Orijinalini görmek için tıklayınız : Bunlar Delirmiş Olmalı !
Bu gün..
Uzun zamandır izlemediğim yerli kanalları iyi bir eski Türk filmi izleyeyim düşüncesi ile zapladım..
Well..Well..Well..
Kıyamet kopuyor..
Hak,hukuk,guguk,yargı,savcı,cemaat,tutuklama,topla ntı,açıklama,az sonra,yarın..
Kıyamet kopuyor..
Bunlar delirmiş olmalı..
Ya da Türkiye yeryüzünün her hangi bir parçası değil..
Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir şey yok..
Savaşan ya da işgal altındaki ülkeler dahil..
Dünyanın her tarafında insanlar sorunlarına çözüm arıyor..
İnsanlığın gittikçe zorlaşan yaşam koşullarını iyileştirmek için herkes el ele vermiş çareler arıyor..
Bütün toplumlar..
Gelişmiş gelişmemiş bütün toplumlar sorunlarına çare arıyor..
Türkiye'de ise..
Her geçen gün ağırlığını hissettiren ekonomik şartlar..
Türkiye'nin kendine özü iç ve dış sorunları..
Herşey bir tarafa bırakılmış..
Tam bir "Ayranı yok içmeye taht-ı revanla gider .." vaziyeti..
İnanılmaz bir ülke..
Boşa harcanan yıllar ve emekler..
Aziz Nesin'in ünlü bir kitabının ismiyle kapatalım sözü..
"Nah Kalkınırsınız"
Önce sular bulanacak sonra durulacak. Yavaş yavaş hukukçu devletinden
hukuk üstünlüğündeki devlete yürüyoruz.
Bence olan bu. Ama heran yol kazasıda olabilir. Ne yapalım sonunu
düşünen kahraman olamaz.:fencing:
Ne yapalım sonunu
düşünen kahraman olamaz. /Polat Alemdar/
Evet Polat Alemdar' la, Kurtlar vadisiyle, ülkenin her noktasında uygulanan farklı hukuk sistemiyle GUGUK sistemine doğru emin adımlarla yürüyoruz. Her yönden eğitim, yükseliş, irfan, teknoloji fışkırmağa başladı bile. Tek sorun onları göremiyoruz. Sanırım allahsızlık, imansızlık burada da gözümüzü kör etti. vah vah...
Yavaş yavaş hukukçu devletinden
hukuk üstünlüğündeki devlete yürüyoruz.
Bu nasıl oluyor kim?
güneşinzaptıyakın
20-02-2010, 15:04
............ Ne yapalım sonunu
düşünen kahraman olamaz. Yani önemli olan dava değil kahraman olmak, yani her şey şan ve şöhret için, yani her şey ödül için, doğru ödüllerde normal bir erkeği cezbeder cinsten nede olsa, bir sürü huri ve baş ağrısı yapmayan şarap nehirleri vs. ve dediğin gibi bu ödülleri kahramanlara veriyor İslam...
Bu nasıl oluyor kim?
Şöyle oluyor. Halkın seçimle yaptığı tercihi bürokrasiyle bloke edilmesidir. Yani Hukuk devleti olmak gerekliliği varkene. Hukukçu devleti olmayı yeğler bürokrat takımı. Hukuk kenara. Hukukçu yönetime.
Yani HAKİMİYET BİLA KAYTI ŞART MİLLETİNDİR.
Yani önemli olan dava değil kahraman olmak, yani her şey şan ve şöhret için, yani her şey ödül için, doğru ödüllerde normal bir erkeği cezbeder cinsten nede olsa, bir sürü huri ve baş ağrısı yapmayan şarap nehirleri vs. ve dediğin gibi bu ödülleri kahramanlara veriyor İslam...
Deyil abi. Bu çarpık düzeni deyiştirmek gerekiyo. Halk seçiyor bürokrat seçileni devre dışı bırakıyor. Şekil 1 a anayasa mahkemesi. danıştay. yargıtay.
Bu düzenin halk yararına deyişmesi gerekiyor. Yani sizin oralarda nasıl diyorlardı buna.:doh: Hah buldum Halk iktidarı. Poroletrya iktidarı. aynın böyle. Bunu yapmak içinde Türkiyede bir kahramana gereksinim var.
Hani Lenin amca yaptıydı ya onun gibi.:rockon:
mahkemeler AK PARTİSİ nin işine gelecek bir karar verirse "yargıya güveniyoruz"
işine gelmeyen karar verirse "yargı siyasal karar verdi" böyle döneklik,böyle iki yüzlülük bir AK PARTİSİN de bir de AK partisi yağcılarında görülmüştür.
güneşinzaptıyakın
20-02-2010, 20:39
kim
:
Söylediklerin arasında bir tutarlılık yok, halk iktidarı ile proletarya iktidarı farklı şeylerdir ve lenin'in yaptığı farklı şeydir ama esas olan senin söylediğin ile açıklamdan tamamen farklı şeylerdir yani bu kadar farklı şeyleri söylüyor olman senin bir kavram karmaşası içinde olduğunu gösterir en azından. Kullandığın slogan ise sadece kahraman olmaya odaklı bir slogandır.
mahkemeler AK PARTİSİ nin işine gelecek bir karar verirse "yargıya güveniyoruz"
işine gelmeyen karar verirse "yargı siyasal karar verdi" böyle döneklik,böyle iki yüzlülük bir AK PARTİSİN de bir de AK partisi yağcılarında görülmüştür.
Gözlerimiz görmek istiyorsa her çarpıklığı görür.
Anayasa mahkemesi 362 kararını açıklarken hukuka uygun. Akpartiyi kapatmazken hukuka ters.
Danıştayda davalar dağ gibi dururken aylarca yıllarca yüzüne bakılmazken.
Yök katsayı davası dakikada paketleniyor da bu ne hız üstatım demiyorsunuz.
kim
:
Söylediklerin arasında bir tutarlılık yok, halk iktidarı ile proletarya iktidarı farklı şeylerdir ve lenin'in yaptığı farklı şeydir ama esas olan senin söylediğin ile açıklamdan tamamen farklı şeylerdir yani bu kadar farklı şeyleri söylüyor olman senin bir kavram karmaşası içinde olduğunu gösterir en azından. Kullandığın slogan ise sadece kahraman olmaya odaklı bir slogandır.
Proleterya diktatörlüğününde halk iktidarınında ne olduğunu biliyorum. Kafam karışık değil.
Leninin yaptığı farklı birşeydi doğru. Çarın diktatoryasını alaşağı edip komunis partisinin diktatoryasını kurdu.
Bugün bizim beklediğimiz ise. Bürokrat diktatoryasının yıkılıp. Halkın iktidarının kurulmasıdır. Ben bir diktatoryanın yıkılıp yerine yeni bir diktatorya kurulmasını arzu etmiyorum. Yani Erdoğan diktatoryası gibi bir şeyi kabul etmiyorum. Olacağınıda ummuyorum.
Gözlerimiz görmek istiyorsa her çarpıklığı görür.
Anayasa mahkemesi 362 kararını açıklarken hukuka uygun. Akpartiyi kapatmazken hukuka ters.
Danıştayda davalar dağ gibi dururken aylarca yıllarca yüzüne bakılmazken.
Yök katsayı davası dakikada paketleniyor da bu ne hız üstatım demiyorsunuz.
Bazı kimselerin yüzüne tükürseniz bir işe yaramaz. İllaki sıkı bir kötekden anlarlar.
Sevgili sitedaşım,
mahkeme Akepeyi fena halde mahkum etti. Devletin temeline aykırı işlerin odağı bir partinin yönetimi, aynı suçları işleyerek, utanmadan devam ediyor. Çoktan istifa etmesi gerekirken....
Davul zurna az geldi, demekki, artık eşek suya sokulacak ve çıkması beklenirken marizlenecekler.
gematria
21-02-2010, 14:53
Önce sular bulanacak sonra durulacak. Yavaş yavaş hukukçu devletinden
hukuk üstünlüğündeki devlete yürüyoruz.
Bence olan bu. Ama heran yol kazasıda olabilir. Ne yapalım sonunu
düşünen kahraman olamaz.:fencing:
elini vicdanına koy da söyle lütfenhalkın %30 unu temsil ettiği halde %70 ini akp nin oluşturduğu bir meclise hsyk üyeleri ve yargının tüm işler birimlerini seçme yetkisi verirsen bunun adı demokratikleşmemi olur yoksa monarşimi ?
elini vicdanına koy da söyle lütfenhalkın %30 unu temsil ettiği halde %70 ini akp nin oluşturduğu bir meclise hsyk üyeleri ve yargının tüm işler birimlerini seçme yetkisi verirsen bunun adı demokratikleşmemi olur yoksa monarşimi ?
Afedersiniz yüzde 30 nasıl buldunuz. Birde CeHaPe aynı sayıyla iktidar olsaydı (hayal edin canım) aynı şeyi söylermiydiniz.:sorry:
gematria
21-02-2010, 16:48
pardon 38 olmalı hata yapmışım ama bu oranın dengesizliğini değiştirmez tabiki ... tabiki de söylerdim % 10 luk seçim barajıyla akp gibi göreve gelecek tüm partiler için aynı itirazım söz konusudur .. ister bu yargı reformunu bu şekilde akp yapsın ister chp yapsın farketmezz tek olacak şey yargının siyasallaşmasıdır ...
elini vicdanına koy da söyle lütfenhalkın %30 unu temsil ettiği halde %70 ini akp nin oluşturduğu bir meclise hsyk üyeleri ve yargının tüm işler birimlerini seçme yetkisi verirsen bunun adı demokratikleşmemi olur yoksa monarşimi ?
yanlış tartışma.
Oyların %100ünü de alsa HSYK nın tek bir üyesinin bile yasama yada yürütme tarafından seçilmesi demokratik hukuk devletine aykırı olur.
Niyet kötü olunca aslında, bir şekilde, yine de rezil edebiliyoruz her şeyi.
Ancak, konu hukukdan çokdan çıkmış yabancı bir idarenin ülkemizi işgali sorunu haline net olarak girmiştir.
(Birleşik Krallık) İngiltere, Hollanda, İsveç gibi ülkeler Monarşidir ancak hukuk devleti olmadıklarını söylemek fazla zorlama olur.
Şöyle oluyor. Halkın seçimle yaptığı tercihi bürokrasiyle bloke edilmesidir. Yani Hukuk devleti olmak gerekliliği varkene. Hukukçu devleti olmayı yeğler bürokrat takımı. Hukuk kenara. Hukukçu yönetime.
Yani HAKİMİYET BİLA KAYTI ŞART MİLLETİNDİR.
Kim, anayasayı o iktidarı seçen halkın yapıyor, hukuk da yapılan anayasaya göre belirlenir, yani o seçilen iktidar eğer gerekli görürse ve çoğunluğu elinde bulunduruyorsa, anayasanın bazı hükümlerini veya tamamını değiştirebilir. Bunu yaparken de mutlaka muhaletin görüşüyle beraber yapmalıdır, diğer seçmenlerin de itirazlarını gözönünde bulundurmalıdır.
pardon 38 olmalı hata yapmışım ama bu oranın dengesizliğini değiştirmez tabiki ... tabiki de söylerdim % 10 luk seçim barajıyla akp gibi göreve gelecek tüm partiler için aynı itirazım söz konusudur .. ister bu yargı reformunu bu şekilde akp yapsın ister chp yapsın farketmezz tek olacak şey yargının siyasallaşmasıdır ...
Çok güzel bu tarafsızlığınız için sizi tebrik ediyorum.
yanlış tartışma.
Oyların %100ünü de alsa HSYK nın tek bir üyesinin bile yasama yada yürütme tarafından seçilmesi demokratik hukuk devletine aykırı olur.
Niyet kötü olunca aslında, bir şekilde, yine de rezil edebiliyoruz her şeyi.
Ancak, konu hukukdan çokdan çıkmış yabancı bir idarenin ülkemizi işgali sorunu haline net olarak girmiştir.
(Birleşik Krallık) İngiltere, Hollanda, İsveç gibi ülkeler Monarşidir ancak hukuk devleti olmadıklarını söylemek fazla zorlama olur.
Sayın Tayare bu konuda daha samimi. Hiç deyilse içiyle dışı bir. Halkın seçtiği yasama organına güvensizliğini açıkça ifade edebiliyor.
Oysa birçok sistemini oturtmuş ülkede
yasama organı bu kurula seçim yapabiliyor.
Kim, anayasayı o iktidarı seçen halkın yapıyor, hukuk da yapılan anayasaya göre belirlenir, yani o seçilen iktidar eğer gerekli görürse ve çoğunluğu elinde bulunduruyorsa, anayasanın bazı hükümlerini veya tamamını değiştirebilir. Bunu yaparken de mutlaka muhaletin görüşüyle beraber yapmalıdır, diğer seçmenlerin de itirazlarını gözönünde bulundurmalıdır.
Sayın Titan şimdi kullanılan anayasa netekim anayasası. Sizlerde değişşin istiyorsunuz ama bir proplem var.
Başkası değil biz yapalım diyorsunuz. Yani görüntü bozuk. Darbeci bir yönetim tarafından yapılmıştır. Biz onu allayıp pullayıp laikçi, kemalisler eliyle yapalım diyorsunuz.
Eeee ne duruyorsunuz. Bir yıl sonra seçim var. Yok Baykala. yok Urasa yok şuna buna küsmeyin.
gidin seçime (güya gitmiyorsunuz ya) Sizin gibi düşünenlerin çoğunluğuyla
mecliste çoğunluk olun. Yapın sivil bir anayasa. olsun bitsin.
Nasılsa biz sizin gibi yüzde
10. yüzde 30. yüzde 70 problemleri yapmayız.
Kaderimize razı olup otururuz sakin sakin.
Birazda CeHaPeyi dinleyelim HSYK konusunda.
HSYK YENİDEN YAPILANDIRILMALI
CHP’li hukukçular, yargının bağımsız olmadığını vurgularken, bunun büyük ölçüde HSYK’nın yapısından kaynaklandığına işaret ediyor: “Anayasa’mız ilk bakışta, yargı ve yargıç güvencesini sağlıyor görünmektedir. Ancak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun oluşumuna ve yapısına ilişkin hükümler incelendiğinde, bu güvencenin yetersiz olduğunu söylemek gerekmektedir.”
Raporda HSYK yapısında savunmanın temsilcileri olan avukat ya da baroların bulunmaması da “Kurul’un oluşum biçimi bakımından üzerinde durulması gereken bir başka husus da, yargının vazgeçilmez unsuru olan ’savunma’ temsilcilerine, Kurul’da hiç yer verilmemiş olmasıdır.” sözleriyle eleştiriliyor.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarının yargı denetimi dışında tutulması da ’sakıncalı bir durum’ olarak nitelendiriliyor. Raporda HSYK’nın çalışma biçimi de değerlendirirken, Kurul’un saydam olmadığı ileri sürülüyor:
“Kurul’un çalışma biçimi de bir başka olumsuzluk alanı oluşturmaktadır. Bugün Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, ayrı örgütü, özerk bütçesi, binası, sekretaryası bulunmayan; Adalet Bakanlığı memurları eliyle işlerini yürüten bir kurum görünümündedir. Kurul’un çalışmaları ’saydamlık’tan uzaktır. Yargıçlığa giriş için sınavların Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından değil Adalet Bakanlığı’nca yapılması; yargının bağımsızlığı açısından kuşkulara neden olmaktadır.”
YARGISAL DENETİME KAPALI HSYK İLE 12 EYLÜL CUNTACILARI AYNI
CHP raporunda, HSYK’nın yargı denetiminin dışında tutulması, 12 Eylül darbecileri ile Sıkıyönetim Komutanlıklarının yaptığı işlerin yargısal denetim dışında tutulması raporda şöyle eleştiriliyor: “Anayasa’mızın 159. maddesinde de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kararlarına karşı, yargı mercilerine başvurulamayacağı bildirilmiştir. Anayasa’mızın geçici 15. maddesinde ise kimi yürütme işlem ve eylemleri yargısal denetim alanı dışına çıkarılmıştır.
Anayasa’da yer alan bu istisnalara ek olarak, Sıkıyönetim Kanunu’nda da, Sıkıyönetim Komutanlarının yaptığı işlemlerin yargısal denetim dışına alındığı görülmektedir. Bu istisnaların hak arama özgürlüğü açısından da bir sınırlandırma niteliği taşıdığı açıktır. Hukuk devleti ilkesini tam anlamıyla yaşama geçirebilmek için, bu tür istisnaları ortadan kaldırmak ve tüm yürütme işlem ve eylemlerini yargısal denetime tabi tutmak gerekmektedir.” değerlendirmesi yapılıyor.
Sayın Titan şimdi kullanılan anayasa netekim anayasası. Sizlerde değişşin istiyorsunuz ama bir proplem var.
Başkası değil biz yapalım diyorsunuz. Yani görüntü bozuk. Darbeci bir yönetim tarafından yapılmıştır. Biz onu allayıp pullayıp laikçi, kemalisler eliyle yapalım diyorsunuz.
Eeee ne duruyorsunuz. Bir yıl sonra seçim var. Yok Baykala. yok Urasa yok şuna buna küsmeyin.
Kim şaka yapıyorsun herhalde, şu an iktidar olan parti laiklikle yönetilen bir parti mi? Ayrıca laikçi, kemalist diyerek kavramları allak bullak etmişsin. Ülke, Atatürkten sonra hiçbir zaman laik olamadı, darbeler de nedense hep muhafazakar kesime yaradı, onca sağcı ve solcu ne diye kapıştılar acaba?
Gözlerimiz görmek istiyorsa her çarpıklığı görür.
Anayasa mahkemesi 362 kararını açıklarken hukuka uygun. Akpartiyi kapatmazken hukuka ters.
Danıştayda davalar dağ gibi dururken aylarca yıllarca yüzüne bakılmazken.
Yök katsayı davası dakikada paketleniyor da bu ne hız üstatım demiyorsunuz.
ak partisinin kapatılmasını kesinlikle istemedim,istemiyorum.yök katsayı kararındaki çabukluğu ümraniye soruşturması ve davasından da beklerim.gecikmiş adalet,adalet değildir.tüm davaların bir an evvel adil şekilde nihayetlenmesinden yanayım.ayrım yapmıyorum.
sen her ne kadar kafanda yarattığın karşıt görüşünle yazışsan da,benim o zannettiğin karşıt görüş olmadığımı görmeni isterim.
türkçeyi bülbül gibi şakımansa ayrıca takdire değer.demek ki çalışınca oluyormuş.:D
Laikliğin, bir takım çevreler tarafından hala -kesinlikle kabul edilmemesi gereken- bir baskı aracı gibi düşünülmesi Türkiye Cumhuriyetinin en büyük sorunlarından biridir. Sorunların, sorunlaştırmanın temelinde laikliği bir ideal olarak kabul etmemek yatar.
Tüm korkuların temelinde nasıl ki ölüm korkusu modelleyici baş unsur görevi üstlenmişse, anti-laiklikte halkların, özellikle islam yoğunluklu toplumların temel sorunlarının modelleyicisidir. Zira toplum yaşayışının düzenlenmesi ve insana odaklanma sürecinde sistemin her zerresine işlemiş, giriftleşmiş ve adaletsizliği doğrulayan dinsel inanışlar, aslen bireysel eşitsizliğin artmasını sağlarken, dolaylı olarak her yönden gerilemeyi körükler. Zira bilinç düzeyi olumlu yönde gelişme gösteren özgür bireyler toplumların gelişmesinde öncü roller üstlenirken, kısır dinsel inanışlarla boğuşmayı ve sürekli gel gitler yaşamayı yeğlemiş bireyler hayatlarının büyük çoğunluğunu yalnızca "bireysel helal rahat yaşam için" harcayacaklardır. Ülke refahını, ancak kendi yapmak istedikleri kadarıyla, kendi ümmetleriyle sınırlandırmanın sığ mutluluğunu yaşayarak hayatlarını sonlandıracaklardır.
Bunlar günümüz insanı için yaşamsal döngü modelleridir. Birey çoğu zaman kendisini bu iki modelin dışında bir yerde görüyorsa bile bu, başka hayali modelleri beyninde abartarak simule etmesi gerçeklğinden başka birşey değildir.
Kısaca, gelişmiş özgün bir toplum ortaya koyabilmemiz için ülkede bireylerin sağlıklı düşünebilmesinin önündeki tarikat, cemaat gibi masum görünümlü din ruhban sınıfları yok edilmeli ve sorgulayıcı aklı ve bilimselliği destekleyici ortam hazırlamada laiklik, yönetim biçimi olarak benimsenmelidir.
saygıyla.
gematria
23-02-2010, 21:58
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bütün orgeneral ve oramirallerin katılımı ile bir toplantı yapıldı ... sanırım toplu istifa gelebilir yarın erdoğan döndüğünde ....
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bütün orgeneral ve oramirallerin katılımı ile bir toplantı yapıldı ... sanırım toplu istifa gelebilir yarın erdoğan döndüğünde ....
Genellikle plan ve projeler tam olarak beklendiği şekilde sonuçlanmıyor..
Ancak Türkiye'de yaşanan şu gelişmeler artık kamuoyuna açıklanan planların olabililirlilik oranını yükseltiyor..
Bu planlardan biri 2012'de Türkiye'nin işgali ve Türkiye halkının düdüklenmesi..
Bu hale düşürülen bir ordunun artık mafya ile bile savaşamayacağı açık..
Neyse..
Bu halk böyle olmasını çok istedi..
İşgalciler onları "mutlu" ederler artık.
NASIL BAŞINIZ GÖYE ERDİ Mİ?
Ancak Türkiye'de yaşanan şu gelişmeler artık kamuoyuna açıklanan planların olabililirlilik oranını yükseltiyor..
Bu planlardan biri 2012'de Türkiye'nin işgali ve Türkiye halkının düdüklenmesi..
3. ordu yerinde duruyor. KazımKarabekiri örnek alsınlar.
gematria
24-02-2010, 00:55
sevgili theatre ..
işte bu yobazın ki kendisi şuan milletvekilidir aynı zamanda bu video da söylediği herşey günümüz de gerçekleşmekte durum bundan ibarettir adım adım çağlar öncesine dönüyoruz ...
http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=5&vid=2729
bu tip adamları milletvekili yapan bir millet düşünemiyorum ....