bu ayeti nereye çevirirsen çevir 2*2=5 diyorsan ancak bu ayetten farklı bir anlam çıkarabilirsin.
Bu ve bunun gibi ayetlerdeki psikolojiyi incelediğimde şöyle bir sonuç aldım. Artık yeterli derecede taraftar edinilmiş, kayıtsız şartsız teslimiyet sağlanmış, sorgulamalar kalkmış, karşı çıkanlar zaten belli. Yaratıcı Allah Muhammed'in cinsel hayatını düzene sokarken akraba makraba dinlemeden veriyor, sonuna eklenen cümle de pek bir anlamsız kalıyor. Bu kadar sözden sonra Allah'ın çok bağışlayıcı olmasını eklemek, sanki bir işe yetişecek olan birinin güzel bi bağlama çekememesini örneklendiriyor.
Efenim başka bir ayette;
şahitlik konusu ele alınırken erkekse 1 kadınsa 2 tane olsun deniliyor. Şimdi burada kadının duygusallığı falan ele alındığında mantıklı oluşuyor gibi cevaplar veriliyor ama bu cevap asla beni tatmin etmiyor. Bu resmen padişahlığın babadan (akli dengesi yitik) oğluna geçmesi gibi bir şey. Tüm kadınlar duygusaldır gibi bi kural olamayacağı gibi, duygusal erkek yoktur kuralı da olamaz. Denildiği gibi bunu yazanın ancak ve ancak bir erkek olabileceği yorumunu çıkardım.
Nitekim bir çok ayette Muhammed'in günlük işlerinde kendisine engel çıktıktan sonra vahiy geldiğini düşünürsek Muhammed'in kendisine güvenmediğini ve bu mazlumiyetten kaynaklanan depresif haller oluştuğunu sanıyorum. O yüzdendir ki bu ayetler kimilerince alelade ve acele gelebilmektedir.
Örnek verecek olursak bir ayette der ki;
Peygamberinize sohbete gittiğinizde sohbetiniz bittiğinde hemen kalkın zira peygamberiniz bundan sıkılmakta vesayre. Ayetin orijinali istenirse koyarız.
Yani Peygamber direkt olarak söylemeyediği şeyler için Kuranı aracı kullanmakta. Çok üzgün bir şekilde ifade etmeliyim ki bu ve bunun gibi bir çok olay için Kuran aracılık etmiş.
daha niceleri var ama konuyu tartışmaya çevirmek istemiyorum. Konunun özü budur bu ve onlarcası Kuranın Allahın sözü olmadığını bana açıklamaktadır.
güneşinzaptıyakın
16-01-2010, 02:27
................. ya da bundan sonraki hayatımı gaflete düşerek şekillendireceğim.
............................. gaflet bundan önceki hayatındaydı...
evrensel-insan
16-01-2010, 02:30
Saygideger siparisci;
Bu ve buna benzer konular, sitede islenmekte. Bilhassa kadini insan yerine koymayan onu erkege peskes ceken ustelik erkege "kadini dovun" v.s. diyen, kadin icin evlilik yasi belirtmeyen, cocuk yasata evlilige "goz yuman" v.s. cok konu var. Vakit buldukca okursun.
Ben sana birsey sormak istiyorum. Hic bildigin ya da hatirladigin, kadinin (annenin degil) lehine olan bir ayet var mi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
sadebiri
16-01-2010, 03:02
sayın evransel insan
Kadının erkeğe oranla daha çekici olduğu gerçeğini Kur'an-ı Kerim belirtmiştir.
Al-i İmran Suresi 14. ayette "Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan şehvet tutkusu insanlar için süslendirilip çekici kılındı (züyyine)." deniyor.
saygılar.
Ben aylardır dini savunuyorum, ama sizleri inanmaya zorlamak için değil.
.
Saygıdeğer Siparişçi
Dinde zorlama yoktur zaten
Ben İslam'a açılan bir savaş gördüğüm için savunma ihtiyacı hissediyordum. Yani o kadar şey varken elbette İslam'ın güzelliklerini görmezden gelmek nankörlük olur..
Burada da mazlumu savunma ihtiyacı var ki bu zaten ateist arkadaşlarımızda da mevcut.
Ben araştıra araştıra "ya varsa" sorusuna kadar geldim. Acaba ben ve turandursun'daki kişilerin gerçekten Kuranda dediği gibi kalpleri mi mühürlü? Ama benim kalbim başta mühürlü değildi ben inanan bir insandım neden Allah benim kalbimi mühürlesin ki..
"Ya varsa?" bence sorgulayan ,bilgili ancak inanmayan birisine sorulunca,bir hayli masum ve bir o kadar da ucuz bir sorudur.Sen hala buradaysan kusura bakma ama bence çıkış noktan biraz eksik.
Bildiğin gibi İslam ın özü Tevhid inancıdır.
Öncelikle Allah ın var olduğunu kesin olarak idrak etmesi ve insanın kendinde ,Tevhid inancının tesisini sağlaması ,bana göre daha önemli.
Yaşadığın hayata bir bak, ayetleri ve emirleri, bu hayatta kaç kişiyle her konuda aynı fikri taşıyabildiğini düşünerek ,tekrar bir gözden geçir istersen.
Evet, Kuran da bireyin kendisini düzeltmesine dair ayetler muhakkak ki var ancak bazı ayetlerin aynı zamanda milyonların yaşamına bir denge getirmesi gerekliliğini de inkar edemezsin.
Kalbin mühürlü olması İslam da herşeyin Allah tan olması düşüncesine dayanır.
Allah a inandım demek yetmez.O nun istediği şekilde inanmayı da öğrenmeliyiz.
Buradaki ateistler için ne kadar inkar etseler de cennetlik ya da cehennemlik diyemiyorsak kalp mührü hükmünü de Allah ın takdirine bırakmayı bilmeliyiz.
Şimdi turandursundaki ateist arkadaşları o kadar iyi anlıyorum ki. Adıyaman'da karşılaştığım tabloda bir anda kürsüye çıkıp "siz ahmaksınız, sakal bırakan herkesi ilah yapar taparsınız" demek geldi içimden. Gerçekten karşı koyamadığım bir dürtüydü bu. Tarikatlar, baş sallamalar, cüppeli bir adamın önünde eşek vaziyetinde eğilip ona destek olmalar..
Bunun da İslam ın bir sorunu olduğunu düşünmüyorum açıkcası.
"İslam ,bir prensip olarak ,hiçbir insanın ya da varlığın Allah a bir diğerinden zerre kadar daha yakın olamayacağını kabul etmiştir."
"İnsanın niyeti,hemen hemen sürekli değişen makam derecelerine ulaşma arzusuyla bulandırılır.En soylu niyet,Kant ın öğrettiği gibi,en saf olanı, yani "keyfi hareket" in tüm hedeflerinden arındırılmış olanıdır.Ve niyetlerin en safı, bütün keyfi amaçlar kaldırıldıktan ve uzaklaştırıldıktan sonra ulaşılan İslam dır." Alıntı
Son kelime yazarın müslüman olması nedeniyle İslam dır.Aynen aktarım için yazdım,dayatma olarak algılanmasın.Sonuçta sen hangi yolu seçersen seç, asıl amaç, niyetlerdeki bu keyfiyetten kaçınmak olmalı.
"Keşifler ve sonuçlar kesin değildir,bunlar daima deneme ve yanılmaya,daha ileri deney sürecine,ileri analize ve daha derin bir nüfuz kabiliyetine mahkumdurlar.Bütün bunlara rağmen ,araştırma mümkündür ve mantık,şüpheciliğe ve kötümserliğe düşmeden daha önceki bulgularını yeniden sorgulamaktan ve doğrulamaktan vazgeçmez.Bu nedenle ilahi iradenin bilinmesi mantık açısından mümkün,vahiy açısından kesindir.Bir defa idrak edildikten sonra , içeriğinin arzu edilir olması insan şuurunun bir konusudur." Alıntı
Alıntılar-İsmail R. Faruki-Tevhid-İnsan Yayınları (bir göz at istersen)
Nitekim beni dinden en çok soğutanlar kuranı okumaktan nevirleri dönmüş kişilerdir. Çünkü bunlar tam bir taassupkârdan başka bir şey değildir. Türkiye'nin %99 u müslüman ise, %80 i boş müslümandır. Eminim ki Kuranın mealini okuduktan sonra karşı çıktıkları ayetler olacaktır. Ama karşı çıktıklarını söyleyemiyorlar, dinden çıkmış oluyoruz çünkü. İslam kendini bu kadar kısıtlamış, Diyanet kendini bu kadar kısıtlamış, herkes benim de kendimi kısıtlamamı istemiş. Türkçe'sinin öğrenilmesini tepesinden tırnağına kimse yanaşmıyor. Ulucami'deki imamın neden bana bu şekilde cevap verdiğini anlıyorum..
Bunlar günümüze yakışan serzenişler değil sanırım.Bu gün zaten Kuran ı Türkçe ya da başka dilde okumanın önünde en azından Türkiye de bu tip engeller yok.Yeter ki sen insanlara bu fırsatı verme.
Şimdi anlıyorum Atatürk'ün ezanları Türkçe okutma isteğini. Kendimi koyun olma hissinden çıkarıp sorguladığım ve kabul etmediğim ayetleri inanıyorum ki kimse kabul etmez. Eğer Kuran değiştirilmemişse ve gerçekten tahribe uğramamışsa asıl İslam o zaman zarar görür. Benim inanmak istediğim Kuran'nın değiştirilmiş ve iktidar uğruna yıpratıldığıdır. Zira Kuran benim için artık mucize değildir.
Benim için Kuran ın tamamı, İncil ve Tevrat ın Tanrı sözü olduğu ifade edilen ve içinde kendimi bulabildiğim her ayeti de mucizedir açıkcası.
Allah a ve O nun sözleri olduğuna inanıyorum ve BU BENİM GERÇEĞİM.
Son kısmı neden büyük yazdığıma geleyim
Kesinlikle kabullen diye değil.
Kimin dediklerini dikkate alırsan al, sonuçta ulaştığın nokta senin kararın olmak zorundadır.
Benim veya bir başkasının gerçeğini kabullenmenin sana hiçbir faydası yoktur ve olmayacaktır.
Eğer mevzu sen isen,senin adına kimsenin hüküm vermesine fırsat vermemelisin bence.
Hepimiz yalnız doğar ve yalnız ölürüz.
Her ne kadar birlikte yaşadığımızı sansak da aslında hepimiz kendi hayatımızı yaşıyoruzdur.
"Düşünebilir misin doğduğun zamanı, sen ağlarken herkes sevinçle gülümsüyordur.Öyle bir hayat yaşa ki, öldüğünde herkes ağlarken sen sevinçle onlara bakıp, gülümse."
Ben Şahsen öldükten sonra da gülümseyebilmek isterim.
Sevgi ve Saygılar
evrensel-insan
16-01-2010, 03:52
Saygideger sadebiri;
Al-i İmran Suresi 14. ayette "Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan şehvet tutkusu insanlar için süslendirilip çekici kılındı (züyyine)." deniyor.
Birincisi, burda kadin resmen erkekten ayrilip; altin, gumus, at, hayvan ve ekin ile bir tutuluyor. Ustelik bir cinsi alet olarak gorunuyor, sehvet kelimesi sayesinde. Birde carpitma var. Insanlar icin diyor, kadini ayirdiktan sonra geriye ERKEK kalir, INSAN kalmaz. Bu ayet her yonuyle kadini asagilamaktadir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sadebiri
16-01-2010, 04:06
Ben sana birsey sormak istiyorum. Hic bildigin ya da hatirladigin, kadinin (annenin degil) lehine olan bir ayet var mi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
saygıdeğer evrensel insan
Ben sana birsey sormak istiyorum. Hic bildigin ya da hatirladigin, kadinin (annenin degil) lehine olan bir ayet var mi?
diye sormuşsunuz bende Al-i İmran suresi 14 ayeti verip belirtmişim.
burda kadın,at ve hayvan gibi canlı değil mi?cevap evet,bütün canlılığın kadınları(dişil) çekici değilmi sayın e i.aşağılama sözkonusu değil.hatta insanlara demesindeki gaye olan altın gümüş ekin gibi öğeler de çekici kılındı manası taşır.altın gümüş ekin gibi öğeler bütün insanlar için,kadın yada dişil olanlarsa bütün canlımahlukat için çekici kılındı deniyor.
saygılar.
evrensel-insan
16-01-2010, 04:13
Saygideger sadebiri;
Neden kadini erkekten ayiriyor ve diger seylerle ve canlilarla esdeger tutuyor, ki bu durum kadinin esya yerine kondugunun baska bir delilidir. Ayrica sehveti neden erkegin cinselligi olarak kadin uzerinde gosteriyor?
Bu ayette kadinin lehine ne var, baska seylerle ozdeslestirilmislikten baska?
Saygilarimla;
evrensel-insan
sadebiri
16-01-2010, 04:27
Saygideger sadebiri;
Neden kadini erkekten ayiriyor ve diger seylerle ve canlilarla esdeger tutuyor, ki bu durum kadinin esya yerine kondugunun baska bir delilidir. Ayrica sehveti neden erkegin cinselligi olarak kadin uzerinde gosteriyor?
Bu ayette kadinin lehine ne var, baska seylerle ozdeslestirilmislikten baska?
Saygilarimla;
evrensel-insan
saygıdeğer evrensel insan
son sorunuzlabaşlıyayım ;.Bu ayette kadinin lehine ne var, baska seylerle ozdeslestirilmislikten baska?ei
sadece çekicilik ve cazibe bir kadının lehine olabilecek çok önemli kavramlardır.
il sorularınzda ise ;Neden kadini erkekten ayiriyor ve diger seylerle ve canlilarla esdeger tutuyor, ki bu durum kadinin esya yerine kondugunun baska bir delilidir.ei
kadınla ilgili bir ayetten bahsederken şumu olmalıdır sizce kadını erkekten ayırmadan hepinize cazibe çekicilik verdik mi olmalıydı? eğer bu olsaydı işte o zaman inanmazdım inanın bana.çünki sanırım(kabalık ediyorsam affola) sizin düşünemediğiniz birşey var ayette .eğer kadını erkekten ayırmadan sizi cekici ve cazibeli kıldık deseydi ayet bu çelişkiyi görürdük hepberaber.çünki bilindiği üzere erkekde cazibe yoktur.fıtratına ve yapısına terstir.
umarım düşüncelerimi nacisane anlatabilmişimdir.
saygılar.
evrensel-insan
16-01-2010, 04:32
Saygideger sadebiri;
sadece çekicilik ve cazibe bir kadının lehine olabilecek çok önemli kavramlardır.
çünki bilindiği üzere erkekde cazibe yoktur-sadebiri-
Kim demis erkekte cekicilik ve cazibe olmadigini, neye gore? cariye olamayacagi icin mi? Ayrica, sen hic bir kadina sordunmu, "erkegin cekiciligi ve cazibesi var mi?" diye. Ustelik kadin ayni erkek gibi, bir insanoglu cinsidir. Neden madde ve hayvanla esdeger tutuluyor, nerde insanoglunun esitligi, bu resmen; erkek sovenizmi ve sex ayrimciligidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger sadebiri;
Neden kadini erkekten ayiriyor ve diger seylerle ve canlilarla esdeger tutuyor, ki bu durum kadinin esya yerine kondugunun baska bir delilidir. Ayrica sehveti neden erkegin cinselligi olarak kadin uzerinde gosteriyor?
Bu ayette kadinin lehine ne var, baska seylerle ozdeslestirilmislikten baska?
Saygilarimla;
evrensel-insan
kusura bakma araya giriyorum sayin e-i. sehvet demek cinsellik demek degildir, malesef bu konuda herkes cinselligi akla getirmekte. Ayette sadece kadin gecmiyor ogullar da geciyor, bu durumda sehveti cinsellik olarak algilamak olayi bambaska noktaya götürür..
Evet cinsellik sehvete dahil olabilir ama sehvet yalniz cinsellikten ibaret degildir.
sadebiri
16-01-2010, 04:43
Saygideger sadebiri;
sadece çekicilik ve cazibe bir kadının lehine olabilecek çok önemli kavramlardır.
çünki bilindiği üzere erkekde cazibe yoktur-sadebiri-
Kim demis erkekte cekicilik ve cazibe olmadigini, neye gore? cariye olamayacagi icin mi? Ayrica, sen hic bir kadina sordunmu, "erkegin cekiciligi ve cazibesi var mi?" diye. Ustelik kadin ayni erkek gibi, bir insanoglu cinsidir. Neden madde ve hayvanla esdeger tutuluyor, nerde insanoglunun esitligi, bu resmen; erkek sovenizmi ve sex ayrimciligidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
ben erkek olarak cazibeli olmayı istemem isteyemem.ama bir bayanın hakkıdır bunu istemesi ve olması. kadınların madde ile hayvan ile eş tutulması gibi bir durum yok ortada.eğerki bu ayetten insanoğlu eşitsizdir (kuran a göre)cümlesini çıkarabiliyorsanız,sizin fikrinizdir başka söze hacet kalmamıştır.
evrensel-insan
16-01-2010, 04:54
Saygideger sadebiri;
ben erkek olarak cazibeli olmayı istemem isteyemem-sadebiri-
Bu bir istem degil, cinselligin insanoglundaki kadinli erkekli dusunce ve davranisidir. Sen istesen de, istemesen de senin iraden disinda seni cekici ve cazibeli bulacak kadinlar vardir, olacaktir ve olmalidir. Aksi dusunce erkek sovenizmi ve cinsel ayrimciliktir.
Konumuz kuran'da kadinin esya yerine konmasi, kuranin tamamen erkeklere gore yazilmis olmasi ve birak erkek kadin esitligini kadina hic bir hak taninmamasi ve kadinin erkege peskes cekilmesidir. Bunun aksi bir ayet varsa, buyur goster.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sadebiri
16-01-2010, 05:21
saygıdeğer evrensen insan
cahiliye devrinde Hz peygamberin gözleri önünde arapların yapmış oldukları kadına uyguladıkları türlü cefaları sanırım herkez gibi bilmektesiniz.
Allah'ın kendisiyle kiminizi kiminize göre üstün kıldığı şeyi (malı) temenni etmeyin. Erkeklere kazandıklarından pay (olduğu gibi), kadınlara da kazandıklarından pay vardır. Allah'tan onun fazlını (ihsanını) isteyin. Gerçekten, Allah herşeyi bilendir. (Nisa Suresi, 32)
Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resulü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 71)
"Şüphesiz Biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık(kadına); onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye." (Kehf Suresi, 7)
"Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır." (Hucurat Suresi, 13)
buradada görüldüğü üzere Allah ırk yada soyca değil yani,kadın ve erkeğin hiçbir fark gözetilmeksizin (takva hariç) yarattım diyor.
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın..." (Bakara Suresi, 231)
kuran o zamanın şartlarında nuzuh olduğu için o zamanki adaletsizliklere karşı başkaldırışını apaçık sunmuştur.anneliği hariç tuttuğunuz için onunla ilgili ayetler koymadım buraya
ama annelikde kadınsal birşey olduğu için anneye verilen öneme değinmeden edemicem.
Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. "Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Bana'dır." (Lokman Suresi, 14)
saygılar
evrensel-insan
16-01-2010, 05:28
Saygideger sadebiri;
Daha once sana dedigim bir cumle gozden kacmis. Erkegin algisinda disinin iki yonu vardir, birincisi nesil uretim yonu, yani annelik; digeri cinsi obje yonu yani kadinlik. Iste erkegin her konudaki, ki kuranda'da bu boyledir. Cikmazi budur, anne olarak disiyi "yuceltirken, ya da anne adayi olarak; kadin olarak disiyi, bir cinsel obje olarak gorur.
Bu sadece o gun icin degil; gunumuzde bile gecerlidir. Kimse annesine soz soyletmez ama sokakta gordugu bir kadina veya kiza cinsel obje olarak bakar.
Aslinda erkegin ustunlugu, adem ve havva hikayesinde bile bellidir, erkek camurdan, havva ERKEGIN KABURGASINDAN cikar. Gordugun gibi kadinin kendi yaratilisi bile yoktur.
Bak benim profilimden ve actigim basliklardan "erkegin disilik cikmazi" yazisini bir oku, ne demek istedigimi algilayacaksin.
Bak insanOGLU, kizi degil.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sadebiri
16-01-2010, 05:37
sayın evrensel insan
bana bir soru sordunuz var mı ayet dediniz bende bir kaç ayet ekleyip yorumumu söyledim.erkeğin algısında dişinin iki yönü sözünden hareket eder isek o zaman bunu kuran dan sormamalısınız.yok kuran da kadına bakış açısını soruyorsanız cevabımı verdim.
Bak insanOGLU, kizi degil. e i (burayı tam anlıyamadım)
saygılar.
evrensel-insan
16-01-2010, 05:50
Saygideger sadebiri;
Anlayamayacak bir sey yok. Dogal dusunce erkeksel karaktere sahiptir. Kuran da da bunun aksi beklenemezdi. O yuzden insanOGLU dur ve insankizi diye bir terim yoktur. Soyle izah edeyim. Dogal dusunce yapilanisi ve isleyisi tektir ve sadece erkekseldir. Kadin sadece fiziksel olarak ayrilmistir. Disiye ait bir DISISEL dusunce sekli yoktur. Bu temelde de erkeksel disilik yazim var.
Iste insanoglunun yapilandirdigi ve sekillendirdigi isleme koydugu dogal dusuncenin evrensel sorunu, onun erkeksel karaktere sahip olmasidir. O yuzden, bir kadin bile; ayni erkeksel karakterde dusunur ve davranir. Feminizmin icerigine bak ne dedigimi anlarsin.
Dolayisiyle, Kuran'in da bundan farkli olmasi zaten beklenemez.
Kuran'in buradaki en buyuk celiskisi, evrensellik iddiasidir. 1400 yilda koprunun altindan cok sular gecmis, kadin toplumdaki yerini almis, bireysel hak ve ozgurluklerde erkekle esit olmus ve insan haklari beyannamesinde de yerini almistir. Bugun kadin, ayni erkek gibi kendi turu olan insanin bir cinsidir.
Ama; disi (kadin ve anne) hala erkeksel dogal dusunce ile dusunup davrandigindan yetistirdigi cocuklarda kendi cinsini "ezmektedir" yoksa, kadinin veya annenin yetistirdigi bir erkek evladin, hala kadinlara bu gozle bakmasi ve kadini cinsel obje olarak gormersi, baska nasil aciklanabilir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
16-01-2010, 05:55
Saygideger siparisci;
Denildiği gibi bunu yazanın ancak ve ancak bir erkek olabileceği yorumunu çıkardım.-siparisci-
Umarim bu yazismalar, kafandaki kadinin kurandaki(olmayan) yerini daha bir net ve acik algilamaya yardimci olur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sadebiri
16-01-2010, 05:59
Saygideger sadebiri;
Anlayamayacak bir sey yok. Dogal dusunce erkeksel karaktere sahiptir. Kuran da da bunun aksi beklenemezdi. O yuzden insanOGLU dur ve insankizi diye bir terim yoktur. Soyle izah edeyim. Dogal dusunce yapilanisi ve isleyisi tektir ve sadece erkekseldir. Kadin sadece fiziksel olarak ayrilmistir. Disiye ait bir DISISEL dusunce sekli yoktur. Bu temelde de erkeksel disilik yazim var.
Iste insanoglunun yapilandirdigi ve sekillendirdigi isleme koydugu dogal dusuncenin evrensel sorunu, onun erkeksel karaktere sahip olmasidir. O yuzden, bir kadin bile; ayni erkeksel karakterde dusunur ve davranir. Feminizmin icerigine bak ne dedigimi anlarsin.
Dolayisiyle, Kuran'in da bundan farkli olmasi zaten beklenemez.
Kuran'in buradaki en buyuk celiskisi, evrensellik iddiasidir. 1400 yilda koprunun altindan cok sular gecmis, kadin toplumdaki yerini almis, bireysel hak ve ozgurluklerde erkekle esit olmus ve insan haklari beyannamesinde de yerini almistir. Bugun kadin, ayni erkek gibi kendi turu olan insanin bir cinsidir.
Ama; disi (kadin ve anne) hala erkeksel dogal dusunce ile dusunup davrandigindan yetistirdigi cocuklarda kendi cinsini "ezmektedir" yoksa, kadinin veya annenin yetistirdigi bir erkek evladin, hala kadinlara bu gozle bakmasi ve kadini cinsel obje olarak gormersi, baska nasil aciklanabilir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
sayın evrensel insan
kuranda'' insanoğlu'' diye adlandırılan ayetlerin hepsinde muhatap olarak peygamber alınır.peygamberde erkek olduğuna göre insankızı lafzı yazılmamıştır.
dişiye ait olan dişisel bir düşünce yoktur.e i
Kuran peygambere inan bir vahiydir.doğal olarak erkek olan bir peygamberi muhatap alacaktır ki kuran içinde kadınlarla ilgili birçok hüküm ve ayet meuvcut.cahiliye döneminde kadınlara öngörülen hemen hemen bütün saçmalıkları kuran yasaklamış ve annelere olan saygının ütün kadınlara olması gerektiği vurgulanmıştır.
saygılar.
evrensel-insan
16-01-2010, 06:11
Saygideger sadebiri;
Benim aciklamalarim Kuran bunyesinde degil; neden Kuran'in da her rehber gibi erkeksel karaktere sahip oldugunu, dogal dusunce karakteri olarak izahti.
En azindan Adem Havva yaratilisi, tum ibrani dinlerinde aynidir. Neden tum peygamberler (240000 tane yanilmiyorsam, ) erkek? Hic dusundun mu? Bak sadece erkeksel degil; dogal dusunceyapisi, erk sel ve erk eksel. Erk erkekten gelir. (Anaerkil/ataerkil)
Sen bana Kuran'da disinin kadinligi lehine bir ayet gosteremezsin, olamaz cunku hele hele 1400 sene once, hem peygamberin uckuruna ve tum disilere kadin (cariye ve es) gozuyle bakmasina evliliklerine (yas onemli degil) ters duser.
Saygilarimla;
evrensel-insan
paslıçivi
16-01-2010, 10:11
sevgili siparişçi...
tohumu çatlatmışsın, hayırlı olsun.. diğer bir ifadeyle uzaya gitmeye hazırlanan mekiğin roketleri ateşlenmiş ve çeperden merkeze yolculuğa, derin uykudan uyanıklığa yolculuğun ilk adımı atılmış..
duygu düşünce karışımında yaşayan bir canlı türü olduğun için bu yolculuğun biraz sıkıntılı geçecektir, herkeste olduğu gibi.. ama altın ateşten geçmeden saflaşmıyor maalesef..
yaşadığın şey tamamen nörofizyolojik/kimyasal bir değişimin getirdiği bilinç değişiminden/yükselmesinden başka bir şey değildir.. çünkü henüz bu bahsettiğim nörofizyolojik donanımına hükmedebilen bir canlı değilsin, sadece onun çalışmasının kölesi olarak bir yolculuk yapacaksın..
senin kuranda okuyup uyandığını zannettiğin ayetleri bir çok müslüman da okuyor, bunlara koca koca bilimadamları ve ilahiyatçı profesörler de dahil.. ama onların varolan teizm düzeyi bilinçaçıklığı bu ağır zincirlerin altındaki hapsedilmiş bilinçleri bunalrı bir saçmalık olarak göremez, ego buna kesinlikle müsaade etmez.. o kişi kuranda ne kadar saçmalık olursa olsun, onu kabullenip yiyip yalamak zorundadır.. çünkü bilinci çok büyük bir esaret kölelik altındadır.. ve bu durum kesinlikle onun bir hatası/kusuru/suçu değildir.. varoluşun ona verdiği bilinç düzeyi ancak bu kadarına yetmektedir ve o birgün öleceğini bilen tek canlı türü olarak mutlu olabilmek ve yaşadığı toplum içinde vahşi bir canavar gibi davranmaması için bu öğretilerin köleliğinden kurtulmaması aslında bir bakıma iyidir..
bu bahsettiğim durum sadece islamiyet için geçerli değildir, dünyadaki tüm dinler insan bilincinin üzerine aynı ağır zincirleri vururlar ama üstlerini çiçeklerle örtüp süsledikleri için kişi çiçeklerle uğraşırken zincirlerin farkına varmaz ve her dogma dinin ölüm sonrası ağır yaptırımlarından çekinerek insanlaşmak zorunda kalırlar..
dogma dinler en düşük düzeyli bilinçli insanlar için bir zaruriyettir.. bu bilinç düzeyleri bir piramit gibidir insanlıkda.. piramitin tabanından zirveye doğru çıkıldıkça kişi sayısı azalır, bilinç yükselmeye başlar.. o yüzdendir ki bu dünyada en çok teizm düzeyi bilinç açıklığı ve hemen arkasından nonteizmin ateizm kademesi gelir..
sen islamiyet, kuran, allah için, ya varsa deyip korkan sadece islami coğrafyada doğmuş bir zihin köleliğinin basit bir kurbanısın sadece.. islami toplumda dünyaya gelmeseydin, sana başka bir dogma yükleyecelrdi ve sen yaşadığın bilinç yükselmesinde bu kez de o dogma içn aynı tedirginliği duyup islamı s.kine bile takmayacaktın.. hatta islamla kuranla muhammedle dalga bile geçecektin, çünkü sana ataların islamı batıl, yalancı bir peygamberin dini olarak yükleyeceklerdi...
bugün bir hristiyanın,musevinin, hindunun budistin zihninde sana kabuslar gösteren islamın zerre kadar önemi yoktur.. senin için hinduizm budizm hristiyanlık ne kadar önemliyse onlar içinde senin islamın o kadar önemli..
söylemeye çalıştığım şey şu... bu dünyada insanlar neye kime inanacağını kendi özgür iradeleriyle seçmiyorlar.. dünyaya geldikleri coğrafyanın ataları tarafından bir zihin bombardımanına tutulup bir rüyada yaşamasına neden oluyorlar.. bu bahsettiğim oran nerdeyse dünya insanlığının %99.9'unu kapsıyor.. o yüzdendir ki bu dünyada nereye gidersen git herkesin dini inancı hakikat diğerleri batıldır..:biggrin1::biggrin1:
farkındalık/aydınlanma/tam uyanıklık dediğim şey bu gariban insanoğlunun içleracısı halini gördükten sonra dünyayı titretecek kahkahayı basmaktan başka bir şey değildir..
sadebiri
16-01-2010, 14:22
Saygideger sadebiri;
Benim aciklamalarim Kuran bunyesinde degil; neden Kuran'in da her rehber gibi erkeksel karaktere sahip oldugunu, dogal dusunce karakteri olarak izahti.
En azindan Adem Havva yaratilisi, tum ibrani dinlerinde aynidir. Neden tum peygamberler (240000 tane yanilmiyorsam, ) erkek? Hic dusundun mu? Bak sadece erkeksel degil; dogal dusunceyapisi, erk sel ve erk eksel. Erk erkekten gelir. (Anaerkil/ataerkil)
Sen bana Kuran'da disinin kadinligi lehine bir ayet gosteremezsin, olamaz cunku hele hele 1400 sene once, hem peygamberin uckuruna ve tum disilere kadin (cariye ve es) gozuyle bakmasina evliliklerine (yas onemli degil) ters duser.
Saygilarimla;
evrensel-insan
sayın evrensel insan
kuran erkeğe indirildi.bu sonuçla erkekle muhatap olundu.illa neden kadınla muhatap olunmadı der iseniz burdada yanılırsınız.Hz. Meryen le Yaratıcı arasında kuranda geçen iletişim buna örnektir.
siz sordunuz bende size birkaç ayet ilettim.demekki varmış dişisel kavramlar.hatta onların haklarını koruyan kavramlar.cehalet dönemini sona erdiren kavramlar.yoksa yanılıyormuyum.şayet kuran indirilmese idi cehiliye almış başını gidiyo olucaktı.
saygılar.
evrensel-insan
16-01-2010, 20:22
Saygideger sadebiri;
Kuranin kimin tarafindan yazildigi veya kime yonelik oldugu degil konu; konu iceriginin erkeksel karakter tasimasi. Dolayisiyle erkekleri kadinlara nazaran on plana cikarmasi ustelik ayni insanoglu katagorisinde degilde; hayvan ve esya katagorisinde gormesi.
Yani kisacasi, kadinlari erkeklere bir hediye olarak degerlendirmesi (cennet hurileri gibi, ya da sayisiz cariye gibi).
Oyuzden konu kadin degil, ERKEGIN KADINI ORTAYA KOYUSUDUR. Bu da zaten mantik olarak; sovenizm ve cinsel ayrimciliktir. Kisaca ERKEGIN KADIN UZERINDEKI HER TURLU USTUNLUGUDUR. Sorun da budur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Balkocha
16-01-2010, 23:15
Kurandaki Meryem bahsinin kadina ne tarz bir onem verdigi iyi bir ornekleme.Zira bahsin neticesi Meryemin hamile kalmasiyla anlam kazaniyor.Tabii cok onemli.Sanirim erkege tum genis cennet imkanlarini sunan Tanri Meryemin de kocasiz hamile kalmasini saglayarak kadinin ne kadar onemli oldugunu gostermistir.Artik butun kadinlar Cebrail i beklemekteler.
Sayın Siparişçi, tüm karmaşa bu güzel vidoda çok güzel özetlenmiş.
Sana yardımcı olacağına eminim.)
http://www.youtube.com/watch?v=KdTdz-KryLs&feature=player_embedded
sadebiri
17-01-2010, 01:14
Kurandaki Meryem bahsinin kadina ne tarz bir onem verdigi iyi bir ornekleme.Zira bahsin neticesi Meryemin hamile kalmasiyla anlam kazaniyor.Tabii cok onemli.Sanirim erkege tum genis cennet imkanlarini sunan Tanri Meryemin de kocasiz hamile kalmasini saglayarak kadinin ne kadar onemli oldugunu gostermistir.Artik butun kadinlar Cebrail i beklemekteler.
sayın balkocha
sanırım benim meryem kıssasını neden anlattığımdan bihabersiniz.önce neden anlattığımı ve neden meryemle ilgili ayeti verdiğimi bilmelisiniz.bunun içinde sayın evrensel insanın sorusuna bakmanızı öneririm.Allah neden hep erkekle muhatap olmuştur neden kadınla olmamıştır anlamında bir soruya karşılıktı bu.
saygılar
Balkocha
17-01-2010, 11:15
Sayin Sadebiri,
Benim de vurguladigim bu zaten.Allah ibrani kokenli dinlerde kadini cinsel obje olarak goren anlayisla muhatap kabul etmis.Ta ki anne olana kadar.Meryemin kutsalligi bir anne olma statusu ile belirlenmis.Dinlere bagli kalmaksizin kadinin sosyal statusu beslenmeseydi,acaba sizin anladiginiz kadin (Kuranin ortaya koydugu) toplumun ne tarz bir elemani olacakti.Sanirim ben kendi sorumun cevabini yaninda kocasi olmadan araba kullanamayan Arab kadini orneginde,7 yasindayken (sirf sunnet oldugu icin) 50 yasindaki erkekle evlendirilen Yemen li cocuklar orneginde vb. alabiliyorum.Ustelik ana dilleri Arabca olan bircok ulkede sayisiz orneklemeler var.Bildigim kadariyla Hicaz arbcasini arabca bilen tum halklar rahatca anlayabiliyor;Turkce ye cevrilince ve-veya bir Turk arabca ogrenince daha mi farkli anlasiliyor.Kuranda kadin bir maldir.Cocuk sahibi oldugunda kidem bastigindan kutsallasir.Yani emektar yasli esekten farki yoktur.Gucu yerindeyken dayak yiyen yuke kosan esek,yaslaninca sahibiyle bag bahce gezer.Islam toplumlarinda da bu durum farkli degil.Kadina konulan tum kisitlamalarin ozu sahibinden(kocasindan) baskasinin dolleyebilme ihtimalini ortadan kaldirmaktir.Tum musluman erkekler sahip olduklari dol yataklarina olene kadar hakimken, Muhammed in kadinlarina O oldukten sonra bile dokunulamaz.
Islamiyet oncesine nazaran kadinin toplumdaki yerinin sayginligi anlaminda yuceldigi iddiasina nasil katilinabilir.Islamiyetten once bosanma hakkina,miras hakkina(islamiyetin getirdigi kurallardan daha iyice olarak) ganimetten pay alma hakkina gibi edinimleri olan kadin islamiyetle bunlari da kaybetmemismiydi.
Konuyu fazlaca dagittigimi dusunmeyin.
Allah neden hep erkekle muhatap olmuştur neden kadınla olmamıştır anlamında bir soruya karşılıktı bu ?
Allah bunca asgilanmisliga ve itilmislige layik gordugu kadini mi,yoksa kadini hediye ettigi ,cennetine odul olarak koydugu erkegi mi? muhatap alir.
Bir soru daha.Erkeklere huriler verilen cennette kadinlar icin ne var.?
"Bizleri yaradan Allah dilese bizleri birer robot olarak yaradamaz mıydı? Ya da 5 vakit değil de 10 vakit namaz kılmamızı emredemez miydi? Dileseydi hepsini yapabilirdi."
EnvyMe,
Hadislere inanır mısın?
Eğer inanıyorsan, Mirac olayını anlatan hadisleri bulup okumanı öneririm.
Neden mi?
Allah'ın, Muhammed ümmetine, yani sizlere, 50 (elli) vakit namazı farz kıldığını,
Musa'nın akıl vermesi üzerine, defalarca Allah'ın huzuruna çıkan Muhammed'in, bu sayıyı yalvara yakara beşe kadar indirdiğini öğreneceksin,
ve burada aklına şöyle bir soru takılacak;
"Allah, müslümanların günde 50 vakit namaz kılmaya güçlerinin ve zamanlarının yetmeyeceğini bilememiş mi de Musa Muhammed'e (dolayısıyla Alla'ha) akıl vermiş?"
Ya da, bu hadisin saçma olduğunu düşünecek ve inanmayacaksın.
Sonuç olarak, islamın önemli bir kaynağını (çünkü bu hadis sağlam -sahih- hadislerden sayılır) elinin tersiyle itmiş olacaksın.
O zaman da namazın 5 vakit mi 3 vakit mi olduğu sorusu takılacak aklına.
Kur'anda kesin bir rakam verilmiş değil.
Anlayacağın, yaslanabileceğin sağlam bir dayanaktan yoksun görünüyorsun.
Bu gidişle inancını terketmesen bile, bu sitede farklı bir islam inancına sahip olan birisinin çizgisine geleceğini sanıyorum.
Bu üyemiz kendisini "Hanif Müslüman" diye niteler.
Sayın asinar,
Sözüme, ister 50 ister 100 benim için farketmez diyerek başlayayım.
Siz sanıyorsunuz ki, kafalara takılan her soru bizi ateist yapacak...
Yok öyle birşey.
http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=3760
Buraya bir göz atın isterseniz.
Namaz konusuna gelince,
Sevgili Asinar,
İşte bu çok zor...Bu kardeşimiz Ateizmi tercih eder ama yinede Hanif olmaz:D
Sevgi ile...
UlulElbab kardeşimiz ile kendisini anlamak adına sorular sorduk, cevap vermedi. Bize benimle ilgili biryerlere mesaj yazma diyor, ama kendisi bize mesaj yazmaya devam ediyor.
Ben haftalar önce bunu söyledim, gün gelir oda korkularından kurtulur elbet...
Benim içimde Allah'tan başkasına duyulan korku yok. O korkuyu ise siz tarif edemem. Sizin yaşadığınız korku başka bir korku.
Ve unutmadan,
Sayın saroz yine üzüntülü bir şekilde kendisine yakışmayan bir video eklemiş. Sanki o video olmadan savunduğunu savunamayacakmış gibi bir his düşürmüş içimize, ya da biz söyleyemiyoruz, söyleyenlerin videosunu ekleyelim. Nasıl bilimsel olduğunu söyleyen ateistlersiniz sizi artık aklım almıyor.
UlulElbab
17-01-2010, 18:29
Muhammedi çok sevdiğini söyleyen ve "anam babam sana feda olsun naraları"atan bir kesim var ki...
Allaha ve Muhammede en büyük hakareti etmektedirler.
Güya hem Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez ama bir yandan
50 vakit emreder...
Muhammed Allahla pazarlığa tutuşur ama o kadar "Saftır" ki...
Bu "tüyo"yu yolda karşılaştığı Musa dan alır...
Musa Müslümanlara ve Peygamberlerine bir "kıyak" çekmektedir?
Ve sonra yarı yoldan dönen Muhammede ve Git-Geller tam bir komedi.
İnsanları Aptal yerine koymak,bir de üstüne halinize şükredin yoksa Elli vakit olacaktı demek...
En basit tabirle Ayıp.
Bu Rivayetler ve Hadisleri Kurandan daha üstün tutanlar Akıllarını kiraya vermiştir.
Bunlara inanmayanlar ya Ateist olacak yada Hanif.
Başka bir Alternatif bırakmamışlar AKLI Olanlar için.
Sevgiyle kalın...
sadebiri
17-01-2010, 19:08
Sayin Sadebiri,
Islamiyet oncesine nazaran kadinin toplumdaki yerinin sayginligi anlaminda yuceldigi iddiasina nasil katilinabilir.Islamiyetten once bosanma hakkina,miras hakkina(islamiyetin getirdigi kurallardan daha iyice olarak) ganimetten pay alma hakkina gibi edinimleri olan kadin islamiyetle bunlari da kaybetmemismiydi.
Konuyu fazlaca dagittigimi dusunmeyin.
Allah neden hep erkekle muhatap olmuştur neden kadınla olmamıştır anlamında bir soruya karşılıktı bu ?
Allah bunca asgilanmisliga ve itilmislige layik gordugu kadini mi,yoksa kadini hediye ettigi ,cennetine odul olarak koydugu erkegi mi? muhatap alir.
Bir soru daha.Erkeklere huriler verilen cennette kadinlar icin ne var.?
sayın balkocha
sanırım islamiyet öncesi kadına verilen önemle sonrasında verilen önem hakkında fazla bilgi birikinimiz yok.bu söyleminiz bunu desteklemekte.eğer araştırıp yazdıysanız sizin çıkardığınız sonuç der cevap vermem bir daha.ama yok araştırmadım uyduklarımla uyarlayıp yazıyorum diyorsanız,sorun cevap vereyim
çoğu insan gibi huriler hakındada yanılıyorsunuz.bu zaten çarpıtılmış bir kavram hurilerin dişil olduğunu savunanlar için küçük bir bilgilendirme iletisi sunuyorum ve altına linkini ekliyorum.dileyen önyargısız bakabilir.
Huriler(?)
Yukarıdaki ayetlerde “parlak iri gözlüler” olarak çevirdiğimiz sözcükler; “hur” ve “ıyn” sözcükleridir.
“Hur” sözcüğü; “parlak siyah göz” demek olup, akı çok ak, karası da çok kara (parlak, ferli) olan ceylan gözü, sığır gözü gibi gözler için kullanılır. Yapı itibarıyla cem’ (çoğul) olan bu sözcük, hem eril yapıdaki “haver” sözcüğünün, hem de dişil yapıdaki “havra” sözcüğünün çoğuludur. Yani, hem erkeklerin hem de kadınların gözlerini ifade eder.
“Iyn” sözcüğü ise, “büyük gözlüler” anlamında olup, bu sözcük de hem eril yapıdaki “a’yün” sözcüğünün, hem de dişil yapıdaki “ayna’” sözcüğünün çoğuludur. “Iyn” sözcüğü, Arapların iri gözlü kadınlar için kullandıkları “imreetün aynaün” ve iri gözlü erkekler için kullandıkları “racülün a’yünün” ifadelerinin her ikisini de anlam olarak tazammun eder.
Hem “hur” sözcüğüyle hem de “ıyn” sözcüğüyle ifade edilen gözler, Arapların çok beğendiği göz tipleridir ve hem kadının hem de erkeğin güzelliğini anlatmak için kullanılır.
“Hur” ve “ıyn” sözcükleri birlikte “Hurun ıynün” gibi kullanıldığında anlam; “iri parlak gözlüler” demek olur ki, bu özellik ayetlerde, cennette verilen eşleri nitelediğinden; “iri parlak gözlü eşler” anlamı kazanır. Bu sebeple, pek çok meal ve tefsirde geçen “iri parlak gözlü huriler” ifadesi yanlış bir çeviridir. Çünkü “parlak gözlüler” denince “hur” sözcüğünün lâfızdan yok edilmesi gerekmektedir. Bize göre “huri” sözcüğüyle ilgili bugünkü yanlış inanç da, sıfatların kişileştirildiği bu yanlış çeviriden kaynaklanmaktadır. Bu yanlış çevirinin dayandığı yanlış anlayış ise “hur” ve “ıyn” sözcüklerinin dişi olarak algılanmasıdır ki, eldeki bilgi ve belgelere göre bu algılama hatası ilk olarak Hasan Basrî ile başlamış ve arkadan da yüzlerce yalan ve tutarsız rivayetle desteklenmiştir.
http://www.kuranmuslumani.com/2007/11/04/huri-gilman-vildan-yada-carpitilan-ayetler/
saygılar.
Muhammedi çok sevdiğini söyleyen ve "anam babam sana feda olsun naraları"atan bir kesim var ki...
Allaha ve Muhammede en büyük hakareti etmektedirler.
Güya hem Allah kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemez ama bir yandan
50 vakit emreder...
Muhammed Allahla pazarlığa tutuşur ama o kadar "Saftır" ki...
Bu "tüyo"yu yolda karşılaştığı Musa dan alır...
Musa Müslümanlara ve Peygamberlerine bir "kıyak" çekmektedir?
Ve sonra yarı yoldan dönen Muhammede ve Git-Geller tam bir komedi.
İnsanları Aptal yerine koymak,bir de üstüne halinize şükredin yoksa Elli vakit olacaktı demek...
En basit tabirle Ayıp.
Bu Rivayetler ve Hadisleri Kurandan daha üstün tutanlar Akıllarını kiraya vermiştir.
Bunlara inanmayanlar ya Ateist olacak yada Hanif.
Başka bir Alternatif bırakmamışlar AKLI Olanlar için.
Sevgiyle kalın...
http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=3760
Okuyun UlulElbab,
Okumaktan kimseye zarar gelmez. Aklınıza güveniniz tam ise korkmayın okumaktan.
50 vakit mi emretmiş yoksa 50 vakite denk gelen 5 vakiti aktarmak için mi 50 vakiti başta emretmiş. Peygamberimiz, Allah ile pazarlık mı yapmış yoksa başka birşey açıklanması için mi bu olay vukuu bulmuş.
Ve unutmadan,
Benim için iki tür vardır. Allah'a inanan ve Allah'a inanmayan. Ben müslümanları hanifti, şafiydi, ehli sünnetti diye ayırmam.
Saygılar
Balkocha
17-01-2010, 23:20
[QUOTE=sadebiri;281539]sayın balkocha
sanırım islamiyet öncesi kadına verilen önemle sonrasında verilen önem hakkında fazla bilgi birikinimiz yok.bu söyleminiz bunu desteklemekte.eğer araştırıp yazdıysanız sizin çıkardığınız sonuç der cevap vermem bir daha.ama yok araştırmadım uyduklarımla uyarlayıp yazıyorum diyorsanız,sorun cevap vereyim
Bir kismini asagidaki kaynaktan alabilirsiniz.
Kaynak: Prof. Dr. Ilhan Arsel, Arap Milliyetciligi Ve Turkler, sf:301-304
Guvenmeye calisin ki: Bir ahlakcinin durustlugundeyim.Ilk okul dahil 17 yillik ogrenim hayatinda bir kez bile kopya cekmedim.Bu denli ciddiye aldigim bir konuda sadece duyumlarimla savurmami beklemeyin.Kimseye birsey kabul ettirmek degil , aksine bilmek istiyorum.
Sordugum sorulari yanitlamayi savsaklamayiniz lutfen.Madem huri disil degil,gilmanin cinsiyetine bakisinizi da merak ediyorum.Ama, benim ibraniceden yola cikarak degelendirmem: hurinin bakire olmasindan dolayi sizin yaptiginiz arab diline dayali sentezden dediginiz sonuc cikiyor.Dogru.Peki hurilerin el deymemisligi anlatilirken bakir mi yoksa bakire mi ifadesi var.
Saygilarimla
sadebiri
17-01-2010, 23:31
sanırım islamiyet öncesi kadına verilen önemle sonrasında verilen önem hakkında fazla bilgi birikinimiz yok.bu söyleminiz bunu desteklemekte.eğer araştırıp yazdıysanız sizin çıkardığınız sonuç der cevap vermem bir daha.ama yok araştırmadım uyduklarımla uyarlayıp yazıyorum diyorsanız,sorun cevap vereyim
sayın balkocha madem araştırıp bu durumu çıkardınız bu kadar kaynağı hatmettiniz;sizi tebrik eder bir daha cevap vermem.neticede herkesiz bildiği yol en iyisidir.
saygılar.
Balkocha
18-01-2010, 00:03
Sayin sadebiri
Asagida kaynaktan bir alinti var.Kaynaga ulasirsaniz geri kalanlari da bulursunuz.Ayrica tek bir kaynaga dayanarak dusunce bildirecek duzeyde olmadigimi zamanla sizde anlayacaksiniz.
XIII. yuzyil unlulerinden Abu'l-Fida (veya Ebulfida), cesitli yapitlarinda ve ozellikle al-Muhtasar fi tarih al-Basar adli kitabinda, Islam oncesi Arap geleneklerinin Islam dini tarafindan nasil dinsel kurallar haline getirildigini inceler. Verdigi ornekler arasinda: hac farizesini yerine getirmek, ihrama girmek, tavaf etmek, Mina vadisinde seytani taslamak, Safa ile Merve denilen tepeler arasinda kosmak, ve her bekleme noktasinda durmak, gibi gelenekler vardir ve butun bunlar Kuran'da yer almistir. (Ornegin Bakara suresinin 157. ayetinde: "...Suphesiz Safa ile Merve Allah'in nisanelerindendir. Kim Kabe'yi hacceder veya umre yaparsa, bu ikisini de tavaf etmesinde bir beis yoktur..." -2 Bakara 158- diye yazilidir).............
Ornegin Islam oncesi donemde Arap kadininin durumu, bosanma hukuku acisindan sanildigi ya da gosterilmege calisildigi kadar kotu degil bilakis daha iyi idi. Her ne kadar o donemde kocanin, sebepsiz olarak kadini kolaylikla bosamasi usulu kotu bir gelenek olarak one surulurse de kadin icin de kocasini bosama hakki vardi. O donemde Arap kadini evlenmek istedigi erkegi secebilir, ve diledigi zaman onu terkedebilirdi. Bu geleneginen guzel orneklerinden biri Hatice'nin muhammed'i begenerek onunla evlenme girisiminde bulunmus olmasidir.
Ote yandan ilk zamanlarda Muhammed'in karilari arasinda onu bosayanlar da olmamis degildir. (Ornegin Hutaym'in kizi Leyla "Aramizdaki akdi boz" diyerek Muhammed'den bosanmistir. Ayni sekilde Cabir'in kizi Gaziyye de "Seninle evlenmem hususunda benim fikrim sorulmadi, seninle evlenmekten Tanri'ya siginirim" diyerek onu bosamistir.) Iste kadina bu ozgurlugu cok goren Muhammed, yavas yavas bu gelenegi erkegin cikarlarin yatkin kilacak sekle sokmus ve bosanma hakkini ona tanimistir.
Kaynak: Prof. Dr. Ilhan Arsel, Arap Milliyetciligi Ve Turkler, sf:301-304
Saygilarimla
sadebiri
18-01-2010, 00:22
sayın balkocha
önce anlaşalım.bana soru sordunuz; Bir soru daha.Erkeklere huriler verilen cennette kadinlar icin ne var.?balkocha...
bu sorunuza yanıt verdim;
peşinden bir soru daha (öncesinde anlattığım kavramın doğruluk payına değindiniz) hurinin bakire olmasindan dolayi sizin yaptiginiz arab diline dayali sentezden dediginiz sonuc cikiyor.Dogru.Peki hurilerin el deymemisligi anlatilirken bakir mi yoksa bakire mi ifadesi var.balkocha...
bunada cevap vereyim hiçbir önemi yok.eğer ilk sorunuzda aldığınız cevap doğru ise bunun bir değeri yok.
ve demişsiniz ki;Ayrica tek bir kaynaga dayanarak dusunce bildirecek duzeyde olmadigimi zamanla sizde anlayacaksiniz.balkocha...
emin olabilirsiniz ki bunu içten samimi olarak sordum orada.yani eğer kendi öğretileriniz var ise ve çıkarımlarınız buna göre yaptıp değerlendirip karar mekanızmasından geçirip hayatınıza bunlarla yön verdiyseniz ne yapsam yararı olmayacağı kanaatindeyim.yoksa yanılıyormuyum?
saygılar.
Balkocha
19-01-2010, 20:28
Sayin sadebiri,
Sizin alintinizin vardigi sonuc :
Bize göre “huri” sözcüğüyle ilgili bugünkü yanlış inanç da, sıfatların kişileştirildiği bu yanlış çeviriden kaynaklanmaktadır. seklindeydi
Kadinlara ne vaadedildigi konusunda huri (eril disil ayrimi yok demissiniz.) sifatini kastediyorsaniz.Huri sifati bakire kisiligin onunde ifade edilmistir.Eger bakir ve bakire huriler diye bir tanimlama olsaydi hakli olabilirdiniz.O kelime(huri) incelemesi tamamen hedef sasirtmadir.Bu mu sizin izah ettim dediginiz.Siz kendi aklinizla bu celiskiyi ortaya koyabilecekken alinti yaptiginiz sirf inancinizdan oldugu icin israrla okumadan paste ediyorsunuz.Diyelim ki okudunuz.Bu kadar basit bir ayrintidan bir bilgi olusturamiyorsaniz dediginizi yapin ve beni muhatap almayin.
Saygilarimla
Balkocha
19-01-2010, 20:38
Ayetlerin gerisini okursaniz o arab dili sentezi yaparak aciklayamadiginiz konuyu siz de anlayabilirsiniz.
35. Gerçekten biz hûrileri apayrı biçimde yeni yarattık.
36. Onları, bâkireler kıldık. el-Vakia Diyanet cevirisi
Saygiyla...
sadebiri
19-01-2010, 22:23
sayın balkocha
birde şuyönden düşünün o zaman;Kuran eğer kadınlarada erkekler vereceğiz deseydi düşünceniz ne olurdu?bir erkek karısını herşeyden kıskanırken ahlaki bir bozukluk olacağını hemen anlardır değil mi?o bakımdan Kuran bakir telaffuzunu kullanmayıp dişil ve erl olmayan tabirini kullanmıştır.eğer kullansaydı eminimki ozamanda ''nasıl benim eşime erkekler veriyor tanrı''diye sorardınız ve bende size hak verirdim.
sanırım bu konu hakkındaki düşüncelerimi anlatabilmişimdir.bir konuyu ele alacaksak her açıdan almamız gerek.işimize gelmeyen açıdan alacak olursak ne anlayabiliriz nede anlatabiliriz.
saygılar.
sayın balkocha
...................ozamanda ''nasıl benim eşime erkekler veriyor tanrı''diye sorardınız ve bende size hak verirdim......................r.
sevgili sade...
neden kadınlar "nasıl benim eşime/kocama bakire kızlar veriyor tanrı" diye sormuyorlar mı şimdi???.......... ve de siz onlara hak vermiyor musunuz???
sadebiri
19-01-2010, 22:50
sevgili sade...
neden kadınlar "nasıl benim eşime/kocama bakire kızlar veriyor tanrı" diye sormuyorlar mı şimdi???.......... ve de siz onlara hak vermiyor musunuz???
sayın uyar.
ben bunun tam tersi olduğunu savunuyorum.''mesela yani dedim''
(örnekleme).zira hurilerin dişilmi erilmi olduğu net değil...
Balkocha
20-01-2010, 11:33
Sayin sadebiri,
Ortada belli olmayan bir durum yok.Ayet gayet acik bir sekilde hurinin disi oldugunu acikliyor.BAKIRE diyor.Bakir demiyor.bu konuyu ayni surenin onceki ayetlerini sadece dil yonunden carpitarak aciklamaya calisan (alinti yaptiginiz sayin Yilmaz"in genel yontemi boyle galiba.) sizi bu konuda yanlisa surukluyor.Zira arabca yonunden inceleme yaparken ayni surenin 24. ayetine kadar olan bolumu dikkate alinmis.Benim size asagida yineledigim yine ayni ayetin 35-36. ayetleri.Bakire nin disiliginden suphe etmek gibi bir luksunuz olamaz.Eger suphe etmek bu kadar kolaysa inanclarinizi saglamlastirmaniz acisindan butunlugu ele almanizi oneririm.
Saygilarimla
35. Gerçekten biz hûrileri apayrı biçimde yeni yarattık.
36. Onları, bâkireler kıldık. el-Vakia Diyanet cevirisi
EnvyMe,
Verdiğin linki okudum.
Mehmed Paksu'nun yanıtı seni çok etkilemiş anlaşılan.
Bana sorarsan, fıkra gibi.
Laf kalabalığından başka birşey değil.
Sen ve senin gibileri kandırabilir bu adam.
Ama ben sadece gülerim.
"Allah böyle bir olayı yaşatarak 5 vakit namazın 50 vakit sevabına denk geldiğini açık bir şeklide göstermiş oluyor. Böylece bir müslüman 5 vakti kılınca 50 vakit sevabını almış oluyor."
Ne demek bu?
Allahınız bonus mu dağıtıyor?
Bir patron işçisine, "Benim sana verdiğim her beş lira, elli lira değerindedir." dese, o işçi patronuna ne der?
"Dalga mı geçiyorsun, patron?"
Böyle abuk sabuk "açıklama"ları nasıl kabullenebildiğinize şaşıyorum.
"Cenab-ı Hakkın ümmet-i Muhammed’e elli vakit namazı farz kılmış olduğu Levh-i Mahfuz’da mevcuttu."
Bunu kim söylemiş? Muhammed mi?
Allah Muhammed'e Levh-i Mahfuz'u gösterip okutmuş mu?
"- Dua ve niyaz eden kulun; istediğini alana kadar, kulluğa yakışır şekilde, Allah'tan ihtiyacını en güzel biçimde "isteme" ve "ısrarla isteme" örneği gibi latif, nezih, pak, mukaddes, mualla, müberra, (teslime, mebrure, pakize, habibe: bunlar da benden olsun)temiz, yüce ve yüksek örnekler ilk bakışta gözümüzden kaçmaz."
Adam resmen inanırlarla dalga geçiyor.
"Namaz gibi dinin direği sayılan bir ibadetin teşriinde, böyle nezih tavır ve örnek davranışların yaşandığı bir manevi hatıra bize ancak hayret, muhabbet, heybet ve heyecan verir; ancak tüylerimizi diken diken eder!"
Bu din bezirganlarının, kendilerine sorulan sorulara verdikleri bu şarlatanca "açıklamalar" tüylerimi diken diken etmez, olsa olsa gülmekten altıma kaçırma tehlikesi oluşturur.
O kadar uyan borusu :horn: çalıyoruz burada, tık yok sizde.
Din bezirganların ninnileri daha tatlı geliyor herhalde.
Arkadaşım; neye inanırsan inan bu senin inancın olacaktır, korkularından arındığın zaman özgürsün, korkulardan kurtulduğun zaman daha rahat sorgularsın her şeyi, korku değilmidir bizleri herşeye kul köle eden?
Zaten sorgulamak demek, farkına varmaya başlamak demektir, bilgi sahibi olmaya başlamak demektir, sahip olduğun fikirlerin bazılarının kumdan kaleler gibi çöktüğünü görmek demektir, sorgulamak korkuyu alt etmenin başlangıcıdır, sorgulamak kendini bulmaktır...
Çıktığın yolda sana başarılar dilerim, sonuçta bulacağın şey senin gerçeğin olacaktır sadece...
çok doğru söylüyorsunuz katılıyorum.
EnvyMe,
Verdiğin linki okudum.
Mehmed Paksu'nun yanıtı seni çok etkilemiş anlaşılan.
Bana sorarsan, fıkra gibi.
Laf kalabalığından başka birşey değil.
Sen ve senin gibileri kandırabilir bu adam.
Ama ben sadece gülerim.
"Allah böyle bir olayı yaşatarak 5 vakit namazın 50 vakit sevabına denk geldiğini açık bir şeklide göstermiş oluyor. Böylece bir müslüman 5 vakti kılınca 50 vakit sevabını almış oluyor."
Ne demek bu?
Allahınız bonus mu dağıtıyor?
Bir patron işçisine, "Benim sana verdiğim her beş lira, elli lira değerindedir." dese, o işçi patronuna ne der?
"Dalga mı geçiyorsun, patron?"
Böyle abuk sabuk "açıklama"ları nasıl kabullenebildiğinize şaşıyorum.
Sayın asinar,
Burada siz daha iyi bilirsiniz konu başlıklarını. Allah neden acımasız diye, sırf inanmıyorum diye neden ebedi cehennemine atıyor diye vs. vs. daha saymama gerek yok sanırım.
Şimdi de diyorsunuz ki Allah bonus mu dağıtıyor.
Anlamakta zorlanıyoruz bazen.
Patron işçi diye örneklendirdiyseniz o zaman aynı örnekten biz yola çıkalım ve bakalım.
Bir patron işçisine, "Ben burada çalışırım ama sana çalışmam, senin söylediklerini yapmam ve seni patron olarak tanımam." dese, o patron işçisine ne der?
Siz, Allah'a inanmayıp ona iman etmediğiniz halde, Allah size hala yaşama fırsatı vermiş mi? ( Daha uzun ve hayırlı ömür versin söz meclisten dışarı )
Bu imkanı size tanımış ve tanımaya devam etmiyor mu?
Saygılar
güneşinzaptıyakın
23-01-2010, 00:00
...........................
Siz, Allah'a inanmayıp ona iman etmediğiniz halde, Allah size hala yaşama fırsatı vermiş mi? ( Daha uzun ve hayırlı ömür versin söz meclisten dışarı )
Bu imkanı size tanımış ve tanımaya devam etmiyor mu?
EnvyMe: bu hususu ispatlayabilirmisin?
Sevgili Siparişçi
Yazılarını takip eden birisiyim, İslamı savunduğun yazılarını görmüştüm.
Öncelik Hz. Muhammed'in cinsel hayatına yada Adıyaman'da olup biten kargaşaya bakarak islamdan vazgeçme gibi bir ikilemde kaldığına şaşmaktayım.
O dönemde peygambere helal kılınan insanlardan bahseden bir ayet vardır.
Günümüzde olup biten cinselliği düşünürsek o ayet gayet doğal ve doğrudur. Zaten ayette bunların hepsi senin hepsini istediğin gibi kullanabilirsin demiyor.
Günümüzde özgürlük adı altında gayri meşru ilişkilerden doğan çocuklar sokaklara atılmakta hemde bu kış günlerinde. Ayette ise helal ve haram ayrılıyor.
Öte yandan zengin kesimde evlilik dışı ilişkilerde çocuklar doğuyor , bir süre sonra bilmem ne uyuşmuyor , başka aşk oluyor filan çoçuğu ana baba değil bakıcılar yetiştiriyor ve çocuk büyüyünce iyi bir karaktere sahip olmuyor, çoğunluk böyle.
Yada yine günümüzde kızlar manken olmak için, erkeklerde bu mankenleri ayarlamak için binbirdereden su getiriyor, kimi para karşılığı beraber oluyor kimi şöhret olmak için.
Sonra ilerleyen safhalarda ne aile oluyor ne sevgi ne saygı, sonrasında gelen intaharlar, bağımlılıklar,depresyonlar,paranoya, obezite vs.
Senin önündede içinde bulunduğun 70 milyonluk bir ülke ve insanları var.
Şu anda İslamın kazandırmış olduğu bu toprak ve rahat yaşam avucunun içinde, Sende bu nimetlerden istediğin gibi istifade edebilirsin. Kadınını istediğin gibi seçebilirsin. 10 kadına bakacak kapasiten ve karakterin varsa buyur yap.
Hz. Muhammed dilediği kadar kadın almışmıdır yoksa sadece alabileceği kadınlardanmı bahsedilmektedir ayette.
Zaten ben bir inanır olarak peygamberin yada peygamberlerin cinselliklerine bakmam.
Hz. İsada yanlızdı hiç zevcesi olmadı. Allah tüm varlığı yaratıyor ise ve bunu elçisi için yapıyorsa , elçisine 20 kadını özel olarak neden yaratmasın.
Bizim için önemli olan Allah'ın bitmeyen sınırsız rahmeti ve nimetidir. Hz Muhammed'den bu yana milyarlarca kadın gelip geçmiştir. Bizi etkileyen tarafı ne.
Adıyamanda olup bitenlerde yine toplumun gelişmemesinden , eğitimsizlikten kaynaklanan şeylerdir.Zaten bir müslümanın başka bir insana ayrıcalıklı davranması abestir.
Yok peygamber soyundan geliyomuş mübarekmiş, cennetlikmiş bunlar safsatadır.
Nitekim peygamber karısı olan Nuh ve Lut peygamberin eşleri Allah'a iman etmemiştir, keza Nuh'un oğlu, Hz. Muhammed'in amcası Ebu Talip, Bunun için bir kimsenin mübarek ve cennetlik olduğunu Allah'tan başka bilen yoktur. Bize onun ipine tutunmak düşer.
Bu yüzden orada olup biten olayları şeyhe bağlamak yerine, oradaki insanların cahilliğine ve eğitimsizliğine bağlamak doğru olandır ve bizlere düşen görev bu insanları ibadet için o tür insanlara değil kalplerine yöneltmektir.
Bu senin seçimin, kolay yada zor.
O dönemde peygambere helal kılınan insanlardan bahseden bir ayet vardır
Dusunus farkimizi anladiginizi zannediyordum bunca iletiler sonrasi. Siz buna allah muhammede ozel musade etmis diye kabullenirken, bizler kainati yaratanin bu derecede basitlesemiyecegini dusunur, sorgulariz. Neticcede sizin icin kanit olan ayetler, bizim icin tanri sozu olamiyacaginin delilidir. Ummarim farkimizi fark edersiniz bu cumlelerimle.
Bait dediğiniz insanlar neler yapıyor , bunca şeyi yapan bir insan yaratan Allah neden elçisiyle ilgilenmesin, onun için neden 20 tane kadın yaratamasın, kimi ilgilendirebilir, bu yönde ne gibi şikayatler gelmiştir islam alimlerinden.
İmparator ve padişah haremlerini hiç düşündünmü, neden evlilik dışı o kadar kadınla yaşama cesareti gösteriyolar.
Allah bir sivrisineği örnek göstermekten çekinmez.
Teori fikirlerinizi burda tartışmayalım, Siparişcinin düşüncelerine değinmek istedim. Konu dağılmasın.
Bait dediğiniz insanlar neler yapıyor , bunca şeyi yapan bir insan yaratan Allah neden elçisiyle ilgilenmesin, onun için neden 20 tane kadın yaratamasın, kimi ilgilendirebilir, bu yönde ne gibi şikayatler gelmiştir islam alimlerinden.
İmparator ve padişah haremlerini hiç düşündünmü, neden evlilik dışı o kadar kadınla yaşama cesareti gösteriyolar.
Allah bir sivrisineği örnek göstermekten çekinmez.
Teori fikirlerinizi burda tartışmayalım, Siparişcinin düşüncelerine değinmek istedim. Konu dağılmasın.
Bak kardesim, senin fikrin bile yok, konustugun sana zorla yutturulan teoriler, gercekle uzaktan yakindan ilgisi olmayan sadece iman edebilecegin seyler.. dusunebilen mantigi olana, evreni 6 gunde kusursuz, tikir tikir isleyen bir sekilde kuran iradenin, muhammedin sex hayatini dusunmesi hic de nomal gelmez; Inandigin isaya tek bir kadin bile vermeyen yuzlercesini hangi mantikla vermis diyebilirsin? allah insanlar dogru yola girsin diye kitaplar yollamis ise, sorgulaman gereken, neden bir tane degil de uc tane olmalidir. Onceden herseyi bildigi one surulen buyuk planci, tevrati incili insanlarin tahrif edecegini bilmesi ve bastan tahrif edemiyecekleri bir kitap yollamasi gerekmez miydi?
Sinav diyeceksin de, kurani bastan indirse hic degilse kargasaya kavgaya sebep vermezdi. Yoksa seytan mi tum bu kitaplari bize yutturanlar:D
Zaten daima aynı öğretiler gelmiş ve insanlar tarfından bozulmuş.
İnsanları test eden Allah, insanlar kitapları koruyamıyınca kendisi korumuş, insanlığa ışık yapmıştır.
Allah için önemli olan insanın kendini bu dershanede eğitmesidir.
Koskoca evreni yaratan Allah neden Muhammed'in cisel kimliğiyle uğraşmasın, Sonuç olarak kainat O'nun için yaratılmadımı.
Ne diyor bunlar sadece sana helaldir, Allah o kadınları Hz Muhammed için yaratmıştır.
Hz. İsa'da yanlız yaşayan bir insana örnek olmuştur.
güneşinzaptıyakın
24-01-2010, 05:00
.............................
Koskoca evreni yaratan Allah neden Muhammed'in cisel kimliğiyle uğraşmasın, Sonuç olarak kainat O'nun için yaratılmadımı.
............................... Tebrik ederim mongus, işte bu İslam'ın en kısa özeti ve Kur'anın açıklamasıdır, bende kısaca bir tarif yapmak isteseydim bu şekilde olurdu herhalde. Durum ortada; madem her şeyi Muhammedin yüzü suyu hürmetine yarattı bu tanrı, neden onun bir dediğini iki etsin ki? gerçi çok sayıda kadın istemesi ve sınır tanımaması biraz milleti rahatsız ediyor ama olsun, İsa gibi sonsuza kadar abazan kalmaktan iyidir herhalde, oppss yoksa Muhammed böyle bir korkuyamı kapıldı yoksa? böyle değil elbet biliyoruz, yoksa evlatlığının karısı ile neden evelenmek istesinki?
Levent114
24-01-2010, 05:08
onun için neden 20 tane kadın yaratamasın,
Nasil olsa alt tarafi kadin degilmi ?
Sonuç olarak kainat O'nun için yaratılmadımı.
Mujdeler olsun, dusunmenize gerek kalmadi, kainatin sirri cozuldu!!!!! Vah mongus vah, demek bir muhurlendi mi, cilingir bile para etmiyor bazi beyinlere:(
Kainatın Muhammed için yaratıldığı GERÇEKTEN islam düşüncesi mi?
Yoksa zayıf hadislerden ya da bir kaç alimin(!) sözlerinden mi böyle deniliyor?
Ben de şaşırdım şimdi:(
Ne Olduğumu Artık Bende Bilmiyorum
Bi felsefe hocam vardı, kendisine agnostik olup olmadığını sorduğumda bana şöyle dedi ; "Yavrum kaç yaşına geldim , daha ben de bilmiyorum ne olduğumu". :) :) aklıma geldi birden .
Naumoski
16-02-2010, 08:55
Sevgili Siparişçi
Şu anda İslamın kazandırmış olduğu bu toprak ve rahat yaşam avucunun içinde, Sende bu nimetlerden istediğin gibi istifade edebilirsin. Kadınını istediğin gibi seçebilirsin. 10 kadına bakacak kapasiten ve karakterin varsa buyur yap.
Hz. Muhammed dilediği kadar kadın almışmıdır yoksa sadece alabileceği kadınlardanmı bahsedilmektedir ayette.
.
bu forumda okudugum ilk baslik(konu) ve okuduklarimdan cok etkilendim ve sasirdim. dayanamadim ve bir ekleme yapma ihtiyaci duydum. yukaridaki mongus arkadasin yazdiklari cok ilginc. yani kadinin degeri para ile olculuyor. paran varsa kur haremi, ortada ters bir sey yok, inanilir gibi degil. ayrica madem kuran butun insanlik alemi icin gonderildi, neden peygamberin uckuru ile ilgili, kac kadinla beraber oldugunu yaziyor. yani bu kimin neyine yarayacak. onun yerine o satirlari daha faydali ve ise yarar bazi bilgiler olsaydi, insanlik icin daha iyi olmazmiydi?
Yanılmışsın naumoski, ben kadının parayla ölçülmesini savunmadım ve öyle birşey yazmadım. Geçmişten bu güne gelinen yolculuğun içinde bulunan şeylere dayanarak yorum yaptım. Eğer cesareti ve kapasitesi yeterli olan haremini kurarsa parasıyla yapsın dedim.. Bunun zor olduğunu anlatmak istedim.
............... Eğer cesareti ve kapasitesi yeterli olan haremini kurarsa parasıyla yapsın dedim.. ..............
mongus neden bu zor olsun....
2 lokma az yersin 2 kadını daha alırsın haremine.. bunun neresi zor ki??
cesarette ne var... ben aldım kadını dersin ?? kapasitesinden hangi erkekğin şüphesi var ki??
senin mesela kapasiten yok mu?? cesaretin yok mu?? :)
pendent god
10-02-2011, 23:39
Sevgili siparişci --bencede kararını hiç bir kimsenin etkisi altında kalmadan tamamen kendi aklın ve mantığın la vermelisin..mantık dedimya işte herşey orada biter son sözü mantık söylemeli o ne diyorsa o yönde ilerle..saygılar.
KozmikSakaci
02-03-2011, 01:08
Dostum siparişçi,
Ben şuan 20 yasındayım.17 yasında ateistliği tercih ettim.birazdan bende kendi hikayemi anlatacağım.sana şunu söylemek istiyorum.yasadıklarını bende yasadım.ilk zamanlar camiye gidip secdeye kapanıp az mı ağladım allahım beni cehenneme atma bu saçma fikirlerden beni kurtar kafir olmak istemiyorum diye.ama inan sorguladıkça doğruyu bulacaksın.
VeİnsanAldandı
10-05-2011, 18:22
Naumoski öncelikle sana şunu söylemek istiyorum sen tam bir şerefsizsin.Bu söyledeiklerini düşündüğünü bilmek bile insanı çıldırtıyorç.Birincisi birşey konuşurken ya tamamen arka ayakları hiç boş kalmaya cak sandalyelerle konuş ki düşmesin.Yada delil ve kaynak getir.Sen Allah'ın peygamberine hakaret edemezsin.O had sende yoktur. Bu 'SİTE'DE BULUNAN 'BİLGİLERİNİ PAYLAŞAN' HERKESE ÖNCE ŞUNU SÖYLÜYORUM.
Yazsınlar Youtube'ye '''''''the arrivals (gelenler) 1/51''''''' yazıp 1 den 50 ye kadar bölüm numası var dizi halinde 10'ar dakikalık bölümler onların en azından bu iman konusunda husuları bulunanlar özellikler 25-30'dan yani yarısından sonrası mutlaka 'en az ' 5 bölüm olmak üzre izlesinler.Zaten belirttiğim şekilde yazanlar Türkçe altyazılı olan şekilde izleyeceklerdir.Çünkü zaten yapanlar Türk değil fakat Mümin.
Sonra İslâm'da şu kadar kadın alın diye birşey yoktur söz konusu bile olamaz.Eskiden Arap yarımadasında bazı erkekler çok fazla kadınla 'sınırsız olabilecek sayıda' evlenebiliyorlardı (İSLAM'dan ÖNCE) .İslam bu sınırsız olan evlenme hakkını 4'e indirmiştir ki bu da çok çok zor olan şartlar dahilinde.Asla 4 kadın ile evlenin dememiştir. Kur'an'ı okurken (okuduğunuz, Kur'an'ı okudğunuz ve aslından okuduğunuz bile muammada zaten) kendi düşüncelerinize göre değil olduğu gibi okuyun.Anlamadığınız yerlere sapıkça ve hayasızca yobazca fikirler yerleştirmeyin. Ünlü İslam alimlerinin tefsirlerine bakın.Kur'an'da asla çelişki bulunmaz,bulunamaz.Çünkü onun sanatkârı 'Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.' Sizi yaratan rabbinie bunları yapmanızı düşünün. Şüphesiz ki sizin Allâh'a inanıp inanmamanız yada onun hakkındaki düşünceleriniz eylemleriniz vs. aklınıza gelebeilecek herşey onu ne yerer ne de yüceltir. Çünkü o zaten Yüce olandır.Siz onu etkileyemezsiniz. Allah samed'dir. O hiçbir şeye muhtaş değildir fakat herşey ona muhtaçdır.O tüm eksik ,noksan sıfatlardan ve isimlerden münezzehtir temizdir,uzaktır. Fakat En güzel isimler onundur. Bunu o yobazlaşmış kör olmuş kalplerinize ve ve penceresine at gözlükleri takmış olduğunuz o vücudunuzun düşünemeyen beynine yerleştirin.
bakkalmahmud
10-05-2011, 19:19
Naumoski öncelikle sana şunu söylemek istiyorum sen tam bir şerefsizsin.Bu söyledeiklerini düşündüğünü bilmek bile insanı çıldırtıyorç.Birincisi birşey konuşurken ya tamamen arka ayakları hiç boş kalmaya cak sandalyelerle konuş ki düşmesin.Yada delil ve kaynak getir.Sen Allah'ın peygamberine hakaret edemezsin.O had sende yoktur. Bu 'SİTE'DE BULUNAN 'BİLGİLERİNİ PAYLAŞAN' HERKESE ÖNCE ŞUNU SÖYLÜYORUM.
Yazsınlar Youtube'ye '''''''the arrivals (gelenler) 1/51''''''' yazıp 1 den 50 ye kadar bölüm numası var dizi halinde 10'ar dakikalık bölümler onların en azından bu iman konusunda husuları bulunanlar özellikler 25-30'dan yani yarısından sonrası mutlaka 'en az ' 5 bölüm olmak üzre izlesinler.Zaten belirttiğim şekilde yazanlar Türkçe altyazılı olan şekilde izleyeceklerdir.Çünkü zaten yapanlar Türk değil fakat Mümin.
Sonra İslâm'da şu kadar kadın alın diye birşey yoktur söz konusu bile olamaz.Eskiden Arap yarımadasında bazı erkekler çok fazla kadınla 'sınırsız olabilecek sayıda' evlenebiliyorlardı (İSLAM'dan ÖNCE) .İslam bu sınırsız olan evlenme hakkını 4'e indirmiştir ki bu da çok çok zor olan şartlar dahilinde.Asla 4 kadın ile evlenin dememiştir. Kur'an'ı okurken (okuduğunuz, Kur'an'ı okudğunuz ve aslından okuduğunuz bile muammada zaten) kendi düşüncelerinize göre değil olduğu gibi okuyun.Anlamadığınız yerlere sapıkça ve hayasızca yobazca fikirler yerleştirmeyin. Ünlü İslam alimlerinin tefsirlerine bakın.Kur'an'da asla çelişki bulunmaz,bulunamaz.Çünkü onun sanatkârı 'Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.' Sizi yaratan rabbinie bunları yapmanızı düşünün. Şüphesiz ki sizin Allâh'a inanıp inanmamanız yada onun hakkındaki düşünceleriniz eylemleriniz vs. aklınıza gelebeilecek herşey onu ne yerer ne de yüceltir. Çünkü o zaten Yüce olandır.Siz onu etkileyemezsiniz. Allah samed'dir. O hiçbir şeye muhtaş değildir fakat herşey ona muhtaçdır.O tüm eksik ,noksan sıfatlardan ve isimlerden münezzehtir temizdir,uzaktır. Fakat En güzel isimler onundur. Bunu o yobazlaşmış kör olmuş kalplerinize ve ve penceresine at gözlükleri takmış olduğunuz o vücudunuzun düşünemeyen beynine yerleştirin.
Sayin veinsanaldand,islamda kadin konusu aslinda benimde kafama takiliyor,özünde kim kimle nasil yasiyor kimin kac karisi var beni zerre kadar ilgilendirmiyor besontane metresi olan siradan insanlarda var ama din konusundaki farkli,ana yasa hazirliyorsun,dört den fazla olmaz diye ama anayasayi ilk kendin deliyorsun hadi hz muhammede yukardan izin var diyelim kabül hz ali esi öldükden sonra 13 kadin aliyor hadi onada es gecelim daha dün televizyonda bin ladinin babasinin 11 karisi oldugu söylendi seyhlerin de sihlarinda 4 den fazla var,bu kurana aykiriysa bunlar kurana neden bilincli aykiri davraniyorlar?ben bir kitaba inansam onun emirlerini harfi harfine uyarim,hele kendim yazarsam dahada dikkat ederim,,bizde bir laf var,imam osurursa cemaat sicar diye.
"ictenlik"
07-02-2019, 22:05
Konuya google dan başka bir şeyi ararken rastladım ve büyük bir bölümünü büyük keyifle okudum.
Hem geçmişi yadetme oldu, hem de eski içtenlik ve dürüstlük ve kaynaşım biçimini, eski forum kültürünü görüp hatırlamış olduk.
. Bir yıkıma uğramak gibi bir şey hissettim sonra yeniden.
Saldırgan bir çatışmacılığın sonra bu kültüre aşılanıp eklemlenmesi, trollük olgusunun gelişimi ve kimi konularınsa sanki konuşulmaz hale getirilmesi gibi baskılar
Karanlık geceler gibi şeyler ve baskı koridorları...
Biz gerçekten ayrıştırılıp kutuplaştırılmışız ve çatıştırılmışız
"ictenlik"
08-02-2019, 20:32
Eline bir çubuk alıp çevredeki metal gibi bir şeye vurmak ve dikkat çekmek,
Herkesi herşeyi bir an susturmak, herkesin dikkatini toplamak gibi bir an....
Buz gibi bir ses/sessizlik ,hava..
The Mist finali gibi bir hava ve bir an sessizlik..
Durgu...
Senfonia.
Sonra geçip meydana avazı çıktığı kadar duygularını, hissettiklerini ve gördüklerini aktarmak/haykırmak ve bağırmak gibi bir an
Ama bunu delirmeden ve delirmeden önce yapmak/yapmış olmak...
Akılsızlar dans ediyordu
Akıllılar duygusal bir işkencede
Beklemeler
Senfonia...
O güzel insanlar o güzel atlara binip çekip gittiğinde o atlar ve insanlar beklenmemeli
Güzel insan olunmalı diyor deli
Güzel insanlar olunmalı
Güzel insanların atları da güzel olurlar....
Bu aşağıdaki sahnenin bir değişiğini biliyorum
Şu an tam aklımda
Zamana mıh olmuş şeyler var
Kanatmış...
Bir mühür ....
Vurmak gibi bir şey
Bir şeyi ortaya vurmak/koymak gibi bir şey
Bir şeyi durdurmak gibi bir şey
Ve içtenliğin esen çağrısı, o rüzgarın çağrımı
Herkesteki bunaltıyı görüyorum
Herkesteki can kesiği ve acıyı
Acı çekişleri görüyorum diyorum
Durdurun diyor deli .. Durun bunu yapmayın..
Gönlümü/içimi çıkarıp gönlümün/içimin kendinin kendini dışarı çıkarıp ses ve dil cümlelerinin yerine o meydana düşüncelerimi ve duygularımı ve onların tüm ağırlığını atasım geliyor diyor deli.
Dıygularımı bin ton ağırlığında
meydanın orta yerine, su, rüzgar ve bulut misali. Artık neye beznerse
Durun diyor deli...
Anlıyorum zamanın geçmesini diyor
ve anlıyorum acıları
Ve anlıyoruz ölüm denen şeyi
Ve anlıyorum beklenen şafağı ve şafak beklentisini
Durdurun diyor deli
Durdurun
Karanlıklar diyor deli. Bazen öyle severiz..... Bazen karanlıkta ve karanlık severiz...
https://youtu.be/6unYmcTPjTA