Orijinalini görmek için tıklayınız : M.Lisesi mezunu kızlara imam olma hakkı tanınmalıdır.
güneşinzaptıyakın
19-02-2010, 18:23
Bildiğimiz gibi meslek lislerinin hali ortadadır, isteyen istediği yere çekerek sömürüyor bu konuyu, olan ise o liselerde okuyan çocuklara oluyor elbette. Yıllardır meslek liselerinde okuyupta mezun olduktan sonra imamlık yapan bir kız çocuğumuzu gördünümüzmü? göremezsiniz elbet çünkü onlara bu hak tanınmıyor, halbuki aileleri dişlerinden tırnaklarından artırdıkları paralarla onları okusunlarda imam olsunlar diye gönderiyor meslek liselerine, onlarında hakkıdır bir altın bilezik sahibi olmak diyorlar ama ne mümkün değilmi? onlara bu hak bir türlü verilmiyor, çok uzun zamandır bu yara kanıyor, milyonlarca meslek lisesi mezunu kızımız imam olamıyor, birde başlarına kat sayımıdır nedir getirdiler ya al sana bir başka engel, şimdi bu kızlarımızın imam olması ve okudukları meslek lisesinin hakkını vermesi için tüm vicdan sahibi herkezin destek vermesi gerekmektedir. Yazıktır milli servete, bunca yıldır onlara akıtılan parayamı yansak yoksa ailelerinin okusunlarda bir altın bilezik sahibi olsunlar diye çabalamalarınamı?
Yazıktır...
Ayıptır...
Zülümdür...
Meslek lisesi mezunu kızlara bir an önce imam olma hakkı verilmelidir...
Sayın Güneş,
Buradaki bir altın bilezik sahibi olsunlar der iken bunu biraz daha açabilir misiniz? Ne demek istediğinizi anlayamadım.
Teşekkürler
Saygılarımla
güneşinzaptıyakın
19-02-2010, 18:41
Evet konu biraz karışıkmış gibi görünüyor, bende yıllarca uzaktan bakıp karıştırmışımdır şahsen. Şimdi bende bir meslek lisesi mezunuyum, tabii bu kızlarımızla aynı lise değil ama bilirim neden gidilir meslek lisesine; özellikler aileler isterki evladları okusunlar bir meslek sahibi olsunlarbir altın bilezik taksınlar, bunun en garanti yoluda adı üstünde işte meslek liseleridir, işte bu kızlarımızın aileleride okusunlar bir altın bilezik sahibi olsunlar bir meslek sahibi olsunlar diye gönderiyor bu meslek liselerine ama yazık mesleklerini yapamıyorlar bu hak onlara verilmiyor, bende bu adaletsizliğe biraz dikkat çekeyim dedimdi...
Bu konu dalga gecilecek bir konu degil, oldukca ciddi. Ama olayin sikintisini yasamayan bilmez, bilip bilmeden devlet savunuculuguna soyunur. YOK, üniversite sinavlarina giriste liselere göre belirlenen katsayi puanlarini kaldirdi. Daha önce üniversite sinavinda hangi okuldan girerse girsin ögrenciler esit haklara sahip olacaklardi. Bu puan az buz da degil ve cocuklarin resmen nereye gireceklerini belirleyebiliyor.
Benim kizim bu yil üniversite sinavina giriyor. Yillardir hangi bölümü secmesi gerektigine bir türlü karar veremedi. Biz üzerinde baski yapmak istemedik. En cok severek yapacagi meslegi secsin istedik. Once psikoloji okuyacam dedi, sonra dis hekimi olmak istedi, sonra genetik okusam dedi, mühendislik mi olsa dedi, döne döne en sonunda hukuk okumaya karar verdi. Ama o kararini verene kadar son sinifa gelmisti. Bu arada, okudugu lisede sosyal degil de fen secmis ve fen dersleri agirlikli egitim almaya baslamisti. Fen'den sosyal'e gecmek istedi, müdür yardimcisi önce olabilir dedi, sonra bölüm degistirmenin son sinifa geciste artik kabul edilmedigini ögrendik. Daha önce olabiliyormus, simdi onu da kaldirmislar.
Bu arada YOK'un kararini bekliyoruz sürekli. Eger katsayilar kalkarsa, geriye tek sorun kalacakti, sinavda sosyal sorularina hazirlanabilmek. YOK'un katsayi karari aciklandi, katsayilar kaldirilmisti. Kizim da, o zaman ben dershanede sosyal bölüme gidiyim, okulda fenden devam edeyim dedi. Oyle karar verdik ve dershanede sosyal dersler agirlikli, okulda fen dersleri agirlikli egitim almaya basladi. Iyi bir hukuk fakültesi kazanacagina dair artik kendisine güveni gelmeye baslamisti ki, pat Danistay'daki cumhuriyet koruyucusu efendiler YOK'un kararini iptal ettiler. Tekrar katsayi puanlari devreye girdi. Kizimin morali yine bozuldu, simdi ne yapacam ben diye yakinmaya basladi. Artik isletme, ekonomi gibi bir bölüm yazayim demeye basladi, ama acikca morali altüst olmus durumda. Kizim iyi bir Anadolu Lisesinde okuyor ne zamandir üniversite sinavina hazirlaniyor. Ama tepelerde birileri zirt pirt egitim sistemi ile oynayip bir kusaga daha yazik ediyorlar. Tepemizde tepinip duruyorlar. Bürokrasinin diktatörlügü, baska ne bekliyebiliriz ki.
Danistay ne yapmak istiyor? Imam Hatip okuyanlarin üniversitelere girmesini engellemeye calisiyor. Okuyacaklarsa ilahiyat falan okusunlar. Iyi de böyle mi yapilir. Bu kadar imam hatip lisesini dedem mi acmisti peki. Cumhuriyeti koruyacaklarmis, benim külahima anlatsinlar bunu. Coluk cocugun gelecegiyle oynuyorlar, ülkenin gelecegini karartiyorlar, haberleri yok. Gunes arkadasimiz da kimi ve neyi savundugunu ya bilmiyor, ya da biliyor da ben onu bilmiyorum.
Pes diyorum, lanet olsun böyle yargiya ve onu savunanlara diyorum, baska birsey demiyorum.
Alchindus
19-02-2010, 21:30
Bu konu dalga gecilecek bir konu degil, oldukca ciddi. Ama olayin sikintisini yasamayan bilmez
Muhterem birşeyler yazacaktımki şu sözleri gördüm ve "edilecek kelam edilmiş gayrısı fazlalıktır ve israf olur" dedim!
Muhterem kerimeniz sıkıntı etmesin, derslerine devamda sebat etsin!
Memleketin iyi yetişmiş dünyayı bilen vatanını ve o vatanda yaşayan her ferdi seven samimi bahadırlara ihtiyacı vardır!
Bu günler gelip geçecektir ve belki şu meşakkatleri yaşayan nesiller yarın kendilerinden sonra gelecekler içün daha güzel bir türkiye inşaasında başat amil olacaklardır!
Gerçeğe sadakat şart!
güneşinzaptıyakın
19-02-2010, 22:53
Ben meslek lisesi mezunu olmanın ve mağduriyetinin ne olduğunu çok açık bilen birisiyim, daha öncede yazdım. Sıkıntımı? Hayatının 8 yılını iki ayrı ülkede meslek liselerinde geçirmiş birisi olarak şahsen bilirim.
Daha önce yazdığım şeyler silindiği için tekrar toparlayarak yazmaya çalışacağım, anlam kaymaları olursa artık kusura bakmayın. 60yıldır gerçekleri yaşıyoruz, hemde bunu kendi evimizde, sokağımızda, mahallemizde yaşıyoruz öyle kapalı tiribünden uzaktan seyrederek değil. 60yıldır sömürülen bir kitleden söz ediyoruz, 60 yıldır kandırılan ve kandıranlardan söz ediyoruz. Yazdıklarım çok açık olmasına ragmen anlayamamak, sorunun içinde olunmasına ragmen anlayamamak, olabilir.
Bu konuda yaşanan bir siyasi çekişmenin sonucunda ortaya çıkan bir haklı haksız yada magdur kavramı üzerinde yaşanan hem maddi hemde siyasi rantın çirkefliğinden söz etmiyorum, edildi ve edenlerde olacaktır daha. Başka bir şeyden söz ediyorum ben.
Bu konuda var olan çekişmelerin toplumsal yansımalarından yada kitleler üzerindeki etkilerinden ve bunun siyasi çıkarımlarından felanda söz etmiyorum, edildi ve edenlerde olacaktır. Başka bir şeyden söz ediyorum ben.
Madem konuyu açtın sargon bende kısaca değineyim o zaman.Türkiye’de meslek liseleri daha Osmanlı zamanında olmak üzere Almanya örnek alınarak kuruldu ve yapılandırıldı. Amaç ‘’vasıflı işçi’’ yetiştirmektir bu liseler vasıtası ile, sanayinin ihtiyacı olan vasıflı işçi ihtiyacına yönelik bir eğitim programıdır yapılan kısaca, daha sonraları ortaya çıkan sanayinin ara eleman açığını karşılamak içinde teknik meslek liseleri açılmıştır. İlerleyen dönemde ise meslek yüksek okulları ile daha altı beslemek için çıraklık okulları açılmıştır, bu projelerin bir çoğunda bizzat Alman devleti sponsor vb. desteğinide esirgememiştir Türkiye’den geçen süre içerisinde. Günümüzdeki amacı ise gene aynı olup sanayi için vasıflı/nitelikli işçi yetiştirmek, devamında öğrenmiş olduğu meslekte uzmanlaşmak isteyenlere ise meslek yüksek okulları vasıtası ile uzmanlaşmalarını sağlamak ve bu arada gerçekten başarılı olabileceklere ise dikey geçiş hakkı ile Üniversite eğitimide sağlamaktır. Yani meslek lisesinde elektrik bölümünde okuyan bir öğrenciyi mezun olunca ortaya konulan ara programlar ve sanayi işbirliği ile vasıflı işçi olarak ekonomiye kazandırmaktır, daha zeki olan çocukları ise ara eleman ve teknik eleman olarak eğitip gene ekonomiye kazandırmaktır, meslek liselerinin amaçları budur. Özellikle 80 sonrası Anadolu liselerinin üzerinde yapılan oynamalarla topluma farklı beklentilere binaen sunulan alternatifler üzerinden oluşturulan aslında meslek liseleri içinde olması gereken fen vb. branşlar vasıtası ile ayrıca bir magdur kitlesi yaratılmıştır. Bu noktada öfkene katılıyorum sargon, umarım çocuğunun gönlünce olur her şey.
Gelelim konunun asıl içeriğine yavaş yavaş. Bilindiği gibi imam yetiştiren meslek liseleri sonradan ve gene ara eleman yetiştirmek amacı ile açılmıştır. Zira İlahiyat fakülteleri ihtiyacı karşılamaktan çok uzak kalmıştır pratikte. Bir sürede bu yönde eğitim verir zaten bu meslek liseleri, fakat sonra laik hükümetlerden birisi İslam da olmamasına ragmen kızlarada bu imam yetiştiren meslek liselerinde okuma hakkı verir ve en büyük magduriyetin kapılarını bilerek açar. O dönemde çıkan tek tük sesler ise susturulur. Amaç oy deposu olarak görülen Anadolu’nun gönlünü etmektir diye tarihlere geçer bu karar. Unutmayalım bu meslek liselerini açanlar laiktir, çoğaltanlarda laiktir ve kız çocuklarının mezun olduklarında yapamıyacakları bir mesleği okumalarına izin verenlerde laiktir. Birde en çok imam meslek lisesi açanlara bakalım; 1- Netekim paşa(Marmaris ressamı) 2- Bülent Ecevit 3- Süleyman Demirel, görüldüğü gibi top 3’te Türkiyenin son 60 yılına yön veren ilk beş kişiden 3’ü var. Şimdi bu imam meslek liselerini Erbakan açsa yada en çok okul yapan o olsa anlarız ama tüm bunları yapanlar laik siyasetçiler. Her şeyi anlatıyor top 3 aslında.
Onlarca yıldır amacı Sünni İslam için din adamı yetiştirmek olan bu meslek liselerine bakış hep vatan millet aşkına olur. Alevilerin haklarını gasbeden iki yüzlü toplum onlardan aldıkları vergilerle kendilerine din adamı yetiştirir ve yaptıkları için ‘’Allah’larından’’ niyaz dilerler. Bu arada kız çocukları mezun olduklarında bir işlerine yaramıyacak bu meslek liselerine gitmeye devam ederler. Başlangıçtaki mağdurları görünen kadarı ile sadece iki önemli kitledir şimdilik. Daha sonra her evde bir mağdur olacaktır.
80 sonrası dönemde bu kız çocukları birden vitrine çıkartılır ve mağdur edebiyatıyla kamuoyuna sunulurlar, bu çocuklar okuma haklarının ellerinden alındıklarını söylemekte ve en çok imam meslek lisesi açan büyük Atatürk’çü Netekim paşa’nın direktifi ile gene mağdur edilerek ortaya çıkmaya zorlanıyormuş izlenimi verilerek ayrıca bir siyasi söylem ile kitleler yanıltılmaya çalışılmıştır. O dönemde bu kızların ne işi var imam meslek liselerinde İslamda kadın imam yokki diyenler susturulmuştur ve laik medya tarafından yok sayılmıştır. Laik devlette haremlik selamlık gerçekleştirilmiş olur bu vaka ile.
İlerleyen dönemde ise karşımıza bu sefer türban mağduru olarak çıkartılır bu kız çocukları, vitrinin en önündedirler ve mağdurdurlar, dinlerinin gereğini yerine getirmek istemekte ama engelenmektedirler söylediklerine göre, ortalık karışır toz duman derken (sözde) laik devlete laik olmayan bir eylem daha sokulur. O dönemde bu kızların ne işi var imam meslek lislerinde İslamda kadın imam yokki diyenler susturulmuştur ve laik medya tarafından yok sayılmıştır. Tek tük çıkan madem samimisiniz o zaman din kadına yarım miras verir buda haktır onuda istiyormusunuz sesleri ulusal medyada asla duyulmaz.
Bin yıl biterken bilinçli politikalarla meslek lisesi mağdurları çoğaltılır, hala toplumun önemli bir kesimi salt imam meslek liselerine yönelik özlük haklarının gasbı iddiasına sıcak bakmamaktadır, baktırmanın yoluda onların evlerinede benzer sorunları sokmakla aşılır, oldumu sizlere Türkiye Cumhuriyetinin nur topu gibi meslek liselerine giden çocukların ortada kaldığı bir eğitim sistemi ve mağdurları. Birde Üniversiteyi ve ona giriş sınavını çorbaya çevirdinmi al sana kriz işte. Artık neredeyse her evde bir meslek lisesi mağduru . Sorun dar kitle İslami siyasetin değil bir toplumun sorunudur ve acilen ne yapıp edilip çözülmelidirde.
Bu arada imam olamıyacak imam meslek lisesi öğrencisi kız çocukları türban mağduru edebiyatını yaşları küçük olduğu için tepki almalarından dolayı kendilerinden önce imam meslek liselerinden mezun olupta (İslama en büyük hayrı yapan Netekim paşanın kararı ile alınmadıkları) Üniversitelerin kapılarında vitrine çıkan ablalarına bırakmışlardır. Kız çocukları mağdurdur ama bu mağdurluk aileleri dahil tüm kesim tarafından kullanılmaktadır artık her daim. Birden sahneden çekilmeye başlarlar bu imam olamıyacakları halde imam meslek liselerinde okuyan kız çocukları. Her iki kesimde ekstra mağdur etmiştir bu çocukları şimdi.
Gene devran döner ve imam meslek liselerine yönelik yeni politikalar çerçevesinde bir takım yaptırımlar gelir, artık at izimi yoksa it izimi bilemiyeceğim ama birileri yapmıştır işte gene yapacağını. Birden ekranlarda bu mağdur edilen, istismar edilen ve üzerlerinden siyaset yapılan kız çocukları görünmez olur ve karşımıza hafiften kirli sakallı mezun imam adayı erkek çocukları yer almaya başlar, sorun artık onların sorunudur ve mağdur onlardır artık, gerideki resmin arka planında bile görünmeyen kız çocukları unutulmuştur, unutturulmuştur. Sanki onların mağdurlukları hiç yoktur artık, ön planda ise sadece imam adayı mezun erkek çocukları kalmıştır bu gün, siyaset onların mağduriyetleri üzerinden yapılmaktadır. Siyaset artık her evde bulunan mağdurlar üzerinden yapılmaktadır.
Kız çocuklarımı? Onlar her daim mağdur olarak kalmışlar ve kalacaklardır. Yaşayamıyacakları bir hayatın içinde bir süre bulunmalarına izin verildiği için (aileleri tarafından ) mağdurdurlar, bir şeyler yapabileceklerini sanmaları sağlanarak ve yaptırılmayarak mağdurdurlar, artık olmaları gereken yerin sadece sahne arkası olduğunu gördükleri için mağdurdurlar, onları istismar edenlerin en başında aileleri ve çevrelerinin geliyor olması nedeniylede mağdurdurlar, sadece kendileri değil onlarca yıldır bir çok kuşak ve onların coçukları yaşadıkları travmalar nedeniylede mağdurdurlar, yaşadıkları ve öğrendikleri her şey sadece İslam’ın kendilerine çizdiği çerçeve içerisinde bir işlerine yaramadığı için mağdurdurlar. Her şeyden önce bir yalanın içinde bu şekilde yer almalarına izin verildiği için mağdurdurlar.
Bu kız çocuklarına almaları gereken eğitimi vermeyerek; eğitim alma hakkı için başka yollara zorlayan sistem mağdur etmiştir, 60 yıldır söylenen bir yalana piyon yaparak siyaset yapanlar mağdur etmiştir, toplum olaya duyarsız kalarak mağdur etmiştir, eğitimci adı altındaki bir takım siyasetçiler işleri çözmeyerek ve katlanarak artmasına sebep vererek mağdur etmişlerdir, şimdide yok sayılarak mağdur edilmektedirler. Yaşıtları artık vitrinlerde değil zaten her evde gerekli siyasi dayatmayı ve propagandayı yapmaktadır ve onlara artık ihtiyaç kalmamıştır bu yüzden vitrine artık sadece kirli sakalları ile imam adayı erkek çocukları çıkmaktadır. Sanki artık bu kız çocukları hiç yaşamamıştır.
Söylenen yalanlarmı? Devam ediyor bildiğimiz gibi. Herkez kızgın, herkez öfkeli. Ortalık toz duman, kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu kız çocukları ise külliyen mağdur ve artık seslerini duyuracakları bir rolleride yok oynanan oyunda, Seslerini zaten kimse duymadı bu onlarca yıl boyunca. Herkez onların üzeriden rant yaptı ama onlar her zaman mağdur oldular ve şimdi bu gün artık sahne gerisinde kendilerine biçilecek yeni bir rol için kurban olduklarını bilmeden bekliyorlar. İki cephede onlardan sonuna kadar faydalandı ve sömürdü, tüm bu yaşananlar ise toplumun gözü önünde oldu ve onlara dokunmayan yılan her daim bin yıl yaşadı. Bu kız çocuklarını mevcut sistem ve onun siyaseti istismar edip mağdur etti, hala mağdurlar ve mağduriyetleri gittiçe dahada artıyor.
Not: Konu aklıma İslami kanaldan bir haberi seyrederken geldi, imam meslek liselerinin mağduriyeti hakkında bir ajitasyon haberdi, birden fark ettimki uzun zamandır belki birkaç yıldır bu kız çocuklarının sesini duymamıştım ve duyurulmamıştı, o gerçekten mağdur olan tek kitlenin sesini uzun zamandır ilk defa vicdanımda duydum ve sizlerede duyurmak istedim.
Konu nedir ? YÖK mü, yanin YÖKün faydalari ve zararlari mi ?
Yoksa Müslüman Kizlarin kisitli okuma haklari mi ?
Veya Imam Hatip Mezunu olan Kizlar neden Imam ve Hatip olamadigi mi ?
Yök'ün konumu tartisilmali, hangi amaca hizmet ediyor, egitim seviyesinin yükselmesinde herhangi bir positif katkisi varmi yok mu ? veya böyle bir sistem günümüz egitim standartlarina cevap verebiliyor mu ?
Müslüman Kizlari bu ülkede cok zor sartlarda okumaktalar, zaten Anadoludan büyük sehirlere bin bir zorluk ile okutulan bu kizlarin önüne birde suni engellerin dikilmesinin tavsip edilir hic bir tarafi yok.
Imam Hatip Mezunu kizlarin neden imam ve hatip olup olmadigi ise, devleti ilgilendirmesi bir konum degildir, nihayetinde her din kendi dogrusunu tayin etme hakki olmali, ve Kadinlarin erkeklere imamlik yaptigi bir gelenek yoktur, dinen buna bir engel varmidir acikcasi bilemiyorum !
Ama bu bu tür egitimden gecmis kadinlar, genelde kadinlara yönelik konferanslar verdiklerini bilmekteyim. Ama asil sorun bu degil, asil sorun, devletin camiye Imam yestirmek gibi bir islevi olmali mi ? Yani devlet o okula giden kiza nihayetinde bir ruhsat verebilir "sen imam / hatip oldun, buda belgen" diyebilir...bu belgeyi alan ise, ona is verebilecek olanlara müracat edebilir. belki kendisi, kendisi gibileri icin özel bir okul acar, elinde bu yönde bir yetkisi olduktan sonra, ve o yönde bir islevi olur bu toplum icinde.
Meslek lisesi mezunu kızlara bir an önce imam olma hakkı verilmelidir...
Bu olamiyor cünkü camilerde haremlik selamlik var ve mesela elektronik meslegini ögrenmis diger meslek liselerinden kadinlar imamiye ve müezziniye olamiyor. Üstelik bazilari da baslarini da kapatmadiklarindan dislaniyorlar, ayni üniversitelerde türbanlilara oldugu gibi. O halde imamiye olmak isteyen genc kizlarimiz icin meslek özgürlügü ve esitlik adina özel olarak sadece kadinlarin gittigi kadinlar camisi kurulmali ve bu genc kizlarimiz oraya dilerlerse türbansiz da gidebilmelidirler. Üniversitelerde reform yapilmasi gerektigi gibi camilerde de reform yapilmali. Hatta türban veya basi acik okuma ve calisma serbestiyesini her cami ve üniversite kendisi karar vermeli. Her cami veya üniversite olmasa da bazi camiler ve üniversiteler basi acik veya kapali bayanlar tarafindan tercih edilebilmeli ve özel hizmet verebilmeli. Madem islam türban özgürlüktür diyor o halde türbansizligi esir de etmemeli. Bu bir düsünce jimnastigiydi ama zaten Islam böyle bir seye acik olsaydi bugün dünyanin en saygin dinleri arasinda yer de alirdi.
Bildiğimiz gibi meslek lislerinin hali ortadadır, isteyen istediği yere çekerek sömürüyor bu konuyu, olan ise o liselerde okuyan çocuklara oluyor elbette. Yıllardır meslek liselerinde okuyupta mezun olduktan sonra imamlık yapan bir kız çocuğumuzu gördünümüzmü? göremezsiniz elbet çünkü onlara bu hak tanınmıyor, halbuki aileleri dişlerinden tırnaklarından artırdıkları paralarla onları okusunlarda imam olsunlar diye gönderiyor meslek liselerine, onlarında hakkıdır bir altın bilezik sahibi olmak diyorlar ama ne mümkün değilmi? onlara bu hak bir türlü verilmiyor, çok uzun zamandır bu yara kanıyor, milyonlarca meslek lisesi mezunu kızımız imam olamıyor, birde başlarına kat sayımıdır nedir getirdiler ya al sana bir başka engel, şimdi bu kızlarımızın imam olması ve okudukları meslek lisesinin hakkını vermesi için tüm vicdan sahibi herkezin destek vermesi gerekmektedir. Yazıktır milli servete, bunca yıldır onlara akıtılan parayamı yansak yoksa ailelerinin okusunlarda bir altın bilezik sahibi olsunlar diye çabalamalarınamı?
Yazıktır...
Ayıptır...
Zülümdür...
Meslek lisesi mezunu kızlara bir an önce imam olma hakkı verilmelidir...
Sayın Güneşinzaptıyakın bey
Siz İlahiyat fakültesi diye bir kurum duymuşşunuzdur. Burayı bitiren bayanlar öğretmen falan olabiliyor. Vaizlikte yapıyorlar gördüğümüz
kadarıyla. Hem biliyorsunuz İslam bir nizamdır. Bu nizamın prosedürleri var.
Bu prosedürde kadına imamlık görevi verilmemiş. Onlar imamlık değil vaizlik. öğretmenlik gibi görevler alıyorlar.
Ben hiç gemi tayfası kadın görmedim.
Çöp arabalarında çöpçü kadında görmedim.
İnşatta 15 . katta sıva ustası kadında görmedim. (köyde evini tamir eden gördüm)
Çöp kamyonunda çöpçü kadın görmedim ama çöpçü kadın gördüm, mimar kadın gördüm, mühendis kadın gördüm, belediye otobüsü kullan kadında gördüm.
Çöp kamyonunda çöpçü kadın görmedim ama çöpçü kadın gördüm, mimar kadın gördüm, mühendis kadın gördüm, belediye otobüsü kullan kadında gördüm.
Demekki çöp kamyonuna asılaraktan çöp toplama işi kadınların yapacağı iş değil.
İnşatın 15. katında sıva yapma kadın işi değil.
Gemide tayfalık kadın işi değil.
Haddahanede demir dökme kadın işi değil.:hand:
Birçok işde kadınların yapabileceği iştir.
Demekki çöp kamyonuna asılaraktan çöp toplama işi kadınların yapacağı iş değil.
İnşatın 15. katında sıva yapma kadın işi değil.
Gemide tayfalık kadın işi değil.
Haddahanede demir dökme kadın işi değil.:hand:
Birçok işde kadınların yapabileceği iştir.
saçma bu söylediklerin kim....
yurt dışında kadınlar bunların hepsini yapıyorlar....
Çöp kamyonunda çöpçü kadın görmedim ama çöpçü kadın gördüm
Cöp kamyonunda hem cöp kamyonunu süren sürücü kadin hem de cöp totlayan belediyeye ait cöpcü kadin da gördüm. Üstelik belediyede bu is icin dileyen kadinlari kontenjan kotasi oldugu icin öncelikli olarak aliyor. Ama velakin bu olay Almanya'da var. Istanbul'da Taksim'de Istiklal caddesini kücük temizleme ve süpürme aracini oturarak süren ve sokagi sabahlari süpürüp temizleyen de bir hanimdir. Istanbullu degilim ama bir hafta sonu Istanbul sabahinda gezinirken tanik olmustum ve Türkiye kadinlari icin gurur duymustum.
Kadin vaizcilere gelince Incil'de Pavlus "kadinlar cemaatte susmali" demis olsa dahi kadin pastör, kadin din görevlisi, kadin bishop ve kadin rahibe protestan kiliselerinde yine de mevcuttur ve erkekler gibi tüm isleri görme yetkileri vardir.
Katolik kiliseselerinde ise kadinlar ayinle ilgili ibadetleri yapamiyorlar ama kilise icinde vaaz verebiliyorlar, kominyonu dagitabiliyorlar ve Incil de okuyabiliyorlar. Uta Ranke-Heinemann 1970 yilinda tüm dünyada Katolik Ilahiyat Fakültesi'ne kabul edilmis ve buradan mezun olmus ilk kadindir. YIL 1970! Bugün 2010! 40 yil önce. Müslümanlar da hala kadinin türbani ve kadindan imamiye olamaz ile mesguller. Kayseri spor salonunda Cübbeli Hocayi dinlemeye gelen 8000 kisi de hala haremlik selamlik olarak erkekler ayri kadinlar ayri oturmuslardir.
Demekki çöp kamyonuna asılaraktan çöp toplama işi kadınların yapacağı iş değil.
İnşatın 15. katında sıva yapma kadın işi değil.
Gemide tayfalık kadın işi değil.
Haddahanede demir dökme kadın işi değil.:hand:
Birçok işde kadınların yapabileceği iştir.
Bir önceki mesajımda anlatmak istediğim şuydu; kadınlar mühendis, mimar olabiliyorlarsa, sıvacı da olur, çöp kamyonunda görevde yapar, bu biraz da bulunduğun ülkenin sosyal yapısına bağlı, belediye otobüsü kullandığına göre.
ALKA, hali hazırda Ankara Çankaya Belediyesi birkaç ay önce kadın temizlik görevlilerini işe almışlar, şu an çalışıyorlar.
saçma bu söylediklerin kim....
yurt dışında kadınlar bunların hepsini yapıyorlar....
Cöp kamyonunda hem cöp kamyonunu süren sürücü kadin hem de cöp totlayan belediyeye ait cöpcü kadin da gördüm. Üstelik belediyede bu is icin dileyen kadinlari kontenjan kotasi oldugu icin öncelikli olarak aliyor. Ama velakin bu olay Almanya'da var. Istanbul'da Taksim'de Istiklal caddesini kücük temizleme ve süpürme aracini oturarak süren ve sokagi sabahlari süpürüp temizleyen de bir hanimdir. Istanbullu degilim ama bir hafta sonu Istanbul sabahinda gezinirken tanik olmustum ve Türkiye kadinlari icin gurur duymustum.
Kadin vaizcilere gelince Incil'de Pavlus "kadinlar cemaatte susmali" demis olsa dahi kadin pastör, kadin din görevlisi, kadin bishop ve kadin rahibe protestan kiliselerinde yine de mevcuttur ve erkekler gibi tüm isleri görme yetkileri vardir.
Katolik kiliseselerinde ise kadinlar ayinle ilgili ibadetleri yapamiyorlar ama kilise icinde vaaz verebiliyorlar, kominyonu dagitabiliyorlar ve Incil de okuyabiliyorlar. Uta Ranke-Heinemann 1970 yilinda tüm dünyada Katolik Ilahiyat Fakültesi'ne kabul edilmis ve buradan mezun olmus ilk kadindir. YIL 1970! Bugün 2010! 40 yil önce. Müslümanlar da hala kadinin türbani ve kadindan imamiye olamaz ile mesguller. Kayseri spor salonunda Cübbeli Hocayi dinlemeye gelen 8000 kisi de hala haremlik selamlik olarak erkekler ayri kadinlar ayri oturmuslardir.
Bir önceki mesajımda anlatmak istediğim şuydu; kadınlar mühendis, mimar olabiliyorlarsa, sıvacı da olur, çöp kamyonunda görevde yapar, bu biraz da bulunduğun ülkenin sosyal yapısına bağlı, belediye otobüsü kullandığına göre.
ALKA, hali hazırda Ankara Çankaya Belediyesi birkaç ay önce kadın temizlik görevlilerini işe almışlar, şu an çalışıyorlar.
Çöp aracı kullanan bir kadın görmüşünüz işte bak olabiliyor diyorsunuz.
Bir tane iki tane bütün toplumun ölçüsü olurmu.
Ona bakarsanız birçok kadın vaiz var.
Birçok kadın dindersi öğretmeni var. Birçok kadın görevli var diyanette.
İslam kadını camide imam olarak görevlendirmemiş.
Sizin gibi imansızlaramı kaldı dini değiştirmek. Yapmayın ya arkadaşlar.
Siz hadehanede bilmem kaçderece sıcaklık karşısında kor halinde
demirle uğraşan kadın gördünüzmü. Öyle birşey olsa olsa erkekleşmiş bir kadın olur. Yani kadınlık bulamazsınız o kişide.
Eminimki o ortamda çalışan bir kadınıda eş olarak seçmesiniz.
Sayın Alka Kilisedeki görevlilerden bizene.
Kadın vaizler camide. evde. toplantı salonlarında kadınlara konferans. vaaz verebiliyorlar.
İlahiyat fakültelernde okuyan birçok bayan var. Siz işin bu yanlarında derde düşmeyin.
Eğer tek derdiniz kadınların okuyup meslek sahibi olabilmeleriyse katsayı falan gibi.
engellerle okumalarına mani olunan kadınların yanında yer alın.
Katsayı zulumunu sizde kınayın. Böyle zulumlara taraftar olmayın.
Saygılarımla sayın büyüklerim.
Çöp aracı kullanan bir kadın görmüşünüz işte bak olabiliyor diyorsunuz.
Çöp aracı kullanan kadın gördüğümü yazmadım kim, temizlik görevlisi diye yazdım okursan anlarsın. Sosyal ve kültürel olarak gelişmiş bir ülkede kadınlar her meslekte çalışabilir, çünkü böyle bir ülkede cinsiyet ayrımı değil, istenen özellikler aranır. Şimdi sen "istenen özelliklerden" "hah bak kadın her işte çalışamaz" dersen ben de sana, erkek bir kasabın bilim adamı olamayacağını söylerim.
Sayın Alka Kilisedeki görevlilerden bizene.
Cünkü müslümanlarin japonu da Allah'in taklitcileridir de ondan. Cünkü hristiyan tarikatlarin organize seklinden tutup Akilli Tasarim icin kullandiklari argümanlara kadar her seyi aynen kopye edip bu sekilde Türkiye'de de yapilanmaya özen gösteriyorlar. Bakmayin Batiyi elestirdiklerine, istemem ama cebime koy mantalitesi ile batiya en cok özenenler yine onlar. Cünkü toplumlar ne kadar cagdaslastikca müslümanlar da geriye dönüs olmadigi icin onlari hep geriden geriye takip edecekler. Onlardan 40 yil gerisiniz dememde de gocunacak bir sey yok. 40 yil sonra siz de göreceksiniz, camilerde kadin imam olacak ve cemaate namaz kildiracak, erkeklerle kadinlar yan yana saf tutup secde edecek, escinsel ve transeksüel müslümanlar icin özel camiler olacak ve oranin da imami bir escinsel olacak.
Katsayi falan bunlar önemsizlesecek cünkü aynen hristiyan tarikatlarinda oldugu gibi islami tarikatlarin da özel üniversitesi ve lisesi olacak. Buradan mezun olanlar sadece dini üniversitelere gidecek. Devletle din tamamen ayrilacak. Aynen hristiyan tarikatlarinda oldugu gibi Türkiye'de de bir cok kücük gruplar ve tarikatlar olacak ve hepsi kendi üniversitesini kuracak. Türbanliliar, cübbeliler bu üniversitelere yöneleceklerinden devlet üniversitelerinde pek türbanli görünmeyecek, üstelik daha laik olacaklar. Onlar ilahiyat agirlikli mezunlar yetistiriken, bilimin ve teknigin önderligini yine Bati Ülkelerinde oldugu gibi laik devlet üniversiteleri yapacak. Üstelik bu tarikat fakülteleri serbest kilindiginda önce cok yogun olarak ilgi görüp snra bu ilgi gitgide azalacak. Valentin gününü türbanlilar kendi sevgilileriyle islami bir sekilde kutlayacak ve normal bir günmüs gibi karsilanacak. Medeniyet denilen kazanin icinde digerleriyle eriyip füzyona gireceksiniz ve eskiden ne kalmissa hepsi de ya yok olacak ya da taninmayacak bir sekilde form degistirecek. Iran, Arabistan , serait devleti de kalmayacak. Komunizmin kansiz bir sekilde sona erdigi gibi kendiliklerinden anlamsizlasavak ve eriyip gidecek. Üstelik tüm bunlar da hic bir baski olmadan gönüllü yapilacak. Bunlar ve benzerleri sizi 40 yil sonra bekliyor. Söylemedi demeyin.
..................
Sizin gibi imansızlara mı kaldı dini değiştirmek. Yapmayın ya arkadaşlar.
Siz hadehanede bilmem kaçderece sıcaklık karşısında kor halinde
demirle uğraşan kadın gördünüzmü. Öyle birşey olsa olsa erkekleşmiş bir kadın olur. Yani kadınlık bulamazsınız o kişide.
Eminimki o ortamda çalışan bir kadınıda eş olarak seçmesiniz.
ah be kim dostum... keşke bazı şeyler bize kalsa.. :) dini değiştirmecez çöpe atacağız...
bu arada ...demirle uğraşan kadın erkekleşiyor mu yani??? bu nasıl oluyor??
sen hangi kriterlere göre kadınını seçiyorsun... bakalım senin kriterin uygun mu o kadını seçmeye mesela??? kim dostum... insan insandır.. kadın erkek ayırımını bırak artık.. herkez herşeyi yapar... o günler geride kaldı ..
Cünkü müslümanlarin japonu da Allah'in taklitcileridir de ondan. Cünkü hristiyan tarikatlarin organize seklinden tutup Akilli Tasarim icin kullandiklari argümanlara kadar her seyi aynen kopye edip bu sekilde Türkiye'de de yapilanmaya özen gösteriyorlar. Bakmayin Batiyi elestirdiklerine, istemem ama cebime koy mantalitesi ile batiya en cok özenenler yine onlar. Cünkü toplumlar ne kadar cagdaslastikca müslümanlar da geriye dönüs olmadigi icin onlari hep geriden geriye takip edecekler. Onlardan 40 yil gerisiniz dememde de gocunacak bir sey yok. 40 yil sonra siz de göreceksiniz, camilerde kadin imam olacak ve cemaate namaz kildiracak, erkeklerle kadinlar yan yana saf tutup secde edecek, escinsel ve transeksüel müslümanlar icin özel camiler olacak ve oranin da imami bir escinsel olacak.
Katsayi falan bunlar önemsizlesecek cünkü aynen hristiyan tarikatlarinda oldugu gibi islami tarikatlarin da özel üniversitesi ve lisesi olacak. Buradan mezun olanlar sadece dini üniversitelere gidecek. Devletle din tamamen ayrilacak. Aynen hristiyan tarikatlarinda oldugu gibi Türkiye'de de bir cok kücük gruplar ve tarikatlar olacak ve hepsi kendi üniversitesini kuracak. Türbanliliar, cübbeliler bu üniversitelere yöneleceklerinden devlet üniversitelerinde pek türbanli görünmeyecek, üstelik daha laik olacaklar. Onlar ilahiyat agirlikli mezunlar yetistiriken, bilimin ve teknigin önderligini yine Bati Ülkelerinde oldugu gibi laik devlet üniversiteleri yapacak. Üstelik bu tarikat fakülteleri serbest kilindiginda önce cok yogun olarak ilgi görüp snra bu ilgi gitgide azalacak. Valentin gününü türbanlilar kendi sevgilileriyle islami bir sekilde kutlayacak ve normal bir günmüs gibi karsilanacak. Medeniyet denilen kazanin icinde digerleriyle eriyip füzyona gireceksiniz ve eskiden ne kalmissa hepsi de ya yok olacak ya da taninmayacak bir sekilde form degistirecek. Iran, Arabistan , serait devleti de kalmayacak. Komunizmin kansiz bir sekilde sona erdigi gibi kendiliklerinden anlamsizlasavak ve eriyip gidecek. Üstelik tüm bunlar da hic bir baski olmadan gönüllü yapilacak. Bunlar ve benzerleri sizi 40 yil sonra bekliyor. Söylemedi demeyin.
Hayalernizi söylediniz yani.
Kadın imamların erkek cemaata namaz kıldıracağını hangi Kuran ayetine göre söylüyorsunuz.
Kuranın kesin hükümleri sizin hayallerinizde olanı söylemiyor. Eşcinseller 40 yıl sonrayı beklemesin gitsin yapsınlar bir cami kılsınlar namaz. Bizimle ne ilgileri olabilir. Alevilerin saz çalıp semah dönmesine bişey diyormuyuz.
Ama bu hayallerniz için T. Dursun gibi önderler size az gelir.
Daha kuvetli argümanlar bulmanız lazım.:eyebrows:
ah be kim dostum... keşke bazı şeyler bize kalsa.. :) dini değiştirmecez çöpe atacağız...
bu arada ...demirle uğraşan kadın erkekleşiyor mu yani??? bu nasıl oluyor??
sen hangi kriterlere göre kadınını seçiyorsun... bakalım senin kriterin uygun mu o kadını seçmeye mesela??? kim dostum... insan insandır.. kadın erkek ayırımını bırak artık.. herkez herşeyi yapar... o günler geride kaldı ..
Hocam yapma. Başka yerde bana bilimden bahsediyorsun.
Hergün bilmem kaçderece sıcaklık karşısında. ateş küreğini sallayan kadın
erkek benzeri bişey olmazmı. Yani yanlış anlama mutosyana falan uğramaz.
Yani erkeklik hormonlarına falan sahip olmaz.
Ama şöyle sert bir abla olur. Eh kodumu oturtacak bir ablayada bayılırmısınız bilmem.
Kadın erkek ayrımı yapmıyorum. Geride kalan birşeyde yok. Kadın nazik yaratılışlı. Hadi seni kırmayayım. Nazik evrilmiş. İnşatın onbeşinci katında sıva yapacak kadın bir elin parmak sayısını geçmez.
Aynı işi yapacak erkek binlerce bulunur.
Araştır gemilerde tayfalık yapan kaç kadın bulursun. Ama erkek tayfa yüzbinlerce. Boş yere kendinizi hangi çağda
yaşıyoruz nakaratlarıynan avutmayın.
Titan abi
kesinlikle istenen özelliklere uyan istediğ işte çalışır.
Kadında çalışır erkekte. Ama örnek olarak dediğim işlerde kadın kaç gün çalışır.
Kasaptan bilim adamı olmaz. Ama kasap bilim adamı olmak için uğraşıp şartlara uyabilir. Sonrasındada bilim adamlığına devam edebilir.
Bir kadın kömür ocağında çalışmak isteyebilir. Çalışırda. Ama nekadar devam edebilir.
Hayalernizi söylediniz yani.
Kadın imamların erkek cemaata namaz kıldıracağını hangi Kuran ayetine göre söylüyorsunuz.
Kuranın kesin hükümleri sizin hayallerinizde olanı söylemiyor. Eşcinseller 40 yıl sonrayı beklemesin gitsin yapsınlar bir cami kılsınlar namaz. Bizimle ne ilgileri olabilir. Alevilerin saz çalıp semah dönmesine bişey diyormuyuz.
Ama bu hayallerniz için T. Dursun gibi önderler size az gelir.
Daha kuvetli argümanlar bulmanız lazım.:eyebrows:
Bence sadece kendinizi düsünüp bu kadar dar bakisli olmamalisiniz ve sizden degisik düsünen müslümanlarin da oldugu gercegini kabul etmelisiniz. Üstelik Islam kendisi icin özgürlük isterken ve dini inanclarina baskilar uyguladindigindan yakinirken, ayni Islam kendi icindeki azinliklara da talep ettigi özgürlükleri verebilmeli ve onlarin isteklerini de onlari ötekilestirmeden ve günahlastirmadan yerine getirmelidir.
Eger bazi müslüman kadinlar imam olmak ve erkeklerle beraber bir camide namaz kilmak istiyor ve bunda kötü bir sey bulmayarak böyle bir grup olusturmuslarsa onlara da Islami temsil eden Diyanet veya baska makamlar inanc ve ibadet özgürlügü vermelidir. Yine ayni sekilde escinsell müslümanlar escinsel olduklari halde ibadet etmek isterlerse ve gey cami veya dislanmamak icin gey imam kendilerine uygun görüyorlarsa onlarin da din ve ibadet özgürlügne saygi duyulmalidir. Öyle ayrimcilik yapip artik siz bizden degilsiniz , günahkarlardansiniz diyerek insanlari kovarsaniz gün gelir sizler de kovulursunuz.
Üstelik bunlar benim özel hayallerim bile degil, bilakis kismen son yillarda gercek olmus olaylari size naklettim ve ileride Islamin ne yönde gelisecebilecegi üzerinde bir tahminde bulundum. Cünkü bu gelisimler ve acilimlar hristiyan tarikatlarda da var, baska dinlerde de var. Islam'da er ya da gec kendi acilimini yapmak zorunda kalacak. Bundan kacis yok.
Üstelik uzak kaldigim ve son 40 yilda ender olarak gittigim Türkiye'de gelismeleri görünce ve bunlari cocuklugumdan kalan anilar icin karsilastirinca ülkenin ve dini uygulamalarin akilalmaz bir sekilde degistigini de görüyorum.
Hele bu yurtdisinda daha da farklilasiyor.
Iste size okumaniz icin bir kac örnek;
Kadın Hoca Oxford'da Cuma Namazı Kıldırdı
http://www.hurriyet.com.tr/_np/4361/6654361.jpg
Ingiltere’de ilk kez cuma namazını bir kadın kıldırdı. Yine bir cuma günü olan 18 Mart 2005’de camiler reddedince New York’taki Anglikan kilisesi St. John Katedrali’nde kadın ve erkeklere namaz kıldıran Prof. ***** Wadud’un Oxford Üniversitesi Konferans Salonu’nda cuma namazını kıldırması ve hutbe vermesi muhafazakar müslüman çevreleri kızdırdı. Bir avuç gösterici üniversite önünde gösteri yaptı. Muhafazakar müslümanların üniversiteye saldırma olasılığına karşı İngiliz polisi çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Ancak, üniversite önünde toplanan çok az sayıda gösterici Wadud’u protesto ettikten sonra dağıldı. Wadud, New York’ta kıldırdığı namazdan sonra ölüm tehditleri almıştı.
Kaynak: webhatti
Kadın imam Cuma namazı kıldırdı
http://www.timeturk.com/images_1/news/23290.jpg
ABD`nin New York kentinde, ilk kez bir kadın erkeklere Cuma namazı kıldırdı. Virginia Commonwealth Üniversitesi`nde İslami Araştırmalar uzmanı olan Prof. Amina Vadud, St. John Katedrali`nin içindeki Synod Evi`nde karma cemaate Cuma namazı kıldırdı. New York Times`ın haberine göre, `İslamda Uyanış` adlı sivil toplum örgütü, `kadınlarla erkeklerin bir arada ibadet edebileceğini ve kadın imamın arkasında namaz kılmanın Kur`an-ı Kerim`e aykırı olmadığını` savundu. 100 kişiden oluşan cemaate namaz kıldıran Vadud, kadını geri planda bırakan görüşe karşı çıktıklarını söyledi.
Ölüm tehdidi aldı
Örgüt, camiler kabul etmediği için Cuma namazını bir sanat galerisinde kılmayı planlamıştı. Ancak bombalı saldırı tehdidi üzerine, örgüt ibadetini katedralde gerçekleştirdi. Kadının Cuma namazı kıldırmasına öfkelenen Müslüman bir grup katedralin önünde gösteri yaptı.
Kaynak: Aksam gazetesi
gey imam: islamda eşcinsellik yasak ve günah değil
http://simurg555.files.wordpress.com/2008/11/erdincergenc.jpg
güney afrikalı gey imam muhsin hendricks, kuran’da eşcinselliğin tanımlanmadığını ve cezasının da ölüm olmadığını savundu. güney afrika’da “the inner circle” adlı müslüman eşcinsellere hizmet eden sivil kuruluşun direktörü gey imam muhsin hendricks’in islam ve eşcinsellik konusundaki çarpıcı görüşleri şöyle:
gey imam, eşcinselliği bir eylem değil durum olarak tanımlayarak, “hz. muhammed hiç kimseyi eşcinsel olduğu için cezalandırmadı” dedi. hz. muhammed’in eline kına yakmış bir eşcinselin öldürülmesine izin vermediğini de söyleyen hendricks, zinaya verilen cezanın eşcinsel eyleme verilenden çok daha ağır olduğunu da belirtti. hendricks’in bir başka iddiası ise “lezbiyen ilişkide penetrasyon olmadığı için bir günah ya da cezadan bahsetmek mümkün değil.”
Kaynak: Sabah gazetesi
Eşcinseller ÖZEL İMAM istiyor!
Travesti/transseksüel derneği olarak bilinen ve Anayasa Çalıştayı'na da katılan İnsanca Yaşamı Destekleme Derneği'nin başkanı Okşan Öztok'a göre, kendini "dindar" olarak tanımlayan, "ibadetlerini aksatmayan" eşcinsellerin sayısı sanıldığından fazla ve ekranlarda "muhafazakâr eşcinselim" diyen modacı Cemil İpekçi kadar da rahat hareket edemiyorlar: "Türkiye'deki eşcinseller genellikle İslam dinine mensup. Ama ibadetlerini camilerde rahatça yapamıyorlar. Bu yüzden, devletten ihtiyacımıza göre cami ve din adamı istedik."
"İmama sorduk, 'fitne çıkarırsınız' dedi"
İslam'da, topluluklara veya cinsiyete göre cami ayrımı olmadığını hatırlattığımızdaysa, mecburen bu talepte bulunduklarını anlatıyor Öztok: "Bir travesti camiye gidip saf tuttuğunda sağındaki, solundaki insanlar kendi namazlarının anlamını kaybettiğini düşünmeyeceklerse, bizim açımızdan sorun yok. Derdimiz, cemaat de kendini rahat hissetsin. Çünkü ibadette huşu önemli. Sevaba gireceğiz derken başkalarını günaha sokmamızın anlamı yok.
Hacı Bayram Camisi'nin imamına gidip 'Buraya gelebilir miyiz' diye sorduk. 'Yahu fitne çıkarırsınız. Gelmemeniz, gelmenizden daha hayırlı' dedi. Erkek görünümündeki arkadaşlarımız tavırlarını gizleyerek camiye gidiyor ama kadın tavırlılar gitmiyor. İlla bir camiye gidip cemaati oradan kaçırmamız mı isteniyor? Cami olması da şart değil.
Mesela eşcinsellerin daha yoğunlaştığı Ankara Çankaya, İzmir Alsancak, İstanbul Beyoğlu, Antalya, Eskişehir, Bursa gibi yerlerde özel mescitler açılsa da yeter."
Kaynak: Gayyor
Eşcinsellik İslam'da caizdir'
Endonezya'da düzenlenen Dinler ve Barış Konferansı'nda "Eşcinsellik İslam'da caizdir" fetvası çıktı.
Endonezya'nın başkenti Cakarta'da 27 Mart'ta düzenlenen Endonezya Dinler ve Barış Konferansı'ndan "Eşcinsellik İslam'da caizdir" fetvası çıktı.
Endonezya içinden ve dışından pek çok İslam uzmanının katıldığı toplantıda konuşan ilahiyat akademisyeni Dr. Siti Musdah Mulia, Kuran'daki Hucurat Suresi'ni esas aldığını ve eşcinselliğin yalnızca şehvetten kaynaklanmadığını vurgulayarak, "Eşcinselliğin Allah'tan geldiğinin, doğal olduğunun göz önüne alınması gerekir. Allah'ın gözünde insanlar dindarlıklarına göre değerlendirilirler" dedi. Pek çok katılımcı da bu görüşe destek verdi.
"Islam 'recognizes homosexuality'." başlığı altında tüm dünya haber ajanslarından geçen bu haberin türk medyasında da aynı şekilde dile getirilmesi, duyurulması, bu ülkedeki eşcinsellerin aşağılanmasının engellenmesinde ve insani özgürlüklerinin verilmesinde çok önemli bir adım olacaktır.
bu haber bence şu noktadan daha da önemli, yapılan tüm sosyal istatistiklerde insan toplumunda eşcinsellik %10 altına düşmüyor. aldığınız örnekleme grubu ne olursa olsun böyle bir sonuç ortada varsa o zaman dindar kesimin içinde yetişen yaşayan bulunan eşcinsellerin de kendilerini hasta bilmemeleri gerekir. maalesef yakın dönemde batı dünyasının eşcinselliği hastalık olarak adlandırması islama ve cemaatlerine de mal edildi. sonra batı toplumu bu hatadan vazgeçti. etiket ise haksız olarak islam aleminde takılmış kalmıştı. şimdi bu son haberle artık ortaya çıkmıştır ki, eşcinsellik islami nazarla ve Kur'anın nazarı ile dahi hastalık değildir. dindar çevrelerde yetişen çocuklarda, yaşayan gençlerde hatta ileri yaşlarda bile bu durum ortaya sonradan çıkıp gerek çevresi gerek kişi tarafından itiraf edilebilir. onu şu yada bu biçimde karşı cinsten biri ile evlendirmeye çalışmak, tavırlarından dolayı onu zorlamak, baskı kurmak ve kişilik kimliği konusunda onu istemediği halde haricden şekillendirmeye çalışmak İslamın ruhuna uygun değildir.
------------------
İNANCIN EŞCİNSELİ OLMAZ
Prof. Dr. Beyza Bilgin: "Nisa Suresi'nde kadın kadına ve erkek erkeğe her türlü fuhuş kötüleniyor ve cezalandırılıyor. Asıl olan, insanın insana onurunu koruyacak şekilde davranmasıdır. İnancın heteroseksüeli, eşcinseli olmaz."
Kaynak: Hürriyet
Anlasilan elmalar ile armutlar bir birine karistirilmak istenilip, asil sorunun ne olup olmadigi hakkinda düsünülmemesi isteniliyor.
Bir ülke vatandasinin, ülkesinden beklentileri ile herhangi bir Dindari, cemaatinden beklentisi ne es degerde bir talep olup, nede bir birinin karsitidir, ikiside tamamen farkli dogrularin gercegidir. Ayni toplumsal hayati paylasmaya mahkum olan bir birinden farkli bireylerin, devlet karsisinda esit olmasi zaten mecburiydir, Devlet tüm bu bireylere esit "uzaklikta" degil, esit "yakinlikta"olup, hepsini "aynilasitirmak" yerine, firsat esitliginin saglanmasi ile yükümlüdür, yükümlü olmalidir. Homojen olmayan bir toplumun ortak deger yargilarindan yola cikarak, tüm farkiliklari, cogulcu bir toplumsal hayati insaa edebilmek adina kanunlar ve ceza hukuku olmali !
Camiler IMANIN geregi olmadigindan dolayi, o camilere ihtiyac duyanlarin ortak mekanidir, yani camilerin zaten bir birinden zit deger yargilarina sahip olan insanlara kayitsiz sartsiz acik oldugu bir mekani oldugunu idaa eden yok, edilemez. Camiler taraftir ! Allah'a topluca ibadet edebilmek icin, toplanan insanlarin ihtiyac duydugu mekanlardir, Dinen mecbur olup olmadigi dahi önemli degil, cünkü bireyler tarafindan ihtiyac duyulmakta olup olmadigi bizleri ilgilendirmeli !
Ben bir birey olarak, gider herhangi bir Kilisede'de Allahin tevhidini aramaya gidebilirim, ama o kilisenin nasil bir ic hukuku olmasi gerektigi hakkinda, ahkam kesme hakkini kendimde görmüyorum.
O Camilerin ic hukukunu da o camilerin gercek sahipleri belirlemeliler, o yüzden burada "Devletin kontrolu altindaki" tüm kamuya acik alanlarin konumu ile Ibadethanelerin konumu aynisi olmadigi icin, bu mekanlarda neyin nasil olup, olmasi gerektigine, bu mekana ihtiyac duymayanlar degil, ihtiyac duyanlar karar verebilmeli !
Kadinlarin kimlere hangi sartlar altinda imamlik yapip, yapamayacagini o kadinlarin imamligina kendisini tabi kilan insanlarin talep edebilip, verebilecegi bir karar olmalidir !
Evet gösterilen örneklerde oldugu gibi, Bati Avrupadaki bireysel özgürlüklerden layiki ile faydalanan müslüman kadinlar hem daha özgür bir toplumda okuma haklarini saglayabilmekteler, hemde simdilik lokal bölgelerde yeni yeni acilimlar icerisinde olabilmekteler, bu süreci, bu sürecin sahipleri isteklerinin ortaya koydugu tavir ile degerlendirmek gerekir.
Gay'den müslüman olurdu olmazdi, ayri bir konudur, gaylerinde kendilerince dinsel ihtiyaclarinin olup olmadigi farkli bir konudur.
Kadinin bir savas sirasinda komutan olup olamyacagi,
Kadinin ticaret ile ugrasan bir is-kadini olup olamayacagi farkli bir konudur.
Benim dini dogrularimi tayin etme hakkini, benim dinimi elestirmeyi kendisine görev edinmis birisi tarafindan ne olmasi gerektigini karar vermek istemesi ise gayri ciddi bir ugrastir.
Eger ortada bir kacinilmaz bir sürec varsa, ki var, bu sürecin yönlendirmesi gerekenlerde Allaha inanci sonsuz, Peygamberin teblig ettiklerine bagliligi güclü insanlarca olmasi gerekmektedirki, bu yasanilan sürecin bir "islami" sürec olarak degerlendirebilmek icin.
Saygilarim ile
güneşinzaptıyakın
22-02-2010, 13:46
1- İslam'da kadın İmam yoktur.
2- İslam'da kadın imam olmadığına göre o kızların İmam yetiştiren meslek liselerinde ne işi var?
3- Meslek liseleridir işte adı üstünde, çocukların bir meslek sahibi yapıldıkları ve yukarda uzun uzun açıkladığım gerekçeler çerçevesinde vasıfli işçi ve ara eleman ihtiyacını karşılamak için vardırlar. Bu husus istismar edilmektedir. Bu yüzden her sene binlerce imam mezun olmasına ragmen, bir çok camide vekaleten o köyün yada semtin yaşlıca bir kişisi görevlidir. Mezun imamların büyük çoğunluğu ise mühendis vb. bir şey olma peşindedir. Külliyen yanlış üstüne yanlış yapılmaktadır. Elbette o çocukların istedikleri herşeyi becerileri/bilgileri kabiliyetinde olma hakları vardır ama bu durumda mevcut eğitim ve toplum düzeni bozulmakta ve tüm meslek sahibi olmak isteyen ve özellikle fakir olan çocukların önü tıkanmakta ve sistem işleyemez hale getirlmektedir.
4- Söz konusu durum sadece ve sadece söz konusu kız çocuklarını mağdur eden bir durumdur.
5- İlgili konuda bu kız çocuklarının aileleri diğer meslek liselerindeki kız çocuklarının aileleri gibi, amanda benim kınalı yavrum iş sahibi olsun bir altın bilezik taksın koluna düşüncesi ile yaklaşmadığı için külliyen hatalıdır ve bir kısmı ise tamamen ard niyetlidir ve çocuklarının geleceğinden çok daha farklı şeyler peşindedir (benimde söz konusu ettiğim bunlardır).
6- Bu sorun yukarda kısaca özetlediğim gibi 60 yıldır sürmektedir. Tüm Dünya'da meslek lisleri sadece mesleki eğitimi vermekle yükümlüyken imam meslek liseleri aynı zamanda din eğitimi vermek zorunda bırakılmış ve bu yüzden mağdur bir ktile yartılmıştır, bu sorunu özellikle çözmek istemeyen siyasetçiler (sağ-sol kimi istersen koy sepete) bu sorun üzerinden siyasi rant peşinde koşmuşlardır.
7- Din ile devlet işlerini ayıramayan devlet ayrıca diyanet gibi vatandaş üzerinde tahakküm oluşturacak bir kurum vasıtası ile kendi dinini yaratma derdine düşmüştür. Dinlerin kendi özelinde yapılanmaları ve öğretim sunmaları esas olan Dünya genelindeki eğitim sistemi yerine devlet kaynaklı ve dayatmalı öğretim sistemi söz konusu kızların külliyen mağdur olmarına yol açmıştır. Eğitim yöntemi/sistemi/şekli külliyen yanlıştır.
8- Dinlerin Dünyevi meselelerde hakim olma yönleri nedeniyle kontrol altında tutulması şeklini tüm devletler gibi T.C devletide yapmak istemektedir ve normaldir sadece yöntemi yanlıştır ve bu yanlışın en güzel örneği İmam meslek liselerinin toplumun bir kısmından gelen istek üzerine zamanla din eğitimi veren liseler olarak aglılanması ve prtaikte uygulanmasıdır, yani devletin kontrol mekanizması ve şekli yanlıştır geri tepmiştir.
9- Din eğitimi veren özel okullar (Milli eğitim kontrolünde) vasıtası ile sorun çözülebilir ve bu kız çocuklarının mağduruyiti önlenmiş olur. Böylece gerçekten imam olupta mesleğini icra edecek çocuklarında önü açılmış olur. Katsayı vb. gibi dayatmalar ortadan kalkar ve bu sayede diğer meslek lisesi öğrcileri ile bu vasıftaymış gibi değerlendirilen diğer mağdur çocuklarında önü açılmış olur.
10- Bu sayede dinsel siyaset yapanların önü kapatılmış, din tüccarlarının elindeki mağduriyet kartı lağvedilmiş ve çocukların doğal olarakta toplumun önü nispeten açılmış olur. Amaçları çocukları üzerinden dini/siyasi vb. rant yapmak olan ailelerin kız çocuklarının istismarınında önüne geçilmiş olur.
Kadinlarin kimlere hangi sartlar altinda imamlik yapip, yapamayacagini o kadinlarin imamligina kendisini tabi kilan insanlarin talep edebilip, verebilecegi bir karar olmalidir !
Iste bu özgürlük iradesinde aksaklik var ve bu insanlara istedikleri ve de arzuladiklari eyler dini, sosyal ve politik dogmalar yüzünden yasaklaniyor.
Yukaridaki mesajimda haberleri incelerseniz bölye olusumlarin ve taleplerin oldugu ama hic kimsenin bu talepleri gerceklestirmek icin bu azinlik gruplara yardim etmedigi hatta engelledigini göreceksiniz.
Bakiniz haberde ne denmis;
Wadud’un Oxford Üniversitesi Konferans Salonu’nda cuma namazını kıldırması ve hutbe vermesi muhafazakar müslüman çevreleri kızdırdı. Bir avuç gösterici üniversite önünde gösteri yaptı. Muhafazakar müslümanların üniversiteye saldırma olasılığına karşı İngiliz polisi çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Ancak, üniversite önünde toplanan çok az sayıda gösterici Wadud’u protesto ettikten sonra dağıldı.
Tabi Wadud'un neden camide yer bulamadigi bu yüzden Oxford Üniversitesi salonunda namaz kildigi sorgulanabilir. Cünkü hic bir cami onlara bu imkani tanimadi ve kendi din kardeslerini DISLADI!
Örgüt, camiler kabul etmediği için Cuma namazını bir sanat galerisinde kılmayı planlamıştı. Ancak bombalı saldırı tehdidi üzerine, örgüt ibadetini katedralde gerçekleştirdi. Kadının Cuma namazı kıldırmasına öfkelenen Müslüman bir grup katedralin önünde gösteri yaptı.
Haberde de acikca geciyor, Tabi Wadud camilerde ona ve grubuna yer verilmedigi icin kilise ona yer veriyor ve namazlarini kiliside kilmak zorunda kaliyor. Yine kendi din kardesleri tarafindan dislanirken kilise sahip cikiyor.
Türkiye'deki eşcinseller genellikle İslam dinine mensup. Ama ibadetlerini camilerde rahatça yapamıyorlar. Bu yüzden, devletten ihtiyacımıza göre cami ve din adamı istedik."
Escinsellerde de durum ayni. Camide fitne cikarirlar süphesi ile alinmadiklarindan kendileri icin özel senaslar veya camiler atanmasini istiyorlar. Yine kendileri icin kendilerini anlayan bir gey imam istiyorlar.
Güney Afrika'da ise escinsel olan Imam Muhsin'in kendi cemaati ve camisi var. Onlar ise bunu basarmis.
Dinimi elestirenler dinime ve nasil olmasi gerektigine karismasinlar demenin de bir anlami yok. Karisirim, bana dokunmayan yilan bin yasasin demem, cünkü bugün gücü yeten zayiflara karisir yarin sirasi gelir bana karisir. O yüzden ben de karisirim , zaten din denilen olgu benim hayatimin büyük bölümüne elini atmis ve haklarimi da elimden halihazirda almis. Bana karismasa yeterdi diyecegim ama dini dogmalar bal giibi de bana ve digerlerine karisiyor. Muhakkak ben de onun icislerine karismam lazim, karismazsam o bana daha cok karisacak. Etki tepki meselesi. Dini, politik, ideolojik cogunlugun etkilerinden magdur olan ve azinlik durumuna düsen her grubun arkasindayim ve destekliyorum. Cünkü ben de azinligim ve onlar kadar magdurum.
Gene tam olamamis sayin Alka, ama olacak, zamanla !
Farkli dinsel dogrulari olan insanlarin, özgürce örgütlenebilmesini saglanip, o insanlarin kendi ibadet yerlerini yapabilme, ve ibadet yerlerinin ic hukunu düzenleyebilmesini saglamanizin farkli bir seydir, var olan bir ibadet yerini ihtiyac disi kullanilmasi hakkindaki "dogrulariniz" farkli birseydir !
Biricinsine hepimiz hazirlikli olmaliyiz, yani eger müslüman kadinlarin böyle bir toplumsal ihtiyaci varsa, ortaklasa harekete edebilmelerinde herhangi bir yasal engel varmi yok mu, ikimizi ilgilendiren bu olmali. Verdiginiz örnekte ise, var olan bir ibadet yerini öngörülen amaclari disinda kullanilmasina izin verilmemis, bunda herhangi bir elestirilecek durum göremiyorum ben.
Güney Afrika örnegi bu yönden örnek olarak gösterilebilinir, ben kisisel olarak tavsip etmesem bile, son hüküm nihayetinde Allah'in olduguna inaniyorum, onlarinda din ve vicdan özgürlügünün korunmasi gerektigini düsünüyorum.
Din Kardesligi ayni Dini ögeleri paylasanlar arasinda olur, kendi farkliliklarini ile ortaya cikan insanlar ise, zaten mevcut kardeslik aidiyet duygusundan memnun degiller ki, farkli bir yapilanma icin kendilerince bir ugras icine girmisler.
Benim Dinkardesim bir hristiyan olabilir, ama örnegin Peygamberime hakaret edenlere saygi gösteren "müslümanlar"i ben kendime bir kardes olarak görmüyorum, tam tersine, yaranmak adina küfre hizme etmek ile gerekceleri ile itham edebilirim.
Yani bu öne sürdügünüz Din Kardesligide son derece muglak bir tanimlama, farklikliari önsemseyen siz, Din kardesligi ile tüm bu farkliliklari yeri geldiginde "aynilastirabileceginz" bir konumda gibi duruyor.
Dinimi elestirenler dinime ve nasil olmasi gerektigine karismasinlar demenin de bir anlami yok. Karisirim, bana dokunmayan yilan bin yasasin demem, cünkü bugün gücü yeten zayiflara karisir yarin sirasi gelir bana karisir
Kulaga hos gelen, ama icerigi henüz tam anlami ile iyi düsünülmemis laflar bunlar !
neden ?! aciklayim !
Eger siz bir dini olgulari elestiren olarak, bu kimliginiz ile baska birisinin dini dogrulari hakkinda yorum yapmayi degil, karar vermeyi düsünüyorsaniz, bu en asla dogru bir yaklasim olamaz. Nitekim eger bu görüsün dogru oldugunu kabul edersek, Diyanet Isleri Baskani ile ayni dogrulari paylasiyorsunuz demektir, kendiside bir baskasnin dini dogrulari hakkinda ahkam kesme hakkini kendisinde görmekte, neyin ibadethane olup olmadigi hakkinda baskalari adina karar vermek makaminda görüyor.
Karisamazsiniz ! Nasilki bir Bektasi icin Cem evinin ne olup olmadigina karisma hakkiniz / hakkimiz yok ise, bir Kaplanci icinde onun dini ögelerine yön verme ( camilerinde gay imamlara mimberlerini vermeleri gerektigini / hutbelerini gay imamlarca okunmasi gerektigi gibi ) hakkiniz / hakkimiz yok !
Patrigin baskalari icin ekümenik olup olmadigina karar verme hakkimiz yok ! olmamali !
Hele hele kendisine laik diyenlerin baskalarinin dini dogrularini tayin etme hakki hic ama hic yok !
Kimse sizin toplumsal hayati tehdit etmeyecek dogrulariniza karismamali, eger karisanlar varsa, bunlara karsi layiki ile tavir alinmali, bu ise, müslümanlara ragmen degil, ancak müslümanlar ile beraber basarilabilinecek bir zorlu sürecktir. Magdur olandan yana tavir alabilmeniz ise, sizin dinsizliginiz ile degil, ahlaki olgunlugunuz ile orantili bir durum, ve bu hepimiz icin sevindirici bir durumdur.
Amaaaa !
Siz hic bir aidiyet duygusu beslemediginz, üyesi olmadiginizi beyan ettikten sonra, hatta tüm bu (dini) olgulara tavsip edilmemesi gerekliligi hakkinda fikir olusturmaniza, olusturulmasinin saglanmasi adina her türlü fiili girisimlerde bulundugunuz herhangi bir DERNEGIN icisleri hakkinda da böyle bu tür istekleriniz varmi ? Varsa ne kadar ciddiye aliniyorsunuz bu yöndeki talepleriniz ile ?
Madem gücünüz yetiyor, ayni odanin üyesi olmaksizin,hatta motorlu araclarin cevreye zarar verdigini ileri sürerek, bunlarin kullaninmin kisitlanmasinin gerektigini düsünen birisi olarak, istanbuldaki ticari taksilerinin renginin taksiciler adina mor olmasi gerektigi hakkinda bir caba icinde bulunun !
Aldiginz tepkileri ise, bana Özel Mesaj yolu ile bildirebilirsiniz !
Saygilarim ile
Konu cekilmek istenen noktaya gelmis. Katilimcilari tebrik ederim.
Uyguladiklari adaletsizligi kapatabilmek icin ideolojik manipulasyona basvurmak bütün baskici ideolojilerin tipik özelligidir: Bizde kültür budur. Hem kemalizm hem islami cenahtan gördügümüz bir yaklasim.
Halbuki durumun bu tartisma ile hic bir ilgisi yok. Türkiye'de ögrenciler üniversiteye merkezi bir sinav ile giriyorlar. Bu sinavda Matematik, Türkce, Tarih, Cografya, Kimya, Fizik, Biyoloji vb. üzerinden sorular soruluyor. Ogrenciler sinavda cevaplarina göre cesitli dallarda belli puanlar topluyorlar. Universiteler de bölümlere belli alanlara karsilik gelecek sekilde puanlar talep ediyor.
Lise ögrencileri eger bir meslek lisesini secmisse, örnegin Elektrik bölümünü secmisse bu alandaki dersleri daha fazla oluyor ve diger alanlarda daha az egitim gördügü icin dogal olarak sansi daha az oluyor. Yada bir imam hatip ögrencisi, Arapca, din vb. derslerinden dolayi dogal olarak diger dersleri daha az aliyor ve sansi daha düsük oluyor. Yada lisede sosyal tercih etmis bir ögrenci matematik ve fen derslerini daha az aliyor, yada tersi. Yani dogal olarak zaten yapilan secimler ögrencilerin sansini artirip azaltiyor. Eger ögrenci farkli bir alana kaymak istiyorsa digerlerine göre cok daha fazla calismak zorundadir. Bu da gayet dogal.
Ama bizim ceberrut devlet yargisi bu dogal eleme mekanizmasi ile yetinmiyor. Bunun üstüne bir de katsayi diye birsey koyuyor. Bu yasa bir 28 Subat yasasidir. Imam Hatip ögrencilerinin diger üniversiteler gitmelerini engellemek icin konulmustur, ama sadece imam hatiplileri kapsamaz, meslek liselerini, yada normal liseler ve anadolu liselerinde okudugu bölümden farkli bir bölümü okumak isteyenleri de kapsar.
Halbuki bir ögrenci ailesi tarafindan imam hatipe verilmis olabilir yada bir meslek lisesine yazdirilmis olabilir. Ama bu ögrenci basarilidir ve diyelim tip yada mühendislik okumak istemektedir. Sinava girer ve yeterli puan alir. Ama yasaya göre puani katsayi ile carpilir ve gercekte kendisinden daha düsük puan almis olanlar bu bölüme girerken, bu ögrenci o sansi kaybeder.
Olay imam hatipliler, top sakallilar, kizlar erkekler diye sulandirilmamali ve apacik bir yargi adaletsizligine karsi cikilmali. Kizimi örnek verdim. Kizim ne imam hatipe gidiyor, ne meslek lisesine. Bir anadolu lisesine gidiyor ve orda Matematik/Fen dalini secti. Ama sonradan kararini degistirdi ve hukuk egitimi yapmak istiyor. Bu cocuga devlet mahkemeleri bu sansi tanimak istemiyor. Olay budur ve apacik bir adaletsizlik örnegidir.
Konuyu baslatan "ortaya karisik" yapip, kendince bir mantik yürütürse olacagi budur, konu hic adil olmayan bir uygulama'ya dikkat cekilmesi gerekirken, bu yönde elestirilerin ve önerilerin saglanmasi gerekirken, basligin sahibinin katikilari sayesinde, islamin neyi nasil kabul etmesi gerekip, gerekmedigine gelmis, satir arasinda Imam Hatip'de okuyan genc kizlar ve onlari bin bir zorluk ile okutulan aileler, kücümsenmek istenilmistir !
Tepkimizde bu basi bosluluk yüzündendir !
Yoksa YÖK magdurlarin ortak özellikleri dinsel aidiyet duygulari degildir !
Insanlar öncelikle neyi elestiridigini temellendirip, ona göre baskalari ile layiki ile paylasmali, aksi taktirde mahcup olmak zorunda kalabilirler.
Saygilarim ile
wiperandcleaner
23-02-2010, 00:58
Emir-Komuta zincirinde ifa edilen zulmün anatomisi:
http://medya.zaman.com.tr/2009/01/14/yok.jpg
Çevik Bir'den YÖK'e yazılı emir: ÖSS'de katsayıyı değiştirin (http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=803413&title=cevik-birden-yoke-yazili-emir-ossde-katsayiyi-degistirin)
28 Şubat sürecine ait çok önemli bir belge ortaya çıktı. Genelkurmay adına 2. Başkan Çevik Bir tarafından Yükseköğretim Kurulu (YÖK)'na gönderilen yazıda, katsayı sisteminin değiştirilmesi istenmiş
Yazıda 2547 sayılı kanunun YÖK'e tanıdığı 'ayarlama yapma' yetkisi hatırlatılıyor. Belgenin tarihi de dikkat çekici. YÖK'e 14 Temmuz 1998'de gönderilmiş. Bu da YÖK'ün ÖSS'de yapacağı yeni düzenlemeyi kararlaştırdığı 30 Temmuz 1998 toplantısının hemen öncesine denk geliyor. Belgede istenenlerin mümkün olmaması nedeniyle YÖK, başarı puanı uygulamasını kaldırmazken bunun yerine 1999'dan itibaren meslek liselileri mağdur eden katsayı uygulamasına geçmiş.
Orgeneral Çevik Bir'in dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz'e gönderdiği yazı, meslek liselilerin mağduriyetine yol açan katsayı uygulamasının perde arkasına ışık tutuyor.
Farkli dinsel dogrulari olan insanlarin, özgürce örgütlenebilmesini saglanip, o insanlarin kendi ibadet yerlerini yapabilme, ve ibadet yerlerinin ic hukunu düzenleyebilmesini saglamanizin farkli bir seydir, var olan bir ibadet yerini ihtiyac disi kullanilmasi hakkindaki "dogrulariniz" farkli birseydir !
Evet, bu ayrimi kesinlikle yapmak gerekiyor. Katiliyorum. Böyle gruplarin kendi ibadet yerlerine kavusmalari saglanmali ve bir baska grup tarafindan engellenmemelidir. Ama medem hosgörü dini diyoruz, böyle bir degisik ve farkli grup bir yer bulana kadar misafirlik etmek de bir cözüm olur. Iyiniyet varsa tabi. Ama habere bakiyoruz, kadin imamiye cemaatine namaz kildiracak ye rbulamiyor, gidiyor mülteci gibi üniversite salonlarinda, resim galerilerinde veya kilisede namaz kilmak icin yer buluyor. Ama sagduyulu bir cami veya cemaat cikip da kendi yerlerini bulana kadar misafirperverlik yapmiyor. Üstelik disarida birikmis baska bir müslüman grup da bunlari yuhaliyor ve engellemek istiyor, yani aktif olarak onlarin dini ibadet ve inanc özgürlüklerine karisiyorlar ve REDEDIYOR!
Iste buna ben de karisirim diyorum. Ama polisler zaten fiil olarak karistigindan ve onlari aktif olarak korudugundan ben fiil olarak karismamali, elestirisel olarak karismaliyim. Burada haklisiniz
Din Kardesligi ayni Dini ögeleri paylasanlar arasinda olur, kendi farkliliklarini ile ortaya cikan insanlar ise, zaten mevcut kardeslik aidiyet duygusundan memnun degiller ki, farkli bir yapilanma icin kendilerince bir ugras icine girmisler.
Benim Dinkardesim bir hristiyan olabilir, ama örnegin Peygamberime hakaret edenlere saygi gösteren "müslümanlar"i ben kendime bir kardes olarak görmüyorum, tam tersine, yaranmak adina küfre hizme etmek ile gerekceleri ile itham edebilirim.
Yani bu öne sürdügünüz Din Kardesligide son derece muglak bir tanimlama, farklikliari önsemseyen siz, Din kardesligi ile tüm bu farkliliklari yeri geldiginde "aynilastirabileceginz" bir konumda gibi duruyor.
Somut olarak Islam'in 5 sartini yerine getiren, peygamber Muhammed'in peygamberligine inanan ve kendisini müslüman diye tanimlayan bir escinsel kisisi ve de erkeklerle kadinlarin bir arada namaz kilabilcegine inanan bir kadin imama sizin din kardesiniz oluyor mu olmuyor mu?
Eger siz bir dini olgulari elestiren olarak, bu kimliginiz ile baska birisinin dini dogrulari hakkinda yorum yapmayi degil, karar vermeyi düsünüyorsaniz, bu en asla dogru bir yaklasim olamaz. Nitekim eger bu görüsün dogru oldugunu kabul edersek, Diyanet Isleri Baskani ile ayni dogrulari paylasiyorsunuz demektir, kendiside bir baskasnin dini dogrulari hakkinda ahkam kesme hakkini kendisinde görmekte, neyin ibadethane olup olmadigi hakkinda baskalari adina karar vermek makaminda görüyor.
Buradaki karismak daha ziyade elestiri anlaminda karismak olacak. Haklisiniz bu da sakiz gibi elastik ve istenilen yere cekilen bir sözcük ve olumsuz bir ifade. Hayir bu sekilde bir karismayi dogru bulmuyorum. Cünkü bu onlarin inanci ve ibadeti. Anlatilmak istenen daha ziyade baskalarina karismalarina karismak. Baskalrinin özgürlükleri söz konusuysa bu durumda kisi tarafini belirlemesi lazim gelir.
Danistayin adaletsizligini daha iyi anlayabilmeniz icin:
http://taraf.com.tr/makale/10040.htm
Imam Hatiplere ve katsayi uygulamasina Alman haber ajansi Reuters'in az ve öz yorumu;
Başbakan Erdoğan ve partisinin milletvekillerinin yaklaşık üçte birinin imam hatip mezunu olduğu belirtildi. Simon Akam imzalı haberde Afganistan ve Pakistanlı yetkililerin bu okulları ülkelerine model olarak gördüğü belirtildi. Haberde şu cümleler yer aldı: "Bu okullar, görece yüksek standardı ve düşük maliyeti nedeniyle geçmişte Türk aileleri tarafından oldukça popülerdi. Bu okullar 28 Şubat döneminde askerin hedefi haline geldi. Ardından okulların ortaokul bölümü kapatıldı ve üniversite giriş sınavlarında katsayıları düşürüldü. Bu gelişmeler okulların popülaritesini oldukça düşürdü. Bugün 450 okulda 120 bin öğrenci eğitim görüyor. AKP hükümeti bu okulların dezavantajlarını henüz ortadan kaldırabilmiş değil."
Milliyet kaynakli....
güneşinzaptıyakın
26-02-2010, 10:34
.................. Simon Akam imzalı haberde Afganistan ve Pakistanlı yetkililerin bu okulları ülkelerine model olarak gördüğü belirtildi. ...................... Geçen aylarda Rusya'nın İmam meslek liselerini aynen kopyalayıp kendi müfredatına alacağını ve önümüzdeki 20 yıl içinde Rusya'nın nüfusunun yarısının İslam olacağını ön gören ve yılda 200 ögrenci değişimi ile T.C.M.E.B'lığı ile anlaşma yaptıklarını yazmıştım, sanırım Afganistan müfredatına almış durumda bu okulları, devlet kontrolünde dinsel eğitim veren okullar şimdilik batı kapitalizm'inin sömürdüğü geri kalmış İslam coğrafyasını kontrol etme rüyasının bir parçası olsada, tıpkı yeşil kuşak gibi ilerleyen dönemlerde karşısına yeni bir 11 Eylül sendromu ve İslami terör olarak çıkma ihtimali oldukça yüksektir.
Sayin Alka, Islami Terör diye birsey yoktur ! Ama bir müslüman bir gay olabiliyorsa....müslüman bir ressam olabilir...müslüman bir futbolcu olabilir...ve terörist olup kendince müslüman bir insan olabilir. Insanlarin Allaha karsi kendilerini sorumlu hissetmeleri ve kendilerini müslüman kabul etmeleri, onlari GÜNAHSIZ kilmaz, bir müslümanin allahin farz kildigini yerine getirmemesi ayri degerlendirmek gerekir, bir müslümanin allahin kesin haram kildigini uygulmasini ayri degerlendirmek gerekir. Bizleri ilgilendirmesi gereken Müslümanlarin allaha karsi olan sorumluluklari degil, müslümanin yasadigi toplum icindeki durusudur.
O yüzden bir gay müslüman benim din kardesim olabilir, olmaya bilirde, tüm gay müslümanlar benim din kardesim degildir, ama onlari benim din kardesi olarak kabul etmemenin nedeni de gay gercegi yeterli degildir ! Bir gay veya kadin imamin ardinda "saf tutup" namaz kilarmiyim ? Önemdeki Imamin iki dudak arasindan cikana deger verebildigim ile orantili, o yüzdendir ki bir KAPLANCI imamin ardinda da kayitsiz sartsiz "saf tutmam"
Bir müslümanin zaten yerine getirmek ile yükümlü oldugu farzlari uyguluyor diye, kendi acimdan bir "kardes" olarak degerlendirmeyi yeterli bulmuyorum.
Nitekim, Turan Dursun'da bir zamanlar kendini Müslüman olarak kabul ediyordu, ama benim kardesim asla olmazdi !
O yüzden, magdur olan bir insanin hakkini savunmak icin, onun ile ayni "allah"i degil, ayni dogrulari paysabilmem benim icin önemli, eger gay magdur ise onun hakkini savunabilmeliyim...eger magdur olan bir seriatci ise, onun hakkini savunabilmeliyim, eger magdur olan bir dinsiz ise, onun iftira atma marifetini degil, ama inanmama hakkini bir müslüman olarak savunurum.
Benim "ne bicim bir müslüman" olup olmadigim ise, sizi degil, inandigim allahi ilgilendirmeli.
O yüzden, magdur olan bir insanin hakkini savunmak icin, onun ile ayni "allah"i degil, ayni dogrulari paysabilmem benim icin önemli, eger gay magdur ise onun hakkini savunabilmeliyim...eger magdur olan bir seriatci ise, onun hakkini savunabilmeliyim, eger magdur olan bir dinsiz ise, onun iftira atma marifetini degil, ama inanmama hakkini bir müslüman olarak savunurum.
Bence bu anlatim kafi ve yeterli, tesekkür ederim. Bir kisiyi veya grubu ille kardes ölcüsünde sevemesek de saygi duymak zorundayiz diye düsünüyorum.
TurkceRap
06-03-2010, 07:09
Geçen aylarda Rusya'nın İmam meslek liselerini aynen kopyalayıp kendi müfredatına alacağını ve önümüzdeki 20 yıl içinde Rusya'nın nüfusunun yarısının İslam olacağını ön gören ve yılda 200 ögrenci değişimi ile T.C.M.E.B'lığı ile anlaşma yaptıklarını yazmıştım, sanırım Afganistan müfredatına almış durumda bu okulları, devlet kontrolünde dinsel eğitim veren okullar şimdilik batı kapitalizm'inin sömürdüğü geri kalmış İslam coğrafyasını kontrol etme rüyasının bir parçası olsada, tıpkı yeşil kuşak gibi ilerleyen dönemlerde karşısına yeni bir 11 Eylül sendromu ve İslami terör olarak çıkma ihtimali oldukça yüksektir.
iletinizi yanlışmı okuyorum, yoksa gerçektende rusya ile böyle bir anlaşma yapılmışmı? Şaşırmış mı bu Ruslar? :(
rusya nufusunun yarısının İslam olması öngörüsünden bahsetmişsiniz, bu farazi bir söylem mi yoksa kağıt üzerinde böyle bir öngörü yahut hedef belirtilmişmi?
Saat sabahın 6'sını geçiyor, o yüzden iletinizi yanlış algıladıysam kusura bakmayın.
güneşinzaptıyakın
06-03-2010, 12:38
TurkceRap: Evet bende tv de haberlerde dinledim ve sonrasında gazetelerde okudum, bu hususta bir konu yada mesajım var, kısaca olay şudur; Rusya da bir araştırma yapılıyor ve 20 yıl sonra İslam nüfusunun Rusya'nın toplamının yarısına ulaşacağı tahmin edilmiş ve hükümet bu durumu kontrol altında tutabilmek içinde T.C. devleti ile iletişime geçmiş ve İmam meslek lislerini inceleyip müfredatına almış, yılbaşından öncede karşılıklı bir protokollede öğrenci değişimi antlaşması yapılmış, Rusya da henüz okullar açılmadığı için şimdilik sadece Rusya'dan buraya bir öğrenci kabulu söz konusuymuş, konu bir çok ülkede örnek olarak alınıp gelecek için hazırlıklar ve müfredata katılması konusunda çalışmalar sürüyormuş.
Şimdi bu durum söz konusu İmam meslek liselerinin hedeflenen başarıya ulaştığınımı gösterir? eğer hedef radikal İslamı önlemekse kısmen doğrudur, hedef Türkiye gibi yarı sömürge devletleri zaptu rapt altına almaksa doğrudur, hedef üçüncü Dünya ülkelerindeki uyanışı geriye evriltmekse doğrudur...
TurkceRap
06-03-2010, 19:49
TurkceRap: Evet bende tv de haberlerde dinledim ve sonrasında gazetelerde okudum, bu hususta bir konu yada mesajım var, kısaca olay şudur; Rusya da bir araştırma yapılıyor ve 20 yıl sonra İslam nüfusunun Rusya'nın toplamının yarısına ulaşacağı tahmin edilmiş ve hükümet bu durumu kontrol altında tutabilmek içinde T.C. devleti ile iletişime geçmiş ve İmam meslek lislerini inceleyip müfredatına almış, yılbaşından öncede karşılıklı bir protokollede öğrenci değişimi antlaşması yapılmış, Rusya da henüz okullar açılmadığı için şimdilik sadece Rusya'dan buraya bir öğrenci kabulu söz konusuymuş, konu bir çok ülkede örnek olarak alınıp gelecek için hazırlıklar ve müfredata katılması konusunda çalışmalar sürüyormuş.
Şimdi bu durum söz konusu İmam meslek liselerinin hedeflenen başarıya ulaştığınımı gösterir? eğer hedef radikal İslamı önlemekse kısmen doğrudur, hedef Türkiye gibi yarı sömürge devletleri zaptu rapt altına almaksa doğrudur, hedef üçüncü Dünya ülkelerindeki uyanışı geriye evriltmekse doğrudur...
Rusların önemli bir kısmının dinle diyanetle pek alakası yoktur, bu istatistikleri neye göre yapmışlar merakettim, öyle bişey olursa yazık olur ruslara, umarım tahminler boşa çıkar.
Sayin Alka, Islami Terör diye birsey yoktur ! Ama bir müslüman bir gay olabiliyorsa....müslüman bir ressam olabilir...müslüman bir futbolcu olabilir.
islami terörü farklı göstermeyelim.
Bir insan hem gay hem de müslüman olabilir, ama çıkıpta " ben gay' liğimi islam adına yapıyorum" derse bu islami terör olur.