Orijinalini görmek için tıklayınız : Parapsikolojiye bakış açınız?
Ben bir ateist olarak parapsikolojinin bir kaç bölümüne (astral seyehat,telepati ve telekinezi) inanıyorum..Özellikle yaşanmış deneyimler ve ölümden dönenlerin anlattığı hikayeler nedeniyle inanıyorum..Sizinde görüşünüzü merak ediyorum..
Ölümden dönenlerin hikayleri için;
http://www.okulyolu.biz/ilgincolaylar/berrin1.htm
http://www.okulyolu.biz/ilgincolaylar/berrin2.htm
Peki sizin parapsikolojiye inancınız varmı ? yoksa tamamen bir uydurma olarakmı görüyosunuz?
Elbette tamamen uydurma! Test koşullarında sınanabilmiş tek bir ''paranormal'' veya ''doğaüstü'' vaka yok bugüne kadar.
Eskiden ''büyü, sihir, cin, üfürük, cadı, şeytan'' vs. gibi şeylerin yerini bugün -kulağa daha bi ''bilimselmiş'' gibi gelen- ''parapsikoloji, telepati, psikokinezi, enerji'' gibi kelimeler aldı.
''Böyle birşey vardır. Gösterebilirim'' diyen varsa, hiç durmasın, hemen zengin olsun. James Randi'nin Vakfı, ispatlanan herhangi bir psikokinezi, nazar, büyü, sihir, cin vs. gibi olguya tam 1 Milyon Dolar ödül veriyor (http://en.wikipedia.org/wiki/James_Randi).
Ayrıca size Randi'nin ''alfa projesi'' ile parapsikolojiye inanan akademisyen taifesini nasıl dünyaya rezil ettiğini (http://en.wikipedia.org/wiki/Project_Alpha) okumanızı da öneririm.
saygılarımla
İvan Karamazov
07-02-2010, 14:37
tamamen bir uydurma olarak görüyorum. insanlar kendi ruhsal hezeyanlarını böyle tuhaf isimlerle adlandırınca kendilerini daha iyi hissediyorlar sanırım.
milomanara
07-02-2010, 16:05
Bu zırvalara inan birinin kendini ateist olarak tanımlaması, basit 4/4 ritm hissedemeyen birinin kendini virtüöz olarak tanımlaması gibidir. Tanrı kavramı bu saçmalıklardan çok daha tutarlıdır.
Bu zırvalara inan birinin kendini ateist olarak tanımlaması, basit 4/4 ritm hissedemeyen birinin kendini virtüöz olarak tanımlaması gibidir. Tanrı kavramı bu saçmalıklardan çok daha tutarlıdır.
Tanrı inancıyla bunun ne alakası var? Ayrıca büyü,cin şeytan gibi şeylere inanmam..Sadece bazı ölümden dönen kişilerin anlattığı kendini yukardan görme olayına ve yapan kişiler tanıdığımdan dolayıda telekineziye inanırım..Eğer diyosanız ben niye göremiyorum diye bir parapsikoji derneğine giderseniz görebilirsiniz..
UlulElbab
08-02-2010, 19:10
Tanrı inancıyla bunun ne alakası var? Ayrıca büyü,cin şeytan gibi şeylere inanmam..Sadece bazı ölümden dönen kişilerin anlattığı kendini yukardan görme olayına ve yapan kişiler tanıdığımdan dolayıda telekineziye inanırım..Eğer diyosanız ben niye göremiyorum diye bir parapsikoji derneğine giderseniz görebilirsiniz..
Astral seyahatte mümkündür.Bilim ispatlayamadı diye bazı şeyleri yok saymak,
başını kuma gömmekten farksız.
Bana ölümün eşiğinden dönmüş,binlerce birbirinden bağımsız ve habersiz insanın aynı manzarayı ağızbirliği yapmışlarcasına nasıl tarif ettiklerini açıklayamayan Bilim
yok dedi diye hiçbirşey yok olmuyor.
Daha önce astral seyahat ve telekinezi yapmıştım. Telepati yapabilen arkadaşımda var. Benim düşündüğüm 10 basamaklı bir sayıyı doğrudan bana söylemişti.
UlulElbab
08-02-2010, 20:18
Daha önce astral seyahat ve telekinezi yapmıştım. Telepati yapabilen arkadaşımda var. Benim düşündüğüm 10 basamaklı bir sayıyı doğrudan bana söylemişti.
Kendi deneyiminizi bizimle paylaşırsanız sevinirim.
Kendi deneyiminizi bizimle paylaşırsanız sevinirim.
Birkaç kez psi-wheel dönderdim. İnternette videolarımı eklemiştim ama kişisel güvenlik nedeniğle o videoları bu sitede yayınlamaktan çekiniyorum. Video benim haberim olmadan arkadaşlar tarafından çekilmişti ve yüzüm görünüyordu. (En azından Türkiye'den yeninden gidene kadar.) Ama nasıl bişi olduğu ile ilgili bir kaç video ekleyim internetten:
http://www.youtube.com/watch?v=H5NwRfMJgOQ
http://www.youtube.com/watch?v=w86hDdUD03o
Astral seyahat konusunda da evin içinde dolanmıştım ve yan odadaki sessizde ve titreşimi kapalı telefona gelen mesajı görmüştüm.
Saygılarımla
Umurcan Görür
evrensel-insan
08-02-2010, 21:17
Saygideger vartor;
Parapsikoloji nedir? -vartor-
parapsikoloji, Doğa yasalarıyla yada bilinen algı, duyum ve usavurma yollarıyla açıklanamayan olayları inceleyen bilim.
parapsikoloji, Tabiatüstü olayları araştıran, telepati, gaipten haber alma, duyu dışı algılama gibi olayları inceleyen ruh bilimi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
08-02-2010, 21:50
Saygideger arkadaslar;
http://www.youtube.com/watch?v=lPjwcuRpogc&NR=1
Saygilarimla;
evrensel-insan
UlulElbab
08-02-2010, 21:59
Belki AURA ve Kirlian fotoğrafcılığı hakkında da bir yorum yapmak istersiniz?
Parapsikoloji insanın, yetersiz bilgileri neticesinde doğaüstü olarak isimlendirdiği olgular dizisidir. Henüz çeyreğini bile çözümleyemediğimiz evrenin doğal olgularındandır. Evrenin içinde neler dolaşır, enerji ne hallere bürünür ve bize ne şekilde etki eder öncelikle bunları cevaplamalıyız. Kesin bir sonuca ulaşmak içinse bilimin parapsikolojiyle arasındaki perdeyi kaldırmasını beklemeli veya sağlayabiliyorsak sağlamalıyız.
İnsana doğaüstü olaylar 2 şekilde etki eder.
1Korku uyandırır
2İlgisini çeker
Dünya üzerinde binlerce şarlatanın olmasına şaşmamalı bu yüzden. Çünkü bu 2 şey sermayeye dönüştürülmek için eşsiz hammadelerdir.
Benim görüşümse 2 yöndedir parapsikolojiye karşılık.
1.Enerji akımları,enerji dalgalanmaları,zamanın kendi içerisinde aksaması ve evrenin doğal işleyişin aksaması
Bu görüş alanıma girmediği için açıklayamam verdiğim bilgilerde sallamaktan ileri gelmez eminim fizik üstatları bu konu üzerinde harıl harıl çalışmıyorlardır muhtemelen inanmıyorlardırda zaten.
2.'si ise size daha iyi açıklayabileceğim ve belkide benimsetebileceğim bir savım. insan algılaması, saçmalayabilme yetisine sahiptir. deja-vu ve jamais-vu bunların en basitinden örnekleridir. bazen yaşadığınız şeyi önceden yaşamış ya da görmüş gibi hissedersiniz. ya da yaşadığınız bir olayı hiç yaşamamış gibi hissedersiniz. bunlar en temel algı bozukluklarıdır. parapsikoloji içersine sokulur ama nafile. bunların hepsi beynin birer sanısıdır. aldanmadan ileri gitmez. ama bu yüzden parapsikoloji bir aldanmalar bütünüdür demekte yanlış olur.
Parapsikoloji'nin tamamen doğru olduğu yanlış bir düşüncedir. Ancak tamamen yanlış da diyemeyiz. Çünkü henüz beynin işlevleri tam olarak çözülememiştir. Benim tahminim 1. ve 2. nin harmanı birşeylerin ortaya çıkacağıdır :)
Bu arada şunuda ekleyeyim ben parapsikolojiye doğa üstü olarak değilde daha çok henüz bilgi birikimimizin açıklayamadığı olaylar olarak bakmaktayım. Kuantum fiziği ve beyin fizyolojisindeki bilgi birikimimizin artması ile bunların nedenleri çok daha iyi aydınlatılacağına inanıyorum.
milomanara
08-02-2010, 23:46
USC alayınızın müstahakını versin emi...
evrensel-insan
09-02-2010, 00:19
Saygideger milomanara;
USC alayınızın müstahakını versin emi... -milomanara-
"USC" nin ne oldugunu aciklarmisin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger milomanara;
USC alayınızın müstahakını versin emi... -milomanara-
"USC" nin ne oldugunu aciklarmisin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Uçan Spagetti Canavarı :)
milomanara
09-02-2010, 17:20
"USC" nin ne oldugunu aciklarmisin?
Sevgili evrensel, ugorur'ün de belirttiği gibi USC:
Uçan Spagetti Canavarı - Flying Spagetti Monster[1 (http://en.wikipedia.org/wiki/Flying_Spaghetti_Monster)]
USC alayınızın müstahakını versin emi...
bu iletinin altına ıslak imza atıyorum!:)
parapsikolojiye pakış açımız şöyle oluyor; tamamen şaşı bakıyorumuşuz!
"KENDİMİZİ GÖZLERİMİZİN OLDUĞU YERDE SANIYORUZ"
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=978410
evrensel-insan
09-02-2010, 22:15
Saygideger milomanara;
Evet, oyleymis. Bende "Uygunsuz Sifatlar Cemaati" zannetmistim.:attention:
Saygilarimla;
evrensel-insan
parapsikoloji;
binyıllardan beri gelen, büyü,muska,tanrı,cin,rakı,ruh,
melek,şeytan,cennet,cehennem gibi msalların modern insanın kulağına daha uygun bi şekilde söyleniş biçimidir.
sonuna loji getirilerek bilimsel,
ortasına psiko eklenerek ruhsal bi içerik kazandırılır.
başındaki para ise ezelden beri hiç değişmeden aynen geliyor.
Ben de aciklamasi nasil gelecek diye sormustum:)
para= karsi
psiko=ruh
loji= bilim
Bana pek mana ifade etmiyor da nasil uydurulmus kitabina onu merak etmistim.
Yorumlar için teşekkürler :)
şu ilginçmiş.
Son su bükücü xd
http://www.youtube.com/watch?v=wZguC14OgJM&feature=player_embedded
UlulElbab
13-02-2010, 01:56
"Su büküsü"nün SaÇ kurutma makinesi ile "Hava desteği" almadığından nasıl
emin olabiliriz?:pop2:
S.G
evrensel-insan
13-02-2010, 02:00
Saygideger UlulElbab;
Bu tip konu ve gosterilerde emin olmak degil; kendi kendini olanin dogruluguna ve gercekligine inandirmak yatar.
Cunku olayin nasil oldugunun algilanmasi ve farkindaligi onun gizemini sirrini v.s. ortadan kaldirir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
UlulElbab
13-02-2010, 02:23
Saygideger UlulElbab;
Bu tip konu ve gosterilerde emin olmak degil; kendi kendini olanin dogruluguna ve gercekligine inandirmak yatar.
Cunku olayin nasil oldugunun algilanmasi ve farkindaligi onun gizemini sirrini v.s. ortadan kaldirir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili değer Evrensel-insan,
İnanmama hakkına saygı duymakla birlikte,İnsan beynini sadece bir et parçası veya Nöro-kimyasal bir makina olarak görmeye karşıyım.
İnsan olağan üstü bir varlıktır.
Bu "Tanrı inancı"ndan bağımsız bir olgudur.
Sonuç itibari ile Beyin belli titreşimler ile Dalgalar yayar...Tüm Evren titreşim ve dalgalardan oluşmakta...
Dolaysı ile Düşünce nin Maddi etki oluşturabilme özelliğini yok sayamayız...
Sevgili değer Evrensel-insan,
İnanmama hakkına saygı duymakla birlikte,İnsan beynini sadece bir et parçası veya Nöro-kimyasal bir makina olarak görmeye karşıyım.
İnsan olağan üstü bir varlıktır.
Bu "Tanrı inancı"ndan bağımsız bir olgudur.
Sonuç itibari ile Beyin belli titreşimler ile Dalgalar yayar...Tüm Evren titreşim ve dalgalardan oluşmakta...
Dolaysı ile Düşünce nin Maddi etki oluşturabilme özelliğini yok sayamayız...
Sayın UluElbab
İnsan C O H N Fe Ca Na Mg vb... elementelerden oluşan bileşiklerin oluşturduğu bir yapıdır. Ne olağan üstüdür, ne de Dünya'dan (yada evrenden) farklı bir yapı değiliz. Aslında yaşam veya ölüm dediğimiz bir yanılsamadır.
Saygılarımla
Umurcan Görür
evrensel-insan
13-02-2010, 02:36
Saygideger UlulElbab;
İnsan olağan üstü bir varlıktır.-U.E.
Bu sifati ne ile mukayese ederek ve neye dayanarak getiriyorsunuz?, Olagan olan nedir?, bunun ustu nasil saptanir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
UlulElbab
13-02-2010, 02:38
Sayın UluElbab
İnsan C O H N Fe Ca Na Mg vb... elementelerden oluşan bileşiklerin oluşturduğu bir yapıdır. Ne olağan üstüdür, ne de Dünya'dan (yada evrenden) farklı bir yapı değiliz. Aslında yaşam veya ölüm dediğimiz bir yanılsamadır.
Saygılarımla
Umurcan Görür
O halde saydığınız elementlerden bir o kadar başka malzemeler de benden...bir insan üretin?
Hadi insanın tamamından vazgeçtim...Saç telini üretin...yok ..yok..siz sadece Keratin üretin....Ondan sonra böyle kesin ve keskin ifadelerle konuşmaya hakkınız olsun...
Hayatın yanılsama olduğuna katılırım da..Ölümün yanılsama olduğunu bana ispatlamanız lazım.
Karşımda bir "Harikiri" yapın mesela?
SonrA "Ölümün yanılsama" olup-olmadığını tartışmaya devam ederiz...
Saygılarımla
UlulElbab
13-02-2010, 04:26
Saygideger UlulElbab;
İnsan olağan üstü bir varlıktır.-U.E.
Bu sifati ne ile mukayese ederek ve neye dayanarak getiriyorsunuz?, Olagan olan nedir?, bunun ustu nasil saptanir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Değerli Evrensel-insan,
İnsanın Hayvani hitiyaçları vardır...Bedeninin ihtiyaçlarıdır bunlar...
Sanırım saymaya gerek yok...
Bunları gideren bir insan...yinede doymaz...Bir arayış içindedir.
Oysa tüm Hayvanlar ihtiyaçlarını giderdikten sonra doyarlar...
Müzikle ve Tiyatro ile tatmin olma
Tüm ihtiyaçları giderilmiş olsa dahi insan SANAT üretir...
Bir Şiir veya Tablo ona mutluluk verir...
Bunlar insanı diğer "yaratıklardan" ayıran özelliklerden bazılarıdır.
İLHAM denen kavramı da siz açıklayınız o halde...
not:yarın cevabi yazınızı zevkle okumayı umuyorum-inşaAllah:)
evrensel-insan
13-02-2010, 04:51
Saygideger UlulElbab;
Insanoglunu diger canli turlerinden ve hayvandan farkli kilan, onun SOYUT YARATIM ozelligidir. Insanoglunun gordugu sey karsisindaki negatifi ve saskinligi, unlem ya da sorudur. Bunun isareti de, negatifin pozitife donusumu olan "var" dir. Sonra da soru baslar, "ne var?" ve kavram yaratimi da cevabidir. Tartistigida bu yarattigi kavramin karsitli ve ikili ifade seklidir.
Hayvan tamamen duyusuyla, hareket ederek tehlikeden korunurken ve yasamini surdururken; insanoglu deneme/yanilma metoduyla merakini giderir ve yasamini surdurur.
Ilham bence, insanoglunun bir konuya dusunce olarak yogunlasmasi ve o konu uzerinde dusuncesini davranisa donusturmesidir. Bu bir yazi, siir, sarki, resim,beste v.s. temellibir sanat olabilir.
Hayal gucu ve merak dedigimiz olgu ve bu hayal gucunun ve merakin dusunce eliyle kavramlasmasi, insanoglunun tur olarak en farkli ozelligidir.
Aci olan insanoglunun soyut ve kendi benligiyle ozdeslestirdigi ve hatta yasamina yon verdigi cogu soyutta bir hayal urunudur ve inancla insanoglunda yer eder.
Saygilarimla;
evrensel-insan
hipokamp
13-02-2010, 12:19
Astral seyahatte mümkündür.Bilim ispatlayamadı diye bazı şeyleri yok saymak,
başını kuma gömmekten farksız.
Bana ölümün eşiğinden dönmüş,binlerce birbirinden bağımsız ve habersiz insanın aynı manzarayı ağızbirliği yapmışlarcasına nasıl tarif ettiklerini açıklayamayan Bilim
yok dedi diye hiçbirşey yok olmuyor.
Aslında açıklamış :
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96l%C3%BCm-%C3%B6tesi_deneyimi
UlulElbab, ben sizin bilim onları açıklamadan önceki bir devirde karabasanlar, sara nöbeti, katatonik şizofreni ya da uyuşturucu sanrıları hakkında düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Kopya vereyim, bu saydıklarımın beyinde yarattığı halisülasyonlar jeneriktir. Yani hemen hemen herkes aynı şeyleri gördüğünü, hissettiğini sanır.
UlulElbab
13-02-2010, 14:34
UlulElbab, ben sizin bilim onları açıklamadan önceki bir devirde karabasanlar, sara nöbeti, katatonik şizofreni ya da uyuşturucu sanrıları hakkında düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Kopya vereyim, bu saydıklarımın beyinde yarattığı halisülasyonlar jeneriktir. Yani hemen hemen herkes aynı şeyleri gördüğünü, hissettiğini sanır.
Sayın Shibumi,
Öncelikle hoşgeldiniz...Bilgisayar kurdlarını severim...Özellikle yazılımcıları:)
Konu hakkında sizin düşüncelerinizi de ben merak ediyorum.Kopya verdiğinize göre?Birşeyler biliyor olmalısınız...
Sevgi ile...
@hipokamp, Sizde hoşgeldiniz, Link için teşekkürler.
UlulElbab, öncelikle bilimi gerçek anlamıyla, kendinize karşı geliştirilmiş ve herşeye rağmen korunan bir önyargı metni gibi değil de delillere dayalı bir bilgi biriktirim sistematiği olarak algıladığınızı düşünmek istiyorum. Ayrıca benim sorduğum nesnelere benden açıklama beklemenize hem sevindim hemde kızdım. Sondan başlarsak, ilk olarak yaptığınız tembelliktir, ikincisi konuları apaçık ortaya koyma fırsatı verdiğiniz için teşekkürler. Fakat ben tümünü ortaya koymayacağım, siz bilgi temin edemediklerinizi tekrar sorabilirsiniz.
Bu başlıktaki ilk mesajımda saydığım halk arasında artık nedenleri bilinir duruma gelmiş örnek hastalık ve vakalardaki araştırmaların, insan deneyimlerine dayanan istatistik veri içeren belgelerini incelerseniz hemen hemen hepsinin beynin alt bilinç düzeyinde kişi iradesinden istemsiz gerçekleştirildiğini, ayrıca bu sanrı ve hayallerin sosyal çevre ile etkileşim halinde benzerlikler taşıdığını göreceksiniz.
Örneğin karabasan sanrısının en basit haliyle Norveç te uzun kulaklı zayıf bir elf canavarına, Türkiye de ayakları ters bir ucube cüceye benzediğini tespit edebilirsiniz. Fakat bu her halükarda kötücül olan sanrının genel özelliği göğüs kafesi üzerinde nefes darlığına, çene kilitlenmesine ve hareketlerde kısıtlamaya sebep olmasıdır. Bu karabasan bazı kimselerde ucubeler yerine, onu istemsiz dölleyen uzaylılara dönüşebilmektedir. Devamını lütfen R.E.M. uykusu olarak arayın.
Uyuşturucu ya da farklı kimyasal sebeplerden dolayı görülen sanrıların kategorilerini incelerseniz hepsinin nedenleri üzerine kendi beyninizde bir ışık yandığını göreceksiniz diye umuyorum. Örneğin sürekli olarak takip edildiğini sanmak, tanrılaşmak, ölüp çürüdüğünü sanmak, suratının eriyip aktığını düşünmek birer vakadır, ölüm ötesi deneyimi gibi.
Lütfen bir önceki mesajda belirttiğim diğer vakaları kendiniz araştırın.
Beynin organik manada zarara uğraması ya da kendi kendiyle iletişim halindeyken çeşitli yüksek algı karıştırmalarına maruz kalması dışsal erişim ve etkileşimi bulunan her makinede olduğu gibi mümkündür ve normaldir. Örneğin siz bir telsiz alıcısından yalnıza belli frekans aralığında belli sesleri duymak isteyebilirsiniz fakat baskın modülasyonlar, atmosfer yansımaları, dağlar, tepeler hiç anlam veremeyeceğiniz sonuçlar doğurabilir. Bunun sonucunda Merihten gelen yaratıklarla iletişime geçtiğinizi falan düşünebilirsiniz. (tabii eğer telsiz nasıl çalışır bilmiyorsanız ya da 1930 Amerikasında yeni yetme telsiz operatörüyseniz)
Beyin, çalışma sistematiği, veri işleme mekanizmaları, dalga boyu frekans seçicileri, dalga üreteçleri, bilgi biriktirme fonksiyonları ile birlikte bir bütün olarak henüz yeni yeni anlaşılabilen bir nesnedir. Onu anlamaya çalışmak yerine, karanlıkta duyduğunuz davul, arı, insan seslerini, kabakulak olduğunuzda gördüğünüz devasa kelebekleri cinlere, paranormal varlıklara bağlarsanız elbette kafanızı ancak bir "tanrı" bilinciyle rahatlatabilirsiniz. Zira sizi paranormal varlıklardan koruyacak ve gözetecek olan başka bir paranormal varlık daha vardır beyninizde. Korku anlarında tüm ateistlerin "Allah" dediğini iddia etmek nasıl ki sözü söyleyenin kendini tanımlıyan ucuz bir söz ise her durumu her korkuyu her sanrıyı bir doğa üstü varlığa, varlıklara bağlamaya çalışmakta yine insanın kendi kendine ürettiği korku panzehiri büyük sanrıdan dolayıdır.
Beynin yoğun güç gerektiren sinirsel işlevleri terk ettiği anlarda tüm algının sustuğunu o anlarda verilemeyen tepkilerden anlayamayız. Verilerin aslında depolanmadığını, sonradan işlenmek üzere sonsuza kadar kaybedildiğini düşünmek büyük akılsızlıktır. Yalnızca aklınıza getirecek sinaps bağlantı tetikleyicisini bulamıyorsunuz ve bilgiyi yeniden canlandıramıyorsunuz hepsi bu.
UlulElbab
13-02-2010, 18:57
Sayın Shibumi.
Sizi hem sevindirp hemde kızdırdığım için sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.
Araştırmaya teşvik eden yönteminizi takdir ediyor...
Size başarılar diliyorum:brushteeth:
Bilmukabele ek olarak süreğen lame nevrozununuzun farkına varmanız dileğimle.
O halde saydığınız elementlerden bir o kadar başka malzemeler de benden...bir insan üretin?
Hadi insanın tamamından vazgeçtim...Saç telini üretin...yok ..yok..siz sadece Keratin üretin....Ondan sonra böyle kesin ve keskin ifadelerle konuşmaya hakkınız olsun...
Hayatın yanılsama olduğuna katılırım da..Ölümün yanılsama olduğunu bana ispatlamanız lazım.
Karşımda bir "Harikiri" yapın mesela?
SonrA "Ölümün yanılsama" olup-olmadığını tartışmaya devam ederiz...
Saygılarımla
Sayın UluElbab
Hayat yada ölüm kavramları tamamen soyut kavramlardır. İnsanın beyninde başlayıp orda biterler. Toplam madde miktarı ve enerji miktarı değişmez yani ölüm aslında hiç bitmeyen değişimin bir parçasıdır. Harakiri yaptığımda hücre içi faliyetler sırası ile duracaklar ve kimyasal olarak ayrışmam başlıyacak ama aynı toplam enerji ve madde miktarı kaybolmayacak.
Ben size yapabilirim dedim mi ki benden keratin istiyorsunuz. Vucudumuzda çeşitli tepkimelerin etkisi ile onlar oluşmakta zaten ve bu tepkime basamaklarının çoğu bilinmektedir şu anda.
UlulElbab
13-02-2010, 22:49
Sayın UluElbab
Hayat yada ölüm kavramları tamamen soyut kavramlardır. İnsanın beyninde başlayıp orda biterler. Toplam madde miktarı ve enerji miktarı değişmez yani ölüm aslında hiç bitmeyen değişimin bir parçasıdır. Harakiri yaptığımda hücre içi faliyetler sırası ile duracaklar ve kimyasal olarak ayrışmam başlıyacak ama aynı toplam enerji ve madde miktarı kaybolmayacak.
Ben size yapabilirim dedim mi ki benden keratin istiyorsunuz. Vucudumuzda çeşitli tepkimelerin etkisi ile onlar oluşmakta zaten ve bu tepkime basamaklarının çoğu bilinmektedir şu anda.
Saygıdeğer ugorur,
İnsan beyninde başlayıp yine orada biten Nörokimyasal işlemler dış dünya ya etki ederler mi?
Hayat ve ölüm soyut kavramlardır diyorsunuz,bir anlamda doğrudur.
Ancak orada başlayıp bitmelerini nasıl açıklıyorsunuz?
Hayat ve ölüm sadece insanın kendi beyninde başalayıp- orada bitiyor mu demek istiyorsunuz?
Yakınlarımız ve ölen sevdiklerimiz ölmedi demek istiyorsunuz? Aklımız bize bir oyun mu oynuyor?
Gerçekten varmak istediğiniz noktayı anlayamadım.
Ölen bir insanda Madde kalır ve ayrışmaya başlar...Siz Ruh kavramının olmadığını belirtmeye çalışıyorsunuz anladığım kadarı ile.
Belki AURA ve Kirlian fotoğrafcılığı hakkında da bir yorum yapmak istersiniz?
Aura'nı görebiliyor musun sevgili Ululelbab?
"Su büküsü"nün SaÇ kurutma makinesi ile "Hava desteği" almadığından nasıl
emin olabiliriz?:pop2:
S.G
Aynı şeyi bende düşündüm. Ki zaten son su bükücü diyerek dalga geçerken bu videoya pek inanmadığımıda söylemeye çalışmıştım. :juggle:
UlulElbab
14-02-2010, 01:09
Aura'nı görebiliyor musun sevgili Ululelbab?
Hayır göremiyorum Sayın Vrael
Ben kendimde hiçbir olağanüstülük göremiyorum:)
Saygılarımla...
Sayın Ululelbab,
Sayın Evrensel-İnsan'ın da dediği gibi, "Olağanlık nedir, bunun üstü nasıl ölçülebilir" diyesim geldi şimdi (.
(şaka maka evrensel'in bu sözüde cem yılmazın 'bir, dayak nedir, iki niçina atılır" sözünü hatırlatıyor tehlikeli derecede)
Benim için aura olağanüstü olmaktan çok uzakta bir kavram.
Yinede herkes için bu kavramın benim için olduğu gibi olmasını dilerdim.
evrensel-insan
14-02-2010, 02:57
Saygideger Vrael;
Zannedersem, onemli olan olagan alti olmamaktir. Tabi bu olaganin tam olarak belirlenmesi ile paraleldir.:wof::juggle:
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger Vrael;
Zannedersem, onemli olan olagan alti olmamaktir. Tabi bu olaganin tam olarak belirlenmesi ile paraleldir.:wof::juggle:
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygıdeğer Evrensel-İnsan;
Biraz konu dışına çıkacağız gibi ama,
Olağanlık'ın tam olarak belirlendiğini var sayarak:
Sizce olağan altı olmak nasıl birşeydir, veyahut bu kavram doğru mudur?
Şahsi görüşüm, insanlar olağandan farklı olan herşeyi olağan olanın üstünde görüyor. "Olağandan farklı" terimini kullanmak yerine "olağandan üstün" terimini kullanıyorlar.
Sormak istediğim şu ki;
Olağan olandan farklı olan şeyler "olağan üstü" kavramı ile tanımlanıyorsa, "olağan altı" kavramı "olağan olandan ne olan"ı tanımlıyor?
UlulElbab
14-02-2010, 16:45
Saygideger UlulElbab;
Ilham bence, insanoglunun bir konuya dusunce olarak yogunlasmasi ve o konu uzerinde dusuncesini davranisa donusturmesidir. Bu bir yazi, siir, sarki, resim,beste v.s. temellibir sanat olabilir.
Hayal gucu ve merak dedigimiz olgu ve bu hayal gucunun ve merakin dusunce eliyle kavramlasmasi, insanoglunun tur olarak en farkli ozelligidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayın Evrensel-insan,
İlham kısaca "İnsanın düşünce olarak yoğunlaşması" demişsiziniz...
Söylermisiniz Olmayan bir şey yoğunlaşınca nasıl VAR oluyor?
Beniim bildiğim Buhar yoğunlaşınca Su olur :) Yada Kar yağar...
Bunun Bilimsel bir açıklaması var...Ama "Harika bir Sanat Eseri"
bir Şiir,Resim yada IDEA dediğimiz kavram nasıl oluyorda "yoğunlaşınca"
bir yerlerden çıkıp geliyor?
İdea bildiğiniz gibi Yunanca "görmek"...Yokken birden neyi GÖRüyoruz?
Fazla Ikınınca mı çıkıyor? Yumurta gibi birşey mi?
Tavukmu yumurtadan,Yumurta mı tavuktan ? meselesine geldik işte....
Aklıma gelmişken;
Bu soruyu Horoza sormuşlar, Horozda "ben işimi yapar geçerim...
gerisini düşünmem demiş:D
Saygılarımla...
UlulElbab
14-02-2010, 16:52
Olağanlık'ın tam olarak belirlendiğini var sayarak:
Sizce olağan altı olmak nasıl birşeydir, veyahut bu kavram doğru mudur?
Şahsi görüşüm, insanlar olağandan farklı olan herşeyi olağan olanın üstünde görüyor. "Olağandan farklı" terimini kullanmak yerine "olağandan üstün" terimini kullanıyorlar.
Sormak istediğim şu ki;
Olağan olandan farklı olan şeyler "olağan üstü" kavramı ile tanımlanıyorsa, "olağan altı" kavramı "olağan olandan ne olan"ı tanımlıyor?
Sevgili Vrael,
Hayvan ve İnsan karlılaştırması yapıyoruz...
İnsan ve İnsan karşılaştırması
İnsan ve İnsanüstü/Tanrı? karşılaştırması
Olağan olanı belirlersek,bir çizgi çeker "Olağan Üstü ve Olağan Altını da belirlemiş oluruz mu diyorsunuz?
Acaba doğru anlamışmıyım sizi?
evrensel-insan
14-02-2010, 17:45
Saygideger UlulElbb ve Vrael;
Hayvan ve İnsan karlılaştırması yapıyoruz...
İnsan ve İnsan karşılaştırması
İnsan ve İnsanüstü/Tanrı? karşılaştırması-U.E.
Eger yukaridaki karsilastirmalari baz alirsak ve insanoglu ile insan karsilastirmasini da, olagan kabul edersek; insan ustu guc de yaratici olursa, demekki olagan alti, hayvan ve insan karsilastirmasi oluyor.
Sonucta hayvan ile insanoglunu karsilastiriyoruz, insani degil. Cunku insan dusunce ve davranis olarak, hayvan ile mukayese edilemeyecegi gibi, hayvan ile insan arasinda bir aragecis formu olan, insanogluyla da mukayese edilemez. Cunku insanoglu, insandan cok hayvana yakindir. Anima.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
14-02-2010, 19:12
Saygideger UlulElbab;
Söylermisiniz Olmayan bir şey yoğunlaşınca nasıl VAR oluyor?-U.E.
Olur mu? var olan siire, resime, besteye, yaziya, heykele v.s. yogunlasiyorsun ve ortaya bir siir, bir resim, bir beste, bir yazi ve bir heykel v.s. cikiyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili Vrael,
Hayvan ve İnsan karlılaştırması yapıyoruz...
İnsan ve İnsan karşılaştırması
İnsan ve İnsanüstü/Tanrı? karşılaştırması
Olağan olanı belirlersek,bir çizgi çeker "Olağan Üstü ve Olağan Altını da belirlemiş oluruz mu diyorsunuz?
Acaba doğru anlamışmıyım sizi?
Sevgili Ululelbab;
Bu konudaki şahsi fikrim şudur:
Olağanlık görecelidir fakat yine de insanlık için genel itabari ile bir olağanlık vardır. Bir insanın yolda yürümesi nerdeyse tüm insanlık için olağan birşeydir diyebiliriz.
Fakat bu olağanlıktan farklı bir olay ile karşılaşıldığında insanlar bunu "olağandan farklı" tabiri ile değilde "olağan üstü" tabiri ile beliritiyor. Bunun ardındaki sebeb bireylerin olağandan farklı olanı doğal olarak nadir olarak gördüğü/hissetiği/duyduğu/tattığı için bunu üstün bir şey olarak algılıyorlar.
Oysaki yaşanılan olay olağan üstü değil sadece olağandan farklı bir olaydır. Çünkü "olağan olandan üstün" kavramını kullanırsak "olağan olandan alçak" olanın nasıl birşey olabileceği sorusu akıllarda doğuyor. Mantıken "olağan olandan alçak olan" zaten "olağan olanın" kendisi oluyor, kısacası "olağan olndan alçak" olan diye bir kavram mümkün olamıyor.
"Olağan olandan alçak olanın" mantıken neden olamayacağını bir örnekle belirteyim:
Diyelim ki bir insanın saatte koşabileceği en yüksek hız saatte 70 km olsun. Bir bireyin 70 km'nin üstünde koştuğunu olağan üstü olarak kabul edersek, 60 km de koşması yada 30 km'de koşması "olağan olanın alçağında" bir olaymıdır ? Tabiki hayır, oldukça olağan birşeydir.
Şimdi bu örnekte de görüldüğü gibi olağan üstülük var fakat olağan altılık yok. E insanın sorası geliyor üstü olanın nasıl altı olamaz diye. O halde burdan şu sonuç çıkıyor. Bu durumda kavram kullanımında yanlışlık var.
70 km'nin üstünde koşma durumunu, "olağan üstü" olarak değilde "olağandan farklı" kavramı ile betimlersek sorun kalkmış oluyor.
Saygılarımla
UlulElbab
14-02-2010, 21:37
Saygideger UlulElbab;
Söylermisiniz Olmayan bir şey yoğunlaşınca nasıl VAR oluyor?-U.E.
Olur mu? var olan siire, resime, besteye, yaziya, heykele v.s. yogunlasiyorsun ve ortaya bir siir, bir resim, bir beste, bir yazi ve bir heykel v.s. cikiyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayın Evrensel-insan,
Var olanın aynısını/benzerini yapmaktan bahsetmiyorum ben...
Ona "replikasyon" diyebiliriz.
Hiç bir Akla daha önce gelmemiş olanlar?
bir siir, bir resim, bir beste, bir yazi ve bir heykel v.s. NASIL cikiyor ?
Saygılarımla...
evrensel-insan
15-02-2010, 00:50
Saygideger UlulElbab;
bir siir, bir resim, bir beste, bir yazi ve bir heykel v.s. NASIL cikiyor ?-U.E.
Genele, bir siir, sairden; bir, resim; ressamdan, bir beste, bestekardan, bir yazi; yazardan ve bir heykel, heykeltrastan, v.s. cikmaz mi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Olağanlık görecelidir fakat yine de insanlık için genel itabari ile bir olağanlık vardır. Bir insanın yolda yürümesi nerdeyse tüm insanlık için olağan birşeydir diyebiliriz.
Fakat bu olağanlıktan farklı bir olay ile karşılaşıldığında insanlar bunu "olağandan farklı" tabiri ile değilde "olağan üstü" tabiri ile beliritiyor. Bunun ardındaki sebeb bireylerin olağandan farklı olanı doğal olarak nadir olarak gördüğü/hissetiği/duyduğu/tattığı için bunu üstün bir şey olarak algılıyorlar.
Oysaki yaşanılan olay olağan üstü değil sadece olağandan farklı bir olaydır. Çünkü "olağan olandan üstün" kavramını kullanırsak "olağan olandan alçak" olanın nasıl birşey olabileceği sorusu akıllarda doğuyor. Mantıken "olağan olandan alçak olan" zaten "olağan olanın" kendisi oluyor, kısacası "olağan olndan alçak" olan diye bir kavram mümkün olamıyor.
"Olağan olandan alçak olanın" mantıken neden olamayacağını bir örnekle belirteyim:
Diyelim ki bir insanın saatte koşabileceği en yüksek hız saatte 70 km olsun. Bir bireyin 70 km'nin üstünde koştuğunu olağan üstü olarak kabul edersek, 60 km de koşması yada 30 km'de koşması "olağan olanın alçağında" bir olaymıdır ? Tabiki hayır, oldukça olağan birşeydir.
Şimdi bu örnekte de görüldüğü gibi olağan üstülük var fakat olağan altılık yok. E insanın sorası geliyor üstü olanın nasıl altı olamaz diye. O halde burdan şu sonuç çıkıyor. Bu durumda kavram kullanımında yanlışlık var.
70 km'nin üstünde koşma durumunu, "olağan üstü" olarak değilde "olağandan farklı" kavramı ile betimlersek sorun kalkmış oluyor.
Saygılarımla
Gayet aciklayici olmus.
evrensel-insan
08-11-2013, 08:31
Saygıdeğer Evrensel-İnsan;
Biraz konu dışına çıkacağız gibi ama,
Olağanlık'ın tam olarak belirlendiğini var sayarak:
Sizce olağan altı olmak nasıl birşeydir, veyahut bu kavram doğru mudur?
Şahsi görüşüm, insanlar olağandan farklı olan herşeyi olağan olanın üstünde görüyor. "Olağandan farklı" terimini kullanmak yerine "olağandan üstün" terimini kullanıyorlar.
Sormak istediğim şu ki;
Olağan olandan farklı olan şeyler "olağan üstü" kavramı ile tanımlanıyorsa, "olağan altı" kavramı "olağan olandan ne olan"ı tanımlıyor?
Aslinda olagan "siradan, normal, her zaman olan" olarakta algilanabilir.
Bu mantikta, "olabilirlik olasiligi olan" anlamindadir. Yani "garip/sasiracak v.s. bir sey yok" demektir.
Olagan ustudeki "ustu" yukarisinda anlaminda degildir. Yani olaganin uzerinde olarak bir olcum degil.
Buradaki "ustu" ayni doga ustu, dunya otesi, fizik otesi anlamindaki metafizik algidir.
Mantiksal olarak ta olabilirlik olasiligi yoktur. Oldugunu dusunmek, sadece inanctir.
Parapisikoloji bilimdir diyen arkadaşlar olmuş!
Üzülerek izledim.
Metafizik bilim olmaz.
Uçan insanlar!,ruhlarla konuşan insanlar!zamanda yolculuk yapan insanlar!Metalleri değişriren insanlar!Düşünceleriyle insanları öldüren insanlar!
Böyle temelsiz savları bilime katmak isteyebilirsiniz,katma kurnazlığıda gösterebilirsiniz ama bilim sizide ,koloji sıfatı eklediğiniz uydurmalarınızıda katlar ,çöp sepetine atar.
Bilim doğası gereği maddi şeylerle,doğal olanla ilgilenir.
Fiziğin ötesi yoktur .
Bilimin henüz açıklayamadığı şeyler olabilir,zamanla açıklayacaktır.
Tek bir örneği dahi olmayan parapisikoloji zırvalarının bazı çevrelerden destek buluyor olması ,tamamiyle çıkar ağının sürmesi için ,insanları körleştirme, gerçeklerden kuşkuya düşen bulanık kafalı zerzevatlara dönüştürme isteğindendir.
Bu yol zerzevatlara giden yoldur.
İnsanı otlaştırır,gübreleştirir,hiçleştirir.
Sonrası şudur;Astroloji haritalarında sevgili,servet arayan bir toplum,tarikat şeyhlerine teslim olmuş,evliyalar ,cinler ,periler sarmalında maymunlaştırılmış sürüler.
Aydin arkadaşlarımızın;
Bu fizik ötesi bilimdir lafına fena tav oldum.
Hangi labratuarda hangi gereçlerle hangi sıfatlı akademisyenlerle bu bilim yapılıyormuş.
bir açıklasalar sevinirim.
Bu tıpkı Haktan diye bir zerzevat var Ufoloji bilimi yaptığını iddia eden,onu çağrıştırdı.
Tüm bu şarlatanların yaptığı tek şey: bilim ,emek,insan ve insanlık düşmanlığıdır.
Metafizik öldü diyenlere buradan sesleniyorum.;
Emperyalizm ve burjuvazi tarafından yaşatılmak isteniyor ve ölmedi
Bu güçler insanlığı iğfal etmek için o silahı kullanıyorlar kullanacaklar.
Harun Kahya olacaklar,Rezzab firaz olacaklar ,İtullah Güldüren olacaklar ,Haktan Aksoğan olacaklar metafiziği yaşatacaklar.
Bizler bu sahtekarlığa fizik ötesi bilim dediğimizde onlarla suç ortaklığına girdiğimizide bilmeliyiz.
Bu suç insanlık suçudur.
Saygılar.
UlulElbab, ben sizin bilim onları açıklamadan önceki bir devirde karabasanlar, sara nöbeti, katatonik şizofreni ya da uyuşturucu sanrıları hakkında düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Kopya vereyim, bu saydıklarımın beyinde yarattığı halisülasyonlar jeneriktir. Yani hemen hemen herkes aynı şeyleri gördüğünü, hissettiğini sanır.
Bir Epilepsi Hastası olarak Deneyimlerimden bahsetmem gerekirse.
İlk öncelikle Hastalığımın Fotosensitiv Epilepsi denilen yanıp sönen ışıklara, şiddetli ışıklara gece reklam tabelalarına karşı hassasiyetim var. Bir barda veya eğlence merkezindeki sürekli yanıp sönen flaş türü ışıklar bana çok ciddi zararlar veriyor.
Her ışık parlamasının gözümün üstünde çakmak manyetası gibi patladığı ve bu patlamalara belli bir süre sonra yenik düşerek tüm dünyanın renk değiştirip televizyon ekranındaki karıncalanma gibi gördüğümü, ve biri beni yerden kaldırdığını, fakat o süre içerisinde aslında yerde 1 yada 5 dk. kaldığımı, bana 3 - 5 sn. gibi geldiğini ne zaman yere düştüğümü ne zaman bilincimi kaybettiğimi hiç bir zaman fark etmiyorum. Sadece kendimi çok yorgun ve bitap bir halde yerden kaldırırlarken kendi adımı, bu dünyada yaşadığımızı, bir ailemin olduğu, bir geçmişimin olduğunu, yerden kalkınca "Hmmm evet ben benmişim. ve yine nöbet geçirmişim" deyip bir süre dinlendikten sonra normal yaşantıma geri dönüyorum.
Ve inanıyorum ki bütün bilincini kaybedenler veya ölüm anındaki kişilere de benim yaşadığım şeyler oluyordur. Aslında acı çekmekten kurtulup beyin ile iletişim kurulamayınca zaman birden bire hızla akıyor ve bunun farkına varmıyorsunuz.
Ve o kadar bayılma tecrübeli birisiyim yine de o bayıldığım an bana hep ilkmiş gibi geliyor. bayılma anında ben şu an baygınım birazdan uyanacağım diyebildiğim an olmadı.
Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde 27 gün Çapa tıp fakültesinde 1 yıl kaldım.
Bakırköy'de beyni ile eşyaları kontrol eden milletin düşüncesini okuyan ce uzaylılarla, cinlerle, ruhlarla konuşabilen bir kaç hasta tanıdım. adamlar o kadar normal insanlar ki dışarda görsen deli demezsin normal gayet aklı başında fakat adam böyle naparsın.
Doktor Atatürk ile konuş bakalım kurtuluş savaşında neler yaşadı diye sorduğunda o kadar ayrıntılı bir şekilde analtıyor ki bilmeyen bir insan ben de dahil inandım fakat doktor inanmadı tabi :) tarih yanlış yer yanlış isimler yanlış bir sürü zırvalık olduğunu sonradan öğreniyorduk :)