PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bu İntihardan Hepimiz Sorumluyuz


imhotep
20-01-2010, 00:19
Bu İntihardan Hepimiz Sorumluyuz



Ankara’dan sessiz sedasız bir cenaze kalktı.
Naima Dursun intihar etmişti…
Turan Dursun’u tanıyor musunuz?
İmamdı; ateist oldu. Dinle ilgili makaleler, kitaplar yazdı.
4 Eylül 1990’da İstanbul’da öldürüldü.
Turan Dursun’un yazdıklarına söylediklerine katılırsınız ya da karşı çıkarsınız.
O dönemde Turan Dursun’u eleştiren yazılar da çıktı.
Ama bir çevre vardı ki, onlar Turan Dursun’un ölümünden sorumlu oldular.
Çünkü onlar tartışmıyordu; işaret parmaklarıyla Turan Dursun’u gösteriyorlardı.
“İşaret parmakları” yerine kalemlerini kullandılar.
“Katli vacip” diye yazdılar.
Sonra…
Sonra Turan Dursun’u vurdular.
Cesedi saatlerce kaldırımda kaldı. Vatandaşlar utandı; arkası açık bir kamyona koyup hastane morguna taşıdılar.
Sonra herkes bu cinayeti unuttu.
Bir kişi hariç…
Turan Dursun’un eşi Naima Dursun.
Kabul edemedi eşinin öldürülmesini.
Bir böceğe bile kıyamayan kocasının neden öldürüldüğünü kendine anlatamadı.
Turan Dursun hayatta iken eşi hakkında şunu söylemişti:
“Eşime hep önem verdim. Hep bir şeyler vermeye çalıştım. Verebildim mi, veremedim mi bilmiyorum. Çok eksikliklerim var. Ama hiç kimsenin karısının olmadığı kadar karım bana aşık olagelmiştir. Komşularımız da şaşardı. Bana göre karı koca bu duygularını zamanla yitirirler. Karımın bu durumu sürmüştür. Onun bu duygusal yoğunlaşması, benim karıma daha da önem vermemi gerektirmiştir. Önem verdim de ne yaptım?...”
Turan Dursun kafasındaki soruların peşine düştü.
Hep araştırdı; hep yazdı.
6’ıncı yüzyıl Arapça’sını bilen ender din adamlarından biriydi.
Yazdıkları çok tartışılır hale gelince Ankara’dan İstanbul’a taşındı.
Eşinin ve üç çocuğunun başına bir şey gelmesinden korkuyordu.
Biliyordu bir gün öldürüleceğini. Bunu yakın çevresine söylüyordu da.
Rahatsızdı radikal dinci yayın organlarında hakkındaki çıkan yazılardan.
Ama yine de yazdı, yazdı, yazdı.
Ve 4 Eylül 1990’da susturdular.
Naima Dursun o kahredici günü hiç unutmadı, unutamadı.
Ölmek istedi.
Allah’a inancı vardı; hep dua etti canını alması için.
Sonra…
20 yıl sonra…
Kendi elleriyle ölüme gitti…
Turan Dursun’u da, Naima Dursun’u biz öldürdük.
Sorumluları vicdan azabı çekiyor mu?
Hiç sanmam.
Çünkü biliyorum ki, bu yazıyı yazdım diye, beni hedef tahtasına koyacaklar.
“Bakın, ateisti nasıl savunuyor” diyecekler.
Bilmezler ki, vicdanından korkan kimseden korkmaz…


Soner Yalçın

http://www.odatv.com/n.php?n=bu-intihardan-hepimiz-sorumluyuz-1901101200

ulpian
20-01-2010, 00:22
Bu yazıyı buraya taşıdığın için gönlüne sağlık sevgili imhotep.

Ben kaçırmışım. Sevgili thunderpoint linkini ö.m. ile göndermişti birkaç gün önce.

Unutmayalım, unutturmayalım...

saygılarımla

imhotep
20-01-2010, 00:29
Sanırım Abid Dursun ile bir muhabbetimiz var. Konu daha net öğrenilebilir ona sorulup.

Saygılar

Titan
20-01-2010, 00:41
Site ahalisinin başı sağolsun.

evrensel-insan
20-01-2010, 00:44
Saygideger arkadaslar;

Tum Turan Dursun'unun, sahsini taniyanlarin ve dusuncesini severlerin, basi sag olsun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

cenker
20-01-2010, 00:54
şizofreni hastasıydı.turan dursun karısının sağlığı için çok uğraştığını bir doktor kadar konu hakkında bilgilendiğini söylemişti bir yazısında.hayattaki en büyük destekcisini kaybeden bir piskiyatri hastası için 20 yıl iyi bile dayanmış diyebilirim.çok acı....

theatre
20-01-2010, 01:01
Yalan Dünya..

frodo
20-01-2010, 01:50
Haber yeni değil arkadaşlar. Neredeyse 5 yıl öncesine ait bir haber. S.Yalçın'ın bu yazıya imza atmış olmasının tarihle bir ilgisi olduğunu sanmıyorum.

Bütünüyle Soner Yalçın'ın duyarlılığı ile ilgili görünüyor.

Bu akşam bir e-posta ile duyarlılığı için kendisine teşekkür ettik:

Sevgili "dost",

Umarız size böyle hitap ettiğimiz için darılmazsınız. "Vicdanından korkanların" sayıca azlaştığı günümüzde onları ebedi dostlarımız olarak görmekten gurur duyuyoruz.

Bizler, alçakça katledilen sevgili Turan Dursun'un adını ve düşüncelerini unutturmamak için bir araya gelmiş bir avuç öğrencileriyiz:Turan Dursun'u yaşarken hiç tanımayan, onun değerini ancak kitaplarıyla anlayan öğrencileri ...

Onun adını ve mücadelesini internet ortamında sürdürmeye çalışıyoruz. Ve biliyoruz ki onun adı halâ halkın inancını egemenliğin dini olarak kullanmaya çalışanların ve onların sözcülerinin korkulu rüyasıdır.

Sevgili dost,

Turan Dursun adının zayıf toplumsal hafızamızdan bütünüyle silinmemesi için her haberin, her yorumun, her anmanın katkısına yürekten inananlar olarak 17.01.2010 tarihinde Hürriyet gazetesindeki yazınız için teşekkürlerimizi kabul edin.

Saygılarımızla.